SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Lojistik

QHA - Kırım Haber Ajansı - Lojistik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Lojistik haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ukrayna ve Türkiye arasında taşımacılıkta yeni dönem: Kotalar artırıldı! Haber

Ukrayna ve Türkiye arasında taşımacılıkta yeni dönem: Kotalar artırıldı!

Ukrayna ve Türkiye hükûmet heyetleri, iki ülke arasındaki uluslararası yük ve yolcu taşımacılığı kotalarının artırılması konusunda mutabakata vardı. Anlaşma uyarınca 2026 ve 2027 yılları için ek izinler sağlanırken, izin sisteminin dijitalleşmesi için de teknik süreç başlatıldı. Ukrayna Topluluklar ve Bölgeleri Kalkındırma Bakan Yardımcısı Serhiy Derkaç, 8 Mayıs 2026 tarihinde sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada Ukraynalı taşımacılar için kritik kazanımları paylaştı. Türkiye ile yapılan görüşmeler neticesinde, taşımacılıkta bürokrasiyi azaltacak ve kapasiteyi artıracak önemli kararlar alındı. TAŞIMACILIKTA YENİ İZİN RAKAMLARI Yapılan anlaşma kapsamında, 2026 yılı için üçüncü ülkelere/ülkelerden yapılan yük taşımacılığı izinleri 300 adet artırıldı. Bu sayı, mevcut kotaya yüzde 10’luk bir ilave anlamına geliyor. Ayrıca mevcut döneme ek olarak 300 adet ikili yolcu taşımacılığı izni eklendi ve 2027 yılı için yolcu taşımacılığı kotası 400'den 700'e çıkarılarak ciddi bir artış sağlandı. E-İZİN YOLDA Görüşmelerin en stratejik sonuçlarından biri de uluslararası taşımacılık izinlerinin dijitalleştirilmesi kararı oldu. Derkaç, uluslararası taşımacılıkta elektronik izin (e-izin) sistemine geçiş için teknik çalışmaların başladığını duyurdu. Bu adımın, taşımacılar için kağıt üzerindeki bürokrasiyi azaltacağı ve süreci çok daha hızlı hale getireceği vurgulandı. TRANSİT TAŞIMACILIKTA SERBESTLİK SÜRÜYOR Ukrayna ile Türkiye arasındaki ikili ve transit yük taşımacılığında uygulanan izin belgesi zorunluluğunun kalkması kararının, savaşın sona ermesine kadar devam edeceği teyit edildi. Bu sayede iki ülke arasındaki ana lojistik hattı kesintisiz ve belgesiz olarak işlemeye devam edecek. ULUSLARARASI ULAŞTIRMA FORUMU’NDA TÜRKİYE’YE DESTEK Bakan Yardımcısı Derkaç ayrıca, Uluslararası Ulaştırma Forumu (ITF) Bakanlar Konseyi sırasında Türkiye’nin gelecek yılki dönem başkanlığı oylamasında Ukrayna olarak tam destek verdiklerini belirtti. Derkaç, Türkiye Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nu tebrik ederek iş birliğinin önemine değindi.

Ukrayna’dan Rus donanmasına ağır darbe: İşgal altındaki Kırım’da 3 Rus savaş gemisi vuruldu Haber

Ukrayna’dan Rus donanmasına ağır darbe: İşgal altındaki Kırım’da 3 Rus savaş gemisi vuruldu

Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU) bünyesindeki "Alfa" Özel Operasyon Merkezi birimleri, işgal altındaki Kırım’da gerçekleştirdikleri kapsamlı operasyonda Rusya’ya ait iki büyük çıkarma gemisini ve bir savaş gemisini etkisiz hâle getirdi. SBU tarafından bugün yapılan resmi açıklamada, Kırım Yarımadası’nda işgalci Rus donanmasının lojistik ve operasyonel kabiliyetini hedef alan çok katmanlı bir operasyon düzenlendiği duyuruldu. Operasyon kapsamında Rusya Karadeniz Filosu’nun önemli unsurlarından olan "Yamal" ve "Azov" adlı büyük çıkarma gemileri ile tipi henüz belirlenemeyen bir başka savaş gemisinin vurulduğu teyit edildi. Ayrıca, 21980 "Graçonok" (Grachonok) projesi kapsamında üretilen bir sabotaj önleme botunun da zarar gördüğü aktarıldı. RADAR SİSTEMLERİ VE RUS ORDUSUNA YAKIT SAĞLAYAN DEPO VURULDU Ukrayna özel kuvvetlerinin operasyonu sadece gemilerle sınırlı kalmadı. "Alfa" birimine ait insansız hava araçları (İHA), Rusya’nın bölgedeki haberleşme ve gözlem kapasitesini felç etmek amacıyla operasyon sırasında "Delfin" iletişim sistemine ait anten blokları ve "Mys-M1" tipi radar istasyonu vuruldu. Ayrıca "Yugtorsan" petrol üssünde bulunan yakıt rezervuarları isabet alarak kullanılamaz hâle getirildi. SBU yetkilileri, bu tür operasyonların birikimli bir etki yarattığını ve Rusya’nın Kırım’ı bir askerî üs olarak tam kapasiteyle kullanma imkanını sistematik olarak elinden aldığını vurguladı. RUS KARADENİZ FİLOSU KAN KAYBETMEYE DEVAM EDİYOR Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı tarafından 17 Nisan 2026 itibarıyla paylaşılan güncel verilere göre, 24 Şubat 2022’den bu yana Ukrayna ordusu Karadeniz ve Azak Denizi'nde Rus donanmasına ait; 9 büyük savaş gemisi, 6 muharebe ve devriye gemisi, 6 destek gemisi, 3 çıkarma veya nakliye gemisi ve 1 denizaltı imha etti.

Sıbiha ve Fidan ADF2026'da bir araya geldi: Liderler Zirvesi gündemde Haber

Sıbiha ve Fidan ADF2026'da bir araya geldi: Liderler Zirvesi gündemde

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha, ADF2026 kapsamında Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile bir araya geldi. Sıbiha gerçekleştirdiği görüşmeye ilişkin açıklamalarda bulundu. Sıbiha, görüşmede Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy’ın Türkiye ziyareti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yapılan temasların sonuçlarının ele alındığını belirtti. İki ülke arasında savunma, enerji, ticaret ve lojistik alanlarında ortak projelerin geliştirilmesine odaklanıldığını ifade eden Sıbiha, Türkiye-Ukrayna stratejik ortaklığının Karadeniz’den Orta Doğu’ya uzanan geniş bir coğrafyada istikrarın temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı. UKRAYNA-SURİYE-TÜRKİYE ÜÇLÜ İŞ BİRLİĞİ FORMATI ELE ALINDI Görüşmede ayrıca Ukrayna-Suriye-Türkiye üçlü iş birliği formatının geliştirilmesi ve alternatif tedarik zincirleri konuları ele alındı. Sıbiha, Ukrayna savunma sanayisinin son dönemde kaydettiği ilerlemeler hakkında bilgi vererek, ülkesinin Körfez ülkeleri başta olmak üzere farklı bölgeler için önemli bir güvenlik ortağı hâline geldiğini ifade etti. LİDERLER ZİRVESİ TÜRKİYE'DE Mİ OLACAK? Barış sürecine de değinen Sıbiha, Türkiye’nin son yıllarda yürütülen diplomatik girişimlerde önemli bir rol üstlendiğini belirterek, Ukrayna’nın barışa katkı sağlamak amacıyla Türkiye’de liderler düzeyinde bir toplantı düzenlenmesine hazır olduğunu açıkladı. SIBİHA'DAN FİDAN'A DAVET Sıbiha, açıklamasında ayrıca 5. Antalya Diplomasi Forumu’nun başarılı organizasyonu dolayısıyla Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı ekibini tebrik ettiğini ve Fidan’ı Ukrayna’ya davet ettiğini belirtti.

