SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Propaganda

QHA - Kırım Haber Ajansı - Propaganda haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Propaganda haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kırım'ın propaganda mimarına ağır ceza: Oleg Kryuçkov 12 yıl hapse mahkûm edildi Haber

Kırım'ın propaganda mimarına ağır ceza: Oleg Kryuçkov 12 yıl hapse mahkûm edildi

Ukrayna mahkemesi, 2014 yılından bu yana işgalci Rus yönetimi için çalışan ve Kırım'daki propaganda ağını yöneten "Kırım" televizyon kanalı Genel Yayın Yönetmeni Oleg Kryuçkov’u gıyaben 12 yıl hapis cezasına çarptırdı. Kırım Özerk Cumhuriyeti Savcılığı tarafından yapılan açıklamaya göre, Kırım Savcılığı ve Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU) tarafından yürütülen soruşturma sonucunda, Ukrayna vatandaşı olan ancak işgalin ardından saf değiştiren Oleg Kryuçkov'un faaliyetleri tescillendi. Kariyerine Rus NTV kanalında muhabir olarak başlayan Kryuçkov, işgal sonrası hızla yükselerek sözde "Kırım Başkanı Bilgi Politikası Danışmanı" ve bölgedeki en büyük medya holdinginin (Kırım TV) başına getirildi. Savcılık, Kryuçkov’un medya gücünü kullanarak sistematik bir şekilde Rusya’nın saldırgan eylemlerini desteklediğini ve Ukrayna’ya karşı yürütülen savaşı haklı çıkaran ve savaş çağrısı yapan içerikler yaydığını kanıtladı. SBU tarafından sağlanan ek bilgilere göre Kryuçkov, 2022 yılındaki geniş çaplı işgalin ardından operasyon alanını daha da genişleterek Ukrayna’nın güneyindeki bilgi saldırganlığının merkez üssü haline geldi. Herson ve Zaporijjya gibi yeni işgal edilen bölgelerde propaganda merkezleri kuran Kryuçkov, bugün bünyesinde 19 ayrı televizyon stüdyosu, radyo istasyonu ve çevrimiçi kaynak barındıran devasa bir dezenformasyon ağını bizzat yönetiyor. Bu mecralar aracılığıyla işgalci güçlerin savaş suçlarının gizlenmesi, sahte haberlerin yayılması ve Ukrayna topraklarının işgalinin savunulması gibi stratejik ve psikolojik operasyonlar yürütüldüğü saptandı. Yapılan yargılama sonucunda mahkeme, Oleg Kryuçkov’u savaş propagandası yapmak, medya yoluyla işgali meşrulaştırmak ve iş birlikçilik faaliyetlerinde bulunmak suçlarından mahkûm etti. Halihazırda Ukrayna’nın yanı sıra Avrupa Birliği, İsviçre ve Japonya’nın yaptırım listelerinde yer alan Kryuçkov hakkında verilen 12 yıllık hapis cezası, kendisinin yakalandığı ilk anda infaz edilmek üzere kayıtlara geçti. Ayrıca iş birlikçinin mal varlığına el konulacak.

Rus muhalif Podrabinek: Kırım Konusunda sağduyulu insanlar için tartışılacak bir soru yok; Kırım Ukrayna'nındır Haber

Rus muhalif Podrabinek: Kırım Konusunda sağduyulu insanlar için tartışılacak bir soru yok; Kırım Ukrayna'nındır

