SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Putin

QHA - Kırım Haber Ajansı - Putin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Putin haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Rusya'dan Lviv'e "Oreşnik" füzesiyle saldırı: Ukrayna'dan dünyaya acil çağrı Haber

Rusya'dan Lviv'e "Oreşnik" füzesiyle saldırı: Ukrayna'dan dünyaya acil çağrı

İşgalci Rusya, 8 Ocak’ı 9 Ocak’a bağlayan gece, Ukrayna’nın Lviv bölgesine orta menzilli “Oreşnik” (Oreshnik) füzeleriyle saldırı düzenledi. Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha, saldırıya ilişkin yazılı açıklama yaptı. “RUSYA’NIN SALDIRILARINA DAHA SERT BİR KARŞILIK VERİLMESİNİ TALEP EDİYORUZ” Rusya’nın saldırıda “Oreşnik” (Oreshnik) balistik füzelerini kullandığını iddia etmesine karşın Sıbiha, Avrupa Birliği (AB) ve NATO sınırına yakın bir noktaya düzenlenen saldırının, Avrupa güvenliğine yönelik bir ciddi bir tehdit unsuru ve imtihan niteliğinde olduğunu belirterek “Rusya’nın saldırılarına daha sert bir karşılık verilmesini talep ediyoruz.” dedi. RUSYA, LVİV SALDIRISINI MEŞRULAŞTIRMA GİRİŞİMİNDE BULUNUYOR Rusya’nın, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in konutuna düzenlendiğini iddia ettiği saldırı ile Lviv saldırısını meşrulaştırma girişimlerine dikkat çeken Sıbiha, Moskova’nın terör faaliyetlerinde bulunmak adına herhangi bir sebebe ihtiyaç duymadığını belirtti. Öte yandan Sıbiha, Putin’in füze saldırısını, gördüğü halüsinasyonlara dayanarak AB ve NATO sınırına yakın bir noktada gerçekleştirmesinin küresel açıdan bir tehdit oluşturduğunu ve bu saldırıya karşılık verilmesi gerektiğini yineledi. SIBİHA, UYGULANAN YAPTIRIMLARIN ARTIRILMASI ÇAĞRISINI YAPTI “Rusya’nın petrol tankerlerine yönelik daha sağlam önlemler alınması gerekmektedir. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ise burada harekete geçmelidir.” şeklinde konuşan Sıbiha, aynı zamanda dünya genelinde Rusya’ya ait petrol gelirlerine, ödemelere ve varlıklara el konulması gerektiğini ifade etti. Ayrıca Sibiha, adaletten yana bütün devletlerin ve uluslararası kuruluşların Rusya’nın hilekârlıklarını ortaya çıkarması ve Rusya’ya uyguladığı yaptırımları çok geç olmadan artırması çağrısında bulundu. Son olarak Sıbiha, Ukrayna’nın Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi ile olağanüstü bir toplantı düzenleyeceğini belirterek Ukrayna’nın AB ve Avrupa Konseyi ile birlikte Avrupa Güvenlik ve İş Birliği Teşkilatı (OSCE) ile de temaslarada bulunacağını bildirdi.

Ukrayna Dış İstihbaratından uyarı: Kremlin barış görüşmelerini sabote etmek için kanlı provokasyon hazırlığında Haber

Ukrayna Dış İstihbaratından uyarı: Kremlin barış görüşmelerini sabote etmek için kanlı provokasyon hazırlığında

Ukrayna Dış İstihbarat Servisi (SZRU), Kremlin’in barış müzakerelerini sabote etmeye yönelik özel operasyonlarını sürdürdüğünü ve bu kapsamda yakın tarihte kanlı bir provokasyon gerçekleştirebileceğini bildirdi. SRZU'nun bugün sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamaya göre söz konusu operasyon planı çok boyutlu bir nitelik taşıyor. Rusya’da gündeme getirilen sözde “Putin’in konutuna saldırı” iddialarının ardından, Kremlin’in hem iç kamuoyunu hem de uluslararası çevreleri yeni bir tırmanışa hazırlamak amacıyla yalan bilgi akışını artırdığı ifade edildi. Ukrayna istihbaratı bu doğrultuda, manipülatif bilgi faaliyetlerinden silahlı provokasyonlara geçilmesinin yüksek ihtimal olduğunu vurguladı. Açıklamada, can kayıplarının yaşanacağı bir eylemin 6-7 Ocak tarihlerinde, yani Jülyen takvimine göre Noel kutlamaları öncesinde ya da sırasında gerçekleştirilebileceği belirtildi. Provokasyon için Rusya’da veya işgal altındaki Ukrayna bölgelerinde sembolik değeri yüksek bir mekânın, özellikle de bir ibadet yerinin hedef seçilebileceği uyarısı yapıldı. SZRU, Ukrayna’yı suçlu göstermek amacıyla Batı menşeli olduğu iddia edilen silahlı insansız hava araçlarının (İHA) enkaz parçalarının kullanılmasının planlandığını da bildirdi. Bu parçaların cephe hattından provokasyonun gerçekleşeceği noktaya taşınmasının öngörüldüğü aktarıldı. Açıklamada, “Korkuyu istismar etmek ve ‘sahte bayrak’ altında insan kurbanlarla terör eylemleri gerçekleştirmek, Rus özel servislerinin çalışma tarzına tamamen uymaktadır. Putin rejimi bu taktiği daha önce Rusya içinde defalarca kullandı. Bugün ise aynı modelin dışarıya ihraç edildiğini görüyoruz. Bu durum, Rusya’daki üst düzey yetkililerin kamuoyuna yansıyan açıklamalarıyla da dolaylı olarak doğrulanıyor.” denildi.

