SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Referandum

QHA - Kırım Haber Ajansı - Referandum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Referandum haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Moldova’dan birleşme mesajı: Rusya tehdidi artarsa Romanya ile birleşme gündeme gelebilir Haber

Moldova’dan birleşme mesajı: Rusya tehdidi artarsa Romanya ile birleşme gündeme gelebilir

Moldova Dışişleri Bakanı Mihai Popșoi, Rusya’nın Moldova’nın egemenliği ve toprak bütünlüğüne yönelik ciddi bir tehdit oluşturması durumunda, Romanya ile birleşme meselesinin yeniden gündeme gelebileceğini açıkladı. Popșoi, olası bir senaryonun 1918’deki birleşme örneği temelinde değerlendirilebileceğini ifade etti. Radio Moldova’ya konuşan Dışişleri Bakanı Popșoi, birleşme konusundaki olası bir referandum konusuna da değinerek böyle bir kararın yalnızca Moldova vatandaşları tarafından ve mutlaka büyük çoğunluğun desteğiyle alınabileceğini vurguladı. Moldova toplumunda şu an için Romanya ile birleşmeyi destekleyen bir çoğunluk bulunmadığını belirten Popșoi, bu nedenle konunun bugün itibarıyla hayata geçirilmesinin mümkün olmadığını söyledi. Rusya’nın 2014 yılından bu yana Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşın, Moskova’nın bölgedeki etkisini Moldova sınırlarına kadar taşıdığına dikkat çeken Popșoi, “Eğer durum kontrolden çıkar ve sadece ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğü değil, vatandaşlarımızın hayatı ve varlığı da tehdit altına girerse, zor kararlar almak zorunda kalabiliriz. Ancak biz barış içinde yaşamak istiyoruz, Rus işgali istemiyoruz ve tarafların barış anlaşmasına varmasını umut ediyoruz.” dedi. Romanya ile birleşme kararının son derece karmaşık bir süreç olduğunun altını çizen Popșoi, “Eğer bu kolay bir karar olsaydı, çoktan alınmış olurdu. Ancak şu an birleşmeyi destekleyen bir çoğunluk yok. Bu nedenle herhangi bir siyasetçinin kişisel isteği ya da görüşüyle böyle bir adım atılamaz.” ifadelerini kullandı. MOLDOVA ROMANYA İLE BİRLEŞİYOR MU? Moldova Cumhurbaşkanı Maia Sandu da daha önce yaptığı açıklamalarda, Romanya ile birleşme konusunda bir referandum düzenlenmesi halinde “evet” oyu vereceğini ifade etmiş, ancak ülkede bu adımı destekleyen bir çoğunluk bulunmadığını vurgulamıştı. Sandu, bu nedenle Kişinev yönetiminin şu anda toplumun büyük kesiminin desteklediği Avrupa Birliği üyeliği hedefine odaklandığını dile getirmişti. Öte yandan Romanya Cumhurbaşkanı’nın danışmanlarından ve Avrupa Parlamentosu Milletvekili Eugen Tomac, Bükreş’in Moldova’nın bu seçeneği değerlendirmesi halinde, birleşme senaryosunu ciddi biçimde ele almak üzere her an müzakere masasına oturmaya hazır olduğunu belirtmişti.

