SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu

QHA - Kırım Haber Ajansı - Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kırımoğlu: TDT, Kırım’ın işgali karşısında pozisyon almalı! Haber

Kırımoğlu: TDT, Kırım’ın işgali karşısında pozisyon almalı!

Kırım Tatarlarının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik topyekûn işgal saldırılarını yoğunlaştırdığı süreçte, savaşın gidişatı, işgal altındaki Kırım’daki gelişmeler, Kırım Tatarlarının yaşadığı baskılar ve Türk dünyasının Kırım meselesine yaklaşımına ilişkin QHA’nın sorularını yanıtladı. Ukrayna-Rusya Savaşı’nın bütün şiddetiyle devam ettiğini ve son zamanlarda hava saldırılarının sıklığının arttığını belirten Kırımoğlu, “Rusya, füze ve SİHA saldırılarını aralıksız sürdürüyor. Günde yaklaşık 50 ile 60 arasında hava saldırı alarmı uyarısı yapılıyor. Ancak Rusya ağır kayıplar veriyor. Savaş süresince bir milyon 475 bin asker etkisiz hâle getirildi. Bunların yaklaşık 400 bini ölü, kalanı yaralı, esir ve kayıp.” diye konuştu. “RUSYA’NIN KARADENİZ FİLOSU YOK EDİLDİ” Kırımoğlu, Ukrayna’nın Rusya’ya karşı güçlü bir karşı saldırı yaptığına işaret ederek şu değerlendirmede bulundu: Rusya’nın Karadeniz Filosu neredeyse yok edildi. Rusya, Azak Denizi’ne iç göl gibi bakıyordu. Şimdi Azak’a gemi sokmaya bile korkuyorlar. Kırım’da Ukrayna operasyonları nedeniyle, işgalden sonra yarımadaya gelen Ruslar kaçacak yer arıyor. Kırım’daki işgalci askerler bile ailelerini Rusya’ya gönderiyor. Çünkü biliyorlar ki Kırım, Rusya’da kalmayacak. Öte yandan Kremlin diktatörü Putin’in barış için direttiği şartların Ukrayna’nın tamamen teslim olması anlamına geleceğini dile getiren Kırımoğlu, “Rusya, emellerine ulaşıncaya kadar bu savaşı sürdürmeyi planlıyor. Kırım başta olmak üzere Donetsk, Luhansk, Zaporijjya ve Herson’un Rus toprağı olarak tanınmasını istiyorlar. Rusya, Kırım’dan, işgal altındaki Ukrayna topraklarının son karışından çıkıncaya kadar bu savaş bitmeyecek.” ifadelerini kullandı. “RUS PROPAGANDASI BÜYÜK ÖLÇÜDE TESİRSİZ” Kırımoğlu, Rusya’nın işgal altındaki Kırım’da yeni nesiller üzerinde ciddi bir propaganda faaliyeti yürüttüğünü, ancak Kırım Tatarlarının dirayetli duruşu nedeniyle bu propagandanın büyük ölçüde başarısız olduğunu belirtti. “Sovyetler Birliği’nin 70 yıl boyunca sürdürdüğü Rus Sovyet propagandasının bize hiçbir tesiri olmadı. Neyin gerçek neyin yalan olduğunu anne babalarımız bize anlatıyordu.” diyen Kırımoğlu, işgal sonrası Rus propagandasının tesiri altında kalanların bu süreci çok çabuk atlatabileceklerini kaydetti. İşgal altındaki Kırım’da Ruslaştırma politikaları nedeniyle bazı çocukların anadilleri Kırım Tatarca yerine Rusça konuştuğunu bunun temel sebebinin yarımadadaki ağır baskı atmosferi olduğunu belirtti. “TÜRKİYE’NİN KIRIM PLATFORMU ZİRVESİ’NDE YER ALMASI OLDUKÇA ÖNEMLİ” 6. Kırım Platformu Zirvesi’nin bu yıl ABD’nin New York’taki Birleşmiş Milletler (BM) Genel Merkezinde düzenleneceği bilgisini paylaşan