SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Siber Saldırı

QHA - Kırım Haber Ajansı - Siber Saldırı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Siber Saldırı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Rus bağlantılı hacker grubu 50 Batılı şirketi hedef aldı: Shell ve Philips de listede Haber

Rus bağlantılı hacker grubu 50 Batılı şirketi hedef aldı: Shell ve Philips de listede

Rusya bağlantılı olduğu değerlendirilen siber suç örgütü Cl0p, aralarında enerji devi Shell, tıbbi teknoloji üreticisi Philips, General Electric (GE) ve finansal teknoloji şirketi Fiserv’in de bulunduğu yaklaşık 50 Batılı şirketin sistemlerini hedef aldığını ve büyük miktarda şirket içi veriyi ele geçirdiğini öne sürdü. Birleşik Krallık merkezli Reuters haber ajansının haberine göre grup, 12 Ağustos’ta yayımladığı açıklamada Shell’den yaklaşık 89 gigabayt, Philips’ten ise 13,5 gigabayt veri çaldığını iddia etti. Ancak haberin yayımlandığı sırada saldırganlar ele geçirdiklerini öne sürdükleri verilere ilişkin herhangi bir örnek paylaşmadı. Şirketler de siber saldırı girişimlerini doğrularken veri hırsızlığının gerçekleştiğini henüz teyit etmedi. SHELL VE PHİLİPS SALDIRIYI DOĞRULADI Shell, yakın zamanda olası bir siber güvenlik olayı yaşandığını doğrulayarak konuyla ilgili soruşturma başlattığını açıkladı. Şirket, güvenlik ekipleri ve uzmanlarla birlikte olayın kapsamını araştırdığını bildirdi. Cl0p, Shell’den çalındığını öne sürdüğü veriler arasında şirketin işlettiği enerji tesislerine ait proje çizimleri, sanayi tesislerinin fotoğrafları, teknik denetim raporlarının taranmış kopyaları ve proje planlama belgelerinin bulunduğunu iddia etti. Philips de ayrı bir kurumsal sunucuya yönelik yetkisiz erişim girişimini tespit ettiğini ve saldırıyı sınırlandırdığını açıkladı. Şirket, olayın müşteri ortamlarını etkilemediğini belirtti. Ancak Cl0p, Philips’e ait olduğu öne sürülen şema, teknik çizim ve PDF formatındaki diyagramların ele geçirildiğini iddia ediyor. General Electric ise hacker grubunun açıklamasından haberdar olduğunu ve olası tehdidin değerlendirilmesi için siber güvenlik müdahale protokollerini devreye soktuğunu bildirdi. Finansal teknoloji şirketi Fiserv de Cl0p’un iddialarını incelediğini açıkladı. Şirket, mevcut kapsamlı incelemelerde müşteri, banka, işlem veya kişisel verilerinin ele geçirildiğine ilişkin herhangi bir kanıt bulunmadığını duyurdu. SALDIRILARIN KAYNAĞI ARAŞTIRILIYOR Saldırıların hangi yöntemle gerçekleştirildiği henüz kesin olarak belirlenmedi. Ancak siber güvenlik uzmanları, Cl0p’un son dönemde belirli şirketleri doğrudan hedeflemekten ziyade yaygın kullanılan kurumsal yazılımlardaki güvenlik açıklarından yararlanarak geniş çaplı saldırılar gerçekleştirdiğine dikkat çekiyor. Ascent Solutions Tehdit Analizi Başkanı Brandon Parsons, grubun “profesyonel veri gaspçıları” gibi hareket ettiğini belirterek belirli şirketlerden ziyade güvenlik açığı bulunan yazılımları hedef aldığını ifade etti. Sektörel fidye yazılımı bilgi paylaşım kuruluşu Ransom-ISAC da 22 Temmuz’da Cl0p’un üretim süreçlerinde kullanılan PTC Windchill ve FlexPLM mühendislik yazılımlarındaki güvenlik açıklarından aktif şekilde yararlandığı konusunda uyarıda bulunmuştu. KRİTİK ALTYAPI İÇİN GÜVENLİK RİSKİ Uzmanlara göre saldırının doğrulanması hâlinde özellikle Shell’den çalındığı iddia edilen teknik belgeler ciddi güvenlik riski oluşturabilir. Enerji tesislerine ait proje çizimleri, sanayi komplekslerinin görüntüleri ve teknik denetim raporlarının kötü niyetli kişilerin eline geçmesi, kritik altyapıya yönelik sabotajların planlanmasında kullanılabilecek hassas bilgilerin açığa çıkmasına neden olabilir. Philips açısından ise teknik çizim ve mühendislik belgelerinin sızdırılması, şirketin fikrî mülkiyetinin korunması bakımından önemli riskler doğurabilir. Bununla birlikte, söz konusu verilerin gerçekten ele geçirilip geçirilmediği ve hacker grubunun yayımladığı iddiaların ne ölçüde gerçeği yansıttığı henüz bağımsız olarak doğrulanmış değil. CL0P KİMDİR? Cl0p, 2019’dan bu yana faaliyet gösterdiği belirlenen ve Rusça konuşulan siber suç dünyasıyla ilişkilendirilen en tehlikeli hacker gruplarından biri olarak biliniyor. Siber güvenlik araştırmacıları grubu, TA505 ve FIN11 olarak tanımlanan hacker kümeleriyle ilişkilendiriyor. Grup, özellikle “çifte gasp” olarak bilinen yöntemiyle öne çıkıyor. Bu yöntemde saldırganlar yalnızca şirketlerin sistemlerine erişmek veya verileri şifrelemekle kalmıyor, aynı zamanda ele geçirdikleri hassas verileri kamuoyuna açıklamakla tehdit ederek kurbanlardan fidye talep ediyor. Son yıllarda Cl0p’un geleneksel fidye yazılımı saldırıları yerine, kurumsal yazılımlardaki sıfırıncı gün güvenlik açıklarından yararlanarak çok sayıda kuruluşu aynı anda hedef alan saldırılara ağırlık verdiği belirtiliyor. Grubun 2021’de Accellion FTA, 2023’te ise GoAnywhere MFT ve MOVEit Transfer platformlarındaki güvenlik açıklarından yararlandığı geniş çaplı saldırılar, dünya genelinde yüz milyonlarca kullanıcıya, şirketlere ve kamu kurumlarına ait verilerin tehlikeye girmesine yol açmıştı. Cl0p’un son iddiaları da grubun Batılı şirketlerin yaygın kullandığı kurumsal yazılımlardaki açıkları kullanarak geniş çaplı veri hırsızlığı operasyonlarına devam ettiğine işaret ediyor.

