SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Orta Doğu

QHA - Kırım Haber Ajansı - Orta Doğu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Orta Doğu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

KKTC Başbakanı Üstel'den İsrail, Yunanistan, GKRY liderlerine sert tepki Haber

KKTC Başbakanı Üstel'den İsrail, Yunanistan, GKRY liderlerine sert tepki

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanlık Ofisi, Başbakan Üstel’in İsrail, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve Yunanistan’ın Tel Aviv’de düzenlediği zirveye ilişkin değerlendirmelerine dair açıklama yaptı. Açıklamaya göre KKTC Başbakanı Ünal Üstel, üç ülkenin Doğu Akdeniz’de barış, istikrar ve işbirliği zeminini güçlendirmek yerine gerilimi tırmandırmayı, askerî bloklaşmayı ve dışlayıcı politikaları tercih ettiğini kaydederek, "İsrail, Yunanistan ve GKRY üçlüsünün Tel Aviv’de gerçekleştirdiği zirveyi ve basına yansıyan 'ortak askeri güç' kurma planlarını dikkatle ve ibretle takip ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu. "RUM-YUNAN İKİLİSİNİN BU TEHLİKELİ OYUNDA FİGÜRAN OLMAYI KABUL ETMESİ, TARİHSEL BİR YANILGIDIR" İsrail, Yunanistan ve GKRY’nin toplam 2 bin 500 kişilik bir "Hızlı Müdahale Gücü" oluşturarak bunu Türkiye’ye ve Kıbrıs Türk halkına karşı bir "caydırıcılık ekseni" olarak sunmalarının, yalnızca açık bir düşmanlık göstergesi değil, aynı zamanda Doğu Akdeniz barışına yönelmiş yeni ve tehlikeli bir tehdit olduğunu vurgulayan Üstel, şu ifadeleri kullandı: Orta Doğu’da sürdürdüğü saldırgan politikalarla insani değerleri ayaklar altına alan İsrail yönetimi, bu istikrarsızlığı şimdi de Doğu Akdeniz’e taşımaya çalışmaktadır. Bölgeyi bir 'barış alanı' olmaktan çıkarıp 'çatışma sahasına' dönüştürme çabaları, yalnızca Kıbrıs Adası’nı değil, tüm Akdeniz havzasını tehdit etmektedir. Rum-Yunan ikilisinin bu tehlikeli oyunda figüran olmayı kabul etmesi, tarihsel bir yanılgıdır. Üstel, GKRY liderliğinin bir yandan uluslararası topluma "çözüm" söylemleri sunarken, diğer yandan Türkiye’ye karşı askerî ittifaklar kurma arayışında olduğunun altını çizerek, "Bu ikiyüzlü yaklaşım, Ada'daki gerçeklerden ne denli kopuk olduklarının açık göstergesidir. Silahlanmayı ve askeri paktları çözüm zanneden bu zihniyet, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve iki devletli çözüm vizyonunun neden haklı ve zorunlu olduğunu bir kez daha teyit etmiştir." değerlendirmesini yaptı. KKTC Başbakanı, bu adımların müzakere zeminini ortadan kaldırdığı ve olası bir uzlaşıyı imkansız kıldığı mesajını verdi. Kıbrıs Türk halkına yönelik "soykırım girişiminin miladı olan Kanlı Noel'in" yıl dönümünde, Rum liderliğinin bu mezalimden ders çıkarmak yerine o günkü saldırgan zihniyeti öven ve bugün de askeri planlarla yeniden diriltmeye çalışan tutumunun kabul edilemez olduğuna dikkat çeken Üstel, "1963’te Kıbrıs Cumhuriyeti’ni kana bulayan zihniyet neyse, bugün Doğu Akdeniz'de Türkiye karşıtı askeri güç kurmaya yeltenen zihniyet de aynıdır. Bu anlayışla sağlıklı bir müzakere sürecinin yürütülmesi mümkün değildir." ifadelerini kullandı. "KKTC İLE TÜRKİYE ET VE TIRNAK GİBİ" Üstel, KKTC ile Türkiye'nin "et ve tırnak gibi" olduğunu belirterek, "Doğu Akdeniz’de, 'mavi vatan'da ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin egemenlik alanlarında; Türkiye’nin ve Kıbrıs Türk halkının meşru haklarını yok sayan, bizi denklem dışına itmeye çalışan her türlü askeri plan, boru hattı projesi ya da siyasi ittifak baştan ölü doğmaya mahkumdur." ifadesine yer verdi. KKTC'nin Türkiye ile birlikte kendisine yönelen "her türlü tehdidi bertaraf edecek güce", hak ve menfaatlerini savunacak diplomatik ve askeri iradeye sahip olduğu mesajını veren Üstel, barışın yolunun askeri maceraperestlikten değil, Ada'daki gerçeklerin, "yani iki ayrı halkın ve iki ayrı devletin varlığının kabul edilmesinden" geçtiğini bildirdi.