Kırımoğlu, Türkiye’nin bu zirvede güçlü bir biçimde yer almasının Kırım Tatarları açısından oldukça önemli olduğunun altını çizdi. Kırımoğlu, “Geçen sene Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, bu zirvede çok iyi bir konuşma yapmıştı. Bu konuyla ilgili görüşmelerimizi de yaptık. Türkiye’nin bu zirveye katılması çok önemli. Ukrayna Cumhurbaşkanı (Volodımır) Zelenskıy, bu konuda bizden ricacı da olmuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu zirveye katılması bizi gerçekten memnun eder.” ifadelerini kullandı. “UKRAYNA GÖZLEMCİ ÜYELİK İÇİN TDT NEZDİNDE GİRİŞİMDE BULUNDU” Ayrıca, Ukrayna’da yüzbinlerce Türk'ün yaşadığını ve bu kapsamda Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) bünyesinde Ukrayna’nın gözlemci üye olup olmayacağına yönelik çeşitli zamanlarda görüşmeler yürüttüklerini belirten Kırımoğlu, “Ukrayna’da yaşayan sadece Kırım Tatarı sayısı 350 bin civarında bunun yanında Azerbaycan Türkleri, Kazan Tatarları da olmak üzere ciddi bir seviyede Türk nüfusu var. TDT Genel Sekreteri ile Ukrayna’nın gözlemci üye statüsüne ilişkin bir görüşmem de oldu. Ancak müspet bir gelişme yaşanmadı.” diye konuştu. Rusya’nın da TDT’ye gözlemci üye olmak istediği yönünde bilgi aldıklarını bildiren Kırımoğlu, Rusya Federasyonu bünyesinde de pek çok Türk halkının yaşadığını ama Rusya’nın TDT’ye kabul edilmesinin mümkün olmadığını bu nedenle Ukrayna’nın da önünün tıkandığını aktardı. “TDT, KIRIM’I GÜNDEMİNE ALMALI” Kırımoğlu, TDT 13. Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’nin ekim ayında Türkiye’de düzenleneceğini anımsatarak, “Bu gibi toplantılarda Kırım’ı konuşmak, Kırım’ı anlatmak ve işgal karşısında net bir pozisyon alınması gerçekten iyi olur. Ukrayna Dışişleri Bakanlığının bu hususta bir müracaatı var ancak henüz bir gelişme olmadı.” dedi. Türk dünyasının, Rusya’nın Kırım’ı işgali ve Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı saldırıları karşısında ortak bir tutum sergileyemediğini ve “darmadağınık” bir görünüme sahip olduğunu söyleyen Kırımoğlu, bazı Türk devletlerinin Rusya’yı desteklediğini ve bunun “anormal” bir durum olduğunu söyleyerek, “İnsanların Kırım’da ve Ukrayna’da yaşananlar hakkında bilgilendirmemiz ve çok çalışmamız gerekiyor. Ancak bunun için yeterince gücümüz yok.” şeklinde konuştu. “MEKKE ORTAK SAVUNMA ANLAŞMASI POTANSİYELE SAHİP” Bununla birlikte Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı da değerlendiren Kırımoğlu, anlaşmanın beraberinde büyük bir potansiyel taşıdığını belirterek şu ifadeleri kullandı: Suudi Arabistan, epeyce bir potansiyele sahip. Pakistan, nükleer bir güç. Türkiye de liderliğiyle ve bölgesel etkisiyle önemli bir aktör. Mısır’ın da bu anlaşmaya dâhil olacağı söyleniyor ancak kesin karar alınmadı. Anlaşmanın yol haritası ve programının netleşmesiyle bazı şeyler daha anlaşılır olacaktır. Ancak biz Suudi Arabistan’ın Kırım’ın işgali ve Rusya’nın topyekûn işgal saldırıları konusunda bir destek göremedik.

