SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ktmm

QHA - Kırım Haber Ajansı - Ktmm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ktmm haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

KTMM Başkanı Çubarov'dan bayram mesajı: Kırım özgür olacak! Haber

KTMM Başkanı Çubarov'dan bayram mesajı: Kırım özgür olacak!

İslâm dünyasının her sene Hicri takvime göre bir ay boyunca oruç ibadetini yerine getirmesinin ardından kutladığı Ramazan Bayramı 3 gün boyunca kutlanacak. Bu sene 20 Mart’ta başlayan bayram, kabir ve ev ziyaretlerinin ardından 22 Mart’ta son bulacak. Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov hem şahsı hem de Meclis adına tüm Müslümanların Ramazan Bayramı'nı kutladı. KTMM Başkanı Çubarov, mesajında şu ifadelere yer verdi: Ramazan Bayramınız mübarek olsun! Değerli soydaşlarım, aziz din kardeşlerim, Bu yıl mübarek Ramazan Bayramı’nı karmaşık duygularla karşılıyoruz; bir yandan bayram sevincini yaşarken, diğer yandan ana vatanımız Kırım’a ve milletimizin başına Rusya’nın işgaliyle gelen acıları hissediyoruz. Bu mübarek günlerde tuttuğumuz oruçlar, ettiğimiz dualar ve ibadetler; hem Kırım’da baskı altında Kırım Tatar kimliğini korumaya çalışan kardeşlerimizi hem de vatanını terk etmek zorunda kalan soydaşlarımızı daha da birbirine yakınlaştırdı, birlik ve dayanışmamızı güçlendirdi. Fiziken uzak olsak da kalplerimiz Kırım’la birdir. Aynı zamanda Ukrayna Silahlı Kuvvetleri saflarında Rus işgaline karşı mücadele eden Kırım Tatar askerlerimizle gurur duyuyoruz. Kendilerine minnettarlığımızı sunuyoruz. Onların cesareti; Ukrayna’nın, Kırım’ın ve Kırım Tatar halkının geleceğinin teminatıdır. Yüce Allah askerlerimizin gücünü artırsın, onları korusun. Şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. Vatan, iman ve namus uğruna canlarını feda eden şehitlerimizin aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz. Hiçbiri halkımız tarafından unutulmayacaktır. İnşallah hepsi Allah’ın rahmetine kavuşmuştur. Rus işgalinden kurtarılmış Kırım ana vatanımızda en kısa zamanda hep birlikte yeniden buluşmayı diliyorum. Tüm siyasi mahkûmlarımızın özgürlüğüne kavuşmasını ve ailelerine dönmesini temenni ediyorum. Allah Ukrayna’ya zafer nasip etsin; Kırım Tatar halkına ise kendi vatanında huzurlu ve mutlu bir yaşam versin. Allah Teâlâ adaletlidir ve merhamet sahibidir. Kırım, ona kötülük ve zulüm getirenlerden arındırılacaktır. Kırım özgür olacaktır; her köşesinde Ukrayna bayrağı ve Kırım Tatar millî bayrağı dalgalanacaktır. Saygıdeğer dostlar, değerli kardeşlerim, Kırım Tatar Millî Meclisi adına hepinizin Ramazan Bayramı’nı tebrik ediyorum. Ramazan Bayramımız mübarek olsun! Refat Çubarov Kırım Tatar Millî Meclisi Başkanı