AB ve Birleşik Krallık'tan Rusya'ya dev siber yaptırım: İstihbarat subayları ve VK ile MAX kıskaçta Haber

AB ve Birleşik Krallık'tan Rusya'ya dev siber yaptırım: İstihbarat subayları ve VK ile MAX kıskaçta

Avrupa Birliği (AB) ve Birleşik Krallık, Ukrayna başta olmak üzere Avrupa devletlerine ve uluslararası ortaklara yönelik kitlesel siber saldırılar, siber casusluk, sabotajlar ve dezenformasyon operasyonlarına karıştığı tespit edilen Rus yetkililere, bilgisayar korsanlarına (hacker) ve şirketlere karşı koordineli yeni yaptırım paketlerini eş zamanlı olarak açıkladı. AB Konseyi ve Birleşik Krallık hükûmeti tarafından yapılan resmî açıklamalarda, Rus siber ağlarının Avrupa genelindeki yıkıcı faaliyetleri detaylarıyla deşifre edildi. AB YAPTIRIMLARI: FSB’NİN SİBER MERKEZLERİ VE MAX İLE VK HEDEFTE AB Konseyi, Rusya Federal Güvenlik Servisi’nin (FSB) 16. Merkezinin, aralarında dünyaca ünlü TURLA grubunun da bulunduğu çok sayıda hacker şebekesini doğrudan kontrol ettiğini duyurdu. Rus istihbaratının; Fransa, Almanya, Polonya, Avusturya, Hollanda, Romanya, Finlandiya, Slovakya ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi hükûmet ağlarını, kritik altyapı tesislerini ve savunma sanayisi şirketlerini yıllardır sistematik olarak hedef aldığı belgelendi. Bu doğrultuda AB, 9 gerçek kişi ile 4 kuruluşu yaptırım listesine aldı. Listeye Rus askerî istihbaratı (GRU) subayları, siber suçlular, sözde aktivist korsanlar ve bu operasyonlara teknolojik zemin hazırlayan şirketler dahil edildi. Bununla birlikte, Rusya'nın en büyük sosyal ağ platformu VKontakte’nin sahibi olan teknoloji devi VK ile Kremlin’in “milli platform” olarak dayatmaya çalıştığı MAX mesajlaşma uygulamasının tüzel kişiliği de AB yaptırımlarının hedefi oldu. AB, mesajlaşma uygulamasının geliştirilmesinin, oluşturulması için zorunlu şartlar belirleyen Rusya Federasyonu Federal Güvenlik Servisinin kontrolü altında gerçekleştiğini kaydetti. BİRLEŞİK KRALLIK’TAN 24 KİŞİ VE KURULUŞA YAPTIRIM Londra, Rusya'nın siber ve hibrit operasyonlarıyla bağlantılı 24 kişi ve kuruluşu kapsayan kendi yaptırım paketini devreye soktu. Birleşik Krallık’ın kara listesine GRU’nun üst düzey isimleri Vyaçeslav Stafeyev, İvan Senin ve İvan Kasyanenko girdi. Ayrıca, Rus istihbaratı adına korsan devşiren IMPULS şirketi, dünya genelinde veri hırsızlığı için kullanılan Lumma Stealer zararlı yazılımı ile ilişkili kişiler ve Avrupa'daki seçimlere müdahale etme ve dezenformasyon yayma aracı olarak faaliyet gösteren Rus medya kuruluşu Rybar'ın 10 temsilcisi de Londra'nın yaptırım radarına takıldı. KIŞ ORTASINDA YARIM MİLYON İNSANI KARANLIKTA BIRAKMA GİRİŞİMİ Birleşik Krallık makamları ve AB ülkeleri, Polonya enerji şebekesine yönelik düzenlenen ve kışın ortasında yaklaşık 500 bin insanı elektriksiz bırakma tehlikesi yaratan büyük siber saldırının sorumluluğunu da resmî olarak FSB'nin 16. Merkezine yükledi.

Birleşik Krallık'ın siber kalkanı çöktü: Rusça yazılan kodlarla kritik altyapı ağlarına sızdılar! Haber