Kırımoğlu: İran yapımı SİHA’lar çocuklarımızı öldürüyor Haber

Kırımoğlu: İran yapımı SİHA’lar çocuklarımızı öldürüyor

Kırım Tatarlarının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, 30 Ağustos 2026 tarihinde Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Merkezinde "Ukrayna-Rusya Savaşı ve Kırım'da Son Durum" başlıklı konferans verdi. Millî lider Kırımoğlu, konuşmasında Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı işgalinin en büyük destekçilerinden birinin İran olduğunu, bu nedenle tarafsız bir devletmiş gibi değerlendirilemeyeceğini belirtti. İran menşeli Şâhid tipi silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) Ukrayna topraklarında sivillere karşı kullandığının altını çizen Kırımoğlu, “İran’a karşı hiçbir sempatim yok. Bize karşı savaşıyorlar. İnsanlarımızı ve çocuklarımızı Şâhid’lerle öldürüyorlar. Tarafsız bir ülke değil.” dedi. Kırımoğlu, geçtiğimiz haftalarda Ukrayna’nın Hazar Denizi’nde Rus petrolü taşıdığı belirtilen yaptırım altındaki İran gemisine yönelik saldırısının ardından Tahran’dan gelen savaş tehdidini de değerlendirdi. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy’ın İran’a yönelik “Siz zaten uzun zamandır savaştasınız. Çoktan beri (Rusya’ya) silah veriyorsunuz. Sizin silahlarınızla bize karşı savaşıyorlar.” sözlerini anımsatan Kırımoğlu, İran’ın Ukrayna’nın karşısında Rusya’nın en güçlü destekçileri arasında yer aldığını vurguladı. “BAZI GEMİ SAHİPLERİ YÜKSEK KAZANÇ UĞRUNA TEHLİKEYE ATILIYOR” Karadeniz’deki gerginliğe ve Ukrayna’nın Rusya’nın yaptırımları aşmak amacıyla kullandığı “gölge filo” gemilerine yönelik operasyonlarını değinen Kırımoğlu, “Rusya’nın Karadeniz Filosunda sağlam gemi kalmadı. Ukrayna’nın operasyonları nedeniyle Rusya sadece denizaltılarını kullanabiliyor.” diye konuştu. Kırımoğlu, Karadeniz’in aktif savaş sahası olduğunu buna dair Ukrayna’nın resmî seyir uyarıları yayımlayarak bazı bölgelerin deniz trafiğine kapandığını ilan ettiğini anımsatarak, bazı Türk bayraklı veya sahipli gemilerin Türkiye Cumhuriyeti’nin resmî politikasının aksine yüksek kazanç uğruna canlarını tehlikeye attığına dikkati çekti. “BAKANLIK, ARMATÖRLERE GEREKLİ UYARILARI YAPIYOR” Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri ve Kırım Derneği Genel Başkan Vekili Av. Namık Kemal Bayar da Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının, armatörlere Rusya ile ticarete ilişkin gerekli uyarıları yaptığını belirterek, “Biz de Kırım Derneği olarak, Rusya’dan mal alan ya da Rusya’ya mal taşıyan bu gemilerin yaptırımlara maruz kalacağı yönünde defalarca uyarılar yaptık. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının da deniz ticaret odaları ve armatörler başta olmak üzere konuyla ilgili kesimlere gerekli uyarıları yaptığını da biliyoruz.” ifadelerini kullandı. “60 TÜRK GEMİSİ YAPTIRIM ALTINA ALINDI” Bu faaliyetler nedeniyle pek çok Türk sahipli geminin yaptırımlara dâhil edildiğini belirten Bayar, “Yaklaşık 60 Türk gemisi Avrupa Birliği, ABD ve Japonya gibi ülkeler tarafından yaptırım listesine kaydedildi. Bu gemilerin artık bu ülkelerin limanlarına demir atması mümkün değil. Bu gemiler aynı zamanda Türkiye’nin itibarını da zedeliyor. Madalyonun diğer tarafını da görmek gerekiyor.” dedi.

Millî lider Kırımoğlu: Kırım’da askerî direniş olsaydı, Rusya geniş çaplı işgale cesaret edemezdi! Haber

Millî lider Kırımoğlu: Kırım’da askerî direniş olsaydı, Rusya geniş çaplı işgale cesaret edemezdi!

