SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mehmet Nuri Ersoy

QHA - Kırım Haber Ajansı - Mehmet Nuri Ersoy haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mehmet Nuri Ersoy haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Cumhuriyet tarihinde bir ilk: Türkiye'nin turizm geliri 65,2 milyar dolarla rekor kırdı Haber

Cumhuriyet tarihinde bir ilk: Türkiye'nin turizm geliri 65,2 milyar dolarla rekor kırdı

Türkiye turizminde uzun süredir beklenen büyük eşik aşıldı. 2025 yılı verileri hem gelirde hem ziyaretçi sayısında Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyelerine ulaşıldığını ortaya koydu. Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında 2025 yılının dördüncü çeyrek verilerini kamuoyuyla paylaştı. Bakan Ersoy, Türkiye’nin 2025 yılı turizm gelirini 65 milyar 231 milyon dolar olarak açıklarken 2026 yılında 68 milyar dolar gelir hedeflendiğini duyurdu. Ersoy, konuşmasında Türkiye'nin geçtiğimiz yıl 64 milyon ziyaretçi ağırladını söyledi. Bakan Ersoy'un açıkladığı tablo, Türk turizminin artık yalnızca bölgesel değil, küresel ölçekte bir güç haline geldiğini ortaya koydu ve sektörün de yılı tarihî bir rekorla kapattığını gösterdi. Sektörle 2026 yılında yapılan ilk buluşma olma özelliğini taşıyan toplantıda Ersoy, hem geride kalan yılın değerlendirmesini yaptı hem de Türkiye’nin turizm vizyonunun geldiği noktayı kapsamlı şekilde ortaya koydu. TÜRKİYE ARTIK KRİZLERİ YÖNETME TECRÜBESİ KAZANDI Bakan Ersoy, küresel ölçekte ekonomik ve siyasi belirsizliklerin yaşandığı bir dönemde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin yoluna kararlılıkla devam ettiğini söyledi. Dünyada 24 saat içinde bile dengelerin değişebildiğine dikkati çeken Ersoy, Türkiye’nin artık krizleri yönetme konusunda güçlü bir refleks ve ciddi bir tecrübe kazandığını ifade etti. “TÜRKİYE KÜRESEL TURİZMİN EN ÜST LİGİNDE” Bakan Ersoy, Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü verilerine göre, Türkiye’nin 2017 yılında dünyada en çok turist ağırlayan ülkeler sıralamasında 8’inci sıradayken 2024 itibarıyla 4’üncü sıraya yükseldiğini hatırlattı. Turizm gelirlerinde ise 2017’de 15’inci sırada olan Türkiye'nin 2024 yılında 7’nci sıraya çıktığını belirtti. Bu tablonun, Türkiye’nin artık turizmde küresel bir oyuncu haline geldiğinin açık göstergesi olduğunu vurgulayan Ersoy, göreve geldikleri günden bu yana turizm vizyonunu ülkenin tüm potansiyelini kapsayacak şekilde yeniden kurguladıklarını söyledi. Deniz-kum turizminin ötesine geçildiğini belirten Ersoy; kültür ve inanç turizmi, doğa ve ekoturizm, arkeoloji, sağlık ve termal, gastronomi, kongre-fuar, kruvaziyer ve kış turizmi gibi birçok alanda çeşitliliğin katlanarak arttığını ifade etti. “GELECEĞE MİRAS” VE TANITIM HAMLESİ Bakan Ersoy, “Geleceğe Miras” vizyonu ve Gece Müzeciliği uygulamalarının dünyada yalnızca sayılı ülkelerin başarabildiği işler arasında yer aldığını, Türkiye’nin ise bu alanda en başarılı örneklerden biri haline geldiğini söyledi. Tanıtım stratejisinde kullanılan “mini dizi” modelinin de küresel ölçekte büyük başarı