Birleşik Krallık'ın siber kalkanı çöktü: Rusça yazılan kodlarla kritik altyapı ağlarına sızdılar!

Rusya bağlantılı olduğu değerlendirilen bilgisayar korsanlarının, Birleşik Krallık hükûmet yetkilileri ile Dışişleri Bakanliği personeline ait e-posta hesap bilgilerini ele geçirerek Birleşik Krallık'ın kritik sistemlerine sızdığı bildirildi. İngiliz basınında yer alan haberlere göre, "FortiBleed" adı verilen kapsamlı siber saldırı kapsamında saldırganlar, hükûmet görevlilerine ait kullanıcı adı ve parolaları ele geçirerek yetkisiz erişim sağladı. Söz konusu ihlalin, Whitehall'daki diğer kamu kurumlarına yönelik yeni sızmaların önünü açabileceği değerlendiriliyor. 80 BİNDEN FAZLA GÜVENLİK DUVARI ETKİLENDİ Siber güvenlik şirketi Fortinet'e ait 80 binden fazla güvenlik duvarı (firewall) sisteminin saldırıdan etkilendiği belirtilirken, ele geçirilen e-posta adresleri ve şifrelerin Birleşik Krallık'nın kritik kamu altyapıları açısından ciddi risk oluşturduğu ifade edildi. Bilgilendirmeye göre, çalınan hesap bilgileri karanlık ağ (dark web) forumlarında 60 bin dolara kadar alıcı bulabiliyor. Ayrıca sızdırılan hesaplar arasında Tayland ve Mauritius'taki Birleşik Krallık büyükelçiliklerinde görev yapan bilişim personeli ile Derbyshire ve Londra'nın doğusundaki Waltham Forest bölgesinde çalışan kamu görevlilerinin bilgilerinin de bulunduğu aktarıldı. The Telegraph'ın incelediği saldırı kodlarının Rusça yazıldığı aktarıldı. "SantaAd" takma adını kullanan ve çalınan hesap bilgilerini dark web üzerinden satışa çıkardığı belirtilen şüphelinin ise konuya ilişkin herhangi bir açıklama yapmadığı bildirildi. KRİTİK ALTYAPILAR DA RİSK ALTINDA Saldırıda ele geçirilen veriler arasında, Birleşik Krallık Ulusal Sağlık Hizmeti, enerji şirketleri ve ilaç tedarik zincirinde faaliyet gösteren kuruluşlara ait giriş bilgilerinin de yer aldığı kaydedildi. Uzmanlar, özellikle sağlık sektörüne yönelik siber saldırıların hastanelerin günlük işleyişini doğrudan aksatabilecek ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. ULUSAL SİBER GÜVENLİK MERKEZİ UYARI YAYIMLADI Birleşik Krallık Ulusal Siber Güvenlik Merkezi, Fortinet sistemlerine yönelik "brute force" yöntemiyle gerçekleştirilen saldırıları doğrulayarak kurumlara ağlarını denetlemeleri ve güvenliği ihlal edilen cihazları derhal izole etmeleri çağrısında bulundu. Siber güvenlik araştırmacısı Volodımır Dyaçenko ise saldırının halen devam ettiğini ve Birleşik Krallık Dışişleri Bakanlığı'nın ana ağlarına erişim sağlanmış olabileceğini vurguladı. RUSYA'NIN DOĞRUDAN DAHİL OLDUĞUNA DAİR KANIT YOK Haberde, saldırının arkasında doğrudan Rus devletinin bulunduğunu gösteren kesin bir kanıt olmadığı vurgulandı. Ancak Rusya merkezli faaliyet gösteren bilgisayar korsanı gruplarının uzun süredir Kremlin'in örtülü desteğinden faydalanarak Batılı ülkelere yönelik siber operasyonlar yürüttüğü değerlendirmesi yapıldı. İngiliz istihbaratı da daha önce yayımladığı raporlarda Rusya'nın, özellikle ülkenin kritik altyapısı açısından ciddi bir siber güvenlik tehdidi oluşturmaya devam ettiğini belirtmişti.

