SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tahsin Ertuğruloğlu

QHA - Kırım Haber Ajansı - Tahsin Ertuğruloğlu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tahsin Ertuğruloğlu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

STRATCOM 2026’da “Küresel Düzende Yeni Çerçeve: Stratejik İletişim Perspektifi” paneli düzenlendi Haber

STRATCOM 2026’da “Küresel Düzende Yeni Çerçeve: Stratejik İletişim Perspektifi” paneli düzenlendi

"Uluslararası Sistemde Kırılma: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı" temasıyla düzenlenen Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM 2026) kapsamında, "Küresel Düzende Yeni Çerçeve: Stratejik İletişim Perspektifi" isimli panel tertip edildi. TRT World'den Alican Ayanlar’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde; Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Dışişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Kazakistan Kültür ve Enformasyon Birinci Bakan Yardımcısı Kanat İskakov, Suriye Enformasyon Bakanı Hamza Mustafa ve Bangladeş Enformasyon ve Yayıncılık Bakanı Zahir Uddin Svapon (Swapon), konuşmacı olarak yer aldı. TÜRKİYE, DOĞU İLE BATI ARASINDA KUSURSUZ BİR DENGE SAĞLADI Oktay, Türkiye’nin pandemi dönemi gibi zorlu süreçlerde inşa ettiği iletişim mimarisini ve bu zorlu süreçlerde sağladığı güven ortamı hususunda, “Herhangi bir işe başlarken önemli olan, güvenin sağlanmasıdır. Şu anda da gücün dönüşümüne şahit olmaktayız. Bu dönüşüm yeni bir kavram değildir, son birkaç yıldır buna şahit olmaktayız fakat gücün dönüşümü, her zaman kaosla gelir. Bu kaos, birçok alanda kendini gösterebilir; savaş, çatışma, göç ve siyasi istikrarın bozulması gibi birçok olayla gerçekleşebilir. Türkiye olarak önceden bu olayların hepsini deneyimledik.” ifadelerini kullandı. Pandeminin de söz konusu olaylardan biri olduğunu ve bu dönüşümün bir nevi temel taşlarından biri olduğunu belirten Oktay, birkaç yıldır Doğu ile Batı arasında yaşanan güç mücadelesinde Türkiye’nin yerine dikkat çekerek “Doğu ile Batı’nın neredeyse kesişiminde yer alan Türkiye olarak hem Doğulu hem de Batılıyız. Bu şu demektir: Biz, her iki tarafı da anlayabiliyoruz. Bu, bizi öne çıkaran önemli bir avantajdır. Çatışma içerisinde bulunan taraflarla, güvene dayalı bir yaklaşımla iletişim kurabilmemizin kaynağı da budur.” ifadelerini kullandı. OKTAY, TÜRKİYE’NİN RİSKLER KARŞISINDA ALDIĞI ÖNLEMLERİ VURGULADI Kaos ve belirsizlik ortamının diğer bütün alanları etkilediğini, sadece yönetimin değil, enerji ve iletişim gibi alanların da buna dâhil olduğunu kaydeden Oktay, Türkiye’nin bu durumu tecrübe ettiğini ve birtakım politikalar geliştirmeye başladığını belirtti. Oktay bu hususta, “Krizlerden çok riskleri dile getirmek önemlidir. Biz bu riskleri gördük ve bu riskler için hazırlık yapabilmiş durumdayız. Tabii ki hiç kimse her bir riski öngöremez ve karşı karşıya gelinebilecek bütün belirsizlikler için hazırlık yapamaz fakat en azından bu risklerin analizini yapabilir ve bu riskleri mümkün olduğunca öngörebilirsiniz. Önünüzdeki belirsizlikleri en aza indirebilirsiniz, söz konusu risklere ve belirsizliklere göre politikalarınızı geliştirebilirsiniz. Aynı zamanda, bir şekilde kuruluşlarınızı hayata geçirip güçlendirebilirsiniz. Yalnızca kriz yönetimi için değil, aynı zamanda politikaların geliştirilmesi için de güven inşa etmeniz gerekir. Belirsizlikleri