SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kültür

QHA - Kırım Haber Ajansı - Kültür haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültür haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ukrayna'dan Venedik Bienali'ne çağrı: "Rusya'nın savaş suçlarını sanatla aklatmayın” Haber

Ukrayna'dan Venedik Bienali'ne çağrı: "Rusya'nın savaş suçlarını sanatla aklatmayın”

Dünyanın en saygın sanat platformlarından biri olan Venedik Bienali’nin, Rusya’nın katılımına yönelik kısıtlamaları esnetme sinyali vermesi Kıyiv’de sert tepkiyle karşılandı. Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha ve Kültür Bakanı Tetyana Berejna tarafından yayımlanan ortak açıklamada, Rusya'nın kültürel varlığı "saldırganlığı meşrulaştırma politikasının bir parçası" olarak nitelendirilirken, dünyanın en saygın sanat platformlarından biri olan Venedik Bienali'nin, Rusya'nın Ukrayna halkına karşı işlediği savaş suçlarını aklama platformu haline gelmemesi gerektiği vurgulandı. Açıklamada, 2014 yılından bu yana Rusya'nın Ukrayna'nın kültürel mirasını bilinçli ve sistematik bir şekilde yok ettiğini, bu durumun Lahey Sözleşmesi dahil olmak üzere uluslararası insancıl hukukun açık bir ihlali olduğu belirtildi. Savaşın kültürel alandaki yıkıcı bilançosuna dikkat çeken Ukrayna tarafı, 2022'den bu yana Rus saldırıları sonucunda 346 sanatçının ve 132 medya çalışanının hayatını kaybettiğini duyurdu. Ülke genelinde bin 707 kültürel miras alanının zarar gördüğü, bunlardan 558'inin ise tamamen yeryüzünden silindiği kaydedildi. Ayrıca 35 binden fazla müze eserinin Rusya'ya kaçırıldığı ve işgal altındaki bölgelerde 2 milyondan fazla tarihi parçanın halen büyük bir tehdit altında olduğu vurgulandı. Kültür sektöründeki doğrudan maddi hasarın 4,2 milyar doları bulduğu, toplam kaybın ise 31 milyar doların üzerine çıktığı açıklandı. Açıklamada, “Yüzyıllar boyunca Rus İmparatorluğu ve daha sonra SSCB, Ukrayna kimliğini yok etmeye yönelik kasıtlı bir politika izledi: Ukrayna dilini yasakladılar, Ukraynalı sanatçıları ve kültürel mirası gasp ettiler ve Rus kültürünün büyüklüğü ve üstünlüğü miti dayatıldı. Bugün Rusya, geçici olarak işgal altında bulunan Ukrayna topraklarında sistematik bir kültürel yayılma ve zorla Ruslaştırma politikası izliyor. Ukrayna dilini eğitimden, medyadan ve kamusal alandan uzaklaştırıyor, Ukrayna kitaplarını yok ediyor, kütüphane koleksiyonlarını kopyalıyor ve öğretmenleri, gazetecileri ve kültür insanlarını zulme uğratıyor." denildi. Rusya'nın kültürü bir savaş aracı olarak kullandığına dikkat çekilen açıklamada, Devlet Hermitage Müzesi Direktörü Mihail Piotrovskiy’in Rus kültürel projelerini "yurt dışındaki özel operasyonlar" olarak tanımladığı hatırlatılarak, “Bu durum, Rus kültürünün varlığının çoğu zaman saldırganlığı meşrulaştırmaya yönelik daha geniş bir devlet politikasının parçası olduğunu doğruluyor. Bu bağlamda, Rus temsilcilerinin uluslararası sanat etkinliklerine katılması kabul edilemez." ifadelerine yer verildi. Venedik Bienali yönetiminin savaşın başında sergilediği ilkeli duruşu hatırlatan Ukrayna tarafı, Rusya'nın terör saldırılarına devam ettiği bir dönemde organizatörlerin neden tutum değiştirdiğini anlayamadıklarını dile getirdi. Bakanlar, Rusya’nın uluslararası sanat etkinliklerinden men edilmesinin, bu tür platformların tarafsızlığını korumak ve devlet propagandasına alet olmasını engellemek için hayati bir önem taşıdığını vurguladı. Ukrayna tarafı, küresel sanat camiasını özgürlük, insan onuru ve uluslararası hukuk değerlerine sadık kalmaya ve Ukrayna halkıyla dayanışma göstermeye çağırdı. RUSYA VE VENEDİK BİENALİ Rusya’nın Ukrayna'ya karşı geniş çaplı işgali başlattıktan hemen ardından, İtalya’nın en önemli kültür kurumlarından biri olan Bienal, ülkeyi resmen yasaklamasa da Rus hükûmetiyle bağlantılı kişi ve kurumların o yılki edisyona katılımını engellemişti. Buna rağmen sonraki yıllarda Rusya’nın yokluğu dikkat çekti; 2024’te ülke, Venedik’teki ulusal pavyonunu Bolivya’ya kiralayacak kadar ileri gitmişti. Ancak 9 Mayıs-22 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek 2026 edisyonu için açıklanan katılımcı ülkeler listesinde Rusya’nın yeniden yer aldığı görülüyor. Ukrayna’nın güçlü destekçilerinden biri olan Roma yönetimi, Rusya’nın yeniden etkinliğe dahil edilmesi kararına tepki gösterdi. İtalya Kültür Bakanlığı yayımladığı açıklamada, kararın “İtalyan hükûmetinin itirazlarına rağmen Bienal Vakfı tarafından tamamen bağımsız bir şekilde alındığını” vurguladı.

