SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mariupol

QHA - Kırım Haber Ajansı - Mariupol haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mariupol haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Çubarov’dan Ervin İbragimov açıklaması: "Rusya Kırım’da başlattığı terörü şimdi de yeni işgal edilen bölgelerde sürdürüyor” Haber

Çubarov’dan Ervin İbragimov açıklaması: "Rusya Kırım’da başlattığı terörü şimdi de yeni işgal edilen bölgelerde sürdürüyor”

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Yönetim Kurulu ve Bahçesaray Kırım Tatar Bölge Meclisi Üyesi Ervin İbragimov'un işgal altındaki Bahçesaray'da kaçırılmasının 10. yıl dönümü vesilesiyle çarpıcı bir açıklama yaptı. Çubarov, 2016 yılında Kırım'da işlenen bu suçun, Rusya'nın bugün Ukrayna genelinde yürüttüğü topyekûn işgal savaşının ve sivil katliamların habercisi olduğunu vurguladı. GÜVENLİK KAMERASI VAHŞETİ DOĞRUDAN BELGELEMİŞTİ Ervin İbragimov, 2016 yılında 24 Mayıs’ı 25 Mayıs’a bağlayan gece Rus işgali altındaki Bahçesaray’da kaçırılmıştı. Yarımadada yaşanan diğer birçok zorla kaybetme vakasının aksine, bu suçun bir güvenlik kamerası tarafından anbean kaydedildiğini hatırlatan Çubarov, Rus trafik polisi üniforması giyen kişilerin İbragimov’un aracını durdurduğunu, genç aktivistin kaçmaya çalışsa da darbedilerek bir minibüse bindirildiğini ve gecenin karanlığında gözden kaybolduğunu belirtti. KTMM Başkanı, “Bu video kaydı, Rusların vahşetine dair çürütülemez bir kanıt olmanın ötesine geçmiştir. Rusya'nın insanı nasıl yok etmeye, sesini kısmaya çalıştığının; acımasız terör eylemleriyle, Rus işgali koşullarında ezici çoğunluğuyla topraklarına sadık kalan Kırım Tatarlarının iradesini ezme arzusunun adeta somut bir simgesi haline gelmiştir." ifadelerini kullandı. “KIRIM’DAKİ CEZASIZLIK BUÇA VE MARİUPOL’Ü DOĞURDU” Refat Çubarov, 2016 yılında uygar dünyanın "yerel bir hibrit çatışma" veya münferit bir "insan hakları ihlali" olarak gördüğü olayların, aslında Rusya’nın bugünkü geniş çaplı işgal savaşı için kanlı bir hazırlık evresi olduğunu dile getirdi. Kremlin’in Kırım’ın işgali ve ilk kaçırma olaylarının ardından hissettiği cezasızlık duygusunun daha sonra Buça, Mariupol ve Olenivka’daki vahşetleri doğurduğunu belirten Çubarov, Rusya’nın o dönem Kırım’da denediği insan kaçırma yöntemlerini bugün Herson ve Zaporijjya gibi yeni işgal edilen bölgelerde çocukları ve binlerce sivili toplu halde kaçırarak sürdürdüğünü kaydetti. “ULUSLARARASI MAHKEMELER İÇİN DOĞRUDAN BİR İDDİANAME” Ervin İbragimov hakkında asla geçmiş zaman kullanarak konuşmayacaklarını ve adaletin mutlaka tecelli edeceğini vurgulayan Çubarov, şu ifadelere yer verdi: "Ervin İbragimov, Rus işgal rejiminin kurbanı oldu; ancak aynı zamanda direnişin de sembolü haline geldi. Düşmanın, onun toplum üzerindeki liderliğinden, Kırım Tatar halkına ve Ukrayna Devletine olan bağlılığından duyduğu panik şeklindeki korku yüzünden kaçırılmıştı. İşgalciler o zaman da, şimdi de, anavatanları Kırım'a ve devletleri Ukrayna'ya sadık kalan herkesi korkutmaya çalışıyorlar, ancak bu çabaları boşuna sürüyor. Buna karşın, işgalin on ikinci yılında ve büyük savaşın beşinci yılında, istilacılar bu direnişi kırmayı asla başaramadılar. Bizlerin Ervin İbragimov hakkında geçmiş zaman kipiyle konuşmaya ahlaki hakkı yoktur. Ervin'in kaçırılması davası tam adalet gerektiriyor ve bu, işgalcilerin suçlarını