Çelişkili veriler ve sessiz kalan Valday: Putin’in konutuna saldırı iddiası çöktü Haber

Çelişkili veriler ve sessiz kalan Valday: Putin’in konutuna saldırı iddiası çöktü

ABD merkezli düşünce kuruluşu Savaş Araştırmaları Enstitüsü (ISW), Rusya’nın "Ukrayna, Putin’in Valday’daki konutuna SİHA saldırısı düzenledi" iddiasını yalanladı. Analistler, Kremlin’in hiçbir kanıt sunamadığı bu "sahte saldırı" haberini, barış girişimlerini reddetmek ve masadan kalkmak için bir bahane olarak kullanabileceği uyarısında bulundu. ISW yayımladığı yeni raporda, Rusya Federasyonu tarafından ortaya atılan "başkanlık konutuna saldırı" iddiasını mercek altına aldı. ISW uzmanları, Rusya’nın iddialarının hem teknik verilerle çeliştiğini hem de sahada hiçbir somut karşılığının bulunmadığını belirtti. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, 28 Aralık’ı 29 Aralık’a bağlayan gece Ukrayna ordusunun Putin’in konutunu hedef alan 91 uzun menzilli SİHA fırlattığını öne sürmüştü. Ancak ISW analistleri, Ukrayna’nın gerçekleştirdiği saldırıların genellikle fotoğraf, video, resmi açıklamalar veya medya haberleriyle doğrulanabildiğini, buna karşın Valday’daki konuta yönelik saldırıya dair hiçbir görsel ya da yerel haber bulunmadığına dikkat çekti. RUS YETKİLİLERİN AÇIKLADIĞI VERİLER ÇELİŞİYOR Raporda ayrıca, Lavrov’un açıklamalarının Rusya Savunma Bakanlığının verileriyle de çeliştiğine dikkat çekildi. Lavrov 89 İHA’nın düşürüldüğünü iddia ederken, Savunma Bakanlığı aynı gece Novgorod bölgesi üzerinde 47 İHA’nın imha edildiğini bildirdi. ISW’ye göre bu tutarsızlıklar, iddiaların güvenilirliğini daha da zayıflatıyor. Ayrıca Kremlin de saldırıya dair herhangi bir kanıt sunmuş değil. YEREL HALK PATLAMA SESLERİ DUYMADI Rus muhalif yayın organı Sota tarafından yapılan bir araştırma da saldırı iddiasını yalanlayan başka bir bulguya ulaştı. Valday bölgesinde yaşayan sakinlerle yapılan görüşmelerde, halkın o gece ne bir SİHA sesi ne de hava savunma sistemlerinin çalışma gürültüsünü duymadığı ortaya çıktı. 91 SİHA’nın dahil olduğu iddia edilen bir operasyonun, bölge halkı tarafından fark edilmemesinin mümkün olmadığı vurgulandı. RUSYA BARIŞ MÜZAKERELERİNİ BALTALAMAK İSTİYOR ISW analistleri, özellikle Florida'daki Trump-Zelenskıy zirvesinin ardından barış planının yüzde 90 oranında tamamlandığına dair açıklamalar gelirken, Kremlin’in bu tür kanıtsız iddiaları, barış müzakereleri ya da ateşkes girişimlerinden uzak durmayı gerekçelendirmek amacıyla kullanabileceği uyarısında bulundu. ZELENSKIY: RUSLARIN TİPİK YALAN TAKTİKLERİ Lavrov'dan gelen Putin'in konutuna saldırı girişimi iddiasını değerlendiren Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodomır Zelenskıy, Rusya’nın barışa yönelik diplomatik çabaları baltalamaya çalıştığını vurgulayarak şu ifadeleri kullanmıştı: Rusya yine tehlikeli açıklamalarla Başkan Trump'ın ekibiyle ortak diplomatik çabalarımızın tüm başarılarını baltalamaya çalışıyor. Barışı yaklaştırmak için birlikte çalışmaya devam ediyoruz. Bu sözde 'konut saldırısı' hikayesi, Kıyiv dahil Ukrayna'ya yönelik ek saldırıları ve Rusya'nın savaşı sona erdirmek için gerekli adımları atmayı reddetmesini meşrulaştırmak için uydurulmuş bir yalandır. Tipik Rus yalanları. Dahası, Ruslar geçmişte de Kıyiv'i, Bakanlar Kurulu binası dahil, hedef almıştı. Ukrayna, diplomasiyi baltalayabilecek adımlar atmaz. Aksine, Rusya her zaman bu tür adımlar atar. Bu, aramızdaki birçok farktan biridir. Dünyanın şu anda sessiz kalmaması çok önemlidir. Rusya'nın kalıcı barışın sağlanmasına yönelik çalışmaları baltalamasına izin veremeyiz.