yakaladığını belirten Ersoy, "An Istanbul Story" dizisinin tek bir bölümünün 32 milyon izlenmeye ulaştığını, en düşük izlenen içeriğin bile 10 milyon görüntülenme aldığını vurguladı. Bakan Ersoy, turizmde elde edilen bu başarının arkasında büyük bir emek ve yoğun bir ekip çalışması olduğunu belirterek sektör temsilcilerinden tur operatörlerine, rehberlerden otel çalışanlarına kadar herkese teşekkür etti. Ersoy, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının (TGA) bu başarıdaki rolüne de konuşmasında özel bir vurgu yaptı. TURİZM GELİRİ 65,2 MİLYAR DOLARA ÇIKTI Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, konuşmasında bir sunum yaparak turizmde ulaşılan noktayı tüm ayrıntılarıyla anlattı. Rakamlara yansıyan başarıyı net biçimde ortaya koyan sunumda paylaşılan verilere göre Türkiye’nin turizm geliri 2025 yılında 65 milyar 231 milyon dolar oldu. Bu rakam, 2024 yılına göre yüzde 6,8 artış anlamına gelirken 2017 yılına kıyasla artış oranı yüzde 109 olarak gerçekleşti. Turizm geliri 2017'de 31,254 milyar dolardan 2024’te 61,103 milyar dolara, 2025’te ise 65,231 milyar dolara yükseldi. Böylece Türkiye, turizm gelirinde tarihinin en yüksek seviyesini yakalamış oldu. Bakan Ersoy'un 2025 yılı için “Turizmde Yeni Rekorlar” başlığı altında ekrana yansıttığı tabloda geçtiğimiz senenin 64 milyon ziyaretçi ve 65,2 milyar dolar gelir ile tamamlandığı vurgulandı. ZİYARETÇİ SAYISI 64 MİLYONA DAYANDI Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un aktardığı verilere göre, Türkiye’yi 2025 yılında ziyaret eden toplam ziyaretçi sayısı 63 milyon 941 bin olarak kaydedildi. Bu rakam, 2024 yılına göre yüzde 2,7, 2017 yılına göre ise yüzde 68 artış olarak kayda geçti. Ziyaretçi sayısı 2017’de 37 milyon 970 binden, 2024'te 62 milyon 270 bine, 2025 yılında ise 63 milyon 941 bine yükseldi. Türkiye’ye 2025 yılında en çok ziyaretçi gönderen ilk üç ülke ise 6,90 milyon ile Rusya Federasyonu, 6,75 milyon ile Almanya, 4,27 milyon ile Birleşik Krallık oldu. KİŞİ BAŞI HARCAMA 100 DOLARA ÇIKTI Kişi başı gecelik ortalama harcama ise 2025 yılında tüm ziyaretçiler için 100 dolar seviyesine ulaştı. Bu rakam 2024’te 96,5 dolar, 2017’de de 73,8 dolardı. Sunumdaki ayrıntılı dağılıma göre; yabancı ziyaretçilerin kişi başı gecelik harcaması 114 dolar, yurt dışı yerleşik vatandaşların kişi başı gecelik harcaması 64,4 dolar, tüm ziyaretçiler ortalaması ise 100 dolar oldu. Bu kalemde 2017-2025 döneminde artış oranı yabancı ziyaretçilerde yüzde 38, tüm ziyaretçilerde yüzde 36 olarak gerçekleşti. Türkiye’de 2025 yılında turistlerin ortalama kalış süresi de 10,7 gece olarak gerçekleşti. 2026 HEDEFİ: 68 MİLYAR DOLAR Bakan Ersoy'un toplantıda paylaştığı hedeflere göre, Türkiye'nin 2026 yılı turizm geliri 68 milyar dolar seviyesinde bekleniyor. Hem ana pazarlarda hem de uzak pazarlarda çift haneli büyüme beklentisinin vurgulandığı toplantıda, 2025 yılının hem toplam gelir hem kişi başı harcama hem de toplam ziyaretçi sayısı açısından Türkiye turizm tarihinin en yüksek seviyelerinin görüldüğü yıl olarak kayıtlara geçtiği ortaya çıktı.

