SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Suriye

QHA - Kırım Haber Ajansı - Suriye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Suriye haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Rusya’nın “gölge filosu" Ukrayna tahılını Suriye’ye taşımayı sürdürüyor Haber

Rusya’nın “gölge filosu" Ukrayna tahılını Suriye’ye taşımayı sürdürüyor

Rusya’nın “gölge filo” olarak adlandırılan gemiler aracılığıyla işgal altındaki Ukrayna topraklarından elde edilen tahılı Suriye’ye kaçırmaya devam ettiği ortaya çıktı. Suriye’de rejim değişikliği ve Kıyiv ile Şam arasında diplomatik ilişkilerin yeniden kurulması, bu yasa dışı ticareti durdurmaya yetmedi. Türkiye Today tarafından gündeme getirilen haberde yer alan belgelere göre, Rus gemileri uluslararası denetimden kaçmak için otomatik tanımlama sistemlerini (AIS) kapatarak ve sahte menşe belgeleri düzenleyerek milyonlarca dolarlık Ukrayna tahılını Suriye limanlarına ulaştırıyor. Bu ticaretten elde edilen gelirlerin doğrudan Rusya’nın savaş bütçesine aktarıldığı belirtiliyor. Uzun süredir kamuoyunda “açık sır” olarak bilinen Kırım ve işgal altındaki bölgelerden tahıl sevkiyatı, Moskova tarafından resmî olarak inkâr edilse de yeni belgeler Rusya’nın artık özel şirketler aracılığıyla bu ticarete izin verdiğini gösteriyor. Bu kapsamda öne çıkan şirketlerden biri olan Pallada LLC’nin, 2026 yılı için işgal altındaki Ukrayna bölgelerinden büyük miktarlarda tahıl ihraç etme kotası aldığı tespit edildi. İŞGAL ALTINDAKİ BÖLGELERDEN YASA DIŞI TAHIL İHRACATI Resmî verilere göre şirketin Zaporijjya bölgesinden yaklaşık 13 bin 820 ton, Kırım’dan 11 bin 831 ton ve Herson bölgesinden 7 bin 848 ton tahıl ihraç etmesine izin verildi. Bu durum, işgal altındaki Ukrayna tarım kaynaklarının sistematik şekilde kullanıldığını ortaya koyuyor. Soruşturma, Rusya’nın bu ticarette özel sektörü aktif şekilde devreye soktuğunu ve şirketlerin ödediği vergilerin doğrudan savaş finansmanına katkı sağladığını gösteriyor. Uzmanlar, bu yöntemin hem ekonomik hem de lojistik açıdan Moskova’ya avantaj sağladığını belirtiyor. Kaçakçılık faaliyetlerinin en önemli ayağını ise deniz taşımacılığı oluşturuyor. Rus gemileri, AIS sistemlerini kapatarak ve sahte belgelerle yüklerin kaynağını gizleyerek uluslararası hukuku aşmaya çalışıyor. Bu durum, başta Türkiye olmak üzere bölge ülkelerinin müdahalesini zorlaştırıyor. SURİYE ÇALINAN TAHILIN EN BÜYÜK ALICISI Suriye, çalınan Ukrayna tahılının en büyük alıcısı olmaya devam ederken, Batı yaptırımlarının sıkılaşması nedeniyle Rusya’nın alıcı bulmakta zorlandığı ifade ediliyor. Bununla birlikte, bazı sevkiyatların İsrail, Mısır ve Libya’ya da ulaştığına dair bulgular bulunuyor. 2026 yılı içinde İsrail limanlarına dört sevkiyat yapıldığı da raporlara yansıdı. Son dönemde ticaretin ekonomik dinamiklerinde de değişim gözlemleniyor. Suriye'nin devrik rejim lideri Beşşar Esad döneminde Rusya’nın tahılı yüksek fiyatlarla sattığı, ancak günümüzde piyasa fiyatlarına yakın veya daha düşük seviyelerde satış yaptığı belirtiliyor. GELİŞEN UKRAYNA-SURİYE İLİŞKİLERİ Öte yandan, Ukrayna ile Suriye arasındaki ilişkiler, rejim değişikliğinin ardından yeniden inşa edilmeye çalışılıyor. Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha’nın Aralık 2024’te Şam’a yaptığı ziyaret, iki ülke arasında yeni bir dönemin başlangıcı olarak görülmüştü. Ayrıca Birleşmiş Milletler (BM) Dünya Gıda Programı öncülüğünde yürütülen “Ukrayna’dan Tahıl” girişimi kapsamında, Ukrayna tahılı Türkiye üzerinden işlenerek insani yardım amacıyla Suriye’ye ulaştırılıyor. Ancak yasa dışı sevkiyatların yeniden artması, bu çabaların gölgesinde kalıyor.

