SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Nükleer Silah

QHA - Kırım Haber Ajansı - Nükleer Silah haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nükleer Silah haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Litvanya'da nükleer silah yasağının kaldırılması için anayasa değişikliği teklifi Haber

Litvanya'da nükleer silah yasağının kaldırılması için anayasa değişikliği teklifi

Litvanya'da 50 milletvekili, ülke topraklarında nükleer silah bulundurulmasını yasaklayan anayasa hükmünün kaldırılması amacıyla anayasa değişikliği teklifini parlamentoya sundu. Litvanya kamu yayıncısı LRT'nin haberine göre teklif, ülke anayasasının 137. maddesinde yer alan kitle imha silahlarının ve yabancı askerî üslerin Litvanya topraklarında konuşlandırılmasını yasaklayan hükmün değiştirilmesini öngörüyor. Teklifi destekleyen milletvekilleri, Litvanya'nın karşı karşıya bulunduğu güvenlik ortamının son yıllarda önemli ölçüde değiştiğini belirterek, mevcut anayasa hükmünün günümüz koşullarına uygun olmadığını söyledi. Litvanya Anayasası'nda değişiklik yapılabilmesi için teklifin, 141 sandalyeli parlamentoda en az 94 milletvekilinin desteğiyle iki ayrı oylamada kabul edilmesi gerekiyor. İki oylama arasında ise en az üç aylık süre bulunması şartı aranıyor. "BARIŞ DÖNEMİNDE NÜKLEER SİLAH KONUŞLANDIRILMASI PLANLANMIYOR" Litvanya Parlamento Başkanı Juozas Olekas, ülkesinin barış döneminde topraklarına nükleer silah konuşlandırmayı planlamadığını açıkladı. İktidar koalisyonu temsilcileri de anayasal yasağın kaldırılmasının, Litvanya'nın Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması (NPT) ile taraf olduğu diğer uluslararası anlaşmalardan doğan yükümlülüklerini değiştirmeyeceğini vurguladı. Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda ise, parlamentodaki siyasi grupların büyük bölümünün, ülkede nükleer silah konuşlandırılmasını yasaklayan anayasa hükmünün güncelliğini yitirdiği ve değiştirilmesi gerektiği görüşünde birleştiğini açıklamıştı.

Rusya'dan NATO üyesi Finlandiya'ya nükleer tehdit: Artık hedef listemizdesiniz Haber