"2025 Türk Diline Hizmet Ödülleri" sahiplerini buldu Haber

"2025 Türk Diline Hizmet Ödülleri" sahiplerini buldu

Türk Dil Kurumu (TDK) tarafından tertip edilen "2025 Türk Diline Hizmet Ödülleri Töreni", Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunun Atatürk Konferans Salonu'nda düzenlendi. Program, Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi Öğretim Görevlisi Devrim Aycan yönetimindeki "Azerbaycan Mugam Geleneği Temsilcileri Topluluğu" ve "Türk Eli Topluluğu"nun konseriyle başladı. “TÜRKÇEYE GÖSTERDİĞİMİZ ÖZEN KİMLİĞİMİZE GÖSTERDİĞİMİZ ÖZENDİR” Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkçeye harcanan her emeğin, milletin yarınlarına bırakılan en kıymetli miraslardan biri olduğunu, dile hizmetin çoğu zaman görünmeyen, değeri ölçülemeyen bir emek olduğunu söyledi. Türk dilinin Kaşgarlı Mahmud'dan Yunus Emre'ye, Ali Şîr Nevaî'den pek çok bilgeye uzanan kadim bir yolculukla bugüne ulaştığını anımsatan Ersoy, TDK’nın Cumhuriyet'in Kurucusu Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün öncülüğünde, Türkçenin sadeleşmesi ve bilimsel gelişimi için tarihi bir rol üstlendiğini ifade etti. Ersoy, Türkçeye gösterilen özenin kültüre ve geleceğe sahip çıkmak anlamına geldiğini belirterek, bu mirası geleceğe taşıma sorumluluğunun toplumun tüm kesimlerine ait olduğunu vurguladı. Ersoy, öğretmenlerden yazarlara, akademisyenlerden araştırmacılara ve dili özenle kullanan her bireye önemli görevler düştüğünü ifade ederek, “Türkçeye gösterdiğimiz özen, aslında kimliğimize, kültürümüze ve geleceğimize gösterdiğimiz özendir.” dedi. Bu yıl “Türk Diline Hizmet Ödülü”ne layık görülen isimlerin, dilin farklı alanlarına sundukları özgün katkılarla öne çıktığını belirten Ersoy, ödül alanları tebrik ederek Türkçeye yönelik özverili çalışmaları dolayısıyla teşekkürlerini iletti. “DÜNYA TÜRK DİLİ AİLESİ GÜNÜ” Ersoy, UNESCO’nun 15 Aralık tarihini “Dünya Türk Dili Ailesi Günü” olarak ilan etmesini, Türk dili açısından tarihi bir gelişme olarak değerlendirdi. Bu kararın, Türk dilinin ve Türk dillerinin ortak bir kültürel miras olarak uluslararası düzeyde kabul gördüğünü ortaya koyduğunu belirten Ersoy, sürecin Türkiye Cumhuriyeti ile diğer Türk devletlerinin ortak iradesiyle yürütülen güçlü bir diplomatik başarı olduğunu vurguladı. Türk dillerinin kadim medeniyetin temel unsurlarından biri olduğunun artık dünya tarafından da resmî biçimde teyit edildiğini ifade eden Ersoy, UNESCO’nun bu kararla 1893 yılında Orhun Yazıtlarını bilim dünyasına kazandıran Vilhelm Thomsen’in keşfine atıfla 15 Aralık tarihine özel bir anlam yüklediğini dile getirdi. Ersoy, bu tarihin Türkçenin köklü geçmişinin ve tarihsel sürekliliğinin sembolü olduğuna dikkat çekerek, kararın Türk dünyasının kadim kültür merkezlerinden Semerkant’ta açıklanmasının da kültürel bütünlükle uyumlu güçlü bir mesaj taşıdığını söyledi. “BİR VEFA ÖDÜLÜ” TDK Prof. Dr. Osman Mert, her yıl verilen Türk Diline Hizmet Ödülleri’nin sadece bir teşekkür niteliğinde olmadığını, aynı zamanda bir vefa ödülü olarak değerlendirildiğini vurguladı. Mert, ödül alan isimlerin yalnızca akademik başarı elde etmekle kalmayıp, Türkçeyi her ortamda yaşatmak için emek verdiklerini ve ülkenin kültür kalelerinde birer muhabbet ve irfan neferi olarak öne çıktıklarını ifade etti. “Türk Dil Kurumu, bilimi, sanatı, teknolojiyi ve dili hayatın her alanında hâkim kılma kararlılığını sürdürürken, bu kıymetli isimler en güçlü destekçilerimiz oldu. Bugün gerçekleştirdiğimiz bu tören, kurumumuzun kararlılığının ve vefa anlayışının doğal bir sonucudur.” diyen Mert, kurumun bu anlayışını sürdürdüğünü belirtti. Ayrıca Mert, TDK’nin bugün 4. Uluslararası Ad Bilimi Bilgi Şöleni’ne de ev sahipliği yaptığını ve yurt içi ile yurt dışından ad bilimi alanında çalışan çok değerli akademisyenleri ağırladıklarını söyledi. 16 oturumda sunulacak 68 bildiriyle 634 araştırmacıyı bir araya getirdiklerini aktaran Mert, ad bilimi alanındaki tartışmaların kültür ve hafızanın hareket alanlarını derinlemesine inceleyeceğine inandığını dile getirdi. "2025 TÜRK DİLİNE HİZMET ÖDÜLLERİ" Konuşmaların ardından Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, "2025 Türk Diline Hizmet Ödülleri"ne layık görülenlere plaketlerini takdim etti. Türkçenin doğru ve anlaşılır biçimde geniş kitlelere ulaştırılmasındaki uzun soluklu başarısı dolayısıyla TRT Türkiye'nin Sesi Radyosu ödüle layık görüldü. Ödülü Türkiye'nin Sesi Radyosu adına TRT Dış Yayınlar Dairesi Başkanı Onur Çekici aldı. Dili estetik ve duru bir anlatımla topluma aktaran çalışmaları nedeniyle Başspiker Şener Mete, Türk dili araştırmalarına uluslararası düzeyde önemli katkılar sağlayan Prof. Dr. Ergin Jable, Türk lehçeleri, dil tarihi ve karşılaştırmalı dil çalışmaları alanında öncü çalışmalara imza atan Prof. Dr. Henrık Jankowski, terminoloji alanındaki öncü çalışmalarıyla Türkçenin bilim dili kimliğine yön veren Prof. Dr. Aydın Köksal, Türkçenin dijitalleşmesi, ses teknolojileri ve dil verilerinin işlenmesine yönelik birikiminin yanı sıra TÜBA Mühendislik Terimleri Sözlüğünün editörü olarak terminoloji alanına özel katkılar sunan Prof. Dr. Bülent Sankur ile halk bilimi, kültür tarihi ve edebiyat araştırmalarıyla Türkçenin kültürel zenginliğine önemli izler sunan Prof. Dr. Hacı Ömer Karpuz "2025 Yılı Türk Diline Hizmet Ödülü"nü almaya değer görüldü.