Odesa’da birlik sofrası: Üçüncü bölgesel iftar düzenlendi Haber

Odesa’da birlik sofrası: Üçüncü bölgesel iftar düzenlendi

Odesa Bölgesi Askerî İdaresi ile Odesa Bölgesi Kırım Tatarları Derneği tarafından Odesa’da Ramazan ayı kapsamında düzenlenen üçüncü bölgesel iftar programı, Odesa Bölge Meclisi Kabul Evi’nde gerçekleştirildi. İftar programı, hayatını kaybeden Ukraynalı askerler anısına saygı duruşu ve akabinde Ukrayna ile Kırım Tatar halkının millî marşlarının okunmasıyla başladı. Programa askerler, gönüllüler, sivil toplum temsilcileri, farklı dini toplulukların liderleri ve yerel yöneticiler katıldı. Ukrayna Müslümanları Dinî İdaresi “Umma” Müftüsü Murat Suleymanov, Ukrayna toplumunun gücünün çeşitliliği ve diyalog yeteneğinden kaynaklandığını belirterek, iftarın yalnızca bir yemek değil, aynı zamanda birlik ve dayanışmanın simgesi olduğunu vurguladı. Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov ise Odesa’daki iftar programının artık bir gelenek haline geldiğini ifade ederek, işgal altındaki Kırım’da yaşayan halkın özgürlük beklediğini ve Ukrayna toplumunun bu mücadelede birlik içinde olduğunu söyledi. Odesa Bölge Meclisi üyesi ve Odesa Bölgesi Kırım Tatarları Derneği Başkanı Fevzi Mamutov, etkinliğin üçüncü kez düzenlenmesinin kalıcı bir geleneğe dönüştüğünü gösterdiğini belirtti. Türkiye Cumhuriyeti'nin Odesa Başkonsolosu Muhittin Çelik ise Ramazan’ın manevi arınma, merhamet ve kardeşlik ayı olduğunu ifade ederek, iftarın farklı inanç ve kültürleri aynı sofrada buluşturan önemli bir sembol olduğunu dile getirdi. Çelik ayrıca Kırım Tatarlarının Türkiye ile Ukrayna arasında köprü rolü üstlendiğini vurguladı. Program kapsamında askerler, aktivistler ve sivil toplum temsilcilerine ödüller takdim edilirken, Odesa’daki camilere ait fotoğraflardan oluşan bir sergi de katılımcıların beğenisine sunuldu.

Türkiye, 12. yılında Kırım tavrını yineledi: "Gayrimeşru referandumu tanımıyoruz" Haber

Türkiye, 12. yılında Kırım tavrını yineledi: "Gayrimeşru referandumu tanımıyoruz"