Rusya'dan NATO üyesi Finlandiya'ya nükleer tehdit: Artık hedef listemizdesiniz

Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, Finlandiya'nın nükleer silahlara ev sahipliği yapılmasının önündeki yasal engeli kaldırmasının ardından Finlandiya'yı doğrudan tehdit etti. Medvedev, Finlandiya'nın bu kararla Rusya'nın nükleer hedef listesine girdiğini belirterek, Helsinki yönetiminin güvenliğini artırmak yerine riski büyüttüğünü savundu. ABD merkezli sosyal medya platformu üzerinden paylaşım yapan Medvedev, Finlandiya'nın aldığı kararı alaycı ifadelerle değerlendirdi. "Finlandiya, nükleer silahlara ev sahipliği yapma yasağını kaldırdı. Bu, Finler açısından yalnızca küçük bir şeyi değiştirdi. Ülke artık Rusya'nın nükleer hedef listesinde. Tebrikler Finlandiya, güvenliğin zirvesine ulaştınız." ifadelerini kullanan Medvedev, Moskova'nın konuya bakışını açık şekilde ortaya koydu. Finland has lifted its ban on hosting nuclear weapons. What does that change for the Finns? Just one minor thing: their country is now on Russia's nuclear target list. Rejoice, Finland, you’ve reached peak security! — Dmitry Medvedev (@MedvedevRussiaE) July 2, 2026 FİNLANDİYA'DA NÜKLEER SİLAH YASAĞI KALDIRILDI Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, ülkede nükleer silahların ithalatını, üretilmesini, depolanmasını ve kullanılmasını yasaklayan nükleer enerji kanunundaki ilgili hükmün kaldırılmasını onayladı. Daha önce Finlandiya Parlamentosunda yapılan oylamada düzenleme, 125 milletvekilinin kabul oyuna karşı 61 ret oyuyla kabul edilmişti. Yeni yasa 1 Temmuz 2026 itibarıyla yürürlüğe girdi. Yasal değişiklik, Finlandiya'nın gerektiğinde müttefik ülkelerin nükleer silahlarını ülkesine kabul etmesinin önünü açarken, hükûmet bunun otomatik olarak ülkede kalıcı nükleer silah konuşlandırılacağı anlamına gelmediğini vurguluyor. HELSİNKİ: KALICI KONUŞLANDIRMA PLANIMIZ YOK Finlandiya Savunma Bakanı Antti Häkkänen, yasa değişikliğinin ülkenin güvenliği açısından önemli bir adım olduğunu belirterek, buna rağmen Finlandiya'nın topraklarında kalıcı nükleer silah konuşlandırılması yönünde herhangi bir plan bulunmadığını söyledi. Häkkänen ayrıca, Moskova'dan gelebilecek olası tepkilere karşı hazırlıklı olduklarını belirterek, "Buna kesinlikle hazırız." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Alexander Stubb da daha önce yaptığı açıklamada Finlandiya'nın nükleer silahsızlanma ilkesine bağlı kalmaya devam ettiğini ancak ulusal güvenlik konusunda karar verme yetkisinin tamamen Finlandiya'ya ait olduğunu vurgulamıştı. Stubb, barış döneminde ülkesinin nükleer silahlara ihtiyaç duymadığını, ancak güvenlik ortamındaki değişimlerin farklı seçenekleri değerlendirmeyi gerektirebileceğini ifade etmişti. KREMLİN'DEN PEŞ PEŞE TEHDİTLER Moskova yönetimi, Finlandiya'daki yasa değişikliği sürecini başından beri sert sözlerle eleştiriyordu. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, yasa tasarısı gündeme geldiğinde bu girişimi "konsantre bir cepheleşme" olarak nitelendirmiş ve Finlandiya'da nükleer silah konuşlandırılmasının Rusya tarafından doğrudan tehdit olarak değerlendirileceğini açıklamıştı. Peskov, böyle bir durumda Moskova'nın gerekli karşı tedbirleri almak zorunda kalacağını söylemişti. NATO ÜYELİĞİNİN ARDINDAN YENİ GÜVENLİK DÖNEMİ Finlandiya, Rusya'nın Ukrayna'yı işgal etmesinin ardından uzun yıllardır sürdürdüğü askerî tarafsızlık politikasını sona erdirerek 2023 yılında NATO'ya katılmıştı. NATO üyeliğinin ardından savunma alanındaki düzenlemelerini hızlandıran Helsinki yönetimi, son yasa değişikliğiyle ittifakın caydırıcılık stratejisine daha fazla uyum sağlamayı hedefliyor. Uzmanlar, düzenlemenin Finlandiya'ya doğrudan nükleer silah konuşlandırılması anlamına gelmediğini ancak NATO'nun ihtiyaç duyması hâlinde bu seçeneğin önündeki hukuki engelin kaldırıldığını belirtiyor.

