SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kültür

QHA - Kırım Haber Ajansı - Kültür haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültür haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bandırma’daki Kırım Tatar köyünde Hıdırellez Şenliği düzenlendi Haber

Bandırma’daki Kırım Tatar köyünde Hıdırellez Şenliği düzenlendi

Balıkesir’in Bandırma ilçesine bağlı Orhaniye köyünde (Poyralı), Kırım Tatar kültürünü yaşatmak amacıyla Hıdırellez Şenliği gerçekleştirildi. Yoğun katılımla düzenlenen etkinlikte Kırım Tatar halk oyunları sergilendi, geleneksel yemekler ikram edildi ve Kırım Tatar yırları seslendirildi. Kırım Tatarları tarafından kurulan Orhaniye köyünde düzenlenen şenliğe, Kırım Derneği Bandırma Şubesinin davetiyle Kırım Derneği Genel Merkezi temsilcileri de katıldı. Etkinlikte Kırım Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Özel ve Dernek Aekreteri Emre Ata yer aldı. Ayrıca Kırım Derneği Genel Merkezi müzik ve dans topluluğu Cıyın Ansambli solistleri Neva Civelek, Zeynep Naz Uludağ, Samet Cengiz ve İldar Şahin de etkinlikte sahne aldı. Şenliğin organizasyonu; Caner Can, Osman Çora, Burak Okbay, Serhat Erdoğan, Gökhan Okbay, Fatih Balcı, Furkan Canbay ve Göksel Sezgenden oluşan komite tarafından gerçekleştirildi. Etkinliğe yoğun ilgi gösterildiği belirtilirken yaklaşık 2 bin 500 kişilik yemek hazırlandı. Senliğe ise yaklaşık 3 bin kişinin katıldığı ifade edildi. Meydanda kurulan sofralarda katılımcılara toplu yemek ikramında bulunuldu. Program kapsamında sahne alan Cıyın Ansambli dansçıları, Kırım Tatar halk oyunlarının seçkin örneklerini sergileyerek izleyicilerden büyük alkış aldı. İstanbul’dan etkinliğe katılan sanatçı Adile Çerkezova ise seslendirdiği Kırım Tatar yırlarıyla beğeni topladı. Şenliğin final bölümünde ise Kırım Derneği İstanbul Şubesi Korosu, şef Ertan Çetemen yönetiminde sahne aldı. Balıkesir’in Bandırma ilçesine bağlı Orhaniye köyü, 1878 yılında Kırım’dan göç eden Kırım Tatarları tarafından kuruldu. 1783 yılında Rusya’nın Kırım’ı işgal etmesinin ardından bir grup Kırım Tatarı önce Romanya'nın Köstence bölgesine göç etti. Daha sonra ise deniz yoluyla Bandırma’ya ulaşarak Orhaniye köyünü kurdu. Günümüzde köy nüfusunun tamamı Kırım Tatarlarından oluşuyor.

Kırım Ailesi'nden anlamlı yarışma: Seyran Kadırov Edebiyat Yarışması ödülleri sahiplerini buldu Haber

Kırım Ailesi'nden anlamlı yarışma: Seyran Kadırov Edebiyat Yarışması ödülleri sahiplerini buldu

