SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mehmet Nuri Ersoy

QHA - Kırım Haber Ajansı - Mehmet Nuri Ersoy haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mehmet Nuri Ersoy haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

749. Türk Dil Bayramı ve Yunus Emre’yi Anma Etkinlikleri açış töreni yapıldı Haber

749. Türk Dil Bayramı ve Yunus Emre’yi Anma Etkinlikleri açış töreni yapıldı

“749. Türk Dil Bayramı ve Yunus Emre’yi Anma Etkinlikleri” kapsamında Karaman’da düzenlenecek program dizisinin açışı ve Karaman Kızıl Elma Türkçe Ödülleri Töreni, 12 Mayıs 2026 tarihinde Ankara’da yapıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığının himayesinde Türk Dil Kurumu (TDK) ile Karaman Valiliği, Karaman Belediyesi ve Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesinin iş birliğiyle düzenlenen program Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından program, Ankara Türk Dünyası Müzik ve Halk Dansları Topluluğu konseriyle devam etti. Türk dünyasının kadim ezgilerini ve kültürel zenginliğini sahneye taşıyan konser, davetliler tarafından ilgiyle takip edildi. TÜRKÇE BİR MEDENİYET YÜRÜŞÜNÜN SESİDİR Programda katılımcılara hitap eden Türkiye Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Karamanoğlu Mehmet Bey’in Türkçeyi devlet dili ilan eden fermanının 749. yıl dönümünün önemine dikkat çekti. Türkçenin milletin hafızasını, kültürünü ve medeniyet birikimini taşıyan en güçlü değerlerden biri olduğunu vurgulayan Bakan Ersoy, “Türkçe, uçsuz bucaksız Türkistan topraklarından Anadolu’ya ve gönül coğrafyamızın en uzak köşelerine kadar uzanan, tarihle yaşıt bir medeniyet yürüyüşünün sesidir.” dedi. Mustafa Kemal Atatürk’ün “Türk dili dillerin en zenginlerindendir, yeter ki bu dil şuurla işlensin.” sözünü hatırlatan Ersoy, Kâşgarlı Mahmud’dan Yunus Emre’ye, Karacaoğlan’dan Âşık Veysel’e uzanan köklü kültürel mirasın Türkçeyi yaşattığını belirtti. “TÜRKÇE EVRENSEL GÖNÜL DİLİ” Türk Dil Kurumu (TDK) Başkanı Prof. Dr. Osman Mert, etkinliklerin manevi boyutunu oluşturan Yunus Emre’yi Anma Programları kapsamında Türkçenin nezaketini, inceliğini ve gönül dili olma vasfını ön plana çıkaracaklarını belirtti. “Bizim Yunus”un, Türkçeyi insanları birleştiren evrensel bir gönül dili hâline getirdiğini aktaran Mert, Karaman’da düzenlenecek şiir dinletileri ve belgesel gösterimleriyle Yunus Emre’nin manevi mirasının yaşatılacağını söyledi. KARAMAN KIZIL ELMA TÜRKÇE ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNE TAKDİM EDİLDİ Program kapsamında “Karaman Kızıl Elma Türkçe Ödülleri” de sahiplerini buldu. Türkçenin doğru, etkili ve yaygın kullanımına katkı sağlayan kurumlara verilen ödüller çerçevesinde TRT Avaz, Yunus Emre Enstitüsü ve Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) ödüle layık görüldü. Ödüller, Bakan Ersoy tarafından sahiplerine takdim edildi.

