SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Propaganda

QHA - Kırım Haber Ajansı - Propaganda haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Propaganda haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Rusya’da çocuklar okullarda şiddet ve savaşa alıştırılıyor: "Dünyanın Rusça konuşması için Kalaşnikof öğrenin" Haber

Rusya’da çocuklar okullarda şiddet ve savaşa alıştırılıyor: "Dünyanın Rusça konuşması için Kalaşnikof öğrenin"

Rusya’da 1 Eylül "Bilgi Günü" kapsamında okullarda düzenlenen resmî törenler, Kremlin’in militarist ve saldırgan devlet ideolojisini çocuklara aşıladığı propaganda platformlarına dönüştü. Krasnoyarsk kentindeki 11 Numaralı Lise’de düzenlenen okul açılış töreninde, Ukrayna'daki işgale katılan eski Rus askeri Aleksandr Klaus öğrencilerin karşısına çıkarılarak konuşma yaptırıldı. Törende öğrencilere seslenen Klaus, "Bir politikacının dediği gibi; tüm dünyanın Rusça konuşması için Kalaşnikof tüfeğinin mekanizmasını öğrenin. Zafer bizim olacak." ifadelerini kullandı. SAVAŞ SUÇLULARI VE PROPAGANDA DERSLERİ BİRLİKTE YÜRÜTÜLÜYOR Yerel basında çıkan bilgilere göre, Avdiyivka ve Peskı bölgelerindeki çatışmalarda yer aldıktan sonra ağır yaralanıp ordudan ayrılan Klaus, Rusya’daki okullarda gençleri askerliğe özendirmek amacıyla düzenli olarak ağırlanıyor. Askerlik yaşındaki gençlere sözleşme imzalayıp savaşa gitme çağrıları yapan bu tür figurler, okul açılışlarındaki konuşmalarının hemen ardından "Önemli Konular" adı verilen zorunlu devlet propaganda derslerine katılıyor. OKULLARDA ŞİDDET VE SALDIRGANLIK GEOMETRİK OLARAK ARTIYOR Uzmanlar ve psikologlar, çocukların zihnine sürekli olarak enjekte edilen savaş propagandasının, şiddeti meşrulaştırdığını ve okullardaki saldırganlığı körüklediğini vurguluyor. Nitekim bugün, 1 Eylül törenleri sırasında Kansk şehrinde 7. sınıf öğrencisi bir kız çocuğunun öğretmenine ve arkadaşlarına biber gazı sıkarak bıçakla saldırmaya çalışması bu durumun somut bir örneği olarak öne çıkıyor. Rusya Soruşturma Komitesi verilerine göre yalnızca 2025 yılı içerisinde okullara yönelik 6 doğrudan saldırı gerçekleşirken, 18 saldırı planı ise son anda engellendi. Çocukların ayrıştırıldığı ve şiddetin bir çözüm aracı olarak sunulduğu bu devlet ideolojisi, gençlerin zihinsel gelişiminde ağır travmalara ve kontrolsüz şiddet patlamalarına yol açıyor.

Rusya, Ukraynalı esirlere daha iyi davrandığı yönünde dezenformasyon yayıyor! Haber

Rusya, Ukraynalı esirlere daha iyi davrandığı yönünde dezenformasyon yayıyor!

