SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Roman Nedilskıy

QHA - Kırım Haber Ajansı - Roman Nedilskıy haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Roman Nedilskıy haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İstanbul’da duygusal veda: Ukrayna Başkonsolosu Nedilskıy görevini tamamladı Haber

İstanbul’da duygusal veda: Ukrayna Başkonsolosu Nedilskıy görevini tamamladı

Ukrayna’nın İstanbul Başkonsolosu Roman Nedilskıy'ın görev sürelerinin sona ermesi vesilesiyle İstanbul Pullman Otel’de geniş katılımlı bir veda resepsiyonu gerçekleştirildi. Roman Nedilskıy ve eşi Lyudmıla Nedilska’nın ev sahipliğindeki etkinliğe İstanbul’da görev yapan yabancı misyon şefleri, diplomatlar, iş insanları, Türkiye’deki Ukrain ve Kırım Tatar diasporasının önde gelen temsilcileri katıldı. Resepsiyonda konuklara hitap eden Başkonsolos Roman Nedilskıy, İstanbul’daki görevine başlamasından yalnızca üç ay sonra Rusya’nın Ukrayna’ya karşı geniş çaplı bir işgal saldırısı başlattığını hatırlatarak, görev süresi boyunca yaşanan zorlu süreci şu sözlerle aktardı: Savaşın ilk günlerinde hepimiz kendimize 'Neden?', 'Niçin?' ve 'Bundan sonra ne olacak?' sorularını sorduk. Ancak kısa sürede gücümüzü topladık; yaşamaya, ülkemizi ve halkımızı desteklemeye kararlılıkla devam ettik. Bu süreç boyunca, en zor günlerimizde yanımızda olan çok değerli dostlar kazandık. Savaşın ilk aylarında İstanbul'dan Ukrayna’ya yaklaşık 150 tır insani yardım gönderdik. Sıradan Türk vatandaşları, zor günler geçiren Ukrayna halkına destek olmak için Başkonsolosluğumuza adeta yardım taşıdı. Gösterdiğiniz bu dostluğu, desteği ve dayanışmayı hiçbir zaman unutmayacağız. Sizlerden ayrılmak bizim için gerçekten çok zor ama her zaman kalbimizde olacaksınız. Başkonsolos Nedilskıy, İstanbul’daki başarılı misyonunun ardından diplomatik kariyerine Ukrayna'nın başkenti Kıyiv’de, Ukrayna Dışişleri Bakanlığı İnsan Kaynakları Departmanı Başkanı olarak devam edeceğini açıkladı. LYUDMİLA NEDİLSKA: KIRIM ÖZGÜRLEŞTİĞİNDE HEDİYE EDİLEN FESİ GİYECEĞİM İstanbul’da görev yaptığı süre boyunca sosyal ve kültürel projelerle adından söz ettiren Lyudmıla Nedilska ise diplomatik misyon temsilcilerine, Ukrain ve Kırım Tatar topluluklarına teşekkür etti. Dünyanın dört bir yanındaki Ukrayna diasporasının bu savaş döneminde ülkenin gerçek bir dayanağı haline geldiğini belirten Nedilska, Kırım Tatar toplumuna yönelik de duygusal mesajda bulundu: Konsolosluk bölgemizde faaliyet gösteren Ukrayna dernekleri, birlikleri ve topluluklarıyla çalışma onuruna sahip olduğumuz için büyük gurur duyuyoruz. Kırım Tatar derneklerine ve İstanbul’daki Kırım Tatar toplumuna, Ukrayna’ya ve ana vatanları Kırım’a verdikleri kesintisiz destek için gönülden teşekkür ederim. Kırım’ın yeniden evine, Ukrayna'ya döneceği gün, bana sevgiyle hediye ettiğiniz o güzel geleneksel feslerden birini giyeceğime söz veriyorum. Çünkü Kırım, Ukrayna’nın ayrılmaz bir parçası olarak benim kalbimde yaşıyor. Gece, davetlilerin Nedilskıy çiftine yeni görevlerinde başarı dileklerini iletmesi ve hatıra fotoğrafları çekilmesiyle sona erdi.

