SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Rus Baskısı

QHA - Kırım Haber Ajansı - Rus Baskısı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rus Baskısı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kırım Tatar siyasi tutsak Remzi Bekirov'un ailesiyle iletişimi kesildi Haber

Kırım Tatar siyasi tutsak Remzi Bekirov'un ailesiyle iletişimi kesildi

İşgalci Rusya'nın Kırım Tatarlarına baskı uygulamak amacıyla kurguladığı bir dava çerçevesinde 19 yıl hapis cezasına mahkûm edilen Kırım Tatar siyasî tutsak ve yurttaş gazeteci Remzi Bekirov’un ailesi, kendisine gönderilen mektupların cezaevi yönetimi tarafından kabul edilmediğini bildirdi. Kırım’dan 5 bin 300 kilometre uzaklıktaki Hakasya Cumhuriyeti’nin Abakan kentinde bulunan 33 Numaralı Cezaevinde alıkonulan Bekirov’a gönderilen mektupların gerekçe sunulmadan geri çevrildiği belirtildi. Kırım Dayanışması sivil toplum teşkilâtına konuşan siyasi tutsak Remzi Bekirov’un eşi Halide Bekirova, Aralık 2025’ten bu yana üç kez gönderdiği mektupların geri çevrildiğini, zarflardan birinin üzerinde eşinin bilgileri çizilerek yalnızca “Hayır” ibaresinin yazıldığını anlattı. Halide Bekirova ayrıca “FSIN-Pismo” (Rusya’da mahkumlarla mektuplaşmak için kullanılan servis) adlı elektronik mektup hizmeti üzerinden gönderilen yazışmaların da engellendiğini aktardı. Bekirova, 28 Ocak’ta gönderdiği bir elektronik postanın önce sansürü geçtiğine dair bildirim aldığını, ancak daha sonra aynı mesajın sansüre takıldığı gerekçesiyle reddedildiğine dair yeni bir bildirim gönderildiğini ifade etti. Üçüncü elektronik mektubun da benzer şekilde engellendiği, öte yandan metinlerde herhangi bir yasaklı ifade bulunmadığı kaydedildi. FSIN-Pismo servisi ve 33 Numaralı Cezaevi yönetimi konuya ilişkin hiçbir açıklama yapmadı. RUS CEZAEVİNDE BASKI Kırım Dayanışması, Remzi Bekirov’a yönelik baskıların Ağustos 2024’te 33 Numaralı Cezaevine sevk edilmesinin ardından arttığına dikkat çekti. Aktarılan bilgilere göre cezaevi yönetimi, Bekirov’un ailesiyle mektuplaşmasını ve telefonla görüşmesini yasakladı, Namaz kıldığı gerekçesi de dahil olmak üzere çeşitli gerekçelerle defalarca hücre cezasına attı. Bekirov, Ekim 2025 sonunda sıkı denetim koşulları koğuşuna alındı. Gazeteci Aralık 2025’te yaklaşık üç hafta boyunca ailesiyle iletişim kuramadı. BEKİROV KÖTÜ BESLENMEDEN DOLAYI 15 KİLO KAYBETTİ Aralık 2024’te Remzi Bekirov’un Rus hapsinde 15 kilo kaybettiği bildirilmişti. Eşini cezaevinde ziyaret eden Halide Bekirova, “Domuz etiyle yapıldığı için çoğu yemeği yiyemiyor, ayrıca sık sık yarım porsiyon veriyorlar, gün içinde yatağa yaklaşma yasağı uygulanıyor. Tüm bunlar Remzi’nin sağlığını etkiliyor." açıklamasında bulunmuştu. İŞGALCİLERİN TOPLU BASKINI Rus esaretindeki Kırım’da işgalcilerin Kırım Tatar halkına baskı uygulamak amacıyla kurguladığı sözde Hizb-ut Tahrir Davası çerçevesinde 27 Mart 2019 tarihinde, en az 25 Kırım Tatar ailenin evine toplu baskın düzenlendi. Baskın sonucunda 20 Kırım Tatarı gözaltına alındı. Ayrıca, arama yapılan evlerin yakınına gelen iki aktivist gözaltına alındı. Bunlardan birine 5 gün hapis cezası, diğerine ise 500 ruble para cezası verildi. 28 Mart tarihinde ise Rus işgalcilerin, bir gün önce Kırım’da Kırım Tatarlarının evlerine düzenledikleri toplu baskınlar sırasında yerlerini tespit edemediği 4 Kırım Tatarından 3’ü; Remzi Bekirov, Osman Arifmemetov ve Vladlen Abdulkadırov, Rusya’nın Rostov-na-Donu şehrinde gözaltına alındı. Dördüncü kayıp Kırım Tatarı Edem Yayaçikov’un da daha sonra gözaltına alındığı bildirildi. Kırım’ın sözde Kiyevskiy Bölge Mahkemesi, işgalcilerce 27 Mart 2019 tarihindeki baskınlar çerçevesinde alıkonulan Kırım Tatarları: Cemil Gafarov, Akim Bekirov, Farhad Bazarov, Enver Ametov, Riza İzzetov, Bilal Adilov, Mecit Abdurahmanov, Tofik Abdulgaziyev, Alim Karimov, İzet Abdullayev, Asan Yanikov, Server Gaziyev, Rüstem Seythalilov, Rüstem Şeyhaliyev, Şaban Ümerov, Ruslan Süleymanov, Yaşar Muedinov, Seyran Murtaza, Erfan Osmanov, Seytveli Seytabdiyev, Vladlen Abdulkadırov, Osman Arifmemetov, Remzi Bekirov, Raim Ayvazov, Eskender Süleymanov hakkında tutukluluk kararı verdi. Daha sonra işgalciler söz konusu davayı beş gruba ayırdı ve her grubun davası ayrı ayrı incelendi. 5 KIRIM TATARINA HAPİS CEZASI Rusya’nın Rostov-na-Donu şehrindeki Güney Bölge Askeri Mahkemesi, 10 Mart 2022’de Kırım Tatar siyasi tutsaklar; Remzi Bekirov, Rıza İzetov, Şaban Umerov, Raim Ayvazov ve Farhod Bazarov’u (İkinci Akmescit Grubu) suçlu bularak haklarında hapis cezası kararı aldı. Rus mahkemesi, Remzi Bekirov’u 19 yıl, Riza İzetov’u 19 yıl, Raim Ayvazov’u 17 yıl, Şaban Umerov’u 18 yıl, Farhod Bazarov’u 15 yıl hapis cezasına çarptırdı.