Türk sinema tarihinde önemli keşif: “Zafer Yollarında” filminin görüntüleri bulundu Haber

Türk sinema tarihinde önemli keşif: “Zafer Yollarında” filminin görüntüleri bulundu

Türk sinema tarihine ışık tutacak nitelikte bir bulguya ulaşıldı. Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy 10 Ekim 2025 tarihinde yaptığı açıklamada, arşiv çalışmaları kapsamında uzun yıllardır kayıp olduğu düşünülen “Zafer Yollarında” filmine ait görüntülerin tespit edildiğini duyurdu. Ersoy, “Yapılan incelemelerde, bu tarihî yapımın yönetmeninin sanıldığı gibi Fuat Uzkınay değil, sinema ve tiyatromuzun önemli yönetmenlerinden Muhsin Ertuğrul olduğu ortaya çıktı.” dedi. İLK YENİDEN CANLANDIRMA ÖRNEĞİ Türk sinema tarihinin ilk yeniden canlandırma filmi olarak bilinen “Zafer Yollarında”, Kurtuluş Savaşı’nın destanını beyazperdeye taşımıştı. Filmde, Kurtuluş Savaşı kahramanlarından Fahrettin Altay Paşa kendisini canlandırıyor. Ersoy ayrıca “Gelecek kuşaklara aktarma sorumluluğuyla kültürel mirasımızı korumaya devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı. ???? Türk sinema tarihine ışık tutan önemli bir bulguya ulaştık. Arşiv çalışmalarımız kapsamında, uzun yıllardır kayıp olduğu düşünülen “Zafer Yollarında” filmine ait görüntüler tespit edildi. Yapılan incelemelerde, bu tarihî yapımın yönetmeninin sanıldığı gibi Fuat Uzkınay değil,… pic.twitter.com/UCojXKAmd6 — Mehmet Nuri Ersoy (@MehmetNuriErsoy) October 10, 2025 BAKANLIK, DİJİTALLEŞTİRME VE BELGELEME ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRÜYOR Cumhuriyet'in ilk yıllarında, Kemal Film tarafından çekilen "Zafer Yollarında", Fahrettin Altay komutasındaki süvari kolordusunun Büyük Taarruz'un başlangıcından Yunan kuvvetlerinin denize dökülmesine kadar süren harekatını konu alan yapım olarak biliniyor. Osmanlı Türkçesiyle yazılmış geçiş metinleri ve orijinal jeneriği korunan filmde, yönetmenlik koltuğunda Türk sinema ve tiyatrosunun duayen ismi Muhsin Ertuğrul'un yer aldığı tespiti, erken dönem Türk sineması için büyük önem taşıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türk sinemasının belleğini oluşturan bu tür nadide eserleri korumak, restore etmek ve gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla yürüttüğü dijitalleştirme ve belgeleme çalışmalarını sürdürüyor. İLK DEFA TELEVİZYONDA TRT 2'den yapılan açıklamada, "Zafer Yollarında" isimli filmin ilk kez televizyonda gösterileceği duyuruldu. Film, 10 Ekim 2025 tarihinde saat 19.30'da TRT 2 ekranlarında izleyiciyle buluşacak.

Karahantepe’de bir ilk: 12 bin yıllık insan yüzlü T biçimli dikilitaş bulundu! Haber

Karahantepe’de bir ilk: 12 bin yıllık insan yüzlü T biçimli dikilitaş bulundu!

Şanlıurfa'da bulunan KarahanTepe arkeolojik sit alanında devam eden Taş Tepeler Projesi kapsamında yürütülen kazılarda, ilk kez insan yüzü betimli bir T biçimli dikilitaş gün yüzüne çıkarıldı. Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Daha önceki örneklerde insanı temsil ettiği düşünülen dikilitaşlar, bu keşifle birlikte anlamını derinleştirdi. Karahantepe’de bulunan bu eser, Neolitik çağ insanının kendini T biçimli sütuna işlediği ilk örnek olarak insanlık tarihine ışık tutuyor.” ifadelerini kullandı. 12 BİN YIL ÖNCESİNDEN BUGÜNE Açıklamada, keşfedilen yüzün, keskin yüz hatları, derin göz çukurları ve belirgin burnu ile Neolitik çağ insanının kendini T biçimli sütuna işlediği bilinen ilk örnek olarak 12 bin yıl öncesinden bugüne uzanan bir bakışı taşıdığı belirtildi. Ayrıca Ersoy, “Anadolu’nun kadim topraklarında her keşif, ortak geçmişimizi biraz daha görünür kılıyor. Bu mirası korumaya, anlamaya ve dünyayla paylaşmaya devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı. ????Karahantepe — Tarihte bir ilk! Taş Tepeler Projemiz kapsamında yürütülen kazılarda, ilk kez insan yüzü betimli bir T biçimli dikilitaş gün yüzüne çıkarıldı! Daha önceki örneklerde insanı temsil ettiği düşünülen dikilitaşlar, bu keşifle birlikte anlamını derinleştirdi.… pic.twitter.com/TxUgbcnkwc — Mehmet Nuri Ersoy (@MehmetNuriErsoy) October 6, 2025

