SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Suriye

QHA - Kırım Haber Ajansı - Suriye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Suriye haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Suriye, ABD yaptırımlarının kalkması için Rus petrolünü azaltmaya hazır Haber

Suriye, ABD yaptırımlarının kalkması için Rus petrolünü azaltmaya hazır

Suriye'nin, ABD ile yaptırımların kaldırılmasına yönelik yürütülen müzakereler kapsamında Rus petrolü ithalatını önemli ölçüde azaltmaya hazır olduğu gündeme geldi. Birleşik Krallık merkezli Reuters haber ajansının konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Şam yönetimi bu adımı, Vaşington'un (Washington) Suriye'yi "teröre destek veren devletler" listesinden çıkarması karşılığında değerlendirmeye aldı. Habere göre Suriyeli üst düzey yetkililer, son aylarda ABD'li yetkililerle yaptıkları görüşmelerde Rus petrolü ithalatını azaltabileceklerini dile getirdi. Bu konunun, ABD'nin uzun yıllardır Suriye'ye uyguladığı önemli yaptırımların kaldırılmasına yönelik müzakerelerde ele alındığı belirtildi. ENERJİ POLİTİKASINDA KÖKLÜ DEĞİŞİM Rus petrolü ithalatının azaltılması, son yıllarda enerji ihtiyacının büyük bölümünü Rusya'dan karşılayan Suriye açısından önemli bir politika değişikliği anlamına geliyor. Uzmanlar, bu adımın aynı zamanda ABD'nin Rusya'nın Suriye'deki ekonomik etkisini sınırlandırmaya yönelik yeni bir baskı aracı olarak değerlendirilebileceğini ifade ediyor. Ancak kaynaklar, Vaşington'un Rus petrolü ithalatının azaltılmasını yaptırımların kaldırılması için resmî bir ön şart olarak ortaya koymadığını da vurguladı. YAKIT SIKINTISI RİSKİ Arap Çağdaş Araştırmalar Merkezi analisti Navvar Saban, Rus ham petrolünün kısa sürede başka kaynaklarla ikame edilmesinin kolay olmayacağını belirtti. Saban, "Rus ham petrolünün yerini bir gecede doldurmak mümkün değil. Bu durum Suriye'de yakıt sıkıntısına veya ithalat maliyetlerinin artmasına yol açabilir. Uzun vadeli etkiler ise ABD'nin bu baskıyı alternatif enerji seçenekleriyle destekleyip desteklemeyeceğine bağlı olacak." değerlendirmesinde bulundu. Analist ayrıca Vaşington'ın son dönemde Rusya'nın Suriye'deki siyasi etkisinin azalmasının ardından, Moskova'nın ekonomik nüfuzunu hedef alan adımlarını artırdığına dikkat çekti. RUS PETROLÜNE BAĞIMLILIK ARTTI Reuters'ın aktardığı gemi takip verilerine göre Rusya, Suriye'nin en büyük petrol tedarikçisi konumunda bulunuyor. 2026 yılında Rusya'dan Suriye'ye yapılan petrol sevkiyatı yaklaşık günlük 60 bin varile ulaşırken, bu rakam 2025 yılında günlük yaklaşık 46 bin varil seviyesindeydi. Öte yandan Irak'ın da Suriye üzerinden Akdeniz'e uzanacak ve petrol üretim sahalarını uluslararası pazarlara bağlayacak yeni boru hattı projesi için Şam yönetimiyle anlaşma imzalamaya hazırlandığı bildirildi.

