SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Nükleer

QHA - Kırım Haber Ajansı - Nükleer haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nükleer haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Rusya’dan Kıyiv’deki Nükleer Araştırma Enstitüsüne SİHA saldırısı Haber

Rusya’dan Kıyiv’deki Nükleer Araştırma Enstitüsüne SİHA saldırısı

Rus ordusu, başkent Kıyiv’de bulunan Ukrayna Millî Bilimler Akademisi Nükleer Araştırma Enstitüsünün yerleşkesine silahlı insansız hava aracıyla (SİHA) saldırı düzenledi. Ukrayna Nükleer Düzenleme Müfettişliği (Derjatomrehulyuvannya) tarafından yapılan açıklamada, 30 Eylül 2026 tarihinde düzenlenen saldırı sonucu çıkan yangının kısa sürede söndürüldüğü ve araştırma reaktörünün zarar görmediği bildirildi. Enstitü yetkililerinin verdiği bilgilere göre, SİHA saldırısı Kıyiv saatiyle 18.18’de Kıyiv Araştırma Reaktörünün (VVR-M) yer aldığı tesis arazisine gerçekleşti. RADYASYON SEVİYESİ NORMAL: REAKTÖR ŞUBAT 2022'DEN BU YANA DURDURULMUŞ DURUMDA Açıklamada, reaktörün ve tesis güvenliği için kritik öneme sahip sistemlerin hiçbir hasar görmediği vurgulandı. Bölgedeki radyasyon seviyesinde herhangi bir değişim kaydedilmediği, değerlerin doğal arka plan sınırları içerisinde (0,16–0,20 µSv/h) seyrettiği ifade edildi. Olası riskleri en aza indirmek amacıyla VVR-M reaktörünün, Rusya’nın geniş çaplı işgal saldırısını başlattığı Şubat 2022'den bu yana çekirdeği tamamen boşaltılmış vaziyette durdurulmuş konumda tutulduğu belirtildi. Tesis, bu tarihten itibaren yalnızca güvenlik sistemlerinin rutin bakımlarıyla işletiliyordu. "SİVİL NÜKLEER TESİSE SALDIRI BİR SAVAŞ SUÇUDUR" VVR-M reaktörünün nükleer fizik alanındaki temel ve uygulamalı araştırmalar için yalnızca bir nötron kaynağı olarak kullanıldığına dikkat çeken Ukrayna Nükleer Düzenleme Müfettişliği, saldırıyı şu sözlerle kınadı: Nükleer Araştırma Enstitüsü arazisine düzenlenen SİHA saldırısı, yalnızca bilimsel ve araştırmacı işlev gören barışçıl bir nükleer tesise yapılmış doğrudan bir saldırıdır. Bu durum, Rusya'nın uluslararası alanda kabul görmüş nükleer ve radyasyon güvenliği norm ilkelerini bir kez daha küstahça hiçe saydığının kanıtı ve açık bir savaş suçudur.

Rusya’nın nükleer tehdidi büyüyor: “Kıyamet denizaltısı” ilk kez denize açıldı Haber

