SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Siyasi Tutsaklar

QHA - Kırım Haber Ajansı - Siyasi Tutsaklar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Siyasi Tutsaklar haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kırım’daki insan hakları ihlalleri İstanbul’da gündeme taşındı Haber

Kırım’daki insan hakları ihlalleri İstanbul’da gündeme taşındı

Emel Kırım Vakfı tarafından düzenlenen Emel Fikir Kültür Konferansları çerçevesinde İstanbul’da, Rusya’nın Ukrayna ve Kırım’da İnsan Hakları İhlalleri başlıklı etkinlik gerçekleştirildi. Süleymaniye’de bulunan KOCAV Vakfı Erol Güngör Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte, Rus işgali altındaki Kırım’da yaşanan ağır insan hakları ihlalleri ele alındı. Konferans açılışında konuşan Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay, Rusya’nın yüzyıllardır Kırım Tatar halkına yönelik baskı ve zulüm politikaları yürüttüğüne dikkat çekti. Karatay, “Bu savaşı Ukrayna kazanmalı. Kırım Rus işgali altında kalırsa Kırım Tatar halkının geleceği çok karanlık olur. Bunu millî liderimiz Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu da söyledi. Bundan dolayı tüm gücümüzle bu savaşta Ukrayna’nın yanındayız.” dedi. Etkinlikte konuşan Ukrayna’nın İstanbul Başkonsolosu Roman Nedilskıy ise, Rusya’nın işgal altındaki Kırım’da ve diğer Ukrayna topraklarında işlediği suçların uluslararası kamuoyuna anlatılmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Nedilskıy, “Bugün burada, Rus işgali altındaki Kırım’da yaşayan Kırım Tatarlarına ve Ukraynalılara yönelik baskıları konuşmak için toplandık. İşgalciler halkımıza korkunç suçlar işliyor. Askerlerimiz cephede topraklarımızı ve bağımsızlığımızı savunurken, biz siviller de kendi cephemizde bu savaş suçlarını dünyaya anlatmak zorundayız. Dünya gerçekleri bilmeli.” ifadelerini kullandı. Nedilskıy ayrıca Türkiye’ye, Ukrayna’ya verdiği kararlı destek nedeniyle teşekkür etti. Konferansın konuşmacısı Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilcisi Olha Kurışko, Kırım Temsilciliğinin yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi verdi. Kurışko, işgal altındaki Kırım’da yaşanan ihlallerin kayıt altına alınmasının büyük zorluklarla yürütüldüğünü belirterek şunları kaydetti: Rus işgal güçleri halkı sindirmek amacıyla sistematik baskı uyguluyor. Bu nedenle birçok aile yaşanan ihlalleri anlatmaya korkuyor. Siyasi tutsakların kesin sayısını bilmiyoruz; ancak sayılarının 200’ü aştığını ve büyük çoğunluğunun Kırım Tatarı olduğunu biliyoruz. 2022’den sonra ise özellikle gençlere ve kadınlara yönelik baskı ciddi biçimde arttı. Konferans sırasında katılımcılara siyasi tutsakların resimleri dağıtıldı. Kurışko, genç siyasi tutsaklar Appaz Kurtamet ve Bogdan Ziza’nın yaşadıklarına dikkat çekerek, işgal güçlerinin gençleri hedef alan baskı politikalarını anlattı. Ayrıca, birkaç ay önce dört Kırım Tatar kadınının düzmece suçlamalarla alıkonulduğunu hatırlattı. Siyasi tutsakların çok kötü şartlarda alıkonulduğunu, hasta olanlara tıbbi bakım sağlanmadığını belirten Kurişko, 3 siyasi tutsağın tıbbi bakım eksikliği nedeniyle Rus esaretinde yaşamını yitirdiğini aktardı. Rus işgal yönetiminin, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nın anılmasına dahi izin vermediğini vurgulayan Kurışko, siyasi tutsakların yasa dışı şekilde Kırım’dan binlerce kilometre uzaklıkta bulunan Rus cezaevlerine sevk edildiğini ve aileleriyle, avukatlarıyla görüşme haklarından mahrum bırakıldığını söyledi. Kurışko, “Rusya sivil esirleri Ukrayna’ya iade etmek istemediği için Kırımlı siyasi tutsaklar da takaslara dâhil edilmiyor.” ifadelerini kullandı. Ukrayna’nın siyasi tutsakların ailelerine destek verdiğini ve bu konuyu uluslararası gündemde tutmaya çalıştığını belirten Kurışko, “Bazen siyasi tutsaklar konusunda Ukrayna’nın yalnız bırakıldığı hissine kapılıyoruz.” diyerek Türkiye’deki sivil toplum kuruluşları ve derneklerin bu hikâyelerin duyurulmasında çok önemli bir rol oynayabileceğini belirtti. Kurışko, Rus işgal yönetiminin Kırım Tatarlarına 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı kurbanlarını anmasına izin vermediğini, siyasi tutsakları yasa dışı olarak Kırım’dan uzaktaki Rus cezaevlerine sevk ettiğini böylece onların aileleri ve avukatlarıyla görüşme haklarından mahrum ettiğini anlattı. Ayrıca Rusya’nın sivil esirleri Ukrayna’ya iade etmek istemediğine dikkat çeken Kurışko, “Bundan dolayı maalesef Kırımlı siyasi tutsaklar da iade edilmiyor.” dedi. Etkinliğe Ukrayna’nın İstanbul Başkonsolosu Roman Nedilskıy, Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliği Kültür Temsilcisi Anife Kurtseitova, KTMM Üyesi Abmecit Süleymanov, Sürgündeki İçkerya Çeçen Cumhuriyeti Türkiye ve Ortadoğu Ülkeleri Genel Temsilcisi Abdulhakim Şaptukayev, Kırım Derneği İstanbul Anadolu Yakası Şubesi Başkanı Şebnem Sözen, Türk Dünyası Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Halit Kanak, Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Gezer, Gazeteci Güngör Yavuzaslan, TÜRKSİD, Kırım Derneği Kocaeli Şubesi, Sakarya Kırım Türkleri Derneği, Azerbaycan Derneği, İyi Parti, Bağımsızlık Partisi, Anahtar Parti ve Zafer Partisi temsilcileri katıldı.

