SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Moskova

QHA - Kırım Haber Ajansı - Moskova haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Moskova haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Moskova’da sözde “vatana ihanet” davası: Kırım doğumlu Ukrayna vatandaşı IT uzmanı tutuklandı Haber

Moskova’da sözde “vatana ihanet” davası: Kırım doğumlu Ukrayna vatandaşı IT uzmanı tutuklandı

Rusya'nın başkenti Moskova’da “devlete ihanet” suçlamasıyla Kırım doğumlu Ukrayna vatandaşı, 25 yaşındaki bilişim teknolojileri uzmanı Aleksandr Kaçkurkin tutuklandı. Radio Svoboda’nın “Prvıy Otdel” (Birinci Bölüm) insan hakları projesine dayandırdığı haberine göre Kaçkurkin, kısa süre önce Kazakistan’dan sınır dışı edildi ve Rusya’ya varır varmaz uçakta gözaltına alındı. Rus propaganda haber ajansı TASS, Moskova’daki Meşçanskiy Bölge Mahkemesinin Kaçkurkin hakkında tutuklama kararı verdiğini duyurdu ancak dava dosyasına ilişkin ayrıntı paylaşılmadı. Duruşmanın kapalı şekilde yapıldığı bildirildi. “Pervıy Otdel” ise 1 Şubat’ta Kaçkurkin’in dosyasına ilişkin ayrıntıları kamuoyuna açıkladı. İnsan hakları savunucularına göre Kaçkurkin Ukrayna vatandaşı. Kırım’da doğup büyüyen Kaçkurkin’e, 2014’teki işgalin ardından Rus vatandaşlığı dayatıldı. Daha sonra siyasi nedenlerle Kırım’dan ayrılarak Kazakistan’a taşındığı belirtilen Kaçkurkin, Almatı’da IT mühendisi ve yazılım geliştiricisi olarak çalıştı. Kaçkurkin’in, OpenAI dahil olmak üzere uluslararası şirketlerle iş birliği yaptığı da aktarıldı. Belgeleri inceleyen “Pervıy Otdel”, Kazakistan makamlarının Kaçkurkin hakkında iki idari suçtan işlem başlattığını belirtti: Yasak yerden yol geçmek ve kapalı alanda nargile içmek. Söz konusu işlemler gerekçe gösterilerek Kaçkurkin’in “Kazakistan Cumhuriyeti’nin yasalarına ve egemenliğine saygısızlık” nedeniyle sınır dışı edildiği, tüm sürecin ise saatler içinde tamamlandığı ifade edildi. Normalde bu tür işlemlerin haftalar, hatta aylar sürdüğüne dikkat çeken insan hakları savunucuları Kaçurkin’e yöneltilen suçlamaların düzmece olduğunu savunuyor. Kaçkurkin’e yöneltilen “devlete ihanet” suçlamasının, Ukrayna’ya yapılan para transferleriyle bağlantılı olduğu bildirildi. Şüphelinin suçlamaları kabul edip etmediğine ya da para transferlerini doğrulayıp doğrulamadığına ilişkin bilgi paylaşılmadı. “Pervıy Otdel” verilerine göre, 2025 yılında Rusya’da açılan vatana ihanet, casusluk ve “yabancı bir devletle gizli iş birliği” davalarının yaklaşık yüzde 10’u Ukrayna’ya para transferleriyle bağlantılı. Kazakistan makamları olayla ilgili resmi bir açıklama yapmadı. Konuyu değerlendiren avukat Yevgeniy Smirnov, “Bu olay, Kazakistan’daki kolluk kuvvetleri ve yasaların Rus güvenlik birimleri tarafından insanları takip etmek için kullanıldığını gösteriyor. Ne yazık ki Kazakistan, Ukrayna vatandaşları için bile artık güvenli ve hukuk devleti olmaktan çıkıyor.” ifadelerini kullandı.