gizleme yeteneklerini kaybetmeleriyle mümkün olacaktır. Ervin'in kaçırılma anına ait video kaydı, gelecekte kurulacak uluslararası mahkemeler için doğrudan bir iddianame niteliğindedir. Bu vahşetin hem azmettiricileri hem de failleri kaçınılmaz cezalarını çekeceklerdir. Yarımadanın on iki yıllık işgali; on binlerce paramparça edilmiş hayat, yüzlerce siyasi tutsak ve onlarca kayıp insan getirdi. Ervin, bu yıkıcı darbeyi ilk göğüsleyenler arasındaydı. Amacımız değişmedi: İşgalin tamamen sona ermesi. Bugün, geniş çaplı işgalin beşinci yılında nihai olarak idrak ediyoruz ki: Ukrayna devlet bayrağı ile Kırım Tatar milli bayrağı Bahçesaray, Akmescit (Simferopol) ve Akyar (Sivastopol) semalarında yeniden gururla dalgalanmadığı sürece adil bir barış gelmeyecektir." TRAFİK POLİSİ ÜNİFORMASI GİYEN KİŞİLER TARAFINDAN KAÇIRILDI 10 yıldır haber alınamıyor: Ervin İbragimov nerede? Rus işgali altındaki Kırım'da, tam 10 yıl önce trafik polisi üniforması giyen kimliği belirsiz kişilerce evinin birkaç metre ötesinde kaçırılan DQTK Yönetim Kurulu Üyesi ve Bahçesaray Kırım Tatar Bölge Meclisi Üyesi Ervin… pic.twitter.com/yii4YikizB — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 25, 2026 Dünya Kırım Tatar Kongresi Yönetim Kurulu Üyesi Ervin İbragimov’un arabası, 25 Mayıs 2016 sabah saatlerinde Rus işgali altındaki Kırım’ın Bahçesaray şehrindeki evinin yakınlarında kapıları açık bir şekilde bulundu. Olayın gerçekleştirildiği yerin yakınında bulunan güvenlik kameraları, Ervin İbragimov’un trafik polisi üniforması giyen kişiler tarafından kaçırıldığını kaydetti. Ervin’in kaybolmadan önce 24 Mayıs 2016 günü saat 22.40 civarında babasını arayarak arabasının evraklarının nerede olduğunu sorduğu biliniyor. Daha sonra Ervin ile iletişim kesildi ve o günden beri hakkında hiçbir haber alınamadı. İŞGALCİLER ANCAK 3 GÜN SONRA "SORUŞTURMA" BAŞLATTI İşgalci Rus yönetimine bağlı olan sözde Soruşturma Komitesi ancak üç gün geçtikten sonra, Ervin İbragimov’un kaçırılmasıyla ilgili soruşturma başlattı. 2 Haziran 2016 tarihinde Ervin İbragimov’un pasaportu ve ehliyetinin Bahçesaray’da bulunduğu açıklandı. 3 Haziran’da ise, Ervin İbragimov’un kaçırıldığı gerçeğini teyit eden yeni görüntüler yayımlandı. Kaçırıldığı günden bu yana Ervin İbragimov hakkında hiçbir şey bilinmiyor. İbragimov’un kaçırılmasının sebepleri de bilinmiyor. İşgalci yönetimin sahte soruşturması hiçbir sonuç vermedi. Ervin İbragimov’un akrabaları, Ervin’i eve getiren kişiye 1 milyon ruble (15 bin dolar) tutarında büyük meblağ ödemeye hazır olduklarını duyurdu. Ancak bu da bir sonuç vermedi. DQTK: ERVİN'İN KAÇIRILMASINDAN RUSYA SORUMLU Dünya Kırım Tatar Kongresi’nin (DQTK) Yönetim Kurulu, üyesi olan Ervin İbragimov’un kayboluşu hakkında yayınladığı açıklamada, söz konusu olaydan, Kırım’ı işgali altında tutan Rusya Federasyonu’nun sorumlu olduğunu vurguladı. Temmuz 2018’de açıklama yapan Ervin’in babası Ümer İbragimov, işgalci Rus kolluk kuvvetleri görevlilerinin oğlunu tehdit ettiğini aktarmıştı. Kırım Tatarları, Ukrayna ve diğer ülkelerde “Ervin Nerede?” eylemleri düzenleyerek İbragimov ailesine aktif şekilde destek gösteriyor. Kırım Derneği Genel Merkezi, 24 Mayıs 2022 tarihinde düzenlenen toplantıda Türkiye’deki Kırım Tatarları, dünyaya ve Türkiye Cumhuriyeti yetkililerine seslenerek “Ervin İbragimov nerede?” sorusunun Rusya Federasyonuna sorulması için çağrıda bulunmuştu.tw