Rus internet korsanları Ukraynalı savcıları ve NATO yetkililerini hedef aldı! Haber

Rus internet korsanları Ukraynalı savcıları ve NATO yetkililerini hedef aldı!

Rusya bağlantılı internet korsanlarının son aylarda Ukrayna’daki savcı ve soruşturmacılara ait 170’ten fazla e-posta hesabını ele geçirdiği ortaya çıktı. Birleşik Krallık merkezli Reuters haber ajansının incelediği verilere göre saldırılar, Moskova’nın yolsuzluk ve Rus iş birlikçilerini soruşturan Ukraynalı yetkilileri yakından takip ettiğini gösteriyor. İngiliz ve ABD’li siber tehdit araştırmacılarından oluşan Ctrl-Alt-Intel kolektifi tarafından tespit edilen verilere göre, hackerlar Eylül 2024 ile Mart 2026 arasında en az 284 e-posta hesabını hedef aldı. Kurbanların büyük çoğunluğunu Ukraynalılar oluştururken, NATO üyesi komşu ülkeler ile Balkanlar’dan da çok sayıda yetkili saldırıdan etkilendi. Araştırmacılar, internet korsanlarının yanlışlıkla internete açık bıraktığı sunucuda başarılı saldırı kayıtları ve binlerce çalınmış e-posta bulunduğunu belirtti. Ctrl-Alt-Intel, bu durumun Rus casusluk faaliyetlerinin işleyişine dair nadir bir içgörü sağladığını ifade etti. SALDIRILAR UKRAYNA’DAKİ KRİTİK KURUMLARI HEDEF ALDI Sızdırılan verilere göre saldırılar, savaş döneminde Ukrayna ordusundaki yolsuzlukları ve casusları soruşturmak amacıyla kurulan Savunma Alanında Uzmanlaşmış Savcılık Ofisi, suçlular ile Rus iş birlikçilerinden el konulan varlıkları yöneten Varlık Kurtarma ve Yönetim Ajansı (ARMA) ve Kıyiv Savcı Eğitim Merkezi gibi kurumları hedef aldı. ARMA’nın dönemin başkanı Yaroslava Maksymenko ile Savcı Eğitim Merkezi Başkan Yardımcısı Oleg Duka’nın hesaplarının da ele geçirilenler arasında bulunduğu bildirildi. Ayrıca Ukrayna’nın üst düzey yolsuzluk dosyalarını soruşturan Özel Yolsuzlukla Mücadele Savcılığı (SAPO) bünyesindeki en az bir kıdemli yetkilinin de saldırıdan etkilendiği belirtildi. Ukrayna Bilgisayar Acil Müdahale Ekibi (CERT-UA), saldırılardan haberdar olduklarını ve Reuters’ın tespit ettiği bazı vakaları daha önce incelediklerini açıkladı. SALDIRILARIN ARKASINDA “FANCY BEAR” İDDİASI Ctrl-Alt-Intel, operasyonu Rus askerî istihbaratıyla ilişkilendirilen ve “Fancy Bear” olarak bilinen internet korsanı grubuna atfetti. Ancak bazı bağımsız siber güvenlik uzmanları Rus bağlantısını doğrularken, grubun kimliği konusunda farklı değerlendirmelerde bulundu. NATO ÜLKELERİ DE HEDEFTE Veriler, saldırıların yalnızca Ukrayna ile sınırlı kalmadığını ortaya koydu. Romanya Hava Kuvvetleri’ne ait en az 67 e-posta hesabı, Yunanistan Genelkurmay Başkanlığına bağlı 27 hesap, Bulgaristan’ın Plovdiv bölgesindeki yerel yönetim hesapları, Sırbistan’daki akademisyenler ve askerî yetkililer de saldırılardan etkilendi. Uzmanlar, Rusya’nın yalnızca rakiplerini değil, yakın ilişki içinde olduğu ülkeleri de istihbarat faaliyetleri kapsamında hedef aldığını vurguladı. Londra merkezli Chatham House düşünce kuruluşundan Keir Giles, “Moskova ile yakın ilişki içinde olmak, Rus casusluğuna karşı koruma sağlamıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Rusya’nın "millî" mesajlaşma uygulaması Max’ta güvenlik skandalı: “Mamut” virüsü cüzdanları boşaltıyor Haber