Bakan Fidan: Ukrayna'daki savaşta ateşkes ve kalıcı barış için odak kaybı olmamalı Haber

Bakan Fidan: Ukrayna'daki savaşta ateşkes ve kalıcı barış için odak kaybı olmamalı

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın ev sahipliğinde ve “Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Baş Etmek” ana temasıyla düzenlenen 5. Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) devam ediyor. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 18 Nisan 2026 tarihinde düzenlenen ADF2026 kapsamında gerçekleştirilen “HostTalk” oturumunda konuşmacı olarak yer aldı. Oturumun moderatörlüğünü TRT World sunucusu Maria Ramos üstlendi. “ANTALYA DİPLOMASİ FORUMU, BÖLGESEL SORUNLARA ÖZGÜN BİR PLATFORM SUNUYOR” Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu’nun her geçen yıl daha verimli bir yönde geliştiğini belirterek, katılımcı ve konu çeşitliliğinin arttığını, forumun uluslararası siyasette etkisini giderek güçlendirdiğini ifade etti. Fidan, ADF ile amaçlarının özellikle bölgesel meselelere odaklanan bir platform oluşturmak olduğunu vurgulayarak, dünyadaki benzer diplomasi platformlarında çoğunlukla Batı merkezli konuların ele alındığına dikkat çekti. Ukrayna-Rusya Savaşı’nın Avrupa ve ABD’deki platformlarda geniş yer bulduğunu belirten Fidan, buna karşılık Orta Doğu, Kuzey Afrika, Balkanlar, Avrupa ve Akdeniz gibi bölgeleri ilgilendiren konuların yeterince tartışılmadığını söyledi. Bu çerçevede forumun, bölgesel meselelerin ele alınması ve bu sorunlara yönelik bölgesel çözüm önerilerinin geliştirilmesi açısından özgün bir fırsat sunduğunu ifade eden Fidan, bunun Türkiye ve bölge ülkeleri için büyük önem taşıdığını dile getirdi. Diplomasinin günümüzde her zamankinden daha gerekli hale geldiğini belirten Fidan, çok taraflılık ve uluslararası düzenin zayıfladığı bir dönemde daha fazla diyaloğa ihtiyaç olduğunu vurguladı. Uluslararası sistemin kurallara dayalı yapısının zayıflamasıyla birlikte devletlerin daha fazla koordinasyon ve birlikte var olma arayışına yönelmek zorunda kaldığını ifade eden Fidan, aksi takdirde krizlerin ve çatışmaların kaçınılmaz olabileceğini söyledi. Uluslararası sistemde devletlerin giderek “kendi kendine yeterli” bir yapıya evrildiğine dikkat çeken Fidan, bu durumun diplomasinin önemini daha da artırdığını kaydetti. Soğuk Savaş sonrası dönemde oluşan uluslararası düzenin 1990’lara kadar etkisini sürdürdüğünü, ardından serbest ticaret ve neoliberal politikalarla güncellenmeye çalışıldığını belirten Fidan, ancak bu yapının 2010’lu yıllardan itibaren zayıflamaya başladığını ifade etti. Fidan, mevcut küresel belirsizlik ortamında devletlerin bir araya gelerek temel sorulara samimi yanıtlar araması gerektiğini vurgulayarak, “Eğer sistemin kendi akışına bırakılmasını beklersek, bu çoğu zaman savaş ve yıkım sonrası öğrenilen derslerle sonuçlanır. Oysa insanlık olarak bu noktaya gelmeden yeni bir düzen inşa etmeliyiz.” dedi. “BÖLGESEL SAHİPLENME, YENİ DÖNEMİN ANAHTARI OLMALI” Fidan, dış politikada “bölgesel sahiplenme” anlayışının giderek daha fazla önem kazandığını belirterek, bölge ülkelerinin sorunlarını kendi aralarında çözmesi gerektiğini vurguladı. Fidan, bu yaklaşımın yalnızca Orta Doğu ve Kafkasya ile sınırlı olmadığını; Balkanlar, Akdeniz ve diğer bölgeleri de kapsadığını ifade ederek, bölgesel iş birliği ve ortak sorumluluğun altını çizdi. Eski uluslararası sistemde ülkelerin çoğunlukla sorunların çözümü için hegemon güçleri beklediğini hatırlatan Fidan, bu müdahalelerin çoğu zaman çözümden ziyade yeni sorunlar doğurduğunu söyledi. Artık bölge ülkelerinin