SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sivil Toplum

QHA - Kırım Haber Ajansı - Sivil Toplum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sivil Toplum haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İran'da Güney Azerbaycan Türkü sivil ve siyasi aktivistlere yönelik baskılar artıyor! Haber

İran'da Güney Azerbaycan Türkü sivil ve siyasi aktivistlere yönelik baskılar artıyor!

İran'da son dönemde yaşanan siyasi ve güvenlik gelişmelerinin ardından sivil ve siyasi faaliyetlere yönelik kısıtlamaların ağırlaştığı bildirildi. GünAz TV'nin haberine göre; çeşitli raporlara göre vatandaşlar, sivil toplum aktivistleri, gazeteciler, akademisyenler ve siyasi aktivistler gözaltı, tutuklama ve ceza soruşturmalarıyla karşı karşıya kalıyor. Bazı kişiler hakkında uzun süreli hapis ve idam cezası riski bulunduğu belirtiliyor. Bu süreçten, özellikle Güney Azerbaycan Türklerinin haklarının savunulması amacıyla faaliyet gösteren sivil ve siyasi aktivistlerin de etkilendiği ifade ediliyor. Son bir yıl içerisinde Batı Azerbaycan, Doğu Azerbaycan, Tahran, Elburz, Erdebil, Zencan, Kazvin ve Hemedan başta olmak üzere farklı eyaletlerde çok sayıda Güney Azerbaycan Türkü aktivistin gözaltına alınarak tutuklandığı, bazı aktivistlerin ise ceza soruşturması, tekrarlanan ifade çağrıları ve adli kontrol uygulamalarıyla karşı karşıya kaldığı aktarılıyor. Aktivistlerin önemli bir bölümünün "güvenliği bozmak amacıyla yasa dışı örgüt kurmak veya bu tür örgütlere üye olmak", "devlet güvenliğine karşı suç işlemek amacıyla toplantı düzenlemek ve anlaşmak" ve "rejim karşıtı propaganda yapmak" gibi güvenlik suçlamalarıyla yargılandığı ve mahkûm edildiği belirtiliyor. ADİL YARGILANMA KONUSUNDA ENDİŞELER Aktivistlere ilişkin bazı davalarda adil yargılanma standartlarına uyulmadığı yönünde ciddi endişeler bulunduğu bildiriliyor. Raporlarda, bazı sanıkların seçtikleri avukatlara zamanında ve etkili biçimde erişemediği, duruşmaların çok kısa sürede gerçekleştirildiği ve sanıkların dosya kapsamını inceleyerek etkili savunma hazırlama imkânından mahrum bırakıldığı belirtiliyor. Ayrıca güvenlik güçlerinin baskısı, uzun süreli sorgular, kötü muamele ve tehdit yoluyla itiraf alınmaya çalışıldığı yönünde açıklamaların bulunduğu aktarılıyor. Aktivistlerin mahkûmiyetlerinde güvenlik kurumlarınca hazırlanan raporların önemli rol oynadığı, kültürel, dilsel ve toplumsal kimlikle bağlantılı barışçıl faaliyetlerin de bazı davalarda cezai kovuşturmanın gerekçesi olarak değerlendirildiği ifade ediliyor. İfade ve düşünce özgürlüğü, barışçıl toplanma ve örgütlenme özgürlüğü ile kültürel ve dilsel kimliği koruma hakkının ise İran Anayasası ve uluslararası insan hakları belgeleri kapsamında güvence altında olduğu belirtiliyor. İran'ın Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme ile Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme'ye taraf olduğu hatırlatılırken, bu kapsamda adil yargılanma, masumiyet karinesi, avukata erişim, işkence ve kötü muamele yasağı gibi temel haklara saygı gösterilmesi gerektiği vurgulanıyor. TUTUKLU AKTİVİSTLERİN SAĞLIK DURUMLARI DA GÜNDEMDE Tutuklu bulunan bazı Güney Azerbaycan Türkü aktivistlerin sağlık durumlarına ilişkin de endişe verici bilgiler bulunduğu bildiriliyor. Bazı mahkûmların çeşitli hastalıklardan muzdarip olduğu ve uzman sağlık hizmetlerine ihtiyaç duyduğu, ancak tıbbi hizmetlere, hastanelere sevke veya gerekli ilaçlara erişimde kısıtlamalar ve gecikmeler yaşadığı aktarılıyor. Bu durumun İran'ın iç hukukundaki düzenlemelerin yanı sıra devletin uluslararası sağlık hakkı yükümlülükleri ve Birleşmiş Milletlerin (BM) Mahpuslara Muameleye İlişkin Asgari Standart Kuralları'yla da bağdaşmadığı ifade ediliyor. 21 GÜNEY AZERBAYCAN TÜRKÜ AKTİVİST TUTUKLU Açıklamada şu anda cezaevlerinde tutulan Güney Azerbaycan Türkü aktivistlerin isimleri de paylaşıldı. Listede Abbas Lisani, Esger Ekberzade, Siyamek Mirzayi, Yusuf Kari, Araz Aman, Ayaz Seyfxah, Ayet Mehralibeyli, Bağır Hacızade, Ali Babayi, Ali Vasıki, Emin Tegizade, Fatime Ateşi Hiyavi, Kerem Merdane, Mahmud Okçalı, Mehemmed Meliki, Mürtaza Pervin, Rıza Selimi, Salar Tahir Efşar, Semed Heyderi, Tahir Nekavi ve Vedud Esedi yer alıyor. Ayrıca onlarca Güney Azerbaycan Türkü aktivistin kefaletle geçici olarak serbest bırakıldığı, ancak haklarındaki davaların sürdüğü veya verilen mahkûmiyet kararlarının infaz aşamasına geldiği belirtiliyor. Açıklamada, Güney Azerbaycan Türkü sivil ve siyasi aktivistlerin temel haklarına tam olarak riayet edilmesi, yargı süreçlerinin adil yargılanma standartlarına uygun yürütülmesi ve tutukluların sağlık ve insan onurunun korunması çağrısında bulunuluyor. Devletler, BM özel raportörleri, BM'nin İran Hakikat Araştırma Misyonu ve uluslararası insan hakları kuruluşlarından da söz konusu davaları yakından takip etmeleri isteniyor.