Başkonsolos Nedilskıy ve eşinden 18 Mayıs mesajı: “Sürgün yalnızca geçmiş değil, modern dünyanın sorumluluğudur” Haber

Başkonsolos Nedilskıy ve eşinden 18 Mayıs mesajı: “Sürgün yalnızca geçmiş değil, modern dünyanın sorumluluğudur”

Ukrayna’nın İstanbul Başkonsolosu Roman Nedilskıy ve eşi Ludmıla Nedilska, Sovyet totaliter rejiminin işlediği en büyük insanlık suçlarından biri olan Kırım Tatar halkının sürgün edilişinin yıl dönümünde ortak bir açıklama yayımladı. 1944 yılında yüz binlerce insanın evlerinden, vatanlarından ve geleceklerinden mahrum bırakıldığını hatırlatan Nedilskıy, bu trajedinin yalnızca bir halkın değil, tüm insanlığın ortak acısı olduğunu ve insan onuruna karşı işlenen suçlarda zaman aşımı bulunmadığını belirtti. "KIRIM TATARLARI AYAKTA KALMAYI BAŞARDI” Tüm soykırım girişimlerine ve ağır acılara rağmen Kırım Tatar halkının diz çökmediğini ifade eden Başkonsolos, şu değerlendirmede bulundu: Kırım Tatar halkı tüm baskılara rağmen ayakta kalmayı başardı. Dillerini, kültürlerini, geleneklerini ve tarihî hafızalarını korudular. En önemlisi ise Kırım’a duydukları sevgiyi ve bir gün yeniden evlerine dönme umutlarını yaşattılar. HALK BUGÜN YİNE BASKI ALTINDA Günümüzde Kırım’ın Rusya tarafından işgal edilmesinin ardından tarihin tekerrür ettiğini belirten Nedilskıy, yarımadadaki insan hakları ihlallerine sert tepki gösterdi. Hukuksuz tutuklamaların, ev baskınlarının, aktivistlere ve gazetecilere yönelik zulmün günlük yaşamın bir parçası haline geldiğini kaydeden Başkonsolos, "Bugün sürgünü anmak yalnızca geçmişi hatırlamak değildir. Aynı zamanda modern dünyanın sorumluluğunu da hatırlatmaktır: insan haklarını, özgürlüğü ve halkların kendi topraklarında yaşama hakkını savunma sorumluluğunu. Ukrayna, Kırım Tatar halkının vatanıdır ve öyle kalacaktır. Bizler bugün özgürlük, adalet ve Ukrayna Kırım’ının geleceği için omuz omuza mücadele ediyoruz." ifadelerini kullandı. İSTANBUL’UN TARİHÎ ROLÜNE VURGU Mesajın İstanbul’dan verilmesinin ayrı bir sembolik anlam taşıdığına değinen Roman Nedilskıy, İstanbul’un tarih boyunca Kırım Tatar halkıyla çok güçlü bağlar kurduğunu ve bugün de dünyadaki en büyük Kırım Tatar topluluklarından birine ev sahipliği yaptığını hatırlattı. Bu zor dönemde Ukrayna’ya ve Kırım Tatar davasına destek veren Türkiye halkına ve diasporaya içten teşekkürlerini sundu. Sürgünün hatırasının acının hatırasıdır ama aynı zamanda direnişin, dayanıklılığın ve teslim olmayan bir halkın hatırası olduğunu belirten Lyudmıla Nedilska, "Adaletin mutlaka yerini bulacağına inanıyoruz. Özgür bir Kırım’a inanıyoruz. Kırım Tatar halkının kendi ana yurdunda barış, özgürlük ve onur içinde yaşayacağı bir geleceğe inanıyoruz. Kırım Tatar halkının sürgünü kurbanlarını saygı ve rahmetle anıyoruz." sözleriyle mesajını tamamladı. 