SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Recep Tayyip Erdoğan

QHA - Kırım Haber Ajansı - Recep Tayyip Erdoğan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Recep Tayyip Erdoğan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kırımoğlu: Türkiye'nin Kırım konusundaki tutumu hayati önem taşıyor! Haber

Kırımoğlu: Türkiye'nin Kırım konusundaki tutumu hayati önem taşıyor!

Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile 16 Temmuz 2026'da Ukrayna'nın Başkenti Kıyiv'de gerçekleştirdiği görüşmeye ilişkin Kırım Haber Ajansına (QHA) değerlendirmelerde bulundu. Görüşmeye Türkiye’nin Kıyiv Büyükelçisi Mustafa Levent Bilgen ile Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl de katıldı. Kırım Tatar halkının haklarının korunması ve seslerinin uluslararası alanda duyurulması açısından kritik önem taşıyan zirvede; ayrıca Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Ukrayna Milletvekili ve KTMM Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz, Ukrayna Milletvekili Tamila Taşeva, KTMM Başkan Yardımcısı İlmi Ümerov, KTMM üyeleri Gayana Yüksel ve Rıza Şevkiyev, Kırım Millî Varlık Vakfı Başkanı Lenur Mambetov ile Ukrayna'nın Arap ve Müslüman Devletlerle Etkileşiminden Sorumlu İstişare Kurulu Sekreteri Snaver Seythalil yer aldı. Görüşmenin akabinde QHA'ya konuşan Kırımoğlu, görüşmede öncelikli olarak işgal altındaki Kırım'da yaşanabilecek insani kriz senaryolarını ele aldıklarını belirtti. TÜRKİYE'NİN TUTUMU KRİTİK ÖNEM TAŞIYOR Kırımoğlu, "Kendilerine endişelerimizi dile getirdik. Eğer işgal altındaki Kırım'da açlık başlarsa, insani kriz derinleşirse bu sorunların sonuçlarını nasıl yöneteceğiz? Biz Rusları iyi tanırız. Böyle bir durumda Rusya'nın baskıları daha da artacaktır." ifadelerini kullandı. Türkiye'nin bu konuda net bir tutum ortaya koymasının önemine işaret eden Kırımoğlu, "Böyle bir durum yaşanırsa Türkiye'nin nasıl hareket edeceğinin Putin'e ve çevresine açık bir şekilde iletilmesi önem taşıyor. Bunları görüştük." dedi. "KIRIM'SIZ BİR ATEŞKESİ KABUL ETMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL" Kırım'ın Rus işgalinden kurtarılmasının mevcut dönemde önemli bir fırsat sunduğunu dile getiren Kırımoğlu, Kırım'ın işgal altında kalacağı bir ateşkes seçeneğinin kendileri açısından kabul edilemez olduğunu vurguladı. Kırımoğlu, "Kırım Tatarları işgal altında yaşamaya devam ederse önlerinde hiçbir gelecek kalmayacak. Ya Kırım'ı terk etmek zorunda kalacaklar ya da sistematik bir Ruslaştırma politikasıyla karşı karşıya bırakılacaklar. Bu nedenle Kırım'ın geleceği bizim için hayati önem taşıyor." değerlendirmesinde bulundu. İşgal döneminde Kırım'a yerleştirilen Rus nüfus konusunun da gündeme geldiğini aktaran Kırımoğlu, bu meselede Türkiye'nin yaklaşımını önemsediklerini belirtti. SİYASİ TUTSAKLARIN DURUMU GÜNDEME GELDİ Görüşmede ayrıca Rusya tarafından alıkonulan Kırım Tatarı siyasi tutsakların durumunun ayrıntılı şekilde ele alındığını ifade eden Kırımoğlu, "Şu anda hapiste bulunan 372 vatandaşımız var ve bunların yarısından fazlası Kırım Tatarı. Bu insanların nasıl özgürlüğüne kavuşturulabileceğini değerlendirdik." şeklinde konuştu. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy'nın da dile getirdiği üzere, esir takaslarındaki en büyük sorunlardan birinin Rusya'nın Kırım Tatarı siyasi tutsaklarını takas listelerine dahil etmemesi olduğunu kaydeden Kırımoğlu, Büyükelçi Nariman Celâl'in serbest bırakılması sürecini örnek gösterdi. Nariman Celâl'in serbest bırakılması için Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın en az üç kez Vladimir Putin ile doğrudan görüştüğünü biliyoruz. Nariman Celâl'in adı Birleşmiş Milletler'de (BM), Avrupa Birliği'nde (AB), Avrupa Parlamentosunda ve Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisinde defalarca gündeme getirildi. Nihayet 2024 yılında serbest bırakılmasını sağlayabildik. Her bir siyasi tutsağın özgürlüğüne kavuşması için benzer girişimlerin sürdüğünü belirten Kırımoğlu, "Ancak hâlâ çözülmesi gereken çok sayıda işimiz bulunuyor. Bu nedenle Türkiye'nin bu süreçteki rolü son derece önemlidir. Başka ülkelerin çağrıları Rusya tarafından dikkate alınmayabilir, ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu konudaki tutumu büyük önem taşımaktadır." dedi. DÜNYA KIRIM TATAR KONGRESİ YENİDEN TÜRKİYE'DE DÜZENLENEBİLİR Kırımoğlu, görüşmede son olarak Dünya Kırım Tatar Kongresi'nin yeniden Türkiye'de düzenlenmesi konusunun da ele alındığını belirterek, "Daha önce 2015 yılında Ankara'da gerçekleştirilmişti. Yeni kongrenin de yeniden Türkiye'de yapılmasını planlıyoruz." şeklinde konuştu.

İngiliz basınından Türkiye'nin küresel savunma ve diplomasi ligindeki yükselişine tam not! Haber

İngiliz basınından Türkiye'nin küresel savunma ve diplomasi ligindeki yükselişine tam not!

Avrupa kıtasının güvenlik mimarisi köklü bir değişimden geçerken, Batı medyasında Türkiye’nin küresel ölçekte artan askerî ve diplomatik ağırlığına yönelik çarpıcı analizler öne çıkıyor. Birleşik Krallık’ın önde gelen gazetelerinden The Telegraph, yayımladığı geniş soluklu analizde Türkiye'nin son yıllarda savunma sanayisi, diplomatik girişimleri ve jeostratejik konumuyla Avrupa güvenliğinin vazgeçilmez aktörlerinden biri hâline geldiğini vurguladı. Gazetede yayımlanan kapsamlı analizde, Ankara'nın yalnızca NATO'nun en büyük ikinci ordusuna sahip bir ülke olmadığı, aynı zamanda Avrupa'nın yeniden silahlanma sürecinde ve küresel krizlerin yönetiminde kilit rol üstlendiği vurgulandı. Analizde, Türkiye'nin yükselişinin ani değil, uzun yıllara yayılan istikrarlı bir dönüşümün sonucu olduğu belirtilirken, Ukrayna-Rusya Savaşı, Suriye'deki gelişmeler ve Orta Doğu'daki krizlerin Ankara'nın uluslararası etkisini daha görünür hâle getirdiği ifade edildi. UKRAYNA-RUSYA SAVAŞI'NDAKİ DİPLOMATİK ROLÜ The Telegraph'a göre Türkiye'nin küresel etkisinin ilk önemli göstergelerinden biri, Ukrayna'ya tedarik edilen Bayraktar TB2 silahlı insansız hava araçları (SİHA) oldu. Bu sistemlerin savaşın ilk dönemlerinde Rus zırhlı birliklerine karşı önemli başarılar elde ettiği hatırlatılan analizde, Ankara'nın aynı zamanda savaşın başlangıcında Rusya ile Ukrayna arasında gerçekleştirilen barış görüşmelerine ev sahipliği yaptığına dikkat çekildi. Gazete, Suriye'de Beşşar Esed rejiminin devrilmesinin ardından Türkiye'nin Şam'daki yeni yönetim ile uluslararası toplum arasında diplomatik köprü görevi üstlendiğini belirtti. Analizde ayrıca bu yılın başlarında Ankara'nın kamuoyuna yansımayan önemli bir diplomatik girişime imza attığı öne sürüldü. Habere göre Türkiye, İsrail'in Irak'taki İran karşıtı grupları kullanarak İran'a yönelik planladığı olası kara operasyonunun hayata geçirilmesini diplomatik girişimlerle engelleyerek bölgede daha büyük bir çatışmanın önüne geçilmesine katkı sağladı. NATO'NUN İKİNCİ BÜYÜK ORDUSU, AVRUPA'NIN YENİ SAVUNMA MERKEZİ Gazete, Türkiye'nin bugün NATO'nun en büyük ikinci ordusuna sahip olduğunu ve son on yılda savunma sanayisine yaptığı yatırımlar sayesinde askerî ihtiyaçlarının yaklaşık yüzde 80'ini yerli