Kırım Tatarlarının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, 30 Ağustos 2026 tarihinde Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Merkezinde "Ukrayna-Rusya Savaşı ve Kırım'da Son Durum" başlıklı konferans verdi. Rusya’nın Kırım Yarımadası’nı Şubat 2014’te işgal ettiğini anımsatan millî lider Kırımoğlu, 30 Ağustos itibarıyla Kırım’ın 4 bin 576 gündür işgal altında olduğunu belirtti. 2014’ün Şubat ayında işgalci Rus birliklerinin Kırım’a girmeye başlaması üzerine Ukrayna devlet yetkilileriyle ve Budapeşte Memorandumu’nu imzalayan ve Ukrayna toprak bütünlüğüne ve egemenliğine garantör olan ABD, Birleşik Krallık ve Fransa’nın Kıyiv’deki diplomatik misyonlarıyla koordine hâlinde olduklarını aktaran Kırımoğlu, kendilerine gelen tek cevabın, “Sakın bir şey yapmayınız. Kan dökülmesin. Kırım’ı diplomasiyle kısa zaman içerisinde işgalden kurtarırız.” olduğunu aktardı. “KIRIM’DA DİRENİLSEYDİ, RUSYA GENİŞ ÇAPLI İŞGALE CESARET EDEMEZDİ” 2014’te Kırım’ın işgaline karşı askerî direniş gösterilmiş olsaydı, Kırım Tatarlarının vatanlarını korumak için Ukrayna ordusuyla birlikte silahlı mücadeleye hazır olduğunu kaydeden Kırımoğlu, bu durumda Rusya’nın 2022’de savaşı genişletmeye cesaret edemeyeceğini söyledi. Kırımoğlu, “Sadece Bahçesaray bölgesinden 3 bin kişi kendilerine silah verildiği takdirde işgalci Rus ordusuna karşı savaşmaya hazır olduklarını bildirdi. Eğer askerî direniş Kırım’da başlamış olsaydı, savaş da orada bitecekti. Rusya, Ukrayna’ya yönelik topyekûn işgal saldırılarına başlamaya cesaret edemeyecekti. Askerî direnişin olmaması Rusları cesaretlendirdi.” diye konuştu. “EN BÜYÜK BASKIYI KIRIM TATARLARI GÖRÜYOR” Kırım Yarımadası nüfusunun yaklaşık yüzde 13’ünün Kırım Tatarı olduğunu belirten Kırımoğlu, buna karşın zorla kaybedilen, kaçırılan, işkence gören ve alıkonulanların yüzde 75 kadarının Kırım Tatarlarından oluştuğunu, işgalcilerin en büyük baskıyı Kırım Tatarlarına yaptıklarını vurguladı. “RUSYA, AĞIR KAYIPLAR VERİYOR” Ukrayna’ya yönelik topyekûn işgal saldırılarının başladığı ilk günlerde Rusya’nın başkent Kıyiv’i 3 gün içerisinde işgal etmeyi amaçladığını belirten Kırımoğlu, “Ukrayna’nın tümünü bir hafta içerisinde işgal etmeyi planlıyorlardı. Ama bugün savaşın bin 649’uncu günü. Ruslar cephede ağır kayıplar veriyor. Bize ulaşan bilgilere göre Rusya, bir milyon 475 bin askerini kaybetti. Bunların yaklaşık 400 bini ölü, kalanları yaralı, esir veya kayıp. Ama Rusya için insan hayatının hiçbir kıymeti yok.” dedi. “PUTİN İKTİDARINI SÜRDÜREBİLMEK AMACIYLA SAVAŞI SÜRDÜRÜYOR” Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in barış için öne sürdüğü şartların kabul edilemeyeceğinin altını çizen Kırımoğlu, “Putin; Kırım başta olmak üzere Luhansk, Donetsk, Herson, Zaaporijjya’nın Rus toprağı olarak tanınmasını istiyor. Ukrayna’nın NATO’ya üye olmayacağının garantisinin verilmesini ve ordudaki personel sayısının 80 binden fazla olmamasını istiyor. Bu şartlar kabul edilemez. Bunları kabul etmemiz mümkün değil.” şeklinde konuştu. Millî lider Kırımoğlu, Kremlin diktatörü Putin’in iktidarını sürdürebilmek amacıyla savaşı sürdürdüğünü aksi takdirde yapılacak kanlı bir darbeyle öldürülmekten korktuğunu aktardı. “GERÇEK KARDEŞ BÖYLE OLUR” Konuşmasında, BAYKAR Genel Müdürü Haluk Bayraktar’ın Ukrayna’ya olan desteğine ilişkin bir anekdota da yer veren Kırımoğlu, Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı işgalinin ilk günlerinde Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy’ın ricası üzerine Ukrayna’nın ihtiyaç duyduğu silah ve mühimmat listesini Bayraktar’a ilettiklerini aktardı. Bayraktar’ın yardımcısının, Ukrayna’nın daha önce aldığı Bayraktar silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) ödemelerini henüz yapmadığını hatırlatması üzerine Bayraktar’ın “Bırak şu para meselesini. Orada kan dökülüyor, insanlar ölüyor. Teslim et.” dediğini belirten Kırımoğlu, bu tutum karşısında Bayraktar’a sarılarak “Gerçek akraba, gerçek kardeş böyle olur.” dediğini ifade etti. “KIRIM TATARLARINA UZUN SÜRELİ İKAMET İMKÂNI SAĞLANDI” Konferansın açış konuşmasını gerçekleştiren Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri ve Kırım Derneği Genel Başkan Vekili Av. Namık Kemal Bayar ise, Kırım’ın işgali sonrasında yaklaşık 35 ile 40 bin Kırım Tatarının Ukrayna ana karasına geçmek zorunda kaldığını belirtti. 2022’nin mart-eylül döneminde yaklaşık 2 bin 500 Kırım Tatarının Türkiye’ye geldiğini aktaran Bayar, Kırım Derneği Genel Merkezinin, Göç İdaresi Başkanlığı ile iş birliği içinde bu kişilerin yerleştirilmesi ve hukuki statülerinin belirlenmesi için çalışma yürüttüğünü ifade etti. Bayar, Türkiye’nin Kırım Derneğinin söz konusu taleplerini uygun bulduğunu, Ukrainler ve Kırım Tatarlarına uluslararası koruma ve uzun süreli ikamet imkânı sağladığını vurguladı.

