SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Özbek Alfabesi

QHA - Kırım Haber Ajansı - Özbek Alfabesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Özbek Alfabesi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Prof. Dr. Kocaoğlu Özbekistan'daki alfabe değişikliğini değerlendirdi: "Tasarı kusursuz bir 34 harfli sisteme dönüştürülmeli" Haber

Prof. Dr. Kocaoğlu Özbekistan'daki alfabe değişikliğini değerlendirdi: "Tasarı kusursuz bir 34 harfli sisteme dönüştürülmeli"

Türkiye’de Marmara Üniversitesi ile Koç Üniversitesi, Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) Michigan Devlet Üniversitesi ve Özbekistan’da ise Özbekistan Millî Üniversitesinde dersler vermiş emekli Öğretim Üyesi, Özbek Türkü dilbilimci Prof. Dr. Timur Kocaoğlu, Kırım Haber Ajansına (QHA) konuştu. Prof. Dr. Kocaoğlu, Özbekistan Parlamentosu Yasama Meclisinin 7 Temmuz'daki genel kurul toplantısında onaylanan ve Latin alfabesine dayalı Özbek alfabesinde köklü değişiklikler öngören yasa tasarısı ile 34 harfli Ortak Türk alfabesinin Türk dünyasına kabul görme durumu üzerine QHA'ya değerlendirmelerde bulundu. ÖZBEKİSTAN’IN 1928’DE KABUL ETTİĞİ LATİN ALFABESİ TÜM DİL İHTİYAÇLARINI KARŞILIYORDU Özbekistan’ın 1995 yılında Latin alfabesine geçtiğini fakat o zamanki alfabede “ş” için “sh”, “ç” için “ch” ve “o” için “oʻ” gibi çift sembollerin olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Kocaoğlu, “Özbekçede de başka Türk dillerinde olduğu gibi 9 tane ünlü olmasına rağmen sadece 6 tane ünlü harf vardı. İnce ‘ö’ (oʻ) ile ince ‘ü’ (‘u’) ve kalın ‘ı’ (‘I’) harfleri yoktu. Daha eskisine gidersek Özbekistan, zaten Karahanlı Devleti’nden başlayarak yıllar boyunca Arap alfabesini kullanıyordu. Arap alfabesinde de ince ve kalın ünlüleri gösteren harfler yoktu. Ancak 1921 ile 1926 arasında Özbekistan, 9 ünlü harfi olan bir Arap alfabesine geçmişti. Bugün bu alfabeyi Uygur Türkleri kullanıyor. ‘Vav’ın (‘و’) üzerine bazı işaretler, ‘y’ harfinin üzerine bazı işaretler konularak o 9 ünlü sağlanıyordu.” ifadelerini kullandı. 26 Şubat ve 6 Mart 1926 tarihlerinde tertip edilen Bakü Türkoloji Kongresi’nden sonra Özbekistan’da da Latin alfabesine geçme hareketlerinin olduğunu ve 1928 yılında ise bu alfabe değişiminin gerçekleştiğini kaydeden Prof. Dr. Kocaoğlu, “O alfabe mükemmeldi çünkü onda 9 ünlüyü karşılayan 9 ünlü harf vardı. O zaman bugünkü gibi çift harfler yoktu. Bir iki tanesi Kiril harfiydi ama o da kalın ‘ı’yı göstermek için kullanılıyordu.” dedi. “1934’TE 3 ÜNLÜ HARF ATILINCA ÖZBEK ALFABESİNDEKİ BU MÜKEMMELLİK AZALTILDI” Buna karşın Prof. Dr. Kocaoğlu, Sovyetler içerisindeki diğer Türk dillerinde olmayan ince “ö”, ince “ü” ve kalın “ı” yı gösteren harflerin Moskova’nın emriyle, 1934 yılında Özbek Türkü dilbilimcilerin itirazına rağmen Özbek Türkçesi için “lüzumsuz” olduğu iddiasıyla o dönemki alfabeden atıldığını hatırlattı. Özbek Türkü dilbilimci, şu ifadelere yer verdi: Bu alfabe, böylece 