SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Siyasi Tutsaklar

QHA - Kırım Haber Ajansı - Siyasi Tutsaklar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Siyasi Tutsaklar haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

21. yüzyılda bir halkın sessiz imhası: “Kırım Tatarlarına yönelik siyasi davalar hibrit bir sürgündür” Haber

21. yüzyılda bir halkın sessiz imhası: “Kırım Tatarlarına yönelik siyasi davalar hibrit bir sürgündür”

Kadim Türk yurdu Kırım, 2014 yılından bu yana Rusya’nın hukuk tanımaz işgali altında karanlık bir dönemi yaşıyor. Kremlin yönetimi; düzmece davalar, yasa dışı gözaltılar ve haksız tutuklamalarla Kırım Tatarları başta olmak üzere yarımada halkını en ağır insan hakları ihlallerine maruz bırakıyor. Özgürlükleri elinden alınan, sistemli baskı ve zulümle vatanlarını terk etmeye zorlanan Kırım Tatarları, 21. yüzyılın ortasında sinsice planlanmış bir "hibrit sürgün" politikasıyla yüz yüze... Kırımlı okurumuz Adalet Seitov, kaleme aldığı sarsıcı mektupta Rusya'nın bu insanlık dışı kıyımını çarpıcı matematiksel verilerle gözler önüne seriyor. Mektubun tam metni şu şekilde: “Kırım Tatarlarına Yönelik Davalar Hibrit Bir Sürgündür” Roma Statüsü'ne göre (Madde 7, Fıkra 1/d) sürgün; kişilerin, hukuki bir dayanak olmaksızın, yaşadıkları topraklardan sınır dışı edilme veya diğer zorlayıcı eylemler yoluyla zorla nakledilmesidir. Tarihsel olarak halkların sürgün edilmesi, neredeyse her zaman toprakları ve nüfusu kontrol eden devlet tarafından yürütülen siyasi süreçlerle bağlantılı olmuştur. Öyle ki, son üç yüzyıldır Kırım Tatarlarının tarihi, zorunlu göçlerle ayrılmaz bir şekilde bağlantılı olmuştur. 1783'ten 20. yüzyılın başlarına kadar en az üç büyük göç dalgası yaşanmıştır. Bu dalgalar toplamda Kırım Tatar halkının yarısından fazlasını etkilemiştir. (Türk tarihçi Kemal H. Karpat'ın tahminine göre, 1783–1922 döneminde yaklaşık 1,8 milyon Kırım Tatarı Osmanlı Devleti'ne göç etmiştir; Karpat, Ottoman Population, 1985, s. 66). Günümüzde insanların yaşadıkları yerden zorunlu ayrılışları bile "göç" olarak adlandırılmaktadır. Ancak sorunun derinine inildiğinde, insanların evlerini terk etmek zorunda kaldığı koşulların fazlasıyla kasıtlı ve planlı bir şekilde oluşturulduğu görülecektir. Tüm Kırım Tatar halkının Kırım'dan Orta Asya'ya zorla sürüldüğü 1944 Sürgünü ile yarımada topraklarında iki yüzyıldır yürütülen o politika tamamlanmış oldu. Şimdi yıl 2026. İnsanlar yük vagonlarına bindirilmiyor, az sayıdaki nüfusun tamamı bir anda çıkarılmıyor. Ancak sürgün yine de gerçekleşiyor. Buna ‘hibrit sürgün’ denebilir. Belli bir planı takip eden anlayış; Kırım Tatar halkının temsilcilerini yargılıyor, Kırım'dan çıkararak başka bir devlete taşıyor ve Rus hapishanelerine kapatıyor. İnsanlar için Kırım'da, kendi topraklarında yaşamayı tehlikeli ve korkutucu hale getiren koşullar kasıtlı olarak yaratılıyor. Kırım Tatar Kaynak Merkezinin Ocak 2026 verilerine göre, 2014 yılından bu yana Kırım'dan çıkan siyasi tutsakların sayısı yaklaşık 500 kişiye ulaştı. Bunların en az 273'ü Kırım Tatarı. Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı Refat Çubarov da bu yılın nisan ayında, tüm Kırımlı siyasi tutsakların (yargılaması sürenler veya cezasını çekenler) sayısının 358 kişi olduğunu belirtti. Bunların yarısından fazlası -181 kişi- Kırım Tatarı. Aynı zamanda Rusya'daki siyasi baskıları ve insan hakları ihlallerini inceleyen Memorial İnsan Hakları Merkezi, şu anda yaklaşık bin 100 kişiyi siyasi tutsak olarak kabul ediyor. Memorial’ın siyasi tutsaklara yardım projesi ise, resmî statüsü olmamakla birlikte Rusya'da siyasi nedenlerle soruşturulan kişilerin sayısının 5 binden fazla olduğuna işaret ediyor. Yapılacak basit bir hesaplamayla şu tablo ortaya çıkmaktadır: Kırım Tatarları, 12 yıl boyunca Kırım'da baskıya maruz kalan toplam insan sayısının yarısından fazlasını (yaklaşık 500 kişiden 273'ünü) oluşturmaktadır. Şu anda siyasi gerekçeli davalar nedeniyle özgürlüğünden yoksun bırakılan Kırım sakinleri arasında da Kırım Tatarlarının payı yarının üzerindedir: 358 kişiden 181'i. Birinci sonuç: Kırım'da, yaşam tarzları, dini inançları ve milli kimlikleri nedeniyle Kırım Tatarlarına yönelik sistemli bir baskı gerçeği mevcuttur. Bu istatistiki veriler, Rusya Federasyonu'nun Kırım'ın yerli halkıyla mücadele etme biçimindeki tek bir önemli eğilimi, yani sistematikliği net bir şekilde göstermektedir. Memorial’ın istatistiklerine göre, resmi siyasi tutsaklar listesinde yaklaşık bin 100 kişi yer almaktadır. Rusya'nın 140 milyondan fazla olan nüfusu dikkate alındığında, bu durum yaklaşık her 128 bin Rus vatandaşına bir siyasi tutsak düştüğü anlamına gelir. Siyasi nitelikli davalarla kovuşturulan ancak resmi siyasi tutsak statüsü bulunmayan kişiler de (ki bunların sayısı 5 binden fazladır) hesaba katıldığında oran daha da belirginleşir: Yaklaşık her 28 bin Rus'a bir siyasi tutsak. Resmi olarak siyasi tutsak kabul edilen yaklaşık bin 100 kişi arasında en az 130 Kırım Tatarı bulunmaktadır. 2025 yılı resmi nüfus sayımına göre Kırım'daki Kırım Tatarı nüfusu 300 binin üzerindedir. Başka bir deyişle, yaklaşık her 2,3 bin Kırım Tatarına bir resmi siyasi tutsak düşmektedir. Resmi olarak tanınan tüm siyasi tutsaklar içinde Kırım Tatarlarının payı yaklaşık sekizde birdir. Memorial istatistikleri ve yapılan hesaplamalar dikkate alındığında, her açıdan, tüm rakamlarla tüyler ürpertici bir tablo ortaya çıkmaktadır. Küçük bir halk için bu çok yüksek bir orandır. İşte modern dünyada bir milleti ‘güzel ve insancıl bir şekilde’ yaşadığı topraklardan söküp atmanın yolu budur. Resmi verilere göre, Rusya ile Ukrayna arasında gerçekleşen 70'ten fazla takas sürecinde 9 bin 600’dan fazla kişi takas edildi. Ancak bunların yalnızca 10 kadarı Kırım Tatarıydı. Bu sayının yarısı asker, yarısı ise sivildi. Bu durum; 12 yıldır süren savaşın, baskıların, zorbalığın ve mücadelenin bilançosudur. Kırım Tatarlarına karşı açılan siyasi davalar, yıllar içinde zaten az sayıda olan bir halka yönelik kalıcı bir baskı pratiğine dönüşmüştür. Siyasi tutsak sayısının yarımadaki Kırım Tatar nüfusuna oranı (özellikle Rusya'daki genel siyasi baskı durumu bağlamında) incelendiğinde, Kırım Tatar halkına yönelik baskı yoğunluğunun son derece yüksek olduğu görülecektir. Baskılar sistematik bir karakter taşımaktadır ve Kırım sakinleri için sonuçları şüphesiz son derece olumsuz ve uzun vadeli olacaktır. Metinde resmi kaynaklardan alınan veriler kullanılmıştır. Gerçekleşen pek çok baskı vakası resmi makamlara yansımadığı için rakamlar kesin olmamakla birlikte, sorunun gerçek boyutu çok daha ciddidir. Tüm insanlık başarılarına rağmen, 21. yüzyılda bütün bir halka karşı neden 12 yıldır böyle bir politika yürütülüyor? Çözüm nedir? Bunun sonu nerede?

