SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Recep Tayyip Erdoğan

QHA - Kırım Haber Ajansı - Recep Tayyip Erdoğan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Recep Tayyip Erdoğan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ankara-Kıyiv hattında 34 yıllık güven: Stratejik ortaklıktan küresel arabuluculuğa Haber

Ankara-Kıyiv hattında 34 yıllık güven: Stratejik ortaklıktan küresel arabuluculuğa

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) dağılmasının ardından Türkiye, 16 Aralık 1991’de Ukrayna’yı tanıyan ilk ülkelerden biri oldu. İki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler ise 3 Şubat 1992 tarihinde resmen kuruldu. Ankara ile Kıyiv, ilişkilerini 2011'de kurulan Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey (YDSK) mekanizmasıyla "stratejik ortaklık" seviyesine yükseltti. İki ülke arasında ekonomik ve beşeri ilişkilerin güçlendirilmesi hedefi doğrultusunda 1 Haziran 2017'de kimlikle seyahat rejimi uygulamaya konuldu. Türkiye ile Ukrayna, Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa Konseyi ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) gibi uluslararası platformlarda da birbirini çoğu konuda destekliyor. Rusya'nın 2014'te Kırım'ı işgal etmesinin ardından Türkiye, Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü savunarak yasa dışı ilhakı tanımadı. Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliği görevini Nariman Celâl yürütüyor, Türkiye'nin Kıyiv Büyükelçiliği görevinde ise Mustafa Levent Bilgen bulunuyor. BARIŞ MÜZAKERELERİNİN KÜRESEL KARARGÂHI: TÜRKİYE Türkiye, Rusya'nın 24 Şubat 2022 tarihinden bu yana Ukrayna'ya yönelik yürüttüğü topyekûn işgal girişimi ve saldırılarında iki ülke ile iletişim kurabilen ve aynı masada oturtmayı başarabilen nadir ülkelerden biri oldu. Şubat 2022'de başlayan savaşın hemen ardından Rusya ile Ukrayna'yı aynı yıl içinde hem Antalya hem de İstanbul'da aynı masada bir araya getiren Türkiye, savaşın devam ettiği ve gıda konusunda sorunlara yol açtığı dönemde yine devreye girdi. KARADENİZ TAHIL GİRİŞİMİ İSTANBUL’DA İMZALANDI Türkiye'nin arabuluculuktaki yükselen rolü ve tarafları uzlaşma noktasına çekebilme kapasitesi, kısa süre sonra "Karadeniz Tahıl Girişimi" anlaşmasıyla sonuçlandı. BM, Rusya, Türkiye ve Ukrayna, 22 Temmuz 2022'de İstanbul'da düzenlenen törende "Karadeniz Tahıl Girişimi" anlaşmasını imzaladı. DİPLOMASİ VE ESİR TAKASLARI Türkiye, Ukrayna ile Rusya arasında önemli bir savaş esiri takası için de arabuluculuk yaptı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın girişimiyle Eylül 2023'te Rusya ile Ukrayna arasında savaş esiri takası gerçekleştirildi. Ankara, savaşın bitmesi için 2025'te de yoğun diplomasi trafiği yürüttü. Bunun sonucunda taraflar, uzun süre sonra İstanbul'da aynı masaya oturtuldu. Rusya ile Ukrayna arasında İstanbul'daki Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde 16 Mayıs 2025'te müzakereler yapıldı. İki taraf, müzakerelerde "bine karşı bin kişilik" kapsamlı esir takasının yapılması ve olası ateşkese yönelik görüşlerin ayrıntılı sunulmasının ardından da müzakerelerin sürdürülmesi konusunda mutabık kaldı. İki ülkenin, İstanbul'da üzerinde anlaştığı esir takasının, 25 Mayıs 2025'te tamamlandığı duyuruldu. Taraflar, ikinci görüşme için yine İstanbul'u seçti. 2 Haziran'da İstanbul'da yapılan müzakereler sonucunda 6 bin Ukrayna askerinin dondurulan cesetlerinin teslimi, ağır hasta ve yaralı askerler ile 25 yaş altındaki esir askerlerin takası konusunda anlaşmaya varıldı. Temmuz'da 3. tur için adres olarak yine İstanbul'u belirleyen taraflar, hem Rusya hem Ukrayna'dan yaklaşık bin 200 kişilik bir takas daha yapılması ve 3 yıldan uzun süredir esir olarak tutulan kişilerin serbest bırakılması gibi hususlarda anlaştı. LİDERLER DÜZEYİNDE GÜÇLÜ İLETİŞİM Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, savaşın başlamasının ardından birçok defa Türkiye'yi ziyaret ederek temaslarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan da Ağustos 2022'de savaşın sürdüğü dönemde Ukrayna'nın Lviv şehrini ziyaret etti.

Cumhuriyet tarihinde bir ilk: Türkiye'nin turizm geliri 65,2 milyar dolarla rekor kırdı Haber

Cumhuriyet tarihinde bir ilk: Türkiye'nin turizm geliri 65,2 milyar dolarla rekor kırdı

