SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu

QHA - Kırım Haber Ajansı - Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kırım Tatar diasporasından Ukrayna’ya tam destek: "Yekvücut hareket ediyoruz" Haber

Kırım Tatar diasporasından Ukrayna’ya tam destek: "Yekvücut hareket ediyoruz"

Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilcisi Olha Kurışko, Kırım Derneği Genel Merkezinde 27 Ocak 2025 tarihinde düzenlenen özel toplantıda Kırım Tatar diasporasının önde gelen isimleriyle buluştu. Türkiye’deki Kırım Tatarlarının Rus işgaline karşı sergilediği kararlı duruşun vurgulandığı görüşmede Kurışko; Ukrayna'nın toprak bütünlüğünden ve Kırım’dan asla vazgeçmeyeceğinin altını çizdi. Ziyarette Olha Kurışko'ya Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Denis Zolotarov eşlik ederken, Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri ve Kırım Derneği Genel Başkan Vekili Namık Kemal Bayar, Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Üyesi ve Şefika Gaspıralı Uluslararası Kadın Birliği Başkanı Prof. Dr. Gayana Yüksel ve Kırım Vakfı Başkanı Tuncer Kalkay başta olmak üzere Kırım Derneği Yönetim Kurulu üyelerinin yer aldığı heyet hazır bulundu. BAYAR: DÜNYADAKİ BÜTÜN KIRIM TATARLARININ YEKVÜCUT HAREKET ETMELERİNİ SAĞLADIK Namık Kemal Bayar, konuşmasında Kırım Derneğinin 70 yıllık köklü bir tarihi olduğundan bahsederek, Türkiye’de 110 bin dernek bulunduğunu ve bunların yalnızca 134’ünün "Kamu Yararına Çalışır Dernek" statüsünde olduğunu Kırım Derneğinin de bu dernekler arasında olduğunu ifade etti. Bayar, özellikle 2014’te Kırım'da yaşanan işgal sonrası “Hem Türkiye’de hem dünyadaki bütün Kırım Tatarlarının Rusya’nın Kırım’ı işgaline karşı yekvücut hareket etmelerini sağladık.” diye konuştu. Bayar ayrıca, Donald Trump döne ile bilrlikte ortaya çıkan politik durumun endişeye sebep olduğuna dikkat çekti. "UKRAYNA’NIN KIRIM’DAN VAZGEÇMEMESİNDEN ALDIĞIMIZ GÜÇ İLE MÜCADELEYE DEVAM EDİYORUZ!" Ukrayna’nın Kırım’dan vazgeçmemesinin kendilerini mutlu ettiğini ifade eden Tuncer Kalkay ise, “Ukrayna halkının verdiği mücadelelerin değerini çok iyi biliyoruz. Başarılar diliyor ve geleceğimizi onlarla belirlemeye çalışıyoruz, Ukrayna’dan yana tavır koyduk, Kırım Ukrayna için önemli, Ukrayna’nın vazgeçmemesi bizi mutlu ediyor, biz oradan aldığımız güç ile mücadeleye devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı. "DÜNYAYA KIRIM TATARCA SESLENİLDİ" Namık Kemal Bayar’ın ABD’deki başkanlık değişimi sonrası ortaya çıkan politik durumun endişeye sebep olduğuna değinmesine cevaben Olha Kurışko, Türkiye’de yaptığı görüşmelerde ortak endişenin müzakere süreci ile ilgili olduğunu ve endişe gerektirecek bir durum olmadığını “Ukrayna, Kırım konusunu en üst düzeyde faaliyetlerde ve platformlarda dile getiriyor.” sözleriyle dile getirdi. Kurışko ayrıca, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy ile Kırım Tatar halkının millî lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun Kırım Platformu'nda bir araya geldiklerini ve Kırımoğlu’nun dünyaya Kırım Tatarca seslendiğini de vurguladı. Aynı zirvede Kırım Tatar seramik sanatçısı Rüstem Skibin tarafından tasarlanan "Dünya" isimli kalkanın sembol olarak seçilmesini ise, “Rusya tarafından dünyaya yayılan kötülüğe karşı Kırım direnişinin sembolüydü.” olarak ifade etti. Kırım Temsilcisi, “Geçici işgale Kırım’ın verdiği direnişin altını çizmiş olduk.” diye ekledi. "SİYASİ TUTSAKLAR MESELESİ GÜNDEMİMİZDE" Stokholm’de gerçekleşen Kırım Tatar Parlamenterler Zirvesi'nde, Kırım Tatar siyasi mahkumlarının isimlerini dile getirdiğini söyleyen Kurışko, çeşitli mecralarda konunun takipçisi olduklarını belirtti. Öte yandan zirvenin düzenlenmesi için Londra’dan onay geldiğini sözlerine ekledi ve Karadeniz Güvenlik Konferansı’nı da takip edeceklerini kaydetti. Kurışko, “İşgal edilen topraklar hakkında konuşurken bu konu Karadeniz’in güvenliğinden ayrı tutulmamalıdır.” diye ifade etti. "ULUSLARARASI ARENADA KIRIM KONUSUNDAKİ ÇABALARIMIZI SEFERBER EDİYORUZ" Ukrayna’nın işgal altındaki topraklarımız açıklamalarından anlaşılması gerekenin bütün toprakları olduğunu vurgulayan Kurışko, “Biz kendi toprağımız için mücadele veriyoruz, uluslararası arenada Kırım konusundaki çabalarımızı seferber ediyoruz" diye ekledi. Kurışko son olarak, Kırım Tatar diasporasının Ukrayna ve vatandaşlarına olan destekleri için teşekkür etti. Olha Kurışko görüşmenin akabinde dernek binasını gezerek, sergilenen fotoğrafları inceledi.

