SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kırım Tatarı

QHA - Kırım Haber Ajansı - Kırım Tatarı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kırım Tatarı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Rus mahkemesi Kırım Tatarı Diana Abduraşıtova’nın esaret süresini uzattı Haber

Rus mahkemesi Kırım Tatarı Diana Abduraşıtova’nın esaret süresini uzattı

Rus mahkemesi, Türkiye’de geçirdiği ameliyattan sonra ailesini ziyaret etmek üzere Kırım’a gitmek isterken Ekim 2025’te Rusya’nın Soçi Havalimanı’nda Rus güçleri tarafından haksız yere alıkonulan üç çocuk annesi Kırım Tatarı Diana Abduraşıtova’nın (Havrılyuk) tutukluluk süresini uzattı. Kırım İnsan Hakları Grubuna açıklama yapan tutsak kadının eşi Andriy Havrylyuk, Krasnodar’daki Oktyabrskıy Bölge Mahkemesi 14 Ekim 2026 tarihine kadar uzattığını bildirdi. TÜRKİYE’DEN KIRIM’A GİDERKEN ALIKONULDU 42 yaşındaki Kırım Tatarı Diana Abduraşıtova, geçen yıl Türkiye’de geçirdiği bir cerrahi operasyonun ardından Kırım’daki ailesini ve hasta teyzesini ziyaret etmek için yola çıktı. 31 Ekim 2025 tarihinde Soçi Havalimanı’nda Rus güvenlik güçleri tarafından durdurulan Abduraşıtova, sözde “sınır görevlilerinin emirlerine uymama” iddiasıyla önce 14 günlük idari tutukluluğa mahkûm edildi. Ancak bu sürenin sonunda serbest bırakılmak yerine izi kaybettirilen kadının, hukuksuz bir şekilde önce Abhazya’ya, ardından Rusya’nın Voronej bölgesindeki bir tutukevine götürüldüğü anlaşıldı. CEZAEVİNDE İŞKENCE VE SAĞLIK İHMALİ Ailesinin verdiği bilgilere göre, sorgu sırasında fiziksel şiddete maruz kalan Abduraşıtova’nın Türkiye’de yapılan ameliyatına ait dikişleri gördüğü darbeler ve tıbbi bakım eksikliği nedeniyle açıldı. Hayati tehlikesi bulunmasına rağmen tıbbi yardımdan mahrum bırakılan ve dış dünyayla iletişimi kesilen Abduraşıtova, daha sonra Krasnodar’daki bir cezaevine nakledildi. Ardından Rus makamları, üç çocuk annesi kadını Ukrayna Silahlı Kuvvetlerine finansal destek sağladığı iddiasıyla "vatana ihanet" ile suçlayarak hakkında tutuklama kararı aldı.

KTMM Başkanı Çubarov’dan Herson’daki saldırıda evi yanan Kırım Tatarı kadın için yardım çağrısı Haber

KTMM Başkanı Çubarov’dan Herson’daki saldırıda evi yanan Kırım Tatarı kadın için yardım çağrısı

Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, 16 Ağustos akşamı geç saatlerde Rus ordusunun Herson’a düzenlediği SİHA saldırısında evi ve tüm varlığı küle dönen 60 yaşın üzerindeki Kırım Tatarı bir kadın için acil yardım çağrısında bulundu. Bir apartmanın en üst katındaki daireye iki SİHA’yla düzenlenen saldırıda facianın eşiğinden dönüldüğünü belirten Çubarov, komşuları tarafından yangından son anda kurtarılan soydaşlarının kişisel belgeleri dâhil tüm eşyalarını kaybettiğini duyurdu. GEÇİCİ OLARAK SIĞINDI, GÜVENLİ BİR BÖLGEYE TAŞINMASI GEREKİYOR Saldırının ardından kadının geçici olarak komşularının yanına sığındığını aktaran Çubarov, Herson’da kalmanın hem barınma imkânsızlığı hem de güvenlik gerekçesiyle artık mümkün olmadığını vurguladı. Kaybolan kimlik belgeleri ve eşyalar için polise başvuruda bulunulduğunu belirten Çubarov, banka kartlarının yeniden çıkarılmasının ardından acil ihtiyaçlar için resmi yardım kampanyası başlatılacağını açıkladı. SONBAHAR VE KIŞI GEÇİRECEK GÜVENLİ EV VEYA SIĞINAK ARANIYOR KTMM Başkanı, mağdur olan Kırım Tatarı kadının sonbahar ve kış dönemini güvenle geçirebileceği bir konut veya sığınak bulunması için dayanışma çağrısında bulundu. Çuborov, Ukrayna genelinde boş ev, aktif sığınak veya benzeri barınma imkânı sunabilecek kişilerin kendisine doğrudan ulaşmasını rica etti. HERSON HER GÜN RUSYA TARAFINDAN YOĞUN BİR ŞEKİLDE BOMBALANIYOR Rus ordusu her gün Herson ve çevresindeki yerleşim yerlerini farklı tip silahlarla hedef alıyor. Rus ordusunun Herson bölgesine son 24 saat içinde düzenlediği yoğun hava, SİHA ve topçu saldırılarında 2 kişi hayatını kaybetti, 10 kişi yaralandı. Bölge genelinde onlarca yerleşim yerini hedef alan bombardımanlarda konutlar, sivil altyapı tesisleri ve araçlar ağır hasar gördü.

