SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kremlin

QHA - Kırım Haber Ajansı - Kremlin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kremlin haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kremlin'den Kırım'da yeni Ruslaştırma operasyonu Haber

Kremlin'den Kırım'da yeni Ruslaştırma operasyonu

Rus işgal yönetimi, Kırım’da Ukrayna ve Kırım Tatar kimliğini silmeye yönelik yeni bir "Ruslaştırma" programı başlattı. Moskova’nın 2036 stratejisi doğrultusunda Kırım için beş yıllık bir yol haritası hazırlayan işgal yönetimi, Yarımada'daki etnik farklılıkları “Rus kimliği” çatısı altında toplamak amacıyla dil politikalarından kültürel yaşama kadar uzanan kapsamlı bir asimilasyon sürecini devreye sokmayı planlıyor. Kırım’ın Kremlin kontrolündeki sözde "Etnik İlişkiler Devlet Komitesi", Kremlin’in talimatıyla 2036 yılına kadar sürecek yeni "Devlet Ulusal Politika Stratejisi"ni uygulamaya koyduğunu duyurdu. Sözde Etnik İlişkiler Devlet Komitesi Başkanı iş birlikçi Ruslan Yakubov tarafından basın toplantısıyla duyurulan plan, Yarımada'nın özgün kültürel dokusunu Rus kültürü lehine baskılamayı amaçlıyor. “RUS KÜLTÜRÜ VE DİLİ KORUMA” KILIFI ALTINDA RUSLAŞTIRMA STRATEJİSİ Savaş suçlusu Vladimir Putin’in Kasım 2025’te onayladığı strateji belgesine dayanan bu planın odak noktasının "Rus dilinin, kültürünün ve Rus kimliğinin korunması" olduğu açıklandı. Yakubov, “Bu kapsamda Kırım'da düzenleyeceğimiz etkinliklerde Rus dilini ve kültürünü popülerleştirmeye yönelik etkinliklere daha fazla önem vereceğiz." dedi. İşgal yönetimi, "Rus kimliğinin güçlendirilmesi" adı altında Kırım’daki Kırım Tatarları ve Ukrainler başta olmak üzere halkların kültürel eserlerini Rusçaya çevirerek özgün dilleri kamusal alandan tamamen dışlamayı hedefliyor. Bununla birlikte işgal yönetimi, temmuz ve ağustos aylarında "Rusya Biziz" (Rossiya – eto mı) başlıklı bir festival düzenleyeceğini duyurdu. Turizm sezonuna denk getirilen bu festival, Kırım’daki yerli halkların geleneklerini sergilemekten ziyade, Yarımada'yı Rusya’nın ayrılmaz bir parçası gibi göstermeyi amaçlayan bir propaganda aracı olarak kullanılacak.

