SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kültürel Soykırım

QHA - Kırım Haber Ajansı - Kültürel Soykırım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültürel Soykırım haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kırım Tatar halkının dinmeyen sızısı: Ziyalılar Katliamı 88. yılında anılıyor Haber

Kırım Tatar halkının dinmeyen sızısı: Ziyalılar Katliamı 88. yılında anılıyor

Türk dünyasının üzerine çöken kızıl kâbusun en kanlı sayfalarından biri olan Ziyalılar Katliamı, bugün 88. yıl dönümünde hüzünle anılıyor. Kırım Tatar aydınlarının Sovyet rejimi tarafından sistemli bir şekilde yok edilmesi, sadece bir cinayet silsilesi değil, Kırım Tatar kültürünün kalbine indirilmiş en ağır darbelerden biriydi. PLANLI BİR TASFİYE: BİR NESİL YOK EDİLDİ Sovyetler Birliği’nin "Büyük Terör" döneminde, Kırım Tatar halkının en parlak zihinleri; bilim insanları, yazarları, şairleri ve siyasetçileri asılsız suçlamalarla hedef alındı. 17 Nisan 1938 tarihinde Akmescit’teki (Simferopol) cezaevinde başlayan toplu kurşuna dizme olaylarında, bir milletin kültürel ve siyasi hafızası yok edilmek istendi. Stalin rejimi tarafından "devlet haini", "casus" ve "burjuva milliyetçisi" gibi yaftalarla suçlanan aydınlar, göstermelik yargılamaların ardından katledildi. Katliamın detayları bugün dahi tam olarak aydınlatılamadığı için, şehit edilen aydınların kesin sayısı ve naaşlarının nereye defnedildiği net olarak tespit edilemedi. Bununla birlikte, kurşuna dizilenler arasında; yazar, gazeteci ve 1. Kırım Tatar Milli Kurultayı delegelerinden Hasan Sabri Ayvazov, yazar, bilim adamı ve öğretmen Osman Akçokraklı, Bahçesaray Saray Müzesi Müdürü ve etnograf Üsein Bodaninskiy, dilbilimci ve öğretmen Yagya Bayraşevskiy, Süleyman İdrisov, şair ve öğretmen Abdullah Latifzade, gazeteci ve sivil toplum aktivisti Mamut Nedim, tercüman ve Kırım Devlet Yayınevi Başkanı Abdülkerim Cemaledinov ve yazar İlyas Tarhan başta olmak üzere birçok aydının yer aldığı biliniyor. GASPIRALI’NIN IŞIĞINI SÖNDÜRME ÇABASI Stalin rejimi, sadece insanları değil, fikirleri de yok etmeyi amaçlıyordu. Bu kanlı süreçte, İsmail Bey Gaspıralı’nın Bahçesaray’daki mezarı tahrip edilerek üzerine apartmanlar inşa edildi; Cedîdcilik hareketinin bütün izleri silinmeye çalışıldı. Cedîdcilerin eserleri kütüphanelerden toplatılarak yasaklandı ve okullarda bu aydınların "sınıf düşmanı" veya "ajan" olduğu yönünde sistematik bir kara propaganda yürütüldü. FİZİKSEL KATLİAMDAN KÜLTÜREL SOYKIRIMA Sovyet terörünün eli kanlı diktatörü Stalin tarafından tatbik edilen Türklüğü yok etme projesinin yalnızca bir safhası olan bu olay, Kırım Tatar kültürüne büyük bir darbe vurmuştu. Tarihçiler, 1937-1938 yıllarında gerçekleştirilen bu tasfiyelerin sadece birer cinayet değil, aynı zamanda Kırım Tatar kimliğini başsız bırakmaya yönelik planlı bir "kültürel soykırım" olduğunu vurguluyor. Aydınların katledilmesi, 1944 yılında yaşanacak olan 18 Mayıs 1944 Sürgünü ve Soykırımı'nın zeminini hazırlayan en kritik darbelerden biri olarak kabul ediliyor. İŞGALİN GÖLGESİNDE SÖNMEYEN MEŞALE 2014 yılında Kırım’ın Rusya tarafından hukuksuz bir şekilde işgal edilmesinden önce, her yıl 17 Nisan’da dualarla anılan "Ziyalılar", bugün yarımadadaki baskıcı politikalar nedeniyle özgürce anılamıyor. Ancak Kırım Tatar halkı, dünyanın dört bir yanındaki diasporalarda aydınlarının mirasını yaşatmaya ve bu tarihi adaletsizliği haykırmaya devam ediyor. Gaspıralı’nın yaktığı ışık sönmedi; katledilen aydınların mirası, bugün Kırım’ın hürriyet mücadelesinde yaşamaya devam ediyor.

