SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ktmm

QHA - Kırım Haber Ajansı - Ktmm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ktmm haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Rus işgali nedeniyle Türkiye’ye sığınan Kırım Tatarı için önemli gelişme: Sosyo-Ekonomik Çalışma Grubu kuruldu Haber

Rus işgali nedeniyle Türkiye’ye sığınan Kırım Tatarı için önemli gelişme: Sosyo-Ekonomik Çalışma Grubu kuruldu

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Rusya’nın Kırım’ı işgali ve Ukrayna’ya yönelik topyekûn işgal girişimi ve saldırıları nedeniyle geçici olarak Türkiye’ye yerleşmek zorunda kalan Kırım Tatar sığınmacılara yönelik önemli bir kararı duyurdu. Türkiye’ye sığınan Kırım Tatarlarının karşılaştığı temel sorunları çözmek ve uyum süreçlerini kolaylaştırmak amacıyla KTMM ve Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Merkezi ortaklığında "Sosyo-Ekonomik Çalışma Grubu" kuruldu. KTMM Başkanı tarafından sosyal medya üzerinden yayımlanan açıklamaya göre bu özel çalışma grubu; sığınmacı temsilcileriyle gerçekleştirilen bir dizi kapsamlı istişarenin ardından hayata geçirildi. Grubun ana omurgasını KTMM temsilcileri, Kırım Derneği Genel Merkezi temsilcileri ve bizzat Türkiye’de yaşayan Kırım Tatar sığınmacıların temsilcileri oluşturacak. ÖNCELİK İSTİHDAM, SAĞLIK VE EĞİTİM SORUNLARI OLACAK Yeni kurulan Sosyo-Ekonomik Çalışma Grubu, Türkiye’ye sığınan soydaşların günlük yaşamda karşılaştıkları en temel engelleri ortadan kaldırmak için koordineli projeler yürütecek. Çalışma grubunun odaklanacağı öncelikli alanlar istihdam imkanlarının yaratılması, sağlık hizmetlerine engelsiz erişim sağlanması, çocukların ilk ve orta dereceli eğitim süreçlerine dahil edilmesi ile sosyal ve kültürel hayata uyum sağlanması olarak belirlendi. Türkiye Cumhuriyeti mevzuatı çerçevesinde yürütülecek bu faaliyetlerde, Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Merkezinin tüm imkan ve kaynakları seferber edilecek. Çalışma grubunun sahada tespit ettiği ve çözümü için siyasi ya da diplomatik karar alınması gereken stratejik meseleler ise doğrudan Kırım Derneği Genel Merkezi vasıtasıyla KTMM’nin gündemine taşınarak en üst düzeyde çözüme kavuşturulmaya çalışılacak. Kurulan Sosyo-Ekonomik Çalışma Grubu’nun üyeleri, detaylı faaliyet alanları, çalışma prensipleri ve sığınmacıların doğrudan ulaşabileceği iletişim bilgileri çok yakın bir tarihte Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Merkezi tarafından kamuoyuna ilan edilecek.

KTMM’den Ukrayna ve Polonya'ya tarihi çağrı: "Geçmişin ittifakları ve ortak gelecek sorumluluğu bizi trajedilerden daha güçlü birleştirmelidir" Haber

KTMM’den Ukrayna ve Polonya'ya tarihi çağrı: "Geçmişin ittifakları ve ortak gelecek sorumluluğu bizi trajedilerden daha güçlü birleştirmelidir"

Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanlık Divanı, Ukrayna-Polonya ilişkilerinde son dönemde tırmanan tarihi tartışmalara ve geçmişin trajedilerine yönelik bir bildiri yayımladı. KTMM Başkanı Refat Çubarov’un imzasıyla 10 Temmuz 2026 tarihinde paylaşılan bildiride; Ukrayna, Polonya ve Kırım Tatarları arasındaki köklü tarihi ittifaklara vurgu yapıldı. Bildiride, geçmişte yaşanan acı olayların Rusya tarafından bir nifak aracı olarak kullanılmasına izin verilmemesi gerektiğinin altı çizilerek taraflara stratejik birlik çağrısında bulunuldu. KTMM Başkanlık Divanı tarafından “Tarihi İttifakların Hafızası ve Ortak Geleceğe Karşı Sorumluluk, Halkları Geçmişin Trajedilerinin Ayırma Gücünden Daha Güçlü Bir Şekilde Birleştirmelidir" başlığıyla yayımladığı bildirinin tam metni şu şekilde: Bugünlerde, Ukrayna topraklarını istila eden Moskova ordusuna karşı Kazak Hetmanlığı, Kırım Hanlığı ve Polonya askeri birlikleri de dahil olmak üzere müttefiklerinin birleşik güçlerinin kazandığı en önemli zaferlerden biri olan 1659 Konotop Muharebesi’nin bir yıl dönümünü daha geride bıraktık. Konotop Muharebesi; Doğu Avrupa halklarının, dışarıdan gelen bir saldırganlık karşısında birlikte hareket ettiklerinde özgürlüklerini, bağımsızlıklarını ve kendi geleceklerini tayin etme haklarını nasıl başarıyla koruyabildiklerinin en parlak örneklerinden biri olmuştur. Kırım Tatar halkı için bu savaş özel bir anlama sahiptir; zira Kırım Hanlığı’nın Moskova yayılmacılığına karşı mücadelede önemli bir müttefik ve Avrupa güvenlik alanının ayrılmaz bir parçası olduğu dönemi hatırlatmaktadır. Sonraki tarihsel süreç; önce Moskova Devleti’nin, ardından Rus İmparatorluğu’nun ve günümüzde Rusya Federasyonu’nun sadece askeri güç kullanmakla kalmayıp, halklar arasındaki ittifakları yıkma, karşılıklı güvensizliği körükleme, tarihi trajedileri ve çelişkileri istismar etme, enformasyon manipülasyonları yapma ve "böl, parçala, yönet" ilkesini uygulama politikasını sistematik olarak yürüttüğünü kanıtlamıştır. Kırım Hanlığı’nın ortadan kaldırılması, Ukrayna Kozak devlet yapısının tasfiyesi ve Lehistan-Litvanya Birliği'nin (Rzeczpospolita) parçalanması tarihi, ortak bir gerçeği ikna edici bir şekilde gözler önüne sermektedir: Moskova, kendi yayılmacılığına hep birlikte karşı koyabilecek halklar arasındaki güveni, dayanışmayı ve birliği baltalamayı başardığı anlarda hedeflerine ulaşmıştır. Halklarımızın hiçbiri tarihin trajik sayfalarından muaf kalmamıştır. Ancak, geçmişin trajedilerinin bizi ayırma gücünden çok daha güçlü bir şekilde, bugün bizi bir arada tutması gereken şey tam olarak karşılıklı desteğin, tarihi ittifakların ve ortak zaferlerin hafızasıdır. Bugün, Rusya Federasyonu tarafından Şubat 2014’te Kırım’ın geçici işgaliyle başlatılan Ukrayna-Rusya Savaşı on üçüncü yılına girmişken; Rusya, silahlı saldırganlığını ve Ukrayna topraklarının işgalini sistematik insan hakları ihlalleriyle, yerli Kırım Tatar halkına ve diğer Ukrayna vatandaşlarına yönelik kültürel soykırım politikasıyla ve demokratik dünyanın birliğini bozmayı, Ukrayna’ya yönelik uluslararası desteği zayıflatmayı amaçlayan geniş çaplı bir bilgi savaşıyla birleştirmektedir. Böyle bir ortamda, tarihi hafızaya karşı sorumlu bir yaklaşım sergilemek ayrı bir önem kazanmaktadır. Tarih, siyasi çatışmaların veya dış manipülasyonların bir aracı haline gelmek yerine; dürüst bilimsel araştırmaların, açık diyaloğun ve karşılıklı saygının alanı olarak kalmalıdır. Bu hususta devlet adamlarına, politikacılara, tarihçilere ve toplumsal liderlere özel bir sorumluluk düşmektedir; zira onların sözleri ve kararları ya karşılıklı güveni pekiştirebilir ya da tarihi çelişkileri daha da derinleştirebilir. Bu bağlamda Kırım Tatar Millî Meclisi; İkinci Dünya Savaşı sırasında, bugün hem Ukrayna hem de Polonya Cumhuriyeti sınırlarında kalan topraklarda yaşanan ve Ukrayna ile Polonya halkları için hâlâ son derece acı verici olan trajik olaylarla ilgili son dönemde yapılan kararlar, açıklamalar ve kamuoyu değerlendirmelerinden derin endişe duymaktadır. Bu endişe, yalnızca Kırım Tatar halkının Ukrayna ve Polonya halklarıyla olan asırlık tarihi bağlarından değil, aynı zamanda demokratik dünyanın birliğinin korunmasının, Ukrayna’nın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne verilen sarsılmaz desteğin, Rus saldırganlığına karşı mücadelesinin, Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Akyar (Sivastopol) şehrinin işgalden kurtarılmasının; yerli Kırım Tatar halkının geleceğini güvence altına almak ve tüm Avrupa’nın güvenliğini pekiştirmek için belirleyici şartlar olduğunun bilincinde olunmasından kaynaklanmaktadır. Kırım Tatar Millî Meclisi, tarihin dürüst, sorumlu ve karşılıklı saygıya dayalı bir şekilde muhasebe edilmesinin Ukrayna ve Polonya halklarını ayrıştırmaması, aksine birbirine yakınlaştırması gerektiğine inanmaktadır. Tarihi trajedilerin istisnasız tüm kurbanlarının anısına saygılı bir yaklaşım, Ukrayna ile Polonya Cumhuriyeti arasındaki stratejik ortaklığı güçlendirmeli, karşılıklı yabancılaşmaya gerekçe teşkil etmemelidir. Kırım Tatar Millî Meclisi; Ukrayna ve Polonya Cumhuriyeti’nin devlet adamlarını, politikacılarını, bilim insanlarını ve sivil toplum temsilcilerini, hem atalarının anısına karşı taşıdıkları sorumlulukla hem de gelecek nesillere olan borçlarıyla hareket etmeye çağırmaktadır. Ortak tarihimizin trajik sayfalarının, bugün Avrupa’nın özgürlüğünü ve güvenliğini birlikte savunan halklar arasındaki güveni, dayanışmayı ve birliği zayıflatmak amacıyla saldırgan devlet tarafından kullanılmasına izin verilmemelidir. Bugün Ukrayna, yalnızca kendi bağımsızlığını değil tüm Avrupa kıtasının güvenliğini koruyarak Rus saldırganlığını göğüslerken; Ukrayna-Polonya birliği ve Kırım Tatar halkının dayanışması sadece tarihi değil, aynı zamanda stratejik bir öneme sahiptir. Bizim ve sizin özgürlüğünüz için!

KTMM Başkanı Refat Çubarov: Kıyiv’deki Rus katliamı nedeniyle Kırım Tatar millî bayrağı ve Ukrayna bayrağı yarıya indirildi Haber

KTMM Başkanı Refat Çubarov: Kıyiv’deki Rus katliamı nedeniyle Kırım Tatar millî bayrağı ve Ukrayna bayrağı yarıya indirildi

Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Rus işgalci güçlerin 1 Temmuz’u 2 Temmuz’u bağlayan gece Ukrayna’nın başkenti Kıyiv’e düzenlediği büyük çaplı füze ve SİHA saldırısının acı bilançosunu paylaşarak taziye mesajı yayımladı. Rusya'nın sivil yerleşim yerlerini doğrudan hedef alan bu acımasız saldırısı nedeniyle başkent Kıyiv'de yas ilan edildi. Sosyal medya üzerinden yayımladığı açıklamada KTMM Başkanı Çubarov, düzenlenen terör saldırısında can kaybının 30'a yükseldiğini bildirdi. Saldırı sonucunda yaklaşık 100 sivilin yaralandığını ve bunlardan onlarcasının hastanelerde tedavi altında olduğunu belirten Çubarov; Darnıtsya, Peçerskıy ve başkentin diğer merkez semtlerindeki apartmanlar da dahil olmak üzere 20'den fazla konutun ağır hasar gördüğünü veya doğrudan füzelerin hedefi olduğunu aktardı. Kıyiv’de hayatını kaybeden masum siviller anısına 3 Temmuz 2026 tarihinde başkent genelinde "Yas Günü" ilan edildiğini hatırlatan Refat Çubarov, dayanışma ve yasın bir göstergesi olarak Kırım Tatar Millî Meclisi Ofisi'nin önündeki göndere çekili olan Ukrayna devlet bayrağı ile Kırım Tatar millî bayrağının yarıya indirildiğini duyurdu. KTMM Başkanı, mesajını "Tüm yaralılara acil şifalar, hayatını kaybedenlere ise ebedi huzur diliyorum. Hatıraları daima yaşayacak." sözleriyle tamamladı. KIYİV GENELİNDE BİLANÇO AĞIRLAŞTI: CAN KAYBI 30’A YÜKSELDİ İşgalci Rusya, 1 Temmuz’u 2 Temmuz’a bağlayan gece Ukrayna’ya geniş çaplı hava saldırısı gerçekleştirdi. Saldırı sonucu başkent Kıyiv’de en az 30 kişi hayatını kaybetti, yaralı sayısı 100'ü aştı. Başkentin birçok yerinde yıkım tescillenirken; çok sayıda apartman, sağlık kurumları, depolar, bir otel ve hatta Kıyiv Hayvanat Bahçesi bile Rus bombardımanından doğrudan etkilendi. Kıyiv’deki arama kurtarma çalışmaları sürüyor; saldırıda yıkılan apartmanda yaşayan 10 kişi hâlâ aranıyor.

