SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Özbekistan

QHA - Kırım Haber Ajansı - Özbekistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Özbekistan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Taşkent-Semerkant arasına 2,2 milyar dolarlık dev otoban! Haber

Taşkent-Semerkant arasına 2,2 milyar dolarlık dev otoban!

Özbekistan, ulaştırma altyapısını modernize etme ve ülkeyi bölgesel bir lojistik merkezine dönüştürme yolunda tarihi bir adıma daha imza attı. Başkent Taşkent ile ülkenin en önemli turizm ve ticaret merkezlerinden Semerkant’ı bağlayacak olan yeni otoyol projesinin inşaat çalışmaları resmen başladı. İki şehri birbirine bağlayacak otoyol projesinin maliyetinin ise 2,2 milyar dolar olduğu açıklandı. Taşkent vilayetinin Urta Çirçik ilçesinde düzenlenen temel atma töreni, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev katılımıyla gerçekleşti. Mirziyoyev törendek konuşmasında, projenin ülkenin ulaşım altyapısının geliştirilmesi açısından yeni bir tarihî dönüm noktası olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Mirziyoyev, Özbekistan ekonomisinin son yıllarda üç kat büyüdüğünü ve ülkenin 2030 yılına kadar gayrisafi yurt içi hasılasını 240 milyar dolara çıkarma hedefi bulunduğunu söyledi. TAŞKENT-SEMERKANT ARASI ULAŞIM 2,5 SAATE DÜŞECEK Yaklaşık 2,2 milyar dolara mâl olması beklenen otoyol, 282 kilometre uzunluğunda ve 6 şeritli olarak inşa edilecek. Proje kapsamında 92 köprü, 28 üst geçit ve 60 tünel tipi alt geçidin yapılması planlanıyor. Ağır taşıtların ve yüksek hızlı trafiğin oluşturduğu yüke dayanıklı olması amacıyla yolun monolitik betonla kaplanacağı bildirildi. Düz kesimlerde araçların saatte 150 kilometreye kadar hızla seyahat edebilmesi planlanıyor. Modern güvenlik sistemleri ve dijital teknolojilerin de kullanılacağı otoyolun, trafik kazalarının azaltılmasına katkı sağlaması hedefleniyor. Proje tamamlandığında Taşkent ile Semerkant arasındaki yolculuk süresinin 5 saatten 2,5 saate düşmesi bekleniyor. Otoyolun günlük 60 bin ila 80 bin araç kapasitesine sahip olacağı, yük taşımacılığı maliyetlerinin ise yüzde 20 ila 24 oranında azalacağı öngörülüyor. ÖZBEKİSTAN'IN STRATEJİK ULAŞIM KORİDORU GÜÇLENİYOR Cumhurbaşkanı Mirziyoyev, Özbekistan'dan yaklaşık 4 bin kilometrelik uluslararası transit güzergâh geçtiğini belirtti. Ülkedeki uluslararası otoyolların yüzde 30'unun kapasitesinin tamamını kullandığını, yüzde 25'inin ise aşırı yoğunlukla karşı karşıya olduğunu ifade eden Mirziyoyev, yeni otoyol projesinin bu sorunların azaltılmasına katkı sağlayacağını söyledi. Çin-Kırgızistan-Özbekistan demir yolu ile Trans-Afgan Demir Yolu'nun faaliyete geçmesiyle Özbekistan'ın Pasifik Okyanusu ile Avrupa'yı birbirine bağlayan en kısa kara ulaşım koridorunda önemli bir merkez hâline gelmesi bekleniyor. Yeni ulaşım hatlarının Pakistan limanları üzerinden Hint Okyanusu'na erişim sağlaması ve yaklaşık 2 milyar kişilik Güney Asya pazarına ulaşımı kolaylaştırması hedefleniyor. Hükûmet tahminlerine göre, yılda 15 ila 20 milyon ton ilave uluslararası transit yük taşınması 400 ila 600 milyon dolar gelir sağlayabilir. Lojistik merkezleri ve terminallere yaklaşık 3 milyar dolarlık yatırım çekilmesi ve en az 50 bin kalıcı istihdam oluşturulması da bekleniyor. YENİ OTOYOL BÖLGE EKONOMİLERİNİ DE DESTEKLEYECEK Projenin, güzergâh üzerindeki bölgelerde ekonomik faaliyetleri artırması bekleniyor. Dünya Bankası analizlerine atıfta bulunan Mirziyoyev, bu tür altyapı projelerine yatırılan her 1 doların ekonomiye 5 dolara kadar geri dönüş sağlayabileceğini belirtti. Otoyolun Taşkent şehri ile Sırderya, Cizzak ve Semerkant bölgelerinin gayrisafi bölgesel hasılasını yaklaşık yüzde 3 artırabileceği öngörülüyor. Güzergâh üzerindeki 13 ilçede 2 milyondan fazla kişinin yaşadığı belirtilirken, proje kapsamında binlerce yeni istihdam ve gelir kaynağı oluşturulması planlanıyor. Ulaşım koridoru boyunca lojistik merkezleri, depolar, sanayi ve tarıma dayalı sanayi tesisleri, ticaret ve hizmet alanları, oteller ve turizm altyapısının kurulması öngörülüyor. ÖZBEKİSTAN'DA YENİ ULAŞIM PROJELERİ DE HAYATA GEÇİRİLİYOR Mirziyoyev, Hive-Ürgenç otoyolunun inşasına başlandığını, Taşkent-Andican otoyolu için uluslararası ihale sürecinin sona yaklaşmasıyla birlikte Taşkent ile Bostanlık ilçesini birbirine bağlayacak yeni yolun tasarım çalışmalarının da son aşamaya geldiğini açıkladı. Cumhurbaşkanı Mirziyoyev, Taşkent-Semerkant otoyolunun temelinin atılmasının ülkenin geleceği, ekonomik istikrarı ve halkın refahı için güçlü bir temel oluşturduğunu söyledi.