Kırımoğlu ve Çiygöz ile beraberindeki Ukraynalı vekiller Ukrayna ordusuna yardım ulaştırdı Haber

Kırımoğlu ve Çiygöz ile beraberindeki Ukraynalı vekiller Ukrayna ordusuna yardım ulaştırdı

Ukrayna’da 22 Ocak’ta kaydedilen Birlik Günü vesilesiyle, Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ile Ukrayna Milletvekili ve Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz “Avrupa Dayanışması” Partisinden milletvekilleriyle birlikte Ukrayna Savunma Kuvvetlerinin cephedeki birliklerini ziyaret etti. Ziyaret kapsamında, 14 farklı tugaya bağlı olarak görev yapan askeri birliklere silahlı insansız hava araçları (SİHA) ve teknik ekipman desteği sağlandı. Toplam değeri yaklaşık 30 milyon grivna olan yardım paketinde 125 adet “Blıskavka” SİHA, fiber optik dahil olmak üzere 555 FPV-SİHA, jeneratörler, taşınabilir şarj istasyonları, Starlink uydu iletişim setleri ve çeşitli elektronik ekipmanlar yer aldı. Yardım teslim töreni sırasında Ukraynalı askerlerin Birlik Günü’nü tebrik eden Ahtem Çiygöz, Ukrayna halkının birlik ve dayanışmasının önemine dikkat çekti. Çiygöz, geçici olarak işgal altında bulunan bölgelerde yaşayan insanların da Ukrayna ile bağlarını koparmadığını vurguladı. “Size Kırım’dan, Donetsk’ten ve Luhansk’tan yurttaşlarımızın selamlarını getirdim. Onlar geleceklerini Ukrayna’sız düşünmüyor. Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve birliği sizin hizmetiniz sayesinde ayakta duruyor.” diyen Çiygöz, desteklerin süreceğini belirtti. İşgal altındaki topraklarda yaşayan Ukraynalıların direnişini sürdürdüğünü ifade eden Çiygöz, bu direncin Ukrayna Silahlı Kuvvetlerine, Ukrayna halkına ve devlete olan inançtan kaynaklandığını söyledi.

Prof. Dr. Aygün Attar: Kırım, işgal kuvvetlerine kurban verilemez! Haber

Prof. Dr. Aygün Attar: Kırım, işgal kuvvetlerine kurban verilemez!

Türkiye Azerbaycan Dostluk İşbirliği ve Dayanışma Vakfı (TADİV) tarafından 20 Ocak 2026 tarihinde Ankara'da “Zulme Baş Eğmeyenlerin Destanı: Bir Millet Dört Katliam” başlığıyla tertip edilen programda, Kerkük Katliamı, Kanlı Noel, Jeltoksan Olayları ve Kanlı Yanvar olmak üzere Türk dünyasında yaşanan dört büyük katliamda hayatını kaybedenler anıldı. TADİV Başkanı Prof. Dr. Aygün Attar, anma töreni sonrasında Kırım Haber Ajansının (QHA) sorularını yanıtladı. ATTAR: PROJELERİMİZ DEVAM EDECEK Prof. Dr. Aygün Attar, Türk tarihinde maruz kalınan katliamların her birinin ayrı ayrı önemli olduğunu, tarihsel perspektiften değerlendirilmesi gereken ve bugün Türk devletlerinin bağımsızlık elde etmesine vesile olan olayların ayrı ayrı anıldığını söyledi. “Zulme Baş Eğmeyenlerin Destanı: Bir Millet Dört Katliam” adını verdikleri anma programı için dört farklı stratejik önem arz eden coğrafyanın seçildiğini, daha önce bu programın örneğinin olmadığını söyleyen Attar, “Devleti olamadığı için sesi yeteri kadar çıkmayan soydaşlarımızın, kardeşlerimizin sesi olacağız.” dedi. Bütün Türklerin sesini duyuracakları vurgusunu yapan Attar, düzenledikleri programın bir başlangıç olduğunu, geleneksel olarak bu projeye devam edileceğini ve birkaç dilde yayınların yapılması, özetlenerek kitapçıklar haline dönüştürülmesi, sosyal medyada paylaşılması ile de dünya kamuoyunu haberdar etme amacında olduklarını kaydetti. Sözlerini sevinçte birlikte olunduğu gibi kederde de birlikte olunması halinde ilginin daha sağlam olacağını ifade ederek sürdürdü. "2014 YILINDA SENATO KARARIYLA RUSYA’NIN UKRAYNA’YI İŞGALİNİ LANETLEDİK!" Türk dünyasında problemli alanların devam etmekte olduğunu söyleyen Attar, Rusya’nın Ukrayna’yı kendisinin Giresun Üniversitesi rektörlüğü döneminde işgal ettiğini ve o dönem aldıkları senato kararıyla işgali lanetlediklerini söyledi. Rusya’nın her türlü hamlesine rağmen Kırım Tatar halkının millî lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’na fahri doktora verdiklerini ve bu geleneği başlattıklarını belirten Attar, gönül coğrafyasında yaşayan soydaşların, şehirlerin, liderlerin isimlerini üniversitede dersliklere verdiklerini, bu faaliyetlere on sene önce başladıklarını da ifade etti. "KIRIM, TÜRK TARİHİ İÇİN BİR KIRILMA NOKTASIDIR" Kırım’ın genelde Türk tarihinde, özelde Osmanlı Devleti açısından en önemli tarihi kırılma noktası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Attar, “Türkiye dış politika açısından dengeleri gözetmek zorundadır ama dengeleri gözetmek bir etnik kimliğin, bir soydaşın ve tarihi misyonla o toprağın o coğrafyanın gerçek sahiplerinin şu anda güçlü olan devlet erkine veya işgal kuvvetlerine kurban verilmesinin anlamını taşımaz” değerlendirmesinde bulundu. Attar son olarak, Kırım coğrafyasından “dilde, fikirde, işte birlik” çağrısı veren ruhları şad edebilmek, Tercüman gazetesiyle Türk dünyasının duygularına tercüman olan bir yurdun mukaddes olduğunu dile getirdi.