Barış değil dayatma: Kremlin, Ukrayna’yı stratejik tuzağa çekiyor Haber

Barış değil dayatma: Kremlin, Ukrayna’yı stratejik tuzağa çekiyor

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli düşünce kuruluşu Savaş Araştırmaları Enstitüsü (ISW), Kremlin’in Ukrayna’daki savaşla doğrudan ilgili olmayan konuları birer baskı aracı olarak kullanarak Trump yönetimini Rusya’nın taleplerine boyun eğmeye zorladığını açıkladı. ISW’nin yeni raporunda, Moskova’nın bu süreçte Ukrayna açısından stratejik olarak zararlı olabilecek tavizler koparmayı hedeflediği vurgulandı. ISW tarafından, 1 Şubat 2026 tarihinde yayımlanan raporda, Rusya’nın özellikle Avrupa’yı barış sürecinden dışlamayı ve Donetsk bölgesinin tamamını diplomatik yollarla ele geçirmeyi hedeflediği belirtildi. Analistlere göre Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un son açıklamaları, Kremlin’in ABD ile yeni bir stratejik silah kontrolü veya ekonomik anlaşma beklentisini "yem" olarak kullandığını gösteriyor. Moskova, Ukrayna'nın güneyindeki (Herson ve Zaporijjya) mevcut cephe hattının dondurulmasını büyük bir "taviz" gibi sunarak karşılığında Ukrayna ordusunun henüz işgal edilmemiş olan stratejik Donetsk topraklarından çekilmesini istiyor. Raporda, Rusya'nın bu talebini şu şekilde değerlendiriyor: Rus yetkililer, Ukrayna'nın tüm Donetsk bölgesinden vazgeçmesi yönündeki taleplerini 'makul bir tutum' ve büyük bir 'taviz' gibi sunmaya devam edecektir. Rusya'nın buradaki asıl hedefi, uzun vadede Ukrayna için stratejik açıdan yıkıcı olacak asıl tavizleri koparabilmektir. Savaş Çalışmaları Enstitüsü (ISW), Donetsk bölgesinin geri kalanının Rusya'ya bırakılmasının stratejik bir hata olacağı yönündeki değerlendirmesini sürdürüyor. Zira Rusya'nın bu toprakları askeri yollarla hızlı veya kolay bir şekilde ele geçirmesi pek mümkün görünmese de, böyle bir diplomatik teslimiyet Kremlin'i gelecekte Ukrayna'ya yönelik saldırılarını tazelemek için çok daha avantajlı bir konuma getirecektir. 28 MADDELİK PLAN VE DONBAS DÜĞÜNÜ ABD tarafından önerilen ilk 28 maddelik barış planı, Ukrayna’nın Donetsk ve Luhansk bölgelerinden tamamen vazgeçmesini öngörürken, Ukrayna ve mevcut ABD yönetiminin son dönemdeki karşı önerileri bölgede "silahsızlandırılmış bölgeler" veya "serbest ekonomik bölgeler" kurulmasını içeriyordu. Ancak Kremlin, Aralık 2025'te bu önerileri reddederek tek çözümün Ukrayna ordusunun Donbas'tan tamamen çekilmesi olduğunu yineledi. ABU DABİ’DE KRİTİK ZİRVE Diplomatik trafik sürerken, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, Ukrayna, ABD ve Rusya arasındaki bir sonraki üçlü görüşmenin 4 ve 5 Şubat tarihlerinde Abu Dabi’de gerçekleşeceğini duyurdu. Zelenskıy, Ukrayna’nın "somut bir görüşmeye" hazır olduğunu ve savaşın "onurlu bir şekilde sona ermesini" istediklerini belirtti. Ancak ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Başkan Trump’ın kilit temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner’in bu turda yer almayacağını belirterek, toprak meselesinin, özellikle Donetsk’in statüsünün, hala "aşılması gereken en zor köprü" olduğunu doğruladı.

Kırım’da kültürel baskı: Latin alfabesiyle yazılmış tabelalar Kiril’e dönüştürülüyor Haber

Kırım’da kültürel baskı: Latin alfabesiyle yazılmış tabelalar Kiril’e dönüştürülüyor