Sovyet döneminin efsanevi isimlerinden, gazeteci ve insan hakları savunucusu Aleksandr Podrabinek, Rus toplumunun savaşa ve işgale karşı tutumunu Kırım Haber Ajansına (QHA) değerlendirdi. Rusya'da halkın büyük çoğunluğunun savaşa karşı olduğunu vurgulayan Podrabinek, Kremlin’in uydurma tarihsel anlatılarla toplumu yönlendirmeye çalıştığını ancak sağduyulu kesim için uluslararası hukukun her şeyin üzerinde olduğunu belirtti. Podrabinek, Rusya’da toplumun homojen bir yapıda olmadığını ve savaşa bakışın sanılanın aksine tek bir noktada buluşmadığını belirtti. Ukraynalıların Ruslara karşı duyduğu nefretin "askeri bir düşmanla karşı karşıya oldukları için doğal bir tepki" olduğunu ifade eden Podrabinek, Rus tarafındaki durumu şöyle özetledi: Farklı insanlar farklı düşünüyor. Savaşı destekleyen belli bir yüzde olduğunu söyleyebiliriz. Ancak insanların büyük çoğunluğu kuşkusuz savaşa karşı. Farklı sebeplerle karşılar; bazıları korkudan, bazıları ise savaşın Ukrayna'ya karşı adaletsiz olduğunu anladığı için. İnsanlar çok farklı tepkiler veriyor. Rusya'da bu konuda kesinlikle tek bir fikir birliği yok. “TOP YEMİ” KORKUSU PARANIN ÖNÜNE GEÇTİ Savaşa gönüllü gidenlerin motivasyonunun "yüksek paralar karşılığında risk almak" olduğunu ancak bu algının değişmeye başladığını söyleyen Podrabinek, Rus toplumunda hayatın değerine dair sarsıcı bir tespitlerde bulunarak şu ifadelere yer verdi: Savaşa gidenler, gönüllü olarak sözleşme imzalayanlar çoğunlukla kendilerine bir şey olmayacağını, bu işten sıyrılacaklarını umuyorlar. Öte yandan, Rusya'da pek çok kişi kendi hayatına pek değer vermiyor. Genel olarak Rusya'da hayatın değeri pek yüksek değildir; insanlar kendi hayatlarına karşı oldukça kayıtsızlar. Eğer karşılığında büyük paralar alma imkânı varsa, bunu göze alınabilir bir risk olarak görüyorlar. Savaşın başında bunun 'tek yönlü bir bilet' olduğuna dair bir algı yoktu. Ancak şu an durum değişti; çünkü cephede çok sayıda askerin hayatını kaybettiği belli olmaya başladı, cepheden dönenler gerçekte neler olup bittiğini anlatıyor, meşhur 'top yemi saldırıları' ve subayların keyfi muamelelerine dair pek çok hikaye yayıldı. Tüm bunlar kamuoyuna mal oluyor ve bu da elbette insanların -çok büyük paralar karşılığında bile- Ukrayna ile savaşmaya gitme motivasyonunu düşürüyor. PROPAGANDA: ETKİSİZ “BEYAZ GÜRÜLTÜ” Kremlin’in yoğun propaganda faaliyetlerinin halk nezdinde ciddiye alınmadığını belirten Podrabinek, toplumun propagandaya karşı bir tür "bağışıklık" kazandığını savunarak, "Propaganda artık bir tür arka plan sesi, bir 'beyaz gürültü'. İnsanlar hamasete tepki vermeyi bıraktı. Bugün Rusya'da savaşın bir 'vatan savunması' hikayesi yok. İkinci Dünya Savaşı anlatılarındaki o duygulardan eser yok." dedi. KIRIM KONUSUNDA TOPLUM İKİ KAMPA AYRILDI Kırım konusunda Rus toplumunun iki ana kampa ayrıldığını belirten Podrabinek, meselenin özünü şu sözlerle ifade etti: Kırım konusunda ise çok farklı bakış açıları mevcut. Tarihsel gerekçelerin bugünkü siyasi kararları almak için geçerli olduğunu düşünen oldukça büyük bir grup insan var. Yani siyasetin tarih üzerine inşa edilmesi gerektiğini düşünüyorlar. Bu bakış açısını iktidar da kullanıyor; Putin de buna saplanmış durumda, çoğu uydurma olan çeşitli tarihsel örnekler getiriyor. Bu fikir yaşıyor, tartışılıyor; 'tarihimizde ne olmuştu, Kırım daha önce kimindi' gibi konular çok hararetli algılanıyor. Evet, bu konuda çok tartışma var ama bu soyut bir düzlem. Diğer taraftan; tarihin değil, hukukun, uluslararası anlaşmaların ve uluslararası ilişkilerin esas olduğunu söyleyen sağduyulu insanlar var. Bu bakış açısına göre, Kırım'ın kime ait olması gerektiği konusunda tartışılacak bir soru bile yok.