bir araya gelerek kendi sorunlarını ele alma zamanının geldiğini belirten Fidan, geçmişte bu anlayışın hayata geçirilmesinde yapısal engeller bulunduğunu ancak günümüzde şartların değiştiğini dile getirdi. Ulus-devletlerin gelişim sürecine de değinen Fidan, özellikle Orta Doğu, Balkanlar, Akdeniz ve Kuzey Afrika’da 1950’li yıllarda bugünkü anlamda güçlü devlet yapılarının bulunmadığını, ancak bugün bu devletlerin büyük ölçüde olgunlaştığını ifade etti. Bu olgunlaşmanın, bölgesel sorunların çözümünde daha etkin ve koordineli adımlar atılmasını mümkün kıldığını belirten Fidan, “Dolayısıyla artık hepimizin daha olgun bir şekilde bir araya gelerek sorunlarımızı birlikte ele alma zamanı gelmiştir. Bu temel yaklaşımdır. Ancak hâlâ savaş halinde olan birçok ülke bulunduğunu görüyoruz. Bu nedenle kapsamlı diplomasiye, samimi diyaloğa ve yaratıcı çözüm önerilerine her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır.” ifadelerini kullandı. “BÖLGEDE GÜÇ POLİTİKASI YERİNE DİPLOMASİ VE EGEMENLİĞE SAYGI ESAS OLMALI” Fidan, bölgedeki sorunların çözümünde güç politikalarının uzun süredir belirleyici olduğunu belirterek, bunun yerine kurallara dayalı bir düzenin tesis edilmesi gerektiğini vurguladı. Fidan, bölgedeki krizlerin çoğunlukla savaş yoluyla çözülmeye çalışıldığını ancak bunun daha fazla yıkım, çatışma ve istikrarsızlık ürettiğini ifade etti. Bu durumun yalnızca bölgeyle sınırlı kalmadığını, küresel ölçekte de olumsuz etkiler doğurduğunu belirten Fidan, “Bölgede yaşanan her gelişme kısa sürede diğer ülkelere de yansıyor.” dedi. Bu nedenle diplomasinin ve diyaloğun her zamankinden daha gerekli olduğunu dile getiren Fidan, bölge ülkelerinin büyük ölçüde kendi devlet yapılarına, bayraklarına ve hukuk sistemlerine sahip olduğunu hatırlattı. İsrail’in genişlemeci politikalar izlediğini savunan Fidan, bunun dışında bölge ülkelerinin birbirlerinin topraklarına yönelik bir hedef taşımadığını ifade etti. Bu çerçevede, ülkelerin toprak bütünlüğüne, egemenliğine ve güvenliğine saygı gösterilmesinin temel bir başlangıç noktası olduğunu belirten Fidan, bu yaklaşımın sorunların büyük bölümünün çözümüne katkı sağlayacağını söyledi. Bölgenin tarihsel olarak toplum yapısından devlet yapısına evrildiğine dikkat çeken Fidan, artık ülkelerin bu bilinçle hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Fidan, karşılıklı saygı ve iş birliği temelinde hareket edilmesi hâlinde bölgesel sorunların önemli ölçüde azaltılabileceğini ifade etti. “TÜRKİYE, TÜM TARAFLARLA DİYALOG KURARAK ÇATIŞMALARI SONA ERDİRMEYE ÇALIŞIYOR” Bakana Fidan, Türkiye’nin dış politikada savaş yerine diplomasiye öncelik verdiğini belirterek, çatışmalarda taraf tutmak yerine tüm aktörlerle iletişim kurmayı esas aldıklarını ifade etti. Kendisine sıkça yöneltilen sorulara değinen Fidan, Türkiye’nin farklı siyasi aktörlerle kapsamlı ilişkiler yürüttüğünü ve bu sayede tüm taraflarla temas kurabildiğini söyledi. Diplomasinin doğası gereği tüm taraflarla angajman kurmayı zorunlu kıldığını belirten Fidan, bunun Türkiye’nin yaklaşımının temelini oluşturduğunu vurguladı. Bölgedeki önceliklerinin savaşların çıkmasını engellemek, mevcut çatışmaları ise sona erdirmek olduğunu dile getiren Fidan, kalıcı barışın sağlanmasının ticaret, kalkınma, güvenlik ve istikrar için vazgeçilmez olduğunu kaydetti. Süregelen çatışmaların yalnızca yıkım, acı ve istikrarsızlık getirdiğini ifade eden Fidan, son iki-üç on yılda bunun çok sayıda örnekle görüldüğünü söyledi. Türkiye’nin Ukrayna, Gazze, İran, Afrika’daki bazı krizler ve gerektiğinde Balkanlar’daki gelişmeler