ADF2026’da Güney Kafkasya mesajı: Barış, iş birliği ve yeni bölgesel dönem Haber

ADF2026’da Güney Kafkasya mesajı: Barış, iş birliği ve yeni bölgesel dönem

5. Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) kapsamında düzenlenen “Güney Kafkasya: Stratejik Merkez Olma Yolunda” başlıklı panelde, bölgenin artan jeopolitik ve ekonomik önemi ele alındı. Panele Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı Dış Politika Dairesi Başkanı Hikmet Hacıyev, Gürcistan Hükûmet İdaresi Başkanı Levan Zhorzholiani, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ve Ermenistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Vahan Kostanyan konuşmacı olarak katıldı. Panelin moderatörlüğünü ise, TRT World sunucusu Enda Brady üstlendi. “GÜNEY KAFKASYA’DA YENİ BİR DÖNEME GİRİLDİ” Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı Dış Politika Dairesi Başkanı Hikmet Hacıyev, Güney Kafkasya’da barış sürecine ilişkin önemli mesajlar verdi. Hacıyev, geçmişte bölge ülkelerinin uluslararası platformlara savaş ve çatışma gündemiyle katıldığını ancak artık barış gündemiyle bir araya geldiklerini belirterek, Güney Kafkasya’da savaşın sona erdiğini ve yeni bir döneme girildiğini ifade etti. Azerbaycan’ın barış sürecine güçlü şekilde bağlı olduğunu vurgulayan Hacıyev, ABD Başkanı Donald Trump’ın da yer aldığı Washington Zirvesi’nde ortaya konan ilkeler doğrultusunda Ermenistan ile normalleşme sürecinin ilerlediğini ve iki ülke arasında anlaşmanın parafe edildiğini söyledi. Barış sürecinin yalnızca belgelerle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Hacıyev, sahada somut adımlar atılması gerektiğini vurguladı. Azerbaycan’ın bu doğrultuda Ermenistan ile pragmatik iş birliği geliştirdiğini, güven artırıcı adımların atıldığını ve sivil toplum düzeyinde temasların başladığını ifade etti. İki ülke arasında ticari ilişkilerin de başladığını belirten Hacıyev, Azerbaycan’dan Ermenistan’a petrol ürünleri ihracatının gerçekleştiğini, karşılıklı ticaretin geliştirilmesinin gündemde olduğunu söyledi. Bu gelişmelerin birkaç yıl öncesine kadar mümkün görülmediğini dile getirdi. Bölgede yeni bir statükonun oluştuğunu ifade eden Hacıyev, bu yapının hukuka ve meşruiyete dayandığını ve her iki ülkenin çıkarlarına hizmet ettiğini belirtti. Ayrıca uzun vadede bölgesel barış ve güvenliği sağlayacak yeni bir güvenlik mimarisi inşa edildiğini kaydetti. Güney Kafkasya’nın çevresinde devam eden çatışmalara da dikkat çeken Hacıyev, kuzeyde Ukrayna-Rusya Savaşı, güneyde ise İran merkezli gerilimlere rağmen bölgede sağlanan barış ortamının önemli bir güvenlik alanı oluşturduğunu ifade etti. Hacıyev, Gürcistan, Azerbaycan ve Ermenistan’ı kapsayan kapsayıcı bir bölgesel iş birliği modelinin hedeflendiğini belirterek, Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan üçlü iş birliğinin de bu sürece katkı sunduğunu vurguladı. “KALICI BARIŞ ORTAK VİZYONDAN GEÇİYOR” Gürcistan Hükûmet İdaresi Başkanı Levan Zhorzholiani, Güney Kafkasya’da barış, istikrar ve ekonomik iş birliğinin önemine dikkat çekti. Gürcistan’ın yaklaşık üç bin yıldır imparatorlukların kesişim noktasında yer aldığını hatırlatan Zhorzholiani, bu zorlu coğrafyada ayakta kalabilmenin en önemli aracının diplomasi olduğunu vurguladı. Tarih boyunca birçok büyük gücün ortadan kalktığını ancak Gürcistan’ın varlığını sürdürdüğünü belirten Zhorzholiani, bu durumun diplomasiye verilen önemin bir sonucu olduğunu ifade etti. Gürcistan’ın dış politika anlayışının merkezinde barış, istikrar ve diyalogun yer aldığını dile getiren Zhorzholiani, bu yaklaşımı yalnızca bölgesel düzeyde değil, küresel ölçekte de sürdürme kararlılığında olduklarını söyledi. Azerbaycan ile Ermenistan arasında barış sürecinde kaydedilen ilerlemeleri memnuniyetle karşıladıklarını belirten Zhorzholiani, iki ülke arasında ticari ilişkilerin başlamasının bölge açısından tarihî bir gelişme olduğunu ifade etti. Gürcistan’ın bu süreçte kolaylaştırıcı ve destekleyici bir rol üstlendiğini vurgulayan Zhorzholiani, birkaç ay önce Tiflis’te Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan dışişleri bakan yardımcılarının bir araya gelerek ikili ve üçlü iş birliği başlıklarını ele aldığını hatırlattı. Güney Kafkasya’da kalıcı barışın sağlanmasının, bölge ülkelerinin ortak bir vizyon etrafında buluşmasına bağlı olduğunu belirten Zhorzholiani, komşu ülkelerin güçlü ve istikrarlı olmasının birbirlerini doğrudan etkilediğini ifade etti. Bu nedenle bölgesel iş birliğinin güçlendirilmesinin tüm ülkeler için kazanım sağlayacağını dile getirdi. Barış ile ekonomik kalkınma arasındaki güçlü ilişkiye dikkat çeken Zhorzholiani, Gürcistan’ın son yıllarda Avrupa’nın en yüksek büyüme oranlarından birine ulaştığını ve son dört yılda ortalama yüzde 9,3 büyüme kaydettiğini söyledi. 