KTMM heyeti, BM temsilcileriyle bir araya geldi: Kırım’daki hak ihlalleri masaya yatırıldı Haber

KTMM heyeti, BM temsilcileriyle bir araya geldi: Kırım’daki hak ihlalleri masaya yatırıldı

Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) heyeti, 8 Nisan’da BM Ukrayna İnsan Hakları İzleme Misyonu temsilcileriyle bir araya gelerek işgal altındaki Kırım, Herson ve Zaporijjya bölgelerindeki ağır hak ihlallerini raporladı. Kıyiv’deki KTMM ofisinde gerçekleşen görüşmeye KTMM Başkanı Refat Çubarov, KTMM Başkan Yardımcısı İlmi Ümerov ve KTMM üyeleri Eskender Bariyev, Riza Şevkiyev ile Gülnara Bekirova katıldı. BM tarafını ise insan hakları uzmanları Tagui Melkumyan ve Alina Grigoras temsil etti. Görüşmenin ana gündemini, Rus işgali altındaki topraklarda Kırım Tatarlarına ve etnik Ukraynalılara yönelik sistematik baskıların artması oluşturdu. SİYASİ TUTSAKLAR VE İNSANİ KRİZ KTMM üyeleri, Kırım’da siyasi nedenlerle hapsedilenlerin sayısının 350 kişiye ulaştığını ve bu kişilerinin büyük çoğunluğunun Kırım Tatarlarından oluştuğunu vurguladı. Görüşmede özellikle ağır hastalığı olan siyasi tutsakların yeniden hapsedilmesi ve tedavi haklarının engellenmesine, tutukevi ve cezaevlerindeki insanlık dışı yaşam koşullarına dikkat çekildi. Ayrıca siyasi davaları takip eden savunma avukatlarına uygulanan baskılar ele alındı. ÇOCUKLARIN ASKERİLEŞTİRİLMESİ VE ZORUNLU ASKERLİK KTMM heyeti, işgalci yönetimin eğitim sistemini kullanarak çocukları ve gençleri askerileştirdiğine dikkat çekti. Ayrıca, Kırım sakinlerinin uluslararası hukuka aykırı olarak Rus ordusuna zorla alınması ve yarımadada yürütülen gizli seferberlik yöntemleri hakkında BM temsilcilerine detaylı bilgi verildi. KÜLTÜREL SOYKIRIM VE DEMOGRAFİK DEĞİŞİM Kırım’ın demografik yapısının Rusya lehine kasıtlı olarak değiştirilmeye çalışıldığına vurgu yapan KTMM üyeleri, kültürel mirasın yok edilmesine dair endişelerini de paylaştı. Özellikle Bahçesaray’daki Hansaray’da yürütülen sözde "restorasyon" çalışmalarının, sarayın tarihi dokusuna telafisi imkansız zararlar verdiği ve bunun bir kültürel soykırım girişimi olduğu belirtildi. HERSON VE ZAPORİJJYA’DA KIRIM TATARLARININ DURUMU Görüşmede, işgal altındaki Herson ve Zaporijjya bölgelerinde yaşayan Kırım Tatar topluluklarının karşılaştığı sorunlar da gündeme getirildi. İşgalcilerin mülklere el koyduğu ve yağmaladığı, Ukrayna yanlısı tutum sergileyen insanlara baskı uygulandığı, baskılar nedeniyle halkın bölgeyi terk etmek zorunda kaldığı belirtildi. UKRAYNA’NIN YERLİ HALKLAR POLİTİKASI KTMM heyeti, Ukrayna hükûmetinin son dönemde attığı olumlu adımlar hakkında da BM uzmanlarını bilgilendirdi. Ukrayna Yerli Halkları Hakkında Kanunu'nun uygulanması ve Bakanlar Kurulu’nun KTMM’yi Kırım Tatar halkının resmî temsil organı olarak tescil etmesi gibi gelişmelerin, yerli halkların haklarının korunması açısından hayati önem taşıdığı kaydedildi. TÜM İHLALLER BM RAPORUNA GİRECEK BM İzleme Misyonu temsilcileri, görüşmede toplanan tüm bilgi ve belgelerin BM Genel Sekreteri’nin Kırım ve Akyar (Sevastopol) dahil işgal altındaki Ukrayna topraklarına ilişkin yıllık raporunda kullanılacağını teyit etti. Taraflar, siyasi tutsakların serbest bırakılması ve Rusya’nın uluslararası insancıl hukuku ihlallerinden sorumlu tutulması için uluslararası baskının artırılması mekanizmalarını ele aldı.