ABD Uluslararası Dini Özgürlükler Komisyonu, Kırım'daki kadın siyasi tutsakları gündeme taşıdı Haber

ABD Uluslararası Dini Özgürlükler Komisyonu, Kırım'daki kadın siyasi tutsakları gündeme taşıdı

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Uluslararası Dini Özgürlükler Komisyonu (USCIRF), işgal altındaki Kırım’da Rus işgal güçleri tarafından haksız yere tutuklanan ve dini inançları nedeniyle zulme uğrayan dört Kırım Tatarı kadının dosyasını kamuoyuna açıkladı. Yayımlanan rapor, Rusya’nın işgal altındaki Ukrayna topraklarında yürüttüğü dini ve siyasi baskı politikalarının ulaştığı boyutu bir kez daha gözler önüne sererken, ABD Dışişleri Bakanlığına da Kremlin yönetimine karşı harekete geçme çağrısında bulundu. DİNİ İNANÇLARI NEDENİYLE HEDEF ALINDILAR USCIRF, Rus makamlarınca sözde "Hizb-ut Tahrir" davası kapsamında suçlanan Esma Nimetulayeva, Nasiba Sayidova, Elviza Aliyeva ve Fevziye Osmanova’nın profillerini yayımladı. Komisyon, Ekim 2025'te evlerine düzenlenen baskınların ardından tutuklanan bu dört kadının, yalnızca dini inançları ve dini kuruluşlarla olan bağlantıları sebebiyle alıkonulduğunu vurguladı. Beş çocuk annesi ve siyasi tutsak Remzi Nimetulayev’in eşi Esma Nimetulayeva, anaokulu çalışanı Nasiba Saidova, fırın çalışanı Elviza Aliyeva ve aile işletmesinde çalışan Fevziye Osmanova’nın evlerinde sabahın erken saatlerinde yapılan aramalarda yasaklı dini yayın arandığı ve ardından tutuklanarak cezaevine gönderildikleri kaydedildi. İŞGAL ALTINDAKİ BÖLGELERDE SİSTEMATİK BASKI Bununla birlikte USCIRF’in yıllık dini özgürlükler raporunda, Rusya’nın işgal ettiği Ukrayna topraklarında uyguladığı baskıcı rejimi genişlettiği tescillendi. İşgalci yönetimin bağımsız dini toplulukları yasakladığı, sözde yasa dışı misyonerlik iddiasıyla para cezaları kestiği, dini liderleri tutuklayarak mülklere el koyduğu ifade edildi. Özellikle Kırım Tatarlarının hedef alındığı belirtilen raporda, yüzlerce Kırım Tatarının 10 ila 24 yıl arasında değişen ağır hapis cezalarına çarptırıldığı hatırlatıldı. Ayrıca tutukluların işkence, tıbbi bakım yetersizliği, dini vecibelerin engellenmesi ve Kuran-ı Kerim gibi dini kitaplara el konulması gibi ciddi hak ihlallerine maruz kaldığı belgelendi. ABD DIŞİŞLERİ BAKANLIĞINA RUSYA ÇAĞRISI Gerçekleştirilen saha analizleri ve ihlal raporları doğrultusunda USCIRF, ABD Dışişleri Bakanlığına net bir tavsiyede bulundu. Komisyon, sistematik, devam eden ve korkunç boyutlara ulaşan dini özgürlük ihlalleri nedeniyle Rusya’nın "Din özgürlüğünün sistematik ihlalleri nedeniyle özel endişe duyulan ülkeler" listesine yeniden dahil edilmesini talep etti. KADINLAR SİYASİ HEDEF HÂLİNE GELDİ İşgalci Rus güçleri 15 Ekim 2025 tarihinde dört Kırım Tatar kadını haksız gerekçelerle alıkoyarak FSB ofisine götürdü. Ertesi gün sözde mahkemeye çıkarılan Esma Nimetulayeva, Elviza Aliyeva, Nasiba Saidova ve Fevziye Osmanova sözde "terör örgütü faaliyeti yürütmek ve ilgili örgütün faaliyetlerine katılmakla" yasa dışı bir şekilde suçlanarak tutuklandı. İŞGALCİLERDEN BAŞÖRTÜSÜNE FİZİKSEL MÜDAHALE Gözaltı merkezine getirildiği ilk günlerde FSB görevlisi bir kadının Fevziye Osmanova'nın başörtüsü takmasını yasakladığı, hatta erkek görevlilerin yanında başörtüsünü yırttığı bildirildi. Öte yandan kendisiyle birlikte zorla alıkonulan diğer iki siyasî tutsak Esma Nimetulayeva ve Nesibe Saidova'nın da aynı muameleyle karşı karşıya kaldığı öğrenildi. KIRIM’DAN MOSKOVA’YA ADALET YOLCULUĞU Haksız yere alıkonulan dört Kırım Tatar kadının aileleri başta olmak üzere 16 Kırım Tatarından oluşan heyet, Rusya İnsan Hakları Yetkilisi (Ombudsman) Tatyana Moskalkova ile görüşmek amacıyla 29 Ekim’de Kırım’dan Moskova’ya yola çıktı. Hak arayışı yolunda son 36 saat içinde Rus kolluk kuvvetleri tarafından 5 defa alıkonulan Kırım Tatarları, Rusya Ombudsmanlık Ofisine ulaşmayı başardı. Nasibe Saidova, Fevziye Osmanova ve Elvize Aliyeva’nın aileleri ile avukat Nazim Şeyhmambetov, haksız yere alıkonulan Kırım Tatar kadınların serbest bırakılması talebini içeren dilekçeyi Rusya Ombudsman Ofisine sundu. Dilekçeye Kırım’ın farklı şehir ve köylerinden toplanan 6 bin 500 bin imza atıldı. Heyet, aynı dilekçeyi Rusya Başsavcılığına ve Devlet Başkanlığı İdaresine de sundu. Ancak bu çabalar hiçbir sonuç vermedi.