Rusya, ABD merkezli Kırım Tatar Vakfını "istenmeyen kuruluş" ilan etti Haber

Rusya, ABD merkezli Kırım Tatar Vakfını "istenmeyen kuruluş" ilan etti

Rusya Federasyonu Başsavcılığı, Amerika Birleşik Devletleri merkezli Kırım Tatar Vakfı (Crimean Tatar Foundation) adlı sivil toplum kuruluşunu "istenmeyen kuruluşlar" listesine dahil etti. Kırım Tatar Kaynak Merkezi tarafından yapılan açıklamaya göre, Rusya Başsavcılığı tarafından yayımlanan kararda, vakfın 2021 yılında kurulduğu ve New York merkezli faaliyet gösterdiği iddia edildi. Ancak Kırım Tatar Vakfını resmi internet sayfasında kuruluş tarihinin 2023 olduğu bilgisi yer alıyor. Rus makamları, vakfın Ukrayna Silahlı Kuvvetlerine insansız hava araçları (İHA), koruyucu askerî teçhizat, jeneratör, araç ile haberleşme ve gözetleme ekipmanı sağladığını öne sürerek karara gerekçe gösterdi. Rusya Başsavcılığı ayrıca, vakfın Kırım Tatar halkının sürgün tarihine ilişkin konferanslar, sergiler ve paneller düzenlediğini; Kırım'ın Rusya tarafından işgal edildiği ve Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü saldırganlık politikaları yönünde kamuoyu oluşturduğunu belirtti. KIRIM TATAR KURUMLARINA YÖNELİK BASKILAR DEVAM EDİYOR İşgalci Rusya Federasyonu, Kırım Tatar milli kurumlarına ve bağımsız medyaya yönelik baskı politikasını aralıksız sürdürüyor. İşgal yönetimi, Kırım Tatar halkının meşru temsil organı Kırım Tatar Millî Meclisini (KTMM) 2016 yılında sçzde "aşırılıkçı örgüt" ilan ederek tüm faaliyetlerini yasaklamıştı. Baskı ağını zamanla genişleten Moskova; Kırım Haber Ajansı (QHA), ATR Televizyonu ve Avdet Gazetesi gibi Kırım Tatar medya kuruluşlarının yayınlarını durdurup faaliyet imkanı ve şansı vermedi, 2024 yılında ise Kırım Tatar Kaynak Merkezini "istenmeyen kuruluş" listesine dahil etti. Son olarak Rusya Adalet Bakanlığı, 26 Haziran 2026’daki Kırım Tatar Millî Bayrak Günü'nde ifade özgürlüğünü tamamen bastırmaya yönelik düzmece bir karara daha imza attı. Bakanlık; Kırım Dayanışması (Krymskaya Solidarnost) sivil insan hakları hareketini ve bünyesindeki çok sayıda gazeteci, aktivist ile insan hakları savunucusunu resmen "yabancı ajan" ilan etti.

