SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Nikol Paşinyan

QHA - Kırım Haber Ajansı - Nikol Paşinyan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nikol Paşinyan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Von der Leyen, Bakü ve Erivan'ı ziyaret etti Haber

Von der Leyen, Bakü ve Erivan'ı ziyaret etti

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Güney Kafkasya turunun ilk durağı olan Azerbaycan'da Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile bir araya gelerek enerji güvenliği, bölgesel ulaşım koridorları, ekonomik işbirliği ve Ermenistan-Azerbaycan barış sürecini görüştü. Von der Leyen, Aliyev ile düzenlediği ortak basın toplantısında, Azerbaycan'ın Avrupa Birliği (AB) için stratejik önem taşıyan güvenilir bir enerji tedarikçisi olduğunu vurguladı. Rusya'nın enerji kaynaklarını siyasi baskı aracı olarak kullandığı dönemde Azerbaycan'ın Avrupa'nın enerji güvenliğine önemli katkı sağladığını belirten Von der Leyen, Güney Gaz Koridoru'nun AB'nin enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesinde kritik rol oynadığını ifade etti. ERMENİSTAN İLE BARIŞ SÜRECİNE DESTEK Von der Leyen, Ermenistan ile Azerbaycan arasında yürütülen barış sürecinde kaydedilen ilerlemeyi memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, bunun Güney Kafkasya'da daha geniş kapsamlı iş birliğinin önünü açabileceğini söyledi. Aliyev'i barış sürecindeki liderliği dolayısıyla tebrik eden Von der Leyen, "Kâğıt üzerindeki barışı sahada kalıcı barışa dönüştürebiliriz." dedi. AB'DEN 200 MİLYON AVROLUK DESTEK Von der Leyen, AB'nin Azerbaycan ile ulaştırma, enerji ve dijital altyapıyı kapsayan yeni bir "AB-Azerbaycan Bağlantısallık Ortaklığı" kurulmasını önereceğini açıkladı. AB'nin "Global Gateway" girişimi kapsamında Güney Kafkasya'daki projeler için 200 milyon avroya kadar hibe sağlayacağını belirten Von der Leyen, bu yatırımların kamu ve özel sektör kaynaklarıyla birlikte yaklaşık 2 milyar avroluk finansmanı harekete geçirebileceğini ifade etti. Ayrıca mayın temizleme, sağlık, kırsal kalkınma ve küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesini kapsayan 20 milyon avroluk yeni bir barış destek programı da duyuruldu. ALİYEV: İLİŞKİLERİMİZ TARİHİN EN AKTİF DÖNEMİNDE Cumhurbaşkanı Aliyev ise AB ile ilişkilerin bugüne kadarki en dinamik dönemini yaşadığını belirterek, son bir yıl içinde karşılıklı üst düzey temasların önemli ölçüde arttığını söyledi. AB ile stratejik ortaklığın güçlendiğini kaydeden Aliyev, 2022 yılında imzalanan enerji ortaklığının ardından Azerbaycan'ın Avrupa'ya doğal gaz ihracatının önemli ölçüde yükseldiğini ifade etti. Aliyev, bugün Azerbaycan'ın doğal gaz ihracatının yaklaşık yarısının AB üyesi ülkelere yapıldığını, Güney Gaz Koridoru'nun ise Azerbaycan gazının Avrupa'ya taşınmasında temel güzergâh haline geldiğini dile getirdi. ERMENİSTAN ZİYARETİ Ermenistan'ın, 1992-1994 yıllarında işgal ettiği Azerbaycan topraklarından 2020 yılında gerçekleşen İkinci Karabağ Savaşı'nda çıkarılmasının ardından, dış politikasını yeniden şekillendirme sürecine girdi. Bu kapsamda son dönemde Moskova ile mesafesini artıran Erivan yönetimi, Türkiye ile ilişkilerin normalleştirilmesine yönelik adımlar atarken, AB ülkeleriyle de siyasi ve ekonomik iş birliğini güçlendirmeye çalışıyor. Avrupa Komisyonundan yapılan açıklamaya göre, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Ermenistan'ın başkenti Erivan'da Başbakan Nikol Paşinyan ile bir araya geldi. Görüşmede, Ermenistan'ın ihracatını çeşitlendirmesine destek amacıyla, ülkenin AB pazarına gerçekleştirdiği ihracatın yaklaşık yüzde 80'i için gümrüksüz erişim sağlanmasını öngören düzenleme ele alındı. Von der Leyen, Ermenistan'ın son dönemde artan dış ekonomik baskılarla karşı karşıya bulunduğunu belirterek, AB'nin ülkenin ticaretini çeşitlendirmesine yardımcı olmak amacıyla desteğini artıracağını ifade etti. Ermenistan'daki son seçimlerin demokratik reform iradesini ortaya koyduğunu kaydeden Von der Leyen, "Hiçbir ülke egemen tercihleri nedeniyle baskı altında kalmamalıdır. Bu nedenle AB, 52 milyon avroluk destek sağlıyor ve Ermenistan'ın AB'ye ihracatının yüzde 80'i için gümrüksüz erişim öneriyor." dedi. RUSYA PAZARINA BAĞIMLILIĞIN AZALTILMASI HEDEFLENİYOR Avrupa Komisyonu, planlanan ticaret kolaylığının özellikle Rusya'nın son dönemde uyguladığı ticaret kısıtlamalarından etkilenen sektörleri desteklemeyi amaçladığını bildirdi. Teklifin, Avrupa Parlamentosu ile AB Konseyi tarafından onaylanması hâlinde, Ermeni ürünlerinin AB pazarına daha kolay erişim sağlayacağı belirtildi. Düzenleme kapsamında Rusya'ya ihraç edilen taze meyve, sebze ve bitkisel ürünlerin yaklaşık yüzde 99'u ile içecek ve alkollü ürün ihracatının yüzde 91'inden fazlasının AB pazarına yönlendirilmesinin hedeflendiği kaydedildi. AB UZMANLARI TEMMUZ ORTASINDA ERMENİSTAN'A GİDECEK Avrupa Komisyonu, ticaretin hızlı şekilde çeşitlendirilmesini desteklemek amacıyla temmuz ayı ortasında Ermenistan'a uzman ekipler göndereceğini açıkladı. Uzmanların üretici ve ihracatçılarla doğrudan çalışarak yeni pazar fırsatlarının belirlenmesi, AB standartlarına uyumun sağlanması ve ihracat kapasitesinin artırılması konularında destek vereceği bildirildi. BÖLGESEL NORMALLEŞMEYE DESTEK AB ayrıca Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki barış süreci ile Ermenistan-Türkiye ilişkilerindeki normalleşme adımlarını memnuniyetle karşıladığını belirterek, bölgede kalıcı barışın ekonomik kazanımlarını artırmak amacıyla ulaştırma, enerji ve dijital bağlantı alanlarındaki projeleri desteklemeyi sürdüreceğini ifade etti. Avrupa Komisyonu ayrıca, haziran ayı başında açıklanan 52 milyon avroluk destek paketinin 34 milyon avroluk bölümünün Ermenistan'a aktarıldığını, kalan 18 milyon avronun ise kısa süre içinde ödeneceğini bildirdi. Böylece AB'nin Ermenistan'a toplam mali desteği 288 milyon avroya ulaşacak.

