SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kültürel Miras

QHA - Kırım Haber Ajansı - Kültürel Miras haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültürel Miras haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

KTMM Başkanlık Divanından sert bildiri: "Hansaray'ın Rus işgalcilerin propaganda amaçları için kullanılması kabul edilemez" Haber

KTMM Başkanlık Divanından sert bildiri: "Hansaray'ın Rus işgalcilerin propaganda amaçları için kullanılması kabul edilemez"

Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanlık Divanı, işgalci Rus makamlarının UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Kırım Tatar saray mimarisinin dünyadaki tek örneği olan Hansaray’da 31 Ekim – 1 Kasım 2026 tarihleri arasında propaganda etkinlikler düzenleme planlarına karşı sert bir bildiri yayımladı. KTMM Başkanı Refat Çubarov imzasıyla bugün yayımlanan bildiride; işgalcilerin Hansaray’da "Rus ordusu sahra kampı", "Kırım’da konuşlanan alayların yaşamının canlandırılması" ve "1853–1856 Kırım Savaşı" sergisi gibi etkinliklerle yüz binlerce Kırım Tatarının anavatanları Kırım'dan zorla sürülmesine yol açan 19. yüzyıldaki Rus emperyalist politikalarını açıkça yüceltmeyi hedeflediği belirtildi. KTMM Başkanlık Divanı açıklamasında şu ifadelere yer verildi: Yukarıda bahsedilen Rus işgalcilerinin Kırım'daki eylemleri, Kırım Tatar devletçiliğinin -Kırım Hanlığı'nın- eşsiz bir abidesini, yalnızca 19. yüzyılda yerli Kırım Tatar halkına karşı işlenen Rus İmparatorluğu'nun suç eylemlerini yüceltmek için bir platform olarak değil, aynı zamanda Rusya'nın Kırım Tatar halkına karşı mevcut soykırım politikasını haklı çıkarmak için de kullanma yönünde acımasız bir girişimdir. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kararları ve uluslararası insancıl hukuk normlarına göre, Rusya Federasyonu işgalci bir devlettir ve Ukrayna'nın kültürel mirası üzerinde herhangi bir egemenlik hakkı elde etmemektedir. Anıtın emperyal propaganda aracına dönüştürülmesi; 12 Ağustos 1949 tarihli Savaş Zamanında Sivillerin Korunmasına İlişkin Cenevre Sözleşmesi'ne, 14 Mayıs 1954 tarihli Silahlı Çatışma Durumunda Kültürel Varlıkların Korunması Hakkında Sözleşme'ye, yerli halkın kültürel mirasını koruma, denetleme ve muhafaza etme hakkını güvence altına alan ve mirası ile kimliğiyle ilgili tüm hususlarda temsilî kurumlarıyla zorunlu istişarelerde bulunulmasını öngören 13 Eylül 2007 tarihli Birleşmiş Milletler Yerli Halkların Hakları Bildirgesi’ne aykırıdır. Kırım Tatar Millî Meclisi Başkanlık Divanı, Rus işgal yönetiminin Hansaray’da Rusya'nın 19. yüzyıldaki suç niteliğindeki emperyal politikalarını yüceltmeyi amaçlayan kitlesel etkinlikler düzenlemesini şiddetle kınıyor ve bunu, Kırım'ın işgalini meşrulaştırmak amacıyla yerli Kırım Tatar halkının kültürel mirasına el konulması eylemi olarak değerlendiriyor. Kırım Tatar Millî Meclisi Başkanlık Divanı; Kırım'ı işgal eden Rusya'nın, yerli Kırım Tatar halkının kültürel anıtlarını emperyal propaganda ve işgali meşrulaştırma aracına dönüştürme uygulamalarına son vermesi için UNESCO'yu ve diğer uluslararası kuruluşları derhal etkili tedbirler almaya çağırıyor. Kırım Tatar Millî Meclisi Başkanlık Divanı, Ukrayna Dışişleri Bakanlığına şu çağrılarda bulunuyor: UNESCO Genel Direktörüne ve UNESCO Yürütme Konseyi Başkanına resmi bir protesto notası göndermek; bu notaya, Kırım Tatar Millî Meclisi Başkanlık Divanının Bildirisini ve işgalci devletin Hansaray'ı propaganda amaçlı hukuka aykırı kullanımına ve özgünlüğüne yönelik tehditlere dair diğer materyalleri eklemek;UNESCO'nun 14 Ekim 2026 tarihli 'Kırım Özerk Cumhuriyeti'ndeki Durumun İzlenmesi (Ukrayna)' kararı uyarınca, geçici olarak işgal edilen Kırım Yarımadası'ndaki durumun doğrudan izlenmesine ilişkin yetkinin uygulanmasıyla ilgili konuları görüşmek üzere UNESCO Yürütme Kurulu'nun olağanüstü bir oturumunun düzenlenmesini başlatmak. Kırım Tatar Millî Meclisi Başkanlık Divanı; farklı ülkelerdeki ulusal müze kurumlarını ve bunların uluslararası dernek ve birliklerini, küresel bilim ve müze camiasını, ayrıca insanlığın kültürel mirasının korunmasıyla ilgilenen sivil toplum kuruluşlarını ve vakıfları, Kırım'ın tarihinin tahrif edilmesine karşı çıkmaya ve yerli Kırım Tatar halkının kendi tarihsel belleğini ve kültürel kimliğini koruma hakkını desteklemeye çağırıyor."