Türkiye turizminde uzun süredir beklenen büyük eşik aşıldı. 2025 yılı verileri hem gelirde hem ziyaretçi sayısında Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyelerine ulaşıldığını ortaya koydu. Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında 2025 yılının dördüncü çeyrek verilerini kamuoyuyla paylaştı. Bakan Ersoy, Türkiye’nin 2025 yılı turizm gelirini 65 milyar 231 milyon dolar olarak açıklarken 2026 yılında 68 milyar dolar gelir hedeflendiğini duyurdu. Ersoy, konuşmasında Türkiye'nin geçtiğimiz yıl 64 milyon ziyaretçi ağırladını söyledi. Bakan Ersoy'un açıkladığı tablo, Türk turizminin artık yalnızca bölgesel değil, küresel ölçekte bir güç haline geldiğini ortaya koydu ve sektörün de yılı tarihî bir rekorla kapattığını gösterdi. Sektörle 2026 yılında yapılan ilk buluşma olma özelliğini taşıyan toplantıda Ersoy, hem geride kalan yılın değerlendirmesini yaptı hem de Türkiye’nin turizm vizyonunun geldiği noktayı kapsamlı şekilde ortaya koydu. TÜRKİYE ARTIK KRİZLERİ YÖNETME TECRÜBESİ KAZANDI Bakan Ersoy, küresel ölçekte ekonomik ve siyasi belirsizliklerin yaşandığı bir dönemde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin yoluna kararlılıkla devam ettiğini söyledi. Dünyada 24 saat içinde bile dengelerin değişebildiğine dikkati çeken Ersoy, Türkiye’nin artık krizleri yönetme konusunda güçlü bir refleks ve ciddi bir tecrübe kazandığını ifade etti. “TÜRKİYE KÜRESEL TURİZMİN EN ÜST LİGİNDE” Bakan Ersoy, Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü verilerine göre, Türkiye’nin 2017 yılında dünyada en çok turist ağırlayan ülkeler sıralamasında 8’inci sıradayken 2024 itibarıyla 4’üncü sıraya yükseldiğini hatırlattı. Turizm gelirlerinde ise 2017’de 15’inci sırada olan Türkiye'nin 2024 yılında 7’nci sıraya çıktığını belirtti. Bu tablonun, Türkiye’nin artık turizmde küresel bir oyuncu haline geldiğinin açık göstergesi olduğunu vurgulayan Ersoy, göreve geldikleri günden bu yana turizm vizyonunu ülkenin tüm potansiyelini kapsayacak şekilde yeniden kurguladıklarını söyledi. Deniz-kum turizminin ötesine geçildiğini belirten Ersoy; kültür ve inanç turizmi, doğa ve ekoturizm, arkeoloji, sağlık ve termal, gastronomi, kongre-fuar, kruvaziyer ve kış turizmi gibi birçok alanda çeşitliliğin katlanarak arttığını ifade etti. “GELECEĞE MİRAS” VE TANITIM HAMLESİ Bakan Ersoy, “Geleceğe Miras” vizyonu ve Gece Müzeciliği uygulamalarının dünyada yalnızca sayılı ülkelerin başarabildiği işler arasında yer aldığını, Türkiye’nin ise bu alanda en başarılı örneklerden biri haline geldiğini söyledi. Tanıtım stratejisinde kullanılan “mini dizi” modelinin de küresel ölçekte büyük başarı yakaladığını belirten Ersoy, "An Istanbul Story" dizisinin tek bir bölümünün 32 milyon izlenmeye ulaştığını, en düşük izlenen içeriğin bile 10 milyon görüntülenme aldığını vurguladı. Bakan Ersoy, turizmde elde edilen bu başarının arkasında büyük bir emek ve yoğun bir ekip çalışması olduğunu belirterek sektör temsilcilerinden tur operatörlerine, rehberlerden otel çalışanlarına kadar herkese teşekkür etti. Ersoy, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının (TGA) bu başarıdaki rolüne de konuşmasında özel bir vurgu yaptı. TURİZM GELİRİ 65,2 MİLYAR DOLARA ÇIKTI Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, konuşmasında bir sunum yaparak turizmde ulaşılan noktayı tüm ayrıntılarıyla anlattı. Rakamlara yansıyan başarıyı net biçimde ortaya koyan sunumda paylaşılan verilere göre Türkiye’nin turizm geliri 2025 yılında 65 milyar 231 milyon dolar oldu. Bu rakam, 2024 yılına göre yüzde 6,8 artış anlamına gelirken 2017 yılına kıyasla artış oranı yüzde 109 olarak gerçekleşti. Turizm geliri 2017'de 31,254 milyar dolardan 2024’te 61,103 milyar dolara, 2025’te ise 65,231 milyar dolara yükseldi. Böylece Türkiye, turizm gelirinde tarihinin en yüksek seviyesini yakalamış oldu. Bakan Ersoy'un 2025 yılı için “Turizmde Yeni Rekorlar” başlığı altında ekrana yansıttığı tabloda geçtiğimiz senenin 64 milyon ziyaretçi ve 65,2 milyar dolar gelir ile tamamlandığı vurgulandı. ZİYARETÇİ SAYISI 64 MİLYONA DAYANDI Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un aktardığı verilere göre, Türkiye’yi 2025 yılında ziyaret eden toplam ziyaretçi sayısı 63 milyon 941 bin olarak kaydedildi. Bu rakam, 2024 yılına göre yüzde 2,7, 2017 yılına göre ise yüzde 68 artış olarak kayda geçti. Ziyaretçi sayısı 2017’de 37 milyon 970 binden, 2024'te 62 milyon 270 bine, 2025 yılında ise 63 milyon 941 bine yükseldi. Türkiye’ye 2025 yılında en çok ziyaretçi gönderen ilk üç ülke ise 6,90 milyon ile Rusya Federasyonu, 6,75 milyon ile Almanya, 4,27 milyon ile Birleşik Krallık oldu. KİŞİ BAŞI HARCAMA 100 DOLARA ÇIKTI Kişi başı gecelik ortalama harcama ise 2025 yılında tüm ziyaretçiler için 100 dolar seviyesine ulaştı. Bu rakam 2024’te 96,5 dolar, 2017’de de 73,8 dolardı. Sunumdaki ayrıntılı dağılıma göre; yabancı ziyaretçilerin kişi başı gecelik harcaması 114 dolar, yurt dışı yerleşik vatandaşların kişi başı gecelik harcaması 64,4 dolar, tüm ziyaretçiler ortalaması ise 100 dolar oldu. Bu kalemde 2017-2025 döneminde artış oranı yabancı ziyaretçilerde yüzde 38, tüm ziyaretçilerde yüzde 36 olarak gerçekleşti. Türkiye’de 2025 yılında turistlerin ortalama kalış süresi de 10,7 gece olarak gerçekleşti. 2026 HEDEFİ: 68 MİLYAR DOLAR Bakan Ersoy'un toplantıda paylaştığı hedeflere göre, Türkiye'nin 2026 yılı turizm geliri 68 milyar dolar seviyesinde bekleniyor. Hem ana pazarlarda hem de uzak pazarlarda çift haneli büyüme beklentisinin vurgulandığı toplantıda, 2025 yılının hem toplam gelir hem kişi başı harcama hem de toplam ziyaretçi sayısı açısından Türkiye turizm tarihinin en yüksek seviyelerinin görüldüğü yıl olarak kayıtlara geçtiği ortaya çıktı.

