SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kremlin

QHA - Kırım Haber Ajansı - Kremlin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kremlin haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ruslar bankalardan paralarını çekmeye başladı! Haber

Ruslar bankalardan paralarını çekmeye başladı!

Rusya'nın Ukrayna'ya karşı 24 Şubat 2022'de başlattığı geniş çaplı savaşı ardından, ekonomik sorunların derinleşmesiyle birlikte vatandaşlar bankalardaki paralarını giderek daha fazla çekmeye başladı. 2026 yılında bankalardan çekilen paranın, 2022 seviyesinin neredeyse iki katına çıkabileceği belirtiliyor. Bu durumun Rus ekonomisi ve Kremlin’in savaşı finanse etme kapasitesi üzerinde ek baskı oluşturabileceği değerlendiriliyor. The Vaşington Post’un Rusya Merkez Bankası verilerine dayandırdığı bilgilere göre, Ruslar Haziran 2026’da banka hesaplarından 286,4 milyar ruble, yani yaklaşık 4,5 milyar dolar çekti. Temmuz ayında bu miktar 7,3 milyar dolara yükseldi. Ağustos ayının yalnızca ilk iki haftasında ise bankalardan çekilen para 3,4 milyar dolara ulaştı. Ayrıca, Rusya’nın en büyük bireysel bankası Sberbank’ın üst düzey yöneticilerinden biri, 2026 yılı sonunda bankalardan çekilen toplam paranın 2022 seviyesinin neredeyse iki katına çıkabileceğini vurguladı. BANKALARDAN PARA ÇEKİLMESİ KREMLİN İÇİN YENİ SORUN YARATABİLİR Savaşın ekonomiye yükünün artmasıyla birlikte Rus vatandaşlarının bankalardaki tasarruflarını çekmeye yönelmesi, ekonomik güvenin zayıfladığına işaret eden göstergelerden biri olarak değerlendiriliyor. Savaş Çalışmaları Enstitüsü (ISW), bankalardan büyük miktarda para çekilmesinin Rus ekonomisindeki diğer gerileme belirtileriyle birleşmesi halinde, 18-20 Eylül 2026 tarihinde yapılması planlanan Devlet Duması seçimleri öncesinde Kremlin için ciddi iç sorunlara yol açabileceğini belirtiyor. EKONOMİK BASKI SAVAŞIN MALİYETİNİ ARTIRIYOR ISW, Rus ekonomisinin ek bir büyük şok yaşanmadan kısa sürede çökmesini beklemiyor. Ancak ekonomideki kademeli kötüleşmenin Kremlin açısından savaşın iç maliyetini artırdığına dikkat çekiyor. Bu durum, Putin'in halktan yeni fedakârlıklar talep etmesi ve orduya daha fazla insan çekmeye çalışması halinde Moskova üzerindeki baskıyı daha da artırabilir. Buna rağmen Kremlin, Ukrayna'ya yönelik savaş hedeflerinden vazgeçmiş görünmüyor. Rus yönetimi, savaşın mevcut cephe hattında dondurulmasını kabul etmeyeceğini ve kendi şartları doğrultusunda bir anlaşma sağlanana kadar savaşı sürdürmeyi planladığını açıklamaya devam ediyor. Öte yandan, ISW'ye göre Moskova hâlâ Putin'in uzun süreli yıpratma savaşı stratejisine güveniyor. Ancak Rusya'daki ekonomik sorunların derinleşmesi, bu stratejinin Kremlin açısından maliyetini giderek yükseltiyor.