TÜDSES hizmete açıldı: Türk dünyasının sivil toplumu ortak dijital platformda buluşuyor Haber

TÜDSES hizmete açıldı: Türk dünyasının sivil toplumu ortak dijital platformda buluşuyor

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu, Türk Dünyası Sivil Toplum Destek Sistemi'nin (TÜDSES) kullanıma açıldığını duyurarak, platformun Türk dünyasının ortak hafızasını dijital ortamda geleceğe taşıyacak önemli bir adım olduğunu söyledi. Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanlığının koordinasyonunda, Ahmet Yesevi İşbirliği ve Kalkınma Derneği (AY-DER) ile Köklerden Geleceğe Kültür ve İşbirliği Derneğinin (KÖKDER) iş birliğiyle hayata geçirilen TÜDSES'in, Türk dünyasındaki sivil toplum kuruluşlarını ortak bir dijital platformda buluşturmayı hedeflediği belirtildi. Zorlu, Türk dünyasının ortak tarih, kültür ve medeniyet değerleri etrafında şekillenen büyük bir aile olduğunu vurgulayarak, bugüne kadar dağınık şekilde faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarını aynı çatı altında buluşturacak stratejik bir iş birliği sistemi oluşturduklarını ifade etti. Platformun ilk aşamasında Türkiye'de faaliyet gösteren ve 8 Türk devletini temsil eden 826 sivil toplum kuruluşu ile yaklaşık 88 bin üyenin sisteme dâhil olduğunu aktaran Zorlu, hedeflerinin TÜDSES'i tüm Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) ülkelerinde yaygınlaştırmak olduğunu söyledi. BİR YIL SÜREN ÇALIŞMANIN SONUNDA KULLANIMA HAZIR Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 15 Aralık'ta açıklanan Türk Dünyası Vizyon Belgesi kapsamında duyurulan projenin hazırlık çalışmalarına 2025 yılında başlandığını belirten Zorlu, yaklaşık bir yıl süren çalışmalar sonucunda sistemin kullanıma hazır hâle getirildiğini kaydetti. Yapay zekâ destekli altyapıya sahip olan TÜDSES'in yalnızca bir kayıt sistemi olmadığını vurgulayan Zorlu, platform sayesinde kuruluşların birbirlerini tanıyabileceğini, faaliyetlerini paylaşabileceğini, ortak çalışma alanları oluşturabileceğini ve benzer hedeflere sahip kurumların ortak projeler geliştirebileceğini ifade etti. Platform üzerinden öneri, talep ve destek süreçlerinin de anlık olarak takip edilebileceğini belirten Zorlu, böylece ihtiyaçların daha hızlı tespit edilerek çözüme kavuşturulacağını söyledi. TÜDSES'e üyeliklerin internet sitesi ve mobil uygulama üzerinden yapılabileceğini aktaran Zorlu, SMS doğrulamasının ardından kuruluşların editör panellerine erişerek haber, etkinlik ve duyurularını sisteme yükleyebileceğini sözlerine ekledi. Zorlu, sistemin Türkiye etabının başarıyla tamamlandığını vurgulayarak, "İlk aşamada Türkiye'de faaliyet gösteren, 8 Türk devletini temsil eden 826 sivil toplum kuruluşu ve yaklaşık 88 bin üye TÜDSES çatısı altında yer alıyor. Bu aslında bir başlangıç. Hedefimiz, platformun tüm Türk Devletleri Teşkilatı ülkelerinde yaygınlaşmasıdır. Amacımız, Azerbaycan'dan Kazakistan'a, Kırgızistan'dan Özbekistan'a, Türkmenistan'dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne kadar bütün kardeş coğrafyalardaki sivil toplum kuruluşlarını aynı dijital ekosistemde buluşturmaktır. Uzun vadede ise gönül coğrafyamızın tamamını kapsayan, dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın Türk Dünyası'na gönül veren sivil toplum temsilcilerinin ortak adresi olmayı hedefliyoruz." ifadelerini kullandı. TÜRK DÜNYASININ SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI ORTAK VİZYONDA BULUŞUYOR Zorlu, TÜDSES'in, devletler arasındaki iş birliğini toplumlar arasında da güçlendirecek dijital bir köprü görevi göreceğini söyledi. TDT 2026 temasının "Yapay Zekâ ve Dijital Kalkınma" olduğunu hatırlatan Zorlu, teşkilatın dijital entegrasyonu öncelikli hedeflerinden biri olarak belirlediğini, TÜDSES ile bu vizyonun sivil toplum alanına taşındığını ifade etti. Kalıcı birlikteliklerin toplumların birbirini tanıması ve birlikte üretmesiyle mümkün olacağını vurgulayan Zorlu, son yıllarda TDT öncülüğünde siyasi, ekonomik, ulaştırma, enerji ve eğitim gibi birçok alanda önemli iş birlikleri geliştirildiğini belirtti. Türk dünyasında aynı ideallere hizmet eden binlerce sivil toplum kuruluşunun bulunduğunu ancak ortak bir koordinasyon mekanizmasının eksikliğinin hissedildiğini dile getiren Zorlu, TÜDSES ile bu dağınık yapının ortak bir vizyon etrafında bir araya getirildiğini söyledi. Platformun uzun vadede yalnızca Türkiye'nin değil, tüm Türk dünyasının ortak dijital sivil toplum altyapısı hâline gelmesini hedeflediklerini belirten Zorlu, "Adriyatik'ten Çin Seddi'ne uzanan coğrafyada faaliyet gösteren her derneğin, vakfın ve federasyonun aynı dijital sistem üzerinden birbirine ulaşabildiği güçlü bir yapı kurmayı amaçlıyoruz." dedi. Zorlu, TÜDSES'in zamanla ortak projelerin üretildiği, ortak sorunlara çözüm geliştirildiği ve Türk dünyasının ortak hafızasının oluşturulduğu stratejik bir merkez hâline geleceğini belirterek, platformun gelecekte Türk dünyasının en önemli dijital sivil diplomasi araçlarından biri olacağına inandığını ifade etti. TÜRK DÜNYASININ ORTAK HAFIZASI DİJİTAL ORTAMDAN GELECEĞE TAŞINIYOR Zorlu, TÜDSES'in en önemli kazanımlarından birinin Türk dünyasının ortak hafızasını dijital ortamda geleceğe taşımak olacağını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Türk dünyasına yönelik vizyonunun bu projelerin temelini oluşturduğunu belirten Zorlu, Türkiye'de ilk kez bir siyasi partinin Türk dünyasına ilişkin kapsamlı bir vizyon belgesi ortaya koyduğunu ifade etti. Türk dünyasının yalnızca ortak bir geçmişe değil, birlikte inşa edilebilecek ortak bir geleceğe de sahip olduğunu vurgulayan Zorlu, TÜDSES sayesinde her sivil toplum kuruluşunun sesini duyurabileceğini, fikirlerini paylaşabileceğini ve projeleriyle ortak geleceğe katkı sunabileceğini dile getirdi. Güçlü devletlerin güçlü toplumlarla mümkün olduğunu kaydeden Zorlu, birbirine güvenen, birlikte üreten ve ortak idealler etrafında kenetlenen toplumların Türk dünyasının geleceğini şekillendireceğini belirterek, "TÜDSES, bu ortak idealin dijital adıdır." ifadelerini kullandı. İstanbul'da düzenlenen TÜDSES'in tanıtım programına Emel Kırım Vakfı da katılım sağladı.

