SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Lübnan

QHA - Kırım Haber Ajansı - Lübnan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Lübnan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

ADF2026’da mülteci krizi alarmı tartışıldı: 117 milyon kişi yerinden edildi Haber

ADF2026’da mülteci krizi alarmı tartışıldı: 117 milyon kişi yerinden edildi

5. Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) kapsamında düzenlenen “Yerinden Edilme Krizi Karşısında Küresel Mülteci Koruma Sistemi” panelinde dünya genelinde rekor düzeye ulaşan zorla yerinden edilme vakaları karşısında derinleşen belirsizlik iklimi tartışıldı. Antalya Belek Turizm Bölgesi'ndeki NEST Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu 2026’da icra edilen panelin moderatörlüğünü TRT World sunucusu Jaffar Hasnain üstlenirken; Birleşmiş Milletler (BM) Mülteciler Yüksek Komiseri Barham Salih, Bangladeş Halk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Khalilur Rahman, Uluslararası Göç Politikaları Geliştirme Merkezi (ICMPD) Genel Direktörü Susanne Raab, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Michael O’Flaherty konuşmacı olarak katıldı. DÜNYA GENELİNDE 117 MİLYON İNSAN YERİNDEN EDİLDİ BM Mülteciler Yüksek Komiseri Salih, insanlığın tarih boyunca gördüğü en yüksek yerinden edilme rakamlarıyla karşı karşıya olduğunu belirterek, yerinden edilmenin göz ardı edilebilecek bir sorun olmadığını aksine uluslararası toplumun tam bir dayanışma içerisinde sorunu çözmesi gerektiğini ifade etti. Bu yıl, küresel mülteci koruma sistemi, 1951 Cenevre Sözleşmesi'nin 75. yıl dönümünü olduğunu hatırlatan ancak sistemsel bir tıkanıklıkla karşı karşıya olduklarını söyleyen Salih, “Bugün 117 milyon insanın yerin edildiği oldukça yıkıcı bir durumla karşı karşıyayız. Örneğin Lübnan’da nüfusun beşte biri yerinden edildi. Burada bahsettiğimiz her bir istatistik, her bir rakam bir insan demek. Uluslararası toplum göçmen sorununun çözümü için daha fazla sorumluluk almalı.” dedi. Suriye iç savaşı süresince yaşanan göç krizini hatırlatan Salih, Türkiye’nin daha önce görülmemiş rakamlardaki mülteciye ev sahipliği yaptığını hatırlatarak, “Türkiye, Suriye, Irak, Afganistan başta olmak üzere çeşitli ülkelerden gelen milyonlarca göçmene ev sahipliği yaptı, ki bunu yapması gerçekten hiç kolay olmadı. Ancak burada insani bir sorumluluktan bahsediyoruz ve Türkiye bunu gerçekleştirdi.” diye konuştu. Şuan fon dinamiklerinin yeterli olmadığını, daha fazla kaynağa gereksinim duyulduğunu kaydeden Salih, mevcut kaynaklar yerinden edilen insanların insani ihtiyaçlarını karşılamaktan çok uzak olduğunu ve acıların en büyüğünü masum kadın ve çocukların çektiğini kaydetti. “BANGALADEŞ 1 MİLYON MÜLTECİYE EV SAHİPLİĞİ YAPIYOR” Bangladeş Dış İşleri Bakanı Rahman, Arakan’daki Müslüman azınlığa yönelik terör eylemleri nedeniyle ülkesinin 1 milyondan fazla mülteciye ev sahipliği yaptığını, Bangaladeş’in Myanmar hükûmetiyle iletişim hâlinde olduğunu ve uluslararası toplumun desteğiyle sorunun kalıcı çözümü için çaba sarf ettiklerini söyledi. Rahman, mültecilerin gittikleri yerlerde kalmak istemediklerini aksine ülkelerine, evlerine dönmek istediklerini vurguladı. “GÖÇMEN SAYILARI İKİ KATINA ÇIKTI” ICMPD Genel Direktörü Raab, göç meselesinin diplomasinin dikkatine ve ilgisine ihtiyacı olduğunu belirterek, hâlihazırda göçmenlere ev sahipliği yapan ülkelere bakıldığında göçmen sayısının iki katına çıktığını ve bu yüksek rakamların belli başlı ülkelerin omuzları üzerinde kaldığını anlattı. Türkiye’nin göç konusunda iyi iş çıkardığını söyleyen Raab, “Avrupa açısından baktığımda, göç sorununu daha iyi yönetecek bir iltica sistemine ihtiyacımız var. Geri dönüş konusunda yeniden bir yapılandırma gerekli. Ukraynalı göçmenlerin geçici koruma altında olduğunu görüyoruz. Burada bahsetmemiz gerek bir değer mesele ise mültecilerin geldikleri topluma katkı sağlayabilecekleri bir entegrasyon sistemi.” diye konuştu. “UKRAYNA’DA BOSNA-HERSEK’TEKİ GİBİ BİR DURUMLA KARŞILAMAK İSTEMİYORUM” Avrupa’da sorunun çözümü için sistemsel bir sorun olmasının yanında isteksizlik de olduğunu söyleyen Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri O’Flaherty ise, Rusya’nın, Kırım başta olmak üzere Ukrayna’ya yönelik topyekûn işgal saldırılarına atıfta bulunarak, “Ukrayna’dan Polonya ve diğer Avrupa ülkelerine gelen insanlara ne olacak? Ben 1990’larda Bosna-Hersek’teki gibi bir durumla karşılaşmak istemiyorum. Bu insanları düşünerek ilerlenmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı. Göçmenleri suç unsuruymuş gibi gösterildiğini ancak bunun bir yalan olduğuna işaret eden O’Flaherty, göçmenlere söz hakkı tanınması gerektiğini, dinlenmeye ve empatiye ihtiyaç duyduklarını ifade etti.