İşgal altındaki Kırım’da Kremlin kontrolündeki sözde yönetim, kültürel alan üzerindeki baskısını artırmaya devam ediyor. Sözde Kırım Parlamentosu Başkan Yardımcısı Sergey Tsekov, son altı ayda işletmelerin Latin alfabesiyle yazılmış reklam tabelalarının yaklaşık yarısını Kiril alfabesiyle değiştirdiğini açıkladı. 1 MART’A KADAR ZORUNLU DEĞİŞİM Tsekov, “Rus Dilinin Kullanımı ve İç Dil Politikasının Geliştirilmesi” başlığıyla düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, Latin alfabesi ve yabancı dillerdeki tabelaların sayısının son altı ayda yüzde 50 oranında azaltıldığını belirterek, “Bu çalışmayı sürdürmemiz gerekiyor.” dedi. Sözde Yerel Yönetimler Birliği Başkanı Boris Yegorov ise Kırım genelinde hâlâ 647 tabelanın (yaklaşık yüzde 44) Latin alfabesi veya yabancı dillerde olduğunu, bunların 1 Mart’a kadar değiştirilmesinin zorunlu olduğunu söyledi. Yegorov, bu tarihte kamusal alanda “Rus dilinin korunmasına yönelik yasanın” yürürlüğe gireceğini hatırlattı. Turistik bölgelerde faaliyet gösteren bazı işletmelerin ise sezon öncesi tabelalarını değiştirmeyi taahhüt ettiğini ifade etti. Tsekov ayrıca, bazı girişimcilerin tabelalarını Kiril alfabesine çevirmek istemediğini ve bu nedenle Latin alfabesi veya yabancı dillerde marka tescili için başvuruda bulunduğunu da dile getirdi. İŞGALCİLERDEN KIRIM’DA “LATİN ALFABESİ” BASKISI Sözde Kırım Parlamentosu Başkan Yardımcısı Sergey Tsekov, daha önce tüm resmî belgelerde ve kamusal alanlardaki yazılarda yalnızca Kiril alfabesinin kullanılmasını savunarak Latin alfabesini “vatansever olmayan” olarak nitelendirmişti. Kırım Tatarları açısından bu uygulama, teknik bir düzenlemeden çok daha fazlası olarak değerlendiriliyor. Yarımadanın yerli halkı olan Kırım Tatarları için Latin alfabesinin tasfiyesi, dilsel ve kültürel kimliğe yönelik yeni bir darbe olarak görülüyor. Uzmanlar, bu politikanın Kırım Tatar dilinin eğitim, medya ve dijital alandaki kullanımını ciddi biçimde kısıtlayacağına, ayrıca Ukrayna ve Türk dünyasıyla olan kültürel bağları zayıflatmayı hedeflediğine dikkat çekiyor. İşgalcilerin söz konusu politikasını Kırım Haber Ajansına (QHA) değerlendiren Kırım Tatar tarihçi Gül­nara Abdullayeva, Rusya’nın işgal altındaki Kırım’da izlediği dil politikasının, Kırım Tatarlarını Ukrayna’dan ve Türk dünyasından izole etmeyi amaçlayan daha geniş bir asimilasyon stratejisinin parçası olduğuna dikkat çekmişti.

ISW: Kremlin’in talepleri Donbas’la sınırlı değil Haber

ISW: Kremlin’in talepleri Donbas’la sınırlı değil

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli Savaş Araştırmalar Enstitüsü (ISW) düşünce kuruluşunun raporuna göre, Rus işgal güçleri Aralık 2025’in sonu ile Ocak 2026’nın başında ilerleme hızını düşürdü. Analistler bunu olumsuz hava koşulları ve yıl sonu hedeflerine ulaşma çabalarının sona ermesiyle açıklıyor. Raporda, Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov’un Ukrayna ordusunun tüm Donbas’tan çekilmesi yönündeki talebi yinelediği belirtildi. Reuters’a konuşan Kremlin’e yakın bir kaynağın ise Rusya’nın Ukrayna’nın güneyi ve doğusuna ilişkin taleplerini dile getirdiği ancak Sumı ve Harkiv bölgelerindeki işgal altındaki alanlara dair ayrıntı vermediği aktarıldı. ISW, Rusya Devlet Duması yetkililerinin, özellikle iç kamuoyuna yönelik söylemlerinde, Ukrayna’nın güneyindeki mevcut cephe hatlarını donduracak herhangi bir anlaşmaya karşı memnuniyetsizliklerini sürdürdüklerini vurguladı. NATO'YA YÖNELİK ŞARTLAR Kremlin yetkililerinin son dönemde, Ukrayna topraklarından bağımsız olarak NATO’nun genişlemeyi durdurması ve 1997 sınırlarına geri dönmesi yönündeki taleplerini yinelediği kaydedildi. Rusya Federasyon Konseyi Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Grigoriy Karasin, Abu Dabi’deki Rus müzakerecilerin bu “stratejik ve siyasi” başlıkları gündeme getirme yetkisine sahip olduğunu söyledi. Raporda, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in taleplerinin, ABD'nin önerdiği 28 maddelik plan ile ABD, Ukrayna ve Avrupa’nın sunduğu diğer barış planlarının ötesine geçtiğine işaret edildi. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un da Moskova’nın hedeflerinin şu an müzakere edilen topraklarla sınırlı olmadığını ifade ettiği, Rusya’nın Harkiv, Dnipropetrovsk, Mıkolayiv ve Odesa bölgelerinin tamamına yönelik iddialarını dile getirdiği aktarıldı. ISW, Kremlin’in Donbas’ı Nisan 2026’ya kadar tamamen ele geçirme planları olduğuna dair iddialar bulunsa da, bunun ciddi gecikmelerle karşılaşabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Rusya savaşın faturasını sivillere kesiyor! Haber

Rusya savaşın faturasını sivillere kesiyor!

