SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Özgürlük

QHA - Kırım Haber Ajansı - Özgürlük haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Özgürlük haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kısa ömre sığan büyük miras: Abdürreşîd Mehdî Haber

Kısa ömre sığan büyük miras: Abdürreşîd Mehdî

Kırım Tatar halkının özgürlük ve millî uyanış mücadelesinin öncülerinden biri olan Abdürreşîd Mehdî, bugün vefatının 114. yıl dönümünde saygı ve minnetle anılıyor. Henüz 32 yaşındayken 24 Mayıs 1912’de Karasubazar’da hayata gözlerini yuman Mehdî, kısa süren hayatına büyük bir fikir ve siyaset mirası sığdırdı. Kırım’ın kuzeyindeki fakir bir köylü ailesinden çıkan bu mücadele insanı, halkının sesi olmayı hayatının merkezine koydu. Kırım’ın kuzeyindeki Or (Perekop) bölgesinde fakir bir köylü ailesinin oğlu olarak dünyaya gelen Abdürreşîd Mehdî, amcasının yardımıyla, Kırım Tatar çocuklarını Ruslaştırmak için Ruslar tarafından Akmescit’te açılan Tatar Öğretmen Okulu’nda öğrenim gördü ve 1902’de buradan mezun oldu. Ardından Karasubazar’da öğretmenliğe başladı. Ancak onun asıl gayesi sadece ders vermek değil, Kırım Tatar halkının içinde bulunduğu derin yoksulluk, topraksızlık ve cehalet sarmalına karşı bir çıkış yolu bulmaktı. Bu amaçla, dönemin inkılapçı Rus hareketlerinden ilham alarak “Genç Tatarlar”adıyla bilinen bir fikir çevresinin öncüsü oldu. Kırım’ın Karasubazar, Bahçesaray, Akmescit, Yalta ve diğer şehirlerinde gizli hücreler kurarak, halkın millî şuura kavuşması ve özgürlüğüne ulaşması için mücadele etti. Mehdî’nin önderliğinde 1906’da Karasubazar’da çıkmaya başlayan Vatan Hâdimi gazetesi, Kırım Tatar milliyetçiliğinin fikirsel zeminini oluşturan yayın organlarından biri haline geldi. İstanbul Türkçesiyle yayımlanan gazete, sadece Kırım’da değil, tüm Türk ve İslâm dünyasında yankı buldu. Mehdî’nin kaleme aldığı yazılar, Kırım’ın Kırım Tatarlarına ait olduğu fikrini cesaretle savunurken, millî kimliğin ve eğitimin yaygınlaştırılmasının da altını çizdi. Halk arasında kazandığı şöhret sayesinde Mehdî, 1906’da Karasubazar Blediye Başkan Yardımcılığına, ertesi yıl da Belediye Başkanlığına seçildi. Kısa aralarla hayatının sonuna kadar belediyedeki görevine devam eden Mehdî, Kırım Tatarlarına sağladığı hizmetlerle büyük ün kazandı. Kırım’ın Müslüman ahalisi arasından milletvekili seçilebilmesini fevkalâde zorlaştıran karmaşık seçim sistemine rağmen Mehdî, 1907 yılında Tavrida eyaletinden II. Rusya Dumasına milletvekili seçildi. Milletvekili görevindeyken, Duma kürsüsünden çarlık rejiminin Kırım’daki işgalci ve sömürgeci politikalarını belgelerle ortaya koyarak büyük ses getiren konuşmalar yaptı. Kırım Tatarlarının ve tüm Rusya Müslümanlarının haklarını kararlılıkla savunan Mehdî, Duma’nın kapatılmasıyla birlikte Karasubazar Belediye Başkanlığı görevine döndü. Siyasî baskılar nedeniyle faaliyet alanı daralsa da, maarif ve yerel yönetim çalışmalarıyla hizmetlerini sürdürdü. 1912 yılında yakalandığı verem hastalığı nedeniyle henüz 32 yaşındayken vefat eden Abdürreşîd Mehdî, ardında silinmez izler bıraktı. Onun milliyetçi ve inkılapçı fikirleri, sonraki kuşaklara ilham verdi ve Kırım Tatarlarının kolektif hafızasında ölümsüzleşti. Bugün, Mehdî’nin hatırası, Kırım Tatar halkının adalet ve özgürlük yolundaki mücadelesinde yaşamaya devam ediyor.

Yaşar Güler'in Kırım Platformu Zirvesi'ndeki konuşması yeniden gündemde! Haber

Yaşar Güler'in Kırım Platformu Zirvesi'ndeki konuşması yeniden gündemde!