Kırım Tatar kültür ve eğitim merkezi "Kırım Ailesi" tarafından organize edilen edebiyat yarışmasının ödül töreni 6 Mayıs’ta Kıyiv’deki Kırım Evi’nde gerçekleştirildi. "Vatan Sevgisi, Kırım ve Ana Dil" temasıyla düzenlenen yarışma, şiir ve düzyazı aracılığıyla kimliklerini ve hafızalarını kağıda döken genç yazarların sesine dönüştü. ŞEHİT ASKER SEYRAN KADIROV ANISINA Yarışma bu yıl özel bir anlam taşıyordu. Organizasyon, 2023 yılında cephede hayatını kaybeden Kırım Tatar vatansever ve Ukrayna ordusu askeri Seyran Kadırov’un anısını yaşatmak adına onun ismiyle gerçekleştirildi. Kırım Evi Müdürü, Kırım Tatar yönetmen ve asker Ahtem Seitablayev, törende genç yazarlara ödüllerini ve hatıra hediyelerini bizzat takdim etti. DERECEYE GİREN GENÇ YETENEKLER Yarışmada farklı kategorilerde ödül alan isimler şöyle sıralandı: "En İyi Eser" Kategorisi: Birinci: Remziye Kurtseitova İkinci: Fatima Mamutova, Asiye Hayrulayeva, Amet Abdişev Üçüncü: Safiye Lyumanova, Beyan Matgaziyeva "En İyi Şiir" Kategorisi: Anife Abdulgaziyeva, Amir Dovgan, Eldar Marçenko "En İyi Öykü" Kategorisi: Gulsum Aşirova Özel Yaratıcılık ve Ustalık Ödülleri: Samir Abdişev, Abdurakhman Chafi, Guzel Emiratli, Naciye Bodaşevskaya KIRIM TATARCA YENİ NESİLLE YAŞIYOR Kırım Evi tarafından yapılan açıklamada, çocukların ve gençlerin on yıllardır süren yasaklara ve kayıplara rağmen Kırım Tatarca yazmaya devam etmelerinin büyük bir önem taşıdığı vurgulandı. Açıklamada, "Çocuklarımızın ve gençlerimizin Kırım Tatarca yazması; bu dilin kelimeler, kültür ve yeni nesil aracılığıyla yaşamaya devam ettiğinin en somut kanıtıdır. Kırım sevgisinin ve kültürünüzün, yaratıcılığınıza ve hayallerinize ilham vermeye devam etmesini diliyoruz." ifadelerine yer verildi.

Kırım Tatar Dilbilimci ve Yazar Saim Osman Karahan vefatının yıl dönümünde anılıyor Haber

Kırım Tatar Dilbilimci ve Yazar Saim Osman Karahan vefatının yıl dönümünde anılıyor

Emel Dergisinin bir dönem Yazı İşleri Müdürlüğünü yapan, Emel Kırım Vakfı ile Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Saim Osman Karahan, vefatının 11. yıl dönümünde rahmetle anılıyor. 23 Nisan 2015 senesinde İstanbul'da vefat eden Kırım Tatar dilbilimci Karahan, 2013 senesinde "Dobruca Kırım Tatar Ağzı Sözlüğü" eserini Kırım Tatar halkına kazandırmıştı. SAİM OSMAN KARAHAN KİMDİR? 5 Şubat 1939'da Romanya'nın Köstence şehrinin Koşu Mahallesinde öğretmen ve din adamı bir babanın oğlu olarak dünyaya geldi. 2 Nisan 1964’te Türkiye’ye göç etmek üzere Romanya'dan ayrıldı. 1970 senesinde Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Faransız Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi. 1974 yılında hayatını Nermin Hanım ile birleştirdi ve İstanbul’a taşındı, oğulları Özgür ve Haluk İstanbul’da doğdu. 1975’ten sonra Emel Dergisini çıkaran Müstecib Ülküsal’ın çevresinde Sabri Arıkan, Abdullah Zihni Soysal, Yusuf Uralgiray gibi Kırım Davası hizmetkârları ile görüşme ve fikirleşme fırsatı buldu. Ülküsal’ın Dobruca ve Türkler adlı eserindeki (1966, İstanbul) Dobruca haritasını çizip hazırladı. 1990 senesinde emekli olana kadar bir tekstil fabrikasında muhasebe işlerinde çalıştı. Emekliliğinden sonra dernek faaliyetlerine daha sık bir şekilde iştirak etmeye başladı. İstanbul'da Zafer Karatay, Celal İçten, Niyazi Elitok, Murat Vatansever gibi Emelciler ile tanıştı. 1995 senesinde Müstecib Ülküsal’ın yaşgünü merasimi esnasında Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ile tanışma fırsatı buldu. 2001 senesinde 4. Kırım Tatar Milli Kurultayı’na katılmak için hayatında ilk defa Vatan Kırım’a gidebildi. Sözlük hazırlama çalışmalarına ilk gençlik yıllarında tuttuğu notlar ile başladı. Romanya Dobrucasında çıkmış tüm yazılı edebiyat örnekleri, diğer Türk lehçeleri sözlük ve gramerleri gibi geniş kapsamlı eserlerden de faydalanarak 3 ciltlik Dobruca Kırımtatar Ağzı Sözlüğü’nü tamamladı. Yarım asırdan fazla süren ve bu zaman zarfında karşılaştığı pek çok aksilik, sıkıntı ve zorluğa rağmen hazırladığı sözlüğü 2012 yılında Romanya’da bastırmaya muvaffak oldu. Sözlük dışında Dobruca’daki Kırım Tatar edebiyatının klasik sayılabilecek yazar ve şairlerine ait yazı ve şiirleri derleyerek bir araya getirdi. Mehmet Vani yurtsever’e ait cezaevi hatıralarını da içeren "Dobrucanın Davuşı -3" ile İsmail Ziyaeddin’in eserlerini bir araya getirdiği 2 ciltlik "Saylama Eserler" adlı kitapları 2013 yılında beri Romanya’da basıldı. Son olarak İsmail Bey Gaspıralı'nın Frengistan Mektupları ve Darürrahat Müslümanları adlı eserlerini Dobruca Kırım Tatar Ağzı'na aktarımış ve kitap Kasım 2014'te yine Romanya'da basılmıştır. Saim Osman Karahan “Dobruca Kırım Tatar Ağzı Sözlüğü” adlı eseri ile Kırım'ın en prestijli kültür-sanat ödülü olan 2013 yılı Bekir Sıtkı Çobanzade Ödülüne “Kırım Tatar filolojisi ve folkloru alanında en iyi bilimsel ve bilimsel-metodik çalışma” dalında layık görüldü. Romanya'daki Kırım Tatar kültürü, sanatı ve edebi değerlerinin gelişmesi ve desteklemesine katkıda bulunan "Mehmet Niyazi Ödülü" 2013 yılında Saim Osman Karahan'a verildi. Saim Osman Karahan Mehmet Niyazi'nin ruhuna ithaf ettiği “Dobruca Kırım Tatar Ağzı Sözlüğü” adlı eseri ile bu ödüle layık görüldü. Saim Osman Karahan 2009 yılından itibaren İstanbul’da yayınlanan Emel Dergisi’nin yazı işleri müdürlüğünü ve Bahçesaray dergisinin yazı işlerini yürüttü. Kırımtatarca, Türkçe, Romence, Rusça ve Fransızca bilen Saim Osman KarahanKırım Tatar dil ve edebiyatı üzerine araştırmalar yaptı. Ölümünden kısa bir süre önce Kırım Tatar Yazarlar Birliği fahri üyeliğine kabul edildi.