Kırım’daki siyasi tutsakların 159'u Kırım Tatarı: ZMİNA güncel rakamları açıkladı Haber

Kırım’daki siyasi tutsakların 159'u Kırım Tatarı: ZMİNA güncel rakamları açıkladı

ZMİNA İnsan Hakları Merkezi Başkanı Tetyana Peçonçık, Rus işgali altındaki Kırım'da devam eden insan hakları ihlallerine ve siyasi tutsakların durumuna ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Peçonçık, yarımadada siyasi baskıların ve uydurma davaların en büyük hedefinin Kırım Tatarları olduğunu vurguladı. "247 SİYASİ TUTSAKTAN 159’U KIRIM TATARI” İşgalci Rus yönetiminin alıkoyduğu sivillere dair güncel verileri paylaşan Peçonçık, şu ifadeleri kullandı: Sadece Kırımlı siyasi tutsakların sayısından bahsedecek olursak, şu an itibarıyla bu kategoride en az 247 kişinin olduğunu biliyoruz ve bunların 159'u Kırım Tatarıdır. Kırım’daki siyasi tutsakların ezici çoğunluğunu Kırım Tatarları oluşturmaktadır. Üstelik bunların büyük bir kısmı çok ağır suçlamalar çerçevesinde zulme uğramaktadır. TERÖRİZM YALANIYLA 20 YILA KADAR AĞIR CEZALAR Rus yargısının Kırım Tatarlarına yönelik asılsız suçlamalarına değinen Peçonçık, "Örneğin Hizb-ut Tahrir Davası'nda yargılananlar 'terörizm' suçlamasıyla karşı karşıyadır; bu da 10, 15, 20 yıl hapis cezaları demektir. Rusya Federasyonu’nun bu insanları koşulsuz şartsız serbest bırakması gerekirdi; çünkü bu insanlar hapis yatmalarını gerektirecek hiçbir suç işlemediler." değerlendirmesinde bulundu. “TÜM KAPILARI ÇALMAK VE TEK SES OLMAK ZORUNDAYIZ” Uluslararası kamuoyuna ve insan hakları savunucularına çağrıda bulunan Peçonçık, kamuoyu baskısının hayat kurtarıcı rolüne şu sözlerle dikkat çekti: Sonuç alabilmek için tüm kapıları zorlamak ve mevcut tüm mekanizmaları devreye sokmak büyük önem taşıyor. Ukrayna'da ve dünyanın farklı ülkelerinde insanların tek ses hâlinde hareket etmesinin ardından tutukluların serbest bırakıldığı örnekleri biliyoruz.