Paşinyan'dan İsrail'in 1915 olayları kararına ilk açıklama: "Yanıt verme ihtiyacı görmüyoruz" Haber

Paşinyan'dan İsrail'in 1915 olayları kararına ilk açıklama: "Yanıt verme ihtiyacı görmüyoruz"

İsrail hükûmetinin, 1915 olaylarına yönelik aldığı sözde “Ermeni Soykırımı” kararına Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'dan tepki geldi. Paşinyan, İsrail hükûmetinin Ermenilerin 1915 olaylarına ilişkin iddialarını "soykırım" olarak tanıma kararına ilişkin açıklamalarda bulundu. PAŞİNYAN: DAHİL OLMAMAK ERMENİSTAN'IN ÇIKARLARINA Ermenistan'ın resmî haber ajansı Armenpress'in aktardığına göre Paşinyan, lideri olduğu Sivil Sözleşme Partisinin toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. İsrail'in kararına doğrudan karşılık vermeyeceklerini belirten Paşinyan, "Bir yanıt verme ihtiyacı görmüyoruz. Çünkü bu meselenin bir silah olarak kullanılması sürecine dâhil olmamanın, Ermenistan'ın çıkarlarına olduğuna inanıyoruz." ifadelerini kullandı. TÜRKİYE VE AZERBAYCAN’DAN İSRAİL’İN SÖZDE “ERMENİ SOYKIRIMI” KARARINA TEPKİ! İsrail hükûmeti tarafından alınan bu skandal kararın ardından Türkiye ve Azerbaycan dışişleri bakanlıklarından açıklamalar yapılmıştı. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı tarafından 28 Haziran 2026 tarihinde yayımlanan açıklamada, "Tüm dünyanın gözü önünde Filistin halkına yönelik sistematik zulüm uygulayan ve Uluslararası Adalet Divanı'nda Gazzelilere karşı soykırım işlemek suçundan yargılanmakta olan İsrail hükûmeti, 1915 olaylarıyla ilgili olarak kabul ettiği siyasi kararla kendi suçlarını örtbas etmeyi hedeflemektedir. Hukuki ve tarihî gerçekleri yok addeden bu kötü niyetli girişim, Uluslararası Ceza Mahkemesinde Filistinlilere karşı işlenen suçlarla bağlantılı olarak yürütülen soruşturma kapsamında haklarında tutuklama emri bulunan Netanyahu ve suç ortaklarının içinde bulunduğu sıkışmışlığı gözler önüne sermektedir." ifadelerine yer verilmişti. Öte yandan Bakanlık tarafından Türkiye’nin, İsrail'in bölgedeki genişlemeci ve istikrarsızlaştırıcı politikalarının son bulması ve Netanyahu hükûmetinin Filistin halkı başta olmak üzere sivillere karşı işlediği suçlardan dolayı hukuk önünde hesap vermesi için kararlılıkla çalışmaya devam edeceği vurgulanmıştı. “KARMAŞIK TARİHÎ SÜREÇLERİN SİYASİ BİR KARARA İNDİRGENMESİ KABUL EDİLEMEZ” Bununla beraber Azerbaycan Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığının resmî internet sayfası üzerinden yayımlanan açıklamada, İsrail hükûmetinin kararının ciddi endişe doğurduğu belirtilmişti. Bakanlığın açıklamasında, “1915 olaylarına dair tarihsel gerçeklerin çarpıtılması ve karmaşık tarihî süreçlerin hukuki ve bilimsel temelden yoksun, siyasi bir karara indirgenmesi kabul edilemez bir durumdur. Bu tür kararlar, uzlaşma veya ortak anlayışın sağlanmasına katkıda bulunmamaktadır. Tam tersine bu kararlar, mevcut fikir ayrılıklarını derinleştirmekte ve bölgede kalıcı bir barışın ve istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamaktadır.” ifadelerine yer verilirken İsrail hükûmetine söz konusu kararın tekrar gözden geçirilmesi çağrısında bulunuldu. Ayrıca Azerbaycan’ın tarihsel gerçeklere ve uluslarararası hukukun ilkelerine olan bağlılığının vurgulandığı açıklamada, Azerbaycan’ın bölgede kalıcı barışın ve istikrarın sağlanması yönündeki kararlı tutumunun da altı çizildi.