Ukrayna Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, Rusya'nın savaş esirlerine yönelik muamelesi konusunda propaganda yürüttüğünü ve Ukrayna'nın Rus esirlere kötü davrandığına ilişkin asılsız bir algı oluşturmaya çalıştığını açıkladı. Ukrayna Millî Güvenlik ve Savunma Konseyine bağlı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, Rusya'nın Ukraynalı savaş esirlerine yönelik muamelesini aklamaya yönelik dezenformasyon kampanyasını sürdürdüğünü bildirdi. Merkezden yapılan açıklamada, Rusya İnsan Hakları Ombudsmanı Yuliya Lanttratova'nın Ukrayna'da Rus savaş esirlerinin tutulduğu ve Kızılhaç temsilcilerinin alınmadığı iddia edilen yerler bulunduğunu öne sürdüğü belirtildi. Lanttratova ayrıca Rus askerlerinin "resmî" Ukrayna esaretine girmeden önce uzun süre işkence gördüğünü iddia etti. Ancak bu iddialara ilişkin herhangi bir kanıt sunmadığı vurgulandı. Ukrayna Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, bağımsız uluslararası kuruluşlar ve insan hakları örgütlerinin Ukrayna'daki Rus savaş esirlerinin durumunu belgelediğini ve haklarına yönelik uygulamaları izlediğini belirtti. BM, RUSYA'DAKİ İŞKENCELERİ BELGELEDİ Merkez, Rus propagandasının gerçeklerin yerine asılsız iddiaları koymaya çalıştığını ifade etti. Açıklamada, Birleşmiş Milletler (BM) ve uluslararası insan hakları kuruluşlarının Rusya'da tutulan Ukraynalı savaş esirlerine yönelik sistematik işkence vakalarını defalarca belgelediği kaydedildi. Ukrayna Savaş Esirlerine Muamele Koordinasyon Karargâhı Sekreterya Başkanı Bohdan Ohrimenko ise Rusya'nın Ukrayna'ya, işkence, fiziksel tükenme ve yeterli tıbbi bakım sağlanmaması belirtileri taşıyan 375 Ukraynalı savaş esirinin cesedini teslim ettiğini açıkladı. Merkez, Rus propagandasının bu tür açıklamalarla Rusya'daki Ukraynalı savaş esirlerine yönelik çok sayıda belgelenmiş uluslararası insancıl hukuk ihlalinden dikkatleri uzaklaştırmaya çalıştığını belirtti. Ukrayna Savaş Esirlerine Muamele Koordinasyon Karargâhı temsilcisi Oleh Guşçın da daha önce yaptığı açıklamada, tarih boyunca insanlığın geliştirdiği işkence yöntemlerinin Ukraynalı esirlere Rusya'daki esaretleri sırasında uygulandığını ifade etmişti.

Putin 2027’de AB seçimlerini hedef alacak Haber

Putin 2027’de AB seçimlerini hedef alacak

Ukrayna Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Başkanı Andriy Kovalenko, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 2027 yılında Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde yapılacak seçimlere müdahale etmeyi planladığını gündeme taşıdı. Kovalenko, Kremlin rejiminin, Moskova’nın çıkarlarına uygun siyasetçilerin güç kazanmasını sağlayarak AB’nin Rusya ile ilişkileri ve Ukrayna’ya verdiği destek konusundaki politikasını değiştirmeyi amaçlıdığını vurguladı. Kovalenko, açıklamasında Putin’in Avrupa’daki seçim süreçlerine müdahale ederek Rusya yanlısı veya Moskova’nın çıkarlarına daha yakın siyasetçileri desteklemeyi hedeflediğini belirtti. Ukraynalı yetkiliye göre Kremlin’in nihai amacı, AB ülkelerindeki siyasi dengeleri etkileyerek AB’nin Rusya’ya yönelik yaklaşımını yumuşatmak ve Ukrayna’ya yönelik desteği azaltmak. KREMLİN’İN HEDEFİ AB POLİTİKASINI DEĞİŞTİRMEK Kovalenko, Rusya’nın seçimlere yönelik olası müdahalesinin yalnızca tek tek ülkelerde siyasi sonuçlar elde etmeye yönelik