Rusya’da savaş karşıtı parti seçimlerden men edildi: “Rusya’da kalıp mücadele edeceğiz” Haber

Rusya’da savaş karşıtı parti seçimlerden men edildi: “Rusya’da kalıp mücadele edeceğiz”

Rusya Yüksek Mahkemesi, Sovyetler Birliği sonrası dönemde kurulan liberal Yabloko partisinin eylül ayında yapılacak Rusya Parlamentosunun alt kanadı olan Devlet Duması seçimlerine katılmasını yasakladı. Kararın ardından açıklama yapan Yabloko lideri Nikolay Rıbakov, Kremlin yönetiminin partinin Ukrayna’daki savaşın sona erdirilmesi yönündeki çağrılarının toplumda karşılık bulmasından endişe ettiğini belirtti. Rıbakov, 13 Ağustos'ta Reuters’a yaptığı açıklamada, mahkeme kararından ziyade partinin sahip olduğu halk desteğinin kendileri açısından önemli olduğunu belirterek, kararın açıklanmasının ardından yüzlerce destekçinin mahkeme salonunun dışında “Utanç!” sloganları attığını söyledi. “RUSYA’DA KALACAĞIM” Rıbakov, savaş karşıtı görüşleri nedeniyle muhalif siyasetçilere ve aktivistlere yönelik baskıların arttığı ve sıkı sansür yasalarının uygulandığı Rusya’dan ayrılmayı düşünmediğini belirterek, “Ben Rusya’dayım ve Rusya’da kalacağım.” dedi. Rıbakov, ülkedeki siyasi durumun değiştirilmesinin ancak Rusya’da kalarak mümkün olduğunu savundu. Partinin eylül seçimlerine katılmasına, Batılı kaynaklardan beyan edilmemiş seçim desteği aldığı yönündeki suçlamaların da yer aldığı bir dizi iddianın ardından verilen mahkeme kararıyla engel olunduğu bildirildi. Parti ise suçlamaları reddederek karara itiraz ediyor. “RUS HALKININ SAVAŞA DESTEĞİ AZALIYOR” Rıbakov, parti merkezindeki ofisinde yaptığı açıklamada, Yabloko’nun barış ve demokratik bir Rusya çağrısı yapan manifestosuyla yeni destekçiler kazandığını belirtti. Rusya’daki savaş karşıtı görüşlerin kamuoyu yoklamalarıyla ölçülmesinin, muhalefet üzerindeki baskılar ve sansür nedeniyle zorlaştığına dikkat çekilirken, “yabancı ajan” ilan edilen Levada sivil toplum kuruluşu verilerine göre Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik topyekûn işgal saldırılarını desteklediğini belirtenlerin oranı temmuz ayında yüzde 66’ya geriledi. Bu oranın, Rusya’nın Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne yönelik topyekûn işgal saldırılarını başlattığı Şubat 2022’den bu yana kaydedilen en düşük seviye olduğu aktarıldı.

Rusya'dan propaganda hatası: 1997'de silinen köyü ele geçirdiklerini iddia ettiler Haber

Rusya'dan propaganda hatası: 1997'de silinen köyü ele geçirdiklerini iddia ettiler

Rusya Savunma Bakanlığı ve Kremlin yanlısı propaganda kanalları, Harkiv bölgesinde yer alan Şçerbakivka köyünün kontrolünü sağladıklarını duyurarak yeni bir dezenformasyon kampanyasına imza attı. Ukrayna Millî Güvenlik ve Savunma Konseyine bağlı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi tarafından yapılan açıklamada, bu iddianın Rus ordusunun tüm cephe hattında kesintisiz ve başarılı bir ilerleyiş sürdürdüğü algısını oluşturmak amacıyla ortaya atılan tipik bir propaganda örneği olduğu ifade edildi. HAYALİ BAŞARILARLA KAMUOYU YANILTILMAYA ÇALIŞILIYOR Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, Şçerbakivka adında bir köyün Ukrayna'da günümüzde var olmadığını bildirdi. Açıklamada, hiçbir sakini kalmadığı gerekçesiyle söz konusu yerleşim yerinin resmî olarak 1997 yılında tasfiye edildiği ve haritadan silindiği hatılatıldı. Rus askerî yönetiminin kamuoyunu yanıltmak adına geçmişte de benzer yalan haberlere başvurduğu, Rusya Genelkurmay Başkanı Valeriy Gerasimov’un kontrol edemedikleri Kupyansk ve Kupyansk-Vuzlovıy kentlerini defalarca "tamamen ele geçirdiklerini" iddia ettiği vurgulandı. SAHADAKİ ÇATIŞMALAR VE PROPAGANDA BASKISI ARTACAK Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Birleşik Kuvvetler Grubu Sözcüsü Viktor Tregubov ise son günlerde Harkiv yönündeki Rus saldırılarının yoğunlaştığını açıkladı. Askerî uzmanlar, sahadaki baskının arttığı bu dönemde Kremlin propaganda aygıtının, askerî başarısızlıkları ve ağır kayıpları örtbas etmek için hayali köy ve kasaba zaferleri kurgulamaya devam edeceğine dikkat çekiyor.