2026 Türk Dünyası Kültür Başkenti Andican, Ankara’da tanıtıldı Haber

2026 Türk Dünyası Kültür Başkenti Andican, Ankara’da tanıtıldı

Özbekistan’ın 2026 yılı Türk Dünyası Kültür Başkenti ilan edilen Andican şehri, Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) ev sahipliğinde Ankara’da düzenlenen programla uluslararası katılımcılara tanıtıldı. Siyasi isimler, diplomatlar, akademisyenler ve sanatçıların katıldığı tören, Türk dünyasının birliğini simgeleyen bir şölene dönüştü. Fotoğraf: İrem Kaya/QHA Ankara Program kapsamında Andican’ın tarihi ve kültürel değerlerini yansıtan fotoğraf ve geleneksel el sanatları sergileri açıldı. Fotoğraf: İrem Kaya/QHA Ankara Törende yapılan konuşmalarda Andican’ın Türk medeniyetindeki tarihi önemi ve 2026 yılı boyunca şehirde gerçekleştirilecek kültürel faaliyetler vurgulandı. Fotoğraf: İrem Kaya/QHA Ankara BAKAN ERSOY: TÜRK DÜNYASI OLARAK BİRLİĞİMİZ DAİMA GÜÇLÜ OLMALI Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, törenin açılış konuşmasında dijital dünyada "popüler kültür" adı altında maruz kalınan kültürel yozlaşmaya dikkat çekterek şunları söyledi: Türk dünyası olarak birliğimiz daima güçlü olmalı. Eskiden bize kim olduğumuzu unutturmak, Türk milletinin dallarını gövde ve köklerinden koparmak için zorla, zulümle yapılanlar bugün popüler kültür adı altında, özellikle sosyal medya ve dijital dünya üzerinden maruz kaldığımız içeriklerle yapılmaktadır. Dijitalleşen dünya ve teknoloji kullanımıyla hayatımızın olağan akışına her gün, her an dahil ettiğimiz sayısız söylem, görsel ve işitsel yapımlar, gönüllü kültürel yozlaşmayı beraberinde getirmektedir. Dolayısıyla bizler toplumlarımızın, özellikle çocuk ve gençlerimizin bu noktada bilinçlenmesini, öz kimliklerini öğrenmelerini ve sahiplenmelerini sağlamakla mükellefiz. Bakan Ersoy, Türksoy’un 33 yıldır bu mücadeleyi kararlılıkla sürdürdüğünü belirterek, “Andican, bu anlamda sadece bir kültür başkenti değil, aynı zamanda büyük düşünürlerin, Çolpan gibi şehit edilen fikir adamlarının yurdudur. Onların ‘birleşme zamanı geldi’ çağrısı bugün bizlere yol gösteriyor.” dedi. Bakan Ersoy ayrıca Ankara’nın da 2026 Türk Dünyası Turizm Başkenti ilan edildiğini hatırlatarak iki başkentin aynı yılda buluşmasının anlamlı olduğunu vurguladı. Fotoğraf: İrem Kaya/QHA Ankara SULTAN RAEV: YOLUMUZ AÇIK, BİRLİĞİMİZ DAİM OLSUN TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev konuşmasında, Andican’ın 2026 Türk Dünyası Kültür Başkenti olarak ilan edilmesinin yalnızca bir ünvan değil, ortak hafızayı ve kültürel bağı güçlendiren tarihî bir adım olduğunu vurguladı. Yalnızca bir etkinlik vesilesiyle değil, kadim bir şehrin yeni bir kültür yolculuğuna çıkışına tanıklık etmek üzere bir araya geldiklerini belirten Raev, Andican için “2026 yılının meşalesini hep birlikte yakıyoruz” ifadelerini kullandı. Özbekistan’da son yıllarda yaşanan dönüşüme de dikkat çeken Raev, Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev liderliğinde gerçekleştirilen reformların tüm ülkeye yayıldığını, “özellikle Andican’da sanayi, girişimcilik ve tarımın yanı sıra kültür ve sanat alanında da büyük bir yükselişin gözlemlendiğini” söyledi. Andican’ın tarihî ve kültürel önemine işaret eden Raev, Babürnâme’den bir alıntıyı hatırlatarak, “Şehir ve pazarında Türkçe bilmeyen kimse yoktur” sözleriyle şehrin köklü Türk kimliğine vurgu yaptı. Andican’ın yalnızca bir şehir değil, aynı zamanda Türk dünyasının köklü hafızasını taşıyan bir merkez olduğuna dikkati çeken Raev, buranın “Fergana Vadisi’nin incisi” olduğunu dile getirdi. 