Ukrayna’dan "Rus kültürel sömürgeciliğe" karşı yaptırım: Tarihi çarpıtan isimler listeye alındı Haber

Ukrayna’dan "Rus kültürel sömürgeciliğe" karşı yaptırım: Tarihi çarpıtan isimler listeye alındı

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy (Volodimir Zelenski), Rusya’nın hibrit savaş yöntemlerini destekleyen bilim insanları, sözde işgal yönetimi başkanları ve propaganda kurumlarını hedef alan yeni yaptırım kararını onayladı. Millî Güvenlik ve Savunma Konseyinin kararını yürürlüğe koyan 161/2026 sayılı kararnameyle, Ukrayna kimliğini hedef alan ve tarihi gerçekleri çarpıtan 29 kişi ve 15 kuruluş yaptırım listesine dahil edildi. Cumhurbaşkanlığı Ofisi resmî internet sayfasından yapılan duyuruya göre yaptırım listesinde, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırganlığını meşrulaştıran okul kitaplarının eş yazarı propagandacı Aleksandr Çubaryan ve "Rus Dünyası" ideolojisinin savunucularından sözde tarihçi Aleksey Miller gibi isimler yer alıyor. Ayrıca, Ukrayna’ya ihanet ederek işgalci Rus yönetimine katılan ve Herson bölgesinin sözde "Kültür Bakanlığı" görevini üstlenen Artem Lagoyskıy de yaptırımların hedefi oldu. Lagoyskıy’nın, işgalcilerin ihtiyaç duyduğu "kararnameleri" hazırlamaktan Ukraynalıların haklarını ihlal etmeye kadar birçok suçla itham edildiği belirtildi. Yaptırım uygulanan 15 kuruluş ve sözde yönetim birimi ise, Ukrayna topraklarının işgaline destek vermenin yanı sıra tarihi gerçekleri çarpıtmak, Kırım’daki müze ve sit alanlarından kültürel değerleri kaçırmak ve Ukrayna Millî Arşiv Fonu belgelerine el koyarak bunları Rusya lehine kullanmakla suçlanıyor. Konu ile ilgili açıklama yapan Cumhurbaşkanlığı Ofisi Yaptırım Politikası Temsilcisi Vladıslav Vlasyuk, “Kültürel sömürgeciliğe karşı, yani onlarca yıl boyunca Ukrayna tarihini çarpıtan ve emperyalist anlatılar dayatanlara karşı yaptırımlar uygulandı. Bu, sadece bir kültür meselesi değil, kimliğimizi ve devlet yapımızı baltalamayı amaçlayan hibrit bir savaşın bir parçasıdır." dedi. Ukrayna yönetiminin, uluslararası yargı mercilerinde yaptırımların eş zamanlı hale getirilmesi konusunda yapılacak çalışmalar için ilgili tüm bilgileri ortaklara sağlayacağı belirtildi.