Kırım Temsilcisi Kurışko ve Kamu Denetçisi Akarca’dan kritik görüşme: Gündem Kırımlı siyasi tutsaklar Haber

Kırım Temsilcisi Kurışko ve Kamu Denetçisi Akarca’dan kritik görüşme: Gündem Kırımlı siyasi tutsaklar

Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimî Temsilcisi Olha Kurışko (Kryshko), Ankara’ya gerçekleştirdiği çalışma ziyareti kapsamında Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca ile bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede, Rusya tarafından haksız yere alıkonulan Kırımlı siyasi tutsakların durumu ayrıntılı biçimde ele alındı. Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Temsilciliğinden yapılan açıklamaya göre görüşmede Kurışko, özellikle sağlık durumu kritik olan ve acil tıbbi müdahaleye ihtiyaç duyan siyasi tutuklular hakkında bilgi verdi. Bu bağlamda Kırım Temsilcisi, ağır hasta siyasi tutsak Tofik Abdulgaziyev’in dosyasını, Rus makamların tutsakarın tıbbi yardım alma hakkını sistematik biçimde ihlal etmesine somut bir örnek olarak gündeme taşıdı. SİYASİ TUTSAKLAR İÇİN HAMİLİK PROGRAMI Görüşmede ayrıca, Kırımlı siyasi tutsakların durumuna dikkat çekmek için başlatılan “hamilik programı” (mentorluk programı) hakkında bilgi paylaşan Kurışko, bu programın uluslararası kamuoyunun bireysel davalara olan ilgisini canlı tutmak açısından hayati öneme sahip olduğunu vurguladı. Kurışko, işgal altındaki Kırım’da ortaya çıkan yeni baskı uygulamalarına da dikkat çekti. Özellikle yargı süreçlerine ilişkin bilgilere erişimin kısıtlanmasının, adil ve usulüne uygun yargılanma hakkının açık bir ihlali olduğunu belirtti. SİYASİ TUTSAKLARIN AVUKATLARINA SİSTEMATİK BASKI Toplantıda, siyasi tutsakları savunan avukatlara yönelik artan baskılar da gündeme geldi. Kurışko, avukat ofislerine yapılan baskınlar, lisansların askıya alınması veya iptali gibi uygulamaların, tutsakların hukuki destek ve savunma hakkını fiilen ortadan kaldırdığını ifade etti. Görüşmenin sonunda Olha Kurışko, uluslararası iş birliğinin ve ombudsmanlık kurumlarının insan hakları ihlallerini belgeleme ve işgal mağdurlarını koruma konusundaki rolünün altını çizdi. Taraflar, insan hakları ve insani konularda gelecekte yürütülebilecek ortak çalışmalar üzerine de fikir alışverişinde bulundu.