BM Genel Sekreteri Guterres, 17 yıl aradan sonra ilk kez Suriye'yi ziyaret etti Haber

BM Genel Sekreteri Guterres, 17 yıl aradan sonra ilk kez Suriye'yi ziyaret etti

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, resmî temaslarda bulunmak üzere Suriye'nin başkenti Şam'a geldi. Bu ziyaret, bir BM Genel Sekreteri'nin son 17 yılda Suriye'ye gerçekleştirdiği ilk resmî ziyaret oldu. Suriye resmî haber ajansı SANA'nın aktardığına göre Guterres, Şam Uluslararası Havalimanı'nda Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani tarafından karşılandı. Ziyaret kapsamında Guterres'in Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani ile görüşmesinin yanı sıra Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile bir araya gelmesi bekleniyor. BM Genel Sekreteri ayrıca ülkenin güneybatısındaki El-Kuneytra kentini ziyaret edecek. BM Barış Gücü karargâhının bulunduğu bölgede incelemelerde bulunacağı bildirildi. SAVAŞ SONRASI YENİDEN İNŞA GÜNDEMDE Görüşmelerde Orta Doğu'da istikrarın güçlendirilmesi ve yaklaşık 14 yıl süren iç savaşın ardından Suriye'nin yeniden imarı sürecinin ele alınması öngörülüyor. Bunun yanında, ziyaretin BM'nin Suriye'de eğitim, sağlık, enerji, su temini, tarım, çevre ve dijital dönüşüm alanlarındaki programlarını yeniden canlandırması açısından önemli bir başlangıç olması bekleniyor. Öte yandan Antonio Guterres, 2009'dan bu yana Şam'ı ziyaret eden ilk BM Genel Sekreteri oldu. Suriye'yi en son ziyaret eden BM Genel Sekreteri, 2007-2016 yılları arasında görev yapan Ban Ki-moon olmuştu.

Rusya'nın Akdeniz'de hiçbir  savaş gemisi kalmadı Haber

Rusya'nın Akdeniz'de hiçbir savaş gemisi kalmadı

Rusya'nın Akdeniz'deki askerî varlığı, 2013 yılından bu yana ilk kez tamamen sona erdi. Russian Forces Spotter'ın sosyal medya üzerinden paylaştığı verilere göre, 1 Temmuz itibarıyla Akdeniz'de görev yapan hiçbir Rus savaş gemisi bulunmuyor. Analistlere göre bu durumun en önemli nedenlerinden biri, Türkiye'nin Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik geniş çaplı işgalinin ardından Montrö Sözleşmesi hükümlerini uygulayarak Boğazları savaşan tarafların savaş gemilerine kapatması oldu. Bu kararın ardından Rusya Karadeniz Filosu, Karadeniz ile Akdeniz arasında gemilerini serbest şekilde sevk etme imkânını büyük ölçüde kaybetti. SURİYE'DEKİ GELİŞMELER RUSYA'YI ETKİLEDİ Rusya'nın Akdeniz'deki askerî varlığının zayıflamasında Suriye'deki siyasi değişim de etkili oldu. 2024 yılının sonunda yaşanan yönetim değişikliğinin ardından Rusya, uzun yıllardır Akdeniz'deki en önemli lojistik noktası olan Tartus'taki askerî ikmal tesisini önceki ölçüde kullanma imkânını kaybetti. Bunun yanı sıra bazı Rus savaş gemilerinin Kuzey Avrupa'da, özellikle Birleşik Krallık açıklarında devlet ve özel amaçlı Rus gemilerine refakat görevi için başka bölgelere gönderildiği belirtildi. Ayrıca habere göre, Akdeniz'deki son Rus savaş gemileri haziran ayında bölgeden ayrıldı. Uydu görüntülerinde 4 Haziran'da Tartus Limanı'nda görülen Amiral Kasatonov fırkateyni ile Akademik Paşin tankerinin daha sonra Mısır'ın İskenderiye Limanı'nı ziyaret ettiği, ardından Sardinya açıklarında ve Cezayir'in Oran Limanı yakınlarında görüntülendiği, 22 Haziran'dan sonra ise Akdeniz'i terk ettiği bildirildi. RUSYA YENİ ÜS ARAYIŞINDA Haberde, Akdeniz'in Rusya için dünya okyanuslarına açılan stratejik bir güzergâh olmaya devam ettiğini belirtiliyor ve Moskova'nın bölgede yeni bir deniz üssü arayışını sürdüreceğini ifade ediyor. Bu kapsamda en güçlü adaylardan biri olarak Sudan gösteriliyor. Sudan yönetimi daha önce Kızıldeniz kıyısında Rusya'ya ait bir deniz üssünün kurulmasına yönelik anlaşmanın onaylanmasının önünde engel görmediğini açıklamıştı.