18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI 82 yıldır dinmeyen acı: Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı İnsanlık tarihinin en karanlık ve utanç verici sayfalarından biri olan 18 Mayıs 1944 tarihinde, Kırım Tatarları topyekûn vatanlarından sürülerek SSCB tarafından soykırıma uğradı. pic.twitter.com/mxqlqc5weL — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 17, 2026 Kırım Tatar halkı, bir şafak vaktinde Sovyetler Birliği diktatörü Josef Stalin’in emriyle 18 Mayıs 1944 tarihinde topyekûn sürgüne tâbi tutuldu. Kırım’danTürkistan, Urallar ve Sibirya bölgelerine hayvan vagonlarıyla sürgün edilen Kırım Tatar halkı; en temel insani haklardan mahrum bırakılarak günlerce süren zorunlu yolculuklar, açlık, susuzluk ve devamındaki perişanlık neticesinde nüfusunun yüzde 46’sını kaybetti. Sovyet yönetimi, soykırım niteliğindeki sürgünün hemen akabinde KırımYarımadası’nda, Kırım Tatarlarının varlığına işaret eden her şeyi ortadan kaldırmaya başladı. Köy, kasaba, ilçe ve şehirler başta olmak üzere yarımadadaki binden fazla yerleşim yerinin Kırım Tatarca olan adları değiştirildi. Kültürel soykırımın yaşandığı Kırım’da tarihi eserler tahrip edildi, mezarlıklar yok edildi ve yarımadanın demografik yapısı bilinçli şekilde dönüştürüldü. Sürgün edilen halk, bağrından koparıldığı o aziz vatanı, Kırım’ı hiçbir zaman unutmadı. Sürgünlük yollarında, sürgün edildikleri yerlerde vatana dönmek için çaba gösterdi. 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuldu. O döneme değin gerçekleşen vatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırıldı. 1989’a gelindiğinde Kırım Tatarları, yavaş yavaş ata topraklarına dönmeye başladı. Sürgün mağdurları o tarihten itibaren yaşadıkları yokluklara rağmen vatanda kalma mücadelesini sürdürdü. Ancak yaklaşık 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Türkistan bölgesinde kaldı. 2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti. 2019 yılında Letonya ve Litvanya meclisleri, 2022’de Kanada Parlamentosunun alt kanadı olan Avam Kamarası, 2024'ün temmuz ayında Polonya Parlamentosunun alt kanadı olan Sejm, 2024'ün ekim ayında Estonya Parlamentosu (Riigikogu), 2024'ün aralık ayında Çekya Parlamentosunun üst kanadı olan Senato ve 2025’in haziran ayında Hollanda Krallığı Genel Meclisinin alt meclisi olan Hollanda Temsilciler Meclisi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıdı.

