SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Şuşa

QHA - Kırım Haber Ajansı - Şuşa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şuşa haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Şuşa ve Hankendi’de yeni arkeolojik keşifler heyecan yarattı: Orta Çağ yerleşimi bulundu Haber

Şuşa ve Hankendi’de yeni arkeolojik keşifler heyecan yarattı: Orta Çağ yerleşimi bulundu

Azerbaycan’ın Rusya destekli Ermeni işgalcilerden kurtarılan Şuşa ve Hankendi kentlerinde yapılan yeni arkeolojik keşifler, heyecan yarattı. Azerbaycan Millî İlimler Akademisi (AMEA) Arkeoloji ve Antropoloji Enstitüsü Arkeolojik Saha Çalışmalarını İzleme ve Değerlendirme Birimi Başkanı Tevekkül Aliyev, Azerbaycan merkezli APA Haber Ajansına verdiği demeçte temmuz ayında Şuşa ve Hankendi’de gerçekleştirilen arkeolojik çalışmalar sırasında ortaya çıkarılan yeni bulgular hakkında değerlendirmelerde bulundu. ŞUŞA’NIN KUZEYDOĞU KESİMİNDE ORTA ÇAĞ YERLEŞİMİ BULUNDU Çalışmalar sırasında Şuşa'da tarihi 19. yüzyılın başlarına dayanan, dörtgen ve sekizgen biçimli iki mezarın bulunduğunu kaydeden Aliyev, bu mezarların ve çevrelerindeki kabirlerin 1820 ve 1830'lu yıllara ait olduğunu dile getirdi. Bu mezarların restore edilerek kısa süre içinde ziyarete açılacağı belirtildi. Şuşa'da gerçekleştirilen keşif çalışmaları sırasında elde edilen en çarpıcı bulgulardan biri ise kentin kuzeydoğu kesiminde, Hacı Kulular'ın mülkü ve ikiz kulelerin aşağısında geniş bir alanı kaplayan bir Orta Çağ yerleşiminin bulunması oldu. AZERBAYCAN’IN TARİHÎ MİRASINA IŞIK TUTACAK BULGULAR Söz konusu yerleşime yakın zamanda özel bir arkeolojik keşif ekibinin gönderilmesinin planlandığını kaydeden Aliyev, “Şuşa çevresinde de birçok anıt tespit edildi. Örneğin, Şuşakend yönünden bakıldığında Gargar Nehri üzerinde tek kemerli bir taş köprü bulundu. Daşaltı köyünde ise köye su sağlayan hattın bir bölümü ortaya çıkarıldı.” dedi. Öte yandan hâlihazırda Şuşa Şehri Devlet Koruma Alanı İdaresi (Şuşa Şəhəri Dövlət Qoruğu İdarəsi) arazisinde kapsamlı imar ve inşaat çalışmalarının yürütüldüğünü belirten Aliyev, “Ayrıca geçen ay gerçekleştirilen keşif gezisi sırasında Hankendi şehri ve çevresinde, özellikle Kerkicahan köyü istikametinde araştırmalar yapıldığını ve birkaç antik kurganın yerlerinin tespit edildiğini belirtmek isterim. Şu anda Ağdam'ın Şahbulak köyünde keşif çalışmaları yürütüyoruz.” ifadelerini kullandı. Arkeolojik kazıların yaz aylarında gerçekleştirildiğini dile getiren Aliyev, 2026 yazında Şuşa ve Hankendi'nin yanı sıra Füzuli ilçesindeki Yeditepe (Yedditəpə) kurganlarında, Zengilan'daki Orta Çağ kenti Şerifan'ın yerleşim alanında ve Azıh ile Tağlar mağaralarında da kazı çalışmaları yürütüldüğünü belirtti.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev: Türkiye ve Azerbaycan arasındaki ilişki örnek olmalı Haber

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev: Türkiye ve Azerbaycan arasındaki ilişki örnek olmalı