Rusya’nın nükleer tehdidi büyüyor: “Kıyamet denizaltısı” ilk kez denize açıldı

İşgalci Rusya’nın nükleer savaş kapasitesini güçlendirmek amacıyla geliştirdiği Poseidon sisteminde yeni bir aşamaya geçildiği gündeme geldi. Poseidon sualtı araçlarını taşıyacak Khabarovsk denizaltısının ilk kez denize açılarak test sürecine başladığı öne sürüldü. Euronews'in haberine göre Rusya merkezli Military Review ve Amalnews Military gibi askerî bloglar, Khabarovsk’un 17 Ağustos’ta deniz testlerine çıktığını iddia etti. Ancak denizaltının inşa edildiği Sevmash tersanesinden bu iddiaları doğrulayan resmî bir açıklama gelmedi. Khabarovsk, Rusya’nın nükleer başlık taşıyabilen ve uzun mesafelerde otonom şekilde hareket etmesi planlanan Poseidon sualtı araçlarını operasyonel olarak kullanabilmek amacıyla geliştirdiği yeni denizaltı sınıfının ilk gemisi. DÜNYA BARIŞI İÇİN BÜYÜK TEHLİKE Barents Observer’ın aktardığı bilgilere göre Khabarovsk’un tasarımında Borei sınıfı nükleer balistik füze denizaltılarının gövdesinden yararlanıldı. Bununla birlikte Khabarovsk, balistik füze bölümünün bulunmaması nedeniyle Borei sınıfından daha kısa. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 2018'de Rusya'nın nükleer enerjiyle çalışan, nükleer silah taşıyabilen ve okyanuslar arası mesafeleri kat edebilecek insansız bir sualtı aracı geliştirdiğini ileri sürmüştü. Ancak denizaltının inşasına 2014 yılında başlandı. “İKİNCİ VURUŞ” KAPASİTELİ “KIYAMET SİLAHI” Poseidon sisteminin geliştirilmesindeki temel amaçlardan biri, Rusya'nın nükleer kuvvetlerinin olası bir ilk saldırıda ağır kayıplar vermesi durumunda dahi karşı saldırı kapasitesini koruması. Bu nedenle sistem, nükleer caydırıcılığın “ikinci vuruş” kapasitesinin bir unsuru olarak değerlendiriliyor. Poseidon’un özellikle kıyı bölgelerindeki hedeflere karşı kullanılabilecek şekilde tasarlandığı belirtiliyor. Sistemin bu özellikleri nedeniyle “kıyamet silahı” ifadesi kullanılıyor. HİZMETE GİRİŞİ PLANLANANDAN YILLAR SONRA Khabarovsk, Kasım 2025’te suya indirildi. Denizaltının başlangıçta 2020'de Rus Donanması hizmetine girmesi planlanıyordu ancak proje yıllarca gecikti. Poseidon taşıyacak ikinci denizaltı Orenburg’un inşasına 2025’te başlandığı belirtiliyor. Orenburg’un ne zaman suya indirileceği açıklanmazken üçüncü denizaltının inşasına başlanıp başlanmadığı bilinmiyor. Khabarovsk’un Rusya’nın Pasifik Filosuna katılması planlanıyor. Poseidon sistemlerinin konuşlandırılmasını desteklemek amacıyla bölgede özel bir tesis de inşa ediliyor. İkinci denizaltının ise Kuzey Filosunda görev yapması bekleniyor. POSEİDON’UN KAPASİTESİ TARTIŞILIYOR Rusya’nın kuzeyindeki Severodvinsk kentinde Poseidon programına yönelik özel bir liman tesisinin bulunduğu ve sistemin en az 10 yıldır geliştirilip test edildiği belirtiliyor. Putin, Ekim 2025’te Poseidon’un başarılı bir testten geçtiğini duyurmuş ve nükleer güç ünitesinin devreye sokulduğunu söylemişti. Khabarovsk’un altı Poseidon taşıyabileceği öne sürülüyor. Yaklaşık 24 metre uzunluğundaki Poseidon’un 10 bin kilometre menzile ve bin metre derinliğe ulaşabildiği iddia ediliyor. Ancak bu teknik özelliklerin önemli bölümü Rusya’nın açıklamalarına ve açık kaynak istihbaratına dayanıyor. Poseidon’un gerçek menzili, hızı ve operasyonel kapasitesine ilişkin bağımsız doğrulama bulunmuyor.