Ukrayna'dan Venedik Bienali'ne çağrı: "Rusya'nın savaş suçlarını sanatla aklatmayın” Haber

Ukrayna'dan Venedik Bienali'ne çağrı: "Rusya'nın savaş suçlarını sanatla aklatmayın”

Dünyanın en saygın sanat platformlarından biri olan Venedik Bienali’nin, Rusya’nın katılımına yönelik kısıtlamaları esnetme sinyali vermesi Kıyiv’de sert tepkiyle karşılandı. Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha ve Kültür Bakanı Tetyana Berejna tarafından yayımlanan ortak açıklamada, Rusya'nın kültürel varlığı "saldırganlığı meşrulaştırma politikasının bir parçası" olarak nitelendirilirken, dünyanın en saygın sanat platformlarından biri olan Venedik Bienali'nin, Rusya'nın Ukrayna halkına karşı işlediği savaş suçlarını aklama platformu haline gelmemesi gerektiği vurgulandı. Açıklamada, 2014 yılından bu yana Rusya'nın Ukrayna'nın kültürel mirasını bilinçli ve sistematik bir şekilde yok ettiğini, bu durumun Lahey Sözleşmesi dahil olmak üzere uluslararası insancıl hukukun açık bir ihlali olduğu belirtildi. Savaşın kültürel alandaki yıkıcı bilançosuna dikkat çeken Ukrayna tarafı, 2022'den bu yana Rus saldırıları sonucunda 346 sanatçının ve 132 medya çalışanının hayatını kaybettiğini duyurdu. Ülke genelinde bin 707 kültürel miras alanının zarar gördüğü, bunlardan 558'inin ise tamamen yeryüzünden silindiği kaydedildi. Ayrıca 35 binden fazla müze eserinin Rusya'ya kaçırıldığı ve işgal altındaki bölgelerde 2 milyondan fazla tarihi parçanın halen büyük bir tehdit altında olduğu vurgulandı. Kültür sektöründeki doğrudan maddi hasarın 4,2 milyar doları bulduğu, toplam kaybın ise 31 milyar doların üzerine çıktığı açıklandı. Açıklamada, “Yüzyıllar boyunca Rus İmparatorluğu ve daha sonra SSCB, Ukrayna kimliğini yok etmeye yönelik kasıtlı bir politika izledi: Ukrayna dilini yasakladılar, Ukraynalı sanatçıları ve kültürel mirası gasp ettiler ve Rus kültürünün büyüklüğü ve üstünlüğü miti dayatıldı. Bugün Rusya, geçici olarak işgal altında bulunan Ukrayna topraklarında sistematik bir kültürel yayılma ve zorla Ruslaştırma politikası izliyor. Ukrayna dilini eğitimden, medyadan ve kamusal alandan uzaklaştırıyor, Ukrayna kitaplarını yok ediyor, kütüphane koleksiyonlarını kopyalıyor ve öğretmenleri, gazetecileri ve kültür insanlarını zulme uğratıyor." denildi. Rusya'nın kültürü bir savaş aracı olarak kullandığına dikkat çekilen açıklamada, Devlet Hermitage Müzesi Direktörü Mihail Piotrovskiy’in Rus kültürel projelerini "yurt dışındaki özel operasyonlar" olarak tanımladığı hatırlatılarak, “Bu durum, Rus kültürünün varlığının çoğu zaman saldırganlığı meşrulaştırmaya yönelik daha geniş bir devlet politikasının parçası olduğunu doğruluyor. Bu bağlamda, Rus temsilcilerinin uluslararası sanat etkinliklerine katılması kabul edilemez." ifadelerine yer verildi. Venedik Bienali yönetiminin savaşın başında sergilediği ilkeli duruşu hatırlatan Ukrayna tarafı, Rusya'nın terör saldırılarına devam ettiği bir dönemde organizatörlerin neden tutum değiştirdiğini anlayamadıklarını dile getirdi. Bakanlar, Rusya’nın uluslararası sanat etkinliklerinden men edilmesinin, bu tür platformların tarafsızlığını korumak ve devlet propagandasına alet olmasını engellemek için hayati bir önem taşıdığını vurguladı. Ukrayna tarafı, küresel sanat camiasını özgürlük, insan onuru ve uluslararası hukuk değerlerine sadık kalmaya ve Ukrayna halkıyla dayanışma göstermeye çağırdı. RUSYA VE VENEDİK BİENALİ Rusya’nın Ukrayna'ya karşı geniş çaplı işgali başlattıktan hemen ardından, İtalya’nın en önemli kültür kurumlarından biri olan Bienal, ülkeyi resmen yasaklamasa da Rus hükûmetiyle bağlantılı kişi ve kurumların o yılki edisyona katılımını engellemişti. Buna rağmen sonraki yıllarda Rusya’nın yokluğu dikkat çekti; 2024’te ülke, Venedik’teki ulusal pavyonunu Bolivya’ya kiralayacak kadar ileri gitmişti. Ancak 9 Mayıs-22 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek 2026 edisyonu için açıklanan katılımcı ülkeler listesinde Rusya’nın yeniden yer aldığı görülüyor. Ukrayna’nın güçlü destekçilerinden biri olan Roma yönetimi, Rusya’nın yeniden etkinliğe dahil edilmesi kararına tepki gösterdi. İtalya Kültür Bakanlığı yayımladığı açıklamada, kararın “İtalyan hükûmetinin itirazlarına rağmen Bienal Vakfı tarafından tamamen bağımsız bir şekilde alındığını” vurguladı.