Pakistan’da ABD ve İran heyetleri barış görüşmeleri için bir araya geliyor Haber

Pakistan’da ABD ve İran heyetleri barış görüşmeleri için bir araya geliyor

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İran’dan üst düzey heyetlerin, bölgesel kriz ve ateşkes sürecine ilişkin görüşmeler kapsamında 11 Mart 2026 tarihinde Pakistan’a gittiği bildirildi. Sky News’in kaynaklara dayandırdığı haberine göre, İran heyeti gece saatlerinde İslamabad’a ulaştı. Heyete İran Meclis Başkanı Muhammed-Bagher Ghalibaf ve Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi’nin başkanlık ettiği belirtildi. ABD heyetinin ise sabah saatlerinde Pakistan’a iniş yaptığı, heyete ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'ın liderlik ettiği ifade edildi. Delegasyonda ayrıca özel temsilci Steve Witkoff ve Donald Trump'ın damadı Jared Kushner’ın da yer aldığı aktarıldı. GÖRÜŞMELERİN GÜNDEMİ Tarafların, bölgesel çatışmaların sona erdirilmesi ve kalıcı ateşkes koşullarının ele alınacağı müzakerelerde bir araya geleceği bildirildi. İran tarafının, olası bir anlaşma için Lübnan’da ateşkesin sağlanması ve İran varlıklarının dondurulmasının kaldırılması gibi şartlar öne sürdüğü aktarıldı. ABD'DEN SERT MESAJLAR ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’ın müzakere masasında güçlü bir konumda olmadığını ifade ettiği ve Vaşington’un nükleer silahlanmayı engelleme konusunda kararlı olduğunu vurguladığı belirtildi. Trump’ın ayrıca bölgesel stratejik gelişmelere ilişkin sert açıklamalar yaptığı kaydedildi. PAKİSTAN'IN RÖLÜ Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif’in, kalıcı ateşkesin sağlanmasının sürecin en kritik aşaması olduğunu belirttiği ve taraflara diplomasi çağrısı yaptığı ifade edildi. Görüşmeler öncesinde ABD ve İran’ın karşılıklı olarak ateşkes ihlali suçlamalarında bulunduğu, bölgede tansiyonun yüksek seyrettiği bildirildi.