Zelenskıy: Ukrayna, ABD’nin 20 maddelik barış planında iki maddeyi kabul etmiyor Haber

Zelenskıy: Ukrayna, ABD’nin 20 maddelik barış planında iki maddeyi kabul etmiyor

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy (Volodimir Zelenski), Kıyiv’de düzenlediği basın toplantısında ABD’nin hazırladığı 20 maddelik barış planının büyük bölümünde mutabakat sağlandığını ancak iki maddeyi desteklemediklerini açıkladı. Zelenskıy, planın büyük bölümünde Vaşington (Washington) ile uzlaşmaya varıldığını belirterek, “Ukrayna, ABD’nin 20 maddelik planında iki maddeyi desteklemiyor. Diğerlerini destekliyor.” dedi. Zelenskıy, kalıcı bir barış için Ukrayna’nın güçlü ve bağlayıcı güvenlik garantilerine ihtiyaç duyduğunu vurgulayarak, barış anlaşması imzalanmadan önce ABD ile güvenlik garantilerini içeren ayrı bir belgenin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. “TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNDEN TAVİZ VERMEYİZ” Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün müzakere konusu olamayacağını dile getiren Zelenskıy, ABD ve Rusya ile yürütülen temaslarda bu başlıkta henüz uzlaşma sağlanamadığını kaydetti. Ülkesine yönelik “sert taleplerin” kabul edilemeyeceğini söyleyen Zelenskıy, “Ukrayna’ya yönelik sert talepler kesinlikle bir uzlaşma değildir. Bu, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünde bir değişiklik anlamına gelir.” ifadelerini kullandı. Zelenskıy, savaşın sona ermesini istediklerini ancak bunun Ukrayna’nın egemenliğini zedelememesi gerektiğini vurgulayarak, “Savaşa gerçek bir son verecek, fakat Ukrayna’nın toprak bütünlüğünde değişiklik içermeyen uzlaşmalara hazırız.” dedi. ÜÇLÜ MÜZAKERELERDE TARİH VE YER DEĞİŞEBİLİR Geçen hafta Rusya, Ukrayna ve ABD arasında Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’de üçlü müzakerelerin gerçekleştirildiğini hatırlatan Zelenskıy, bir sonraki toplantının 1 Şubat’ta yine BAE’de yapılmasının planlandığını söyledi. Ancak Zelenskıy, “Toplantıların tarihi veya yeri değişebilir. Çünkü bizim değerlendirmemize göre ABD ile İran arasında bazı gelişmeler yaşanıyor. Bu durum görüşmelerin takvimini etkileyebilir.” diye konuştu. Yeni toplantıya ilişkin ayrıntılar konusunda ABD ve Rusya’dan haber beklediklerini belirten Zelenskıy, iki ülkenin bu başlıkta temas hâlinde olduğunu ifade etti. “PUTİN’İ KIYİV’E DAVET EDEBİLİRİM” Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov’un, Putin’in Zelenskıy’yi Moskova’ya davet ettiği yönündeki açıklamasını da değerlendiren Zelenskıy, Moskova’ya gitmesinin mümkün olmadığını söyledi. Zelenskıy, “Putin ile Moskova’da görüşmem imkânsız. Bu, Putin ile Kiev’de görüşmekle aynı şeydir. Onu Kıyiv’e de davet edebilirim.” ifadelerini kullandı. GRÖNLAND VE ULUSLARARASI HUKUK VURGUSU ABD’nin millî güvenlik gerekçesiyle Grönland’a ilişkin adımlarına da değinen Zelenskıy, bu tür örneklerin emsal oluşturabileceğine dikkat çekti. Zelenskıy, “Grönland hikâyesi yarın bize karşı da kullanılabilir. Toprak alınabilir ve hukuken tanınabilir. Bu nedenle meseleye bu açıdan bakmalıyız.” değerlendirmesinde bulundu. “ŞUBAT VE MART AYLARI ZOR GEÇECEK” Zelenskıy, devam eden savaş nedeniyle Ukrayna için şubat ve mart aylarının ağır geçebileceğini belirterek, ülkesinin hem askerî hem de diplomatik açıdan zorlu bir süreçten geçtiğini sözlerine ekledi.

Kırım Tatarlarının yüreğinde yaşamaya devam eden kadın: Dr. Zampira Asanova Haber