Rusya’nın "Azak Halkası" stratejisi: İşgal altındaki topraklarda bin 400 kilometrelik lojistik koridor Haber

Rusya’nın "Azak Halkası" stratejisi: İşgal altındaki topraklarda bin 400 kilometrelik lojistik koridor

Rusya, Ukrayna'nın güneyindeki işgalini kalıcı hale getirmek ve askerî ikmal hatlarını güvence altına almak amacıyla Azak Denizi çevresindeki büyük ölçekli bir ulaşım koridoru inşaatını hızlandırdı. "Azak Halkası" (Azov Ring) olarak adlandırılan proje Rusya’nın stratejik lojistik hamlesi olarak dikkat çekiyor. Reuters tarafından gündeme taşınan habere göre, yaklaşık bin 400 kilometre uzunluğunda olması planlanan söz konusu devasa ulaşım koridoru; Rostov-na-Donu, Mariupol, Berdyansk ve Kırım'ı birbirine bağlayan kesintisiz bir ağ oluşturmayı hedefliyor. Rus tarafının 2022 yılından bu yana bölgede 2 bin 500 kilometreden fazla demiryolu ve karayolu altyapısını inşa ettiği veya modernize ettiği belirtilirken, özellikle Taganrog ile Manhuş (Manguş) arasındaki 100 kilometrelik kritik hattın tamamlanma aşamasına geldiği vurgulanıyor. KERÇ KÖPRÜSÜ’NE BİR ALTARNATİF İşgalci Kremlin yönetimi söz konusu devasa altyapı projesini, Rusya'nın Kırım'ı işgalinin ardından Kerç Boğazı üzerinde yasa dışı olarak inşa ettiği ve Ukrayna'nın güneyine asker ve teçhizat sevk etmek için kullandığı Kerç Köprüsü’ne (Kırım Köprüsü) olan bağımlılığı azaltarak Ukrayna'nın olası saldırılarına karşı daha az savunmasız bir ikmal yolu yaratmak amacıyla hayata geçiriyor. Yeni güzergâh sayesinde askerî mühimmat, yakıt ve personel sevkiyatı için alternatif bir "kara köprüsü" tesis edilirken, aynı zamanda işgal altındaki bölgelerin Rusya’nın iç ulaşım sistemine entegre edilmesi amaçlanıyor. Deniz lojistiğinin de bu planın ayrılmaz bir parçası olduğu, özellikle Mariupol Limanı'nda inşa edilen yeni terminallerle kapasitenin artırıldığı görülüyor. STRATEJİK HEDEF: UKRAYNA GÜNEYİNDE KALICI HAKİMİYET Askeri uzmanlar, "Azak Halkası" projesinin tamamlanmasıyla Rusya'nın güney cephesindeki hareket kabiliyetinin artacağını ve Kırım üzerindeki lojistik baskının hafifleyeceğini öngörüyor. Rusya bu yolla, Ukrayna'nın güneyini elinde tutmak için uzun vadeli ve dayanıklı bir askerî ve ekonomik sistem kurmaya çalışıyor. Ukrayna tarafı bu yeni ulaşım ağlarını meşru askerî hedefler olarak gördüğünü ve işgalcilerin ikmal hatlarını kesmeye yönelik stratejik operasyonlarını sürdüreceğini ifade ediyor.

