SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Propaganda

QHA - Kırım Haber Ajansı - Propaganda haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Propaganda haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ukrayna askerî istihbaratından uyarı: Rus ordusuna "sınır hatlarında sivil araçları vurun" emri verildi Haber

Ukrayna askerî istihbaratından uyarı: Rus ordusuna "sınır hatlarında sivil araçları vurun" emri verildi

Ukrayna Savunma Bakanlığı İstihbarat Başmüdürlüğü (HUR), Rus askerî komutasının sınır ve cephe hattı bölgelerinde sivil altyapıyı, akaryakıt istasyonlarını, kamyonları, otobüsleri ve binek araçları hedef alan silahlı insansız hava aracı (SİHA) saldırılarını yoğunlaştırma emri verdiğini açıkladı. HUR tarafından bugün yayımlanan resmî açıklamaya göre, söz konusu terör eylemlerini gerçekleştirmek üzere Rusya'nın "Rubikon" Gelişmiş İnsansız Sistemler Merkezi ile işgalci ordunun saha birimlerindeki harici SİHA pilotları görevlendirildi. Rus ordusunun sivil hedefleri tespit edip vurmak amacıyla gerçek zamanlı yönlendirilen "Molniya-1", "Molniya-2", "Geran-seeker", "Gerbera-seeker", "Lancet" ve "V2U" tipi kamikaze SİHA’ları ile benzer sistemleri kullanmayı planladığı belirtildi. RUS OPERATÖRLER KENDİ SİVİLLERİNİ VURDU HUR, Rus SİHA mürettebatının eğitim seviyesinin düşüklüğü nedeniyle şimdiden kendi birimlerini ya da sivillerini vurduğu "dost ateşi" vakalarının yaşanmaya başladığına dikkat çekti. İstihbarat raporunda paylaşılan somut bir örnekte, Rusya Silahlı Kuvvetlerinin 1427. Motorize Piyade Alayına bağlı operatörlerin, yön duygusunu kaybederek bir "Molniya-2" SİHA’sını Rusya'nın Kursk bölgesindeki Gluşkovo yerleşimi yakınlarında seyreden ve Rus sivillere ait olan "Buhanka" tipi sivil bir UAZ minibüsüne yönlendirdiği aktarıldı. SİHA’nın hedefi tam tutturamayarak aracın yaklaşık 10 metre uzağında infilak ettiği belirtildi. KENDİ HALKINA YÖNELİK SALDIRILARI PROPAGANDA MALZEMESİ YAPILIYOR Ukrayna askerî istihbaratı, Rusya'nın sınır bölgelerinde kendi sivil halkına yönelik gerçekleştirdiği bu tür SİHA saldırılarının çoğunlukla Rus istihbarat servisleri tarafından organize edildiğini vurguladı. Rapora göre Kremlin, bu tarz kurgu ya da hatalı saldırıları Ukrayna'yı karalamak ve uluslararası alanda gözden düşürmek amacıyla bir propaganda malzemesi olarak kullanıyor. HUR, Rus komutanlığının SİHA terörünü artırma yönündeki genel emrinin, Ukrayna'nın sınır ve cephe hattı bölgelerinde yaşayan sivil halk için çok ciddi ve gerçek bir tehdit oluşturmaya devam ettiğinin altını çizdi.