Türkiye ve Özbekistan arasında turizm iş birliği anlaşması imzalandı Haber

Türkiye ve Özbekistan arasında turizm iş birliği anlaşması imzalandı

Türkiye ve Özbekistan arasında turizm alanındaki iş birliğinin geliştirilmesi amacıyla niyet protokolü ve eylem planı imzalandı. 26 Şubat 2025 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Özbekistan Cumhuriyeti Ekoloji, Çevre Koruma ve İklim Değişikliği Bakanı Aziz Abduhakimov, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Opera Binası’nda bir araya geldi. Mevkidaşların ikili görüşmesinin ardından, "Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Özbekistan Cumhuriyeti Ekoloji, Çevre Koruma ve İklim Değişikliği Bakanlığı Arasında Turizm Alanında Niyet Protokolü ve Eylem Planı" imza töreni gerçekleştirildi. Ersoy, imza töreninde yaptığı açıklamada, devraldıkları kardeşlik mirasını her geçen gün daha da geliştirdiklerini ve Özbekistan'ın sahip olduğu tarihî ve kültürel zenginliklerle dünyadaki en önemli turizm noktalarından biri olduğunu belirtti. Ersoy ayrıca, Özbekistan'ın Semerkant, Buhara ve Hive gibi eşsiz şehirlerinin, sadece Orta Asya'nın değil tüm dünyanın kültürel mirasında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi ve Özbek mutfağının, geleneksel el sanatlarının ve misafirperverliğinin turizm açısından sunduğu benzersiz deneyimlerin, Özbekistan'ın turizm pazarındaki yerini sağlamlaştırdığını vurguladı. Ersoy, 2025 yılının haziran ayında “Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi” vesilesiyle turizm alanında "Niyet Beyanı"nı imzaladıklarını hatırlatarak, iki ülke arasında turizm iş birliklerini artırmayı ve ortak projeler geliştirmeyi hedeflediklerini belirtti. İKİ ÜLKE ARASINDAKİ UÇUŞ SEFERLERİ ARTACAK Aynı zamanda Ersoy, iki ülke arasındaki hava trafiğinde son zamanlarda çok ciddi artış gözlendiğini kaydetti ve “İlerleyen süreçte iki ülkenin katkılarıyla bu artışın devamlılığını sağlamayı hedefliyoruz. Mutabık kaldığımız üzere farklı şehirlerden hedef destinasyonlara uçak sayısını artıracağız ve yeni destinasyonları da uçuş planlarına dâhil edeceğiz. Sadece bayrak taşıyıcıların değil karşılıklı olarak dolmuş uçak uçaklarının da uçmasını özendireceğiz.” ifadelerini kullandı. HEDEFTE 1 MİLYON KİŞİ VAR Bakan Abduhakimov ise, Türkiye ile Özbekistan arasındaki kardeşlik bağlarının çok eskiye dayandığını dile getirdi ve turizmin de iki ülkenin ortak noktaları arasında yer aldığını kaydetti. Ayrıca Türkiye'nin farklı noktalarının turizm açısından nadide ve güzel olduğunu söyleyen Abduhakimov, Türkiye'nin turizm alanındaki gelişmişliğini yakından takip ettiklerini ve bu durumun Özbekistan turizmine de katkıda bulunacağına inandıklarını söyledi. Hâlihazırda Özbekistan'dan Türkiye'ye 250 bini aşkın, Türkiye'den de Özbekistan'a 150 bini aşkın turist gelmekte olduğunu kaydeden Abduhakimov, “Bu da bizim potansiyelimizin ne kadar yüksek olduğunu ve yükseltilebileceğini gösteriyor. Buna istinaden, Türkiye'den Özbekistan'ı 1 milyon, Özbekistan'dan da Türkiye'yi 1 milyon kişinin ziyaret etmesi hedefine uygun çalışacağımız konusunda da anlaşmaya vardık. Bu rakamlara ulaşırsak kültürel birliğimizi de pekiştirmiş oluruz" şeklinde konuştu. İki bakan, konuşmaların ardından niyet protokolü ve eylem planını imzaladı.