Azerbaycan’ın Şuşa şehrinde 13-14 Temmuz tarihleri arasında 53 ülkeden yaklaşık 160 katılımcının yer aldığı 4. Şuşa Global Medya Forumu başladı. "Barışın Teşvikinde Medyanın Misyonu: Gerçeğin Yeniden Tesis Edilmesi ve Güvenin Yeniden İnşası" başlığıyla düzenlenecek forumda Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, katılımcılarla bir araya geldi. Anadolu Ajansının (AA) gündeme taşıdığı habere göre Aliyev, Türkiye ve Azerbaycan'ın dünyadaki tüm ülkeler arasında birbirine en yakın iki ülke olduğunu belirtti. “BİRLİKTE DAHA GÜÇLÜYÜZ” Aliyev, siyasi, ekonomik, enerji, bağlantısallık ve halklar arası ilişkiler alanlarındaki iş birliği düzeyine bakıldığında dünyada birbirine Türkiye ve Azerbaycan kadar yakın, birbirini bu kadar destekleyen ve birbirine bu kadar dost olan başka iki ülke olmadığını vurgulayarak, "Bu, halklarımız ve ülkelerimiz için büyük bir kazanımdır. Birlikte olduğumuzda çok daha güçlüyüz." dedi. “YALNIZCA KARDEŞ VE DOST DEĞİL AYNI ZAMANDA MÜTTEFİKİZ” Türkiye ile Azerbaycan arasındaki imzalanan Şuşa Beyannamesi’ne de dikkati çeken Aliyev, “Şuşa'da, 5 yıl önce Türkiye Cumhurbaşkanı ile birlikte Şuşa Beyannamesi'ni imzaladık. Bu belge, ilişkilerimizi fiilen müttefiklik düzeyine yükseltti. Dolayısıyla biz yalnızca kardeş ve dost değiliz, aynı zamanda müttefikiz. İkimizden birinin başına talihsiz ya da kötü bir şey gelirse, diğeri sahip olduğu tüm imkanlarla, buna askerî kapasitesi de dahil olmak üzere, kardeşini savunmak için yanında olacaktır.” ifadelerini kullandı. “KOMŞULARIMIZ ÖRNEK ALMALI” Aliyev, Türkiye ve Azerbaycan arasındaki ilişkinin örnek alınması gereken bir model olduğunu söyleyerek şu değerlendirmeyi yaptı: Benzer kökenlere sahip olmak ya da aynı dil ailesinden gelmek her zaman böyle bir zemini oluşturmuyor. Tam tersine, zaman zaman neredeyse aynı dili konuşan halkların birbirleriyle savaştığını görüyoruz. Aynı dini paylaşan insanların birbirlerini öldürdüğüne de tanık oluyoruz. Bu nedenle Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişki, komşu ülkeler tarafından incelenmesi ve örnek alınması gereken bir modeldir. Komşular da tıpkı Türkiye ile Azerbaycan gibi davranmalıdır.

TDT Genel Sekreteri: Din işlerinden sorumlu kurumlar arasında daha yakın iş birliği kurulmalı Haber

TDT Genel Sekreteri: Din işlerinden sorumlu kurumlar arasında daha yakın iş birliği kurulmalı

Azerbaycan’ın Ermenistan işgalinden azat edilen Şuşa kentinde, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) üyesi ülkelerin din işlerinden sorumlu devlet kurumlarının başkanlarının katıldığı bir toplantı tertip edildi. DİN İŞLERİNDE YENİ BİR İŞ BİRLİĞİ MEKANİZMASININ KURULMASINA İHTİYAÇ DUYULUYOR Toplantıya katılan TDT Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev, bugün Teşkilatın dış politika, ekonomi, ulaştırma, gümrük, dijitalleşme, eğitim, gençlik, kültür, turizm ve uzaydan din işlerine kadar uzanan geniş bir yelpazede faaliyet gösterdiğini belirtti. Bununla birlikte 59 iş birliği mekanizması aracılığıyla da üye ülkeler arasındaki ortak çalışmaların koordine edildiğini ifade eden Ömüraliyev, din işleri alanında yeni bir iş birliği mekanizmasının oluşturulmasının bu sürecin bir sonraki önemli aşamasını oluşturduğuna işaret etti. ÖMÜRALİYEV, DİNÎ DUYGULARIN İSTİSMAR EDİLMESİ SORUNUNU GÜNDEME TAŞIDI Azerbaycan devlet haber ajansı AZERTAC tarafından 30 Haziran 2026 tarihinde gündeme taşınan habere göre; dünyanın bugün derin bir dönüşüm sürecinden geçtiğine işaret ederek ortak çalışmalar, karşılıklı öğrenme ve tecrübe paylaşımında bulunmanın önemini vurgulayan Genel Sekreter, şu değerlendirmelere yer verdi: Dünyanın birçok bölgesinde toplumlar; artan kutuplaşma, dezenformasyon ve aşırılık yanlısı grupların ile radikal ideolojilerin dinî duyguları istismar etmesi gibi sorunlarla karşı karşıyadır. Böylesi bir ortamda din işlerinden sorumlu kurumlar arasında daha yakın iş birliğinin kurulması büyük önem taşımaktadır. Ortak çalışmalar, tecrübe paylaşımı ve karşılıklı öğrenme sayesinde toplumsal uyumu daha da güçlendirebilir, ortak değerlerimizi koruyabilir ve bölgesel istikrara katkı sağlayabiliriz. “BU MEKANİZMA, İŞ BİRLİĞİMİZE YENİ VE KURUMSAL BİR NİTELİK KAZANDIRACAKTIR” Bununla birlikte Ömüraliyev, temelleri atılan söz konusu mekanizmanın Müslüman Dini Kurul Başkanları Konseyi tarafından yürütülen çalışmalarda da tamamlayıcı unsur olacağını dile getirdi. Öte yandan Konseyin, dinî liderler arasında diyalog ve iş birliğinin geliştirilmesinde önemli bir rol oynadığını kaydeden Genel Sekreter, Konsey bünyesindeki Fetva Komitesinin ise bir uzman platformu olarak önemini vurguladı. Ömüraliyev, son olarak “Bugün oluşturulan bu mekanizma ise din alanındaki politikaların oluşturulmasından sorumlu devlet kurumlarını bir araya getirecek ve böylece iş birliğimize yeni ve kurumsal bir nitelik kazandıracaktır." dedi.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev: Türk dünyası 21. yüzyılın nüfuzlu jeopolitik güç merkezlerinden birine dönüşüyor Haber