Rusya Kırım’daki savaş karşıtı sesleri sistematik baskılarla susturuyor Haber

Rusya Kırım’daki savaş karşıtı sesleri sistematik baskılarla susturuyor

Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik topyekun işgal girişimi başlattığı ilk günden bu yana, 12 yıldır işgal altında olan Kırım Yarımadası’nda savaş karşıtı protestolar ve Ukrayna yanlısı duruş kesintisiz şekilde devam ediyor. Yarımada sakinleri; sokaklara "Savaşa Hayır" yazıları yazarak, giysilerinde Ukrayna bayrağının sarı-mavi renklerini tercih ederek, Ukrayna şarkıları söyleyerek, Vladimir Putin’i açıkça eleştirerek ve Rus askerlerine hizmet vermeyi reddederek tepkilerini ortaya koyuyor. Krım.Realii haber ajansına konuşan Ukraynalı insan hakları savunucularına göre Kremlin, bu sivil direnişe karşı yargı ve kolluk kuvvetlerini tek bir potada eriten devasa bir baskı mekanizmasıyla yanıt veriyor. Ukrayna merkezli Bölgesel İnsan Hakları Merkezi hukukçuları, işgal yönetiminin en güçlü susturma aracı olan ve kamuoyunda "Rus ordusunun itibarını zedeleme yasası" adıyla bilinen Rusya İdari Ceza Kanunu’nun 20.3.3 maddesini mercek altına aldı. Kırım’daki sözde Rus mahkemelerinin 2022-2025 yılları arasında bu madde kapsamında verdiği bin 500'den fazla kararı analiz eden hak savunucuları, ortaya çıkan tablonun bireysel vakalardan ibaret olmadığını; ifade özgürlüğünü ve adil yargılanma hakkını tamamen ortadan kaldıran sistematik bir devlet politikası olduğunu gözler önüne serdi. İNSANLAR SUÇSUZ YERE YARGILANIYOR Temmuz 2026'da Kıyiv'de sunulan "Zoraki Sadakat" başlıklı analitik rapora göre, Rus mevzuatının muğlak yapısı, işgalci makamların her türlü muhalif duruşu "orduyu karalama" potasında eritmesine olanak tanıyor. İzleme verileri, savaşa karşı çıkan Kırımlıları en çok cezalandıran mahkemelerin Kremlin kontrolündeki sözde Armanpazarı (Armyansk) Şehir Mahkemesi, Akmescit’teki (Simferopol) sözde Kiyevskiy Bölge Mahkemesi ve sözde Canköy Şehir Mahkemesi olduğunu gösteriyor. Armanpazarı’ndaki sözde mahkeme bu süreçte adeta bir rekor kırarak incelenen tüm davaların üçte birini (yaklaşık 500 karar) tek başına karara bağladı. Bölgesel İnsan Hakları Merkezi Kıdemli Hukukçusu Kseniya Korniyenko, bu mahkemedeki vakaların yüzde 98'inin doğrudan Rus güvenlik güçlerinin ihbarları ve kurgularıyla açıldığına dikkat çekerek şu ifadelerini kullandı: "Bu veriler, sözde 'ihlal' tespitlerinin tesadüfi olmadığını, bizzat Rus devleti tarafından organize edildiğini kanıtlıyor. Bunlar münferit vakalar değil, Rusya’nın ifade özgürlüğünü ve temel insan haklarını bastırma ve topluma baskı uygulama politikasıdır." Rapora göre, mahkemeler sanıklara genellikle 30 bin ila 50 bin ruble (yaklaşık 350 - 600 Dolar) arasında değişen asgari para cezaları kesiyor. İlk dönemlerde sanık sandalyesinde çoğunlukla erkekler otururken, zamanla kadınların bu madde kapsamında yargılanma oranı iki katına çıktı. Bölgesel İnsan Hakları Merkezi Kıdemli Hukukçusu Volodımır Vyazovtsev ise yargı sürecindeki usulsüzlüklerin altını çizdi. Davaların kamuoyu denetimine kapalı olduğunu, kararlarda suç teşkil eden fiilin gizlendiğini veya soyut ifadelerle geçiştirildiğini belirten Vyazovtsev, "Duruşmalar bazen sadece birkaç dakika sürüyor. Mahkemeler genel olarak, 'Rus ordusunu itibarsızlaştırma' davasındaki sanığın tam olarak neyle itham edildiğini gizliyor. Bu davadaki bilgiler kamuoyuna kapatılıyor ya da mahkemeler son derece soyut ve genel ifadelerle yetiniyor. Bu şartlar altında, insanların kelimenin tam anlamıyla 'hiç yoktan' cezalandırılma riski çok yüksek." dedi. SOSYAL MEDYA TERÖRÜ VE “ZORAKİ NEDAMET” VİDEOSU SEKTÖRÜ Kırım’da savaş karşıtı görüşleri cezalandırmanın en karanlık