SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Teknoloji

QHA - Kırım Haber Ajansı - Teknoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknoloji haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

SAHA 2026’da güçlü mesaj: Yerli teknoloji ve küresel ortaklık vurgusu Haber

SAHA 2026’da güçlü mesaj: Yerli teknoloji ve küresel ortaklık vurgusu

Türkiye’nin savunma, havacılık ve uzay sanayi alanındaki en büyük organizasyonlarından biri olan SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı (SAHA2026), görkemli bir açılış töreni ile başladı. "SAHA 2026 GELİRLERİYLE 81 İLDE İHA ÜRETİM VE EĞİTİM TESİSLERİ KURULACAK" SAHA 2026'nın açış konuşmasını gerçekleştiren SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve BAYKAR Genel Müdürü Haluk Bayraktar, Türk savunma ve havacılık sanayiinin 2025 yılı ihracatının 10 milyar doları aştığını belirterek, “Bir zamanlar sadece basit bileşenler ihraç edebilen bir ülkeyken bugün akıllı mühimmattan insansız muharebe sistemlerine kadar uzanan yüksek teknolojiyi ihraç eden bir üsse dönüştük.” dedi. Savunma sanayinin sadece bir güvenlik meselesi olarak algılanmaması gerektiğini söyleyen Bayraktar, “Savunma sanayi Türkiye’nin yüksek endüstriyel dönüşümünün itici gücü ve amiral gemisidir. Bunun en net göstergesi Türkiye’nin İHA/SİHA ihracatındaki küresel liderliği ve 185 ülkeye ihraç edilen ürünlerdir.” diye konuştu. Bayraktar, geleceğin teknolojilerinin nadir toprak elementlerine bağımlı hâle geldiğine dikkat çekerek, bu kaynakların arz güvenliğinin artık milli güvenliğin temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı. Nadir toprak minerallerinin jeopolitik bir araç olarak kullanılabildiğini belirten Bayraktar, bu nedenle kaynak çeşitliliği ve teknolojik bağımsızlığın kritik önem taşıdığını ifade etti. Modern savaş anlayışının köklü bir değişim geçirdiğini dile getiren Bayraktar, özellikle Ukrayna-Rusya Savaşı üzerinden edinilen tecrübelerin, harbin doğasının yeniden şekillendiğini ortaya koyduğunu söyledi. Bayraktar hâlihazırda savaşın, yalnızca askerî güçle değil, teknoloji ve endüstriyel üretim kapasitesinin birleşimiyle belirlendiğine vurgu yaptı. Modern savaş anlayışının köklü bir değişim geçirdiğini dile getiren Bayraktar, özellikle Rusya-Ukrayna Savaşı üzerinden edinilen tecrübelerin, harbin doğasının yeniden şekillendiğini ortaya koyduğunu söyledi. Bayraktar’a göre günümüzde savaş, yalnızca askeri güçle değil, teknoloji ve endüstriyel üretim kapasitesinin birleşimiyle SAHA 2026’nın sıradan bir fuardan çok daha fazlası olduğunu belirten Bayraktar, bin 300’den fazla şirketi, 30 üniversiteyi ve 49 şehri kapsayan bir yapı olarak teknolojinin geleceğini şekillendirecek zihinlerin buluşma noktası olduğunu kaydetti. SAHA 2026’yı 150 binden fazla kişinin ziyaret etmesini beklediğini ifade eden Bayraktar, “Bugün burada 4 kıtadan 76 ülkeden tam 192 resmî heyet bulunuyor. SAHA 2026’da 2 bin 100 imza töreni, 30 binden fazla iş görüşmesinin gerçekleşmesini bekliyoruz. SAHA 2026, 6 milyar doları doğrudan ihracat olmak üzere 8 milyar dolarlık bir stratejik iş hacmini temsil ediyor.” şeklinde