9 ünlü harften 6 ünlüye indirilmiş oldu. Bu tam Stalin’in Cedîd aydınlarını öldürme dönemiydi. O sırada birçok Cedîd aydını tutuklanmıştı ve 34 ile 38 arasında aydın kurşuna dizilmişti. Bu yüzden Özbekistan’da birçok yayında bu belirtilmiyor: Özbekistan’ın gerçekten de 34 harfli mükemmel bir Latin alfabesi vardı. Bu alfabe, 1928 ile 1934 arasında yalnız 6 yıl kullanıldı ama 1934’te 3 tane ünlü harf atılınca bu sefer Özbek alfabesindeki bu mükemmellik biraz azaltılmış oldu. İSLAM KERİMOV’UN AMERİKALI DANIŞMANININ ÖNERİSİ, ALFABEDE TÜRKÇE HARFLERE DARBE VURDU 1940’ta Latin alfabesinden Kiril alfabesine geçerken ise buna dikkat edildiğini ve atılan 3 tane ünlü ses için 3 ünlü harf konulmadığını kaydeden Prof. Dr. Kocaoğlu, Sovyetler’de Kazakistan ve Kırgızistan gibi birçok Türk cumhuriyeti uygun alfabelere geçerken onların alfabelerine bu 3 ünlü ses için harfler konulduğunu fakat bir tek Özbek Türkçesinde bunun yasaklandığını, bu şekilde Özbek alfabesinin Kiril harfleriyle 6 ünlü harf ile 1995’e kadar kullanıldığını dile getirdi. Prof. Dr. Kocaoğlu, Özbekistan Yazarlar Birliğinin ise 1995 yılında Latin harflerine geçilirken o dönemin Cumhurbaşkanı İslam Kerimov’a 34 harfli mükemmel Latin alfabesini sunduğunu, buna karşın Cumhurbaşkanı Kerimov’un Amerikalı bir danışmanının önerisiyle Özbekistan’ın bozuk bir Latin alfabesine geçtiğini kaydederek “O danışman, onlara daktiloda Türkçe harfleri göstermenin güç olacağını söyleyerek İngilizcede olduğu gibi ‘ç’ için ‘ch’ ve ‘ş’ için ise ‘sh’ nin kullanılmasını önerince bu da İslam Kerimov’a uygun geldi. Böylece Özbekistan, 1995’te bozuk bir Latin alfabesine geçti ve bu da bugüne kadar geldi.” dedi. ÖZBEKİSTAN’DA DİLBİLİMCİLER, ALFABE KONUSUNDA İKİYE BÖLÜNÜYOR Özbekistan’da dilbilimcilerin 2 ayrı gruba ayrıldığını beyan eden Prof. Dr. Kocaoğlu, “Biri benim bildiğim ve benim iletişimde olduğum dilbilimciler. Onların görüşüne göre Özbek Türkçesinde, başka Türk dillerinde olduğu gibi 9 tane ünlü var ve bunun için de 9 tane ünlü harf konulması lazım. Bir kısmı ise ‘Buna artık gerek yok’ diyor. Mesela Özbek Türkçesinin Tacik, Buhara, Semerkant ve Taşkent gibi bazı ağızlarında artık bu ince ‘ö’, ince ‘ü’ ve kalın ‘ı’ söylenmiyor. Onun için bunu tekrar Özbek Türkçesine getirmek kafaları karıştıracak, diye karşı çıkıyorlar.” dedi. Özbekistan’daki dilbilimcilerin büyük bir kısmının 9 tane ünlü harfin getirilmesinden yana olduğunu dile getiren Prof. Dr. Kocaoğlu, sayıca daha az ama daha etkili olan diğer dilbilimcilerin ise Özbek Türklerinin kullanımdan kaldırılan söz konusu 3 ünlü harfi yıllarca kullanmadan iletişim kurabildiği yönünde bir düşüncesinin olduğunu ifade etti. Bununla birlikte Prof. Dr. Kocaoğlu, şu ifadelere yer verdi: Biz 'kız' yazarken zaten ‘q’ harfiyle yazdığımız için o ‘i’ bile olsa ‘kiz’ diye değil de ‘kız’ diye okunur zaten. ‘Uzum’ yazılıyor ama onu Özbek Türkleri ‘üzüm’ diye okuyor. Bazıları zannediyor ki Özbek