KTMM Başkanı Refat Çubarov Gebze’de Kırım Tatar diasporasıyla buluştu Haber

KTMM Başkanı Refat Çubarov Gebze’de Kırım Tatar diasporasıyla buluştu

Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Türkiye genelinde sürdürdüğü diaspora temasları kapsamında 11 Mart 2026 tarihinde, Gebze’de yaşayan Kırım Tatar diasporası ile akşam yemeğinde buluştu. Kırım Derneği Gebze Şubesi ev sahipliğinde gerçeleşen programa, Gebze Kaymakamı Mehmet Ali Özyiğit ve eşi Döne Özyiğit'in yanı sıra Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlunun eşi ve Kırım Tatar millî hareketinin emektarı Safinar Cemileva, KTMM Herson Temsilcisi Abmecit Süleymanov, Ukrayna'nın İstanbul Başkonsolosu Roman Nedilskıy ve eşi Lyudmila Nedilska, Kırım Derneği Gebze Şubesi Başkanı Nermin Ekim ve şube üyeleri, Kırım Derneği Kocaeli Şubesi Başkanı Şengül Talgır, Eskişehir Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Recep Şen, Eskişehir Kırım Derneği Başkan Yardımcısı Abdullah Akkurt, Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliği Kültür Temsilcisi Anife Kurtseitova, Kırım Derneği İstanbul Anadolu Yakası Şubesi Başkanı Şebnem Sözen, Sakarya Kırım Türkleri Derneği temsilcileri ve Gebze'de yaşayan Kırım Tatar diasporasının temsilcileri katıldı. “BİZ BARIŞTAN YANAYIZ” KTMM Başkanı Refat Çubarov, konuşmasında Kırım Tatarlarının barıştan yana olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin savaşın içine çekilmesini asla istemediklerini ifade etti. Savaşın yol açtığı acıların sadece Ukrayna ile sınırlı kalmayabileceğine dikkat çeken Çubarov, bu süreçten gerekli derslerin çıkarılmaması hâlinde benzer felaketlerin başka toplumları da etkileyebileceğini söyledi. Bunun yanında, Türkiye’nin tutumunu “adil ve dengeli” olarak nitelendiren Çubarov, Ankara’nın hiçbir ülkenin toprak bütünlüğünün ihlal edilmemesi yönündeki yaklaşımını desteklediklerini belirtti. Türkiye’nin özellikle savaşın en zor dönemlerinde sivillerin tahliyesi ve korunması konusunda önemli katkılar sunduğunu kaydeden Çubarov, bu süreçte diplomatik temsilcilere ve sivil toplum kuruluşlarına teşekkür etti. “UKRAYNALILAR VE KIRIM TATARLARI BİRLİKTE” Ukrayna’nın İstanbul Başkonsolosu Roman Nedilskıy ise Ukraynalılar ile Kırım Tatarlarının ortak bir geleceği paylaştığını ifade etti. İki halkın tarihsel ve kültürel bağlarına dikkat çeken Nedilskıy, “Ukraynalılar ve Kırım Tatarları aynı kaderi ve aynı vatanı paylaşıyor” değerlendirmesinde bulundu. Ayrıca, Kırım Tatarları ile Ukraynalıların bu süreçte zorlu şartlar altında bulunduklarını belirterek, her türlü engel ve koşula rağmen özgürlük mücadelesinden asla vazgeçmeyeceklerini vurguladı. KIRIM'IN TARİHSEL ÖNEMİ VURGULANDI Programa katılan, Gebze Kaymakamı Özyiğit, Kırım’ın yalnızca günümüzdeki krizle değil, köklü tarihiyle de değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Kırım Hanlığı’nın Osmanlı ile güçlü bağlara sahip olduğunu hatırlatan Özyiğit, Rus işgali sonrası Kırım Tatarlarının büyük zorluklar yaşamasına rağmen kimliklerini korumayı başardığını ifade etti. Türkiye’de yetişen Kırım Tatar kökenli önemli isimlere de değinen Özyiğit, Prof. Dr. Halil İnalcık ve Prof. Dr. İlber Ortaylı gibi değerli tarihçileri örnek göstererek, Türkiye'nin Kırım konusundaki tutumunu hiç değiştirmeyeceğini açıkladı ve Kırım Tatarları yanında daima olacaklarını bildirdi. "BİR MİLLETİN VAROLUŞ MESELESİ" Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz ise programda yaptığı konuşmada, Kırım Tatarlarının tarih boyunca büyük zorluklara rağmen varlıklarını koruduğunu vurguladı. Kırım Tatar sürgününe değinen Büyükgöz, bu sürecin bir milletin yok edilme girişimine karşı sergilediği direnişin simgesi olduğunu ifade etti. Rusya’nın işgaliyle zorlu bir dönemden geçildiğini hatırlatan Büyükgöz, Kırım Tatarlarının Ukrayna ile birlikte barış ve istikrar içinde yaşama kararlılığına sahip olduğunu dile getirdi. Türkiye’nin ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kırım’ın işgalini tanımadığını hatırlatan Büyükgöz, bu politikanın gelecekte de sürdürüleceğini ifade etti. MİSAFİRLER ARASINDA HEDİYELEŞME Programın sonunda, temsilciler ve yetkililer arasında hediyeleşme gerçekleştirildi.