Ukrayna: Kremlin savaşta başarısız oldukça nükleer tehditleri artırıyor Haber

Ukrayna: Kremlin savaşta başarısız oldukça nükleer tehditleri artırıyor

Ukrayna Millî Güvenlik ve Savunma Konseyine (RNBO) bağlı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (CPD), Rusya'nın yeniden nükleer tehdit söylemini artırdığını ve bunun Kremlin'in Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaşta diplomatik çözüm istemediğinin bir göstergesi olduğunu açıkladı. Merkezin resmî sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Rus hükûmetine bağlı "Rossiyskaya Gazeta"da yayımlanan bir köşe yazısında Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin savunmasını yarmak amacıyla taktik nükleer silah kullanılmasının açıkça önerildiği belirtildi. Aynı yazıda, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy'a yönelik suikast çağrısının da yer aldığı ifade edildi. CPD açıklamasında ayrıca Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Galuzin'in, NATO'nun askerî varlığını artırdığı iddiasını gerekçe göstererek Moskova ve Minsk'in "Birlik Devleti'ni korumak" için nükleer silah kullanmaya hazır olduğunu söylediği hatırlatıldı. "NÜKLEER ŞANTAJ, BAŞARISIZLIĞIN GÖSTERGESİ" Ukraynalı yetkililer, Kremlin'in yeniden sertleşen nükleer söyleminin cephede stratejik başarı elde edememesinin sonucu olduğunu bildirdi. Açıklamada, Rusya'nın askerî hedeflerine ulaşamaması ve diplomatik girişimleri görmezden gelmesi nedeniyle yeniden nükleer şantaj ve korkutma yöntemlerine başvurduğu belirtilerek, "Resmî devlet medyasında yer alan bu açıklamalar, Rusya'nın barış istemediğini ve saldırgan söylemlerle gerçek askerî başarısızlıklarını örtmeye çalıştığını bir kez daha göstermektedir." denildi. ÇERNOBİL YAKININDAKİ NÜKLEER TESİSE SİHA SALDIRISI Ukrayna Genelkurmayı ise 7 Haziran'da Rus silahlı insansız hava aracının (SİHA) Kıyiv bölgesindeki Buriakivka yerleşimi yakınlarında bulunan Energoatom'a ait Merkezi Kullanılmış Nükleer Yakıt Depolama Tesisi'nin konteyner kabul binasına doğrudan isabet ettiğini açıkladı. Yaklaşık 15 kilometre uzaklıktaki Çernobıl Nükleer Santrali'nin yakınında bulunan tesiste saldırı sonucu binanın kısmen hasar gördüğü ve yaklaşık 40 metrekarelik alanda yangın çıktığı bildirildi. Yangının kısa sürede söndürüldüğü, olayda can kaybı yaşanmadığı ve kullanılmış nükleer yakıtın uzun süreli güvenli şekilde depolandığı tesiste radyasyon güvenliğine ilişkin herhangi bir olumsuzluk bildirilmediği aktarıldı.

Rusya, Belarus’a nükleer mühimmat sevk etti Haber

Rusya, Belarus’a nükleer mühimmat sevk etti

Ukrayna’nın kuzey sınır komşusu Belarus’tan, bölgedeki nükleer gerilimi zirveye tırmandıracak kritik bir hamle geldi. Belarus Savunma Bakanlığı, Rusya Federasyonu ile yürütülen ortak askerî tatbikat çerçevesinde, Rus nükleer mühimmatının Belarus’taki askerî üslere konuşlandırıldığını açıkladı. Belarus Savunma Bakanlığı resmî sosyal medya hesabı üzerinden Rusya Savunma Bakanlığı ve Rus propaganda ajansı RIA Novosti’ye ait askeri görüntüleri paylaşarak açıklamada şu ifadelere yer verdi: Video kanıt: Tatbikat kapsamında, nükleer mühimmatın Belarus Cumhuriyeti'ndeki füze askerî birliğinin konuşlanma bölgesindeki saha depolama noktalarına ulaştırılması. Yayımlanan görüntülerde, özel korumalı askerî araçların sınır hattındaki yoğun ormanlık alanlara giriş yaptığı ve nükleer başlık taşıma kapasitesine sahip füze sistemlerine mühimmat yüklemesi yapıldığı anlar yer aldı. “ÖZEL MÜHİMMATLA DONATILMIŞ İSKENDER-M” Rus devlet ajansı RIA Novosti ise Belarus topraklarında gerçekleştirilen nükleer kuvvetler tatbikatına ilişkin geçtiği detayda, askerî dilde nükleer taktik silahları tanımlamak için kullanılan "özel mühimmat" ibaresine vurgu yaptı. Ajans, tatbikat kapsamında "özel mühimmatla donatılmış İskender-M taktik füze sistemlerinin" belirlenen pozisyonlarda tamamen konuşlandırıldığını ve savaşa hazır konuma getirildiğini duyurdu.

BMGK’de Ukrayna gündemi: “Barış ve güvenliğinin korunması” başlığıyla toplandı Haber