Trump, Kim Jong-un ile dördüncü kez görüşmeye hazırlanıyor Haber

Trump, Kim Jong-un ile dördüncü kez görüşmeye hazırlanıyor

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, Kuzey Kore diktatörü Kim Jong-un ile sonbaharın sonlarında bir görüşme gerçekleştirilmesi için yardımcılarına hazırlık yapmaları talimatı verdi. Trump’ın bu görüşmede Kim’i nükleer programından vazgeçmeye ikna etmeyi amaçladığı bildirildi. The Wall Street Journal’ın (WSJ) Beyaz Saray’daki kaynaklara dayandırdığı haberine göre Trump, kasım ayında Çin’in Shenzhen kentinde düzenlenecek Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) Zirvesi’ne katılmak üzere gerçekleştireceği Asya turu sırasında Kim Jong-un ile yüz yüze görüşme ihtimalini danışmanlarıyla ele aldı. Ancak şu aşamada ABD ve Kuzey Kore liderleri arasında yapılması planlanan görüşme için resmi bir hazırlık yürütülmüyor. Beyaz Saray’dan yapılan diplomatik açıklamada, görüşmenin uygun zamanda gerçekleşeceği şu ifadelerle bilirtildi: Trump, Kim ile görüşmeyi, diyaloğu yeniden başlatmak ve Kuzey Kore’yi nükleer programından vazgeçmeye ikna etmeye çalışmak için bir fırsat olarak görüyor. Ancak uzmanlar ve bazı ABD’li yetkililer, bu görüşmelerden önemli bir ilerleme beklemiyor. Ayrıca gazete, Trump’ın geçen yıl sonbaharda gerçekleştirdiği Asya turu sırasında da Kuzey Kore lideriyle görüşmek istediğini ve Pyongyang yönetiminin böyle bir görüşmeye karşı olmadığını belirttiğini hatırlattı. Ancak taraflar, hazırlık için ayrılan sürenin kısıtlı olması nedeniyle görüşmenin organizasyonuna ilişkin konularda anlaşmaya varamadı. TRUMP, İLK BAŞKANLIK DÖNEMİNDE KİM İLE ÜÇ KEZ GÖRÜŞTÜ Bunun yanında Trump, ilk başkanlık döneminde Kuzey Kore’nin nükleer programını durdurması konusunda Kim’i ikna etmek amacıyla üç kez bir araya geldi. ABD ve Kuzey Kore liderleri arasındaki tarihteki ilk zirve, Haziran 2018’de Singapur’da gerçekleştirildi. Zirve, Kuzey Kore’nin nükleer silahlardan arındırılması karşılığında ABD’nin Pyongyang’a güvenlik garantileri vermesini öngören çerçeve bir deklarasyonun imzalanmasıyla sonuçlandı. İkinci görüşme, Şubat 2019’da Vietnam’ın başkenti Hanoi’de yapıldı ancak herhangi bir belge imzalanmadan erken sona erdi. Aynı yıl haziran ayında ise Güney Kore ve Kuzey Kore arasındaki Askerden Arındırılmış Bölge’de (DMZ) üçüncü ve sürpriz bir zirve gerçekleştirildi. Trump, burada Kim Jong-un ile el sıkışarak Kuzey Kore topraklarına ayak basan görevdeki ilk ABD Başkanı oldu. Ancak söz konusu görüşme, Pyongyang’ın nükleer programı konusunda gerçek bir ilerlemeye dönüşmedi. Öte yandan Güney Kore hükûmeti, ABD Başkanı Donald Trump ile Kuzey Kore lideri Kim Jong-un arasında yapılması planlanan görüşmenin organize edilmesine katkı sağlamaya hazır olduğunu açıkladı. Seul yönetimi, bu tür temasların Kore Yarımadası’nda istikrar ve barışa katkı sağlayacağını değerlendiriyor.

Avrupa'nın en büyük nükleer santrali İHA ile hedef alındı! Haber

Avrupa'nın en büyük nükleer santrali İHA ile hedef alındı!