Eski Fransa Başbakanı Attal: Rusya, 2027 seçim sürecine müdahale ediyor Haber

Eski Fransa Başbakanı Attal: Rusya, 2027 seçim sürecine müdahale ediyor

Eski Fransa Başbakanı ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un partisi Rönesans'ın 2027 cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki adayı Gabriel Attal, Rusya'nın Fransa'daki seçim sürecine müdahale ettiğini açıkladı. BFM TV'ye konuşan Attal, Kremlin'in seçim sürecinde bazı adaylara yönelik etki operasyonları yürüttüğünü belirterek, Rusya'nın aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) partisinin cumhurbaşkanı adayı Marine Le Pen'i desteklediğini söyledi. Attal, Rusya'nın Fransa'nın demokratik sürecini etkilemeye çalıştığını ifade ederek, Kremlin'in 2024 Avrupa Parlamentosu seçimleri sırasında da benzer müdahale girişiminde bulunduğunu kaydetti. FRANSA HÜKÛMETİ: YABANCI MÜDAHALEYLE MÜCADELE ÖNCELİĞİMİZ Fransa Başbakanı Sebastien Lecornu da sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, demokrasinin korunmasının ve yabancı müdahaleyle mücadelenin hükûmetin temel öncelikleri arasında yer aldığını belirtti. Lecornu, seçim dönemlerinde adayları hedef alan dezenformasyon faaliyetlerinin tespit edildiğini ve ilgili kişilerin bu konuda bilgilendirildiğini ifade etti. Hükûmetin seçim süreçlerinde yalan haber ve dezenformasyon üretenlere yönelik cezaları üç katına çıkaracak bir yasa tasarısı hazırladığını hatırlatan Lecornu, yabancı müdahalelere karşı tüm siyasi kesimlerin ortak hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Fransa'da 2027 yılında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, iki dönem görev yapan Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron anayasal sınırlama nedeniyle yeniden aday olamayacak. Öte yandan Fransa'da daha önce de yabancı seçim müdahalesi tartışmaları gündeme gelmiş, İsrailli BlackCore şirketi hakkında mart ayında gerçekleştirilen yerel seçimlere müdahale ettiği şüphesiyle yasal süreç başlatılmıştı.