Özbekistan, Taşkent Uluslararası Finans Merkezi ve Ticaret Mahkemesi kuruyor Haber

Özbekistan, Taşkent Uluslararası Finans Merkezi ve Ticaret Mahkemesi kuruyor

Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Taşkent Uluslararası Finans Merkezi’nin (TIFM) kurulmasını öngören yasayı imzaladı. Yeni düzenleme ile ülkede özel bir yargı yetki alanı oluşturulurken, uluslararası ticari uyuşmazlıklara bakacak bağımsız bir ticaret mahkemesi de kurulacak. 25 Temmuz'da yürürlüğe girecek yasa, Özbekistan'da uluslararası yatırımcılar için özel hukuk düzenlemelerine sahip yeni bir finans merkezi oluşturulmasını öngörüyor. ULUSLARARASI TİCARET MAHKEMESİ KURULACAK Yeni sistemin temel unsurlarından biri olan Taşkent Uluslararası Ticaret Mahkemesi (TITM), ilk derece ve temyiz mahkemelerinden oluşacak. Mahkeme, finans merkezinin faaliyetleriyle bağlantılı ticari, kurumsal ve finansal uyuşmazlıklara bakacak. Tarafların anlaşması hâlinde diğer ticari davalar da mahkemenin yetki alanına girebilecek. Ayrıca mahkeme, Taşkent Uluslararası Tahkim Merkezi tarafından yürütülen tahkim süreçlerine de destek verecek. Bu kapsamda ihtiyati tedbir kararları alabilecek, hakemlere yönelik itirazları değerlendirebilecek ve tahkim kararlarının tanınması ile uygulanmasına ilişkin başvuruları inceleyebilecek. BİRLEŞİK KRALLIK VE GALLER HUKUKU UYGULANABİLECEK Taşkent Uluslararası Finans Merkezi sınırları içinde özel bir hukuk rejimi uygulanacak. Uyuşmazlıkların çözümünde Özbekistan Anayasası ve ilgili ulusal mevzuatın yanı sıra, ulusal hukuka aykırı olmamak kaydıyla İngiltere ve Galler hukuku, ortak hukuk (common law) ilkeleri ve hakkaniyet hukuku esas alınabilecek. Finans merkezinin düzenleyici kurumlarının kararları İngilizce olarak yayımlanacak. Resmî sicilde yayımlanmayan düzenlemeler, merkez bünyesindeki katılımcılar açısından hukuki geçerlilik taşımayacak. Bunun yanı sıra, önemli düzenleyici kararların kamuoyu görüşüne açılması ve düzenleyici etki analizinden geçirilmesi planlanıyor. HEDEF YABANCI YATIRIMI ARTIRMAK Özbekistan yönetimi, finans merkezi ile birlikte oluşturulacak mahkeme ve tahkim altyapısının ülkeye doğrudan yabancı yatırımları çekmesini hedefliyor. Yasada, Taşkent Uluslararası Finans Merkezi'nin amaçları arasında Özbekistan'ın uluslararası ticari uyuşmazlıkların çözümü için bölgesel ve küresel bir merkez hâline getirilmesi de yer alıyor.

