SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kırım Tatar Milli Meclisi

QHA - Kırım Haber Ajansı - Kırım Tatar Milli Meclisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kırım Tatar Milli Meclisi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Sürgündeki Bağımsız Tataristan Hükûmetinden KTMM Başkanı Çubarov’u hedef alan Krutihin’e sert tepki: "Kırım Tatarları ve Müslüman halklardan özür dile!" Haber

Sürgündeki Bağımsız Tataristan Hükûmetinden KTMM Başkanı Çubarov’u hedef alan Krutihin’e sert tepki: "Kırım Tatarları ve Müslüman halklardan özür dile!"

Özgür Rusya Forumu Üyesi, Doğu bilimci ve ekonomi analisti Mihail Krutihin ile Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov arasında, 2026 yılının ekim ayında sosyal medyada sert bir polemik patlak verdi. Krutihin’in İslâm dinini, Kırım Tatarlarını ve Çeçenleri doğrudan hedef alan nefret söylemleri, insan hakları savunucularının ve Sürgündeki Bağımsız Tataristan Hükûmetinin çok sert tepkisine yol açtı. Sürgündeki Bağımsız Tataristan Hükûmeti Başbakanı Rafis Kaşapov tarafından yayımlanan resmî bildiride; Krutihin’in 1940’lı yıllarda kanlı Stalin rejimi tarafından soykırıma ve sürgüne tâbi tutulan halkları hedef aldığı belirtilerek derhal kamuoyundan özür dilemesi talep edildi. “İSLÂM VE TERÖRİZM EŞİTLENEMEZ: KRUTİHİN, STALİN ve PUTİN’İN ZİHNİYETİNİ DEVRALDI” Rafis Kaşapov imzalı açıklamada şu ifadelere yer verildi: Rus faşisti Mihail Krutihin; 1940'lı yıllarda sürgün edilen Çeçenler, Kırım Tatarları, İnguşlar, Çerkesler, Nogaylar, Kalmıklar ve diğer mağdur halklardan derhal özür dilemelidir. Özgür Rusya Forumu Üyesi ve konuşmacısı Mihail Krutihin, kendisini İslâm uzmanı ilan edip ısrarla 'İslam ile terörizmin aynı şey olduğu' fikrini empoze etmeye çalışmaktadır. Stalin döneminde yürütülen soykırım sonucunda Kırım Tatar ve Çeçen halkının neredeyse yarısı hayatını kaybetti. Bugün Putin, Stalin'in bu soykırım mirasını sürdürüyor; şimdi ise bu bayrağı Mihail Krutihin devralmış durumdadır. Eğer Mihail Krutihin bu halklardan alenen özür dilemezse, kendisini resmi olarak 'Rus faşisti' sayacağız. ÇUBAROV’U “HAMAS İDEOLOĞU” VE “BEŞİNCİ KOL” İLAN ETMİŞTİ Skandal polemik, Krutihin'in Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov’un Kırım’ın yerli halkına iade edilmesi yönündeki çağrılarına hakaretle yanıt vermesiyle başladı. Krutihin, Çubarov ile girdiği tartışmada Müslümanları "parazitlik ve şiddetle" suçlayarak Gazze ve Çeçenistan örnekleri üzerinden İslâm dinini terörle bağdaştıran açıklamalarda bulundu. Kendisine yönelik eleştirilerin ardından dozajı artıran Krutihin, KTMM Başkanı Çubarov’a yönelik skandal ifadeler kullanarak, "Aynaya bakarsa orada HAMAS hareketinin ideoloğunu görecektir" dedi ve Kırım Tatar liderini Ukrayna'da "beşinci kol" ilan etti. İNSAN HAKLARI SAVUNUCULARINDAN KRUTİHİN’E KINAMA Krutihin’in Sovyet terminolojisini (beşinci kol) kullanarak KTMM Başkanına ve Müslüman halklara saldırması, aralarında Aleksandr Podrabinek ve Nikolay Polozov’un da bulunduğu önde gelen insan hakları savunucuları, hukukçular ve sivil toplum temsilcileri tarafından şiddetle kınandı. Gözlemciler, Krutihin’i açıkça İslamofobi yapmakla, nefret söylemi yaymakla ve Kırım Tatarlarının tarihi trajedilerini aşağılamakla suçladı.