II. Kırım Tatar Millî Kurultayı’nın 35 yıllık mirası: "Bizzat halk tarafından seçilen bir yönetim kurduk" Haber

II. Kırım Tatar Millî Kurultayı’nın 35 yıllık mirası: "Bizzat halk tarafından seçilen bir yönetim kurduk"

1991 yılının ilk ayları, Kırım için yarımadanın geleceğini belirleyen siyasi değişimlerin yaşandığı bir dönem oldu. 20 Ocak’ta özerkliğin yeniden tesisi için bir referandum gerçekleştirildi ve ardından 12 Şubat’ta Ukrayna Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Yüksek Şurası, Kırım Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin kurulmasına ilişkin kanunu kabul etti. Ancak tüm yasaklara rağmen kitlesel olarak vatanlarına dönmeye başlayan ve büyük bir kısmı hala sürgün yerlerinde bulunan Kırım Tatarları için bu karar, adaletin tecelli etmesi anlamına gelmiyordu. Özerklik, coğrafi ilkeye göre kurulmuştu; oysa Kırım Tatar halkı, sürgündeki onlarca yıl boyunca ana vatanlarına dönmek ve tam olarak Kırım'ın yerli halkının millî devlet yapısını yeniden tesis etmek için mücadele etmiş ancak bunu elde edememişti. Millî hareket, ana hedefinden vazgeçmedi. Aksine, daha birleşik bir şekilde hareket etme ihtiyacının bilincine varılması, Kırım Tatar halkının sonraki tarihini belirleyen bir olayın fitilini ateşledi. 26-30 Haziran 1991 tarihleri arasında Akmescit'te (Simferopol), Sovyet rejiminin uyguladığı soykırım politikası sonucu verilen 74 yıllık zorunlu aranın ardından, II. Kırım Tatar Millî Kurultayı gerçekleştirildi. 1917’deki I. Kurultaydan onlarca yıl sonra Kırım Tatarları, halkın geleceğini belirlemek, Kırım Tatar Millî Meclisini seçmek ve ana vatanlarında kendi kaderini tayın etme haklarını ilan etmek üzere kendi seçtikleri temsilcilerini yeniden bir araya getirdi. Dönemin Kırım yönetiminin direnişine, kurultayı sabote etme girişimlerine, organizatörlere yönelik baskılara ve yurt dışından gelen misafirlere uygulanan kısıtlamalara rağmen; delegelerin seçimi Kırım ve Özbekistan'dan Baltık ülkelerine kadar Kırım Tatarlarının yaşadığı tüm bölgelerde yapıldı. Akmescit'e, halkını temsil eden ve Kırım Tatarlarının en yüksek temsil organının kurulmasına ilişkin tarihî kararın ortağı olan 262 delege geldi. II. Kurultay, onlarca yıllık sürgünün ardından Kırım Tatar halkının yeniden doğuşunun sembolü oldu. O günlerin atmosferini, kurultay hazırlıklarını, tarihî önemini ve millî hareketin sonraki on yıllarını belirleyen kararları, o olayların katılımcıları ve tanıkları Kırım Haber Ajansına (QHA) anlattı. KIRIMOĞLU: BU, TAMAMEN FARKLI SEVİYEYE GEÇİŞ ANLAMINA GELİYORDU Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, II. Kurultayın bir başlangıç değil, Kırım Tatar millî hareketinin uzun yıllara dayanan mücadelesinin bir devamı olduğuna dikkat çekti. Kurultay çağrısı yapılmadan önce halkın, Kırım’a geri dönme hakkı için yürütülen mücadeleyi, onlarca yıldır koordine eden girişim grupları ağına zaten sahip olduklarını belirten Kırımoğlu, “1989 yılına gelindiğinde, sadece millî hareket aktivistleri tarafından değil, doğrudan halkın kendisi tarafından seçilecek bir organa ihtiyaç duyulduğu anlaşıldı. Bu, tamamen farklı bir seviyeye geçiş demekti. Böyle bir organ artık münferit kişileri değil, tüm Kırım Tatar halkını temsil ediyordu." dedi. Kurultay hazırlıkları yaklaşık iki yıl sürdü. Sovyet sisteminin hala var olduğu koşullarda organizatörler, Kırım Tatarlarının toplu olarak yaşadığı tüm yerleri kapsayan seçim sürecini fiilen sıfırdan inşa etmek zorunda kaldı. İlk olarak topluluklar seçmenleri seçti, onlar da Kurultay delegelerini belirledi. Ardından delegeler, doğrudan Kurultay oturumunda gizli oylama yoluyla, Kurultay oturumları arasındaki dönemde en yüksek tek temsil organı statüsüne sahip olan temsil organını, yani Kırım Tatar Millî Meclisini oluşturdular. Yapılan çalışmaları değerlendiren Kırımoğlu, “Çok titiz ve yorucu bir çalışma yürüttük. Faaliyet göstermenin biraz daha kolaylaştığı Perestroyka dönemi olmasına rağmen, Sovyet yönetimi hâlâ engeller çıkarıyordu. İki yıl boyunca, delegelerinin halk tarafından seçileceği bir Kurultay oluşturmak için çalıştık. Ardından Kurultay, gizli oylamayla Kırım Tatar Millî Meclisini seçti." şeklinde konuştu. Kırım Tatarları için kurultayın yeni bir kurum oluşturulması anlamına gelmediğini, birinci Kurultayın Bolşevikler tarafından tasfiye edilmesinin ardından kesintiye uğrayan tarihî sürekliliğin yeniden tesisi anlamına geldiğini belirten Kırımoğlu, “Buna İkinci Kurultay adını verdik, çünkü Birincisi Sovyet yönetimi tarafından dağıtılmıştı. Bunun muazzam bir anlamı vardı. Bildiğim kadarıyla, o dönemki Sovyetler Birliği'nde hiçbir halk, bu derece demokratik bir yöntemle oluşturulmuş bir temsil organına sahip değildi." ifadelerini kullandı. Kurultayın varlığının, Kırım Tatar millî hareketinin sonraki on yıllarda iç bölünmeler yaşamasının önüne geçtiğini vurgulayan Kırım Tatar halkının lideri, “Kurultay sayesinde millî hareketin bölünmesini önlemeyi başardık. Farklı fikirlerimiz, farklı tartışmalarımız vardı; ancak kritik durumlar ortaya çıktığında nihai kararı her zaman Kurultay verdi. Böylece halkın birliğini koruduk ve bu, muhtemelen Kırım Tatar millî hareketinin en önemli başarılarından biri oldu." dedi. SİNAVER KADIROV: DEVLET, HAKLARIMIZI İADE ETMEK İSTEMİYORDU Kırım Tatar millî hareketinin iştirakçılarından ve son Sovyet siyasi tutsaklarından olan Sinaver Kadırov, II. Kurultaya katılım göstermenin, her şeyden önce bir tarihî sorumluluk meselesi olduğunu belirterek, “Bizim için temel gaye, tarihî bir siyasi kurum olan Kurultayı yeniden canlandırmaktı. Bu olgunun kendisi bile tarihî bir adımdı ve dünyaya millî ile siyasi kurumlarımızı yeniden canlandırdığımıza dair bir ilandı. Devlet o dönem hazır değildi, daha doğrusu 1944 Sürgünü'nden sonra ihlâl edilen hakları Kırım Tatarlarına iade etmek istemiyordu." şeklinde konuştu. 