SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kktc

QHA - Kırım Haber Ajansı - Kktc haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kktc haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Barcelona’nın KKTC’de kamp kararı Rum kesimini ayağa kaldırdı! Haber

Barcelona’nın KKTC’de kamp kararı Rum kesimini ayağa kaldırdı!

İspanya’nın dünyaca ünlü futbol kulübü Barcelona'nın futbol akademisinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) kamp düzenleyeceğini duyurması, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde (GKRY) büyük tepkiye yol açtı. Barcelona’nın resmî Barça Academy platformunda Lefkoşa’daki kamp programına yer vermesi üzerine Rum tarafı harekete geçti. Kıbrıs Rum Futbol Federasyonu (KOP), organizasyonun KKTC’de düzenlenmesine karşı UEFA’ya protesto başvurusunda bulunarak kampın engellenmesini istedi. BARCELONA’NIN İNTERNET SİTESİNDEKİ DUYURU TARTIŞMAYI BÜYÜTTÜ Tartışmanın merkezinde, Barcelona’nın resmî platformunda kampın düzenleneceği yerin Lefkoşa olarak belirtilmesi bulunuyor. Rum basını, Barcelona’nın KKTC’de bir kamp düzenleme kararını sert ifadelerle eleştirdi. Rum medyasında yer alan haberlerde, Barcelona’nın sözde “işgal altındaki topraklarda” kamp düzenleyeceği öne sürülürken, kulübün internet sitesinde kamp programına yer verilmesi de “ciddi sorular doğuran bir terminoloji” olarak değerlendirildi. Barcelona’nın akademi programının siyasi bir tartışmaya dönüşmesinin ardından Rum muhalefeti de hükûmete çağrıda bulundu. Muhalefet partileri, Rum Dışişleri Bakanlığının İspanya hükûmetiyle temasa geçerek Barcelona’nın kamp programının iptal edilmesi için girişimde bulunmasını istedi. UEFA’YA ŞİKAYET Kıbrıs Rum Futbol Federasyonu da kamp duyurusunun ardından UEFA nezdinde girişim başlattı. KOP, KKTC’de gerçekleştirilecek bir futbol kampının FIFA ve UEFA kurallarına uygun olmadığını savundu. Rum tarafı, uluslararası futbol faaliyetlerinin GKRY üzerinden yürütülmesi gerektiğini savunurken, Barcelona akademisinin Lefkoşa’daki kampı bu yaklaşımın dışında bir organizasyon olarak değerlendirildi. Rum Dışişleri Bakanlığı da kampın düzenlenmesini önlemek amacıyla yoğun diplomatik girişimlerde bulunulduğunu açıkladı. ÜSTEL’DEN SERT TEPKİ Kamp tartışması KKTC’de de gündeme geldi. KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Barcelona akademisinin organizasyonunun engellenmeye çalışılmasına tepki gösterdi. Üstel, Rum tarafının yaklaşımının Kıbrıs’ta güven ortamının oluşturulmasına zarar verdiğini belirterek, “Böyle bir anlayışla ne güven yaratılır ne de Kıbrıs’ta yeni bir gelecek kurulabilir.” dedi. KKTC Başbakanı, baskılar karşısında geri adım atmayacaklarını vurgulayarak, “Biz bu zihniyete dün de boyun eğmedik, bugün de eğmeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.

BM Genel Sekreteri Guterres, Kıbrıs'ta Erhürman ve Hristodulidis ile görüştü Haber