Çalışma izni diye götürüldü, Rus ordusuna imza attırıldı: Özbek gencin ve çaresiz babasının dramı Haber

Çalışma izni diye götürüldü, Rus ordusuna imza attırıldı: Özbek gencin ve çaresiz babasının dramı

Rusya'nın Ukrayna'da sürdürdüğü işgal saldırılarında asker devşirmek amacıyla Türkistanlı göçmen işçilere yönelik uyguladığı hile ve baskı yöntemleri, sarsıcı bir yargı süreciyle yeniden gözler önüne serildi. Özbekistan’ın etkili gazete ve haber portallarından kun.uz muhabiri Ruslan Saburov'un haberine göre, Semerkant'ın Urgut ilçesinde büyüyen ve maddi imkansızlıklar nedeniyle Rusya'ya çalışmaya giden 2003 doğumlu Özbek gecin trajik hikayesi, Rus askerî çarkının işleyişini ve çaresiz bir babanın Moskova sokaklarındaki beyhude çırpınışını ortaya koydu. OKUMADIĞI KAĞIDA İMZA ATTI 9 Temmuz 2025'te Moskova'ya giderek bir kiremit fabrikasında günlük 3 bin 300 ruble karşılığında işe başlayan genç, 13 Ağustos 2025 günü iş dönüşü bindiği takside göçmenlik polisleri tarafından durduruldu. Rusça bilmeyen genç, çalışma izni işlemlerini henüz tamamlayamadığını anlatmaya çalıştı. Polisler, Özbek gencin telefonunu alıp bir yerleri aradıktan sonra eline bir adres tutuşturarak, "Buraya git, sana çalışma iznini hazırlayacaklar" dedi. Özbek genç biriktirdiği 35 bin rubleyi alarak belirtilen adrese gitti. Kendisini karşılayan Rus milliyetinden iki kadın, Google Çeviri aracılığıyla ona Rusça yazılı evraklar uzatarak adını yazmasını ve imza atmasını istedi. Doston, o anları mahkemedeki ifadesinde şöyle anlattı: O belgelerin Rusya Silahlı Kuvvetleri saflarında askerî hizmete girmek için bir sözleşme olduğunu kesinlikle bilmiyordum. Boşlukları bir şekilde doldurup imzaladım. Beni hemen bankaya götürüp adıma bir kart çıkarttılar, ardından hızlıca sağlık kontrolünden geçirdiler. Ne olduğunu anlayamadan kadınları takip ettim. "BENİ KURTAR BABA" DİYEREK KONUM ATTI 14 Ağustos 2025'te kendisiyle birlikte 24 kişinin bir otobüse bindirilerek Voronej'de etrafı dikenli tellerle çevrili askerî bir kampa götürülmesiyle Özbek genç gerçeği fark etti. Kampta aralarında Özbekistan vatandaşlarının da bulunduğu yaklaşık 100 yabancı asker vardı. Askerî kıyafetleri giymeyi ve poligonda silahlı eğitim almayı reddeden grnç, Rus askerleri tarafından feci şekilde darbedildi ve hücreye kilitlendi. Luhansk'taki 7 günlük eğitimin ardından doğrudan cephe hattına, yani ölüme gönderileceğini anlayan genç, bir fırsatını bularak Telegram üzerinden ablasına askerî sözleşmesini ve bulunduğu gizli askerî birliğin konumunu gönderdi; babasının gelip kendisini kurtarmasını yalvararak istedi. ÇARESİZ BABANIN KEDER İLE GEÇEN GÜNLERİ Oğlundan gelen haberle sarsılan Urgutlu baba, Rusça bilmediği için yanına komşusunu da alarak hemen Moskova'ya hareket etti. Ancak askerî bürokrasi ve gizlilik duvarlarını aşamadı. Mahkemede şahit olarak dinlenen çaresiz baba, yaşadığı iztirabı şu sözlerle aktardı: Moskova'ya varıp oğlumun gönderdiği adresi ve eski çalıştığı yeri aradım ama bulamadım. Özbekistan elçiliğine dilekçe verdim ama elçilik çalışanlarından somut bir yardım alamadım. Çaresizlik içinde, binbir acıyla eve dönmek zorunda kaldım. Oğlumla daha sonra konuştuğumda Luhansk'ta olduğunu, elçiliğe başvurduğum için komutanların onu cezalandırıp işkence ettiğini söyledi. Bana, 'Baba bir daha hiçbir yere başvurma, üzerime daha çok geliyorlar, ben bir şekilde kaçacağım' dedi. HÜCREDEN AŞÇI YARDIMCILIĞINA VE BÜYÜK KAÇIŞ Luhansk'taki 12. Tank Alayı'nda da savaşmayı reddeden genç, bir polkovnik (albay) tarafından sorgulandı. Devletin verdiği 2,1 milyon rublelik sözleşme primine dokunmadığını ve kartında aynen durduğunu kanıtlayan genç, komutanın emriyle poligondan çekilerek bir sığınakta tecrit edildi. Ardından Dağıstanlı bir komutanın şiddetine maruz kalan Özbek genç, en sonunda askerî itaatsizlik suçlularının tutulduğu bir merkeze nakledildi. Genç yaşından ötürü buradaki Semerkantlı bir aşçının yanına mutfak yardımcısı olarak verildi. 28 Şubat 2026'da Voronej bölgesindeki Rossoş şehrine, 11 askere yemek yapmak üzere gönderilen Doston, kaçış planını burada devreye soktu. Çevreyi günlerce gözetleyen genç, 13 Mart 2026 gecesi yanına 3 kilogram yiyecek ve 1 litre su alarak askerî birlikten kaçtı. Günlerce ormanlarda yürüyen, apartmanların bodrumlarında gizlenerek uyuyan Doston, 27 Mart 2026'da Moskova'daki Özbekistan Büyükelçiliğine ulaşmayı başardı. VATANA DÖNÜŞ VE MAHKEME KARARI Büyükelçilik tarafından düzenlenen "Vatana Dönüş Belgesi" ile 5 Nisan 2026'da Özbekistan'a ayak basan Özbek genç, sınır kapısında gözaltına alındı. Hakkında gıyabında zaten tutuklama kararı çıkarılmış olan genç, Urgut Tuman Ceza Mahkemesinde yargılandı. Hiçbir çatışmaya girmediğini, tamamen hileyle askere alındığını belirterek pişmanlık duyan ve hafifletici nedenler uygulanmasını talep eden genç hakkında mahkeme kararını verdi. 2 Temmuz 2026 tarihli mahkeme hükmüyle Özbek genç, Özbekistan Cumhuriyeti Ceza Kanunu'nun 154-1. maddesinin 2. fıkrası uyarınca (Yabancı devletlerin askerî hizmetine, polis veya güvenlik organlarına girme) suçlu bulundu. Mahkeme, gencin bilfiil savaşa katılmamış olmasını ve kaçış öyküsünü göz önünde bulundurarak 3 yıl 6 ay cezası tayin etti.