Kültürel direnişin sembolü: 6. Kırım İnciri Edebiyat Yarışması Ödülleri Kıyiv’de sahiplerini buldu Haber

Kültürel direnişin sembolü: 6. Kırım İnciri Edebiyat Yarışması Ödülleri Kıyiv’de sahiplerini buldu

Ukrayna ile Kırım Tatar edebiyatını bir araya getiren 6. Kırım İnciri Edebiyat Yarışmasının kazananları Kıyiv'de düzenlenen törenle ödüllerini aldı. 19 Ağustos’u 20 Ağustos’a bağlayan gece Rusya'nın düzenlediği saldırıda hayatını kaybedenler için ilan edilen yas nedeniyle "Kırım İnciri" festivali formatı değiştirilerek gerçekleştirildi. Törene katılan Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha, Rusya’nın Ukrayna'yı terörize eden saldırılar düzenlediği bir dönemde bile kültürel etkinlikler düzenlemenin önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: Hiçbir düşman bizi adil bir barışa ulaşmak, direncimiz ve birliğimiz için hayati önem taşıyan etkinlikleri düzenleme hakkımızdan mahrum edemez. Bu yarışma ortak yaşam alanımızla ilgilidir. Kırım'ın işgalden kurtarılması soyut bir kavram değildir; askerlerimiz bunu her gün kanıtlıyor. Kültür ise birleştirir, yaraları iyileştirir, inanç verir ve geliştirir. Bu yarışma aracılığıyla tanıdığımız eserler hem acıyı hem umudu hem de gücü gösteriyor. İŞGAL ALTINDA BÜYÜYEN BİR ŞAİRİN REFLEKSİYONU “Kırım Hakkında Ukraince Şiir” kategorisinde birincilik ödülünü kazanan Sofiya Prısyajnyuk, eserinde işgal altındaki Kırım'da çocukluk ve gençlik yıllarında yaşadığı deneyimleri paylaştı. İşgal başladığında 10 yaşında olduğunu belirten Prısyajnyuk, okul yıllarında maruz kaldığı Rus propagandası ile Ukrayna yanlısı ailesinin değerleri arasındaki çatışmayı şiirine yansıttığını belirterek, “Şiir yoluyla Kırım'ın işgalinden sonraki yaşam deneyimini, Ukraynalıların ve Kırım Tatarlarının Kırım'daki deneyimlerini, çocuklar başta olmak üzere propagandanın insanları nasıl etkilediğini anlatmak istedim.” dedi. "ÖZGÜRLÜK SÖZLERİ": TUTSAKLARIN ÖDÜLLERİNİ LENİYE UMEROVA ALDI Yarışmanın en anlamlı bölümlerinden biri olan "Özgürlük Sözleri" özel kategorisinde, Rusya'da haksız yere hapiste tutulan Kırım Tatar siyasi tutsaklar Server Bağçasaraylı ve Appaz Kurtamet ödüllendirildi. Eski Kırım Tatar siyasi tutsak Leniye Umerova, tutsak yazarlar adına ödülü sahneden alırken yaptığı konuşmada şunları vurguladı: Zamanında ben de bugün onların geçmek zorunda kaldığı yollardan geçtim. Hapisteyken benim adımı haykırmanız, bana mektup yazmanız kendimi kaybetmememi sağladı. Yaptığınız hiçbir şey boşa değil. Lütfen tutsakların isimlerini ve hikayelerini anlatmaya devam edin. Bir gün bu ödülü bizzat kendi ellerine teslim edeceğimizi umuyorum. 6. KIRIM İNCİRİ YARIŞMASININ KAZANANLARI Kırım Hakkında Ukraince düzyazı: “Dyuşa Efsanesi” (Legenda pro Dyuşu) - Viktor Şepelyev Kırım Tatarca düzyazı: “Elmalar Koktuğunda” (Alma qoquğanda) - Qoqlam Kırım Hakkında Ukraince Şiir: Şiir seçkisi -Sofiya Prısyajnyuk () Kırım Tatarca Şiir: “Dilsiz Halk…” (Tilsiz halq…) - Seyran Albkermenli Kırım Hakkında Çocuk Edebiyatı: Şiir seçkisi- Taz Oğlan (Kel Oğlan) Kırım Hakkında Deneme : “İşgal Edilmiş Yakınlık” - Anastasiya Babaş Kırım Tatarca-Ukraince Çeviri: Ruslan Matuşevskıy (Umer İpçi’nin eserleri çevirisi) Ukraince-Kırım Tatarca Çeviri: Elzara Beşüyli (Artur Dron’un "Hemingway Hiçbir Şey Bilmiyor" eserinden bölüm çevirisi) "Özgürlük Sözleri" Özel Ödülü: siyasi tutsaklar Server Bağçasaraylı ve Appaz Kurtamet Kırım Tatar Edebiyatına Katkı Özel Ödülü: Rüstem Celil

Kıyiv’de "Çalınan Mutluluk" sergisi: Rus esaretindeki sivil tutsakların hikâyeleri sanatla anlatıldı Haber

Kıyiv’de "Çalınan Mutluluk" sergisi: Rus esaretindeki sivil tutsakların hikâyeleri sanatla anlatıldı

Ukrayna’nın başkenti Kıyiv’de 19 Ağustos tarihinde, Rusya tarafından yasa dışı şekilde alıkonulan sivil tutsaklara ithaf edilen "Çalınan Mutluluk" başlıklı resim sergisinin tanıtımı gerçekleştirildi. “Özgür Siviller” sivil toplum kuruluşu tarafından düzenlenen sergide yer alan 16 kolaj tablo, Rusya Federasyonu tarafından özgürlüğünden mahrum bırakılan binlerce Ukraynalı sivilin ve ailelerinin gerçek yaşam öykülerini anlatıyor. KIRIM TATAR SİYASİ TUTSAKLARININ HİKÂYELERİ DE YER ALDI Serginin açılışında konuşan Kırım Tatar Kaynak Merkezi İletişim Müdürü Valentına Manjula, sivil tutsakların serbest bırakılması için yürütülen ortak mücadelenin önemine dikkat çekti. Kırımlı siyasi tutsaklar Serhiy Lıhomanov, Rüstem Gugurik ve Serhiy Tsıhıpa’nın hikâyelerini anlatan Manjula, "Topyekun işgalin başlangıcından bu yana Kırım Tatar Kaynak Merkezi; işgal altında bulunan Kırım, Herson ve Zaporijjya bölgelerinde işgalciler tarafından 'incommunicado' (dış dünyayla iletişimi kesilmiş) statüsünde yasa dışı olarak alıkoyulan insanlara ilişkin 99 vakayı kamuoyuna duyurdu. Kırım Tatar Kaynak Merkezi ekibi, tutsakların yakınlarıyla birlikte, Ukrayna'nın işgal edilmiş topraklarında ve Rusya Federasyonu bölgesinde yasa dışı şekilde tutulan kişilerin bulunduğu yerlerin tespiti için elinden gelen tüm çabayı gösteriyor." dedi. Çalınmış Mutluluk sergisi; hâlen yasa dışı tutuklu bulunan insanları sanat aracılığıyla hatırlatan, topluma ve uluslararası kamuoyuna onların özgürlüğü için verilen mücadeleyi durdurmama çağrısında bulunan platformlardan biri oldu.