olmayacağını, aynı zamanda AB’nin ortak dış politika çizgisini etkilemeyi amaçlayacağını söyledi. Kremlin’in destekleyeceği siyasetçilerin iktidara gelmesi veya siyasi ağırlık kazanması hâlinde, bu isimlerin Moskova ile ilişkilerin yeniden kurulmasını savunabileceği ve Ukrayna’ya yönelik Avrupa desteğinin sorgulanmasına yol açabileceği değerlendiriliyor. Ukraynalı yetkili, Rusya’nın özellikle Avrupa’daki siyasi tartışmalarda Ukrayna’ya yönelik askerî ve mali yardımın maliyetini öne çıkaran, Rusya ile müzakereleri savunan ve Moskova’ya uygulanan yaptırımların kaldırılmasını isteyen siyasi aktörleri destekleyebileceği mesajını verdi. “PUTİN SAVAŞI 2026 VEYA 2027’DE BİTİRMEK İSTEMİYOR” Kovalenko ayrıca Putin’in Ukrayna’daki savaşı ne 2026’da ne de 2027’de sona erdirmek istediğini söyledi. Ukrayna makamlarının değerlendirmesine göre Kremlin, savaşın devam etmesini yalnızca askerî hedefleri açısından değil, Avrupa’daki siyasi ortamı değiştirmek açısından da bir araç olarak görüyor. Uzayan savaşın Avrupa ülkelerinde ekonomik ve siyasi baskıyı artırmasının, Ukrayna’ya verilen desteğin kamuoyunda daha fazla tartışılmasına yol açabileceği düşünülüyor. Bu çerçevede Moskova’nın, Avrupa ülkelerinde seçim dönemlerini Ukrayna politikasını etkilemek için önemli bir fırsat olarak değerlendirebileceği belirtiliyor. FRANSA’DAKİ SORUŞTURMA DA GÜNDEMDE Ukrayna’nın açıklaması, Avrupa’da Rusya’nın seçim süreçlerine müdahale ettiği yönündeki tartışmaların yoğunlaştığı bir dönemde geldi. Fransa’da savcılık, cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik olası Rus müdahalesi iddialarını soruşturuyor. Bu gelişme, Avrupa ülkelerinde Rusya’nın siyasi süreçlere yönelik dezenformasyon, propaganda ve diğer etki operasyonları kullanabileceğine ilişkin endişeleri yeniden gündeme getirdi. Ukrayna tarafı, Rusya’nın seçim süreçlerini etkilemeye yönelik faaliyetlerinin yalnızca Avrupa ülkeleriyle sınırlı olmadığını ve Moskova’nın farklı ülkelerde siyasi ortamı kendi çıkarları doğrultusunda şekillendirmeye çalıştığını ifade ediyor. RUSYA’NIN UKRAYNA’DAKİ SEÇİMLERE İLİŞKİN PLANI DA GÜNDEMDE Kovalenko’nun açıklamasında, Rusya’nın Ukrayna’nın işgal altındaki bölgelerinde yapılması planlanan Rusya Devlet Duması seçimlerine ilişkin faaliyetlerine de dikkat çekildi. Ukrayna makamları, Rusya’nın geçici olarak işgal ettiği Ukrayna topraklarında seçimleri kitlesel biçimde manipüle etmeye hazırlandığını bildiriyor. Ukrayna Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, bu bölgelerde seçimlere katılım oranının yüzde 65-70’in üzerine çıkarılmasının ve Birleşik Rusya partisinin en az yüzde 70 oranında destek almış gösterilmesinin planlandığını öne sürüyor. Kıyiv yönetimi, bu tür uygulamaların yalnızca seçim sonuçlarını manipüle etmeye değil, Rusya’nın işgal altındaki Ukrayna toprakları üzerindeki kontrolünü siyasi olarak meşrulaştırmaya yönelik olduğunu vurguluyor. AVRUPA SEÇİMLERİ KRİTİK BİR SINAV OLABİLİR 2027 yılında bazı AB ülkelerinde gerçekleştirilecek seçimlerin, Avrupa’nın Rusya ve Ukrayna politikasının geleceği açısından kritik önem taşıması bekleniyor. Ukrayna, Kremlin’in bu seçimlerde Moskova’nın çıkarlarına uygun siyasi güçleri destekleyerek Avrupa’nın Ukrayna’ya yönelik askerî, ekonomik ve siyasi desteğini zayıflatmaya çalışabileceği konusunda uyarıyor.