Kırım Tatar siyasi tutsak Niyara Ersmambetova Rusya'ya sürgün edildi: Yeni cezaevi Kırım’dan bin 700 kilometre uzaklıkta! Haber

Kırım Tatar siyasi tutsak Niyara Ersmambetova Rusya'ya sürgün edildi: Yeni cezaevi Kırım’dan bin 700 kilometre uzaklıkta!

Kırım’da Rus işgal güçleri tarafından haksız yere alıkonularak 15 yıl hapis cezasına çarptırılan eczacı ve iki çocuk annesi Kırım Tatarı Niyara Ersmambetova’nın yasa dışı olarak Akmescit’teki 1 Numaralı Tutukevi'nden Rusya’ya sevk edildiğini bildirildi. Kırım'daki hak ihlallerini takip eden “Mahkeme: Kırım Bölümü" (Tribunal. Crimean Episode) insan hakları girişiminin Rusya Federal Ceza İnfaz Servisi (FSIN) kaynaklarına dayandırdığı bilgilere göre Ersmambetova, Kırım’dan yaklaşık bin 700 kilometre uzaklıkta bulunan Mordovya’daki cezaevine götürülüyor. İKİ ÇOCUK VE YAŞLI BABA YALNIZ BIRAKILDI Niyara Ersmambetova, Rus ordusuna karşı faaliyet gösteren "Ateş" direniş hareketiyle iş birliği yaptığı iddiasıyla geçen yılın kasım ayında sözde "vatana ihanet" suçlamasından 15 yıl hapis cezasına çarptırılmış, bu karar nisan ayında temyiz mahkemesince de onanmıştı. İnsan hakları uzmanları, yargılama sürecindeki hukuksuzluklara dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: İlk derece ve istinaf mahkemeleri, kadının geride bakıma muhtaç yaşlı babasını ve iki küçük çocuk bıraktığı gerçeğini tamamen göz ardı etti. Çocuklar ergenlik çağına ulaşana kadar cezanın ertelenmesi yönündeki talepler reddedildi. Sivil nüfusun işgal altındaki topraklardan başka bölgelere nakledilmesi 4. Cenevre Sözleşmesi uyarınca yasaktır ve bu durum savaş suçu teşkil edebilir. Ersmambetova’nın nakil kararında parmağı olan tüm yetkililer tespit edilecek ve savaş suçlusu olarak yargılanacaklardır. ANNE TUTUKLU, ÇOCUKLAR DEDENİN YANINDA Rus işgal güçleri tarafından 2025 yılı mayıs ayında annesinin cenazesinden sadece bir hafta sonra alıkonulan Ersmambetova’nın geride bıraktığı 9 yaşındaki kızı ve 16 yaşındaki oğlu, II. grup engelli olan 70 yaşındaki dedeleriyle birlikte yaşıyor. Alıkonulmadan önce Niyara Ersmambetova tüm aileyi geçindiriyordu. Soruşturma sürecinde dayanılmaz tutukluluk koşulları ve sağlık durumunun kötüleşmesi nedeniyle Ersmambetova, 8 Haziran tarihinde tutukevinde açlık grevi başlattığını duyurmuştu.

