SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sovyet Birliği

QHA - Kırım Haber Ajansı - Sovyet Birliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sovyet Birliği haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Japonya, Putin’in işgal altında bulunan "İturup Adası" ziyaretini protesto etti! Haber

Japonya, Putin’in işgal altında bulunan "İturup Adası" ziyaretini protesto etti!

Japonya Dışişleri Bakanı Toshimitsu Motegi, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in İkinci Dünya Savaşı'nın sonunda Sovyetler Birliği tarafından işgal edilen ve günümüzde Rusya'nın fiili kontrolünde bulunan İturup Adası'nı ziyaret etmesi nedeniyle Rusya'ya protesto notası verdi. Japonya Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Putin'in ziyaretinin kesin bir dille protesto edildiği belirtildi. Açıklamada, İturup Adası'nın da aralarında bulunduğu “Kuzey Toprakları”nın tarihsel açıdan ve uluslararası hukuk uyarınca Japonya'nın ayrılmaz parçası olduğu ifade edildi. PUTİN’İN ADALARA İLK ZİYARETİ Putin'in İturup Adası'na gerçekleştirdiği ziyaretin, Rusya Devlet Başkanı'nın ihtilaflı adalara yaptığı ilk ziyaret olduğu bildirildi. İturup, Japonya'nın Hokkaido bölgesinin doğu kıyıları açıklarında bulunan adalar grubunun bir parçası. Tokyo yönetimi bu adaları “Kuzey Toprakları” olarak adlandırıyor. Japonya, adalar üzerindeki egemenlik iddiasını 1855 tarihli Ticaret ve Sınırlar Antlaşması'na dayandırırken Rusya, Kuril Adaları'nın İkinci Dünya Savaşı'nın sonuçları doğrultusunda Sovyetler Birliği'ne dahil edildiğini savunuyor. İKİ ÜLKE ARASINDA BARIŞ ANLAŞMASI İMZALANMADI Rusya ile Japonya arasında İkinci Dünya Savaşı'nı resmî olarak sona erdiren bir barış anlaşması henüz imzalanmadı. İki ülke arasındaki toprak anlaşmazlığı, savaşın ardından imzalanması planlanan barış anlaşmasının önündeki temel sorunlardan biri olmaya devam ediyor. Tokyo yönetimi, 2022 yılının ilkbaharında yayımlanan yıllık diplomatik rapor “Diplomatik Mavi Kitap”ta Kuzey Toprakları için “Rusya tarafından yasa dışı işgal edilen” ifadesini yeniden kullanmaya başlamıştı.

Buğra Kavuncu: Kırım Tatar soydaşlarımızın yaşadığı acıyı bir kez daha anıyoruz! Haber

Buğra Kavuncu: Kırım Tatar soydaşlarımızın yaşadığı acıyı bir kez daha anıyoruz!