Erdoğan–Mirziyoyev Zirvesi: Kardeşlik, stratejik iş birliği ve ortak gelecek vurgusu Haber

Erdoğan–Mirziyoyev Zirvesi: Kardeşlik, stratejik iş birliği ve ortak gelecek vurgusu

Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev 29 Ocak 2026 tarihinde Türkiye’ye resmî ziyarette bulundu. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Mirziyoyev ile bir araya gelerek Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin (YDSK) dördüncü toplantısına başkanlık etti. Görüşmelerin ardından iki ülke arasında çeşitli alanları kapsayan anlaşmalar imzalanırken, liderler ortak basın toplantısı düzenledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev ve beraberindeki heyeti “ikinci vatanlarında” ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, bu yıl 1996’da imzalanan Ebedi Dostluk ve İşbirliği Anlaşması’nın 30. yıl dönümünün idrak edildiğini hatırlattı. Erdoğan, Özbekistan’ın Mirziyoyev’in güçlü liderliği ve köklü devlet geleneğiyle Orta Asya’da bölgesel entegrasyon açısından öncü bir rol üstlendiğini vurguladı. “TÜRKİYE, TÜRKİSTAN’IN REFAHINA KATKI SUNMAYA DEVAM EDECEK” Türkiye ile Özbekistan arasındaki ilişkilerin kapsamlı stratejik ortaklık seviyesine yükseltildiğini belirten Erdoğan, imzalanan anlaşmalarla gelecek döneme ilişkin yol haritasının belirlendiğini söyledi. Erdoğan, siyasi, ekonomik, kültürel, beşerî ve bölgesel tüm alanlarda ortak hedeflerin hayata geçirilmesi için iki ülke kurumlarının yakın iş birliği içinde çalıştığını ifade etti. Ticaret ve yatırım alanına da değinen Erdoğan, son 10 yılda iki ülke arasındaki ticaret hacminin üç kat arttığını belirterek, 5 milyar dolarlık yeni hedefe kısa sürede ulaşılacağına inandığını söyledi. Türk şirketlerinin Özbekistan’da 5 milyar doları aşan yatırımlarla ilk üç yatırımcı arasında yer aldığını vurgulayan Erdoğan, Türkiye’nin Türkistan’ın refahına katkı sunma konusundaki kararlılığını yineledi. “EDEBİ KARDEŞLİĞİN KALICI SİMGESİ” Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) bünyesindeki iş birliğinin güçlendiğine dikkat çekerek, 15 Aralık’ın Dünya Türk Dili Ailesi Günü ilan edilmesinde Mirziyoyev’in önemli katkıları olduğunu kaydetti. Ayrıca Özbekistan’ın, 6 Şubat depremleri sonrası Türkiye’ye verdiği destekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Erdoğan, Hatay’ın Arsuz ilçesinde TOKİ tarafından inşa edilen konutlardan 308’inin Özbekistan tarafından üstlenilmesini “ebedi kardeşliğin kalıcı bir simgesi” olarak nitelendirdi. “DİLDE, FİKİRDE, İŞTE BİRLİK” Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyük Özbek şairi merhum Abdülhamid Süleyman Çolpan'ın "Ey bizi uyandıran üstadımız" diyerek selamladığı Kırım Tatar aydını, büyük fikir insanı, Tercüman gazetesinin kurucusu İsmail Gaspıralı'nın işaret ettiği "dilde, fikirde, işte birlik" hedefine doğru emin adımlarla ilerleyeceklerini kaydetti. "Yürek yüreğe verdiğimiz müddetçe Allah'ın izniyle içinde bulunduğumuz asra Türk dünyasının mührünü vuracağımızdan eminiz." diyen Erdoğan, Özbekistan'ın, İsrail'in Gazze ve Filistin'in işgal altındaki diğer bölgelerine yönelik saldırılarında da ilkeli bir tutum sergilediğini vurguladı. “HİÇBİR MESAFE KARDEŞLİĞİMİZİ ZEDELEYEMEZ” Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev ise ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, Türkiye’nin sadece bölgesel değil küresel ölçekte de etkisini artırdığını belirterek, “Ülkeniz kelimenin tam anlamıyla dünyanın yeni jeopolitik güç merkezlerinden biri haline geliyor.” dedi. Mirziyoyev, “Türkiye Yüzyılı” vizyonunun kararlılıkla hayata geçirildiğini ve Ankara’nın