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev: Türk dünyası 21. yüzyılın nüfuzlu jeopolitik güç merkezlerinden birine dönüşüyor

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Türkiye ile Azerbaycan arasında imzalanan Şuşa Beyannamesi’nin 5. yılı dolayısıyla Şuşa’da düzenlenen “Küresel Güvenlik: Güney Kafkasya'da Barış İnşası” başlıklı uluslararası konferansın katılımcılarına mesaj gönderdi. Azerbaycan devlet haber ajansı Azertac’ın servis ettiği mesajda, Azerbaycan’ın bağımsızlığını yeniden kazanması sonrasında işgal, tehdit ve adaletsizliklerle karşı karşıya kaldığını anımsatan Aliyev, Azerbaycan'ın her zaman toprak bütünlüğünün sağlanması ve vatandaşlarının güvenlik içinde yaşaması için mücadele ettiğini belirtti. “TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜMÜZÜ TESİS ETTİK” Azerbaycan'ın aynı zamanda ülkeler arasında iş birliği ve dostane ilişkilerin geliştirilmesine katkı sunmaya çalıştığını ifade eden Aliyev, 2020'deki 2. Karabağ Savaşı ve 2023'te gerçekleştirilen antiterör operasyonu sonucunda ülkesinin topraklarının Ermenistan işgalinden kurtarıldığını, egemenlik ve toprak bütünlüğünün tamamen yeniden tesis edildiğini vurguladı. Aliyev, böylece Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin yaklaşık 30 yıl boyunca uygulanmayan kararlarının Azerbaycan tarafından hayata geçirildiğinin altını çizdi. Azerbaycan'ın bölgede kalıcı barış ve istikrar ortamının oluşturulması konusunda kararlı bir politika izlediğine dikkati çeken Aliyev, 2025’te Washington'da ABD Başkanı Donald Trump'ın şahitliğinde Azerbaycan ve Ermenistan liderleri arasında barış anlaşmasının imzalanmasının Güney Kafkasya'daki durumu tamamen değiştirdiğini kaydetti. Aliyev, "Bu kapsamda hayata geçirilmekte olan Zengezur Koridoru hem Azerbaycan'ın ana karası ile Nahçıvan'ı birbirine bağlayacak hem de Orta Koridor'un temel unsurlarından biri haline gelecektir." değerlendirmesinde bulundu. TÜRK DÜNYASI VURGUSU Ülkesinin adil dünya düzeni ve insanlık için güvenli yaşam koşullarının oluşturulmasını desteklediğine işaret eden Aliyev, Azerbaycan'ın yalnızca bölgenin değil, tüm Avrasya'nın güvenilir iş birliği alanına dönüşmesi için çalıştığını belirtti. Aliyev, Türk dünyasıyla dayanışma ve iş birliğinin güçlendirilmesinin uluslararası iş birliği açısından özel önem taşıdığını vurgulayarak, "Ailemiz olan Türk dünyası 21. yüzyılın nüfuzlu jeopolitik güç merkezlerinden birine dönüşüyor." ifadesini kullandı.