İYİ Parti Sözcüsü, Parlamento İle İlişkiler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, partisinin Başkanlık Divanı Toplantısı’nın ardından gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında, Kırım Tatar halkının 18 Mayıs 1944 tarihinde maruz kaldığı sürgüne de yer veren Kavuncu, sürgün sırasında ve sonrasında şehit düşen tüm Kırım Tatarına Allah’tan rahmet diledi. Buğra Kavuncu şu şeklinde konuştu: Bugün, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü’nün yıl dönümü. Yaklaşık 200 bin Kırım Tatar Türkü, zalim yönetimin aldığı kararla öz yurtlarından sürgün edildi. On binlerce insan sürgün yollarında hayatını kaybetti. Kırım Tatar soydaşlarımızın yaşadığı bu büyük acıyı bir kez daha anıyoruz ve sürgünde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyoruz. 18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI 82 yıldır dinmeyen acı: Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı İnsanlık tarihinin en karanlık ve utanç verici sayfalarından biri olan 18 Mayıs 1944 tarihinde, Kırım Tatarları topyekûn vatanlarından sürülerek SSCB tarafından soykırıma uğradı. pic.twitter.com/mxqlqc5weL — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 17, 2026 Kırım Tatar halkı, bir şafak vaktinde Sovyetler Birliği diktatörü Josef Stalin’in emriyle 18 Mayıs 1944 tarihinde topyekûn sürgüne tâbi tutuldu. Kırım’dan Türkistan, Urallar ve Sibirya bölgelerine hayvan vagonlarıyla sürgün edilen Kırım Tatar halkı; en temel insani haklardan mahrum bırakılarak günlerce süren zorunlu yolculuklar, açlık, susuzluk ve devamındaki perişanlık neticesinde nüfusunun yüzde 46’sını kaybetti. Sovyet yönetimi, soykırım niteliğindeki sürgünün hemen akabinde Kırım Yarımadası’nda, Kırım Tatarlarının varlığına işaret eden her şeyi ortadan kaldırmaya başladı. Köy, kasaba, ilçe ve şehirler başta olmak üzere yarımadadaki binden fazla yerleşim yerinin Kırım Tatarca olan adları değiştirildi. Kültürel soykırımın yaşandığı Kırım’da tarihi eserler tahrip edildi, mezarlıklar yok edildi ve yarımadanın demografik yapısı bilinçli şekilde dönüştürüldü. Sürgün edilen halk, bağrından koparıldığı o aziz vatanı, Kırım’ı hiçbir zaman unutmadı. Sürgünlük yollarında, sürgün edildikleri yerlerde vatana dönmek için çaba gösterdi. 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuldu. O döneme değin gerçekleşen vatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırıldı. 1989’a gelindiğinde Kırım Tatarları, yavaş yavaş ata topraklarına dönmeye başladı. Sürgün mağdurları o tarihten itibaren yaşadıkları yokluklara rağmen vatanda kalma mücadelesini sürdürdü. Ancak yaklaşık 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Türkistan bölgesinde kaldı. 2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti. 2019 yılında Letonya ve Litvanya meclisleri, 2022’de Kanada Parlamentosunun alt kanadı olan Avam Kamarası, 2024'ün temmuz ayında Polonya Parlamentosunun alt kanadı olan Sejm, 2024'ün ekim ayında Estonya Parlamentosu (Riigikogu), 2024'ün aralık ayında Çekya Parlamentosunun üst kanadı olan Senato ve 2025’in haziran ayında Hollanda Krallığı Genel Meclisinin alt meclisi olan Hollanda Temsilciler Meclisi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıdı.

Eskişehir'de yüzlerce kişi 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nı andı! Haber

Eskişehir'de yüzlerce kişi 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nı andı!