İşgal altındaki Kırım’da hukuksuz kazı ve kültürel yağma: Ukrayna’dan Rus arkeoloğa suçlama Haber

İşgal altındaki Kırım’da hukuksuz kazı ve kültürel yağma: Ukrayna’dan Rus arkeoloğa suçlama

Ukrayna'ya bağlı Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Akyar (Sivastopol) Savcılığı, Moskova’daki Puşkin Devlet Güzel Sanatlar Müzesi Antik Dünya Arkeolojisi Bölüm Başkanı Vladımır Tolstikov hakkında, işgal altındaki Kırım'da yasa dışı kazı çalışmaları yürütmesi ve Ukrayna’ya ait kültürel mirası gasp etmesi gerekçesiyle gıyabında suç duyurusunda bulundu. Ukrayna Ceza Kanunu'nun 438. maddesinin 1. fıkrası ve 28. maddesinin 2. fıkrası (Önceden Anlaşarak Bir Grup Tarafından İşlenen Savaş Suçu) kapsamında hazırlanan sevk evrakında, Rus bilim insanının uluslararası insancıl hukuku ağır şekilde ihlal ettiği kaydedildi. Soruşturma dosyasına göre şüpheli, 2014 yılındaki işgalden bu yana Keriç (Kerç) şehrinde yer alan Ulusal Önemdeki Kültürel Miras Alanı "Antik Pantikapaion Kenti" bünyesinde, Ukrayna makamlarının izni olmadan yasa dışı arkeolojik kazılar yürütüyor. Mitridat Dağı’nda sürdürülen çalışmalarda Ukrayna mülkiyetinde bulunan boyalı çanak ve amfora parçaları, antik kitabeler, döküm kalıpları ve terrakotta heykelcikler gibi çok sayıda paha biçilmez eser gün yüzüne çıkarılarak gasp edildi. TARİHİ ESERLER RUSYA MÜZE FONUNA AKTARILDI Yasa dışı kazılarda elde edilen antik eserlerin, işgal idaresi altındaki "Doğu Kırım Tarih ve Kültür Müze Ören Yeri" adlı yapıya teslim edildiği belirlendi. Söz konusu kurumun daha önce hakkında savaş suçu iddiasıyla suç duyurusu yapılan Rus yöneticisinin, bu eserleri Rusya Federasyonu Müze Fonu’na dâhil ettirdiği ve Rusya genelindeki sergilerde teşhir edilmesini sağladığı tespit edildi. Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU) tarafından yürütülen soruşturmada; şüphelinin Antik Çağ’a ait arkeolojik sit alanının tahrip edilmesine ve tarihi ile bilimsel değerinin geri döndürülemez şekilde kaybolmasına yol açtığı vurgulandı. Ukrayna kolluk kuvvetleri resmi açıklamada şüphelinin açık kimliğini belirtmese de Ukraynalı gazeteciler yaptığı incelemede söz konusu kişinin Vladımır Tolstikov olduğunu ortaya çıkardı. Puşkin Müzesi Antik Dünya Sanatı ve Arkeolojisi Bölüm Başkanı olan Tolstıkov, uzun yıllardır Kerç’teki Pantikapaion antik kentini yasa dışı olarak kazan Bosporos Arkeolojik Kazı Heyeti'nin başkanlığını yürütüyor. 27 Haziran 2025’te "yasa dışı kazı yürütmek" (Ukrayna Ceza Kanunu Madde 298/4) suçlamasıyla hakkında arama kararı çıkarılan Tolstikov’un dosyası, Ukrayna Başsavcılığı verilerine göre SBU tarafından 25 Eylül 2026 tarihinde "savaş suçu" statüsüne geçirilerek ağırlaştırıldı.