uluslararası arenada daha güçlü bir ses haline geldiğini vurguladı. Türkiye ile Özbekistan arasındaki ilişkilerin ortak dil, ortak kültür ve ortak değerler temelinde yükseldiğini ifade eden Mirziyoyev, iki ülke arasında hiçbir mesafenin kardeşliği zedeleyemeyeceğini söyledi. Ziyaretin, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın daha da derinleşmesine katkı sağlayacağını belirten Mirziyoyev, 2026 yılında ikili ilişkilerin tüm alanlarda daha hızlı gelişmesi konusunda mutabık kalındığını açıkladı. ÖZBEKİSTAN’IN HATAY’DA İNŞA ETTİĞİ DEPREM KONUTLARININ ANAHTARLARI TESLİM EDİLDİ Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Cumhurbaşkanı Mirziyoyev, Hatay’da Özbekistan tarafından inşa edilen deprem konutlarının anahtarlarını hak sahiplerine teslim etti. Tören kapsamında bazı ailelere yeni evlerinin anahtarları bizzat iki lider tarafından verildi. Ortak basın toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev, kültürel ve beşerî alanlardaki ilişkilerin daha da geliştirilmesi konusunda mutabık kaldıklarını belirterek; tiyatro, sinema haftaları, sergiler ve inanç turizmi gibi alanlarda ortak çalışmalar yürütüleceğini söyledi. Mirziyoyev, müzakereler sonucunda varılan tüm mutabakatların zamanında hayata geçirilmesi için kapsamlı bir yol haritasının onaylanacağını ifade etti. Mirziyoyev, İstanbul’da Özbekistan Devlet Okulu’nun temel atma törenine tanıklık ettiklerini hatırlatarak, Türkiye’de ilk kez bir Özbek okulunun inşa edilmesinin iki ülke arasındaki eğitim iş birliğinin yeni bir aşamaya ulaştığını gösterdiğini dile getirdi. Taşkent’te Uluslararası Türk Devletleri Üniversitesi’nin açıldığını, Ali Şir Nevai Üniversitesi bünyesinde Yunus Emre Enstitüsü faaliyetlerinin başlatıldığını aktaran Mirziyoyev, Taşkent’teki Türk okulunun genişletilmesi için ek arsa tahsis edilmesi konusunda da anlaşmaya varıldığını söyledi. “DOST KARA GÜNDE BELLİ OLUR” İstanbul’da inşa edilecek 600 kişilik Özbek okulunun, Türkiye’de yaşayan Özbek vatandaşların çocuklarının ana dillerinde eğitim görmeleri açısından önemli bir imkân sunacağını belirten Mirziyoyev, “Bu, atalarımızın ‘okul dünyanın en yüce yapısıdır’ anlayışıyla örtüşmektedir.” dedi. Hatay’daki Özbekistan Mahallesi’nin açılışına katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Mirziyoyev, 6 Şubat depremlerinin Türk halkı için büyük bir sınav olduğunu vurgulayarak, “Dost kara günde belli olur” atasözünü hatırlattı. Depremlerin ardından Özbekistan’dan çok sayıda arama kurtarma ekibinin Türkiye’ye geldiğini belirten Mirziyoyev, bu desteğin “kardeşlik görevi”nin bir gereği olduğunu söyledi. Hatay’da inşa edilen deprem konutlarının ebedi dostluğun bir simgesi olacağını ifade eden Mirziyoyev, Hataylı bir heyeti Nevruz Bayramı’nda Özbekistan’a davet etti. Program kapsamında Mehteran Birliği, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası ve Türk Dünyası Müzik Topluluğu dinletiler sunarken, Türkiye Halk Oyunları Federasyonu Ulusal Gösteri Topluluğu da sahne aldı. Programın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev ve eşi Ziroat Mirziyoyeva onuruna yemek verdi. BAKIRKÖY’DE ÖZBEKİSTAN DEVLET OKULU AÇILIYOR Öte yandan İstanbul Bakırköy’de inşa edilmesi planlanan Özbekistan Devlet Okulu için “Taş Koyuş” merasimi düzenlendi. Törene Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Mirziyoyev Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nden video konferans yöntemiyle bağlandı. Protokol üyeleri ile Türk ve Özbek çocukların birlikte temel taşının üzerindeki örtüyü kaldırmasıyla tören alkışlar eşliğinde sona erdi.