"Ateş" direniş hareketi: Putin Aksenov’u görevden almayı planlıyor Haber

"Ateş" direniş hareketi: Putin Aksenov’u görevden almayı planlıyor

Rus işgali altındaki Kırım başta olmak üzere işgal altındaki Ukrayna topraklarında faaliyet gösteren “Ateş” isimli gizli direniş hareketi, Kremlin'in Kırım Yarımadası’nın yönetiminde değişikliğe gitmek için düğmeye bastığını duyurdu. Bu bağlamda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, işgal altındaki Kırım’ın sözde başkanı Sergey Aksyonov’u görevden almaya hazırlandığı ileri sürüldü. 12 yıldan uzun süredir sözde başkanlık görevini sürdüren Aksyonov'un Kremlin gözündeki kredisinin tükendiği belirtiliyor. Direniş hareketinin aktardığı bilgilere göre Putin, yarımadada yaklaşan insani felaketin ve altyapı yetersizliklerinin tüm sorumluluğunu Aksyonov'a yüklemeyi hedefliyor. "Ateş" tarafından yapılan açıklamada, Kremlin’in bu hamleyle yerel halk arasında artan hoşnutsuzluğu bastırmayı amaçladığını belirterek şu değerlendirmede bulundu: Bu personel tasfiyesinin asıl amacı, sosyal gerilimleri azaltmak ve yerel halk arasında hükûmete karşı artan hoşnutsuzluğu bastırmaktır. Kremlin, klasik "iyi çar, kötü soylu" stratejisini uyguluyor. Aksyonov'u feda ederek, Moskova, Kırım halkının dikkatini, yarımadadaki sistemik krizin sadece yerel yetkililerin beceriksizliğinden değil, işgalin kendisinden kaynaklandığı gerçeğinden uzaklaştırmayı umuyor. Koltuğunun sallandığını fark eden Aksenov ise panik içinde: Kameralar karşısında yetkililere fırça atıyor, yerel 'milletvekillerini' açıkça tehdit ediyor ve Moskova’ya durumu kontrol altında tuttuğuna dair yapay bir 'güçlü lider' imajı çizmeye çalışıyor. Direniş hareketinin ifade ettiğine göre Aksyonov'un görevine Eylül ayında yapılması planlanan "seçimlerin" hemen ardından resmî olarak son verilecek. ADAY LİSTESİ GENİŞ DEĞİL Aksyonov'un yerine geçecek aday listenin son derece dar olduğu ifade ediliyor. Direniş hareketi, Putin'in Kırım'daki sözde İçişleri Bakanı Aleksey Dmitriyev'in adaylığına daha sıcak baktığını aktarıyor. Kremlin'in yarımadanın başına sert tedbirler alabilecek bir güvenlik bürokratını getirerek halktaki hoşnutsuzluğu bastırmak istediği belirtilirken; adayın Putin'in işgalci askerler için başlattığı "Kahramanlar Zamanı" programından bir askerî komutan olabileceği de ihtimaller arasında değerlendiriliyor.

Putin, savaşın sorumluluğunu milletvekillerine ve halkına yükleme niyetinde Haber