İşgalciler Kırım'da çıkardıkları tonlarca fosilleşmiş kemiği Moskova'ya kaçırdı Haber

İşgalciler Kırım'da çıkardıkları tonlarca fosilleşmiş kemiği Moskova'ya kaçırdı

Rusya, 2014 yılında işgal ettiği Kırım’da uluslararası hukuku hiçe sayarak yasa dışı arkeolojik ve paleontolojik kazılar yürütmeye ve yarımadanın doğal ile kültürel mirasını Rusya Federasyonu’na kaçırmaya devam ediyor. Kremlin kontrolündeki sözde Kırım Federal Üniversitesi araştırma görevlisi ve paleontolog Bogdan Zaytsev’in aktardığı bilgilere göre, Kırım’daki Tavrida Mağarası’nda sekiz yıldır sürdürülen yasa dışı çalışmalarda tarih öncesi döneme ait yaklaşık 3 ton fosilleşmiş kemik çıkarıldı. Çalınan bu buluntuların büyük bir kısmının Moskova’daki Rusya Bilimler Akademisi Paleontoloji Enstitüsü depolarında tutulduğu ve bir bölümünün geçici sergilerde teşhir edildiği öğrenildi. MİLYONLARCA YILLIK DOĞAL MİRAS RUSYA’YA TAŞINDI Mağarada yürütülen yasa dışı kazılarda erken Pleistosen dönemine (yaklaşık 1,8 - 1,6 milyon yıl önce) ait nesli tükenmiş antik sırtlan, kılıç dişli kedi, genç antilop, devasa kuşlar ve yarasalara ait kemik ile kafatası kalıntıları ele geçirildi. İşgalci uzmanlar Tavrida Mağarası’nı "Kırım’ın ve dünyanın en büyük fosil yataklarından biri" olarak nitelendirirken, Ukrayna topraklarında bulunan bu eşsiz mirasın Moskova’ya sevk edilmesi tepkilere yol açıyor. KÜLTÜREL VE DOĞAL YAĞMANIN BİR BAŞKA ÖRNEĞİ Kırım’ın işgalinden bu yana yarımadanın arkeolojik, tarihi ve doğal mirasını kendi malı gibi tasarruf eden Rusya, Ukrayna'ya ait olan materyal varlıkları sistemli bir şekilde ülke dışına çıkarıyor. Tavrida Mağarası’ndan bilimsel değeri yüksek, tonlarca kalıntının Moskova’ya kaçırılması, işgalci yönetimin Kırım’daki tarihi ve doğal hafızayı silme ve yağmalama politikasının son örneği oldu. Rus işgalciler Kırım'daki Tavrida Mağarası'ndan çıkardıkları 3 tonluk tarih öncesi fosili Moskova'ya götürdü. Bu durum, Rusya'nın yarımadadaki kültürel ve doğal mirası yasa dışı yollarla Rusya'ya taşıma politikasının bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Virskıy Dans Topluluğundan tarihinde bir ilk: "Ağır Ava ve Kaytarma" dev sahnede sergilendi Haber

Virskıy Dans Topluluğundan tarihinde bir ilk: "Ağır Ava ve Kaytarma" dev sahnede sergilendi