Bakan Fidan açıkladı: Ukrayna'da ateşkes sonrasında Türkiye sorumluluk alacak mı? Haber

Bakan Fidan açıkladı: Ukrayna'da ateşkes sonrasında Türkiye sorumluluk alacak mı?

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan,Gönüllüler Koalisyonu toplantısının ardından Türkiye’nin Paris Büyükelçiliğinde basın mensuplarına değerlendirmelerde bulundu. Paris’te düzenlenen Ukrayna konulu zirveyi “önemli” olarak nitelendiren Fidan, savaşın sona ermesine yönelik müzakerelerde dikkat çekici bir aşamaya gelindiğini vurguladı. FİDAN: BARIŞIN ANAHTARI OLAN BİRTAKIM ALANLAR FEVKALADE BİR ŞEKİLDE TARTIŞILDI Zirveye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı temsilen katıldığını belirten Bakan Fidan, "Ülkelere ilaveten burada Avrupa Birliği, NATO gibi kurumlar da vardı, onların yöneticileri de vardı. Önemli konular tartışıldı. Şunun altını çizmekte fayda var; son 4 yıldır devam eden bu savaşta bence kalıcı bir barışa oldukça yakın bir durumdayız diye düşünüyorum. En azından barışın anahtarı olan birtakım alanların fevkalade bir şekilde tartışıldığını görüyoruz." diye konuştu. Süreç içerisinde Türkiye'nin de katkıları olduğunun altını çizen Fidan, "Şimdi bizim gördüğümüz; bu sadece Ukrayna'da savaşı bitiren bir barış anlaşması olmayacak, imzalanması durumunda. Bu aynı zamanda, yeni dönemde Rusya ile Avrupa arasındaki barışın modalitelerini de uzun dönemde belirleyecek olan anlaşma olacak. Aynı zamanda Rusya'nın bölge politikalarını da bundan sonra belirleyecek kapsamlı bir anlaşma olacağını değerlendiriyorum, olması durumunda." ifadelerini kullandı. Ele alınan konulara değinen Fidan, gelinen noktada barış anlaşmasının imzalanması durumunda ateşkesin gözetlenmesi, Ukrayna'nın caydırıcı halde tutulması ve ateşkesin bozulması durumunda alınabilecek askerî tedbirlerin neler olabileceğinin görüşüldüğünü dile getirdi. Fidan, kime hangi görevin düştüğünü, ne tür eksikliklerin olduğunu ve ülkelerin görüşlerinin tartışıldığını aktararak, şöyle devam etti: Baştan beri askerî olarak bu konu için söylemek gerekirse, özellikle Cumhurbaşkanımızın da talimatıyla silahlı kuvvetlerimiz her zaman için bir barış anında oluşturulacak deniz unsurunun Türkiye tarafından sorumluluk üstlenmesi konusunda bizim her zaman bir duruşumuz vardı. Bu konuda çok mesafe katedildiğini düşünüyorum. Karadeniz'in güvenliği, tabii ki Karadeniz'de en büyük filosu bulunan NATO üyesi olarak Türkiye'de sorumluluğun olmasından daha doğal bir konu yok. Bu konuda ciddi mesafe katedildiğini düşünüyorum. Ama inşallah barış anlaşması en kısa sürede imzalanır ve daha fazla insan kaybının önüne geçilir, bölgeye istikrar gelir. "YARALARIN SARILMASI KONUSUNDA TÜRKİYE'DEN DAHA MAHİR ÜLKE YOK" Fidan, bugünkü diğer oturumda da barış anlaşmasının imzalanmasına müteakip Ukrayna'nın ekonomik olarak nasıl ayağa kalkabileceğine ve diğer sorunların nasıl giderilebileceğine ilişkin görüşlerin ortaya koyulduğunu anlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu konuda çok hassas olduğunu belirten Fidan, "Yaraların sarılması konusunda Türkiye'den daha mahir bir ülke yok. Hem kendi yaralarımızı hem ihtiyacı olan muhtaçların yaralarını sarmada biz iyiyiz. Ekonomik yatırım, iş adamlarımızın becerisi, özellikle altyapı alanlarında bu fevkalade önemli. Yani barışın inşallah gelmesiyle beraber ekonomik canlanmanın ve kalkınmanın da oluşmasında Türkiye büyük rol oynayacak diye değerlendiriyoruz." dedi. UKRAYNA, FRANSA VE BİRLEŞİK KRALLIK UKRAYNA’YA ULUSLARARASI GÜÇ KONUŞLANDIRILMASI İÇİN BELGE İMZALADI Fransa'nın başkenti Paris'te 6 Ocak 2025 tarihinde toplanan Gönüllüler Koalisyonu zirvesi sonrasında tarihi bir imza atıldı. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, Ukrayna’ya uluslararası güç konuşlandırılması için niyet beyanı imzaladı. Ukrayna'nın savunması, yeniden inşası ve stratejik dayanıklılığını desteklemek amacıyla imzalanan belge, bölgede çok uluslu bir askerî gücün konuşlandırılmasının yolunu açıyor. İmzalanan deklarasyonla kurulması öngörülen uluslararası güç; sadece cephe hattındaki savunmayı desteklemekle kalmayacak, aynı zamanda Ukrayna'nın stratejik dayanıklılığını artırmayı ve savaş sonrası yeniden inşa süreçlerinin güvenliğini sağlamayı hedefleyecek. İşgalci Rusya'nın saldırılarına karşı bir caydırıcı güç olması beklenen söz konusu uluslararası gücün, operasyonel detaylarının önümüzdeki haftalarda netleşmesi bekleniyor.

Erdoğan: Türkiye, hem Putin hem de Zelenskıy ile doğrudan konuşabilen tek aktör Haber

