SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kırım Tatar Milli Meclisi

QHA - Kırım Haber Ajansı - Kırım Tatar Milli Meclisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kırım Tatar Milli Meclisi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

KTMM Başkanı Çubarov’dan Kırım’daki Ruslara çağrı: “Yarımadayı çok geç olmadan terk edin!” Haber

KTMM Başkanı Çubarov’dan Kırım’daki Ruslara çağrı: “Yarımadayı çok geç olmadan terk edin!”

Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, sosyal medya hesabından paylaştığı videolu mesajında, Kırım’ın 27 Şubat 2014 tarihinde Rusya tarafından işgal edilmesi sonrasında, yarımadaya yerleşen Rus vatandaşlarına çağrıda bulundu. “KIRIM’DA YASA DIŞI ŞEKİLDE BULUNUYORSUNUZ” Ukrayna’nın yarımadadaki Rus askerî tesislerine ve lojistik hedeflerine yönelik başarılı operasyonlar yaptığını ve yarımadanın aşamalı bir şekilde izole edildiğini anımsatan Çubarov, Ukrayna operasyonlarının yoğunluğunun giderek artacağını belirtti. Kırım Yarımadası’nda yasa dışı şekilde bulunan Rus vatandaşlarına seslenen Çubarov, “Kırım’da bulunmanız hem Ukrayna kanunları hem de uluslararası hukuk açısından yasa dışıdır. Bu nedenle Kırım’da gerçekleştirdiğiniz tüm hukuki işlemler gayrimeşrudur.” dedi. “TERCİHLERİNİZ SİZİ BU ÇIKMAZA SÜRÜKLEDİ” Rus vatandaşlarının Rusya’nın işgal ettiği Kırım’ın Rusya’nın bir parçası olduğu yalanına inandırıldığını belirten Çubarov, “Ahlaki ilkeleri ve yasaları yok sayarak çalınan topraklara yerleştiniz ve bu suça ortak oldunuz. Sizin bu ilkesizliğiniz ve ahlaki zaaflarınız bugün içinde bulunduğunuz çıkmaza sürüklenmenize neden oldu.” ifadelerini kullandı. Kırım’ın cephe hattına dönüştüğüne dikkati çeken Çubarov, yarımadanın işgalden kurtarılacağını bu nedenle Kırım’daki yasa dışı Rus nüfusunun yarımadayı şimdi terk etmesi hâlinde kaçınılmaz cezalardan kurtulacağını kaydetti. “ÇOK GEÇ OLMADAN KIRIM’I TERK EDİN” Çubarov, “Kerç Köprüsü işlediği sürece Kırım’dan güvenli ve gönüllü bir şekilde ayrılma şansınız var. Ama yakında böyle bir imkânınız da kalmayacak. Kerç Köprüsü’nün yıkılacağı ve kara koridorunun kapanacağı anı beklemeyin.” diye konuştu. “Eşyalarınızı toplayın ve hemen vatanınıza dönün.” diyen Çubarov, “yarının” çok geç olabileceği konusunda Kırım’da yasadışı şekilde bulunan Rus vatandaşlarını uyardı. KIRIM’DA HAYAT DURMA NOKTASINA GELDİ Ukrayna’nın işgal altındaki Kırım’da bulunan Rus ordusuna ait askerî ve lojistik hedeflere yönelik başarılı operasyonları nedeniyle yarımadada akaryakıt krizi başlamış, istasyonlar yakıt kıtlığı nedeniyle kepenk indirmiş, toplu taşıma seferleri iptal edilmişti. Yarımadada kriz yakıtla da sınırlı kalmadı un, şeker ve yağ gibi temel gıda maddeleri tükenirken, marketler ürünleri kotayla satmaya başladı.

Nariman Celâl’i mahkûm eden sözde hâkim, “vatana ihanet” davalarına verildi! Haber

Nariman Celâl’i mahkûm eden sözde hâkim, “vatana ihanet” davalarına verildi!