Lübnan'daki Türkmenler, TİKA iftarında bir araya geldi Haber

Lübnan'daki Türkmenler, TİKA iftarında bir araya geldi

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) desteğiyle, Lübnan’ın kuzeyinde bulunan Akkar bölgesinde yaşayan Türkmenler için Ramazan ayı kapsamında iki ayrı iftar programı düzenlendi. LÜBNAN'DAKİ TÜRKMENLER YALNIZ DEĞİL TİKA’nın katkılarıyla gerçekleştirilen iftar programları, Lübnan’daki Türkmen toplumuna yalnız olmadıklarını hissettirerek Ramazan ayının manevi atmosferini birlikte yaşama fırsatı sundu. Programlar, Osmanlı izlerini taşıyan Türkmen kasabaları Kavaşra ve Aydemoun’da gerçekleştirildi. OSMANLI İZLERİ TAŞIYAN KASABALARDA 2 AYRI İFTAR Kavaşra'da gerçekleşen ilk iftar, TİKA’nın desteğiyle inşa edilen Kavaşra Yeni Cami Taziye Salonu'nda yapıldı. Programa yaklaşık 250 kişi katıldı. Kavaşralı genç Ömer İsmail, Arif Nihat Asya’nın “Bayrak” şiirini coşkulu bir şekilde okuması, duygu dolu anlar yaşattı. Program sonunda çocuklara pamuk şeker ve patlamış mısır ikram edildi. Aydemoun kasabasında gerçekleştirilen ikinci iftar ise Aydemoun Cami Taziye Salonunda düzenlendi. Programa 200’ü aşkın Türkmen vatandaş katılım sağladı. Dünya Türk İş Konseyi Lübnan Temsilcisi Kemal Maksoud, burada bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşmasında, bu tür programların Türkiye-Lübnan dostluğunu ve toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğini belirtti. Etkinlikte çocuklara çeşitli ikramlar yapıldı.

Kazakistan, Lübnan'daki vatandaşlarını tahliye etti Haber

Kazakistan, Lübnan'daki vatandaşlarını tahliye etti

Kazakistan hükumeti, Orta Doğu'da artan gerginlik dolayısıyla Lübnan'daki vatandaşlarını Türkiye üzerinden tahliye etti. Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'in talimatıyla hükumet, 41 vatandaşının Lübnan'dan ülkeye dönmesini sağladı. KAZAK TÜRKLERİ, İSTANBUL ÜZERİNDEN ÜLKESİNE DÖNDÜ Kazakistan Dışişleri Bakanlığından konuya ilişkin 4 Kasım 2024 tarihinde yapılan açıklamada, Lübnan'da yaşanan çatışmaların gün geçtikçe ağırlaştığı ifade edildi. Ülkedeki bu istikrarsızlıktan dolayı Lübnan'daki Kazak Türklerinin durumları acil olarak masaya yatırıldı. Bu sabah yapılan açıklamada, ülkedeki vatandaşların özel bir operasyonla Kazakistan'a getirildiği bildirildi. Dışişleri Bakanlığı ve Savunma Bakanlığının ortaklaşa düzenlediği operasyon, 17-31 Ekim 2024 tarihleri ​​arasında İstanbul ve Dubai kentleri üzerinden gerçekleştirildi. Türkiye Cumhuriyeti, Lübnan'daki istikrarsızlığın ve güvenlik sorununun ortaya çıkmasının ardından Türk vatandaşlarını ülkeden tahliye etmeye başlamıştı. LÜBNAN'DA İSRAİL'İN HAVA SALDIRILARI SÜRÜYOR Lübnan’da 17 Eylül 2024 tarihinde Hizbullah mensuplarının kullandığı çağrı cihazlarında eş zamanlı patlamalar meydana gelmişti. Hizbullah’a ait olduğu iddia edilen çağrı cihazları ve telsizler bir gün arayla patladı ve en az 37 kişi ölürken 3 binden fazla kişi yaralandı. Lübnan bu saldırılardan İsrail'i sorumlu tuttu. İsrail yetkilileri ise Beyrut'un iddialarının gerçeği yansıtmadığını iddia etmişti. İsrail ordusunun Lübnan'ı hedef alan hava saldırılarında şu ana kadar 2 bin 986 kişi yaşamını yitirdi. Ayrıca, 13 bin 402 kişi ise saldırılarda yara aldı. Öte yandan, ülkenin güneyindeki başkent Beyrut ve kuzey bölgelerine göç dalgası ise devam ediyor. İstikrarsızlığın sürdüğü ve saldırıların devam ettiği ülkede, hükumet verilerine göre 540 bine yakın insan yerinden edildi. Kitlesel göçün büyük bir kısmı ise bir başka savaşın devam ettiği ülke olan Suriye'ye gidiyor.

Lübnan Türkmenlerinin Türkiye ile ilk teması nasıl oldu? Haber

Lübnan Türkmenlerinin Türkiye ile ilk teması nasıl oldu?