Ukrayna Ombudsmanlığında yerli halkların hakları ve siyasi tutsakların kimlik sorunu ele alındı Haber

Ukrayna Ombudsmanlığında yerli halkların hakları ve siyasi tutsakların kimlik sorunu ele alındı

Ukrayna Parlamentosu İnsan Hakları Yetkilisi (Ombudsman) Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Akyar (Sivastopol) Şehri Sakinlerinin Haklarından Sorumlu Temsilciliği bünyesindeki Uzman Konseyi, Uluslararası Yerli Halklar Günü vesilesiyle toplandı. Toplantıda, "Ukrayna'nın Yerli Halkları Hakkında" kanunun uygulanmasında karşılaşılan sorunlar ve Rusya'da cezası bitmesine rağmen geçerli belgeleri olmadığı için serbest bırakılmayan Ukraynalı siyasi tutsakların durumu görüşüldü. YERLİ HALKLAR YASASININ UYGULANMASINDA İŞGAL ENGELİ Toplantıya Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Kırımçak toplumunu temsilen Tetyana Kosentska ve Babın Yar Ulusal Tarihi ve Anı Parkı Araştırmacısı Yuriy Radçenko katıldı. 2021 yılında kabul edilen yasaya rağmen, mevzuatın tam olarak hayata geçirilmesi için henüz alt düzenlemelerin tamamlanmadığı ve işgal nedeniyle uygulamanın zorlaştığı vurgulandı. Katılımcılar, Kırım Tatar, Karay ve Kırımçak gibi yerli halkların haklarının tam olarak korunabilmesi ve kültürel mirasın yaşatılabilmesi için Kırım'ın tamamen işgalden kurtarılmasının temel şart olduğu görüşünde mutabık kaldı. CEZASI BİTEN SİYASİ TUTSAKLAR KİMLİKSİZLİK NEDENİYLE SERBEST KALAMIYOR Görüşülen bir diğer kritik konu ise Rusya'daki cezaevlerinde siyasi gerekçelerle hapis yatan ve ceza süreleri dolan Ukrayna vatandaşlarının durumu oldu. Cezasını tamamlayan ancak işgal veya tutukluluk sürecinde Ukrayna kimlik belgelerinin süresi geçen kişilerin, Rusya tarafından Yabancıların Geçici Barınma Merkezlerine götürülerek burada tutulmaya devam edildiği belirtildi. Bu durumun infazın fiilen uzatılması anlamına geldiği ve yeni uydurma suçlamalara zemin hazırladığı ifade edildi. Toplantı sonucunda, özgürlüğünden yoksun bırakılan ve belgelerinin süresi dolan kişilerin kimliklendirilmesine ilişkin özel bir prosedür hazırlanması ve yerli halklar yasasının uygulanmasının izlenmeye devam edilmesi kararlaştırıldı.

Bakan Fidan, Kıyiv’de millî lider Kırımoğlu ve beraberindeki heyetle bir araya geldi Haber

Bakan Fidan, Kıyiv’de millî lider Kırımoğlu ve beraberindeki heyetle bir araya geldi

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ukrayna'nın başkenti Kıyiv'de Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu başkanlığındaki Kırım Tatar heyetiyle önemli bir görüşme gerçekleştirdi. Türkiye'nin Kırım Tatarlarına yönelik süregelen desteğinin en üst düzeyde vurgulandığı görüşmede, işgal altındaki Kırım'daki mevcut durum ve bölgesel gelişmeler masaya yatırıldı. Görüşmeye Türkiye’nin Kıyiv Büyükelçisi Mustafa Levent Bilgen ile Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celal de katıldı. Kırım Tatar halkının haklarının korunması ve seslerinin uluslararası alanda duyurulması açısından kritik önem taşıyan zirvede; ayrıca Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Ukrayna Milletvekili ve KTMM Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz, Ukrayna Milletvekili Tamila Taşeva, KTMM Başkan Yardımcısı İlmi Ümerov, KTMM üyeleri Gayana Yüksel ve Rıza Şevkiyev, Kırım Millî Varlık Vakfı Başkanı Lenur Mambetov ile Ukrayna'nın Arap ve Müslüman Devletlerle Etkileşiminden Sorumlu İstişare Kurulu Sekreteri Snaver Seythalil yer aldı. Görüşmede ağırlıklı olarak Rus işgali altındaki Kırım’da yaşanan insan hakları ihlalleri, Kırım Tatar halkının varoluş mücadelesi ve Türkiye’nin soydaşlarına sağladığı somut yardımlar ele alındı. Bu kapsamda bölgedeki kültürel mirasın korunması ve geçici olarak vatanlarından uzakta yaşayan Kırım Tatarlarının sosyo-ekonomik durumları değerlendirildi. Görüşmenin en kritik ve hassas başlıklarından birini ise Rus esaretindeki siyasi tutsaklar oluşturdu. Çoğunluğu Kırım Tatarı olan ve Rusya tarafından hukuksuz şekilde alıkonulan Kırımlı siyasi tutsakların serbest bırakılması, ailelerine kavuşmaları ve bu doğrultuda yürütülebilecek diplomatik girişimler detaylı şekilde ele alındı. Bakan Fidan, Türkiye'nin Kırım'ın işgalini tanımayan ilkeli duruşunu ve Kırım Tatarlarının hak, güvenlik ve refahının her platformda en güçlü şekilde savunulmaya devam edeceğini bir kez daha teyit etti.