Ukrayna'nın dünyaca ünlü Pavel Virskıy Akademik Ulusal Dans Topluluğu, Kırım Tatar kültürünün en önemli simgelerinden biri olan geleneksel "Ağır Ava ve Kaytarma" dansını tarihinde ilk kez Kıyiv'deki büyük sahnede izleyicilerin beğenisine sundu. İsviçre'nin desteği ve "Alem" Sivil Toplum Kuruluşunun organizasyonuyla hayata geçirilen gösteri, sanatseverlerden büyük alkış topladı. KIRIM TATAR HALK DANSI BÜYÜK GÖRSEL ŞÖLENE DÖNÜŞTÜ Projenin Sanat Direktörü Esma Adciyeva; koreografi, müzik, geleneksel nakış motifleriyle bezenmiş kostümler ve projeksiyon haritalama teknolojisine kadar uzanan titiz bir hazırlık süreci yürüttüklerini belirtti. Adciyeva, "Bizim için esas önemli olan, dansın otantik yapısını bozmadan modern sahne dilini yakalamaktı. Bu sadece bir dans gösterisi değil; Kırım Tatar kültürünün güzelliğini, karakterini ve özgünlüğünü geniş kitlelere aktarma fırsatıdır." dedi. Sahneye koyma sürecinde koreograf Elnara Halilova ve danışman koreograf Cemile Osmanova görev alırken; Pavel Virskıy Akademik Ulusal Dans Topluluğu Genel Sanat Yönetmeni Mıroslav Vantuh, koreograf Volodımır Tuyahin ve Halına Vantuh çalışmalara destek verdi. KÜLTÜREL MİRAS LİSTESİNDE YER ALIYOR Kökleri en az 18. yüzyıla dayanan "Ağır Ava ve Kaytarma", Kırım Tatar düğün geleneklerinin vazgeçilmez bir parçası kabul ediliyor. Ağır ve görkemli ritmiyle "Ağır Ava" ile hızlı ve coşkulu "Kaytarma" bölümlerinden oluşan dans, 2024 yılında Ukrayna'nın Somut Olmayan Ulusal Kültürel Miras Listesi'ne dâhil edilmişti.

İşgal altındaki Kırım’da yasa dışı kazı yapan iki arkeoloğa savaş suçu suçlaması Haber

İşgal altındaki Kırım’da yasa dışı kazı yapan iki arkeoloğa savaş suçu suçlaması

Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Akyar (Sivastopol) Şehri Savcılığı, işgal altındaki Kırım'da bulunan ulusal öneme sahip tarihî sit alanında yasa dışı kazı gerçekleştirerek kültür varlıklarına zarar veren ve bulunan tarihî eserleri yağmalayan iki Rus arkeolog hakkında savaş suçu işledikleri şüphesiyle yasal işlem başlattı. Ukrayna Ceza Kanunu'nun 438. maddesi (Savaş kanunları ve adetlerinin ihlali) kapsamında suçlanan şüphelilerin, Rusya Devlet Ermitaj Müzesi çalışanı ile sözde "Rusya Bilimler Akademisi Kırım Arkeoloji Enstitüsü" temsilcisi olduğu açıklandı. Resmî açıklamada şüphelilerin isimlerine yer verilmezken emniyet güçlerinden isminin açıklanmasını istemeyen bir kaynak, hakkında yasal işlem başlatılanların isimlerini Mark Kramarovskiy ve Emil Seydaliyev şeklinde bildirdi. SOLHAT ANTİK KENTİ TAHRİP EDİLDİ, ARTEFAKTLAR ERMİTAJ'A TAŞINDI Soruşturma verilerine göre Rus arkeologlar, Ukrayna makamlarından hiçbir izin almadan Eski Kırım bölgesindeki 13 ve 14. yüzyıllara ait "Orta Çağ Solhat Antik Kenti" (Eski Kırım) alanında yasa dışı kazı çalışmaları yürüttü. Çalışmalar sırasında tarihî sit alanının kültür katmanına kısmen zarar verildi. Kazılarda ortaya çıkarılan kadim su tesisatı unsurları, sırlı çanaklar ve seramik kap kacak parçaları gibi arkeolojik değerler Rusya tarafından gasp edildi. Çıkarılan tarihî eserlerin bir kısmı Ermitaj Müzesi'ne taşınarak Rusya’nın kendi devlet müze fonu kataloğuna dâhil edildi. RUSYA'NIN UKRAYNA'DA BİN 990 KÜLTÜREL MİRAS VARLIĞI TALAN EDİLDİ Arkeologlar hakkındaki bu soruşturma, Rusya'nın Ukrayna'nın kültürel mirasına yönelik sistematik yıkım ve yağma politikasının bir parçası olarak öne çıkıyor. Ukrayna kolluk kuvvetlerinin verilerine göre, Rus asker unsurlarının eylemleri nedeniyle ülke genelinde bin 990 kültürel miras alanı yok edildi veya hasar gördü. Kültür varlıklarının tahribi ve yağmalanması olaylarıyla ilgili şu ana kadar Rusya Silahlı Kuvvetleri mensubu 11 kişi hakkında resmî savaş suçu şüphesi bildirildi.