Kırım Tatar halkının hakları BM gündeminde: Rusya’nın etnik temizlik ve asimilasyon politikası ifşa edildi Haber

Kırım Tatar halkının hakları BM gündeminde: Rusya’nın etnik temizlik ve asimilasyon politikası ifşa edildi

Kırım Tatar Kaynak Merkezi (KTRM), BM Yerli Halkların Hakları Uzman Mekanizması’nın (EMRIP) 19. oturumu kapsamında Cenevre'de önemli bir panel düzenledi. "Çatışma ve Çatışma Sonrası Yeniden İnşa Koşullarında Yerli Halklar" başlıklı etkinlik, Kırım Tatarlarının yaşadığı hak ihlallerini dünya kamuoyuna sundu. Panel öncesinde, Ukrayna kökenli ABD’li yönetmen Krıstına Paşçın’ın (Christina Paschin) Kırım Tatar halkının kimlik mücadelesini ve Rus işgalinin sonuçlarını anlatan Hafızaya Kazınanlar (Etched in Memory) adlı belgeselinin fragmanı gösterildi. "BU SADECE TOPRAK İŞGALİ DEĞİL, KİMLİĞİ SİLME GİRİŞİMİ” Ukrayna’nın BM Cenevre Ofisi Daimi Temsilcisi Yevgeniy Tsımbalyuk, panelin açılış konuşmasında Rusya’nın emperyalist hırslarına dikkat çekerek şunları kaydetti: Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırganlığı sadece bir toprak gaspı değildir. Bu, milli kimliği silmeye, tarihi yeniden yazmaya ve kendi emperyal anlatılarını dayatmaya yönelik geniş bir politikanın parçasıdır. Rusya, işgal altındaki Ukrayna topraklarında Ukraynasızlaştırma, zorunlu asimilasyon ve demografik yapıyı değiştirme politikası uygulayarak, işgal altında yaşayan insanların temel haklarını ve uluslararası hukuk normlarını ihlal ediyor. DOKUZ YILDA 10 BİNDEN FAZLA İNSAN HAKLARI İHLALİ Etkinlikte söz alan Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı ve Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Üyesi Eskender Bariyev, Kırım’daki güncel hak ihlallerine ilişkin raporu paylaştı. “Savaş suçlarının ve insan hakları ihlallerinin temel nedeni işgaldir.” diyen Bariyev, yaşanan baskıların tesadüfi olmadığını, Rus Çarlığı’nın 1783’teki işgali ve Sovyet rejiminin 1944’teki sürgünüyle başlayan soykırım politikasının modern şekliyle bir devamı olduğunu belirtti. Merkezin verilerine göre 2017-2025 yılları arasında işgal altındaki Kırım’da 10 bin 727 temel insan hakkı ihlali yaşandı ve bu ihlallerin 7 bin 166’sı doğrudan Kırım Tatarlarını hedef aldı. Bölgede 545 siyasi amaçlı ceza davası açıldığı, 183'ü Kırım Tatarı olmak üzere 372 siyasi tutsak bulunduğu, 61 kişinin öldürüldüğü ve 29 kişinin zorla kaybedildiği açıklandı. Bariyev ayrıca, 2024-2025 yıllarında 30 kadının tutuklandığını, toplamda ise 84 kadının (20'si Kırım Tatarı, 1'i Karay Türkü) adli takibata uğradığını belirterek, Rusya’nın ceza hukukunu muhalif kimliği bastırmak için bir araç olarak kullandığını vurguladı. “Bugün Ukrayna'nın yerli halkları, Kırım Tatarları, Karaylar ve Kırımçaklar, açık siyasi ve hukuki korumaya ihtiyaç duyuyor.” diyen Bariyev uluslararası topluma; Kırım Tatar halkına yönelik sistemli baskıların insanlığa karşı suç olarak tanınması, baskılardan sorumlu kişilere yönelik bireysel yaptırımların ve uluslararası ceza mekanizmalarının güçlendirilmesi, siyasi tutsakların korunması ve yerli halk temsilcilerinin Kırım’ın işgalden kurtarma süreçlerine dahil edilmesi çağrısında bulundu. RUSYA İÇİNDEKİ AZINLIKLAR DA TEHLİKEDE Panelde konuşan Sami halkı ve Rusya Yerli Halkları Uluslararası Komitesi (ICIPR) Temsilcisi Andrey Danilov ise Rusya Federasyonu içindeki yerli halkların durumuna değindi. Danilov, bu halkların onlarca yıldır yoğun bir Ruslaştırma politikasına maruz kaldığını ve dillerini kullanmalarının yasaklandığını belirtti. Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşta yerli halkları orantısız bir şekilde askere aldığını vurgulayan Danilov, bu durumun zaten sayıca az olan bu halklar için ciddi bir demografik tehdit oluşturduğunu ve bu suça ortak edilmemeleri gerektiğini ifade etti. Panelin moderatörü, Kırım Tatar Kaynak Merkezi hukukçusu Lyudmyla Korotkıh, Rusya’nın işlediği suçların belgelenmesinin gelecekte adaletin sağlanması için en temel şart olduğunu vurguladı.