KTMM, 18 Mayıs anma etkinlikleri için çevrim içi koordinasyon toplantısı düzenliyor Haber

KTMM, 18 Mayıs anma etkinlikleri için çevrim içi koordinasyon toplantısı düzenliyor

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM), 18 Mayıs Kırım Tatar Soykırımı Kurbanlarını Anma Günü vesilesiyle dünya genelindeki Kırım Tatar sivil toplum kuruluşlarını bir araya getiriyor. 14 Mayıs’ta düzenlenecek çevrim içi koordinasyon toplantısında, anma etkinliklerinin son hazırlıkları ele alınacak. KTMM Başkanı Refat Çubarov, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, her yıl 18 Mayıs Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı Kurbanlarını Anma Günü öncesinde geleneksel olarak düzenlenen koordinasyon toplantısının bu yılki detaylarını paylaştı. Toplantı; Ukrayna, Türkiye, Romanya ve Litvanya başta olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki Kırım Tatar diasporasını ve sivil toplum kuruluşlarını ortak bir platformda buluşturacak. TOPLANTI GÜNDEMİ VE KATILIM BİLGİLERİ 14 Mayıs 2026 tarihinde, Kıyiv saatiyle 20.00'de gerçekleştirilecek olan çevrimiçi toplantıda; Ukrayna dışındaki Kırım Tatar sivil toplum kuruluşları tarafından düzenlenecek anma programları hakkında bilgi paylaşımı yapılacak, KTMM ve Ukrayna'daki yerel Kırım Tatar kuruluşlarının gerçekleştireceği etkinlikler hakkında bilgi verilecek. Çubarov, KTMM üyeleri, Kırım Tatar STK temsilcileri ve millî hareket aktivistlerini toplantıya katılmaya davet etti. Toplantıya katılmak isteyenlerin 14 Mayıs 2026 saat 17:00’ye kadar aşağıdaki bağlantı üzerinden kayıt yaptırmaları gerekiyor: https://forms.gle/JSo9hjsBFKr3k4t9A ANMA ETKİNLİKLERDE GÖRSEL KİMLİK VE LOGO KULLANIMI KTMM Başkanı, 18 Mayıs Kırım Tatar Soykırımı Kurbanlarını Anma Günü kapsamında düzenlenecek tüm etkinliklerde görsel bir bütünlük sağlanması amacıyla, farklı dillerde hazırlanmış olan tek tip görsellerin kullanılmasını tavsiye etti. Anma etkinliklerinde kullanılacak tasarımlara ve logo varyasyonlarına aşağıdaki bağlantıdan ulaşılabilir Google Drive Bağlantısı

İşgal altındaki Kırım’da okullara askerî içerikli ders kitabı! Haber

İşgal altındaki Kırım’da okullara askerî içerikli ders kitabı!