dahil olmak üzere farklı coğrafyalardaki çatışmaları sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini belirten Fidan, Türkiye’nin bu süreçlerde güvene dayalı şekilde tüm taraflarla konuşabilen bir aktör olduğuna dikkat çekti. “UKRAYNA-RUSYA SAVAŞI'NDA ATEŞKES VE KALICI BARIŞ ŞART” Fidan, Ukrayna-Rusya Savaşı’nın sona yaklaşmasının önemli bir gelişme olduğunu ancak sürecin dikkatle yönetilmesi gerektiğini belirterek, tarafların ve arabulucuların müzakereleri sürdürme iradesinin “büyük bir kazanım” olduğunu ifade etti. Türkiye’nin temel yaklaşımının tarafları diyaloga teşvik etmek olduğunu kaydeden Fidan, “Dünyada yapmaya çalıştığımız şeyin bir parçası olarak, tarafları iyi bir diyaloğu sürdürmeye teşvik ediyoruz ve mümkün olduğunca ateşkesi devam ettirmeye, mümkünse kalıcı bir çözüm ve anlaşmaya ulaşmaya çağırıyoruz.” dedi. Ukrayna’daki savaşın küresel ölçekte ciddi istikrarsızlık ve ekonomik-sosyal sarsıntılar yarattığını belirten Fidan, “Ukrayna’daki savaş büyük bir sarsıntı ve istikrarsızlık yaratıyor. Savaşın ilk yıllarında, dört ya da beş yıl önce, tüm toplum ciddi şekilde etkilendi; bugün ise Ukrayna-Rusya Savaşı’nın olumsuz etkileri bir ölçüde absorbe edilmiş durumda.” ifadelerini kullandı. Öte yandan, uluslararası gündemde İran’a ilişkin gelişmelerin Ukrayna-Rsuya müzakerelerini geri plana ittiğine dikkat çeken Fidan, bu durumun risk oluşturduğunu ifade etti. İran’da olası bir ateşkes ya da barış sürecinin ardından uluslararası toplumun yeniden Ukrayna konusuna yoğunlaşması gerektiğini vurgulayan Fidan, “Bu meseleye odak kaybı yaşanmasına izin veremeyiz.” dedi. Savaşın her iki ülke için de büyük yıkım yarattığını ve küresel etkilerinin giderek büyüdüğünü dile getiren Fidan, sürecin bölgesel ya da küresel ölçekte yeni tırmanmalara açık olduğuna işaret etti. “ZELENSKIY’NİN ZİYARETİ VE BÖLGESEL DİYALOG, İŞ BİRLİĞİ İÇİN ÖNEMLİ BİR FIRSAT” Fidan, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy’ın (Volodimir Zelenski) Suriye ziyareti öncesinde İstanbul’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldiğini belirterek, görüşmelerde hem Ukrayna’daki savaş hem de ikili ilişkilerin ele alındığını söyledi. Fidan, Türkiye ile Ukrayna arasında bağımsızlıktan bu yana güçlü ilişkiler bulunduğunu ancak savaş nedeniyle ticaret başta olmak üzere birçok alanda bu ilişkilerin sekteye uğradığını ifade etti. Zelenskıy’nin son dönemde dış politika temaslarını genişlettiğine dikkat çeken Fidan, Körfez bölgesine gerçekleştirdiği ziyaretlerin yanı sıra Suriye yönetimiyle de temas kurma arayışında olduğunu dile getirdi. Türkiye’nin yapıcı ve makul tüm ikili iş birliklerini desteklediğini vurgulayan Fidan, savaşların bölge için büyük bir tehdit oluşturduğunu ancak ticaret, kalkınma ve iş birliğinin teşvik edilmesi gerektiğini söyledi. Bu doğrultuda Türkiye’nin bölge ülkelerini daha fazla iş birliğine yönlendirmeye çalıştığını kaydetti. Çok katmanlı kriz yönetimi ve bölgesel istikrar çabalarına da değinen Fidan, farklı ülkelerin benzer süreçlerden geçtiğini ve bu deneyimlerin paylaşılmasının önemli olduğunu ifade etti. Savaş ve çatışmaların yarattığı yıkımın ardından ülkelerin toparlanmaya ve ilişkilerini yeniden inşa etmeye ihtiyaç duyduğunu belirten Fidan, uluslararası iş birliğinin bu süreçte kritik rol oynadığını vurguladı. Geçmişte uluslararası sistemde bazı yönetimlerin sınırlı tanınırlığa sahip olduğunu hatırlatan Fidan, günümüzde ise ülkeler arası iş birliğinin her zamankinden daha gerekli hale geldiğini ifade etti. Oturum sonunda Fidan basın mensuplarının sorularını cevapladı.