4. evre kanser hastası Kırım Tatar siyasi tutsak Lenur Halilov’a ilaç verilmiyor Haber

4. evre kanser hastası Kırım Tatar siyasi tutsak Lenur Halilov’a ilaç verilmiyor

Kanser teşhisi nedeniyle tahliyesine karar verilen ancak daha sonra tahliye kararı yasa dışı bir şekilde iptal edilerek tekrar hapse atılan Kırım Tatar siyasi tutsak Lenur Halilov’un, tutulduğu cezaevinde acil tıbbi yardıma ve etkili ağrı kesicilere erişemediği bildirildi. Kırım Tatar gazeteci ve insan hakları savunucusu Lütfiye Zudiyeva’nın sosyal medya hesabı üzerinden paylaştığı bilgilere göre, Rusya’nın Arhangelsk Bölgesi Federal Cezaevi Hizmetleri (FSIN) hastanesinde bulunan Halilov, dördüncü evre kanser hastalığıyla mücadele ediyor. YAN ETKİLERİ AĞIR OLAN İLAÇ VERİLİYOR, ETKİLİ AĞRI KESİCİ REDDEDİLİYOR Zudiyeva, cezaevi hastanesi yönetiminin Halilov’a şu ana kadar yalnızca "Sorafenib" adlı ilacı reçete ettiğini, ancak bu ilacın çok ağır yan etkilere yol açtığını ve hastanın şiddetli ağrılarını dindirmede yetersiz kaldığını belirtti. Yakınlarının aktardığı bilgilere göre, dördüncü evre kanserin yarattığı dayanılmaz ağrılarla boğuşan siyasi tutsak, onkoloji hastalarında güçlü bir ağrı kesici olarak kullanılan "Tramadol" ilacının kendisine ulaştırılmasını istiyor. Ancak kırmızı reçeteye tâbi olan bu ilacın, ailesi tarafından dışarıdan bağımsız olarak satın alınması ve Rusya cezaevi sistemindeki bir hastaneye elden teslim edilmesi yasal prosedürler ve bürokratik engeller nedeniyle mümkün olmuyor. “HAYATI TAMAMEN CEZAEVİ YÖNETİMİNİN ELİNDE” Gazeteci Lütfiye Zudiyeva, Lenur Halilov’un sağlığının ve halihazırda kritik sınırda olan yaşamının tamamen Rusya cezaevi sistemindeki sağlık tesisinin idaresine bağlı olduğunu vurguladı. Durumun saniyelerle yarışacak kadar acil bir müdahale gerektirdiğinin altını çizen Zudiyeva, “Lenur Halilov, sağlık durumu ve tıbbi ihtiyaçlarına uygun olarak yeterli ağrı kesici de dahil olmak üzere kapsamlı tıbbi bakıma ihtiyaç duymaktadır.” dedi. İŞGALCİ RUSYA, TAHLİYE KARARINI İPTAL EDEREK HALİLOV’U TEKRAR TUTUKLAMIŞTI Halilov, Rusya tarafından yasa dışı yollarla 10 Haziran 2019 tarihinde gözaltına alınıp tutuklanarak 18 yıl hapse mahkûm edilmişti. Ekim 2022’den bu yana tutulduğu Vladimir cezaevinden Şubat 2025’te Arhangelsk’teki 1 numaralı cezaevine transfer edilen Halilov’un, hemen sonra cezaevinin hastanesine kaldırıldığı aktarıldı. 2025 yılının temmuz ayı ortalarına kadar söz konusu hastanede kalan Halilov’a en son kanser teşhisi konuldu. Halilov’un hapisteyken lenf bezlerinde metastaz yapan birincil karaciğer kanseri, kronik hepatit C, ikinci derece hipertansiyon, küçük karaciğer kistleri, sol böbrek kisti ve böbrek taşları dâhil olmak üzere birçok sağlık sorunundan muzdarip olduğu bildirildi. Ağustos 2025’te kötü huylu kanserli tümör ve “hastalığı cezayı önleyen hastalıklar listesinde” olduğu için Halilov, hapishanede tutulamayacağı kararı ile serbest bırakılmıştı. Öte yandan işgalciler bu tahliye kararını yasa dışı bir şekilde iptal ederek 8 Kasım 2025 tarihinde kendisini tekrar tutuklamıştı. Söz konusu hastalıklar, Rusya hükûmetinin 54 sayılı kararnamesine göre cezaevi koşullarında tutulması yasak olan rahatsızlıklar arasında yer alıyor.