2025 Türkiye Kültür Yolu Festivali takvimi açıklandı Haber

2025 Türkiye Kültür Yolu Festivali takvimi açıklandı

Türkiye’nin en büyük kültür festivali olan Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin 2025 takvimi açıklandı. Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin resmî sayfasında 26 Aralık 2024 tarihinde yapılan açıklamaya göre, 20 farklı şehirde düzenlenecek olan festival birçok etkinliğe ev sahipliği yapacak. FESTİVAL 2025'TE 20 ŞEHİRDE DÜZENLENECEK Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen festival, önümüzdeki yıl; Adana, Mardin, Manisa, Şanlıurfa, Samsun, Bursa, Trabzon, Van, Nevşehir, Erzurum, Çanakkale, Kayseri, Gaziantep, Ankara, Konya, İstanbul, Malatya, Diyarbakır, İzmir ve Antalya şehirlerinde düzenlenecek. Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy konuya ilişkin olarak yaptığı açıklamada, geçen yıllarda rotada yer almayan Malatya, Manisa, Mardin ve Kayseri’nin 2025 yılı takvimine eklendiğini açıkladı. Ersoy yaptığı açıklamada ayrıca, "16 şehrimize eklenen bu güzide şehirlerimizle birlikte tarih, kültür ve sanatın zenginliklerini hep birlikte keşfedeceğiz. Amacımız, şehir sayımızı artırarak ülkemizin eşsiz kültür ve sanat varlığını, tarihini ve medeniyet mirasını dünyaya tanıtmak. Bu büyük festivale destek veren paydaşlarımıza, katkı sağlayan yerli ve yabancı tüm sanatçılarımıza şimdiden teşekkür ediyorum. Kültür ve sanatın nabzı yine Türkiye'de atacak." ifadelerini kullandı.  ???? Türkiye Kültür Yolu Festivalleri, 2025 yılında 20 şehrimizde kültür ve sanatla dolu bir yolculuğa çıkıyor! ????Bu yıl rotamıza Malatya, Manisa, Mardin ve Kayseri de katıldı. 16 şehrimize eklenen bu güzide şehirlerimizle birlikte tarih, kültür ve sanatın zenginliklerini hep… pic.twitter.com/ms7CDnsZxr — Mehmet Nuri Ersoy (@MehmetNuriErsoy) December 26, 2024 TARİHLER BELLİ OLDU "Şehirde Festival Var" sloganıyla 20 şehirde tertip edilecek Türkiye Kültür Yolu Festivali, 5-13 Nisan'da Adana'da, 10-18 Mayıs'ta Mardin'de, 17-25 Mayıs'ta Manisa'da, 24 Mayıs-1 Haziran'da Şanlıurfa'da, 21-29 Haziran'da Samsun'da, 28 Haziran-6 Temmuz'da Bursa'da, 5-13 Temmuz'da Trabzon'da, 12-20 Temmuz'da Van'da, 2-10 Ağustos'ta Nevşehir'de, 16-24 Ağustos'ta Erzurum'da, 30 Ağustos-7 Eylül'de Çanakkale'de, 6-14 Eylül'de Kayseri'de, 13-21 Eylül'de Gaziantep'te, 20-28 Eylül'de Ankara ve Konya'da, 27 Eylül-5 Ekim'de İstanbul'da, 4-12 Ekim'de Malatya'da, 11-19 Ekim'de Diyarbakır'da, 25 Ekim-2 Kasım'da İzmir'de, 1-9 Kasım'da Antalya'da sanatseverlerle buluşacak.