Hollanda Başkonsolosluğundan Ukrayna'ya destek etkinliği Haber

Hollanda Başkonsolosluğundan Ukrayna'ya destek etkinliği

Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik tam ölçekli işgal girişiminin dördüncü yıl dönümünde, Hollanda’nın İstanbul Başkonsolosluğunda üst düzey katılımlı bir anma etkinliği düzenlendi. Diplomatik misyon temsilcilerinin bir araya geldiği etkinlikte, 2022 yılında başlayan topyekûn işgalin trajik sonuçları ve Ukrayna halkının sergilediği eşsiz direnç ele alındı. Açılış konuşmasını yapan Hollanda’nın İstanbul Başkonsolosu Daan Huisinga, savaşın Ukrayna sınırlarını aşan küresel bir tehdit olduğunu belirterek; 11 milyondan fazla kişinin yerinden edildiği bu krizde, Ukrayna’nın aslında tüm demokratik dünyanın değerlerini savunduğunu vurguladı. Rusya’nın Moldova ve Gürcistan örneklerinde görülen yayılmacı politikasını sert bir dille eleştiren Hollanda Başkonsolosu, Putin yönetimindeki Rusya’nın giderek bir karanlığa gömüldüğünü ifade etti. Ekonomik kriz, yüksek enflasyon ve insan kaynağının cephede "top yemi" olarak kullanılmasının Rusya’yı istikrarsızlığa sürüklediğini belirten Huisinga, şu net mesajı verdi: Ukrayna savunmayı bırakırsa yok olur, ancak Rusya saldırıyı bırakırsa savaş biter. Rehber ilkemiz güç yoluyla barış olmaya devam etmelidir. BAŞKONSOLOS NEDİLSKIY: GERÇEK VE ADİL BİR BARIŞ İSTİYORUZ Ukrayna’nın İstanbul Başkonsolosu Roman Nedilskıy ise konuşmasında, savaşın Ukrayna için 2014 yılında Kırım ve Donbas’ın işgaliyle başladığını hatırlattı. Geçici ateşkeslerin çözüm olmayacağını savunan Nedilskıy, "Kimsenin bir, iki ya da beş yıllık bir ateşkese ihtiyacı yok. Biz; tüm devletlerin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı temelinde inşa edilmiş, kalıcı ve adil bir barış istiyoruz." dedi. Nedilskıy, bu mücadelenin sadece Ukrayna ile ilgili olmadığını, gelecek nesilleri savaş suçlularından koruyacak yeni bir uluslararası düzen inşasıyla ilgili olduğunu vurguladı. TÜRKİYE’NİN STRATEJİK DESTEĞİNE TEŞEKKÜR Başkonsolos Nedilskıy, konuşmasında Türkiye’nin oynadığı kritik role özel bir vurgu yaptı. İstanbul’da başlatılan diplomatik diyaloğun önemine değinen Nedilskıy; Ukrayna donanmasının güçlendirilmesine verilen destek, Bayraktar SİHA’larının caydırıcılığı ve Türk iş dünyasının kış şartlarında sağladığı jeneratör yardımları için şükranlarını sundu. Ayrıca, ev sahibi Hollanda’ya MH17 faciasından bu yana sürdürdüğü dayanışma ve F-16 tedariki konusundaki yardımları için teşekkür etti. DEMİRYOLU KAHRAMANLARI “LİFELİNE" FİLMİYLE ANILDI Etkinlik kapsamında, Hollandalı yönetmen Jelle Krings’in "Lifeline" adlı kısa filmi gösterildi. Film, işgalin başladığı ilk andan itibaren birer kurtarma görevlisine dönüşen Ukraynalı demiryolu çalışanlarının destansı mücadelesini konu alıyor. Bugüne kadar 6,5 milyon sivili güvenli bölgelere ulaştıran 230 bin kişilik demiryolu ordusunun hikâyesi, tren şefi Tetiana Vyslohuzova’nın tahliye görevleri üzerinden izleyicilere aktarıldı. Film gösteriminin ardından yönetmen Jelle Krings, demiryolu çalışanlarının cephe hattındaki fedakârlıklarına dair gözlemlerini paylaşarak katılımcıların sorularını yanıtladı. Program, düzenlenen kokteyl ile sona erdi.