Ukrayna ve TİKA’dan Türk halklarının kültürel mirası için ortak adım Haber

Ukrayna ve TİKA’dan Türk halklarının kültürel mirası için ortak adım

Ukrayna Etnik Politika ve Vicdan Özgürlüğü Servisi ile Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) arasında, Ukrayna'da yaşayan Türk dilli toplulukların kültürel mirasının korunması ve iki ülke arasındaki insani bağların güçlendirilmesine yönelik bir görüşme gerçekleştirildi. Ukrayna Etnik Politika ve Vicdan Özgürlüğü Servisi Başkan Yardımcısı İhor Lossovskıy ve Ukrayna Gagauzlar Birliği temsilcileri, TİKA Kıyiv Program Koordinatörü Uğur Ferhat Korkmaz ile bir araya gelerek, tehlike altındaki dillerin korunmasından "Kırım Tatar Konağı" projesine kadar uzanan geniş kapsamlı iş birliği imkanlarını ele aldı. TÜRK HALKLARI FORUMU İÇİN ORTAK ADIMLAR Ukrayna Etnik Politika ve Vicdan Özgürlüğü Servisi tarafından yapılan açıklamada, “Ukrayna'daki Türk kökenli topluluklar ve bunların devletimizin kültürel çeşitliliğindeki rolü, dillerinin, geleneklerinin ve kültürel mirasının korunmasının önemi ele alındı. Paylaşılan tarihi ve kültürel yakınlık, Ukrayna ve Türkiye arasında insani ve kültürel bağları derinleştirmek için ek bir köprü görevi görebilir.” denildi. Görüşmenin en dikkat çeken gündem maddelerinden birini, Ukrayna'da yaşayan altı Türk kökenli etnik grubun temsilcilerini bir araya getirmesi planlanan Türk Halkları Forumu fikri oluşturdu. Ukrayna tarafı, TİKA'nın bu forumun hazırlık ve organizasyon süreçlerine katkı sunması imkanını masaya yatırdı. Devlet kurumlarını, uzmanları ve uluslararası ortakları aynı platformda buluşturması hedeflenen organizasyonun; kültürel diyaloğun geliştirilmesi, tarihi hafızanın korunması ve ana dillerin yaşatılması adına açık bir tartışma zemini oluşturması öngörülüyor. TEHLİKE ALTINDAKİ DİLLER VE KÜLTÜREL MİRAS KORUMA ALTINA ALINIYOR Toplantıda, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan Türk dilleri dahil olmak üzere bölge dillerinin korunmasına yönelik ortak projeler detaylandırıldı. Ukrayna'nın koruma stratejisi kapsamında Kırım Tatarca, Gagavuzca, Karayca, Kırımçakça ve Urumca gibi dillerin yer aldığı hatırlatılarak, bu dillerin gelecek nesillere aktarılması amacıyla TİKA'nın eğitim ve kültür projelerine sunabileceği destek formatları değerlendirildi. KIRIM TATAR KONAĞI PROJESİNE TİKA DESTEĞİ MÜZAKERE EDİLDİ Bir diğer önemli temas noktası ise Ukrayna Yerel Mimarisi ve Yaşamı Müzesi (Pirogovo Açık Hava Müzesi) bünyesinde uygulamasına başlanan "Kırım Tatar Konağı" projesi oldu. TİKA'nın bu projeye sağlayabileceği potansiyel katkıların ele alındığı görüşmede; inşa edilecek mimari yapının sadece bir müze sergisi değil, Kırım Tatar geleneklerini, mimarisini ve kültürünü yaşatan dinamik bir mekan haline dönüştürülmesi hedefleniyor. Ukrayna Etnik Politika ve Vicdan Özgürlüğü Servisi ve TİKA yetkilileri, Ukrayna'nın kültürel çeşitliliğini destekleyecek ve iki ülke arasındaki dostluk bağlarını pekiştirecek ortak girişimleri hayata geçirmek üzere diyaloğu sürdürme konusunda mutabık kaldı.