Türk Devletleri Tanıtım Günleri'nde Kırım damgası Haber

Türk Devletleri Tanıtım Günleri'nde Kırım damgası

Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Konya Türk Devletleri İle İlişkiler Başkanlığı iş birliğiyle tertip edilen Türk Devletleri Tanıtım Günleri'nın açılış programı 20 Aralık 2025 tarihinde Konya'da gerçekleşti. Ecdat Parkı'nda düzenlenen ve iki boyunca sürecek olan etkinlikte Türk dünyasının ortak kültürü tanıtıldı. Halk oyunları gösterileri, yazma eserin tanıtımı ve yöresel ikramların yapıldığı program Türk dünyası şöleni havasında geçti. Ecdat Parkı'nda düzenlenen program kortej yürüyüşü ile başladı. "SOYDAŞLARIMIZLA AYNI DİLİ KONUŞUYOR, AYNI TÜRKÜYÜ MIRILDANIYOR, AYNI HAYALLERİ KURUYORUZ" Yürüyüşün akabinde konuşan AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen, programın sadece bir etkinlik değil, aynı zamanda muazzam bir aile toplantısı olduğunu kaydederek, "Bu kapsamlı programda yer alan standlarımızda birbirinden güzel el emeği ürünlerimizi, türkülerimizi, lezzetlerimizi, tarihi motiflerimizi göreceğiz; hep beraber dokunacağız, tadacağız, dinleyeceğiz. Türk dünyasının o renk renk, desen desen güzelliğini burada, Konya’da yeniden yaşayacağız." dedi. Buluşmanın 15 Aralık Dünya Türk Dili Ailesi Günü’nün hemen ardından gerçekleşmesinin son derece anlamlı olduğuna değinen Özgökçen, "Zira bugün Türk dünyasının dört bir yanından gelen soydaşlarımızla aynı dili konuşuyor, aynı türküyü mırıldanıyor, aynı hayalleri kuruyoruz. Ben bir kez daha hepinizin bu özel gününü yürekten kutluyorum. Hiç şüphesiz Türkçemiz, asırlardır bizi birbirimize kenetleyen en güçlü bağdır. Bizler geçmişte çok zor günler yaşadık. Nice ayrılıklara, nice baskılara, nice yasaklara şahitlik ettik. Ama hamdolsun o günler artık geride kaldı. Artık birbirimize daha yakınız ve daha güçlüyüz." ifadelerini kullandı. "BİZLER AYNI İDEALLER ETRAFINDAKİ BÜYÜK BİR MİLLETİN EVLATLARIYIZ" Konya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Uzbaş, Türk dünyasının Adriyatik'ten Çin Seddi'ne uzanan ortak tarih, kültür ve medeniyet birikimiyle şekillenmiş büyük bir gönül coğrafyası olduğuna işaret etti. Türk dünyasının üstün değerler ve derin kardeşlik bağlarıyla birbirine bağlandığını belirten Mustafa Uzbaş, "Bizler aynı destanları dinlemiş, aynı türküleri söylemiş, aynı sevinçle birleşmiş ve aynı idealler etrafındaki büyük bir milletin evlatlarıyız. Türk dünyasıyla ilişkilerin kültürel bağlarımızın canlı tutulmasını ve gönül köprülerimizin daha da sağlamlaşmasının son derece kıymetli görüyoruz." diye konuştu. Uzbaş ayrıca şu ifadeleri kullandı: Nitekim Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Türk dünyasına ilişkin olarak 'Dilde, fikirde, işte birlik ülküsünü sadece bir temenni değil stratejik bir hedef olarak görüyoruz' sözleriyle bu kardeşliğin aynı zamanda ortak ve gelecek vizyonu olduğuna işaret etmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın çizdiği bu vizyon doğrultusunda yürümeyi, Türk dünyası ile aramızdaki kardeşlik bağlarına