Şerife Beyza Satılmaz / QHA ANKARA 2018 yılında Akkar’da milletvekili adayı olan Lübnan Türkmeni ve Ankara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümü mezunu Gülay Elassaad Kırım Haber Ajansına (QHA) önemli açıklamalarda bulundu. “TÜRKMENLERİ BULDUK” Elassaad, Lübnan Türkmenlerinin Türkiye ile ilk temasını şu cümlelerle anlattı: Türkiye Cumhuriyeti’nin Büyükelçiliği bizi arıyordu ama ulaşamıyordu. Babam benim askerdi ve 1989 yılında tesadüfen Büyükelçiliğin yakınlarında bayram öncesi mayın keşfinde görevliydi. Babamlar Türkmence konuşurken buna bir Büyükelçilik çalışanı birinci katip şahit oluyor. Katip, babamlara ‘Kim Türkmence konuştu?’ diye soruyor. Babamlarda 'biz' yanıtını veriyor. Katip, hemen dönemin Büyükelçisi İbrahim Feyzi Dicleli’ye giderek 'Türkmenleri bulduk’ diyor. Büyükelçi ise ağlayarak dışarı çıkmış, sarılmışlar, oradaki komutandan izin alarak babamları yemeğe çağırmış. Sonra da Türkmenler köye davet ettiler. Şu an Feyzi Bey rahmetli oldu.  Köyümüze ilk gelen Türk Büyükelçiydi. Sanki unutmuşuz, kaybetmişiz ve geri bulundu gibi bir manevi hava hakimdi. O zamandan beri Lübnan yönetimi bizi daha fazla ciddiye almaya başladı ve Türkmenler olarak belirgin bir toplum olmaya başladık. Türkiye ile iletişime geçmemiz bu noktada Lübnan’ın dikkatini çekti. Hatta babamı birkaç kez hapse attılar. Babam askerdi ve Türk Büyükelçiliğine gitmesi onları rahatsız etmişti. Babam ise ‘Benim annem Türkiye, babam ise Lübnan. Biz bu ilişkiden Lübnan’ın yararlanmasını istiyoruz, kötülüğünü değil’ diyor.”   Ayrıca Elassaad, 1989’dan bugüne her Büyükelçi değiştiğinde Türkmenleri ziyarete geldiklerini belirterek “Hatta Türkiye’den herhangi bir grup Lübnan’a geldiğinde mutlaka bizi de ziyaret ediyor.” dedi. AKKAR’IN İLK KADIN MİLLETVEKİLİ ADAYLARI Gülay Elassaad, aynı zamanda Lübnan’ın Akkar bölgesindeki ilk kadın milletvekili adaylarından ve o süreci şöyle anlatıyor:  Milletvekili adayı olduğumda yıl 2018’di. O dönem Lübnan’da yeni bir sisteme geçilmişti. 2018’e kadar Akkar’da hiç kadın milletvekili olmamıştı. Biz yedi kadın bir araya gelerek bir liste oluşturduk. Milletvekilliğine başvurduk. Bu ilk defa olan bir şeydi. Biz kadınları meclise kabul etmeleri noktasında bir protesto da diyebiliriz. Çok çok yeniydi ve hemen tabiî insanlar bunu kabul etmedi. Çünkü biz Lübnan’da etnik ve mezhepsel şekilde aday olabiliyoruz. Lübnan’da çok büyük paralarla milletvekili olunuyor ve biz bununla baş edemedik. “LÜBNAN SİYASETİNDE ETKİN OLABİLMESİ GENİŞ BİR MESELE” QHA muhabirinin Türkmenlerin siyasette nasıl etkin olabileceği sorusuna Elassaad, “Türkmenlerin Lübnan siyasetinde etkin olabilmesi geniş bir mesele. Lübnan Türkmenlerinin 30 bin civarında olduğu söylense de daha fazla olduğumuza inanıyorum. Ayrıca Lübnan Türkmenleri tek bir yerde yaşıyor değil ve her bölgeden ayrı milletvekili çıkması gerekiyor. Bizim belli bir parti başkanıyla iletişime geçerek ayrı ayrı bölgelerde sana istediğin listede oy vereceğiz ancak bize belli bir bölgede milletvekili vereceksin şeklinde genel bir çözüm sunabiliriz ama Türkmenler içinde siyasi görüş birliği yok. Ki, zaten bu da çok demokratik bir durum.” yanıtını verdi. Lübnan’daki okullarda Türkçe dilinde eğitim alamamalarını büyük bir eksiklik olarak değerlendiren Elassaad, “Sadece ayrı bir sınıf olursa mümkün olabiliyor. Biz istiyoruz ki, Türkçe ile eğitim öğretim yapabilelim.” dedi. Lübnan’daki güncel durumun Türkmenlere yansımasını ise “Türkmen köylerine İsrail’in direkt  bir bombardımanı yok ama yakınlarında durum çok kötü. 5 Türkmen köyünün bulunduğu Beka şu an çok zor durumda, bombalama altında, gerçekten yardıma ihtiyaçları var. İsrail hiç ayırt etmeden bombalıyor.” şeklinde değerlendirdi. “EĞER BOMBALAMALAR BİZE ULAŞIRSA BİZ TÜRKMENLERİ UNUTMASINLAR, BİZDEN VAZGEÇMESİNLER” Gülay Elassaad’ın Türk dünyasına çağrısı: Türk dünyası bizimle aynı kanı taşıyor. İsteğimiz seslerini yükseltsinler, güçlerini birleştirip Lübnan’daki işgali durdursunlar. Biz atalarımızdan toprağımızdan hiçbir zaman vazgeçmemeyi, sadık olmayı, gerekirse savaşmayı öğrendik. Güneyimizi bombalamalarını ve daha fazla masum canın ölmesini istemiyoruz. Eğer bombalamalar bize ulaşırsa biz Türkmenleri unutmasınlar, bizden vazgeçmesinler.