Kırım Tatarlarının yüreğinde yaşamaya devam eden kadın: Dr. Zampira Asanova

Kırım Tatar millî hareketinin efsane isimlerinden Dr. Zampira Asanova, 16 Ocak 2014 tarihinde 72 yaşındayken hayata veda etmişti. Dr. Asanova, 1966 yılından itibaren Moskova’daki insan hakları savunucuları ile ilk teması sağlayan, Kırım Tatar millî hareketinin sesinin hür dünyaya ulaşması yolunda ilk teşebbüsü yapan kişi olarak hatırlanıyor. DR. ASANOVA'NIN KIRIM TATAR MİLLÎ HAREKETİNE KATKILARI VE YAŞAM ÖYKÜSÜ Dr. Zampira Asanova, 1941 yılında Kırım’ın Beykıyat köyünde doğdu. Ailesi, o doğduktan 3 yıl sonra, 1944 yılında her Kırım Tatar ailesi gibi, Kırım’dan sürgün edildi. Aile Özbekistan’a yerleştirildi. Dedesinin vasiyetini yerine getirerek, bölgenin en iyi okulundan mezun olan Zampira Asanova 1959 yılında Moskova Tıp Üniversitesi Stomotoloji Bölümüne girdi. Zampira Asanova, Kırım Tatar millî hareketine daha üniversite öğrencisiyken 1957 yılında katıldı. Eğitimini tamamlayıp Özbekistan’a döndükten sonra Zampira Asanova Kırım Tatar aydınları adına Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri Nikita Hruşçev’e gönderdiği mektubun yayılması için uğraştı. Mektubun altında imza atanlar arasında Amet-han Sultan, Midat Selimov, Enver Ablayev gibi şahsiyetler de bulunuyordu. 1959 yılından itibaren Kırım Tatar tarihini öğrenmeye başlayan Zampira Asanova, 1965 yılında Fergana Bölgesi İnisiyatif Grubunun üyesi oldu. Sürdürdüğü aktif faaliyetinden dolayı Sovyet Birliği Komünist Partisi Merkez Komitesine Kırım Tatar halkının problemlerini içeren mektubu göndermekle görevlendirilen 63 kişiden oluşan Sovyetler Birliği Geneli İnisiyatif Grubuna girdi. Yuriy Andropov’un kabul ettiği grupta bulunan Zampira Apte, 1967 yılında Moskova’dan döndükten sonra işinden uzaklaştırıldı. Onu akıl hastanesine yerleştirmeye çalıştılar. Ancak hastanenin doktorları Emilia Kâmileva ve Yagya Bekmambetov’un gösterdikleri çabalar sonucunda Zampira Asanova’yı akıl hastanesinden kurtardılar. Uzun yıllar süren mücadelelerinin akabinde Zampira Asanova, vatanı Kırım’a 1985 yılında gelmeyi başardı. 6 Haziran 1969’da Moskova’daki Mayakovskiy Meydanı’nda "Komünistler, Kırım'ı Kırım Tatarlarına geri verin" ve "Kırım Tatarlarına zulme son verin" pankartlarını açan Kırım Tatar aktivistler, büyük bir eyleme imza atmıştı. Eylem birkaç dakika sürmüş ve ardından hemen gözaltına alınmışlardı ancak bu cesur çıkış, Kırım Tatarlarının trajedisini dünya medyasına taşımıştı. Moskova’da ilk eylem düzenleyen Kırım Tatarları arasında Zampira Asanova da yer almıştı. Hayatını halkının yeniden dirilişine ve tarihi vatanına dönme mücadelesine adayan Zampira Asanova, uzun süre devam eden hastalığı neticesinde 16 Ocak 2014 tarihinde 72 yaşında yaşama veda etmişti. Zampira Asanova’yı son yolculuğa uğurlamak için Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) üyeleri, Kırım Tatar millî hareketi emektarları, Türkiye'den Kırım Tatar diasporasının temsilcileri, çeşitli toplum kuruluşlardan üyeler, bilim insanları, Zampira Asanova’nın akrabaları ve yakınları gelmişti.