azaltmak; inşa ettiğiniz güveni kendi ülkenizde, hükûmetler arası ölçekte, vatandaşlarınız nezdinde ve tabii ki yönetim kademesinde gerçekten de sağlamlaştıracaktır. Güvenebileceğiniz bir lideriniz olmalıdır, bunun kaos ve belirsizlik ortamında özellikle önemi vardır.” dedi. Öte yandan kriz ve kaos ortamında veya gücün geçiş aşamasında olduğu dönemlerde esneklik ile hızlı fakat nitelikli bir karar alma sürecinin önemine vurgu yapan Oktay, söz konusu geçiş döneminde Türkiye’nin parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçtiğini hatırlattı. Oktay, “Türkiye’nin hükûmet sisteminde gerçekleşen değişim, bu politikalardan biriydi. Parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçiş, bize gerçekten de bu dönemde sağlam bir karar alma mekanizması ve esnek bir ortam sundu.” ifadelerine yer verdi. BAKAN ERTUĞRULOĞLU, KIBRIS TÜRKLERİNİN MÜCADELESİNİ GÜNDEME TAŞINDI KKTC Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türklerinin mücadelesine dikkat çekerek “Eski dünya düzeninin yıkılmak üzere olduğu ve yeni dünya düzeninin ise şekillendiğine dair tartışmalar sürmektedir fakat bunun nasıl gerçekleşeceğine dair hiç kimse kesin bir bilgiye sahip değildir. Kıbrıs Türkleri için eski dünya düzeni 1963 yılında, kurucu ortağı olduğumuz bir devletten kovulmamızla sona ermiştir. Dünya, yani Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyinin 5 daimî üyesi, bu sırada saldırgan Kıbrıs Rumlarını mükâfatlandırma ve mağdur Kıbrıs Türklerini ise cezalandırma kararı vermiştir.” ifadelerini kullandı. Yıllar önce Malezya Dışişleri Bakanının, Kıbrıs Türklerinin uluslararası kamuoyu tarafından Kıbrıs’ın ayrılıkçı azınlığı olarak görüldüğünü dile getirdiğini belirten Ertuğruloğlu, “Bu şekilde Kıbrıs Rumları, dünya kamuoyunda hepimizi, sanki Kıbrıs’ta ayrılıkçı bir etnik azınlıkmışızcasına temsil etme lüksüne sahip oldu. Değerli dostlar; bu durum, Kıbrıs Türklerinin hâlen devam eden mücadelesinin temelini oluşturmaktadır ve KKTC’nin varlığının tanınmamasının kaynağıdır.” değerlendirmesini yaptı. Bununla birlikte, “Bugün bu salonda bulunan neredeyse her devlet, ne yazık ki tamamen Rumlardan oluşan bu devleti, sanki Kıbrıs Cumhuriyeti’ymişçesine tanımaktadır.” şeklinde konuşan Ertuğruloğlu, söz konusu mezenformasyonun kaynağının BM Güvenlik Konseyinin 5 daimî üyesi, özellikle bu konseyde bulunan Birleşik Krallık olduğunu belirtti. Ertuğruloğlu, öte yandan, “Kıbrıs Türkleri olarak uluslararası kamuoyu tarafından, sanki bir uluslararası yasa dışı oluşummuşuz gibi hedef alındık ve uluslararası hukuk düzeninin dışında bırakıldık. Kıbrıs Türkü olduğumuz için suçlu hissettirildik. Eşitliğimiz, egemenliğimiz ve özgürlüğümüzü korumak için çaba gösterdik. Allah’a şükür ki ana vatanımız Türkiye’nin yardımları sayesinde bunu yapabildik, yalnızca ana vatanımız Türkiye’nin yardımları sayesinde.” ifadelerine yer vererek Türkiye ile KKTC arasındaki sarsılmaz bağlara dikkat çekti. “KAZAKİSTAN, ULUSLARARASI İŞ BİRLİĞİNİN SAĞLANMASINA ÖZEN GÖSTERMEKTEDİR” Panelde, Kazakistan’ın denge sağlayan bir güç hâline gelmesi ile birbiriyle zaman zaman rekabet içerisinde olan devletlerle sürdürdüğü ilişkilerinde dengeli bir strateji izlemesi gündeme taşındı. Kazakistan’ın dış ilişkilerde çok boyutlu bir strateji kullanması hususunda Bakan Yardımcısı İskakov, “Bu zirvenin teması, dünya gündemine kesin ve açık bir şekilde işaret