SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sinema

QHA - Kırım Haber Ajansı - Sinema haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sinema haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

1. Uluslararası Kırım Film Festivali’nde ikinci gün: AKM Yeşilçam Sineması’nda belgesel rüzgarı Haber

1. Uluslararası Kırım Film Festivali’nde ikinci gün: AKM Yeşilçam Sineması’nda belgesel rüzgarı

İstanbul’da gerçekleştirilen 1. Uluslararası Kırım Film Festivali, ikinci gününde Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Yeşilçam Sineması’nda düzenlenen uluslararası yarışma gösterimleri ve yönetmen söyleşileriyle devam etti. Kırım Tatar medeniyeti, tarihi ve kültürel hafızasına odaklanan festivalin ikinci gününde, yarışma seçkisinde yer alan sekiz belgesel sinemaseverlerle buluşarak yoğun etkileşim ve duygu dolu anlara sahne oldu. Günün programında "70 Yaşında Bir Çınar: Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği", "Anavatana Yemin", "Belleğe Kazınmış", "Gaspıralı Beg İsmail", "Qandım, Yürek Ateş Gibi Yanganda", "Rüzgar Dönüyor", "Sönmeyen Ateş" ve "Yangan Yürek" adlı belgesel yapımlar yer aldı. FESTİVAL YÖNETMENİ NEŞE SARISOY KARATAY: AMACIMIZ GÖRSEL LİTERATÜRLE FARKINDALIK YARATMAK İkinci günün ardından organizasyonun gidişatını Kırım Haber Ajansına (QHA) değerlendiren 1. Uluslararası Kırım Film Festivali Yönetmeni Neşe Sarısoy Karatay, seyirci katılımından ve geri dönüşlerden büyük memnuniyet duyduklarını ifade etti. Günümüz çağında görsel anlatımın toplumsal hafıza oluşturmadaki gücüne dikkat çeken Karatay, şu açıklamalarda bulundu: Festivalimizin ikinci gününde yine içerikleri çok yüklü ve anlamlı yarışma filmlerimizle yolumuza devam ediyoruz. Amacımız Kırım Tatar medeniyeti ve kültürü üzerine farkındalık yaratmak ve onu insanlara görsel olarak anlatmak. Günümüzde insanlar okumaktan ziyade sinema salonunda toplu halde izlediklerinde çok daha güçlü bir etkileşim kuruyor ve derin duygular hissediyor. Temamız Kırım ve Kırım Tatarları olduğu için üretimi zor olan bu alanda kısa film kategorisinde başvuran 'Son Arif' ve 'Unutulanların Hikayesi' gibi eserleri yarışma dışı gösterim seçkisine aldık. Ayrıca yapay zekâ kategorisinde üretilen filmlere de yer verdik. Normal şartlarda bir yönetmen olarak bu yaklaşıma mesafeli olsam da yapay zekânın üretim kolaylığı sağlaması ve en önemlisi Kırım’ın hikâyesini, Kırım Tatarlarının mücadelesini dünyaya duyurma misyonumuzu desteklemesi nedeniyle bu kategorideki yapımlara da kapılarımızı açtık. YÖNETMEN KRİSTİNA PASÇIN: BU BİZİM MANEVİ PRÖMİYERİMİZ Yarışma seçkisinde yer alan "Belleğe Kazınmış" belgeselinin yönetmeni Kristina Pasçın (Christina Paschyn), festivalde yer almaktan gurur duyduğunu belirterek organizasyonun profesyonelliğine ve film kalitesine övgüde bulundu. Pasçın, duygularını şu sözlerle dile getirdi: Bu gösterim bizim için adeta manevî bir prömiyer oldu. Ukraynalılar ile Kırım Tatarları arasındaki dayanışmanın güçlendiğini görmek umut verici. Eğer Kırım Tatarları hakkında üçüncü bir film yapacak olursam, bunun Rus işgalinden kurtarılmış, özgürlüğüne kavuşmuş ve yeniden Ukrayna’ya katılmış bir Kırım’da olmasını yürekten diliyorum. Böyle profesyonel ve anlamlı bir festivalin parçası olmaktan gurur duyuyorum. YÖNETMEN TUNÇ BORAN: HİKAYELERİMİZİ GÖRSELLEŞTİRMEK ZORUNDAYIZ Kırım Tatar sinemasının 100. yılında böyle bir organizasyonun hayata geçirilmesinin millî kimliğe büyük katkı sunduğunu vurgulayan yönetmen Tunç Boran ise festivalin tarihi önemine değindi. Boran, Kırım Tatar sinemacılarının kendi anlatılarını kurması gerektiğini belirterek şunları söyledi: Artık hikayelerimizi görselleştirmeye, gerek Kırım'da, gerek dünyanın herhangi bir yerinde yaşayan Kırım Tatarlarının kendi hikayelerini anlatması gerektiğine inanıyorum.Ve tabi ki sinema, kendimizi, hikayelerimizi anlatmak için çok büyük bir araç ve önemli bir araç. Eğer sinema vasıtasıyla hikayelerimizi anlatırsak dünyaya varlığımızı, kimliğimizi ve kültürümüzü daha kolay ifade edebileceğimize inanıyorum. Burada bulunmaktan çok mutluyum. Böylesi bir organizasyonun ilki içinde olmak ve filmimin de burada göstermiş olması hakikaten benim için dünyalara bedel. Çünkü Kırım'a dair herhangi bir şeyin içerisinde olmak benim için, bütün aile için büyük bir bir sevinç. YÖNETMEN ERNES SARIHALİL: "KIRIM TATAR YÖNETMENLERİ TEŞVİK EDEN BİR ETKİNLİK" Yönetmen Ernes Sarıhalil ise organizatörlerin çok önemli bir geleneğe imza attığını belirterek, "Bu festival, Kırım Tatar film ve belgesel yönetmenlerini teşvik eden son derece motive edici bir etkinlik. Dünyanın farklı yerlerinde yaşayan Kırım Tatarlarına bir araya gelme, birleşme, birbirimizi daha iyi anlama ve kendi anlatılarımızı oluşturma olanağı tanıyor." değerlendirmesinde bulundu. Festival, üçüncü gününde Atlas 1948 Sineması’nda gerçekleştirilecek özel gösterimler, yapay zeka kategorisindeki projeler, kısa film seçkileri ve kapanış programıyla sona erecek.