Sıbiha: Türkiye'nin arabuluculuk rolü, barış müzakerelerinde çok kıymetli Haber

Sıbiha: Türkiye'nin arabuluculuk rolü, barış müzakerelerinde çok kıymetli

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 16 Temmuz 2026 tarihinde Ukraynalı mevkidaşı Andriy Sıbiha ile bir araya geldi. Ukrayna-Rusya Savaşı, Kırım ve Kırım Tatar halkının durumu, Karadeniz'in güvenliği, barış müzakereleri, ikili ilişkiler ve bölgesel gelişmeleri ele aldıkları görüşme sonrasında Fidan ve Sıbiha ortak basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha, Rusya'nın 15 Temmuz'u 16 Temmuz'a bağlayan gece Ukrayna'ya bir kez daha balistik füze saldırısı düzenlediğini belirterek, Hakan Fidan'ın da bu saldırıların sonuçlarına bizzat tanıklık ettiğini söyledi. "Rusya bir kez daha balistik füzelerle ülkemizi hedef aldı. Ne yazık ki bu terör saldırıları hâlâ can almaya devam ediyor." diyen Bakan Sıbiha, görüşmelerinin ana gündem maddesini barış sürecinin oluşturduğunu ifade etti. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) tarafından hazırlanan barış önerilerine ilişkin Türk tarafını ayrıntılı şekilde bilgilendirdiklerini belirten Sıbiha, Türkiye'nin diplomatik çabalarının önemine dikkat çekerek,"Türkiye barış müzakerelerinde gerçekten çok önemli bir rol oynuyor." dedi. SAVUNMA SANAYİ İŞBİRLİĞİNDE YENİ DÖNEM Bakan Sıbiha, Türkiye-Ukrayna Savunma Sanayi İşbirliği Komisyonu'nun üç yıllık aranın ardından mayıs ayında yeniden toplanmasını iki ülke arasındaki stratejik ortaklık açısından önemli bir adım olarak değerlendirdi. Hakan Fidan'ın, Ankara'da 7-8 Temmuz 2026 tarihinde düzenlenen NATO Zirvesi'nin hemen ardından Ukrayna'yı ziyaret etmesinin anlamlı olduğunu söyleyen Sıbiha, Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy'nın zirveye davet edilmesinden dolayı da Türkiye'ye teşekkür etti. Türkiye'nin yalnızca bölgesel değil, küresel ölçekte de önemli bir aktör olduğunu vurgulayan Bakan Sıbiha, NATO Zirvesi'nin ardından bu konumun daha da güçlendiğini ifade etti. NATO ZİRVESİNDE UKRAYNA'YA 1,5 MİLYAR AVROYU AŞAN DESTEK Bunun yanında Ankara NATO Zirvesi'nin Ukrayna açısından önemli sonuçlar doğurduğunu belirten Andriy Sıbiha, müttefik ülkelerin Ukrayna'yı Avrupa-Atlantik güvenliğine katkı sağlayan bir ülke olarak resmen tanıdığını vurguladı. Zirvede Ukrayna'ya 1,5 milyar avroyu aşan yeni yardım paketinin açıklandığını hatırlatan Sıbiha, NATO karargâhıyla karşılıklı sorumlulukların da ayrıntılı şekilde ele alındığını ifade etti. Karadeniz'in güvenliği konusunda Türkiye'nin oynadığı role ayrıca değinen Sıbiha, "Özellikle deniz güvenliği ve Karadeniz'in güvenliği söz konusu olduğunda Türkiye'nin rolü gerçekten paha biçilemez." ifadelerini kullandı. SERBEST TİCARET ANLAŞMASI İKİLİ TİCARETİ DAHA DA BÜYÜTECEK Bakan