Ukrayna’nın geçici olarak Rus işgali altında bulunan şehirlerinde ve Rusya Federasyonu genelinde kamu hizmeti bedelleri ciddi oranda arttı. Ukrayna Dış İstihbarat Servisi tarafından hazırlanan rapora göre, Rus yönetimi Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşın maliyetini ve derinleşen ekonomik sorunları sivil nüfusa yansıtıyor. MARİUPOL’DA SUYA YÜZDE 100, ISINMAYA YÜZDE 300 ZAM İşgal altındaki Mariupol’da insani kriz derinleşirken, temel hizmetlere erişim hem zorlaştı hem de pahalılaştı. Ukrayna Dış İstihbarat Servisi verilerine göre, henüz düzenli su ve ısıtma sistemlerinin onarılmadığı şehirde, suyun metreküp fiyatı 21,2 rubleden 41,84 rubleye çıkarılarak yaklaşık iki katına yükseltildi. Bölge sakinleri suyun yalnızca iki günde bir, birkaç saatliğine verildiğini, bazı mahallelerin ise haftalarca susuz kaldığını belirtiyor. Şehirdeki ısınma tarifelerinde ise yaklaşık yüzde 300’lük bir artış kaydedildi. Metrekare başına 12,5 ruble olan tarife, 49 rublenin üzerine çıktı. Bu artışa rağmen kazan dairelerindeki arızalar ve ısıtma şebekelerindeki kazalar nedeniyle halkın soğukla mücadelesi sürüyor. İşgalci yönetimin bu durumu "ekonomik olarak gerekçelendirilmiş seviyeye kademeli geçiş" olarak adlandırması, istihbarat raporunda "cynical" (sinik/pişkin) bir yaklaşım olarak nitelendirildi. Benzer bir tablo, 1 Ocak 2026 itibarıyla tarifelerin keskin bir şekilde yükseldiği Melitopol’da da gözlemleniyor. RUSYA’DA KDV ARTIŞI VE İKİ AŞAMALI ZAM DALGASI Öte yandan savaşın ekonomik baskısı Rusya sınırları içerisinde de hissedilmeye başlandı. Rus yetkililer, kamu hizmeti ödemelerinde iki aşamalı bir artış planlandığını açıkladı. İlk dalgada, yılın başında KDV oranının yüzde 20’den yüzde 22’ye çıkarılmasıyla birlikte, konut ve kamu hizmetleri için ortalama ödemeler yüzde 1,6-1,7 oranında arttı. Sonbahar aylarında beklenen ikinci artış dalgasının ise, bölgeye bağlı olarak yüzde 8 ile yüzde 22 arasında değişen oranlarda olması öngörülüyor. EKONOMİK DURGUNLUK KAPIDA Dış istihbarat, bu kararların yaptırımlar ve aşırı askerî harcamalar nedeniyle zayıflayan Rus ekonomisinin gerçek durumunu yansıttığını vurguladı. Raporda, "Kremlin, bütçe deliklerini hem işgal altındaki topraklarda hem de kendi ülkesinde halkın cebinden yamamaya çalışıyor. Artan tarifeler ve altyapı çöküşü, Rusların giderek artan bir yoksullukla bedelini ödediği saldırgan savaşın doğrudan bir sonucudur." ifadelerine yer verildi. Kremlin, tam Şubat 2022'de başlayan topyekûn işgal girişiminin başlangıcından bu yana ilk kez Rus ekonomisinin ivme kaybettiğini ve bir durgunluk (stagnasyon) dönemine girdiğini resmen kabul etmiş durumda.