Kırım’daki insan hakları ihlalleri İstanbul’da gündeme taşındı Haber

Kırım’daki insan hakları ihlalleri İstanbul’da gündeme taşındı

Emel Kırım Vakfı tarafından düzenlenen Emel Fikir Kültür Konferansları çerçevesinde İstanbul’da, Rusya’nın Ukrayna ve Kırım’da İnsan Hakları İhlalleri başlıklı etkinlik gerçekleştirildi. Süleymaniye’de bulunan KOCAV Vakfı Erol Güngör Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte, Rus işgali altındaki Kırım’da yaşanan ağır insan hakları ihlalleri ele alındı. Konferans açılışında konuşan Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay, Rusya’nın yüzyıllardır Kırım Tatar halkına yönelik baskı ve zulüm politikaları yürüttüğüne dikkat çekti. Karatay, “Bu savaşı Ukrayna kazanmalı. Kırım Rus işgali altında kalırsa Kırım Tatar halkının geleceği çok karanlık olur. Bunu millî liderimiz Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu da söyledi. Bundan dolayı tüm gücümüzle bu savaşta Ukrayna’nın yanındayız.” dedi. Etkinlikte konuşan Ukrayna’nın İstanbul Başkonsolosu Roman Nedilskıy ise, Rusya’nın işgal altındaki Kırım’da ve diğer Ukrayna topraklarında işlediği suçların uluslararası kamuoyuna anlatılmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Nedilskıy, “Bugün burada, Rus işgali altındaki Kırım’da yaşayan Kırım Tatarlarına ve Ukraynalılara yönelik baskıları konuşmak için toplandık. İşgalciler halkımıza korkunç suçlar işliyor. Askerlerimiz cephede topraklarımızı ve bağımsızlığımızı savunurken, biz siviller de kendi cephemizde bu savaş suçlarını dünyaya anlatmak zorundayız. Dünya gerçekleri bilmeli.” ifadelerini kullandı. Nedilskıy ayrıca Türkiye’ye, Ukrayna’ya verdiği kararlı destek nedeniyle teşekkür etti. Konferansın konuşmacısı Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilcisi Olha Kurışko, Kırım Temsilciliğinin yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi verdi. Kurışko, işgal altındaki Kırım’da yaşanan ihlallerin kayıt altına alınmasının büyük zorluklarla yürütüldüğünü belirterek şunları kaydetti: Rus işgal güçleri halkı sindirmek amacıyla sistematik baskı uyguluyor. Bu nedenle birçok aile yaşanan ihlalleri anlatmaya korkuyor. Siyasi tutsakların kesin sayısını bilmiyoruz; ancak sayılarının 200’ü aştığını ve büyük çoğunluğunun Kırım Tatarı olduğunu biliyoruz. 2022’den sonra ise özellikle gençlere ve kadınlara yönelik baskı ciddi biçimde arttı. Konferans sırasında katılımcılara siyasi tutsakların resimleri dağıtıldı. Kurışko, genç siyasi tutsaklar Appaz Kurtamet ve Bogdan Ziza’nın yaşadıklarına dikkat çekerek, işgal güçlerinin gençleri hedef alan baskı politikalarını anlattı. Ayrıca, birkaç ay önce dört Kırım Tatar kadınının düzmece suçlamalarla alıkonulduğunu hatırlattı. Siyasi tutsakların çok kötü şartlarda alıkonulduğunu, hasta olanlara tıbbi bakım sağlanmadığını belirten Kurişko, 3 siyasi tutsağın tıbbi bakım eksikliği nedeniyle Rus esaretinde yaşamını yitirdiğini aktardı. Rus işgal yönetiminin, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nın anılmasına dahi izin vermediğini vurgulayan Kurışko, siyasi tutsakların yasa dışı şekilde Kırım’dan binlerce kilometre uzaklıkta bulunan Rus cezaevlerine sevk edildiğini ve aileleriyle, avukatlarıyla görüşme haklarından mahrum bırakıldığını söyledi. Kurışko, “Rusya sivil esirleri Ukrayna’ya iade etmek istemediği için Kırımlı siyasi tutsaklar da takaslara dâhil edilmiyor.” ifadelerini kullandı. Ukrayna’nın siyasi tutsakların ailelerine destek verdiğini ve bu konuyu uluslararası gündemde tutmaya çalıştığını belirten Kurışko, “Bazen siyasi tutsaklar konusunda Ukrayna’nın yalnız bırakıldığı hissine kapılıyoruz.” diyerek Türkiye’deki sivil toplum kuruluşları ve derneklerin bu hikâyelerin duyurulmasında çok önemli bir rol oynayabileceğini belirtti. Kurışko, Rus işgal yönetiminin Kırım Tatarlarına 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı kurbanlarını anmasına izin vermediğini, siyasi tutsakları yasa dışı olarak Kırım’dan uzaktaki Rus cezaevlerine sevk ettiğini böylece onların aileleri ve avukatlarıyla görüşme haklarından mahrum ettiğini anlattı. Ayrıca Rusya’nın sivil esirleri Ukrayna’ya iade etmek istemediğine dikkat çeken Kurışko, “Bundan dolayı maalesef Kırımlı siyasi tutsaklar da iade edilmiyor.” dedi. Etkinliğe Ukrayna’nın İstanbul Başkonsolosu Roman Nedilskıy, Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliği Kültür Temsilcisi Anife Kurtseitova, KTMM Üyesi Abmecit Süleymanov, Sürgündeki İçkerya Çeçen Cumhuriyeti Türkiye ve Ortadoğu Ülkeleri Genel Temsilcisi Abdulhakim Şaptukayev, Kırım Derneği İstanbul Anadolu Yakası Şubesi Başkanı Şebnem Sözen, Türk Dünyası Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Halit Kanak, Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Gezer, Gazeteci Güngör Yavuzaslan, TÜRKSİD, Kırım Derneği Kocaeli Şubesi, Sakarya Kırım Türkleri Derneği, Azerbaycan Derneği, İyi Parti, Bağımsızlık Partisi, Anahtar Parti ve Zafer Partisi temsilcileri katıldı.