Kırım’ın kültürel mirası tehlikede: İşgal beş yıl daha sürerse kayıplar telafi edilemez olacak Haber

Kırım’ın kültürel mirası tehlikede: İşgal beş yıl daha sürerse kayıplar telafi edilemez olacak

Ukrayna’da bu sene ilk kez düzenlenen Yerli Halklar Kongresi 2 Kasım’da Kıyiv’de yapıldı. Etkinlik kapsamında “Ukrayna’nın Yerli Halklarının Maddi ve Manevi Kültürel Mirası: Rus Saldırganlığı Koşullarında Korunma Zorlukları” başlıklı panel düzenlendi. Panele; Ukrayna Kültür Bakanlığı Somut Olmayan Kültürel Miras Departmanı Başkanı Anastasiya Kozyar, Ukrayna Karay Birliği Başkanı ve Yerli Halklar Danışma Kurulu Üyesi Olena Arabacı, Kırım Stratejik Araştırmalar Enstitüsü Başkan Yardımcısı Elmira Ablalimova Çiygöz ve Kırım Evi temsilcisi, tarihçi Gülnara Abdullayeva katıldı. Panelin moderatörlüğünü gazeteci Hanna Homonay üstlendi. SOMUT OLMAYAN MİRAS LİSTESİ GENİŞLİYOR Ukrayna Kültür Bakanlığı Somut Olmayan Kültürel Miras Departmanı Başkanı Anastasiya Kozyar 2018’den beri yürürlükte olan Ukrayna Ulusal Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nin kapsamını anlattı. Bugün listede Kırım Tatarlarının “Örnek” adlı geleneksel deseni, Karay halkının Et Ayaklak (Karay böreği) geleneği, Kırım Tatar çibörek ve yantık yapım pratiği, Kırım Tatar kahve geleneği, Ağır Ava ve Kaytarma danslarının yer aldığını belirten Kozyar, “Bu unsurlar yalnızca yüzyıllar öncesine dayanan tarihi yansıtmakla kalmıyor, aynı zamanda Ukrayna'nın yerli halklarının modern kültürel alandaki öznelliğini de teyit ediyor.” ifadelerini kullandı. İŞGALCİLER KARAY MİRASINI HEDEF ALIYOR Rusya’nın işgal altındaki topraklarda kültürel mirası sistematik olarak yok etmeyi sürdürdüğünü aktaran Ukrayna Karay Birliği Başkanı Olena Arabacı, işgal altındaki Melitopol’deki Karay Kültür Merkezi’nin işgalciler tarafından kasıtlı biçimde tahrip edilip nargile kafeye dönüştürülmesini örnek gösterdi. Arabacı ayrıca, Kırım kültürünün korunması için düzenlenen “Kırım Günleri” girişiminin önemine dikkat çekti. “BEŞ YIL DAHA SÜRERSE KAYIPLAR TELAFİ EDİLEMEZ OLACAK” Kırım Stratejik Araştırmalar Enstitüsü Başkan Yardımcısı Elmira Ablalimova Çiygöz, Kırım Stratejik Araştırmalar Enstitüsünün işgal altındaki tüm bölgelerde kültürel mirasın durumunu belgelediğini ifade etti. Rusya’nın eğitim sistemini ideolojik olarak dönüştürdüğünü, yerel dilleri kamusal alandan ittiğini söyleyen Ablalimova Çiygöz, bunun doğrudan kimliği yok etme politikası olduğunu vurguladı İşgalin en az beş yıl daha sürmesi halinde dünyanın, Kırım Tatarlarının kültürel hafızasını ve kimliğini etkileyecek çok derin kayıplarla karşı karşıya kalacağı uyarısında bulunan Ablalimova Çiygöz şunları kaydetti: Kültürün yok edilmesi sadece binaların yıkılması değildir. Hafızanın, sürekliliğin, devamlılığın kaybına yol açar; bir halkın deneyimlerin silinmesine, temelini kaybetmesine ve gelecekten mahrum kalmasına yol açar. “KÜLTÜREL SOYKIRIM YÜZYILLARDIR SÜRÜYOR” Tarihçi Gülnara Abdullayeva, Kırım’daki kültürel mirasın yok edilmesinin 2014’te başlamadığını, Rusya’nın bunu 18. yüzyıldan beri planlı şekilde yürüttüğünü belirtti. Abdullayeva, Rus imparatorluğunun Kırım’ın demografisini bilinçli olarak değiştirdiğini, böylece yerli halkların “buraya sonradan gelmiş gibi” gösterildiğini ifade etti.