Çin, ABD yaptırımları nedeniyle Rus petrolü alımını durdurdu! Haber

Çin, ABD yaptırımları nedeniyle Rus petrolü alımını durdurdu!

ABD'nin Rusya'nın en büyük petrol şirketleri Rosneft ve Lukoil'e yaptırım uygulaması üzerine, Çinli devlet petrol devlerinin deniz yoluyla Rus petrolü alımlarını askıya aldığı bildirildi. Karar, Rusya'nın en büyük iki müşterisinden gelen talepte keskin bir düşüş yaşanmasına neden olacak. Reuters haber ajansının ticaret kaynaklarına dayandırdığı özel haberine göre, Çinli ulusal petrol şirketleri PetroChina, Sinopec, CNOOC ve Zhenhua Oil, ABD'nin Rosneft ve Lukoil'e yönelik yaptırımları nedeniyle deniz yoluyla Rus petrolü tedarikini askıya aldı. Karının, deniz yoluyla Rus petrolünün en büyük alıcısı olan Hindistan'daki rafinerilerin de yaptırımlara uymak için Rusya'dan ham petrol ithalatını önemli ölçüde azaltmaya hazırlandığı bir dönemda alınması ise dikkat çekti. RUSYA'NIN GELİRLERİ BASKI ALTINDA Rusya'nın en büyük iki müşterisinden gelen talepteki bu keskin düşüşün, Moskova'nın petrol gelirleri üzerinde baskı yaratması bekleniyor. Ayrıca, dünyanın en büyük ithalatçılarının alternatif tedarik kaynaklarına yönelmesiyle küresel petrol fiyatlarının yükselmesine yol açabileceği belirtiliyor. Kaynaklar, Çin devlet şirketlerin, yaptırımlarla ilgili endişeleri nedeniyle en azından kısa vadede deniz yoluyla Rus petrolü ticaretinden uzak duracağını ifade etti. Sinopec'in ticaret kolu olan Unipec'in, Rusya'nın önde gelen petrol şirketleri ve gölge filosu gemilerinin yanı sıra Çinli bazı kuruluşların da yaptırım kapsamına alınmasının ardından geçen hafta Rus petrolü alımını durdurduğu öğrenildi. BAĞIMSIZ RAFİNERİLER VE BORU HATTI DURUMU Çin, deniz yoluyla günde yaklaşık 1,4 milyon varil Rus petrolü ithal ediyor olsa da, bunun büyük bir kısmı bağımsız rafineriler tarafından satın alınıyor. Ticaret uzmanları, bağımsız rafinerilerin de yaptırımların etkisini değerlendirmek için alımlarına kısa bir ara verebileceğini, ancak uzun vadede Rus petrolü alımına devam etmeyi düşüneceklerini belirtti. Öte yandan, Çin'in boru hattı aracılığıyla ithal ettiği günlük yaklaşık 900 bin varil Rus petrolünün tamamı PetroChina'ya gidiyor. Ticaret kaynakları, bu boru hattı tedarikinin yaptırımlardan büyük ölçüde etkilenmeyeceğini düşünüyor. Analistler, Çin ve Hindistan'ın Rusya dışındaki arz kaynaklarına yöneleceğini ve bu durumun Orta Doğu, Afrika ve Latin Amerika'dan gelen petrollerin fiyatlarını yukarı iteceğini öngörüyor.