Türkçesinde bu ünlü harfler yok oldu. Bu ünlü harfler var ancak nasıl Arapçada bu harfler olmadan yıllarca ‘gul’ yazılırdı ve ‘gül’ diye okunurdu, ‘uzum’ yazılırdı ve ‘üzüm’ okunurdu, bunun gibi bugün Özbek Türkçesinde de ‘uzum’ yazılıyor ama Özbek Türkleri konuşurken ‘üzüm’ diye ince hâliyle söylüyor. Onun için birçoğu da ‘Artık buna lüzum yok. Üzümün ince olduğunu, kızın kalın 'ı' olduğunu herkes biliyor. Ayrı harf kullanırsak bu hem yazıyı hem de kitap yazımını zorlaştırır,’ şeklinde çeşitli bahanelerle buna karşı çıkıyor. "ÖZBEK TÜRKÇESİ İÇİN 9 ÜNLÜ HARF GEREKTİĞİ DÜŞÜNCESİNİ BENİMSİYORUM” Özbek alfabesi için yalnız 6 ünlünün yeteceğini savunanların hükûmet çevrelerinde daha çok sözünün geçtiğini kaydeden Prof. Dr. Kocaoğlu, “Ben de bu konuda Özbek basınında ve dergilerde birçok makale yazdım. Özbek Türkçesine 9 ünlü lazım, Ortak Türk Alfabesi’nde de 9 ünlü var ve bu 9 ünlünün korunması lazım.” şeklinde konuştu. Türkiye Türkçesinde 8 ünlünün olduğunu, kapalı e harfinin yazılmadığını ve bu harfin yalnızca Anadolu ağızlarında mevcut olup İstanbul Türkçesinde bulunmadığını dile getiren Özbek Türkü akademisyen, Türkiye dışında başta Kırım Tatar, Tatar, Azerbaycan, Gagauz, Kazak, Kırgız, Yakut ve Çuvaş Türkleri olmak üzer hepsinin alfabeleride 9 ünlünün bulunduğunu beyan ederek “Ben de bu yüzden Özbek Türkçesi için 9 ünlü harf gerektiği düşüncesini benimsiyorum.” dedi. “LATİN ALFABESİNE GEÇMEYEN TÜRK CUMHURİYETLERİNİN HEMEN BU ALFABEYE GEÇECEĞİNE İNANMIYORUM” Öte yandan Prof. Dr. Kocaoğlu, Türk Dünyası Ortak Alfabe Komisyonu için ise “Bu komisyonlarda Özbekistan’ı bir edebiyatçı temsil etmiş. O nedense üzerinde durmadan ‘Tamam, biz de 34 harfe geçeceğiz’ demiş fakat bunu Özbekistan’a aktardığı zaman ünlü sayısı 6’ya düştü. Buna karşın ben, şu ana kadar Latin alfabesine geçmeyen Türk cumhuriyetlerinin hemen bu alfabeye geçeceğine inanmıyorum.” değerlendirmesini yaptı. Kazakistan basınını yakından takip ettiğini ve Latin alfabesi konusunun hiç tartışılmadığını kaydeden Prof. Dr. Kocaoğlu, Komisyonda Kazakistan ve Kırgızistan’ın Ortak Türk Alfabesi’ni kabul etmiş olmalarına rağmen iki ülkenin de uzun müddet Latin alfabesine geçmeyeceğine dair düşüncesini dile getirdi. “HER ALFABE DEĞİŞİKLİĞİ HALKIN KAFASINI KARIŞTIRIYOR” Bununla birlikte Prof. Dr. Kocaoğlu, Özbekistan Parlamentosu tarafından getirilen ve ters kesme işaretli ile digraflı harflerin tek bir karakterle değiştirilmesini öngören kanun teklifinin henüz Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in onayından geçmediğine dikkat çekti. Kazakistan’da ancak 2033’ten sonra Latin alfabesine geçme yönünde bir planın Eski Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev zamanında kabul edildiğinin, Kırgızistan’da ise bu konudaki tartışmaların çok daha az olduğunu ifade eden Prof. Dr. Kocaoğlu, “Özbekistan’a gelince ben şu görüşü savunuyorum: Tam doğru, 34 harfli bir alfabe yapılmadıkça hâlihazırda bir iki düzeltme