Kırım’da sürgün politikası: 2025 yılında 53 siyasi tutsak Rusya’ya sevk edildi Haber

Kırım’da sürgün politikası: 2025 yılında 53 siyasi tutsak Rusya’ya sevk edildi

Rus işgal yönetimi siyasi tutsakları yasa dışı olarak Kırım’dan Rusya’nın derinliklerine sevk ederek hem fiziksel hem de psikolojik baskı uygulamaya devam ediyor. Kırım Tatar Kaynak Merkezi tarafından 27 Ocak 2026 tarihinde yapılan açıklamada, 2025 yılında işgalci Rus yönetiminin düzmece davalar çerçevesinde alıkoyduğu 53 Kırımlı siyasi tutsağını yasa dışı olarak Rusya’ya sevk ettiğini bildirdi. Bunlardan 39’unun Kırım Tatarı olduğu belirtildi. Önceki yıllarla kıyaslandığında, bu sistematik uygulamanın hız kesmediği görülüyor; 2024’te 45 yasa dışı sevk etme vakasının 38’i, 2023’te ise 68 vakanın 59’u Kırım Tatarlarını hedef aldı. “İŞGALCİLER SİYASİ TUTSAKLARI TOPLUMSAL DESTEKTEN KOPARMAK İSTİYOR” Hak savunucuları, siyasi tutsakların Rus cezaevlerine sevk edilme sürecinin insanlık dışı koşullarda gerçekleştirildiğini vurguluyor.Kırım Tatar Kaynak Merkezine göre işgal yönetimi, tutukluları bilerek Yarımada dışına göndererek onları ailelerinden, avukatlarından ve toplumsal dayanışmadan koparmayı hedefliyor. Bu uygulama, savunma hakkını fiilen kısıtlayan bir baskı aracına dönüşmüş durumda. Son bir yılda Rusya’ya sevk edilen isimler arasında Aleksandr Sizikov (iki kez), İrına Danılovıç, Asan Ahtemov, Enver Mamutov, Server Gaziyev, Osman Arifmemetov, Rüstem Şeyhaliyev, Lenur Seydametov, Leman Zekeryayev, Halil Mambetov ve daha birçok siyasi tutsak yer aldı. Hak savunucuları, bazı isimlerin birden fazla kez serv sürecine maruz kaldığını da belirtti.