Türk Devletleri Tanıtım Günleri'nde Kırım damgası Haber

Türk Devletleri Tanıtım Günleri'nde Kırım damgası

Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Konya Türk Devletleri İle İlişkiler Başkanlığı iş birliğiyle tertip edilen Türk Devletleri Tanıtım Günleri'nın açılış programı 20 Aralık 2025 tarihinde Konya'da gerçekleşti. Ecdat Parkı'nda düzenlenen ve iki boyunca sürecek olan etkinlikte Türk dünyasının ortak kültürü tanıtıldı. Halk oyunları gösterileri, yazma eserin tanıtımı ve yöresel ikramların yapıldığı program Türk dünyası şöleni havasında geçti. Ecdat Parkı'nda düzenlenen program kortej yürüyüşü ile başladı. "SOYDAŞLARIMIZLA AYNI DİLİ KONUŞUYOR, AYNI TÜRKÜYÜ MIRILDANIYOR, AYNI HAYALLERİ KURUYORUZ" Yürüyüşün akabinde konuşan AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen, programın sadece bir etkinlik değil, aynı zamanda muazzam bir aile toplantısı olduğunu kaydederek, "Bu kapsamlı programda yer alan standlarımızda birbirinden güzel el emeği ürünlerimizi, türkülerimizi, lezzetlerimizi, tarihi motiflerimizi göreceğiz; hep beraber dokunacağız, tadacağız, dinleyeceğiz. Türk dünyasının o renk renk, desen desen güzelliğini burada, Konya’da yeniden yaşayacağız." dedi. Buluşmanın 15 Aralık Dünya Türk Dili Ailesi Günü’nün hemen ardından gerçekleşmesinin son derece anlamlı olduğuna değinen Özgökçen, "Zira bugün Türk dünyasının dört bir yanından gelen soydaşlarımızla aynı dili konuşuyor, aynı türküyü mırıldanıyor, aynı hayalleri kuruyoruz. Ben bir kez daha hepinizin bu özel gününü yürekten kutluyorum. Hiç şüphesiz Türkçemiz, asırlardır bizi birbirimize kenetleyen en güçlü bağdır. Bizler geçmişte çok zor günler yaşadık. Nice ayrılıklara, nice baskılara, nice yasaklara şahitlik ettik. Ama hamdolsun o günler artık geride kaldı. Artık birbirimize daha yakınız ve daha güçlüyüz." ifadelerini kullandı. "BİZLER AYNI İDEALLER ETRAFINDAKİ BÜYÜK BİR MİLLETİN EVLATLARIYIZ" Konya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Uzbaş, Türk dünyasının Adriyatik'ten Çin Seddi'ne uzanan ortak tarih, kültür ve medeniyet birikimiyle şekillenmiş büyük bir gönül coğrafyası olduğuna işaret etti. Türk dünyasının üstün değerler ve derin kardeşlik bağlarıyla birbirine bağlandığını belirten Mustafa Uzbaş, "Bizler aynı destanları dinlemiş, aynı türküleri söylemiş, aynı sevinçle birleşmiş ve aynı idealler etrafındaki büyük bir milletin evlatlarıyız. Türk dünyasıyla ilişkilerin kültürel bağlarımızın canlı tutulmasını ve gönül köprülerimizin daha da sağlamlaşmasının son derece kıymetli görüyoruz." diye konuştu. Uzbaş ayrıca şu ifadeleri kullandı: Nitekim Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Türk dünyasına ilişkin olarak 'Dilde, fikirde, işte birlik ülküsünü sadece bir temenni değil stratejik bir hedef olarak görüyoruz' sözleriyle bu kardeşliğin aynı zamanda ortak ve gelecek vizyonu olduğuna işaret etmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın çizdiği bu vizyon doğrultusunda yürümeyi, Türk dünyası ile aramızdaki kardeşlik bağlarına