etmektedir. Bugün yalnızca krizlere şahit olmuyoruz; aynı zamanda yeni şekillenen kurallara, devletler arasındaki güvenin zayıflamasına, uluslararası ilişkilerdeki gerilimin tırmanmasına ve güvenlik, adalet ve meşruiyet ilkelerine bağlılığın zayıflamasına da şahit olmaktayız.” dedi. Yaşanan çatışmaların, dünya kamuoyunun bilgiye erişimini de etkilemeye başladığını dile getiren İskakov; söz konusu çatışmaların sosyal ağlar, dijital platformlar ve algoritmalara da yansıdığını kaydederek görsel içeriklerin de milyonların bakış açısını şekillendirmeye başladığını belirtti. Stratejik iletişimin yalnızca destekleyici bir araç değil, aynı zamanda uluslararası istikrarın, toplumsal bütünlüğün ve ulusal güvenliğin bağımsız bir unsuru hâline geldiğini vurgulayan Bakan Yardımcısı İskahov, “Olayların hızlı yorumlanmasının, sıklıkla olayların kendisinden de önemli olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Bir olayın yorumlanma şekli; kimin mağdur, kimin suçlu ve hangi olayın meşru görüleceğini belirleyebilirken diğer olayları da kısıtlayabilmektedir. Uluslararası sistem, sadece jeopolitik tezatlarda değil, aynı zamanda gerçeklerin gizlenmesiyle de hasar almaktadır.” ifadelerini kullandı. Bakan Yardımcısı İskakov, Dünya Ekonomik Forumu’na (WEF) göre iki yıl içerisinde, mezenformasyon ve dezenformasyon riskinin en büyük riskler arasında ikinci sırada yer alacağını, siber güvenlikle ilişkili risklerin altıncı sırada yer alacağını, yapay zekâyla bağlantılı risklerin de uzun vadede hızla artacağının beklendiğini hatırlattı. Uzmanların, bilgi manipülasyonu ile toplumda artan kutuplaşma, radikalleşme ve kurumlara duyulan güvenin azalması arasında doğrudan bir ilişki olduğunu gösterdiğini belirten Bakan Yardımcısı İskakov, öte yandan, “Kazakistan, uluslararası iş birliğinin sağlanmasına, diyalog içerisinde olunmasına ve devletler arasında sorumluluğa dayalı ilişkiler geliştirilmesine özen göstermektedir. Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev de buna istinaden ‘Bugün, küresel ölçekte yaşanan istikrarsızlık ortamında ana önceliklerimizden biri, stratejik güveni onarmaktır.’ şeklinde konuşmuştu.” dedi. Bununla birlikte Bakan Yardımcısı İskakov, zirvenin özellikle küresel istikrar konusunda yeni yaklaşımların geliştirilmesi ve profesyonel iletişim ortamlarının iyileştirilmesi ile daha adil, güvenli ve öngörülebilir bir dünyanın inşasına katkı sağlayacağını dile getirdi. DEZENFORMASYONUN SURİYE VE BANGLADEŞ’TEKİ KULLANIMINA DA DİKKAT ÇEKİLDİ Bakan Mustafa, devrik Beşşar Esed rejiminin dezenformasyona yatırım yaptığını ve dezenformasyonu propaganda amacıyla kullandığına dikkat çekti. Suriye’deki iç savaş sürecinde bu durumun devam ettiğini belirten Bakan Mustafa, Suriye halkının ve diasporasının dezenformasyona karşı mücadele ettiğini kaydetti. Öte yandan son dönemlerde Suriye medyasının yeniden yapılandırılmasına yönelik çabalardan bahseden Bakan Mustafa, dezenformasyonla mücadelenin kolay olmadığını ve bu hususta farkındalık yaratılmasının önemini vurguladı. Bakan Svapon ise Bangladeş'in sistematik manipülasyona maruz kaldığını dile getirdi. Manipülasyonla mücadelede Bangladeş’in gelişmiş ülkeleri takip ettiğini bildiren Bakan Svapon, ayrıca manipülasyonun bütün insanlığın sorunu olduğunu ve tam olarak çözülemediğinin altını çizerek Bangladeş halkının doğru bilgiye erişme isteğine dikkat çekti.