2026 yılı boyunca Andican’ın “Türk dünyasının kalbinin attığı yer” olacağını belirten Raev, bu süreçte düzenlenecek etkinliklerin kardeş halklar arasındaki bağı daha da pekiştireceğini vurgulayarak, “Yolumuz açık, birliğimiz daim olsun” dedi. Fotoğraf: İrem Kaya/QHA Ankara BÜYÜKELÇİ HAYDAROV: ANDİCAN TÜM TÜRK DÜNYASI İÇİN ŞEREFTİR Özbekistan'ın Ankara Büyükelçisi İlhom Haydarov, Andican’ın 2026 Türk Dünyası Kültür Başkenti ilan edilmesinin sadece Özbekistan için değil, tüm Türk dünyası için bir şeref ve sevinç vesilesi olduğunu belirtti. Büyükelçi, “Bu topraklar bilim, edebiyat ve sanat alanında büyük şahsiyetler yetiştirmiştir. Depremden sonra Hatay’da inşa edilen Özbekistan Mahallesi’nde yaşayan kardeşlerimizi Andican’da ağırladık. 2026’da düzenlenecek festivallerde tüm Türk kardeşlerimizi bekliyoruz.” dedi. Fotoğraf: İrem Kaya/QHA Ankara ANDİCAN VALİ YARDIMCISI HOLMİRZAEV: ANDİCAN’IN TÜRK DÜNYASI KÜLTÜR BAŞKENTİ İLAN EDİLMESİNDEN GURUR DUYUYORUZ Andican Vali Yardımcısı Elyorbek Holmirzaev, şehrinin en az 3 bin yıllık bir tarihe sahip olduğunu vurgulayarak, “Kadim medeniyetlerin meskeni olan Andican’ın Türk Dünyası Kültür Başkenti ilan edilmesinden büyük gurur duyuyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Şevket Mirziyoyev’in dediği gibi Andican halkı çalışkan, samimi ve üstün misafirperverlik sahibidir. Kültür başkenti programlarıyla şehrimizin değerlerini tüm dünyaya tanıtacağız” ifadelerini kullandı. Fotoğraf: İrem Kaya/QHA Ankara KÜRŞAD ZORLU: TÜRK DÜNYASINDA İŞ BİRLİĞİNİ DERİNLEŞTİRİYORUZ Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Genel Başkan Yardımcısı, Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı ve Ankara Milletvekili Prof. Dr. Kürşad Zorlu, Andican denince akla gelen ilk ismin Babür Şah olduğunu belirtti. Zorlu, “Babür, Türk diline olan sevgisi ve hatta aşkıyla, dönemindeki farklı akımlara rağmen Türkçe ile eserler yazılmasını teşvik etti. Bugün ortak alfabe ve iletişim çalışmalarımızla Türk dünyasında iş birliğini derinleştiriyoruz. Geçtiğimiz yıl Özbekistan’ın ev sahipliğinde UNESCO’da 15 Aralık 'Dünya Türk Dili Ailesi Günü' ilan edildi. Bu adımlar ortak geleceğimizin teminatıdır.” dedi. Zorlu ayrıca, Türkiye ile Özbekistan arasındaki dış ticaret hacminin 3 milyar doları aştığını, liderlerin 5 milyar dolarlık hedefine ulaşılabilir olduğunu söyledi. Fotoğraf: İrem Kaya/QHA Ankara İLYAS TOPSAKAL: ANDİCAN, BATIDAKİ TÜRKLER İÇİN BİR AYNA Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Türk Dünyası ve Uluslararası İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Prof. Dr. İlyas Topsakal, Fergana Vadisi’nin Türk tarihindeki yerine dikkat çekerek, “Andican’ın Türk Dünyası Kültür Başkenti olarak seçilmesi, özellikle batıdaki Türklerin Fergana Vadisi’ni tanıması, kendi tarihini ve köklerini daha yakından anlaması açısından büyük önem taşımaktadır. Fergana’dan Taşkent’e, Semerkant’tan Buhara’ya uzanan bu coğrafyada, atalarımızdan miras kalan kültürü her sokakta, her yapıda ve her insanda hissedersiniz. Bu yönüyle Andican, Türk dünyasının ortak hafızasını canlı tutan çok kıymetli bir merkezdir.” sözleriyle Andican’da yapılacak olan kültür faaliyetlerinin önemine dikkat çekti. Fotoğraf: İrem Kaya/QHA Ankara HEDİYE TAKDİMLERİ VE KONSER Konuşmaların ardından protokol üyeleri arasında karşılıklı hediye takdimleri gerçekleştirildi. Türksoy Genel Sekreteri Sultan Raev ve Andican Vali Yardımcısı Elyorbek Holmirzaev, Bakan Mehmet Nuri Ersoy’a ve diğer protokol üyelerine Andican’a özgü geleneksel hediyeler sundu. Fotoğraf: İrem Kaya/QHA Ankara Daha sonra katılımcılar, Andican’ın zengin kültürel dokusunu yansıtan geleneksel el sanatları ve fotoğraf sergisini gezmek üzere giriş katına davet edildi. Sergide, Andican’a özgü işlemeler, bakır işlemeciliği, seramikler ve Babür dönemine ait fotoğraflar büyük ilgi gördü. Fotoğraf: İrem Kaya/QHA Ankara Programın sonunda Türksoy Genel Sekreterliğinin ön bahçesinde Andican’dan gelen sanatçıların muhteşem bir konseri düzenlendi. Geleneksel Özbek türküleri ve Türk dünyasının ortak ezgileri davetlilere duygu dolu anlar yaşattı. Ardından Özbek pilavı ikramı yapıldı. Fotoğraf: İrem Kaya/QHA Ankara 2026 yılı boyunca Türk Dünyası Kültür Başkenti Andican’da çok sayıda festival, kongre ve kültürel etkinlik düzenlenecek.