"Rus İşgalinin 12. Yılında Mevcut Durum" konferansında Kırım Tatar halkının mücadelesine vurgu yapıldı Haber

"Rus İşgalinin 12. Yılında Mevcut Durum" konferansında Kırım Tatar halkının mücadelesine vurgu yapıldı

Rus işgali altındaki Kırım’da baskı altında kalan Kırım Tatarları, kaçırılan Kırım Tatar gençler, aileler ve özellikle Kırım Tatar annelerin çektiği acılar, Bağımsız Aydınlar Topluluğunun Üsküdar Üniversitesi Bağlarbaşı Risale-i Nur Araştırmaları Platformu (RİNAP) Kampüsü’nde yapılan haftalık konferanslarda, "Rus İşgalinin 12. Yılında Mevcut Durum" başlığı altında 3 saati aşkın bir süre müzakere edildi. 19 Ocak 2026 tarihinde düzenlenen konferansta, aralarında gazeteciler, yazarlar, akademisyenler, emekli subaylar ve sanatçıların olduğu Bağımsız Aydınlar Grubunun davetiyle Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay konuştu. Kırım’a yedi defa giden ve bu gezilerindeki anı ve gözlemlerini Türkiye gazetesinde yayınlayan Gazeteci-Yazar Mehmet Cemal Çiftçigüzeli’nin Zafer Karatay’ı, onun Kırım mücadelesinde yaptıklarını ve Kırım Mücadelesini değerlendirdiği açılış konuşmasıyla toplantı başladı. KONFERANSTA KIRIM TATAR HALKININ ACILARI ANLATILDI Kırım’a yedi defa gittiğini, onların vatanları Kırım’a dönüş ve vatanlarına sahip çıkma mücadelelerine yakınen tanık olduğunu belirten Çiftçigüzeli, ”Kırım Tatar yazar Şamil Aladin ile tanıştım. Sovyet ordusunda asker olup izinli olarak Kırım’a dönen Aladin, "Evimizin kapısını çaldım. Hiç tanımadığım biri açtı. ‘Ne var?’ diye sordu. Önce şaşırdım, afalladım, acaba yanlış eve mi gelmiştim? Yok, burası bizim evimizdi. Evimiz olduğunda ısrar ettim, ailemin nerede ve ne olduğunu heyecanla sordum. Asker ve polis çağırarak beni ‘deli’ diye tımarhaneye koydular. Sonra öğrendim: Bir gecede bütün halkımızı vagonlara doldurarak sürgüne göndermişlerdi." şeklinde konuştu. Mehmet Cemal Çiftçigüzeli, “Bir örnek aydınımız, kendisini bürokrasiye değil davasına adamış vakıf insan, belgesel film üstadı yönetmen ve yazar, inancı için yaş grubuna bakmadan coğrafyamızda dağ taş demeden koşuşturan, davasını anlatan Zafer Karatay’dan dinleyeceğiz ve onun yapımcılığını yaptığı, eşi Neşe Sarısoy Karatay’ın yönetmenliğini yaptığı 'Kırımoğlu, Bir Halkın Mücadelesi' belgeselinde bir bölüm izleyerek toplantımıza başlıyoruz.” ifadelerini kullanarak sözü Zafer Karatay’a bıraktı. Zafer Karatay, Rus işgalinin 12 yılda Kırım Tatarlarının durumunu, Kırım’da yapılan zulmü, hapse atılan Kırım Tatarlarını ve ailelerinin anaların acılarını duyurma, Rusya propagandasının ve yalanlarının etkili olduğu Türkiye’de böyle değerli bir topluluğa gerçekleri anlatma fırsatı verildiği için teşekkür ederek başladı ve belgesel filmlerinin Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun mücadelesini anlatan bölümü iştirakçilere izleterek başladı. Karatay, daha sonraki sunumuyla, Kırım ve Kırım Tatarlarının tarihini, Rusya’nın Kırım ve Türkiye üzerindeki emellerini, Türkiye’ye II. Dünya savaşı ardından saldırmak isteyen Stalin’in sınır boylarında temizlik yaparak, Kırım, Karaçay Malkar ve Ahıska Türkleriyle Çeçenler ve İnguşları sürgün ettiğini, Kırım Türklerinin sürgünden dönüş mücadelelerini dile getirdi. Bu meyanda Kırımoğlu’nun Ruslar tarafından beş defa ayrı ayrı mahkûm edilmesini, zindanlara atılmasını, çilelerini, direnişini, sürgün edilişini, insan hakları mücadelesini, ölmesi adına yapılan planları konferans çerçevesinde anlatan Karatay, 1989 yılında Kırım'a ilk defa gidişi sonrasındaki anılarından ve gözlemlerinden, Türk dünyasıyla Kırım Tatarlarının en önemli isimlerinden olan İsmail Bey Gaspıralı'dan, Kırım’da bulunan Zincirli Medresesinden ve Türkiye’den sağlanan yardım ve desteklerden bahsetti. "SAVAŞI RUSYA’NIN KAZANMASI, KIRIM TÜRKLERİNİN TÜRK DÜNYASININ GELECEĞİ KARANLIK DEMEK" Konferansının son bölümünde Rusya’nın 2014 yılında Kırım’ı işgaline ve sonrasında yaşananlara, işgalci Rusya’nın Kırım Tatarlarına yaptıkları zulümlere örnekleriyle değinen Karatay, Rusya’nın işgalle beraber Kırım Tatar Milli Meclisini 18 Mayıs 1944 sürgün kurbanlarını Akmescit meydanında ve başka yerlerde toplanarak anmalarını yasakladığını, öldürdüğü ve kaçırdığı Kırım Tatarlarını, hâlen Rusya hapishanelerinde tutulan Kırım Tatarlarını ve annelerini fotoğraflarla göstererek anlattı. Karatay, “Ne yazık ki güzel Türkiye’mizin ana akım medyası Rusya propagandasının etkisi altında. Kimisi bilerek kimisi cahilliğinden Rusya propagandasına hizmet ediyor. Kendi kardeşlerinin durumunu görmezden bilmezden geliyor. Kırım, Kırım Türkleri için açık cezaevine dönüştü. Rusya bir katillere en fazla 20 yıl verirken, hiçbir teröre şiddete başvurmamış, Rusya işgalinin benimsememiş Kırım Türklerine 3 ile 24 yıl arasında ceza veriliyor. Örneğin, Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan yardımcısı Nariman Celal’e 17 hapis cezası verildi. Esir takasıyla serbest kalan Nariman Celal’i Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenski, Türkiye’ye Büyükelçi olarak atadı. Bize Ukrayna ve Rusya arasında ne fark var diyenlere en iyi cevabımız bunlar. 1991 yılından 2014 yılına kadar Ukrayna döneminde hiçbir Kırım Tatar siyasi sebeplerle tutuklanmadı. Rusya’nın yaptıkları ortada.” değerlendirmesini yaptı. Rusya’nın bu savaşı kazanmaması gerektiğini kaydeden Karatay, “Kırım işgal edildiğinde Rusya Genelkurmay Başkanı Garüsimov böbürlenerek bu zamana kadar Karadeniz’in efendisi Türklerdi, artık biziz demişti. Zelenski liderliğinde büyük bir direniş gösteren Ukrayna ordusu ve halkı, hiç donanmaları olmadığı halde Rusya’nın Karadeniz donanmasının çoğunu batırdı. Rusya, Ukrayna bataklığında debelenirken Karabağ işgalden kurtarıldı. Rusya Suriye’den çekilmek zorunda kaldı. Rusya savaşı kazanırsa Türk dünyasında iş birliğinin geleceği karanlıktır. Kırım Tatarlarının geleceği büyük tehlike altına girecektir. Ukrayna’nın savaşı, Türk dünyasının savaşıdır. Kırım Tatarlarının var olma savaşıdır.” dedi. Karatay konuşmasını, Türk aydınlarına Kırım’da kardeşlerinin durumunu, baskıları ve gerçekleri Türk kamuoyuna anlatma, Rusya hapishanelerindeki Kırım Tatarlarını, onların eş, çocuk ve annelerinin durumunu ve onları savunan Kırım Tatar avukatlara yönelik baskıları duyurma çağrısıyla bitirdi. Konferansın sonunda yazar Veli Dalbudak “Taşra Küçük İstanbul” adlı romanını, araştırmacı-yazar Mahmut Haldun Sönmezer ise "Modernleşme Sürecinde İstanbul Yahudileri" adlı eserini Zafer Karatay’a hediye ettiler. Ayrıca, Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş ve Karatay ile birlikte "Ey Güzel Kırım" adlı eseri yazan ve konferansın oturum başkanlığını yapan Çiftçigüzeli, sosyal medya hesabından konferansta Karatay’ın anlattıklarını, kendi gözlemlerini ve hatıralarını paylaştı.