Eskişehir Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği, 17 Mayıs 2026 tarihinde Kırım Tatar tarihinin kara günlerinden biri olan 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nın 82. yıl dönümünü andı. Mitinge; Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl, Eskişehir Kırım Halkbilim Araştırma Gençlik Derneği Başkanı Göksel Akçora, Eskişehir Türk Ocağı Başkanı Nedim Ünal, Odunpazarı Belediyesi Başkan Yardımcısı Adnan Evren Olcay, Romanya Dobruca Kırım Göçmenleri Derneği Başkanı Metin Gündoğdu, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ve çok sayıda diaspora mensubu katıldı. Anma töreni, Vilayet Meydanı’nda gerçeklen saygı duruşu ve İstiklâl Marşı'nın okunması ile başladı. Programın devamında yüzlerce kişi; Ukrayna, Türkiye ve Kırım Tatar bayraklarıyla Eskişehir’in sokaklarında yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüş sırasında “Kahrolsun Rus emperyalizmi”, “Katil Putin Kırım’dan defol” ve “Kırım serbest olacak” sloganları atıldı. Odunpazarı Meydanı'na kadar yürüyen yüzlerce kişi, İstiklâl Marşı, Ukrayna Marşı ve Kırım Tatar Millî Marşı’nın okunmasının ardından sahneye çıkan konuşmacıları dinledi. NARİMAN CELAL: KIRIM ÖZGÜR OLACAK Konuşmasında 18 Mayıs 1944 sürgününün Kırım Tatar halkının hafızasına kazınan büyük bir trajedi olduğunu belirten Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Celâl, Stalin rejiminin Kırım Tatar halkına karşı insanlık tarihinin en ağır suçlarından birini işlediğini ifade etti. Celâl, binlerce ailenin gece yarısı evlerinden çıkarıldığını, insanların hayvan vagonlarına doldurularak sürgüne gönderildiğini ve on binlerce kişinin hayatını kaybettiğini hatırlattı. Sovyet yönetiminin Kırım Tatar halkının hafızasını, dilini ve kimliğini yok etmeyi hedeflediğini söyleyen Celâl, buna rağmen halkın ayakta kaldığını vurguladı. Rusya’nın 2014 yılında Kırım’ı işgal etmesiyle baskıların yeniden başladığını belirten Celâl, sabaha karşı ev baskınları, siyasi tutuklamalar ve kayıpların tekrar yaşandığını ifade etti. Celâl, “Biz siyasi tutsakların isimlerini söylemeye devam edeceğiz. Biz Kırım Tatar halkının haklarını savunmaya devam edeceğiz. Biz Kırım’ın işgalini asla kabul etmeyeceğiz.” dedi. Türkiye’ye, Kırım Tatar diasporasına ve Ukrayna’nın dostlarına teşekkür eden Celâl, “Hafıza sürgün edilmez, hakikat hapsedilmez, özgürlük susturulmaz. Kırım Ukrayna’dır. Kırım Tatar halkı yalnız değildir. Kırım özgür olacak.” ifadelerini kullandı. Konuşmasının sonunda ise, “İnşallah Ukrayna içerisinde özerk bir Kırım Tatar Cumhuriyeti’miz olacaktır.” şeklinde vurgu yaptı. RECEP ŞEN: GÖK BAYRAK KIRIM’DA YENİDEN DALGALANACAK Eskişehir Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Şen, sürgün sırasında Kırım Tatar erkeklerinin Sovyet ordusunda savaşta bulunduğunu, Kırım’da ise yalnızca kadınlar, çocuklar ve yaşlıların kaldığını belirtti. Şen, Sovyet askerlerinin sabaha karşı evlere baskın düzenlediğini ve Kırım Tatarlarının yalnızca birkaç dakika içinde vatanlarından koparılarak Türkistan coğrafiyasına sürgün edildiğini ifade etti. Sürgün sırasında halkın yüzde 46’sının hayatını kaybettiğini söyleyen Şen, yaşananların büyük bir soykırım olduğunu kaydetti. 1921-1924 yıllarında Kırım’da yaşanan kıtlık döneminde Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bölgeye yardım gönderdiğini hatırlatan Şen, bu nedenle anmanın Odunpazarı Meydanı’nda gerçekleştirildiğini söyledi. Sovyet emperyalizminin bugün Rus emperyalizmi adıyla devam ettiğini belirten Şen, “Hâlâ Kırım Tatarlarını yok etme siyaseti devam ediyor. 2014’te Kırım’ı işgal ettiler, 2022’de Ukrayna’ya savaş açtılar. Ama başaramayacaklar.” şeklinde konuştu. ADNAN EVREN OLCAY: KIRIM TATARLARI KIRIM’IN GERÇEK SAHİPLERİDİR Odunpazarı Belediyesi Başkan Yardımcısı Olcay, 18 Mayıs 1944 Sürgünü'nün yalnızca belirli günlerde değil, Kırım Tatar halkının hafızasında seksen iki yıldır yaşayan bir acı olduğunu ifade etti. Olcay, günümüzde de Kırım’da baskıların sürdüğünü belirterek, Rus emperyalizminin ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin yönetiminin Kırım Tatarlarına yönelik politikalarının devam ettiğini söyledi. Uluslararası toplumun yaşananlara yeterince tepki göstermediğini vurgulayan Olcay, düzenlenen etkinliklerin ve dayanışma çağrılarının gelecekte olumlu sonuçlar doğuracağına inandığını kaydetti. Olcay, “Kırım tekrar esas sahipleri olan Kırım Tatarlarının olacaktır.” ifadelerini kullandı. GÖKSEL AKÇORA: KIRIM TATARLARI TARİH SAHNESİNDEN SİLİNMEYECEK Eskişehir Kırım Halkbilim Araştırma Gençlik Derneği Başkanı Akçora, 18 Mayıs’ın bir milletin kaderinin elinden alınmak istendiği gün olduğunu belirterek, Kırım Tatar halkının hiçbir zaman tarih sahnesinden silinmeyeceğini söyledi. Akçora, Türkiye’deki Kırım Tatar diasporasının gerçekleştirdiği eylemlerin sesinin Moskova’ya kadar ulaştığını ifade ederek, Türk dünyasının birlik içerisinde hareket edeceğine inandıklarını dile getirdi. Katılımcılardan sürgünün acısını hissetmelerini isteyen Akçora, insanların bir gece ansızın kapılarının çalındığını, birkaç dakika içinde vatanlarından koparılarak bilinmezliğe gönderildiğini hayal etmeleri gerektiğini söyledi. METİN GÜNDOĞDU: SÜRGÜNLERİ VE SOYKIRIMLARI UNUTMAYACAĞIZ Romanya Dobruca Kırım Göçmenleri Derneği Başkanı Gündoğdu, 18 Mayıs 1944’ün Kırım Tatar halkı için kara bir gün olduğunu belirterek, sürgünlerin ve soykırımların hiçbir zaman unutulmaması gerektiğini söyledi. Küçük Kaynarca Antlaşması’ndan sonra Kırım’ın Osmanlı’dan koparıldığını ve baskılar nedeniyle çok sayıda Kırım Tatarının Anadolu ile Dobruca’ya göç etmek zorunda kaldığını ifade eden Gündoğdu, 1944 Sürgünü'nde iki yüz binden fazla insanın hayvan vagonlarıyla sürgüne gönderildiğini söyledi. 2014 yılında Rusya’nın Kırım’ı işgal etmesiyle baskıların yeniden başladığını belirten Gündoğdu, “Sürgünleri ve soykırımları hiçbir zaman unutmayacağız.” dedi. KAZIM KURT: EZİLEN ULUSLAR YOK EDİLMEMELİ Odunpazarı Belediye Başkanı Kurt, 18 Mayıs 1944 Büyük Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nda hayatını kaybedenleri rahmetle andığını ifade etti. Kurt, “Ezilen uluslar güçlü devletler tarafından yok edilmemeli. Kırım’a ses çıkarmazsanız Filistin olur, Filistin’e ses çıkarmazsanız başka yerler olur. Emperyalizme karşı mazlum ulusların yanında olmak zorundayız.” dedi. SİYASİ TUTSAKLARIN FOTOĞRAFLARI SERGİLENDİ Ayrıca miting kapsamında düzenlenen sergide, işgalci Rusya tarafından alıkonulan Kırım Tatar siyasi tutsakların fotoğrafları ve hikâyeleri katılımcılara aktarıldı.