Sıbiha ve Fidan ADF2026'da bir araya geldi: Liderler Zirvesi gündemde Haber

Sıbiha ve Fidan ADF2026'da bir araya geldi: Liderler Zirvesi gündemde

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha, ADF2026 kapsamında Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile bir araya geldi. Sıbiha gerçekleştirdiği görüşmeye ilişkin açıklamalarda bulundu. Sıbiha, görüşmede Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy’ın Türkiye ziyareti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yapılan temasların sonuçlarının ele alındığını belirtti. İki ülke arasında savunma, enerji, ticaret ve lojistik alanlarında ortak projelerin geliştirilmesine odaklanıldığını ifade eden Sıbiha, Türkiye-Ukrayna stratejik ortaklığının Karadeniz’den Orta Doğu’ya uzanan geniş bir coğrafyada istikrarın temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı. UKRAYNA-SURİYE-TÜRKİYE ÜÇLÜ İŞ BİRLİĞİ FORMATI ELE ALINDI Görüşmede ayrıca Ukrayna-Suriye-Türkiye üçlü iş birliği formatının geliştirilmesi ve alternatif tedarik zincirleri konuları ele alındı. Sıbiha, Ukrayna savunma sanayisinin son dönemde kaydettiği ilerlemeler hakkında bilgi vererek, ülkesinin Körfez ülkeleri başta olmak üzere farklı bölgeler için önemli bir güvenlik ortağı hâline geldiğini ifade etti. LİDERLER ZİRVESİ TÜRKİYE'DE Mİ OLACAK? Barış sürecine de değinen Sıbiha, Türkiye’nin son yıllarda yürütülen diplomatik girişimlerde önemli bir rol üstlendiğini belirterek, Ukrayna’nın barışa katkı sağlamak amacıyla Türkiye’de liderler düzeyinde bir toplantı düzenlenmesine hazır olduğunu açıkladı. SIBİHA'DAN FİDAN'A DAVET Sıbiha, açıklamasında ayrıca 5. Antalya Diplomasi Forumu’nun başarılı organizasyonu dolayısıyla Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı ekibini tebrik ettiğini ve Fidan’ı Ukrayna’ya davet ettiğini belirtti.