2026 yılının ilk iki ayında da yüzde 8,4 büyüme sağlandığını belirten Zhorzholiani, bu ekonomik performansın sürdürülebilir kalkınma politikalarının bir sonucu olduğunu ifade etti. Zhorzholiani, bölgesel ekonomik iş birliğinin ve bağlantısallığın artırılmasının yalnızca refahı değil, aynı zamanda barışı da güçlendireceğini vurgulayarak, Güney Kafkasya’da siyasi ve ekonomik entegrasyonun geliştirilmesinin uzun vadeli istikrar açısından kritik önem taşıdığını söyledi. Konuşmasını, Gürcistan’ın barış odaklı politikalarını sürdürmeye ve bölgesel iş birliğini derinleştirmeye devam edeceğini belirterek tamamlayan Zhorzholiani, Güney Kafkasya’nın ortak vizyon ve iş birliği temelinde daha güçlü bir geleceğe ilerleyebileceğini ifade etti. “GÜNEY KAFKASYA’NIN BİR KÖPRÜ HÂLİNE GELMESİ HEDEFLENİYOR” Ermenistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Vahan Kostanyan, bölgedeki yeni dinamiklere ve barış sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kostanyan, Güney Kafkasya’da artık tamamen farklı bir döneme girildiğini belirterek, geçmişte Ermenistan ve Azerbaycan temsilcilerinin aynı platformda yer almasının gerilim beklentisi yarattığını, bugün ise ortak gelecek, iş birliği ve diyalog imkanlarının konuşulduğunu ifade etti. Panelde aynı bölgeden dört temsilcinin bir araya gelerek geleceğe dair ortak perspektifleri tartışmasının sembolik değerine dikkat çeken Kostanyan, Vaşington’da (Washington) gerçekleşen zirvenin bu dönüşümde önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Söz konusu gelişmenin yalnızca Ermenistan ve Azerbaycan ilişkilerini değil, Gürcistan ve Türkiye’yi de kapsayan daha geniş bir bölgesel iş birliği sürecini tetiklediğini dile getirdi. Küresel ölçekte artan belirsizlikler, savaşlar ve tedarik zincirlerindeki kırılmaların yaşandığı bir dönemde Güney Kafkasya’nın istikrarlı bir bölge olarak öne çıktığını belirten Kostanyan, bu durumun bölge ülkeleri için önemli bir rekabet avantajı sunduğunu ifade etti. Ancak bu avantajın kalıcı olmayabileceğine dikkat çeken Kostanyan, bölge ülkelerinin hızlı ve akılcı adımlar atarak mevcut fırsatları değerlendirmesi gerektiğini söyledi. Barış sürecinin sağlanmasının ciddi bir siyasi irade ve cesaret gerektirdiğini vurgulayan Kostanyan, bundan sonraki aşamada da aynı kararlılıkla ilerlenmesi gerektiğini ifade etti. Özellikle bölgedeki ulaşım ve iletişim hatlarının açılması, ülkeler arasındaki ekonomik ve lojistik bağlantıların güçlendirilmesi ve Güney Kafkasya’nın Avrupa, Türkistan ve Uzak Doğu arasında kesintisiz bir köprü hâline getirilmesinin öncelikli hedefler arasında yer aldığını dile getirdi. Kostanyan ayrıca, Ermenistan ile Azerbaycan arasında sağlanacak kalıcı barışın yalnızca iki ülke arasındaki ilişkileri normalleştirmekle kalmayacağını, aynı zamanda her iki ülkenin bağımsızlığı ve egemenliğinin de en güçlü teminatı olacağını belirtti. Bölgesel iş birliğinin kapsayıcı bir anlayışla geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Kostanyan, Güney Kafkasya’da uzun vadeli barış ve istikrarın bu yaklaşım sayesinde mümkün olacağını söyledi. “İSTİKRARLI, GÜVENLİ VE REFAH İÇİNDE BİR BÖLGE ORTAK BİR SORUMLULUK” Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, Türkiye’nin bölgesel barış, istikrar ve diyalog konusundaki rolüne dikkat çekti. Kılıç, Türkiye’nin her zaman istikrar, refah, barış ve iş birliğinden yana bir politika izlediğini belirterek, bölgesel gelişmeler karşısında sorumluluk bilinciyle hareket ettiklerini vurguladı. Türkiye’nin kendisini bölgenin dışında bir güç olarak değil, doğrudan bir parçası olarak gördüğünü ifade eden Kılıç, bu nedenle bölgesel sorunların çözümünde aktif katkı sunmayı görev olarak değerlendirdiklerini söyledi. Geçmişte yaşanan sorunların yalnızca analiz edilmesinin yeterli olmadığını belirten Kılıç, asıl önemli olanın bu deneyimlerden ders çıkararak geleceğe yönelik somut adımlar atmak olduğunu dile getirdi. Bölge ülkelerinin ortak sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Kılıç, farklılıkların bulunmasının doğal olduğunu ancak önemli olanın ortak noktalar etrafında buluşabilmek olduğunu ifade etti. Bölgesel sorunların çözümünde diyalogun vazgeçilmez bir araç olduğuna dikkat çeken Kılıç, Türkiye’nin bu süreçte kolaylaştırıcı bir rol üstlenmeye hazır olduğunu ifade etti. Taraflar arasında zaman zaman sert tartışmaların yaşanabileceğini ancak iletişim kanallarının açık tutulmasının çözümün ön koşulu olduğunu vurguladı. Türkiye’nin yaklaşımının doğrudan müdahaleden ziyade, taraflar arasında güven inşa edilmesini destekleyen bir kolaylaştırıcılık olduğunu belirten Kılıç, ülkelerin kendi sorunlarını kendilerinin çözmesi gerektiğini söyledi. Bölgesel meselelerin dış aktörler tarafından dayatılan çözümlerle kalıcı şekilde çözülemeyeceğini ifade eden Kılıç, bu tür yaklaşımların ancak geçici sonuçlar doğurabileceğini dile getirdi. Güney Kafkasya’da Azerbaycan ve Ermenistan temsilcilerinin aynı platformda bir araya gelmesinin önemine işaret eden Kılıç, bunun bölge adına umut verici bir gelişme olduğunu belirtti. Farklılıkların uzun süre devam edebileceğini ancak ortak çıkarların ön plana çıkarılması gerektiğini ifade etti. Küresel ölçekte artan krizlere de değinen Kılıç, dünyanın zorlu bir dönemden geçtiğini ve birçok bölgede çatışmaların devam ettiğini belirterek, bu ortamda bölgesel iş birliğinin ve dayanışmanın daha da önemli hâle geldiğini söyledi. Kılıç, Türkiye’nin bölgesel barış ve istikrarın sağlanması için üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğini vurgulayarak, diyalog, iş birliği ve karşılıklı anlayış temelinde daha güçlü bir bölgesel yapı inşa edilebileceğini ifade etti.