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Rusya Federasyonu tarafından gerçekleştirilen Kırım’ın yasa dışı ilhakının 12. yıl dönümü vesilesiyle yayımladığı bildiride, uluslararası hukuka aykırı olan bu fiili durumun tanınmadığını bir kez daha teyit etti. Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne olan desteğin vurgulandığı açıklamada, Kırım Tatar Türklerinin haklarının korunacağı mesajı verildi. Bakanlığın resmî internet sayfasında yayımlanan açıklamada şu ifadelere yer verildi: Rusya Federasyonu’nun Ukrayna Kırım Özerk Cumhuriyeti’ni gayrimeşru bir referandumun neticesinde ilhakının on ikinci yıl dönümünde, uluslararası hukuka aykırı bu fiili durumu tanımadığımızı bir kere daha teyit ediyoruz. Ukrayna’nın bağımsızlığı, egemenliği ve toprak bütünlüğüne kuvvetli desteği devam eden ülkemiz, Kırım Tatar Türklerinin durumu başta olmak üzere Yarımada’daki gelişmeleri yakından takip ederek gündemde tutmayı sürdürecektir. 16 MART 2014: KIRIM'DA SİLAHLARIN GÖLGESİNDE SÖZDE REFERANDUM 16 Mart 2014 tarihinde işgal altındaki Kırım'da, kamuflajlı Rus askerlerinin gözetimi altında göstermelik bir referandum yapıldı. İki gün sonra, 18 Mart 2014 tarihinde Kremlin’de “Kırım’ın Rusya’ya bağlanması” antlaşması imzalandı. İşgalci Rusya, sözde referandumu yasa dışı hamlesini meşrulaştırmak amacıyla düzenledi. Rusya, Şubat 2014’te Ukrayna’ya bağlı Kırım Yarımadası’nı işgal için harekete geçti. Silahlı Rus askerleri Kırım ile Herson bölgesi arasındaki idari sınırında kontrol noktaları oluşturdu. Kırım’ın stratejik noktalarını ve hükûmet binalarını ele geçirdi. Ukrayna birliklerinin konuşlandırıldığı askerî üsleri kuşatma altına aldı. 6 Mart 2014’te Kırım’ın sözde Parlamentosu, Kırım’ı Rusya’ya bağlama ve 16 Mart’ta Kırım’ın statüsüne dair “referandum” düzenleme kararı aldı. Referandumda, Kırım'da yaşayanlara; Rusya’ya bağlanma veya 1992 Kırım Cumhuriyeti Anayasası'nın yeniden uygulamaya konulması ve ona göre Ukrayna’ya bağlı özerklik olarak kalma seçenekleri sunuluyordu. 1992 Kırım Cumhuriyeti Anayasası, Kırım'ın "Ukrayna'ya gönüllü olarak devredenler dışında tüm yetkileri kendi topraklarında kullanan" kendi devlet organlarına sahip olduğunu, yani Kırım'ın geniş özerklik haklarına sahip olduğunu belirliyordu. Anayasa, yarımadanın bağımsız Ukrayna'nın bir parçası olmasından hemen sonra Kırım Parlamentosu tarafından kabul edilmişti. Bu anayasanın yardımıyla Kremlin, Kırım'ı kontrol altına almaya çalışmıştı. Ancak, Ukrayna Parlamentosu, bu belgeyi anayasaya aykırı olarak iptal etmişti. Yani aslında, 16 Mart 2014’teki sözde referandumda, Kırım’ın Ukrayna’nın bir parçası olarak kalması seçenekler arasında yoktu. Rus silahlarının namlusu altında gerçekleştirilen sözde referandum, Rusya tarafından “Kırım sakinlerinin iradesini tecelli etmesi” olarak adlandırılıyor. Moskova tarafından tüm düzeylerde yerel yasalara ve uluslararası uygulamaya göre yapıldığı savunuluyor. Sözde referandum daha yapılmazken Ukrayna, oy kullanımını yasa dışı ve Anayasaya aykırı olarak kabul etti. 15 Mart 2014 tarihinde Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, sözde referandumu “geçersiz” olarak ilan edilmesini öngören kararı inceledi. Ancak karar, Rusya tarafından bloke edildi. Venedik Komisyonu, Avrupa Birliği (AB) ve ABD, yasa dışı olarak yapılan sözde referanduma karşı çıktı, Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) başta Kırım Tatarları olmak üzere Kırımlılara sözde referandumu boykot etme çağrısı yaptı. KIRIM TATAR MİLLİ MECLİSİNDEN SÖZDE REFERANDUMU BOYKOT ÇAĞRISI KTMM, 6 Mart 2014'te Kırım halkını, Parlamentonun yasa dışı aldığı kararla yapılacak referandumu boykot etmeye çağırdı. Buna rağmen 16 Mart 2014 tarihinde saat 08.00’de işgal edilen Kırım’da bin 205 seçim bölgesi açıldı. Seçim bölgeleri açılır açılmaz sosyal ağlarda sözde oylama sırasında yer alan ihlallere ilişkin bilgiler paylaşılmaya başlandı. Rusya vatandaşları dahil isteyen herkese çok sayıda oy pusulası verildi. İşgalcilerin sözde referanduma katılım oranı ile ilgili açıkladığı “resmî verileri” de ciddi şüpheler uyandırıyor. Kremlin kontrolündeki sözde Seçim Komisyonu katılım oranının yaklaşık yüzde 83 olduğu duyurdu. Oylamaya katılanların yüzde 96,77’sinin “Kırım'ın Rusya’ya bağlanması için” oy verdiği iddia edildi. 18 Mart 2014 tarihinde Kremlin’de “Kırım’ın Rusya’ya bağlanması” antlaşması imzalandı. Öte yandan Kırım Tatar halkının millî lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, FSB gizli raporlarına dayanarak sözde referanduma gerçek katılım oranının yüzde 34.2 civarında olduğunu, Kırım Tatarlarının yüzde 99’unun oy kullanmadığını bildirdi.