İşgal altındaki Kırım’da gayrimenkul kayıt yetkisi Moskova’ya devredildi Haber

İşgal altındaki Kırım’da gayrimenkul kayıt yetkisi Moskova’ya devredildi

Rusya, işgal altında tuttuğu Kırım Yarımadası’ndaki idari yapıyı doğrudan federal sisteme entegre etme adımlarına bir yenisini ekledi. Yeni düzenlemeye göre, 1 Ocak 2026’dan itibaren Kırım ve Akyar’daki (Sivastopol) tüm emlak kayıt ve kadastro işlemleri sözde yerel yönetimden alınarak Rusya Federal yönetimine devredildi. Rus propaganda yayın organı RİA'nın aktardığına göre, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, işgal altındaki Kırım ve Akyar’da gayrimenkul kayıt yetkilerini doğrudan federal düzeye taşıyan yasayı dün onayladı. YEREL KURUMLAR TASFİYE EDİLİYOR Şu ana kadar yarımadadaki mülk kayıtları, Rusya’nın kontrolündeki sözde "Kırım Devlet Kayıt ve Kadastro Komitesi" tarafından yürütülüyordu. Ancak 1 Ocak 2026'dan itibaren tüm yetkiler federal bir birim olan "Roskadast" kamu şirketine geçecek. Daha önce Rus hükûmetinin Başbakan Yardımcısı Anna Anyukhina, bu adımı "Rus mevzuatına tam entegrasyon" olarak savunmuştu. “ASIL AMAÇ MÜLK HAREKETLERİ ÜZERİNDEKİ KONTROLÜ ARTIRMAK” Ancak Kırım’ın Yeniden Entegrasyonu Derneği uzmanları, bu düzenlemenin esas amacının yarımadadaki gayrimenkul hareketleri üzerindeki kontrolü artırmak olduğunu belirtiyor. Böylece Moskova, yarımadadaki her türlü mülk satışını ve devrini doğrudan gözetim altında tutarak muhaliflerin veya "dost olmayan" kişilerin varlıklarına müdahaleyi kolaylaştıracak. Ayrıca emlak işlemlerinin profesyonel bir federal şirket (Roskadast) üzerinden yürütülmesi, mülklerin daha hızlı "ticarileştirilmesi" anlamına geliyor. Öte yandan işgal yönetiminin, mevcut personelin korunacağı yönündeki açıklamalarına rağmen, yerel yetkililer arasında ciddi bir belirsizlik yaşandığı ifade ediliyor. Bilindiği üzere savaş suçlusu Kremlin rejimi, "kamulaştırma" adı altında işgal altındaki Kırım'da Ukrayna devletine ve vatandaşlarına ait mülkleri gasp ediyor. İşgal yönetimi 2025’in ilk altı ayında daha önce “kamulaştırılan” 25 gayrimenkulü 2,2 milyar rubleden fazla bir bedelle satmış, elde edilen gelirin bir kısmının Rus ordusuna aktarılacağını duyurmuştu.

Putin'in generaline Moskova'da suikast! Haber

Putin'in generaline Moskova'da suikast!

Rusya'nın başkenti Moskova'da bomba yerleştirilmiş bir aracın patlaması sonucu Rus generalin öldürüldüğünü açıkladı. Rusya Soruşturma Komitesi, Rusya Genelkurmay Başkanlığına bağlı Ordu Operasyonel Eğitim Müdürlüğü Başkanı Korgeneral Fanil Sarvarov'un yaşamını yitirdiğini açıkladı. Putin'in generaline Moskova'da suikast! Moskova'da aracına yerleştirilen bombanın infilak etmesi sonucu, Rus Genelkurmay Başkanlığına bağlı Ordu Operasyonel Eğitim Müdürlüğü Başkanı Korgeneral Fanil Sarvarov hayatını kaybetti. Sarvarov'un Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü… pic.twitter.com/l4UEZpSXAZ — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) December 22, 2025 Açıklamaya göre, 22 Aralık (bugün) sabahı Moskova'nın Yasenevaya Caddesi'nde bir aracın altına yerleştirilen patlayıcı cihaz patladı. Olayla ilgili soruşturma başlatılırken, ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Tümgeneral Sarvarov'un suikast sonucu hayatını kaybettiği belirtildi. Olay, sabah 07.00 sularında Yasenevaya Caddesi’ndeki bir apartmanın avlusunda yaşandı. Görgü tanıklarının ifadelerine göre, Sarvarov'un Kia Sorento marka aracına bindiği esnada büyük bir gürültüyle infilak etti. Komite, soruşturulan seçeneklerden birinin, bombanın Ukrayna Özel Servisleri tarafından yerleştirildiği yönünde olduğunu duyururken, Ukraynalı makamlardan konuya ilişkin olarak bir açıklama yapılmadı. Öte yandan Sarvarov'un Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü topyekûn işgal girişimi ve saldırılara katıldığı ve Suriye ile Çeçenistan'daki savaşlarda yer aldığı biliniyor.

Rus istihbaratı, dondurulmuş varlıklar nedeniyle Belçikalı politikacıları ve finansörleri tehdit etti Haber

Rus istihbaratı, dondurulmuş varlıklar nedeniyle Belçikalı politikacıları ve finansörleri tehdit etti