Von der Leyen, Azerbaycan ve Ermenistan'ı ziyaret edecek Haber

Von der Leyen, Azerbaycan ve Ermenistan'ı ziyaret edecek

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Güney Kafkasya'da AB'nin stratejik angajmanını güçlendirmek amacıyla gelecek hafta Azerbaycan ve Ermenistan'a resmî ziyaret gerçekleştirecek. Euronews'in haberine göre, Ursula Von Der Leyen'in 1 Temmuz 2026 tarihinde Bakü'de Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile bir araya gelmesi bekleniyor. Görüşmelerde enerji arzı, ticaret, ulaştırma koridorları ve bölgesel altyapı projelerinin ele alınacağı bildirildi. Ziyaretin ana gündem maddesini ise, AB ile Azerbaycan arasındaki enerji iş birliğinin geliştirilmesi oluşturacak. Von der Leyen, son olarak 2022 yılında Bakü'yü ziyaret etmiş ve Avrupa'nın Rus enerji kaynaklarına bağımlılığını azaltma sürecinde AB ile Azerbaycan arasında stratejik enerji ortaklığı anlaşması imzalanmıştı. Haberde ayrıca, Azerbaycan gazının bugün 16 Avrupa ülkesine ulaştığı, bunlardan 10'unun AB üyesi olduğu, en büyük ithalatçının ise İtalya olduğu kaydedildi. ORTA KORİDOR AB'NİN YENİ STRATEJİK ÖNCELİĞİ AB'nin Azerbaycan ile iş birliğinde öne çıkan bir diğer başlık ise Avrupa ile Asya'yı Güney Kafkasya üzerinden birbirine bağlayan Orta Koridor projesi oldu. AB Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos, bu hafta tanıtılan yeni Bağlantısallık Gündemi Platformu kapsamında ulaştırma, enerji ve dijital altyapı yatırımlarının destekleneceğini açıkladı. Kos, AB'nin bugüne kadar projelere 80 milyon avronun üzerinde kaynak sağladığını, hedefin ise 2 milyar avroyu aşan yatırım hacmine ulaşmak olduğunu belirtti. HEDEF TAŞIMA SÜRESİNİ 15 GÜNE DÜŞÜRMEK Kos, İran'daki gelişmeler nedeniyle Avrupa-Asya ticaret yollarının önem kazandığını belirterek, Orta Koridor sayesinde yük taşımacılığı süresinin 45 günden 15 güne indirilmesinin hedeflendiğini ifade etti. Bu kapsamda yolların, demir yollarının, limanların ve sınır kapılarının modernize edilmesinin planlandığını kaydeden Kos, bunun Avrupa'daki işletmelerin maliyetlerini azaltacağını ve ekonomik büyümeye katkı sağlayacağını söyledi. BARIŞ SÜRECİ YENİ İŞ BİRLİĞİNİN ÖNÜNÜ AÇTI Haberde, Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış ikliminin, bölgesel ekonomik iş birliği açısından yeni fırsatlar oluşturduğu ifade edildi. Von der Leyen'in hem Bakü hem de Erivan'ı kapsayan ziyaretinin, AB'nin iki ülkeyle çatışma yerine barış ortamında ortak projeler geliştirme iradesini ortaya koyacağı değerlendirildi. ERMENİSTAN'A AB DESTEĞİ SÜRECEK Von Der Leyen'in Bakü ziyaretinin ardından Erivan'a geçerek Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile de görüşmesi bekleniyor. AB Komisyonunun kısa süre önce Rusya'nın ticari kısıtlamalarından etkilenen Ermenistan ekonomisine destek amacıyla 34 milyon avroluk mali yardım paketinin uygulamaya konulduğunun hatırlatıldığı haberde, desteğin tarım-gıda, çiçekçilik ve ihracata yönelik sektörleri kapsadığı belirtildi. AB Komisyonu ise yaptığı açıklamada, Ermenistan'ın ekonomik dayanıklılığını artırmaya yönelik desteğin süreceğini ve ülkenin Avrupa pazarlarıyla entegrasyonunun güçlendirilmesinin hedeflendiğini bildirdi.