imkânlarla karşılayabilir hâle geldiğini aktardı. Analizde, Türkiye'nin savunma ihracatının geçen yıl 10 milyar doları aşarak rekor seviyeye ulaştığı, bu rakamın gelecek yıllarda daha da artmasının beklendiği kaydedildi. Türkiye'nin yalnızca kendi güvenliğini sağlamadığı, aynı zamanda Avrupa'nın savunma kapasitesine doğrudan katkı sunduğu belirtilen haberde, birçok ülkeye gerçekleştirilen savunma ihracatına dikkat çekildi. TÜRK SAVUNMA SANAYİSİ AVRUPA'DA BÜYÜYOR The Telegraph, Baykar'ın geliştirdiği Bayraktar TB2'nin Türkiye'nin savunma sanayisindeki dönüşümün sembolü hâline geldiğini yazdı. Haberde, Baykar'ın geçen yıl 2,2 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiği belirtilirken, TB2 SİHA'larının Ukrayna, Polonya, Romanya ve Hırvatistan tarafından envantere alındığı ifade edildi. Gazete ayrıca Türkiye'nin; Polonya'ya elektronik harp ve radar sistemleri, Portekiz için deniz lojistik gemileri, İspanya'ya gelişmiş jet eğitim uçakları, Irak'a hava savunma sistemleri, Endonezya'ya savaş uçakları ihraç ettiğini aktardı. Bunun yanında Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsünün (SIPRI) verilerine göre Polonya, Estonya, Macaristan, Arnavutluk, Kosova ve Bosna Hersek'in de Türkiye'den savunma sistemleri satın aldığına dikkat çekildi. Analize göre Avrupa'nın Rusya tehdidine karşı hızla yeniden silahlandığı ve ABD Başkanı Donald Trump'ın NATO üyelerini savunma harcamalarını artırmaya zorladığı mevcut süreç, Türk savunma sanayisi için yeni fırsatlar oluşturuyor. ROKETSAN VE ASELSAN NATO PROJELERİNDE The Telegraph, NATO'nun büyük ölçekli savunma projelerinde Türk şirketlerinin rolünün giderek arttığını da vurguladı. Haberde, Roketsan ve Aselsan'ın taarruz kabiliyetleri ile hava ve füze savunma sistemlerinin geliştirilmesini amaçlayan NATO projelerinde görev aldığı belirtilerek, Türkiye'nin artık yalnızca silah ihraç eden bir ülke değil, aynı zamanda Avrupa'nın ortak savunma mimarisinin üretici aktörlerinden biri haline geldiği değerlendirildi. TÜRKİYE-BİRLEŞİK KRALLIK ARASINDA YENİ SAVUNMA DÖNEMİ Analizde Türkiye ile Birleşik Krallık arasında istihbarat paylaşımını da kapsayan yeni savunma ve güvenlik anlaşmasına geniş yer verildi. Anlaşmanın iki ülke arasındaki iş birliğini kurumsallaştırmayı ve daha da güçlendirmeyi amaçladığı belirtilirken, Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan'ın NATO Zirvesi kapsamında yaptığı değerlendirmeler aktarıldı. Ayhan, Türkiye'nin artık yalnızca kendi sınırlarını koruyan bir ülke olmadığını belirterek, kriz bölgelerinde istikrar sağlayan küresel bir güvenlik aktörüne dönüştüğünü ifade etti. Türkiye ile Birleşik Krallık'ın Avrupa kıtasının iki ucunda bulunmasına rağmen ittifak açısından iki stratejik kalkan görevi gördüğünü söyleyen Ayhan'ın açıklamaları analizde öne çıkarıldı. ANKARA, KÜRESEL DİPLOMASİNİN MERKEZİNDE The Telegraph, Türkiye'nin yalnızca Avrupa güvenliği açısından değil, küresel diplomasi bakımından da benzersiz bir konuma ulaştığını yazdı. Analizde Ankara'nın; Rusya ile Ukrayna arasında, İsrail ile İran arasında, Batı ile Çin arasında, NATO ile NATO üyesi olmayan ülkeler arasında diplomatik temaslar kurabildiği ifade edildi. Gazete, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın ABD Başkanı Donald Trump ile Ankara'da gerçekleştirdiği görüşmeyi de Türkiye'nin diplomatik ağırlığını gösteren örneklerden biri olarak değerlendirdi. NATO Zirvesi kulislerinde Türkiye'nin zaman zaman "Batı ile Batı arasında bile arabuluculuk yapabilen ülke" şeklinde tanımlandığı