İşgal altındaki bölgelerde yeni propaganda dalgası: Okullar "asker devşirme" merkezine dönüştü Haber

İşgal altındaki bölgelerde yeni propaganda dalgası: Okullar "asker devşirme" merkezine dönüştü

Rus işgal yönetimi, işgal altındaki Ukrayna bölgelerinde çocuklara yönelik yeni bir ideolojik kampanya başlattı. "Vatan Savunucuları Günü Haftası" adı altında yürütülen faaliyetlerle, 10-11 yaşındaki çocuklara işgalci güçlere sadakat ve savaşın bir "erdem" olduğu düşüncesi aşılanıyor. Ukrayna merkezli Doğu İnsan Hakları Grubunun bildirdiğine göre, Rusya işgal altındaki topraklarda eğitimi bir savaş enstrümanı olarak kullanmaya devam ediyor. "Önemli Şeyler Hakkında Konuşmalar" başlığıyla düzenlenen zorunlu derslerde, çocukların zihin yapısını işgalci devletin çıkarlarına göre şekillendirmeyi amaçlayan sistematik bir "beyin yıkama" süreci işletiliyor. BEŞİNCİ SINIF ÇOCUKLARINA “SAVAŞ ERDEMİ” ÖĞRETİLİYOR İnsan hakları savunucuları, özellikle işgal altındaki Svitlodarsk şehrindeki okullarda yürütülen faaliyetlerin çarpıcı detaylarını paylaştı. Henüz beşinci sınıf düzeyindeki öğrencilere, Ukrayna topraklarını işgal eden ve "DNR kahramanları" olarak adlandırılan militanların "kahramanlıkları" ve askerî hizmetin "onuru" üzerine dersler veriliyor. Bu teorik anlatımların ardından çocuklar, "Anavatanımızın Savunucuları" adlı Rusya genelindeki geniş kapsamlı kampanyaya katılmaya zorlanıyor. Süreçte çocukların bizzat propaganda aracına dönüştürüldüğüne dikkat çeken insan hakları savunucuları, okul bünyesinde kurulan "vatanseverlik grupları" ve "sınıf başkanlıkları" aracılığıyla akran baskısının tetiklendiğini ifade ediyor. Bu sisteme katılmayı reddeden veya mesafeli duran çocuklar, okul ortamında tecrit ve psikolojik baskıyla karşı karşıya kalıyor. GELECEK NESİLLER HEDEFTE Okulların birer siyasi seferberlik platformuna dönüştürüldüğünü vurgulayan hukukçular, oluşturulan yeni değerler sisteminde savaşın "normal", işgalciye hizmetin ise "yüce bir görev" olarak pazarlandığını belirtiyor. Tehlikenin boyutu raporda şu şekilde değerlendirildi: Savaş sadece cephede sürmüyor; çocukların zihninde de devam ediyor. İşgalci rejim, bu topraklarda on yıllar boyunca kalıcı olabilmek için asıl tahkimatı çocukların bilincinde yapmaya çalışıyor.

Ukrayna’dan işgal altındaki bölgelerde çocukların askerileştirilmesine karışan 8 kişiye suçlama Haber

Ukrayna’dan işgal altındaki bölgelerde çocukların askerileştirilmesine karışan 8 kişiye suçlama