Rus askerî istihbaratının (GRU), dondurulmuş Rus varlıklarının Ukrayna yararına kullanılmasını engellemek amacıyla Belçikalı üst düzey siyasetçilere ve finans dünyasının liderlerine yönelik bir "korkutma ve şantaj" kampanyası yürüttüğü ortaya çıktı. Hedefteki isimler arasında dünyanın en büyük menkul kıymetler saklama kuruluşlarından biri olan Euroclear'ın CEO'su Valerie Urbain ve Belçika Başbakanı Bart De Wever de bulunuyor. Birleşik Krallık merkezli The Guardian gazetesinin Avrupa istihbarat servislerinden sızan bilgilere dayanarak hazırladığı habere göre; Rusya Silahlı Kuvvetleri Genelkurmayına bağlı İstihbarat Genel Müdürlüğü (GRU) dondurulmuş Rus varlıkların büyük bir kısmına ev sahipliği yapan Euroclear üzerinde yoğun bir baskı kurdu. İlgili habere göre; Euroclear CEO'su Valerie Urbain ve diğer üst düzey yöneticilerin doğrudan tehdit edildiği belirtiliyor. İstihbarat kaynakları, Rusya'nın "açık bir korkutma taktiği" izlediğini, ancak tehditlerin somutluk derecesi konusunda Avrupa güvenlik birimleri arasında tartışmaların sürdüğünü ifade ediyor. BELÇİKA BAŞBAKANI: “PUTİN BUNU SAKİNCE KABUL ETMEZ” Haberde ayrıca Belçika Başbakanı De Wever, La Libre gazetesine verdiği mülakatta Rusya'nın doğrudan kendisini ve ülkesini hedef aldığını itiraf ettiğini hatırlatıldı. De Wever, Moskova'nın şu mesajı verdiğini aktardı: "(Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin'in Rus varlıklarına el konulmasını sakince kabul edeceğine kim inanır? Moskova bize net bir şekilde bildirdi: Eğer bu varlıklara el konulursa, Belçika ve şahsen ben bunun sonuçlarını sonsuza kadar hissedeceğiz." Başbakan, Rusya'nın misilleme olarak Rus bankalarında dondurulan Batılı fonlara el koyabileceğini ve Rusya'da faaliyet gösteren Batılı şirketleri kamulaştırabileceğini belirtti. RUSYA’DAN 18 TRİLYON RUBLELİK DAVA Rusya, sadece istihbarat kanallarıyla değil, yargı yoluyla da baskıyı artırıyor. Aralık ayı başında Rusya Merkez Bankası, Euroclear aleyhine Moskova Tahkim Mahkemesi'nde 18,1 trilyon rublelik dev bir dava açtı. Rus yetkililer, bu davanın "Euroclear'ın hukuka aykırı eylemleri nedeniyle Rusya'nın uğradığı zararlar" ve Avrupa Birliği (AB) Komisyonu'nun bu varlıkları Ukrayna için kullanma planlarına bir yanıt olduğunu savunuyor. BELÇİKA’NIN “ORTAK SORUMLULUK” ŞARTI Euroclear'a ev sahipliği yapan Belçika, resmî olarak Rus varlıklarının doğrudan müsadere edilmesine karşı temkinli duruşunu koruyor. Başbakan De Wever, bu varlıkların bir gün Ukrayna için kullanılacağını kabul etse bile olası bir finansal dalgalanmaya karşı yeterli garantilerin sağlanması ve Rusya'nın misilleme riskine karşı tüm AB ülkelerinin ortak sorumluluk alması şeklinde iki temel şart sunuyor.