Trump-Zelenskıy görüşmesi: Budapeşte’de Putin ile barış masası kurulabilir Haber

Trump-Zelenskıy görüşmesi: Budapeşte’de Putin ile barış masası kurulabilir

ABD Başkanı Donald Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı telefon görüşmesinin ardından Beyaz Saray’da Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy ile bir araya geldi. Görüşmede, Ukrayna-Rusya Savaşı’nı sona erdirmeye yönelik diplomatik adımlar ve savunma başlıkları ele alındı. BUDAPEŞTE’DE KRİTİK GÖRÜŞME: “ZELENSKIY İLE İRTİBAT SÜRECEK” Trump, Putin ile Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de ikili bir görüşme yapmayı planladıklarını belirterek, “Henüz kesinleşmedi ama büyük ihtimalle iki taraflı bir toplantı olacak. Ancak Zelenskıy ile iletişim halinde olacağız” dedi. Trump, hem Putin’in hem de Zelenskıy’ın savaşı bitirmek istediğine inandığını söyleyerek, “Tek yapmaları gereken biraz anlaşmaları.” diye konuştu. TOMAHAWK FÜZELERİ GÜNDEMDE Son haftaların öne çıkan başlığı olan Tomahawk füzeleri de görüşmenin ana gündem maddeleri arasında yer aldı. Trump, “Bizim de Tomahawk füzelerine ihtiyacımız var. 4 yıl boyunca Ukrayna’ya çok şey gönderdik, şimdi durum farklı. Umarım ihtiyaçları olmaz. Umarım Tomahawk füzelerine gerek kalmadan savaşı bitirebiliriz” ifadelerini kullandı. ABD Başkanı, Tomahawk füzelerinin ülke güvenliği açısından önemine dikkat çekerek, “Ülkemizi korumak için ihtiyacımız olan şeyleri başkasına vermek istemiyoruz” dedi. UKRAYNA’NIN İHA TEKNOLOJİSİ DİKKAT ÇEKİYOR Trump, Kıyiv'in ürettiği insansız hava araçlarının (İHA) oldukça başarılı olduğunu belirterek, bu sistemlerle ilgilendiklerini söyledi. ABD’nin Ukrayna’ya yönelik savunma desteği, Tomahawk başlığıyla birlikte İHA teknolojisi üzerinden yeniden şekillenebilir. GAZZE ATEŞKESİ SONRASI DİPLOMATİK İVME Trump, Gazze’de sağlanan ateşkesin Ukrayna’ya yansıyıp yansımayacağına ilişkin bir soruya, “Bence yansıyabilir. Orta Doğu’daki ateşkesle büyük bir ivme ve güvenilirlik kazandık. Kimsenin mümkün olabileceğini düşünmediği bir şeyi biz başardık” yanıtını verdi. ZELENSKIY: AYNI BAŞARI UKRAYNA İÇİN DE MÜMKÜN Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskıy, Gazze’deki ateşkes sürecinde oynadığı rol dolayısıyla Trump’a teşekkür etti. “Başkan Trump, bu savaşı bitirme şansına sahip. Orta Doğu’da ateşkes sağlamayı başardı, aynı şeyi Ukrayna için de yapabilir” diyen Zelenskıy, Tomahawk füzelerine ihtiyaç duyduklarını belirtti. “Biz barış istiyoruz. Putin barış istemiyor, o yüzden onun üzerindeki baskı artırılmalı” ifadelerini kullandı.

Zelenskıy: Rusya, Orta Doğu gündeminden faydalanarak saldırılarını tırmandırıyor Haber

Zelenskıy: Rusya, Orta Doğu gündeminden faydalanarak saldırılarını tırmandırıyor

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy (Volodimir Zelenski) 12 Ekim 2025 tarihinde yaptığı açıklamada, bu hafta ülkenin birçok bölgesinin saldırılar altında olduğunu ve bazı bölgelerde hava saldırısı sirenlerinin yeniden çalmaya başladığını belirtti. Zelenskıy, Rusya’nın enerji altyapısına yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırdığını ve bu suçların her gün Ukraynalıların hayatını kaybetmesine yol açtığını ifade etti. Ayrıca Zelenskıy, “Dün Kostiantynivka’da bir çocuk, bir kilisede hava bombasıyla yaşamını yitirdi. Sadece bu hafta içerisinde Ukrayna’ya karşı 3 bin 100’den fazla silahlı insansız hava aracı (SİHA), 92 füze ve yaklaşık bin 360 planör bombanın kullanıldığı bildirildi.” dedi. ZELENSKIY’DAN ORTA DOĞU VURGUSU Ukrayna Cumhurbaşkanı, Moskova’nın dünyanın Orta Doğu’da barışı güvence altına almaya odaklandığını açıkça istismar ederek saldırılarını tırmandırdığına dikkat çekerek, “Bu nedenle hiçbir baskının hafifletilmemesi, Rus petrolünü satın alanlara yönelik yaptırımlar, tarifeler ve ortak eylemler dâhil tüm önlemlerin masada kalması gerekmektedir. İşte tam da bu yaklaşım, Avrupa için kalıcı barışın yolunu açabilir. Dünya, bunu Orta Doğu’daki barış süreci ile paralel olarak güvence altına alabilir.” ifadelerini kullandı.