Rusya’da "terör" suçlamalarıyla mahkûm edilenlerin sayısında rekor artış: Mahkemeler günde 10 karar çıkarıyor Haber

Rusya’da "terör" suçlamalarıyla mahkûm edilenlerin sayısında rekor artış: Mahkemeler günde 10 karar çıkarıyor

2026 yılının ilk altı ayında Rusya’da "terör" maddeleri kapsamında mahkûm edilenlerin sayısı, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla rekor seviyede artış gösterdi. "Pervıy Otdel" (Birinci Bölüm) projesi ve Parubets Analytics tarafından gerçekleştirilen ortak araştırmaya göre, 2026 yılının ilk yarısında en az bin 234 kişi terör suçlamalarıyla hapis cezasına çarptırıldı. Mahkûmiyet kararlarının sayısı ise yüzde 58 artarak bin 145’e ulaştı. Rus mahkemelerinin günde ortalama 10 terör kararı çıkardığı belirtilirken, 2026’nın ilk altı ayındaki mahkûmiyet sayısının 2024 yılının tamamından bile yüzde 24 daha fazla olduğu kaydedildi. ŞİDDET İÇERMEYEN PAYLAŞIM VE SÖZLER HEDEFTE Araştırmadaki en dikkat çekici bulgulardan biri, doğrudan terör eylemi hazırlığı veya uygulamasıyla ilgili suçlamaların oranının yarı yarıya düşerek yüzde 38,3'ten yüzde 20,6'ya gerilemesi oldu. Büyümenin ana kaynağını ise "terörü alenen övme, propaganda yapma veya teröre çağrı" suçlamalarını içeren Rusya Ceza Kanunun 205.2 maddesi oluşturdu. Tek bir suçlamayla mahkûm edilenlerin yüzde 53,8'i (487 kişi) sırf sosyal medya paylaşımları, yorumları ve söylemleri nedeniyle bu maddeden ceza aldı. Toplamda 357 kişinin hiçbir şiddet eylemine karışmaksızın yalnızca bu madde kapsamında hapse mahkûm edildiği aktarıldı. SİYASİ BASKILAR VE İŞGAL ALTINDAKİ UKRAYNALILAR "Memorial: Siyasi Tutsaklara Destek” projesi verilerine göre, mahkûm edilenlerin en az yüzde 35’inin (427 kişi) belirgin bir siyasi zulüm ve baskı amacıyla yargılandığı tescillendi. Mahkemelerin sanık isimlerinin yaklaşık üçte ikisini gizlemesi sebebiyle gerçek oranların çok daha yüksek olduğu tahmin ediliyor. Mahkûm edilenler arasında Ukrayna Silahlı Kuvvetlerine bağlı “Azov” ve “Aydar” taburu askerlerinin de bulunduğu savaş esirleri ile işgal altındaki topraklardan kaçırılarak Ukrayna ile iş birliği yapmakla suçlanan sivil vatandaşlar dâhil en az 243 Ukrayna vatandaşının yer aldığı açıklandı. EN AĞIR VE KAPSAMLI CEZA POLİTİKASI Terör suçlamalarıyla mahkûm edilenlerin yüzde 91,6'sının erkeklerden oluştuğu, en genç sanığın 16, en yaşlısının ise 71 yaşında olduğu belirtildi. Suçlananların neredeyse tamamı hapis cezasına çarptırılırken, ortalama ceza süresi 13 yıl, dosya birleştirmeleriyle verilen en yüksek ceza ise 29 yıl olarak kayıtlara geçti. Araştırmacılar, 2026 yılının modern Rus ceza kanunu tarihindeki en kitlesel terör mahkûmiyetlerinin yaşandığı yıl olacağını ve terör maddelerinin artık şiddet içeren eylemlerle hiçbir ilgisinin kalmadığını vurguladı.

Rusya'dan propaganda hatası: 1997'de silinen köyü ele geçirdiklerini iddia ettiler Haber

Rusya'dan propaganda hatası: 1997'de silinen köyü ele geçirdiklerini iddia ettiler

Rusya Savunma Bakanlığı ve Kremlin yanlısı propaganda kanalları, Harkiv bölgesinde yer alan Şçerbakivka köyünün kontrolünü sağladıklarını duyurarak yeni bir dezenformasyon kampanyasına imza attı. Ukrayna Millî Güvenlik ve Savunma Konseyine bağlı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi tarafından yapılan açıklamada, bu iddianın Rus ordusunun tüm cephe hattında kesintisiz ve başarılı bir ilerleyiş sürdürdüğü algısını oluşturmak amacıyla ortaya atılan tipik bir propaganda örneği olduğu ifade edildi. HAYALİ BAŞARILARLA KAMUOYU YANILTILMAYA ÇALIŞILIYOR Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, Şçerbakivka adında bir köyün Ukrayna'da günümüzde var olmadığını bildirdi. Açıklamada, hiçbir sakini kalmadığı gerekçesiyle söz konusu yerleşim yerinin resmî olarak 1997 yılında tasfiye edildiği ve haritadan silindiği hatılatıldı. Rus askerî yönetiminin kamuoyunu yanıltmak adına geçmişte de benzer yalan haberlere başvurduğu, Rusya Genelkurmay Başkanı Valeriy Gerasimov’un kontrol edemedikleri Kupyansk ve Kupyansk-Vuzlovıy kentlerini defalarca "tamamen ele geçirdiklerini" iddia ettiği vurgulandı. SAHADAKİ ÇATIŞMALAR VE PROPAGANDA BASKISI ARTACAK Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Birleşik Kuvvetler Grubu Sözcüsü Viktor Tregubov ise son günlerde Harkiv yönündeki Rus saldırılarının yoğunlaştığını açıkladı. Askerî uzmanlar, sahadaki baskının arttığı bu dönemde Kremlin propaganda aygıtının, askerî başarısızlıkları ve ağır kayıpları örtbas etmek için hayali köy ve kasaba zaferleri kurgulamaya devam edeceğine dikkat çekiyor.