Çiygöz: Barış planı için referandum fikri, Kırım’ın işgalini hatırlatıyor Haber

Çiygöz: Barış planı için referandum fikri, Kırım’ın işgalini hatırlatıyor

Ukrayna Milletvekili ve Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz, Ukrayna-Rusya Savaşı’nı sona erdirmeye yönelik barış planının referanduma sunulması ihtimaline tepki gösterdi. Çiygöz, bu girişimin 2014’te Rusya’nın Kırım’ı işgalinin ardından düzenlediği sözde referandumu hatırlattığını söyledi. Çiygöz, gün gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bu bana 2014’te Kırım’da yaşananları hatırlatıyor. İşgalden sonra suçlu Putin, işlediği suçların sorumluluğunu toplumun üzerine yıkmaya çalışmıştı. Ardından da sözde referandumu ortaklarımıza kabul ettirmeye çalıştılar. Bugün dile getirilen referandum fikri de kesinlikle kabul edilemez.” ifadelerini kullandı. Barış planı taslağında Kırım’a dair herhangi bir maddenin yer almamasına da dikkat çeken Çiygöz, bu durumu şu şekilde sorguladı: Bu maddelerde Kırım’la ilgili tek bir soru dahi yok. Bu ne anlama geliyor? Bu, suçlu Putin’in çıkarları doğrultusunda Kırım’dan bilinçli bir şekilde vazgeçmek mi? Yoksa Ukraynalılar için Kırım meselesini unutturma girişimi mi? ZELENSKIY REFERANDUM İHTİMALİNİ GÜNDEME GETİRMİŞTİ Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, savaşın sona erdirilmesine yönelik 20 maddelik bir belge taslağını 23 Aralık 2025’te ilk kez kamuoyuna sunmuştu. Zelenskıy, barış planının onaylanması için parlamentonun yanı sıra ülke çapında referandum seçeneğinin de değerlendirilebileceğini açıklamıştı. Zelenskıy, uygun güvenlik koşullarının oluşması halinde cumhurbaşkanlığı seçimleriyle eş zamanlı olarak barış planı için “evet-hayır” formatında bir referandum yapılabileceğini belirtmişti. Cumhurbaşkanı Zelenskıy, referandum veya seçimlerin yapılabilmesi için en az 60 günlük gerçek bir ateşkesin gerekli olduğunu vurgulayarak, “Savaşın sonunu netleştirecek kapsamlı bir anlaşmayla referanduma gidebiliriz. Ancak bunun için en az 60 gün sürecek gerçek bir ateşkese ihtiyaç var. Aksi takdirde referandum düzenlemeyiz.” demişti. BARIŞ MÜZAKERELERİNDE ÜZERİNDE ÇALIŞILAN 20 MADDE Ukrayna Cumhurbaşkanı, barış müzakerelerinde üzerinde çalışılan 20 maddeyi şöyle sıralamıştı: "1-⁠ ⁠Ukrayna'nın egemenliğinin teyidi. 2-⁠ ⁠Rusya ve Ukrayna arasında saldırmazlık anlaşması ve ateşkes hattı boyunca durumun izlenmesi için bir mekanizma oluşturulması. 3- ⁠Ukrayna için güvenilir güvenlik garantileri. 4-⁠ ⁠Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin sayısı barış zamanında 800 bin personelle sınırlandırılması. 