İlham Aliyev: Ermeni işgalcilerin yaptıklarını hiçbir zaman unutmayacağız Haber

İlham Aliyev: Ermeni işgalcilerin yaptıklarını hiçbir zaman unutmayacağız

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, İslam Kalkınma Bankası (İKB) Grubunun Bakü’de düzenlenen yıllık toplantılarına iştirak etti. Programın açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Aliyev, Rus destekli Ermeni kuvvetlerinin Karabağ’da işledikleri savaş suçlarını gündeme getirdi. RUS DESTEKLİ ERMENİ KUVVETLERİNİN KARABAĞ’DA İŞLEDİĞİ SUÇLAR UNUTULMAYACAK Azerbaycan devlet haber ajansı AZERTAC’ın 18 Haziran 2026 tarihinde gündeme taşıdığı habere göre Azerbaycan Cumhurbaşkanı, “Ermenistan’ın işgal güçlerinin halkımıza ve şehirlerimize karşı yaptıklarını asla unutmayacağız; 65 caminin yıkılmasını da unutmayacağız. ” ifadelerini kullandı. Ayrıca İlham Aliyev, Rus destekli Ermeni askerlerin Karabağ’daki camilerde domuz ve diğer hayvanları barındırdığını vurgulayarak bu skandalın da hiçbir zaman unutulmayacağını kaydetti. KARABAĞ SAVAŞI’NDA KAYBOLAN 4 BİN AZERBAYCANLI HÂLÂ ARANIYOR Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve Cumhurbaşkanlığı İdaresi Dış Politika İşleri Daire Başkanı Hikmet Hacıyev, resmî sosyal medya hesabı üzerinden 11 Haziran 2026 tarihinde yaptığı açıklamada I. Karabağ Savaşı’nda kaybolan Azerbaycanlıların sayısını gözler önüne sermişti. Rus destekli Ermenilerin Azerbaycan'a yönelik toprak iddialarıyla başlayan ve 1988 ile 1994 yılları arasında gerçekleşen I. Karabağ Savaşı’nın sonra ermesi üzerinden 30 yıldan uzun bir süre geçmesine rağmen hâlâ 4 bin 9 Azerbaycanlının kayıp statüsünde olduğu bildirilmişti. “Binlerce aile, sevdiklerinin akıbetini öğrenemeden belirsizlik içinde yaşamaya devam etmektedir.” ifadelerini kullanan Hacıyev, bölgede sürdürülen çalışmalar sonucunda kayıp şahıslara ait 889 kalıntının çıkarıldığını, DNA analizleriyle kaybolan 313 Azerbaycanlının kimliğinin tespit edildiğini, 226 Azerbaycanlının cansız bedeninin ise ailelerine teslim edildiğini kaydetmişti.

Doç. Dr. Ramin Sadık: Önümüzdeki yıllarda Ermenistan siyasetinin temel ekseni büyük ölçüde “pragmatik devletçilik” olmalı Haber

Doç. Dr. Ramin Sadık: Önümüzdeki yıllarda Ermenistan siyasetinin temel ekseni büyük ölçüde “pragmatik devletçilik” olmalı