daha da pekiştirmeyi bizler de kendimizi şiar ediniyoruz. "TÜRKİYE, TÜRK DÜNYASI İLE OLAN BAĞLARINI DAHA KALICI HALE GETİRMEK İÇİN KARARLILIKLA ÇALIŞMAKTADIR" AK Parti Türk Devletleri İle İlişkiler Başkan Yardımcısı ve Karaman Milletvekili Selman Oğuzhan Eser ise konuşmasının başında, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın vizyonu doğrultusunda "Türkiye Yüzyılı" hedeflerine yürürken Türkiye'nin yanı sıra Türk dünyasının da geleceğine yön verecek sorumlulukları taşıdıklarını belirtti. Türk dünyasının tarih boyunca geniş bir coğrafyaya kök salmış, diliyle, kültürüyle, inancıyla ve kader birliğiyle birbirine bağlanmış devletlerin mirası olduğuna değinen Selman Oğuzhan Eser, "Bugün büyük medeniyetin farklı coğrafyadaki temsilcileri ortak bir geleceğe doğru kararlılıkla yürümektedir. Türkiye bu birlikteliğin hem tarihi hem de vicdani sorumluluğunu taşımaktadır. Bu anlayışla Azerbaycan'dan Kazakistan'a Özbekistan'dan Türkmenistan'a Macaristan'dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne uzanan geniş bir coğrafyada dostluk, kardeşlik ve stratejik ortaklık temelinde sürekli güçlenen ilişki kurulmaktadır. Türk Devletleri Teşkilatı ile ekonomi ulaştırma savunma sanayi, dijital dönüşüm, gençlik ve eğitim gibi pek çok alanda ortak hedefler etrafında ilerleyen güçlü bir zemin oluşturulmuştur." şeklinde konuştu. Türk dünyasının güçlendiği ölçüde bölgesel istikrar ve küresel dengenin de o ölçüde güçleğini belirten Eser, "Bu bakış açısı yürüttüğümüz çalışmaların temel dayanağını oluşturmaktadır. Bugün yürütülen çalışmalarla Asya ile Avrupa'yı birbirine bağlayan Orta Koridor daha güçlü bir hatta kavuşurken, ortak alfabe çalışmalarıyla birlikte kültürel ve medya alanındaki projeler, kimlik bağlalarımızı derinleştirmiş, savunma ve güvenlik başlıklarında ortak hareket kabiliyeti gelişmiş ve istikrarlı bir şekilde de gelişmeye devam etmektedir. Savunma ve güvenlik başlıklarındaki gelişmeler de hepimizin yakinen takip ettiği çok önemli gelişmelerdendir. Bu tarihi sorumluluğun bilinciyle Türkiye, Türk dünyası ile olan bağlarını daha güçlü, daha kurumsal ve daha kalıcı hale getirmek için kararlılıkla çalışmaktadır. Bizim için Türk dünyası yalnızca geçmişe ait bir hatıra değildir. Insanlığı küresel barışa götüren geleceğin ortak yürüyüştür" ifadelerini kullandı. KONYA'DA KIRIM RÜZGÂRI ESTİ Program kapsamında Türk dünyası topluluklarından temsilcilerin yazma eserlerden geleneksel sanatlara, yöresel kıyafetlerden kültürel miras örneklerine kadar pek çok değeri tanıttığı standlar kurulurken Kırım Derneği Konya Şubesi tarafından oluşturulan alan katılımcıların odak noktası oldu. Etkinlikte adeta Kırım rüzgârı esti. Ayrıca program kapsamında yazma eserin tanıtımı ve yöresel ikramların yanı sıra mehteran takımı gösterisi, halk oyunları, tiyatro performansları ve mini konserlerler düzenlendi. Evelina Kemileva yönetimindeki Kırım Derneği Genel Merkezinin halkoyunları ve müzik topluluğu Cıyın Ansambli tarafından icra edilen gösteri programa damga vurdu.