Karadağlı Katliamı'nın üzerinden 34 yıl geçti Haber

Karadağlı Katliamı'nın üzerinden 34 yıl geçti

Karabağ'ın işgali esnasında, Rus destekli Ermeni güçlerinin Azerbaycanlı sivillere yaşattığı vahşetlerden yalnızca biri olan Karadağlı Katliamı, yakın tarihte cezasız kalan birçok katliamdan yalnızca biri oldu. RUS DESTEKLİ ERMENİLERİN SİVİL HALKA KARŞI GERÇEKLEŞTİRDİĞİ SOYKIRIM… 1988 yılında, Azerbaycan’ın Hocavend ilçesine bağlı olan Karadağlı köyünün acı dolu günleri başladı. Karadağlı köyü, 17 Şubat 1992 tarihinde Rus destekli Ermeni güçleri tarafından işgal edilerek yakıldı. Köy sakinleri, doğup büyüdükleri köyün her karışı uğruna mücadele ettiler ve Rus destekli Ermenilere karşı eşit olmayan çatışmalarda şehit oldu. Ermeni işgalciler, sivil halka karşı amansız bir soykırım gerçekleştirdi. Rus destekli Ermeni işgalcilerin Azerbaycanlılara besledikleri nefret, 34 yıl önce köyün sakinlerine karşı yaptığı katliamlarla birlikte, Azerbaycanlılara karşı yaklaşık 200 yıldan beri yürüttüğü etnik temizlik ve soykırım politikasının devamı oldu. ERMENİLERİN AZERBAYCAN’IN CANLARINI YOK ETME, TARİHİNİ İSE SİLME GİRİŞİMİ İşgal sırasında 118 kişi esir alındı, 33 kişi kurşuna dizildi. Rus destekli Ermeni güçleri, öldürülenleri ve yaralıları bir çiftlik kuyusuna atıp üzerini toprakla örttü. Toplamda esir alınanlardan 68 kişi öldürüldü, 50 kişi büyük zorluklarla esaretten kurtarıldı. Esirlerden 10'u kadın, 2'si öğrenciydi. Kurtulanlardan 18 sivil, aldıkları iyileşmez yaralar nedeniyle daha sonra vefat etti. İki aileden 4'er kişi katledildi. 43 aile reisini kaybederken 146 çocuk ise yetim kaldı. İşgal sonucunda Azerbaycanlılara ait birçok tesis, tarihi, dini, kültürel anıtlar ve mezarlık yıkıldı. Köyün 800'e yakın sakini, yurdundan edildi. KATLİAMA GİDEN SÜREÇTE NELER YAŞANDI? 24 Kasım 1990 tarihinde üç köy sakini, Hocavend-Hankendi yolunun 6. kilometresinde, Rus destekli Ermeni eşkıyaları tarafından katledildi. 9 Ocak 1991 tarihinde ise Karadağlı köyüne gelen “UAZ” marka araç, Rus destekli Ermeniler tarafından ateşe tutuldu, bir Azerbaycanlı sivil bu şekilde katledilirken 4 Azerbaycanlı sivil ise yaralandı. Yaralanan Azerbaycanlı sivillerden 2’si, aldığı yaralar sebebiyle daha sonra hayatını kaybetti. 8 Mart 1991 tarihinde 2 Azerbaycanlı sivil, köyün yakınında Ermeniler tarafından vahşice katledildi. 