TİKA'nın yenilediği Aliya İzzetbegoviç Müzesi ziyaretçilerine kapılarını açmaya hazırlanıyor Haber

TİKA'nın yenilediği Aliya İzzetbegoviç Müzesi ziyaretçilerine kapılarını açmaya hazırlanıyor

Bosna-Hersek’in ilk Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç’in düşünsel ve siyasi mirasını gelecek nesillere aktarmak amacıyla 19 Ekim 2007’de kurulan Aliya İzzetbegoviç Müzesi, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından gerçekleştirilen kapsamlı restorasyon ve teşhir-tanzim çalışmalarının ardından yenilenen yüzüyle ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanıyor. Bosna-Hersek Millî Anıtı statüsündeki Osmanlı dönemi Ploça ve Širokac kapıkulelerinde faaliyet gösteren müze, iki aşamalı olarak hayata geçirilen projeyle hem tarihî kimliğine kavuşturuldu hem de çağdaş müzecilik standartlarına uygun şekilde yeniden düzenlendi. VRATNİK SURLARI VE TARİHÎ KULELER GÜVENCE ALTINA ALINDI Projenin ilk aşamasında, müzenin ev sahipliği yaptığı tarihî yapıların özgün mimari özellikleri korunarak fiziki altyapısı güçlendirildi. Osmanlı’nın Balkanlar’daki savunma sisteminin önemli eserleri arasında yer alan ve 1727-1739 yılları arasında Bosna Valisi Ahmed Paşa Rustempašić Skopljak döneminde inşa edilen Ploça ve Širokac kapıkuleleri kapsamlı bir restorasyondan geçirildi. Çatı, sur duvarları ve merdivenlerin onarıldığı çalışmalarla, Saraybosna’nın doğu kesimini koruyan tarihi Vratnik Sur Sistemi’nin önemli bir parçası daha koruma altına alındı. “SAVUNMA VE ÖZGÜRLÜK” ORTAK AMACINDA BULUŞTU Geçmişte Saraybosna halkını düşman saldırılarına karşı koruyan tarihî kuleler, bugün Bosna-Hersek’in bağımsızlık mücadelesinin simge ismi Aliya İzzetbegoviç’in hatırasını yaşatarak geçmiş ile gelecek arasında bir köprü kuruyor. Müzenin ilk müdürü ve kurucularından Elvis Kondzic, kuleler ile İzzetbegoviç arasındaki bağı, “Kuleler ve Aliya farklı zamanda yaşadılar. Ancak sonunda savunma ve özgürlük ortak amacı etrafında buluştular.” sözleriyşe ifade etti. DİJİTAL TEKNOLOJİLERLE ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ ÇAĞDAŞ MÜZECİLİK Projenin ikinci aşamasında ise müzenin teşhir ve tanzim kurgusu tamamen yenilendi. Ziyaretçi deneyimini güçlendirmeyi hedefleyen çalışmalar kapsamında sergi alanları modern müzecilik ilkeleri doğrultusunda yeniden tasarlandı. Bütüncül bir sergileme konseptinin benimsendiği müzede; kanvas baskılar, özgün grafik uygulamaları, modern sergileme vitrinleri, LED ekranlar ile dijital görsel ve işitsel multimedya içeriklerine yer verildi. Bu çalışmalarla müzenin, tarihî yapının özgün karakterini korurken dijital anlatım unsurları ve modern sergileme teknolojileriyle ziyaretçilerine daha kapsamlı bir deneyim sunması hedefleniyor. KRONOLOJİK VE TEMATİK ANLATIM KULELERE DAĞITILDI Yenilenen sergi senaryosu, kronolojik akış ile tematik anlatımı bir araya getiren bütüncül bir kurgu doğrultusunda hazırlandı. Ploča Kapıkulesi bölümünde Aliya İzzetbegoviç'in çocukluk ve gençlik yılları, aile yaşamı ve düşünsel gelişimi ele alınırken; Sur Hattı bölümünde yargılanma süreci, cezaevi yılları ve bu dönemde kaleme aldığı eserler özgün belgeler ile dijital anlatım teknikleri eşliğinde ziyaretçilere sunuluyor. Širokac Kapıkulesi bölümünde ise Bosna-Hersek'in bağımsızlık süreci, İzzetbegoviç'in devlet adamlığı ve cumhurbaşkanlığı dönemi, savaş yıllarındaki liderliği ile uluslararası siyasi mirası etkileşimli uygulamalar aracılığıyla aktarılıyor. Tarihsel bilgi, özgün materyaller ve dijital araçların harmanlandığı Aliya İzzetbegoviç Müzesi, yalnızca eserlerin sergilendiği bir mekân olmanın ötesine geçerek hafıza, kimlik ve kültürel miras ilişkisini ziyaretçilerine deneyimletmeyi amaçlayan çağdaş bir müze olarak yeniden şekillendirildi. Restorasyon ve teşhir-tanzim çalışmaları tamamlanan müze, ziyaretçilerini ağırlamak üzere açılış hazırlıklarını sürdürüyor. TİKA’nın yürüttüğü kapsamlı restorasyon ile teşhir-tanzim çalışmalarının ardından Bosna-Hersek'in ilk Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç'in hayatını, düşünce dünyasını ve siyasi mirasını anlatan müze çağdaş müzecilik anlayışıyla yeniden düzenlendi. Tarihî dokusu korunarak dijital… pic.twitter.com/6qqyvTbnVo — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) August 8, 2026