5- ⁠ABD, NATO ve Avrupa, Ukrayna'ya Kuzey Atlantik İttifakı'nın 5. maddesine benzer güvenlik garantileri sağlaması. Rusya'nın Ukrayna'ya saldırması durumunda, silahlı bir karşılık verilecek ve Moskova'ya karşı yaptırımların yeniden uygulanması. 6-⁠ ⁠Rusya'nın, Avrupa ve Ukrayna'ya yönelik saldırmazlık politikasını resmileştirmesi. 7-⁠ ⁠Ukrayna'nın Avrupa Birliği'ne katılım tarihinin belirlenmesi ve Kıyiv'e Avrupa pazarına kısa vadeli erişim sağlanması. 8- ⁠Ukrayna için küresel kalkınmaya yönelik güçlü bir paket öngören bu barış planının, ayrı bir yatırım anlaşmasında tanımlanması ve özellikle yatırım için kalkınma fonu, doğal gaz altyapısının geliştirilmesi, bölgelerin yeniden yapılandırılması, maden ve doğal kaynakların çıkarılması konularını içermesi. 9- ⁠Ukrayna'nın yeniden inşası için 800 milyar dolar fon sağlanması. 10-⁠ ⁠ABD ile serbest ticaret anlaşmasının sonuçlandırılması sürecinin hızlandırılması. 11- ⁠Ukrayna'nın nükleer silahsız statüsünün güvence altına alınması. 12-⁠ ⁠ABD, Zaporijjya Nükleer Santrali'nin Rusya, Ukrayna ve ABD tarafından ortaklaşa yönetilmesini ve kar paylarının eşit olarak dağıtılmasını öneriyor. Ukrayna, Rusya'nın katılımını reddetmektedir, henüz bir uzlaşıya varılmamıştır. 13-⁠ ⁠Ukrayna ve Rusya, okullarda farklı kültürlere hoşgörüyü teşvik eden eğitim programları uygulamayı taahhüt etmektedir. 14-⁠ ⁠Anlaşmanın kabul edildiği tarih itibarıyla Donetsk, Luhansk ve Zaporijjya ile Herson bölgelerinde, birliklerin konuşlandırıldığı hat boyunca ateşkesin sağlanması. Rusya, birliklerini Dnipropetrovsk, Mıkolayiv (Mykolaiv), Sumi ve Harkiv bölgelerinden çekmelidir. Ukrayna, Rus ordusunun Donbas'tan çekilmesinde ısrar ederken ABD, orada serbest bir ekonomik bölge oluşturulmasını önermektedir. 15-⁠ ⁠Bölgesel anlaşmalar üzerinde mutabık kalındıktan sonra Rusya ve Ukrayna, bunları zorla değiştirmemeyi taahhüt etmektedir. 16-⁠ ⁠Rusya, Ukrayna'nın Dnipro Nehri ve Karadeniz'i ticari faaliyetler için kullanmasını engellemeyecektir; Kinburn Yarımadası askerden arındırılacaktır. 17-⁠ ⁠Bir insani yardım komitesi kurulacak, savaş esirleri "herkes için herkes" esasına göre takas edilecek, çocuklar ve siyasi tutuklular da dâhil olmak üzere siviller geri verilecektir. 18-⁠ ⁠Ukrayna, anlaşma imzalandıktan sonra en kısa sürede seçim yapmalıdır. 19-⁠ ⁠Anlaşmanın uygulanması, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki bir konsey tarafından garanti altına alınacaktır. İhlaller için yaptırımlar uygulanacaktır. 20-⁠ ⁠Tüm taraflar, bu anlaşmayı kabul ettikten sonra derhal tam bir ateşkes yürürlüğe girecektir."