28 Haziran 1991 tarihinde ise köyün yanındaki çiftlikte Azerbaycanlı 3 erkek ve 3 kadın, Rus destekli Ermeniler tarafından diri diri yakıldı. 8 Eylül 1991 tarihinde Ağdam'dan Karadağlı'ya gelen yolcu otobüsü, Hocavend-Hankendi yolunun 5. kilometresi ile 6. kilometresi arasında, Ermeni eşkıyaları tarafından ateşe tutuldu. Otobüsteki 40'a yakın yolcudan 2 erkek ve 6 kadın hayatını kaybetti. 8 Ocak 1992'de köyün yakınında bir Azerbaycanlı daha vahşice katledildi, 100'e yakın koyun ise Ermeniler tarafından ganimet olarak götürüldü. 19 Aralık 1991 tarihinde Hocavend köyü, 12 Şubat 1992 tarihinde ise Şuşa'nın Malıbeyli köyü, Rus destekli Ermeniler tarafından işgal edilerek yakıldı. Bir sonraki hedef ise Karadağlı oldu. İNSANLIK, 17 ŞUBAT 1992 TARİHİNDE UTANDI… 14 Şubat 1992'de Ermeni çeteleri, yabancı paralı askerler ve özellikle Hankendi'de konuşlanan Sovyet ordusunun 366. alayının teknik ve insan gücünü kullanarak her taraftan bağlantısı kesilen ve yardımsız kalan Karadağlı köyüne, 17 Şubat 1992 tarihinde saldırdılar. Köydeki 104 sivil ve 14 asker, 4 gün boyunca düşmanla mücadele etti. Çatışmalarda biri kadın olmak üzere 14 Azerbaycanlı sivil hayatını kaybetti. Köyün “Beylik bahçesi” bölgesinde 23 Azerbaycanlı sivil, Rus destekli Ermeni cellatları tarafından kurşuna dizildi; çoğunluğu yaralı olan siviller, diri diri silaj çukuruna gömüldü. Esirlerin bir kısmı, Karadağlı-Hankendi yolu üzerindeki Ermeni köylerinde, araçlardan indirilerek kurşuna dizildi. İki sivil Zeki pınarında, diğer iki sivil ise Cemiyet köyünde katledildi. Ermeniler, rehin aldıkları 8 köy sakinine işkence ederek vahşice katletti. Dört sivil, farklı zamanlarda şehit olurken beş sivilin akıbeti, bilinmezliğin esiri oldu. Birkaç gün sonra ise Rus destekli Ermeni askerleri, bölge yakınlarındaki Hocalı'da büyük bir katliam yapacaklardı. KARADAĞLI KÖYÜ, ERMENİ İŞGALİNDEN KURTARILDI Köy, 17 Şubat 1992 tarihinden 10 Kasım 2020 tarihine kadar Ermenistan işgali altında kaldı. İkinci Karabağ Savaşı'nın ardından imzalanan 10 Kasım 2020 tarihli üçlü bildiri uyarınca bölgeye, sözde Rus Barış Gücü konuşlandırıldı. 19 Eylül 2023 tarihinde yaklaşık 24 saat süren anti terör operasyonu neticesinde ise Azerbaycan, vatan toprağına kavuştu. Kırım Haber Ajansı (QHA) olarak Rus destekli Ermeni güçleri tarafından katledilen masum Azerbaycanlı sivilleri, katliamın 34. yılında saygıyla anıyoruz.