Paris’te Kırım yankısı: Rusya’nın “siyasi terör” sistemi dünyaya duyuruldu Haber

Paris’te Kırım yankısı: Rusya’nın “siyasi terör” sistemi dünyaya duyuruldu

Fransa’nın başkenti Paris, Rus işgali altındaki Ukrayna topraklarında sivillere yönelik uyguladığı hak ihlallerini ve siyasi baskıları ele alan geniş kapsamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Paris Belediyesinde (Mairie de Paris) 15 Ocak’ta, yönetmenliğini Evhenia Çırıkova’nın üstlendiği "Mahkumlar: Terör Sistemi" (Prisoners: System of Terror) adlı belgesel filmin gösterimi yapıldı. Belgesel filminde Rusya’nın işgal altında tuttuğu Ukrayna topraklarda sivil halka karşı işlediği sistematik suçlar göz önüne seriliyor. Belgesel gösteriminin ardından düzenlenen panelde, Rusya’nın yürüttüğü yasa dışı kaçırma, işkence ve siyasi hapis cezaları mercek altına alındı. Etkinliğe Paris Belediye Başkan Yardımcısı Arnaud Ngatcha, ünlü Fransız düşünür ve yazar Bernard-Henri Levy, Fransız siyasetçiler, gazeteciler ve Rus esaretinden kurtulan Ukrayna vatandaşları, siyasi tutsakların yakınları katıldı. Panelde en dikkat çekici konuşmalardan birini, Kırımlı siyasi tutsak Serhiy Lıhomanov’un kız kardeşi Tetyana Zelena yaptı. Zelena, eski bir Ukrayna askeri olan abisinin iki yıl önce Kırım’daki evinden kaçırıldığını, uzun süre boyunca tam tecritte alıkonularak işkence gördüğünü ardından ise sahte "terörizm" suçlamalarıyla 15 yıl hapse mahkûm edildiğini anlattı. Abisinin Taganrog’daki 2 Nolu tutukevinde tutulduğunu belirten Zelena, "Ağabeyim ağır işkenceler gördü ve şu an ciddi sağlık sorunları yaşamasına rağmen tıbbi yardıma erişimi engelleniyor. Onun hikayesi tekil bir örnek değil; Rüstem Gugurik, Serhiy Tsıgipa ve daha niceleri benzer bir kaderi paylaşıyor." dedi. KORKUNÇ İSTATİSTİK: 492 SİYASİ TUTSAK Kırım Tatar Kaynak Merkezinin verilerine atıfta bulunan Tetyana Zelena, işgal altındaki Kırım’da en az 492 kişinin siyasi gerekçelerle hüküm giydiğini ve bu sayının her geçen gün arttığını vurguladı. Zelena, bugüne kadar yapılan esir takaslarında Kırım’dan sadece 12 kişinin evine dönebildiğine dikkat çekti. ULUSLARARASI TOPLUMA ÇAĞRI YAPILDI Etkinlik sonunda uluslararası topluma Rusya üzerindeki baskıyı artırma çağrısında bulunuldu. Katılımcılar ayrıca, Rusya’ya yönelik hedeflenmiş yaptırımların sertleştirilmesi, sivil rehinelerin serbest bırakılması için etkili uluslararası mekanizmaların kurulması, işgal altındaki bölgelerde sistematik terörü organize eden Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB), Rusya Federal Cezaevi Servisi (FSVP) ve Ulusal Muhafızların (Rosgvardia) "terör örgütü" olarak tanınması çağrısı yaptı.

Emel Kırım Vakfından Rus baskısı altında kalan Kırım Tatar hukukçular için çağrı! Haber

Emel Kırım Vakfından Rus baskısı altında kalan Kırım Tatar hukukçular için çağrı!