Cumhuriyet tarihinde bir ilk: Türkiye'nin turizm geliri 65,2 milyar dolarla rekor kırdı Haber

Cumhuriyet tarihinde bir ilk: Türkiye'nin turizm geliri 65,2 milyar dolarla rekor kırdı

Türkiye turizminde uzun süredir beklenen büyük eşik aşıldı. 2025 yılı verileri hem gelirde hem ziyaretçi sayısında Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyelerine ulaşıldığını ortaya koydu. Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında 2025 yılının dördüncü çeyrek verilerini kamuoyuyla paylaştı. Bakan Ersoy, Türkiye’nin 2025 yılı turizm gelirini 65 milyar 231 milyon dolar olarak açıklarken 2026 yılında 68 milyar dolar gelir hedeflendiğini duyurdu. Ersoy, konuşmasında Türkiye'nin geçtiğimiz yıl 64 milyon ziyaretçi ağırladını söyledi. Bakan Ersoy'un açıkladığı tablo, Türk turizminin artık yalnızca bölgesel değil, küresel ölçekte bir güç haline geldiğini ortaya koydu ve sektörün de yılı tarihî bir rekorla kapattığını gösterdi. Sektörle 2026 yılında yapılan ilk buluşma olma özelliğini taşıyan toplantıda Ersoy, hem geride kalan yılın değerlendirmesini yaptı hem de Türkiye’nin turizm vizyonunun geldiği noktayı kapsamlı şekilde ortaya koydu. TÜRKİYE ARTIK KRİZLERİ YÖNETME TECRÜBESİ KAZANDI Bakan Ersoy, küresel ölçekte ekonomik ve siyasi belirsizliklerin yaşandığı bir dönemde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin yoluna kararlılıkla devam ettiğini söyledi. Dünyada 24 saat içinde bile dengelerin değişebildiğine dikkati çeken Ersoy, Türkiye’nin artık krizleri yönetme konusunda güçlü bir refleks ve ciddi bir tecrübe kazandığını ifade etti. “TÜRKİYE KÜRESEL TURİZMİN EN ÜST LİGİNDE” Bakan Ersoy, Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü verilerine göre, Türkiye’nin 2017 yılında dünyada en çok turist ağırlayan ülkeler sıralamasında 8’inci sıradayken 2024 itibarıyla 4’üncü sıraya yükseldiğini hatırlattı. Turizm gelirlerinde ise 2017’de 15’inci sırada olan Türkiye'nin 2024 yılında 7’nci sıraya çıktığını belirtti. Bu tablonun, Türkiye’nin artık turizmde küresel bir oyuncu haline geldiğinin açık göstergesi olduğunu vurgulayan Ersoy, göreve geldikleri günden bu yana turizm vizyonunu ülkenin tüm potansiyelini kapsayacak şekilde yeniden kurguladıklarını söyledi. Deniz-kum turizminin ötesine geçildiğini belirten Ersoy; kültür ve inanç turizmi, doğa ve ekoturizm, arkeoloji, sağlık ve termal, gastronomi, kongre-fuar, kruvaziyer ve kış turizmi gibi birçok alanda çeşitliliğin katlanarak arttığını ifade etti. “GELECEĞE MİRAS” VE TANITIM HAMLESİ Bakan Ersoy, “Geleceğe Miras” vizyonu ve Gece Müzeciliği uygulamalarının dünyada yalnızca sayılı ülkelerin başarabildiği işler arasında yer aldığını, Türkiye’nin ise bu alanda en başarılı örneklerden biri haline geldiğini söyledi. Tanıtım stratejisinde kullanılan “mini dizi” modelinin de küresel ölçekte büyük başarı yakaladığını belirten Ersoy, "An Istanbul Story" dizisinin tek bir bölümünün 32 milyon izlenmeye ulaştığını, en düşük izlenen