Ukrayna Milletvekili Çiygöz: Kırım Tatar halkı 12 yıldır açıkça 'Kırım Ukrayna’dır' diyor Haber

Ukrayna Milletvekili Çiygöz: Kırım Tatar halkı 12 yıldır açıkça 'Kırım Ukrayna’dır' diyor

Ukrayna-Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Eş Başkanı ve Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz, Rusya-Ukrayna savaşı kapsamında gündeme gelen barış girişimlerine ilişkin, Kırım Haber Ajansına (QHA) konuştu. Çiygöz, son dönemde tarafların kendi taleplerini dayatmaya çalıştığını belirterek, Ukrayna’nın sunduğu önerilerin ise uluslararası hukukla uyumlu olduğunu vurguladı. "PUTİN’İN SAVAŞI DURDURMAK YA DA ATEŞKESE GİTMEK GİBİ BİR NİYETİ YOK" Kırım’dan vazgeçilmesinin Ukrayna halkı tarafından asla kabul edilmeyeceğini vurgulayan Çiygöz, “Böyle bir karar Ukrayna Parlamentosundan da geçmez. Putin’in savaşı durdurmak ya da ateşkese gitmek gibi bir niyeti yok. Bu şartlarda nasıl bir barıştan söz edilebilir?” şeklinde konuştu. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump’ın açıklamalarına da değinen Çiygöz, Trump’ın Putin’le anlaşmasının zor olduğunu savunarak, “Trump bugün söylediğini yarın değiştirebilir. Ancak Ukrayna’nın başka bir seçeneği yok. Kendi topraklarını ve özgürlüğünü savunmanın yolunu bulmak zorundadır.” dedi. “KIRIM UKRAYNA’DIR” Kırım Tatar halkının tutumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çiygöz, “Kırım Tatar halkı 12 yıldır açıkça şunu söylüyor: Kırım Ukrayna’dır. Bu bir slogan değil, gerçeğin ta kendisidir. Bu mesele halkımızın geleceğiyle ilgilidir.” ifadelerini kullandı. Rusya yönetimi altında Kırım Tatar halkının geleceğinin olmadığını belirten Çiygöz, bu durumu uluslararası ortaklara anlatmaya çalıştıklarını söyledi. Türkiye’de de Kırım Tatar halkının sesini duyurmaya gayret ettiklerini vurgulayan Çiygöz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuyu her platformda gündeme getirmesinin önemine dikkati çekti. “TÜRKİYE YAPICI VE DENGELİ BİR TUTUM SERGİLEDİ” Türkiye’nin savaş sürecindeki rolüne de değinen Çiygöz, İstanbul’da gerçekleştirilen müzakereleri hatırlatarak, Türkiye’nin samimi ve yapıcı bir tutum sergilediğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hiçbir zaman Ukrayna’ya belirli şartları dayatmadığını vurgulayan Ahtem Çiygöz, “Her zaman Ukrayna’nın özgürlüğünün ve toprak bütünlüğünün korunması gerektiğini dile getirdi. Kırım’ın ve Kırım Tatarlarının durumunu çok iyi anladığını gösterdi.” dedi. Çiygöz ayrıca, “Sesimizi her zaman doğrudan Avrupa’ya, ABD’ye ya da Ukrayna yönetimine ulaştıramayabiliriz. Ancak halkın sesinin güçlü çıkması için Türkiye’nin, özellikle Sayın Erdoğan’ın rolü çok büyüktür.” değerlendirmesinde bulundu. Trump’ın Kırım’a ilişkin tartışmalı açıklamalarını da değerlendiren Çiygöz, “Bu sözler bilgisizlik olarak yorumlanabilir. Ancak mesele bu değil. Eğer bu süreçte Kırım Tatarlarının sesi duyulursa ve Türkiye bu talepleri uluslararası platformlarda dile getirirse, halkımızın beklentileri çok daha güçlü karşılık bulacaktır” vurguladı.