Erdoğan: Allah Azerbaycan'ı ve Türk dünyasını nice zaferlere kavuştursun Haber

Erdoğan: Allah Azerbaycan'ı ve Türk dünyasını nice zaferlere kavuştursun

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bakü'de tertip edilen Azerbaycan'ın Zafer Günü Töreni'nde konuştu. ERDOĞAN'DAN AZERBAYCAN ORDUSUNA TEBRİK Konuşmasına, "Zafer Günü'nüzün 5. yıl dönümünde sizlerle beraber olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. İlham Aliyev kardeşimin nazik daveti için şükranlarımı sunuyorum. Sizlere Türkiye'deki kardeşlerinizin selamlarını getirdim." sözleriyle başlayan Erdoğan, bu gurur gününde Türk Devletleri Teşkilatının da aynı coşkuyu yaşadığını belirtti. "Zaferiniz kutlu olsun. Cenab-ı Allah Azerbaycan'ı ve Türk dünyasını nice zaferlere kavuştursun." diyen Erdoğan, vatan muharebesinde toprağa düşen tüm şehitleri, Azerbaycan'ın yiğit evlatlarını rahmetle yad etti. Erdoğan, Azerbaycan edebiyatının sembol isimlerinden Mehmet Aras'ın Azerbaycan Türkü'nün vatan aşkını, "Bugün gerek her anımız vatan desin. Kılıcımız, kalkanımız, vatan desin. Ölenlerin yerine kalanımız vatan desin. Vatan desin, kalbimizin her duygusu her vurgusu vatan desin. Farkı yoktur harda olak, zamanımız, mekanımız vatan desin." sözleriyle anlattığını söyledi. Kalpleri her seferinde "vatan" diye çarpan kahraman gazilere minnet duygularını ifade eden Erdoğan, hayatları pahasına verdikleri destansı mücadeleyle 30 yıllık işgali sona erdiren Azerbaycan Silahlı Kuvvetlerinin tüm mensuplarını bir kez daha tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev'i tebrik etti, başarılarının daim olmasını diledi. "BU BARIŞ VE GÜVEN İKLİMİ DAHA DA GÜÇLENMEYE DEVAM EDECEK" Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: Karabağ'ın azatlığa kavuşması sadece Azerbaycan için değil, Türk dünyası içinde büyük bir gurur vesilesidir. Azerbaycan Ordusunun Karabağ toprağında attığı her adım, istiklal ve izzet uğruna dökülen her damla kan, Türk dünyasının tarihinde birer şeref nişanesi olarak ortak tarihimize altın harflerle yazılmıştır. Bugün burada Azerbaycan askeri Türkiye'den gelen asker kardeşleriyle omuz omuza yan yanalar. Askerlerimize baktıkça iki devlet tek millet şiarının ne demek olduğunu hepimiz görebiliyoruz. Şehitlerimizin birbirine karışan kanlarının üzerinde yükselen hürriyet sancağı, Karabağ'ın dört bir yanında şanla, şerefle, gururla dalgalanıyor. Bundan 45 gün önce aslen Karabağlı olan büyük bir şairi rahmeti rahmana uğurladıklarını hatırlatan Erdoğan, merhum Yavuz Bülent Bakiler'in Karabağ'a olan hasretini, "Toprağına bayraklarla girebilirim. Kara sevdalılar gibi hasretim Karabağ'a. Uğruna ölebilirim. Bir gün biterse her şey Karabağ'ı görmeden, istemem bandolar büyük çelenkler. Allah'ım, ruhuma biraz sükun ver. Üstüme okunmuş birkaç avuç mübarek Karabağ toprağından serpilse yeter." mısralarıyla dile getirdiğini hatırlattı. Yıllarca şairlerin Karabağ için böyle özlem dolu şiirler yazdığını aktaran Erdoğan, "İlham kardeşimin dirayetli liderliği altında Azerbaycan Ordusu, Karabağ'ı işgalden kurtararak gönüllerdeki 30 yıllık bu yangını da söndürdü. Allah'a hamdolsun bugün Laçin'den Şuşa'ya, Zengilan'dan Hankendi'ne, Hocalı'dan Fuzuli'ye kadar Karabağ'ın her karışında huzur var, kalkınma var, barış, refah ve özgürlük var. İnşallah bu barış ve güven iklimi daha da güçlenmeye devam edecek." diye konuştu. "BU ZAFERİ KAFKASYA'DA KALICI BARIŞA GİDEN YOLUN KİLOMETRE TAŞI OLARAK GÖRÜYORUZ" Karabağ Zaferi'nin vicdanları kanatan büyük bir adaletsizliği sonlandırmakla kalmadığını aynı zamanda bölgede yeni bir dönemin kapılarını araladığını belirten Erdoğan, "Vatan muharebesi, Asya ve Avrupa'daki jeopolitik dengeleri de değiştirdi. Biz ne kin tutarız ne de geçmişteki acıların tekrar yaşanmasına izin veririz. Dolayısıyla bu zaferi bir son olarak değil, Kafkasya'da kalıcı barışa giden yolun kilometre taşı olarak görüyoruz." dedi. Kafkasya'da barışın hakim olmasının Asya'dan Avrupa'ya tüm bölgenin refahına hizmet edeceği kanaatinde olduklarına değinen Erdoğan, şöyle devam etti: Şunu da burada