Erdoğan: Türkiye, hem Putin hem de Zelenskıy ile doğrudan konuşabilen tek aktör

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bloomberg'in gündeme ilişkin sorularına yanıt verdi. Eylül 2025'te Beyaz Saray'da Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmeye atıfta bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Rusya'dan askerî teçhizat satın alması nedeniyle F-35 programından çıkarılması kararını "haksız" olarak nitelendirdi ve bu konuyu Trump'a bizzat ilettiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump'ın tekrar ABD Başkanı olmasıyla Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin daha makul ve yapıcı temellere dayalı yönde ilerlemesi için bir fırsatın ortaya çıktığını ifade etti. "TÜRKİYE'NİN, F-35 UÇAKLARINI TESLİM ALMASI VE PROGRAMA YENİDEN DAHİL EDİLMESİ GEREKLİ" F-35 konusuna ilişkin, "Türkiye'nin, ödemesini çoktan yaptığı F-35 uçaklarını teslim alması ve programa yeniden dâhil edilmesi, önemli ve gereklidir." ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun ABD ile daha iyi ilişkilere sahip olmaya ve NATO'nun savunmasına yönelik olduğuna da işaret etti. Olası F-16 Block satın alımına ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin, şartların NATO ittifakı ruhuna uygun olmasını beklediğine dikkati çekerek, Eurofighter Typhoon uçaklarının satın alınmasını da örnek gösterdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD'de Halkbank aleyhine açılan ceza davasına dair, Türkiye'nin bu iddiaları yanlış bulduğuna ve bankanın "haksız cezalarla karşı karşıya kalmaması" için görüşmelerde bulunduğuna işaret ederek, yasalarla tamamen uyumlu şekilde adil sonuca ulaşmayı umduklarını bildirdi. Türkiye ile ABD arasında enerji alanındaki ilişkilere dair, "Özellikle ABD'den olmak üzere LNG tedarikimizi önemli ölçüde artırdık." ifadesini kullanan Erdoğan, bunun Türkiye’nin tedarik zincirinde önemli bir konuma sahip olduğunu vurguladı. Erdoğan, Türkiye'nin pozisyonunun çok net olduğunun altını çizerek, "Millî çıkarlarımız ve enerji güvenliğimiz doğrultusunda hareket ediyoruz." görüşünü paylaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hidrokarbon ihtiyacının önemli bir bölümünü ithalata dayandıran bir ülke olarak, enerji güvenliğimizi etkileyebilecek tüm konularda temkinli ve dengeli bir yaklaşım izlemeliyiz." değerlendirmesinde bulundu. Türkiye'nin Ukrayna-Rusya Savaşı'nın dışında kalabilmesi sayesinde ileride yapılabilecek barış görüşmeleri için olası ev sahibi olma rolünü sürdürdüğünü vurgulayan Erdoğan, Ankara'nın aynı zamanda herhangi bir ateşkesin gözlemlenmesine de destek verebileceğini bildirdi. "TÜRKİYE, RUSYA VE UKRAYNA LİDERLERİYLE DOĞRUDAN KONUŞABİLEN TEK AKTÖR" "Türkiye, hem (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Sayın Putin hem de Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskıy ile doğrudan konuşabilen tek aktör konumunda." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin kapısının herkese açık olduğunu ve bunu hem Rus hem de Ukraynalı liderlere defalarca açık şekilde söylediğini aktardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Filistin'deki eylemlerini sert şekilde eleştirerek, Gazze'de kurulması beklenen Uluslararası İstikrar Gücü'nün Türkiyesiz bir senaryoda "meşruiyet sağlamakta zorlanacağının" altını çizdi. "Filistin tarafıyla sahip olduğumuz derin tarihsel bağlar, geçmişte İsrail ile işlettiğimiz güvenlik ve diplomasi kanalları ve bir NATO üyesi olarak bölgesel etkimiz sebebiyle böyle bir görev için kilit ülke konumundayız." değerlendirmesini yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Gazze'de kalıcı barış için her türlü sorumluluğu üstlenmeye hazır olduğu mesajını verdi.

Erdoğan: Ukrayna-Rusya Savaşı kontrolden çıkma riski taşıyor Haber

Erdoğan: Ukrayna-Rusya Savaşı kontrolden çıkma riski taşıyor

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 3 Ocak 2026 tarihinde İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen "2025 Yılı İhracat Rakamlarının Açıklanması Programı"nda bir konuşma gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, Rusya'nın 2022 yılının şubat ayında Ukrayna'ya karşı başlatmış olduğu ve hâlen devam eden topyekûn işgal girişimi ve saldırılarına da dikkat çekti. "SAVAŞIN, BİR AN ÖNCE ADİL VE SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR BARIŞLA SONA ERMESİ SAMİMİ TEMENNİMİZDİR" Erdoğan geçen seneye damgasını vuran bir diğer çatışma sahasının Karadeniz'in kuzeyi olduğunu, Ukrayna ile Rusya arasındaki savaşın 5'inci yılına girmek üzere bulunduğunu kaydetti. Savaşta yüzbinlerce insanın öldüğünü, şehirlerin yıkıldığını ve milyonlarca kişinin evini terk etmek zorunda kaldığını belirten Erdoğan, "Son aylarda savaşın Karadeniz'deki ticareti ve seyrüsefer güvenliğini tehdit eder boyutlara geldiği görülüyor. Bunun önüne geçilmesi noktasında gerekli temaslarda bulunuyoruz. Karşılıklı saldırılarda giderek kontrolden çıkma riski taşıyan bu savaşın, bir an önce adil ve sürdürülebilir bir barışla sona ermesi samimi temennimizdir." ifadelerini kullandı. "BARIŞ VE GÜVENLİK KUŞAĞI KURMANIN MÜCADELESİNİ VERİYORUZ" Erdoğan, Türkiye'nin her iki tarafla da güvene dayalı ilişkiler tesis etmiş bir ülke olduğunu ve barışa giden yolun açılması için her türlü sorumluluğu almaya hazır bulunduğunu dile getirerek, şöyle konuştu: Tüm samimiyetimizle şu hakikati her fırsatta vurguluyoruz. Biz ne rol kapma, ne şov yapma peşindeyiz ne de kan, gözyaşı, zulüm üzerinden çıkar sağlamanın hesabı içindeyiz. Çatışmalardan menfaat devşirme gibi bir anlayışımız asla olmadı, bugün de yoktur. Bizim dış politikamızın esası düşman üretmek değil dost kazanmaktır. Dostlarımızın sayısını olabildiğince çoğaltmaktır. Kavgayla kaybetmek yerine, dostlukla birlikte kazanalım istiyoruz. Gerilime yatırım yapanlara inat biz herkesin hayırına olacak bir barış ve güvenlik kuşağı kurmanın mücadelesini veriyoruz. "TÜRK DÜNYASIYLA BAĞLARIMIZI DAHA DA GÜÇLENDİRECEĞİZ" Ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 senesinde bu yöndeki gayretlerini biraz daha yoğunlaştıracaklarını ifade ederek, şöyle devam etti: Asya'dan Afrika'ya ve Latin Amerika'ya, dost ülkelerle yeni ortaklıklar tesis ederken, Türk dünyasıyla bağlarımızı daha da güçlendireceğiz. Şurası da son derece önemlidir, Türkiye'yi saf dışı bırakma girişimleri şimdiye kadar sonuçsuz kalmıştır. Türkiye'siz denklem kurulamayacağı, kurulmak istense dahi bunun uzun ömürlü olmayacağı herkes tarafından anlaşılmıştır. Fevri çıkışlar, afaki söylemler, kibirli açıklamalar eninde sonunda gerçeğin duvarına toslamış, Türkiye'nin vazgeçilmezliği defalarca kanıtlanmıştır. Türkiye'yi yanına alan kazanacak, karşısına alan kaybedecektir. Yüzünü Ankara'ya dönenler kazanacak, kıblesini şaşıranlar, kısa vadeli düşünenler, emperyalistlere lejyoner yazılanlar ise kaybedecektir. 2026'da bunun teyit ve tescil edildiğini hep beraber göreceğiz.