Türkiye'nin tahliye operasyonu: Lübnan'dan 966 kişi getirildi Haber

Türkiye'nin tahliye operasyonu: Lübnan'dan 966 kişi getirildi

Türkiye, tarihinin en büyük tahliye operasyonlarından birine daha imza attı. Dışişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı koordinesinde, İsrail'in saldırısı altındaki Lübnan'dan çoğu Türk vatandaşı olan siviller Türkiye'ye getirildi. İsrail'in Lübnan'a yönelik işgal saldırıları sonucu gerçekleştirilen tahliye operasyonu kapsamında, toplam 966 kişi kurtarıldı. Kurtarılan kişilerden 878'inin Türk vatandaşı, 24'ünün ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) vatandaşı olduğu bildirildi. Türkiye Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, yabancı ülke vatandaşlarına gemilere binişlerde öncelik tanındığı yönündeki haberlerin doğru olmadığını bildirdi. Mersin'den hareket eden iki gemi, 8 Ekim'de Beyrut'a ulaşarak tahliye işlemlerine başladı. Dışişleri Bakanlığının üst düzey yetkilileri, Lübnan'dan ayrılmak isteyen yaklaşık bin 900 Türk vatandaşının tahliye talebinde bulunduğunu açıkladı. 9 Ekim gece saatlerinde gerçekleştirilen tahliye işlemleri sonucunda, 878 Türk vatandaşı, 24 KKTC vatandaşı ve 64 kişinin de bu iki gruptan birinci derece yakını olduğu belirtilerek toplam 966 kişi kurtarıldı. GELECEK PLANLARI VE BAŞVURULAR Tahliye edilmek isteyen 2 bin 500 kişinin ön başvuru yaptığını ve bu kişilere telefonla geri dönüş yapıldığını kaydeden yetkili, bin 900 kişinin toplama noktalarına geleceğini bildirdi. Ancak, son anda gemiye binmekten vazgeçen bazı kişilerin olduğunu da ekledi. Yetkili, başvuru almaya devam edeceklerini ve yeni bir gemi seferinin gerekip gerekmediğine başvurulara göre karar verileceğini belirtti. Ayrıca, charter uçak seferi için açık bir liste tutulduğunu ifade etti.