Doğu Türkistan'da kültürel soykırım: Uygur edebiyatına yönelik sistematik baskı Haber

Doğu Türkistan'da kültürel soykırım: Uygur edebiyatına yönelik sistematik baskı

Selahaddin Kaşgarlı / QHA Ankara İşgal altındaki Türk yurdu Doğu Türkistan'da kültürel soykırım devam ediyor. Bu kapsamda Çin yönetimi Uygur Türklerinin ünlü edebiyat dergilerinden biri olan Bulaq'ı (Irmak),  Çin Komünist Partisi (CCP) rejiminin propaganda aracı haline getirildi. UYGUR EDEBİYATINA DAİR TOPLUMSAL İLGİYİ ARTIRAN ÖNEMLİ BİR PLATFORM Daha önce dergi, Doğu Türkistan'daki Türklerin özellikle Uygurların kültürel mirasını yeniden canlandıran ve ortaçağ dönemi Uygur edebiyatına dair toplumsal ilgiyi artıran önemli bir yayındı. Özellikle Çağatay döneminden kalan klasik Uygur edebiyatının tanıtılması adına büyük bir rol oynayan dergi, ünlü Uygur şairlerinin eserlerini yeniden gündeme getirerek, edebiyatın halkın kolektif kimliğini güçlendirmedeki önemli işlevini üstleniyordu. Öte yandan dergi özellikle Ali Şir Neva’i, Nizari, Sekkaki, Hirkiti ve Molla Musa Sayrami gibi büyük şairlerin eserlerine odaklanarak Uygur halkının tarihî ve edebî mirasını yeniden keşfetmeye imkân tanıdı. Bu süreç, sadece edebiyatı değil aynı zamanda halkın millî kimliğini yeniden inşa etmek için de önemli bir adım oldu. UYGUR EDEBİYATI SİLİNME TEHLİKESİNDE Fakat derginin 2024 yılı 2'nci sayısı bu durumun değiştiğini ortaya çıkardı. Dergide artık yalnızca Çinli yazarların çevirilerine yer veriliyor. Uygur edebiyatına, tarihine veya kültürüne dair hiçbir içerik yer almıyor. Bu dönüşüm, Uygur edebiyatının yok edilmesinin bir yansıması olarak kabul ediliyor. Çin hükûmetinin, Uygur kültürüne ve diline yönelik baskıları, yalnızca edebiyatla sınırlı kalmıyor. Bu soykırım, aynı zamanda Uygur halkının dini, kültürel ve dilsel kimliğini yok etmeye yönelik sistematik bir saldırı olarak devam ediyor. Uygur halkının geçmişi, kültürel mirası ve kendine ait bir kimlik oluşturma hakkı, Çin yönetimi tarafından tamamen silinmeye çalışılıyor. ÇİN’İN İDEOLOJİK REJİMİ Uygur edebiyatının bastırılması, tarihi bir barbarlık olarak değerlendiriliyor. Uygur diasporası ise bu barbarca suçların hafızalarda yer etmesi için mücadele etmenin, insanlık adına önemli bir sorumluluk taşıdığını ifade ediyor.