Sıbiha, Hakan Fidan'ın ziyareti öncesinde Ukrayna Parlamentosunun (Verhovna Rada) 14 Temmuz 2026 tarihinde Türkiye ile Ukrayna arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması'nı onayladığını anımsatarak bunun iki ülke ilişkilerinde tarihi bir dönüm noktası olduğunu bildirdi. Geçen yıl iki ülke arasındaki ticaret hacminin savaş öncesi seviyeyi aşarak yaklaşık 8 milyar dolara ulaştığını belirten Sıbiha, Türkiye'nin Ukrayna'nın üçüncü büyük ticaret ortağı haline geldiğini kaydetti. Aynı zamanda tarihi bir olaya daha şahit olduk, Sayın Fidan'ın Ukrayna ziyareti öncesinde Ukrayna Verhovna Radası, Türkiye-Ukrayna arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması'nı onayladı, geçtiğimiz sene ikili ticaret hacminin savaş öncesi seviyeyi aşarak yaklaşık 8 milyar dolara ulaştı. Türkiye, Ukrayna'nın üçüncü büyük ticaret ortağı oldu. Bunun yanında, Serbest Ticaret Anlaşması'nın yürürlüğe girmesiyle ticaret hacminin daha da artacağını belirten Ukraynalı Bakan, bunun hem Ukraynalı hem de Türk iş insanları için yeni fırsatlar oluşturacağını, savaş koşullarındaki Ukrayna ekonomisine de önemli katkılar sağlayacağını ifade etti. Ayrıca savunma sanayi iş birliği ve serbest ticaret bölgesi gibi bugün hayata geçen birçok stratejik projenin temellerinin, Türkiye'de büyükelçi olarak görev yaptığı dönemde atıldığını hatırlatan Andriy Sıbiha, bu projelerin somut sonuçlar vermesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. SURİYE BAŞLIĞI DA GÜNDEMDEYDİ İki bakanın görüşmesinde Ukrayna-Türkiye-Suriye üçlü iş birliği mekanizması da masaya yatırıldı. Andriy Sıbiha, Hakan Fidan'ın 5 Nisan 2026 tarihinde Cumhurbaşkanı Zelenskıy'nın Şam'a gerçekleştirdiği tarihi ziyarette Ukrayna heyetine eşlik ettiğini hatırlatarak, Ukrayna'nın Şam Büyükelçiliğinin yeniden faaliyete geçirilmesi sürecinin sürdüğünü vurguladı. Görüşmelerde ayrıca Suriye eksenindeki işbirliği ile Körfez bölgesinden Avrupa'ya uzanacak alternatif tedarik koridorlarının geliştirilmesi konuları da değerlendirildi. TAHIL GİRİŞİMİNE TÜRKİYE'YE TEŞEKKÜR Öte yandan, Türkiye'nin Ukrayna'nın insani tahıl girişimine verdiği desteğe de değinen Sıbiha, bugüne kadar 20 ülkeye 335 bin tondan fazla Ukrayna gıda ürününün ulaştırıldığını, sevkiyatların önemli bölümünün ise Suriye'ye yapıldığını vurguladı. Bu destek dolayısıyla Türkiye'ye teşekkür eden Bakan Sıbiha, Hakan Fidan'ın ziyaretini "dayanışma ve cesaretin güçlü bir göstergesi" olarak nitelendirdi. Sözlerini iki ülke arasındaki stratejik ortaklığa vurgu yaparak tamamlayan Sıbiha, "Cumhurbaşkanlarımızın vardığı mutabakatları somut adımlarla hayata geçiriyoruz. Karşılıklı güvene ve ortak çıkarlara dayanan bu stratejik ortaklığın, halklarımızın yararına gelişmeye devam edeceğine inanıyorum." dedi.