Savaş ve yaptırımlar Rusya'nın bütçesini vurdu: Sosyal konut programı durduruldu Haber

Savaş ve yaptırımlar Rusya'nın bütçesini vurdu: Sosyal konut programı durduruldu

Ekonomideki yapısal sorunlar, Batı yaptırımları ve Ukrayna’ya karşı yürütülen savaş için yapılan milyarlarca dolarlık harcamalar, Rusya’da bütçe açığını derinleştirdi. Gelinen noktada, devletin oturulamaz (tehlikeli) durumdaki konutlarda yaşayan vatandaşları yeni evlere yerleştirmeye yönelik programı dahi finanse edemediği açıklandı. Rusya Parlamentosunun alt kanadı olan Devlet Duması Milletvekili Andrey Gurulyov’un açıklamasına göre savaşın yol açtığı bütçe açıkları nedeniyle, beş yıl içinde yaklaşık 350 bin kişiyi yeniden yerleştirmeyi amaçlayan büyük ölçekli bir devlet projesi şu anda tamamen dondurulmuş durumda. Gurulyov, “Acil konut programı, Özel Askeri Operasyonunun (Rusya’nın Ukrayna'ya karşı açtığı savaşa verdiği isim) başlangıcından beri askıya alındı. Herkesi yarın yeniden yerleştireceğimizi söylemek yalan olur. Özel Askeri Operasyon sona erdikten sonra rahat bir nefes alana ve fonlar kullanılabilir hale gelene kadar bu projeyi hiçbir şekilde hayata geçiremeyeceğiz." dedi. Söz konus açıklamayı değerlendiren Ukrayna Millî Güvenlik ve Savunma Konseyine bağlı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, Rus yönetiminin artık açıkça, vatandaşlarının güvenliği ve refahı yerine savaş harcamalarını tercih ettiğine dikkat çekti. Kremlin’in yüz milyarlarca doları Ukrayna kentlerinin yıkımına ayırması, acil durumdaki konutlarda yaşayan vatandaşları yeni evlere yerleştirme planının rafa kaldırılmasına yol açtı. Merkeze göre, programın askıya alınması Rusya’daki gerçek ekonomik tablonun artık gizlenemediğini gösteriyor. Savaşın ilk yıllarında “her şeye para yeteceği” yönündeki propaganda söyleminin yerini, halka açıkça “sabretme” çağrıları aldı. Bu durumun Putin yönetiminin yeni normali haline geldiğini belirten Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, “Para yalnızca savaş için var, vatandaşların sorunları Kremlin’i ilgilendirmiyor.” değerlendirmesinde bulundu. BÜTÇEDE DERİN AÇIK Ukrayna Dış İstihbarat Servisinin verilerine göre, Rus hükûmeti 2026-2028 dönemini kapsayan federal bütçeyi 54,6 milyar dolarlık büyük bir açıkla kabul etti. Putin’in imzaladığı 2026 bütçesinde harcamaların yaklaşık yüzde 40’ı ordu ve güvenlik için ayrıldı. Bu oran, Sovyetler Birliği döneminden bu yana en yüksek seviye olarak kayda geçti ve Moskova’nın yakın vadede barışa yönelme niyetinde olmadığını gösteriyor. Petrol ve gaz gelirlerinin yaptırımlar nedeniyle düşmesi sonucu, bütçe açığının GSYH’nin yüzde 1,6’sına ulaştığı bildirildi. Bu bağlamda Rus yetkililer, halkı önümüzdeki 5-8 yıl boyunca “savaş bütçesi” koşullarında yaşamaya hazırlıklı olmaya çağırdı.

Kırım'da su krizi: Halk bir yudum suya muhtaç! Haber

Kırım'da su krizi: Halk bir yudum suya muhtaç!