Avustralya Büyükelçisi Lehmann'dan KTMM’ye ziyaret: "Kırım'ın geleceği Kırım Tatarlar tarafından belirlenmeli" Haber

Avustralya Büyükelçisi Lehmann'dan KTMM’ye ziyaret: "Kırım'ın geleceği Kırım Tatarlar tarafından belirlenmeli"

Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ve Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Avustralya’nın Kıyiv Büyükelçisi Paul Lehmann ile bir araya geldi. Görüşmede Rusya’nın Kırım’daki nüfus değiştirme politikası, siyasi tutsakların durumu ve yerli halkların hakları konuları ele alındı. KTMM basın servisinden yapılan açıklamada, Avustralya’nın Kıyiv Büyükelçisi Paul Lehmann’in 9 Ocak tarihinde KTMM’nin Kıyiv’deki ofisini ziyaret ettiği bildirildi. Görüşmeye Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, KTMM Başkanı Refat Çubarov, KTMM Başkan Yardımcısı İlmi Ümerov, KTMM üyeleri Eskender Bariyev ve Riza Şevkiyev katıldı. Kırımoğlu ve KTMM temsilcileri Avustralya’nın Ukrayna’ya askerî, insani ve enerji alanlarında sağladığı istikrarlı destekten dolayı teşekkür ederken, görüşmede yerli halkların haklarının korunmasına ilişkin Avustralya deneyimi de ele alındı. Büyükelçi Paul Lehmann, Avustralya'nın Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne olan sarsılmaz desteğini yineleyerek, "Kırım’ın geleceği yalnızca Ukrayna devleti ve Kırım Tatar halkı tarafından belirlenmelidir" dedi. Avustralya’nın kendi yerli halkı (Aborjinler) konusundaki tecrübesine değinen Lehmann, dünyada hiçbir ülkenin bir diğeri üzerinde tahakküm kurmaması gerektiğini vurguladı. KIRIMOĞLU, RUSYA’NIN NÜFUS MÜHENDİSLİĞİNE DİKKAT ÇEKTİ Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, görüşmede Rusya’nın Kırım Tatar halkına yönelik yüzyıllardır süren baskı politikaları ile işgal sonrası devam eden tutuklamalar, kaçırmalar ve zorla göç uygulamaları hakkında bilgi verdi. Kırımoğlu, Rusya’nın yarımadada yürüttüğü demografik operasyona dikkat çekerek şunları kaydetti: 2014 yılındaki işgalin ardından Kırım Tatarları ağırlıklı olarak Ukrayna ana karasına göç ediyordu; ancak 2022'deki tam kapsamlı işgal girişimiyle birlikte halkımız artık daha uzaklara, Avrupa ve Amerika'ya gitmek zorunda kalıyor. Bu durum, dünya genelindeki Kırım Tatar diasporasının büyümesine neden oldu. Tahminlere göre bu yıllar içinde yaklaşık 30 bin ile 50 bin arasında Kırım Tatarı yarımadayı terk etti. Toplam nüfusu 300 bin olan bir halk için bu rakam çok büyük bir kayıptır. Aynı zamanda Rusya, bölgeye kendi vatandaşlarını yerleştirerek bir nüfus değişimi politikası yürütüyor; veriler yaklaşık 1 milyon kişinin Kırım’a taşındığını gösteriyor. Dolayısıyla bu işgal, Kırım Tatar halkının kendi topraklarındaki varlığına yönelik doğrudan bir tehdittir. ÇUBAROV'DAN SİYASİ TUTSAK VURGUSU KTMM Başkanı Refat Çubarov ise siyasi tutuklular sorununa dikkat çekerek, Rusya’nın Kırım Tatarlarını takas süreçlerine dahil etmeyi engellediğini, bunun gazeteciler ve “Azov” Alayı mensubu askerler için de geçerli olduğunu söyledi. Çubarov ayrıca, Ukrayna’nın Yerli Halkları Yasası'nın uygulanmasının önemine değinerek bu alanda Avustralya’nın tecrübesinden yararlanmak istediklerini ifade etti. BARİYEV'DEN COP31 İÇİN ÖNERİ KTMM Üyesi Eskender Bariyev, 2026’da Türkiye’nin Antalya kentinde düzenlenmesi planlanan ve Avustralya ile Türkiye’nin eş başkanlığını üstleneceği BM İklim Konferansı COP31 hazırlıklarına, Kırım Tatar halkının uzmanlarının da dahil edilmesi önerisini gündeme getirdi. Bariyev, Kırım’daki işgalin yol açtığı ağır çevresel tahribatın uluslararası düzeyde ele alınması gerektiğini vurguladı. KTMM, AVUSTRALYA'DAN 1944 SÜRGÜNÜ'NÜ SOYKIRIM OLARAK TANINMASINI BEKLİYOR Görüşmenin sonunda KTMM temsilcileri, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü’nün Avustralya Parlamentosu tarafından resmen "soykırım" olarak tanınması yönündeki beklentilerini dile getirdi ve Kırım’ın işgalinin Kırım Tatar halkına yönelik soykırım politikasının devamı olarak değerlendirmesi gerektiği vurgulandı. Görüşmenin sonunda Refat Çubarov, yerli halkların haklarına saygı duyan ülkelerle ortaklığın önemine dikkat çekerek, Kırım Tatar halkının ancak Ukrayna’nın direnci ve zaferiyle geleceğini güvence altına alabileceğini söyledi. Taraflar, görüşme sonunda birbirlerine yerli halkların kültürlerini simgeleyen hediyeler takdim etti.