konuştu. Bayraktar, SAHA 2026'dan elde edilecek gelirin 81 ilde kurulacak İHA üretim ve eğitim merkezlerinin inşası için kullanılacağını belirterek, amaçlarının sadece teknoloji üretmek olmadığını aynı zamanda bu teknolojiyi geliştirecek nesli yetiştirmek olduğunu böylelikle gerekli durumlarda milyonlarca İHA’yı hızla üretebilecek bir kapasite oluşturacaklarını vurguladı. “ÇAĞIMIZ NET VE SOMUTTUR” Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, kuantum teknolojileri, yapay zekâ, otonom sistemler, siber güvenlik ve elektronik harp gibi alanların geleceğin savaş ve güvenlik ortamını şekillendireceğini belirterek, Türkiye’nin bu alanlarda milli yetkinliklerini güçlendirmeye odaklandığını ifade etti. Savunma sanayisinde kalıcı başarının yalnızca üretimle sınırlı olmadığını vurgulayan Görgün, tasarım, test, sertifikasyon ve sahada sürdürülebilir destek süreçlerinin bir bütün olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Bu kapsamda Savunma Sanayii Başkanlığının, tüm paydaşları kapsayan güçlü bir ekosistem inşa etmeyi hedeflediğini dile getirdi. Kümelenmeler, KOBİ’ler, üniversiteler ve girişimlerin sektörde kritik rol oynadığını belirten Görgün, ana yükleniciler ile alt yükleniciler arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin öncelikleri arasında yer aldığını kaydetti. SAHA 2026’nın bu açıdan önemli bir buluşma zemini sunduğunu ifade eden Görgün, fuar süresince yeni iş birlikleri, yatırım fırsatları ve teknoloji ortaklıklarının gelişeceğini söyledi. Türkiye’nin savunma ve havacılık ihracatında önemli bir ivme yakaladığını belirten Görgün, son dönemde 185 ülkeye 10,5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini aktararak, hedefin Türkiye’yi bu alanda dünyada ilk 10 ülke arasına taşımak olduğunu vurguladı. Uluslararası iş birliklerine de değinen Görgün, Türkiye’nin savunma sanayisinde yalnızca ürün satışı değil, ortak üretim ve teknoloji geliştirme odaklı bir yaklaşım benimsediğini ifade etti. Görgün, “Her ülkenin kendi sanayi önceliklerini, yerel yetkinliklerini ve güvenlik ihtiyaçlarını dikkate alan esnek modeller geliştirebiliriz. Tek taraflı bağımlılıklar yerine adil ve sürdürülebilir ortaklıkları önemsiyoruz. Çağrımız net ve somuttur. Gelin savunma sanayinde yalnızca alım satıma dayalı ticari ilişkilerin ötesine geçelim. Gelin güvene dayalı, uzun soluklu ve sürdürülebilir ortaklıkları birlikte inşa edelim. Gelin yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil yarının güvenlik sınamalarına da birlikte çözüm üretelim.” dedi. Görgün, konuşmasında ayrıca önümüzdeki dönemde kritik teknolojilerde dışa bağımlılığın azaltılması, ihracatın artırılması ve kamu-sanayi-akademi iş birliğinin güçlendirilmesinin temel hedefler arasında yer aldığını belirtti. SAHA 2026’nın yeni projelerin başlatıldığı, uluslararası ortaklıkların kurulduğu ve savunma sanayisinin geleceğine yön veren bir platform olacağını ifade eden Görgün, organizasyona katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür etti. “ULUSLARARASI HUKUKA DUYULAN GÜVEN AŞINDI” Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türk savunma sanayiinin elde ettiği büyük başarıların