Kırım'daki lojistik çöküş siyasi tutsakları da vurdu: Nakiller tamamen durdu Haber

Kırım'daki lojistik çöküş siyasi tutsakları da vurdu: Nakiller tamamen durdu

İşgal altındaki Kırım'da, Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin köprü ve demir yollarına yönelik düzenlediği operasyonlar ile yarımadada baş gösteren derin yakıt krizi, Rus hapishane lojistiğini de tamamen felç etti. Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Eskender Bariyev, işgal mahkemeleri tarafından yasa dışı şekilde cezalandırılan siyasi tutsakların Rusya'daki cezaevlerine nakledilme işlemlerinin bir haftadır tamamen durdurulduğunu açıkladı. Bariyev, işgalcilerin ilk başlarda bu durumu bombardıman altındaki yollarda seyahat etmenin tehlikeli olmasıyla gerekçelendirdiğini ancak gerçekte ise yarımadada yaşanan yakıt krizi nedeniyle mahkum taşıma araçları için yakıt bulunamadığını belirtti. AKMESCİT TUTUKEVİNDE BELİRSİZ BEKLEYİŞ Yaşanan bu lojistik felç nedeniyle hem Kırımlı siyasi tutsakların hem de yeni işgal edilen Ukrayna topraklarından duruşmalar için getirilen Ukrayna vatandaşlarının Akmescit (Simferopol) tutukevlerinde kalış süreleri ucu açık şekilde uzatıldı. Bariyev, “Cezaevi lojistiğindeki felç durumu, Kırım'daki altyapı krizinin derinliğini ortaya koyuyor. İşgalcilerin askerî liderliği, en temel iç süreçleri bile güvence altına almakta yetersiz kaldığını görüyoruz.” dedi. YÜZLERCE İNSAN GİZLİCE ALIKONULUYOR Öte yandan Kırım Tatar Kaynak Merkezi Müdürü Zarema Bariyeva, Akmescit’teki 2 No’lu tutukevinin üçüncü katında dış dünya ile iletişimleri tamamen kesilmiş ve isimleri gizlenen onlarca kişinin "incommunicado" statüsünde tutulduğunu aktardı. Hak savunucularının çabalarıyla kimlikleri tespit edilen bu kişilerin büyük kısmının, Rusya'nın geniş çaplı işgali sonrası yeni ele geçirilen Ukrayna topraklarından kaçırılan siviller olduğu belirlendi. Gardiyanların bu tutsaklara karşı özellikle zalimce davrandığını kaydeden Bariyeva, tutsakların yanlarında neredeyse hiçbir eşya bulundurmasına izin verilmediğini, her hafta hücrelerin basıldığını ve gardiyanların odanın ortasına kasıtlı olarak bir kova su devirip ardından "düzeni bozma" bahanesiyle mahkumları acımasızca darp ettiğini anlattı. Tutsakların özellikle kamera arkası kör noktalarda, koridorlarda ve depo odalarında sistematik olarak dövüldüğünü belirten Bariyeva, işgalci yönetimin bu insanlık dışı muameleyi dünyadan gizlemek için her yolu denediğini vurguladı.

Çubarov, Rus arkeoloğun serbest kalmasına tepki gösterdi: “Tiksinti ve çaresizlik içindeyim” Haber

Çubarov, Rus arkeoloğun serbest kalmasına tepki gösterdi: “Tiksinti ve çaresizlik içindeyim”