içeriğin bile 10 milyon görüntülenme aldığını vurguladı. Bakan Ersoy, turizmde elde edilen bu başarının arkasında büyük bir emek ve yoğun bir ekip çalışması olduğunu belirterek sektör temsilcilerinden tur operatörlerine, rehberlerden otel çalışanlarına kadar herkese teşekkür etti. Ersoy, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının (TGA) bu başarıdaki rolüne de konuşmasında özel bir vurgu yaptı. TURİZM GELİRİ 65,2 MİLYAR DOLARA ÇIKTI Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, konuşmasında bir sunum yaparak turizmde ulaşılan noktayı tüm ayrıntılarıyla anlattı. Rakamlara yansıyan başarıyı net biçimde ortaya koyan sunumda paylaşılan verilere göre Türkiye’nin turizm geliri 2025 yılında 65 milyar 231 milyon dolar oldu. Bu rakam, 2024 yılına göre yüzde 6,8 artış anlamına gelirken 2017 yılına kıyasla artış oranı yüzde 109 olarak gerçekleşti. Turizm geliri 2017'de 31,254 milyar dolardan 2024’te 61,103 milyar dolara, 2025’te ise 65,231 milyar dolara yükseldi. Böylece Türkiye, turizm gelirinde tarihinin en yüksek seviyesini yakalamış oldu. Bakan Ersoy'un 2025 yılı için “Turizmde Yeni Rekorlar” başlığı altında ekrana yansıttığı tabloda geçtiğimiz senenin 64 milyon ziyaretçi ve 65,2 milyar dolar gelir ile tamamlandığı vurgulandı. ZİYARETÇİ SAYISI 64 MİLYONA DAYANDI Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un aktardığı verilere göre, Türkiye’yi 2025 yılında ziyaret eden toplam ziyaretçi sayısı 63 milyon 941 bin olarak kaydedildi. Bu rakam, 2024 yılına göre yüzde 2,7, 2017 yılına göre ise yüzde 68 artış olarak kayda geçti. Ziyaretçi sayısı 2017’de 37 milyon 970 binden, 2024'te 62 milyon 270 bine, 2025 yılında ise 63 milyon 941 bine yükseldi. Türkiye’ye 2025 yılında en çok ziyaretçi gönderen ilk üç ülke ise 6,90 milyon ile Rusya Federasyonu, 6,75 milyon ile Almanya, 4,27 milyon ile Birleşik Krallık oldu. KİŞİ BAŞI HARCAMA 100 DOLARA ÇIKTI Kişi başı gecelik ortalama harcama ise 2025 yılında tüm ziyaretçiler için 100 dolar seviyesine ulaştı. Bu rakam 2024’te 96,5 dolar, 2017’de de 73,8 dolardı. Sunumdaki ayrıntılı dağılıma göre; yabancı ziyaretçilerin kişi başı gecelik harcaması 114 dolar, yurt dışı yerleşik vatandaşların kişi başı gecelik harcaması 64,4 dolar, tüm ziyaretçiler ortalaması ise 100 dolar oldu. Bu kalemde 2017-2025 döneminde artış oranı yabancı ziyaretçilerde yüzde 38, tüm ziyaretçilerde yüzde 36 olarak gerçekleşti. Türkiye’de 2025 yılında turistlerin ortalama kalış süresi de 10,7 gece olarak gerçekleşti. 2026 HEDEFİ: 68 MİLYAR DOLAR Bakan Ersoy'un toplantıda paylaştığı hedeflere göre, Türkiye'nin 2026 yılı turizm geliri 68 milyar dolar seviyesinde bekleniyor. Hem ana pazarlarda hem de uzak pazarlarda çift haneli büyüme beklentisinin vurgulandığı toplantıda, 2025 yılının hem toplam gelir hem kişi başı harcama hem de toplam ziyaretçi sayısı açısından Türkiye turizm tarihinin en yüksek seviyelerinin görüldüğü yıl olarak kayıtlara geçtiği ortaya çıktı.