aktarıldı. TRUMP VE ERDOĞAN İLİŞKİSİ DİKKAT ÇEKTİ Analizde ABD Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki yakın diyaloğa da yer verildi. Gazete, Trump'ın Türkiye'nin ev sahipliği yapmadığı bir NATO Zirvesi'ne katılmayabileceğini ifade ettiğini aktarırken, ABD Başkanı'nın Türkiye'nin yeniden F-35 savaş uçağı programına dâhil edilmesini değerlendirdiğini de yazdı. Haberde, Avrupa'nın güvenlik konusunda ABD'ye olan bağımlılığının azalmasıyla birlikte Türkiye'nin diplomatik etkisinin daha da arttığı değerlendirmesi yapıldı. JEOSTRATEJİK KONUM TÜRKİYE'Yİ VAZGEÇİLMEZ KILIYOR Analize göre Türkiye'nin yükselişinde savunma sanayisinin yanı sıra benzersiz coğrafi konumu da belirleyici rol oynuyor. Avrupa ile Asya arasında yer alan Türkiye'nin Karadeniz, Doğu Akdeniz, Orta Doğu ve Kafkasya'nın kesişim noktasında bulunmasının NATO açısından stratejik avantaj sağladığı vurgulandı. İstanbul ve Çanakkale boğazlarının kontrolünün de Türkiye'yi Avrupa güvenliği açısından vazgeçilmez hâle getirdiği ifade edildi. AVRUPA İÇİN FIRSAT, BERABERİNDE YENİ TARTIŞMALAR The Telegraph, Türkiye'nin yükselen savunma rolünün bazı yeni tartışmaları da beraberinde getirdiğini yazdı. Haberde, Türkiye'nin millî muharip uçağı KAAN'da hâlen ABD motorlarına bağımlı olduğu belirtilirken, Avrupa'nın Türk savunma sanayisine yönelmesinin Vaşington'da (Washington) rahatsızlık oluşturabileceği değerlendirmesi yapıldı. Öte yandan İsrail'in de Türkiye'nin yeniden F-35 programına katılması ihtimaline sıcak bakmadığı belirtilirken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun bunun Orta Doğu'daki güç dengesini değiştireceği yönündeki değerlendirmelerine yer verildi. Gazete, bazı Avrupalı diplomatların ise İsrail'in gelecek dönemde Avrupa ülkelerinin Türkiye'den savunma ürünleri satın almasını engellemeye yönelik girişimlerde bulunabileceğini düşündüğünü aktardı. "AVRUPA'NIN TÜRKİYE İLE ÇALIŞMAKTAN BAŞKA SEÇENEĞİ YOK" Analiz, kısa vadede Avrupa'nın güvenliği açısından Türkiye ile yakın iş birliğinin kaçınılmaz olduğu değerlendirmesiyle sona erdi. The Telegraph, Ankara'nın askerî kapasitesi, savunma sanayisi, diplomatik etkisi ve jeostratejik konumu Avrupa için vazgeçilmez hâle geldiğini vurguladı. Ayrıca bu yeni güç dengesi uzun vadede bölgesel rekabetleri artırabilecek yeni tartışmaları da beraberinde getirebileceğini yazdı. Gazete, mevcut koşullarda ise Avrupa'nın Türkiye ile iş birliğini sürdürmekten başka gerçekçi bir seçeneğinin bulunmadığını değerlendirdi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı İleri: Türkiye göz kamaştırıcı bir şekilde bir savunma sanayisi oluşturdu Haber

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı İleri: Türkiye göz kamaştırıcı bir şekilde bir savunma sanayisi oluşturdu

Türkiye'nin ev sahipliğinde Ankara'da gerçekleştirilen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Münih Güvenlik Konferansı (MSC) ve SETA iş birliğinde "Sorunlu Sulardan Geçen Teknoloji Köprüleri: NATO Dayanıklılığı İçin Güvenilir Dijital İttifaklar Nasıl İnşa Edilir?" paneli tertip edildi. Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Genel Başkan Yardımcısı ve Bilgi ve İletişim Teknolojileri Başkanı Ömer İleri, toplantının ardından Anadolu Ajansına (AA) demeç vererek toplantı çerçevesinde siber güvenlik, teknolojik altyapıların korunması ve NATO'nun dayanıklılığını artıracak güvenli dijital ittifakların inşası üzerine değerlendirmelerde bulunduklarını bildirdi. TÜRKİYE’NİN BÜTÜN TEHDİTLERE RAĞMEN GÜÇLÜ BİR SAVUNMA SANAYİSİ OLUŞTURDU Toplantı kapsamında, NATO içinde özellikle son teknolojik gelişmeler ve yapay zekâ alanındaki ilerlemeleri dikkate alarak ortaya çıkan durumun kısaca ele alındığını dile getiren İleri, Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) teknoloji ekosistemleri, bu sistemler arasındaki farklar ve sistemlerin gelişim hızlarının da gündeme taşındığını aktardı. Türkiye'nin savunma sanayi alanındaki atılımlarına dikkat çeken İleri, "Türkiye bunca tehdide, bu kadar zorlu bir coğrafyaya, geçmişte bıraktığımız kritik dönemeçlere rağmen göz kamaştırıcı bir şekilde bir savunma sanayisi oluşturdu." ifadelerini kullandı. “TÜRKiYE, NATO'NUN ZORLU SINAMALARDA DAYANAĞI OLACAK ÖRNEK BİR ÜYEDİR” Türkiye’nin teknoloji alanında ismini duyurduğunu dile getiren İleri, "Bunu bu NATO Zirvesi'nde gördük. Bu hakikaten çok etkileyici. Türkiye, bu kadar zorluğa rağmen bunu başarabilmiş bir ülkedir.” değerlendirmesini yaptı. Bununla birlikte İleri, bugün gelinen noktada Türkiye’nin artık sadece coğrafi konumundan dolayı NATO için önemli olan bir ülke olmanın ötesine geçtiğini belirterek “Türkiye artık sadece coğrafi konumundan dolayı NATO için önemli olan bir ülke olmanın ötesinde, ortaya koyduğu inovasyon kültürüyle âdetâ bu organizasyonun bir inovasyon merkezi hâline gelme yolunda ilerlemektedir.” dedi. NATO Zirvesi kapsamında düzenlenen Savunma Sanayi Forumu’nda Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler’in verdiği mesajların önemine vurgu yapan İleri, “Konunun sadece para harcama veya savunmaya ödenek ayırma olmadığı, ortaya ürün çıkarmak gerekliliği üzerinde duruldu. Türkiye, inovasyon ekosistemi oluşturma noktasında örnek bir ülkedir; Türkiye, NATO'nun önümüzdeki zorlu sınamalarda dayanağı olacak örnek bir üyedir. NATO açısından benim bakışım şu: Türkiye örneğinin ele alınması lazım." şeklinde konuştu. “TÜRKİYE YENİ BİR TEKNOLOJİ KÜLTÜRÜ ORTAYA KOYUYOR" Avrupa ve ABD'nin teknoloji geliştirme alanında farklı yaklaşımları olduğunu kaydeden İleri, "Avrupa çok temkinlidir. Amerikalılar her şeyi yapmaya çalışır, pragmatiktir ama Türkiye'nin yüksek bir çevikliği var." dedi. Bunun yanı sıra "Türkiye, yeni bir teknoloji kültürü ortaya koyuyor. Bu anlamda yeni bir iş birliği kültürü oluşturmamız lazım." ifadelerini kullanan İleri, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da temas ettiği gibi söz konusu yapay engellerin ortadan kaldırılması ve teknolojik iş birliklerinin önünün açılması gerektiğini dile getirerek "Bu, NATO'nun yararına gözüküyor." dedi. İLERİ, TÜRKİYE’NİN UZLAŞTIRICI ÇALIŞMA KÜLTÜRÜNÜN NATO İÇİN BİR FIRSAT OLDUĞUNU BELİRTTİ Öte yandan Türkiye'nin hayata geçirdiği ekosistemin farklılığına vurgu yapan İleri, "Biz bir taraftan hakkaniyeti korumaya çalıştık, bir taraftan da hızlı olmaya gayret ettik ve bütün bunları, sahada bizzat mücadele verirken yaptık " şeklinde konuştu. Sahada mücadele veren bir ekosistem sayesinde sahadan gelen geri bildirimlerin çok hızlı ürünleştirebildiğini kaydeden ve Türkiye’nin bu yönüyle NATO’dan ayrışan bir yapısı olduğunu ifade eden AK Parti Genel Başkan Yardımcısı İleri, son olarak şu değerlendirmelerde bulundu : İleriye yönelik baktığımızda iş birliği tabii ki gerekiyor ama o iş birliğinin mekanizması nasıl olacak, konusu var. Burada Türkiye'nin itici gücünü arkasına alarak bir yere varılabileceğini düşünüyorum çünkü Türkiye, burada biraz daha uzlaştırıcı bir çalışma kültürü ortaya koyuyor. Bu, NATO için bir fırsat. Ayrıca İleri, 36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi'nin başarısını dile getirdi.