Doğu Türkistan’daki kültürel miras ve soykırım İstanbul'da konuşulacak Haber

Doğu Türkistan’daki kültürel miras ve soykırım İstanbul'da konuşulacak

İstanbul'daki tarihi Doğu Türkistan Vakfı, Doğu Türkistan’ın unutulmaz kültürel mirası, bu mirasın günümüzde karşılaştığı tehditler ile Çin'in soykırım poltikaları üzerine bir söyleşiye ev sahipliği yapacak. Uygur Türkü şair, yazar ve akademisyen Aziz İsa Elkun, 28 Eylül 2024 tarihinde Vakıfta düzenlenecek etkinlikte katılımcılarla buluşacak.  SÜRGÜNDE BİR UYGUR ŞAİRİNİN SESİ: AZİZ İSA ELKUN Aziz İsa Elkun, Uygur kültürü ve halkının sesi olma görevini yıllardır başarıyla sürdüren önemli bir isim. Doğu Türkistan’da doğan, 2001’den beri Londra’da yaşayan Elkun, Londra Üniversitesi SOAS Enstitüsünde araştırmacı olarak görev yapıyor. Elkun, hem Uygurca hem İngilizce yayımladığı eserleriyle yalnızca edebi bir katkı sunmakla kalmayıp, Uygur halkının yaşadığı zulmü ve kültürel soykırımı da gözler önüne seriyor. KÜLTÜREL SOYKIRIM VE UYGUR MİRASI Çin’in Doğu Türkistan’daki Uygur halkına karşı uyguladığı baskılar, sadece siyasi bir boyut taşımıyor; aynı zamanda derin bir kültürel soykırım sürecini içeriyor. Elkun’un eserlerinde sıklıkla işlediği bu trajedi, Uygur kimliğini silmeye yönelik sistematik bir saldırı olarak öne çıkıyor. Çin’in toplama kamplarındaki milyonlarca Uygur’un zorla asimilasyona tâbi tutulduğu, tarihi eserlerin ve kültürel değerlerin yok edildiği bu süreç, Elkun’un şiirlerinde ve araştırmalarında geniş yer buluyor. Elkun, bugüne kadar üç kitap, sayısız şiir ve birçok akademik makale kaleme aldı. “Donay Deryasidin Orxun Boylirighiche” adlı kitabı, Uygurların demokrasi ve ifade özgürlüğü mücadelesine ışık tutuyor. Ayrıca, Kasım 2023’te yayımlanan “Uygur Şiirleri Antolojisi”, Uygur halkının 2 bin yıllık zengin edebi geleneğini dünya edebiyatına kazandırıyor. Yakında yayımlanacak olan “Kar Çiçeği” adlı şiir kitabı ise şairin Londra’daki sürgün yıllarında yazdığı eserleri içeriyor. ETKİNLİK DETAYLARI Tarih: 28 Eylül 2024   Saat: 14:00 Yer: Doğu Türkistan Vakfı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.