Ukrayna Başsavcılığı, Rus işgali altındaki topraklarda çocukların askerileştirilmesini organize eden bir grup içinde yer aldıkları gerekçesiyle sekiz Ukrayna vatandaşına suçlama yöneltti. Şüphelilerin eylemleri, Ukrayna Ceza Kanunu’nun 28. maddesinin 3. fıkrası ile 438. maddesinin 1. fıkrası kapsamında savaş suçu olarak nitelendirildi. Ukrayna Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, Rusya Federasyonu’nda 2016 yılında dönemin Savunma Bakanının girişimiyle Rusya’da kurulan sözde çocuk ve gençlik askeri-vatansever hareketi “Yunarmiya”nın (Genç Ordu) faaliyetlerinin daha sonra Rus işgali altındaki Ukrayna bölgelerine yayıldığı belirtildi. Bu kapsamda Kırım’ın yanı sıra Donetsk, Luhansk, Zaporijjya ve Herson bölgelerinde de yapılanmanın etkin olduğu kaydedildi. Açıklamada, “‘Vatansever eğitim adı altında, küçük yaştaki çocuklar askeri eğitime tabi tutuldu ve onlarda saldırgan devlete bağlılık duygusu oluşturuldu. Çocuklara silah kullanma öğretildi, taktik tatbikatlar yapıldı, askeri yürüyüşler gerçekleştirildi ve Rusya Federasyonu'na bağlılık yemini ettirildi. Buna paralel olarak, Rus ordusunda hizmet etmenin toplumsal açıdan faydalı ve gelecek vadeden bir yol olduğu yönünde aktif bir propaganda yürütüldü.” denildi. Rusya’daki resmi “vatansever eğitim” stratejisine göre, her yıl silahlı kuvvetlere alınan askerlerin en az yüzde 10’unun “Yunarmiya” mensuplarından oluşmasının hedeflendiği belirtilirken, bu durumun hareketin bir seferberlik rezervi oluşturma aracı olarak kullanıldığını ortaya koyduğu ifade edildi. Başsavcılık Ofisinin aktardığına göre, 2019-2025 yılları arasında sözde “Donetsk Halk Cumhuriyeti”nde faaliyet gösteren sekiz bölgesel “Yunarmiya” yöneticisi, Donetsk bölgesinin işgal altındaki kesimlerinde yapılanmanın faaliyetlerini koordine ederek Ukraynalı çocukların kitlesel biçimde askeri etkinliklere ve Rus ordusu propagandasına dahil edilmesini sağladı. Yetkililer, altı yıl boyunca işgal altındaki Donetsk bölgesinde Ukraynalı çocukların sistematik şekilde savaşa hazırlandığını, propaganda, sözde vatansever etkinlikler ve Rus ordusunda kariyer ile “sosyal ayrıcalık” vaatleriyle askeri yapıya bilinçli olarak yönlendirildiklerini bildirdi. Açıklamada, yalnızca 2019-2025 yılları arasında 6 ila 18 yaş arasındaki yaklaşık 6 bin Ukraynalı çocuğun “Yunarmiya” hareketine dahil edildiği, reşit olduktan sonra bu eğitimden geçen bazı kişilerin Rus Silahlı Kuvvetlerine katılarak Ukrayna’ya karşı yürütülen çatışmalarda yer aldığı vakaların da tespit edildiği kaydedildi.