Rusya’nın işgali altındaki Kırım’da okullarda askerî eğitim içerikli yeni bir ders kitabının test edilmesine başlanacağı bildirildi. Rus basınında yer alan haberlere göre, söz konusu ders kitabı 1 Mayıs’tan itibaren yarımadadaki okullarda pilot uygulama kapsamında okutulacak. Kitabın ayrıca Rusya’nın Volgograd bölgesinde de test edileceği, Eylül ayından itibaren ise 8 farklı bölgede daha uygulanmasının planlandığı belirtildi. KİTAPTA “MATRİS” VE NATO VURGUSU Haberde, kitabın giriş bölümünde The Matrix filmine atıf yapıldığı, bu örnek üzerinden insanların “gerçeklik ile simülasyonu ayırt edemeyebileceği” fikrinin işlendiği aktarıldı. Kitapta ayrıca NATO’nun “kolektif Batı’nın askerî bloğu” olarak tanımlandığı ve Batı’nın “küresel hâkimiyet arayışının dünya genelinde savaşları ve darbe girişimlerini tetiklediği” yönünde ifadelere yer verildiği kaydedildi. GÜVENLİK VE TEHDİT ANLATISI Ders kitabında Rusya’nın ulusal güvenlik stratejisine de yer verildiği, “Rusya’nın çıkarlarına karşı çıkan her unsurun potansiyel tehdit oluşturabileceği” yönünde değerlendirmelerin bulunduğu belirtildi. Kitabın hazırlanmasında Rus özel kuvvetlerine bağlı “Alfa” ve “Vimpel” gruplarından personelin de yer aldığı, ayrıca askerî personelin okullarda derslere katılımının planlandığı ifade edildi. “GENÇLERİN MİLİTARİZASYONU” ELEŞTİRİSİ Aktivistler, işgal altındaki bölgelerde çocuklara yönelik bu tür eğitim faaliyetlerinin militarizasyon anlamına geldiğine dikkat çekiyor. Öte yandan, Ukraynalı sivil toplum temsilcileri, Kırım başta olmak üzere işgal altındaki bölgelerde çocukların askerî ideolojiyle yetiştirilmesinin uzun vadede bölgesel ve küresel güvenlik açısından risk oluşturduğunu vurgulamıştı.