daha da pekiştirmeyi bizler de kendimizi şiar ediniyoruz. "TÜRKİYE, TÜRK DÜNYASI İLE OLAN BAĞLARINI DAHA KALICI HALE GETİRMEK İÇİN KARARLILIKLA ÇALIŞMAKTADIR" AK Parti Türk Devletleri İle İlişkiler Başkan Yardımcısı ve Karaman Milletvekili Selman Oğuzhan Eser ise konuşmasının başında, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın vizyonu doğrultusunda "Türkiye Yüzyılı" hedeflerine yürürken Türkiye'nin yanı sıra Türk dünyasının da geleceğine yön verecek sorumlulukları taşıdıklarını belirtti. Türk dünyasının tarih boyunca geniş bir coğrafyaya kök salmış, diliyle, kültürüyle, inancıyla ve kader birliğiyle birbirine bağlanmış devletlerin mirası olduğuna değinen Selman Oğuzhan Eser, "Bugün büyük medeniyetin farklı coğrafyadaki temsilcileri ortak bir geleceğe doğru kararlılıkla yürümektedir. Türkiye bu birlikteliğin hem tarihi hem de vicdani sorumluluğunu taşımaktadır. Bu anlayışla Azerbaycan'dan Kazakistan'a Özbekistan'dan Türkmenistan'a Macaristan'dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne uzanan geniş bir coğrafyada dostluk, kardeşlik ve stratejik ortaklık temelinde sürekli güçlenen ilişki kurulmaktadır. Türk Devletleri Teşkilatı ile ekonomi ulaştırma savunma sanayi, dijital dönüşüm, gençlik ve eğitim gibi pek çok alanda ortak hedefler etrafında ilerleyen güçlü bir zemin oluşturulmuştur." şeklinde konuştu. Türk dünyasının güçlendiği ölçüde bölgesel istikrar ve küresel dengenin de o ölçüde güçleğini belirten Eser, "Bu bakış açısı yürüttüğümüz çalışmaların temel dayanağını oluşturmaktadır. Bugün yürütülen çalışmalarla Asya ile Avrupa'yı birbirine bağlayan Orta Koridor daha güçlü bir hatta kavuşurken, ortak alfabe çalışmalarıyla birlikte kültürel ve medya alanındaki projeler, kimlik bağlalarımızı derinleştirmiş, savunma ve güvenlik başlıklarında ortak hareket kabiliyeti gelişmiş ve istikrarlı bir şekilde de gelişmeye devam etmektedir. Savunma ve güvenlik başlıklarındaki gelişmeler de hepimizin yakinen takip ettiği çok önemli gelişmelerdendir. Bu tarihi sorumluluğun bilinciyle Türkiye, Türk dünyası ile olan bağlarını daha güçlü, daha kurumsal ve daha kalıcı hale getirmek için kararlılıkla çalışmaktadır. Bizim için Türk dünyası yalnızca geçmişe ait bir hatıra değildir. Insanlığı küresel barışa götüren geleceğin ortak yürüyüştür" ifadelerini kullandı. KONYA'DA KIRIM RÜZGÂRI ESTİ Program kapsamında Türk dünyası topluluklarından temsilcilerin yazma eserlerden geleneksel sanatlara, yöresel kıyafetlerden kültürel miras örneklerine kadar pek çok değeri tanıttığı standlar kurulurken Kırım Derneği Konya Şubesi tarafından oluşturulan alan katılımcıların odak noktası oldu. Etkinlikte adeta Kırım rüzgârı esti. Ayrıca program kapsamında yazma eserin tanıtımı ve yöresel ikramların yanı sıra mehteran takımı gösterisi, halk oyunları, tiyatro performansları ve mini konserlerler düzenlendi. Evelina Kemileva yönetimindeki Kırım Derneği Genel Merkezinin halkoyunları ve müzik topluluğu Cıyın Ansambli tarafından icra edilen gösteri programa damga vurdu.