Erdoğan'dan NATO Zirvesi'nde kritik mesaj: Ukrayna'yı desteklerken Rusya'yı da barışa yönlendiriyoruz Haber

Erdoğan'dan NATO Zirvesi'nde kritik mesaj: Ukrayna'yı desteklerken Rusya'yı da barışa yönlendiriyoruz

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, Ukrayna'da kalıcı barışın sağlanmasına yönelik diplomatik çabaları desteklediklerini belirterek, ABD Başkanı Donald Trump'ın savaşın sona erdirilmesine yönelik barış vizyonunu paylaştıklarını söyledi. Erdoğan, Ukrayna'nın öncelikli ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik girişimlere Türkiye'nin destek verdiğini ifade ederek, ülkesinin kendi millî envanterinden sağladığı askerî yardımların yanı sıra PURL girişimi kapsamında da katkı sunmayı sürdüreceğini açıkladı. Erdoğan, "Ukrayna Savaşı’nda Sayın Trump’ın barış vizyonunu paylaşıyor, Ukrayna’nın Öncelikli İhtiyaçları Listesi (PURL) girişimine desteğimi bildiriyorum. Ukrayna’ya kendi millî envanterimizden sağladığımız askerî desteğe ek olarak PURL girşimi kapsamında katkımızı sürdüreceğiz. Ukrayna’yı desteklerken Rusya’yı da barışa yönlendirecek şekilde iletişim kanallarımızdan istifade ediyoruz." ifadelerini kullandı. İNSANSIZ SİSTEMLERE KARŞI KOYMA MÜKEMMELİYET MERKEZİ Erdoğan, Türkiye'nin savunma harcamalarını 2030'dan önce gayrisafi millî hasılanın (GSYH) yüzde 5'i seviyesine çıkarmayı hedeflediğini açıkladı. Erdoğan, Türkiye'nin savunma harcamalarını 2030'dan önce yüzde 3,5'e yükseltmek için gerekli adımları attığını, güvenlik ve dayanıklılık alanındaki harcamalarda ise şimdiden yüzde 1,5 seviyesine ulaşıldığını belirtti. erdoğan, böylece Türkiye'nin, NATO'nun Lahey Zirvesi'nde belirlenen 2035 hedefini beş yıl önce gerçekleştirmeyi amaçladığını ifade etti. Savunma sanayisindeki gelişmelere de değinen Erdoğan, Türkiye'nin üretim ve ihracat kapasitesi bakımından dünyanın ilk 10 ülkesi arasında yer aldığını söyledi. NATO kapsamında Türkiye'ye tahsis edilen 361 yetenek hedefinin neredeyse tamamının üç yıl içinde ve taahhüt edilen tarihten önce yerine getirileceğini belirten Erdoğan, hava ve füze savunma kapasitesini güçlendirmek amacıyla Çelik Kubbe projesine 24 milyar dolarlık ilave bütçe ayrıldığını açıkladı. "Avrupa'daki en büyük kara ordusuna sahip ülke olarak yeteneklerimizi ihtiyaç duyulan aşamada ittifakın hizmetine sunmanın gayretindeyiz. Kosova'da Karadeniz'de Baltıklar ve diğer coğrafyalarda ittifakın harekat, misyon, ve tatbikatlarına katkı veren müttefiklerin başında geliyoruz." diyen Erdoğan, İHA ve SİHA'ların gerçek muharebe sahalarında elde ettiği tecrübeye dikkat çekerek, kurulması planlanan İnsansız Sistemlere Karşı Koyma Mükemmeliyet Merkezinin NATO tarafından akredite edilmesini temenni etti. Erdoğan, söz konusu merkezin özellikle hava ve denizden gelebilecek insansız sistem tehditlerine karşı NATO'nun savunma kapasitesine önemli katkı sağlayacağını vurguladı. Erdoğan, NATO'nun gelecekteki savunma hedeflerine ulaşabilmesi için müttefikler arasındaki savunma sanayisi iş birliğinin önündeki engellerin kaldırılması ve İttifak'ın bütünlüğünü zedeleyebilecek girişimlerden kaçınılması gerektiğini söyledi. "SAVUNMA İŞ BİRLİĞİNDEKİ KISITLAMALAR KALDIRILMALI" NATO'nun