ADF2026’da Güney Kafkasya mesajı: Barış, iş birliği ve yeni bölgesel dönem Haber

ADF2026’da Güney Kafkasya mesajı: Barış, iş birliği ve yeni bölgesel dönem

5. Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) kapsamında düzenlenen “Güney Kafkasya: Stratejik Merkez Olma Yolunda” başlıklı panelde, bölgenin artan jeopolitik ve ekonomik önemi ele alındı. Panele Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı Dış Politika Dairesi Başkanı Hikmet Hacıyev, Gürcistan Hükûmet İdaresi Başkanı Levan Zhorzholiani, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ve Ermenistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Vahan Kostanyan konuşmacı olarak katıldı. Panelin moderatörlüğünü ise, TRT World sunucusu Enda Brady üstlendi. “GÜNEY KAFKASYA’DA YENİ BİR DÖNEME GİRİLDİ” Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı Dış Politika Dairesi Başkanı Hikmet Hacıyev, Güney Kafkasya’da barış sürecine ilişkin önemli mesajlar verdi. Hacıyev, geçmişte bölge ülkelerinin uluslararası platformlara savaş ve çatışma gündemiyle katıldığını ancak artık barış gündemiyle bir araya geldiklerini belirterek, Güney Kafkasya’da savaşın sona erdiğini ve yeni bir döneme girildiğini ifade etti. Azerbaycan’ın barış sürecine güçlü şekilde bağlı olduğunu vurgulayan Hacıyev, ABD Başkanı Donald Trump’ın da yer aldığı Washington Zirvesi’nde ortaya konan ilkeler doğrultusunda Ermenistan ile normalleşme sürecinin ilerlediğini ve iki ülke arasında anlaşmanın parafe edildiğini söyledi. Barış sürecinin yalnızca belgelerle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Hacıyev, sahada somut adımlar atılması gerektiğini vurguladı. Azerbaycan’ın bu doğrultuda Ermenistan ile pragmatik iş birliği geliştirdiğini, güven artırıcı adımların atıldığını ve sivil toplum düzeyinde temasların başladığını ifade etti. İki ülke arasında ticari ilişkilerin de başladığını belirten Hacıyev, Azerbaycan’dan Ermenistan’a petrol ürünleri ihracatının gerçekleştiğini, karşılıklı ticaretin geliştirilmesinin gündemde olduğunu söyledi. Bu gelişmelerin birkaç yıl öncesine kadar mümkün görülmediğini dile getirdi. Bölgede yeni bir statükonun oluştuğunu ifade eden Hacıyev, bu yapının hukuka ve meşruiyete dayandığını ve her iki ülkenin çıkarlarına hizmet ettiğini belirtti. Ayrıca uzun vadede bölgesel barış ve güvenliği sağlayacak yeni bir güvenlik mimarisi inşa edildiğini kaydetti. Güney Kafkasya’nın çevresinde devam eden çatışmalara da dikkat çeken Hacıyev, kuzeyde Ukrayna-Rusya Savaşı, güneyde ise İran merkezli gerilimlere rağmen bölgede sağlanan barış ortamının önemli bir güvenlik alanı oluşturduğunu ifade etti. Hacıyev, Gürcistan, Azerbaycan ve Ermenistan’ı kapsayan kapsayıcı bir bölgesel iş birliği modelinin hedeflendiğini belirterek, Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan üçlü iş birliğinin de bu sürece katkı sunduğunu vurguladı. “KALICI BARIŞ ORTAK VİZYONDAN GEÇİYOR” Gürcistan Hükûmet İdaresi Başkanı Levan Zhorzholiani, Güney Kafkasya’da barış, istikrar ve ekonomik iş birliğinin önemine dikkat çekti. Gürcistan’ın yaklaşık üç bin yıldır imparatorlukların kesişim noktasında yer aldığını hatırlatan Zhorzholiani, bu zorlu coğrafyada ayakta kalabilmenin en önemli aracının diplomasi olduğunu vurguladı. Tarih boyunca birçok büyük gücün ortadan kalktığını ancak Gürcistan’ın varlığını sürdürdüğünü belirten Zhorzholiani, bu durumun diplomasiye verilen önemin bir sonucu olduğunu ifade etti. Gürcistan’ın dış politika anlayışının merkezinde barış, istikrar ve diyalogun yer aldığını dile getiren Zhorzholiani, bu yaklaşımı yalnızca bölgesel düzeyde değil, küresel ölçekte de sürdürme kararlılığında olduklarını söyledi. Azerbaycan ile Ermenistan arasında barış sürecinde kaydedilen ilerlemeleri memnuniyetle karşıladıklarını belirten Zhorzholiani, iki ülke arasında ticari ilişkilerin başlamasının bölge açısından tarihî bir gelişme olduğunu ifade etti. Gürcistan’ın bu süreçte kolaylaştırıcı ve destekleyici bir rol üstlendiğini vurgulayan Zhorzholiani, birkaç ay önce Tiflis’te Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan dışişleri bakan yardımcılarının bir araya gelerek ikili ve üçlü iş birliği başlıklarını ele aldığını hatırlattı. Güney Kafkasya’da kalıcı barışın sağlanmasının, bölge ülkelerinin ortak bir vizyon etrafında buluşmasına bağlı olduğunu belirten Zhorzholiani, komşu ülkelerin güçlü ve istikrarlı olmasının birbirlerini doğrudan etkilediğini ifade etti. Bu nedenle bölgesel iş birliğinin güçlendirilmesinin tüm ülkeler için kazanım sağlayacağını dile getirdi. Barış ile ekonomik kalkınma arasındaki güçlü ilişkiye dikkat çeken Zhorzholiani, Gürcistan’ın son yıllarda Avrupa’nın en yüksek büyüme oranlarından birine ulaştığını ve son dört yılda ortalama yüzde 9,3 büyüme kaydettiğini söyledi. 