Kazakistan pazarında Azerbaycan rüzgârı: Rakamlar ilk kez bu seviyede! Haber

Kazakistan pazarında Azerbaycan rüzgârı: Rakamlar ilk kez bu seviyede!

Azerbaycan ile Kazakistan arasındaki ticaret, 2026’nın ilk iki ayında dikkat çekici bir değişim gösterdi. Toplam ticaret hacmi düşmesine rağmen Azerbaycan’ın Kazakistan’a ihracatının neredeyse iki katına çıkması, ekonomik dengelerde farklı bir yönelime işaret etti. İki ülke arasındaki toplam ticaret hacmi 65,6 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,8’lik bir düşüş anlamına geliyor. Ancak toplam düşüşe rağmen ihracat tarafındaki güçlü artış tabloyu farklı bir noktaya taşıdı. İHRACAT NEDEN YÜKSELDİ? Azerbaycan’ın Kazakistan’a ihracatı 24,3 milyon dolara ulaşarak neredeyse iki katına çıktı. Bu rakamın 24,1 milyon dolarlık kısmını petrol dışı ürünler oluşturdu. Bu gelişmeyle birlikte Kazakistan, Azerbaycan’ın petrol dışı ihracatında yüze 4,15 payla yedinci en büyük pazar konumuna yükseldi. İhracattaki bu artış, özellikle çeşitlendirilmiş ürün gruplarının etkisini ortaya koydu. İTHALATTAKİ SERT DÜŞÜŞ NE ANLAMA GELİYOR? Aynı dönemde Azerbaycan’ın Kazakistan’dan yaptığı ithalat ise yüzde 30,9 oranında azalarak 41,3 milyon dolara geriledi. İthalattaki bu sert düşüş, toplam ticaret hacmindeki gerilemenin ana nedeni olarak öne çıktı. Böylece iki ülke arasındaki ticaret dengesi daha farklı bir yapıya evrildi. GENEL DIŞ TİCARETTE TABLO NASIL? Azerbaycan’ın toplam dış ticaret hacmi Ocak-Şubat 2026 döneminde 6,264 milyar dolar olarak kaydedildi. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 29,6’lık bir düşüşe işaret ediyor. İhracat yüzde 23,1 azalarak 3,665 milyar dolara gerilerken, ithalat 2,599 milyar dolar seviyesine indi. Buna rağmen Azerbaycan, 1,066 milyar dolarlık dış ticaret fazlası vererek geçen yıla göre 1,7 kat artış kaydetti. BÖLGESEL TAŞIMACILIKTA DİKKAT ÇEKEN ARTIŞ Öte yandan Kazakistan ile Türkistan arasındaki demiryolu taşımacılığında yüzde 34’lük artış yaşandı. Bu gelişme, bölgesel ticaretin lojistik boyutunda hareketliliğin sürdüğünü gösterdi.