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile Rus yanlısı muhalefet arasında geçen seçimin resmî olmayan sonuçlara göre Başbakan Paşinyan’ın zaferi ile sonuçlanmasının ardından Kırım Haber Ajansına (QHA) konuşan Bayburt Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ramin Sadık, Ermenistan’ın Türkiye, Azerbaycan ve Rusya ile ilişkilerinin geleceği, Ermeni diasporasının Paşinyan hakkındaki genel düşüncesi ve Paşinyan ile Ermenistan’daki siyasi dengeleri gelecekte nelerin beklediği üzerine açıklamalarda bulundu. II. KARABAĞ SAVAŞI, PAŞİNYAN YÖNETİMİNİN RUSYA’YA MESAFE KOYMA PLANINDA BİR BAŞLANGIÇ OLDU Seçim sonuçlarına göre Ermenistan halkının, Batı eksenli bir politikayı onayladığını ifade eden Doç. Dr. Sadık, Ermenistan’ın Batı yani Avrupa Birliği (AB) ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile yakınlaşmasının, hem kendisi açısından hem de bölgesel dinamikler açısından ciddi bir değişim anlamına geldiğini kaydetti. “Bilindiği gibi 2018’de iktidara geçtikten sonra Nikol Paşinyan liderliğindeki hükûmet, Batı ile yakın dirsek temaslı bir politika yürütmektedir. Özellikle 2020 yılındaki Karabağ Savaşı’na kadar bu politika, Rusya’yı kızdırmadan devam etmiştir lakin Karabağ Savaşı, Paşinyan yönetimi açısından Rusya’ya mesafe koyma planında bir başlangıç olmuştur. Neredeyse Karabağ’daki yenilgiden Rusya’yı sorumlu tutar bir pozisyon alan Paşinyan, Rusya’nın başını çektiği Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü ile ilişkileri de askıya almıştır.” ifadelerini kullanan Doç. Dr. Sadık, Ermenistan’ın bundan sonra Türkiye ve Azerbaycan ile ilişkilerinin Batı’yla yakınlaşma sürecinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi. AZERBAYCAN, TÜRKİYE’NİN GÜNEY KAFKASYA’DAKİ VARLIĞINI SAVUNUYOR “Zira Batı, açıkçası Rusya’nın Güney Kafkasya’da zayıflamakta olduğunu gördükçe yeni denklemde kendisi bölgede güçlenmeye can atmaktadır. O yüzden Türkiye’nin Güney Kafkasya’da çok güçlenmesi, çok da çıkarına uygun görünmüyor.” şeklinde konuşan Doç. Dr. Sadık, buna karşın Batı’nın Hazar ve ötesinin enerjisine ihtiyaç duymasından ve rotaların da Türkiye olmadan geçilemeyeceğini gördüğünden Türkiye’nin bölgedeki varlığına zorunlu olarak sesini çıkarmamakta olduğunu beyan etti. Bununla birlikte Doç. Dr. Sadık, “Gerçi Batı’nın Türkiye’ye nasıl baktığı pek bir şey ifade etmez zira Güney Kafkasya’nın en güçlü ülkesi ve yeni denklemin asıl temel unsuru olan Azerbaycan, Türkiye’nin bölgedeki varlığını savunmakta, bu bağlamda ‘bir millet iki devlet’ anlayışı çerçevesinde kardeş ülkeler olarak ‘kazan-kazan’ ilkesiyle hareket edilmesini sağlamaktadır.” ifadelerini kullandı. Öte yandan Ermenistan’ın Batı ile yakınlaşmasının, ülkenin dış politikada daha çok yönlü hareket etme arayışını gösterdiğini dile getiren Doç. Dr. Sadık, Güney Kafkasya’nın mevcut jeopolitik yapısına işaret ederek Erivan’ın ne tamamen Batı eksenine kaymasının ne de Rusya’dan bütünüyle uzaklaşmasının kısa vadede kolay göründüğünü belirtti. Azerbaycanlı tarihçi, bu süreç hususunda ise Ermenistan ile Türkiye ve Azerbaycan arasında yürütülecek normalleşme ve barış görüşmelerinin, bölgenin geleceğini belirleyen temel unsur olacağını vurguladı. “PAŞİNYAN’I ERMENİSTAN’A AİT OLAN DEĞERLERE SAYGI DUYMAYAN BİRİ OLARAK GÖRÜYORLAR” Ermeni diasporasının Paşinyan hakkındaki genel düşüncesi üzerine konuşan Doç. Dr. Sadık, “Genel olarak bakıldığında hangi ülkede yaşadığı fark etmeksizin diasporanın Paşinyan’a yaklaşımı pek olumlu değil. Öncelikle onu Ermenistan’a ait olan değerlere saygı duymayan biri olarak görüyorlar. Paşinyan’ın sözde Ermeni Soykırımı'na ilişkin yorumu, aynı zamanda Karabağ’ın Azerbaycan’a ait toprak olduğunu belirtmesi, öte yandan seçimler boyunca göğsüne taktığı Ermenistan’ı gösterir küçük harita rozetini ve Ermeniler için başka yerde vatan aranmaması gibi sözleri, diasporayı rahatsız etmektedir.” değerlendirmesini yaptı. PAŞİNYAN, SON 30 YILIN EN BÜYÜK KIRILMALARINDAN BİRİNİ GÖZLER ÖNÜNE SERDİ Bugün diaspora ile Paşinyan arasındaki temel ayrıma dikkat çeken Doç. Dr. Sadık, Ermeni diasporasının önemli bir bölümünün “tarihsel dava ve kimlik siyaseti”ni öncelemeye devam ettiğini, Paşinyan’ın ise giderek daha fazla “devlet çıkarı, güvenlik realizmi ve ekonomik açılım” merkezli bir çizgiye yöneldiğini dile getirdi. Doç. Dr. Sadık, bu nedenle Paşinyan’ın Türkiye ve Azerbaycan’la normalleşme politikalarının diaspora içinde tam bir fikir birliği oluşturmadığını, aksine Ermeni dünyası içinde belki de son otuz yılın en büyük zihinsel ve siyasi kırılmalarından birini ortaya çıkardığının altını çizdi. “PAŞİNYAN’I BU DÜŞÜNCEYE