ABD ve Avrupa’dan savaştan sonra Ukrayna'yı destekleme planı Haber

ABD ve Avrupa’dan savaştan sonra Ukrayna'yı destekleme planı

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa, Ukrayna ile Rusya arasında olası bir barış anlaşmasının ardından Kıyiv’i desteklemek için iki kapsamlı belge taslağı hazırladı. Plan; Ukrayna ordusunun büyük bir güce dönüştürülmesini, Ukrayna topraklarında Avrupa birliklerinin konuşlandırılmasını ve Rus saldırılarını caydırmak için ABD istihbaratının aktif kullanımını içeriyor. The New York Times (NYT) gazetesinin üst düzey kaynaklara dayandırdığı habere göre, Avrupalı yetkililer uzun bir aradan sonra ABD'li müzakereciler ve Başkan Trump ile yürütülen iş birliğinden memnuniyet duyduklarını ifade etti. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise, konuya ilişkin olarak, "Gerçek ve somut bir ilerleme görüyoruz. Bu ilerleme; Ukrayna, Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri'nin eylemlerinin uyumu sayesinde mümkün oldu." açıklamasında bulundu. Henüz kamuoyuna açıklanmayan belgelerin Rusya’nın olası yeni saldırılarına karşı Ukrayna’ya güvence vermeyi amaçlayan “somut direktifler” içerdiği belirtildi. Adı açıklanmayan bir ABD’li yetkili, belgelerde Rusya’nın yeni saldırılarının nasıl caydırılacağı ve Moskova’nın ihlaller durumunda nasıl cezalandırılacağının “son derece net” biçimde ortaya konduğunu söyledi. BARIŞ ZAMANINDA 800 BİNLİK ORDU Taslaklara göre öncelikli hedeflerden biri, barış döneminde Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin mevcudunun 800 bine çıkarılması. Savaş sürecinde Ukrayna ordusunun personel sayısının yaklaşık 900 bine ulaştığı hatırlatılırken, bu büyüklükte bir ordunun “sürekli ve güçlü uluslararası destek” gerektirdiği vurgulanıyor. Bir Avrupalı diplomat, belgelerde Ukrayna’nın ihtiyaç duyduğu askeri teçhizatın “çok ayrıntılı” şekilde sıralandığını belirtti. AVRUPA BİRLİKLERİ UKRAYNA’DA KONUŞLANDIRILACAK, ABD İSTİHBARAT DESTEĞİ SAĞLAYACAK Plan kapsamında ayrıca, yeni bir Rus işgalini caydırmak amacıyla Avrupa ülkelerinin askerlerinin Ukrayna topraklarında konuşlandırılması ve ABD istihbaratının daha aktif biçimde devreye sokulması öngörülüyor. Kaynaklar, bu askerî birliklerin ağırlıklı olarak ülkenin batısında konuşlanmasının beklendiğini, hava ve deniz güvenliğinin sağlanmasında rol üstleneceklerini aktardı. Belgelerden biri, ABD ve Avrupa ordularının Ukrayna Silahlı Kuvvetleri ile nasıl iş birliği yapacağını ayrıntılandıran, askeri nitelikli “operasyonel” bir metin olarak tanımlanıyor. Bu metinde ayrıca, Rusya’nın askeri eylemleri yeniden başlatmak için kullanabileceği “sahte bayrak” operasyonlarının tespit edilmesi ve engellenmesinde ABD’nin rolüne de yer veriliyor. RUSYA: TOPRAK KONUSUNDA TAVİZ VERMEYECEĞİZ Öte yandan The Economist, ABD’nin Ukrayna’ya umut verdiğini ancak henüz somut bir barış anlaşmasından söz edilemeyeceğini yazdı. Haberde, Ukrayna’nın güvenilir güvenlik garantileri olmadan toprak tavizi içeren bir anlaşmayı kabul edemeyeceği vurgulandı. Rusya Dışişleri Bakanlığı ise Moskova’nın bir anlaşmaya hazır olduğunu, ancak ele geçirdikleri Ukrayna toprakları konusunda taviz vermeyeceğini ve NATO veya Batılı güçlerinin Ukrayna’da konuşlanmasına karşı çıktığını açıkladı.

AB Yüksek Temsilcisi Kallas: Donbas, Rusya için nihai hedef değil Haber

AB Yüksek Temsilcisi Kallas: Donbas, Rusya için nihai hedef değil

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Rusya’nın Donbas’ta durmayı planlamadığını ve bu nedenle Ukrayna’nın diğer bölgeleri koruyacak güvenilir güvenlik garantilerine ihtiyaç duyduğunu ifade etti. AB Dışişleri Konseyi toplantısı öncesinde açıklama yapan Kallas, önlerinde yoğun bir diplomatik hafta olduğunu belirterek, özellikle Ukrayna’ya sağlanacak finansman konusunun bu hafta açısından belirleyici olacağını ifade etti. Konuşmasında ayrıca Donbas’ın Putin için nihai bir hedef olmadığını hatırlatan Kallas, “Eğer Donbas düşerse, bu bir kalenin düşmesi anlamına gelir ve ardından tüm Ukrayna’yı ele geçirmeye çalışırlar. Ukrayna düşerse, diğer bölgeler de tehlike altına girer. Tarih bunu bize defalarca gösterdi ve tarihten ders almalıyız.” dedi. Avrupalı liderlere gerçekleri açıkça dile getirme çağrısında bulunan Kallas, “Bir saldırgan var, bir de kurban. Güvenlik garantilerine ihtiyaç duyan taraf Ukrayna’dır, Rusya değil.” diye konuştu. Son 100 yılda Rusya’nın en az 19 ülkeye saldırdığını hatırlatan Kallas, bu ülkelerden hiçbirinin Rusya’ya saldırmadığını vurgulayarak, Moskova’nın güvenlik garantilerine değil, diğer ülkelerin korunmaya ihtiyacı olduğunu söyledi. Kallas ayrıca, ülkelerin NATO’ya katılma isteğinin temel nedeninin Rusya tehdidi olduğuna dikkat çekti. İsveç ve Finlandiya’nın yanı sıra Baltık ülkelerinin de bu nedenle NATO’ya üye olduklarını belirten AB Yüksek Temsilcisi, “Eğer NATO üyeliği mümkün değilse ya da dışlanıyorsa, o zaman güvenlik garantilerinin kâğıt üzerinde kalmaması gerekir. Bunlar gerçek birlikler, gerçek yetenekler olmalı ki Ukrayna kendini savunabilsin.” ifadelerini kullandı.