Kanada’nın eski Başbakan Yardımcısı, Zelenskıy’ın danışmanı oldu Haber

Kanada’nın eski Başbakan Yardımcısı, Zelenskıy’ın danışmanı oldu

2019 ve 2024 yılları arasında Kanada Başbakan Yardımcısı olan Chrystia Freeland, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy’ın (Volodimir Zelenski) yeni Ekonomik Kalkınma Danışmanı oldu. Freeland’in atamasına yönelik 15/2026 sayılı kararname, Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Ofisinin internet sayfasında yayımlandı. Zelenskıy, “Bugün Chrystia Freeland’i Ekonomik Kalkınma Danışmanı olarak atadım. Sayın Freeland, bu alanlarda son derece becerikli olup yatırımların çekilmesi ve ekonomik dönüşümlerin uygulamaya konulmasında da derin tecrübeye sahiptir” açıklamasını yaptı. “UKRAYNA, ŞİMDİ DAYANIKLILIĞINI GÜÇLENDİRMELİDİR” Ayrıca Zelenskıy, yaptığı açıklamada, hem diplomatik çabaların en kısa sürede sonuçlanması hâlinde Ukrayna’nın yeniden inşası için hem de Ukrayna’nın müttefiklerinin gecikme yaşatmasıyla savaşın uzaması hâlinde Ukrayna’nın savunmasını güçlendirmesi için, “Ukrayna, şimdi dayanıklılığını güçlendirmelidir” dedi. Ukrayna Cumhurbaşkanı, Ukrayna’ya yardım etmeye ve Ukrayna’nın müttefikleriyle iş birliği içerisine girmeye gönüllü olan herkese minnettarlığını dile getirerek mesajını sonlandırdı. Halen Kanada Parlamentosunda Milletvekili olan Freeland, aynı zamanda Ottawa’nın Ukrayna Özel Temsilcisi olarak görev yapıyor. Freeland ayrıva 2015-2017 yılları arasında Ticaret Bakanı, 2017-2019 yılları arasında ise Dışişleri Bakanı görevlerinde bulundu. FREELAND, MUSTAFA ABDÜLCEMİL KIRIMOĞLU İLE DE GÖRÜŞMÜŞTÜ Rusya’nın, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü hedef aldığı işgal ve saldırı girişimlerini Kanada içerisinde en çok tepki gösteren isimlerden biri olan, Ukrayna kökenli Chrystia Freeland, Rusya’nın 2014 yılında Kırım’ı işgali sırasında Ukrayna’ya resmî ziyarette bulunup Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ve Ukraynalı liderler ile görüşmüştü.

Kırım Cephesinden Lviv'deki “Yenilmezler” Rehabilitasyon Merkezine ambulans desteği Haber

Kırım Cephesinden Lviv'deki “Yenilmezler” Rehabilitasyon Merkezine ambulans desteği