Ertuğruloğlu: Kıbrıs’ta iki devlet var, BMGK gerçekleri görmezden geliyor Haber

Ertuğruloğlu: Kıbrıs’ta iki devlet var, BMGK gerçekleri görmezden geliyor

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, 7 Mayıs 2025 tarihinde Avrasya Ekonomi Zirvesi'nin "Ekoloji, Ekonomi, Enerji, Yapay Zekâ ve Sağlık" başlıklı oturumunda konuştu.  Bakan Ertuğruloğlu, 1960'ta kurulan "Kıbrıs Cumhuriyeti"nin, Rumların Türkleri silah zoruyla hükûmet kurumlarından uzaklaştırmasıyla 1963'te sona erdiğini ve artık Kıbrıs’ta iki devlet olduğunu söyledi. BMGK KIBRIS SORUNUNU GÖRMEZDEN GELİYOR Ertuğruloğlu, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) 5 daimî üyesinin 1964'ten bu yana Kıbrıs Adası'nın gerçeğini görmezden geldiğini belirtti ve Konsey'in, ayrıca Kıbrıslı Rumların kendi başına Kıbrıs Cumhuriyeti gibi davranmalarına izin verdiğini vurguladı. Ertuğruloğlu, bu süreçte, BMGK daimî üyesi devletlerin, Kıbrıs'taki Türklerin "statüsünü ve egemenliğini göz ardı ettiğinin" altını çizerek "Kıbrıs sorununa" yanlış teşhis konulduğunu ve bu hatanın bugün de sürdüğünü söyledi. Ertuğruloğlu, bazı devletlerin, Kıbrıs konusunda alınan BMGK kararlarının bağlayıcı olduğuna "inandırıldığını" kaydetti ve “BMGK'nin Kıbrıs'la ilgili kararlarının hiçbiri bağlayıcı değil. Bunlar tavsiye niteliğinde. Bunun mükemmel örneği Türkiye. Türkiye, Kıbrıs Rum devletini Kıbrıs Cumhuriyeti'ymiş gibi tanımıyor, KKTC'yi tanıyor, bize büyükelçi gönderiyor ama BM ya da BMGK'nin Türkiye'yi Güvenlik Konseyi kararlarına uymadığı için cezalandırmaya çalıştığını duymuyorsunuz. Hiçbir işaret yok.” dedi. “KIBRIS’TA İKİ DEVLET VAR” Aynı zamanda Ertuğruloğlu, "Dünyanın geri kalanıyla aramızdaki fark, dünyanın geri kalanının BMGK'nin hatasına uymayı seçmesi ve adada meşru bir Kıbrıs Cumhuriyeti yokken sözde Kıbrıs Cumhuriyeti'ni tanıyormuş gibi davranmasıdır. Elimizde iki Kıbrıs (devleti) var." diye konuştu. Ertuğruloğlu, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin işlevsel federasyon şeklinde kurulduğunu ve iki ortak Türk ile Rumların birbirini dışlayarak devlet olduğunu iddia etme hakkı olmadığını vurguladı ve “Oysa uluslararası toplum tam da bunu yaptı.” ifadelerini kullandı. “ASIL KIBRIS SORUNU BUDUR” Ertuğruloğlu, Kıbrıs sorunun çözülmesi gerektiğini söylemenin kolay olduğunu ve öncelikle bu sorundan neyin kastedildiğine karar verilmesi gerektiğinin de altını çizdi. Bu bağlamda, "Kıbrıs sorunu, Kıbrıs Rum devletinin Kıbrıs Cumhuriyeti gibi tanınmasıdır. Bu hata yapılmaya devam edildiği ve adadaki Kıbrıs Türk devletinin varlığı inkâr edildiği sürece, Kıbrıs sorununun çözülmesi hiçbir şekilde mümkün olmayacaktır." dedi. Kıbrıslı Türklerin kendini ifade edebilmesi için uluslararası platform bulamadığını kaydeden Ertuğruloğlu, “Bu platformda sizlerle konuşma fırsatı bulmamın tek nedeni de bu etkinliğin Türkiye'de yapılıyor olması. Başka hiçbir yerde böyle bir fırsatımız yok. Kıbrıs Türk halkından biri olarak değinmeye çalıştığım ayrımcılık bu.”  