GÖTÜREN, AZERBAYCAN’IN ASKERÎ VE DİPLOMATİK ALANDA GÖSTERDİĞİ SERT GÜÇ POLİTİKASI OLMUŞTUR” Ermeni milliyetçiler tarafından Karabağ’ı terk etmekle suçlanan Paşinyan’ın, Ermenistan’ın Karabağ’daki işgalinin sonlandırılmasının ardından ülkesinin toprak kaybettiğine yönelik açıklamalara karşı, "Onu bizim yapan şey neydi? Bana açıklayın, onu bizim yapan neydi? Orada okullar, anaokulları, fabrikalar kurduk, orada yaşadık, ama temelde nasıl bizim oldu? Bizim değildi." cümlelerini anımsatan Doç. Dr. Sadık, Paşinyan’ı ve Ermenistan’daki siyasi dengeleri gelecekte nelerin beklediğini değerlendirdi. Paşinyan’ın iktidara geçtiği ilk dönemde koyu bir Karabağ ve işgalcilik savunucusu olduğunu belirten Doç. Dr. Sadık, “Nitekim Mayıs 2019’da Şuşa’yı ziyaret ederek dans etmiş, Ağustos 2019’da Hankendi’de ‘Karabağ Ermenistan’dır, nokta.’ diyerek siyasi gerilimi tırmandıran açıklamalarda bulunmuştu. Paşinyan’ın davranış ve hareketleri, 2. Karabağ Savaşı’na giden sürecin kırılma noktası olmuş, barış müzakerelerini sona erdirmiş ve sorunun çözümü noktasında diplomasiyi rafa kaldırmıştır.” dedi. Akabinde ise Ermenistan ordusunun Eylül 2020’deki provokasyonu sebebiyle iki taraf arasında savaşın başladığını, Azerbaycan ordusunun 44 gün içerisinde işgal altındaki toprakların büyük bir kısmını kurtardığını, 2023 yılında da bir günlük anti-terör operasyonuyla Karabağ’da bulunan ayrılıkçı yapının sona erdirildiğini ve tüm ülke sathında Azerbaycan’ın egemenliğinin sağlandığını hatırlatan Doç. Dr. Sadık, şu ifadelere yer verdi: Azerbaycan’ın ‘sert güç diplomasisi’ işe yaradıktan sonra Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, geleneksel ‘Karabağ anlatısından’ belirgin bir kopuş yaşamaya başlamıştır. Bu bağlamda Paşinyan tarih, kimlik, diaspora ve devlet ideolojisiyle iç içe geçmiş bir konuyu terk etmiş, ‘temelde bizim değildi’ şeklindeki yaklaşımına sarılmıştır. Paşinyan’ı bu düşünceye götüren, Azerbaycan’ın askerî ve diplomatik alanda gösterdiği sert güç politikası olmuştur. Hâliyle Paşinyan yönetimi, Ermenistan’ın geleceğini maksimalist milliyetçi hedeflerden ziyade devletin sürdürülebilirliği ve normalleşme üzerine kurgulamaya başlamıştır. PAŞİNYAN’IN ÖNÜNDE HEM ÖNEMLİ FIRSATLAR HEM DE CİDDİ RİSKLER BULUNUYOR Bu nedenle Paşinyan’ın önünde hem ciddi fırsatlar hem de ciddi risklerin bulunduğunu kaydeden Doç. Dr. Sadık, söz konusu risklerin; milliyetçi muhalif blokların, özellikle de “Karabağ klanı” diye adlandırılabilecek çevrelerin “davasını” çürütmeye çalıştığında karşılaşabilecekleri zorluklar olduğunu dile getirdi. Doç. Dr. Sadık, “Bu zorluklar iç ve dış diaspora, aynı zamanda farklı Batılı ülkelerin Karabağ konusunu sahiplenmeleriyle iç içedir.” şeklinde konuşarak diğer bir riskin ise Paşinyan’ın Türkiye ve Azerbaycan ile barışı savunmasının iç siyasette ve toplumda ne kadar yankı bulacağı olduğunu beyan etti. Ayrıca “Doğrudur, toplum aslında seçimlerde Paşinyan’a, barıştan yana politik bir yeşil ışık yakmıştır fakat hükûmetin komşularla ilişkilerini sürdürme kararlılığına toplumun ilerleyen dönemde ne kadar destek vereceği henüz tam bilinmemektedir.” değerlendirmesini yapan Doç. Dr. Sadık, en ciddi risk faktörünün ise Ermeni diasporası olduğunu belirtti. “ERMENİSTAN TARAFI ŞUNU BİLİYOR: TÜRKİYE VE AZERBAYCAN İLE İLİŞKİLERE EN ÇOK KENDİLERİ MUHTAÇ” Özellikle Fransa, ABD ve Rusya merkezli bazı diaspora çevrelerinin Karabağ meselesini yalnızca jeopolitik değil, aynı zamanda kimliksel bir konu olarak gördüğünü kaydeden Doç. Dr. Sadık, bu nedenle Paşinyan’ın uzlaşmacı dilinin, diaspora içinde ciddi tepki oluşturabildiğini dile getirerek son olarak fırsatlar hususunda şu ifadelere yer verdi: Ermenistan yönetimi, Türkiye ve Azerbaycan’ın uzatmış olduğu destek elini tutar ve barışa giden yolda önemli adımlar atarsa bu adımların faydaları, ülkenin ekonomik ve sosyal hayatında görülür. O zaman Paşinyan’ın yaklaşımı, zamanla toplumda daha fazla kabul görebilir. Ermenistan tarafı tabii şunu biliyor; Türkiye ve Azerbaycan ile ilişkilere en çok kendileri muhtaç. Dolayısıyla Türkiye ve Azerbaycan olmazsa Ermenistan, dünyaya açılmak, ekonomik faydalardan yararlanmak ve küresel rotalara bağlantı bulmayı gerçekleştiremez. Bu mânâda önümüzdeki yıllarda Ermenistan siyasetinin temel ekseni büyük ölçüde ‘pragmatik devletçilik’ olmalıdır. Azerbaycan ile nihai barışa yönelik adımlar atması ve Türkiye aleyhindeki bazı iddialarından vazgeçmesi gereken taraf da Erivan’dır. Şayet Erivan, bu konularda pragmatik davranırsa komşularla ilişkileri samimi bir şekilde geliştirmek istediğini gösterir; böylece bölgenin ekonomik pastasından ‘kârını’ elde edebilir.