Kırım Tatar sinemasının yüz yıllık mirası İstanbul’da perdeye taşındı: 1. Uluslararası Kırım Film Festivali’nin ilk günü sona erdi Haber

Kırım Tatar sinemasının yüz yıllık mirası İstanbul’da perdeye taşındı: 1. Uluslararası Kırım Film Festivali’nin ilk günü sona erdi

Kırım Tatar sanatını, tarihini, kültürel varoluşunu ve güncel meselelerini sinema sanatı üzerinden dünyaya duyurmayı amaçlayan 1. Uluslararası Kırım Film Festivali, İstanbul Atlas 1948 Sineması’nda gerçekleştirilen açılış töreni ve yoğun katılımlı gösterimlerin ardından ilk gününü geride bıraktı. Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünün destekleriyle Emel Kırım Vakfı tarafından hayata geçirilen organizasyon, "Kırım Tatar Sinemasının 100 Yılı" ana temasıyla sinemaseverleri ilk gün programında bir araya getirdi. Festivalin tarihi açılışı, 1926 yılında SSCB döneminde çekilen, yönetmenliğini George Tasin’in üstlendiği, başrolünde Hayri Emirzade’nin oynadığı ve sanat yönetmenliğini Hüseyin Badaniski’nin yaptığı sessiz sinema döneminin öncü yapıtı "Alim" (Aydamak) filminin gösterimiyle yapıldı. Açılış programı kapsamında ayrıca, Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay’ın yönettiği "Cengiz Dağcı" belgeseli ile Dilaver Dvaciyev'in "Kırım Tatar Doğum Merasimleri" ve Batır Baişev’in “Eza” filmi izleyiciyle buluştu. "KÜLTÜR VE MEDENİYET KURUMLARDA DEĞİL, BELLEKLERDE YAŞAR" Açılış konuşmasını gerçekleştiren Festival Yönetmeni Neşe Sarısoy Karatay, Kırım Tatar sinemasının 100 yıllık geçmişini gün yüzüne çıkarmanın zahmetli ancak tarihi bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Kırım Tatar sinema tarihinin yalnızca filmlerden ibaret olmadığını, aynı zamanda sürgünlerin, kayıpların ve kültürel varoluş mücadelesinin bir özeti olduğunu belirten Karatay, şu ifadeleri kullandı: Bu yolculuk, 1926 yılında George Tasin’in yönettiği, Hayri Emirzade’nin başrolünde oynadığı ve Hüseyin Badaniski’nin sanat yönetmenliğini üstlendiği yoksulların ve mazlumların koruyucusu Kırım Tatar halk kahramanını anlatan “Alim” filmiyle başladı. Sessiz sinema döneminin bu öncü yapıtından bugüne uzanan yüz yıllık süreç, bir halkın tarihini, kültürünü, sürgününü ve mücadelesini beyaz perdeye taşıyan sayısız esere tanıklık etti. Kırım Tatar sineması, 1944 Kırım Tatar Sürgünü ile ağır bir kesintiye uğradı. Bir halk anayurdundan koparılmış, kültürel üretim alanları dağıtılmış, sanatının izleri silinmeye, tarihe gömülmeye çalışılmıştı. Ancak hafıza bütünüyle yok olmadı… Kimi zaman bir şarkıda, bir fotoğrafta, bir film karesinde ya da bir tanığın titrek sesinde yaşamaya devam etti. 1. Uluslararası Kırım Film Günleri'ni hazırlarken bizler de işte bu izlerin peşine düştük. Unutulmuş filmlerin izlerini sürdük, dağılmış parçaları bir araya getirmeye çalıştık. Bu festival, yalnızca filmleri bir araya getiren bir etkinlik değil; aynı zamanda kaybolmaya yüz tutmuş bir sinema mirasını yeniden görünür kılma çabasının ürünüdür. Bu arayışın bizim için ayrı bir anlamı da vardır. 