Putin, savaşın sorumluluğunu milletvekillerine ve halkına yükleme niyetinde

Rusya, Ukrayna’da topyekûn işgal girişimi ve saldırılarıyla 24 Şubat 2022 tarihinden bu yana terör estirmeye devam ederken verdiği ağır kayıplarla yüzleşmekten kaçınan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rus toplumunu gitgide daha fazla militarize etme ve savaşın sorumluluğunu Rusya Federasyonu Devlet Duması milletvekilleri ile Rus halkına yüklemeye gayret ediyor. PUTİN, BÜTÜN KAYIPLARA RAĞMEN SAVAŞI SÜRDÜRMEYİ PLANLIYOR Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli Savaş Araştırmaları Enstitüsünün (ISW) resmî internet sayfası üzerinden 27 Temmuz tarihinde yayımlanan açıklamaya göre Putin, 26 Temmuz'da Rusya Deniz Kuvvetleri Günü dolayısıyla yaptığı konuşmada, Ukrayna'yı topyekûn işgal girişimi çerçevesinde Rus toplumunun sözde “millî birlik ve beraberliğinin” önemine vurgu yaptı. Putin, Rus sivil toplumunun hafızasına savaşın öneminin "işlenmesi" gerektiğini ve bu “millî birlik” duygusunun savaştan sonra da korunmasının gerekli olduğunu savundu. Putin, hâlihazırda Rusya için hiçbir meselenin Ukrayna'nın işgaline katılan birliklerden daha önemli olmadığını ve Rus "gönüllülerin" orduya yardım etmeye istekli olduklarını, savaş sona erdiğindeyse ordunun artık kendilerine ihtiyaç duymayacağından endişe duyduklarını iddia etti. ISW tarafından bu söylem, Rus halkının savaşın sürmesi ve Ukrayna'da “zafer kazanmak” için gerekli fedakârlıkları yapmaya istekli olduğu izlenimini yaratma girişimi olarak değerlendirildi. PUTİN, RUS HÜKÛMETİNİN SALDIRGAN TUTUMUNU KASTEN ÖNE ÇIKARIYOR Öte yandan Putin, 27 Temmuz'da Rusya Devlet Duması milletvekilleriyle de bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda Rus hükûmetinin savaş sürecindeki birliğini vurgulayan Putin, Duma'nın 2021'den bu yana yaklaşık 3 bin yasa çıkardığını ve bu yasaların yarısından fazlasının Rus ordusunu, savunma sanayisini, toplumunu ve ekonomisini desteklemek amacıyla, tüm siyasi grupların ortak desteğiyle kabul edildiğini iddia etti. Putin ayrıca, Duma milletvekillerinin, Ukrayna’nın işgal edilen Luhansk, Donetsk, Zaporijjya (Zaporizhzhia) ve Herson (Kherson) bölgelerinin Rusya'ya “katılımını” sağlayan yasaları kabul ettiklerini hatırlattı. Rusya Devlet Başkanı’nın, Eylül 2026'da yapılacak Duma seçimleri öncesinde işgalin ağır maliyetlerinin sorumluluğundan kurtulmak ve milletvekilleri ile sıradan Rus vatandaşlarını, ağır sonuçlara yol açan ve Rus ekonomisine darbe vuran kararlarını tamamen destekleyen aktörler olarak göstermeyi amaçladığı kaydedilirken bu doğrultuda Duma'nın ve halkın savaş içerisindeki rolünü özellikle öne çıkardığı değerlendirildi. 26 Temmuz Rusya Deniz Kuvvetleri Günü kapsamında düzenlenen toplantıya katılan Putin’in, 2022'de ilan edilen kısmi askeri seferberlik sonrası orduya alınan bir askerle önceden planlanmasına rağmen irticalen bir araya gelmiş gibi lanse edildiği aktarıldı. Kısmi seferberlik kapsamında orduya alınan Rusların askerlik hizmeti sayesinde mesleki tatmin kazandıkları ve “Rus devletini savunma” görevini benimsedikleri mesajını vermeyi amaçlayan Putin, görüştüğü kişinin “hayatının gerçek amacını bulduğunu" öne sürdü. RUSYA, ASKERLERİ BASKILAR YOLUYLA ORDUDA TUTUYOR Rus askerî makamlarının orduya alınan kişileri çeşitli teşvikler ve baskılarla sözleşme imzalamaya zorladığı biliniyor. Öte yandan Rusya Savunma Bakanlığının, sözleşmeli personeli orduda tutabilmek amacıyla baskı kurduğu kaydedildi. Bunun yanı sıra Kremlin'in, 2022'de silahaltına alınan personelin terhis edilmemesi nedeniye oluşan toplumsal rahatsızlığı azaltmak ve bu personeli ordu bünyesinde tutmak amacıyla propagandayı artırdığı değerlendiriliyor. İŞGALCİ RUS ORDUSUNA 2026 YILINDA ÇOK DAHA AZ ASKER ALINABİLDİ İşgalci Rus ordusunun personel sayısı da çeşitli reformlar kapsamında kademeli olarak yükseltilirken Putin, 27 Temmuz'da imzaladığı kararnameyle Rus ordusunun toplam personel sayısını, aktif ve yedek toplamda 2 milyon 426 bin 130 olarak belirledi. Benzer bir kararnameyi en son 12 Haziran'da imzalamış olan Rusya Devlet Başkanı, yeni kararnameyle toplam personel sayısını, 27 bin kişi artırdı. Ukrayna-Rusya Savaşı’nın başlangıcından beri Rus ordusunun personel sayısının her yıl yükseltildiği bu sayının 2022'de 137 bin, 2023'te 170 bin ve 2024'te 180 bin kişi olduğu kaydedildi. Buna karşılık 2026 yılındaki artış, önceki yıllara oranla oldukça sınırlı kaldı. ISW tarafından yayımlanan açıklamada, personel mevcudundaki bu artışın, eski Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu'nun Ocak 2023'te açıkladığı kuvvet yapısını genişletme planı kapsamında gerçekleştirildiği ifade edildi. İşgalci Rus ordusu bünyesinde yeni askerî alanların, birliklerin ve bunlara bağlı alt unsurların oluşturulması nedeniyle ise personel ihtiyacının arttığına dikkat çekildi.