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Polonya ve Belarus arasında gerçekleşen mahkûm takasıyla Kırım’ın kültürel mirasını talan eden Rus arkeolog Aleksandr Butyagin’in serbest bırakılmasını "uluslararası hukukun acziyeti" olarak nitelendirdi. Çubarov, bu tür pazarlıkların terör devletini cesaretlendirdiğini ve Kırımlı siyasi tutsakların özgürlüğünü imkansız kıldığını savundu. Polonya-Belarus sınırında 28 Nisan 2026 tarihinde gerçekleşen "5'e 5"lik takasın ardından bir açıklama yapan Refat Çubarov, sürecin perde arkasındaki diplomatik pazarlıklara dikkat çekti. Serbest kalan Belaruslu aktivist ve gazeteciler adına sevindiğini belirten Çubarov, ancak bu özgürlüğün Ukrayna'ya karşı suç işlemiş kişilerin iadesi pahasına alınmasını eleştirdi. "SALDIRGANIN KURALLARINA UYUM SAĞLANIYOR” Çubarov, Polonya mahkemesinin iade kararına rağmen Butyagin’in takasa dahil edilmesinin uluslararası sistemdeki zafiyeti gösterdiğini belirterek şu ifadelerini kullandı: Bir tiksinti ve çaresizlik duygusundan kurtulamıyorum. Milyonlarca Ukraynalıya her gün tarif edilemez acılar yaşatan savaşı durdurmak için uluslararası baskı araçlarını sertçe kullanmak yerine, dünya pratiğinin giderek saldırgan tarafından dayatılan kurallara adapte olduğunu görmek kahredici. Çubarov ayrıca, Ukrayna Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heorhiy Tıkhıy’nın, Polonya mahkemesinin iade kararına rağmen Butyagin’in Ukrayna’ya teslim edilmemesinden duyulan üzüntüyü dile getiren açıklamasına da dikkat çekti. “KIRIM TATARLARININ ELİNDE ‘PAZARLIK KOZU’ YOK” Nisan ayı ortasında Türkiye’ye gerçekleştirdiği resmi ziyarette Kırım Tatar siyasi tutsakların durumunu en üst düzeyde dile getirdiğini hatırlatan Çubarov, bugün gerçekleşen takasın acı bir gerçeği ortaya koyduğunu belirtti. Rusya’nın sadece kendi gizli servisleri için önem arz eden "pazarlık varlığı" karşılığında masaya oturduğunu belirten Çubarov, Kırım Tatarlarının böyle bir kaynağa sahip olmadığını vurgulayarak şunları kaydetti: Görüşmelerimin her birine bizim için en sancılı konu olan Kırım Tatar siyasi tutsakların serbest bırakılması ile başladım. Bugün sayıları 350'yi aşan bu kişilerin yarısından fazlası Kırım Tatarı. Çok çocuklu annelerin tutuklanması, genç kızlara yönelik zulümler, ölüme terk edilen ağır hasta mahkumların kaderi gibi en dramatik vakaları anlattım. Muhataplarımla; Kırım Tatarları, etnik Ukraynalılar ve diğer milletlerin temsilcilerinden oluşan bu Ukrayna vatandaşlarının serbest bırakılması için olası yolları ele aldım. Öneriler arasında, serbest bırakılanların aileleriyle birlikte Kırım topraklarını terk edebileceği seçenekler de vardı. Ancak benim sunduğum bu yaklaşımların hiçbirinde, bugünkü takasın gösterdiği gibi, Rus gizli servislerinin çıkarına olan bir 'ticaret' söz konusu değildi. Kırım Tatarlarının elinde böyle bir ‘pazarlık kozu’ yok. Ve maalesef Kırımlı siyasi tutsaklarının serbest bırakılmasını imkansız kılan şey de tam olarak budur. Ama bu böyle devam etmemeli…

Berlin’de anlamlı sergi: Kırım Tatar çocukların "babasız büyüme" mücadelesi Haber

Berlin’de anlamlı sergi: Kırım Tatar çocukların "babasız büyüme" mücadelesi

Almanya’nın başkenti Berlin’deki tarihi Checkpoint Charlie Duvar Müzesi (Mauermuseum), Rusya tarafından düzmece gerekçelerle alıkonulan Kırım Tatar siyasî tutsakların çocuklarına ithaf edilen "Babayı Bekleyerek Büyümek" adlı sergiye kapılarını açtı. İnsan hakları örgütü Zmina tarafından yapılan açıklamaya göre, Çekya Dışişleri Bakanlığı desteğiyle açılan sergi, babaları Rus mahkemeleri tarafından haksız yere hapis cezasına çarptırılan 16 Kırım Tatarı çocuğun hikayesini dünya kamuoyuna sunuyor. Berlin’in en çok ziyaret edilen 10 noktasından biri olan Checkpoint Charlie’de açılan sergi, Avrupa’da bir müzenin kalıcı çalışma programı dahilinde sivil ziyarete açılan ilk Kırım temalı proje olma özelliğini taşıyor. İnsan hakları örgütü, bu lokasyonun seçilmesinin tesadüf olmadığını; mekanın onlarca yıldır süregelen özgürlük mücadelesini ve insan haklarını belgeleyen tarihi bir sembol olduğunu vurguladı. ÇOCUKLARIN ELİNDEN ALINMIŞ ÇOCUKLUK ​Sergide, çocukların 2020 ve 2025 yıllarında çekilmiş fotoğrafları yan yana getirilerek zamanın ve ayrılığın izleri gözler önüne seriliyor. Daha önce Ukrayna’da "Olmayan Çocukluk" adıyla farklı yerlerde sergilenen proje, Berlin’de çeşitli parçalarla zenginlaştirildi. Siyasi tutsak Server Mustafayev’in hapishanede oğlu için ekmek içinden yaptığı tesbih, serginin en dikkat çeken kişisel eşyaları arasında yer alıyor. İnsan hakları savunucusu, siyasi tutsak Emir Üsein Kuku’nun oğlunun babasına yazdığı mektup, ziyaretçileri duygulandırıyor. Küçük çocuğun, "Baba, tam 10 yıldır parmaklıklar arkasındasın. Sensiz bu yıllar çok zor geçti... Dualarımdasın" sözleri, parçalanmış ailelerin yaşadığı travmayı özetliyor. Kuku, Rus mahkemesi tarafından 12 yıl ağırlaştırılmış hapis cezasına çarptırılmıştı. 367 ÇOCUK BABASIZ KALDI ​İnsan hakları savunucularının verilerine göre, Kırım’ın Rusya tarafından yasa dışı işgalinin 12. yılında, siyasi baskılar nedeniyle babasından koparılan çocukların sayısı 367'ye ulaştı. Bunlardan 246’sı reşit olmayan çocuk. Ev baskınları ve babaların alıkonulmalarına tanıklık eden çocukların çoğunda nevroz, depresyon, kekemelik ve kalp ritim bozuklukları gibi kalıcı sağlık sorunlarının geliştiğine dikkat çekiliyor. ​Sergi, Berlin’i ziyaret eden binlerce turiste Kırım’daki insan hakları ihlallerinin sadece hukuki bir mesele değil, aynı zamanda çocukların geleceğini karartan insani bir trajedi olduğunu hatırlatmayı amaçlıyor.