"2025 Türk Diline Hizmet Ödülleri" sahiplerini buldu Haber

"2025 Türk Diline Hizmet Ödülleri" sahiplerini buldu

Türk Dil Kurumu (TDK) tarafından tertip edilen "2025 Türk Diline Hizmet Ödülleri Töreni", Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunun Atatürk Konferans Salonu'nda düzenlendi. Program, Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi Öğretim Görevlisi Devrim Aycan yönetimindeki "Azerbaycan Mugam Geleneği Temsilcileri Topluluğu" ve "Türk Eli Topluluğu"nun konseriyle başladı. “TÜRKÇEYE GÖSTERDİĞİMİZ ÖZEN KİMLİĞİMİZE GÖSTERDİĞİMİZ ÖZENDİR” Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkçeye harcanan her emeğin, milletin yarınlarına bırakılan en kıymetli miraslardan biri olduğunu, dile hizmetin çoğu zaman görünmeyen, değeri ölçülemeyen bir emek olduğunu söyledi. Türk dilinin Kaşgarlı Mahmud'dan Yunus Emre'ye, Ali Şîr Nevaî'den pek çok bilgeye uzanan kadim bir yolculukla bugüne ulaştığını anımsatan Ersoy, TDK’nın Cumhuriyet'in Kurucusu Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün öncülüğünde, Türkçenin sadeleşmesi ve bilimsel gelişimi için tarihi bir rol üstlendiğini ifade etti. Ersoy, Türkçeye gösterilen özenin kültüre ve geleceğe sahip çıkmak anlamına geldiğini belirterek, bu mirası geleceğe taşıma sorumluluğunun toplumun tüm kesimlerine ait olduğunu vurguladı. Ersoy, öğretmenlerden yazarlara, akademisyenlerden araştırmacılara ve dili özenle kullanan her bireye önemli görevler düştüğünü ifade ederek, “Türkçeye gösterdiğimiz özen, aslında kimliğimize, kültürümüze ve geleceğimize gösterdiğimiz özendir.” dedi. Bu yıl “Türk Diline Hizmet Ödülü”ne layık görülen isimlerin, dilin farklı alanlarına sundukları özgün katkılarla öne çıktığını belirten Ersoy, ödül alanları tebrik ederek Türkçeye yönelik özverili çalışmaları dolayısıyla teşekkürlerini iletti. “DÜNYA TÜRK DİLİ AİLESİ GÜNÜ” Ersoy, UNESCO’nun 15 Aralık tarihini “Dünya Türk Dili Ailesi Günü” olarak ilan etmesini, Türk dili açısından tarihi bir gelişme olarak değerlendirdi. Bu kararın, Türk dilinin ve Türk dillerinin ortak bir kültürel miras olarak uluslararası düzeyde kabul gördüğünü ortaya koyduğunu belirten Ersoy, sürecin Türkiye Cumhuriyeti ile diğer Türk devletlerinin ortak iradesiyle yürütülen güçlü bir diplomatik başarı olduğunu vurguladı. Türk dillerinin kadim medeniyetin temel unsurlarından biri olduğunun artık dünya tarafından da resmî biçimde teyit edildiğini ifade eden Ersoy, UNESCO’nun bu kararla 1893 yılında Orhun Yazıtlarını bilim dünyasına kazandıran Vilhelm Thomsen’in keşfine atıfla 15 Aralık tarihine özel bir anlam yüklediğini dile getirdi. Ersoy, bu tarihin Türkçenin köklü geçmişinin ve tarihsel sürekliliğinin sembolü olduğuna dikkat çekerek, kararın Türk dünyasının kadim kültür merkezlerinden Semerkant’ta açıklanmasının da kültürel bütünlükle uyumlu güçlü bir mesaj taşıdığını söyledi. “BİR VEFA ÖDÜLÜ” TDK Prof. Dr. Osman Mert, her yıl verilen Türk Diline Hizmet Ödülleri’nin sadece bir teşekkür niteliğinde olmadığını, aynı zamanda bir vefa ödülü olarak değerlendirildiğini vurguladı. Mert, ödül alan isimlerin yalnızca akademik başarı elde etmekle kalmayıp, Türkçeyi her ortamda yaşatmak için emek verdiklerini ve ülkenin kültür kalelerinde birer muhabbet ve irfan neferi olarak öne çıktıklarını ifade etti. “Türk Dil Kurumu, bilimi, sanatı, teknolojiyi ve dili hayatın her alanında hâkim kılma kararlılığını sürdürürken, bu kıymetli isimler en güçlü destekçilerimiz oldu. Bugün gerçekleştirdiğimiz bu tören, kurumumuzun kararlılığının ve vefa anlayışının doğal bir sonucudur.” diyen Mert, kurumun bu anlayışını sürdürdüğünü belirtti. Ayrıca Mert, TDK’nin bugün 4. Uluslararası Ad Bilimi Bilgi Şöleni’ne de ev sahipliği yaptığını ve yurt içi ile yurt dışından ad bilimi alanında çalışan çok değerli akademisyenleri ağırladıklarını söyledi. 16 oturumda sunulacak 68 bildiriyle 634 araştırmacıyı bir araya getirdiklerini aktaran Mert, ad bilimi alanındaki tartışmaların kültür ve hafızanın hareket alanlarını derinlemesine inceleyeceğine inandığını dile getirdi. "2025 TÜRK DİLİNE HİZMET ÖDÜLLERİ" Konuşmaların ardından Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, "2025 Türk Diline Hizmet Ödülleri"ne layık görülenlere plaketlerini takdim etti. Türkçenin doğru ve anlaşılır biçimde geniş kitlelere ulaştırılmasındaki uzun soluklu başarısı dolayısıyla TRT Türkiye'nin Sesi Radyosu ödüle layık görüldü. Ödülü Türkiye'nin Sesi Radyosu adına TRT Dış Yayınlar Dairesi Başkanı Onur Çekici aldı. Dili estetik ve duru bir anlatımla topluma aktaran çalışmaları nedeniyle Başspiker Şener Mete, Türk dili araştırmalarına uluslararası düzeyde önemli katkılar sağlayan Prof. Dr. Ergin Jable, Türk lehçeleri, dil tarihi ve karşılaştırmalı dil çalışmaları alanında öncü çalışmalara imza atan Prof. Dr. Henrık Jankowski, terminoloji alanındaki öncü çalışmalarıyla Türkçenin bilim dili kimliğine yön veren Prof. Dr. Aydın Köksal, Türkçenin dijitalleşmesi, ses teknolojileri ve dil verilerinin işlenmesine yönelik birikiminin yanı sıra TÜBA Mühendislik Terimleri Sözlüğünün editörü olarak terminoloji alanına özel katkılar sunan Prof. Dr. Bülent Sankur ile halk bilimi, kültür tarihi ve edebiyat araştırmalarıyla Türkçenin kültürel zenginliğine önemli izler sunan Prof. Dr. Hacı Ömer Karpuz "2025 Yılı Türk Diline Hizmet Ödülü"nü almaya değer görüldü.