Suriye'de Halk Meclisi kuruldu: Cumhurbaşkanı, 4 Türkmen’i Meclise seçti Haber

Suriye'de Halk Meclisi kuruldu: Cumhurbaşkanı, 4 Türkmen’i Meclise seçti

Halk Meclisi Yüksek Seçim Komitesi Başkanı Muhammed Taha el-Ahmed, 1 Temmuz’da düzenlediği basın toplantısında, Cumhurbaşkanı Şara tarafından yayımlanan 143 sayılı kararnameyi okudu. Daha önce Yüksek Seçim Komitesi tarafından açıklanan üyelerin yanı sıra Meclisin üçte birini oluşturan 70 kişilik kontenjana atanan isimleri duyuran Ahmed, atamaların amacının fedakârlık gösteren isimlerle deneyim ve uzmanlığa sahip kişileri aynı çatı altında buluşturmak olduğunu vurguladı. Ahmed, Meclisin Suriye toplumunun farklı kesimlerini temsil etmesinin hedeflendiğini ifade etti. Atanan üyeler arasında kadınların temsilinin güçlendirildiğine dikkati çeken Ahmed, bunun kadınların ülkenin dönüşüm sürecindeki rolünün takdir edilmesi açısından önemli olduğunu kaydetti. İLK OTURUM 6 TEMMUZ’DA Ahmed, Anayasa uyarınca Halk Meclisinin görev süresinin 30 ay olduğunu, bu sürenin gerektiğinde uzatılabileceğini belirtti. İlk oturumun 6 Temmuz Pazartesi günü yapılacağını açıklayan Ahmed, toplantıda üyelerin yemin edeceğini, ardından meclis başkanlık divanının seçileceğini ve iç tüzüğü hazırlayacak komisyonun oluşturulacağını ifade etti. Türkiye’nin Şam Büyükelçisi ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Suriye Özel Temsilcisi Nuh Yılmaz, 3 Türkmen’in Halk Meclisine seçildiğini bildirdi. STM BAŞKANI ABDURRAHMAN MUSTAFA DÂHİL 4 TÜRKMEN MECLİSTE Sosyal medya hesabından bir paylaşım yapan Yılmaz, “Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Ahmed Şara’nın bugün yaptığı atamalarda Halk Meclisinde 3 Türkmen kardeşimiz de seçildi: Halep’ten Abdurrahman Mustafa (Suriye Türkmen Meclisi Başkanı), Humus’tan İmad Barak, Rakka’dan Halil Derde Abdullah. Türkmen kardeşlerimizi de hassaten tebrik ediyor, Güçlü Suriye için hayırlı hizmetler diliyorum.” dedi. Suriye Türkmen Meclisinden yapılan açıklamada ise şu ifadeler kaydedildi: Suriye Türkmen toplumunun haklı davasını, kimliğini ve geleceğe dair beklentilerini her platformda başarıyla temsil eden Sayın Başkanımızın, bu yeni ve kritik yasama görevinde de Suriye’nin tüm bileşenlerinin huzuru, istikrarı ve demokratik geleceği için üstün bir gayretle çalışacağına inancımız tamdır. Açıklamada ayrıca milletvekilliğine seçilen Dr. İmad Barak, Dr. Halil Derde Abdullah ve Münzir Sıras da tebrik edildi. Atamalara yönelik sürdürülen tartışmalarda, Şara’nın atadığı Kürt temsilcilerin terör örgütü YPG/SDG ile iltisaklı olmamasına hassasiyet gösterdiği ifade ediliyor.