KTMM Başkanı Çubarov’dan şehit Kırım Tatar Yüzbaşı Mambetov için taziye mesajı Haber

KTMM Başkanı Çubarov’dan şehit Kırım Tatar Yüzbaşı Mambetov için taziye mesajı

Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, 1 Ekim 2026 tarihinde cephe hattındaki savaş görevini icra ederken şehit düşen Kırım Tatar pilot Yüzbaşı Marat Mambetov için bir taziye mesajı yayımladı. Çubarov, mesajında KTMM tarafından Kırım Tatar şehidin ailesi ve yakınlarıyla iletişime geçildiğini ve Yüzbaşı Mambetov’un cenaze tarihi, yeri ve defin usulü hakkında ailesiyle anlaşmaya varılır varılmaz detayların kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi. “KAHRAMANIMIZIN AZİZ HATIRASI VE ONURU EBEDİYEN YAŞASIN!” Öte yandan savaş zamanının koşulları doğrultusunda, askerî komuta tarafından uygun görüldüğü hâlde Kırım Tatar şehit için özel bir defin töreninin gerçekleştirileceğini kaydeden KTMM Başkanı Çubarov, son olarak şu ifadelere yer verdi: KTMM olarak Marat Mambetov’un ailesine, yakınlarına, silah arkadaşlarına ve tüm Ukrayna halkına en içten taziyelerimizi sunuyoruz. Allah rahmet eylesin! Kahramanımızın aziz hatırası ve onuru, ebediyen yaşasın! UÇAĞI TERK ETMEYİ BAŞARSA DA, AĞIR YARALANARAK GENÇ YAŞINDA HAYATINI KAYBETTİ Ukrayna Hava Kuvvetleri Komutanlığı, 1 Ekim 2026 tarihinde cephe hattındaki savaş görevini icra eden Kırım Tatar pilot Yüzbaşı Marat Mambetov’un şehit düştüğünü bildirdi. Kamuoyunda "Kıyiv’in Hayaleti" (Prıvıd Kıyeva) olarak bilinen Ukrayna Hava Kuvvetleri 40. Taktik Havacılık Tugayı bünyesinde uçuş komutanı (kol komutanı) olarak görev yapan 25 yaşındaki Yüzbaşı Mambetov, MiG-29 tipi savaş uçağıyla Rus işgalci güçlerinin mevzilerine ve askerî teçhizatlarına yönelik füze ve bomba saldırıları düzenliyordu. Ukrayna Hava Kuvvetleri Komutanlığından yapılan resmî açıklamaya göre, kritik cephe hatlarından birinde operasyonel görevini tamamladığı sırada Mambetov’un kontrolündeki MiG-29 savaş uçağı düşman füzesiyle vuruldu. Saldırı anında fırlatma koltuğunu kullanarak uçağı terk etmeyi başaran genç pilot, ne yazık ki aldığı ağır yaraların neticesinde yaşamını yitirdi.

Kırım Tatar Millî Meclisi heyeti New York’taki Kırım Platformu Zirvesi’ne katılacak Haber

Kırım Tatar Millî Meclisi heyeti New York’taki Kırım Platformu Zirvesi’ne katılacak