Holodomor'un yıl dönümünde İstanbul’da Ukraynalı esirlere destek mitingi Haber

Holodomor'un yıl dönümünde İstanbul’da Ukraynalı esirlere destek mitingi

İstanbul Şişhane Meydanı'nda, Rus işgaline karşı vatanını savunurken esir düşen, cephede kaybolan ve yasa dışı şekilde mahkûm edilen Ukraynalı askerlere destek amacıyla miting gerçekleştirildi. Mitinge; Ukrayna'nın İstanbul Başkonsolosu Roman Nedilskıy, Ukrayna İnsan Hakları Yetkilisinin Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Akyar Temsilcisi Elvin Kadirov, Ukrayna Kültür Derneği Başkan Yardımcısı Aliya Usenova, Çerkes Dernekleri Federasyonu Kurucu Üyesi ve Maltepe Çerkes Derneği Başkanı Murat Özden, Sürgündeki İçkerya Çeçen Cumhuriyeti Hükûmeti Türkiye ve Ortadoğu Ülkeleri Genel Temsilcisi Abdulhakim Şaptukayev, Ukraynalı savaş esirlerinin ve savaş alanında kaybolan Ukraynalı askerlerin yakınları ile İstanbul’da yaşayan Ukraynalılar ve Kırım Tatarları katıldı. Ukrayna Kültür Derneği tarafından organize edilen eylem, Ukrayna’da bugün kaydedilen Holodomor Kurbanlarını Anma Günü vesilesiyle düzenlendi. 1932-1933 yılları arasında Sovyetler Birliği’nin egemenliğindeki Ukrayna’da, eli kanlı diktatör Josef Stalin’in emriyle ortaya konulan kıtlık sebebiyle milyonlarca insan açlıktan hayatını kaybetmişti. Sovyetlerin Ukrayna halkına karşı işlediği bu korkunç suça "açlıkla ölüm" anlamında Holodomor adı verildi. Eylemin açılışında konuşan Ukrayna Kültür Derneği Başkan Yardımcısı Aliya Usenova, “Bugün Ukrayna tarihinde çok acı bir gün. Bugün Holodomor kurbanlarını anıyoruz. Bildiğiniz gibi komşu ülke Rusya birçok kez Ukrayna halkını yok etmeye çalıştı. Ama başaramadı ve başaramayaktır.” dedi. Ukrayna halkının iradesini kırmak için uygulanan Holodomor (suni açlık) nedeniyle milyonlarca Ukraynalının hayatını kaybettiğini hatırlatan Ukrayna'nın İstanbul Başkonsolosu Roman Nedilskıy, “Rusya şimdi de Ukrayna halkını yok etmek istiyor. Ukraynalıların iradesini kırmak istiyor. Ama daha önce de başaramadığı gibi bugün de başarısız olacak. Şu an Ukrayna, tarihinin en zor anlarından birinden geçiyor. Eylemlere çıkan, Rusya tarafından esir tutulan Ukraynalı asker ve sivillere dikkat çeken herkese teşekkür ederim. Herkes Rus esaretinden kurtarılana kadar sizinle birlikte olacağız. Bugün topyekûn savaşın 1368 günü. Ama biz mücadelemize devam ediyoruz ve inanıyorum ki mutlaka kazanacağız.” ifadelerini kullandı. Ukrayna İnsan