32 yılı aşkın süredir Zafer Karatay ile birlikte ürettiğimiz belgeseller, kayıt altına aldığımız tanıklıklar ve ulaştığımız arşivlerle Kırım Tatar halkının kültürel tarihini ve görsel belleğini korumaya çalıştık. Bugün geriye baktığımızda, yalnızca bu tarihin araştırmacıları değil, aynı zamanda onun tanıkları ve paydaş üreticileri olduğumuzu görüyoruz. Kırım Tatar sinemasının var olduğunu biliyorduk. Bu çalışmalar sırasında onun yüz yıllık bir geçmişe sahip olduğunu tespit ettik, izlerini bir araya getirdik ve adını koyduk. Bir halk anayurdundan sürülebilir, toprağı işgal edilebilir, kurumları dağıtılabilir, okulları ve kültür bakanlıkları olmayabilir. Ancak kültür ve medeniyet kurumlarda değil, belleklerde yaşamaya devam eder. Kırım Tatarlarının da yalnızca edebiyatı, müziği ve folkloru değil; yüz yıllık bir sinema mirası da vardır. Bu festival, o mirasın görünür kılınması ve hak ettiği yerde değerlendirilmesi için atılmış bir adımdır.” "TEMELİNİ İSTANBUL’DA ATTIĞIMIZ BU FESTİVAL BİR GÜN ÖZGÜR KIRIM’DA YAPILACAK" Gösterimler öncesinde söz alan KTMM Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay, organizasyonun hayata geçirilmesindeki katkılarından dolayı Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam, TİKA Başkanı Abdullah Eren, YTB Başkanı Abdulhadi Turus ve Sinema Genel Müdürlüğü yetkililerine teşekkür etti. Projeyi ilk sunduklarında kurumların büyük bir heyecanla "kültür diplomasisi" vurgusu yaparak destek verdiğini belirten Karatay, konuşmasını şöyle sürdürdü: Gönül isterdi ki Kırım Tatar sinemasının 100. yılında böyle bir etkinlik güzel Kırım’da, o filmlerin çekildiği tarihi mekanlarda yapılsın. Ancak Kırım’ın içinde bulunduğu işgal şartları buna izin vermedi. İnşallah bir gün Kırım’daki Rus işgali bitecek, bu durum ebediyen sürmeyecek. Biz bugün İstanbul'da bu festivalin temelini atıyoruz; yarın yollar açıldığında bu organizasyon uluslararası boyutta özgür Kırım’da gerçekleştirilecek. Bütün zor şartlara rağmen Kırım’da dilimizi, kültürümüzü, medeniyetimizi canlı tutmak için, oradaki çocuklarımızın geleceklerini ve ana dillerini unutmamaları, milli kimliklerini unutmamaları için çok yoğun çaba gösteriyorlar. Ve biz onların bu çabalarını takdirle karşılıyoruz. Karatay, festival davetine 2024-2026 yılları arasında üretilmiş yaklaşık 30 eserin başvurduğunu, yapılan titiz değerlendirmeler sonucunda Kırım Tatar tarihi, kimliği ve toplumsal hafızasıyla doğrudan ilişkili 16 belgesel filmin yarışma seçkisine kabul edildiğini aktardı. Yapay zekâ destekli projelerin ve diğer kategorilerdeki sınırlı sayıdaki yapımların ise özel gösterimlerle izleyiciye sunulacağını belirtti. ÜÇ GÜNLÜK ZENGİN PROGRAM Kırım Tatar halkının sürgün, kimlik, aidiyet ve direniş hafızasını beyaz perdeye taşıyan 1. Uluslararası Kırım Film Festivali, 18 Eylül’de AKM Yeşilçam Sineması’nda ve 19 Eylül’de yeniden Atlas 1948 Sineması’nda gerçekleştirilecek uluslararası yarışma gösterimleri, jüri değerlendirmeleri ve özel gösterim seçkileriyle devam edecek.