Ukrayna’dan Hazar Denizi’nde stratejik darbe: İki petrol platformu vuruldu Haber

Ukrayna’dan Hazar Denizi’nde stratejik darbe: İki petrol platformu vuruldu

Ukrayna Silahlı Kuvvetleri, 9 Nisan’ı 10 Nisan’a bağlayan gece Hazar Denizi açıklarında Rusya'ya ait iki stratejik petrol platformunu hedef aldı. Cephe hattından yaklaşık bin kilometre uzaklıktaki operasyon, Rus ordusunun lojistik ikmal zincirine yönelik en uzak menzilli saldırılardan biri olarak kayıtlara geçti. Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, Ukrayna birlikleri Hazar Denizi'nin kuzey kesiminde yer alan iki önemli tesisi başarıyla vurdu. Vurulan platformların, cephe hattından yaklaşık bin kilometre mesafede bulunması, Ukrayna'nın derin operasyon yeteneğini bir kez daha gözler önüne serdi. HEDEF ALINAN TESİSLER: LSP-1 VE LSP-2 Operasyonda Rus enerji devi Lukoil tarafından işletilen ve Rus ordusu için kritik öneme sahip olduğu belirtilen noktalar isabet aldı. V. Grayfer Yatağı’ndeki (aski adıyla Rakuşeçnoye) bulunan LSP-2 buz dirençli sabit platformu ağır hasar aldı. Ayrıca Yuriy Korçagin Yatağı’ndaki LSP-1 buz dirençli sabit platformu da saldırının hedefi oldu. RUS ORDUSUNUN LOJİSTİK DAMARI KESİLİYOR Genelkurmay Başkanlığı, bu platformların sadece ekonomik birer tesis olmadığını, Rusya ordusunun akaryakıt ve madeni yağ tedarikinde hayati bir halka olduğunu vurgulayarak, “Ukrayna Savunma Kuvvetleri, Rusya Federasyonu'nun Ukrayna'ya yönelik silahlı saldırganlığı tamamen durdurulana kadar işgalcilerin önemli hedeflerine yönelik saldırılarına devam edecektir.” şeklinde vurguladı.

Ukrayna Deniz Kuvvetleri Sözcüsü Pletençuk: Rusya’nın lojistik hattı ağır darbe aldı Haber

Ukrayna Deniz Kuvvetleri Sözcüsü Pletençuk: Rusya’nın lojistik hattı ağır darbe aldı