Rusya, Ceuta görüntüleri üzerinden Avrupa'da propaganda kampanyası yürütüyor Haber

Rusya, Ceuta görüntüleri üzerinden Avrupa'da propaganda kampanyası yürütüyor

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha, Rusya'nın Avrupa'da istikrarsızlık yaratmak amacıyla İspanya'nın Ceuta kentinden paylaşılan görüntüler üzerinden yoğun bir propaganda kampanyası yürüttüğünü açıkladı. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Sıbiha, analistler tarafından Rusya yanlısı bir ağ olarak tanımlanan Pravda ve RT öncülüğündeki medya organlarında konuya ilişkin bin 500'den fazla içerik yayımlandığını belirtti. Sıbiha, İspanyolca yayın yapan Pravda Spanish platformunun tek başına yaklaşık 300 haber yayımladığını, RT'nin farklı dil servislerinin ise konuyla ilgili 25'ten fazla içerik paylaştığını ifade etti. "GÖÇ KONUSU YILLARDIR İSTİSMAR EDİLİYOR" Rusya'nın uzun yıllardır göç ve benzeri hassas konuları Avrupa toplumlarında korku oluşturmak ve siyasi istikrarsızlığı artırmak amacıyla kullandığını belirten Sıbiha, meselenin yaşanan olaylardan çok Moskova'nın bunları kendi çıkarları doğrultusunda kullanma biçimi olduğunu söyledi. Bakan, "Bu mesele yaşanan olayın kendisiyle değil, Rusya'nın gündemine hizmet eden her konuyu nasıl istismar etmeye çalıştığıyla ilgilidir." değerlendirmesinde bulundu. "RUS PROPAGANDA KAYNAKLARI YASAKLANMALI" Sıbiha, Avrupa kamuoyunun yabancı bilgi manipülasyonundan korunabilmesi için Rus propaganda ağlarının faaliyetlerinin engellenmesi gerektiğini belirtti. Ukrayna Dışişleri Bakanı, millî güvenliğini ciddiye alan tüm Avrupa ülkelerinin Rus propaganda kaynaklarını tamamen yasaklaması gerektiğini vurgulayarak, bunun dış müdahalelere karşı en etkili önlem olacağını ifade etti. We have detected an intensive Russian propaganda campaign across Europe using pictures from Ceuta to sow destabilization. There have been more than 1,500 publications on outlets identified by analysts as a pro-Russian network, led by Pravda and RT. Pravda Spanish has posted… pic.twitter.com/lpy2GLPBXU — Andrii Sybiha ???????? (@andrii_sybiha) July 31, 2026

Ukrayna askerî istihbaratından uyarı: Rus ordusuna "sınır hatlarında sivil araçları vurun" emri verildi Haber

Ukrayna askerî istihbaratından uyarı: Rus ordusuna "sınır hatlarında sivil araçları vurun" emri verildi

Ukrayna Savunma Bakanlığı İstihbarat Başmüdürlüğü (HUR), Rus askerî komutasının sınır ve cephe hattı bölgelerinde sivil altyapıyı, akaryakıt istasyonlarını, kamyonları, otobüsleri ve binek araçları hedef alan silahlı insansız hava aracı (SİHA) saldırılarını yoğunlaştırma emri verdiğini açıkladı. HUR tarafından bugün yayımlanan resmî açıklamaya göre, söz konusu terör eylemlerini gerçekleştirmek üzere Rusya'nın "Rubikon" Gelişmiş İnsansız Sistemler Merkezi ile işgalci ordunun saha birimlerindeki harici SİHA pilotları görevlendirildi. Rus ordusunun sivil hedefleri tespit edip vurmak amacıyla gerçek zamanlı yönlendirilen "Molniya-1", "Molniya-2", "Geran-seeker", "Gerbera-seeker", "Lancet" ve "V2U" tipi kamikaze SİHA’ları ile benzer sistemleri kullanmayı planladığı belirtildi. RUS OPERATÖRLER KENDİ SİVİLLERİNİ VURDU HUR, Rus SİHA mürettebatının eğitim seviyesinin düşüklüğü nedeniyle şimdiden kendi birimlerini ya da sivillerini vurduğu "dost ateşi" vakalarının yaşanmaya başladığına dikkat çekti. İstihbarat raporunda paylaşılan somut bir örnekte, Rusya Silahlı Kuvvetlerinin 1427. Motorize Piyade Alayına bağlı operatörlerin, yön duygusunu kaybederek bir "Molniya-2" SİHA’sını Rusya'nın Kursk bölgesindeki Gluşkovo yerleşimi yakınlarında seyreden ve Rus sivillere ait olan "Buhanka" tipi sivil bir UAZ minibüsüne yönlendirdiği aktarıldı. SİHA’nın hedefi tam tutturamayarak aracın yaklaşık 10 metre uzağında infilak ettiği belirtildi. KENDİ HALKINA YÖNELİK SALDIRILARI PROPAGANDA MALZEMESİ YAPILIYOR Ukrayna askerî istihbaratı, Rusya'nın sınır bölgelerinde kendi sivil halkına yönelik gerçekleştirdiği bu tür SİHA saldırılarının çoğunlukla Rus istihbarat servisleri tarafından organize edildiğini vurguladı. Rapora göre Kremlin, bu tarz kurgu ya da hatalı saldırıları Ukrayna'yı karalamak ve uluslararası alanda gözden düşürmek amacıyla bir propaganda malzemesi olarak kullanıyor. HUR, Rus komutanlığının SİHA terörünü artırma yönündeki genel emrinin, Ukrayna'nın sınır ve cephe hattı bölgelerinde yaşayan sivil halk için çok ciddi ve gerçek bir tehdit oluşturmaya devam ettiğinin altını çizdi.