2014 yılından beri Rus işgali altında olan Kırım’da, yarımadanın asli unsuru Kırım Tatarlarının yaşadığı insan hakları ihlalleri her geçen gün artıyor. Kırım Tatarları, baskınlarla evlerinden alıkonularak düzmece davalarla yargılanıyor. Kırım'daki Rus işgal yönetimi tarafından açılan ve sözde “vatana ihanet” suçlamalarına dayandırılan davaların sayısında ise artış yaşanırken bu süreçlerde görev alan hâkim kadrosu da genişletiliyor. Hâlihazırda Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi olan eski Kırım Tatar siyasi tutsak Nariman Celâl hakkında verilen hukuksuz kararda yer alan iş birlikçi Viktor Zinkov da bu davalara dâhil edildi. “VATANA İHANET” DOSYALARI, UZUN SÜREDİR KAPALI OTURUMLARDA YÜRÜTÜLÜYOR Kırım’daki insan hakları ihlallerini takip eden “Mahkeme. Kırım Bölümü” (Tribunal. Krymsky Epizod) adlı girişim tarafından 12 Haziran 2026 tarihinde gündeme taşınan habere göre; Rus işgali altındaki sözde Kırım Yüksek Mahkemesinde görülen “vatana ihanet” dosyaları, uzun süredir kapalı oturumlarda yürütülüyor. Daha önce Viktor Sklyarov, Alla Hineviç tarafından incelenen dosyalara, 2024 yılında sözde davaların artması sebebiyle Sergey Pogrebnyak ve Natalya Kulinskaya da eklenirken 11 Haziran itibarıyla bu isimler arasında Viktor Zinkov da yer aldı. Hak savunucuları, son dönemde Ukrayna vatandaşlarına yönelik ceza soruşturmalarının artmasının, bu tür davalara bakan yargıç sayısının yükseltilmesinde etkili olduğunu dile getirdi. Özellikle 2024 yılından itibaren sözde “vatana ihanet” suçlamalarıyla açılan dosyalarda belirgin bir artış gözlenmesi de ayrıca dikkat çekti. MAHKEME KAYITLARI KALDIRILIRKEN YARGIÇLARA İLİŞKİN BİLGİLER ERİŞİME KAPATILIYOR! Bununla birlikte hak örgütleri, Rusya’ya bağlı yargı kurumlarının siyasi içerikli davalara ilişkin bilgileri kamuoyundan giderek daha fazla gizlediğinin altını çizdi. Mahkeme kayıtlarının kaldırıldığı, bazı yargıçlara ilişkin bilgilerin erişime kapatıldığı ve siyasi davalarda görev alan isimlerin görünürlüğünün ise azaltıldığı bildirildi. Öte yandan Zinkov’un, 11 Haziran 2026 tarihinde sözde “vatana ihanet” suçlamasıyla açılan yeni bir davayı incelemeye başladığı ifade edildi. İnsan hakları savunucuları, kapalı oturumlarda yürütülen bu süreçlerin adil yargılanma hakkına ilişkin ciddi soru işaretleri doğurduğunu belirtiyor. Buna karşın Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) görevlilerinin kamuya açık duruşmalarda bile hukuk kurallarını hiçe saymaları dikkat çekiyor. ZİNKOV, NARİMAN CELÂL HAKKINDA VERİLEN HUKUKSUZ KARARDA DA GÖREV ALMIŞTI 1970 yılında Ukrayna’nın Volın (Volyn) bölgesinde doğan, eski bir Ukraynalı hâkim olan ve mesleğe adım atarken ettiği yemine ihanet ettiği belirtilen Zinkov’un, Rusya’nın 2014 yılında Kırım’ı işgal etmesinin ardından Rus yargı sisteminde görev almaya başladığı kaydedildi. İnsan hakları kuruluşları, Zinkov’un kamuoyunda çok az bilinen isimlerden biri olduğunu ve hakkında kamuya açık bilgi ile fotoğraf bulunmadığını belirtti. Zinkov’un adı, özellikle 2022 yılında Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkan Yardımcısı Nariman Celâl ile Asan Ahtemov ve Aziz Ahtemov'a verilen ağır hapis cezalarıyla gündeme gelmişti. Üç isim, işgal makamları tarafından bir doğal gaz hattına yönelik sabotaj düzenlemekle suçlanmış ve haksız yere uzun süreli hapis cezalarına çarptırılmıştı. İnsan hakları savunucuları ise davanın siyasi nitelik taşıdığını ve kararın hukuki standartlardan uzak olduğunu dile getirdi. Ayrıca Zinkov’un başkanlık ettiği yargılama sırasında FSB görevlilerinin mahkemede taşkın davranışlar sergilediği, açık tehditlerde bulundukları ve mahkeme kurallarını hiçe saydığı da vurgulandı. Zinkov’un ise söz konusu davranışlara göz yumduğu ve kendisinden beklenen hukuksuz kararı verdiği ifade edildi.

Kırım Tatar kamuoyundaki "göç" krizinde flaş gelişme: Grup hatayı kabul etti! Haber

Kırım Tatar kamuoyundaki "göç" krizinde flaş gelişme: Grup hatayı kabul etti!

Kırım Tatarlarının Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı almasını hedefleyen oluşum, Kırım Tatar millî kurumlardan gelen sert eleştirilerin ardından geri adım attı. Kamuoyunda "Kremlin'in Kırım'ı Tatarsızlaştırma operasyonuna hizmet etmekle" suçlanan ve kendilerini “Vatancı” İnisiyatif Grubu olarak tanımlayan girişim bir bildiri yayımlayarak halktan özür diledi. Açıklamada, girişimin hiçbir zaman Kırım Tatarlarının Kırım’dan veya Ukrayna’dan kitlesel şekilde göç ettirilmesini hedeflemediği vurgulandı. Grup, kamuoyuna yansıyan bazı ifadeler ve tartışmaların, göçü teşvik eden ya da Kırım’a alternatif bir gelecek arayışını destekleyen bir girişim izlenimi oluşturmuş olabileceğini kabul ederek, bu algıyı ciddiyetle değerlendirdiklerini belirtti. "KIRIM, KIRIM TATAR HALKININ TARİHİ ANA VATANIYDI, HÂLÂ ÖYLEDİR VE ÖYLE KALACAKTIR" "Her şeyden önce, girişimimizin Kırım Tatarlarının Kırım veya Ukrayna'dan kitlesel olarak yeniden yerleştirilmesini organize etmeyi amaçlamadığını ve amaçlamadığını vurgulamak istiyoruz." ifadelerine yer verilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: Bazı açıklamaların, dilin ve kamuoyu tartışmalarının endişeye yol açmış ve göçü teşvik ettiğimiz veya Kırım Tatar halkının ana vatanı olarak Kırım'a alternatif aradığımız izlenimini yaratmış olabileceğini kabul ediyoruz. Eğer böyle bir izlenim oluştuysa, bunu çok ciddiye alıyor ve sorumluluk bilinciyle karşılıyoruz. Kırım, Kırım Tatar halkının tarihi ana vatanıydı, hâlâ öyledir ve öyle kalacaktır. Kırım Tatar halkının geleceğinin Kırım ile ayrılmaz bir şekilde bağlantılı olduğuna ve dünyada hiçbir ülkenin Kırım'ın yerini alamayacağına dair inancı paylaştıklarını kaydeden grup, ilk amaçlarının Rus işgali, Ukrayna’ya karşı yürütülen savaş, siyasi baskılar ve diğer zorlayıcı koşullar nedeniyle farklı ülkelere dağılmış Kırım Tatarlarına destek yolları aramak olduğunu ifade etti. Açıklamada, hedefin insanlara yardım etmek olduğu, halkın göçünü teşvik edecek bir politika oluşturmak olmadığı kaydedildi. "Vatancı" İnisiyatif Grubu, Kırım Tatar Millî Meclisi ve Dünya Kırım Tatar Kongresi tarafından dile getirilen görüşlere saygı duyduklarını açıkça ifade etti. Girişim üyeleri, bazı durumlarda niyetlerini doğru şekilde anlatmak konusunda yeterli tecrübe ve siyasi olgunluk gösteremediklerini kabul ederek, yaşanan süreci önemli bir ders olarak değerlendirdiklerini ifade etti. “KİTLESEL GÖÇÜ SAVUNMUYORUZ” Grup açıklamasında şu hususların altını çizdi: "- Kırım Tatarlarının kitlesel olarak göç etmesini savunmuyoruz. - Göçü, Kırım Tatar halkının geleceğine yönelik bir strateji olarak görmüyoruz. - Alternatif bir siyasi merkez oluşturmuyoruz. - Tüm halk adına temsil iddiasında bulunmuyoruz. - Kırım Tatar halkının millî temsil kurumları olarak yalnızca Kırım Tatar Millî Kurultayı ve Kırım Tatar Millî Meclisini tanıyoruz. - Yapılan eleştirileri dikkate alıyor ve açık diyaloğa hazır olduğumuzu beyan ediyoruz." PROGRAMIN YENİ ODAĞI NE OLACAK? Grup, “Vatancı” programının yeniden şekillendirildiğini ve bundan sonraki süreçte odağın göç değil, zorunlu olarak farklı ülkelere dağılmış Kırım Tatarlarına destek verilmesi olacağını açıkladı. Yeni yaklaşım kapsamında Kırım ile bağların korunması, Kırım Tatar dilinin ve kültürünün yaşatılması, eğitim faaliyetlerinin desteklenmesi, toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi ve karşılıklı yardımlaşma mekanizmalarının geliştirilmesi hedefleniyor. Açıklamanın sonunda, farklı görüşlere rağmen tüm tarafları birleştiren temel unsurun Kırım Tatar halkının geleceğine duyulan sorumluluk ve vatan Kırım’a bağlılık olduğu vurgulanarak, millî kurumlarla yapıcı diyalog ve ortak çözüm arayışlarına açık olunduğu ifade edildi.