Refat Çubarov: İşgal altındaki tüm Ukrayna topraklarının özgürleştirilmesi Kırım'ın kurtarılmasıyla başlayacak Haber

Refat Çubarov: İşgal altındaki tüm Ukrayna topraklarının özgürleştirilmesi Kırım'ın kurtarılmasıyla başlayacak

Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin Kırım'daki Rus askeri hedeflerine yönelik operasyonları artarken, yarımadada derin akaryakıt ve altyapı krizi baş gösteriyor. Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, işgal altındaki yarımadadaki son durumu, halkın ruh halini ve Ukrayna ordusunun Kırım stratejisini Kırım Haber Ajansına (QHA) değerlendirdi. Çubarov, yakıt krizi, ekonomik sıkıntılar ve askeri tesislere yönelik bombardımanlar nedeniyle Kırım halkının hayatının şüphesiz çok zorlaştığını belirterek, "Kırım'ın özgürleşmesini bekleyen, Ukrayna devletine sadık kalan insanlar, yaşadıkları tüm bu korku ve zorluklara rağmen büyük bir sabır gösteriyorlar. Onlar, ‘Dayanmaya hazırız, ancak en önemlisi başlayan şeyin Kırım'ın kurtuluşuyla sona ermesidir.’ diyorlar. Bir keresinde bir vatandaşımız bana, '2023 yılındaki o meşhur karşı taarruz döneminde yaşadığımız hayal kırıklığını yeniden yaşamak istemiyoruz' demişti. Yani yüz binlerce Kırım Tatarı ve etnik Ukraynalı Kırım’ın işgalden kurtarılmasını bekliyor ve dayanmaya hazırlar.” ifadelerini kullandı. “KERÇ KÖPRÜSÜNÜN YIKILMASI RUSLAR İÇİN ÖLÜMCÜL BİR ŞOK OLUR” Yarımadadaki ikinci grup olan ve işgalden sonra bölgeye yasa dışı yollarla yerleşen Rus nüfusun ise gelecekleri konusunda inanılmaz derecede kaygılı olduğunu aktaran Çubarov, "Çünkü bir şekilde Kırım’ın güya 'kadim bir Rus toprağı' olduğuna kendilerini inandırmışlardı ya da Putin’e ve Kremlin propagandasına inanmak işlerine gelmişti. Ancak yasa dışı olarak yerleştikleri bu toprakların aslında işgal edilmiş, çalınmış bir mülk olduğunu içten içe kendileri de çok iyi biliyorlar." dedi. Şu an için kitlesel bir kaçış yaşanmasa da bu kaygı durumunu tam bir paniğe dönüştürecek yeni kırılma noktalarının kapıda olduğuna dikkat çeken KTMM Başkanı, "Kerç Köprüsü'nün tamamen yıkılması veya ağır hasar alması böyle bir etki yaratacaktır. Bu köprünün ortadan kaldırılması, Rusların Kırım’a, kendilerine ve Rusya'nın gücüne dair tüm zihinsel algılarına indirilecek şok edici, ölümcül bir darbe olur." değerlendirmesinde bulundu. Çubarov, şu an için yarımadayı terk edenlerin çoğunlukla tatil için gelip lojistik zorluklarla karşılaşan Rus turistler olduğunu sözlerine ekledi. “İŞGAL ALTINDAKİ TOPRAKLARIN ÖZGÜRLEŞTİRİLMESİ KIRIM’DAN BAŞLAYACAK” Kırım etrafında çok net ve planlı bir tam abluka stratejisinin yürütüldüğünü gözlemlediğini ifade eden Çubarov, işgalcilerin Rostov-on-Don'dan başlayıp işgal altındaki Mariupol ve Melitopol üzerinden Kırım'a bağladığı kara koridorunun büyük ölçüde Ukrayna ordusunun ateş kontrolü altına girdiğini vurguladı. Bu durumun Rusya'nın askeri birliklerine ve sivil alanlara akaryakıt ile gıda tedarik etme kabiliyetine ağır bir darbe vurduğunu belirten Çubarov, "Kırım’ın dış dünyadan tamamen izole edilmesi, işgal ordusunun operasyonlarını yürütebilmesi için gereken tüm hayati sistemlerin felç olması anlamına gelecek. Görünen o ki Ukrayna tarafı, Rusları masaya oturmaya veya askerlerini çekmeye zorlayacak adımları kararlılıkla atıyor." dedi. Bugüne kadar kullanılan "Savaş Kırım'la başladı, Kırım'ın kurtuluşuyla bitecek" sloganının artık güncellendiğini belirten Çubarov, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Öyle bir an gelecek ki masada Rusların önüne koyacağımız tek şart ordularını Kırım'dan çekmeleri olacak. Bu yüzden o eski sloganın bugün biraz revize edilmesinin vakti geldi: Savaş Kırım'la başladı ve işgal altındaki tüm Ukrayna topraklarının özgürleştirilmesi de Kırım'ın kurtarılmasıyla başlayacak."