Rusya Kırım’daki savaş karşıtı sesleri sistematik baskılarla susturuyor Haber

Rusya Kırım’daki savaş karşıtı sesleri sistematik baskılarla susturuyor

Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik topyekun işgal girişimi başlattığı ilk günden bu yana, 12 yıldır işgal altında olan Kırım Yarımadası’nda savaş karşıtı protestolar ve Ukrayna yanlısı duruş kesintisiz şekilde devam ediyor. Yarımada sakinleri; sokaklara "Savaşa Hayır" yazıları yazarak, giysilerinde Ukrayna bayrağının sarı-mavi renklerini tercih ederek, Ukrayna şarkıları söyleyerek, Vladimir Putin’i açıkça eleştirerek ve Rus askerlerine hizmet vermeyi reddederek tepkilerini ortaya koyuyor. Krım.Realii haber ajansına konuşan Ukraynalı insan hakları savunucularına göre Kremlin, bu sivil direnişe karşı yargı ve kolluk kuvvetlerini tek bir potada eriten devasa bir baskı mekanizmasıyla yanıt veriyor. Ukrayna merkezli Bölgesel İnsan Hakları Merkezi hukukçuları, işgal yönetiminin en güçlü susturma aracı olan ve kamuoyunda "Rus ordusunun itibarını zedeleme yasası" adıyla bilinen Rusya İdari Ceza Kanunu’nun 20.3.3 maddesini mercek altına aldı. Kırım’daki sözde Rus mahkemelerinin 2022-2025 yılları arasında bu madde kapsamında verdiği bin 500'den fazla kararı analiz eden hak savunucuları, ortaya çıkan tablonun bireysel vakalardan ibaret olmadığını; ifade özgürlüğünü ve adil yargılanma hakkını tamamen ortadan kaldıran sistematik bir devlet politikası olduğunu gözler önüne serdi. İNSANLAR SUÇSUZ YERE YARGILANIYOR Temmuz 2026'da Kıyiv'de sunulan "Zoraki Sadakat" başlıklı analitik rapora göre, Rus mevzuatının muğlak yapısı, işgalci makamların her türlü muhalif duruşu "orduyu karalama" potasında eritmesine olanak tanıyor. İzleme verileri, savaşa karşı çıkan Kırımlıları en çok cezalandıran mahkemelerin Kremlin kontrolündeki sözde Armanpazarı (Armyansk) Şehir Mahkemesi, Akmescit’teki (Simferopol) sözde Kiyevskiy Bölge Mahkemesi ve sözde Canköy Şehir Mahkemesi olduğunu gösteriyor. Armanpazarı’ndaki sözde mahkeme bu süreçte adeta bir rekor kırarak incelenen tüm davaların üçte birini (yaklaşık 500 karar) tek başına karara bağladı. Bölgesel İnsan Hakları Merkezi Kıdemli Hukukçusu Kseniya Korniyenko, bu mahkemedeki vakaların yüzde 98'inin doğrudan Rus güvenlik güçlerinin ihbarları ve kurgularıyla açıldığına dikkat çekerek şu ifadelerini kullandı: "Bu veriler, sözde 'ihlal' tespitlerinin tesadüfi olmadığını, bizzat Rus devleti tarafından organize edildiğini kanıtlıyor. Bunlar münferit vakalar değil, Rusya’nın ifade özgürlüğünü ve temel insan haklarını bastırma ve topluma baskı uygulama politikasıdır." Rapora göre, mahkemeler sanıklara genellikle 30 bin ila 50 bin ruble (yaklaşık 350 - 600 Dolar) arasında değişen asgari para cezaları kesiyor. İlk dönemlerde sanık sandalyesinde çoğunlukla erkekler otururken, zamanla kadınların bu madde kapsamında yargılanma oranı iki katına çıktı. Bölgesel İnsan Hakları Merkezi Kıdemli Hukukçusu Volodımır Vyazovtsev ise yargı sürecindeki usulsüzlüklerin altını çizdi. Davaların kamuoyu denetimine kapalı olduğunu, kararlarda suç teşkil eden fiilin gizlendiğini veya soyut ifadelerle geçiştirildiğini belirten Vyazovtsev, "Duruşmalar bazen sadece birkaç dakika sürüyor. Mahkemeler genel olarak, 'Rus ordusunu itibarsızlaştırma' davasındaki sanığın tam olarak neyle itham edildiğini gizliyor. Bu davadaki bilgiler kamuoyuna kapatılıyor ya da mahkemeler son derece soyut ve genel ifadelerle yetiniyor. Bu şartlar altında, insanların kelimenin tam anlamıyla 'hiç yoktan' cezalandırılma riski çok yüksek." dedi. SOSYAL MEDYA TERÖRÜ VE “ZORAKİ NEDAMET” VİDEOSU SEKTÖRÜ Kırım’da savaş karşıtı görüşleri cezalandırmanın en karanlık