özellikle vurgulamak isterim; biz kalıcı barış noktasında son derece ümit varız, iyimseriz. İlham Aliyev kardeşimin kalıcı barışın tesisi için gösterdiği, samimi çabaları takdirle karşılıyoruz. Ermenistan Başbakanı Sayın (Nikol) Paşinyan'ın da bu yolda attığı cesur adımları memnuniyetle takip ediyoruz. İnşallah bu muhteşem zafer her iki liderin yapıcı tavrıyla bölgede huzuru ve barışı edecek kalıcı bir anlaşmayla neticelenecektir. Türkiye olarak bu konuda üzerimize ne düşüyorsa inşallah bunu yapmaya devam edeceğiz. Gelinen noktada Can Azerbaycan'ın hem bölgesinde hem de ötesinde kaydettiği ilerlemeden büyük bir kıvanç duyuyoruz. İlişkilerin somut ve stratejik projelerle her geçen gün daha da güçlendiğini kaydeden Erdoğan, "Hatırlayacaksınız asrın proje Azeri-Çırak-Güneşli başta olmak üzere Bakü-Tiflis-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı, Şahdeniz ve TANAP ile taçlandırdığımız iş birliğimizi son olarak Iğdır-Nahçıvan Doğal Gaz Boru Hattı'nı faaliyete geçmesiyle daha da perçinledik. Şimdi bu iş birliğimizi daha da ileriye götürmenin ve kapsamını geliştirmenin gayreti içindeyiz. Kafkasya'da tesis edilecek yeni rotaların ulaştırma ve enerji iletim imkanlarını arttırmasını temenni ediyoruz. Hazar Geçişli Doğu Batı Orta Koridoru'nun bölgedeki tüm kardeşlerimizin faydasına olacak şekilde yatırımlarla geliştirmemiz gerekiyor." diye konuştu. ⁠"AZERBAYCAN, BÖLGENİN YENİDEN İMAR VE İHYASI İÇİN BÜYÜK BİR GAYRET SARF EDİYOR" Bilhassa Bakü-Tiflis-Kars Demir Yolu Hattı'nı en verimli şekilde kullanmak için Azerbaycan'la beraber çok daha ileri adımlar atacaklarına inandığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Azerbaycan, Karabağ başta olmak üzere bölgenin yeniden imar ve ihyası, halkın güvenli geri dönüşü ve yok edilen kültürel ve dini mirasın restorasyonu için büyük bir gayret sarf ediyor." ifadelerini kullandı. İlham Aliyev ile Karabağ'a yaptıkları ziyaretlerin bir kısmına Şahbaz Şerif'in de iştirak ettiğini hatırlatan Erdoğan, zaferden sonra Karabağ'ın tamamında yaşanan kalkınma ve yatırım seferberliğine bizzat şahitlik ettiğini söyledi. Havalimanlarını, yolları, köprüleri, tünelleri, demir yollarını, evleri, yükselen binaları, tarım ve ulaştırma projelerini yerinde gördüklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: İlham kardaşımın liderliğinde Can Azerbaycan'ın neleri başarabileceğine yakından tanık olduk. Bir kez daha 'maşallah, barekallah' diyorum. Tabii bizim gördüklerimiz sadece bir başlangıç, inşallah bunların devamı da gelecek. Muhteşem güzelliğiyle Karabağ tekrar bölgenin parlayan yıldızı olacak. Bu süreçte biz de Azerbaycan'a gereken her türlü desteği vereceğiz. Can Azerbaycan'la ikili işbirliğimizin yanı sıra Türk Devletleri Teşkilatı bünyesindeki birlik ve dayanışmamızı da sürdürüyoruz. Aile meclisimizin tüm fertlerinin en üst düzey katılımıyla Ekim ayında Gebele'de 12. Zirvemizi gerçekleştirdik. Zirvede çağrısını yaptığım, 15 Aralık Dünya Türk Dili Günü kararının da UNESCO bünyesinde hayata geçmesinden memnuniyet duyuyorum. ERDOĞAN, ENVER PAŞA VE NURİ PAŞA'YI ANDI Azerbaycan'ın sarsılmaz desteğiyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Türk dünyası içindeki konumunun güçlenmesini temenni ettiklerini belirten Erdoğan, "Bu düşüncelerle vatan muharebesinde alkanlarıyla toprağa sulayan aziz şehitlerimizi rahmetle yad ediyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Aynı şekilde 1918'de Bakü'yü işgalden kurtarın Kafkas İslam Ordusu'nun bütün şehitlerin, bilhassa Gazi-i Namdar, Şehid-i Ala Enver Paşa'yı ve kardeşi Nuri Killigil Paşa'yı bir kez daha minnetle anıyorum. Bu vesileyle 9 Kasım Devlet Bayrak Günü'nüzü de yürekten kutluyorum." dedi. Töreni, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif birlikte izledi. Üç ülkenin milli marşlarının seslendirilmesiyle başlayan törenin ardından 44 günlük savaşta şehit düşen askerlerin aziz hatırasına bir dakikalık saygı duruşu yapıldı. Erdoğan, Aliyev ve Şahbaz'ın konuşmalarından sonra Türk askerlerinin de yer aldığı geçit töreni gerçekleştirildi.