Türkiye'de faaliyet yürüten Emel Kırım Vakfı, Rus işgali altındaki Kırım'da haksız yere alıkonulan siyasi tutsakların haklarını savunan avukatlar üzerindeki baskıların arttığına dikkat çekti. Kırım Tatar Kaynak Merkezinin 17 Aralık 2025 tarihli raporuna göre, siyasi tutsak ve baskı altındaki kişi sayısının 487'e yükseldiği; bunların 273'ünün Kırım Tatarı olduğu kaydedildi. SİYASİ DAVALARA BAKAN AVUKATLAR ÜZERİNDEKİ BASKI ARTTI Sözde gerekçelerle alıkonulan siyasi tutsakların hukuksuzluğa ve sahte suçlamalarla yargılananların haklarını savunan avukatlar üzerinde baskıların gün geçtikçe arttığı belirtildi. Emel Kırım Vakfı tarafından yapılan açıklamada, "Siyasi davaları üstlenen avukatların sayısı bu baskılar nedeniyle oldukça azalmıştır. Avukatlar, mesleklerini icra ederken can ve mal güvenliği endişesi taşımaktadır. Özellikle sanığın Kırım Tatarı olduğu davalarda savunma yapacak avukat bulmak her geçen gün zorlaşmaktadır. Avukatlara yönelik bu sistematik taciz, Kırım’daki genel hak ihlallerinin en somut göstergesidir." ifadeleri kullanıldı. AVUKATLARIN OFİSİ BASILMIŞTI Kremlin kontrolündeki sözde Aşırıcılıkla Mücadele Merkezinin 11 Aralık 2025 tarihinde siyasi tutsakların davalarını çalışan avukatların ofisinin basıldığı hatırlatılan açıklamada; Edem Semedlayev, Nazim Şeyhmambetov, Elvina Semedlayeva, Rüstem Kamilev ve Lilya Gemeci gibi isimlerin gizli müvekkil dosyalarına el konulduğu aktarıldı. Ayrıca avukatların hiçbri neden belirtilmeksizin terörizmle suçlandıkları vurgulandı. Daha önce 2016 yılında Avukat Emil Kurbedinov’un evinin arandığı; eski bir sosyal medya paylaşımı gerekçe gösterilerek 10 gün tutuklandığı anımsatıldı. Ayrıca, 2018'de Kırım Dayanışma toplantılarına baskın yapılmış, avukatlara "resmî uyarılar" verilmişti. Kurbedinov, aynı içerik nedeniyle farklı bir platformda tekrar cezalandırılmıştı. 2018'de kimliği belirsiz kişiler avukatlık ofisine saldırmış, camları kırmıştı. 2019'da Lilya Gemeci Nazim Şeyhmambetov ve Rüstem Kamilev hakkında haksız disiplin süreçleri başlatılmıştı. 2022'de ise Gemeci, Kamilev ve Şeyhmambetov’un avukatlık lisansları, savunma hakkı tanınmadan hukuksuzca iptal edilmişti. HUKUKÇULARI KIRIM'DAKİ MESLEKTAŞLARI İÇİN SES ÇIKARMAYA DAVET ETTİ Vakıf açıklamasında şu çağrıda bulundu: "Harekete geçin! İşgalci güçler, avukatların yetkilerini kaybetmesini, Kırım Tatarlarının savunmasız kalmasını ve vatanlarını terk etmesini hedeflemektedir. Tüm avukatları ve insan hakları savunucularını, Kırım’daki meslektaşlarımıza yönelik bu baskılara karşı ses çıkarmaya davet ediyoruz. Rusya ve Kırım’daki Avukatlar Birliklerine e-posta göndererek dayanışmanızı gösterebilirsiniz. KIRIM için; advpalatacrimea.2014@mail.ru MOSKOVA için; mail@fparf.ru"

BM Genel Kurulu, Kırım dahil işgal altındaki Ukrayna topraklarında insan hakları ihlallerini kınayan kararı kabul etti Haber

BM Genel Kurulu, Kırım dahil işgal altındaki Ukrayna topraklarında insan hakları ihlallerini kınayan kararı kabul etti