İşgalciler "kara liste" oluşturdu: Ukrayna yanlısı Kırımlı aktivistlere yönelik baskılar artıyor Haber

İşgalciler "kara liste" oluşturdu: Ukrayna yanlısı Kırımlı aktivistlere yönelik baskılar artıyor

İşgal altındaki Kırım’da, Rus işgal yönetimine muhalif olan veya Ukrayna yanlısı duruş sergileyen vatandaşlara yönelik baskılar yeni bir boyuta ulaştı. Hak savunucuları, işgal güçlerinin "sadakatsiz" gördüğü kişileri sivil hayattan tamamen dışlamak ve Yarımada'yı terk etmeye zorlamak için kayıt dışı bir "kara liste" sistemi uyguladığını bildirdi. Güvenlik gerekçesiyle ismini gizli tutan bir Kırımlı insan hakları savunucusu, Krym.Realii’ye yaptığı açıklamada, Rus işgal güçlerinin yıllar içinde hazırladığı fişleme listelerinin artık günlük yaşamı felç eden bir tecrit aracına dönüştüğünü aktararak şunları kaydetti: Kırım Yarımadası’nın işgali yılları boyunca Rus işgal güçleri, Ukrayna yanlısı tutuma sahip Kırımlı aktivistler, insan hakları savunucuları, sivil toplum temsilcileri ve yurttaş gazetecilerden oluşan listeler oluşturdu. Artık bu listelerde yer alan kişiler, giderek daha fazla imkândan mahrum bırakılıyor. Örneğin, güvenlik kurumlarının onayının gerektiği işlerde çalışmaları neredeyse imkânsız hâle geliyor. Güvenlik güçlerinin onay vermemesi nedeniyle, insanların bir tesisin bekçiliği gibi basit pozisyonlar için bile işe alınmadığı vakaları biliyorum.” Baskı araçlarının yalnızca istihdamla sınırlı kalmadığını belirten savunucu, son dönemde yeni ve hukuka aykırı uygulamaların devreye sokulduğunu da söyledi. Buna göre, Ukrayna yanlısı olduğu bilinen bazı Kırımlılara Rusya tarafından verilen yurt dışı pasaportlarının düzenlenmesi keyfi gerekçelerle reddediliyor. Hak savunucusu, “Bu reddiyeler açıkça siyasi nedenlere dayanıyor. Oysa Rusya’nın kendi mevzuatında, bu tür bir gerekçeyle pasaport verilmemesini öngören herhangi bir resmî hüküm yok.” ifadelerini kullandı. İnsan hakları savunucuları, işgal yönetiminin bu uygulamalarla Kırım’daki muhalif sesleri tamamen susturmayı ve Yarımada'nın demografik yapısını zorla değiştirmeyi hedeflediğine dikkat çekiyor.