Rus istihbaratı, dondurulmuş varlıklar nedeniyle Belçikalı politikacıları ve finansörleri tehdit etti Haber

Rus istihbaratı, dondurulmuş varlıklar nedeniyle Belçikalı politikacıları ve finansörleri tehdit etti

Rus askerî istihbaratının (GRU), dondurulmuş Rus varlıklarının Ukrayna yararına kullanılmasını engellemek amacıyla Belçikalı üst düzey siyasetçilere ve finans dünyasının liderlerine yönelik bir "korkutma ve şantaj" kampanyası yürüttüğü ortaya çıktı. Hedefteki isimler arasında dünyanın en büyük menkul kıymetler saklama kuruluşlarından biri olan Euroclear'ın CEO'su Valerie Urbain ve Belçika Başbakanı Bart De Wever de bulunuyor. Birleşik Krallık merkezli The Guardian gazetesinin Avrupa istihbarat servislerinden sızan bilgilere dayanarak hazırladığı habere göre; Rusya Silahlı Kuvvetleri Genelkurmayına bağlı İstihbarat Genel Müdürlüğü (GRU) dondurulmuş Rus varlıkların büyük bir kısmına ev sahipliği yapan Euroclear üzerinde yoğun bir baskı kurdu. İlgili habere göre; Euroclear CEO'su Valerie Urbain ve diğer üst düzey yöneticilerin doğrudan tehdit edildiği belirtiliyor. İstihbarat kaynakları, Rusya'nın "açık bir korkutma taktiği" izlediğini, ancak tehditlerin somutluk derecesi konusunda Avrupa güvenlik birimleri arasında tartışmaların sürdüğünü ifade ediyor. BELÇİKA BAŞBAKANI: “PUTİN BUNU SAKİNCE KABUL ETMEZ” Haberde ayrıca Belçika Başbakanı De Wever, La Libre gazetesine verdiği mülakatta Rusya'nın doğrudan kendisini ve ülkesini hedef aldığını itiraf ettiğini hatırlatıldı. De Wever, Moskova'nın şu mesajı verdiğini aktardı: "(Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin'in Rus varlıklarına el konulmasını sakince kabul edeceğine kim inanır? Moskova bize net bir şekilde bildirdi: Eğer bu varlıklara el konulursa, Belçika ve şahsen ben bunun sonuçlarını sonsuza kadar hissedeceğiz." Başbakan, Rusya'nın misilleme olarak Rus bankalarında dondurulan Batılı fonlara el koyabileceğini ve Rusya'da faaliyet gösteren Batılı şirketleri kamulaştırabileceğini belirtti. RUSYA’DAN 18 TRİLYON RUBLELİK DAVA Rusya, sadece istihbarat kanallarıyla değil, yargı yoluyla da baskıyı artırıyor. Aralık ayı başında Rusya Merkez Bankası, Euroclear aleyhine Moskova Tahkim Mahkemesi'nde 18,1 trilyon rublelik dev bir dava açtı. Rus yetkililer, bu davanın "Euroclear'ın hukuka aykırı eylemleri nedeniyle Rusya'nın uğradığı zararlar" ve Avrupa Birliği (AB) Komisyonu'nun bu varlıkları Ukrayna için kullanma planlarına bir yanıt olduğunu savunuyor. BELÇİKA’NIN “ORTAK SORUMLULUK” ŞARTI Euroclear'a ev sahipliği yapan Belçika, resmî olarak Rus varlıklarının doğrudan müsadere edilmesine karşı temkinli duruşunu koruyor. Başbakan De Wever, bu varlıkların bir gün Ukrayna için kullanılacağını kabul etse bile olası bir finansal dalgalanmaya karşı yeterli garantilerin sağlanması ve Rusya'nın misilleme riskine karşı tüm AB ülkelerinin ortak sorumluluk alması şeklinde iki temel şart sunuyor.