ayaklarından birini ise işgalci gizli servislerle (FSB) koordineli çalışan propaganda kanalları oluşturuyor. Kırım İnsan Hakları Grubu Başkanı Olga Skrıpnık, Kefe (Feodosiya) merkezli Rus yanlısı blog yazarı Aleksandr Talipov’un yönettiği "Kırım Smerş" adlı Telegram kanalının bir infaz aparatına dönüştüğünü vurguluyor. Bu kanalda, savaş karşıtı Kırımlıların kişisel bilgileri, adresleri ifşa ediliyor; ardından Rus özel timlerinin evlere düzenlediği barbarca baskınların ve ters kelepçe görüntülerinin yer aldığı operasyon videoları yayımlanıyor. Sürecin son halkası ise bu kişilerin kamera karşısına çıkartılarak zorla özür diletildiği "pişmanlık" videoları oluyor. Olga Skrıpnık, bu videoların arkasındaki psikolojik ve fiziki şiddeti şu sözlerle açıklıyor: "Buradaki baskı ve zorlama gün gibi ortada. Bu özür beyanlarının büyük bir kısmı, Rusya'ya muhalif olan kişileri açıkça hedef alıp sindirmeyi amaçlayan platformlarda yayımlanmaktadır. Bu tür videoların bahsedilen mecralarda yer alması, söz konusu şahsa 'baskı uygulandığının' açık bir göstergesidir. Bu süreç, kural olarak, kişinin kendisine ve ailesine yönelik tehditler vasıtasıyla yürütülmektedir. Bu nedenle, bahse konu özürlerin rızaya dayalı olduğundan söz edilemez; bu, kesin bir dayatmadır." Kırım Tatar insan hakları girişimi Irade’nin propaganda medyasında yayımlanan yüzlerce videoyu inceleyerek hazırladığı rapora göre, Ukrayna yanlısı duruşu nedeniyle zorla özür diletilen her dört Kırımlıdan biri, çekimler sırasında ek aşağılamalara ve hakaretlere maruz kalıyor. Hakkında Ukrayna Başsavcılığı tarafından "işgalci devlete yardım ve yataklık" suçlamasıyla 12 yıla kadar hapis istemiyle dava açılan iş birlikçi Talipov ise Kremlin kontrolündeki Kırım televizyonlarında yaptığı açıklamalarda Rus rejimiyle ortaklığını şu sözlerle teyit ediyor: "Yakalanan 'bekleyenleri' (Ukrayna ordusunun Kırım'a gelmesini umut edenleri) İçişleri Bakanlığı ile fişliyoruz. Finansal kısıtlamalar getiriliyor. Bence eğer bu faaliyetleri tekrarlarlarsa, vatandaşlıktan çıkarılıp sınır dışı edilmeliler. Ben olsam onları Grafskaya İskelesi'nden yüzdürerek gönderirdim." 12 YILLIK İŞGALE DİRENEN HAFIZA İşgalci yönetimin "Kırım halkı Putin'i yüzde 100 destekliyor" yönündeki propagandasına tezat olarak, bizzat Rusya Soruşturma Komitesi sözde Kırım Başkanı Vladimir Terentyev, Ocak ayında devlete ait propaganda RT (Russia Today) kanalına verdiği röportajda sivil itaatsizliğin boyutunu itiraf etmek zorunda kaldı. Terentyev, Kırım sakinlerinin sosyal ağlarda kitleler halinde Rus ordusuna "hakaret ettiğini" ve savaş karşıtı suçların had safhada olduğunu doğruladı. Olga Skrıpnık, baskıların Kırım'daki sivil direnişi kıramadığını, aksine Ukrayna aidiyetini bilediğini belirterek şunları kaydetti: "Kırım’da insanların 'Rusya Federasyonu ordusunu itibarsızlaştırma' gerekçesiyle zulme uğraması, 12 yıllık işgale rağmen direnişin hâlâ devam ettiğini gösteriyor. Bu yasa, Rusya'nın yarımadada istenmediğini fark etmesi üzerine bir panik reaksiyonu olarak ortaya çıktı. İnsanlarımız cezalandırılma pahasına Ukrayna'yı desteklemeye devam ediyor. Bir Ukrayna şarkısı söylemek, gizlice 'Yaşasın Ukrayna' demek veya saygı duruşunda ayağa kalkmak... Bunlar Kırım'daki günlük Ukrayna direnişinin kılcal damarlarıdır." Hak savunucularına göre, gizlenen veriler nedeniyle net sayı bilinmese de 2022'den bu yana en az bin 500 Kırım sakini bu yasa kapsamında cezalandırıldı. İnsan hakları örgütleri, Kırım halkının maruz kaldığı bu sistematik etnik ve siyasi temelli baskıların, uluslararası hukuk ve Roma Statüsü kapsamında "insanlığa karşı işlenen suçlar" kategorisinde yargılanması gerektiğinin altını çiziyor.