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Mariano Grossi, Ukrayna’nın güneydoğusunda bulunan Zaporijjya Nükleer Santrali yerleşkesinde bulunan bir laboratuvarın İHA ile hedef alındığını, saldırı nedeniyle elektriğin kesildiğini bildirdi. Grossi yaptığı yazılı açıklamada, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik topyekûn işgal saldırılarının başladığı 2022 yılından bugüne kadar santralin 15 kez hedef alındığını hatırlattı. Saldırı sonrasında elektriğin bir saat kesintiye uğradığını ve acil durum jeneratörlerinin devreye girdiğini aktaran Grossi, bölgeye enerji sağlayan elektrik hattının onarılması için taraflarla geçici ateşkesi müzakere ettiklerini bildirdi. Grossi, saldırıda laboratuvarın hasar görüp görmediğini bilmediklerini, sahadaki UAEA ekibinin laboratuvara erişim talebinde bulunduğunu aktararak, nükleer tesislerin yakınında gerçekleşen her türlü saldırının nükleer güvenlik riski oluşturduğu uyarısında bulundu. ZAPORİJJYA NÜKLEER SANTRALİ Zaporijya Nükleer Santrali, Rusya’nın 2022’de başlattığı işgalin ilk aylarında ele geçirilmişti ve o tarihten bu yana birçok kez uluslararası çevrelerce potansiyel bir nükleer felaket riski olarak değerlendirilmişti. Rusya'nın geniş çaplı işgal saldırısı başlamadan önce Ukrayna'nın toplam elektriğinin yaklaşık yüzde 20'sini karşılayan ve enerjinin Avrupa'ya ihraç edilmesine olanak tanıyan Zaporijjya Nükleer Santrali, şu anda Rus işgali altında ve işgalcilerce bir üs olarak kullanılıyor. 1984-1995 yıllarında inşa edilen santral, Avrupa'nın en büyük, dünyanın ise 9. büyük nükleer santrali olarak biliniyor.

Ukrayna'dan Çernobil mesajı: “Dünya ders almalı, Moskova’nın nükleer şantajı durdurulmalı” Haber

Ukrayna'dan Çernobil mesajı: “Dünya ders almalı, Moskova’nın nükleer şantajı durdurulmalı”

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan açıklamada, Çernobil Nükleer Santral Faciası’nın insanlık tarihinin en büyük teknolojik felaketlerinden biri olduğu hatırlatıldı. Açıklamada, facianın yalnızca teknik bir arıza olmadığı, aynı zamanda Sovyet sisteminin “gizlilik ve yanlış bilgilendirme” politikalarının bir sonucu olduğu ifade edildi. Bakanlık, kazanın etkilerinin eşi benzeri görülmemiş olduğunu vurgulayarak şu verileri paylaştı: 1. Reaktördeki radyasyon seviyesi 20 bin röntgene ulaştı. 2. Ölümcül dozun 500 röntgen olduğu belirtildi. 3. Radyoaktif salınım, Hiroşima’ya atılan bombanın 30 katıydı. 4. 300 binden fazla kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı. 5. Avrupa genelinde yaklaşık 8,5 milyon insan radyasyondan etkilendi. Ayrıca Çernobil yasak bölgesinin yüz ölçümünün Lüksemburg’a eşdeğer olduğu ve bazı alanların on binlerce yıl tehlikeli kalacağı ifade edildi. “MOSKOVA NÜKLEER RİSKİ SİLAHA DÖNÜŞTÜRÜYOR” Açıklamada, Sovyet yönetiminin kazayı günlerce gizlediği hatırlatılarak, günümüzde Rusya’nın benzer bir yaklaşımı sürdürdüğü savunuldu. Rusya’nın nükleer tesisleri “şantaj aracı” olarak kullandığı belirtilen açıklamada, bu durumun küresel güvenlik için ciddi tehdit oluşturduğu belirtildi. Bakanlık, Çernobil felaketinin ardından müdahale eden yaklaşık 600 bin “likidatörün” fedakârlığını andı. Açıklamada ayrıca hâlihazırda Ukrayna’daki enerji çalışanlarının ve nükleer tesis personelinin, savaş koşullarında benzer bir sorumluluk üstlendiği ifade edildi. ZAPORİJJYA NGS VE 2025 SALDIRISI HATIRLATILDI Zaporijjya Nükleer Santrali üzerindeki risklere dikkat çekilen açıklamada, 2025 yılında Çernobil’deki yeni güvenli yapıya yönelik silahlı insansız hava aracı (SİHA) saldırısı “ciddi bir tehdit” olarak nitelendirildi. ULUSLARARASI TOPLUMA ÇAĞRI Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, uluslararası topluma şu çağrılarda bulundu: 1. Rus nükleer sektörünün tamamen izole edilmesi. 2. Rosatom’a yaptırım uygulanması. 3. Rusya’nın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı içindeki haklarının sınırlandırılması. Ayrıca Ukrayna’nın, saldırgan ülkelerin ajans içindeki haklarının kısıtlanmasına yönelik statü değişikliği önerdiği kaydedildi. “YENİ BİR ÇERNOBİL YAŞANMAMALI” Açıklamada, Rusya’nın Zaporijjya Nükleer Santrali’nin kontrolünü Ukrayna’ya iade etmesi gerektiği vurgulandı. Ukrayna tarafı, hava savunma sistemlerinin güçlendirilmesinin Avrupa’nın güvenliği için kritik olduğunu belirterek, “Yeni bir Çernobil’i beklemeye gerek yok, şimdi harekete geçilmeli.” mesajını verdi. BAKAN SIBİHA’DAN BİRLİK ÇAĞRISI Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha da yaptığı açıklamada, nükleer risklerin “silah olarak kullanılmasının kabul edilemez” olduğunu vurgulayarak, uluslararası toplumun birlik içinde hareket ederek Rusya’yı sorumlu tutması ve nükleer güvenliği güçlendirmesi gerektiğini ifade etti.