Kırım’da sürgün politikası: 2025 yılında 53 siyasi tutsak Rusya’ya sevk edildi Haber

Kırım’da sürgün politikası: 2025 yılında 53 siyasi tutsak Rusya’ya sevk edildi

Rus işgal yönetimi siyasi tutsakları yasa dışı olarak Kırım’dan Rusya’nın derinliklerine sevk ederek hem fiziksel hem de psikolojik baskı uygulamaya devam ediyor. Kırım Tatar Kaynak Merkezi tarafından 27 Ocak 2026 tarihinde yapılan açıklamada, 2025 yılında işgalci Rus yönetiminin düzmece davalar çerçevesinde alıkoyduğu 53 Kırımlı siyasi tutsağını yasa dışı olarak Rusya’ya sevk ettiğini bildirdi. Bunlardan 39’unun Kırım Tatarı olduğu belirtildi. Önceki yıllarla kıyaslandığında, bu sistematik uygulamanın hız kesmediği görülüyor; 2024’te 45 yasa dışı sevk etme vakasının 38’i, 2023’te ise 68 vakanın 59’u Kırım Tatarlarını hedef aldı. “İŞGALCİLER SİYASİ TUTSAKLARI TOPLUMSAL DESTEKTEN KOPARMAK İSTİYOR” Hak savunucuları, siyasi tutsakların Rus cezaevlerine sevk edilme sürecinin insanlık dışı koşullarda gerçekleştirildiğini vurguluyor.Kırım Tatar Kaynak Merkezine göre işgal yönetimi, tutukluları bilerek Yarımada dışına göndererek onları ailelerinden, avukatlarından ve toplumsal dayanışmadan koparmayı hedefliyor. Bu uygulama, savunma hakkını fiilen kısıtlayan bir baskı aracına dönüşmüş durumda. Son bir yılda Rusya’ya sevk edilen isimler arasında Aleksandr Sizikov (iki kez), İrına Danılovıç, Asan Ahtemov, Enver Mamutov, Server Gaziyev, Osman Arifmemetov, Rüstem Şeyhaliyev, Lenur Seydametov, Leman Zekeryayev, Halil Mambetov ve daha birçok siyasi tutsak yer aldı. Hak savunucuları, bazı isimlerin birden fazla kez serv sürecine maruz kaldığını da belirtti.

Kalp hastası siyasi tutsak Amet Süleymanov ölüme sürükleniyor Haber

Kalp hastası siyasi tutsak Amet Süleymanov ölüme sürükleniyor

Kırım Tatar Kaynak Merkezi, ağır kalp rahatsızlığına rağmen Rus mahkemesi tarafından hapis cezasına çarptırılan ve hayati kalp ameliyatı olması gereken Kırım Tatar siyasi tutsak Amet Süleymanov’un yıllardır tedavi edilmeyerek sistematik bir şekilde ölüme sürüklediğine dikkat çekti. İnsan hakları savunucuları, Rusya’nın işgal altındaki Kırım’da tıbbi yardımı sistematik bir cezalandırma ve siyasi tutsakları “yok etme” aracına dönüştürdüğünü vurguladı. Kırım Tatar Kaynak Merkezi Müdürü Zarema Bariyeva’nın aktardığına göre, Bahçesaray sakini Amet Süleymanov’un kalp ve damar yollarındaki ciddi sorunlar gençlik yıllarına dayanıyor. 2019 yılında Kıyiv’deki Amosov Enstitüsünde yapılan kontrollerde, Süleymanov’a vakit kaybetmeden kalp kapağı değişimi ameliyatı olması gerektiği tavsiye edildi. Ancak ameliyat hazırlıkları sürerken, Mart 2020’de Rus işgal güçleri tarafından tutuklanan Süleymanov, Ekim 2021’de sözde "terör örgütü üyeliği" suçlamasıyla 12 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Suleymanov’un teşhisinin, Rusya'nın kendi mevzuatında dahi "cezaevi koşullarıyla bağdaşmayan rahatsızlıklar" listesinde yer almasına rağmen, Rus yetkililer tahliye veya tedavi taleplerini görmezden geliyor. “AİLESİNİN GÖNDERDİĞİ İLAÇLAR SİYASİ TUTSAĞA VERİLMİYOR” Şu anda Rusya'nın Vladimir şehrindeki bir cezaevinde tutulan Süleymanov’un sağlık durumu, hapis koşulları nedeniyle hızla kötüleştiğine dikkat çeken Bariyeva şunları kaydetti: Amet Süleymanov’un tansiyonu düzenli olarak kritik seviyelere ulaşıyor. Ailesinin gönderdiği ilaçlar ya teslim edilmiyor ya da 'izin verilmedi' notuyla iade ediliyor. Ekim 2025’te yapılan son kalp ultrasonu sonuçları durumun vahametini ortaya koydu. Kalbindeki diğer kapakçığa binen yük aşırı artmış durumda. Muhtemelen artık bir değil, iki kalp kapağının birden değişmesi gerekiyor. Zarema Bariyeva, Süleymanov örneğinde olduğu gibi tedavinin sistematik olarak engellenmesinin, Kırım’daki siyasi tutsakları fiziksel olarak yok etmek için kullanılan bilinçli bir yöntem haline geldiğini vurguladı.