BM Genel Sekreteri Guterres, Kıbrıs'ta Erhürman ve Hristodulidis ile görüştü

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'in öncülüğünde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis arasında Lefkoşa'daki BM Ara Bölgesi'nde üçlü görüşme gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’a görüşmede Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Mehmet Dânâ ile Diplomasi ve Dış İlişkiler Danışmanı İpek Borman eşlik etti. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e ise, BM Siyasi İşler ve Barış İnşasından Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary A. DiCarlo, BM Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguín Cuellar, Özel Asistan Tiyanjana Mphepo ve BM Siyasi İşler Görevlisi Ruth Sigalus eşlik etti. BM Merkezi'nde sabah saatlerinde başlayan görüşme yaklaşık bir saatin ardından sona erdi. Görüşmenin ardından KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman ile GKRY lideri Hristodulidis bölgeden ayrılırken, BM Genel Sekreteri Guterres basın toplantısı düzenledi. Guterres, taraflar ve garantör ülkelerden "Beş Artı Bir" formatındaki toplantıya geçilmesi konusunda onay aldığını belirterek, bu sürecin başlaması için güven artırıcı adımların, metodolojik hazırlıkların ve içerik çalışmalarının tamamlanması gerektiğini söyledi. "BM BARIŞI ZORLA DAYATAMAZ" Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallık'ın sürece desteğinin önemine dikkat çeken Guterres, garantör ülkelerin yapıcı katkılarının devam edeceğine inandığını ifade etti. BM'nin çözümü taraflara dayatamayacağını vurgulayan Guterres, "BM barışı zorla dayatamaz ancak Kıbrıs halkına destek verme kararlılığını sürdürmektedir." dedi. Guterres, Kıbrıs'ta kalıcı bir çözüme ulaşılmasının yalnızca ada halkının barış ve refahı açısından değil, aynı zamanda giderek daha istikrarsız hâle gelen Doğu Akdeniz ve çevre bölge için de önemli bir istikrar unsuru olacağını belirtti. Guterres ayrıca, sürecin ilerleyebilmesi için taraflar arasında güvenin artırılmasının ve gerekli hazırlıkların tamamlanmasının kritik öneme sahip olduğunu kaydetti.

Türk Dışişlerinden gurur dolu Kıbrıs Barış Harekâtı açıklaması Haber

Türk Dışişlerinden gurur dolu Kıbrıs Barış Harekâtı açıklaması

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Türk milletinin ve Kıbrıs Türk halkının en büyük gurur günlerinden biri olan 20 Temmuz Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 52. yıl dönümü dolayısıyla yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, yarım asır önce gerçekleştirilen tarihi müdahalenin hukuki meşruiyetine ve adada sağladığı huzur ortamına dikkat çekildi. "KIBRIS TÜRK HALKI, KKTC’NİN ÇATISI ALTINDA, BAŞI DİK, HUZUR VE EMNİYET İÇİNDE YAŞAMAKTADIR" Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan resmi mesajda, 1974 yılında gerçekleştirilen harekatın uluslararası hukuktan doğan haklar çerçevesinde yapıldığı hatırlatıldı. Türkiye’nin Kıbrıslı soydaşlarını yalnız bırakmadığını belirten açıklamada şu ifadelere yer verildi: Kıbrıs Türk halkının özgürlük mücadelesini taçlandıran Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 52. yıldönümünü gururla kutluyoruz! Bundan tam 52 yıl önce Türkiye, 1960 Garanti Antlaşması’ndan kaynaklanan hak ve yükümlülükleri çerçevesinde harekete geçerek Kıbrıs Türkü’nün can güvenliğini ve Ada’daki varlığını teminat altına almıştır. Bakanlık, bu şanlı harekat sayesinde Kıbrıs Türk halkının bugün kendi devlet çatısı altında güven içinde yaşadığını vurgulayarak, "Bugün Kıbrıs Türk halkı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin çatısı altında, özgürce dalgalanan bayrağının altında başı dik, huzur ve emniyet içinde yaşamaktadır." mesajını paylaştı. "Egemen Eşitliğin Tanınması İçin Tüm Gücümüzle Çalışacağız" Gelecek döneme yönelik diplomatik vizyonun ve kararlılığın da altı çizlen açıklamada, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) uluslararası arenada hak ettiği statüyü kazanması için mücadelesini sürdüreceği beyan edildi. Açıklamanın devamında, Türkiye'nin dün olduğu gibi bugün de tüm gücüyle Kıbrıs Türkü'nün arkasında durduğu belirtilerek şu kararlılık vurgulandı: Anavatan ve Garantör Türkiye, dün olduğu gibi bugün ve gelecekte de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin menfaatlerini korumaya, Kıbrıslı Türklerin özden gelen hakkı olan egemen eşitlik ve eşit uluslararası statülerinin tanınması için tüm gücüyle çalışmaya devam edecektir. Kahraman Mehmetçik ve Mücahitlere Minnet Dışişleri Bakanlığı mesajının son bölümünde, adada dökülen kanı durdurmak ve barışı kalıcı kılmak adına canlarını siper eden kahramanları da unutmadı. Millî dava uğruna toprağa düşen aziz şehitler ve gaziler şu sözlerle yad edildi: Kıbrıs’ta barışı tesis eden, milli davamız uğruna gözünü kırpmadan şehadet mertebesine erişen Mehmetçiklerimizi ve Mücahitlerimizi rahmetle anıyor; Gazilerimize minnetlerimizi sunuyoruz.