AB’den Rus propagandasına darbe: Ünlü sunucular ve sanatçılara yaptırım Haber

AB’den Rus propagandasına darbe: Ünlü sunucular ve sanatçılara yaptırım

Avrupa Birliği (AB), 29 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe giren yeni yaptırım paketiyle, Rusya'nın dezenformasyon faaliyetlerinde kilit rol oynayan gazeteci, sunucu ve sanatçıları kara listeye aldı. Karar kapsamında, Rus devlet televizyonlarının sembol isimlerinin AB ülkelerine girişi yasaklanırken, Avrupa bankalarındaki varlıkları da donduruldu. Yaptırım listesinde, Rus devlet televizyonlarında görev yapan sunucular ve gazeteciler Yekaterina Andreyeva, Pavel Zarubin, Mariya Sittel ve Dmitriy Guberniyev bulunuyor. Ayrıca, daha önce Ukrayna vatandaşlığı Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy tarafından iptal edilen balet Sergey Polunin ile Rus aktör ve şarkıcı Roman Çumakov da yaptırım listesine dâhil edildi. AB belgelerinde, Rus devlet televizyon kanalı “Pervıy Kanal”da (Birinci Kanal) yayımlanan Vremya programının sunucusu Yekaterina Andreyeva’nın, Ukrayna’ya karşı yürütülen savaşla ilgili düzenli olarak dezenformasyon ve propaganda yaptığı, Rus ordusunu ve sözde “Donetsk/ Luhansk Halk Cumhuriyeti (DNR/LNR) oluşumlarını desteklediği belirtildi. Andreyeva’nın, Vladimir Putin’in “Doğrudan Hat” programını iki kez sunduğu ve Kremlin törenlerinde aktif rol aldığı da vurgulandı. RUS MEDYASINDAN YÜZLERE YAPTIRIM Rus devlet televizyon kanalı “Rossiya 1” kanalında yayımlanan “Moskova. Kremlin. Putin” programının sunucusu Pavel Zarubin ise, Kremlin liderinin gündemine “özel erişimi olan” bir propagandist olarak tanımlandı. Zarubin’in, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı işgalinin ardından Putin’le ilk röportajı yapan gazeteci olduğu ve düzenli biçimde Ukrayna karşıtı dezenformasyon yaydığı ifade edildi. Devlet medyasında spor yorumcusu ve sunucu olarak görev yapan Dmitriy Guberniyev’in de savaşı açıkça desteklediği ve Kremlin anlatılarını kamuoyuna taşıdığı kaydedildi. Maria Sittel’in ise uzun yıllardır Vesti haber bültenini sunduğu, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırılarını ve Kırım’ın işgalini sistematik biçimde savunduğu belirtildi. Yaptırım listesinde yer alan Roman Çumakov’un, işgalin ardından Rus askerlerine aktif destek verdiği, işgal altındaki Ukrayna topraklarını ziyaret ettiği ve Rus ordusu için bağış topladığı aktarıldı. Balet Sergey Polunin’in ise Rusya’nın Kırım işgalini desteklediği, 2018 yılında işgal altındaki Yarımada'da sahne aldığı ve Ukrayna’ya karşı yürütülen savaşı açıkça savunduğu ifade edildi. Polunin’in Ukrayna vatandaşlığı, Ekim 2025’te Cumhurbaşkanı Zelenskıy tarafından iptal edilmişti.

Rusya'nın 12 yıllık beyin yıkama politikası: 318 Kırımlı Ukrayna’ya karşı savaşta öldürüldü Haber

Rusya'nın 12 yıllık beyin yıkama politikası: 318 Kırımlı Ukrayna’ya karşı savaşta öldürüldü

Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı ve Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Üyesi Eskender Bariyev, Rusya’nın işgal altındaki Kırım’da yürüttüğü sistematik propaganda ve askerileştirme (militarizasyon) faaliyetlerinin bilançosuna dair çarpıcı veriler paylaştı. Bariyev, bağımsız Ukrayna döneminde doğup Rus işgali altındaki okullarda eğitim gören gençlerin, Rusya’nın emperyal emelleri için nasıl "top yemi" haline getirildiğini anlattı. Bariyev’in aktardığına göre, Kırım Tatar Kaynak Merkezinin analizleri sonucunda, bağımsız Ukrayna döneminde doğup Rus eğitim programlarıyla yetiştirilen 318 Kırımlının, para karşılığında Ukrayna’ya karşı savaştığı ve daha sonra Ukrayna Silahlı Kuvvetleri tarafından etkisiz hale getirildiği tespit edildi. Bariyev, işgal altındaki topraklarda çocukların maruz kaldığı Rus ideolojik aşılama ve askerileştirme faaliyetlerinin sıkça dile getirildiğini ancak bu sürecin somut sonuçlarının nadiren ortaya konduğunu belirtti. Paylaşılan verilerin, Rusya’nın uzun vadeli propaganda politikasının sahadaki etkilerini açık biçimde gösterdiğini vurgulayan Bariyev, “Putin'in; Ukrayna'da doğup büyüyen Kırımlıların beyinlerini yıkayarak, hiçbir utanç ve vicdan azabı duymadan kendi ülkelerine ve vatandaşlarına karşı silahlanıp savaşa girmeye ikna etmesi yaklaşık 12 yılını aldı. Putin Rusya'sının her yıl işgal altındaki Ukrayna topraklarında yürüttüğü propagandaya akıttığı milyonlarca ruble, işgalcilere istedikleri sonucu veriyor.” dedi. Bariyev, Rus ideolojisini benimseyen ya da eleştirel düşünme yetisini kaybeden kişilerin, işgal rejiminin mağduru haline gelerek “top yemi”ne dönüştürüldüğünü ve Rusya tarafından emperyal hedefler uğruna gözünü kırpmadan kullanıldığını dile getirdi. Rus işgalinin her yılıyla birlikte Ukrayna döneminde doğmuş Kırımlıların sayısının azaldığını, işgal sırasında çocuk olan birçok kişinin ise yoğun propaganda ve militarizasyonun etkisi altına girdiğini kaydeden Bariyev, “Bugün itibarıyla, Ukrayna topraklarında etkisiz hale getirilen Kırımlıların sayısı bin 800’ü aşmış durumda. 2022 yılında, bu kardeş katliamı niteliğindeki savaşa dahil olmamak ve Rusya'nın işlediği suçlara ortak edilmemek için ellerinden geleni yapan insanlardan yüzlerce mesaj ve telefon aldık. Kırım Yarımadası halkının büyük bir çoğunluğunun bu şekilde onurlu bir duruş sergilemiş olmasından memnuniyet duyuyorum." dedi.