Ukrayna Deniz Kuvvetleri Sözcüsü Dmıtro Pletençuk, Rusya’nın devasa taşıma kapasitesine sahip "Slavyanin" demir yolu feribotunun Kerç Boğazı’nda etkisiz hâle getirilmesinin, işgalci güçlerin lojistik sistemini sarsarak onları işgal altındaki Donetsk, Zaporijjya ve Herson bölgesinden geçen demir yolu hattına bağımlı hale getirdiğini açıkladı. Ukrayna Deniz Kuvvetleri Sözcüsü Dmitro Pletençuk, Ukrayna televizyon kanalında yaptığı açıklamada, "Slavyanin" feribotunun aldığı hasarın önemine dikkat çekti. Bu feribotun sıradan bir gemi olmadığını, vagon taşıma kapasitesine sahip stratejik bir lojistik unsuru olduğunu belirten Pletençuk, geminin daha önce uluslararası hatlardan çekilerek askeri amaçlarla kullanılmaya başlandığını hatırlattı. Ayrıca bu kaybın ardından Rusya’nın, işgal altındaki güney Ukrayna topraklarından geçen yeni demir yolu hattına daha fazla yüklenmek zorunda kalacağını belirtti. Ancak bu güzergahın Ukrayna SİHA'ları ve füzeleri için daha ulaşılabilir bir hedef olması, Rus lojistiği üzerindeki baskıyı artırıyor. HAVACILIK VE YAKIT LOJİSTİĞİ TEHLİKEDE Lojistik hattındaki bu aksama, özellikle Rusya’nın bölgedeki geniş uçak filosu için kritik bir sorun teşkil ediyor. Pletençuk, işgalci birliklerin askerî uçaklar için devasa miktarlarda yakıt tedarik etmek zorunda olduğunu ve feribotun devre dışı kalmasının bu tedarik zincirini alternatif ve daha riskli rotalara kaydırdığını ifade etti. KERÇ KÖPRÜSÜ'NDEKİ KISITLAMALAR DEVAM EDİYOR Kerç Köprüsü’nün (Kırım) mevcut durumu hakkında da bilgi veren sözcü, köprüdeki hasarlar nedeniyle ağır zırhlı araç sevkiyatının yapılamadığını, patlama riski ve yapısal yük nedeniyle köprü üzerinden yakıt ve yağlama malzemesi taşınmasının durdurulduğunu aktararak köprü şu an için sivil yolcu trafiği ve hafif lojistik amaçlı "kombine" şekilde kullanıldığını belirtti. RUSYA'YA İAT DEVASA YÜK FERİBOTU VURULDU Ukrayna Savunma Bakanlığı İstihbarat Başmüdürlüğü (HUR), 5 Nisan'ı 6 Nisan'a bağlayan gece düzenlenen operasyonla Rusya’ya ait “Slavyanin” adlı demiryolu feribotunun Kerç Boğazı’nda etkisiz hâle getirildiğini bildirmişti.

Ukrayna'dan Orta Doğu atağı: Türkiye ve Suriye ile yeni güvenlik üçgeni Haber

Ukrayna'dan Orta Doğu atağı: Türkiye ve Suriye ile yeni güvenlik üçgeni

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy’ın (Volodimir Zelenski) ikinci Orta Doğu turu kapsamında Türkiye ve Suriye ile kurulan yeni diplomatik üçgenin bölge güvenliğinde dönüm noktası olacağını açıkladı. Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha, Cumhurbaşkanı Zelenskıy’ın İstanbul ziyaretiyle başlayan diplomatik temasların sonuçlarını değerlendirdi. İstanbul’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yapılan görüşmelerin "doğal müttefiklik" temelinde geçtiğini belirten Sıbiha, "Liderler ikili gündemdeki önemli konuları ve güvenlik iş birliğinin genişletilmesini görüştüler. Ukrayna ve Türkiye Karadeniz bölgesinde doğal müttefiklerdir ve ortak hedefimiz güvenliği, istikrarı ve düzeni yeniden sağlamaktır. Ukrayna'nın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne verilen kararlı destek için minnettarız." ifadelerini kullandı. Bakan ayrıca Fener Rum Patrikhanesi’nde Patrik Bartholomeos ile yapılan görüşmede, Rus saldırganlığından etkilenen çocukların durumu ve kalıcı barış çabalarının ele alındığı kaydedildi. ŞAM İLE YENİ DÖNEM: TİCARET 9 KAT ARTTI Esad rejiminin devrilmesinin ardından Suriye ile ilişkileri en hızlı onaran Avrupa ülkesi olduklarını hatırlatan Sıbiha, Şam’da gerçekleştirilen devlet başkanları düzeyindeki zirvenin tarihi önemine değindi. 2024 sonunda başlayan normalleşme sürecinin meyvelerini verdiğini belirten Bakan, iki ülke arasındaki ticaret hacminin kısa sürede 9 kat arttığını açıkladı. "Tahıl Koridoru" ve "Ukrayna’dan Tahıl" girişimleri kapsamında Suriye’nin stratejik bir partner haline geldiği, liman altyapısı ve lojistik alanlarında somut iş birliklerinin başladığı ifade edildi. UKRAYNA-SURİYE-TÜRKİYE ÜÇGENİ KURULUYOR Bakan Sıbiha, bölgedeki en dikkat çekici gelişmenin Ukrayna, Türkiye ve Suriye arasında kurulan yeni üçlü format olduğunu duyurdu. Bu yapının sadece pozisyon koordinasyonu değil, yeni bir jeopolitik denge unsuru olduğunu belirten Sıbiha, şu ifadeleri kullandı: "Aslında söz konusu olan; Karadeniz ile Orta Doğu arasında, daha geniş bir güvenlik bağlamını etkileme kapasitesine sahip ek bir 'istikrar faktörü'nün ortaya çıkmasıdır. Aynı zamanda, yeni etkileşim formatlarının oluşturulması; bölgedeki istikrar bozucu aktörlerin etkisinin kademeli olarak azaltılması için gerekli ön koşulları yaratmaktadır." MİLLİ ÇIKARLAR VE BÖLGESEL GÜVENLİK Ukrayna’nın Orta Doğu’daki varlığının sembolik bir jestten öte, doğrudan ulusal çıkarlara dayandığını vurgulayan Sıbiha, yeni ekonomik fırsatların ve savunma kapasitelerinin bu ortaklıklar sayesinde güçlendiğini belirtti. Modern güvenlik politikasının sonuç odaklı ortaklıklar üzerinden yürüdüğünü kaydeden Bakan, Ukrayna’nın artık küresel güvenlik mimarisinin sadece bir parçası değil, bizzat kurucusu ve yönlendiricisi olarak hareket ettiğini altını çizdi. Sıbiha, “Bu, Ukrayna'yı güçlendiren ve halkımızın korunmasını artıran karşılıklı yarar sağlayan bir iş birliğidir. Modern güvenlik politikası işte böyle işler; sonuç üreten ortaklıklar aracılığıyla.” dedi.