Kırımoğlu’ndan Bağımsızlık Günü mesajı: "Kırım Tatarlarının tercihi her zaman bağımsız Ukrayna oldu" Haber

Kırımoğlu’ndan Bağımsızlık Günü mesajı: "Kırım Tatarlarının tercihi her zaman bağımsız Ukrayna oldu"

Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Ukrayna Bağımsızlık Günü’nün 35. yıl dönümü vesilesiyle yayımladığı mesajda, Kırım Tatar halkının tarih boyunca bağımsız Ukrayna devletinden yana net bir duruş sergilediğini vurguladı. Kırımoğlu, Sovyetler Birliği döneminde sürgündeyken Ukraynalı insan hakları savunucusu Vyaçeslav Çornovol ile yaptığı mektuplaşmaları hatırlatarak, Sovyet rejiminin çöküşünün kaçınılmazlığını ve Kırım’ın geleceğinin bağımsız Ukrayna ile bağlandığını o yıllardan öngördüklerini belirtti. "1991'DE OYLADIK, 2014'TE SAVUNDUK" 1991 yılındaki bağımsızlık referandumunda Kırım Tatarlarının henüz sürgünden yeni dönmelerine ve nüfusça az olmalarına rağmen bağımsızlık lehine yoğun kampanya yürüttüklerini belirten Kırımoğlu, şu ifadeleri kullandı: O dönemde Kırım’daki nüfusumuz bugünkünden çok daha azdı; pek çok aile onlarca yıl süren sürgünün ardından vatana henüz yeni dönüyordu. Ancak biz Ukrayna’nın bağımsızlığı için kampanya yürüttük ve 1 Aralık’ta bağımsızlık lehine oy kullandık. Aradan 23 yıl geçti ve 26 Şubat 2014’te Kırım Özerk Cumhuriyeti Parlamentosu önünde Ukrayna ve Kırım Tatar bayrakları yine yan yana dalgalandı. Binlerce Kırım Tatarı ve diğer milletlerden Ukrayna vatandaşları, Kırım’ın Ukrayna’dan koparılması senaryosunun hayata geçirilmesini engellemek için o gün meydanlara döküldü. Bu artık bağımsızlık için yapılan bir oylama değil, bağımsızlığın doğrudan savunulmasıydı. Ertesi sabah Kırım Parlamentosu ve hükûmet binaları Rus askerleri tarafından ele geçirildi; işgal ve onunla birlikte Rusya’nın Ukrayna’ya karşı günümüze kadar devam eden savaşı başladı. 1991 ile 2014 yılları arasında yirmi üç yıl var, ancak yapılan tercih hiç değişmedi. "BAĞIMSIZLIK BİR TAKVİM YAPRAĞI DEĞİL, GELECEĞİMİZİ KENDİMİZ BELİRLEME İRADESİDİR" Bugün devletin bağımsızlığını savunan Ukrayna ordusuna ve tüm savunma güçlerine teşekkür eden Kırımoğlu, bağımsızlığın sadece takvime yazılmış bir tarih olmadığını, başka bir devletin tahakkümünü reddetme iradesi olduğunu vurguladı. Ukrayna'nın işgalci Rusya karşında dayanacağını ve gasbedilen tüm topraklarını geri alacağına inandığını belirten Kırımoğlu, "1991'de oyladığımız ve bugün savunduğumuz bağımsızlık, yabancı bir imparatorluğun iradesiyle değil, kendi devletimizde kendi tercihlerimizle yaşama hakkımızdır." diyerek Ukrayna Bağımsızlık Günü'nü kutladı.