Ermenistan halkı sandığa gitti: Başbakan Paşinyan'dan seçim zaferi! Haber

Ermenistan halkı sandığa gitti: Başbakan Paşinyan'dan seçim zaferi!

Yaklaşık 3 milyon nüfusa sahip Ermenistan’da halk, gelecek 5 yıl boyunca görev yapacak parlamentoyu belirlemek amacıyla sandık başına gitti. Başbakan Nikol Paşinyan ile Rusya yanlısı muhalefet arasında geçen ve Türkiye, Azerbaycan, Rusya, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Avrupa Birliği (AB) ülkeleri ve İran başta olmak üzere birçok ülke tarafından yakından takip edilen seçimlerde sonuç belli oldu. Sandıkta Rusya yanlısı muhalefetle baş başa mücadele eden Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın liderliğindeki Sivil Sözleşme Partisi, resmî olmayan sonuçlara göre sandıktan zaferle çıktı. “UMUYORUM Kİ BU, HEM TÜRKİYE'DEN HEM AZERBAYCAN'DAN OLUMLU TEPKİLERLE KARŞILAŞACAKTIR” Anadolu Ajansının (AA) 8 Haziran 2026 tarihinde gündeme taşıdığı habere göre Başbakan Paşinyan, seçim sonuçları vesilesiyle Türk ve Azerbaycan halkına verdiği mesajda, "Bu mesaj, barışa ve bölgesel refaha, bölgesel iş birliğine adanmıştır ve umuyorum ki bu, hem Türkiye'den hem Azerbaycan'dan olumlu tepkilerle karşılaşacaktır." ifadelerini kullandı. Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki barışı kurumsallaştırmaları gerektiğini dile getiren Paşinyan, Türkiye ile Ermenistan'ın "çok iyi bir dinamik yakaladığını" belirterek "Nihai atılımı yapmak için bu dinamiği devam ettirmemiz gerekiyor." dedi. PAŞİNYAN, AHILKELEK-KARS DEMİRYOLU VE TRIPP PROJESİNİ GÜNDEME TAŞIDI Öte yandan Türkiye ile sınırların açılması ve diplomatik ilişkilerin kurulması gerektiğine dikkat çeken Ermenistan Başbakanı, Ermeni mallarının ihracatı ve ithalatı için Ahılkelek-Kars demiryolunun açılmasına yönelik kararını memnuniyetle karşıladı. Başbakan Paşinyan, ayrıca Azerbaycan ile barış anlaşmasının imzalanması gerektiği ve Azerbaycan'ın ana karasını Nahçıvan'a bağlayacak Uluslararası Barış ve Refah için Trump Rotası (TRIPP) projesine en kısa sürede başlanması gerektiğini vurgulayarak "Bu proje, bölgemizin konumunun aşılması anlamına geliyor. Bu çok büyük bir haber çünkü bölgemiz çıkmazdan ayrılarak bir yol ayrımına geliyor. Bu da hepimiz için çok iyi bir haber." dedi. PAŞİNYAN'IN BAŞBAKANLIĞI BOYUNCA HANGİ OLAYLAR MEYDANA GELDİ? 2018 yılında iktidara gelen ve Ermenistan’ı Rusya’dan uzaklaştıran adımlar atan Paşinyan, ülke ilişkilerini Azerbaycan ve Türkiye ile olan ilişkiler başta olmak üzere yeniden tanımlamıştı. AB’ye katılım süreci başlatmak amacıyla yasa çıkarmıştı. Başbakan Paşinyan'ın liderliği süresince; 27 Eylül 2020 tarihinde İkinci Dağlık Karabağ Savaşı, sınırdaki Ermeni tacizleri neticesinde Azerbaycan ordusunun Rus destekli Ermeni işgalcilere yönelik topçu ateşleriyle başlamış ve savaşta Azerbaycan, Karabağ'ı çevreleyen, Ermenistan kontrolündeki Azerbaycan toprakları olan bölgeleri geri almış, Karabağ'ın da bir bölümünü ele geçirmişti. 10 Kasım’a kadar devam eden savaşta Ermeni kuvvetleri, bulundukları yerleri terk etmiş büyük bir yenilgi ile savaşı sonlandırmak zorunda kalmıştı. Savaş; 10 Kasım’da Başbakan Paşinyan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Üçlü Bildiri imzalanmasıyla son bulmuştu. 19 Eylül 2023' tarihinde ise Azerbaycan, Karabağ'daki yasa dışı Ermeni silahlı güçlerin silahsızlandırılması için başlattığı anti-terör operasyonuyla işgalden azat edilen Karabağ topraklarında tam olarak hâkimiyet sağlamıştı.