3. Sivas Uluslararası Film Festivali muhteşem kapanış töreni ile sona erdi! Haber

3. Sivas Uluslararası Film Festivali muhteşem kapanış töreni ile sona erdi!

Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sivas Valiliği, Sivas Belediyesi, Cumhuriyet Üniversitesi, Sinema Genel Müdürlüğü, Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY), Sivas Ticaret ve Sanayi Odası ile Sakarya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinin katkılarıyla düzenlenen ve 14 Mayıs 2026 tarihindeki resmî açılış töreniyle başlayan 3. Sivas Uluslararası Film Festivali sona erdi. 3. Sivas Uluslararası Film Festivali, Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen muhteşem bir kapanışla final yaptı. Sanat dünyasından ünlü isimlerin akın ettiği gecede ödüller sahiplerini buldu. Gecede Yeşilçam nostaljisi yaşandı. Programda konuşan Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, festivalin artık yalnızca bir etkinlik olmanın ötesine geçtiğini belirterek, Sivas’ın kültür ve sanat alanındaki iddiasını ortaya koyan önemli bir organizasyona dönüştüğünü söyledi. Özellikle gençler ve çocukların festivale yoğun ilgi göstermesinin umut verici olduğunu ifade eden Şimşek, gelecek yıllarda uzun metraj yapımlarla daha da büyüyen bir festival hedeflediklerini kaydetti. Törene katılan Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı ise Sivas Devlet Tiyatrosu’nun yaklaşık 30 yıldır kentte önemli hizmet verdiğini hatırlatarak, genel müdür olarak ilk kez geldiği Sivas’ı bundan sonra daha sık ziyaret edeceğini dile getirdi. Türk sinemasının usta oyuncularından Hülya Koçyiğit de Cumhuriyet’in temellerinin atıldığı şehirlerden biri olan Sivas’ta bulunmaktan mutluluk duyduğunu belirterek, festivalin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU Festival kapsamında verilen ödüllerde Hülya Koçyiğit “Onur Ödülü”ne layık görülürken, Tamer Karadağlı ve Murat Ercanlı “Türk Sineması Hizmet Ödülü” aldı. Dastan Zhappar Ryskeldi ise TÜRKSOY Özel Ödülü’nün sahibi oldu. Oyunculuk kategorilerinde Deniz Uğur “En İyi Kadın Oyuncu”, Ali Nuri Türkoğlu “En İyi Erkek Oyuncu”, Burak Haktanır ise “En İyi Yardımcı Oyuncu” ödülünü kazandı. “En İyi Dizi” ödülü ise Gönül Dağı yapım ekibine verildi. Festival kapsamında kurmaca ve belgesel film kategorilerinde jüri özel ödülleri ile en iyi film ödülleri sahiplerini buldu. Ayrıca yarışmaya katılan finalist filmler de izleyicilerin beğenisine sunuldu. "MAT" JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜ'NE LAYIK GÖRÜLDÜ Festival jürisi, İranlı kadın yönetmen Nasim Soheili imzasını taşıyan "Mat" adlı kısa filmi, yalnızca sinematografik başarısı nedeniyle değil; temsil ettiği güçlü insani değerler ve çekim koşullarının taşıdığı derin anlam sebebiyle “Jüri Özel Ödülü”ne layık gördü. "BALETLER KÖYÜ" BELGESELİNE BİRİNCİLİK ÖDÜLÜ Ayrıca Festival jürisi, 3. Sivas Uluslararası Film Festivali Belgesel kategorisinde filmin anlatı bütünlüğü ve sinematografik