Ukrayna kültürü ATO’da ziyaretçilere tanıtıldı: Büyükelçi Celâl’den barış mesajı Haber

Ukrayna kültürü ATO’da ziyaretçilere tanıtıldı: Büyükelçi Celâl’den barış mesajı

Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl, 12-14 Aralık 2025 tarihleri arasında Ankara Ticaret Odasında (ATO) düzenlenen 3. Dünya Kültürleri Festivali & Uluslararası Gayrimenkul, İnşaat ve İnşaat Malzemeleri Fuarı'nın açılış törenine katıldı. Birçok ülkenin kültürel değerlerini yansıttığı ve 70'e yakın ülke temsilcisinin yer aldığı program, renkli görüntülere sahne oldu. Ukrayna müzik ve danslarının da sahneye taşındığı açılış programında Ukrayna standına olan ilgi ise dikkatlerden kaçmadı. UKRAYNA SAVAŞTA OLMASINA RAĞMEN KÜLTÜRÜNÜ EN İYİ ŞEKİLDE YAŞATIYOR Büyükelçi Celâl, çok sayıda katılımın olduğu festivali Kırım Haber Ajansına (QHA) değerlendirdi. Ukrayna'nın savaşta olmasına rağmen kültürünü yaşatmaya devam ettiğini vurgulayan Celâl, Ukrayna'nın kültürel, ekonomik ve sosyal alanlarının inkişaf ettiğini belirterek, Ukraynalıların ülkeleri için çalıştığının altını çizdi. Celâl, "Ukrayna'nın kapalı bir ülke olarak yaşadığı söylemi kesinlikle doğru değildir. Ukrayna'nın Türkiye'de kültür, işletme, siyasî ve diplomatik alanlardaki programlara katılımını istiyoruz. Bizim için bu önemlidir. Çünkü diğer ülkelere Ukrayna kültürünü tanıtıp, medeniyetini ve hedeflerini anlatmayı amaçlıyoruz." dedi. Barış sürecinde olmak istediklerini vurgulayan Büyükelçi, "Hedefimiz komşularımızla ve tüm dünya ile beraber savaşsız, barış dünyasında yaşamak istiyoruz." şeklinde konuştu.

Türk kahvesi, AB’de Geleneksel Ürün olarak tescillendi! Haber

Türk kahvesi, AB’de Geleneksel Ürün olarak tescillendi!