Rusya Lutsk’ı SİHA’larla hedef aldı: Nova Poşta terminali ve gıda deposu hasar aldı Haber

Rusya Lutsk’ı SİHA’larla hedef aldı: Nova Poşta terminali ve gıda deposu hasar aldı

Rus ordusu, 31 Mart’ı 1 Nisan’ı bağlayan gece Ukrayna'nın batısındaki Lutsk şehrini silahlı insansız hava araçları (SİHA) ile hedef aldı. Saldırıda lojistik devi Nova Poşta’nın (Nova Poshta) ana terminali tamamen yıkılırken, düşen SİHA parçaları bir apartmanda yangına ve hasara yol açtı. Lutsk Belediye Başkanı İhor Polişçuk'un açıklamasına göre, Rus güçleri saldırıda özellikle sivil lojistik altyapısını hedef aldı. Şehrin önemli sanayi bölgelerine isabet eden SİHA’lar; bir lojistik terminali ile büyük bir market zincirine ait gıda deposunda ağır yıkıma neden oldu. Belediye Başkanı, saldırının stratejik hedeflerinin doğrudan halkın günlük ihtiyaçlarını karşılayan sevkiyat noktaları olduğunu vurguladı. PENCERELERİ KAPATIN UYARISI Bununla birlikte Lutsk Belediye Meclisinden yapılan açıklamada, saldırıların hedefi olan Nova Poşta terminali ve gıda depolarında meydana gelen yangınların kontrol altına alınma sürecinde atmosfere yoğun miktarda zararlı partikül yayıldığı belirtildi. Şehir sakinlerinden, zararlı maddelerin evlerin içine sızmasını engellemek amacıyla pencerelerini sıkıca kapatmaları istendi. Özellikle solunum yolu rahatsızlığı olan vatandaşların, duman tamamen dağılana kadar açık havada bulunmamaları yönünde uyarı yapıldı. NOVA POŞTA: ÇALIŞANLARIMIZ GÜVENDE Nova Poşta şirketi, saldırının ardından sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada terminal binasının kullanılamaz hale geldiğini doğruladı. Şirket yetkilileri, saldırı anında tüm personelin sığınaklarda olması sayesinde can kaybı yaşanmadığını belirtti. Ayrıca hasar tespit çalışmalarının devam ettiğini aktaran şirket, kargosu zarar gören müşterilere gönderi bedellerinin tam olarak tazmin edileceğini ve hak sahipleriyle en kısa sürede iletişime geçileceğini duyurdu. BİR APARTMAN ZARAR GÖRDÜ Öte yandan Ukrayna Devlet Acil Servisi saldırı sonucu bir apartmanın da zarar gördüğünü aktardı. Binadaki yangın kontrol altına alınırken, saldırıda kimsenin zarar görmediği bildirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.