ayaklarından birini ise işgalci gizli servislerle (FSB) koordineli çalışan propaganda kanalları oluşturuyor. Kırım İnsan Hakları Grubu Başkanı Olga Skrıpnık, Kefe (Feodosiya) merkezli Rus yanlısı blog yazarı Aleksandr Talipov’un yönettiği "Kırım Smerş" adlı Telegram kanalının bir infaz aparatına dönüştüğünü vurguluyor. Bu kanalda, savaş karşıtı Kırımlıların kişisel bilgileri, adresleri ifşa ediliyor; ardından Rus özel timlerinin evlere düzenlediği barbarca baskınların ve ters kelepçe görüntülerinin yer aldığı operasyon videoları yayımlanıyor. Sürecin son halkası ise bu kişilerin kamera karşısına çıkartılarak zorla özür diletildiği "pişmanlık" videoları oluyor. Olga Skrıpnık, bu videoların arkasındaki psikolojik ve fiziki şiddeti şu sözlerle açıklıyor: "Buradaki baskı ve zorlama gün gibi ortada. Bu özür beyanlarının büyük bir kısmı, Rusya'ya muhalif olan kişileri açıkça hedef alıp sindirmeyi amaçlayan platformlarda yayımlanmaktadır. Bu tür videoların bahsedilen mecralarda yer alması, söz konusu şahsa 'baskı uygulandığının' açık bir göstergesidir. Bu süreç, kural olarak, kişinin kendisine ve ailesine yönelik tehditler vasıtasıyla yürütülmektedir. Bu nedenle, bahse konu özürlerin rızaya dayalı olduğundan söz edilemez; bu, kesin bir dayatmadır." Kırım Tatar insan hakları girişimi Irade’nin propaganda medyasında yayımlanan yüzlerce videoyu inceleyerek hazırladığı rapora göre, Ukrayna yanlısı duruşu nedeniyle zorla özür diletilen her dört Kırımlıdan biri, çekimler sırasında ek aşağılamalara ve hakaretlere maruz kalıyor. Hakkında Ukrayna Başsavcılığı tarafından "işgalci devlete yardım ve yataklık" suçlamasıyla 12 yıla kadar hapis istemiyle dava açılan iş birlikçi Talipov ise Kremlin kontrolündeki Kırım televizyonlarında yaptığı açıklamalarda Rus rejimiyle ortaklığını şu sözlerle teyit ediyor: "Yakalanan 'bekleyenleri' (Ukrayna ordusunun Kırım'a gelmesini umut edenleri) İçişleri Bakanlığı ile fişliyoruz. Finansal kısıtlamalar getiriliyor. Bence eğer bu faaliyetleri tekrarlarlarsa, vatandaşlıktan çıkarılıp sınır dışı edilmeliler. Ben olsam onları Grafskaya İskelesi'nden yüzdürerek gönderirdim." 12 YILLIK İŞGALE DİRENEN HAFIZA İşgalci yönetimin "Kırım halkı Putin'i yüzde 100 destekliyor" yönündeki propagandasına tezat olarak, bizzat Rusya Soruşturma Komitesi sözde Kırım Başkanı Vladimir Terentyev, Ocak ayında devlete ait propaganda RT (Russia Today) kanalına verdiği röportajda sivil itaatsizliğin boyutunu itiraf etmek zorunda kaldı. Terentyev, Kırım sakinlerinin sosyal ağlarda kitleler halinde Rus ordusuna "hakaret ettiğini" ve savaş karşıtı suçların had safhada olduğunu doğruladı. Olga Skrıpnık, baskıların Kırım'daki sivil direnişi kıramadığını, aksine Ukrayna aidiyetini bilediğini belirterek şunları kaydetti: "Kırım’da insanların 'Rusya Federasyonu ordusunu itibarsızlaştırma' gerekçesiyle zulme uğraması, 12 yıllık işgale rağmen direnişin hâlâ devam ettiğini gösteriyor. Bu yasa, Rusya'nın yarımadada istenmediğini fark etmesi üzerine bir panik reaksiyonu olarak ortaya çıktı. İnsanlarımız cezalandırılma pahasına Ukrayna'yı desteklemeye devam ediyor. Bir Ukrayna şarkısı söylemek, gizlice 'Yaşasın Ukrayna' demek veya saygı duruşunda ayağa kalkmak... Bunlar Kırım'daki günlük Ukrayna direnişinin kılcal damarlarıdır." Hak savunucularına göre, gizlenen veriler nedeniyle net sayı bilinmese de 2022'den bu yana en az bin 500 Kırım sakini bu yasa kapsamında cezalandırıldı. İnsan hakları örgütleri, Kırım halkının maruz kaldığı bu sistematik etnik ve siyasi temelli baskıların, uluslararası hukuk ve Roma Statüsü kapsamında "insanlığa karşı işlenen suçlar" kategorisinde yargılanması gerektiğinin altını çiziyor.