Zelenskıy: Orta Doğu’da barış sağlandıysa Rusya’nın savaşı da durdurulabilir Haber

Zelenskıy: Orta Doğu’da barış sağlandıysa Rusya’nın savaşı da durdurulabilir

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, 11 Ekim’de Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesine ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Görüşmeyi “iyi ve son derece verimli” olarak nitelendiren Zelenskıy, Trump’ı Orta Doğu’da sağladığı diplomatik başarı nedeniyle tebrik etti. “RUSYA’NIN SAVAŞI DA DURDURULABİLİR” Zelenskıy, Trump’ın Orta Doğu’da sağladığı anlaşmanın güçlü bir sonuç olduğunu belirterek, “Eğer o bölgede savaş durdurulabiliyorsa, diğer savaşlar da durdurulabilir. Buna Rusya’nın savaşı da dahil” ifadelerini kullandı. ENERJİ ALTYAPISINA YÖNELİK SALDIRILAR GÜNDEME GELDİ Zelenskıy, görüşmede Rusya’nın Ukrayna enerji altyapısına yönelik saldırılarını Trump’a aktardığını belirtti. ABD’nin desteğine duyduğu minnettarlığı dile getiren Zelenskıy, hava savunma sistemlerinin güçlendirilmesine yönelik hazırlanan anlaşmaları da ele aldıklarını ifade etti. “Bizi gerçekten güçlendirecek iyi seçenekler ve güçlü fikirler var” diyen Zelenskıy, bu alandaki iş birliğinin somut adımlarla ilerlediğini vurguladı. “RUSYA GERÇEK DİPLOMASİYE ZORLANMALI” Zelenskıy açıklamasının sonunda, Rusya’nın gerçek diplomatik sürece katılmaya zorlanması gerektiğini belirterek, “Bu ancak güçle sağlanabilir. Teşekkürler Sayın Başkan!” ifadelerine yer verdi.

Kremlin ve Tahran’dan ortak paralı asker operasyonu: Eski DEAŞ militanları Rus ordusuna katılıyor Haber

Kremlin ve Tahran’dan ortak paralı asker operasyonu: Eski DEAŞ militanları Rus ordusuna katılıyor

Ukrayna'da personel sıkıntısı çeken Rusya, İran’la iş birliği yaparak silahlı kuvvetleri bünyesinde savaşacak paralı askerler toplamak için büyük çaplı operasyonlara girişti. Ukrainska Pravda’nın gündeme taşıdığı habere göre, söz konusu paralı askerlerin çoğu Irak, Suriye, Afganistan, Libya, Yemen ve bölgedeki diğer ülkelerin vatandaşlarından oluşuyor. Güvenlik uzmanları, Rusya ve İran’ın bu sürece eski IŞİD militanlarını bile dâhil etmesini ciddi bir tehdit olarak değerlendiriyor. ÇARESİZ RUS ORDUSUNA PARALI ASKER TAKVİYESİ Bu kadar büyük ölçekli bir alım dalgasının başlıca nedenlerinden birinin Rusya ordusundaki personel eksikliği olarak kaydediliyor. Bununla birlikte paralı askerlere, ayda 3 ila 8 bin dolar maaş ve altı aylık hizmetin ardından Rus vatandaşlığı vaadi sunuluyor. NAKİL GÜZERGÂHLARI NEDİR? Nakiller, kaçak göç ve ticaret yolları kullanılarak dört ana güzergâh üzerinden gerçekleştiriliyor: Orta Doğu – İran – Ermenistan – Gürcistan – Rusya Orta Doğu – İran – Azerbaycan – Rusya Orta Doğu – İran – Türkistan – Rusya Afganistan – Türkistan – Rusya TEKLİF DOĞRUDAN ÜST RESMÎ KURUMLARDAN GELİYOR Son günlerde Ermenistan, Azerbaycan ve Türkistan ülkelerinde sınırı geçmeye çalışan çok sayıda kişi gözaltına alındı. İlgili haberde, Rusya Savunma Bakanlığı çalışanı Polina Aleksandrovna’nın önerisi üzerine bir Irak vatandaşının, “Bağdat” silahlı grubuna katılmak üzere sözleşme imzaladığı bildirildi. Aynı sözleşmeye göre, çatışmalara katılmayı kabul eden yabancı savaşçılara nakit ödeme ve vatandaşlık sağlanacak. 2006 doğumlu bir Irak vatandaşının ise yasadışı yollardan sınırı geçmeye çalışırken gözaltına alındığı açıklandı.