Türkiye KKTC dışişleri bakanları bir araya geldi Haber

Türkiye KKTC dışişleri bakanları bir araya geldi

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan 8 Şubat 2024 tarihinde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ile Türkiye'nin başkenti Ankara'da bir görüşme gerçekleştirdi. İKİ BAKAN ANKARA'DA BİR ARAYA GELDİ T.C. Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada görüşmenin ayrıtılarına yer verilmezken, "Bakanımız Hakan Fidan, Ankara'da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ile görüştü" ifadesine yer verildi. Bakanımız @HakanFidan, Ankara'da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ile görüştü. pic.twitter.com/MnxamUu5xh — T.C. Dışişleri Bakanlığı (@TC_Disisleri) February 8, 2024 KKTC Dışişleri Bakanlığı tarafından görüşmeye ilişkin yapılan açıklamada ise, "Ankara’daki resmi temaslarını sürdüren Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, mevkidaşı Hakan Fidan ile Kıbrıs konusu ve Doğu Akdeniz’deki gelişmeleri değerlendirdi; iki devletli yeni vizyonun tek çözüm yolu olduğu teyit edildi." bilgisi paylaşıldı. Ankara’daki resmi temaslarını sürdüren Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, mevkidaşı Hakan Fidan ile Kıbrıs konusu ve Doğu Akdeniz’deki gelişmeleri değerlendirdi; iki devletli yeni vizyonun tek çözüm yolu olduğu teyit edildi. pic.twitter.com/w73NTdjb1f — Dışişleri Bakanlığı (@KKTC_Disisleri) February 8, 2024

KKTC: Rum yönetimi ile yeni bir müzakere sürecine girilmeyecek Haber

KKTC: Rum yönetimi ile yeni bir müzakere sürecine girilmeyecek

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, 10 Ocak 2024 tarihinde Türk Haber Ajansı-Kıbrıs'a (TAK) gündeme dair değerlendirme yaptı. Ertuğruloğlu, KKTC’nin iki taraf arasındaki statü eşitsizliğini düzeltmeye yönelik yeni vizyonu uyarınca tamamen yeni bir sürecin başlayacağını vurguladı. Ayrıca Ertuğruloğlu, Kıbrıs Rum tarafının, son 50 yıldır sözde "federasyon" çözümünü öne sürerek; dünyayı kandırmaya çalıştığını dile getirdi. "ORTAK ZEMİNDE BULUŞMAK İÇİN 6 AY YETERLİ" Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Rum yönetimi ile olası yeni bir müzakere sürecine girilmeyeceğinin altını çizerek, "Bu nedenle 6 aylık bir sürenin, BM Genel Sekreteri Kişisel Temsilcisi tarafından Ada'daki iki taraf arasında ortak zemin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi için yeterli olduğu kanaatindeyiz. Anılan sürenin sonunda, Şahsi Temsilci’den beklentimiz, Ada'daki gerçeklerle ilgili vardığı sonuçları ve ortak zemin bulunup bulunmadığına ilişkin tespitini sarih bir şekilde kayda geçiren, tarafsız ve gelecekte atılabilecek adımlarla ilgili gerçekçi öneriler içeren bir rapor yayınlamasıdır. BM Genel Sekreteri tarafından Kişisel Temsilci atanmasına verdiğimiz onay, hiçbir şekilde Kıbrıs konusundaki yeni devlet politikamızda bir değişiklik yaptığımız anlamına gelmemektedir”  dedi. KKTC'NİN TAVRI NET: İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM  Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Rum tarafının federal çözüm diretmesine karşı "iki devletli" çözümü kabul etmeleri gerektiğini her defasında vurguluyor. KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar,  daha önce Avrupa Birliği'nin (AB) federal çözüm önerisine de tepki göstererek, iki devletli çözümü yeniden gündeme getirmişti.  "HER 6 AYDA BİR, KIBRIS İÇİN FEDERAL BİR ÇÖZÜM ADINA MASAYA OTURMAMIZI İSTİYORLAR" KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, ABD merkezli basın servisi Politico'ya 10 Aralık 2023'te konuya ilişkin açıklama yapmıştı. Kıbrıs Adası'nın güneyi ile kuzeyinin birleşemeyeceğini hatırlatan Tatar, "AB yıllardır aynı şeyi yapıyor, hiçbir şey değişmiyor. Federal anlaşma planları 50 yıl boyunca tartışıldı ama hiçbir şey başarılamadı. Birleşmiş Milletler de Avrupalılar da bunun farkında. Ama her 6 ayda bir, Kıbrıs için federal bir çözüm adına masaya oturmamızı istiyorlar" ifadelerini kullanmıştı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin resmi tanınma süreci başladı mı? Haber