Ermenistan halkı Rusya baskısı altında sandık başında Haber

Ermenistan halkı Rusya baskısı altında sandık başında

Yaklaşık 3 milyon nüfusa sahip Ermenistan’da halk, gelecek 5 yıl boyunca görev yapacak parlamentoyu belirlemek amacıyla sandık başında. 2 milyon 485 bin kayıtlı seçmenin bulunduğu ülkede oy verme işlemleri saat 08.00 ile 20.00 arasında gerçekleştirilecek. Başbakan Nikol Paşinyan ile Rusya yanlısı muhalefet arasında geçmesi beklenen seçimler, Türkiye, Azerbaycan, Rusya, ABD, Avrupa Birliği (AB) ülkeleri ve İran başta olmak üzere birçok ülke tarafından yakından takip ediliyor. 2018 yılında iktidara gelen Paşinyan, Ermenistan’ı Rusya’dan uzaklaştıran adımlar attı. Azerbaycan ve Türkiye ile ilişkiler başta olmak üzere ülke ilişkilerini yeniden tanımladı. AB’ye katılım süreci başlatmak amacıyla yasa çıkardı. RUSYA, ERMENİSTAN’A ŞANTAJ YAPIYOR Yüzde 4 seçim barajının uygulandığı ülkede, siyasi parti ittifakları için baraj yüzde 10'a kadar yükselebildiğinden partiler seçime tek başına girmeyi tercih ediyor. Paşinyan'ın rakipleri olarak, Rus yanlısı Güçlü Ermenistan Partisi lideri Samvel Karapetyan ile Ermenistan İttifakı oluşumu lideri eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan öne çıkıyor. Muhalefet, Rusya ile ilişkilerde yeniden ivme kazanılması gerektiği ve Azerbaycan’a fazla taviz verildiği gibi söylemlerle oy arıyor. Paşinyan'ın iç siyasetteki desteği, 2021'deki yüzde 54 seviyesinden bugün yaklaşık yüzde 30'a gerilemesine rağmen yarışı önde götürdüğü aktarılıyor. Yine de sayıları yüzde 30’lara ulaşan kararsızların tavrının seçim sonuçlarını doğrudan etkileyebileceği ifade ediliyor. Rusya’nın ülkedeki Rus yanlısı adayları destekleyen dezenformasyon kampanyaları yürüttüğü ve Rusya’da yaşayan on binlerce Ermeni seçmenin oy kullanabilmeleri amacıyla Ermenistan’a taşındığı aktarılıyor. Rusya’nın, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın Batı ile yakınlaşması nedeniyle ekonomik ilişkileri bir süredir siyasi bir şantaj aracı olarak kullandığı da biliniyor. Rusya, bu nedenle Ermenistan menşeli tahıl mahsullerine ve gıda ürünlerine ithalat kısıtlaması getirdi. Kremlin yetkilileri ayrıca Ermenistan’a “uygun fiyatlı” doğalgaz ihracatını kesmekle tehdit ediyor ve Paşinyan’ı “Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy’ın yolundan gitmekle” itham ediyor.

AB, Ermenistan’a 50 milyon avro acil mali destek sağlayacak Haber

AB, Ermenistan’a 50 milyon avro acil mali destek sağlayacak

Avrupa Birliği (AB), Rusya’nın Ermenistan’a yönelik ekonomik şantajları nedeniyle ülkeye 50 milyon avronun üzerinde acil mali destek sağlanacağını duyurdu. Rusya’nın, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın Batı ile yakınlaşması nedeniyle ekonomik ilişkileri bir süredir siyasi bir şantaj aracı olarak kullandığı biliniyor. Bu nedenle Ermenistan menşeli tahıl mahsullerine ve gıda ürünlerine ithalat kısıtlaması getirdiğini açıkladı. Kremlin yetkilileri ayrıca Ermenistan’a “uygun fiyatlı” doğalgaz ihracatını kesmekle tehdit ediyor ve Paşinyan’ı “Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy’ın yolundan gitmekle” itham ediyor. İki ülke arasında son zamanlarda artan gerilim nedeniyle Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula Von der Leyen ile Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan arasında bir telefon görüşmesi gerçekleştirildi. “EKONOMİK İLİŞKİLERİ SİLAH OLARAK KULLANIYOR” Görüşmeyi yaptığı yazılı açıklama ile duyuran Von der Leyen, “Bu, ekonomik baskıdan başka bir şey değil ve kabul edilemez. Moskova, Ermeni ürünlerine yönelik ihracat kısıtlamalarını genişleterek, ekonomik ilişkileri siyasi baskı yapmak için silah olarak kullanıyor.” değerlendirmesinde bulundu. Von der Leyen, AB'nin Ermenistan ile dayanışma içinde olduğunun altını çizerek, “50 milyon avronun üzerinde acil AB mali destek paketi hazırlıyoruz. Daha fazlası da gelecek.” ifadesini kullandı. TÜRKİYE İLE ERMENİSTAN ARASINDAKİ GELİŞMELERE VURGU Von der Leyen, AB’nin, Rusya'nın kısıtlamalarından etkilenen sektörlere destek sağlayacağını da duyurdu. Türkiye ve Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki normalleşme süreci sonrasında hayata geçen gelişmelere vurgu yapan Von der Leyen, “Gürcistan ve Türkiye üzerinden geçen demir yolu bağlantısı da dâhil olmak üzere Türkiye ile ticaret yollarının yakın zamanda yeniden açılması, mükemmel bir adımdır.” değerlendirmesinde bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.