16 Mart 2014: Kırım'da silahların gölgesinde sözde referandum Haber

16 Mart 2014: Kırım'da silahların gölgesinde sözde referandum

16 Mart 2014 tarihinde işgal altındaki Kırım'da, kamuflajlı Rus askerlerinin gözetimi altında göstermelik bir referandum yapıldı. İki gün sonra, 18 Mart 2014 tarihinde Kremlin’de “Kırım’ın Rusya’ya bağlanması” antlaşması imzalandı. İşgalci Rusya, sözde referandumu yasa dışı hamlesini meşrulaştırmak amacıyla düzenledi. Rusya, Şubat 2014’te Ukrayna’ya bağlı Kırım Yarımadası’nı işgal için harekete geçti. Silahlı Rus askerleri Kırım ile Herson bölgesi arasındaki idari sınırında kontrol noktaları oluşturdu. Kırım’ın stratejik noktalarını ve hükûmet binalarını ele geçirdi. Ukrayna birliklerinin konuşlandırıldığı askerî üsleri kuşatma altına aldı. 6 Mart 2014’te Kırım’ın sözde Parlamentosu, Kırım’ı Rusya’ya bağlama ve 16 Mart’ta Kırım’ın statüsüne dair “referandum” düzenleme kararı aldı. Referandumda, Kırım'da yaşayanlara; Rusya’ya bağlanma veya 1992 Kırım Cumhuriyeti Anayasası'nın yeniden uygulamaya konulması ve ona göre Ukrayna’ya bağlı özerklik olarak kalma seçenekleri sunuluyordu. 1992 Kırım Cumhuriyeti Anayasası, Kırım'ın "Ukrayna'ya gönüllü olarak devredenler dışında tüm yetkileri kendi topraklarında kullanan" kendi devlet organlarına sahip olduğunu, yani Kırım'ın geniş özerklik haklarına sahip olduğunu belirliyordu. Anayasa, yarımadanın bağımsız Ukrayna'nın bir parçası olmasından hemen sonra Kırım Parlamentosu tarafından kabul edilmişti. Bu anayasanın yardımıyla Kremlin, Kırım'ı kontrol altına almaya çalışmıştı. Ancak, Ukrayna Parlamentosu, bu belgeyi anayasaya aykırı olarak iptal etmişti. Yani aslında, 16 Mart 2014’teki sözde referandumda, Kırım’ın Ukrayna’nın bir parçası olarak kalması seçenekler arasında yoktu. Rus silahlarının namlusu altında gerçekleştirilen sözde referandum, Rusya tarafından “Kırım sakinlerinin iradesini tecelli etmesi” olarak adlandırılıyor. Moskova tarafından tüm düzeylerde yerel yasalara ve uluslararası uygulamaya göre yapıldığı savunuluyor. Sözde referandum daha yapılmazken Ukrayna, oy kullanımını yasa dışı ve Anayasaya aykırı olarak kabul etti. 15 Mart 2014 tarihinde Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, sözde referandumu “geçersiz” olarak ilan edilmesini öngören kararı inceledi. Ancak karar, Rusya tarafından bloke edildi. Venedik Komisyonu, Avrupa Birliği (AB) ve ABD, yasa dışı olarak yapılan sözde referanduma karşı çıktı, Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) başta Kırım Tatarları olmak üzere Kırımlılara sözde referandumu boykot etme çağrısı yaptı. KIRIM TATAR MİLLİ MECLİSİNDEN SÖZDE REFERANDUMU BOYKOT ÇAĞRISI KTMM, 6 Mart 2014'te Kırım halkını, Parlamentonun yasa dışı aldığı kararla yapılacak referandumu boykot etmeye çağırdı. Buna rağmen 16 Mart 2014 tarihinde saat 08.00’de işgal edilen Kırım’da bin 205 seçim bölgesi açıldı. Seçim bölgeleri açılır açılmaz sosyal ağlarda sözde oylama sırasında yer alan ihlallere ilişkin bilgiler paylaşılmaya başlandı. Rusya vatandaşları dahil isteyen herkese çok sayıda oy pusulası verildi. İşgalcilerin sözde referanduma katılım oranı ile ilgili açıkladığı “resmî verileri” de ciddi şüpheler uyandırıyor. Kremlin kontrolündeki sözde Seçim Komisyonu katılım oranının yaklaşık yüzde 83 olduğu duyurdu. Oylamaya katılanların yüzde 96,77’sinin “Kırım'ın Rusya’ya bağlanması için” oy verdiği iddia edildi. 18 Mart 2014 tarihinde Kremlin’de “Kırım’ın Rusya’ya bağlanması” antlaşması imzalandı. Öte yandan Kırım Tatar halkının millî lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, FSB gizli raporlarına dayanarak sözde referanduma gerçek katılım oranının yüzde 34.2 civarında olduğunu, Kırım Tatarlarının yüzde 99’unun oy kullanmadığını bildirdi.