1991 yılında kurulan sistemin azami düzeyde demokratik olduğunu vurgulayan Kadırov, “İnsanlar ilk önce seçmenleri seçti, onlar da Kurultay delegelerini belirledi. Sonrasında Kurultayın kendisi, Meclis’in 33 üyesini seçti. Bu, temsil organının yukarıdan aşağıya değil, Kırım Tatar halkının kendi iradesiyle şekillenmesini sağlayan demokratik bir sistemdi." diyerek temsil organının meşruiyetinin tam olarak bunun sağladığını kaydetti. RIZA ŞEVKİYEV: HER BİR BAŞARI, HALKIN KENDİ AKTİVİTESİ SAYESİNDE MÜMKÜN OLDU Kırım Tatar Millî Meclisi Üyesi Rıza Şevkiyev, en zor koşullarda bile Kırım Tatarlarının kendi azimleriyle hayatlarını yeniden inşa etmeye devam ettiklerine dikkat çekti. Ana vatana dönüş, yerleşme, eğitim, toprak ve haklar uğruna verilen mücadele devlet desteğiyle değil, sayısız engele rağmen gerçekleştiğini söyleyen Şevkiyev şu ifadeleri kullandı: Biz buraya bir şeylerin sayesinde değil, her şeye rağmen döndük. İnsanlar birikimlerini kaybetmişti; evleri, işleri yoktu, muazzam zorluklardan geçtiler ama mücadeleyi bırakmadılar. Ve Kırım Tatar halkının elde ettiği en ufak bir başarı bile, sadece halkın kendi aktivitesi ve haklarını savunma kararlılığı sayesinde mümkün oldu. REFAT ÇUBAROV: KIRIM’IN GELECEĞİ, TÜM SAKİNLERİNİN REFAHI ÜZERİNE İNŞA EDİLMELİDİR Kırım Tatar Millî Meclisi Başkanı Refat Çubarov, II. Kurultayın sadece Kırım Tatar öz yönetiminin yeniden canlandırılmasının sembolü olmakla kalmayıp, aynı zamanda halkın geleceğine dair siyasi vizyonun şekillendirildiği bir platform olduğunu vurguladı. Delegelerin II. Kurultayda Kırım Tatar millî hareketi için yol haritası niteliği taşıyan belgeleri kabul ettiğini aktaran KTMM Başkanı, “Kırım Tatar Halkının Millî Egemenlik Deklarasyonu, II. Kurultayın temel belgesiydi. Bu deklarasyonda, Kırım’ın, Kırım Tatar halkının millî toprakları olduğunu ve halkın burada uluslararası hukuka uygun olarak kendi kaderini tayin etme hakkına sahip olduğunu ilan ettik. Aynı zamanda Kırım’ın geleceğinin, orada yaşayan tüm sakinlerin refahı üzerine inşa edilmesi gerektiğini vurguladık. Daha o zaman, Kırım Tatarlarının haklarının iade edilmesinin Kırım’daki hiçbir sakinin haklarıyla çelişmediği ilkesini ortaya koyduk." dedi. II. Kurultay belgelerinin 1991 yılının siyasi konjonktürü bağlamında değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Çubarov, Kırım Tatarlarının katılımı olmadan gerçekleştirilen Kırım Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin yeniden kurulmasına ilişkin referandumun ardından Kurultay; yerli halkın kendi kaderini tayin etme hakkı dikkate alınmadan kurulduğu için, bu özerkliğin fiilen 1944 Sürgünü'nün sonuçlarını meşrulaştırdığını açıkça ilan etti. KTMM Başkanı, "Yeniden kurulan özerkliği, oluşturulduğu şekliyle tanımadık. O, Kırım Tatar halkının millî bölgesel özerkliği değildi ve tarihî adaleti tesis etmiyordu. Tam da bu yüzden Kurultay; Birleşmiş Milletlere, dünya parlamentolarına ve hükûmetlerine, Kırım Tatar halkının kendi ana vatanında kendi kaderini tayin etme hakkını destekleme çağrısıyla başvurdu." şeklinde konuştu. Bununla birlikte Çubarov, Kurultayın en başından itibaren millî canlanma ilkelerini, Kırım’ın tüm sakinlerinin birlikte yaşaması fikriyle harmanlamaya çalıştığına dikkat çekerek şunları kaydetti: Kırım’ın tüm sakinlerine yönelik özel bir bildiri kabul ettik. Orada, Kırım Tatarlarının ana vatanlarına çatışma çıkarmak için değil, yarımadanın geleceğini birlikte inşa etmek için döndüklerini söyledik. Karşılıklı saygı çağrısında bulunduk ve Kırım’ın, tüm sakinlerinin haklarının güvence altına alınacağı bir barış yurdu olması gerektiğini vurguladı. Siyasi kararların yanı sıra II. Kurultay, çağdaş Kırım Tatar millî yaşamının sembolik temellerini de attı. Delegeler, gök mavisi zemin üzerine altın rengi tarak tamgalı bayrağı ve sözleri Numan Çelebicihan’a ait olan "Ant Etkenmen" marşını onayladı. Kırım Tatar dilinin Latin alfabesine geçmesi yönünde karar alındı ve yeni seçilen Meclise millî öz yönetim sistemini geliştirme görevi verildi. İLMİ ÜMEROV: 2014 YILI TÜM BUNLARIN ÜZERİNİ ÇİZDİ KTMM Başkan Yardımcısı ve eski siyasi tutsak İlmi Umerov, II. Kurultayın tarihinin, sürgünden sonra Kırım Tatar millî hareketinin katettiği tüm yolla koparılamaz bir bağa sahip olduğunu belirterek, “Kırım Tatarları, 1956’da katı denetim rejiminin kaldırılmasından 1980’lerin sonundaki kitlesel dönüşe kadar, onlarca yıl boyunca kendi topraklarında yaşama hakkını savundular. Kırım’a dönüş, devlet yönetiminin kararları sayesinde değil, sürgün edilen halkın haklarını iade etmeye yönelik isteksizliğine rağmen mümkün oldu. Dönüş, sadece ilk aşamaydı. Bir sonraki adım, yetkisini devletten değil, halkın kendisinden alan meşru bir temsil organının kurulmasıydı.” dedi. Bu demokratik modelin II. Kurultayın en büyük başarısı olduğunu vurgulayan Ümerov, “Girişim grupları aktivistlerden oluşuyordu, KTMM ise Kurultay aracılığıyla halkın kendisi seçti. Temel fark buydu. İnsanların güvenini kazanan ve onlar tarafından seçilen bir temsil organı kurduk. Tam da bu yüzden bu organ, kendi halkı için bir yönetim mekanizması olarak algılandı." ifadelerini kullandı. Kırım Tatar halkının 2014 yılına kadar kademeli olarak geri dönüş mücadelesinden millî yaşamın geliştirilmesi aşamasına geçtiğini savunan Ümerov şu ifadelerine yer verdi: 2013 yılına gelindiğinde, ana görevi neredeyse tamamladığımızı, yani halkı eve döndürdüğümüzü hissediyorduk. Eğitim ve kültür aktif bir şekilde gelişmeye başlamıştı; birçok yeni yazar, sanatçı ve yaratıcı topluluk ortaya çıkmıştı. Gelişimin yeni bir aşamasına geçtiğimize dair bir his vardı. Ancak 2014 yılı tüm bunların üzerini çizdi. II. KURULTAY'IN ÜZERİNDEN 35 YIL GEÇTİ II. Kurultay'ın üzerinden 35 yıl geçti ancak aldığı kararlar bugün de Kırım Tatar halkının siyasi yaşamının temel taşı olmayı sürdürüyor. Kırım Tatar devlet geleneğinin sürekliliğinin sembolü ve halkın temsil mekanizması olan bu kurum, o dönem yeniden canlandırıldı. Kırım’ın işgaline, KTMM’ye yönelik zulme ve Rusya’nın millî öz yönetim sistemini yok etme girişimlerine rağmen Kurultay, Kırım Tatar halkının meşru sesi olmaya devam ediyor. Bu tarihî olayların katılımcılarının da tanıklık ettiği üzere, II. Kurultayın asıl anlamı sadece bir temsil organının seçilmesinden ibaret değildi. Bu kurultay; soykırımı, onlarca yıllık sürgünü ve siyasi baskıları atlatarak ana vatanına geri dönmeyi ve millî kurumlarını yeniden inşa etmeye başlamayı başaran bir halkın en büyük canlı kanıtı oldu.