Zelenskıy: Ukrayna topraklarından vazgeçemez, bu hukuka ve gerçeğe aykırı Haber

Zelenskıy: Ukrayna topraklarından vazgeçemez, bu hukuka ve gerçeğe aykırı

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, Rusya ile yürütülen barış müzakerelerinde hazırlanan 20 maddelik planın yüzde 90’ında uzlaşı sağlandığını ancak toprak meselesinin en büyük engel olarak kaldığını açıkladı. Zelenskıy, toprak tavizinin Ukrayna yasalarına ve halkın iradesine aykırı olduğunu vurgulayarak bunun sadece siyasi bir mesele olmadığını ifade etti. Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskıy, Fox News kanalına verdiği özel röportajda, Rusya ile devam eden savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomatik süreçteki son durumu değerlendirdi. Barış müzakerelerinde en zorlu başlığın toprak paylaşımı olduğunu belirten Zelenskıy, Ukrayna’nın işgal altındaki bölgelerden çekilmesinin hukuki ve insani olarak imkansız olduğunu söyledi. Ukrayna lideri, “Topraklarımızdan öylece çıkamayız. Bu, yasalarımızın ötesinde bir durum. Sadece hukuk da değil; orada 300 bin insanımız yaşıyor, orada ordumuz var. Bu insanları ve dökülen kanları görmezden gelemeyiz." dedi. “BARIŞ PLANI YÜZDE 90 HAZIR” Zelenskıy, ABD ve müttefiklerle üzerinde çalışılan 20 maddelik barış planında büyük ilerleme kaydedildiğini açıkladı. Planın yaklaşık yüzde 90'ının hazır olduğunu belirten Cumhurbaşkanı, şu ifadeleri kullandı: 20 maddelik planın yüzde 90’ının tamam olduğu doğru. Geriye sadece iki madde kaldı. En temel görüş ayrılığımız ise toprak konusu. Bu anlaşmazlık ABD ile değil, Rusya ile yaşanıyor. ABD tarafı tutumumuzu anlıyor ve uzlaşma çözümler bulmaya çalışıyor. “REFERANDUM UKRAYNA TOPLUMUNDAN DESTEK GÖREMEYECEK” Topraklar konusunda referandum ihtimaline de değinen Zelenskıy, böyle bir adımın Ukrayna toplumundan destek görmeyeceğini belirterek, “Herkes barış istiyor ama ne pahasına olursa olsun değil. Topraklarımızdan vazgeçmeyi öngören bir referandum Ukrayna için olumlu bir sonuç vermez ve toplum tarafından desteklenmez." şeklinde konuştu.