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM), Kırım Özerk Cumhuriyeti Müslümanları Dini İdaresi, Kırım Milli Varlık Vakfı ve ASTEM Vakfının öncülüğünde; Ukrayna Savunma Kuvvetlerini desteklemek ve Rus saldırılarından zarar gören sivillere insanî yardım sağlamak amacıyla başlatılan Kırım Cephesi girişimi yetkilileri, yeni yıl öncesinde Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ile birlikte Lviv kentinde bulunan “Yenilmezler” (Nezlamni) Rehabilitasyon Merkezini ziyaret etti. Ziyaret kapsamında Kırım Tatar halkının millî lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Kırım Milli Varlık Vakfı Başkanı Lenur Mambetov ve Kırım Cephesi Eş Koordinatörü Feliks Karayev merkeze, ağır yaralıların acil müdahale koşullarında hastaneye ulaştırılmasını sağlayacak tam donanımlı bir ambulans teslim etti. Kırım Milli Varlık Vakfı Başkanı Lenur Mambetov, yaptığı açıklamada, “Bugün Lviv’de “Yenilmezler” Rehabilitasyon Merkezinde bulunuyoruz. Bu merkezde hem yaralı askerler hem de Rus saldırılarda zarar gören siviller tedavi görüyor. Bu merkeze destek vermek bizim için çok önemliydi. Bu yüzden merkeze tam donanımlı bir ambulans teslim ettik. Bu araç, özellikle cephe hattından getirilen yaralıların zaman kaybetmeden sağlık kuruluşlarına sevk edilmesini sağlayacak.” ifadelerini kullandı. Merkezin ihtiyaçlarını yerinde incelediklerini belirten Kırım Tatar halkının millî lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, “Şu an her bir Ukrayna vatandaşının görevi elinden geldiği kadar Rus düşmanına karşı savaşan askerlere destek olmaktır.” dedi. Kırım Cephesine merkeze sağladığı maddi ve manevi destek için teşekkür eden “Yenilmezler” Rehabilitasyon Merkezi Ruh Sağlığı Bölümü Başkanı Oleg Berezyuk, “Burada çalışırken şunu görüyoruz; ister sivil ister askerler olsun savaştan zarar gören insanlar için en önemli tedavi aracının, birilerinin onları önemsediğini görmeleri olduğunu anlıyoruz. Ve bugün buraya gelmiş olmanız sadece bir teknik destek değil, aynı zamanda ülkelerini korumak için sağlıklarını ve canlarını feda eden insanlara duyulan bir saygının işaretidir. Bunun için size minnettarız.” şeklinde konuştu.

Millî lider Kırımoğlu 2025 yılını QHA'ya değerlendirdi: "Teslimiyet söz konusu değil!" Haber

Millî lider Kırımoğlu 2025 yılını QHA'ya değerlendirdi: "Teslimiyet söz konusu değil!"

Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, 2025 yılında Rus işgali altındaki Kırım'ın, Kırım Tatarlarının ve Ukrayna'daki durumu ile uluslararası gelişmeleri Kırım Haber Ajansına (QHA) değerlendirdi. İki günlük programı kapsamında Ankara’da bulunan Kırımoğlu ayrıca, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Ukrayna-Türkiye Dostluk Grubu üyeleri, Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Kürşad Zorlu, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Başkanı Abdullah Eren, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) yetkilileri ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu ile görüşmelerinin detaylarını QHA ile paylaştı. Görüşmelerin ana gündeminin Ukrayna-Rusya Savaşı, Kırım’ın işgali ve Kırım Tatarlarının durumu olduğunu ifade eden Kırımoğlu, Türkiye’nin Kırım’ın yasa dışı ilhakını tanımaması tutumundan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Türkiye’nin uluslararası hukuka dayalı açıklamalarının önemli olduğunu vurgulayan Kırımoğlu, bununla birlikte savaşın sona erdirilmesi ve Kırım’ın işgalden kurtarılması için sözlü desteğin ötesinde somut ve pratik adımlara ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Türkiye Dışişleri Bakanlığının Kırım’daki hak ihlallerine yönelik protesto ve açıklamalarını takdirle karşıladıklarını belirten Kırımoğlu, TBMM’de de bu konunun daha güçlü şekilde gündeme getirilmesini beklediklerini ifade etti. “ADİL BARIŞ SÖYLEMİ PUTİN’İN DİLİNE TESLİM EDİLMEMELİ” Kırımoğlu, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump tarafından gündeme taşınan 28 maddelik barış anlaşması taslağının hiçbir şekilde kabul edilmeyeceğini vurguladı ve şu ifadeleri kullandı: Bu tür anlaşmaların Ukrayna tarafından hiçbir şekilde kabul edilmeyeceğini açıkça ifade ettik. Ancak son dönemde dikkat çeken husus, herkesin ‘adil bir anlaşma’ vurgusu yapmasıdır. Buna Putin’in de aynı kavramı kullanarak yaklaşması, ‘adalet’ ve ‘adil’ kavramlarının taraflara göre farklı anlamlar taşıdığını göstermektedir. Bu nedenle yapılan tüm açıklamalarda, imzalanması muhtemel bir barış anlaşmasının uluslararası hukuka uygun olması gerektiğinin özellikle vurgulanmasını istedik. Ayrıca, Ukrayna devletinin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün eksiksiz şekilde güvence altına alınmasının barışın temel şartı olduğu net biçimde ifade edilmelidir. KIRIMOĞLU'NDAN TRUMP'A SERT SÖZLER Bununla birlikte Kırımoğlu, “Trump’ın davranışları ve bu savaşla ilgili açıklamaları o kadar akılsız ve mantıksız ki büyük bir hayal kırıklığı yaşadık. Aslında bu bir hayal kırıklığı da değil; çünkü onun birinci döneminde ne olduğunu biliyorduk ama bu kadarını beklemiyorduk. ‘Keşke Ukrayna bu savaşı başlatmasaydı’ demesi gerçekten anlaşılır değil. İnsan ister istemez şunu soruyor: Karanlık bir yerde mi tutuldu, hiçbir şeyden haberi yok mu?” dedi. İşgal altındaki bölgelerde düzenlenen sözde referandumlara da değinen Kırımoğlu, bu oylamaların hiçbir hukuki geçerliliği olmadığını vurguladı. Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplumun büyük bölümünün bu referandumları tanımadığını hatırlatan Kırımoğlu, başka bir devletin silahlı güçleri altında yapılan oylamaların “referandum” olarak nitelendirilemeyeceğini ifade etti. "BİZ HİÇBİR ZAMAN YAPTIKLARIMIZA KARŞILIK TEŞEKKÜR BEKLEMEDİK" Kırımoğlu, uluslararası siyasetin ticari bir pazarlık anlayışıyla ele alınmasının tehlikeli olduğunu belirterek, Ukrayna ve Kırım Tatarları için meselenin bir Trump’ın söylemine ithafen bir “kart oyunu” değil, egemenlik, özgürlük ve uluslararası hukuk mücadelesi olduğunu sözlerine ekledi. Bu bağlamda Kırımoğlu şu şekilde konuştu: Biz Sovyetler zamanı insan hakları nerede ezilirse, tepki vermeye çalıştı. Mesela Çekoslovakya’nın işgalini protesto ettik, hapishanelere gittik. Afganistan işgal edildiğinde de protestolar yaptık, bunun için hapse atıldık. Biz hiçbir zaman bu yaptıklarımıza karşılık birilerinin bize teşekkür etmesini beklemedik. Çünkü bu bizim manevi borcumuzdu “ZELENSKIY ETTİĞİ YEMİNE SADIK KALIYOR” Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy’ın (Volodimir Zelenski) gündeme gelen 28 maddelik barış planına ilişkin yaptığı açıklamalara dikkat çeken Kırımoğlu, Zelenskıy’nin “Ukrayna ya onurunu kaybedecek ya da en önemli müttefiklerinden birini kaybedecek” ifadelerinin son derece net ve yerinde olduğunu söyledi. Kırımoğlu, Ukrayna halkının ezici çoğunluğunun onurundan vazgeçmeyeceğini vurgulayarak, Zelenskıy’nin göreve başlarken ettiği yemine sadık kaldığını ve Ukrayna’nın egemenliği ile toprak bütünlüğünden geri adım atmayacağını açıkça ortaya koyduğunu ifade etti. Bu açıklamaların özellikle işgal altındaki Kırım’da yaşayan Kırım Tatarları açısından büyük bir moral kaynağı olduğunu belirten Kırımoğlu, barış planına dair spekülasyonların artmasıyla birlikte çok sayıda kişinin kendilerini arayarak endişelerini dile getirdiğini aktardı. “SÖZDE BARIŞ PLANI FİİLEN GEÇERLİLİĞİNİ KAYBETTİ” Öte yandan Trump’ın gündeme getirdiği 28 maddelik planın artık masada olmadığını ifade eden Kırımoğlu, söz konusu metnin büyük ölçüde Moskova kaynaklı olduğunu ve Trump’ın planın içeriğini dahi tam olarak okumamış olabileceğini söyledi. Avrupa’nın önde gelen ülkeleri Almanya, Fransa ve Birleşik Krallık ile yapılan temasların ardından planın 28 maddeden 19’a düşürüldüğünü, Ukrayna açısından kabul edilemez maddelerin çıkarıldığını ve kalan başlıkların da ciddi şekilde değiştirildiğini belirten Kırımoğlu, gelinen noktada Trump’ın da bu projeden fiilen vazgeçtiğini ifade etti. Ancak yeni bir çerçevenin nasıl şekilleneceğinin henüz netleşmediğini kaydetti. “PUTİN ÖLMEDEN SAVAŞ BİTMEZ” Kırımoğlu, müzakerelerde belirleyici unsurun Rusya’nın tutumu olduğunu vurgulayarak, Moskova’nın barışa yanaşmadığını söyledi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, hedeflerine ulaşılmadan savaşın sona ermeyeceğini açıkça dile getirdiğini hatırlatan Kırımoğlu savaşın bitmesi hâlinde Putin’in iktidarını kaybedeceğini ve hesap vermek zorunda kalacağını söyledi. Rusya’nın hem Ukrayna’ya hem de kendi ülkesine büyük zarar verdiğini belirten Kırımoğlu, Rus ekonomisinin ağır yaptırımlar altında ciddi bir çöküş yaşadığını ve yaptırımlar kaldırılsa dahi toparlanmanın on yıllar alacağını dile getirdi. Savaşın bin 380’inci gününe girildiğini hatırlatan Kırımoğlu, Rus ordusunun kayıplarının çok ağır olduğunu, yüz