Akıl almaz katliam: Rusya, Mariupol Drama Tiyatrosu'nu 4 yıl önce bombaladı Haber

Akıl almaz katliam: Rusya, Mariupol Drama Tiyatrosu'nu 4 yıl önce bombaladı

Rusya’nın, Ukrayna’nın Donetsk bölgesinde yer alan Mariupol Drama Tiyatrosu’nu bombalamasının üzerinden dört yıl geçti. Ukrayna Dünya Kongresi (UWC), Rusya’nın 16 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirdiği ve aralarında çocukların da bulunduğu sivilleri hedef aldığı akıl almaz saldırının dördüncü yıl dönümünde, resmî sosyal medya hesabı üzerinden bir açıklama yayımladı. Açıklamada, “Tiyatro binası, binden fazla sivile sığınak olmuştu. En az 300 kişi, saldırıda hayatını kaybederken yüzlerce kişi ise yaralanmıştı. Kentin (Mariupol) Rus işgali altında olması sebebiyle, saldırıda hayatını kaybedenlerin gerçek sayısı belki de asla öğrenilemeyebilir.” ifadeleri yer alırken saldırıda hayatını kaybeden masum sivillerin aziz hatırası yâd edildi. Mariupol kentiyle birlikte söz konusu tiyatronun da Rusya’nın topyekûn işgal girişiminin sembolü hâline geldiği kaydedilen açıklamada, saldırının asla unutulmayacağı vurgulandı. Öte yandan, Ukrayna’ya karşı işlenen her bir savaş suçunun hesabının sorulmaya devam edileceği bildirildi. SALDIRI NASIL GERÇEKLEŞMİŞTİ? 2022 yılının şubat ayı sonlarında, Rusya’nın Ukrayna’yı topyekûn işgalinin başlamasının ardından, şehirlerin ve kasabaların askerî saldırılara hedef olması sonucu siviller, evlerini terk etmeye başlamıştı. Ukrayna’nın Donetsk bölgesinde yer alan ve kuşatma altındaki Mariupol kentindeki Drama Tiyatrosu binası ise çatışmalardan korunmaya çalışan siviller için güvenli bir sığınak hâline gelmişti. Mairupol sakinleri; sivil bir yapı olduğu, şehirdeki herhangi bir mevkiye göre çok daha açıkça anlaşılan binanın her iki tarafındaki avlulara, Kiril harfleriyle dev boyutlarda, Rusça “çocuklar” anlamına gelen “deti” kelimesini yazmışlardı. Yazı, hem Rus pilotları tarafından hem de uydu görüntülerinde açıkça görülecek bir boyuttaydı. Alınan tüm önlemlere rağmen 16 Mart 2022 tarihinde işgalci Rusya, sabah saatlerinde tiyatro binasına hava bombası attı. Atılan bomba sonucu binanın çatısının ve iki ana duvarının önemli bir kısmının çöktüğü patlamada, yaklaşık 600 sivil hayatını kaybetmişti. Ayrıca Rusya'nın, hayatını kaybeden Ukraynalı sivillerin çürümeye başlayan bedenlerinin kokusunu klor bazlı ağartma ile bastırarak yeniden inşa ettiği tiyatroyu, 28 Aralık 2025 tarihinde yeniden açarak hayatını kaybeden çocukların narin bedenleri üzerinde çocuk oyunlarını sergilemeye başlamıştı.