Zelenskıy ve Kırımoğlu’ndan kritik Kırım açıklamaları: "Kırım bizim toprağımız" Haber

Zelenskıy ve Kırımoğlu’ndan kritik Kırım açıklamaları: "Kırım bizim toprağımız"

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, ABD merkezli Fox News televizyonuna verdiği mülakatta, Rus işgali altındaki Kırım'a dair açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Zelenskıy, Kırım'ın Ukrayna'nın bir parçası olarak çok önemli olduğunu ifade etti. Sunucunun "Kırım konusu gündemde mi?" sorusunu yanıtlayan Zelenskıy, Kırım'ın mevcut müzakere süreçlerinde şimdilik yer almadığını beliterek mevcut tabloyu ve Ukrayna'nın önceliklerini şu sözlerle dile getirdi: Henüz değil. Bilmiyorum, bakacağız. Bu topraklar bizim için çok önemli. Orası bizim toprağımız, bizim tarihimiz. Ancak en önemlisi, insanları kaybetmemektir. Zelenskıy’ın bu açıklamaları, Kıyiv yönetiminin diplomasideki esnek arayışlarını ve askerî önceliklerde insan kaynağını koruma politikasını gözler önüne sererken, Ukrayna'nın toprak bütünlüğü ilkesinden taviz vermeyeceğinin de altını bir kez daha çizmiş oldu. KIRIMOĞLU: UKRAYNA’NIN HEDEFİ KIRIM’I ABLUKA ALTINA ALARAK İŞGALCİLERİ ÇEKİLMEYE ZORLAMAK Ukrayna Cumhurbaşkanının söz konusu açıklamasını Kırım Haber Ajansına (QHA) değerlendiren Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ise müzakere masasındaki gerçeklere ve askerî stratejiye dikkat çekti. Kırımoğlu açıklamasında şu ifadeleri kullandı: Mevcut müzakere sürecinde şu an ne Kırım, ne Donbas, ne de Kramatorsk konuları ayrı ayrı ele alınıyor. Şu an esas odaklanılan konu, Ukrayna’ya kendini Rus saldırganlığına karşı koruyabilmesi için gerekli silahların sağlanmasıdır. Ukrayna’nın Kırım’ı Rus işgalinden kurtarmak adına gerekli askerî adımları atmaya devam ettiğini belirten Kırımoğlu, insani kayıpların önüne geçilmek istendiğini vurgulayarak şunları kaydetti: Şu an Ukrayna doğrudan bir karaya çıkarma veya indirme operasyonu düzenleyerek Kırım’ı kurtarmayı planlamıyor. Çünkü böyle bir senaryoda çok kan dökülecek ve Ukrayna bunu asla istemiyor. Bu yüzden Ukrayna’nın temel hedefi, Kırım’ı tam bir abluka altına almak ve işgalcileri yarımadayı kendi istekleriyle terk etmeye zorlamaktır.