Anife Kurtseitova: Gerçek barış Kırım’ın kurtulmasıyla sağlanabilir Haber

Anife Kurtseitova: Gerçek barış Kırım’ın kurtulmasıyla sağlanabilir

Kırım Ailesi Kurucusu Anife Kurtseitova, Kırım’ın 26 Şubat 2014 yılında Rusya tarafından işgaliyle başlayan süreci, 24 Şubat 2022’de ise Ukrayna’ya yönelik Rusya tarafından başlatılan topyekûn işgal girişimi sonrası yaşanan göç dalgasını ve Türkiye’de yürüttükleri faaliyetleri Kırım Haber Ajansı (QHA) ile paylaştı. Kurtseitova, Kırım Tatar halkı için kalıcı barışın ancak Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün yeniden sağlanmasıyla mümkün olacağını vurguladı. 2014 ÖNCESİNDE RAHATSIZLIK VARDI Kurtseitova, işgal öncesinde Kırım’da açık bir askerî müdahale beklentisinin yaygın olmadığını belirterek, “İnsanların büyük bir kısmı açık bir işgal olacağını düşünmüyordu. Ancak Kırım’da ve Ukrayna’nın doğusunda bazı tedirgin edici gelişmeler hissediliyordu. Rusya’nın propaganda faaliyetleri artmış ve ‘Rusça konuşanların korunması’ söylemi sıkça dile getiriliyordu.” ifadelerini kullandı. Kırım Tatarlarının tarihsel hafızaları nedeniyle gelişmelere temkinli yaklaştığını aktaran Kurtseitova, 1944 sürgününe atıfta bulunarak, “Josef Stalin döneminde yaşanan sürgün, milletimizin hafızasında derin bir iz bıraktı. Bu nedenle artan söylemler bizde erken dönemde ciddi kaygılara yol açtı.” dedi. Ailesinin 1986 yılında Kırım’a döndüğünü anlatan Kurtseitova, ev sahibi olmalarına rağmen o evde yaşamalarına izin verilmediğini, babasının neredeyse her gün polis gözetimi altında götürüldüğünü belirtti. Kurtseitova, "Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Kırım’da kültürel hayat yeniden canlanırken, radyolar açıldı, televizyon kanalları kuruldu ve okullar hizmete girdi. Bu gelişmelerle birlikte Kırım Tatarları yeniden umutla kendi yaşamlarını kurmaya başladı." dedi. KIRIM'DAKİ SİSTEM BÜYÜK BİR HIZLA DEĞİŞTİ Kurtseitova, işgal sonrası Kırım’da hızlı ve kapsamlı bir dönüşüm yaşandığını söyleyerek, “Ukrayna’ya bağlı kurumlar kapatıldı ya da işlevsiz hale getirildi. Yerlerine Rusya’ya bağlı kurumlar kuruldu. Hukuk sistemi, eğitim yapısı ve idari düzen Rus mevzuatına göre yeniden yapılandırıldı. Pasaport almak istemeyenler çeşitli hak kayıplarıyla karşılaştı. Muhalif gösterilere izin verilmedi ve baskıların ilk hedefi Kırım Tatarları oldu.” şeklinde vurguladı. KURTSEİTOVA: VATANI TERK ETMEK DÜNYADAKİ EN ZOR ŞEYLERDEN BİRİ Kırım’dan ayrılma sürecini anlatan Kurtseitova, “Vatanı, öz toprağını ve yuvanı bırakmak dünyada yaşanabilecek en zor şeylerden biridir. Dedelerimiz ve ninelerimiz 1944 Sürgünü'nü yaşadı. Biz ise büyük zorluklarla Kırım’a döndük." şeklinde konuştu. Kurtseitova, 2014 sonrası Kırım’dan ayrılan ailelerin Ukrayna’nın başkenti Kıyiv’de bir araya geldiğini belirterek, “Toplandığımızda en çok çocuklarımızı konuştuk. Onlar için bir Kırım Tatar dili sınıfı açtık. İlk derse yedi çocuk katıldı. Zamanla müzik ve kültürel faaliyetler de başlatıldı. Sekiz yıl içinde 120 öğrenciye ulaştık. Burası sadece bir teşkilat değil, adeta bir yuva oldu.” ifadelerini kullandı. TÜRKİYE'YE GÖÇ VE TEŞEKKÜR Kurtseitova, 24 Şubat 2022 sabahı patlama sesleriyle uyandıklarını ve çocukların güvenliğini sağlamak için Ukrayna’yı terk etmek zorunda kaldıklarını belirterek, “Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) ve Türkiye Cumhuriyeti Kıyiv Büyükelçiliği koordinasyonunda tahliye sürecimiz gerçekleşti. Özellikle dönemin Kıyiv Büyükelçisi Yağmur Ahmet Güldere’ye ve Türkiye’de bizlere destek veren Emine Erdoğan Hanım'a, ekibine, Türk milletine ve Kırım Tatar diasporasına teşekkür ediyorum. Türkiye’de hiçbir zaman kendimizi yabancı hissetmedik.” ifadelerini kullandı. GERÇEK BARIŞ KIRIM’IN KURTULMASIYLA SAĞLANABİLİR Barış konusunda değerlendirmede bulunan Kurtseitova, “Ukrayna’nın toprak bütünlüğü sağlanmadan ve Kırım işgalden kurtulmadan gerçek bir barış mümkün değil. Kırım Tatar halkı ve tüm Ukrayna halkı için güvenlik ve haklar ancak bu şekilde sağlanabilir.” değerlendirmesinde bulundu.