Ukrayna'dan Rus propaganda ve yargı merkezlerine yaptırım Haber

Ukrayna'dan Rus propaganda ve yargı merkezlerine yaptırım

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, Ukrayna vatandaşlarına yönelik hukuk dışı hapis kararları veren Rus yargıçlar ile Kremlin’in dezenformasyon aygıtı olarak faaliyet gösteren propaganda medyasına karşı yaptırım öngören kararnameyi imzaladı. Ukrayna Millî Güvenlik ve Savunma Konseyinin kararını yürürlüğe koyan yaptırım paketiyle, aralarında Rusya Gazeteciler Birliğinin de bulunduğu 29 gerçek ve 17 tüzel kişiye kısıtlama getirildi. UKRAYNALI GAZETECİYİ ÖLÜME GÖNDEREN YARGIÇ DA LİSTEDE Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Ofisi Basın Servisi tarafından yapılan açıklamaya göre, yaptırım listesine dahil edilen isimlerin büyük bir bölümünü, Rusya’da ve işgal altındaki Kırım'da Ukraynalı sivil aktivistleri, gazetecileri, siyasetçileri ve askerleri siyasi gerekçelerle gıyabında yargılayan Rus hakimler oluşturuyor. Bu isimler arasında en dikkat çekeni ise Moskova Mahkemesi Yargıcı Timur Vahrameyev oldu. Kararnamede, Vahrameyev'in Ukraynalı sivillere ve gönüllü birliklerin savaşçılarına karşı sistematik olarak siyasi motivasyonlu kararlar imzaladığı vurgulandı. Yargıç Vahrameyev’in, yasa dışı olarak gözaltına alınan Ukraynalı gazetecilerin tam tecrit altında tutulmasını sağladığı ve Rus esaretinde işkenceyle katledilen Ukraynalı kadın gazeteci Viktoriya Roşçına'nın (Viktoria Roshchyna) hapsedilmesinden doğrudan sorumlu olduğu belirtildi. KREMLİN’İN PROPAGANDA KANALLARI VE GAZETECİLER BİRLİĞİ HEDEFTE Yaptırımların kurumsal ayağında ise Kremlin’in sistematik yalanlarını, savaş propagandalarını ve dezenformasyon kampanyalarını küresel ölçekte yayan medya kuruluşları ile yöneticileri yer aldı. Rusya'nın en büyük dijital medya organlarından Gazeta.Ru ve Lenta.Ru'nun yanı sıra, işgal altındaki topraklarda yürüttüğü illegal faaliyetler ve asimilasyon çalışmaları nedeniyle Rusya Gazeteciler Birliği de yaptırım listesine dahil edilen stratejik tüzel kişilikler arasında yer aldı. “UKRAYNA’NIN YAPTIRIMLARI SADECE BİR BAŞLANGIÇ” Ukrayna Cumhurbaşkanının Yaptırım Politikasından Sorumlu Temsilcisi Vladıslav Vlasyuk, karara ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Ukraynalılara yönelik adli zulümlere karışan, bu yasa dışı yargılamaları yürüten ve Rus propagandasını yayan herkesin eylemlerinin hesabını vermesi gerektiğine inanıyoruz. Ukrayna'nın uyguladığı bu yaptırımlar sadece bir başlangıçtır, bunu küresel ölçekte alınan benzer kararlar izleyecektir. Rusya'nın bu savaş suçlarını belgelememize ve vakaları tespit etmemize bilgi akışıyla destek veren tüm insan hakları örgütlerine minnettarız." dedi.

Ankara'daki NATO Zirvesi öncesi Moskova'dan provokasyon: Rus askerî korosu Türkiye turnesine çıkıyor! Haber

Ankara'daki NATO Zirvesi öncesi Moskova'dan provokasyon: Rus askerî korosu Türkiye turnesine çıkıyor!