Savaş esirlerine işkence: Vurulan Rus generali Mariupol’da verdiği sözü tutmadı Haber

Savaş esirlerine işkence: Vurulan Rus generali Mariupol’da verdiği sözü tutmadı

Rus askerî istihbaratının (GRU) iki numaralı ismi Korgeneral Vladimir Alekseyev’e yönelik Moskova’da düzenlenen suikast girişimi, Rusya’nın savaş hukukuna yönelik ihlallerini yeniden gündeme taşıdı. Ukrayna tarafı, Alekseyev’in Mariupol kuşatması sonunda verdiği resmî garantileri çiğneyen isim olduğunu hatırlattı. Azov Ulusal Muhafızlarınaın1. Kolordu Komutanı Denis Prokopenko (Rediş), sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Alekseyev’in Mayıs 2022’de Mariupol’da Azovstal Fabrikası’ndan çıkan Mariupol garnizonuna ilişkin müzakerelerde Rus heyetinin en üst düzey temsilcisi olduğunu hatırlattı. Prokopenko’ya göre Alekseyev, söz konusu görüşmeler sırasında Rusya’nın savaş esirlerine yönelik Cenevre Sözleşmesi’ne uyacağını, Ukraynalı esirler için “normal tutukluluk koşullarının” sağlanacağını bizzat taahhüt etti ve bu taahhüt yazılı belgeye bağlandı. Aynı süreçte Ukrayna tarafının, yaralı üç Rus askerini insani gerekçelerle teslim ettiğini belirten Prokopenko, bu askerlere tıbbi yardım, yiyecek ve su sağlandığını vurguladı. “Ancak, Vınnitsa doğumlu, vatan haini Alekseyev’in asker sözü boş çıktı.” diyen Prokopenko, Azov mensubu esirlere sistematik işkence yapıldığını, tıbbi yardımdan mahrum bırakıldıklarını ve aç bırakıldıklarını hatırlattı. Öte yandan Ukrayna askerî istihbaratına göre Alekseyev, sivil hedeflere yönelik saldırılar için istihbarat hazırlanmasından ve Herson bölgesindeki sözde “referandumun” organize edilmesinden sorumlu isimler arasında yer alıyor. LAVROV SUİKAST GİRİŞİMİNİ “BARIŞ SÜRECİNE ENGEL” OLARAK SUNDU Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Alekseyev’e yönelik saldırının ardından yaptığı açıklamada, olayı "terörist bir eylem" olarak nitelendirerek Ukrayna’yı suçladı. AGİT Başkanı Ignazio Cassis ile yaptığı görüşmenin ardından konuşan Lavrov, suikast girişiminin barış müzakerelerini sabote etme girişimi olduğunu ileri sürdü. Lavrov, saldırının arkasında Ukrayna’nın olduğu iddiasını dile getirirken, Rus tarafı bu yönde herhangi bir somut kanıt sunmadı. Rusya Dışişleri Bakanı, müzakere sürecinin geleceğine ilişkin değerlendirme yapmayacağını, bu konuda kararın Rusya yönetimi tarafından alınacağını söyledi. MARİUPOL’DA TESLİM OLAN UKRAYNALI ASKERLERİN BİRKAÇ AY İÇİNDE İADE EDİLMESİ GEREKİYORDU Kenti savunan Ukraynalı askerler gıda, cephanelik ve ilaç eksikliğine rağmen yaklaşık 3 ay boyunca tam abluka altında Rus işgal güçlerine karşı mücadele etti. Ukrayna üst düzey yönetiminin Ukraynalı askerlerin hayatta kalmasını sağlamak için verdiği emir doğrultusunda, Mariupol’daki Azovstal Fabrikası'nda abluka altında düşmana karşı mücadele eden Ukrayna askerleri, Rusya’ya teslim oldu. Rusya ile Ukrayna arasında yapılan ve Birleşmiş Milletler (BM) ile Uluslararası Kızılhaç Komitesinin garantör olduğu anlaşmaya göre birkaç ay içinde Azovstal’da teslim olan Ukraynalı askerlerin Ukrayna’ya iade edilmesi gerekiyordu. Ancak her zamanki gibi savaş suçlusu Kremlin rejimi verdiği sözünden geri döndü.

Rusya savaşın faturasını sivillere kesiyor! Haber

Rusya savaşın faturasını sivillere kesiyor!