Rusya, Esad sonrası ilk kez Suriye'deki üslerine ikmal sevkiyatı yaptı! Haber

Rusya, Esad sonrası ilk kez Suriye'deki üslerine ikmal sevkiyatı yaptı!

Rusya'nın, Suriye'deki askerî varlığını sürdürme niyetinin bir göstergesi olarak Tartus Limanı ve Hmeymim Hava Üssü'ne yeni bir ikmal sevkiyatı gerçekleştirdiği bildirildi. ABD merkezli The Wall Street Journal'ın (WSJ) ABD'li yetkililere ve uydu görüntülerine dayandırdığı haberine göre, Rusya'ya ait yük gemisi Sparta, mart ayında Saint Petersburg'dan ayrılarak mayıs ayında Suriye'nin Tartus Limanı'na ulaştı. Uydu görüntülerinde geminin yolculuğunun büyük bölümünde Rus fırkateyni Amiral Kasatonov ve bir başka savaş gemisi tarafından eşlik edildiği görüldü. ABD'li yetkililer, yaptırım altındaki Sparta gemisinin, Tartus yakınlarındaki Rusya'ya ait Hmeymim Hava Üssü için askerî ekipman taşıdığını belirtti. ESAD'IN DEVRİLMESİNDEN SONRAKİ İLK İKMAL GÖREVİ Haberde, sevkiyatın Rusya'nın müttefiki olan Suriye'nin devrik diktatörü Beşşar Esed rejiminin 2024 yılının sonunda devrilmesinden bu yana gerçekleştirilen ilk büyük ikmal görevi olduğu ifade edildi. Bu gelişmenin, Moskova'nın Suriye'deki askerî varlığını koruma konusundaki kararlılığını ortaya koyduğu değerlendirilirken, Rusya'nın Esed sonrası dönemde de Hmeymim Hava Üssü ve Tartus Deniz Üssü'nü kullanmaya devam ettiği kaydedildi. Rusya, 2025 yılında Tartus'taki filosunun büyük bölümünü ve Suriye'deki askerlerinin önemli bir kısmını geri çekmiş olsa da ABD istihbarat değerlendirmelerine göre ülkede hâlen yüzlerce Rus askeri bulunuyor. Bununla birlikte Yeni Suriye yönetimi Moskova ile görüşmeleri sürdürüyor Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın, iktidara gelmesinin ardından Rusya ile ülkedeki askerî üslerin geleceğine ilişkin müzakereleri sürdürdüğü belirtildi. Bir dönem Esed rejimine ve Rus güçlerine karşı savaşan muhalif grupların liderlerinden olan Şara'nın yönetimi, Batı ile ilişkileri geliştirmeye çalışırken Moskova ile de temaslarını devam ettiriyor. ABD'DE FARKLI DEĞERLENDİRMELER Bazı ABD'li yetkililer, Rusya'nın ikmal faaliyetlerinin yeni bir tehdit oluşturmadığını ve Suriye yönetiminin Moskova ile ilişkilerinin zaten bilindiğini ifade etti. Öte yandan, Esed rejiminin devrilmesinin ardından Rusya'nın Suriye'deki üslerini kaybederek Afrika ve Güney Amerika'daki operasyonları açısından önemli bir lojistik merkezden mahrum kalacağını düşünen bazı ABD'li yetkililerin bu gelişmeden rahatsız olduğu aktarıldı. Haberde ayrıca, eski ABD Başkanı Joe Biden döneminde Rus üslerinin Suriye'den çıkarılmasının yaptırımların kaldırılması için şart olarak öne sürüldüğü, ancak ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin bu şarttan vazgeçtiği ve daha sonra Suriye'ye yönelik yaptırımların koşulsuz kaldırılması yönünde karar aldığı belirtildi. Son dönemde Rusya'nın, yeni Suriye yönetiminin Batı ile yakınlaşma çabalarına rağmen ülkenin en önemli petrol tedarikçilerinden biri hâline geldiği de kaydedildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.