Ukrayna'dan Rus propaganda ve yargı merkezlerine yaptırım Haber

Ukrayna'dan Rus propaganda ve yargı merkezlerine yaptırım

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, Ukrayna vatandaşlarına yönelik hukuk dışı hapis kararları veren Rus yargıçlar ile Kremlin’in dezenformasyon aygıtı olarak faaliyet gösteren propaganda medyasına karşı yaptırım öngören kararnameyi imzaladı. Ukrayna Millî Güvenlik ve Savunma Konseyinin kararını yürürlüğe koyan yaptırım paketiyle, aralarında Rusya Gazeteciler Birliğinin de bulunduğu 29 gerçek ve 17 tüzel kişiye kısıtlama getirildi. UKRAYNALI GAZETECİYİ ÖLÜME GÖNDEREN YARGIÇ DA LİSTEDE Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Ofisi Basın Servisi tarafından yapılan açıklamaya göre, yaptırım listesine dahil edilen isimlerin büyük bir bölümünü, Rusya’da ve işgal altındaki Kırım'da Ukraynalı sivil aktivistleri, gazetecileri, siyasetçileri ve askerleri siyasi gerekçelerle gıyabında yargılayan Rus hakimler oluşturuyor. Bu isimler arasında en dikkat çekeni ise Moskova Mahkemesi Yargıcı Timur Vahrameyev oldu. Kararnamede, Vahrameyev'in Ukraynalı sivillere ve gönüllü birliklerin savaşçılarına karşı sistematik olarak siyasi motivasyonlu kararlar imzaladığı vurgulandı. Yargıç Vahrameyev’in, yasa dışı olarak gözaltına alınan Ukraynalı gazetecilerin tam tecrit altında tutulmasını sağladığı ve Rus esaretinde işkenceyle katledilen Ukraynalı kadın gazeteci Viktoriya Roşçına'nın (Viktoria Roshchyna) hapsedilmesinden doğrudan sorumlu olduğu belirtildi. KREMLİN’İN PROPAGANDA KANALLARI VE GAZETECİLER BİRLİĞİ HEDEFTE Yaptırımların kurumsal ayağında ise Kremlin’in sistematik yalanlarını, savaş propagandalarını ve dezenformasyon kampanyalarını küresel ölçekte yayan medya kuruluşları ile yöneticileri yer aldı. Rusya'nın en büyük dijital medya organlarından Gazeta.Ru ve Lenta.Ru'nun yanı sıra, işgal altındaki topraklarda yürüttüğü illegal faaliyetler ve asimilasyon çalışmaları nedeniyle Rusya Gazeteciler Birliği de yaptırım listesine dahil edilen stratejik tüzel kişilikler arasında yer aldı. “UKRAYNA’NIN YAPTIRIMLARI SADECE BİR BAŞLANGIÇ” Ukrayna Cumhurbaşkanının Yaptırım Politikasından Sorumlu Temsilcisi Vladıslav Vlasyuk, karara ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Ukraynalılara yönelik adli zulümlere karışan, bu yasa dışı yargılamaları yürüten ve Rus propagandasını yayan herkesin eylemlerinin hesabını vermesi gerektiğine inanıyoruz. Ukrayna'nın uyguladığı bu yaptırımlar sadece bir başlangıçtır, bunu küresel ölçekte alınan benzer kararlar izleyecektir. Rusya'nın bu savaş suçlarını belgelememize ve vakaları tespit etmemize bilgi akışıyla destek veren tüm insan hakları örgütlerine minnettarız." dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.