BM Komisyonu: İsrail Gazze’de soykırım yapıyor Haber

BM Komisyonu: İsrail Gazze’de soykırım yapıyor

Birleşmiş Milletler (BM) İşgal Altındaki Filistin Toprakları Hakkında Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu, BM İnsan Hakları Konseyinin 60. Oturumu kapsamında İsrail'in saldırıları altında bulunan Gazze ile işgal altındaki Filistin topraklarındaki son duruma ilişkin raporunu paylaştı. Raporda, İsrail’in Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilere karşı soykırım yaptığı kabul edildi. Ayrıca raporda, İsrail ve tüm devletlere, soykırımı sona erdirmek ve sorumlularını cezalandırmak için uluslararası hukuk kapsamındaki yasal yükümlülüklerini yerine getirmeleri çağrısı yapıldı. Komisyonun 7 Ekim 2023'ten bu yana yaşananları araştırdığı belirtilen raporda, "İsrailli yetkililer ile İsrail güvenlik güçlerinin, 1948 Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi'nde tanımlanan 5 soykırım eyleminden 4'ünü, yani öldürme, ağır bedensel veya zihinsel zarar verme, Filistinlilerin tamamen veya kısmen yok edilmesini sağlayacak şekilde yaşam koşullarını kasıtlı olarak kötüleştirme ve doğumları engelleme amaçlı tedbirler uygulama eylemlerini gerçekleştirdiği sonucuna varıyoruz." denildi. İSRAİL GAZZE’DE SOYKIRIM YAPIYOR Aynı zamanda, İsrailli sivil ve askerî yetkililerin ifadelerinin yanı sıra İsrail güvenlik güçlerinin davranışlarının, soykırım eylemlerinin Gazze Şeridi'ndeki Filistinlileri bir grup olarak tamamen veya kısmen yok etme niyetiyle işlendiğini gösterdiği vurgulandı. NETANYAHU SUÇLU BULUNDU İsrailli siyasi ve askerî liderlerin eylemlerinin İsrail'e atfedilebileceği belirtilen raporda, "Bu nedenle Komisyon, İsrail devletinin, Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilere karşı soykırımın önlenmesindeki başarısızlıktan, soykırım işlemesinden ve soykırım faillerinin cezalandırılmamasından sorumlu olduğu sonucuna vardı. Komisyon ayrıca, İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Başbakan Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant'ın soykırımı kışkırttıkları ve İsrailli yetkililerin bu kışkırtmayı cezalandırmak için harekete geçmedikleri sonucuna da vardı." ifadeleri kullanıldı. SOYKIRIMA KARŞI KÜRESEL ÇAĞRI Raporda, BM üyesi ülkelere, soykırım eylemlerinin işlenmesinde kullanılabilecek silah ve diğer teçhizatın İsrail'e transferini ve topraklarında bulunan kişi ile şirketlerin soykırımın işlenmesine veya soykırıma teşvik edilmesine yardımlarını durdurmaları çağrısı yapıldı. Aynı zamanda BM üyesi ülkelere, soykırıma doğrudan veya dolaylı olarak karışan kişi ve şirketlere karşı soruşturmalar ile yasal işlemler yoluyla hesap verebilirlik konusunda harekete geçmeleri tavsiye edildi. Raporda, İsrail'e "açlık politikasına son vermesi, ablukayı kaldırması, insani yardımın geniş ölçekte ve engelsiz erişimini kolaylaştırması" çağrısı yapılırken, BM personeli ve tüm uluslararası insani yardım kuruluşlarının erişiminin engellenmemesi gerektiği vurgulandı. İsrail'e, ABD-İsrail güdümlü "Gazze İnsani Yardım Vakfı"nın faaliyetlerine acilen son vermesi çağrısı da raporda yer buldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.