KTMM Başkanı Çubarov: İşgal yönetimi Kırım'da daha sert kısıtlamalara zemin hazırlıyor! Haber

KTMM Başkanı Çubarov: İşgal yönetimi Kırım'da daha sert kısıtlamalara zemin hazırlıyor!

Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Rusya'nın işgali altındaki Kırım'da ilan edilen olağanüstü hâl uygulamasının, ilerleyen dönemde daha sert hak ve özgürlük kısıtlamalarının ön hazırlığı olabileceğini söyledi. Ukrayna merkezli Suspilne haber ajansına konuşan Çubarov, işgal yönetiminin olağanüstü hâl kararını kamuoyuna idari işleyişi iyileştirmeye yönelik bir adım olarak sunduğunu ancak bunun farklı amaçlar taşıyabileceğini ifade etti. "OLAĞANÜSTÜ HÂL YENİ HAK KISITLAMALARININ HAZIRLIĞI OLABİLİR" Refat Çubarov, işgal yönetiminin açıklamalarına Kırım'da yaşayan birçok kişinin inanmadığını belirterek, analistlerin olağanüstü hâl uygulamasını insan hakları ve temel özgürlüklere yönelik daha sert tedbirlerin habercisi olarak değerlendirdiğini söyledi. Mevcut durumda Kırım içinde serbest dolaşım ve yarımadadan çıkış konusunda tam kapsamlı bir yasak bulunmadığını kaydeden Çubarov, güvenlik durumunun kötüleşmesi hâlinde seyahat özgürlüğüne yönelik yeni kısıtlamaların getirilebileceğini bildirdi. "KIRIM SAKİNLERİ DAYANIŞMA İÇİNDE HAREKET EDİYOR" Çubarov, görüştükleri Kırım sakinlerinin yaşanan zorluklara rağmen yarımadanın geleceği konusunda umutlarını koruduklarını belirterek, birçok kişinin mevcut koşullara dayanmak ve birbirine destek olmak amacıyla dayanışma içinde hareket ettiğini ifade etti. İŞGAL YÖNETİMİ YENİ KISITLAMALARI REDDEDİYOR Kremlin yanlısı ve işgal yönetiminin başındaki Sergey Aksyonov ise olağanüstü hâl nedeniyle ilave kısıtlamalar uygulanmayacağını açıklamıştı. Buna karşın Akyar'da (Sivastopol) alışveriş merkezleri ve mağazaların sınırlı saatlerde faaliyet göstermesi, restoranların akşam saatlerinde kapanması ve toplu etkinliklerin iptal edilmesi gibi uygulamaların hâlen yürürlükte olduğu belirtiliyor. Öte yandan Kırım İnsan Hakları Grubu Başkanı Olha Skrıpnık, olağanüstü hâl uygulamasıyla işgal yönetiminin, Ukrayna'nın yarımadadaki askerî hedeflere yönelik saldırıları sonrasında fiilen uygulanan kısıtlamalara hukuki zemin oluşturmaya çalıştığını söyledi.

Kıyiv’deki Kırım Tatar Millî Bayrak Günü kutlamalarında "Kırım Tatar Konağı"nın temeli atıldı Haber

Kıyiv’deki Kırım Tatar Millî Bayrak Günü kutlamalarında "Kırım Tatar Konağı"nın temeli atıldı