de yapılmasın çünkü Özbekistan’da Sovyetler’den bugüne kadar 5 kez alfabe değişikliği oldu. Her alfabe değişikliği halkın kafasını karıştırıyor. Yeni alfabeler baştan okullarda okutuluyor, yeni kitaplar basılıyor ve bunun da büyük masrafları var.” dedi. KANUN TEKLİFİNE GÖRE 3 HARFTE YAPILMASI ISTENEN DEĞİŞİKLİK OKUMAYI ZORLAŞTIRACAK Türkiye’de birçok Türkoloğun Özbekistan Parlamentosundan geçen kanun teklifi adına sevinç bildirdiğini beyan eden Prof. Dr. Kocaoğlu, söz konusu kanun teklifine göre “oʻ” yerine “o” değil, “ö” harfinin kullanılacağına ve Özbek Türkçesinde “o” harfinin “a”ya karşılık geldiğine dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi: Bu, işi daha da karıştıracak. ‘Ö’ yazınca herkes bunu ince zannedecek halbuki Özbek Türkleri için bu hem ince hem de kalın bir harf. Mesela ‘Özbek’ yazarken sorun olmayacak ama ‘bolmak’ yazınca bu, ‘bölmek’ gibi okunacak çünkü 2 nokta olacak. ‘Bolmak’ ve ‘bölmek’ ise zaten karıştırılıyor. Özbek Türkleri ‘a’ harfini biraz vurgulu söylüyorlar ama hiçbir zaman yuvarlak ‘o’ şeklinde demiyorlar. Bu yüzden ‘a’yı ‘o’ ile yazmak hiçbir zaman doğru değildir, onu ‘a’ ile yazmak gerekir. Geniş ‘i’ nin ise ‘a’ üzerinde 2 nokta ile (‘ä’) yazılması lazım. Mesela ‘kelmek’te birinci ‘e’ kapalı olduğu için ‘e’ ile, ama ‘-mek’ hecesinde bu açık bir ‘e’ olduğu için 2 noktalı ‘a’ ile yazılması lazım. ‘A’ harfi ise kalın ‘a’ yerine geçecek. Biz bunu savunuyoruz. Öte yandan Prof. Dr. Kocaoğlu, söz konusu kanun teklifine göre ilgili 3 harfte yapılması istenen değişikliğin 34 harfli Ortak Türk Alfabesi’ni tam olarak karşılamayacağını ve okumayı zorlaştıracağını vurgulayarak “Bu, Özbekistan’da şimdi de çok karışık bir konu. Bakalım Cumhurbaşkanı bunu imzalayacak mı? İmzalamazsa belki bir iki yıllık bir tartışmadan sonra Özbekistan’ın 34 harfli mükemmel Latin alfabesine geçmesi mümkün olur diye düşünüyorum.” dedi. Bununla birlikte nazal ‘n’ harfinin (‘ñ’) Özbek Türkçesinde 2 ayrı gramatik durumunun olduğunu kaydeden Prof. Dr. Kocaoğlu, “biznin” (bizim) kelimesinin nazal ‘n’ ile yazılması gerektiğini, buna karşılık “menge” (bana) ve “senge” (sana) kelimelerinde ise “ng” harf kombinasyonunun kalması gerektiğini dile getirerek meclisten geçen son metinde ise “ng” kombinasyonuna ayrıca yer verilmemesinin herhangi bir bilimsel dayanağının olmadığını beyan etti. PROF. DR. KOCAOĞLU, TÜRKİYE’NİN ALFABE DEĞİŞİKLİĞİNDEN YANA OLMADIĞINI VURGULADI Bütün Türk ülkelerinin 34 harfli Latin alfabesini kullanmasının zaten mümkün olmayacağını ifade eden Prof. Dr. Kocaoğlu, Türkiye’nin de bu alfabe değişikliğini kabul etmeyeceğini belirterek “Türkiye’nin 29 harfi var ve hiçbir zaman ne nazal ‘n’ harfini ne de ‘kh’yi (‘x’) alacak. Artık İstanbul Türkçesinde ‘kh’ çıkmıyor ama Anadolu ağızlarında bu var. İstanbul Türkçesi ise artık resmî Türkçe olduğu için nazal ‘n’, ‘x’ veya ‘q’ kullanılmayacak. Mesela Türkçede ‘kar’ ile ‘kâr’ karıştırılıyor. Türkiye, hiçbir