Kırım Tatar siyasi tutsak Niyara Ersmambetova açlık grevi başlattı Haber

Kırım Tatar siyasi tutsak Niyara Ersmambetova açlık grevi başlattı

Kırım’da Rus işgal güçleri tarafından haksız yere alıkonularak 15 yıl hapis cezasına çarptırılan eczacı ve iki çocuk annesi Kırım Tatarı Niyara Ersmambetova tutulduğu cezaevindeki insanlık dışı şartları protesto etmek amacıyla açlık grevi başlattı. 8 Haziran 2026'dan bu yana hiçbir şey yemeyen Ersmambetova'nın sağlık durumunun kritik bir eşiğe geldiği bildirildi. Kırım İnsan Hakları Grubunun aktardığı bilgilere göre, Ersmambetova'nın tutulduğu cezaevindeki koşullar tam anlamıyla bir hak ihlali tablosu çiziyor. Daha önce verem hastalarının karantina amacıyla tutulduğu hijyenden uzak bir hücreye konulan Kırım Tatar kadının kaldığı yerde tuvaletin bozuk olduğu ve çalışmadığı belirtildi. Cezaevi yönetiminin ise mahkumlara açıkça "burayı tamir etmeyeceğiz" diyerek durumu psikolojik ve fiziksel işkence aracına dönüştürdüğü aktarıldı. Bununla birlikte hapisteyken kan şekeri tehlikeli seviyelere yükselen Ersmambetova'nın vücudunda ciddi alerjik reaksiyonlar ve ağır döküntüler baş gösterdiği, ancak kendisine gerekli tıbbi müdahalenin sağlanmadığı öğrenildi. DÜZMECE DAVAYLA ÇOCUKLARINDAN KOPARILAN BİR ANNE Kırım'ın Seyitler (Nijnegorsk) bölgesi sakini iki çocuk annesi, 37 yaşındaki Kırım Tatarı Niyara Ersmambetova eczacı olarak çalışıyordu. Annesinin cenazesinden sadece bir hafta sonra alıkonulan Ersmambetova’nın geride bıraktığı 9 yaşındaki kızı ve 16 yaşındaki oğlu, engelli olan 70 yaşındaki dedeleriyle birlikte yaşıyordu. Alıkonulmadan önce Niyara Ersmambetova tüm aileyi geçindiriyordu. Rus işgal güçleri kadını 2025 yılı mayıs ayında alıkoyarak “Ateş” adlı direniş hareketiyle iş birliği yapmakla ve Rus ordusuna ait yakıt depoları ile hava savunma mevzilerine ilişkin bilgileri iletmekle suçladı. Sözde yargılama süreci jet hızıyla ilerletilerek Aralık 2025'te Kırım’ın sözde Yüksek Mahkemesi tarafından Ersmambetova'ya "vatana ihanet" suçlamasıyla 15 yıl ağır hapis cezası verildi. Son olarak Nisan 2026'da Rusya’nın Soçi kentindeki Üçüncü Temyiz Mahkemesi, Kırım Tatar siyasi tutsağın cezasına karşı yapılan itiraz başvurusunu da tamamen reddederek 15 yıllık düzmece hükmü onamıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.