Rus işgali altındaki Kırım’ın en büyük merkezleri olan Akmescit (Simferopol), Kerç ve Kefe (Feodisiya) 2 Ocak sabahı itibarıyla güne susuz uyandı. Kremlin kontrolündeki sözde "Kırım Suyolları" (Voda Krıma) kurumu, arıza ve onarım çalışmalarını bahane ederek geniş çaplı kısıtlamalara gittiğini duyurdu. Ancak bu "acil durumlar", yıllardır süregelen bakımsızlığın ve Rusya’nın yarımadayı sadece askerî bir üs olarak görmesinin kaçınılmaz bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Kerç’te kentin pek çok bölgesinde su akışı tamamen dururken, işgal yönetimi suyun ancak akşam saatlerinde verilebileceğini iddia ederek halkı bir kez daha belirsizliğe itti. Kefe’de ise kısıtlamalar kentin büyük bir bölümünü felç etmiş durumda. Ukrayna vatandaşlarının temel yaşam kaynaklarını silah olarak kullanan işgalci rejim, her geçen gün derinleşen altyapı çöküşünün sorumluluğunu üstlenmek yerine geçici çözümlerle halkı oyalamaya devam ediyor. MUSLUKLARDAN SU DEĞİL ZEHİR AKIYOR Su kesintilerinin yanı sıra, yarımada sakinleri musluklardan akan suyun niteliği konusunda da büyük bir sağlık tehdidiyle karşı karşıya. Özellikle Kerç halkı, sosyal medya üzerinden yaptıkları paylaşımlarda musluklardan akan "sarı ve pis kokulu" sıvıya isyan etti. Standartların çok altında olan bu görüntüye rağmen, Rus işgalciler utanmazca suyun "içilebilir" olduğunu savunuyor. Bu durum, Kremlin’in işgal altındaki topraklarda yaşayan halkın sağlığını ne denli hiçe saydığını ve bölgedeki çevresel/teknik felaketi gizlemek için yalan siyasetine nasıl sarıldığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Kırım halkı, bir yanda su bulamazken diğer yanda zehirli su içmeye zorlanarak Rusya’nın "modernleştirme" masalının bedelini ağır bir şekilde ödüyor.

Ukrayna Dış İstihbaratından uyarı: Kremlin barış görüşmelerini sabote etmek için kanlı provokasyon hazırlığında Haber

Ukrayna Dış İstihbaratından uyarı: Kremlin barış görüşmelerini sabote etmek için kanlı provokasyon hazırlığında

Ukrayna Dış İstihbarat Servisi (SZRU), Kremlin’in barış müzakerelerini sabote etmeye yönelik özel operasyonlarını sürdürdüğünü ve bu kapsamda yakın tarihte kanlı bir provokasyon gerçekleştirebileceğini bildirdi. SRZU'nun bugün sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamaya göre söz konusu operasyon planı çok boyutlu bir nitelik taşıyor. Rusya’da gündeme getirilen sözde “Putin’in konutuna saldırı” iddialarının ardından, Kremlin’in hem iç kamuoyunu hem de uluslararası çevreleri yeni bir tırmanışa hazırlamak amacıyla yalan bilgi akışını artırdığı ifade edildi. Ukrayna istihbaratı bu doğrultuda, manipülatif bilgi faaliyetlerinden silahlı provokasyonlara geçilmesinin yüksek ihtimal olduğunu vurguladı. Açıklamada, can kayıplarının yaşanacağı bir eylemin 6-7 Ocak tarihlerinde, yani Jülyen takvimine göre Noel kutlamaları öncesinde ya da sırasında gerçekleştirilebileceği belirtildi. Provokasyon için Rusya’da veya işgal altındaki Ukrayna bölgelerinde sembolik değeri yüksek bir mekânın, özellikle de bir ibadet yerinin hedef seçilebileceği uyarısı yapıldı. SZRU, Ukrayna’yı suçlu göstermek amacıyla Batı menşeli olduğu iddia edilen silahlı insansız hava araçlarının (İHA) enkaz parçalarının kullanılmasının planlandığını da bildirdi. Bu parçaların cephe hattından provokasyonun gerçekleşeceği noktaya taşınmasının öngörüldüğü aktarıldı. Açıklamada, “Korkuyu istismar etmek ve ‘sahte bayrak’ altında insan kurbanlarla terör eylemleri gerçekleştirmek, Rus özel servislerinin çalışma tarzına tamamen uymaktadır. Putin rejimi bu taktiği daha önce Rusya içinde defalarca kullandı. Bugün ise aynı modelin dışarıya ihraç edildiğini görüyoruz. Bu durum, Rusya’daki üst düzey yetkililerin kamuoyuna yansıyan açıklamalarıyla da dolaylı olarak doğrulanıyor.” denildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.