Kırım sevgisiyle bilinen şehit Musa Mamut 95 yaşında! Haber

Kırım sevgisiyle bilinen şehit Musa Mamut 95 yaşında!

20 Şubat 1931’de Kırım’ın Balıklava bölgesine bağlı Uzuncu (Kolhoznoye) köyünde dünyaya gelen Musa Mamut, 18 Mayıs 1944’te Sovyetler Birliği yönetimi tarafından gerçekleştirilen Kırım Tatar sürgünü sırasında ailesiyle birlikte Özbekistan'a gönderildi. Aile, sürgün yıllarını Taşkent çevresinde geçirdi. VATANA DÖNÜŞ YOLU 1975 yılında ailesiyle birlikte yeniden Kırım’a dönen Mamut, Akmescit (Simferopol) bölgesine bağlı Beşterek köyünde ev satın aldı. Ancak Sovyet yönetimi, pasaport ve ikamet kaydı gerekçesiyle kendisinin ve ailesinin bölgede yaşamasına izin vermedi. Mamut ve eşi hakkında “pasaport rejimini ihlal” suçlamasıyla dava açıldı, Mamut 1976’da 2 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Erken tahliyenin ardından köyüne dönen Mamut hakkında 1978 yılında yeniden dava açılacağının bildirilmesi üzerine trajik protesto gerçekleşti. VATANA SEVGİ VE ŞEHİT ADI'NIN YAŞATILMASI 23 Haziran 1978’de, ailesini yeniden sürgün etmek üzere evine gelen Sovyet görevlilerinin önünde kendini ateşe veren Mamut, ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede 28 Haziran’da hayatını kaybetti. Kırım Tatar halkı arasında “Kırım’ın canlı meşalesi” ve “Kırım’ın ebedi meşalesi” olarak anılan Mamut’un eylemi, halkın ana vatana dönüş ve kendi yurdunda yaşama hakkı mücadelesinin en çarpıcı sembollerinden biri olarak kabul ediliyor. Her yıl doğum gününde ve vefat yıl dönümünde Kırım Tatarları tarafından dualarla anılıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.