Kıyiv’de kritik Kırım zirvesi: "Moskova Ukrayna ve Kırım Tatar kimliğini yok etmeyi devlet politikası hâline getirdi" Haber

Kıyiv’de kritik Kırım zirvesi: "Moskova Ukrayna ve Kırım Tatar kimliğini yok etmeyi devlet politikası hâline getirdi"

Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilciliği, Kırım Platformu Ofisi, insan hakları savunucuları ve UNESCO Ukrayna Masası temsilcileri, işgal altındaki Kırım'da her geçen gün kötüleşen insani ve kültürel durumu masaya yatırmak üzere kapsamlı bir istişare toplantısı gerçekleştirdi. Zirvede, Rusya Federasyonu'nun yarımadada Ukrayna ve Kırım Tatar kimliğini yok etmeyi resmî bir devlet politikası hâline getirdiği vurgulandı. UNESCO İHLALLERİ KAYIT ALTINA ALMAYA DEVAM EDİYOR Kıyiv’de 27 Mayıs tarihinde düzenlenen toplantının açılışında konuşan Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Kırım Daimî Temsilcisi Olha Kurışko, Rusya'nın kültür ve tarihi birer manipülasyon ve savaş enstrümanı olarak kullandığına dikkat çekti. Ukrayna ve Kırım Tatar kimliğinin yok edilmesi, saldırgan devletin devlet politikasının bir parçası hâline geldiğini belirten Kurışko, "Rusya için Ukrayna'ya ait her şeyi zihinsel ve fiziksel olarak yok etmek, hafızayı silmek, tarihi değiştirmek ve kimliği bastırmak bir norm hâline geldi." ifadelerini kullandı. UNESCO Ukrayna Masası Başkanı Chiara Dezzi Bardeschi ise Kırım'daki durumun kesintisiz olarak izlenmesinin hayati önem taşıdığını belirtti. Bardeschi; kültür, eğitim, basın ve ifade özgürlüğü alanlarında Rusya tarafından gerçekleştirilen hak ihlallerini UNESCO olarak kaydetmeyi sürdürdüklerini ifade ederek, işgalin yarattığı krizlere karşı uluslararası koordinasyonun artırılması gerektiğini vurguladı. 14’Ü KIRIM TATARI OLAN SİYASİ TUTSAK GAZETECİLER TIBBİ YARDIMDAN MAHRUM Kırım İnsan Hakları Grubu Başkanı Olha Skrıpnık, toplantıda yaptığı konuşmada işgal altındaki Kırım, Herson ve Zaporijjya bölgelerinde tutuklu bulunan gazetecilerin trajik durumuna dikkat çekti. Hapisteki Kırımlı gazetecilerden 14'ünün Kırım Tatarı olduğunu belirten Skrıpnık, bu isimlerin Rus cezaevlerinde dehşet verici şartlar altında tutulduğunu ve acil tıbbi yardıma ihtiyaç duyduklarını aktardı. Rusya'nın gazeteciler de dâhil olmak üzere Kırımlı siyasi tutsakları Ukrayna'ya iade etmeyi kesin bir dille reddettiğini hatırlatan insan hakları savunucusu, rehin alınan sivil vatandaşların özgürlüğü için küresel çapta konsolide bir baskı mekanizması kurulması çağrısında bulundu. KREMLİN’İN DEZENFORMASYONUNA KARŞI DAHA SIKI ÖLEM ALINMALI Gazeteci ve aktivistlere yönelik baskıların Kremlin güdümlü medyanın dezenformasyon kampanyalarıyla perdelendiğini söyleyen Olha Skrıpnık, Birleşmiş Milletler’in (BM) bu propaganda ağına karşı somut mekanizmalar geliştirmesi gerektiğini ifade etti. Rusya tarafından finanse edilen bu kampanyaların Ukrayna kültürünü aşağılamayı veya tamamen yok saymayı amaçladığını belirten Skrıpnık, bu durumun işgal altındaki vatandaşların kültürel yaşama katılma hakkını doğrudan gasp ettiğini vurguladı. Kırım İnsan Hakları Grubunun, dezenformasyonun kültürel haklar üzerindeki yıkıcı etkisine dair hazırladığı resmî raporu daha önce BM Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Komitesi'ne sunduğu hatırlatıldı. EĞİTİMDE ASKERİLEŞME VE ÇEVRE TEHDİTLERİ ELE ALINDI İstişare toplantısında ayrıca Kırım'daki okullarda eğitim sürecinin tamamen askerîleştirilmesi, tarih müfredatının Rus propaganda anlatılarına göre yeniden yazılması ve eğitim haklarına yönelik sistemli baskılar detaylıca ele alındı. Yerli halkların ve ulusal azınlıkların kültürel miraslarının tahrip edilmesinin yanı sıra yarımadadaki spor faaliyetlerinin durumu, Rus askeri varlığının neden olduğu çevre tehditler ve doğa miraslarının korunması başlıkları da uzmanlarca değerlendirildi. Toplantı sonunda katılımcılar, Kırım'daki hak ihlallerini belgelemek ve tarihi ile doğal mirası korumak adına UNESCO başta olmak üzere uluslararası kuruluşlarla iş birliğinin kararlılıkla sürdürüleceğini beyan ettiler.