Moskova’nın vurdumduymazlığı Karaçay Türklerinin geleceğini çaldı Haber

Moskova’nın vurdumduymazlığı Karaçay Türklerinin geleceğini çaldı

Rusya’nın Çelyabinsk bölgesinde, Ural Dağları yakınında bulunan Karaçay Gölü, dünyanın en kirli su kütlesi olarak kayıtlara geçti. Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği’nin Mayak kimya tesisinden çıkan yüksek seviyeli radyoaktif atıklar 1951’den itibaren doğrudan göle boşaltıldı. Toplamda 200 milyon kürî civarında radyoaktif maddenin göle aktarıldığı belirtiliyor. Bu miktar, Çernobil felaketinde açığa çıkan radyasyonun yaklaşık dört katına denk geliyor. KARAÇAY TÜRKLERİNİN TOPRAKLARI NÜKLEER ATIKLARLA ZEHİRLENDİ 1967’de yaşanan kuraklık, gölün sığ bölgelerinin kurumasına yol açtı. Rüzgarlarla taşınan radyoaktif tozlar 75 bin kişinin yaşadığı geniş bir alana yayıldı. Olay, bölgedeki halkın sağlığını derinden etkilerken geri dönüşü olmayan çevresel felaketlere de neden oldu. Özellikle Karaçay Türkleri başta olmak üzere yörede yaşayan topluluklar, radyasyonun yıkıcı sonuçlarıyla karşı karşıya kaldı; pek çok kişi göç etmek zorunda kaldı. KARAÇAY GÖLÜ 2026 YILINA KADAR KAPATILACAK Rusya’nın bu süreçteki tutumu, çevre ve insan sağlığına verilen önemi tartışmaya açtı. Kontrolsüz bırakılan nükleer atıklar, bölgenin doğal yapısını yok etti. 2015 yılında gölün tamamen kapatılması kararlaştırıldı. Küçük havuzlardan biri 2023’te kapatılırken, daha büyük bölümün ise 2026’ya kadar beton ve toprakla doldurularak tamamen bertaraf edilmesi planlanıyor. Karaçay Gölü artık bir su kütlesi olarak varlığını yitirmiş durumda; bölge, nükleer atıklarla dolu bir alan olarak sürekli gözetim altında tutulmak zorunda. Moskova yönetiminin bu ihmalkâr politikaları, yalnızca doğayı değil, bir halkın yaşam alanını, kültürel belleğini ve gelecek kuşaklarını da yok etti. Karaçay Gölü, Rusya’nın nükleer hırslarının kurbanı olarak tarihe geçti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.