Ukrayna'nın başkenti Kıyiv’de bulunan Ukrayna Yerel Mimarisi ve Yaşamı Müzesi (Pirogovo Açık Hava Müzesi), 26 Haziran Kırım Tatar Millî Bayrak Günü kapsamında görkemli bir kültürel etkinliğe ev sahipliği yaptı. Yaklaşık 500 davetlinin katılımıyla festival havasında gerçekleştirilen etkinliğin en stratejik ve kalıcı adımı ise müze arazisinde gelecekte kurulacak olan "Kırım Tatar Konağı" daimî sergisinin ilk evinin temel atma töreni oldu. Kırım Tatar halkının kültürel mirasını Ukrayna ve dünya kamuoyuna tanıtmayı amaçlayan bu anlamlı etkinlik; KTMM, Kırım Evi, Kadın Divanı Derneği, Kırım Millî Varlık Vakfı, "Kırım Cephesi" Birleşik Platformu ve Ukrayna Yerel Mimarisi ve Yaşamı Müzesi ortaklığında güçlü bir kurumsal iş birliğiyle organize edildi. TEMELE KIRIM TOPRAĞI KONULDU Kırım Tatar kültürel ve mimari mirasını korumak amacıyla hayata geçirilen proje kapsamında, Karasubazar bölgesinin Bahçi-Eli köyündeki geleneksel bir Kırım Tatar evi, tarihî çizimler ve etnografik araştırmalar rehberliğinde müze alanında yeniden inşa ediliyor. Bu tarihî anı ölümsüzleştirmek adına düzenlenen törende, Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov ve Kırım Müftüsü Ayder Rüstemov, evin temeline Kırım’dan özel olarak getirilen toprağı koyarak ilk harcı attı. ZENGİN KÜLTÜR PROGRAMI KONUKLARI KIRIM’A GÖTÜRDÜ Müze alanında düzenlenen etkinlik, konuklarına tam anlamıyla bir Kırım atmosferi yaşattı. Program kapsamında Kırım Tatar halk sanatçıları ve geleneksel müzik topluluklarının sahne aldığı coşkulu bir bayram konseri gerçekleştirildi. Etkinliğe katılan yüzlerce davetli, kadim Kırım Tatar el sanatlarının inceliklerinin sergilendiği usta öğretici atölyelerini ziyaret etme fırsatı bulurken; geleneksel mutfağın seçkin lezzetlerini ve meşhur Kırım kahvesini tadarak Kırım misafirperverliğine bizzat tanıklık etti. Tematik hediyelik eşyaların yer aldığı bir bayram panayırının da kurulduğu etkinlikte, çocuklar için özel interaktif oyun alanları oluşturuldu. “DEVLET KURUMLARININ KATILIMI ORTAK DURUŞUMUZUN GÖSTERGESİDİR” Etkinlikte Kırım Haber Ajansına (QHA) özel değerlendirmelerde bulunan Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Daimî Temsilci Yardımcısı Olha Kurışko, Kırım Tatar Millî Bayrak Günü’nün devlet düzeyinde kutlanmasının önemine dikkat çekerek, Ukrayna'nın kültürel çeşitliliğine ve Kırım'ın özgürlüğü için sergilenen ortak duruşa vurgu yaptı. Kırım Tatar Millî Bayrak Günü’nün sadece bir topluluğa ait olmadığını, ulusal bir kimlik taşıdığını belirten Olha Kurişko, "Çünkü bu, tüm Ukrayna için genel bir bayramdır. Tüm Ukrayna için çok önemli bir gündür. Ukrayna, tüm bu çeşitliliği desteklemek için adımlar atan çok uluslu, çok etnikli bir ülkedir." ifadelerini kullandı. Özellikle işgal altındaki yarımadaya değinen Kurişko, "Özellikle şimdi, Kırım Tatar halkının aslında evi olan işgal altındaki Kırım'dan bahsettiğimiz bu dönemde, onları burada desteklemek ve Kırım Tatar topluluğundan gelen etkinlikleri, girişimleri sahiplenmek çok büyük önem taşıyor. Elbette devlet kurumları da bu güne katılım sağlıyor, destekliyor ve kutluyorsa, bu durum tam olarak birçok kurumun ortak tutumunun birleşmesidir." değerlendirmesinde bulundu. Başkent Kıyiv’deki resmî törenlerin ve şehirdeki atmosferin coşkusunu paylaşan Kurişko, devlet kurumlarının Gökbayrak geleneğine sadık kaldığını şu sözlerle aktardı: Bugün Hreşatık Caddesi boyunca yolun her iki tarafında iki bayrağın; devlet bayrağı ile Kırım Tatar bayrağının yan yana durduğunu gördüm. Sabah saat 09.00’da Kıyiv Belediyesi önünde bayrağı göndere çekme töreni gerçekleşti. Ardından saat 11.00’de Mihaylivska Meydanı’ndaki Dışişleri Bakanlığı binası önünde bayrak göndere çekildi. Bakanlık bu doğrultudaki tüm yönelimin öncüsüdür ve 2016 yılından bu yana Kırım Tatar Bayrak Günü'nde sürekli olarak bu bayrağı göndere çekmektedir. Bugün ayrıca diğer birçok devlet kurumu Kırım Tatar bayrağını gururla dalgalandırdı.

Sürgünden dönen bir halkın küllerinden doğuş hikayesi: 2. Kırım Tatar Millî Kurultayı Haber

Sürgünden dönen bir halkın küllerinden doğuş hikayesi: 2. Kırım Tatar Millî Kurultayı

Türk halklarının ortak siyasal geleneğinin önemli unsurlarından biri olan Kurultay, Kırım Tatarları için yalnızca tarihî bir miras değil, aynı zamanda millî kimliğin, öz yönetim anlayışının ve siyasi mücadelenin temel dayanaklarından biri olarak kabul edilerek yaşamaya devam ediyor. İLK KURULTAY 1917'DE TOPLANDI Rusya'da 1917 Şubat Devrimi'nin ardından Kırım Tatarları siyasi örgütlenmelerini hızlandırdı. Aynı yıl Bahçesaray'da toplanan Birinci Kırım Tatar Millî Kurultayı, Kırım Tatar halkının tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biri oldu. 76 delegenin katılımıyla gerçekleştirilen Kurultay, Kırım Halk Cumhuriyeti'nin kurulduğunu ilan etti, anayasa ile devlet sembollerini kabul etti ve Numan Çelebicihan başkanlığında millî hükûmeti oluşturdu. Ancak Bolşevik kuvvetlerin 1918 yılında Kırım'ı işgal etmesiyle Kırım Tatar hükûmeti devrildi. Çelebicihan idam edilirken, Kurultay da dağıtıldı. SÜRGÜN YILLARINDA MÜCADELE DEVAM ETTİ Sovyet yönetimi döneminde Kırım Tatar aydınları ve millî hareket temsilcileri ağır baskılara maruz kaldı. 1944 yılında gerçekleştirilen toplu sürgün ise halkın tarihindeki en büyük trajedilerden biri olarak kayıtlara geçti. Sürgün şartlarına rağmen Kırım Tatarları, anavatanlarına dönüş ve haklarının iadesi için örgütlü mücadeleyi sürdürdü. 1950'li yıllardan itibaren kurulan inisiyatif grupları, millî hareketin temelini oluşturdu. İKİNCİ KURULTAY 74 YIL SONRA TOPLANDI Sovyetler Birliği'nde 1980'li yılların sonlarında başlayan dönüşüm süreci, Kırım Tatar millî hareketine yeni imkânlar sundu. Bu çerçevede 26-30 Haziran 1991 tarihlerinde Akmescit'te (Simferopol) İkinci Kurultay düzenlendi. Kırım başta olmak üzere Özbekistan, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve diğer bölgelerden seçilen 255 delege Kurultay çalışmalarına katıldı. Kurultayda Kırım Tatar halkının millî egemenliğini esas alan deklarasyon kabul edilirken, halkın bayrağı ve marşı resmen onaylandı. Ayrıca Latin alfabesine geçiş kararı alındı. MECLİS KURULDU Kurultayın en önemli kararlarından biri ise Kırım Tatar halkının daimi temsil organı olan Kırım Tatar Millî Meclisinin (KTMM) kurulması oldu. Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu Meclis Başkanı seçilirken, Refat Çubarov Başkan Yardımcılığı görevine getirildi. Ardından Kırım'ın birçok bölgesinde yerel meclisler oluşturularak millî öz yönetim yapısı hayata geçirildi. MİLLÎ KİMLİĞİN VE DEMOKRATİK GELENEĞİN SEMBOLÜ Kırım Tatar halkının kurultayı, 1991 sonrasında 1996, 2001, 2007 ve son olarak 2013’te toplandı. 2014’ten bu yana Rus işgali altında olan Kırım’da yeniden bir araya geleceği güne değin mücadele devam ediyor. Kırım Tatarları açısından Kurultay, yalnızca tarihî bir kurum değil; sürgün, dönüş ve hak mücadelesinin sembolü olarak da değerlendiriliyor. Bugün de Kurultay-Meclis sistemi, Kırım Tatar halkının kolektif temsil mekanizması ve demokratik iradesinin en önemli unsurlarından biri olmayı sürdürüyor. 26 Haziran tarihi ise, 2010 yılında alınan kararla İkinci Kurultay'ın açılış günü anısına Kırım Tatar Millî Bayrak Günü olarak kutlanıyor.