Kıyiv’de geleneksel kadın iftarında özgür Kırım ve dayanışma mesajı! Haber

Kıyiv’de geleneksel kadın iftarında özgür Kırım ve dayanışma mesajı!

Kıyiv’de bu yıl üçüncüsü düzenlenen geleneksel kadın iftarı, anneleri, eşleri ve kız kardeşleri aynı sofrada buluşturdu. Ukrayna’nın başkenti Kıyiv’de faaliyet gösteren Kırım Tatar restoranı Musafir’de gerçekleştirilen programa, asker aileleri, Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) üyeleri, Ukrayna devleti yetkilileri, insan hakları savunucuları, eğitim camiası temsilcileri, dinî liderlerin eşleri, gazeteciler ve sivil toplum temsilcileri katıldı. Katılımcılar, Ramazan ayının önemli bir parçası olan ve oruç gününün sona ermesini simgeleyen iftar sofrasında bir araya geldi. Kadınlar birlikte dua etme, birbirlerini görme, sohbet etme, yaşadıkları duyguları paylaşma ve adil bir barış ile özgür Kırım’da iftar sofrasında buluşma umutlarını dile getirme fırsatı buldu. İftar sırasında katılımcılara organizatörler tarafından özel hediyeler verildi. Kırım Tatar sanatçı Elzara Galimova tarafından hazırlanan ve Kırım’a dönüş hissi uyandıran kartpostallar ile Esma Halikova’nın geleneksel Kırım Tatar motifleri biçiminde hazırladığı zarif tatlılar katılımcılara takdim edildi. KIRIM TATAR SİYASİ TUTSAKLARA MEKTUPLAR YAZILDI Programın en duygusal anlarından biri ise özgür Kırım’a mektup yazılması oldu. Kadınlar, Rus hapishanelerinde hukuksuz şekilde tutulan siyasi tutsaklara destek sözleri içeren mektuplar kaleme aldı. Bu önemli girişim dolayısıyla Ukrayna ZMINA İnsan Hakları Merkezi’ne teşekkür edildi. Katılımcılar ayrıca misafirperverliği, samimi ortamı ve millî yemekleri dolayısıyla Kırım Tatar restoranı Musafir’e teşekkür etti. Kıyiv’de üçüncü kez düzenlenen geleneksel kadın iftarı, KTMM, Kırım Millî Varlık Vakfı ve Kırım Cephesi girişiminin desteğiyle gerçekleştirildi.

Kırım Tatarları ve Türkiye arasında birlik sofrası Haber

Kırım Tatarları ve Türkiye arasında birlik sofrası

Kırım Cephesi girişimi, Ramazan ayı vesilesiyle Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) ve Kırım Milli Varlık Vakfı ile birlikte Türk diplomatlar ve iş dünyası temsilcilerinin katıldığı bir "Birlik İftarı" düzenledi. İftar sofrasında, Ukrayna’ya verilen destek ve Kırım Tatar halkıyla dayanışma mesajları ön plana çıktı. Kırım Cephesi girişimi tarafından bugün yapılan açıklamada, KTMM ve Kırım Milli Varlık Vakfı iş birliğiyle düzenledikleri iftar programına Türkiye’nin Ukrayna nezdindeki resmi temsilcileri ve Türk yatırımcıların geniş katılım gösterdiği bildirildi. Türkiye’nin Kıyiv Büyükelçisi Mustafa Levent Bilgen başkanlığındaki Büyükelçilik heyetinin onur konuğu olduğu akşamda; Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Ukrayna Koordinatörü Yahya Kemal Tunca, TUİD (Türk Ukrayna İşadamları Derneği) Başkanı Burak Pehlivan ve TUSİB (Türkiye Ukrayna Sanayici ve İşadamları Birliği) Başkanı Mehmet Aycan Yılmaz gibi önemli isimler yer aldı. Gecede yapılan konuşmalarda iftarın sadece bir akşam yemeği değil, aynı zamanda dostluk, karşılıklı destek ve ortak değerler etrafında kenetlenme simgesi olduğu vurgulandı. Kırım Cephesi yetkilileri, Türkiye'nin Ukrayna’ya ve Kırım Tatar halkına sağladığı kesintisiz yardımların önemine dikkat çekerek şu mesajı paylaştı: Bu akşam dostluk ve birliğimizin bir sembolü oldu. Ortak değerlerimizi, Ukrayna’ya ve Kırım Tatar halkına yapılan yardımları konuştuk. İftar, birliğimizin gücünü hatırlatmak, samimi bir diyalog kurmak ve ortaklığımızı pekiştirmek için eşsiz bir fırsattır. Program boyunca Türk kurumlarının bölgedeki insani yardım faaliyetleri ve Kırım Tatar halkının geleceğine yönelik projeleri de ele alındı.