Çok sayıda ülkenin liderini bir araya getiren Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nun 81. oturumu marjında düzenlenecek 6. Uluslararası Kırım Platformu Liderler Zirvesi için Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) heyeti New York’a yola çıktı. "Güveni Yeniden İnşa Etmek, Dönüşümleri Yönetmek: Herkes İçin Çalışan Bir BM" temasıyla gerçekleştirilen Genel Kurul görüşmeleri kapsamında, 23 Eylül 2026 tarihinde BM Genel Merkezi’nde toplanacak zirve, Ukrayna’nın uluslararası ortaklarını en üst düzeyde bir araya getirecek. KTMM basın servisi tarafından yapılan açıklamada, zirvede Kırım Tatar halkını temsil etmek üzere KTMM heyetinin de yer alacağını aktarıldı. Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu'nun da iştirak edeceği toplantıya katılacak heyette KTMM Başkanı Refat Çubarov, KTMM Başkan Yardımcısı ve Ukrayna Milletvekili Ahtem Çiygöz ve KTMM Üyesi Eskender Bariyev yer alacak. 6. ULUSLARARASI KIRIM PLATFORMU LİDERLER ZİRVESİ New York’ta 23 Eylül 2026 tarihinde düzenlenecek zirvede, işgal altındaki Kırım’da yaşanan son gelişmeler, sistematik insan hakları ihlalleri, yarımadanın ve başta gençlik ile eğitim sistemi olmak üzere yarımadanın askerileştirilmesi konuları masaya yatırılacak. Ayrıca Kırım’ın işgalden kurtarılmasına yönelik atılacak ortak stratejik adımlar liderler düzeyinde değerlendirilecek. Kırım Platformu, uluslararası koordinasyonu pekiştirmeyi, yasa dışı ilhakı tanımama politikasını güçlendirmeyi ve Kırım meselesini küresel diplomasinin merkezinde tutmayı sürdürüyor.

DQTK Genel Sekreteri Bayar: Kırım Tatar Millî Kurultayı seçimleri işgal ve savaş nedeniyle yapılamıyor! Haber

DQTK Genel Sekreteri Bayar: Kırım Tatar Millî Kurultayı seçimleri işgal ve savaş nedeniyle yapılamıyor!

Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri ve Kırım Derneği Genel Başkan Vekili Av. Namık Kemal Bayar, Kırım Tatar Millî Kurultayı ve Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) seçimlerinin 2014'te başlayan işgal ve savaş koşulları nedeniyle yapılamadığını belirterek, savaş ve olağanüstü durumlar devam ettiği sürece seçimlerin ertelenmesinin hukuken mümkün olduğunu vurguladı. Kırım Derneği Genel Merkezinin internet sayfasında yayımlanan “İşgal, Savaş ve Kırım Tatar Millî Kurultayı Seçimleri” başlıklı yazısında Bayar, Kırım Tatar halkının en üst karar organı olan Kurultay’ın tarihsel gelişimini, Kurultay ile Millî Meclis arasındaki ilişkiyi ve seçimlerin 12 yıldır neden yapılamadığını değerlendirdi. Av. Bayar, modern anlamda Kırım Tatar Millî Kurultayı’nın ilk kez 1917 yılında toplandığını, Kırım’ın Bolşevikler tarafından işgal edilmesinin ardından Kurultay’ın faaliyetlerinin sona erdiğini belirtti. Kurultay’ın ikinci kez ancak 74 yıl sonra, 1991’de toplanabildiğini aktaran Bayar, bu nedenle söz konusu toplantının tarihsel devamlılığın göstergesi olarak 2. Kırım Tatar Millî Kurultayı adıyla anıldığını ifade ederek, 2. Kurultay’ın ardından 1996’da 3, 2001’de 4, 2007’de 5 ve 2013’te 6. Kırım Tatar Millî Kurultayı’nın toplandığını kaydetti. Bu Kurultaylarda Kırım Tatar halkının millî iradesi, talepleri ve geleceğine ilişkin kararlar alındığını belirten Bayar, kararların uygulanması ve halkın temsili için KTMM'nin seçildiğini aktardı. Kurultay seçimlerinin normal şartlarda 6 yılda bir yenilenmesi gerektiğini anımsatan Bayar, 2013’te gerçekleştirilen 6. Kurultay’ın ardından seçimlerin 2019’da yenilenmesinin gerektiğini ancak Rusya’nın 2014’te Kırım’ı işgal etmesi nedeniyle bunun mümkün olmadığını ifade etti. Bayar, geçen 12 yıllık süreçte 7. ve 8. Kırım Tatar Millî Kurultaylarının toplanamadığını vurgulayarak, Kurultay ve Meclis seçimlerinin ne zaman yapılacağı sorusunun 2019-2020 döneminden itibaren Kırım Tatar toplumu ve diasporasında daha yoğun şekilde tartışılmaya başlandığını kaydetti. "Kurultay ve Meclis seçimleri neden yapılmıyor, ne zaman yapılacak?" sorusunun Kırım Tatar toplumunun gündeminde önemli bir yer tuttuğunu açıklayan Bayar, meselenin hukuki ve siyasi boyutlarıyla değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. RUSYA, KTMM'Yİ YASAKLADI Av. Namık Bayar, Rusya’nın Kırım’ı işgal etmesinin ardından KTMM'yi "aşırılıkçı" ve "terör" iddialarıyla yasakladığını belirtti. Rusya'nın bu kararının ardından KTMM başkanı ve bazı Meclis üyelerinin Kırım’a ve Rusya Federasyonu’na girişlerinin de engellendiğini aktaran Bayar, Moskova'nın kararının uluslararası hukuk açısından geçerli olmadığını bildirdi. Bunun yanında Bayar, savaş ve olağanüstü koşullarda seçimlerin ertelenip ertelenemeyeceği sorusunun öncelikle Kırım Tatar Millî Kurultayı Tüzüğü üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Tüzükte savaş, işgal, salgın hastalık, doğal afet veya halkın tamamını etkileyen benzer olağanüstü durumlarda Kurultay ve Meclis seçimlerinin ertelenmesine ilişkin açık bir hüküm bulunmadığını aktaran Bayar, bu nedenle hukuki bir boşluk bulunduğunu açıkladı. Hukuki boşlukların çözümünde örf ve adet, bilimsel görüşler ve yargı kararlarından yararlanılabileceğini bildiren Namık Bayar, farklı ülkelerin anayasal düzenlemelerinde savaş ve olağanüstü durumlarda seçimlerin ertelenmesine yönelik hükümlerin bulunduğunu ifade ederek, Almanya, İtalya, İsviçre, Çin, Türkiye, İran, Rusya ve Ukrayna'nın anayasal düzenlemelerinde savaş, sıkıyönetim veya olağanüstü durumlarda seçimlerin ertelenmesine imkan veren düzenlemelerin bulunduğunu kaydetti. Ayrıca, Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) ise seçimlerin ertelenmesine ilişkin açık bir anayasal hüküm bulunmamasına karşın Kongre’nin seçimlere ilişkin düzenleme yapma yetkisine sahip olduğunu belirtti. Bu örneklerden hareketle Bayar, Kırım Tatar Millî Kurultayı Tüzüğü'nde savaş ve olağanüstü durumlara ilişkin açık bir hüküm bulunmamasından kaynaklanan boşluğun hukuki yöntemlerle doldurulabileceğini aktardı. Av. Bayar, Kırım’ın işgal altında bulunması ve savaş koşullarının devam etmesi nedeniyle, Kurultay Tüzüğü’nde açık bir hüküm bulunmasa da Kurultay ve