Kırım’da kültürel baskı: Latin alfabesiyle yazılmış tabelalar Kiril’e dönüştürülüyor Haber

Kırım’da kültürel baskı: Latin alfabesiyle yazılmış tabelalar Kiril’e dönüştürülüyor

İşgal altındaki Kırım’da Kremlin kontrolündeki sözde yönetim, kültürel alan üzerindeki baskısını artırmaya devam ediyor. Sözde Kırım Parlamentosu Başkan Yardımcısı Sergey Tsekov, son altı ayda işletmelerin Latin alfabesiyle yazılmış reklam tabelalarının yaklaşık yarısını Kiril alfabesiyle değiştirdiğini açıkladı. 1 MART’A KADAR ZORUNLU DEĞİŞİM Tsekov, “Rus Dilinin Kullanımı ve İç Dil Politikasının Geliştirilmesi” başlığıyla düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, Latin alfabesi ve yabancı dillerdeki tabelaların sayısının son altı ayda yüzde 50 oranında azaltıldığını belirterek, “Bu çalışmayı sürdürmemiz gerekiyor.” dedi. Sözde Yerel Yönetimler Birliği Başkanı Boris Yegorov ise Kırım genelinde hâlâ 647 tabelanın (yaklaşık yüzde 44) Latin alfabesi veya yabancı dillerde olduğunu, bunların 1 Mart’a kadar değiştirilmesinin zorunlu olduğunu söyledi. Yegorov, bu tarihte kamusal alanda “Rus dilinin korunmasına yönelik yasanın” yürürlüğe gireceğini hatırlattı. Turistik bölgelerde faaliyet gösteren bazı işletmelerin ise sezon öncesi tabelalarını değiştirmeyi taahhüt ettiğini ifade etti. Tsekov ayrıca, bazı girişimcilerin tabelalarını Kiril alfabesine çevirmek istemediğini ve bu nedenle Latin alfabesi veya yabancı dillerde marka tescili için başvuruda bulunduğunu da dile getirdi. İŞGALCİLERDEN KIRIM’DA “LATİN ALFABESİ” BASKISI Sözde Kırım Parlamentosu Başkan Yardımcısı Sergey Tsekov, daha önce tüm resmî belgelerde ve kamusal alanlardaki yazılarda yalnızca Kiril alfabesinin kullanılmasını savunarak Latin alfabesini “vatansever olmayan” olarak nitelendirmişti. Kırım Tatarları açısından bu uygulama, teknik bir düzenlemeden çok daha fazlası olarak değerlendiriliyor. Yarımadanın yerli halkı olan Kırım Tatarları için Latin alfabesinin tasfiyesi, dilsel ve kültürel kimliğe yönelik yeni bir darbe olarak görülüyor. Uzmanlar, bu politikanın Kırım Tatar dilinin eğitim, medya ve dijital alandaki kullanımını ciddi biçimde kısıtlayacağına, ayrıca Ukrayna ve Türk dünyasıyla olan kültürel bağları zayıflatmayı hedeflediğine dikkat çekiyor. İşgalcilerin söz konusu politikasını Kırım Haber Ajansına (QHA) değerlendiren Kırım Tatar tarihçi Gül­nara Abdullayeva, Rusya’nın işgal altındaki Kırım’da izlediği dil politikasının, Kırım Tatarlarını Ukrayna’dan ve Türk dünyasından izole etmeyi amaçlayan daha geniş bir asimilasyon stratejisinin parçası olduğuna dikkat çekmişti.