Ukrayna topraklarında yürüttüğü haksız, kanlı ve hukuksuz işgal girişimi nedeniyle uluslararası arenada ağır yaptırımlarla izole edilen Rusya Federasyonu, Batı ittifakının en kritik buluşmalarından birine sahne olacak Türkiye'de sinsi bir provokasyona girişiyor. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) döneminden bu yana totaliter rejimlerin militarizmini sanat kılıfıyla dünyaya pazarlayan Rus Kızılordu Korosu, haziran ve temmuz aylarında Türkiye'de geniş kapsamlı bir turne düzenleyecek. HEDEF NATO'NUN ANKARA ZİRVESİ Turnenin bitiş tarihi ile Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı tarihi NATO Zirvesi arasındaki yakınlık dikkat çekti. NATO devlet ve hükûmet başkanları, Rusya'nın oluşturduğu küresel güvenlik tehditlerini ele almak üzere 7-8 Temmuz 2026 tarihleri arasında Türkiye'nin başkenti Ankara'da bir araya gelecek. Moskova yönetiminin, ittifakın kalbinin Ankara'da atacağı bu kritik askerî zirveden hemen önce, başkentin göbeğinde Rus askerî üniformalı ve apoletli bir topluluğu sahneye çıkaracak olması, açık bir psikolojik harp taktiği olarak yorumlanıyor. Organizasyon, ittifak ortaklarına Türkiye üzerinden asimetrik bir mesaj verme çabası taşıyor. ROCK MÜZİĞİ ALET EDEREK MEŞRUİYET DEVŞİRME ÇABASI Etkinlikte dikkat çeken en çarpıcı detaylardan biri de Türkiye'de geniş bir dinleyici kitlesi bulunan ünlü rock sanatçısı Hayko Cepkin'in de bu militarist propaganda korosuyla aynı sahneyi paylaşacak olması. Maksim Maklakov ve Vadim Ananyev gibi tescilli Rus propaganda solistlerinin öncülük edeceği konserlerde, Kremlin'in katliamcı askerî yapısını yumuşatmak ve Türk gençliği nezdinde sempati kazanmak adına sanatçı paravan olarak kullanılacak. BEŞ ŞEHİRDE SOVYET SEMBOLİZMİ VE KUŞATMA Rusya Silahlı Kuvvetlerinin resmî bir parçası olan Rus Kızılordu Korosu ve Dans Topluluğu, yalnızca bir müzik grubu olarak değil, Rus devletinin kültürel diplomasi ve yumuşak güç araçlarından biri olarak değerlendiriliyor. Kremlin güdümlü topluluk, Batı ve Güney hatlarından başlayarak provokasyonu adım adım başkente tırmandıracak bir rota ile sırasıyla; İstanbul, İzmir, Antalya, Adana ve Ankara'da sahne alacak. Turne, 3-4 Temmuz tarihlerinde, yani NATO liderlerinin Ankara'ya ayak basacağı günlerden hemen önce başkentte noktalanacak. KONSERLERİ İPTAL EDİLMİŞTİ! Rus Kızıl Ordu Korosu ve Dans Topluluğu, 2024 yılında tarihî bir skandala imza atarak, Kırım Tatar halkının vatan Kırım'dan sürgün edilmesinin 80. yıl dönümü olan 18 Mayıs'ta Bursa'da, Çerkes halkının büyük bir sürgün ve soykırım uğradığı 21 Mayıs'ta ise Antalya'da konser vereceğini duyurmuştu. Kırım Haber Ajansının (QHA) girişimleri ve Türk kamuoyu ile Kırım Tatarlarının millî lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu'nun tepkileri üzerine söz konusu konserler ertelenmişti.