KTMM seçimlerinin olağanüstü koşullar ortadan kalkıncaya kadar ertelenmesinin hukuka uygun olduğu görüşünü dile getirdi. Bu kapsamda doğal afet, salgın hastalık ve iç çatışma gibi toplumun tamamını etkileyen olağanüstü durumların da seçimlerin ertelenmesini gerektirebileceğini belirtti. İŞGAL ALTINDA YAPILACAK SEÇİMLERİN MEŞRUİYETİ TARTIŞMASI Bununla birlikte Namık Kemal Bayar, seçimlerin ertelenmesine ilişkin hukuki değerlendirmelerin yanı sıra, Kırım’ın işgali altında Kurultay seçimlerinin gerçekleştirilmesinin doğuracağı fiili ve siyasi sorunlara da dikkati çekti. Rusya’nın Kırım’da gerçekleştirdiği seçimlerin uluslararası toplum tarafından tanınmadığını belirten Bayar, işgal koşullarında yapılacak Kurultay seçimlerinin de benzer şekilde tanınmama ve meşruiyet sorunu yaşama ihtimali bulunduğunu vurguladı. Bayar ayrıca, işgal altında Kurultay milletvekillerinin seçileceği seçim çevrelerinin ve seçmenlerin hangi hukuka göre belirleneceğinin de önemli bir sorun olduğunu ifade ederek, Kırım’da Rusya hukukunun uygulanmasının Kırım Tatar halkının temsil mekanizmasının hukuki temelini oluşturamayacağını bildirdi ve Ukrayna hukukunun da işgal nedeniyle Kırım’da fiilen uygulanamadığına dikkati çekti. Bu durumun, Kurultay seçimlerinde oy kullanma hakkına sahip kişilerin belirlenmesinden seçim sürecinin yürütülmesine kadar birçok hukuki soruyu beraberinde getirdiğini belirtti. Bayar, konunun bir diğer önemli boyutunun seçim güvenliği olduğunu bildirerek, Kırım’ın Rusya’nın kontrolünde bulunduğu mevcut koşullarda seçmenlerin ve seçim sürecinin güvenliğinin nasıl sağlanacağının önemli bir soru olduğunu vurguladı. Seçim sonuçlarının güvenilirliğinin nasıl garanti edileceğinin de belirsiz olduğunu ifade etti. KTMM’nin Rusya tarafından yasaklandığı bir ortamda Kurultay ve Meclis seçimlerinin nasıl organize edileceği, seçim kurullarının nasıl oluşturulacağı ve adaylarla seçmenlerin güvenliğinin nasıl sağlanacağı konusunda ciddi sorunlar bulunduğunu belirten Bayar, elektronik oylamanın teknolojik açıdan mümkün olmasına rağmen elektronik seçimlerin güvenilirliği ve dış müdahalelere karşı korunmasına ilişkin tartışmaların dünya genelinde devam ettiğini kaydetti. Bayar, Kırım Tatar halkının kendi devleti, polisi ve güvenlik kurumlarının bulunmadığı işgal koşullarında elektronik seçimlerin güvenli şekilde gerçekleştirilmesinin de ayrıca sorun oluşturacağını açıkladı. KIRIM TATAR NÜFUSUNDAKİ DEĞİŞİM SEÇİMLERİ ETKİLİYOR Öte yandan Bayar, seçimlerin ertelenmesinin bir diğer gerekçesinin de 2014 sonrası Kırım Tatar nüfusundaki hareketlilik olduğunu ifade etti. 2014 öncesinde Kırım’da resmi rakamlara göre yaklaşık 250 bin Kırım Tatarının yaşadığını, KTMM kayıtlarında ise bu sayının yaklaşık 350 bin olarak verildiğini aktaran Bayar, 2014-2026 döneminde yaklaşık 40 bin Kırım Tatarının Rusya'nın baskıları nedeniyle Kırım’dan Ukrayna’nın ana karasına gitmek zorunda kaldığını kaydetti. Bu rakamın farklı nüfus verilerine göre Kırım Tatar nüfusunun yaklaşık yüzde 12 ila 18’ine karşılık geldiğini açıklayan Namık Bayar, 2022’de başlayan tam kapsamlı savaşın ardından da binlerce Kırım Tatarının Ukrayna’dan ayrılarak farklı ülkelere yerleştiğini ifade etti ve bu nüfus hareketliliğinin Kurultay seçimlerine katılacak seçmenlerin belirlenmesi ve Kırım Tatar halkının bütününün temsil edilmesi açısından ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. "KIRIM'IN İŞGALDEN KURTULMASININ ARDINDAN YENİ KURULTAY SEÇİLMELİ" Bunun yanı sıra Av. Bayar, hukuki ve fiili koşullar birlikte değerlendirildiğinde savaş ve işgal devam ettiği sürece Kırım Tatar Millî Kurultayı ve Millî Meclis seçimlerinin ertelenmesinin hukuken mümkün olduğu sonucuna ulaştığını belirtti. Seçimlerin ertelenmesinin Kurultayın demokratik niteliğini ortadan kaldırmadığını, aksine işgal ve savaş koşullarının doğurduğu olağanüstü durumun bir sonucu olduğunu açıklayan Bayar, Kırım’ın işgalden kurtarılmasının ardından Kırım Tatar halkının yeni Kurultayını seçmesi gerektiğini ifade etti. Namık Bayar, Kırım Tatar halkının millî iradesini yeniden ortaya koyacağı Kurultayın, kendi üyeleri arasından yeni KTMM'yi seçerek halkın temsil ve icra mekanizmasını yeniden oluşturmasının mümkün olacağını vurguladı.