Çubarov'dan kritik "göç" uyarısı: "Yaşasaydı bu fikri ilk tebrik eden Stalin olurdu!" Haber

Çubarov'dan kritik "göç" uyarısı: "Yaşasaydı bu fikri ilk tebrik eden Stalin olurdu!"

Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Kırım Tatarlarını Türkiye’ye göç etmeye ve Türk vatandaşlığı almaya sevk ve teşvik eden bir oluşuma karşı uyarı mesajı yayımladı. Sosyal medya hesabından konuya dair bir paylaşım yapan Çubarov, bir sosyal medya platformunda Kırım Tatarlarının göç etmesini teşvik eden bir girişim grubunun kurulduğunu ve 10 bin üye hedeflediklerini öğrendiklerini ifade etti. “KİMSE BENİMLE GÖRÜŞMEDİ” Çubarov, kısa sürede bin üyeye ulaşan grupta bir üyenin “Bu girişim Meclis (KTMM) ile koordine edildi mi?” sorusuna grup yetkilisinin, “Bu, Meclisin girişimi değil; ancak Refat Aga ile kısa bir görüşme yapıldı, kendisi herhangi bir itirazda bulunmadı.” yanıtını verdiğini ancak bu iddianın kesinlikle doğru olmadığının altını çizdi. Çubarov, “Benimle böyle bir proje ne görüşülmüş ne de koordine edilmiştir. Böyle bir girişimle karşılaşmış olsaydım, verilecek tek tepki çok net ve sert olurdu.” dedi. Kırım Tatarlarının göç ettirilmesi ve Türk vatandaşlığı almaları fikrini değerlendiren Çubarov, “Kısaca söylemek gerekirse, eğer II. Katerina ya da Stalin bugün hayatta olsalardı, bu fikri ortaya atanları ilk tebrik edenler arasında yer alırlardı.” ifadelerini kaydetti. “GÖÇÜ TEŞVİK ETMEK BÜYÜK BİR YANILGI” Oluşumu “tehlikeli bir girişim” olarak niteleyen Çubarov, şöyle devam etti: Bu yaklaşım, Moskova’nın Kırım’ı yerli halkı olan Kırım Tatarlarından tamamen arındırma hedefiyle birebir örtüşmektedir. Bu nedenle, bu kişilerin cehalet mi yoksa bilinçli bir yönlendirme mi içinde olduklarına dair değerlendirmeyi kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Bana göre ise bu, en hafif ifadeyle büyük bir yanılgıdır. “NİHAİ HEDEF: VATAN KIRIM” Kırım Tatarlarının Rus işgali nedeniyle vatanlarından koparıldığını ve nihai hedeflerinin vatan Kırım’a geri dönmek olduğunu bir kez daha anımsatan Çubarov, “Bugün Kırım Tatarları, Rus işgali nedeniyle vatanlarından koparılmış durumdadır. Böyle bir tabloda ihtiyaç duyulan şey, göçü teşvik eden projeler değil; aksine, zorunlu olarak yurt dışında bulunan soydaşlarımızın millî kimliklerini korumalarını, kendilerini geliştirmelerini ve aynı zamanda Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü yeniden tesis etme mücadelesine katkı sunmalarını destekleyecek programlardır.” dedi. “YARIMADADAKİ KIRIM TATAR VARLIĞININ YOK OLMASINA YOL AÇABİLİR” Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri ve Kırım Derneği Genel Başkan Vekili Av. Namık Kemal Bayar da konuya ilişkin Kırım Haber Ajansına (QHA) demeç verdi. Kırım’ın işgali sonrası Türkiye’ye gelen Kırım Tatarlarına Türk vatandaşlığının verilmesinin büyük bir hata olacağını söyleyen Bayar, “Kırım Tatarlarına Türk vatandaşlığının verilmesinin Türkiye’ye yönelik kitlesel bir göçün önünü açabileceği bunun da yarımadadaki Kırım Tatar varlığının yok olmasına yol açabileceği” uyarısını yaptı. “RUSYA’NIN POLİTKASINA HİZMET EDER” Kırım Tatarlarının Türkiye’ye göç etmesine yönelik tartışmaların 18’inci yüzyılda başladığını kaydeden Bayar, “Kırım Tatarlarının Türk vatandaşlığı alması Rusya’nın işine gelir. Çünkü Rusların Kırım’ı Tatarsızlaştırma, Türksüzleştirme ve İslamsızlaştırma politikasına hizmet eden bir araç hâline gelecektir.” diye konuştu. “VATANDAŞLIK ALMAYA İHTİYAÇ YOK” Bayar, konunun 2022 ve 2023 yıllarında da gündeme geldiğini belirterek şunları söyledi: Türkiye İçişleri Bakanlığı ve Göç İdaresi Başkanlığı ile yaptığımız çalışmalarda bu konu gündeme geldiğinde biz buna karşı çıktık. Bakanlık yetkilileri de bize haklı olduğumuzu söylediler. Türkiye zaten Kırım Tatarlarına uzun süreli çalışma ve ikamet konularında çok ciddi bir kolaylık sağlıyor. Bunlar göz önüne alındığında zaten vatandaşlık almalarına ihtiyaç olduğunu düşünmüyorum.