Savaş Rusya’nın kalbine ulaştı, Kremlin artık gerçekleri saklayamıyor Haber

Savaş Rusya’nın kalbine ulaştı, Kremlin artık gerçekleri saklayamıyor

Ukrayna ordusunun artan savunma ve taarruz kapasitesi cephedeki güç dengelerini sarsarken, Kremlin yönetimi için savaşın ağır sonuçlarını kendi halkından saklamak her geçen gün daha da zorlaşıyor. Londra merkezli The Telegraph gazetesinin yayımladığı analize göre, Batı savunma sistemlerinin Rusya'nın "yenilmez" denilen füzelerini düşürmesi ve Ukrayna silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) başkent Moskova ve St. Petersburg dahil Rus büyük kentlerine ulaşması, Rus toplumundaki "uzaktaki savaş" algısını tamamen yıktı. “YENİLMEZ” DENİLEN RUS FÜZELERİ PATRİOT ENGELİNE TAKILDI The Telegraph, Rusya'nın Ukrayna kentlerine ve sivil altyapısına yönelik füze saldırılarını sürdürdüğünü ancak Moskova'nın propaganda ettiği askerî gücün etkinliğinin ciddi şekilde sorgulandığını yazdı. Kremlin'in "hipersonik ve durdurulamaz" olarak nitelendirdiği Kinjal ve Zirkon füzelerinin, ABD yapımı Patriot gibi Batılı hava savunma sistemleri tarafından defalarca başarıyla imha edildiğine dikkat çekildi. Haberi hazırlayan analistler, bu durumun Moskova'nın askeri retoriği ile sahadaki gerçek savaş kabiliyeti arasındaki büyük uçurumu gözler önüne serdiğini vurguladı. UKRAYNA SİHA’LARI MOSKOVA VE ST.PETERSBURG’DA ALGIYI DEĞİŞTİRDİ Analizde öne çıkan en kritik unsurlardan biri, Ukrayna'nın füze ve SİHA teknolojisinde kaydettiği muazzam ilerleme oldu. Ukrayna SİHA'larının vuruş menzilini Moskova ve St. Petersburg gibi Rusya'nın kalbine kadar genişletmesi, Rus toplumunda şok etkisi yarattı. Savaşın ilk dönemlerinde cephedeki ağır yükün Rusya'nın yoksul bölgelerine, etnik azınlıklara ve mahkumlara yüklendiği, ancak cephedeki devasa kayıplar nedeniyle artık büyük şehirlerdeki elit nüfusun da her an askere alınma korkusu ve derin bir endişe yaşamaya başladığı belirtildi. EKONOMİK ÇÖKÜŞ VE YABANCI İŞÇİ BAĞIMLILIĞI Savaşın Rusya içerisindeki sosyal ve ekonomik baskıyı artırdığını belirten gazete, Rusya'nın yabancı işgücüne olan bağımlılığının giderek arttığına dikkat çekti. Seferberlikten kaçan veya cephede ölen ya da yaralanan erkek nüfus nedeniyle Rusya pazarında büyük bir iş gücü açığı oluştu. Moskova bu boşluğu kapatabilmek için başta Hindistan olmak üzere yabancı ülkelerden işçi ithal etmeye başladı. Bununla birlikte Kremlin'in medya ve bilgi akışı üzerindeki demir yumruğuna rağmen; ekonomik darboğaz, yüksek enflasyon ve cepheden gelen binlerce cenaze nedeniyle savaşın faturası artık gizlenemez boyuta ulaştı. TARİHİ PARALELLER: SURİYE ÖRNEĞİ VE NÜKLEER ŞANTAJ Moskova'da düzenlenen resmî etkinliklerde olağanüstü güvenlik önlemlerinin alınmasını "rejimin iç istikrara karşı kırılganlığı" olarak yorumlayan yazarlar, Rusya'nın askerî stratejisini Suriye iç savaşına benzetti. Tıpkı Suriye'de olduğu gibi sivil halka karşı uygulanan vahşi gücün Rusya'ya kesin bir siyasi zafer getiremeyeceği vurgulandı. Kremlin’in sık sık başvurduğu nükleer tehditlerin ise batıyı caydırma amaçlı birer şantajdan ibaret olduğu, doğuracağı küresel felaketler nedeniyle Moskova'nın füzelerden eyleme geçme ihtimalinin düşük görüldüğü ifade edildi. Analizin sonuç bölümünde, Rusya içindeki bu sosyo-ekonomik kırılmaların ve toplumsal huzursuzluğun, gelecekte savaşın sona ermesi ve kalıcı bir barışın sağlanmasında en belirleyici faktörlerden biri olacağı kaydedildi.

Kırım'da kültürel kıyım ve propaganda: Hansaray, Rus İmparatorluğu anlatısına alet edildi Haber

Kırım'da kültürel kıyım ve propaganda: Hansaray, Rus İmparatorluğu anlatısına alet edildi