Ukrayna’nın geçici olarak Rus işgali altında bulunan şehirlerinde ve Rusya Federasyonu genelinde kamu hizmeti bedelleri ciddi oranda arttı. Ukrayna Dış İstihbarat Servisi tarafından hazırlanan rapora göre, Rus yönetimi Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşın maliyetini ve derinleşen ekonomik sorunları sivil nüfusa yansıtıyor. MARİUPOL’DA SUYA YÜZDE 100, ISINMAYA YÜZDE 300 ZAM İşgal altındaki Mariupol’da insani kriz derinleşirken, temel hizmetlere erişim hem zorlaştı hem de pahalılaştı. Ukrayna Dış İstihbarat Servisi verilerine göre, henüz düzenli su ve ısıtma sistemlerinin onarılmadığı şehirde, suyun metreküp fiyatı 21,2 rubleden 41,84 rubleye çıkarılarak yaklaşık iki katına yükseltildi. Bölge sakinleri suyun yalnızca iki günde bir, birkaç saatliğine verildiğini, bazı mahallelerin ise haftalarca susuz kaldığını belirtiyor. Şehirdeki ısınma tarifelerinde ise yaklaşık yüzde 300’lük bir artış kaydedildi. Metrekare başına 12,5 ruble olan tarife, 49 rublenin üzerine çıktı. Bu artışa rağmen kazan dairelerindeki arızalar ve ısıtma şebekelerindeki kazalar nedeniyle halkın soğukla mücadelesi sürüyor. İşgalci yönetimin bu durumu "ekonomik olarak gerekçelendirilmiş seviyeye kademeli geçiş" olarak adlandırması, istihbarat raporunda "cynical" (sinik/pişkin) bir yaklaşım olarak nitelendirildi. Benzer bir tablo, 1 Ocak 2026 itibarıyla tarifelerin keskin bir şekilde yükseldiği Melitopol’da da gözlemleniyor. RUSYA’DA KDV ARTIŞI VE İKİ AŞAMALI ZAM DALGASI Öte yandan savaşın ekonomik baskısı Rusya sınırları içerisinde de hissedilmeye başlandı. Rus yetkililer, kamu hizmeti ödemelerinde iki aşamalı bir artış planlandığını açıkladı. İlk dalgada, yılın başında KDV oranının yüzde 20’den yüzde 22’ye çıkarılmasıyla birlikte, konut ve kamu hizmetleri için ortalama ödemeler yüzde 1,6-1,7 oranında arttı. Sonbahar aylarında beklenen ikinci artış dalgasının ise, bölgeye bağlı olarak yüzde 8 ile yüzde 22 arasında değişen oranlarda olması öngörülüyor. EKONOMİK DURGUNLUK KAPIDA Dış istihbarat, bu kararların yaptırımlar ve aşırı askerî harcamalar nedeniyle zayıflayan Rus ekonomisinin gerçek durumunu yansıttığını vurguladı. Raporda, "Kremlin, bütçe deliklerini hem işgal altındaki topraklarda hem de kendi ülkesinde halkın cebinden yamamaya çalışıyor. Artan tarifeler ve altyapı çöküşü, Rusların giderek artan bir yoksullukla bedelini ödediği saldırgan savaşın doğrudan bir sonucudur." ifadelerine yer verildi. Kremlin, tam Şubat 2022'de başlayan topyekûn işgal girişiminin başlangıcından bu yana ilk kez Rus ekonomisinin ivme kaybettiğini ve bir durgunluk (stagnasyon) dönemine girdiğini resmen kabul etmiş durumda.