2026 yılının ilk iki ayında da yüzde 8,4 büyüme sağlandığını belirten Zhorzholiani, bu ekonomik performansın sürdürülebilir kalkınma politikalarının bir sonucu olduğunu ifade etti. Zhorzholiani, bölgesel ekonomik iş birliğinin ve bağlantısallığın artırılmasının yalnızca refahı değil, aynı zamanda barışı da güçlendireceğini vurgulayarak, Güney Kafkasya’da siyasi ve ekonomik entegrasyonun geliştirilmesinin uzun vadeli istikrar açısından kritik önem taşıdığını söyledi. Konuşmasını, Gürcistan’ın barış odaklı politikalarını sürdürmeye ve bölgesel iş birliğini derinleştirmeye devam edeceğini belirterek tamamlayan Zhorzholiani, Güney Kafkasya’nın ortak vizyon ve iş birliği temelinde daha güçlü bir geleceğe ilerleyebileceğini ifade etti. “GÜNEY KAFKASYA’NIN BİR KÖPRÜ HÂLİNE GELMESİ HEDEFLENİYOR” Ermenistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Vahan Kostanyan, bölgedeki yeni dinamiklere ve barış sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kostanyan, Güney Kafkasya’da artık tamamen farklı bir döneme girildiğini belirterek, geçmişte Ermenistan ve Azerbaycan temsilcilerinin aynı platformda yer almasının gerilim beklentisi yarattığını, bugün ise ortak gelecek, iş birliği ve diyalog imkanlarının konuşulduğunu ifade etti. Panelde aynı bölgeden dört temsilcinin bir araya gelerek geleceğe dair ortak perspektifleri tartışmasının sembolik değerine dikkat çeken Kostanyan, Vaşington’da (Washington) gerçekleşen zirvenin bu dönüşümde önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Söz konusu gelişmenin yalnızca Ermenistan ve Azerbaycan ilişkilerini değil, Gürcistan ve Türkiye’yi de kapsayan daha geniş bir bölgesel iş birliği sürecini tetiklediğini dile getirdi. Küresel ölçekte artan belirsizlikler, savaşlar ve tedarik zincirlerindeki kırılmaların yaşandığı bir dönemde Güney Kafkasya’nın istikrarlı bir bölge olarak öne çıktığını belirten Kostanyan, bu durumun bölge ülkeleri için önemli bir rekabet avantajı sunduğunu ifade etti. Ancak bu avantajın kalıcı olmayabileceğine dikkat çeken Kostanyan, bölge ülkelerinin hızlı ve akılcı adımlar atarak mevcut fırsatları değerlendirmesi gerektiğini söyledi. Barış sürecinin sağlanmasının ciddi bir siyasi irade ve cesaret gerektirdiğini vurgulayan Kostanyan, bundan sonraki aşamada da aynı kararlılıkla ilerlenmesi gerektiğini ifade etti. Özellikle bölgedeki ulaşım ve iletişim hatlarının açılması, ülkeler arasındaki ekonomik ve lojistik bağlantıların güçlendirilmesi ve Güney Kafkasya’nın Avrupa, Türkistan ve Uzak Doğu arasında kesintisiz bir köprü hâline getirilmesinin öncelikli hedefler arasında yer aldığını dile getirdi. Kostanyan ayrıca, Ermenistan ile Azerbaycan arasında sağlanacak kalıcı barışın yalnızca iki ülke arasındaki ilişkileri normalleştirmekle kalmayacağını, aynı zamanda her iki ülkenin bağımsızlığı ve egemenliğinin de en güçlü teminatı olacağını belirtti. Bölgesel iş birliğinin kapsayıcı bir anlayışla geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Kostanyan, Güney Kafkasya’da uzun vadeli barış ve istikrarın bu yaklaşım sayesinde mümkün olacağını söyledi. “İSTİKRARLI, GÜVENLİ VE REFAH İÇİNDE BİR BÖLGE ORTAK BİR SORUMLULUK” Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, Türkiye’nin bölgesel barış, istikrar ve diyalog konusundaki rolüne dikkat çekti. Kılıç, Türkiye’nin her zaman istikrar, refah, barış ve iş birliğinden yana bir politika izlediğini belirterek, bölgesel gelişmeler karşısında sorumluluk bilinciyle hareket ettiklerini vurguladı. Türkiye’nin kendisini bölgenin dışında bir güç olarak değil, doğrudan bir parçası olarak gördüğünü ifade eden Kılıç, bu nedenle bölgesel sorunların çözümünde aktif katkı sunmayı görev olarak değerlendirdiklerini söyledi. Geçmişte yaşanan sorunların yalnızca analiz edilmesinin yeterli olmadığını belirten Kılıç, asıl önemli olanın bu deneyimlerden ders çıkararak geleceğe yönelik somut adımlar atmak olduğunu dile getirdi. Bölge ülkelerinin ortak sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Kılıç, farklılıkların bulunmasının doğal olduğunu ancak önemli olanın ortak noktalar etrafında buluşabilmek olduğunu ifade etti. Bölgesel sorunların çözümünde diyalogun vazgeçilmez bir araç olduğuna dikkat çeken Kılıç, Türkiye’nin bu süreçte kolaylaştırıcı bir rol üstlenmeye hazır olduğunu ifade etti. Taraflar arasında zaman zaman sert tartışmaların yaşanabileceğini ancak iletişim kanallarının açık tutulmasının çözümün ön koşulu olduğunu vurguladı. Türkiye’nin yaklaşımının doğrudan müdahaleden ziyade, taraflar arasında güven inşa edilmesini destekleyen bir kolaylaştırıcılık olduğunu belirten Kılıç, ülkelerin kendi sorunlarını kendilerinin çözmesi gerektiğini söyledi. Bölgesel meselelerin dış aktörler tarafından dayatılan çözümlerle kalıcı şekilde çözülemeyeceğini ifade eden Kılıç, bu tür yaklaşımların ancak geçici sonuçlar doğurabileceğini dile getirdi. Güney Kafkasya’da Azerbaycan ve Ermenistan temsilcilerinin aynı platformda bir araya gelmesinin önemine işaret eden Kılıç, bunun bölge adına umut verici bir gelişme olduğunu belirtti. Farklılıkların uzun süre devam edebileceğini ancak ortak çıkarların ön plana çıkarılması gerektiğini ifade etti. Küresel ölçekte artan krizlere de değinen Kılıç, dünyanın zorlu bir dönemden geçtiğini ve birçok bölgede çatışmaların devam ettiğini belirterek, bu ortamda bölgesel iş birliğinin ve dayanışmanın daha da önemli hâle geldiğini söyledi. Kılıç, Türkiye’nin bölgesel barış ve istikrarın sağlanması için üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğini vurgulayarak, diyalog, iş birliği ve karşılıklı anlayış temelinde daha güçlü bir bölgesel yapı inşa edilebileceğini ifade etti.