Birleşmiş Milletler (BM) 80. Genel Kurulu marjında 24 Eylül 2025 tarihinde New York’ta düzenlenen Beşinci Kırım Platformu Zirvesi'nde Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü desteklediği, Kırım'ın yasa dışı ilhakını tanımadıklarını bildiren Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler'in konuşması yeniden gündeme geldi. Kırım Platformu bugün sosyal medya hesabından Bakan Güler'in konuşması bir kez daha paylaştı. Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) ise söz konusu paylaşımı alıntılayarak, Türkiye'ye teşekkür etti. ????????At the Fifth Summit of the Crimea Platform, Yaşar Güler, The Minister of National Defense of Türkiye, emphasized that the Crimean Tatars are an integral part of the Ukrainian people. He stressed that Türkiye has never recognized — and will never recognize — the illegal… pic.twitter.com/Gyf8jK242R — Crimea Platform (@crimeaplatform) November 4, 2025 60 ülke ve uluslararası örgütün katılımıyla tertip edilen zirvenin ana odak noktası "özgürlük, egemenlik ve uluslararası hukukun ortak değerlerinin pekiştirilmesi" olan zirveye Türkiye'yi temsilen katılan Güler, Rusya'nın Kırım'ı işgaline işaret etmişti. "KIRIM TATARLARI UKRAYNA'NIN AYRILMAZ BİR PARÇASIDIR" "Bizim için, Kırım meselesinin barışçıl bir şekilde çözülmesi, Ukrayna’da adil ve kalıcı bir barış arayışından ayrı tutulamaz. Kırım Tatarları, uzun süredir Ukrayna’nın çok kültürlü dokusunun ayrılmaz bir parçası olmuş ve barış ile istikrara katkıda bulunmuşlardır." cümlelerini sarf eden Bakan Güler, Türkiye'nin Kırım'ın yasa dışı ilhakını hiçbir zaman tanımadığını, 2014 yılından bu yana Kırım dahil olmak üzere Ukrayna'nın bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü güçlü bir şekilde desteklediğini vurgulamıştı. "KIRIM TATARLARININ HAKLARI TÜRKİYE İÇİN YALNIZCA DIŞ POLİTİKA MESELESİ DEĞİL AYNI ZAMANDA TARİHSEL VE AHLAKÎ BİR SORUMLULUKTUR" Kırım Tatarlarının haklarının korunmasının önemine dikkat çeken Güler, "Kırım Tatarlarının hakları, bizim için yalnızca bir dış politika meselesi değil, aynı zamanda tarihsel ve ahlakî bir sorumluluktur. Onların sesini duyurmak, haklarını korumak ve özgürlükleri ile onurlarını sağlamak adına kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz." demişti. Ayrıca Güler, Ukrayna’nın Kırım Tatar halkına yönelik desteğini ve haklarını koruduğunu görmenin umut verici olduğunu belirtmişti. Güler konuşmasında, "Türkiye, bu yöndeki çabalarını sürdürecektir. Son olarak, Türkiye’nin Kırım Platformu’na olan bağlılığını bir kez daha teyit ediyor ve sadece Kırım davasını değil, aynı zamanda bağımsız, refah içinde ve egemen bir Ukrayna’nın sürekli çıkarlarını da ilerletmeyi umuyoruz." diyerek Türkiye'nin Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne yönelik desteğini yinelemişti.

Çin öğretmenlerden pasaportlarını geri istiyor Haber

Çin öğretmenlerden pasaportlarını geri istiyor

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in topluma yönelik baskıcı kontrolü günden güne sıkılaşıyor. Bu kapsamda Çin'de kamu sektörü çalışanlarına pasaportlarını teslim etmesi talimatı verildi. Yurt dışına seyahat etmeleri kısıtlanan kamu sektörü çalışanlarının sayısı bu yıl okullar, üniversiteler, yerel yönetimler ve devlete ait diğer işletmelerdeki personelin çoğunu kapsayacak şekilde büyük ölçüde genişletildi. ÇİN'DE SEYAHAT ÖZGÜRLÜĞÜ YOK! Geçmişi 2003 yılına kadar uzanan bu mevzuat, Çin'deki komünist hükûmetin orta ve üst düzey yetkililerin uluslararası seyahatlerini kısıtlamasına izin veriyordu. Pasaport toplama uygulaması adı altında yerel makamlar kimin ne sıklıkla yurt dışına seyahat ettiğini takip edebiliyor. Şi Cinping yönetiminin halkın özel hayatına yönelik müdahalesi artmaya devam ediyor. Pek çok işçi kısa bir süre öncesine kadar sahip oldukları seyahat özgürlüğünden mahrûm kaldığını ifade ediyor. "PASAPORTLARINI TESLİM ETMELERİ EMREDİLDİ" Çin'in önemli kentlerinden biri olan Siçuan eyaletinden bir ilkokul öğretmeni konuya ilişkin olarak Financial Times'a verdiği bilgide, "Tüm öğretmenlere ve kamu sektörü çalışanlarına pasaportlarını teslim etmeleri emredildi" dedi. Ayrıca Guangdong ve Yiçang dahil olmak üzere ülkenin diğer şehirlerindeki eğitimciler de benzer kısıtlamaların getirildiğini aktardı. DOĞU TÜRKİSTAN'DAKİ KISITLAMALARLA PARALEL Bu gelişmeler, Doğu Türkistan’daki Uygur Türklerine yönelik baskılarla paralellik gösteriyor. Bölgedeki Türk nüfusu üzerindeki denetim, insan hakları ihlalleri ve özgürlük kısıtlamalarıyla dikkat çekiyor. Çin’in, bireylerin temel hak ve özgürlüklerini kısıtlayan politikaları, uluslararası toplumda da tartışmalara yol açıyor. Seyahat özgürlüğünün kısıtlanması, yalnızca kamu sektörü çalışanlarıyla sınırlı değil; emekliler ve diğer sektör çalışanları da benzer baskılarla karşı karşıya. Uzun süredir emekli olan bireylerin bile pasaportlarının aniden geri alınması, Çin’in baskıcı politikalarının boyutunu gözler önüne seriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.