Kırım İnsan Hakları Grubu, Rusya’nın kültürel asimilasyonunu BM’ye taşıdı Haber

Kırım İnsan Hakları Grubu, Rusya’nın kültürel asimilasyonunu BM’ye taşıdı

Kırım İnsan Hakları Grubu, Birleşmiş Milletler (BM) Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Komitesi'ne resmi bir bildiri sunarak, Rusya’nın dezenformasyon mekanizmalarını silahlı çatışma koşullarında kültürel hakları engellemek için nasıl kullandığını raporladı. Raporda, işgal altındaki Kırım’da Rusya’nın dezenformasyon yoluyla kültürel mirası dönüştürdüğü, gasp ettiği ve özellikle Kırım Tatar halkı için hayati önem taşıyan tarihî yapıları hedef aldığı vurgulandı. BAHÇESARAY’DAKİ HANSARAY “RESTORASYON” ADI ALTINDA DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR İnsan hakları savunucuları, Rusya'nın uyguladığı bu politikanın en somut ve acı verici örneği olarak Kırım Tatarlarının tarihî ve sembolik mirası olan Bahçesaray’daki Hansaray’ı gösterdi. Raporda, Rus işgal yönetimi tarafından yürütülen sözde "restorasyon" ve "yenileme" adı altında sarayın özgün mimarisinin ve tarihî bağlamının fiilen değiştirildiği belirtildi. Bu faaliyetlerin amacının, tarihî anıtı Rus devletinin resmi kültür politikasına entegre etmek ve sarayın taşıdığı otantik Kırım Tatar anlatısını zamanla tamamen hafızalardan silmek olduğu belirtildi. İDEOLOJİK KONTROL MEKANİZMASI Kırım İnsan Hakları Grubu, bu tür uygulamaların sadece tarihi bir binaya yönelik fiziksel bir müdahale olmadığını, doğrudan bir ideolojik kontrol aracına dönüştürüldüğünü kaydetti. Sürecin sadece yıkım veya yeniden inşa ile sınırlı kalmadığı; kültürel kurumların yönetim kademelerinin değiştirilmesi, Kırım Tatar tarihiyle ilgili eğitim programlarının dönüştürülmesi ve tarihî anlamların çarpıtılması yoluyla yürütüldüğü ifade edildi. KIRIM TATARLARININ KÜLTÜREL YAŞAMA KATILMA HAKKI GASP EDİLİYOR BM'ye sunulan bildiride, bu asimilasyon süreçlerinin işgale eşlik eden daha geniş bir Rus dezenformasyon stratejisinin parçası olduğunun altı çizildi. Bu stratejiyle, kültürel mirasa verilen zararların ve yapılan değişikliklerin sorumluluğunun gizlenmesi ve Kırım Tatarlarının kendi tarihi mekanlarıyla olan köklü bağlarının zayıflatılması amaçlanıyor. Kırım İnsan Hakları Grubu, Bahçesaray’daki Hansaray’ı örneğinde yaşananların sadece somut bir kültürel miras meselesi olmadığını, Kırım Tatar halkının kendi kültürel yaşamına katılma ve onu koruma hakkına yönelik sistemli bir saldırı olduğunu belirterek komiteyi acil önlem almaya çağırdı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.