Hakları Yetkilisinin Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Akyar Temsilcisi Elvin Kadirov, “Bugün Sovyet yönetiminin Ukrayna halkına karşı işlediği soykırımın kurbanlarını anıyoruz. Sovyet rejiminin amacı Ukrayna ve Ukrayna halkını yok etmekti. Şimdi ise Rusya’nın bu soykırımı devam ettirdiğini görüyoruz. Rusya işgal, savaş, Ukrayna halkını yok etme yolunu seçti.” dedi. Türkiye’ye ve başka ülkelere giderek Rusya tarafından alıkonulan savaş esirlerinin hikayelerini anlatan, bu konuya dikkat çeken ve serbest bırakılmaları için mücadele etmeye devam eden Ukraynalı esirlerin ailelerine teşekkür eden Kadirov, “Sivil ve savaş esirlerin, kaçırılan Ukraynalı çocukların kurtarılması Ukrayna İnsan Hakları Yetkilisinin Ofisinin ana görevlerinden biridir. Bu konuda ortaklarımız bize çok yardım ediyor. Ve Türkiye müzakerelerde kilit rol oynuyor. Bu yüzden Türk devletine ve Türk halkına bize verdikleri destek için teşekkür etmek istiyorum.” ifadelerini kullandı. Rusya’nın tarih boyunca birçok halka zulmettiğini vurgulayan Maltepe Çerkes Derneği Başkanı Murat Özden, “Bugün Rusya’nın kurbanı ve mağduru olan halklar olarak buradayız.” dedi. Sürgündeki İçkerya Çeçen Cumhuriyeti Hükûmeti Türkiye ve Ortadoğu Ülkeleri Genel Temsilcisi Abdulhakim Şaptukayev, “Aynı zamanda bugün burada, savaşın ve insan hakları ihlallerinin yol açtığı ağır sonuçlara dikkat çekmek ve sesini duyuramayanların sesine güç katmak amacıyla bir araya geldik. Bu toplantı, yalnızca bir dayanışma ifadesi değil; uluslararası toplumun ortak sorumluluğunu hatırlatan önemli bir buluşmadır.” şeklinde konuştu. Eylemde söz alan Ukraynalı savaş esirlerin yakınları, “Biz Ukraynalı savaş esirlerinin ve cephede kaybolan askerlerin yakınlarıyız. Bugün burada İstanbul’da esir tutulan yakınlarımızın sesini duyurmaya çalışıyoruz. İnsani konuları ve esirlerin eve geri getirilmesi sürecine destek veren Türk devletine teşekkür ediyoruz.Türkiye birçok kez sözünün gücünü defalarca kanıtladı. Ve Türkiye’nin insani girişimleri insan hayatlarını kurtarıyor. Sağlanan her türlü yardım ve sesimizi duyurmaya yardım eden her fırsat için minnettarız. Bizim için bu sadece diplomatik adımlar değil. Eşimizi,oğlumuzu, kardeşimizi eve geri getirme şansıdır. Tekrar aile olmak şansıdır.” ifadelerini kullandı. Eylemin sonunda katılımcılar Holodomor Soykırımı kurbanları anısına mum yaktı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.