BMGK’de Ukrayna gündemi: “Barış ve güvenliğinin korunması” başlığıyla toplandı

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), “Ukrayna’nın barış ve güvenliğinin korunması” başlığı altında toplandı. 48 aydır süren Rus işgalinin gölgesinde gerçekleşen oturumda, üye ülkeler savaşın sürmesinin sorumluluğu konusunda karşılıklı suçlamalarda bulundu. Toplantıda konuşan ABD'nin BM Daimi Temsilci Yardımcısı Tammy Bruce, ABD’nin savaşın kalıcı ve müzakere edilmiş bir çözümle sona erdirilmesi için çabalarını sürdürdüğünü belirterek, “Askerî güç bu çatışmayı asla çözemez. Bunu ancak her iki tarafın da kabul edeceği diplomatik bir çözüm sağlayabilir.” dedi. Bruce, savaşın bu aşamasında anlaşmaya her zamankinden daha yakın olunduğunu ancak çatışmaların devam ettiğini ifade etti. Savaşın devam etmesinin nedenlerinden birinin Rusya'nın üçüncü ülkelerden almaya devam ettiği destek olduğuna dikkati çeken Bruce, bu kapsamda Çin, Kuzey Kore, İran ve Küba'yı Rusya'ya askeri ve ticari ilişkiler üzerinden ekonomik destek vermekle suçladı. "ABD'Yİ DÜNYA ÇAPINDA ÇATIŞMA VE SAVAŞLAR YARATMAYA SON VERMEYE ÇAĞIRIYORUZ" Çin'in BM Daimi Temsilcisi Fu Cong ise ABD Temsilcisinin suçlamalarını reddederek, "ABD, Çin'i bir kez daha karaladı ve kötüledi ki bu tamamen kabul edilemez. Çin, Ukrayna krizinin yaratıcısı değil, çatışmanın tarafı da değil." ifadelerini kullandı. Cong, Çin'in, Rusya, Ukrayna, ABD ve Avrupa ülkeleriyle normal ekonomik ve ticari ilişkilerini sürdürdüğünü belirterek, bütün bunların piyasa ve ticari ilkelere uygun olduğunu savundu. ABD'yi "Çin'e karşı yalan uydurmak ve karalama" yapmakla suçlayan Cong, "ABD'yi bir kez daha dikkatleri başka yöne çekerek, suçu başkalarına atarak ve dünya çapında çatışma ve savaşlar yaratmaya son vermeye çağırıyoruz." dedi. RUSYA, LONDRA VE PARİS'İN KIYİV'E NÜKLEER SİLAH VERME PLANLARI OLDUĞUNU İDDİA ETTİ Rusya'nın BM Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia ise Avrupa ülkelerini hedef aldı. Ukrayna krizine kalıcı ve uzun vadeli bir çözüm bulmayı amaçlayan mevcut müzakereleri desteklemeye odaklanmadığını öne süren Nebenzia, "Ukrayna halkının geleceğiyle de ilgilenmiyorlar." diye konuştu. Nebenzia, Rusya'nın istihbarat servislerinin, Londra ve Paris'in Kıyiv'e nükleer silah veya "Kirli Bomba" verme planları hakkında olağanüstü bir rapor yayınladığını belirterek, Ukrayna'ya gizli şekilde ekipman ve teknoloji teslim edildiğini savundu. "Bu tür bir gelişme, Ukrayna sorununun çözümü sürecinde kenara itilen İngiliz ve Fransız liderlerinin gerçeklikle bağlarını tamamen kopardıklarını açıkça göstermektedir." diyen Nebenzia, Rusya'nın Avrupa ülkeleriyle savaşma niyetinde olmadığını ancak Avrupa bir savaş başlatırsa Rusya'nın da buna hazır olduğunu iddia etti. Birleşik Krallık ve Fransa’dan net yalanlama Birleşik Krallık Dışişleri Bakanlığında Kuzey Amerika ve Deniz Aşırı Topraklardan Sorumlu Devlet Bakanı olarak görev yapan Stephen Doughty ise Nebenzia'ya, "Rusya temsilcisinin iddiası düpedüz bir yalandır. Gerçeklikten koptuğumuzu söylüyor. Gerçeklikten kopan kendisidir." diye karşılık verdi. Doughty, Rusya'yı dezenformasyon yaparak, Ukrayna'ya yönelik devam eden yasa dışı işgalinde dikkatleri başka yöne çekmeye çalışmakla suçlarken, Birleşik Krallık'nin Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması kapsamındaki yükümlülüklerine tam olarak bağlı bulunduğunu belirtti ve "Ukrayna'ya nükleer silah veya ilgili yetenekler sağlamıyoruz ve sağlamayacağız." ifadelerini kullandı. Fransa'nın BM Daimi Temsilcisi Jerome Bonnafont da Rusya'nın iddiaları için "Tamamen yalan, hiçbir gerçek temeli yoktur." diyerek, Fransa'nın da, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması'nın sınırlarını ve yükümlülüklerini asla ihlal etmeyeceğini ifade etti. "RUSYA, MÜZAKERE SÜRECİNİ BU SALDIRGANLIK SAVAŞINI SÜRDÜRMEK İÇİN BİR KILIF OLARAK KULLANIYOR" Konseyde konuşan Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı Mariana Betsa da "Nebenza'nın tüm açıklaması, manipülasyonun, dezenformasyonun ve Rus propagandasının canlı bir örneğidir." diyerek Rusya'yı uluslararası temelli düzene ve BM ilkelerine karşı bir savaş açmakla suçladı. Betsa, Rusya'nın sadece 2025 yılında Ukrayna'nın sivil hedeflerine yönelik 6 binden fazla insansız hava aracı, yaklaşık 5 bin 500 güdümlü hava bombası ve çeşitli türlerde 158 füze fırlattığı bilgisini paylaştı. ABD'nin öncülüğünde devam eden barış çabalarına rağmen Rusya'nın saldırganlığını durdurmaya hazır olmadığını gösterdiğini savunan Betsa, "Rusya, müzakere sürecini bu saldırganlık savaşını sürdürmek için bir kılıf olarak kullanıyor, zamana bel bağlıyor." şeklinde konuştu. Betsa, savaşın bitmesi için tüm kaynaklar seferber edilerek Rusya'ya karşı yaptırım uygulanması, Ukrayna'ya savunma desteği sağlanması ve güvenlik garantileri verilmesi, son olarak da Rusya'nın Ukrayna'ya verdiği zarar için tam tazminat ödemesi gerektiğini kaydetti.