Varşova’da Kırım Direnişine uluslararası destek: "Kırım sorunu medeniyetin geleceğidir" Haber

Varşova’da Kırım Direnişine uluslararası destek: "Kırım sorunu medeniyetin geleceğidir"

Varşova Üniversitesinde 26 Şubat Kırım’ın Rus İşgaline Karşı Direniş Günü vesilesiyle düzenlenen geniş kapsamlı etkinlik; diplomatları, akademisyenleri ve siyasetçileri bir araya getirdi. Ukrayna’nın Varşova Büyükelçiliği ve Kırım Evi Vakfı (Fundacja Krymski Dom) iş birliğiyle gerçekleştirilen programda, Kırım’ın kurtuluşu olmadan küresel adaletin tesis edilemeyeceği vurgulandı. Etkinlikte konuşma yapan, Ukrayna’nın Polonya Büyükelçisi Vasıl Bodnar ile Polonya hükûmetinden üst düzey yetkililer Kırım halkıyla dayanışma mesajları verdi. Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Temsilciliği ve Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) ortaklığında gerçekleştirilen buluşmada, 26 Şubat 2014’ün Kırım Tatar halkının işgale karşı açık direnişinin sembolü olduğu hatırlatıldı. “KIRIM, ULUSLARARASI DÜZENİN TESTİ” Etkinliğe video mesaj yoluyla katılan KTMM Başkanı Refat Çubarov, Kırım Tatar halkının geleceğinin doğrudan Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne bağlı olduğunu belirtti. Çubarov, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: Kırım meselesi, abartısız bir şekilde dünya medeniyetinin geleceği meselesidir. Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün yeniden sağlanması, uluslararası düzenin kaba kuvvete değil; adalet ve uluslararası hukuk ilkelerine dayalı olarak yeniden inşa edilmesi anlamına gelecektir. Kırım meselesi aynı zamanda Kırım Tatar halkının geleceğin meselesidir.” NARİMAN CELÂL’İN HİKAYESİ ANLATILDI Toplantının ikinci bölümünde, Kamu Yararına Gazetecilik Laboratuvarı tarafından 2023 yılında hazırlanan “Kırım’ın Sesi: Nariman Celâl” adlı belgesel filmin gösterimi yapıldı. Belgesel, şu an Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi olarak görev yapan ancak filmin çekildiği dönemde işgalci Rusya tarafından alıkonulan KTMM Başkan Yardımcısı Nariman Celal’in mücadelesini ve Kırım’daki siyasi tutsakların durumunu gözler önüne serildi. “KIRIM KONUSU GÜNDEMDE KALMALI” Varşova’daki buluşma, Kırım’da devam eden sistematik insan hakları ihlallerine uluslararası toplumun dikkatini çekmek için önemli bir platform oluşturdu. Etkinliğe video mesaj yoluyla katılan Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Daimî Temsilcisi Olha Kurışko ve Büyükelçi Celal, Kırım konusunun hem akademik hem de siyasi ajandada üst sıralarda tutulması gerektiğinin altını çizdiler.