Rusya’nın "millî" mesajlaşma uygulaması Max’ta güvenlik skandalı: “Mamut” virüsü cüzdanları boşaltıyor

Rusya'nın 2025 yılında zorunlu kullanıma sunduğu yeni mesajlaşma uygulaması Max üzerinde, kullanıcıların banka bilgilerini ve kişisel verilerini ele geçiren "Mamut" adlı zararlı bir yazılım tespit edildi. Uzmanlar, uygulamanın devlet kontrolünde olmasının yanı sıra güvenlik açıklarının kullanıcıları siber saldırılara karşı savunmasız bıraktığı konusunda uyarıyor. "Nastoşçeye Vremya" (Current Time) haber ajansı tarafından aktarılan bilgilere göre, "Mamut" adı verilen bu virüs, Android tabanlı cihazları hedef alan gelişmiş bir truva atı türü olarak tanımlanıyor. Dolandırıcılar, özellikle komşuluk ve ebeveyn grupları gibi güvene dayalı platformları kullanarak ele geçirdikleri hesaplar üzerinden virüslü bağlantılar yayıyor. Siber saldırganların en sık kullandığı yöntem ise kullanıcıyı meraklandıracak "Bu videodaki sen misin?" gibi mesajlarla hazırlanan oltalama linkleri. Bu bağlantıya tıklandığında, cihazın arka planında sessizce çalışan yazılım; SMS mesajlarına, banka doğrulama kodlarına ve tüm finansal verilere erişim sağlıyor. eQualitie Proje Koordinatörü Leonid Yuldaşev, sistemin tamamen kullanıcıların grup içi güven duygusunu istismar etmek üzerine kurulu olduğunu belirtiyor. HEM SİBER SALDIRI HEM DEVLET TAKİBİ RİSKİ Siber hukuk uzmanı Sarkis Darbinyan, bu tür oltalama saldırılarının her platformda görülebileceğini ancak Max uygulamasının özel bir risk taşıdığını vurguluyor. Darbinyan’a göre Max, yazışmaların devlet denetimine açık olması nedeniyle mahremiyet açısından ek bir tehdit oluşturuyor. Uzmanlar, Rusya’nın işgal altındaki Kırım da dahil olmak üzere popüler mesajlaşma uygulamalarını kısıtlayarak kullanıcıları Max’a yönlendirmesinin, geniş çaplı bir veri izleme operasyonunun parçası olduğunu ifade ediyor. Max’ın basın servisi ise virüs iddialarının gerçeği yansıtmadığını ve güvenlik sistemlerinin zararlı dosyaları engellediğini savundu. Ancak 2025 yılında "milli mesajlaşma uygulaması" olarak lanse edilen ve devlet hizmetleri ile dijital kimlik sistemlerini tek çatıda toplamayı hedefleyen uygulamanın, siber suçlular için birincil hedef haline gelmesi endişeleri artırıyor. UYGULAMA ZORUNLU OLARAK YÜKLENİYOR Rusya’da ve Kırım dahil Rus işgali altında bulunan Ukrayna topraklarında, 1 Eylül’den itibaren Max uygulamasının kullanımı zorunlu hale getirildi. Uygulama, Kremlin ve FSB’nin kontrolündeki VK (VKontakte) şirketi tarafından geliştirildi. Uzmanlar, Rusya’nın bu eylemlerinin Çin modeline benzer “tam iletişim kontrolü” stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriyor.