Kırımoğlu, Ukraynalı STK temsilcileriyle bir araya geldi Haber

Kırımoğlu, Ukraynalı STK temsilcileriyle bir araya geldi

Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Ukrayna Parlamento İnsan Hakları Yetkilisi (Ombudsman) Kırım Temsilcisi Elvin Kadirov ile birlikte Ukraynalı sivil toplum kuruluşları temsilcileriyle bir araya geldi. Ukrayna Parlamento İnsan Hakları Yetkilisi (Ombudsman) Kırım Temsilcisi Elvin Kadirov tarafından sosyal medya üzerinden yapılan açıklamada, Ukrayna Parlamento İnsan Hakları Yetkilisi Kırım Temsilciliği tarafından organize edilen görüşmeye Ukrayna Rehabilitasyon Kuvvetleri Birliği Başkanı İhor Dubinin ve hayır kurumlarının temsilcileri katıldı. Görüşmede işgalden etkilenen vatandaşların tedavi ve topluma kazandırılması süreçleri ele alındı. PSİKOLOJİK DESTEK VE ADAPTASYON SÜRECİ Görüşmenin ana gündem maddesini, Rusya’nın saldırganlığı sonucu mağdur olan bireylerin psikolojik rehabilitasyonu ve tıbbi tedavi süreçlerinin sistematik hale getirilmesi oluşturdu. Katılımcılar, Kırım dahil işgal altında bulunan Ukrayna bölgelerinde gelen siviller ile bölge kökenli askerlerin yaşadığı travmaların atlatılması için yeni ve etkili çözüm yaklaşımlarının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Uzun vadeli adaptasyon programlarının, hem mağdurlar hem de aileleri için hayati önem taşıdığı ifade edildi. “SAVAŞ KIRIM’DA BAŞLADI” Toplantıda, Ukrayna’ya yönelik silahlı saldırganlığın Kırım’ın işgaliyle başladığı hatırlatılarak, işgal altındaki bölgede zor şartlar altında yaşamını sürdüren insanlar ile hukuksuz bir şekilde özgürlüğünden mahrum bırakılan kişilerin unutulmaması gerektiği belirtildi. Kırım’dan gelen askerlerin ve siyasi tutsak ailelerinin desteklenmesinin, devletin ve sivil toplumun öncelikli görevi olduğu altı çizildi. SOMUT PROJELER YOLDA Görüşme sonunda taraflar, sadece sorunları konuşmak yerine somut adımlar atmak üzere mutabakata vardı. Bu kapsamda, Kırım ve Akyar’dan (Sivastopo) gelen vatandaşlara doğrudan yardım sağlamayı amaçlayan ortak projelerin başlatılması kararlaştırıldı.

Kırım Millî Varlık Vakfı ve Ukrayna Savaş Esirlerine Muamele Koordinasyon Merkezi arasında stratejik iş birliği Haber

Kırım Millî Varlık Vakfı ve Ukrayna Savaş Esirlerine Muamele Koordinasyon Merkezi arasında stratejik iş birliği

Kırım Millî Varlık Vakfı Başkanı Lenur Mambetov ve Ukrayna Savaş Esirlerine Muamele Koordinasyon Merkezi Sekreteri Dmıtro Usov, esir düşen veya cephede kaybolan askerler ile sivillerin ailelerine destek sağlamak amacıyla bir iş birliği memorandumu imzaladı. Bu kritik adım, hem cephede esir düşen hem de işgal altındaki bölgelerde alıkonulan sivillerin haklarını korumak ve ailelerine yönelik yardımları sistemli hale getirmek amacıyla atıldı. İmzalanan belge, devlet kurumları ile sivil toplum kuruluşları arasındaki eşgüdümü güçlendirerek insani krizlere daha hızlı müdahale edilmesini hedefliyor. Memorandum kapsamında yürütülecek faaliyetler, esaret altında bulunanların ve kayıp ilan edilenlerin ailelerine yönelik destek mekanizmalarını genişletmeyi amaçlıyor. Koordinasyon Merkezi Sekreteri Dmıtro Usov, “Sivil toplum sektörüyle güçlerimizi birleştirmek, ailelerin ihtiyaçlarına daha hızlı yanıt vermemizi ve Savunma Kuvvetlerimizin ailelerine yönelik desteği güçlendirmemizi sağlıyor.” dedi. Kırım Milli Varlık Vakfı Başkanı Lenur Mambetov ise Koordinasyon Merkezi ile yürütülen sistemli çalışmalara dahil olmanın kendileri için büyük önem taşıdığını vurguladı. Mambetov, bu iş birliği sayesinde en çok yardıma ihtiyaç duyan kesimlere ulaşmak için ortak projelerin hayata geçirileceğini ve eylemlerin koordine edileceğini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.