KTMM Başkanı Çubarov: "10 Eylül'ün resmi gün ilan edilmesi Ukrayna egemenliğinin simgesidir" Haber

KTMM Başkanı Çubarov: "10 Eylül'ün resmi gün ilan edilmesi Ukrayna egemenliğinin simgesidir"

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Kırım Haber Ajansına (QHA) yaptığı açıklamada, 10 Eylül Kırım Tatar Dil ve Edebiyatı Günü'nün Ukrayna’da resmî devlet günü ilan edilmesi yönündeki teklifin Bakanlar Kurulu tarafından henüz Cumhurbaşkanlığına sunulmadığını bildirdi. Çubarov, söz konusu kararın onaylanmasının Ukrayna’nın yerli halklara yönelik politikasının sözde değil eylemde olduğunu kanıtlayacağını vurguladı. 10 Eylül tarihinin seçilme nedeni, 10 Eylül 1927 tarihinde Akmescit’te (Simferopol) toplanan Birinci Kırım İmla Konferansı’na dayanıyor. Kırım Tatar yazı dilinin gelişiminde dönüm noktası kabul edilen bu konferansta Latin alfabesine geçiş onaylanmış ve modern edebiyat dilinin standartları belirlenmişti. KTMM, Mayıs 2024’te Kültür ve Enformasyon Politikası Bakanlığına başvurarak 10 Eylül’ün resmî gün statüsü kazanmasını talep etti, ancak hükûmet nezdindeki süreç henüz tamamlanmadı. "SÖMÜRGECİ POLİTİKALARA VERİLMİŞ NET BİR YANIT" Kırım Tatar Dili ve Edebiyatı Günü'nün devlet düzeyinde resmen ilan edilmesi, yerli halklara yönelik politikasının sadece sözde değil, gerçek olduğunun bir başka teyidi olacağını belirten Refat Çubarov şu değerlendirmede bulundu: Yerli halkların kültürü, dili ve tarihi mirası, Ukrayna devletinin ortak mirasının ayrılmaz bir parçasıdır. Buna göre, bu günün ilan edilmesi, yerli Kırım Tatar halkıyla birliğin bir başka tezahürü ve Ukrayna'nın Kırım üzerindeki egemenliğinin dünyaya bir kanıtı olacaktır. Kırım Tatar halkı için, Kırım Tatar Dili ve Edebiyatı Günü'nün ilan edilmesi, Kırım'ın Rus işgali altındaki koşullarında yerli halkın dili olan Kırım Tatar dilini destekleme, koruma ve geliştirme yönündeki devlet politikasının bir göstergesidir ve bu son derece önemli bir ahlaki destektir. Dünya için ise bu, Ukrayna'nın dilsel ve kültürel çeşitliliğin korunmasına katkısı ve yerli halkları yok etmeye yönelik sömürgeci politikanın açık bir reddidir.