binlerce askerin öldüğünü ya da sakat kaldığını ve Rusya’nın adeta bir “mezarlıklar ülkesi”ne dönüştüğünü ifade etti. “ASKERLERİMİZ TESLİMİYETİ KABUL ETMİYOR” Kırımoğlu, cephe hattındaki gözlemlerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, Ukrayna askerlerinin motivasyonunun hâlâ güçlü olduğunu ancak uzun süren savaşın ciddi bir yorgunluk yarattığını söyledi. Askerlerin 2022 yılına kıyasla daha yorgun olduğunu ifade eden Kırımoğlu, “Yıllarca süren bir savaş elbette insanları yoruyor. Asker sayımız da yeterli değil. Bu konuda şikâyetler var. Ancak konu teslimiyet olduğunda, kimse bunu kabul etmiyor. Gerekirse ölürüz ama bu şartlara boyun eğmeyiz diyorlar.” dedi. Cephedeki askerlerin kendileri için en kıymetli insanlar olduğunu vurgulayan Kırımoğlu, bu nedenle imkân buldukça cepheye giderek askerlerle görüşmeye, onları kucaklamaya ve destek olmaya çalıştığını ifade etti. 82 yaşına girdiğini hatırlatan Kırımoğlu, “Bazen yaşımdan utanıyorum. Çünkü gözlerimin önünde binlerce genç insan ya hayatını kaybediyor ya da sakat kalıyor. Bu gerçekten çok trajik bir tablo.” diye konuştu. “KIRIM’IN RUSYA’YA BIRAKILMASI BİZİM İÇİN KABUL EDİLEMEZ” New York’ta düzenlenen Kırım Platformu 5’inci Zirvesi’nde Kırım’da yaşanan hak ihlalleri konularını dile getirdiğini belirten Kırımoğlu, şu cümleleri kullandı: Orada bu rakamları da paylaştım. İşgal altındaki tüm topraklarda, işgalcilere karşı ses çıkaran insanlar baskıya uğruyor, öldürülüyor ya da hapse atılıyor. Ancak Kırım Yarımadası’nda en çok ses çıkaranlar Kırım Tatarları olduğu için baskının en büyüğü de onlara yöneliyor. Kırım Yarımadası’nda nüfus oranımız yüzde 13 olmasına rağmen, baskıların yüzde 75-80’i Kırım Tatarlarına uygulanıyor. Hatta tüm Rusya Federasyonu genelindeki siyasi baskılarla kıyaslandığında, Kırım Tatarlarına yönelik baskının oranı 50 kat daha fazladır. Bu nedenle Kırım işgalden kurtulmadığı sürece Kırım Tatar halkının geleceği yoktur. Ya büyük bir kısmı topraklarını terk edecek ya da kalanlar mankurtlaştırılarak Ruslaştırılacaktır. Bu yüzden hiçbir barış anlaşmasında Kırım’ın Rusya’ya bırakılması bizim için kabul edilemez. UKRAYNA ORDUSUNUN KIRIM OPERASYONLARI Kırımoğlu, Ukrayna ordusunun 2025 yılı boyunca Kırım’daki askerî hedeflere yönelik operasyonlarını konusunda, Kırım’da depolar, mühimmat alanları ve lojistik merkezler dâhil olmak üzere yaklaşık 160 askerî noktanın bulunduğunu belirterek, kara harekâtından önce bu altyapının etkisiz hâle getirilmesinin zorunlu olduğunu vurguladı. “Kırım Yarımadası’na askerî girişten önce bu depoların imha edilmesi gerekir.” diyen Kırımoğlu, Ukrayna ordusunun bu yöndeki adımlarını doğru ve gerekli bulduklarını ifade etti. Köprünün Rusya için yalnızca bir lojistik hat değil, aynı zamanda Kırım’a yerleştirilen yüz binlerce Rus sivil ve asker açısından bir kaçış güzergâhı olduğunu belirten Kırımoğlu, “Köprü olmasaydı, Kırım’dan çıkışları çok daha zor olurdu.” dedi. Ayrıca “İnsansız hava araçlarıyla (İHA) yapılan saldırılar etkili ancak kalıcı değil.” diyen Kırımoğlu, köprünün üstten vurulması hâlinde Rusya’nın birkaç hafta içinde onarım yaparak yeniden faaliyete geçirebildiğini söyledi. Kırımoğlu bu nedenle, altyapının temelden hedef alınmasının askerî açıdan daha sonuç alıcı olacağını kaydetti. Yarımadadaki halkın Ukrayna ordusunun operasyonlarını büyük ölçüde desteklediğini ifade eden Kırımoğlu, “Bu tür saldırılar olduğunda, insanlar sadece seviniyor. Birbirlerine misafirliğe gidip adeta gözün aydın kahvesi içiyorlar.” dedi. KIRIM PLATFORMU DEĞERLENDİRMESİ Kırımoğlu; biri liderler seviyesinde, diğeri parlamenterler seviyesinde gerçekleşen Kırım Platformu’nu da değerlendirdi. Dünyanın Kırım meselesine bakışının hâlâ yeterli seviyede olmadığını vurgulayan Kırımoğlu, özellikle Afrika ve Asya’nın birçok ülkesinde Kırım hakkında temel bilginin dahi bulunmadığını söyledi. Uluslararası kamuoyunda ciddi bir bilgi eksikliği olduğunu dile getiren Kırımoğlu, zaman zaman gerçeği yansıtmayan ve Kırım’ın coğrafi konumuna ilişkin dahi yanlış ifadelerin gündeme gelebildiğine dikkat çekti. Kırımoğlu, bu tür yanlış yaklaşımların yalnızca uzak ülkelerde değil, Türkiye’de de zaman zaman televizyon ve basında dile getirildiğini belirterek, “Barış olsun, Kırım Rusya’ya verilsin” şeklindeki görüşlerin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Türkiye’nin tarihsel tecrübesine atıfta bulunan Kırımoğlu, bu tür önerilerin adalet ve egemenlik ilkeleriyle bağdaşmadığını ifade etti. KIRIMOĞLU’NDAN ATATÜRK VURGUSU Bir Türk milletvekiliyle yaptığı görüşmeye de değinen Kırımoğlu, Rusya’nın büyüklüğü gerekçe gösterilerek Ukrayna’nın geri adım atmasının önerdiğini, ancak bu yaklaşımın tarihsel olarak da ahlaki olarak da yanlış olduğunu söyledi. Kırımoğlu, Millî Mücadele döneminde Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün benzer bir teslimiyet anlayışını kabul etmediğini hatırlatarak, işgal karşısında vazgeçmenin bir seçenek olmadığını dile getirdi. Kırımoğlu, herhangi bir ülkeye tavsiye verilirken, aynı durumun o ülkenin kendisi için de düşünülebilmesi gerektiğini belirterek, “Türkiye’nin bir kısmı işgal edilseydi kimse ‘toprak verelim, savaşmayalım’ demezdi. Bu nedenle Kırım’ın Rusya’ya bırakılması yönündeki hiçbir öneri bizim için kabul edilemez.” dedi. TÜRK DÜNYASI VE KIRIM Kırımoğlu, kendisine yöneltilen soru üzere Türk dünyası ve Kırım meselesine ilişkin olarak, Türk Devletleri Teşkilatındaki ülkelerden (TDT) Türkiye ve Karabağ meselesinin çözülmesinin ardından Azerbaycan hariç olmak üzere Kırım hakkında bir tepkinin olmadığını söyledi. Öte yandan diğer Türk devletlerinin çoğunluğunun Rusya’ya bağlı, demokratik olmayan veya totaliter rejimler olduğunu vurgulayan Kırımoğlu, bu nedenle Kırım için ortak ve güçlü bir tutum beklemenin şu an için zor olduğunu ifade etti. KIRIMOĞLU KERÇ KÖPRÜSÜ'NÜ İŞARET ETTİ 2023 sonunda yaptığı bir video mesajda, 2024 yılının Kırım’ın serbest yılı olabileceğine işaret ettiğini hatırlatan Kırımoğlu, iktidarda olanlara Kerç Köprüsü’nün konumundan faydalanarak hareket etmeleri ve Kırım’da yaşayanlara ise askerî noktalardan uzak durmaları tavsiyesinde bulundu. “Eğer yeterli silahımız olsaydı, Kırım’a girebilirdik. Bir yıl içinde olmasa da Kırım elbette serbest olacak. Başka yolu yok.” diyen Kırımoğlu, gelecek yıllara dair umut ve kararlılığını vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.