Çubarov’dan Ervin İbragimov açıklaması: "Rusya Kırım’da başlattığı terörü şimdi de yeni işgal edilen bölgelerde sürdürüyor” Haber

Çubarov’dan Ervin İbragimov açıklaması: "Rusya Kırım’da başlattığı terörü şimdi de yeni işgal edilen bölgelerde sürdürüyor”

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Yönetim Kurulu ve Bahçesaray Kırım Tatar Bölge Meclisi Üyesi Ervin İbragimov'un işgal altındaki Bahçesaray'da kaçırılmasının 10. yıl dönümü vesilesiyle çarpıcı bir açıklama yaptı. Çubarov, 2016 yılında Kırım'da işlenen bu suçun, Rusya'nın bugün Ukrayna genelinde yürüttüğü topyekûn işgal savaşının ve sivil katliamların habercisi olduğunu vurguladı. GÜVENLİK KAMERASI VAHŞETİ DOĞRUDAN BELGELEMİŞTİ Ervin İbragimov, 2016 yılında 24 Mayıs’ı 25 Mayıs’a bağlayan gece Rus işgali altındaki Bahçesaray’da kaçırılmıştı. Yarımadada yaşanan diğer birçok zorla kaybetme vakasının aksine, bu suçun bir güvenlik kamerası tarafından anbean kaydedildiğini hatırlatan Çubarov, Rus trafik polisi üniforması giyen kişilerin İbragimov’un aracını durdurduğunu, genç aktivistin kaçmaya çalışsa da darbedilerek bir minibüse bindirildiğini ve gecenin karanlığında gözden kaybolduğunu belirtti. KTMM Başkanı, “Bu video kaydı, Rusların vahşetine dair çürütülemez bir kanıt olmanın ötesine geçmiştir. Rusya'nın insanı nasıl yok etmeye, sesini kısmaya çalıştığının; acımasız terör eylemleriyle, Rus işgali koşullarında ezici çoğunluğuyla topraklarına sadık kalan Kırım Tatarlarının iradesini ezme arzusunun adeta somut bir simgesi haline gelmiştir." ifadelerini kullandı. “KIRIM’DAKİ CEZASIZLIK BUÇA VE MARİUPOL’Ü DOĞURDU” Refat Çubarov, 2016 yılında uygar dünyanın "yerel bir hibrit çatışma" veya münferit bir "insan hakları ihlali" olarak gördüğü olayların, aslında Rusya’nın bugünkü geniş çaplı işgal savaşı için kanlı bir hazırlık evresi olduğunu dile getirdi. Kremlin’in Kırım’ın işgali ve ilk kaçırma olaylarının ardından hissettiği cezasızlık duygusunun daha sonra Buça, Mariupol ve Olenivka’daki vahşetleri doğurduğunu belirten Çubarov, Rusya’nın o dönem Kırım’da denediği insan kaçırma yöntemlerini bugün Herson ve Zaporijjya gibi yeni işgal edilen bölgelerde çocukları ve binlerce sivili toplu halde kaçırarak sürdürdüğünü kaydetti. “ULUSLARARASI MAHKEMELER İÇİN DOĞRUDAN BİR İDDİANAME” Ervin İbragimov hakkında asla geçmiş zaman kullanarak konuşmayacaklarını ve adaletin mutlaka tecelli edeceğini vurgulayan Çubarov, şu ifadelere yer verdi: "Ervin İbragimov, Rus işgal rejiminin kurbanı oldu; ancak aynı zamanda direnişin de sembolü haline geldi. Düşmanın, onun toplum üzerindeki liderliğinden, Kırım Tatar halkına ve Ukrayna Devletine olan bağlılığından duyduğu panik şeklindeki korku yüzünden kaçırılmıştı. İşgalciler o zaman da, şimdi de, anavatanları Kırım'a ve devletleri Ukrayna'ya sadık kalan herkesi korkutmaya çalışıyorlar, ancak bu çabaları boşuna sürüyor. Buna karşın, işgalin on ikinci yılında ve büyük savaşın beşinci yılında, istilacılar bu direnişi kırmayı asla başaramadılar. Bizlerin Ervin İbragimov hakkında geçmiş zaman kipiyle konuşmaya ahlaki hakkı yoktur. Ervin'in kaçırılması davası tam adalet gerektiriyor ve bu, işgalcilerin suçlarını gizleme yeteneklerini kaybetmeleriyle mümkün olacaktır. Ervin'in kaçırılma anına ait video kaydı, gelecekte kurulacak uluslararası mahkemeler için doğrudan bir iddianame niteliğindedir. Bu vahşetin hem azmettiricileri hem de failleri kaçınılmaz cezalarını çekeceklerdir. Yarımadanın on iki yıllık işgali; on binlerce paramparça edilmiş hayat, yüzlerce siyasi tutsak ve onlarca kayıp insan getirdi. Ervin, bu yıkıcı darbeyi ilk göğüsleyenler arasındaydı. Amacımız değişmedi: İşgalin tamamen sona ermesi. Bugün, geniş çaplı işgalin beşinci yılında nihai olarak idrak ediyoruz ki: Ukrayna devlet bayrağı ile Kırım Tatar milli bayrağı Bahçesaray, Akmescit (Simferopol) ve Akyar (Sivastopol) semalarında yeniden gururla dalgalanmadığı sürece adil bir barış gelmeyecektir." TRAFİK POLİSİ ÜNİFORMASI GİYEN KİŞİLER TARAFINDAN KAÇIRILDI 10 yıldır haber alınamıyor: Ervin İbragimov nerede? Rus işgali altındaki Kırım'da, tam 10 yıl önce trafik polisi üniforması giyen kimliği belirsiz kişilerce evinin birkaç metre ötesinde kaçırılan DQTK Yönetim Kurulu Üyesi ve Bahçesaray Kırım Tatar Bölge Meclisi Üyesi Ervin… pic.twitter.com/yii4YikizB — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 25, 2026 Dünya Kırım Tatar Kongresi Yönetim Kurulu Üyesi Ervin İbragimov’un arabası, 25 Mayıs 2016 sabah saatlerinde Rus işgali altındaki Kırım’ın Bahçesaray şehrindeki evinin yakınlarında kapıları açık bir şekilde bulundu. Olayın gerçekleştirildiği yerin yakınında bulunan güvenlik kameraları, Ervin İbragimov’un trafik polisi üniforması giyen kişiler tarafından kaçırıldığını kaydetti. Ervin’in kaybolmadan önce 24 Mayıs 2016 günü saat 22.40 civarında babasını arayarak arabasının evraklarının nerede olduğunu sorduğu biliniyor. Daha sonra Ervin ile iletişim kesildi ve o günden beri hakkında hiçbir haber alınamadı. İŞGALCİLER ANCAK 3 GÜN SONRA "SORUŞTURMA" BAŞLATTI İşgalci Rus yönetimine bağlı olan sözde Soruşturma Komitesi ancak üç gün geçtikten sonra, Ervin İbragimov’un kaçırılmasıyla ilgili soruşturma başlattı. 2 Haziran 2016 tarihinde Ervin İbragimov’un pasaportu ve ehliyetinin Bahçesaray’da bulunduğu açıklandı. 3 Haziran’da ise, Ervin İbragimov’un kaçırıldığı gerçeğini teyit eden yeni görüntüler yayımlandı. Kaçırıldığı günden bu yana Ervin İbragimov hakkında hiçbir şey bilinmiyor. İbragimov’un kaçırılmasının sebepleri de bilinmiyor. İşgalci yönetimin sahte soruşturması hiçbir sonuç vermedi. Ervin İbragimov’un akrabaları, Ervin’i eve getiren kişiye 1 milyon ruble (15 bin dolar) tutarında büyük meblağ ödemeye hazır olduklarını duyurdu. Ancak bu da bir sonuç vermedi. DQTK: ERVİN'İN KAÇIRILMASINDAN RUSYA SORUMLU Dünya Kırım Tatar Kongresi’nin (DQTK) Yönetim Kurulu, üyesi olan Ervin İbragimov’un kayboluşu hakkında yayınladığı açıklamada, söz konusu olaydan, Kırım’ı işgali altında tutan Rusya Federasyonu’nun sorumlu olduğunu vurguladı. Temmuz 2018’de açıklama yapan Ervin’in babası Ümer İbragimov, işgalci Rus kolluk kuvvetleri görevlilerinin oğlunu tehdit ettiğini aktarmıştı. Kırım Tatarları, Ukrayna ve diğer ülkelerde “Ervin Nerede?” eylemleri düzenleyerek İbragimov ailesine aktif şekilde destek gösteriyor. Kırım Derneği Genel Merkezi, 24 Mayıs 2022 tarihinde düzenlenen toplantıda Türkiye’deki Kırım Tatarları, dünyaya ve Türkiye Cumhuriyeti yetkililerine seslenerek “Ervin İbragimov nerede?” sorusunun Rusya Federasyonuna sorulması için çağrıda bulunmuştu.tw