Topçu'dan Kırım Tatarlarının çilekeş doktoru Ahmet Özenbaşlı'yı anma mesajı Haber

Topçu'dan Kırım Tatarlarının çilekeş doktoru Ahmet Özenbaşlı'yı anma mesajı

Türkiye Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, Türk dünyasında aydınlanmanın büyük öncüsü, ünlü Kırım Tatar fikir adamı İsmail Bey Gaspıralı’nın açtığı yoldan yetişmiş nadide şahsiyetlerden birisi olan Dr. Ahmet Özenbaşlı'yı anma mesajı yayımladı. 4 Aralık 1958'de yaşama gözlerini yuman Özenbaşlı'nın vefatının 67. münasebetiyle yayımladığı mesajında Yalçın Topçu, şu ifadelere yer verdi: Kırım'ın ve kadim halkı Tatar soydaşlarımızın özgürlük davası için ömrünün 6 yılını çalışma kampında, 8 yılını cezaevinde geçiren Kırım Tatar Türklerinin çileli doktoru Ahmet Özenbaşlı'yı vefatının yıldönümünde (4 Aralık 1958) saygı ve rahmetle anıyoruz. El-Fatiha!.. DR. AHMET ÖZENBAŞLI KİMDİR? Kırım Tatarı siyaset ve fikir adamı Dr. Ahmet Özenbaşlı 10 Şubat 1893’te Bahçesaray’da doğdu. Babası ressam ve hattat Seyit Abdullah Özenbaşlı, Tercüman Gazetesine şiirler ve makâleler yazan bir sanat adamıydı. İlkokulu bitirdikten sonra Akmescit lisesinde okumaya başlayan Ahmet Özenbaşlı’nın, ailesinin ekonomik durumu babasının hastalığı nedeniyle kötüleşmişti. Yetenekli ve akıllı bir çocuk olan Ahmet’in eğitim masraflarını, Kırımlı hayırseverlerin kurduğu ”Hayriye Cemiyeti” karşıladı. Kendisini okutan hayırseverleri utandırmayan Ahmet Özenbaşlı, 1914 yılında okulundan dereceyle mezun oldu. Ancak başarılı genç, aldığı madalyanın sevincini yaşayamadan, kendisi için ”Hoca” şiirini yazdığı Gaspıralı İsmail Bey’in ölümüyle sarsıldı. ÖZENBAŞLI, "KIRIM TALEBE CEMİYETİ" VE "VATAN CEMİYETİ" GİBİ KURULUŞLARDA ÖNEMLİ ROL OYNADI 1915 yılında Odesa’daki Novorissiya Tıp Fakültesi’ne giren ve okulunda aktif bir öğrenci olan Ahmet Özenbaşlı, üniversitenin Demokratik Öğrenci Komitesi başkanlığına seçildi. Tıp Fakültesi günlerinde fikir dünyası da şekillenmeye başlayan genç doktor adayı, lise yıllarında Tercüman’ı sürekli takip etmiş, Abdürreşid Mediyev gibi millî yazarların yazılarıyla büyümüştü. Üniversitede ise millî düşüncelerinin olgunlaşmasında İstanbul’da Numan Çelebicihan ve Cafer Seyitahmet Kırımer tarafından kurulan ”Kırım Talebe Cemiyeti” ve ”Vatan Cemiyeti” önemli rol oynadı. GEÇİCİ KIRIM MÜSLÜMAN İCRA KOMİTESİ ÜYELİĞİNE SEÇİLDİ 1917 yılında Kırım’a dönen Ahmet Özenbaşlı, Geçici Kırım Müslüman İcra Komitesi üyeliğine seçildi. 1917 Kasım’ında toplanan Kırım Tatar Millî Kurultayı’nın üyelerinden biri oldu. Kırım Tatar Millî Kurultayı 26 Aralık 1917’de Anayasasını onayladı ve Kırım Millî Hükumetini kurdu. Ne yazık ki millî hükümetin ömrü çok uzun olamadı. 27 Ocak’ta Akmescit’in işgaliyle ve Hükümet başkanı Numan Çelebicihan’ın tutuklanmasıyla yıkıldı. Ahmet Özenbaşlı, Kırım’dan ayrılmayı reddetti ve diğer arkadaşlarıyla birlikte gizli faaliyetlere başladı. 