KTMM Başkanı Çubarov'dan TDT'ye çağrı: “Türk birliği, Kırım Tatarları için de gösterilsin” Haber

KTMM Başkanı Çubarov'dan TDT'ye çağrı: “Türk birliği, Kırım Tatarları için de gösterilsin”

Mustafa KOÇYEGİT QHA Ankara Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliğinde Türk basınıyla buluştu. Kırım’daki Rus işgalinin ulaştığı boyutları ve yarımadada artan baskı politikalarını detaylarıyla paylaşan Çubarov, Türkiye’nin desteğinin stratejik önemine vurgu yaptı. Kırım Haber Ajansı (QHA) Türkiye İrtibat Bürosu Müdürü Esma Kasar'ın modere ettiği programda Refat Çubarov, Türk medyasının temsilcileriyle bir araya gelerek Kırım ve bölge jeopolitiğine dair hayati soruları yanıtladı. Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliğinde Türk basınıyla bir araya geldi. Kırım’daki Rus işgalinin ulaştığı boyutları ve yarımadada artan baskı politikalarını detaylarıyla paylaşan Çubarov, Türkiye’nin desteğinin stratejik… pic.twitter.com/rocZ3joGz5 — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) April 14, 2026 Bu yıl, "Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Baş Etmek" ana temasıyla beşinci kez düzenlenecek olan Antalya Diplomasi Forumu'na (ADF2026) katılmak üzere Türkiye'de bulunduğunu ancak programına, Türkiye'deki Kırım Tatar derneklerini ziyaret etmek ve bir dizi görüşmelerde bulunmak adına önceden başladığını kaydetti. Fotoğraf: İrem Kaya/QHA Ankara "KTMM, SİVİL TOPLUM DEĞİL KIRIM TATAR HALKINI TEMSİL EDEN ORGANI" Kırım Tatar halkının en büyük diasporasının Türkiye'de bulunduğuna dikkati çeken Çubarov, sivil toplum kuruluşlarıyla diyaloğu sıklaştırarak Rus işgali altındaki Kırım'a yönelik yardım mekanizmaları etrafında çalıştıklarını belirtti. Ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) milletvekilleri, Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ile görüşmelerde bulunacağını söyleyen Çubarov, bu temaslarda Kırım Tatar siyasi tutsakların kurtarılması ve kültür alanındaki çeşitli projeleri ele alacaklarını açıkladı. KTMM'nin Ukrayna'da Kırım Tatar halkının tek temsil organı olarak tanınmasına yönelik hükûmet tarafından alınan kararı değerlendiren Çubarov, 2014 yılında parlamento tarafından alınan benzer siyasî kararın yürütme organınca da alınmasını uzunca süredir beklediklerini dile getirdi. Kararla birlikte KTMM'nin yönetimde söz sahibi olacağına işaret eden Çubarov, "Kırım Tatar Millî Meclisi; Ukrayna'da hukuki olarak bağlayıcı bir şekilde, sivil toplum değil yerli Kırım Tatar halkını temsil eden organ. Ukrayna'da Kırım ya da Kırım Tatar halkının bugünü veya geleceği ile ilgili meselelerde kararlar KTMM ile bir araya gelerek alınacak. Bazı konularda KTMM'nin onayı gerekecek, bazı konularda ise görüşü alınacak." ifadelerini kullandı. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy tarafından ortaya koyulan "Ukrayna hakkında, Ukrayna'sız karar alınmamalı" sloganın bir devamı niteliğinde "Kırım hakkında, Ukrayna devleti ve Kırım Tatar halkı olmadan karar alınmamalı" anlayışını geliştirdiklerini ve sunduklarını söyleyen KTMM Başkanı, "Dışarıda ve içeride bu iki prensibi yerine getirmek için çalışmaya devam edeceğiz." dedi. Fotoğraf: İrem Kaya/QHA Ankara RUSYA, KIRIM'I ASKERÎ ÜSSE DÖNÜŞTÜRDÜ Kimi değerlendirmelerde Ukrayna ile Rusya arasındaki savaşın 2022 milat alınarak ele alındığını anımsatan Refat Çubarov, savaşın 2014'te Kırım'ın işgaliyle başladığının altını çizdi. Rus işgali altındaki Kırım'da siyasi tutsakların sayısının 351'e ulaştığını ve 180'inin Kırım Tatarı olduğunu kaydeden Çubarov, "Bu verileri paylaşmamın sebebi, Kırım'da Kırım Tatarları nüfusun yüzde 12'sini oluşturuyor ama siyasi tutsakların yüzde 51'i Kırım Tatarı. Bu da gösteriyor ki, Kırım Tatar halkı Ruslar tarafından özel olarak hedef alınıyor." şeklinde konuştu. Öte yandan Çubarov, Rusya'nın siyasi tutsakları Kırım'dan Yakutistan ve Başkurdistan gibi çok uzak bölgere göndererek aileleri ve avukatlarıyla iletişimini kestiğine dikkati çekti. Rus esaretindeki Kırımlıların özgürlüğe kavuşması noktasında Türkiye'nin büyük çaba gösterdiğini ve başarı elde ettiğini kaydeden KTMM Başkanı, Ukrayna Milletvekili ve KTMM Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz, KTMM Başkan Yardımcısı İlmi Ümerov ile Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl'i örnek gösterdi. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın devreye girmemesi halinde siyasi tutsakların kurtarılmasının oldukça zor olduğunu dile getiren Çubarov, bu duruma karşın hâlâ 351 kişinin esarette olduğunu dile getirdi. 12 yıllık süreçte Rusların Kırım'ı adeta bir askerî üsse dönüştürdüğünü vurgulayan KTMM Başkanı, "Şuan yarımadada en az 250 askerî üs var. Kırım çok militarize oldu ve Ruslar yarımadada kendilerini kabul etmeyen kişileri temizlemek istiyor." dedi. Fotoğraf: İrem Kaya/QHA Ankara RUSYA, ESİR TAKASLARINA KIRIM TATARLARINI DAHİL ETMİYOR Siyasi tutsakların özgürlüğe kavuştuğu esir takaslarını değerlendiren KTMM Başkanı, Rusların listeye; Kırım Tatarları, gazeteciler ve Azov Taburu askerlerini özellikle dahil etmediğini belirtti. Kırımlı siyasi tutsaklar bağlamında Rusya'nın kendi yasalarını dahi çiğnediğine vurgu yapan Refat Çubarov, görme engelli olan Aleksandr Sizikov ile dördüncü evre kanser olan Lenur Halilov'un önce serbest bırakılıp birkaç ay sonra yeniden alıkonulduğunu anımsatı. Çubarov, "Ruslar, bu şekilde ne kadar acımasız olduğunu gösteriyor." ifadesini kullandı. Fotoğraf: İrem Kaya/QHA Ankara "UKRAYNA'SIZ VE TÜRKİYE'SİZ BU BÜYÜK COĞRAFYADA MESELELER ÇÖZÜLMEYECEK" İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan dünya sisteminin çeşitli krizleri çözme noktasında yetersiz kaldığı ve Ukrayna-Rusya Savaşı'nın sona ermesi ile bir dönüşüm sürecinin yaşanabileceği değerlendirmesinde bulunan Çubarov, Erdoğan'ın "Dünya 5'ten büyüktür" çıkışına atıfta bulundu. Oluşacak yeni güvenlik sisteminde Ukrayna ile Türkiye'nin önemli bir aktör olacağına ve birlikte hareket edebileceğini ifade eden Refat Çubarov, benzer bir güvenlik iş birliğinin Karadeniz'in güvenliği noktasında ortaya çıkmasının olası olduğunu kaydetti. Öte yandan savaş sonrası dönemde Ukrayna'nın Donbas, Herson ve Zaporijjya bölgeleri başta olmak üzere yeniden yapılanmasında Türkiye'nin rol alabileceğini dile getirdi. Çubarov, savaş sonrasına ilişkin değerlendirmesinde ayrıca şunları kaydetti: Eminim, yaşanacak değişimler sonrasında Türkiye'nin rolü çok daha önem kazanacak ama bu savaşın sonunda Ukrayna'nın rolü de artacak. Ukrayna'sız ve eminim Türkiye'siz bu büyük coğrafyada meseleler çözülmeyecek. Fotoğraf: İrem Kaya/QHA Ankara “TÜRK BİRLİĞİ, KIRIM TATARLARINA GELDİĞİ VAKİT DE GÖSTERİLSİN” Kırım Tatar siyasi tutsakların kurtarılması adına Türkiye dışındaki Türk devletleriyle de temasa geçmek adına ön çalışmalarda bulunduklarını açıklayan Refat Çubarov, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'ye bir ziyaret planladıklarını duyurdu. Azerbaycan'ın Karabağ Zaferi ile birlikte toprak bütünlüğünü tesis etmesi neticesinde Rusya karşısında daha net tavır alabildiğini kaydeden Çubarov, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile görüşerek konuları aktarmak istediklerini belirtti. Öte yandan, Türkiye ve Azerbaycan dışındaki Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) üyesi ülkelere atıfta bulunan Çubarov, Rusya ile bağlantıları olmasına karşın insan hakları konularına gelindiğinde müzakerede bulunmamalarını eleştirerek, “Türk birliği, Kırım Tatarlarına geldiği vakit de gösterilsin” diye konuştu. Fotoğraf: İrem Kaya/QHA Ankara

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.