estetiği ile yönetmenin özgün bakışı ve güçlü görsel dili nedeniyle, Birincilik Ödülü’ne Fatih Diren'in "Baletler Köyü" belgesel filminin layık olduğuna oybirliği ile karar verdi. Ödül takdimi festivalin belgesel dalında jüri başkanlığı görevini üstlenen Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay tarafından yapıldı. ZAFER KARATAY, 3. SİVAS ULUSLARARASI FİLM FESTİVALİ’NDE 18 MAYIS’A DİKKAT ÇEKTİ Karatay festivalin kapanış töreninde yaptığı açıklamada, “Burada bir jüri üyesi başkanı olarak bulunuyorum, aynı zamanda vicdanî borçtan bir şeyler söylemek istiyorum. Ben aynı zamanda KTMM Türkiye Temsilcisiyim. Bundan tam 82 yıl önce, 18 Mayıs 1944’te, Sinop’a tam 300 kilometre uzaklıktaki kadim Türk yurdunun bütün insanları, kardeşlerimiz, hayvan vagonlarına doldurularak sürgün edildi.” ifadelerini kullanarak bu sürgün ve soykırım boyunca Kırım Tatarlarının nüfuslarının yüzde 46’sının yok edildiğinin altını çizdi. KARATAY, KIRIM’IN 2014 YILINDA RUSYA TARAFINDAN İŞGAL EDİLDİĞİNİ HATIRLATTI Öte yandan “Bu insanlar, inanılmaz bir mücadele ile Kırım’a döndüler ve bunların belgesellerini TRT için yaptım.” şeklinde konuşan Karatay, KırımTatarlarının Türk-İslam medeniyetini Türkiye’nin de desteğiyle yeniden canlandırdığını ve 2014 yılında Kırım’ın Rusya tarafından işgal edildiğini hatırlatarak “Doğu Türkistan’a ve Gazze’ye olduğu gibi Kırım’a da özgürlük diliyorum.” dedi. “BELGESEL, TARİHE GÖRSEL BELGE BIRAKMAK DEMEKTİR” Bundan tam 36 yıl önce genç bir yönetmen olarak Sivas’a geldiğini ve Sivas’ın birçok köyünde çekimler yaptığını belirten Karatay, son olarak şu değerlendirmelerde bulundu: Bu belgeseller, ölümsüz belgeseller. Belgesel, zaten tarihe görsel belge bırakmak demektir. Bu belgeselde (Karatay tarafından 1990 yılında çekilen 'Kınalı Koçum Sürmeli Koyunum' belgeseli) çektiğimiz insanlar rahmetli olmuş, tam 26 yıl sonra TRT tekrar yayımlanırken oğlu Amerika’ya göç etmiş, iş adamı olmuş; ‘Kaç para olursa olsun babamın görüntülerini satin almak istiyorum.’ diye bir akrabasını yollamış. Elbette biz ona hediye ettik. Bizim belgeselimizi güzelleştiren o güzel insanlara selam olsun. Törenin ardından sanatçı Nilgün Kızılcı, Şef Kürşat Taydaş yönetimindeki orkestrayla birlikte “Yeşilçam Nostalji Konseri” verdi. Konserde seslendirilen Yeşilçam eserleri davetlilere nostalji dolu anlar yaşattı. ZAFER KARATAY BELGESEL DALINDA JÜRİ BAŞKANLIĞINI ÜSTLENDİ Festivalin belgesel dalında jüri başkanlığı görevini Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Karatay üstlendi. Ayrıca Kırım Haber Ajansı (QHA) Türkiye İrtibat Bürosu Müdürü Esma Kasar, Prof. Dr. Fevzi Kasap, Dr. Şebnem Ceylan Apaydın, Doç. Dr. Gönül Cengiz belgesel kategorisinin jürisinde yer aldı. Kurmaca kategorisinin jürisinde ise; Kurgucu Amir Etminan, Görüntü Yönetmeni Andreas Sinanos, Yapımcı Craig Burnie Burns, Yönetmen Nur Onur, Yürütücü Yapımcı Hande Ertaş, Dr. Muhammed Demiralp, Yrd. Doç. Dr. Oshan Uluşan yer aldı.