KTMM Kurban Bayramı kutlama programını açıkladı Haber

KTMM Kurban Bayramı kutlama programını açıkladı

Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM), 27 Mayıs sabahı saat 08.00’de İslam dünyasının en önemli bayramlarından biri olan Kurban Bayramı vesilesiyle Ukrayna genelindeki camilerde ve İslam kültür merkezlerinde bayram namazı kılınacağını duyurdu. Başkent Kıyiv başta olmak üzere farklı kentlerde bayram namazının ardından geleneksel kültürel etkinliklerin gerçekleştirileceği açıklandı. KTMM tarafından yapılan resmî açıklamaya göre, Ukrayna’da yaşayan Müslümanlar belirlenen dini merkezlerde saf tutacak. Bayram namazı programı kapsamında Kıyiv’deki Kırım Özerk Cumhuriyeti Müslümanları Dini İdaresi Temsilciliği, "İhlas" İslam Kültür Merkezi, "Birlik" Kırım Tatar Kültür Merkezi ve Buça kentindeki "Buça Camisi" kapılarını cemaate açacak. Başkentin ve Kıyiv bölgesinin yanı sıra Lutsk kentindeki "Rahma" Camisi ile Lviv’deki "Hidayet" Camisi de bayram namazının kılınacağı diğer önemli dini mekanlar arasında yer alıyor. KIRIM TATAR KÜLTÜRÜ YAŞATILACAK Bayram namazının ardından Kırım Özerk Cumhuriyeti Müslümanları Dini İdaresi bünyesinde geleneksel bayramlaşma ve şenlik etkinlikleri düzenlenecek. Kutlamalar kapsamında katılımcılara geleneksel ikramlar sunulacak; Ukraynalı ve Kırım Tatarı zanaatkarların el emeği ürünleri ile yöresel lezzetlerin sergileneceği bir bayram panayırı kurulacak. Çocuklar için özel eğlenceler ve hediyelerin hazırlandığı organizasyonda, Kırım Tatarlarının asırlık geleneği olan "Küreş" güreş müsabakaları da düzenlenecek. KTMM, etkinlik boyunca fotoğraf ve video çekimi yapılacağını hatırlatarak, katılım sağlayanların bu görsel materyallerin yayınlanmasını kabul etmiş sayılacağını belirtti.