Rus hackerlardan Hollandalı yetkililere tuzak: WhatsApp ve Signal üzerinden bilgi sızdırıldı Haber

Rus hackerlardan Hollandalı yetkililere tuzak: WhatsApp ve Signal üzerinden bilgi sızdırıldı

Hollanda askerî istihbaratı (MIVD) ve genel istihbarat servisinin (AIVD) raporlarına göre, Rus hackerlar özellikle Signal uygulamasının güvenilir imajını istismar ediyor. Saldırganlar, Signal’in resmî destek birimiymiş gibi davranan sahte bir "chat-bot" üzerinden kullanıcılarla iletişime geçiyor. Bu yöntemle kullanıcıların giriş bilgilerini veya PIN kodlarını ele geçiren hackerlar, hesaplara erişim sağladıktan sonra grup sohbetlerine fark edilmeden dahil olup hassas yazışmaları takip ediyor. Rusya'nın bu operasyonlarla özellikle Avrupa'daki askerî stratejiler ve hükûmet içi politik tartışmalar hakkında bilgi toplamayı hedeflediği belirtiliyor. İstihbarat birimleri, bu durumun mesajlaşma uygulamalarındaki teknik bir güvenlik açığından kaynaklanmadığını, doğrudan bireyleri hedef alan saldırılar olduğunu vurguladı. Yapılan ortak açıklamada, Signal ve WhatsApp uçtan uca şifreleme sunsa da, bu platformların devlet sırrı veya çok gizli belgelerin paylaşımı için asla güvenli kanallar olmadığına dikkat çekildi. Ayrıca Signal destek ekibinin kullanıcılarla asla uygulama içerisinden mesaj yoluyla iletişime geçmeyeceği, bu tarz bir mesaj alan kullanıcıların doğrudan bir saldırıyla karşı karşıya olduğu hatırlatıldı. Rus hackerların birincil hedefinde ise yüksek rütbeli subaylar, karar verici bürokratlar ve saha araştırması yapan gazeteciler bulunuyor.