Yeni Start Antlaşması'nda belirsizlik: Trump uzatmaya mesafeli, geçici uzlaşma iddiası gündemde Haber

Yeni Start Antlaşması'nda belirsizlik: Trump uzatmaya mesafeli, geçici uzlaşma iddiası gündemde

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Donald Trump, Rusya ile yürürlükte olan Yeni START Antlaşması’nın uzatılmasına sıcak bakmadığını açıkladı. Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, mevcut antlaşmanın ABD açısından “kötü müzakere edilmiş” olduğunu savunarak, uzatma yerine “yeni, iyileştirilmiş ve modernize edilmiş” bir nükleer silah antlaşması hedeflediklerini belirtti. Trump açıklamasında, ABD ordusunun nükleer silahlar da dâhil olmak üzere birçok alanda güçlendirildiğini vurgulayarak, “ABD tarafından kötü bir şekilde müzakere edilen ve ağır biçimde ihlal edilen Yeni START’ı uzatmak yerine, nükleer uzmanlarımızın uzun yıllar geçerli olacak yeni bir anlaşma üzerinde çalışması gerekiyor.” ifadelerini kullandı. BEYAZ SARAY: RUSYA İLE GÖRÜŞMELER SÜRECEK Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, düzenlediği basın toplantısında Trump’ın açıklamalarını değerlendirerek, ABD’nin bu konuda Rusya ile temaslarını sürdüreceğini söyledi. Leavitt, Başkan’ın nükleer uzmanların “geleceğe dönük, daha kapsamlı ve modern bir anlaşma” hazırlamasını istediğini belirtti. AXİOS: NEW START’TA GEÇİCİ UZLAŞMA İDDİASI Öte yandan ABD ile Rusya arasında, süresi dolan New START nükleer antlaşmasının yenilendiği ileri sürüldü. ABD merkezli haber platformu Axios, Vaşington (Washington) ve Moskova’nın, stratejik nükleer silahların sınırlandırılmasını öngören ve bugün süresi dolan anlaşmanın devamı yönünde prensipte uzlaştığını yazdı. Habere göre, konuya yakın üç kaynaktan ikisi taslak bir plan üzerinde mutabakat sağlandığını ancak her iki ülke liderinin de nihai onayının gerektiğini belirtti. Üçüncü kaynak ise son 24 saat içinde Abu Dabi’de görüşmeler yapıldığını, ancak henüz kesin bir anlaşmaya varılmadığını öne sürdü. ALTI AYLIK GEÇİŞ SÜRECİ GÜNDEMDE Yetkililerden biri, “Rusya ile iyi niyet çerçevesinde hareket etme ve sistemin nasıl güncellenebileceği konusunda görüşmelere başlama konusunda anlaştık” ifadesini kullandı. Bir diğer kaynak ise taslak anlaşmanın pratik sonucunun, her iki tarafın en az altı ay boyunca mevcut şartlara uymayı kabul etmesi ve bu süre zarfında olası yeni bir anlaşma için müzakerelerin sürdürülmesi anlamına geldiğini kaydetti. Axios, New START’ın geleceğine ilişkin görüşmelerin çarşamba gecesi geç saatlere kadar devam ettiğini de aktardı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.