Türkiye, iki yeni derin deniz sondaj gemisini filosuna ekledi Haber

Türkiye, iki yeni derin deniz sondaj gemisini filosuna ekledi

Türkiye, “Çağrı Bey” ve “Yıldırım” isimlerindeki iki adet yedinci nesil ultra derin deniz sondaj gemisini enerji filosuna kattı. Karadeniz’deki gaz üretiminin artırılması ve Somali gibi yeni sahalarda yapılacak keşiflerle birlikte, Türkiye’nin enerjide tam bağımsızlık hedefine ulaşması amaçlanıyor. TÜRKİYE, DÜNYANIN EN BÜYÜK 4. FİLOSUNA SAHİP OLDU Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu hamlenin, Türkiye’yi dünyanın en büyük 4. derin deniz sondaj filosuna sahip ülke yaptığını belirterek, “Çağrı Bey"in Somali’de, “Yıldırım”ın ise Karadeniz’de görev yapacağını açıkladı. “Fatih”, “Yavuz”, “Kanuni” ve “Abdülhamid Han”’ gemilerinin ardından filosuna eklediği yüksek teknolojili gemilerle birlikte Türkiye, derin deniz sondaj kapasitesinde dünya devleri arasındaki yerini sağlamlaştırdı. GEMİLER, TÜRKİYE’NİN ENERJİ STRATEJİSİNDE BAŞ ROLÜ OYNAYACAK İki gemi, Türkiye’nin hem ulusal karasularında hem de uluslararası sulardaki enerji stratejisinde kritik roller üstlenecek. "Yıldırım" gemisinin Sakarya Gaz Sahası’nda devam eden üretimi artırmak için Karadeniz’e sevk edileceği, Ocak ayında ise Filyos Limanı’na ulaşması beklendiği bildirildi. "Yıldırım"ın ayrıca, kule montajının ardından, Mart ayının sonunda ilk kuyu tamamlama operasyonuna başlamasının hedeflendiği belirtildi. "Çağrı Bey"in ise, daha önce Somali bölgesine gönderilen Oruç Reis sismik araştırma gemisinin topladığı verileri temel alarak Somali açıklarında derin deniz sondajı gerçekleştireceği aktarılırken, Ocak ayının sonunda Somali’de gerçekleştireceği ilk operasyon için yelken açmasının planlandığı ifade edildi. GEMİLER, SON TEKNOLOJİYLE İNŞA EDİLDİ Gemilerin inşası 2024 yılında Güney Kore’de tamamlandı. 12 bin metreye kadar derin deniz sondajı yapabilen, 228 metre uzunluğa ve 42 metre genişliğe sahip 7. Nesil Devler, 200 personele yaşam alanı sunuyor. Ayrıca, gemilerde birer helikopter pisti de bulunuyor.

Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinde altın çağ: İki antlaşma imzalandı Haber

Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinde altın çağ: İki antlaşma imzalandı

II. Türkiye-Azerbaycan Yatırım Forumu, 23 Aralık 2025 tarihinde, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de başladı. Azerbaycan ve Türkiye menşeli şirketler arasında; enerji, sanayi ve yatırım alanlarındaki iş birliğini ileriye götürecek iki antlaşma imzalandı. Forum kapsamında; Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet Petrol Şirketi (SOCAR) ile Türk şirketi GAMA Enerji arasında, enerji sektöründe iş birliğine yönelik bir antlaşma imzalanırken, Türkiye ile Azerbaycan arasında, yatırım ve sanayi sektörlerinde de iş birliğini artıracak bir antlaşma imzalandı. “BİR MİLLET, İKİ DEVLET” Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanı Ömer Bolat; “Bir millet, iki devlet” ilkesine dayanan Türkiye ve Azerbaycan ilişkilerinin, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev liderliğinde en üst seviyeye çıktığına vurgu yaparak, “Siyaset, diplomasi ile birlikte ekonominin tüm alanlarında; enerji, ulaşım, tarım, ticaret, sanayi, eğitim, kültür, turizm ve sosyal sektörlerde; altın çağı yaşamaktayız” ifadelerini kullandı. Bolat, Azerbaycan’ın bağımsızlığını elde etmesinden bu yana elde ettiği başarıların ve iki ülke arasındaki ilişkilerin bir gurur kaynağı olduğunu belirtti. KARDEŞ ÜLKELER ARASINDA EKONOMİK İŞ BİRLİĞİ ARTIYOR Azerbaycan merkezli Report haber ajansının 23 Aralık 2025 tarihinde gündeme taşıdığı haberine göre; Türkiye ve Azerbaycan arasındaki ekonomik iş birliğinin, özellikle enerji sektöründe, önemli ölçüde ilerleme katettiğini vurgulayan Bolat; başlıca, Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı’nı TransAnadolu ve Trans-Adriyatik Doğal Gaz Boru Hatlarını ve Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Hattı’nı, ilişkilerin ilerlemesine katkı sağladığına dikkat çekti. Öte yandan; Türkiye ve Azerbaycan’ın ticari ilişkilerinde yaşanan hızlı büyümeye parmak basan Bolat, son on yıl içerisinde, iki ülke arasındaki ticaret hacminin, 2,4 milyar dolardan 8 milyar dolara yükseldiğini bildirdi. Türkiye’nin, Azerbaycan’ın ürün ihraç ettiği ikinci, ürün ithal ettiği ise üçüncü ülke olduğuna parmak basan Bolat, ayrıca, “Hedefimiz; ortak ticareti, toplam ticaret hacmimizin en üst bileşeni yapmak olmalıdır” şeklinde konuşarak, Azerbaycan’ın, Türkiye’nin CIS ülkelerine ve Türkistan coğrafyasına erişimi için kritik bir merkez olduğunu belirtti.