Ukrayna’nın "oyun değiştiren" tecrübesi için 10'dan fazla ülke sırada! Haber

Ukrayna’nın "oyun değiştiren" tecrübesi için 10'dan fazla ülke sırada!

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, Millî Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Rüstem Umerov’un Orta Doğu ve Körfez bölgesine yönelik temaslarının ilk aşamasına ilişkin sunduğu raporu kamuoyuna değerlendirdi. Resmî sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ukrayna’nın askerî uzmanlığına yönelik uluslararası ilginin arttığını vurguladı. Zelenskıy, Ukrayna ordusunun sahadaki deneyiminin artık partner ülkelerin güvenliğinde önemli bir unsur haline geldiğini belirtti. Özellikle savaş deneyiminin, farklı ülkelerin savunma kapasitesine katkı sağlayacak düzeye ulaştığı ifade edildi. UKRAYNA HANGİ ALANLARDA DESTEK SUNUYOR? Açıklamada, Ukrayna’nın özellikle hava sahası güvenliği ve deniz güvenliği alanlarında destek sunmaya hazır olduğu belirtildi. İnsansız hava araçlarına karşı savunma ve denizlerde güvenlik sağlama konularında Ukrayna’nın edindiği tecrübenin, farklı coğrafyalarda uygulanabileceği vurgulandı. Karadeniz’de elde edilen deneyimin, küresel deniz yollarında da kullanılabileceği ifade edildi. HANGİ ÜLKELERLE TEMAS YÜRÜTÜLÜYOR? Volodımır Zelenskıy, Ukrayna’nın güvenlik alanında birçok ülkeyle aktif iletişim halinde olduğunu açıkladı. Bu kapsamda Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Ürdün, Türkiye, Suriye, Umman, Kuveyt ve Bahreyn ile temasların sürdüğü belirtildi. Ayrıca Irak’tan da iş birliği yönünde talepler geldiği ifade edildi. KÜRESEL ÖLÇEKTE YENİ İŞ BİRLİKLERİ Mİ GELİYOR? Zelenskıy, Kafkasya, Doğu ve Güneydoğu Asya ile Afrika ülkelerinden de somut iş birliği talepleri alındığını duyurdu. Bu gelişmelerin Ukrayna’nın güvenlik alanındaki rolünü küresel ölçekte genişlettiğine işaret edildi. Öte yandan Avrupa’da daha derin güvenlik anlaşmaları için hazırlıkların sürdüğü ve kısa vadede sonuç alınmasının beklendiği belirtildi. YENİ ANLAŞMALAR İÇİN TALİMAT VERİLDİ Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, Ukrayna Millî Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri'ne yeni güvenlik anlaşmalarının taslaklarını tamamlaması ve imzaya hazır hale getirmesi talimatını verdi. Bu adımın, Ukrayna’nın uluslararası güvenlik iş birliklerinde daha aktif bir rol üstlenmesine zemin hazırlaması bekleniyor.