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, Kırım başta olmak üzere Rus işgali altında bulunan Ukrayna topraklarında devam eden insan hakları ihlallerine karşı net ifadeler içeren yeni bir karar kabul etti. Kararda; başta Kırım Tatarları, gazeteciler ve siyasi tutsaklar olmak üzere yasa dışı tutulan tüm kişilerin serbest bırakılması talep edildi. BM Genel Kurulu 18 Aralık’ta "Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Akyar (Sivastopol) Şehri Dahil Olmak Üzere Ukrayna'nın Geçici Olarak İşgal Altında Olan Topraklarında İnsan Haklarının Durumu" başlıklı güncellenmiş kararı kabul etti. Oylamada 79 ülke "evet" oyu kullanırken, 16 ülke karşı çıktı, 73 ülke ise çekimser kaldı. Rusya ile birlikte karara karşı oy kullanan ülkeler arasında Çin, Belarus, Kuzey Kore, İran, Suriye, Küba, Nikaragua, Mali, Eritre ve Sudan gibi ülkeler yer aldı. UKRAYNA TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNE DESTEK Kararda, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırgan savaşı açıkça kınandı ve Ukrayna’nın uluslararası düzeyde tanınmış sınırları içindeki egemenliğini ve toprak bütünlüğü teyit edildi ayrıca Ukrayna topraklarının statüsünü değiştirmeye yönelik her türlü girişimin tanınmayacağı vurgulandı. BM Genel Kurulu aldığı kararla, Rusya’dan saldırganlığı derhal durdurmasını ve tüm askeri güçlerini Ukrayna topraklarından çekmesini talep etti. Kararda ayrıca işgal altındaki bölgelerin askerileştirilmesi, zorla seferberlik uygulamaları, gazeteciler, insan hakları savunucuları ve sivil toplum temsilcilerine yönelik baskılar ile özellikle Kırım’daki kültürel mirasın tahrip edilmesine ilişkin ciddi endişeler dile getiriliyor. UKRAYNALI ESİRLERE YÖNELİK İŞKENCELER KINANDI Bu yılki karar metni, Ukraynalı savaş esirleri ve yasa dışı şekilde alıkonulan sivillere yönelik işkence, insanlık dışı muamele ve ağır hak ihlallerini açıkça kınayan yeni hükümlerle güçlendirildi. Metin, Rusya’nın hem işgal altındaki bölgelerde hem de kendi topraklarında zorla kaybetmeler ve işkence uyguladığına dair bulgular ortaya koyan Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu raporlarına dayanıyor. ESİRLERİN ALIKONULDUĞU YERLERİ AÇIKLAMA TALEBİ BM Genel Kurulu, Rusya’nın kaçırılan veya esir alınan Ukraynalıların akıbeti ve nerede tutulduklarına ilişkin bilgi vermeyi sistematik biçimde reddetmesini de kınayarak, Moskova’dan bu bilgileri derhal açıklamasını talep etti. Ayrıca Rusya’ya, Uluslararası Kızılhaç Komitesi başta olmak üzere uluslararası mekanizmaların esirlerin tutulduğu yerlere engelsiz erişimini sağlaması, uygun tıbbi bakım sunması, kapsamlı esir takası gerçekleştirmesi ve aralarında Kırım Tatarları, siyasi tutsaklar, gazeteciler ve sivillerin de bulunduğu tüm yasa dışı alıkonulanları serbest bırakması çağrısında bulunuldu. “UTANÇ LİSTESİ” UYARISI YAPILDI Kararda, BM Genel Sekreteri’nin Rusya’nın çatışmayla bağlantılı cinsel şiddet suçları nedeniyle “utanç listesine” alınabileceğine dair uyarısı da hatırlatıldı. Ayrıca Rusya’nın, üçüncü yıl üst üste Ukraynalı çocukların öldürülmesi ve sakat bırakılması ile eğitim ve sağlık tesislerine yönelik saldırılar nedeniyle benzer bir listede "ağır ihlalci" olarak yer aldığına dikkat çekildi. BM Genel Kurulu’nun Kırımdaki insan hakları durumuna ilişkin kararları 2016’dan bu yana her yıl kabul edilirken, 2023’ten itibaren bu kararlar Rus işgali altında bulunan tüm Ukrayna topraklarını kapsıyor.