MSB'den Avrupa Parlamentosuna "Kıbrıs" tepkisi: "Türk askeri barışın teminatıdır" Haber

MSB'den Avrupa Parlamentosuna "Kıbrıs" tepkisi: "Türk askeri barışın teminatıdır"

Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanlığı (MSB), Avrupa Parlamentosunun Kıbrıs'a ilişkin kararına sert tepki göstererek, Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan iddiaların "mesnetsiz, akıl dışı ve alçakça" olduğunu belirtti. Bakanlığın HAVELSAN'da düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından basın mensuplarının sorularına yönelik yapılan açıklamada, Avrupa Parlamentosunun Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı sistematik saldırıları, katliamları ve zorla göç ettirmeleri görmezden geldiği ifade edildi. Avrupa Parlamentosunda Kıbrıs konusunda alınan karara ilişkin Bakanlık tarafından, "Kıbrıs Türk halkının Ada'da maruz kaldığı sistematik saldırıların, katliam ve zorla göç ettirmelerin üzerine Kıbrıs Türk halkını yok olmaktan kurtaran 1974 Barış Harekatı hakkında, Avrupa Parlamentosu tarafından kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan mesnetsiz, akıl dışı ve alçakça iddiaları ve alınan kararı şiddetle reddediyoruz." denildi. "KATLİAMLARI GÖRMEZDEN GELENLERİN BUGÜN TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNİ SUÇLAMAYA KALKMASI TRAJİKOMİKTİR" Kararın, Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı katliamları, toplu mezarları ve yıllarca süren insanlık dışı saldırıları görmezden geldiği, bu durumun Avrupa Parlamentosundaki akıl tutulmasının ve Rum propagandasını esas alan tek taraflı yaklaşımın açık bir göstergesi olduğu aktarıldı. Bakanlık, Enosis hedefi doğrultusunda 1963'ten itibaren EOKA tarafından 103 Türk köyünün yakılıp yıkıldığını, yaklaşık 30 bin Kıbrıs Türkünün yerinden edildiğini ve çok sayıda kadın, çocuk ile yaşlının hayatını kaybettiğini hatırlatıldı. Açıklamada, "Kanlı Noel'de, Ayvasıl'da, Muratağa, Sandallar ve Atlılar'da işlenen katliamları görmezden gelenlerin bugün Türk Silahlı Kuvvetlerini suçlamaya kalkması trajikomiktir." ifadelerine yer verildi. MSB tarafından yapılan açıklamada, Türkiye'nin garantör devlet olarak uluslararası anlaşmalardan doğan hak ve yetkileri çerçevesinde Kıbrıs Türk halkının güvenliğini sağlamayı sürdüreceğini ve Ada'da kalıcı barış ile istikrarın korunmasına katkı vermeye devam edeceğini belirterek şu ifadeler kullanıldı: Türk askerinin Ada'daki varlığı, yarım asrı aşkın süredir barışın, güvenliğin ve istikrarın teminatı olmaya devam etmektedir. Türkiye Cumhuriyeti, garantör devlet olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni, Kıbrıs Türk halkının hak, menfaat ve güvenliğini bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sağlamaya devam edecektir. Türk Silahlı Kuvvetleri, Kıbrıs Türk halkının güvenliğini hedef alan her türlü hasmane tutuma karşı gerekli karşılığı verme konusunda bugün, her zamankinden daha fazla kararlıdır.