Ukraynalı vekil Kostyantın Kasay'dan Türkiye'ye övgü: "Her zaman güvenilir bir ortak oldu" Haber

Ukraynalı vekil Kostyantın Kasay'dan Türkiye'ye övgü: "Her zaman güvenilir bir ortak oldu"

Ukrayna'da Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy'ın partisi olan iktidardaki "Halkın Hizmetkârı" Partisi Milletvekili Kostyantın Kasay (Kostiantyn Kasai), Kırım Haber Ajansının (QHA) sorularını yanıtladı. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) tarafından gündeme taşınan barış planı ve daha sonra ABD-Ukrayna arasında gerçekleşen müzakere sürecini değerlendiren Kasay, Türkiye'nin süreçteki rolünü ve Karadeniz'de artan gerilimi yorumladı. KOSTYANTIN KASAY: SINIRLARIMIZ DOKUNULMAZDIR Müzakere heyetinin üyesi olmadığı için müzakerelerin şu an tam olarak hangi aşamada olduğu hakkında bir yorum yapamayacağını söyleyen Ukraynalı vekil, "Ama açık kaynaklardaki bilgilere dayanarak müzakerelerin henüz başlangıç aşamasında olduğunu söyleyebilirim. ABD’nin öneriler sunduğunu, Rusya’nın kendi fikirlerini söylediğini görüyoruz. Biz ise Ukrayna olarak net tutumuna sahibiz. Bizim tutumumuz uluslararası politikayla örtüşüyor. Özellikle de sınırlarımıza dair tutumumuz. Sınırlarımız dokunulmazdır. Bana göre başlangıç noktası da bu olmalı." dedi. "RUSYA’NIN NE YAPABİLECEĞİNİ ANCAK TANRI BİLEBİLİR" Karadeniz bölgesinde artan saldırılara yönelik olarak ise Kasay, "Türk mevkidaşlarımızda yaptığımız görüşmelerde de bu konu ele alındı. Bence biz bu konuda gerçeklere dayanarak mantıklı bir cevap verdik. Rusya saldırıyor, o saldırgan bir devlettir. Rusya’nın ne yapabileceğini ancak Tanrı bilebilir. Ukrayna’nın tutumuna gelince; Ukrayna kendini savunmak için özel operasyonlar yürütüyor. Bu operasyonlar sadece askerî hedeflere yönelik." ifadelerini kullandı. 2025 yılı içerisinde İstanbul'da gerçekleşen görüşmeleri ve Türkiye'nin tutumunu değerlendiren Kasay, "Müzakereler konusunda Türkiye’nin rolünün çok önemli olduğunu düşünüyoruz ve bunun için Türkiye’ye çok minnettarız. Ukrayna toprak bütünlüğü konusunda da net tutum sergiledikleri için müteşekkiriz. Türkiye yönetimi çok net olarak 'Kırım Ukrayna’dır. Devlet sınırları dokunulamaz.' diyor." şeklinde konuştu. UKRAYNA PARLAMENTOSU SERBEST TİCARET ANTLAŞMASINI ONAYLAYACAK MI? Milletvekili, Ukrayna-Türkiye Serbest Ticaret Antlaşması'nın Ukrayna Parlamentosunun gündemine ne zaman geleceğine ilişkin soruyu ise şu şekilde yanıtladı: Bildiğim kadarıyla Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı Kıyiv’i ziyaret ederek Parlamentomuzda konuşma yapmaya davet etti. Eminim ki, Sayın Erdoğan bu daveti kabul ederek Kıyiv’e gelir ve biz de bu antlaşmayı onaylarız. "BARIŞA ULAŞMA NOKTASINDA SİYASİ SLOGANLARI BİR KENARA BIRAKTIK" Öte yandan başkent Ankara ziyaretlerini değerlendiren Kasay, "Belki şunu belirtmekte fayda var; Ben iktidar partisi olan 'Halkın Hizmetkârı' Partisi temsilcisiyim; saygıdeğer Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ve Ahtem Çiygöz ise 'Avrupa Dayanışması"'Partisi milletvekilleri. Yani bir muhalefet partisi. Ancak gördüğünüz gibi birlikte çalışıyoruz ve bunun doğru olduğuna inanıyorum. Çünkü bu şekilde tüm topluma, Kırım Tatarlarına ve Türkiye halkına Ukrayna için çalıştığımızı gösteriyoruz. Barışa ulaşma noktasında siyasi sloganları bir kenara bıraktık ve bunun önemli olduğunu düşünüyorum." açıklamasında bulundu. Türkiye'nin kendileri açısından önemli bir ülke olduğunun altını çizen Kasay şöyle konuştu: Türkiye, her zaman önemli ve güvenilir bir ortak olmuştur ve üstlendikleri tüm yükümlülükleri yerine getiriyor. Bunu, İstanbul’da gerçekleşen müzakereler de kanıtladı. Türkiye, bugün de bir müzakere platformu olarak hareket etmeye devam ediyor. Türk tarafına ve şahsen Recep Tayyip Erdoğan’a, savaş esirlerimizin geri dönmesi için gösterdikleri büyük ve samimi çabalardan dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bunun için minnettarım.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.