Ünlü Özbek sanatçı Güzel Müminova QHA'ya konuştu: "Dilimiz de gönlümüz de birbirine yakındır" Haber

Ünlü Özbek sanatçı Güzel Müminova QHA'ya konuştu: "Dilimiz de gönlümüz de birbirine yakındır"

Büyük mütefekkir, şair ve hattat Abdurrezzak Fakirî’nin torunu, Özbekistanlı geleneksel halk müziği sanatçısı ve usta dutar icracısı Güzel Müminova (Guzal Muminova), müzikal mirasını bilimsel çalışmalarla harmanlayarak Türk dünyasının ve küresel müzik camiasının dikkatini çekmeye devam ediyor. Çocukluk hayali olan tıp doktorluğunu, dutarın şifa verici özellikleri üzerine yürüttüğü müzik terapisi çalışmalarıyla sanata tahvil eden Müminova, iki telli bu kadim çalgıyı "adeta bir orkestra" olarak tanımlıyor. Özbekistan'ın Harezm bölgesinde doğup büyüyen geleneksel halk müziği sanatçısı Güzel Müminova, sanat yaşamı, bilimsel çalışmaları ve Türk dünyasının ortak kültürel mirasına ilişkin Kırım Haber Ajansına (QHA) değerlendirmelerde bulundu. Sanatkâr bir ailede dünyaya geldiğini anlatan Müminova, altı kardeşten beşinin müzisyen olduğunu ancak yalnızca kendisinin Özbekistan'ın millî çalgısı dutarı tercih ettiğini ifade etti. Çocukluk hayalinin doktor olmak olduğunu söyleyen Müminova, ailesinin yönlendirmesiyle 10 yaşında dutar çalmaya başladığını belirterek, bugün bu hayaline farklı bir yoldan ulaştığını dile getirdi. "Dutarın şifa verici özelliklerini bilimsel olarak araştırıyorum" diyen Müminova, Yunus Recebî Özbek Millî Müzik Sanatı Enstitüsünde doktora (PhD) hazırlık programında öğrenim gördüğünü ve çalışmalarını müzik terapisi üzerine sürdürdüğünü söyledi. Müminova ayrıca 2025 yılında Türkiye'de Ege Üniversitesinin mesleki gelişim programına katıldığını, aynı yıl Kırgızistan'da düzenlenen RUH-SANAT Dünya Müzik ve Kültür Festivali'nde ikincilik ödülü kazandığını kaydetti. KADINLARIN İÇİNDEKİ HASRETİN SESİ: DUTAR Özbek müzik kültüründe, özellikle de Harezm bölgesinde dutarın paha biçilemez bir yeri olduğunu vurgulayan Müminova, çalgının tarihi ve sosyolojik arka planına dair şu dikkat çekici bilgileri paylaştı: Tarihî kaynaklara göre Harezm'de geçmişte nüfus o kadar fazlaymış ki insanlar yalnızca dutarın eşiğini (köprüsünü) yaparak bile ailelerini geçindirebilmişler. Bu da dutarın neredeyse her evde bulunduğunun göstergesidir. Eskiden kadınlar toplum önüne çıkmaz, içlerindeki hasreti evlerinde dutar çalarak dile getirirlerdi. Bu yönüyle dutar, başlangıçta ev içi bir çalgıydı. Dutarı diğer ülkelerin çalgılarından ayıran en belirgin özelliklerin yumuşak tınısı, dut ağacından yapılması ve ipek telleri olduğunu belirten usta sanatçı, akort düzeni sayesinde sesinin bir oktav daha pes duyulduğunu ve insan sesine çok yakın olduğunu ifade etti. İnsan sesine yakın tınısı nedeniyle dutarın kalplere dokunduğunu ifade eden sanatçı, yıllar içinde bu çalgının insan üzerindeki olumlu etkilerini bizzat gözlemlediğini söyledi. Harezm bahşılık geleneğinde iki dutar ve bir bulaman eşliğinde icra yapıldığını aktaran Müminova, "Dutar yalnızca iki telli olmasına rağmen benim için adeta bir