Ukrayna'da Rus propagandasına darbe: Birçok dijital kanal erişimden kaldırıldı! Haber

Ukrayna'da Rus propagandasına darbe: Birçok dijital kanal erişimden kaldırıldı!

Rusya’nın topyekûn işgal girişimine ve saldırılarına 24 Şubat 2022 tarihinden bu yana maruz kalan Ukrayna, aynı zamanda Rusya kaynaklı dezenformasyon ve propaganda faaliyetleri ile de mücadelesini sürdürüyor. Ukrayna Dezenformasyonla Mücadele Merkezinin resmî sosyal medya hesabı üzerinden yayımlanan açıklamada, Ukrayna-Rusya Savaşı’ndan dolayı yaptırım uygulanan ve Rus propagandasını yaymayı amaçlayan kişi ve kurumlara ait 25 “YouTube” kanalının erişime kapatıldığı veya Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli sosyal medya şirketi tarafından silindiği bildirildi. SÖZ KONUSU KANALLAR ARASINDA KREMLİN’İN PROPAGANDACILARI DA BULUNUYOR Platformdan kaldırılan kanallar arasında Rus propaganda aygıtları “Ukraina.ru” ve “RIA Novosti”nin yanı sıra Kremlin adına çalışan propagandacılar Tetyana Montyan ve Aleksandr Sladkov ile yaptırım uygulanan, Rus yanlısı eski Ukrayna Milletvekili Yevhen Murayev’e ait kanallar da bulunuyor. Öte yandan, Rus destekçisi sosyal medya içerik üreticileri Vsevolod Filimonenko, eski televizyon sunucusu Yuriy Kot, Anton Holodov (Kholodov) ile Dmıtro (Dmytro) Huliyev’e ait ve Ukrayna Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi tarafından yaptırıma tâbi tutulan kaynaklar da Ukrayna içerisinde erişime kapatıldı. RUSYA GAZETECİLER BİRLİĞİNİN KANALINA DA ERİŞİM ENGELİ GETİRİLDİ! Ayrıca, Rus propaganda kanalı “Zvezda News”, Tüm Rusya Kazak Topluluğu (Vserossiyskoye Kazach'ye Obshchestvo) ile Rusya Gazeteciler Birliğinin “YouTube” kanalları da engellenirken Rusya bağlantılı çeşitli sözde sivil toplum kuruluşları (STK), vakıflar ve diğer platformlar da erişimden kaldırıldı.

Çubarov’dan Rusya’nın "yabancı ajan" kararına sert tepki: "Kırım Tatarlarının varlığı ve dayanışması hedef alınıyor" Haber

Çubarov’dan Rusya’nın "yabancı ajan" kararına sert tepki: "Kırım Tatarlarının varlığı ve dayanışması hedef alınıyor"

Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Moskova yönetiminin büyük çoğunluğu Kırım Dayanışması hareketiyle bağlantılı olan ve aralarında kadınların da bulunduğu 137 Kırım Tatarını tek bir kararla "yabancı ajan" ilan etmesini değerlendirdi. Çubarov, bu hamlenin işgalci Rus makamlarının yerli Kırım Tatar halkına yönelik yürüttüğü politikada son derece tehlikeli yeni bir aşamaya geçildiğinin kanıtı olduğunu vurguladı. BİREYSEL BASKILARDAN AİLE BOYU CEZALANDIRMAYA GEÇİŞ Söz konusu kararın işgalci yönetimin baskı konseptindeki köklü değişimi gözler önüne serdiğini belirten Çubarov, önceden doğrudan aktivistleri ya da sivil toplum kuruluşlarını hedef alan ceza mekanizmasının artık siyasi tutsakların eşlerine, anne babalarına ve çocuklarına kadar genişletildiğini ifade etti. İnsanların sadece akrabalık bağları veya soydaşlarıyla dayanışma göstermeleri nedeniyle hedef alındığını vurgulayan KTMM Başkanı, temel hukuk ilkeleriyle tamamen çelişen bu kolektif cezalandırma yöntemiyle Kırım Tatar halkı içindeki karşılıklı yardımlaşmanın ve insani desteğin doğrudan "suç" ilan edildiğini belirterek, “Rus yetkililer, insan hakları faaliyetlerinin, insani yardımın veya siyasi tutsaklara desteğin her türlü tezahürünü tehlikeli hâle getirmeye çalışıyor. İnsanlar aile, topluluk veya sadece insani bağlar nedeniyle baskıya maruz kalıyorlar.” dedi. SİVİL TOPLUMU TASFİYE ETME VE YILDIRMA STRATEJİSİ İşgalci yönetimin bağımsız medyayı kapatma, aktivistleri hapsetme ve Kırım Tatar Millî Meclisini (KTMM) yasaklama adımlarının ardından şimdi de halkın kendi içindeki yatay bağları yok etmeye çalıştığını dile getiren Çubarov, Kremlin'in temel amacının toplumu tamamen sindirmek olduğunu belirtti. Bu kararla her bir Kırım Tatarına gözdağı verilmek istendiğini altını çizen Çubarov şu ifadelerini kullandı: Kremlin’in amacı, her bir Kırım Tatarı kadına ve erkeğe şunu idrak ettirmektir: Kişisel olarak herhangi bir toplumsal faaliyette bulunulmasa dahi, soydaşlara verilecek en ufak bir destek ve hatta ailevi bağlar bile baskı ve zulmün gerekçesi hâline gelebilir. Tüm bu eylemler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; artık sadece tekil muhalifleri değil, kendi kendine örgütlenebilen, yardımlaşma ve şiddetsiz direniş kapasitesine sahip bir topluluk olarak Kırım'ın yerli halkı Kırım Tatar halkını doğrudan hedef alan baskıcı politikanın tırmandırıldığını açıkça göstermektedir. KIRIM DAYANIŞMASI İLE BAĞLANTILI SÖZDE YABANCI AJAN LİSTESİ GENİŞLETİLDİ Rusya Adalet Bakanlığı, 24 Temmuz 2026 tarihinde yabancı ajan ilan ettiği Kırım Dayanışması (Krımskaya Solidarnost) hareketiyle bağlantılı olduğunu iddia ettiği kişilerden oluşan listeyi genişletti. Kırım Tatar gazeteci ve insan hakları savunucusu Lütfiye Zudiyeva, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda listenin 137 kişiye çıkarıldığını duyurdu. Güncellenen listede avukatlar, gazeteciler, insan hakları savunucuları, sanatçılar, girişimciler, tarihçiler, Kırım Tatar halkının ileri gelenleri ile Kırımlı siyasi tutsakların eşleri ve anneleri bulunuyor. Ayrıca listede hayatını kaybetmiş kişilerin ve yıllardır tutuklu bulunan isimlerin de yer aldığı belirtildi. Rusya Adalet Bakanlığının kararı, etkilenen kişi sayısı bakımından bugüne kadarki en kapsamlı uygulamalardan biri olarak değerlendiriliyor. Zudiyeva, listeye alınan kişilerin haklarını koruyabilmeleri için hukuki desteğe ihtiyaç duyacaklarını ifade etti.