Ege Üniversitesinde “Azerbaycan Sinema Günleri” rüzgârı esti Haber

Ege Üniversitesinde “Azerbaycan Sinema Günleri” rüzgârı esti

3. Turan Film Festivali kapsamında düzenlenen “Azerbaycan Sinema Günleri” Ege Üniversitesinin ev sahipliğinde başladı. Etkinlik kapsamında gösterimi yapılan, I. Dünya Savaşı döneminde Nargin Adası’nda esir tutulan Türk askerlerinin trajik hayatını konu alan belgesel film “Nargin: Sona Kadar Sirli”, izleyicilere duygu dolu anlar yaşattı. Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığı, Azerbaycan Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı, Azerbaycan Sinema Ajansı ve Azerbaycan Kültür Merkezinin desteğiyle düzenlenen ve İzmir’den sonra Bursa ve Ankara’da da devam edecek olan etkinlikte, çağdaş Azerbaycan sinemasının seçkin örnekleri sinemaseverler ile buluşacak. Etkinliğe, Azerbaycan'ın Ankara Büyükelçisi Reşad Memmedov, Turan Film Festivali Koordinatörü Prof. Dr. Mehmet Ersan, Azerbaycan Sinema Ajansı Genel Müdür Yardımcısı Rüfet Garazade, Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilgehan Gültekin ile çok sayıda davetli katıldı. “SİNEMA KAPALI KAPILARI AÇAR” Saygı duruşu ile İstiklal Marşı ve Azerbaycan milli marşının okunmasıyla başlayan etkinliğin açılış konuşmasını Azerbaycan'ın Ankara Büyükelçisi Reşad Memmedov yaptı. Sinemanın bir mesaj iletmenin ve iletişim kurmanın en etkili yolu olduğunu belirten Memmedov, “Sinema sayesinde başka toplumların felsefesini ve yaşam biçimini tanıma fırsatı buluyoruz. Son dönemde yaşananlar gösteriyor ki, devletlerin veya milletlerin üzerine bomba atarak kalıcı bir başarı elde etmek mümkün değildir. Ancak kültürle, 'yumuşak güç' dediğimiz sinemayla, tiyatroyla, sergi ve konserlerle gönülleri kazanmak mümkündür. Bu yolla kapalı kapılar açılabilir; barış, ticaret ve gelişim kalıcı hale getirilebilir.” dedi. “TÜRK DÜNYASI KENDİ HOLLYWOOD’UNU YARATABİLİR” Prof. Dr. Ersan, 3. Turan Film Festivaline 96 ülkeden 2 bin 105 film başvurusu yapıldığını bildirerek, “Türk dünyasının kendi ‘Hollywood’unu yaratma imkânına ve altyapısına sahip olduğuna inanıyoruz. Türk dünyası gençleri olarak kendimizi, başkalarının bizi yönlendirdiği şekilde değil; olduğumuz gibi, kendi sinemacılarımız ve sanatçılarımız aracılığıyla dünyaya anlatabiliriz. Mazlum milletlerin sıkıntılarını ve beklentilerini dile getirecek bir sektör oluşturma hayaliyle yola çıktık ve bu vizyonumuz büyük bir rağbet gördü.” diye konuştu. “KILIÇTAN DAHA KESKİN KUVVET; MEDENİYETTİR” “Nargin: Sona Kadar Sirli” filminin iki ülke arasındaki sarsılmaz kardeşliği gösterdiğini vurgulayan Garazade, “Bu yapımda iki ülke arasındaki sarsılmaz birliği, kardeşliği ve sevgiyi derinden hissedeceksiniz. Sinema günleri; Azerbaycan kültürünün, edebiyatının, sanatının ve tarihinin tanıtılması açısından bizler için çok kıymetlidir. Hüseyin Cavid'in de ifade ettiği gibi: ‘Turan'a kılıçtan daha keskin ve ulu kuvvet; ancak medeniyet, medeniyet, medeniyettir.’” ifadelerini kullandı.