Türkiye ve KKTC'den AB'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi kararına sert tepki! Haber

Türkiye ve KKTC'den AB'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi kararına sert tepki!

Avrupa Komisyonu, Başkan Yardımcısı Raffaele Fitto'yu Avrupa Birliği'nin (AB) Kıbrıs Özel Temsilcisi olarak atadı. Türkiye ise atamayı AB'nin iç meselesi olarak değerlendirdiğini belirterek, AB'nin Kıbrıs konusunda tarafsızlığını yitirdiğini vurguladı. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli yaptığı açıklamada, Avrupa Komisyonu tarafından yeniden bir "Kıbrıs Özel Temsilcisi" atanmasını geçmişteki benzer örneklerde olduğu gibi AB'nin iç meselesi olarak değerlendirdiklerini belirtti. Keçeli, AB'nin 2004 yılında BM Kapsamlı Çözüm Planı'nı reddetmesine rağmen Kıbrıs Rum tarafını Birliğe üye kabul ederek Kıbrıs meselesindeki tarafsızlığını kaybettiğini ifade etti. AB kurumlarının, özellikle Avrupa Parlamentosunun Kıbrıs konusundaki yanlı tutumunu sürdürdüğünü belirten Keçeli, yeni temsilcinin bu yaklaşımın değişmesine katkı sunmasını beklediklerini kaydetti. Keçeli ayrıca, Kıbrıs meselesinin çözümünün ancak adadaki mevcut gerçekler temelinde, egemen eşitliğe sahip iki devlet arasında yürütülecek müzakerelerle mümkün olabileceğini vurguladı. KKTC: KABUL EDİLEMEZ BİR ADIM Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanlığı da Avrupa Komisyonunun Komisyon Başkan Yardımcısı Fitto'yu "Kıbrıs Özel Temsilcisi" olarak atamasına sert tepki gösterdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, söz konusu atamanın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) tavsiyesiyle, tek taraflı ve "gayrıyasal" şekilde gerçekleştirildiği belirtilerek, Kıbrıs Türk halkının iradesi ve rızası yok sayılarak yapılan bu adımın kabul edilemez olduğu belirtildi. Açıklamada, atamanın provokatif bir girişim olduğu ifade edilerek, AB'nin Kıbrıs meselesindeki taraflı tutumunu bir kez daha ortaya koyduğu vurgulandı. KKTC Dışişleri Bakanlığı, AB'nin 2004 yılında Kıbrıs Türk halkının hak ve çıkarlarını göz ardı ederek GKRY'yi tek taraflı şekilde üyeliğe kabul etmesiyle Kıbrıs konusundaki tarafsızlığını ve güvenilirliğini kaybettiğini belirtti. Bakanlık açıklamasında, taraflar arasında ortak bir zemin bulunmadığına dikkat çekilerek, planlanan gayriresmî toplantı öncesinde AB'nin GKRY ile birlikte hareket ederek Kıbrıs Türk tarafı üzerinde baskı kurmaya ve "oldubitti" yaratmaya yönelik girişimlerinin sonuçsuz kalacağı ifade edildi. Açıklamada ayrıca, Kıbrıs'ta kalıcı ve gerçekçi bir çözümün ancak adadaki iki tarafın egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü temelinde kurulacak iş birliğiyle mümkün olacağı kaydedildi. KKTC Dışişleri Bakanlığı, AB'nin Kıbrıs sorununda samimiyetini gösterebilmesi için öncelikle Kıbrıs Türk halkına yönelik siyasi, ekonomik ve kültürel kısıtlamaları kaldırması gerektiğini belirterek, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü tanınmadığı sürece AB'nin tek taraflı adımlarının Kıbrıs Türk halkı açısından "yok hükmünde" sayılacağını ve hükümet tarafından muhatap alınmayacağını bildirdi.