belirlediği savunma hedeflerine en kısa sürede ulaşılması için iki temel konuya dikkat çekmek istediğini belirten Erdoğan, ilk olarak savunma sanayisi başta olmak üzere müttefikler arasındaki savunma iş birliğinin önündeki kısıtlamaların kaldırılması gerektiğini vurguladı. Savunma Sanayii Forumu'nda bu mesajın hem sektör temsilcileri hem de hükûmet yetkilileri tarafından güçlü şekilde dile getirilmesini memnuniyetle karşıladığını ifade eden Erdoğan, NATO'nun ortak savunma kapasitesinin ancak daha yakın iş birliğiyle güçlenebileceğini söyledi. "AVRUPA'NIN SAVUNMASI NATO'DAN AYRI DÜŞÜNÜLEMEZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupalı müttefiklerin kıta savunmasında daha fazla sorumluluk üstlenmesini desteklediklerini ancak bunun NATO'nun bütünlüğünü ve transatlantik ilişkileri zayıflatacak adımlarla yapılmaması gerektiğini belirtti. Avrupa Birliği (AB) üyesi NATO ülkelerine seslenen Erdoğan, Birliğin güvenlik alanındaki çalışmalarının NATO ile gereksiz tekrarlar oluşturmadan yürütülmesinin ortak çıkarlar açısından önem taşıdığını ifade etti. Erdoğan, "Birliğin güvenlik alanındaki çabalarında azami fayda ancak ve ancak NATO'yla gereksiz tekrarlardan kaçınılmasıyla mümkün olabilir. Aklın ve mantığın emrettiği bir işbirliği modeli mümkünken birlik üyesi olmayan müttefiklerin dışlanması kısıtlı kaynakların boşa sarf edilmesine ve Avrupa'da hiç arzu etmediğimiz bir süni bölünmeye yol açacaktır. Bu tutumun sayın Genel Sekreter'in işaret ettiği transatlantik savunma sanayi altyapısına hizmet etmediği de açıktır." şeklinde konuştu. "HÜRMÜZ BOĞAZI'NIN MAYINLARDAN TEMİZLENMESİNE KATKI VERMEYE HAZIRIZ" Erdoğan, İran krizinin diplomatik yollarla çözülmesine yönelik çabaları desteklediklerini belirterek, Hürmüz Boğazı'nın mayınlardan temizlenmesi için Türkiye'nin gerekli katkıyı sunmaya hazır olduğunu söyledi. Erdoğan, İran krizinin çözüm sürecine girmesinde, sabotaj girişimlerine rağmen ABD Başkanı Donald Trump'ın sergilediği kararlı tutumu takdirle karşıladıklarını ifade etti. Diplomatik girişimlerin yanı sıra Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin sağlanmasının önemine dikkat çeken Erdoğan, Türkiye'nin mayın temizleme çalışmalarına destek vermeye hazır olduğunu vurguladı. Türkiye'yi hedef alan füzelere karşı NATO unsurlarının sağladığı hava savunma desteği dolayısıyla ABD ve İspanya'nın yanı sıra ilave hava savunma bataryaları konuşlandıran Almanya ve İtalya'ya teşekkür eden Erdoğan, müttefik dayanışmasının önemine işaret etti. Erdoğan, İstanbul İşbirliği Girişimi'ne üye ortak ülkelerin zirvede yer almasını memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, NATO ile ortaklar arasındaki iş birliğinin daha da güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Orta Doğu'da kalıcı barışın anahtarının iki devletli çözüm olduğunu yineleyen Erdoğan, özellikle Gazze ve Lübnan'da sükûnetin sağlanması için tüm tarafların sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti. Konuşmasının sonunda terörün her türü ve tezahürüne karşı tam dayanışma çağrısında bulunan Erdoğan, Ankara Zirvesi'nin hayırlı sonuçlar doğurmasını temenni ederek organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti.