Av. Lyudmıla Korotkıh: AİHM kararı Rusya’nın Kırım’daki hukuksuzluğunu tescilledi Haber

Av. Lyudmıla Korotkıh: AİHM kararı Rusya’nın Kırım’daki hukuksuzluğunu tescilledi

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 20 Ocak 2026 tarihinde “Bekirov ve diğerleri Rusya’ya karşı” başlıklı dava kapsamında verdiği kararla, işgal altındaki Kırım’da barışçıl gösterilere katılan kişilere yönelik uygulamalar nedeniyle Rusya’nın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni ihlal ettiğine hükmetti. İhlallerin meydana geldiği 2014-2017 yılları arasında Kırım’da yaşayan 66 kişinin taraf olduğu 43 başvurunun birleştirilmesiyle oluşan davada verilen bu karar, 2014’ten sonra Kırım’daki olaylarla bağlantılı olarak Ukrayna ile Rusya arasındaki silahlı çatışma bağlamında, AİHM’in bireysel başvurulara ilişkin verdiği ilk esasa ilişkin karar olma özelliğini taşıyor. Mahkeme; Rusya’nın kendi yasalarını Kırım’da uygulamasının hukuka uygun olmadığını, kurulan sözde mahkemelerin ise yasayla kurulmuş yargı organı vasfı taşımadığını belirterek; Kremlin yönetiminin yarımada sakinlerinin ifade, toplantı ve adil yargılanma haklarını ihlal edildiğine hükmetti. AİHM ÖNCE DEVLETLERARASI SONRA BİREYSEL DAVALARIN KARARINI VERDİ Kırım Haber Ajansına (QHA) konuşan Kırım Tatar Kaynak Merkezi Avukatı Lyudmıla Korotkıh (Liudmyla Korotkykh), soz konusu kararın AİHM’in Kırım dosyalarına yaklaşımının mantıksal bir devamı olduğunu belirtertti. Mahkemenin önce devletlerarası davayı karara bağladığını, ardından bireysel başvuruları ele almaya başladığını hatırlatan Korotkıh, “AİHM Haziran 2024’te Kırım ile ilgili ‘Ukrayna Rusya’ya karşı’ devletlerarası davasında nihai kararını verdi, 2025’in ilk yarısında ise bireysel başvuruların iletişim süreci başladı.” dedi. “Bekirov ve diğerleri Rusya’ya karşı” davasının, 2014-2017 yılları arasında özellikle Kırım Tatarlarını hedef alan çok sayıda barışçıl eylem ve protestoya yönelik baskıları kapsadığı belirten avukat, “Bunlar arasında; 3 Mayıs 2014’te Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nu karşılamak için Kırım idari sınırında düzenlenen protestolar, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü kurbanlarını anma etkinlikleri, Ukrayna Bağımsızlık Günü çerçevesinde düzenlenen etkinlikler, Kırım’ın işgaline karşı protestolar ve sözde aramalar sırasında düzenlenen destek eylemleri yer aldı.” şeklinde aktardı. RUS HUKUKU VE MAHKEMELERİ GEÇERSİZ SAYILDI Mahkemenin hukuki değerlendirmesiyle ilgili Lyudmıla Korotkıh şunları kaydetti: AİHM, Rus işgal yetkililerinin barışçıl toplanma hakkını kısıtlama eylemlerinin hukuka aykırı olduğunu ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 11. maddesini ihlal ettiğini açıkça tespit etti. Ayrıca Mahkeme, devletlerarası davadaki tutumuna dayanarak, bazı davacılar açısından Sözleşme’nin 5. maddesi (özgürlük ve güvenlik hakkı) ve 6. maddesi (adil yargılanma hakkı) ihlallerini de kabul etti. Kararda, Rus mevzuatına dayalı olarak yapılan özgürlükten yoksun bırakmaların hukuka aykırı olduğu ve Kırım’daki sözde ‘mahkemelerin’ meşru kabul edilemeyeceği vurgulandı. TAZMİNAT KARARI VE GELECEK İÇİN HUKUKİ ZEMİN Avukat ayrıca mahkemenin davacıların tazminat talebini de kabul ettiğini kaydederek, “AİHM, adil tazmin talep eden tüm davacılara tazminat ödenmesine hükmetti ve Rusya’nın bu ödemeleri üç ay içinde yapması gerektiğini belirtti. Sürenin aşılması halinde faiz uygulanmaya başlayacak.” dedi. Korotkıh, Rusya'nın Avrupa Konseyinden çıkarılması nedeniyle kararı uygulamayı reddetme ihtimaline rağmen bu hükmün stratejik önemini şu sözlerle anlattı: Rusya şu an kararı tanımayabilir ancak bu belge, gelecekte kurulacak uluslararası tazminat ve onarım (reparasyon) mekanizmaları için vazgeçilmez bir hukuki temeldir. Bu karar, sorumluluğun tescil edilmesi ve Kırım Tatarları başta olmak üzere tüm mağdurlar için adaletin sağlanması yolunda dev bir adımdır. SIRADA KTMM DAVASI VAR Korotkıh ayrıca, işgal yönetiminin 2016 yılında Kırım Tatar Milli Meclisini (KTMM) yasa dışı ilan edilmesine ilişkin bireysel davalarda da iletişim sürecinin başladığını hatırlatarak Rusya'nın bu dosyalardaki savunmasını sunması için belirlenen sürenin 21 Ocak 2026 dolduğuna dikkat çekti. Avukat AİHM’nin 20 Ocak 2026 tarihli kararının bekleyen diğer siyasi davalar için güçlü bir emsal teşkil edeceğini vurguladı.