Türk kahvesi, Avrupa Birliği’nde (AB) “Geleneksel Ürün Adı” olarak tescillendi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinden (TOBB) yapılan açıklamada, AB Resmî Gazetesi'nde yayımlanan duyuruyla Türk kahvesinin TOBB tarafından yapılan başvuru sonucu AB'de "geleneksel ürün adı" olarak ilan edildiği bildirildi. Açıklamada, 3 aylık sürecin tamamlanmasının ardından Türk kahvesinin, Türkiye'nin AB'de tescil edilen ilk geleneksel ürün adı olduğu vurgulandı. Ayrıca açıklamada, "Kültürümüzün en köklü sembollerinden biri olan Türk kahvesi, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'nde de yer alıyor. 500 yılı aşkın geçmişiyle sadece bir içecek değil, misafirperverliğimizin, sohbetin ve dostluğun simgesi. TOBB olarak yerel ve geleneksel değerlerimizi korumak, dünya çapında tanıtmak ve tescil ettirmek için çalışmaya devam ediyoruz. Türk kahvesinin eşsiz kokusu ve lezzeti Avrupa'da da tescilleniyor." ifadeleri kullanıldı. “ÇALIŞMALARIMIZ DEVAM EDİYOR” TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, Hatay kaytaz böreğinin, Türkiye'nin AB'den coğrafi işaret tescili alan 39'uncu, Gaziantep lahmacununun da 40'ıncı ürün olduğunu bildirdi. Türkiye'nin, dünyada çok az coğrafyaya nasip olan ürün çeşitliliğine sahip olduğuna dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, "TOBB ve oda-borsa camiası olarak yerel ve coğrafi işaretli ürünler için yoğun çaba sarf ediyoruz. AB süreci devam eden 42 coğrafi işaret ve 2 geleneksel ürün adı ile ilgili çalışmalarımız devam ediyor." cümlelerini sarf etti. AB'DEN COĞRAFİ İŞARET TESCİLİ ALAN ÜRÜNLER Türkiye'nin AB'den coğrafi işaret tescili alan ürünleri ise şu şekilde sıralanıyor: Gaziantep baklavası, Aydın inciri, Malatya kayısısı, Aydın kestanesi, Milas zeytinyağı, Bayramiç beyazı, Taşköprü sarımsağı, Giresun tombul fındığı, Antakya künefesi, Suruç narı, Çağlayancerit cevizi, Gemlik zeytini, Edremit zeytinyağı, Milas yağlı zeytini, Ayaş domatesi, Maraş tarhanası, Edremit Körfezi yeşil çizik zeytini, Ezine peyniri, Safranbolu safranı, Aydın memecik zeytinyağı, Araban sarımsağı, Osmaniye yer fıstığı, Bingöl balı, Bursa şeftalisi, Hüyük çileği, Bursa siyah inciri, Söke pamuğu, Manisa mesir macunu, Gaziantep menengiç kahvesi, Silifke yoğurdu, Aydın memecik zeytini, Erzincan tulum peyniri, Aydın çam fıstığı, Afyon pastırması, Afyon sucuğu, Gaziantep fıstık ezmesi, Mut zeytinyağı, Kırkağaç kavunu, Hatay kaytaz böreği, Gaziantep lahmacunu.

29. Uluslararası Türk Tatar Millî Kıyafet, Halk Oyunları ve Türküler Festivali başladı! Haber

29. Uluslararası Türk Tatar Millî Kıyafet, Halk Oyunları ve Türküler Festivali başladı!

Esma KASAR/QHA Ankara Romanya Müslüman Tatar Türkleri Demokratik Birliğinin (UDTTMR) 4-7 Eylül 2025 tarihlerinde düzenlediği 29. Uluslararası Türk Tatar Millî Kıyafet, Halk Oyunları ve Türküler Festivali başladı. ETKİNLİK BİRÇOK ÜLKE TARAFINDAN YOĞUN İLGİ GÖRDÜ Festival kapsamında Romanya’nın Köstence şehrine Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) desteğiyle gelen Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneğinin Dans ve Müzik Topluluğu Cıyın Ansambli, kostüm sergileri ve dans gösterileriyle sahne alacak. Ayrıca 6 ülkeden gelen katılımcı topluluklar ve Romanya içinde azınlık grupların toplulukları festivalde Kırım Tatar kültürünü bir arada yaşatacak. Türkiye Yalova’dan Yafem Ansambli, Arnavutluk Uluslararası Dans Topluluğu Akademisi, Makedonya Bahar Ansambli, Bulgaristan Rodop Esintileri Ansambli, Romanya Hırvat azınlığının Zora Karasevska Topluluğu, Litvanya Efsane Ansambli ve Romanya Makedon azınlığın Sonte Ansambli sahne alacak. UDTTMR’nin topluluklarından ise Mecidiye Karasu Ansambli, Kaytarma Ansambli, Canlar Ansambli, Kanara Ansambli, Kocalılar Ansambli gösteriler yapacak. TATAR KÜLTÜRÜ COŞKUYLA YAŞATILACAK Festival programı çerçevesinde 4 Eylül günü Köstence’ye gelen katılımcılar, ikinci gün geleneksel Tatar kıyafetleri ile geçit töreni gerçekleştirecek. Katılan her grup temsil ettiği ülkenin pankartı ve bayrağı ile sahne alacak. Festivalin üçüncü gününde ise UDTTMR ve festivale katılan diğer gruplar tarafından halk oyunları ve geleneksel müziklerin çalındığı konserler festivaldeki yerini alacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.