16 Mart 2014: Kırım'da silahların gölgesinde sözde referandum Haber

16 Mart 2014: Kırım'da silahların gölgesinde sözde referandum

16 Mart 2014 tarihinde işgal altındaki Kırım'da, kamuflajlı Rus askerlerinin gözetimi altında göstermelik bir referandum yapıldı. İki gün sonra, 18 Mart 2014 tarihinde Kremlin’de “Kırım’ın Rusya’ya bağlanması” anlaşması imzalandı. İşgalci Rusya, sözde referandumu yasa dışı hamlesini meşrulaştırmak amacıyla düzenledi. Rusya, Şubat 2014’te Ukrayna’ya ait Kırım Yarımadası’nı işgal için harekete geçti. Silahlı Rus askerleri Kırım ile Herson bölgesi arasındaki idari sınırında kontrol noktaları oluşturdu. Kırım’ın stratejik noktalarını ve hükûmet binalarını ele geçirdi. Ukrayna birliklerinin konuşlandırıldığı askeri üsleri kuşatma altına aldı. 6 Mart 2014’te Kırım’ın sözde Parlamentosu, Kırım’ı Rusya’ya bağlama ve 16 Mart’ta Kırım’ın statüsüne dair “referandum” düzenleme kararı aldı. Referandumda, Kırım'da yaşayanlara; Rusya’ya bağlanma veya 1992 Kırım Cumhuriyeti Anayasasının yeniden uygulamaya konulması ve ona göre Ukrayna’ya bağlı özerklik olarak kalma seçenekleri sunuluyordu. 1992 Kırım Cumhuriyeti Anayasası, Kırım'ın, "Ukrayna'ya gönüllü olarak devredenler dışında tüm yetkileri kendi topraklarında kullanan" kendi devlet organlarına sahip olduğunu, yani Kırım'ın geniş özerklik haklarına sahip olduğunu belirliyordu. Anayasa, yarımadanın bağımsız Ukrayna'nın bir parçası olmasından hemen sonra Kırım Parlamentosu tarafından kabul edilmişti. Bu anayasanın yardımıyla Kremlin, Kırım'ı kontrol altına almaya çalışmıştı. Ancak, Ukrayna Parlamentosu, bu belgeyi anayasaya aykırı olarak iptal etmişti. Yani aslında, 16 Mart 2014’teki sözde referandumda, Kırım’ın Ukrayna’nın bir parçası olarak kalması seçenekler arasında yoktu. Rus silahlarının namlusu altında gerçekleştirilen sözde referandum, Rusya tarafından “Kırım sakinlerinin iradesini tecelli etmesi” olarak adlandırılıyor. Moskova tarafından tüm düzeylerde yerel yasalara ve uluslararası uygulamaya göre yapıldığı savunuluyor. Sözde referandum daha yapılmazken Ukrayna, oy kullanımını yasa dışı ve Anayasaya aykırı olarak kabul etti. 15 Mart 2014 tarihinde Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, sözde referandumu “geçersiz” olarak ilan edilmesini öngören kararı inceledi. Ancak karar, Rusya tarafından bloke edildi. Venedik Komisyonu, Avrupa Birliği ve ABD, yasa dışı olarak yapılan sözde referanduma karşı çıktı, Kırım Tatar Milli Meclisi başta Kırım Tatarları olmak üzere Kırımlılara sözde referandumu boykot etme çağrısı yaptı. KIRIM TATAR MİLLİ MECLİSİNDEN SÖZDE REFERANDUMU BOYKOT ÇAĞRISI Kırım Tatar Milli Meclisi, 6 Mart 2014'te, Kırım halkını, Parlamentonun yasa dışı aldığı kararla yapılacak referandumu boykot etmeye çağırdı. Buna rağmen 16 Mart 2014 tarihinde saat 08.00’de işgal edilen Kırım’da bin 205 seçim bölgesi açıldı. Seçim bölgeleri açılır açılmaz sosyal ağlarda sözde oylama sırasında yer alan ihlallere ilişkin bilgiler paylaşılmaya başlandı. Rusya vatandaşları dahil isteyen herkese çok sayıda oy pusulası verildi. İşgalcilerin sözde referanduma katılım oranı ile ilgili açıkladığı “resmi verileri” de ciddi şüpheler uyandırıyor. Kremlin kontrolündeki sözde Seçim Komisyonu katılım oranının yaklaşık yüzde 83 olduğu duyurdu. Oylamaya katılanların yüzde 96,77’sinin “Kırım'ın Rusya’ya bağlanması için” oy verdiği iddia edildi. 18 Mart 2014 tarihinde Kremlin’de “Kırım’ın Rusya’ya bağlanması” anlaşması imzalandı. Öte yandan Kırım Tatar halkının milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, FSB gizli raporlarına dayanarak sözde referanduma gerçek katılım oranının yüzde 34.2 civarında olduğunu, Kırım Tatarlarının yüzde 99’unun oy kullanmadığını bildirdi.