Rusya, katliam gerçekleştirdiği Mariupol Drama Tiyatrosu’nu yeniden açtı Haber

Rusya, katliam gerçekleştirdiği Mariupol Drama Tiyatrosu’nu yeniden açtı

24 Şubat 2022 tarihinde Ukrayna’ya topyekûn işgal girişimi ve saldırılarını başlatan işgalci Rusya; 16 Mart 2022 tarihinde bombaladığı Mariupol Drama Tiyatrosu’nu, 28 Aralık 2025 tarihinde yeniden açtı. Rusya’nın, yaklaşık 4 yıl önce kuşatma altına aldığı ve bombardıman düzenlediği Mariupol kentinde, yüzlerce sivil için sığınak hâline gelen tiyatroya gerçekleştirdiği saldırı sonucu, aralarında çocukların da bulunduğu yaklaşık 600 sivil hayatını kaybetmişti. TİYATRONUN SÖZDE MÜDÜRÜNDEN İĞRENÇ SAVUNMA Onlarca ailenin, çocuklarıyla birlikte Rusya tarafından katledildiği tiyatroda, gösterime girecek oyunların biletlerinin satışına başlanırken, çocuklar için ise tatil etkinliklerinin planlandığı aktarıldı. Ayrıca, tiyatronun yeniden inşasında işçilerin, hayatını kaybeden Ukraynalı sivillerin çürümeye başlayan bedenlerinin kokusunu klor bazlı ağartma ile bastırdığı bildirildi. Rusya’nın kenti işgal etmesinin ardından Mariupol’ü terk etmek zorunda kalan Mariupol sakinleri ise, katliamdan yaklaşık 4 yıl sonra çocuk masallarının sahnelenmeye başladığı tiyatronun yeniden açılışını, “kemikler üzerine inşa edilen tiyatro” olarak nitelendirdi. Euromaidan Press gazetesinin 29 Aralık 2025 tarihinde gündeme taşıdığı haberine göre; tiyatronun Rusya tarafından atanan sözde müdürü İgor Solonin, Rusya’nın gerçekleştirdiği katliam sonrası tiyatronun yeniden faaliyete başlamasına tepki gösteren Ukraynalılara, “Berlin, Paris ve Varşova da (2. Dünya Savaşı’ndan sonra) başkalarının kemikleri üzerine inşa edilmemiş miydi?” şeklinde yanıt vererek, tiyatronun yeniden açılışının altında, Rusya’nın işlediği savaş suçlarını örtbas etme ve Ukrayna millî kimliğini silme hedeflerinin bulunduğunu doğrulamış oldu. RUSYA, MARİUPOL DRAMA TİYATROSU’NA NASIL SALDIRI DÜZENLEMİŞTİ? Şubat 2022 sonlarında, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından, şehirlerin ve kasabaların askerî saldırılara hedef olması sonucu siviller, evlerini terk etmeye başlamıştı. Donetsk bölgesinde yer alan, kuşatma altındaki Mariupol kentindeki Drama Tiyatrosu binası ise, çatışmalardan korunmaya çalışan siviller için güvenli bir sığınak hâline gelmişti. Mairupol sakinleri; sivil bir yapı olduğu, şehirdeki herhangi bir mevkiye nazaran çok daha açıkça anlaşılan binanın her iki tarafındaki avlulara, Kiril harfleriyle dev boyutlarda, Rusça “çocuklar” anlamına gelen “Дети” kelimesini yazmışlardı. Yazı, hem Rus pilotları tarafından hem de uydu görüntülerinde açıkça görülecek bir boyuttaydı. Alınan tüm önlemlere rağmen, 16 Mart 2022 tarihinde işgalci Rusya, sabah saatlerinde tiyatro binasına hava bombası attı. Atılan bombanın yol açtığı, binanın çatısının ve iki ana duvarının önemli bir kısmının çöktüğü patlamada, yaklaşık 600 sivil hayatını kaybetmişti.

Mariupol'daki Kanuni Sultan Süleyman Cami Rus işgali altında: Müslümanlar asimilasyona zorlanıyor Haber

Mariupol'daki Kanuni Sultan Süleyman Cami Rus işgali altında: Müslümanlar asimilasyona zorlanıyor