Rusya, Kırım Tatar siyasi tutsak Eldar Kantemirov’un vatandaşlığını iptal etti Haber

Rusya, Kırım Tatar siyasi tutsak Eldar Kantemirov’un vatandaşlığını iptal etti

İşgalcilerin Kırım Tatarlarına baskı uygulamak amacıyla kurguladığı sözde Hizb-ut Tahrir Davası çerçevesinde 12 yıl hapis cezasına mahkûm edilen Kırım Tatar siyasi tutsak Eldar Kantemirov’un Rus vatandaşlığının iptal edildiği öğrenildi. Bu karar nedeniyle Kantemirov, yasa dışı hapis cezasını tamamladıktan sonra Kırım Yarımadası Rusya’nın işgali altında kalmaya devam ederse ailesinin yanına ve dört çocuğuna geri dönemeyecek. Kırım Tatar Kaynak Merkezi Müdürü Zarema Bariyeva sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, “Kırımlı siyasi tutsak Eldar Kantemirov, Rusya Federasyonu tarafından vatandaşlığından resmen çıkarılan yeni kişi oldu.” şeklinde bildirdi. Bariyeva, Rusya’nın Kırım sakinlerini vatandaşlıktan çıkararak, siyasi saiklerle verilen yasa dışı hapis cezalarının ardından dahi insanların kendi evlerine dönmesini engellemeyi hedeflediğini belirtti. Bariyeva, “Yani, Eldar Kantemirov ve diğer birçok Kırım Tatarı, serbest bırakıldıktan sonra bile Kırım’a, evlerine ve ailelerine dönemeyecek. Kırım Rus işgali altında kaldığı sürece, bu insanların ailelerine kavuşması fiilen imkânsız hale geliyor.” ifadelerini kullandı. Bariyeva’nın açıklamasına göre Rusya, mevzuatında yaptığı değişikliklerle, “terörizm”, “vatana ihanet”, “yabancı bir devletle iş birliği” ya da askerlik kaydına alınmama gibi suçlamalar yöneltilen kişilerin vatandaşlıktan çıkarılmasının önünü açtı. RUS HAPİSHANELERİNDE SAĞLIĞI BOZULDU Halihazırda 45 yaşında olan Kırım Tatar siyasi tutsak Eldar Kantemirov’un, Rusya’nın Buryatya bölgesindeki cezaevinde tutulduğu belirten Bariyeva, Kantimirov’un cezaevindeki koşullar nedeniyle ciddi sağlık sorunları yaşadığını kaydetti. “Tutukluluk kimseye fayda sağlamaz ve Eldar da bunun istisnası olmadı. Gözaltına alındıktan sonra, genç yaşına rağmen kendisine Parkinson hastalığı teşhisi konuldu. Daha sonra ise kış aylarında ısıtması olmayan hücrede tutulması nedeniyle böbrek hastalığı ağırlaştı.” diyen Bariyeva, siyasi tutsağın alıkonulduğu Dimitrovgrad ve Ulan-Ude bölgelerinde kış aylarında ortalama sıcaklığın eksi 18 ile eksi 30 derece arasında değiştiğine dikkat çekti. Bariyeva ayrıca, Kantimirov’un cezasını Kırım’a daha yakın bir cezaevinde çekmesi için yapılan tüm başvuruların sonuçsuz kaldığını ifade etti. SİYASİ TUTSAK ELDAR KANTEMİROV Eldar Kantemirov, Rus işgal güçleri tarafından 10 Haziran 2019’da 38 yaşındayken gözaltına alındı. İşgalci yönetim, 16 Ağustos 2021’de Kantemirov’u düzmece Hizb ut-Tahrir Davası kapsamında 12 yıl hapis ve bir yıl idari gözetim cezasına çarptırdı. Eldar Kantemirov, 4 çocuk babası, Kıyiv İslam Üniversitesi mezunu, din alimi, Arap dili uzmanı ve Arap dili öğretmenidir. Şu anda Kırım’dan 7 bin kilometre uzaklığında Buryatya'daki 8 numaralı cezaevinde tutuluyor.