Zafer Karatay, 3. Sivas Uluslararası Film Festivali’nde 18 Mayıs’a dikkat çekti Haber

Zafer Karatay, 3. Sivas Uluslararası Film Festivali’nde 18 Mayıs’a dikkat çekti

Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sivas Valiliği, Sivas Belediyesi, Cumhuriyet Üniversitesi, Sinema Genel Müdürlüğü, Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY), Sivas Ticaret ve Sanayi Odası ile Sakarya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinin katkılarıyla düzenlenen ve 14 Mayıs 2026 tarihindeki resmî açılış töreniyle başlayan 3. Sivas Uluslararası Film Festivali kapsamında birçok temsilci ile sanat dünyasından önemli isimler bir araya geldi. KARATAY, KIRIM TATAR SÜRGÜN VE SOYKIRIMINA DİKKAT ÇEKTİ Türkiye ve farklı ülkelerden gelen sinemaseverleri ve sektör temsilcilerini aynı çatı altında buluşturan ve Sivas’ın kültürel yaşamına renk katan organizasyonda yalnızca sinema dünyasına ait unsurlar değil, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgün ve Soykırımı da gündeme taşındı. Festivalin belgesel dalında jüri başkanlığı görevini üstlenen Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay, “Burada bir jüri üyesi başkanı olarak bulunuyorum, aynı zamanda vicdanî borçtan bir şeyler söylemek istiyorum. Ben aynı zamanda KTMM Türkiye Temsilcisiyim. Bundan tam 82 yıl önce, 18 Mayıs 1944’te, Sinop’a tam 300 kilometre uzaklıktaki kadim Türk yurdunun bütün insanları, kardeşlerimiz, hayvan vagonlarına doldurularak sürgün edildi.” ifadelerini kullanarak bu sürgün ve soykırım boyunca Kırım Tatarlarının nüfuslarının yüzde 46’sının yok edildiğinin altını çizdi. KARATAY, KIRIM’IN 2014 YILINDA RUSYA TARAFINDAN İŞGAL EDİLDİĞİNİ HATIRLATTI Öte yandan “Bu insanlar, inanılmaz bir mücadele ile Kırım’a döndüler ve bunların belgesellerini TRT için yaptım.” şeklinde konuşan Karatay, Kırım Tatarlarının Türk-İslam medeniyetini Türkiye’nin de desteğiyle yeniden canlandırdığını ve 2014 yılında Kırım’ın Rusya tarafından işgal edildiğini hatırlatarak “Doğu Türkistan’a ve Gazze’ye olduğu gibi Kırım’a da özgürlük diliyorum.” dedi. “BELGESEL, TARİHE GÖRSEL BELGE BIRAKMAK DEMEKTİR” Bundan tam 36 yıl önce genç bir yönetmen olarak Sivas’a geldiğini ve Sivas’ın birçok köyünde çekimler yaptığını belirten Karatay, son olarak şu değerlendirmelerde bulundu: Bu belgeseller, ölümsüz belgeseller. Belgesel, zaten tarihe görsel belge bırakmak demektir. Bu belgeselde (Karatay tarafından 1990 yılında çekilen 'Kınalı Koçum Sürmeli Koyunum' belgeseli) çektiğimiz insanlar rahmetli olmuş, tam 26 yıl sonra TRT tekrar yayımlanırken oğlu Amerika’ya göç etmiş, iş adamı olmuş; ‘Kaç para olursa olsun babamın görüntülerini satin almak istiyorum.’ diye bir akrabasını yollamış. Elbette biz ona hediye ettik. Bizim belgeselimizi güzelleştiren o güzel insanlara selam olsun. Ayrıca Festival jürisi, 3. Sivas Uluslararası Film Festivali Belgesel kategorisinde filmin anlatı bütünlüğü ve sinematografik estetiği ile yönetmenin özgün bakışı ve güçlü görsel dili nedeniyle, Birincilik Ödülü’ne Fatih Diren'in "Baletler Köyü" belgesel filminin layık olduğuna oybirliği ile karar verdi.

KTMM, 18 Mayıs anma etkinlikleri için çevrim içi koordinasyon toplantısı düzenliyor Haber

KTMM, 18 Mayıs anma etkinlikleri için çevrim içi koordinasyon toplantısı düzenliyor

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM), 18 Mayıs Kırım Tatar Soykırımı Kurbanlarını Anma Günü vesilesiyle dünya genelindeki Kırım Tatar sivil toplum kuruluşlarını bir araya getiriyor. 14 Mayıs’ta düzenlenecek çevrim içi koordinasyon toplantısında, anma etkinliklerinin son hazırlıkları ele alınacak. KTMM Başkanı Refat Çubarov, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, her yıl 18 Mayıs Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı Kurbanlarını Anma Günü öncesinde geleneksel olarak düzenlenen koordinasyon toplantısının bu yılki detaylarını paylaştı. Toplantı; Ukrayna, Türkiye, Romanya ve Litvanya başta olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki Kırım Tatar diasporasını ve sivil toplum kuruluşlarını ortak bir platformda buluşturacak. TOPLANTI GÜNDEMİ VE KATILIM BİLGİLERİ 14 Mayıs 2026 tarihinde, Kıyiv saatiyle 20.00'de gerçekleştirilecek olan çevrimiçi toplantıda; Ukrayna dışındaki Kırım Tatar sivil toplum kuruluşları tarafından düzenlenecek anma programları hakkında bilgi paylaşımı yapılacak, KTMM ve Ukrayna'daki yerel Kırım Tatar kuruluşlarının gerçekleştireceği etkinlikler hakkında bilgi verilecek. Çubarov, KTMM üyeleri, Kırım Tatar STK temsilcileri ve millî hareket aktivistlerini toplantıya katılmaya davet etti. Toplantıya katılmak isteyenlerin 14 Mayıs 2026 saat 17:00’ye kadar aşağıdaki bağlantı üzerinden kayıt yaptırmaları gerekiyor: https://forms.gle/JSo9hjsBFKr3k4t9A ANMA ETKİNLİKLERDE GÖRSEL KİMLİK VE LOGO KULLANIMI KTMM Başkanı, 18 Mayıs Kırım Tatar Soykırımı Kurbanlarını Anma Günü kapsamında düzenlenecek tüm etkinliklerde görsel bir bütünlük sağlanması amacıyla, farklı dillerde hazırlanmış olan tek tip görsellerin kullanılmasını tavsiye etti. Anma etkinliklerinde kullanılacak tasarımlara ve logo varyasyonlarına aşağıdaki bağlantıdan ulaşılabilir Google Drive Bağlantısı