ardında dev bir ekosistem olduğunu belirterek, “Bu başarının ardında rakipleri henüz tasarım aşamasındayken seri üretime geçmeyi başarmış, en temel bileşenlerde dahi kısıtlamalarla karşılaştığında yoluna devam etmesini bilmiş, asla yılmayan, pes etmeyen ve Türk milletini havada, karada, denizde, uzayda, siber alanda yeniden çok güçlü şekilde tarih sahnesine çıkarmayı başaran alın teri, akıl teri var.” ifadelerini kullandı. II. Dünya Savaşı sonrasında barışı koruma amaçlarıyla kurulan düzenin vaat ettiği huzur, güven ve istikrarı sağlayamadığını kaydeden Kacır, meşru hak arama zeminlerinin zayıfladığını, uluslararası hukuka duyulan güvenin aşındığını, bu nedenle aktörlerin diplomasi yerine güç kullanımını daha fazla tercih ettiği değerlendirmesinde bulundu. Kacır, Türkiye’nin uzun dönemli ARGE planları hazırlayıp nitelikli insan kaynağına yatırım yaparak dünyada az sayıda örneği bulunan bir savunma sanayii ekosistemi oluşturduğunu kaydetti. KACIR: “HER 3 İHA/SİHA’DAN 2’Sİ TÜRK YAPIMI” Dünyada satılan her 3 İHA/SİHA’dan 2’sinin Türk firmalarca üretildiğini söyleyen Kacır, “Kendi savaş gemisini tasarlayan, geliştiren, üreten on ülkeden biriyiz. Beşinci nesil savaş uçağımız Kağan gökyüzüyle buluştu. Bayraktar TB 3 kısa pistli gemilere iniş kalkış yapmayı başaran ilk insansız hava aracı olarak dünya havacılık tarihine geçti. İnsansız savaş uçağımız Bayraktar Kızılelma, ASELSAN'ın geliştirdiği AESA radar ve TÜBİTAK SAGE'nin Gökdoğan füzesi hedef uçağı başarıyla vurdu. Silah sistemlerine hava-hava angajman kabiliyeti kazandıran ilk ülke Türkiye oldu. Bugüne kadar elimizi zayıflatmak için ülkemize gizli açık çok sayıda engelleme, kısıtlama uygulandı. Fakat hamdolsun birileri bizden neyi esirgiyorsa çok daha iyisini yerli ve milli olarak geliştirmeyi üretmeyi başardık.” dedi. Kacır, Türkiye’nin savunma sanayi ihracatında dünyanın en büyük 11’inci ülke olduğunu ve bu yükseliş ivmesinin artarak devam edeceğini belirtti. "TÜRK MÜHENDİSLİĞİNİN NELER BAŞARABİLECEĞİ TÜM DÜNYAYA GÖSTERİLMİŞTİR" Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler yaptığı konuşmada, fuarın savunma sanayi alanında uluslararası iş birliklerini güçlendiren stratejik bir platform olduğunu vurguladı. Güler, SAHA Expo’nun nitelikli görüşmeler, uluslararası paneller ve yeni ürün lansmanlarıyla savunma sanayi ekosisteminde önemli bir rol üstlendiğini belirterek, fuar kapsamında kurulacak temasların ve imzalanacak anlaşmaların yalnızca ticari değil, aynı zamanda uzun vadeli stratejik ortaklıkların temelini oluşturacağını ifade etti. Küresel güvenlik ortamının giderek daha karmaşık hâle geldiğine dikkat çeken Güler, özellikle Ukrayna-Rusya Savaşı ile Orta Doğu’da yaşanan gelişmelerin güvenlik mimarisini derinden etkilediğini söyledi. Bu süreçte yalnızca askerî hareketliliğin değil, savunma sanayii kapasitesinin de belirleyici hale geldiğini vurguladı. Güler, yalnızca güncel askerî hareketliliğe odaklanmanın yeterli olmadığını orduyu destekleyecek güçlü ve sürdürülebilir bir savunma sanayi ekosisteminin varlığının da önemli olduğunu vurguladı. Türk savunma sanayisinin son yıllarda önemli bir dönüşüm