Ukrayna'dan Orta Doğu atağı: Türkiye ve Suriye ile yeni güvenlik üçgeni Haber

Ukrayna'dan Orta Doğu atağı: Türkiye ve Suriye ile yeni güvenlik üçgeni

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy’ın (Volodimir Zelenski) ikinci Orta Doğu turu kapsamında Türkiye ve Suriye ile kurulan yeni diplomatik üçgenin bölge güvenliğinde dönüm noktası olacağını açıkladı. Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha, Cumhurbaşkanı Zelenskıy’ın İstanbul ziyaretiyle başlayan diplomatik temasların sonuçlarını değerlendirdi. İstanbul’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yapılan görüşmelerin "doğal müttefiklik" temelinde geçtiğini belirten Sıbiha, "Liderler ikili gündemdeki önemli konuları ve güvenlik iş birliğinin genişletilmesini görüştüler. Ukrayna ve Türkiye Karadeniz bölgesinde doğal müttefiklerdir ve ortak hedefimiz güvenliği, istikrarı ve düzeni yeniden sağlamaktır. Ukrayna'nın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne verilen kararlı destek için minnettarız." ifadelerini kullandı. Bakan ayrıca Fener Rum Patrikhanesi’nde Patrik Bartholomeos ile yapılan görüşmede, Rus saldırganlığından etkilenen çocukların durumu ve kalıcı barış çabalarının ele alındığı kaydedildi. ŞAM İLE YENİ DÖNEM: TİCARET 9 KAT ARTTI Esad rejiminin devrilmesinin ardından Suriye ile ilişkileri en hızlı onaran Avrupa ülkesi olduklarını hatırlatan Sıbiha, Şam’da gerçekleştirilen devlet başkanları düzeyindeki zirvenin tarihi önemine değindi. 2024 sonunda başlayan normalleşme sürecinin meyvelerini verdiğini belirten Bakan, iki ülke arasındaki ticaret hacminin kısa sürede 9 kat arttığını açıkladı. "Tahıl Koridoru" ve "Ukrayna’dan Tahıl" girişimleri kapsamında Suriye’nin stratejik bir partner haline geldiği, liman altyapısı ve lojistik alanlarında somut iş birliklerinin başladığı ifade edildi. UKRAYNA-SURİYE-TÜRKİYE ÜÇGENİ KURULUYOR Bakan Sıbiha, bölgedeki en dikkat çekici gelişmenin Ukrayna, Türkiye ve Suriye arasında kurulan yeni üçlü format olduğunu duyurdu. Bu yapının sadece pozisyon koordinasyonu değil, yeni bir jeopolitik denge unsuru olduğunu belirten Sıbiha, şu ifadeleri kullandı: "Aslında söz konusu olan; Karadeniz ile Orta Doğu arasında, daha geniş bir güvenlik bağlamını etkileme kapasitesine sahip ek bir 'istikrar faktörü'nün ortaya çıkmasıdır. Aynı zamanda, yeni etkileşim formatlarının oluşturulması; bölgedeki istikrar bozucu aktörlerin etkisinin kademeli olarak azaltılması için gerekli ön koşulları yaratmaktadır." MİLLİ ÇIKARLAR VE BÖLGESEL GÜVENLİK Ukrayna’nın Orta Doğu’daki varlığının sembolik bir jestten öte, doğrudan ulusal çıkarlara dayandığını vurgulayan Sıbiha, yeni ekonomik fırsatların ve savunma kapasitelerinin bu ortaklıklar sayesinde güçlendiğini belirtti. Modern güvenlik politikasının sonuç odaklı ortaklıklar üzerinden yürüdüğünü kaydeden Bakan, Ukrayna’nın artık küresel güvenlik mimarisinin sadece bir parçası değil, bizzat kurucusu ve yönlendiricisi olarak hareket ettiğini altını çizdi. Sıbiha, “Bu, Ukrayna'yı güçlendiren ve halkımızın korunmasını artıran karşılıklı yarar sağlayan bir iş birliğidir. Modern güvenlik politikası işte böyle işler; sonuç üreten ortaklıklar aracılığıyla.” dedi.

Şam'da kritik üçlü zirve: Zelenskıy, Fidan ve Şara görüştü! Haber

Şam'da kritik üçlü zirve: Zelenskıy, Fidan ve Şara görüştü!