Rusya, Kırım'da alıkoyduğu aileyi sözde "vatana ihanet" suçuyla itham etti! Haber

Rusya, Kırım'da alıkoyduğu aileyi sözde "vatana ihanet" suçuyla itham etti!

Rusya’nın 2014 yılından beri işgali altında tuttuğu Kırım’da Kırım Tatarları başta olmak üzere ağır baskıya ve insan hakları ihlallerine maruz kalan Kırımlılar, düzmece davalar kapsamında Rusya’nın Kırım’daki baskı rejimini sürdürmek amacıyla sıklıkla başvurduğu sözde “vatana ihanet” suçlaması kapsamında itham edilerek alıkonuluyor. KARDEŞLER, KIRIM’IN 2014’TEKİ İŞGALİNDEN ÖNCE YARIMADA’YA YERLEŞMİŞTİ Kırım’da bir hukuksuzluğa daha imza atan Rusya’nın Ukrayna adına casusluk yaptığını iddia ettiği Ukraynalı Valentın Malyar ve Tetyana Behey (Malyar) kardeşleri, Tetyana Malyar’ın iki çocuğuyla birlikte alıkoyduğu ortaya çıktı. İşgal altındaki Kırım’da insan hakları ihlallerini takip eden "Tribunal. Kırım Bölümü" (Tribunal. Krymskiy Epizod) isimli inisiyatifin resmî sosyal medya hesabından yayımlanan açıklamaya göre kardeşlerin Kezlev (Yevpatoriya) kenti yakınlarındaki Terekli Konrat (Moloçnoye) köyünde yaşadıkları ve işgalden önce yarımadaya yerleştiği belirtildi. TETYANA MALYAR, SÖZDE “PATLAYICI MADDE BULUNDURMA” SUÇUYLA İTHAM EDİLDİ Kardeşler hakkındaki bilgilere alıkonulmalarından bir buçuk yıl sonra ulaşıldığı ve 2025 yılının sonbaharından beri sözde “şüpheli” olarak kabul edilmeleri ise dikkat çekti. Öte yandan, sözde “patlayıcı madde bulundurma” suçuyla itham edilen Tetyana Malyar hakkında yasa dışı olarak soruşturma açıldı. İnisiyatifin açıklamasında “Yaşı ilerlemiş ve kronik böbrek yetmezliğinden muzdarip bir kadının, ayrıca sözde ‘vatana ihanetle’ itham edilerek neden şu anda “gözaltına” alındığı ise gizemini koruyor.” ifadelerine yer verildi. İŞGALCİ RUSLAR, ALIKOYDUĞU KIRIMLILARA “SUÇ İTİRAFI” İÇİN İŞKENCE UYGULUYOR Ruslar tarafından 2025 yılının 21 Mart’ı 22 Mart’a bağlayan gecesi işgal altındaki Kırım’ın Kezlev kentinde yasa dışı olarak gerçekleştirdiği ev baskınları sırasında 4 kişilik bir aile alıkonulmuştu. Tetyana Malyar, iki çocuğu ve kardeşi Valentın Malyar ile birlikte sözde “vatana ihanet” suçlamasıyla itham edilmişti. Kırım’da yaşanan insan hakları ihlallerini gündeme taşıyan “Suspilne.Krym” haber ajansının 1 Eylül 2026 tarihli haberine göre Kırım Tatar Millî Meclisi Başkanı Refat Çubarov, resmî sosyal medya hesabından olaya dair 29 Mart’ta paylaşım yapmıştı. Ailenin, Kırım’ın Akmescit (Simferopol) kentinde bulunan 2 No’lu tutukevine hapsedildiğini dile getiren Çubarov, “Bu Rus işgalcilerin bilinen bir taktiğidir: Yasa dışı olarak göz altına aldıkları vatandaşlara ilk birkaç gün içerisinde ‘suçlarını itiraf etmeleri için’ işkence ve psikolojik şiddet uygularlar.” ifadelerini kullanmıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.