Ukrayna Parlamentosuna Kırım'daki tarihî yer adlarının iadesine ilişkin yasa tasarısı sunuldu Haber

Ukrayna Parlamentosuna Kırım'daki tarihî yer adlarının iadesine ilişkin yasa tasarısı sunuldu

Ukrayna Parlamentosuna (Verhovna Rada), Rus işgali altındaki Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Akyar'daki (Sivastopol) coğrafi yer adlarının geçici işgal sürecinde yeniden adlandırılmasına ilişkin usulleri düzenleyen 15439 numaralı yasa tasarısı sunuldu. Ukrayna Milletvekili Tamila Taşeva, yasa tasarısının, Verhovna Rada Birinci Başkan Yardımcısı Oleksandr Korniyenko, Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ve diğer milletvekilleriyle birlikte hazırlandığını açıkladı. Tasarıda, Kırım'ın işgal altında olması nedeniyle mevcut mevzuat uyarınca yer adlarının değiştirilmesinden sorumlu kurumların görev yapamaması dikkate alınarak, yerleşim yerleri ve diğer coğrafi adların yeniden adlandırılması için geçici bir mekanizma oluşturulması öngörülüyor. Bu kapsamda Ukrayna Bakanlar Kurulu'na, Kırım'daki coğrafi adların tarihî isimlerine kavuşturulması amacıyla yeniden adlandırma sürecini başlatma veya doğrudan gerçekleştirme yetkisi verilmesi planlanıyor. Tasarı ayrıca bu sürecin uygulanmasına ilişkin takvimi de belirliyor. SOVYET DÖNEMİNDE DEĞİŞTİRİLEN TARİHİ İSİMLER GERİ GETİRİLECEK Yasa tasarısı, özellikle Kırım Tatarları başta olmak üzere yerli halkların sürgün edilmesinin ardından Sovyet döneminde değiştirilen tarihî yer adlarının yeniden iade edilmesini de içeriyor. Taşeva, bu değişikliklerin Ukrayna'nın yerli halklarının temsil organlarıyla istişare edilerek yapılacağını belirterek, "Gerçek tarihî toponiminin yeniden tesis edilmesi bizim doğrudan görevimizdir." ifadelerini kullandı.

Bakan Fidan, Kıyiv’de millî lider Kırımoğlu ve beraberindeki heyetle bir araya geldi Haber

Bakan Fidan, Kıyiv’de millî lider Kırımoğlu ve beraberindeki heyetle bir araya geldi

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ukrayna'nın başkenti Kıyiv'de Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu başkanlığındaki Kırım Tatar heyetiyle önemli bir görüşme gerçekleştirdi. Türkiye'nin Kırım Tatarlarına yönelik süregelen desteğinin en üst düzeyde vurgulandığı görüşmede, işgal altındaki Kırım'daki mevcut durum ve bölgesel gelişmeler masaya yatırıldı. Görüşmeye Türkiye’nin Kıyiv Büyükelçisi Mustafa Levent Bilgen ile Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celal de katıldı. Kırım Tatar halkının haklarının korunması ve seslerinin uluslararası alanda duyurulması açısından kritik önem taşıyan zirvede; ayrıca Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Ukrayna Milletvekili ve KTMM Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz, Ukrayna Milletvekili Tamila Taşeva, KTMM Başkan Yardımcısı İlmi Ümerov, KTMM üyeleri Gayana Yüksel ve Rıza Şevkiyev, Kırım Millî Varlık Vakfı Başkanı Lenur Mambetov ile Ukrayna'nın Arap ve Müslüman Devletlerle Etkileşiminden Sorumlu İstişare Kurulu Sekreteri Snaver Seythalil yer aldı. Görüşmede ağırlıklı olarak Rus işgali altındaki Kırım’da yaşanan insan hakları ihlalleri, Kırım Tatar halkının varoluş mücadelesi ve Türkiye’nin soydaşlarına sağladığı somut yardımlar ele alındı. Bu kapsamda bölgedeki kültürel mirasın korunması ve geçici olarak vatanlarından uzakta yaşayan Kırım Tatarlarının sosyo-ekonomik durumları değerlendirildi. Görüşmenin en kritik ve hassas başlıklarından birini ise Rus esaretindeki siyasi tutsaklar oluşturdu. Çoğunluğu Kırım Tatarı olan ve Rusya tarafından hukuksuz şekilde alıkonulan Kırımlı siyasi tutsakların serbest bırakılması, ailelerine kavuşmaları ve bu doğrultuda yürütülebilecek diplomatik girişimler detaylı şekilde ele alındı. Bakan Fidan, Türkiye'nin Kırım'ın işgalini tanımayan ilkeli duruşunu ve Kırım Tatarlarının hak, güvenlik ve refahının her platformda en güçlü şekilde savunulmaya devam edeceğini bir kez daha teyit etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.