Ukrayna Dışişleri Bakanı Sıbiha: Rusya'nın Karadeniz'deki saldırıları "misilleme" değil, 2022'den beri süren sistematik terör Haber

Ukrayna Dışişleri Bakanı Sıbiha: Rusya'nın Karadeniz'deki saldırıları "misilleme" değil, 2022'den beri süren sistematik terör

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha, Rusya'nın Karadeniz'de sivil gemilere ve liman altyapısına yönelik saldırılarının "misilleme" olarak gösterilemeyeceğini belirterek, bunun 2022 yılından bu yana sürdürülen sistematik bir terör kampanyası olduğunu söyledi. Sıbiha, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, Rusya'nın Karadeniz'deki saldırılarının Ukrayna'nın son dönemdeki operasyonlarına karşılık olduğu yönündeki söylemlerin gerçeği yansıtmadığını vurguladı. "Rusya'nın Ukrayna'nın Karadeniz deniz koridoruna yönelik terörü herhangi bir eyleme verilen cevap ya da intikam değildir. Bunun Ukrayna'nın başka bölgelerdeki faaliyetlerine karşılık olduğu yönündeki söylem kasıtlı bir yalandır." ifadelerini kullanan Sıbiha, Kremlin'in sivil deniz taşımacılığını hedef alma politikasının savaşın başladığı 2022 yılından beri devam ettiğini belirtti. Bakan Sıbiha, Rusya'nın 2022'den bu yana Ukrayna limanlarını, liman altyapısını, tarım ihracatını, sivil gemileri, gemi mürettebatını ve tahıl depolarını sistematik olarak hedef aldığını ifade etti. Sıbiha'nın paylaştığı verilere göre, Rus saldırıları sonucunda bugüne kadar bin 054 liman altyapısı tesisi zarar gördü veya yıkıldı, 232 sivil gemi hedef alındı, 307 sivil hayatını kaybetti veya yaralandı. "KARADENİZ KORİDORU KÜRESEL GIDA GÜVENLİĞİ İÇİN HAYATİ ÖNEMDE" Sıbiha, Eylül 2023'te faaliyete geçen Ukrayna deniz koridorunun yalnızca Ukrayna ekonomisi için değil, küresel gıda güvenliği açısından da kritik rol oynadığını belirtti. Açıklamaya göre koridor üzerinden bugüne kadar 208,9 milyon ton yük, bunun içinde 123,8 milyon ton tahıl, dünya pazarlarına ulaştırıldı. Bu sevkiyatların 55'ten fazla ülkedeki milyonlarca insanın gıda ihtiyacının karşılanmasına katkı sağladığı kaydedildi. Rusya'nın gıdayı bir silah olarak kullandığını belirten Sıbiha, saldırıların yalnızca Ukrayna'yı değil, dünya genelindeki milyonlarca insanı da etkilediğini söyledi. ULUSLARARASI TOPLUMA ÇAĞRI Sıbiha, uluslararası topluma Rusya'nın Karadeniz'deki eylemlerine karşı ortak ve kararlı tepki verilmesi çağrısında bulundu. Moskova'nın seyrüsefer özgürlüğüne yönelik saldırılarını derhal durdurmasını isteyen Bakan, Rusya'nın Karadeniz'i Orta Doğu'daki Hürmüz Boğazı benzeri bir kriz bölgesine dönüştürme girişimlerine izin verilmemesi gerektiğini ifade etti. Son olarak, 24 Temmuz gecesi Romanya'nın münhasır ekonomik bölgesinde, ABD'den Ukrayna'ya gitmekte olan Christiana B adlı ticari geminin hasar görmesi, Karadeniz'deki güvenlik risklerinin devam ettiğini bir kez daha gözler önüne serdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.