“Emir Timur”: Türk dünyası sineması, bütün dünyada hayranlık uyandıracak Haber

“Emir Timur”: Türk dünyası sineması, bütün dünyada hayranlık uyandıracak

Özbekistan ve Kazakistan ortak yapımı olan ve 14. yüzyılın ortalarında Moğol İmparatorluğu’nun çöküşüyle başlayan siyasi istikrarsızlık ortamını merkezine alan tarihî savaş destanı “Emir Timur” filminin ilk prömiyerinin, 2 Nisan 2026 tarihinde yapılacağı aktarıldı. TÜRK DÜNYASI, SİNEMAYA DAMGA VURACAK TRT Avaz’ın 19 Mart 2026 tarihinde gündeme taşıdığı habere göre film, Timur İmparatorluğu'nun kurucusu ve ilk hükümdarı olan ve İpek Yolu’nun kaderini değiştiren Emir Timur’un yükseliş hikâyesini anlatacak ve tarihî destanların büyük geleneğini, çağdaş bir perspektifle beyaz perdeye taşıyacak. Genç Timur’un kişisel kayıplar ve ağır yaralanmalar sonrası iktidara uzanan, zorluklarla dolu mücadelesini ve konu alan film; 120’den fazla ülkeden sinemaseverlerin, Türk dünyasının sinemadaki özgün zevkiyle tanışmasını sağlayacak. DEV KADROLU FİLM, BÜTÜN COĞRAFYALARDA SES GETİRECEK Dünya genelinde dev bir coğrafyada dağıtımı yapılacak olan filmin, Türkiye ve Türk dünyasının yanı sıra Orta Doğu, Avrupa, Kuzey ve Güney Amerika, Asya ve Afrika coğrafyalarında bulunan 120’den fazla ülkenin sinema salonlarında yer alacağı bildirildi. Film, “Mystery Box” yapım şirketi bünyesinde ve “7SABER” ile “BWG Production” şirketlerinin iş birliğiyle çekildi. Yönetmeni “The Chosen” ve “Iron Cowboy” yapımlarıyla tanınan Jacob Schwartz olan yapımın başrolü “Emir Timur” karakterini ise Christian Mortensen canlandırdı. Timur’un eşi Uljay rolüne ünlü Özbek oyuncu Yulduz Rajabova, “Emir Hüseyin” karakterine ise “The Witcher” ve “Marco Polo” dizileriyle tanınan Maheş (Mahesh) Jadu hayat verecek. FİLMDE TÜRK DÜNYASI RÜZGÂRI Türkistan coğrafyasının tanınmış oyuncuları olan Jandos Aybassov (Zhandos Aibassov), Yerkebulan Daiyrov ve Sancar (Sanjar) Madi’nin yardımcı rollerde yer alarak renk kattığı film, Türkistan coğrafyasının enerjisini seyirciye en güçlü hâliyle yansıtacak. Filmin yüksek tempolu savaş sahneleri ve aksiyon koreografisi ise sinema camiasının en prestijli dublör ekiplerinden biri olan ve “Mulan” ile “Cehennem Melekleri 2” (The Expendables) gibi filmlerin dublörlük işlerinde yer almış “Nomad Stunts” tarafından yapıldı.