Münih Güvenlik Konferansı raporu: Dünya "yıkım siyaseti" dönemine girdi Haber

Münih Güvenlik Konferansı raporu: Dünya "yıkım siyaseti" dönemine girdi

Münih Güvenlik Konferansı’nın (MSC) 9 Şubat'ta “Yıkım Altında” başlığıyla yayımlanan yıllık raporunda, küresel siyasetin “temkinli reformlar yerine yıkım ve söküm” eksenine kaydığı belirtildi. Raporda, 2. Dünya Savaşı sonrası ABD liderliğinde kurulan uluslararası düzenin ciddi biçimde sarsıldığı kaydedildi. ABD ÖNCÜLÜĞÜNDEKİ ULUSLARARASI DÜZEN DAĞILIYOR Raporda, “Dünya, dikkatli reformlar ve rota düzeltmelerinden ziyade yıkıma dayalı bir siyaset dönemine girdi. Kendi ülkesini mevcut düzenin kısıtlamalarından kurtarıp, daha güçlü ve müreffeh bir ulusu yeniden inşa etmeyi vadedenlerin en dikkat çekeni, mevcut ABD yönetimidir. Bunun bir sonucu olarak, 1945 sonrası kurulan, ABD öncülüğündeki uluslararası düzen bugün dağılıyor.” ifadelerine yer verildi. "Munich Security Index 2026" verilerine göre G7 ülkelerinde katılımcıların yalnızca küçük bir bölümü mevcut hükûmet politikalarının gelecek kuşakların yaşamını iyileştireceğine inanıyor. Bu durumun, “mevcut kurumları reforme etmek yerine yıkmayı savunan” siyasi yaklaşımlara desteği artırdığına dikkat çekildi. ABD’nin dış politikasındaki değişimlerin Avrupa güvenliği üzerindeki etkilerine özel vurgu yapılan raporda Vaşington’un (Washington), Rusya’nın Ukrayna’ya karşı sürdürdüğü tam kapsamlı savaş ve artan hibrit faaliyetler karşısında Avrupa güvenliğine yaklaşımının “istikrarsız ve çelişkili” algılandığı kaydedildi. Yazarlar, ikinci Trump yönetiminin, “Avrupa’nın savunması ve Ukrayna’ya desteğin öncelikle Avrupa’nın sorumluluğu olduğu mesajını açıkça verdiğini” belirtti. RUSYA, EN ÖNEMLİ VE EN DOĞRUDAN TEHDİT Raporda Rusya, Avrupa ve NATO için “en önemli ve en doğrudan tehdit” olarak tanımlandı. Ayrıca Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik işgalinin, “Avrupa’nın ortak güvenlik mimarisini yıktığı” ve toprak bütünlüğü ilkesini 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana “en açık ve tehlikeli biçimde ihlal ettiği” vurgulandı. Moskova’nın Avrupa’daki sabotaj, siber saldırı ve casusluk gibi hibrit faaliyetlerini artırdığına dikkat çekilen raporun sonuç bölümünde, Avrupa’nın artık “güvenlik tüketicisi” değil, “güvenlik sağlayıcısı” rolüne geçmesi gerektiği ifade edilerek, “Avrupa’nın ABD’yi tartışmasız bir güvenlik garantörü olarak gördüğü dönem sona erdi. Avrupa liderleri bu gerçeği kabul etmeli ve buna göre hareket etmeli” değerlendirmesi yapıldı. 62. Münih Güvenlik Konferansı 13-15 Şubat 2026 tarihlerinde düzenlenecek. Konferansa yaklaşık 120 ülkeden üst düzey temsilcilerin katılması, Ukrayna heyetine ise Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy’ın başkanlık etmesi bekleniyor.

Polonya’da Rusya kaynaklı siber saldırı alarmı: Elektrik kesintisine ramak kaldı Haber

Polonya’da Rusya kaynaklı siber saldırı alarmı: Elektrik kesintisine ramak kaldı

Polonya Başbakan Yardımcısı ve Dijitalleşme Bakanı Krzysztof Gawkowski, 2025 yılının aralık ayında ülkenin Rusya kaynaklı bir siber saldırı nedeniyle büyük bir elektrik kesintisinin eşiğine geldiğini açıkladı. Gawkowski, RMF24’e yaptığı açıklamada, Polonya’nın yıl sonunda vatandaşların elektriksiz kalmasına yol açabilecek ciddi bir saldırıyla karşı karşıya kaldığını söyledi. Gawkowski, 2025’in sonlarına doğru Polonya enerji sektörüne yönelik çok sayıda saldırı gerçekleştiğini belirterek, olumsuz hava koşullarının da durumu kontrol altına almayı zorlaştırdığını ifade etti. Bakan, “Ülkemiz, enerji altyapısını hedef alan ve vatandaşların elektriğinin kesilmesini amaçlayan en ciddi saldırılardan biriyle karşı karşıya kaldı. Bu, Rusya kaynaklı bir sabotajdı. Dijital tanklar artık burada. Elektriklerin kesilmesine çok yaklaştık.” dedi. GİRİŞİM BAŞARISIZ OLDU Daha önce Polonya Enerji Bakanı Milosz Motyka da 2025’in son günlerinde elektrik üretim tesislerini hedef alan başarısız bir siber saldırı girişimi yaşandığını açıklamıştı. Gawkowski, Polonya kurumlarının bu tür tehditlere karşı “iyi hazırlandığını” vurgulayarak, halkın paniğe kapılmasına gerek olmadığını söyledi. Kasım ayında yaptığı açıklamada ise Polonya’nın Avrupa Birliği (AB) içinde en fazla siber saldırıya maruz kalan ülke olduğunu dile getirmişti. SAVUNMA BİRLİKLERİ GÖREVLENDİRİLDİ Öte yandan, son dönemde Polonya’da demiryolu altyapısına yönelik sabotajlar da gündeme gelmişti. Bu gelişmelerin ardından Varşova yönetimi, kritik demiryolu altyapısının korunması için toprak savunma birliklerini görevlendirme kararı aldı. 2025 yılının kasım ayı sonunda bir mahkeme, demiryolu sabotajlarıyla bağlantılı olduğu öne sürülen iki Ukrayna vatandaşı hakkında gıyabi tutuklama kararı verdi. Ertesi gün savcılık bu kişiler için uluslararası yakalama emri çıkardı. Polonya Başbakanı Donald Tusk ise şüphelilerin Belarus’a kaçtığının düşünüldüğünü ve iade edilmeleri için girişimlerde bulunacaklarını açıklamıştı.