KKTC'den Avrupa Parlamentosunun Türkiye ve KKTC'yi hedef alan kararına sert tepki Haber

KKTC'den Avrupa Parlamentosunun Türkiye ve KKTC'yi hedef alan kararına sert tepki

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosunun 1974 Kıbrıs Barış Harekatı'na ilişkin kabul ettiği karara sert tepki gösterdi. Bakanlık, söz konusu kararın tarihî gerçekleri çarpıttığını, Kıbrıs Türk halkını ve Türkiye'yi haksız şekilde hedef aldığını belirterek kararı "şiddetle kınadığını" açıkladı. KKTC Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Avrupa Parlamentosunun Kıbrıs meselesine ilişkin aldığı kararın tek taraflı ve siyasi saiklerle hazırlandığı ifade edildi. Açıklamada, "1974 Türk askerî müdahalesini çarpıtarak Kıbrıs Türk halkını ve Türkiye’yi hedef alan bu kararı şiddetle kınıyoruz." denildi. Bakanlık, Avrupa Parlamentosunun tarihî gerçekleri görmezden geldiğini vurgulayarak, 15 Temmuz 1974'te Yunanistan'daki askerî cunta ile Kıbrıs Rum yönetimindeki darbeci unsurların, Enosis hedefi doğrultusunda Kıbrıs'ta kanlı bir darbe gerçekleştirdiğini hatırlattı. Açıklamada, söz konusu darbenin Kıbrıs Türk halkını yok etmeyi amaçladığı belirtilerek, Türkiye'nin bu gelişmeler üzerine 20 Temmuz 1974 tarihinde 1960 Garanti Antlaşması'ndan doğan hak ve yükümlülükleri çerçevesinde Ada'ya müdahalede bulunduğu kaydedildi. Açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen Barış Harekatı'nın uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan meşru bir müdahale olduğu vurgulanarak, harekat sayesinde Kıbrıs Türk halkının can güvenliğinin sağlandığı ve olası toplu katliamların önüne geçildiği ifade edildi. Açıklamada, Avrupa Parlamentosunun, Rumlar tarafından Kıbrıs Türk halkına yapılan vahşet ve insanlık suçlarını dile getirmek yerine kahraman Türk ordusuna yönelik mesnetsiz ithamlarda bulunarak haddini bir kez daha aştığı kaydedildi ve şu ifadelere yer verildi: Avrupa Parlamentosunun Türkiye’yi hedef alan bu kabul edilemez kararı, dünyayı kandırmaya yönelik Rum propagandasına katkı koymaktan başka bir şeye yarar sağlamayacaktır. KKTC Cumhuriyet Meclisimizdeki Kadın Milletvekillerimiz, alınan bu Rum yanlısı karar öncesinde Avrupa Parlamentosunda ilgili Komite Başkanına mektuplar göndererek, bu gerçekleri yansıtmayan iddialara cevap vermişler ve Ada’daki gerçekleri doğru ve şeffaf bir biçimde ortaya koymak adına yoğun çaba sarf etmişlerdir. Ancak tüm bu çabalara rağmen kararın kabul edilmiş olması, Avrupa Birliği ve kurumlarının, Kıbrıs konusundaki tarafsızlıklarını çoktan yitirdiklerini ve tamamen Rum tarafının sözcülüğünü yaptıklarını bir kez daha gözler önüne sermektedir. "KKTC AÇISINDAN YOK HÜKMÜNDEDİR" Açıklamada, Kıbrıs Türk halkının iradesini yok sayan, özden gelen haklarını görmezden gelen ve Ada’daki gerçekleri bilinçli şekilde çarpıtan bu tür kararların KKTC açısından yok hükmünde olduğu ve hiçbir meşruiyet taşımadığı belirtildi. Ayrıca açıklamada, tek taraflı yaklaşımlardan vazgeçmesi, Kıbrıs meselesini siyasi propaganda aracı olarak kullanmaması ve adadaki mevcut gerçeklik ile tarihî gerçeklere saygı göstermesi için Avrupa Parlamentosuna çağrıda bulunuldu ve "Kıbrıs’ta adil, kalıcı ve sürdürülebilir çözüm, ancak Ada’nın gerçeklerini esas alan, Ada’daki iki tarafın egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsüne dayalı bir işbirliği temelinde mümkündür. Avrupa Parlamentosu’nun taraflı ve siyasi amaçlı kararları bu gerçeği değiştirmeyecektir. KKTC olarak, Anavatan Türkiye ile omuz omuza halkımızın haklarını ve egemenliğini korumaya kararlılıkla devam edeceğiz." denildi.