"Finlandiya Tatarları" kitabı Cumhurbaşkanı Stubb'un katılımıyla tanıtıldı Haber

"Finlandiya Tatarları" kitabı Cumhurbaşkanı Stubb'un katılımıyla tanıtıldı

Mustafa KOÇYEGİT QHA Ankara Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ev sahipliğinde, 1 Ekim 2024 tarihinde tertip edilen etkinlikte, Türkiye ve Finlandiya diplomatik ilişkilerinin tesisinin 100. yıl dönümünde yayımlanan "Finlandiya Tatarları" kitabı tanıtımı ve fotoğraf sergisi düzenlendi. "Finlandiya Tatarları" kitabı Cumhurbaşkanı Stubb'un katılımıyla tanıtıldı Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) tarafından yayımlanan "Finlandiya Tatarları" kitabı, Finlandiya Cumhurbaşkanı Aleksander Stubb ve Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet… pic.twitter.com/tlhoFcYm4O — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) October 1, 2024 Finlandiya Cumhurbaşkanı Aleksander Stubb (Alexander Stubb) ve Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un katılımıyla gerçekleşen programa, Finlandiya İslâm Cemaati Başkanı Gölten Bedretdin, Helsinki İslâm Cemaati İmamı ve “Finlandiya Tatarları” kitabının yazarı Dr. Ramil Belyaev ile birlikte Türkiye'de yaşayan Kırım ve Kazan Tatarlarından davetliler katıldı. "BU KİTABI TÜRKÇE'YE ÇEVİRMİŞ OLMAKTAN DOLAYI BÜYÜK BİR MEMNUNİYET DUYUYORUZ" Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren YTB Başkanı Abdullah Eren, bu senenin Türkiye ve Finlandiya arasında 1924’te imzalanan Dostluk Anlaşması’nın 100. yılı olduğunu anıımsatarak başladığı konuşmasında, Aleksander Stubb'un YTB'nin kuruluşundan bu yana misafir ettiği konuklar içerisindeki en yüksek derecedeki konuk olduğunu kaydetti. Kendisinin de aslen bir Balkan Türkü olduğunu belirten Abdullah Eren, "Kardeş topluluklara, soydaş topluluklara yönelik yaptığımız çalışmalarda daha çok sözlü tarih çalışmaları, envanter çalışmaları ve bu toplulukların geçmişlerini tekrardan hatırlamalarına yardımcı olacak çalışmalar önceliklerimiz arasında. Kırım Tatarları, Kazan Tatarları, Litvanya Tatarları ve son olarak Finlandiya Tatarlarına yönelik yaptığımız çalışmaları bu kapsamda değerlendirebiliriz. İşte Finlandiya Tatarları kitabı da YTB'nin soydaş topluluklara yönelik yapmış olduğu çalışmalardan bir tanesi. Bu kitabı Türkçe'ye çevirmiş olmaktan dolayı büyük bir memnuniyet duyuyoruz." şeklinde konuştu. "Finlandiya'nın en zor zamanlarda Tatarlara sahip çıkmasının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha vurguluyoruz." diyen Eren, konuşmasını şöyle sürdürdü: Tabii şu an Finlandiya'da bir Türk diasporası da var. Yaklaşık 13 bin 500'e yakın Türk vatandaşı yaşıyor, 100 bine yakın da bir Müslüman topluluğu var. Türkiye, öğretmenler imamlar gönderiyor. Bu diasporamızın da Türkiye'yle Finlandiya arasındaki ilişkilere katkı sağlamasından son derece memnunuz ve bunun için de çalışmaya devam ediyoruz. YTB olarak da Finlandiya'da yaşayan Türk diasporasına katkılarda bulunuyoruz. "FİNLANDİYA TATARLARI OLARAK TÜRKİYE'Yİ HER ZAMAN KENDİMİZE ÇOK YAKIN HİSSEDİYORUZ" Finlandiya İslâm Cemaati Başkanı Gölten Bedretdin, kendisinin Finlandiya’daki Tatarların üçüncü nesli olduğunu söyledi. Etkinlikte bulunmaktan çok mutlu olduğunu dile getiren Gölten Bedretdin, "Yüz yıl önce dedelerimiz ve ninelerimiz, geleceğimiz için önemli ve gerekli adımlar atarak; kendi dinimizi korumak için Finlandiya'nın ilk İslam cemaatini kurmuşlar. Dini cemaatin yanı sıra spor ve kültür derneklerini de kurmuşlar." dedi. "Finlandiya'da yaşayan Tatar diasporası olarak bizler Türkiye Cumhuriyeti'ni her zaman kendimize çok yakın hissediyoruz." ifadelerini kullanan Gölten Bedretdin, "Bizim tarihimizde Türkiye çok büyük bir öneme sahiptir. Türkiye'den gelen imamlar, öğretmenler ve bilim insanları ile güzel işlere imza atıyoruz. Böylelikle kendi dinimizi, dilimizi, örf ve adetlerimizi korumamızda Türkiye Cumhuriyeti büyük bir rol oynuyor." diye konuştu. Finlandiya'nın Tatarların dilini ve dilini yaşatıp korunması adına refah bir ülke olduğunu söyleyen Bedretdin, "200 yıldan beri bu topraklarda dilimizi ve dinimizi koruyoruz. Bize böyle bir imkan tanıdığı için Finlandiya Cumhuriyeti'ne sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Finlandiya ve Türkiye ilişkilerinin iyi olması bizim