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy (Volodimir Zelenski), Suriye’ye gerçekleştirdiği resmî ziyaret kapsamında Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile bir araya geldi. Zelenskıy görüşmeye dair yaptığı açıklamada, Ukrayna-Suriye-Türkiye hattında yeni ilişkiler ve iş birliği alanlarının inşa edildiğini vurgulayarak, güvenliğin sağlanmasına yönelik çabaların genişletildiğini ifade etti. Görüşmelerde güvenlik ve savunma başlıklarının yanı sıra İran merkezli bölgesel gelişmeler, enerji ve altyapı iş birliği ile gıda güvenliği konularının ele alındığını aktaran Zelenskıy, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşın sonuçları ve müzakere sürecinin de detaylı şekilde değerlendirildiğini kaydetti. Suriye halkına misafirperverlikleri için teşekkür eden Zelenskıy, Ukrayna’nın Esad rejiminin ardından yeni Suriye’ye destek veren ilk ülkeler arasında yer aldığını hatırlattı. Zelenskıy, Ukrayna’nın istikrar ve kalkınma sürecine katkı sunmaya devam edeceğini ve iki ülke arasındaki iş birliğinin daha da güçlendirileceğini vurguladı. ZELENSKIY ŞAM’DA ŞARA İLE GÖRÜŞTÜ: GÜVENLİK, ENERJİ VE GIDA İŞ BİRLİĞİ GÜNDEMDE Zelenskıy, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile Şam’da bir araya gelmişti. Görüşmede iki ülke arasında güvenlik, ekonomik iş birliği ve bölgesel gelişmeler ele alınmıştı. Zelenskıy, tarafların toplumlarına daha fazla güvenlik ve kalkınma fırsatları sunmak amacıyla birlikte çalışma konusunda mutabık kaldıklarını belirtti. Görüşmede bölgedeki mevcut durum ve geleceğe yönelik iyileştirme fırsatları da değerlendirildi. Ukrayna Cumhurbaşkanı ayrıca Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik savaşını gündeme getirdiklerini ifade ederek, Suriye tarafından verilen destek için teşekkür etti. Taraflar arasında askerî ve güvenlik alanında deneyim paylaşımına yönelik güçlü bir ilgi olduğu vurgulandı. “YENİ İŞ BİRLİĞİ ALANLARINA HAZIRIZ” Görüşmede gıda güvenliği de önemli başlıklardan biri oldu. Zelenskıy, Ukrayna’nın güvenilir bir gıda tedarikçisi rolüne dikkat çekerek, bölgesel gıda güvenliğini güçlendirmeye yönelik ortak fırsatların ele alındığını aktardı. Enerji ve altyapı konularına da değinilen görüşmede, Suriye’nin mevcut zorluklarının farkında olduklarını belirten Zelenskıy, iki ülke ve halkları için yeni iş birliği alanlarını geliştirmeye hazır olduklarını ifade etti.

Erdoğan ve Putin’den telefon görüşmesi: Ukrayna-Rusya Savaşı gündemde Haber

Erdoğan ve Putin’den telefon görüşmesi: Ukrayna-Rusya Savaşı gündemde

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının resmî sosyal medya hesabı üzerinden 3 Nisan 2026 tarihinde yayımlanan açıklamaya göre; Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, gerçekleştirdikleri telefon görüşmesi çerçevesinde Türkiye ve Rusya’nın ikili ilişkileri ile beraber bölgesel ve küresel konuları mercek altına aldı. Görüşme kapsamında, Rusya'nın Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü ve bağımsızlığını saldırılarla ve topyekûn işgal girişimiyle hedef alması da gündeme taşındı. CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, GÖRÜŞMEDE UKRAYNA-RUSYA SAVAŞI’NDAN BAHSETTİ Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna-Rusya Savaşı’nın barışla neticelenmesi için Türkiye’nin arayışlarının sekteye uğratılmamasının öneminin altını çizdi. Türkiye’nin tüm taraflara gerilimi tırmandıracak adımlardan uzak durmalarını tavsiye ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karadeniz’deki sivil gemilere gerçekleştirilen saldırıların istikrar ortamına zarar verdiğini, İran’daki savaşın Ukrayna-Rusya Savaşı’nda yeni çatışma alanları oluşturmaması gerektiğini de belirtti. CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, BARIŞ VE İSTİKRAR İÇİN ÇAĞRI YAPTI Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan; Türkiye’nin İran’a yönelik saldırıları onaylamadığını ve İran’ın bölge ülkelerine mukabelesini de tasvip etmediğini kaydederken İran’daki savaşın daha fazla kontrolden çıkmaması için tüm taraflarla barış ve istikrar odaklı temasların sürdüğünü dile getirdi. Ayrıca İsrail’deki Netanyahu hükûmetinin bölge genelindeki saldırgan politikalarının önünün alınması gerektiğini de belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kudüs’ün statüsünün İsrail tarafından aşındırılmasına yönelik adımlarına müsaade edilemeyeceğini ifade etti. SURİYE’DE İSTİKRARI GÜÇLENDİRECEK HER ADIM, ORTAK MENFAATE HİZMET EDECEK Son olarak Suriye’deki son durumu yakından takip ettiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’de istikrarı güçlendirecek her adımın Türkiye ve Rusya’nın ortak menfaatine hizmet ettiğini, buradaki kazanımların ise riske atılmamasının önemine vurgu yaptı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.