Tuğrul Türkeş: Kırım’ı Ukrayna’nın bir parçası olarak görüyoruz Haber

Tuğrul Türkeş: Kırım’ı Ukrayna’nın bir parçası olarak görüyoruz

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Türkiye-Ukrayna Dostluk Grubu Başkanı ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Ankara Milletvekili Yıldırım Tuğrul Türkeş; Kırım Haber Ajansına (QHA) verdiği özel röportajda parlamenter diplomasinin tıkandığı noktaları ve Türkiye’nin Ukrayna'ya yönelik kararlı desteğini anlattı. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Kırım’a yönelik ifadelerini "skandal bir taviz" olarak nitelendiren Türkeş, Kırım Tatar siyasi tutsakların durumu ve savaş sonrası yeniden yapılanma süreci hakkında kritik değerlendirmelerde bulundu. TÜRKEŞ, TÜRKİYE-UKRAYNA İLİŞKİLERİNİN GEÇMİŞİNE VURGU YAPTI Türkiye ve Ukrayna parlamentolarının mevcut iş birliği seviyesi ve bu iş birliğinden elde edilen somut çıktılar hususunda Türkeş, iki ülke arasındaki ilişkilerin onlarca yıllık geçmişi olduğunu dile getirerek bu ilişkilerin Rusya’nın Ukrayna’yı topyekûn işgal girişimiyle beraber inkıtaya uğradığını belirtti. TBMM heyeti olarak Ukrayna-Rusya Savaşı’nın yıl dönümü için Kıyiv'e planlanan son ziyaretin çatışmalar sebebiyle ertelendiğini kaydeden Tuğrul Türkeş, “Ukrayna’dan sağ olsun arkadaşlarımız bu parlamentolar arası dostluk grubundan geliyorlar fakat bizim son bir iki senedir ziyaretimiz mümkün olmadı. Onun da sebebi, uçuşların olmayışı. Moldova veyahut Polonya üzerinden gidilip gelinmesi lazım. En son, savaşın yıl dönümü için gidilecekti fakat o zaman da tekrar çatışmalar vardı, onun için ileriye bıraktık ama bu, irtibatımız olmadığı veyahut beraber çalışmalara katılmadığımız anlamında değil. Hem Ukrayna’dan hem Kırım Tatarlarından dostlarımız, kardeşlerimiz bizi ziyarete geliyorlar. Bizim son bir iki senedir eksiğimiz, biz gidemedik. Onu da ilk fırsatta yapacağız, bunu telafi edeceğiz.” şeklinde konuştu. “ARABULUCULUK İÇİN HER İKİ TARAFLA DA TEMASIN OLMASI LAZIM” Parlamenter diplomasi alanında Rusya ile ortak bir platform bulunmadığını söyleyen Türkeş, “Ben aynı zamanda Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Türk Grubu'nun da heyet başkanıyım. Eskiden Rusya, Avrupa Konseyinde de vardı. Birçok değişik platformda onlarla temas ediyorduk fakat Kırım’ın işgaliyle birlikte bu, Avrupa Konseyinin temel prensiplerine aykırı bir davranış olduğu için Rusya’yı çıkartma kararı aldılar. Rusya da kendisi çıktı, çıkartılmadan ama netice olarak Rusya, Avrupa Konseyinde de temsil edilmiyor.” değerlendirmesinde bulundu. Buna karşın Türkiye’nin hem Kırım Tatar hem de Ukrayna milletvekilleriyle temaslarının sürdüğünü beyan eden Türkeş, “Arabuluculuk için her iki tarafla da temasın olması lazım ama Rusya ile yok.” dedi. ABD DIŞİŞLERİ BAKANI RUBIO’DAN KIRIM’A YÖNELİK SKANDAL İFADE! Birden fazla arabulucunun olup olmayacağı konusunda ise “Bu bölge dışındaki ülkeler, güçlü ülkeler veyahut Birleşmiş Milletlerde (BM) daha fazla söz sahibi olan ülkeler diyelim, Bunların yaklaşımları mühim. Şimdi Amerika'da bir seçim oldu. Seçimden sonra Trump yönetimi iktidara geldi. Trump yönetimi iktidara geldiğinde Trump'ın atadığı yeni Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Rusya ile Ukrayna konusu konuşulurken Kırım'ın işgalinden sonraki tarihleri vererek 'bundan öncesine gitmek mümkün değil' dedi. Şimdi bu büyük bir eksiklik, büyük bir taviz.” ifadelerini kullandı. “KIRIM’I UKRAYNA’NIN PARÇASI OLARAK GÖRÜYORUZ” Batı’yı, Avrupa’yı ve NATO’yu temsil eden ülkelerin Rusya ile birlikte ABD'yi “söz sahibi” olarak gördüğünü belirten Türkeş, “Marco Rubio çıkıp 2014'ten öncesine gitmek mümkün değil, dediğinde o ne demek? Rusya Kırım'ı işgal ettikten sonra geriye kalanını konuşalım, demek. Yani bizim sıkıntılarımız bunlar, yoksa biz hala Türkiye olarak Kırım'ın ilhakını kabul etmiyoruz ve Kırım'ı Ukrayna'nın parçası olarak görüyoruz.” dedi. Türkeş; TBMM'deki genel konsolidasyon üzerine ise AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve İYİ Parti başta olmak üzere iktidar ve muhalefet partilerinin çoğunluğunun bu hususta mutabık bir tavır sergilediğini kaydetti. KIRIM TATAR SİYASİ TUTSAKLAR MESELESİNİN ULUSLARARASI PLATFORMA TAŞINMASI Kırım Tatar siyasi tutsaklar üzerine ise müzakere ekibinde olmadığını fakat takip ettiği kadarını naklettiğini belirten Türkeş, “Bundan kısa bir süre önce, Kırım Tatar Millî Meclisi Başkanı Refat Çubarov Bey, sağ olsunlar buraya da teşrif ettiler, burada da konuştuk. Oradaki sorun, Kırım'daki insanlara Rusya, ‘Bu benim vatandaşımdır.’ diyor ve ayrı bir muameleye tâbi tutmuyor. Yani Ukraynalı tutsağın durumu ayrı çünkü o Ukraynalı olduğu için onu konuşabiliyoruz ama Kırım'daki, Kırım Tatarlarından tutsak olan, hapiste olan, gözaltında bulunanlarla ilgili bir müzakere mümkün olmuyor. Onun da uluslararası platformda adının konulup tanımının doğru dürüst yapılması lazım ki, onların da haklarını savunalım veyahut salıverilmeleri için çalışma yapalım.” dedi. “KIRIM TATARLARI UKRAYNA HALKININ BİR PARÇASI” Kırım Tatar Millî Meclisinin (KTMM) Kırım Tatar halkının tek resmî temsil organı olarak hukuki statü kazanması hususunda ise Türkiye’nin Ukrayna’yı desteklediğini dile getiren Türkeş, “Bizim burada ayrı bir politika üretmemiz teknik olarak mümkün değil. Ukrayna egemen bir ülke, Kırım Tatarları da bu Ukrayna'nın bir parçası, başka birçok grupların olduğu gibi. Onlara şöyle yap, böyle yap demek bizim haddimiz değil. Türkiye'de hiçbir zaman böyle bir fikir vermeye yönelmez ama oradaki onların aldığı kararların tatbikinde, uluslararası arenada duyulmasına, tanıtımına biz gayret sarf ederiz.” dedi. “(KIRIM TATARLARININ) MAĞDURİYETLERİ BİZİ DAHA FAZLA ÜZÜYOR, İLGİLENDİRİYOR” Ukrayna-Türkiye ilişkilerinin gelişmesinde Kırım Tatarlarının rolüne vurgu yapan Türkeş, “Başka birçok ülkeden farklı olarak tabii ki onlar (Kırım Tatarları) bizim soydaşlarımız. Kırım Tatarları, ulu Türk çınarının bir parçasıdır. Onların orada olması, daha da önemlisi onların mağduriyetleri bizi daha fazla üzüyor, daha fazla ilgilendiriyor. Dünyanın başka bir yerindeki bir ülkedeki yaşayanlara göre bu bizim daha fazla dikkatimizi çekiyor. Bir de akrabalıklar var. Yani o ailelerin bir kısmı Türkiye'de; yani ailenin bir kısmı burada, bir kısmı orada. Onun için tabii ki bizim öncelikle ilgi alanımız içinde.” dedi. Türkeş, KTMM Başkanı Refat Çubarov’un Türkiye ziyareti ve kendisiyle gerçekleştirdiği görüşmede ise son gelişmelerin değerlendirildiğini, Kırım Tatar siyasi tutsaklar meselesinin ve güncel konuların masaya yatırıldığını kaydetti. “MUSTAFA AGA HEPİMİZİN BÜYÜĞÜ, SAYGI DUYDUĞU BİR İNSAN” KTMM Başkan Yardımcısı, Ukrayna Milletvekili ve Ukrayna-Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Eş Başkanı Ahtem Çiygöz’ün de Türkiye’ye birçok kez ziyarette bulunduğunu kaydeden Türkeş, Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu hakkında ise “Mustafa Aga (Kırımoğlu) zaten hepimizin büyüğü, hepimizin saygı duyduğu bir insan; zaman zaman onunla da görüşüyoruz. Fırsat buldukça geliyorlar. Onların gelmesi bizi mutlu ediyor. Biz sahadan sıcak haber alıyoruz onlar sayesinde ve doğru haberi alıyoruz, filtresiz alıyoruz. Bu da konuları değerlendirmekte daha objektif davranmamızı sağlıyor. Yanlış bilgi ile hareket etmiyoruz burada.” şeklinde konuştu. “ARADA BİR TEK KARADENİZ VAR” Bununla birlikte Türkiye-Ukrayna ilişkilerinin bugünkü seyri hakkında her zaman potansiyel gelişme alanlarının bulunduğunu dile getiren Türkeş, Ukrayna ile savunma sanayinden gıdaya kadar birçok alanda çalışmaların yapıldığını kaydederek Ukrayna’da Türk menşeli şirketlerin, Türkiye ile iş yapan Ukrayna menşeli şirketlerin olduğunu belirtti. Öte yandan Türkeş, Ukrayna-Rusya Savaşı’nın iş birliklerinde sorunlar yarattığını ve hacimlerde ufalmaya sebep olduğunu ifade ederek savaş sona erdiğinde hem iş birliklerinin hem de çeşitli sektörlerin canlanabileceğini dile getirdi. Ayrıca Türkiye ile Ukrayna’nın coğrafi yakınlığına dikkat çeken Türkeş, “Bir kere arada bir tek Karadeniz var. Coğrafi olarak Ankara'dan uçağa bindiğinizde bir buçuk saati geçmiyor, Kıyiv’e iniyorsunuz veya diğer taraflara da. Türk Havayollarının da Ukrayna Havayollarının da seferleri vardı. Bir günde Ankara'dan 2-3 sefer gidip geliyordu. Bu büyük bir avantaj. Ondan sonra gemi seferleri var, Karadeniz'de kolay hareket ediliyordu ama savaş, şu anda birçok şeyi engelliyor.” dedi. “TÜRKİYE UKRAYNA'NIN İHTİYACI OLAN HER ŞEYİ SAĞLAR” Son olarak Türkeş, Ukrayna’nın yeniden yapılandırılması alanında Türkiye’nin fonksiyonu açısından şu ifadelere yer verdi: Türkiye Ukrayna'nın ihtiyacı olan her şeyi sağlar, yani onların tercihlerine bağlıdır. Tabii ki bütün dünya Ukrayna'nın tekrar toparlanmasını, kalkınmasını arzu eder; onların da yardımları olacaktır ama onun haricinde Türkiye de gereken her şeyde Ukrayna'nın yanında olur.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.