Hıdırellez 2026: UNESCO Mirası gelenek ve oyunlara deniz kıyısında büyük ilgi
Romanya Türk-Tatar toplumu üyelerini ve çok sayıda ziyaretçiyi bir araya getiren Hıdırellez Festivali, Romanya Müslüman Tatar Türkleri Demokrat Birliği (UDTTMR) Başkanı Naim Belgin’in organizatörlüğünde, Venus tatil beldesinin Turkuaz (Turquoise) Plajı’nda düzenlendi.
Romanya Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı (UNESCO) Millî Komisyonunun (CNR-UNESCO) himayesinde düzenlenen ve Romanya Kültür Bakanlığı tarafından finanse edilen etkinlik, ayrıca Köstence Radyosu (Radio Constanța) ile Alpha Media medya ortaklığıyla desteklendi.
SOMUT OLMAYAN KÜLTÜREL MİRAS KORUNUYOR
Gastronomi, el sanatları ve Türk halklarının somut olmayan kültürel mirasının bir araya geldiği canlı bir gelenek aktarımı gerçekleştiği festival, 29–31 Mayıs tarihleri arasında tertip edildi. Festivalin ana etkinliği, halka yönelik en önemli kültürel ve sanatsal programların yer aldığı 30 Mayıs Cumartesi günü gerçekleştirildi.
Doğanın yeniden canlanışını ve yaz mevsiminin gelişini kutlandığı günde, topluluk üyeleri ve ülkenin dört bir yanından binlerce ziyaretçi bir araya geldi.
Festivalin açılış konuşmasını Belgin yaparken bayramın derin anlamı ise CNR-UNESCO temsilcisi Codrin Tăut tarafından vurgulandı. Hıdırellez’in dünya çapındaki benzersizliği ve somut olmayan kültürel mirasın korunmasının önemi de dile getirildi.
UNESCO MİRASI OYUNLARI VE İNTERAKTİF ATÖLYELER ÇOCUKLAR VE GENÇLERİN GÖZDESİ OLDU
Festivalin en önemli cazibe noktalarından biri, UNESCO kültürel mirası kapsamında yer alan tarihî oyunların yarışmaları ve gösterileri oldu. Çocuklar ve gençler; toguz kumalak, bestemşe (bestemshe), göçürme (mangala), aşık atma, kol güreşi, tarihî okçuluk, güreş (geleneksel güreş gösterisi), arkan tartıu (halat çekme) ve tayak tartış (sopa çekme) gibi geleneksel sporları tanıma ve uygulama fırsatı buldu.
Projenin eğitsel ve gastronomik boyutu, el sanatları atölyeleri ve geleneksel mutfak gösterileriyle tamamlandı. Ziyaretçiler, özgün Türk-Tatar lezzetlerini keşfetme ve tatma fırsatı elde etti. Türkistan coğrafyasının simgesel yemeklerinden biri olan; pirinç, et, havuç, kuru üzüm, sarımsak ve biberle hazırlanan; Özbekistan ile Tacikistan’ın mutfak gelenekleri kapsamında, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan pilav ise Menabit Özghiun tarafından sunularak büyük beğeni topladı.
Musafir Efendi Bistro da UDTTMR Bükreş Şube Başkanı Dr. Metin Ömer’in katkılarıyla çibörek, cantık, sarburma ve köbete gibi geleneksel Tatar ve Türk yemeklerini katılımcılara sundu.
KÜLTÜREL ORTAKLIKLAR VE GELENEKLER ARACILIĞIYLA BİRLİKTELİK RUHU HİSSEDİLDİ
Ziyaretçilerin hat sanatı ve deri işçiliğini yakından tanıma fırsatı bularak Tatar toplumunun kültürel mirasına daha da yaklaştığı festivalin Türk dünyasına özgü misafirperverlik atmosferi, festival boyunca katılımcılara ikram edilen çay ve Türk kahvesiyle tamamlandı. Türk kahvesi kültürü ve geleneği ise 2013 yılından bu yana UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi’nde yer almakta olup sohbetin, diyaloğun ve misafirperverliğin sembolü olarak kabul ediliyor.
Festivalin bölgeler arası ve sınır ötesi boyutu; Romanya’nın Prahova iline bağlı Măneciu Belediye Başkanı Florin Auras Dragomir ve Belediye Başkan Yardımcısı Daniela Devesel, Moldova Cumhuriyeti’nin Copceac (Tatar Kıpçak) Belediye Başkanı Oleg Garizan ile Comrat Belediye Başkanı Serghei Anastasov’un katılımıyla onurlandırıldı. Konuklar, kültürel ortaklıkların ve gelenekler aracılığıyla birlikteliğin önemine dair güçlü mesajlar verdi.
GENÇLER KÜLTÜRLERARASI EĞİTİMİN MERKEZİNDE
Yeni nesillerin eğitimi ve UNESCO mirasının tanıtılmasına önemli katkılar sağlayan eğitim ortakları arasında Bükreş 162 No’lu Ortaokulu ile Prahova ilindeki “Ferdinand I” Koleji yer aldı. Böylece proje, kültürel çeşitliliği diyalog ve karşılıklı saygı alanına dönüştürme hedefini başarıyla gerçekleştirdi.
İnteraktif atölyeler ve gösteriler ise Nokors Tarihî Canlandırma Grubu, Ignis Vultus Tarihî Canlandırma Grubu, Tomis Constanța Kültür Derneği ve SENTO Derneğinin desteğiyle düzenlendi.
ÇOKKÜLTÜRLÜ GÖSTERİ VE ATALARIN ATEŞİ RİTÜELİ
Akşam programı, büyük beğeni toplayan geleneksel müzik ve halk dansları şöleniyle taçlandırıldı. Dombra eşliğinde ünlü sanatçı Dr. Mesut Baubek, sevilen Türk-Tatar ezgileriyle Elfin Receb, ardından Moldova Cumhuriyeti’nin Kıpçak bölgesinden gelen sanatçılar ve Köstence iline bağlı Albești’den “Plai de Dor” halk dansları topluluğu plaj terasında sahne aldı.
Festival, plajda geleneksel “ataların ateşi”nin yakılmasıyla sembolik olarak sona erdi. Tören kapsamında gerçekleştirilen ateş üzerinden üç kez atlama ritüeli; arınmayı, doğanın yeniden doğuşunu ve atalarla olan bağın sürekliliğini simgeleyen kadim bir gelenek olarak yaşatıldı.
Program kapsamında, festivalin organizasyonunda ve yürütülmesinde görev alan katılımcılara yönelik Cuma ve Pazar günleri de özel etkinlikler ve buluşmalar düzenlenerek tamamlandı.
HIDIRELLEZ’İN (QIDIRLEZ) ÖYKÜSÜ
Geleneksel olarak 6 Mayıs’ta kutlanan Hıdırellez, kökenlerini eski bir ikilik kültünden alıyor. Efsaneye göre ise insan hayatının ve suların koruyucuları olan Hızır ile İlyas’ın, yılda yalnızca bir kez buluşması yazın başlangıcını ve yenilenmeyi müjdeliyor. Bayram; güçlü sanatsal ve toplumsal dayanışma unsurları nedeniyle UNESCO tarafından uluslararası düzeyde Somut Olmayan Kültürel Miras olarak tanınıyor.