Kırım’ın işgalinin 12. yılında Ankara’dan net mesaj: Kırım, Ukrayna’dır! Haber

Kırım’ın işgalinin 12. yılında Ankara’dan net mesaj: Kırım, Ukrayna’dır!

Kırım Derneği Genel Merkezi tarafından düzenlenen “Kırım’ın ve Ukrayna’nın İşgaline Karşı Direniş Günü” paneli 26 Şubat'ta Millî Kütüphane Yunus Emre Konferans Salonu’nda yapıldı. Prof. Dr. Gayana Yüksel, Prof. Dr. Sezai Özçelik, Doç. Dr. Levent Ersin Orallı ve Dr. Yuliya Biletska’nın panelistlerinden olduğu etkinliğin açış konuşmaları Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celal’in eşi Leviza Celal, Kırım Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Ukrayna Derneği Genel Başkanı İrına Ambarkütükoğlu tarafından yapıldı. "KIRIM UKRAYNA’DIR. KIRIM, KIRIM TATAR HALKININ ANA YURDUDUR" Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl’in eşi Leviza Celâl açılış konuşmasında, Kırım’ın kendisi için bir toprak parçası olmadığını söyleyerek konuşmasına başladı. Kırım için “Fırtınadan sonra denizin kokusudur, Bahçesaray’da yükselen ezan sesidir. Sürgünden dönen ve bir daha asla topraklarını kaybetmeyeceklerine inanan atalarımızın mezarlarıdır.” diyen Celal, 1944 yılında yaşanan sürgüne de atıf yaparak korkunun on iki yıl önce yeniden ve yine Moskova’dan geldiğini ifade etti. Celal, “Bizi yine susturmaya çalışıyorlar ama biz susmuyoruz… Kırım Ukrayna’dır. Kırım, Kırım Tatar halkının ana yurdudur. Kırım, özgürlüğünü bekleyen bir evdir. İşgal binaları alabilir. Toprağımıza yabancı bayraklar asabilir. Ama onurumuzu alamaz. Hafızamızı alamaz. İnancımızı alamaz.” diye vurguladıktan sonra 26 Şubat’ı ve direnen kimseyi unutmadıklarını belirterek, Kırım’ın özgür olacağına olan inancı ile sözlerini sonlandırdı. Açılışta Kırım Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Türkiye’de ve dünyada Kırım Tatarlarının teşkilatlanmasından söz açarak Türkiye’de Kırım Derneği’nin 25 şubesi olduğunu, ayrıca çok sayıda temsilcilik ve başka dernekler bulunduğunu belirtti. Dünyada ise 20 ülkede Kırım Tatar diasporasının olduğunu ifade eden Şahin, Kırım halkını temsil eden teşkilatın ise Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) olduğunu söyledi. Ancak KTMM’nin sürgünde olduğunu vurgulayan Şahin, Kırım Tatarları olarak diasporada hem Ukrayna’nın hem de Türkiye’nin geleceği ve bu iki ülkenin stratejik iş birliğini desteklemek istediklerini de ifade etti. Ukrayna Derneği Başkanı Ambarkütükoğlu ise, “Bugün burada yalnızca bir tarihi anmak için değil, bir halkın onurunu ve dirilişini hatırlamak için toplandık. Kırım Tatar halkının özgürlük iradesini dünyaya ilan ettiği gündür. Aynı zamanda bu tarih Ukrayna’nın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne sahip çıkma kararlılığının sembolüdür. Kırım’ın işgali yalnızca bir toprak meselesi değildir. Bu uluslararası hukuk, insan haklarının ve adaletin ihlalidir." diye konuştu. 7 MİLYONDAN FAZLA UKRAYNA VATANDAŞI ÜLKE DIŞINA ÇIKTI Açış konuşmalarının ardından panele geçildi. Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Levent Ersin Orallı moderatörlüğünde gerçekleşen panelde ilk sözü Prof. Dr. Gayana Yüksel aldı. Yüksel, savaşın, askeri, ekonomik, sosyal boyutları olduğundan bahisle sözüne başladı. Ancak en önemli olanın insanın yaşadığı tecrübesi olduğunu ifade etti. “Bizim hayatımız üçe bölündü. 