Paris’te Kırım yankısı: Rusya’nın “siyasi terör” sistemi dünyaya duyuruldu Haber

Paris’te Kırım yankısı: Rusya’nın “siyasi terör” sistemi dünyaya duyuruldu

Fransa’nın başkenti Paris, Rus işgali altındaki Ukrayna topraklarında sivillere yönelik uyguladığı hak ihlallerini ve siyasi baskıları ele alan geniş kapsamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Paris Belediyesinde (Mairie de Paris) 15 Ocak’ta, yönetmenliğini Evhenia Çırıkova’nın üstlendiği "Mahkumlar: Terör Sistemi" (Prisoners: System of Terror) adlı belgesel filmin gösterimi yapıldı. Belgesel filminde Rusya’nın işgal altında tuttuğu Ukrayna topraklarda sivil halka karşı işlediği sistematik suçlar göz önüne seriliyor. Belgesel gösteriminin ardından düzenlenen panelde, Rusya’nın yürüttüğü yasa dışı kaçırma, işkence ve siyasi hapis cezaları mercek altına alındı. Etkinliğe Paris Belediye Başkan Yardımcısı Arnaud Ngatcha, ünlü Fransız düşünür ve yazar Bernard-Henri Levy, Fransız siyasetçiler, gazeteciler ve Rus esaretinden kurtulan Ukrayna vatandaşları, siyasi tutsakların yakınları katıldı. Panelde en dikkat çekici konuşmalardan birini, Kırımlı siyasi tutsak Serhiy Lıhomanov’un kız kardeşi Tetyana Zelena yaptı. Zelena, eski bir Ukrayna askeri olan abisinin iki yıl önce Kırım’daki evinden kaçırıldığını, uzun süre boyunca tam tecritte alıkonularak işkence gördüğünü ardından ise sahte "terörizm" suçlamalarıyla 15 yıl hapse mahkûm edildiğini anlattı. Abisinin Taganrog’daki 2 Nolu tutukevinde tutulduğunu belirten Zelena, "Ağabeyim ağır işkenceler gördü ve şu an ciddi sağlık sorunları yaşamasına rağmen tıbbi yardıma erişimi engelleniyor. Onun hikayesi tekil bir örnek değil; Rüstem Gugurik, Serhiy Tsıgipa ve daha niceleri benzer bir kaderi paylaşıyor." dedi. KORKUNÇ İSTATİSTİK: 492 SİYASİ TUTSAK Kırım Tatar Kaynak Merkezinin verilerine atıfta bulunan Tetyana Zelena, işgal altındaki Kırım’da en az 492 kişinin siyasi gerekçelerle hüküm giydiğini ve bu sayının her geçen gün arttığını vurguladı. Zelena, bugüne kadar yapılan esir takaslarında Kırım’dan sadece 12 kişinin evine dönebildiğine dikkat çekti. ULUSLARARASI TOPLUMA ÇAĞRI YAPILDI Etkinlik sonunda uluslararası topluma Rusya üzerindeki baskıyı artırma çağrısında bulunuldu. Katılımcılar ayrıca, Rusya’ya yönelik hedeflenmiş yaptırımların sertleştirilmesi, sivil rehinelerin serbest bırakılması için etkili uluslararası mekanizmaların kurulması, işgal altındaki bölgelerde sistematik terörü organize eden Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB), Rusya Federal Cezaevi Servisi (FSVP) ve Ulusal Muhafızların (Rosgvardia) "terör örgütü" olarak tanınması çağrısı yaptı.