Rusya’nın Ukrayna'nın Mariupol kentini işgali sırasında ağır hasar alan Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan Cami'nin, yasal sahiplerinin izni olmadan Rusya yanlısı gruplar tarafından kontrol altına alındığı ve propaganda amacıyla kullanıldığı bildirildi. Caminin projelendirilmesi ve inşasında doğrudan rol alan ve caminin dernek başkanı olan Türk iş insanı İsmail Hacıoğlu, Ukrinform haber ajansına yaptığı açıklamada çarpıcı detaylar paylaştı. "SİVİLLER İÇERİDEYKEN KASTEN ATEŞ AÇILDI" İşgal sürecinde caminin kasten hedef alındığını belirten Hacıoğlu, saldırılar sırasında aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu yaklaşık 200 sivilin camiye sığındığını hatırlattı. Tahliye sürecine kadar sivillere Ukrayna güvenlik güçleri ve Müslüman cemaatinin gıda desteği sağladığını ifade eden Hacıoğlu, "Şehir düştükten sonra camiye bilerek ateş açıldı ve büyük hasar verildi." dedi. "YASAL SAHİBİ BİZİZ, YAPILANLAR HUKUKSUZ" Caminin 2001-2005 yılları arasında gönüllülerin, yerel yönetimin ve hayırseverlerin desteğiyle inşa edildiğini belirten Hacıoğlu, yapının özel mülk statüsünde olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: Cami, Türk-Ukrayna dostluğunu simgelemek amacıyla inşa edildi. Elimizde tüm hukuki belgeler mevcut. Şahsım, bu cemaati temsil etmeye yetkili tek yasal kişidir. Yasal sahiplerinin onayı olmadan gerçekleştirilen her türlü 'restorasyon' veya faaliyet uluslararası hukuka aykırıdır. ASİMİLASYON VE PROPAGANDA Hacıoğlu, caminin şu anki kullanım şeklinin yerel Müslüman halkı asimile etmeye yönelik geniş bir propaganda kampanyasının parçası olduğunu kaydetti. Rusya'dan gelen dini figürlerin katılımıyla camide videolar çekildiğini belirten Hacıoğlu, "Cami, işgali meşrulaştırmak için kullanılıyor. Şehirde kalan Müslümanlar, Rusya kontrolündeki dini yapılara katılmaya zorlanarak işgal sistemine entegre edilmeye çalışılıyor." ifadelerini kullandı. BİR DÖNEM ŞEHRİN SİMGESİYDİ 2007 yılında resmî açılışı yapılan cami,Mariupol'un en önemli kültürel simgelerinden biri haline gelmişti. Mart 2022'de Rus saldırılarının hedefi olan caminin bahçesinde, savaş sırasında hayatını kaybeden kent sakinlerinin geçici mezarlarının bulunduğu bildirilmişti.

İstanbul'da Ukrayna mitingi düzenlenecek Haber

İstanbul'da Ukrayna mitingi düzenlenecek

Ukrayna'nın İstanbul Başkonsolosluğu; Onur ve Özgürlük Günü, Semavi Yüz Kahramanları Kahramanlarını Anma Günü ile Holodomor Kurbanlarını Anma Günü vesilesiyle miting düzenleyecek. Türkiye'deki Ukrayna diasporasını, Ukrayna destekçilerini ve Ukrayna savunucularının yakınlarını bir araya getirecek miting, İstanbul Şişhane Meydanı'nda tertip edilecek. 22 Kasım 2025 tarihinde saat 15.00'te icra edilecek etkinlik, Holodomor kurbanları ile birlikte sürgün, işgal ve topyekûn savaştaki mücadeleyi konu alacak. Başkonsolosluk miting duyurusunda Mariupol Garnizaonu'nda esir düşen ve kaybolan Ukraynalı askerlerin yakınlarının da bulunacağını kaydetti. "MİTİNG, TÜRK TOPLUMUNA SESİMİZİ DUYURMAK, SAVUNUCULARIMIZI ANMAK VE ZAFER ÇAĞRISINDA BULUNMAK İÇİN BİR FIRSATTIR" Duyuruda şu ifadeler kullanıldı: "Holodomor, sürgünler ve savaş, saldırgan ülkenin yüzyıllardır Ukrayna halkını yok etmeye çalıştığı tek bir zincirin halkalarıdır. Atalarımız bununla mücadele etti, şimdi ise biz mücadele ediyoruz. Miting; Türk toplumuna sesimizi duyurmak, devletimizi savunanları anmak ve zafere kadar Ukrayna'ya destek verilmesi çağrısında bulunmak için bir fırsattır. Mitingde, Mariupol Garnizonu'nda esir düşmüş ve kaybolmuş savunucuların yakınları da bulunacak. Gelin, onları ve vatanımızı destekleyin! Yanınıza Ukrayna, Türkiye ve Kırım Tatar bayraklarını alın! Biz birlikte güçlüyüz!"

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.