zaman bu karışıklık yaşanıyor diye ‘q’ harfini almayacak. Türkiye, ‘Başkaları 34 harfe uysun, biz de onları okuyalım ama biz kendi alfabemizi değiştirmeyeceğiz’ diyor.” ifadelerine yer verdi. Öte yandan Azerbaycan’ın da alfabesini değiştirmeyeceğini ve Azerbaycan’da kullanılan alfabenin de 34 harfli Ortak Türk Alfabesi’ne uygun olmadığını kaydeden Prof. Dr. Kocaoğlu, Türkmenistan’da da “ı” harfinin “y” harfi ile yazıldığını belirterek söz konusu alfabenin Türkmenistan’da da kabul edilmeyeceğini dile getirdi. Bütün Türk devletlerinin 34 harfli Ortak Türk Alfabesi’ni tam olarak uygulayacaklarının söylenemeyeceğini, Rusya’daki özerk Türk cumhuriyetlerinin Rusya parçalanana kadar Latin alfabesine geçemeyeceğini ifade eden Prof. Dr. Kocaoğlu, “Kazakistan geçecek mi? Ben de pek olasılık vermiyorum. Kazak aydınlarının büyük bir bölümü Kiril alfabesinde kalma taraftarı. Onların da gerekçeleri şu: ‘Biz artık bu alfabeyi kullanıyoruz, bunu öğrendik.’.” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Kocaoğlu, Özbekistan’da hem Latin hem de Kiril alfabesinin kullanıldığını kaydederek 40 yaşından büyüklerin Kiril alfabesi taraftarı olduğunu ve Latin alfabesini reddettiğini, 40 yaşından daha genç olanların ise okullarda okutulması nedeniyle Latin alfabesini kullandığını belirtti. Ayrıca Özbekistan’da bazen bir kitabın 2 ayrı alfabe ile basıldığını, gazete ve kitapların bir kısmının Latin, diğer bir kısmının ise Kiril alfabesiyle basıldığını dile getiren Özbek Türkü dilbilimci, Özbekistan Bilimler Akademisi tarafından yayımlanan bir kitabının ise bilim insanlarının okuyamayacağı gerekçesiyle Kiril alfabesiyle basıldığını kaydetti. “BEN TÜRK DÜNYASINDAKİ DURUMU HÂLÂ ÇÖZÜLMEMİŞ BİR SORUN OLARAK GÖRÜYORUM” Özbekistan’daki durumun daha da karmaşık olduğunu belirten Prof. Dr. Kocaoğlu, Kazakistan ve Kırgızistan’da hem halk hem aydınlar arasında Kiril alfabesinden ayrılmama yönündeki eğilimin de oldukça güçlü olduğuna dikkat çekerek “Nazarbayev de ancak 2034 yılında Latin alfabesine geçeriz, demişti ama buna yönelik herhangi bir teklif daha Kazakistan Parlamentosuna da gelmedi. Ben aslında Özbekistan’da uzun bir süre 2 alfabenin de kullanımının devam edeceğini düşünüyorum.” dedi. Özbek Türkçesinin Kiril alfabesinde de 9 ünlü yerine 6 ünlü harfin olduğunu ve bu yüzden bu alfabenin de yetersizliğine dikkat çeken Prof. Dr. Kocaoğlu, son olarak şu değerlendirmelerde bulundu: Ben Türk dünyasındaki durumu hâlâ çözülmemiş bir sorun olarak görüyorum. Bu sorun öyle kolay kolay çözülemeyecek. Türkiye’de herkes zannediyor ki bu iş çok kolay sonuçlanacak. ‘Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) bunu kabul etti, parlamentolar da kabul edecek,’ diye düşünüyorlar ama bence bu iş daha uzun sürecek ve ben, bunun uzun sürmesinin taraftarıyım çünkü şimdi bozuk bir alfabeye geçmektense ileride mükemmel bir alfabeye geçmek daha doğru olur.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.