KTMM: Rusya, Kırım Tatarlarını sistematik biçimde hedef alıyor Haber

KTMM: Rusya, Kırım Tatarlarını sistematik biçimde hedef alıyor

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM), Ukrayna’da her yıl 12 Ocak’ta kaydedilen Siyasi Tutsaklar Günü dolayısıyla yayımladığı açıklamada, Sovyet döneminden günümüze uzanan siyasi baskılara dikkat çekti. Açıklamada, bu günün 1975 yılında, Ukraynalı siyasi tutsak ve Sovyet rejimi muhalifi Vyaçeslav Çornovil’in girişimiyle hayata geçirildiği hatırlatıldı. KTMM bugün sosyal medya üzerinden yayımladığı açıklamada, söz konusu günün, otoriter Sovyet rejimine karşı mücadele eden tüm direnişçileri anmak ve toplumu baskı ile zulme karşı durmaya çağırmak amacı taşıdığını belirtti. Açıklamada, “O yıllarda, Kırım Tatar halkının zorla sürgün edildiği yerlerde kurulan ve tarihi vatana dönüş ile milliî-bölgesel özerkliğin yeniden sağlanmasını amaçlayan Kırım Tatar milli hareketi, eski SSCB'nin birçok bölgesinde, özellikle de Ukrayna Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin Kırım, Herson ve Zaporijjya bölgelerinde temsilcilerine sahipti. Kırım Tatar milliî hareketi, kitleselliği, yüksek örgütlenme düzeyi, net siyasi yönelimi ve katılımcılarının özverisi sayesinde uluslararası alanda geniş bir tanınırlık kazanmıştı. SSCB'nin çöküşü ve bağımsız Ukrayna'nın ortaya çıkmasıyla, Ukrain ve Kırım Tatarlarına yönelik siyasi baskı ve zulmün geçmişte kaldığı düşünülüyordu. Ancak, Şubat 2014'te Kırım'ın Rus işgaliyle başlayan ve 2022'de Ukrayna anakarasına yönelik geniş çaplı bir işgale dönüşen Rusya-Ukrayna Savaşı, Rus işgal yönetimi tarafından Ukrayna vatandaşlarına yönelik sistematik siyasi zulmü yeniden gündeme getirdi.” denildi. Bugün yalnızca işgal altındaki Kırım’da 328 kişinin siyasi gerekçelerle özgürlüğünden mahrum bırakılmış durumda olduğunu hatırlatılan açıklamada, “Bunlardan 180’i Kırım Tatarı. Bu, Kırım Tatar halkının Rus işgal yetkilileri tarafından hedefli bir zulüm ve baskı politikasına maruz kaldığını göstermektedir.” şeklinde vurgulandı. Vatandaşları Kırımlı siyasi tutsaklarla dayanışmaya çağıran KTMM şu ifadelerini kullandı: KTMM, tüm vatandaşları Kırım'daki siyasi tutsaklara destek vermeye, özellikle onlara mektup yazmaya, ailelerine yardım etmeye, çeşitli destek etkinlikleri düzenlemeye çağırıyor. KTMM, Kremlin tarafından esir tutulan tüm siyasi tutsaklarla dayanışma içinde olduğunu ifade ederek, onların serbest bırakılması için her türlü çabayı göstermeye devam edecektir. UKRAYNA SİYASİ TUTSAKLAR GÜNÜ 12 Ocak, Ukrayna’da Ukraynalı Siyasi Tutsaklar Günü olarak kadediliyor. Bu tarih, ülkenin farklı dönemlerinde siyasi görüşleri, millî duruşları ve Ukrayna’nın bağımsızlığı için verdikleri mücadele nedeniyle baskıya uğrayan, tutuklanan ve yok edilen Ukraynalılara adandı. Günün 12 Ocak olarak seçilmesi ise, Sovyet rejiminin en sert baskı dalgalarından biri olan ve Ukrayna aydınlarına yönelik kitlesel tutuklamaların başladığı 12 Ocak 1972’nin yıl dönümüne dayanıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.