orkestradır." dedi. GELENEKSEL MÜZİĞİN GELECEĞİ İÇİN BİLİMSEL ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜYOR Hem sanatçı hem de araştırmacı kimliğiyle çalışmalarını sürdüren Müminova, "Atalarımızdan miras kalan millî müzik kültürümüzü, özellikle makamlarımızı eksiksiz şekilde gelecek nesillere ulaştırmak biz sanatçıların en önemli görevidir. Yunus Recebî Özbek Millî Müzik Sanatı Enstitüsü de bu sorumluluğu üstlenen Özbekistan'daki tek ihtisas kurumudur." dedi. Dutarın müzik terapisindeki yerini, şifa verici özelliklerini bilimsel yöntemlerle incelemeyi sürdürdüğünü belirten Müminova, çocukluk hayali olan doktorluğu bugün bilimsel araştırmaları sayesinde farklı bir biçimde gerçekleştirdiğini ifade etti. GENÇLERİN DUTARA İLGİSİ HER GEÇEN GÜN ARTIYOR Özbekistan'da geleneksel müzik eğitimine verilen desteğin son yıllarda önemli ölçüde arttığını söyleyen Müminova, bağımsızlığın ardından millî kültüre ilginin yeniden güç kazandığını belirtti. Öğrencilik yıllarında her yıl yalnızca 12 saz sanatçısı ve 6 hanendenin kabul edildiğini anlatan Müminova, bugün ise her yıl 60 saz sanatçısı ve 60 hanendenin eğitim alma fırsatı bulduğunu ifade etti. Sanatçı, gençlerin dutar başta olmak üzere millî çalgılara ilgisinin her geçen yıl arttığını vurguladı. DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDAN DUTAR ÖĞRENMEK İSTEYENLER VAR Müminova, dünyanın birçok ülkesinden dutar öğrenmek isteyenlere çevrim içi eğitim verdiğini belirtti. Fransa, İsviçre, Amerika Birleşik Devletleri, Kazakistan, Hong Kong, Japonya, Tacikistan ve Rusya'nın da aralarında bulunduğu birçok ülkeden öğrencilerinin bulunduğunu söyleyen sanatçı, bugüne kadar 18 ülkeyi ziyaret ettiğini kaydetti. İran, Türkiye ve Kazakistan'da ustalık sınıfları düzenlediğini ifade eden Müminova, ses albümlerinin İran, Amerika ve Fransa'da yayımlandığını da sözlerine ekledi. Sanat hayatının en unutulmaz deneyimlerinden birinin, 2003 yılında dünyaca ünlü Çin asıllı çellist Yo-Yo Ma'nın "Büyük İpek Yolu" projesinde sahne almak olduğunu belirten Müminova, bu deneyimin kendisine sanat yolculuğunu ve yaşam amacını yeniden sorgulama fırsatı verdiğini söyledi. 2000 yılından bu yana dünyanın farklı ülkelerinde konserler verdiğini ifade eden sanatçı, son yıllarda ise uluslararası bilimsel konferanslarda bildirileri ve makaleleriyle yer aldığını dile getirdi. "GÖNLÜNDE MÜZİĞE YER VEREN İNSANLARDAN KÖTÜLÜK ÇIKMAZ" Türk dünyasına da mesaj veren Müminova, bütün Türk topluluklarının ortak tarih ve kültür mirasına sahip olduğunu vurguladı. Kültürel iş birliklerinin daha da güçlendirilmesi gerektiğini belirten Müminova, "İster Tatar olsun ister Türk, hepimizin kökü birdir. Kültürümüz birbirine benzer; dilimiz de gönlümüz de birbirine yakındır. Günümüzde kültürel iş birlikleri için çok büyük imkânlar bulunmaktadır ve bunları en iyi şekilde değerlendirmeliyiz. Çünkü gönlünde müziğe yer veren insanlardan kötülük çıkmaz. Yurdumuz huzurlu, gökyüzümüz açık olsun; sanatımız ve üretkenliğimiz daima yükselmeye devam etsin." ifadelerini kullandı.