Kırım Tatar saray mimarisinin dünyadaki tek örneği olan ve 500 yılı aşkın geçmişiyle Kırım Tatar halkının millî kimliğini simgeleyen Bahçesaray’daki tarihi Hansaray, Rus işgal yönetiminin propaganda merkezine dönüştürüldü. Sözde "restorasyon" adı altında tarihi dokusu tahrip edilen sarayda, Kırım’ın Rus İmparatorluğu tarafından ilk işgalini meşrulaştıran ve Çariçe II. Katerina’yı öven bir müze açıldı. Golos Kryma (Kırım'ın Sesi) gazetesinin işgalci kaynaklara dayandırdığı habere göre, Bahçesaray’daki Hansaray bünyesinde bulunan sanat müzesi, yürütülen yasa dışı çalışmaların ardından Rusya'nın sömürgeci tarihini yüceltecek şekilde tamamen yeniden tasarlandı. “RESTORASYON” MASKELİ KÜLTÜREL ASİMİLASYON Hansaray’daki sanat müzesi 1996'dan beri varlığını sürdürüyor ancak Rusya'nın 2018'den beri devam eden yasa dışı sözde "restorasyon" çalışmalarından sonra serginin konsepti önemli ölçüde değiştirildi. Kırım Tatar medeniyetinin izlerini silmeyi amaçlayan işgal yönetimi, yeni sergi alanının merkezine Kırım Tatar kültürünü değil, Rus emperyalizminin sembollerini yerleştirdi. İLK İŞGALİ “KATILIM” OLARAK SUNAN PROPAGANDA Yeni açılan "yenilenmiş" müzenin ana temasını, Rus İmparatoriçesi II. Katerina’nın meşhur "Tavriya Gezisi" (Kırım ziyareti) ve Kırım’ın Rus İmparatorluğu’na sözde "katılması" oluşturuyor. Oysa tarihi gerçekler, Rus propagandasının iddialarıyla tamamen çelişiyor. Rus İmparatorluğu, Kırım Hanlığı’nın bağımsızlığını tanımayı taahhüt ettiği uluslararası anlaşmaları çiğneyerek, 1783 yılında II. Katerina’nın fermanıyla Kırım’ı kanlı bir şekilde işgal etmişti. Haberde ayrıca, Rusya Federasyonu'nun yarımadadaki kültürel ve tarihi kurumları, Rus imparatorluk anlatılarını yaymak ve Ukrayna’ya yönelik bugünkü modern saldırganlığını meşrulaştırmak için birer propaganda aracına dönüştürdüğü vurgulanıyor.

İşgal altındaki Kırım’da 9 Mayıs etkinlikleri: Çocuklar savaş duygusuyla büyüyor! Haber

İşgal altındaki Kırım’da 9 Mayıs etkinlikleri: Çocuklar savaş duygusuyla büyüyor!

İşgal altındaki Kırım'ın Keriç (Kerç) kentinde bulunan Keriç Anaokulu No. 5’te 9 Mayıs kapsamında “Zafer Geçidi” etkinliği düzenlendi. Kırım İnsan Hakları Grubu’nun açıklamasına göre etkinlikte çocuklar asker, denizci, pilot ve sağlık görevlisi kostümleri giyerek yürüyüş yaptı. Programda ayrıca “Ölümsüz Alay” formatında bir çocuk yürüyüşü de gerçekleştirildi. ÇOCUKLARA ASKERÎ EĞİTİM VE İHA YARIŞMALARI Akmescit'te (Simferopol) ise okul çağındaki çocukların insansız hava aracı (İHA) kontrolü yarışmalarına dâhil edildiği bildirildi. Etkinliğe yüzlerce öğrencinin katıldığı aktarıldı. Bunun yanı sıra, İnkerman’da düzenlenen “Zaferin Mirasçıları” adlı dövüş turnuvasına çocukların ve ailelerinin katıldığı belirtildi. “PROPAGANDA VE MİLİTARİZASYON ARACI” İnsan hakları savunucuları, bu tür etkinliklerin çocukların bilinç dünyasında savaş ile “kutlama” kavramını iç içe geçirdiğini ve militarist değerleri normalleştirdiğini ifade ediyor. Kırım İnsan Hakları Grubu Temsilcisi İrına Sedova, bu uygulamaların çocuklara savaş ve silah kullanımına yönelik olumlu bir bakış açısı kazandırdığını, bunun ise psikolojik ve pedagojik açıdan ciddi riskler taşıdığını söyledi. Sedova ayrıca, bu ideolojinin küçük yaşlardan itibaren çocuklara aktarıldığını ve bunun toplumsal değerleri zayıflattığını vurguladı. KIRIM’DA GENİŞLEYEN MİLİTARİZASYON POLİTİKASI Açıklamaya göre işgal altındaki Kırım’da yüzlerce kadet (askerî) sınıfı, askerî eğitim programları ve “yurtsever” kamplar faaliyet gösteriyor. Bu kamplarda sadece yaz döneminde on binlerce çocuğun eğitim aldığı belirtiliyor. Ayrıca okullarda Rus eğitim sisteminin tamamen uygulanması ve Ukraynaca dilinin eğitimden giderek çıkarılması da eleştiriliyor.