Ermenistan Avrupa Birliği'ne üye mi olacak? Haber

Ermenistan Avrupa Birliği'ne üye mi olacak?

Belçika merkezli Eurovote dilekçe merkezi tarafından yapılan açıklamaya göre Ermenistan, Avrupa Birliği'ne (AB) üyelik konusunda referandum yapılması için başlatılan dilekçe kampanyasındaki gerekli sınırı aştı. 50 bin imza gereken kampanya, beklenen son tarihten önce 60 bin imza toplanmasıyla sonlandı. Merkez tarafından yapılan açıklamada ulaşılan imza oranının, Ermenistan vatandaşlarının özgürlük ve millî onur özleminin yanı sıra Ermenistan toplumunun evrensel değerler ve Avrupa geleceği konusundaki siyasi olgunluğunu ve birliğini temsil ettiği öne sürüldü. Toplanan imzalar Ermenistan Merkez Seçim Komisyonuna sunulacak ve gerekli doğrulamaların yapılmasının ardından, yasa tasarısı değerlendirilmek üzere Ermenistan Parlamentosuna iletilecek. OLAY AZERBAYCAN MEDYASINDA DA YER ALDI Haber, Azerbaycan medyasında gündem oldu. Oxu.az tarafından gündeme getirilen konu, "Hayaller ve gerçekler: Avrupa Birliği'ne katılmak isteyen Ermenistan'ı neler bekliyor?" başlıklı haberde Azerbaycan Milletvekili Parvana Valiyeva'nın fikirleriyle açıklandı. Milletvekili Valiyeva, Ermenistan'ın AB'ye katılımının birçok reform ve prosedür gerektiğini vurguladı. Valiyeva, konuyla ilgili "Ermenistan Avrupa Birliği'ne üye olmak istiyor ama bu çok uzun bir prosedür ve birçok alanda reform gerektirmesinin yanı sıra, Ermenistan'ın üyesi olduğu diğer ekonomik kurumlarla da çelişiyor." ifadelerini kullandı. BATI, ERMENİSTAN'A YENİ TAVİZLER VE YARDIMLAR SAĞLAYACAKTIR Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Valiyeva, aynı zamanda Ermenistan'ın AB'yi ülkenin gelecekteki "garantörü'"olarak gördüğünü ve Batı ile entegrasyonu öncelediğini kaydetti. Valiyeva son olarak "Ermeni hükûmeti, ekonomik güvenlik açısından AB'nin kendi geleceklerinin garantörü olabileceğine inanıyor. Erivan, dış politikada Batı ile entegrasyonu öncelikli görüyor ve garantörü olarak görüyor. Gürcistan'daki olaylardan sonra Ermenistan, Batı'nın bölgedeki ana destek noktası olmaya çalışacak, buna aynı zamanda Batı'dan da yeni tavizler ve yardımlar gelecektir." ifadelerini kullandı. AB ERMENİSTAN'A ASKERΠALANDA KULLANMASI İÇİN YARDIM SAĞLAMIŞTI 22 Temmuz 2024 tarihinde gerçekleşen AB Dışişleri Bakanları Konseyi toplantısında; Ermenistan’a yapılacak askerî yardım konusu ele alınarak Ermenistan Silahlı Kuvvetlerini desteklemek amacıyla Avrupa Barış Aracı (APF) kapsamında 10 milyon avro değerinde bir yardım tedbirinin kabul edilmişti. AB'nin 10 milyon avroluk bu yardımı, Ermenistan Silahlı Kuvvetlerinin lojistik kapasitesini güçlendirmeyi ve kriz ve acil durumlarda sivillerin korunmasının iyileştirilmesine katkıda bulunmayı amaçlamaktaydı. AZERBAYCAN CUMHURBAŞKANI İLHAM ALİYEV, ERMENİ DESTEKÇİLERİNİ UYARMIŞTI Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, 23 Eylül 2024 tarihinde gerçekleşen 7. Dönem Azerbaycan Milli Meclisinin ilk oturumunda konuşmuş ve konuşmasında Ermenistan hükûmetinin sınır bölgelerini güçlendirdiğini ifade etmişti. Aliyev "Ermenistan'dan her an bir provokasyon beklenebilir. Ermenistan hem silahlanıyor hem de bazı büyük devletlerle ortak tatbikatlar yapıyor. Batılı ülkelerden Ermenistan'a silah ve mühimmat gönderiliyor. Yani bazı Batılı ülkelerin Ermenistan'ı aleyhimize çevirme planları ortadadır. Elbette onları Ermeni halkı ilgilendirmiyor. Onlar için Ermeni halkı, Azerbaycan'ı sürekli baskı altında tutmak, Azerbaycan'a ve diğer komşularına tehdit kaynağı oluşturmak ve böylece kendi çıkarlarını güvence altına almak için sadece bir araçtır." açıklamasında bulunarak Ermenistan'ın Batı tarafından silahlandırıldığına dikkat çekmişti. "Ermenistan'ı silahlandıranlar, bundan sonra yaşanacak olayların doğrudan sorumlusu olacaklarını bilmelidirler." ifadelerini kullanan Aliyev, Ermenistan'ı destekleyen ülkeleri uyarmıştı. ERMENİSTAN 2025 YILI İÇİN SAVUNMA ALANI BÜTÇESİNİ YÜKSELTİYOR Ermenistan Maliye Bakanı Vahe Hovhannisyan, 28 Ekim 2024 tarihinde gerçekleşen Ulusal Meclis daimi komitelerinin ortak toplantısında ele alınan 2025 yılı devlet bütçesi ön görüşmesinde konuşmuş ve ülke sermaye harcamalarının yüzde 55,8'inin savunma sektörüne yönlendirileceğini açıklamıştı. Bakan, gelecek yılın devlet bütçesinde savunma sektörü harcamalarının  664,7 milyar Ermenistan dramı olacağını belirtmişti. Açıklamaya göre 2025 yılındaki savunma harcamaları, 2024 yılı devlet bütçesinin savunma için belirlediği harcamaların yüzde 20'sini aşacak ve harcamalar GSYİH'nın yüzde 6'sını oluşturacak. Bu oran 2024 yılıyla karşılaştırıldığında 0,7 puan daha yüksek olacak.