Özbekistan’da yeni Latin alfabesi: Değişiklikler neleri kapsıyor? Haber

Özbekistan’da yeni Latin alfabesi: Değişiklikler neleri kapsıyor?

Özbekistan Parlamentosu Yasama Meclisinin (Oliy Majlis - Ulu Meclis), 7 Temmuz 2026 tarihinde düzenlenen genel kurul toplantısında Latin alfabesine dayalı Özbek alfabesinde birtakım değişikliklerin yapılmasını öngören yasa tasarısı kabul edildi. Tek bir ret oyu dahi kullanılmadan Parlamento onayından geçen tasarı, nihai onay için Senato’ya gönderildi. Senatonun da onaylaması durumunda Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev'in imzasına sunulacak olan bu reform, Özbekistan'ın dijital dünyaya entegrasyonunu hızlandırırarak Türk dünyasının ortak alfabe vizyonuna da büyük katkı sağlayacak. DEĞİŞİKLİĞE UĞRAYAN ALFABEDE 28 HARF VE BİR KESME İŞARETİ OLACAK Öte yandan Özbekistan Bilimler Akademisi Başkan Yardımcısı Bahrom Abduhalimov (Bakhrom Abdukhalimov), önerilen değişikliklerin alfabede köklü bir reform niteliği taşımadığını kaydetti. Abdulhalimov, bu değişikliklerle birlikte yazımı güç olan ve dijital ortamda iletişimi zorlaştıran çift harfli ve ters kesme işaretli sembollerin ("o‘", "g‘", "ch" ve "sh") basitleştirilmesinin amaçlandığını belirtti. Yeni alfabede, mevcut alfabede bulunan 26 harf ve 3 digraf (iki harfli birleşik yazımlar) yerine 28 harf ve bir kesme işaretinin bulunması öngörülüyor. Bununla birlikte "ng" harf kombinasyonu, kabul edilen tasarıda dikkat çeken bir diğer detay oldu. 2021 yılında hazırlanan ilk taslak metinde alfabenin 28 harf ve tek bir harf kombinasyonu ("ng") olarak kalması öngörülmüştü. Buna karşın kabul edilen son yasa tasarısında sadece "28 harf ve bir kesme işareti" ibaresine yer verilmesi, "ng" sesinin alfabeden müstakil bir unsur olarak tamamen çıkarıldığı şeklinde değerlendirildi. ÖZBEKİSTAN PARLAMENTOSU, AŞAMALI GEÇİŞİ ÖNERDİ Özbekistan Parlamentosu, alfabe değişiminin devlete getireceği mali yükü en aza indirmek ve bürokratik işlemlerde karmaşaya yol açmamak amacıyla "aşamalı geçiş" modelini önerdi. Bu sayede, eski alfabeyle basılmış olan ulusal para birimi (som), menkul kıymetler, resmî evraklar ve daha önce çıkarılan tüm belgelerin geçerliliğini koruyacağı belirtildi. Ayrıca devlet kurumları, bakanlıklar ve resmî kuruluşların da belirlenecek son tarihe kadar mevcut resmî sembollerini, amblemlerini, bina tabelalarını ve logolarını kullanmaya devam edebileceği aktarıldı. ÖZBEKİSTAN HANGİ ALFABEYİ KULLANIYOR? Sovyetler Birliği döneminde yıllarca Kiril alfabesini kullanan Özbekistan, 1993 yılında Latin alfabesine geçmişti. Özbekistan’da 1929 yılında Arap alfabesinin yerine Latin alfabesinin kullanımı kabul edilse de 1940 yılında Kiril alfabesi yürürlüğe girmişti. 1993 yılında kabul edilen Latin alfabesinde 1995 yılında kısmen değişikliğe gidildi. Yapılan düzenlemeyle birlikte digraflar getirilirken daha çok Rusça ile diğer yabancı dillerden alınan sözcüklerde kullanılan “C” harfi ise alfabeden çıkarıldı. Özbekistan’ın 2000 yılına kadar tamamen Latin alfabesine geçmesi planlansa da bugün hem Kiril hem de Latin alfabesi hâlâ yaygın olarak kullanılıyor.

Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçisi Memmedov’dan veda: Taşkent’e atandı Haber

Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçisi Memmedov’dan veda: Taşkent’e atandı

Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçisi Reşad Memmedov’un görev süresi sona erdi. Ankara’daki görevine veda eden Büyükelçi Memmedov, Özbekistan’ın başkenti Taşkent’e atandı. Büyükelçi Memmedov, Ankara'daki görev süresinin sona ermesi nedeniyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesine veda ziyaretinde bulundu. KARDEŞLİK, “BİR MİLLET, İKİ DEVLET” ANLAYIŞI TEMELİNDE MÜTTEFİKLİK DÜZEYİNE ÇIKTI Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın resmî sosyal medya hesabı üzerinden yayımladığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: Cumhurbaşkanlığı Külliyemizde, görev süresinin sona ermesi vesilesiyle veda ziyaretinde bulunan Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçisi Sayın Reşad Memmedov’u ağırladık. Ankara’da görev yaptığı süre boyunca Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik bağlarının ve stratejik iş birliğimizin güçlendirilmesine sunduğu değerli katkılar dolayısıyla kendisine teşekkür ediyor, bundan sonraki hayatında ve çalışmalarında başarılar diliyorum. Öte yandan Yılmaz, Türkiye ve Azerbaycan arasındaki sarsılmaz kardeşliğe ve güçlü iş birliğine dikkati çekerek ilişkilerin “Bir millet, iki devlet” anlayışı temelinde müttefiklik düzeyine çıktığını dile getirdi. Yılmaz, son olarak Büyükelçi Memmedov’un Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin gelişmesine katkı sunmaya devam edeceğine dair inancını dile getirdi. Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkanvekili ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Çağrı Erhan da resmî sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Türkiye-Azerbaycan ilişkileri ve Türk Dünyası için yürüttüğü çalışmalarda Büyükelçi Memmedov'a başarılar diledi.