Uluslararası Kıyiv Film Festivali'nde Kırım Tatar Günü etkinliği Haber

Uluslararası Kıyiv Film Festivali'nde Kırım Tatar Günü etkinliği

26 Ekim-3 Kasım 2024 tarihleri arasında düzenlenen 53. Uluslararası Kıyiv Molodist Film Festivali çerçevesinde Kırım Tatar Günü etkinliği gerçekleştirildi. Etkinlik 30 Ekim 2024 tarihinde Kıyiv’deki Sinema Evi’nde tertip edildi. Etkinlik çerçevesinde Kırım Tatar yönetmen Ahtem Seyitablayev’in “Başkasının Duası” filminin gösterimi yapıldı. Ayrıca “Hafıza ve Gelecek: Sinema ve Kültürde Kırım, Dönüş Hikayesi" başlıklı bir panel düzenlendi. Panelde Kırım'ın Ukrayna'nın sinematografi, sanat ve kültürel mirasındaki rolü ele alındı. Panelde konuşan Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Ukrayna'daki gençlerin Kırım Tatar halkının tarihini ve kültürünü öğrenme konusunda ilgili olduğunu belirterek, “Kırım'a, tarihine ve Kırım Tatar halkına büyük bir ilgi olduğunu görüyorum. Genel olarak Ukrayna'da Kırım Tatar kültürüne ve Kırım Tatar tarihine ilginin giderek arttığını kabul etmek gerekir. Ki, bu hoş bir şeydir.” dedi. Çubarov, KTMM'nin yakın zamanda Kırım Tatar tarihi ve genel olarak Yarımada'nın tarihi üzerine araştırma yapacak kişilerin çevresini genişletmek amacıyla ilgili gençleri bir araya getirmeyi ve genç bilim insanları Türkiye, Litvanya ve diğer ülkelerden gelen Kırım Tatar araştırmacıları ile tanıştırmaya planladığını bildirdi. Kırım Tatar sunucu ve tarihçi Gülnara Abdulayeva, Kırım’ın tarihinin anlatılması gerektiğine dikkat çekerek, “Bunun konuşulması gerekiyor. Çünkü Kırım sadece trajik bir hikaye değil aynı zamanda bir refah hikayesidir. Bunun nasıl gerçekleştiğini adım adım göstermemiz, nasıl bir acımasız komşuya sahip olduğumuzu göstermemiz gerekiyor.” şeklinde konuştu. Ayrıca Kırım Tatar Günü etkinlik çerçevesinde üç sergi tertip edildi. Bunlar arasında; Kırım Tatar millî kıyafetleri ve takılarından oluşan "Kırım Kimliği Sergisi", ressam Dmıtro Dotsenko ile Elzara Oiseau’nun resimlerinden oluşan sergi ile 1944 Kırım Tatar Sürgünü sırasında yaşanan olayları anlatan resim sergisi katılımcıların beğenisine sunuldu. Sergileri gezen ziyaretçiler, Kırım Tatarlarının millî kıyafetlerini, kültürünü ve tarihini daha yakından tanıma fırsatına sahip oldu.

Türk Dünyası Sinema Birliği kuruldu Haber

Türk Dünyası Sinema Birliği kuruldu

TÜRKSOY'un girişimiyle Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te Türk Dünyası Sinema Birliği kuruldu. Birliğin kuruluşun toplantısına, Azerbaycan Film Ajansı Başkanı Orhan Fikretoğlu, Kazakfilm Ajansı Başkanı Azamat Satıbaldı, Özbekistan Sinematografi Ajansı Başkanı Firdavis Abduhalikov, Kırgız Cumhuriyeti Kültür, Bilgi, Spor ve Gençlik Politikaları Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Akjoltoi Bekbolatov, Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Erkin Yılmaz ve TÜRKSOY'un sinematografi temsilcisi Salim Ezer de katıldı. TÜRK DEVLETLERİ ARASINDA ORTAK FİLM PROJELERİNE HIZ VERİLECEK Toplantıda birliğin, Türk devletleri arasında ortak film projeleri ve ortak yeni film yapımları oluşturmak, en iyi filmleri uluslararası arenaya taşımak ve Türk sinema endüstrisine destek sağlamak, zengin kültürel mirasını yansıtan ve kardeşliği teşvik edici filmler üretmek, birikim ve tecrübe aktarımını sağlamak gibi görevlere üstlenmek amacıyla kurulduğu vurgulandı. DÜNYA STANDARTLARINA YÜKSELTMEK Öte yandan toplantıda, Türk Dünyası Sinema Birliği’nin 1. Genel Kurul Toplantısı'nda hazırlık çalışmalarının yürütülmesi ve taraflar arasında koordinasyonun sağlanması kapsamında Özbekistan Kültür Bakanlığı Sinema Ajansı Başkanı Firdevs Abduhalikov’a yetki verilmesi kararlaştırıldı. Ayrıca birliğin önceliğinin Taşkent Uluslararası Film Festivali ve Korkut-Ata Uluslararası Film Festivali'nin çıtasını dünya standartlarına yükseltmek olduğu belirtildi. Toplantıda son olarak Türk halklarının ortak film projelerine yönelik Türk Dünyası Film Akademisinin kurulmasının planlandığı da aktarıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.