Moldova'da gerçekleşen AB referandumuna Rusya müdahalesi! Haber

Moldova'da gerçekleşen AB referandumuna Rusya müdahalesi!

Moldova'da 20 Ekim 2024 tarihinde Avrupa Birliği'ne (AB) katılmanın oylandığı bir referandum gerçekleştirildi. Oyların yüzde 99,6'sından fazlası sayıldığının belirtildiği 21 Ekim 2024 tarihli verilerde, referandumdan yüzde 50,46 ile ‘Evet’, yüzde 49,54 ile ‘Hayır’ oyu çıktığı açıklandı. Moldova Cumhurbaşkanı Maia Sandu, resmi hesabından yaptığı payaşımda "Moldova halkı konuştu: AB geleceğimiz artık Anayasaya bağlı olacak. Adil olmayan bir mücadelede adil bir şekilde savaştık ve kazandık. Ama mücadele bitmedi. Barış, refah ve kendi geleceğimizi inşa etme özgürlüğü için çabalamaya devam edeceğiz." ifadelerine yer verdi. The people of Moldova have spoken: our EU future will now be anchored in the constitution. We fought fairly in an unfair fight—and we won. But the fight isn’t over. We will keep pushing for peace, prosperity, and the freedom to build our own future. — Maia Sandu (@sandumaiamd) October 21, 2024 Aynı gün ülkede cumhurbaşkanlığı seçimleri de gerçekleşti. Mevcut AB yanlısı Cumhurbaşkanı Maia Sandu, oyların yüzde 41'ini alarak Rus yanlısı Moldova Sosyalistler Partisinin adayı eski Başsavcı Aleksandr Stoianoglo'ya karşı birinci gelse de yeniden seçilmek için gereken oyu elde edemedi. Adaylar, 3 Kasım'da yapılacak olan ikinci turda Cumhurbaşkanı koltuğu için tekrardan yarışacak. CUMHURBAŞKANI SANDU, RUSYA'NIN OY SATIN ALMAYA ÇALIŞTIĞINI AÇIKLADI! Cumhurbaşkanı Sandu, 21 Ekim 2024 tarihinde yaptığı açıklamada “Ulusal çıkarlarımıza düşman yabancı güçlerle birlikte çalışan suç gruplarının 300 bin oyu satın almaya çalıştığına dair açık kanıtlar var." ifadelerini kullanarak, seçimlerde Rusya'nın müdahalesinin olduğunu vurguladı. Sandu, gerçekleşen bu durumu “eşi benzeri görülmemiş ölçekte bir sahtekarlık” olarak nitelendirdi. Sancu ayrıca "Suç grupları vatandaşlarımızı ve ulusumuzu belirsizlik ve istikrarsızlık içinde tutmak için en utanç verici araçları kullanarak on milyonlarca avro, yalan ve propaganda ile ülkemize saldırdılar.”  dedi. Aynı zamanda Moldovalı yetkililer, seçimler öncesinde dezenformasyon içerdiği tespit edilen internet kaynaklarının kapatıldığını belirtti. Ayrıca yetkililer, Rusya'da Moldovalıları kitlesel ayaklanmalar için eğiten bir programın olduğunu ortaya çıkardıklarını açıkladı. AB YETKİLİLERİNDEN DESTEK! AB Sözcüsü Peter Stano, Moldova'da gerçekleşen oylamanın Rusya'nın "benzeri görülmemiş müdahalesi ve sindirme politikası çabaları" altında gerçekleştiğini savunurken Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de "Rusya'nın karma taktikleri karşısında Moldova bağımsız olduğunu, güçlü olduğunu ve Avrupa'da bir gelecek istediğini gösteriyor!"  değerlendirmesinde bulundu.

Kazakistan nükleer enerji santraline "evet" dedi Haber

Kazakistan nükleer enerji santraline "evet" dedi

Kazakistan'da ülkenin ilk nükleer enerji santralinin inşasını oylamak üzere gerçekleştirilen referandumda, halkın büyük bir çoğunluğunun "evet" oyu verdiği görüldü.  SANDIK ÇIKIŞ ANKETLERİ NE DİYOR? Kazakistan'da yapılan referandumda, "Socis-A Kapsamlı Sosyal Araştırma Enstitüsü" tarafından gerçekleştirilen sandık çıkış anketlerine göre seçmenlerin yüzde 69,8'i nükleer enerji santralinin kurulmasına destek verirken, yüzde 30,2'si karşı çıktı.  İktidarda bulunah Amanat partisinin Kamu Politikası Enstitüsü tarafından 300 sandıkta yapılan anketler de benzer sonuçlar ortaya koydu; katılımcıların yüzde 72,3'ü "evet" derken, yüzde 27,7'si "hayır" dedi. Avrasya Entegrasyon Enstitüsünün 30 bin seçmenle yaptığı anket sonuçları ise, destek oranının yüzde 71,8 olduğunu gösteriyor.  KATILIM ORANI 63,87 Referandumda, toplamda 10 bin 323 sandığın kurulduğu Kazakistan'da oy verme işlemi yerel saatle 07.00'de başladı ve 20.00'de sona erdi. Kazakistan Merkezi Seçim Komisyonunun ön verilerine göre, 12 milyon 244 bin 683 seçmenden 7 milyon 820 bin 918'i (yüzde 63,87) sandık başına gitti. Seçmenler, referandumda "Kazakistan'da nükleer enerji santrali inşa edilmesine rıza gösteriyor musunuz?" sorusuna "evet" veya "hayır" cevabını verdi.  KESİN SONUÇLAR BEKLENİYOR Referandumun kesin sonuçları, Kazakistan Merkezi Seçim Komisyonu tarafından 7 gün içinde açıklanacak. Bu süreç, ülkenin enerji politikaları açısından kritik bir dönüm noktası olabilir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.