Türk dünyasının gurur günü: Azerbaycan'ın Zafer Günü Haber

Türk dünyasının gurur günü: Azerbaycan'ın Zafer Günü

Azerbaycan’ın tarihi harekatı, 27 Eylül 2020 tarihinde başladı. 44 günde gelen büyük bir zaferle işgal altındaki Karabağ topraklarının büyük bölümü kurtarıldı. 8 Kasım 2020 tarihi itibarıyla Ermenistan'ın 30 yıllık işgaline son vererek Azerbaycan'ı eski topraklarına geri kavuşturan Karabağ Zaferi'nin 4. yılı büyük bir coşkuyla kutlanıyor. Azerbaycan ve Türk dünyasının gurur günü olan bu özel tarih, ülkede 8 Kasım Zafer Bayramı olarak ilan edildi. ???????? Şuşa özgür, Karabağ hür, Türk'ün alnı ak! Azerbaycan'ın Zafer Günü kutlu olsun! pic.twitter.com/lC6Kb9Eamy — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) November 8, 2025 Ermenistan’ın Karabağ’ı işgali, Azerbaycan için hiç kapanmayan bir yara iken bununla yetinmeyen Erivan, 2020 yılında “Yeni Savaşlar, Yeni Topraklar” politikasını benimsediğini açıkladı. Ardından da 12 Temmuz 2020’de, hem Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattının hem de Bakü-Tiflis-Kars demiryolunun geçtiği stratejik Tovuz bölgesine saldırdı. Bu saldırı, Azerbaycan’ı ayağa kaldırdı. Azerbaycan ordusunun 27 Eylül’de başlattığı topraklarını işgalden kurtarma operasyonu 44 gün sürdü. Azerbaycan'ın operasyonunda 5 kent merkezi, 4 kasaba ve 286 köyün kurtarılması üzerine Ermenistan yenilgiyi kabul etti. Ermenistan, işgal altındaki Ağdam, Laçın ve Kelbecer illerini de boşaltacağını taahhüt eden anlaşmaya 10 Kasım’da imza attı. 10 Kasım tarihinin Türkiye'nin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk’ün ölüm yıldönümü olması sebebiyle Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Azerbaycan Zafer Günü olarak belirlenen 10 Kasım tarihini, 8 Kasım olarak değiştirme kararı almıştı. TÜRKİYE AZERBAYCAN’A TAM DESTEK VERDİ Türkiye Cumhuriyeti, gelişen olaylar karşısında Ermenilerin saldırgan ve terörist tavırlarına en üst seviyeden tepki gösterdi. Ardından, Azerbaycan ile ortak tatbikat başladı. Türkiye Cumhuriyeti ordusu, Azerbaycan ordusunun haberleşme ve uydu sistemlerini yeniledi. Azerbaycan'ın ordu envanterine ASELSAN ve ROKETSAN’dan alınan akıllı mühimmat girdi. Bölgede keşif, tespit ve sınır güvenliği için de Türkiye’den SİHA’lar satın alındı. ZAFERE GİDEN YOL Azerbaycan ordusu, ciddi bir teyakkuz haline geçti. Ancak 22 Eylül 2020’de Ermeni güçler bir kez daha Tovuz’a saldırdı. Artık tahammül sınırı aşılmıştı. Azerbaycan ordusu, 27 Eylül sabahı cephe hattı boyunca harekat başlattı. Harekatın hemen başında 3 bin 500 metre yükseklikteki stratejik Murov Dağı zirvesi Azerbaycan ordusunun kontrolüne geçti. Ermenistan, bu süreçte sık sık sivilleri hedef aldı. Gence ve Berde’ye yapılan saldırılarda onlarca sivil hayatını kaybetti. Azerbaycan ordusu ise Karabağ çevresindeki bölgeleri birer birer işgalden kurtardı. KARABAĞ'IN İNCİSİ ŞUŞA KURTARILDI Azerbaycan’ın Türkiye’den satın aldığı SİHA’lar sahada dengeleri değiştirdi. 8 Kasım’da Şuşa’nın işgalden kurtarılması bir dönüm noktası oldu. Ermeni güçlerin savaşma iradesi kırıldı. Bir gün sonra da Rusya arabuluculuğunda Azerbaycan ve Ermenistan arasında ateşkes anlaşması imzalandı. ERMENİSTAN TESLİM OLDU: PAŞİNYAN YENİLGİYİ KABUL ETTİ Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, 10 Kasım'da Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Rusya Federasyonu Başkanı Vladimir Putin ile Karabağ’daki savaşı bitirecek anlaşmayı imzaladığını duyurdu. Anlaşmaya göre Karabağ’a Türk Barış Gücü ve "Rus Barış Gücü" konuşlandırıldı. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, gece yarısı ulusa seslenişinde söz konusun Barış Gücü Merkezinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin de olacağını vurguladı. Aliyev, Karabağ’ın statüsünün tartışmasız ve Azerbaycan toprağı olduğunun altını çizdi ve bu anlaşmayla da tasdik edildiğini açıkladı. AZERBAYCAN ORDUSU 2 BİN 908 ŞEHİT VERDİ Azerbaycan Savunma Bakanlığı, 27 Eylül-10 Kasım tarihleri arasındaki İkinci Karabağ Savaşı’nda 2 bin 908 Azerbaycan askerinin şehit olduğunu ve bin 245 askerin de yaralandığı açıkladı. Ayrıca, 94 sivil Azerbaycanlı da Ermenistan'ın saldırısı sonucu yaşamını yitirmişti. GÜN GÜN İKİNCİ KARABAĞ SAVAŞI’NDA NELER YAŞANDI? Kırım Haber Ajansı (QHA), Azerbaycan’ın 27 Eylül’den 10 Kasım’a kadar sürdürdüğü tarihi Karabağ Harekatının kırılma noktalarını gün gün takip etti. Azerbaycan’ın nihai zaferiyle sonuçlanan çatışmalarda, Ermenistan’ın hiçbir ateşkes anlaşmasına uymayarak sivillere saldırıları da unutulmadı. Azerbaycan’ın tarihi Karabağ harekatı videosunda, savaşın hafızalara kazınan anlarını izleyeceksiniz. İşte o video:

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.