2024’ten önce, 2022’ye kadar ve şimdiki devam eden süreç” diyen Yüksel, savaş başladıktan bir süre sonra Kırım Tatar Milli Meclisinin toplandığını ve Ukrayna’dan insanların tahliyesini organize ettiğini, 50 bin kişinin Türkiye’ye geldiğini belirtti. Şu anda Ukrayna topraklarının yaklaşık yüzde 21’inin işgal altında olduğunu söyleyen Yüksel, 55 bin Ukraynalı askerin hayatını kaybettiğini, ayrıca çok sayıda askerin kayıp olduğunu, sivil kayıpların en az 15 bin olduğunun tahmin edilmekte olup, 42 bin sivilin yaralandığını, 7 milyondan fazla Ukrayna vatandaşının ülke dışına çıktığını 3,5 milyon kişinin Ukrayna içinde yerinden edildiğini söyledi. "KIRIM DÜĞÜMÜ ÇÖZÜLMEDEN, SAVAŞ SADECE DONMUŞ BİR ÇATIŞMAYA DÖNÜŞÜR" Yüksel’in ardından Karabük Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Yuliya Biletska, kendisine savaşın ne zaman biteceği sorulduğunda, bu sorudan kastedilen Ukrayna’nın mücadeleyi bırakması ise bu savaşın uzun süre bitmeyeceğini söylediğini ifade etti. “Ukrayna savunmayı bırakırsa savaş Avrupa’ya sıçrar” diyen Biletska “2026 için Avrupa güvenliğinin dayanağı sadece NATO değil aynı zamanda Ukraynadır." dedi. Sürecin Kırım’la başladığını belirten Biletska o dönemde bu saldırganlık çok ciddiye alınmayıp, bu kadarla sınırlı kalacağı anlayışında olunduğunu, revizyonist bir gücün durdurulamadığında geri çekilmeyeceğini tam tersine cesaretleneceğini belirtirken, Kırım’dan sonra sürecin böyle geliştiğini ifade etti. Biletska şöyle devam etti: Gerçek bir barış stratejisi, tavizler üzerine kurulamaz. Gerçek barış, Kremlin’in cezasız kalacağına dair inancını zayıflatmakla mümkündür. Barış, saldırganın özgüveni kırıldığında başlar. Ve en önemlisi Kırım çözülmeden bu savaş gerçekten çözülmez. Kırım’ın statüsü netleşmeden, “istikrarlı barış”tan söz etmek mümkün değil. Kırım düğümü çözülmeden, savaş sadece donmuş bir çatışmaya dönüşür. Şunu da iyi biliyoruz. Kırım sadece işgal edilmedi. Askerîleştirildi. ÖZÇELİK: RUSYA’NIN TÜRKİYE’YE SALDIRABİLECEĞİ UNUTULMAMALIDIR Biletska’nın ardından söz alan Çankırı Karatekin Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sezai Özçelik, Amerika’da bir düşünce kuruluşunun yaptığı araştırmada, Türkiye’de halkın yüzde 80’inin Amerika’ya güvenmediğini, bu nedenle Ukrayna’nın Rusya ile haklı mücadelesinde, Batı’nın emperyalist bir adımı olarak Rusya’nın burada mağdur olduğuna dair bir anlayış olduğunun Türk kamuoyunda görüldüğünü belirtti. Başka bir araştırmada ise Türk halkının dış politika anlamında en güvendiği liderin Zelenskıy olduğunu bu bakış açısıyla bakıldığında ise Türkiye’de kamuoyunun Ukrayna-Rusya Savaşı’nda Ukrayna’nın yanında yer aldığını ifade etti. “Buradaki temel konu özellikle Türk halkının bunu bir jeopolitik ve jeostratejik bir oyun olarak görmesi” diyen Özçelik, buna karşı olduğunu “bu jeopolitik ve jeostratejik fetişizmden uzaklaşılması gerektiğini düşündüğünü” ifade etti. Putin’in durdurulması gerektiğini, Türkiye’nin stratejik körlük yaşamaması gerektiğini belirten Özçelik, Rusya’nın Türkiye’ye de saldıracağını unutmadan hareket etmenin gerekli olduğunu vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.