için son derece önemlidir." ifadelerini kullandı. ESER, 7 YILLIK BİLİMSEL ÇALIŞMANIN ÜRÜNÜ Eserin yazarı ve Helsinki İslâm Cemaati İmamı Dr. Ramil Belyaev ise, Finlandiya Tatarları ile ilk kez 2000 yılında tanıştığını söyleyerek, "Ben bin kişiden daha az sayıda olan bu grubun dillerini, dinlerini ve kültürlerini korumayı başardığını görünce bu durumunun ilginç bir bilimsel çalışma olacağını düşündüm." dedi. Ortaya çıkan eserin Helsinki Üniversitesinde 7 yıl boyunca sürdürdüğü akademik çalışmaların bir sonucu olduğunu kaydeden Dr. Ramil Belyaev, Finlandiya’nın en eski ulusal ve dini azınlıklarından biri olan Tatarların kendi benliklerini koruyarak Fin toplumuna entegre oldulaklarını belirtti. Tatarların, Cumhuriyet'in ilk yıllarından itibaren Türkiye ile iletişim halinde olduğunu söyleyen Dr. Belyaev, Finlandiya ile Türkiye arasındaki ilişkilerin Türkiye ile Finlandiya Tatarları arasındaki ilişkinin de bir unsuru olduğunu belirtti. "CUMHURİYET'İMİZ BU TOPRAKLARDAKİ BİN YILLIK VARLIĞIMIZIN TESCİLİ VE DEVLETLER ZİNCİRİNİN SON HALKASIDIR" Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Finlandiya Tatarları Kitap Tanıtım Programı'nda gerçekleştirdiği konuşmasında Finlandiya Cumhurbaşkanı Aleksander Stubb'un Türkiye ile Finlandiya arasında 1924'te imzalanan Dostluk Anlaşması'nın 100. yılında gerçekleştirdiği ziyaretin iki ülke arasındaki dostane ilişkilere güçlü bir katkı sunmasını temenni ettiklerini ifade etti. "Tarih boyunca birçok farklı medeniyete ev sahipliği yapan Türkiye, güçlü ve zengin bir kültürel birikimin bugünkü sahibi ve temsilcisi durumundadır." diyen Bakan Mehmet Nuri Ersoy, "Geçtiğimiz yıl 100. yaşını kutladığımız Cumhuriyet'imiz bu topraklardaki bin yıllık varlığımızın tescili ve devletler zincirinin son halkasıdır." şeklinde konuştu. "Balkanlar'dan Kafkasya’ya Ortadoğu’dan Afrika’ya kadar uzanan kültür ve medeniyet ufkumuz, asırlık süreçte müşterek bir kültürü paylaştığımız soydaş ve akraba topluluklarımızı ihtiva ediyor." diye konuşan Mehmet Nuri Ersoy, "Yurtdışı Türkler ve Akrabalar Topluluğu Başkanlığımız tam da bu noktada çok önemli bir rol üstleniyor. Başkanlığımız kardeş topluluklar ile ülkemizin ekonomik, sosyal, kültürel ve akademik bağlarını güçlendirirken gönül coğrafyamıza önemli katkılar sunuyor." ifadelerini kullandı. “TATAR TOPLUMU TÜRKİYE VE FİNLANDİYA İLİŞKİSİNDE ÖNEMLİ BİR AKTÖR OLARAK ÖNE ÇIKMAKTADIR” "19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Finlandiya'ya göç etmeye başlayan Tatarlar, bugün yaklaşık bin kişilik nüfusları ile Finlandiya'ya her alanda değer katmaya ve ülkeyi zenginleştiren önemli topluluklardan biri olmaya devam ediyor." diyen Ersoy, konuşmasını şu cümlelerle sürdürdü: Finlandiya’daki 13 bin 500 nüfuslu Türk diasporası ve 130 bin nüfusa yakın Müslüman toplum ile birlikte Tatar toplumu da Türkiye-Finlandiya arasındaki ilişkilerde önemli bir aktör olarak öne çıkmaktadır. "FİNLANDİYA TATAR TOPLULUĞU, ÜLKEDEKİ EN GÜÇLÜ TOPLULUKLARDAN BİRİNİ TEŞKİL EDİYOR" Finlandiya Cumhurbaşkanı Aleksander Stubb ise konuşmasına programda bulunmaktan büyük bir keyif aldığını söyleyerek başladı. "Finlandiya Tatar topluluğu, 200 yılı aşkın bir zamandır koruduğu kimliğiyle, bu ülkedeki en güçlü topluluklardan birini teşkil ediyor." şeklinde konulan Aleksander Stubb, günümüzde Finlandiya Tatarlarının, kendi içlerinden doktorlar, akademisyenler, girişimciler çıkardığını ve onlarla gurur duyduklarını belirtti. Finlandiya Tatarları hakkında yazılan kitabı görmekten dolayı çok mutlu olduğunu belirten Stubb, Finlandiya Tatar topluluğu hakkındaki her şeyi bir kitaba sığdırmanın mümkün olamayacağını ifade etti. Stubb, YTB'deki Finlandiya Tatarları ile ilgili resim sergisinin Finlandiya Tatarlarının yansıtıldığı "güzel örnekler" olduğunu belirterek şunları kaydetti: Finlandiya ve Türkiye'nin birbirine daha çok yaklaşması lazım. Ben de buna çok katılıyorum. Bugün burada bunun için bulunuyor olmak çok büyük bir şans. Çok teşekkür ediyorum ve tebrik ediyorum. Program, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve YTB Başkanı Abdullah Eren’in Finlandiya Cumhurbaşkanı Aleksander Stubb’a hediye takdimi ve fotoğraf çekiminin ardından sonra erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.