KTMM ve DQTK'nin Polonya’daki konferansa gösterdiği “Kremlin” tepkisi geri adım attırdı Haber

KTMM ve DQTK'nin Polonya’daki konferansa gösterdiği “Kremlin” tepkisi geri adım attırdı

Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) ve Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov ile DQTK İcra Komitesi Polonya Üyesi Nedim Useinov, Polonya’da kamu fonlarıyla desteklenen yıllık "Tatar Bilgi Akademisi" konferansına Kremlin yanlısı Rus tarihçi Stanislav Dumin’in konuşmacı olarak davet edilmesine sert tepki gösterdi. Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırganlığını ve Kırım'ın işgalini destekleyen federal kurumların temsilcilerinin Polonya'daki bilimsel etkinliklerde boy göstermesinin kabul edilemez olduğu vurgulandı. REFAT ÇUBAROV: “POLONYA TOPLUMU İÇİN UTANÇ VERİCİ BİR DURUM” Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada projenin organizatörlerine seslenerek durumun vehametine dikkat çekti. Ukrayna'ya yönelik savaşı ve Kırım'ın işgalini açıkça destekleyen Rus federal kurumlarının temsilcilerinin Polonya'da ağırlanmasının utanç verici olduğunu belirten Çubarov, şunları kaydetti: "Polonya'da düzenlenecek bir bilimsel etkinliğe, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırganlığını destekleyen ve Kırım'ın işgaline sevinen Rus federal kurumlarının bir temsilcisinin davet edilmesi kesinlikle kabul edilemez. Hem konferans organizatörleri hem de Polonya toplumu için bu utanç verici durumun önüne geçilmelidir. Organizatörlerin, Rus İmparatorluk Evi Ofisi Amblem ve Arma (Heroldik) Dairesi Başkanı, Rusya vatandaşı Stanislav Dumin'e yapılan daveti en kısa sürede iptal edeceğini umuyoruz." “PUTİN REJİMİ TEMSİLCİLERİ POLONYA’NIN GÜVENLİĞİNİ TEHDİT EDİYOR” Sosyal medya üzerinden açıklama yapan DQTK Polonya Temsilcisi Nedim Useinov ise Polonya'daki bazı Tatar çevrelerinin endişe verici davranışlarını üzüntüyle karşıladığını belirterek, Bialystok şehrinde düzenlenecek konferansa Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e bağlı Amblem ve Arma (Heroldik) Konseyi Üyesi Rus tarihçi Stanislav Dumin’in davet edilmesini eleştirdi. Useinov, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: Değerli Organizatörler, bilimi Rus siyasetinin bir aracı ve propaganda makinesinin bir unsuru haline getiren bizler değiliz. Etkinliğinizde Putin rejimini resmen temsil eden ve bu yönüyle Polonya'ya gerçekleştirdiği ziyaretler Polonya devletinin güvenliği için tehdit oluşturan bir kişiyi ağırlayarak, yalnızca bu konferansın bilimsel ciddiyetine gölge düşürmekle kalmıyor, aynı zamanda kendi itibarınızı ve devletinizin saygınlığını da tehlikeye atıyorsunuz. Dünya Kırım Tatar Kongresi Polonya Temsilciliği adına, Bay Stanislaw Dumin'e yapılan konferans davetinin iptal edilmesi çağrısında bulunuyorum. Ayrıca, Rus emperyalistlerinin katılımıyla düzenlenen konferansları tanıtan afişlerde Kırım Tatar sembollerinin (Kırım Hanlarının mührü olan Tarak Tamga'nın) kullanılmamasını talep ediyorum. TEPKİLER SONUÇ VERDİ, DAVET İPTAL EDİLDİ Kırım Tatar tarafının haklı diplomatik girişimleri ve sert tepkilerinin ardından Polonya'daki etkinlik organizatörleri hızla geri adım attı. DQTK Polonya Temsilcisi Nedim Useinov tarafından yapılan güncel açıklamaya göre, organizasyon komitesi uyarılara anında yanıt vererek resmi Rus devlet yapılarını temsil eden Stanislav Dumin'in konferansa katılımını engellemek adına gerekli adımları attı ve daveti iptal etti. Bu hızlı reaksiyonu bir dostluk ve iyi niyet göstergesi olarak kabul ettiğini belirten Useinov, yaşanan olayın kasıtlı olmadığını, akademik çalışmalar ile fon arayışı hengamesinde Rus katılımcının biyografisinin yeterince incelenememesinden kaynaklanan bir zaman darlığı ve koordinasyon eksikliği olduğunu ifade etti. Ayrıca gösterilen hassasiyet ve hızlı müdahale için Polonyalı organizatörlere teşekkür etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.