Ukrayna’dan savaş propagandasını ders kitaplarına taşıyan Rus yetkililere hapis cezası Haber

Ukrayna’dan savaş propagandasını ders kitaplarına taşıyan Rus yetkililere hapis cezası

Ukrayna mahkemesi, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Müşaviri Vladimir Medinskiy ve akademisyen Anatoliy Torkunov’u, Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne ve dokunulmazlığına kastetme gerekçesiyle gıyabında 10 yıl hapis cezasına çarptırdı. Ukrayna Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamaya göre, mahkeme her iki ismi de Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne saldırı ve Rusya'nın silahlı saldırganlığı haklı çıkarma suçlarından suçlu buldu. Karar, hapis cezasının yanı sıra sanıkların Ukrayna topraklarındaki mal varlıklarına el konulmasını da öngörüyor. SAVAŞIN MÜFREDATI: “DERS KİTABI DEĞİL, PROPAGANDA ARACI” Soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre Medinskiy ve Torkunov, 2023 yılında Rusya'da 11. sınıflar için yayımlanan "Rusya Tarihi: 1945'ten 21. Yüzyılın Başına" adlı ders kitabının editörlüğünü yürüttü. Ukraynalı yetkililer, bu kitabın tarihi gerçekleri sistematik olarak çarpıttığını ve askerî aldırganlığı meşrulaştırdığını tespit etti. Söz konusu ders kitabında; Ukrayna, "aşırı milliyetçi (ultranasyonalist) bir devlet" olarak tanımlanıyor, Rusya'nın başlattığı geniş çaplı işgal girişimi, saldırı yerine bir "önleyici tedbir" olarak sunuluyor. Ayrıca Ukrayna topraklarının işgali, Rusya Federasyonu'nun "güvenlik mülahazaları" ile haklı çıkarılmaya çalışılıyor. İŞGAL ALTINDAKİ BÖLGELERDE ZORUNLU MÜFREDAT Başsavcılık, Rus propagandasını yayan bu kitabın 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren geçici olarak işgal altında bulunan Ukrayna'nın bölgelerinde eğitim sürecine dahil edildiğini ve Rusya genelinde dağıtıldığını belirtti. Savcılık makamı, bu mahkûmiyetin Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaşın bir parçası olan "bilgi dezenformasyonu ve propaganda saldırganlığına" yönelik yürütülen soruşturmaların bir parçası olduğunu vurguladı. Sanıklar Rusya'da bulunduğu için, hapis cezası süresi fiilen gözaltına alındıkları andan itibaren işlemeye başlayacak.

Yeni Zelanda’dan Rusya’ya yeni yaptırım paketi Haber

Yeni Zelanda’dan Rusya’ya yeni yaptırım paketi

Yeni Zelanda, Rusya’ya yönelik yaptırımlarını genişletti. Yeni yaptırım paketi kapsamında Rusya’nın Ukrayna’ya karşı sürdürdüğü savaşa destek verdikleri gerekçesiyle 20 kişi ve kuruluşa yaptırım uygulandı. Yeni Zelanda Dışişleri Bakanı Winston Peters tarafından yapılan açıklamada, yaptırımların Kremlin’in hibrit savaş yöntemlerine destek veren, Rusya bağlantılı siber suç faaliyetlerine katkı sağlayan ve Ukrayna karşıtı propaganda yayan kişi ve kurumları hedef aldığı belirtildi. Peters, “Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşı desteklemek amacıyla çevrim içi platformları kötüye kullananlar, yaptırımlar da dâhil olmak üzere gerçek sonuçlarla karşılaşacak.” ifadelerini kullandı. Yeni Zelanda ayrıca, Rusya’ya yönelik yaptırımların aşılmasında kullanıldığı belirtilen alternatif bir ödeme hizmeti sağlayıcısına da yaptırım kararı aldı. Açıklamada, söz konusu ödeme altyapısının Rusya’nın savaşı sürdürmesine katkı sağladığı ifade edildi. KUZEY KORE VE İRAN BAĞLANTISI Yeni yaptırımların, Rusya’nın askerî-sanayi kompleksine katkı sağlayan yapıların yanı sıra, Rus ordusuna destek verdikleri belirtilen Kuzey Kore ve İran bağlantılı kişi ve kuruluşları da kapsadığı bildirildi. Yeni Zelanda hükûmeti şubat ayında da Rusya ve İran’dan 23 kişi ile 13 şirketi yaptırım listesine eklemiş, ayrıca Rus petrolüne yönelik fiyat tavanını Avrupa Birliği (AB) tarafından belirlenen 44,10 dolar seviyesine düşürmüştü.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.