Rusya, Kırım Tatar siyasi tutsakların takasını engelliyor Haber

Rusya, Kırım Tatar siyasi tutsakların takasını engelliyor

Rusya, esir takası görüşmelerinde Kırım Tatarlarını ve gazetecileri özellikle görüşme dışı bırakıyor. Kırım’ın 2014’teki işgalinden bu yana gerçekleştirilen esir takaslarında sadece 12 Kırımlı siyasi tutsak serbest kalabildi. Bunların sekizi 2022’den önce, dördü ise geniş çaplı işgal saldırısı başladıktan sonra özgürlüğüne kavuştu. Ukrayna’nın başkenti Kıyiv’de dün "Kırım Parantez Dışında mı? Kırımlı Siyasi Tutsakları Özgürleştirmek İçin Bir Şans Var mı?" konulu basın toplantısı düzenlendi. Etkinlikte konuşan Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı ve Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Üyesi Eskender Bariyev, Rusya’nın özellikle Kırım Tatarlarını takas görüşmelerinin dışında tutmaya çalıştığını belirterek şu ifadeleri kullandı: Mayıs ayında Ukrayna Cumhurbaşkanı ile görüştüğümüzde, Rusların takas görüşmeleri sırasında; gazeteciler, Kırım Tatarları ve Azov mensupları hakkında konuşmak istemediğini söyledi. Bu nedenle tüm müzakere taraflarına çağrımız nettir: Her takasta Kırım’dan insanlar ve Kırım Tatar halkının temsilcileri yer almalıdır. Bu yalnızca adalet değil, işgal altındaki soydaşlarımız için bir umut meselesidir. Ukrayna İnsan Hakları Yetkilisi Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Akyar Temsilcisi Elvin Kadırov, ise devlet kurumlarının sınırlı bilgiye rağmen siyasi tutsakların serbest bırakılması için çalışmaya devam ettiğini anlattı. Kadırov, ofislerinin Kırım’daki insan hakları ihlallerini sürekli olarak kayda aldığını ve bu verilerin uluslararası girişimlere temel oluşturduğunu kaydederek, “Bugüne kadar devlet kurumlarının ve uluslararası ortakların ortak çabalarıyla 160 sivil esiri geri getirmeyi başardık. Ancak Rusya’da kaç sivilin alıkonulduğuna dair resmi veri yok. Tahminler 30 binden başlıyor ve bana göre sayı çok daha yüksek.” dedi. Kadırov, Türkiye Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsmanlık) ile de temas kurarak hasta ve ağır durumdaki esirlerin listelerini ilettiklerini, tıbbi yardım sağlanması veya serbest bırakılmaları için girişimde bulunulduğunu ifade etti. Kırım Tatar Kaynak Merkezi Uzmanı ve insan hakları savunucusu Volodımır Lyaşenko ise serbest bırakılan birçok siyasi tutsak için ortaya çıkan yeni bir sorun hakkında bilgi verdi. Lyaşenko, Ukrayna belgelerinin olmaması nedeniyle ceza süresi biten kişilerin işgal altındaki Kırım’dan veya Rusya’dan çıkamadığını kaydetti. Bunun çok karmaşık bir sorun olduğuna dikkat çeken Lyaşenko, “Bu sorun, işgalin 12 yıldır sürüyor olmasının bir sonucu. Ukrayna’da kimlik doğrulama sistemi 2016’dan itibaren tek demografik kayıt sistemine bağlandı. Kırım’daki birçok kişi hakkında bu sistemde herhangi bir kayıt bulunmuyor.” dedi. Kırım Tatar Kaynak Merkezinin verilerine göre, 10 Aralık itibarıyla Rusya’daki cezaevlerinde ve kolonilerde 42’si kadın olmak üzere toplam 325 Kırımlı siyasi tutsak bulunuyor.

Rusya, Kırım Tatarlarını sistematik olarak hedef alıyor: BM Yerli Halklar Hakları Bildirgesi’nin en az 18 maddesi ihlal ediliyor Haber

Rusya, Kırım Tatarlarını sistematik olarak hedef alıyor: BM Yerli Halklar Hakları Bildirgesi’nin en az 18 maddesi ihlal ediliyor