Rus hacker grubu Kırım Tatar Kaynak Merkezini hedef aldı Haber

Rus hacker grubu Kırım Tatar Kaynak Merkezini hedef aldı

Rus propaganda haber ajansları, “Kill Net” adlı Rus hacker grubunun Kırım Tatar Kaynak Merkezinin internet kaynaklarına ve Kırım Tatar Kaynak Merkezi Müdürü, insan hakları savunucusu Zarema Bariyeva’nın kişisel hesabına siber saldırı gerçekleştirdiğini iddia etti. Rus tarafı, işgal altındaki Kırım sakinleriyle insan hakları savunucuları arasındaki yazışmalara erişim sağladığını öne sürdü. Sosyal medya üzerinden açıklama yapan Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Üyesi ve Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Eskender Bariyev söz konusu iddialara verdiği yanıtta şu ifadeleri kullandı: Bu iddianın gerçek olup olmadığını belirlemek için çalışıyoruz. Sahte ekran görüntülerinin yayımlanabilme ihtimalini dışlamıyorum. Bunların, bana, eşime ve Kırım Tatar Kaynak Merkezine yönelik karalama kampanyası amacıyla kullanılabileceğini düşünüyorum. Eşimle birlikte işgal altındaki bölgelerde yaşayan akraba ve arkadaşlarımızla yalnızca gündelik konularda iletişimimiz var. Bariyev, bu saldırının amacının Kırım sakinlerini korkutmak, Kırım Tatar Kaynak Merkezini itibarsızlaştırmak ve işgal altında yaşayan insanların insan hakları ihlallerini bildirmesini engellemek olduğunu vurguladı. Ayrıca, Rusya’nın ilerleyen dönemde yeni provokasyonlara başvurabileceği konusunda uyarıda bulundu. Bununla birlikte Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı, “Rusya, bu adımla kuruluşumuzu ‘istenmeyen örgüt’ statüsünden ‘aşırılıkçı’ ya da ‘terörist’ örgüt statüsüne taşımayı planlıyor olabilir. Böylece Kırım’daki insanlara yönelik baskı, gözaltı ve tutuklamaları meşrulaştırmak istiyorlar.” ifadelerini kullandı. RUS HACKERLER KIRIMLI İNSAN HAKLARI SAVUNUCULARINI HEDEF ALIYOR Rus devlet propaganda haber ajansı RIA Novosti, Kırım Tatar Kaynak Merkezine yönelik siber saldırının 2022’den bu yana NATO kurumlarına yönelik siber saldırılarla tanınan “Kill Net” adlı Rus hacker grubu tarafından gerçekleştirildiğini yazdı. Rus medyası, Kırım Tatar Kaynak Merkezinin “Kırım sakinlerine ilişkin bilgi toplayarak onları devşirmeye çalıştığını” iddia ederken, sözde hackerlerin merkezin yazışmalarına eriştiğini ileri sürdü. Ayrıca Zarema Barieva’nın Facebook hesabının da ele geçirildiği iddia edildi. Kırım Tatar Kaynak Merkezinin sitesi daha önce de defalarca hedef alınmıştı. Özellikle bu yıl, 18 Mayıs Kırım Tatar Soykırımı Kurbanlarını Anma Günü öncesinde yoğun saldırılar yaşanmıştı. Kırım Tatar Kaynak Merkezinin internet sitesi, son 10 yılda toplanan Rusya’nın Kırım’daki insan hakları ihlallerine dair geniş bir belge arşivi içeriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.