Özbekistan, Dünya Kupası başarısını hatıra paralarla ölümsüzleştiriyor Haber

Özbekistan, Dünya Kupası başarısını hatıra paralarla ölümsüzleştiriyor

Özbekistan Merkez Bankası, ülke millî futbol takımının 2026 FIFA Dünya Kupası'na tarihinde ilk kez katılması nedeniyle özel hatıra paraları bastı. Merkez Bankasından yapılan açıklamaya göre, 18 Haziran'dan itibaren satışa sunulacak hatıra paralarından 100 adet altın ve 1000 adet gümüş olmak üzere toplam bin 100 adet üretildi. 100 bin sum nominal değerindeki paralar, 999,9 ayar saf altın ve gümüşten hazırlandı. Paraların ön yüzünde Özbekistan Futbol Federasyonu logosu ile futbol topu yer alırken, Özbek Türkçesinde "Tarihî Zafer. Özbekistan Futbolu Dünya Kupası 2026'da" ifadesine yer verildi. Arka yüzde ise Özbekistan Millî Takımı'nın "Ak Kurtlar" lakabına gönderme yapıldı. Tasarımda kullanılan kurt siluetinin, takımın kararlılığını, birlik ruhunu ve mücadeleci karakterini simgelediği belirtildi. Siluet ayrıca, kadroda yer alan 26 futbolcuyu temsil eden unsurlardan oluşturuldu. FUTBOL VE KÜLTÜREL MİRAS BİR ARADA Merkez Bankası, hatıra paralarının tasarımında Özbekistan'ın tarihî mimari eserlerindeki süsleme motiflerinden ilham alındığını açıkladı. Söz konusu desenlerin aynı zamanda millî takım formasında da kullanıldığı belirtilirken, böylece futbol, millî gurur ve kültürel mirasın tek bir kompozisyonda bir araya getirildiği ifade edildi. Sınırlı sayıda üretilen hatıra paraları, ülke genelindeki 690 ticari banka şubesinde satışa sunulacak. Banka ayrıca altın ve gümüş paraların güncel fiyatları ile stok durumlarını internet sayfası ve sosyal medya hesapları üzerinden günlük olarak paylaşacak. SATIŞLAR İLK DÜNYA KUPASI MAÇIYLA BAŞLAYACAK Hatıra paralarının satışı, Özbekistan Millî Takımı'nın Dünya Kupası'ndaki ilk maçının oynanacağı gün başlayacak. "Ak Kurtlar", 18 Haziran'da efsanevi Aztek Stadyumu'nda Kolombiya ile karşı karşıya gelecek.

Özbekistan'da mahkûmlar kitap okuyarak 1 yıl erken tahliye olabilecek Haber

Özbekistan'da mahkûmlar kitap okuyarak 1 yıl erken tahliye olabilecek

Özbekistan Bakanlar Kurulu tarafından alınan karar doğrultusunda mahkûmlar, kitap okumaları ve okudukları kitaplar için yapılacak sınavlarda başarılı olmaları durumunda ceza sürelerinin kısaltılmasına hak kazanacak. CEZA İNFAZ KURUMLARINDA ÖZEL KOMİSYONLAR OLUŞTURULACAK Karara göre, ceza infaz kurumlarında söz konusu sisteme özel komisyonlar oluşturulacağı belirtilirken mahkûmların, kitap okumaları hâlinde daha sonra “E-mahkûm” sistemi üzerinden sınava tabi tutulacağı ifade edildi. Öte yandan her kitabın sınavında 25 sorunun olacağı, her sorunun 4 puan değerinde olacağı ve sınavdan geçebilmek için en az 70 puan alınması gerektiği kaydedilirken her soru başına ise 2 dakika düşeceği bildirildi. Sınav sonuçları ise özel bir komisyon tarafından incelenecek. Komisyon üyeleri tarafından bir kitabın içeriğinin mahkûmlar tarafından yeterince benimsendiğine karar verilmesi hâlinde cezaevi yönetiminin, 5 gün içinde mahkemeye ceza süresinin azaltılması yönünde başvuruda bulunacağı dile getirildi. SINAVINDA BAŞARILI OLUNAN HER KİTAP İÇİN CEZA SÜRESİ 3 GÜN KISALTILACAK "Azattyk" gazetesinin 15 Haziran 2026 tarihinde gündeme taşıdığı habere göre okunan ve başarıyla sınavı verilen her kitap için ceza süresinden 3 gün düşüleceği, bu şekilde elde edilebilecek toplam ceza indiriminin ise en fazla 1 yıl olacağı aktarıldı. Öte yandan kitap listesi, Cumhuriyet Maneviyat ve Aydınlanma Merkezi (Ma'naviyat va Ma'rifat Markazi) uzmanları, Millî Kütüphane temsilcileri ve Özbekistan Yazarlar Birliği üyelerinin katılımıyla hazırlanacak. Ayrıca, Özbekistan parlamentosu tarafından bu uygulamanın yalnızca şartlı tahliye hakkına sahip olan ve müebbet hapis cezasına çarptırılmamış mahkûmlar için geçerli olacağı 4 Eylül 2025 tarihinde açıklanmıştı. Düzenlemenin ise 13 bin 500’den fazla kişiyi kapsayacağı belirtilmişti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.