Rusya’nın 2014’ten bu yana işgal altında tuttuğu Kırım’da Kırım Tatarlarına yönelik baskı ve sistematik hak ihlalleri uluslararası platformlarda yeniden gündeme taşındı. Kırım SOS sivil toplum teşkilâtı eş koordinatörü Sabina İlyas, New York’ta Litvanya ve Ukrayna’nın BM daimi temsilciliklerince düzenlenen “Ukrayna’daki Rus İşgalinin 11. Yılı: Sivil Halk ve Çocuklar Üzerindeki İnsan Hakları İhlallerinin Sonuçları” başlıklı etkinlikte Rusya’nın Kırım’ın yerli halklarına yönelik hak ihlallerine dikkat çekti. İlyas, Rusya’nın Kırım Tatarlarını kendi politikalarına tehdit olarak gördüğü için işgalin başından beri yerli halkın hedef alındığına dikkat çekti. Rusya’nın BM Yerli Halklar Hakları Bildirgesi’nin en az 18 maddesinin ihlal edildiğini vurgulayan İlyas, Kırım Tatar aktivistlere yönelik baskı ve takibat, zorla Kırım’dan sınır dışı edilme, kültürel mirasın yok edilmesi, medya üzerindeki yoğun sansür, Kırım Tatar Milli Meclisinin (KTMM) faaliyetlerinin engellenmesi, özellikle 2022’den sonra artan kadınlara yönelik siyasi yargılamaların başlıca ihlaller arasında yer aldığını belirtti. Sabina İlyas, 222’yi aşkın Kırımlı siyasi tutsaktan 133’ünün Kırım Tatarı olduğunu kaydederek, “Her yıl en az 50 yasa dışı ev baskını yapılıyor ve bunların yaklaşık yüzde 75’i Kırım Tatarlarının evlerinde gerçekleşiyor. İşgal güçleri, cuma namazı sonrası camilerde ve zulüm görenlere destek olmak için toplandığı mahkeme binaları yakınlarında toplu alıkoymalar gerçekleştiriyor.” dedi.

İşgal altındaki Kırım’da son iki yılda 41 kadına yönelik yeni hukuksuz ceza davası Haber

İşgal altındaki Kırım’da son iki yılda 41 kadına yönelik yeni hukuksuz ceza davası

Kırım’daki insan hakları savunucuları, işgal altındaki yarımadada kadınlara yönelik baskı ve hukuksuzlukların son iki yılda dramatik biçimde arttığını bildiriyor. Kırım Tatar Kaynak Merkezinin, 25 Kasım 2025 tarihinde yaptığı açıklamaya göre, 2024-2025 döneminde kadınlara karşı açılan 41 yeni yasa dışı ceza davası tespit edildi. Bu sayı, işgalin başladığı 2014’ten bu yana kaydedilen toplam vakaların yarısından fazlasını oluşturuyor. Merkezin verilerine göre, 2014’ten bu yana Kırım’da en az 63 kadın hukuksuz şekilde ceza takibine uğradı. Ancak baskıların özellikle son iki yılda yoğunlaştığı belirtiliyor. Söz konusu 41 yeni vakanın, Rus işgal yönetiminin kadınlar üzerindeki baskısını sistematik olarak artırdığını gösterdiği ifade edildi. Kırım Tatar Kaynak Merkezi, 2024-2025 döneminde en az 10 kadının mahkûm edilerek cezaevlerine gönderildiğini, ikisinin ise gıyabında yargılanmaya başlandığını belirtti. Hak savunucuları, kadınların hiçbir kanıt olmadan alıkonulduğunu, uzun hapis cezalarına çarptırıldığını, çoğu kez onur kırıcı koşullarda tutulduğunu vurguluyor. Birçok kadının küçük çocuklarının bulunduğu, annelerinden koparılan ailelerin ağır travmalar yaşadığı aktarıldı. Bazı kadınların ise yalnızca siyasi görüşleri veya etnik kimlikleri nedeniyle özgürlüklerinden edildiği kaydedildi. Açıklamada, bu baskı artışının tesadüfî değil, “kasıtlı bir devlet politikası” olduğu ifade edilerek, “Her bir isim mahvedilen bir hayat, parçalanmış bir aile demek. Ancak aynı zamanda, Rus baskısının yok edemediği bir direniş ve onurun göstergesi.” denildi. Hak savunucuları, uluslararası toplumu Rusya üzerindeki baskıyı artırmaya; Ukrayna toplumunu ise bu kadınların sesini duyurmaya davet ederek, “Sessizlik de bir baskı aracıdır; onların hikâyelerini duyurmalıyız.” şeklinde vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.