NATO Ankara Zirvesi'nin programı açıklandı: Ukrayna gündemin merkezinde Haber

NATO Ankara Zirvesi'nin programı açıklandı: Ukrayna gündemin merkezinde

NATO, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek 36. NATO Liderler Zirvesi'nin resmî programını açıkladı. İki gün sürecek zirvede savunma sanayisi, Ukrayna'ya destek, hava savunması ve küresel güvenlik konuları ele alınacak. İLK GÜN SAVUNMA SANAYİSİ VE UKRAYNA GÜNDEMİ Zirvenin ilk günü saat 10.00'da NATO Savunma Sanayii Forumu kapsamında NATO, müttefik ülkeler ve savunma sanayisi temsilcilerinin üst düzey duyurularıyla başlayacak. Saat 12.45'te ATO Congresium'da NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler ile birlikte Savunma Sanayii Forumu'nun açılış konuşmasını gerçekleştirecek. Forumda, müttefik ülkelerin savunma harcamalarını gayrisafi millî hasılalarının (GSYH) yüzde 5'ine çıkarma hedefindeki ilerleme ile ortak mühimmat üretimi ve tedarik süreçleri ele alınacak. Forum kapsamında insansız hava araçları (İHA), uzay ve gözetleme teknolojileri ile entegre hava ve füze savunma sistemlerine ilişkin sunumlar yapılacak, çeşitli iş birliği anlaşmalarının imzalanması bekleniyor. Saat 14.00'da ise NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy ortak açıklama yapacak. NATO-UKRAYNA KONSEYİ TOPLANACAK Akşam programı diplomatik temaslarla devam edecek. Saat 17.00'da NATO dışişleri bakanları, Bahreyn, Kuveyt, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin yer aldığı İstanbul İşbirliği Girişimi (ICI) ortaklarıyla bir araya gelecek. Saat 17.30'da Millî Savunma Bakanlığının Ayyıldız Karargâhı'nda Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanı'nın ev sahipliğinde NATO savunma bakanları için resepsiyon düzenlenecek. Resepsiyona Avustralya, Japonya, Yeni Zelanda ve Güney Kore savunma bakanları da katılacak. Saat 18.30'da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'ın ev sahipliğinde devlet ve hükûmet başkanları ile eşleri onuruna resepsiyon ve resmî akşam yemeği verilecek. Programa Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, Avrupa Konseyi Başkanı António Costa ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen da katılacak. Saat 19.45'te dışişleri bakanları düzeyinde NATO-Ukrayna Konseyi Çalışma Yemeği gerçekleştirilecek. Toplantıya Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha ve Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas katılacak. Toplantıda Ukrayna'ya 2026-2027 dönemini kapsayacak uzun vadeli askerî destek paketinin ayrıntılarının ve zirvenin sonuç bildirgesinin ele alınması planlanıyor. Günün son programı ise saat 20.15'te savunma bakanları düzeyindeki Kuzey Atlantik Konseyi Çalışma Yemeği olacak. 8 TEMMUZ: LİDERLER ZİRVESİ VE ANKARA DEKLARASYONU Zirvenin ikinci günü saat 08.00'da NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin basın açıklamasıyla başlayacak. Saat 08.15'ten itibaren NATO üyesi ülkelerin devlet ve hükûmet başkanları basına kısa değerlendirmelerde bulunacak. Saat 10.45'te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde liderleri resmî törenle karşılayacak. Saat 11.00'da liderlerin aile fotoğrafı çekilecek. Ardından saat 11.15'te, NATO'nun en üst karar alma organı olan Kuzey Atlantik Konseyi Liderler Toplantısı başlayacak. Toplantıda ittifakın güvenlik politikaları, savunma kapasitesinin güçlendirilmesi, Ukrayna'ya destek ve zirvenin sonuç bildirgesi ele alınacak. Zirve, saat 15.00'te NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin düzenleyeceği kapsamlı basın toplantısıyla sona erecek. Rutte'nin iki gün boyunca alınan kararları ve NATO'nun yeni yol haritasını dünya kamuoyuna açıklaması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.