Türk sinema tarihinde önemli keşif: “Zafer Yollarında” filminin görüntüleri bulundu Haber

Türk sinema tarihinde önemli keşif: “Zafer Yollarında” filminin görüntüleri bulundu

Türk sinema tarihine ışık tutacak nitelikte bir bulguya ulaşıldı. Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy 10 Ekim 2025 tarihinde yaptığı açıklamada, arşiv çalışmaları kapsamında uzun yıllardır kayıp olduğu düşünülen “Zafer Yollarında” filmine ait görüntülerin tespit edildiğini duyurdu. Ersoy, “Yapılan incelemelerde, bu tarihî yapımın yönetmeninin sanıldığı gibi Fuat Uzkınay değil, sinema ve tiyatromuzun önemli yönetmenlerinden Muhsin Ertuğrul olduğu ortaya çıktı.” dedi. İLK YENİDEN CANLANDIRMA ÖRNEĞİ Türk sinema tarihinin ilk yeniden canlandırma filmi olarak bilinen “Zafer Yollarında”, Kurtuluş Savaşı’nın destanını beyazperdeye taşımıştı. Filmde, Kurtuluş Savaşı kahramanlarından Fahrettin Altay Paşa kendisini canlandırıyor. Ersoy ayrıca “Gelecek kuşaklara aktarma sorumluluğuyla kültürel mirasımızı korumaya devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı. ???? Türk sinema tarihine ışık tutan önemli bir bulguya ulaştık. Arşiv çalışmalarımız kapsamında, uzun yıllardır kayıp olduğu düşünülen “Zafer Yollarında” filmine ait görüntüler tespit edildi. Yapılan incelemelerde, bu tarihî yapımın yönetmeninin sanıldığı gibi Fuat Uzkınay değil,… pic.twitter.com/UCojXKAmd6 — Mehmet Nuri Ersoy (@MehmetNuriErsoy) October 10, 2025 BAKANLIK, DİJİTALLEŞTİRME VE BELGELEME ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRÜYOR Cumhuriyet'in ilk yıllarında, Kemal Film tarafından çekilen "Zafer Yollarında", Fahrettin Altay komutasındaki süvari kolordusunun Büyük Taarruz'un başlangıcından Yunan kuvvetlerinin denize dökülmesine kadar süren harekatını konu alan yapım olarak biliniyor. Osmanlı Türkçesiyle yazılmış geçiş metinleri ve orijinal jeneriği korunan filmde, yönetmenlik koltuğunda Türk sinema ve tiyatrosunun duayen ismi Muhsin Ertuğrul'un yer aldığı tespiti, erken dönem Türk sineması için büyük önem taşıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türk sinemasının belleğini oluşturan bu tür nadide eserleri korumak, restore etmek ve gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla yürüttüğü dijitalleştirme ve belgeleme çalışmalarını sürdürüyor. İLK DEFA TELEVİZYONDA TRT 2'den yapılan açıklamada, "Zafer Yollarında" isimli filmin ilk kez televizyonda gösterileceği duyuruldu. Film, 10 Ekim 2025 tarihinde saat 19.30'da TRT 2 ekranlarında izleyiciyle buluşacak.

Karahantepe’de bir ilk: 12 bin yıllık insan yüzlü T biçimli dikilitaş bulundu! Haber

Karahantepe’de bir ilk: 12 bin yıllık insan yüzlü T biçimli dikilitaş bulundu!

Şanlıurfa'da bulunan KarahanTepe arkeolojik sit alanında devam eden Taş Tepeler Projesi kapsamında yürütülen kazılarda, ilk kez insan yüzü betimli bir T biçimli dikilitaş gün yüzüne çıkarıldı. Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Daha önceki örneklerde insanı temsil ettiği düşünülen dikilitaşlar, bu keşifle birlikte anlamını derinleştirdi. Karahantepe’de bulunan bu eser, Neolitik çağ insanının kendini T biçimli sütuna işlediği ilk örnek olarak insanlık tarihine ışık tutuyor.” ifadelerini kullandı. 12 BİN YIL ÖNCESİNDEN BUGÜNE Açıklamada, keşfedilen yüzün, keskin yüz hatları, derin göz çukurları ve belirgin burnu ile Neolitik çağ insanının kendini T biçimli sütuna işlediği bilinen ilk örnek olarak 12 bin yıl öncesinden bugüne uzanan bir bakışı taşıdığı belirtildi. Ayrıca Ersoy, “Anadolu’nun kadim topraklarında her keşif, ortak geçmişimizi biraz daha görünür kılıyor. Bu mirası korumaya, anlamaya ve dünyayla paylaşmaya devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı. ????Karahantepe — Tarihte bir ilk! Taş Tepeler Projemiz kapsamında yürütülen kazılarda, ilk kez insan yüzü betimli bir T biçimli dikilitaş gün yüzüne çıkarıldı! Daha önceki örneklerde insanı temsil ettiği düşünülen dikilitaşlar, bu keşifle birlikte anlamını derinleştirdi.… pic.twitter.com/TxUgbcnkwc — Mehmet Nuri Ersoy (@MehmetNuriErsoy) October 6, 2025