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin resmi tanınma süreci başladı mı?

Birleşmiş Milletler (BM) 78. Genel Kurulu toplantısı çerçevesinde gerçekleşen görüşmelerde yer alan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) bir kez daha resmi adını ve bayrağını ABD'nin başkenti Washington'da gösterdi. KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'ın beraberindeki heyette yer alan Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, görüşmelere ilişkin değerlendirme yaptı.  "KKTC'NİN TANINMA SÜRECİ BAŞLADI" Bakan Ertuğruloğlu, KKTC'nin Türk Devletleri Teşkilatına (TDT) gözlemci üye olarak ilk kez resmi adı ve bayrağıyla katılmasının tarihi bir adım olduğunu dile getirdi. Ertuğruloğlu bu adımla birlikte KKTC'nin tanınma sürecinin başladığını vurguladı. Buna ilişkin olarak Bakan, "Zaten Kıbrıs Türk devleti adına İslam İşbirliği Teşkilatı'nda gözlemci üyeliğimiz var fakat orada da yeni adımların atılmasını bekliyoruz. KKTC'nin tanınma sürecinin başlamış olduğunu söyleyebilirim. Bildiğiniz gibi Türk Devletleri Teşkilatı'nda, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak ilk defa resmi adımız var ve bayrağımızla 'gözlemci üye' olmamız çok anlamlı ve önemli" ifadelerini kullandı.  Ertuğruloğlu yaptığı değerlendirmede, yalnızca Azerbaycan'ın değil başka ülkelerin de KKTC'yi tanıma aşamasına geleceğinden emin olduğunu dile getirdi. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın KKTC'ye yönelik çağrılarına işaret eden Ertuğruloğlu, "Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçen yıl ve bu yıl, BM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmalarda, uluslararası camiaya, Genel Kurul gibi bir platformda açık açık bu çağrıyı yapması, KKTC'nin tanınmasını talep etmesi ve bizlerle ticari, ekonomik, siyasi ilişkiler kurulmasını gündeme getirmesi son derece anlamlı ve önemli" dedi. "BU BİR ULUSAL DAVADIR" Öte yandan geçen hafta BM askerlerinin Pile-Yiğitler Yolu'nda KKTC askerlerini darp ettiğini anımsatan Ertuğruloğlu, "BM askerlerinin arazide bizim karşımıza çıkmaya hakkı yoktur. Böyle bir yetkisi de yoktur. Pile Türkünü kaybetmemek için sadece KKTC'ye gidiş gelişlerini kolaylaştırmak için bir yol yapalım dedik. BM karşımıza çıktı. Beton bloklarla, araçlarıyla, tellerle önümüzü kesmeye çalıştılar ve oradaki insanlarımız da buna tepki gösterdi" açıklamasını yaptı. "Bu bir ulusal davadır" diyen Ertuğruloğlu, Rum tarafının şımartıldığını belirterek, "Çünkü dünya, kendilerini şımartmış ve 'Kıbrıs Cumhuriyeti' diye tanıyarak BM Genel Kurulu'nda üye devlet diye oturtuyor. Bu avantajlarını yaşadıkları sürece Rum tarafının, Kıbrıs Türkü ile eşitliğe dayalı herhangi bir yeni ortaklığa gelmesi mümkün değil" değerlendirmesinde bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.