AB Yüksek Temsilcisi Kallas: Donbas, Rusya için nihai hedef değil Haber

AB Yüksek Temsilcisi Kallas: Donbas, Rusya için nihai hedef değil

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Rusya’nın Donbas’ta durmayı planlamadığını ve bu nedenle Ukrayna’nın diğer bölgeleri koruyacak güvenilir güvenlik garantilerine ihtiyaç duyduğunu ifade etti. AB Dışişleri Konseyi toplantısı öncesinde açıklama yapan Kallas, önlerinde yoğun bir diplomatik hafta olduğunu belirterek, özellikle Ukrayna’ya sağlanacak finansman konusunun bu hafta açısından belirleyici olacağını ifade etti. Konuşmasında ayrıca Donbas’ın Putin için nihai bir hedef olmadığını hatırlatan Kallas, “Eğer Donbas düşerse, bu bir kalenin düşmesi anlamına gelir ve ardından tüm Ukrayna’yı ele geçirmeye çalışırlar. Ukrayna düşerse, diğer bölgeler de tehlike altına girer. Tarih bunu bize defalarca gösterdi ve tarihten ders almalıyız.” dedi. Avrupalı liderlere gerçekleri açıkça dile getirme çağrısında bulunan Kallas, “Bir saldırgan var, bir de kurban. Güvenlik garantilerine ihtiyaç duyan taraf Ukrayna’dır, Rusya değil.” diye konuştu. Son 100 yılda Rusya’nın en az 19 ülkeye saldırdığını hatırlatan Kallas, bu ülkelerden hiçbirinin Rusya’ya saldırmadığını vurgulayarak, Moskova’nın güvenlik garantilerine değil, diğer ülkelerin korunmaya ihtiyacı olduğunu söyledi. Kallas ayrıca, ülkelerin NATO’ya katılma isteğinin temel nedeninin Rusya tehdidi olduğuna dikkat çekti. İsveç ve Finlandiya’nın yanı sıra Baltık ülkelerinin de bu nedenle NATO’ya üye olduklarını belirten AB Yüksek Temsilcisi, “Eğer NATO üyeliği mümkün değilse ya da dışlanıyorsa, o zaman güvenlik garantilerinin kâğıt üzerinde kalmaması gerekir. Bunlar gerçek birlikler, gerçek yetenekler olmalı ki Ukrayna kendini savunabilsin.” ifadelerini kullandı.

Trump, Tomahawk füzelerinin tedarikini rafa mı kaldırdı? Haber

Trump, Tomahawk füzelerinin tedarikini rafa mı kaldırdı?

ABD Başkanı Donald Trump, Rus saldırıları altındaki Ukrayna'ya tedarik edilmesi planlanan Tomahawk füzeleri hakkında yeni bir açıklamada bulundu. One Air Force uçağında gazetecilerin sorularına yanıt veren Trump, Ukrayna'ya Tomahawk füzesinin sevkiyatını henüz düşünmediğini söyledi. "ŞU ANDA DÜŞÜNMÜYORUM" Daha önceki açıklamalarında Ukrayna'nın talebi üzerine Tomahawk tedarik edileceği yönünde taahhütte bulunan Trump, gazetecinin bunu düşünüp düşünmediğine ilişkin sorusuna, "Hayır, aslında değil. Şu anda düşünmüyorum." yanıtını verdi. Beyaz Saray Youtube kanalının basın mensuplarına dayandırdığı habere göre Trump, bunun gelecek günlerde değişebileceğini de sözlerine ekledi. "PUTİN İÇİN ZORLU BİR SAVAŞ OLDU" Savaş suçlusu Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Ukrayna'daki savaşı sona erdirmeyi düşünmediği için ABD'nin Rusya'ya daha fazla baskı yapması konusunda bardağı taşıran son damlanın ne olacağı soruldu. Trump, "Bardağı taşıran son damla yok. Bazen her şeyin kendi kendine bitmesini beklemek gerekir ve onlar da bitiyor. Putin için zorlu bir savaş oldu, çok sayıda asker kaybetti, belki bir milyon. Ukrayna için de zor oldu. İkisi için de zor oldu." ifadelerini kullandı. Öte yandan dondurulmuş Rus varlıklarının Ukrayna yararına kullanılmasının da Avrupa'nın meselesi olduğunu vurgulayan Trump, "Sanırım Avrupa ve Rusya görüşüyor. Ben bu görüşmelere dahil değilim." dedi. TRUMP, SÖZDE TEDARİK TAAHHÜTÜNÜ YENİDEN ASKIYA ALDI Ukrayna-Rusya Savaşı hususunda sıklıkla tutumunu değiştiren veya Ukrayna'nın lehine kazanılacak sonuçların yolunu rafa kaldıran Trump, daha nce yeşil ışık yaktığı Tomahawk füzelerinin sevkiyatını da erteledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.