Türkiye ve Özbekistan arasında turizm iş birliği anlaşması imzalandı Haber

Türkiye ve Özbekistan arasında turizm iş birliği anlaşması imzalandı

Türkiye ve Özbekistan arasında turizm alanındaki iş birliğinin geliştirilmesi amacıyla niyet protokolü ve eylem planı imzalandı. 26 Şubat 2025 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Özbekistan Cumhuriyeti Ekoloji, Çevre Koruma ve İklim Değişikliği Bakanı Aziz Abduhakimov, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Opera Binası’nda bir araya geldi. Mevkidaşların ikili görüşmesinin ardından, "Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Özbekistan Cumhuriyeti Ekoloji, Çevre Koruma ve İklim Değişikliği Bakanlığı Arasında Turizm Alanında Niyet Protokolü ve Eylem Planı" imza töreni gerçekleştirildi. Ersoy, imza töreninde yaptığı açıklamada, devraldıkları kardeşlik mirasını her geçen gün daha da geliştirdiklerini ve Özbekistan'ın sahip olduğu tarihî ve kültürel zenginliklerle dünyadaki en önemli turizm noktalarından biri olduğunu belirtti. Ersoy ayrıca, Özbekistan'ın Semerkant, Buhara ve Hive gibi eşsiz şehirlerinin, sadece Orta Asya'nın değil tüm dünyanın kültürel mirasında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi ve Özbek mutfağının, geleneksel el sanatlarının ve misafirperverliğinin turizm açısından sunduğu benzersiz deneyimlerin, Özbekistan'ın turizm pazarındaki yerini sağlamlaştırdığını vurguladı. Ersoy, 2025 yılının haziran ayında “Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi” vesilesiyle turizm alanında "Niyet Beyanı"nı imzaladıklarını hatırlatarak, iki ülke arasında turizm iş birliklerini artırmayı ve ortak projeler geliştirmeyi hedeflediklerini belirtti. İKİ ÜLKE ARASINDAKİ UÇUŞ SEFERLERİ ARTACAK Aynı zamanda Ersoy, iki ülke arasındaki hava trafiğinde son zamanlarda çok ciddi artış gözlendiğini kaydetti ve “İlerleyen süreçte iki ülkenin katkılarıyla bu artışın devamlılığını sağlamayı hedefliyoruz. Mutabık kaldığımız üzere farklı şehirlerden hedef destinasyonlara uçak sayısını artıracağız ve yeni destinasyonları da uçuş planlarına dâhil edeceğiz. Sadece bayrak taşıyıcıların değil karşılıklı olarak dolmuş uçak uçaklarının da uçmasını özendireceğiz.” ifadelerini kullandı. HEDEFTE 1 MİLYON KİŞİ VAR Bakan Abduhakimov ise, Türkiye ile Özbekistan arasındaki kardeşlik bağlarının çok eskiye dayandığını dile getirdi ve turizmin de iki ülkenin ortak noktaları arasında yer aldığını kaydetti. Ayrıca Türkiye'nin farklı noktalarının turizm açısından nadide ve güzel olduğunu söyleyen Abduhakimov, Türkiye'nin turizm alanındaki gelişmişliğini yakından takip ettiklerini ve bu durumun Özbekistan turizmine de katkıda bulunacağına inandıklarını söyledi. Hâlihazırda Özbekistan'dan Türkiye'ye 250 bini aşkın, Türkiye'den de Özbekistan'a 150 bini aşkın turist gelmekte olduğunu kaydeden Abduhakimov, “Bu da bizim potansiyelimizin ne kadar yüksek olduğunu ve yükseltilebileceğini gösteriyor. Buna istinaden, Türkiye'den Özbekistan'ı 1 milyon, Özbekistan'dan da Türkiye'yi 1 milyon kişinin ziyaret etmesi hedefine uygun çalışacağımız konusunda da anlaşmaya vardık. Bu rakamlara ulaşırsak kültürel birliğimizi de pekiştirmiş oluruz" şeklinde konuştu. İki bakan, konuşmaların ardından niyet protokolü ve eylem planını imzaladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.