Rus işgalindeki Kırım’da çocuklar askerî törenlere dahil ediliyor Haber

Rus işgalindeki Kırım’da çocuklar askerî törenlere dahil ediliyor

Rusya tarafından 2014 yılından bu yana işgal altında tutulan Kırım’ın Akmescit (Simferopol) kentinde, 11 okulda “kadet sınıflarında” (askerî okullarda eğitim gören öğrenci) eğitim gören çocuklar için “kadet balosu” adı altında bir etkinlik düzenlendi. Organizasyonun, Rusya’nın işgal yönetimine bağlı güvenlik kurumlarının himayesinde gerçekleştirildiği bildirildi. RUS GÜVENLİK KURUMLARININ HİMAYESİNDE İşgal yönetiminin sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, etkinliğin “gençliğin vatanseverlik eğitimi” amacıyla düzenlendiği ve Akmescit'teki 11 genel eğitim kurumundan kadet sınıflarını bir araya getirdiği belirtildi. Açıklamaya göre kadet sınıfları, Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB), FSB Sınır Birimleri, Rusya İçişleri Bakanlığı, Acil Durumlar Bakanlığı (MÇS), Ulusal Muhafızlar Servisi (Rosgvardiya) , Federal İcra Memurları Servisi ile çeşitli veteran ve eğitim kuruluşlarının himayesinde faaliyet gösteriyor. Program kapsamında Rusya tarihi, askerî ihtişam ve “vatan hizmeti” temalı dans ve vokal gösterileri sahnelendi. “ÇOCUKLAR PROPAGANDA SİSTEMİNE DAHİL EDİLİYOR” Kırım Tatar Kaynak Merkezi, daha önce sosyal medya üzerinden yaptığı değerlendirmelerde, işgal altındaki Kırım’da uygulanan “kadetlik” sisteminin çocukların fiilen Rusya’nın militarize yapıları içine dahil edilmesi anlamına geldiğini vurgulamıştı. Merkezin açıklamasında, “Çocuklar erken yaştan itibaren militarize yapılara entegre edilmekte ve devlete mutlak sadakat aşılamayı amaçlayan bir propaganda sisteminin parçası haline getirilmektedir. Bu uygulamalar, geçici olarak işgal edilen yarımadada gençlerin sistematik biçimde militarize edilmesinin bir başka örneğidir.” ifadelerine yer verilmişti. BM’DEN RUSYA’YA ÇAĞRI Öte yandan Birleşmiş Milletler İnsan Hakları İzleme Misyonu, 1 Haziran-30 Kasım 2025 dönemini kapsayan raporunda, Rusya’ya işgal altındaki topraklarda yürütülen propaganda ve "askerî vatanseverlik" faaliyetlerine son verme çağrısında bulundu. Raporda, “Okullar ve yaz kamplarında her türlü askerî vatansever eğitim ve propagandaya son verilmeli, eğitim sürecinin çocuk haklarına saygılı olması ve çocukların işgalci devlete sadakate zorlanmaması sağlanmalıdır.” denildi.