Azerbaycan ile KKTC'den sağlıkta yeni iş birliği adımı Haber

Azerbaycan ile KKTC'den sağlıkta yeni iş birliği adımı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek başkanlığındaki heyet, resmî temaslarda bulunmak üzere gittiği Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de Azerbaycan Sağlık Bakanı Teymur Musayev ile bir araya geldi. Görüşmede, sağlık alanındaki mevcut iş birliğinin geliştirilmesi ve yeni ortak projeler ele alındı. Azerbaycan Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Bakan Teymur Musayev, Azerbaycan ile KKTC arasındaki ilişkilerin sağlık alanında da başarıyla geliştiğini belirterek, tıp eğitimi, dijital sağlık, sağlık yönetimi ve sağlık hizmetlerinin organizasyonu gibi alanlarda iş birliğini derinleştirmek için güçlü bir potansiyel bulunduğunu ifade etti. Musayev, görüşmede Azerbaycan'da sağlık sisteminde yürütülen reformlar, sağlık hizmetlerinin dijitalleşmesi ve hastanelerin modernizasyonu çalışmaları hakkında KKTC heyetine bilgi verdi. İŞ BİRLİĞİNİN ÖNEMİNE DİKKAT ÇEKİLDİ KKTC Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek ise iki ülke arasındaki sağlık alanındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekerek, özellikle tıp eğitimi, uzmanlık eğitimi, dijital sağlık altyapısı ve sağlık turizmi konularında karşılıklı deneyim paylaşımının her iki ülkeye de önemli katkılar sağlayacağını söyledi. Görüşmede ayrıca sağlık çalışanlarının karşılıklı eğitim programlarına katılması, ortak bilimsel araştırmalar yürütülmesi, sağlık ve tıp bilimleri alanındaki iş birliğinin genişletilmesi ile sağlık turizmi potansiyelinin geliştirilmesi konularında görüş alışverişinde bulunuldu. Taraflar, sağlık alanındaki ortak projelerin artırılması ve kurumsal iş birliğinin güçlendirilmesi yönünde çalışmaların sürdürülmesi konusunda mutabık kaldı.

MSB'den Kıbrıs mesajı: İki devletli çözüm dışındaki girişimler kabul edilemez! Haber

MSB'den Kıbrıs mesajı: İki devletli çözüm dışındaki girişimler kabul edilemez!

Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanlığı (MSB), Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) güvenliğinin Türkiye'nin güvenliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayarak, Ada'daki mevcut hassas dengeyi bozmayı hedefleyen hiçbir girişimin kabul edilemeyeceğini bildirdi. MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Türk Kara Kuvvetlerinin 2235'inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Kara Kuvvetleri Komutanlığında düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında açıklamalarda bulundu. Türk Kara Kuvvetlerinin köklü tarihine de değinen Aktürk, Kara Kuvvetlerinin Mete Han tarafından kurulan askerî teşkilattan Sultan Alparslan'ın Malazgirt Zaferi'ne, Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'un fethinden Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün liderliğinde kazanılan Millî Mücadele'ye uzanan güçlü bir mirasa sahip olduğunu belirtti. Aktürk, Türk Kara Kuvvetlerinin sahip olduğu tarihî birikim ve tecrübeyle Türkiye'nin güvenliği için görev yapmayı sürdürdüğünü ifade etti. "DÜNYANIN EN ETKİN VE CAYDIRICI ASKERÎ GÜÇLERİNDEN BİRİ" Kara Kuvvetleri Komutanlığının, gelişmiş teknolojiye sahip, harekat etkinliği yüksek, her türlü tehdit ve risk karşısında görev yapabilen dünyanın en etkin ve caydırıcı askerî güçlerinden biri olduğunu vurgulayan Aktürk, "Konvansiyonel ve hibrit harbi kapsayacak şekilde harbe hazırlık seviyesini teknolojik gelişmelerle daha ileri taşımaya devam eden Kara Kuvvetleri Komutanlığımız, siber savunma, ağ destekli ve elektronik harp yeteneklerini geliştirmeyi, yapay zekâ destekli karar destek sistemlerini yaygınlaştırmayı, insansız hava araçları (İHA), taarruzi İHA, hava savunma ve uzun menzilli füze sistemlerine yönelik projelere ağırlık vererek, yerli ve milli savunma sanayii ile tam uyum içinde çalışmak suretiyle geleceğin harekat ortamını şekillendirmeyi hedeflemektedir." ifadelerini kullandı. Kara Kuvvetleri Komutanlığının kuruluş yıl dönümü etkinliklerine ilişkin bilgi veren Aktürk, bugün İzmir'deki İstihkam Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığında, yarın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki 28'inci Mekanize Piyade Tümen Komutanlığında kutlama yapılacağını kaydetti. Aktürk, 28 Haziran'da ise İstanbul'daki 23'üncü Komando Tugay Komutanlığında, Diyarbakır'daki 7'nci Kolordu Komutanlığında, Gaziantep'teki 5'inci Zırhlı Tugay Komutanlığında, Şanlıurfa'daki 20'nci Zırhlı Tugay Komutanlığında, Kars'taki 14'üncü Mekanize Piyade Tugay Komutanlığında, İzmir'deki Ege Ordusu Komutanlığı ve Kayseri'deki 1'inci Hava İndirme ve Komando Tugay Komutanlığında kutlama törenleri olacağını, törenlere tüm halkın davetli olduğunu dile getirdi. KIBRIS'TA İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM DIŞINDAKİ GİRİŞİMLER KABUL EDİLEMEZ Aktürk haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Rum basınında yer alan, BM Genel Sekreteri'nin Kişisel Temsilcisi tarafından yeni bir Kıbrıs planı hazırlandığı ve bunun KKTC ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) görüşüne sunulacağı yönündeki iddiaların hatırlatılması üzerine açıklama yapıldı. Ada'da kalıcı, adil ve sürdürülebilir bir çözümün ancak Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün teyit edildiği iki devletli çözüm modeliyle mümkün olacağı vurgulayan Aktürk, "Bu temel gerçek göz ardı edilerek ortaya konulacak hiçbir girişim Kıbrıs Türk halkının iradesini yansıtmayacağı gibi bölgede kalıcı bir istikrar da sağlayamayacaktır." ifadelerini kullandı. Aktürk ayrıca, Türkiye'nin Kıbrıs meselesindeki tutumunun açık, net ve değişmediğini belirterek, "Kıbrıs Türk halkının haklarını yok sayan ve Ada'daki mevcut hassas dengeyi bozmayı amaçlayan hiçbir girişim Türkiye açısından kabul edilemez. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin güvenliği Türkiye'nin güvenliğidir." cümlelerini sarf etti. Aktürk, Türkiye'nin garantör devlet olarak uluslararası anlaşmalardan ve uluslararası hukuktan doğan hak ve yetkileri çerçevesinde Kıbrıs'ta barış, güvenlik ve istikrarın teminatı olmayı sürdüreceğini kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.