Lübnan’daki Türk vatandaşlarının tahliyesi başlıyor Haber

Lübnan’daki Türk vatandaşlarının tahliyesi başlıyor

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Lübnan’dan ayrılmak üzere başvuran vatandaşların deniz yoluyla tahliyesinin 9 Ekim 2024 tarihinde gerçekleştirileceğini duyurdu. İKİ GEMİNİN GÖREV ALMASI PLANLANIYOR Bakanlığın 8 Ekim 2024 tarihli açıklamasına göre, Deniz Kuvvetlerine ait iki geminin bugün Beyrut’a doğru yola çıkması öngörülüyor. Gemilerin toplam kapasitesinin yaklaşık 2 bin kişi olduğu belirtildi. Tahliye işlemleriyle ilgili detaylar ise, Konsolosluk Çağrı Merkezi ile iletişime geçmiş olan vatandaşlara ayrıca bildirilecek. İHTİYAÇLAR İÇİN HAZIRLIKLAR TAMAMLANDI Gerekmesi halinde tahliye işlemlerinin, izleyen günlerde de devam edeceği belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: Lübnan’dan ayrılmak üzere başvuran vatandaşlarımızın deniz yoluyla tahliyesi yarın (9 Ekim) yapılacaktır. Bu çerçevede, Deniz Kuvvetlerimize ait iki gemimizin bugün Beyrut’a doğru yola çıkması öngörülmektedir. Gemilerimizin toplam kapasitesi yaklaşık 2 bin yolcudur. Tahliye işlemiyle ilgili detaylar bugüne kadar Konsolosluk Çağrı Merkezimizle temasa geçmiş olan vatandaşlarımızla ayrıca paylaşılacaktır. Gerekmesi halinde tahliye işlemleri izleyen günlerde devam edecektir. Vatandaşlarımızın ülkemize varışlarında olabilecek ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik hazırlıklar tamamlanmıştır. Tahliye için görevlendirilen gemilerimiz, ayrıca insani yardımlarımızı da Lübnan’a nakledeceklerdir.

Dışişleri Bakanlığından Lübnan'daki Türk vatandaşlara uyarı! Haber

Dışişleri Bakanlığından Lübnan'daki Türk vatandaşlara uyarı!

Lübnan genelinde artan huzursuzluklar, Türk vatandaşlarının güvenliğini tehdit ediyor. Ülkedeki güvenlik koşullarının daha da kötüleşme ihtimali üzerine, Türkiye Dışişleri Bakanlığı 1 Ekim 2024 tarihinde önemli açıklamalarda bulundu. GÜVENLİK DURUMU KÖTÜLEŞİYOR Bakanlık, Lübnan'daki Türk vatandaşlarının deniz veya hava yoluyla tahliyesi için alternatif planlar geliştirdiğini bildirdi. Bu süreç, Dışişleri Bakanlığı Koordinasyon ve Destek Merkezi tarafından yürütülecek. Emniyet Genel Müdürlüğü ve Göç İdaresi Başkanlığından oluşan bir heyet, sahada çalışmalarını sürdürüyor. Öte yandan, şu ana kadar destek talep eden 20’ye yakın ülke ile gerekli hazırlıkların devam ettiği kaydedilen açıklamada, Türkiye Dışişleri Bakanlığı, bu süreçte tüm vatandaşlarının güvenliğini ön planda tuttuğunu belirtti. Bakanlığın açıklamasında şu ifadeler yer aldı: Lübnan’daki güvenlik durumunun daha da kötüye gitmesi ihtimali bulunmaktadır. Bu çerçevede, Lübnan’daki vatandaşlarımızla alakalı planlamalar ilgili kurumlarımızla eş güdüm halinde yapılmış ve vatandaşlarımızın deniz veya hava yoluyla tahliye edilmesi için alternatif planlar hazırlanmıştır. Süreci yürütmek üzere “Dışişleri Bakanlığı Koordinasyon ve Destek Merkezi” tesis edilmiştir. Bakanlığımız, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Göç İdaresi Başkanlığı görevlilerinden müteşekkil bir heyet halen sahadaki çalışmalarını sürdürmektedir. Olası tahliyeye dahil edilmek amacıyla kayıt yaptırmak isteyen vatandaşlarımızın başvuruları, 24 saat görev yapan Konsolosluk Çağrı Merkezimiz (+90 312 292 29 29) aracılığıyla toplanmaktadır. Lübnan’da bulunan vatandaşlarımızın, muhtemel tahliye kararına ilişkin olarak Bakanlığımızın ve Beyrut Büyükelçiliğimizin duyurularını yakından takip etmeleri önem arz etmektedir. Diğer ülke vatandaşlarının ülkemiz üzerinden tahliyesine ilişkin esaslar da belirlenmiş olup, şu ana kadar destek talep etmiş olan 20’ye yakın ülkeyle beraber gerekli hazırlıklar sürdürülmektedir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.