BM: Rusya, hiçbir önkoşul olmadan Ukraynalı çocukları geri vermeli Haber

BM: Rusya, hiçbir önkoşul olmadan Ukraynalı çocukları geri vermeli

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü saldırganlığın en savunmasız kurbanları olan çocuklara yönelik kritik bir karara imza attı. Genel Kurulda oy çokluğuyla kabul edilen kararda, Rusya Federasyonu'ndan derhal ve hiçbir önkoşul olmaksızın yasa dışı şekilde yerinden edilen veya sınır dışı edilen tüm Ukraynalı çocukları geri vermesi talep edildi. 91 ülkenin desteklediği kararda, Rusya’nın sürdürdüğü zorla yer değiştirme, çocukların ailelerinden koparılması, vatandaşlık dayatılması, evlatlık işlemleri ve propaganda amaçlı ideolojik baskı uygulamalarını açık şekilde kınandı. Rusya'nın yanı sıra Belarus, İran, Küba, Nikaragua, Eritre, Mali ve birkaç başka devlet dahil toplamda 12 ülke karara karşı oy kullanırken, Çin, Hindistan, Brezilya, Kazakistan, Özbekistan ve Pakistan'ın da aralarında bulunduğu 57 ülke çekimser kaldı. ÇOCUKLAR EN SAVUNMASIZ HEDEF Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı Mariana Betsa, kararı sunarken bunun siyasi değil, tamamen insanlık ve ahlaki sorumluluk meselesi olduğunu vurguladı. Rusya’nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaşın çocukları saldırganlığın en savunmasız hedefi haline getirdiğini belirten Betsa, Rusya'nın sadece çocukları öldürmekle kalmayıp, aynı zamanda onların kimliklerini de silmeye çalıştığını ifade etti. Betsa, işgal altındaki bölgelerde ve Rusya'da Ukraynalı çocuklara ana dillerinin, edebiyatlarının ve tarihlerinin yasaklandığını; bunun yerine onlara düşmanca propaganda aşılandığını aktardı. Çocukların "Nazi devleti" hakkındaki yalanları tekrarlamaya zorlandığını ve askerî eğitime tabi tutuldukları "çocuk ordularına" dahil edildiğini kaydetti. Ukrayna Dışişleri Bakanlığı verilerine göre, bugüne kadar Rusya en az 20 bin Ukraynalı çocuğu yasa dışı şekilde yerinden etti. Ukrayna ise bunlardan yalnızca bin 850'sini eve döndürmeyi başardı. ULUSLARARASI HUKUKUN AĞIR BİR İHLALİ BM Genel Kurulu Başkanı Annalena Baerbock, karar taslağının görüşülmesi sırasında yaptığı açıklamada, çocukların sınır dışı edilmesinin uluslararası insancıl hukukun ağır bir ihlali olduğunu vurguladı. Baerbock, Dördüncü Cenevre Sözleşmesi'nin 49. maddesinin sivillerin işgal altındaki bölgelerden zorla yerinden edilmesini yasakladığını hatırlattı. Ayrıca, BM Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin her çocuğun kimlik, aile hayatı ve kaçırılmaya karşı korunma haklarını garanti ettiğini belirtti. Baerbock, BM Güvenlik Konseyinin Rusya vetosu nedeniyle işlevsiz kaldığı bir dönemde Genel Kurulun “uluslararası düzeni, Ukrayna halkını ve en kırılgan kesim olan çocukları korumak için” sorumluluk aldığını söyledi. Diplomatlar, kararın kabulünü “uluslararası hukuk ve adalet adına atılmış önemli bir adım” olarak nitelendirirken, bunun kaçırılan çocukların evlerine dönebilmesi için kritik bir araç oluşturduğunu vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.