Ukrayna kültürü ATO’da ziyaretçilere tanıtıldı: Büyükelçi Celâl’den barış mesajı Haber

Ukrayna kültürü ATO’da ziyaretçilere tanıtıldı: Büyükelçi Celâl’den barış mesajı

Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl, 12-14 Aralık 2025 tarihleri arasında Ankara Ticaret Odasında (ATO) düzenlenen 3. Dünya Kültürleri Festivali & Uluslararası Gayrimenkul, İnşaat ve İnşaat Malzemeleri Fuarı'nın açılış törenine katıldı. Birçok ülkenin kültürel değerlerini yansıttığı ve 70'e yakın ülke temsilcisinin yer aldığı program, renkli görüntülere sahne oldu. Ukrayna müzik ve danslarının da sahneye taşındığı açılış programında Ukrayna standına olan ilgi ise dikkatlerden kaçmadı. UKRAYNA SAVAŞTA OLMASINA RAĞMEN KÜLTÜRÜNÜ EN İYİ ŞEKİLDE YAŞATIYOR Büyükelçi Celâl, çok sayıda katılımın olduğu festivali Kırım Haber Ajansına (QHA) değerlendirdi. Ukrayna'nın savaşta olmasına rağmen kültürünü yaşatmaya devam ettiğini vurgulayan Celâl, Ukrayna'nın kültürel, ekonomik ve sosyal alanlarının inkişaf ettiğini belirterek, Ukraynalıların ülkeleri için çalıştığının altını çizdi. Celâl, "Ukrayna'nın kapalı bir ülke olarak yaşadığı söylemi kesinlikle doğru değildir. Ukrayna'nın Türkiye'de kültür, işletme, siyasî ve diplomatik alanlardaki programlara katılımını istiyoruz. Bizim için bu önemlidir. Çünkü diğer ülkelere Ukrayna kültürünü tanıtıp, medeniyetini ve hedeflerini anlatmayı amaçlıyoruz." dedi. Barış sürecinde olmak istediklerini vurgulayan Büyükelçi, "Hedefimiz komşularımızla ve tüm dünya ile beraber savaşsız, barış dünyasında yaşamak istiyoruz." şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.