1921 Ekimi’nde Kırım’da Sovyet hakimiyeti başlamıştı. Milletinin haklarını savunmak için Kırım’dan ayrılmayan Özenbaşlı, Totayköy Öğretmen Okulu’nun müdürlüğüne atandı. Müdürü olduğu okulun öğretmenleri arasında Prof. Bekir Sıtkı Çobanzâde, Asan Çetev, Şevki Bektöre ve Abibullah Odabaş gibi Kırım’ın en değerli aydınları vardı. Ahmet Özenbaşlı yarım bıraktığı tıp eğitimini tamamlamak için Kırım Devlet Üniversitesi’nin Tıp Fakültesi’ne girdi ve buradan sinir hastalıkları doktoru olarak mezun oldu. Akmescit hastanelerinde nöro-patoloji uzmanı olarak görev yapan Özenbaşlı, yalnız bir tıp adamı ve siyasetçi değildi. O aynı zamanda başarılı bir yazar ve yetenekli bir şâirdi. 1917 yılından itibaren gazete ve dergilere, târih ve etnoğrafya alanında makâleler yazmış, yine aynı dönemde ”Çarlık Hâkimiyetinde Kırım Fâciası” adlı kitabını tamamlamıştı. AHMET ÖZENBAŞLI, BOLŞEVİKLER TARAFINDAN YARGILANDI VE 10 YIL SÜREYLE ÇALIŞMA KAMPI CEZASINA ÇARPTIRILDI 1928 yılında Kırımlı aydın ve siyasetçilere tutuklamalar başlamıştı. 12 Nisan gecesi Ahmet Özenbaşlı’nın Akmescit’teki evine gelenler, yaptıkları aramalarda 1917’de kurulan Kırım Millî Hükümeti’ne ait belgeler bulmuşlardı. Millî Hükumetin kurucularından olan Ahmet Özenbaşlı aynı zamanda Millî Fırka üyesiydi. Tüm bunlar Dr. Ahmet Özenbaşlı’nın tutuklanma sebebi oldu. Suçlamalar arasında devrim karşıtlığı ve Türkiye’de muhacerette bulunan Kırım Türkleri ile görüştüğü iddiası da vardı. Ahmet Özenbaşlı yargılandı ve 10 yıl sürecek çalışma kampı cezasına çarptırıldı. Altı yıl sonra 1934’te serbest kaldı ve Uzak Doğu’ya gitti. İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanlar tarafından işgal edilen vatanına dönen Özenbaşlı, kendisine yapılan Almanlar ile ittifak tekliflerini reddetti. O, Almanlar’ın Ruslar’dan farklı olmadığını çok iyi biliyordu. Kendisine yapılan tekliflere her şeyden önce milletimin çıkarını gözetirim diye karşılık veren Dr.Özenbaşlı, önce bir zamanlar öğrenci olarak bulunduğu Odesa’ya ardından Romanya’ya gitti. Romanya’da kendisini takip eden Sovyet ajanları tarafından tutuklandı ve Moskova’ya götürüldü. 1947’nin Eylül ayında 25 yıl hapis cezasına çarptırılan Özenbaşlı, Stalin sonrası yumuşama ile cezaevinden çıktığında sene 1955’ti. Sekiz yıllık hapis hayatından sonra çocuklarına kavuşmak isteyen Ahmet Özenbaşlı, Tacikistan’da halalarıyla birlikte yaşayan oğlu Dilaver ve kızı Meryem’i bulmak için Hucand’a gitti. Ailesini buldu ve Hucand’da nöroloji uzmanı olarak çalışmaya başladı. Dr.Özenbaşlı’nın çocuklarıyla mutlu yaşamı ne yazık ki çok uzun sürmedi. Tacikistan’a geldikten üç yıl sonra 4 Aralık 1958 târihinde yaşama gözlerini yumdu. Eski Hucand mezarlığına defnedilen Dr. Ahmet Özenbaşlı’nın vasiyeti, Bahçesaray’da; ”Hocam” dediği Gaspıralı İsmail Bey’in yakınında yatmaktı. 8 Ağustos 1993’te vasiyeti gerçekleştirildi. Kırım Tatarlarının çilekeş doktoru Ahmet Özenbaşlı, kendi vatan toprağında, mânevi hocası Gaspıralı İsmail Bey’in yanında ikinci kez toprağa verildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.