geçirdiğini belirten Güler, Türkiye’nin artık kendi sistemlerini tasarlayan, üreten ve ihraç eden bir ülke konumuna ulaştığını ifade etti. Kara, deniz ve hava platformlarında elde edilen kabiliyetlerin sahada etkin şekilde kullanıldığını kaydeden Güler şu ifadeleri kullandı: Tüm bunların yanında Türk savunma sanayinin asıl büyük devrimi dünya harp doktrinlerini yeniden yazdıran gökyüzünün yeni hakimleri olan insansız hava araçlarımızla (İHA) gerçekleşmiştir. Bugün insansız hava aracı, silahlı insansız hava aracı (SİHA) ve stratejik seviyedeki SİHA teknolojilerimiz sahip oldukları yapay zekâ, hassas vuruş gücü ve yüksek irtifa kabiliyetleriyle küresel ölçekte etkiler oluşturmuş, özellikle Türk mühendisliğinin neleri başarabileceğini tüm dünyaya en çarpıcı şekilde göstermiştir. İnsansız sistemlerde ulaştığımız bu mümtaz seviye hava savunma stratejilerimizde de bizi çok daha ileri bir safhaya taşıma yoluna sokmuştur. Gök vatanımızı koruma irademizin en somut yansıması olan çelik kubbe bütünleşik hava savunma sistemimizde bu stratejik aklı yansıtmaktadır. Hava savunma sistemlerimizin birbiriyle tam bir uyum içerisinde çalışacağı bu yapı Türkiye'nin teknolojiye istikamet veren bir aktör haline gelme yolunda emin adımlarla ilerlediğinin de bir ispatıdır. Güler, savunma sanayisinde ulaşılan seviyenin önemli olmakla birlikte yeterli olmadığını vurgulayarak, rekabetin arttığı bu dönemde teknolojik gelişmelere uyum sağlanması ve üretim kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Güler, seri üretim kapasitesinin artırılmasının ve seferberlik esnekliğiyle desteklenmesinin önemine dikkat çekti. Konuşmasında uluslararası iş birliklerine de değinen Güler, Türkiye’nin savunma ve güvenlik politikalarını askeri yeteneklerle entegre ederek bölgesel ve küresel barışa katkı sunmaya devam edeceğini belirtti. UKRAYNA'DAN YOĞUN KATILIM Fuara Ukrayna’dan da güçlü bir katılım sağlanıyor. Yaklaşık 20 Ukraynalı savunma ve teknoloji şirketi, İstanbul’da düzenlenen organizasyonda yerini alıyor. Bununla birlikte Ukrayna Savunma Bakan Yardımcısı (Avrupa Entegrasyonundan Sorumlu) Serhiy Boyev Ukrayna'dan katılan heyete başkanlık ediyor.

Sıbiha ADF2026’dan duyurdu: Rusya kayıplarını Afrikalı ve Asyalı paralı askerlerle kapatıyor Haber

Sıbiha ADF2026’dan duyurdu: Rusya kayıplarını Afrikalı ve Asyalı paralı askerlerle kapatıyor

Antalya Diplomasi Forumu’nda (ADF 2026) konuşan Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha (Andrii Sybiha), cephe hattındaki askerî dengelere ve Rusya’nın personel politikasına dair çarpıcı veriler paylaştı. Rusya’nın her ay ortalama 30 bin askerini kaybettiğini belirten Sıbiha, Moskova’nın bu boşluğu doldurmak için Afrika ve Asya ülkelerinden yasa dışı yollarla asker devşirdiğini açıkladı. Rus ordusunun verdiği devasa kayıplara rağmen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin rejiminin "insan hayatını hiçe sayan" tutumunu sürdürdüğünü vurgulayan Sıbiha, “Ayda ortalama 30 bin asker kaybediyorlar (görsel olarak teyit edilmiş ölümler). Ama umursamıyorlar.” dedi. Bakan, Rusya’nın bu sürdürülemez tabloyu gizlemek ve personel ihtiyacını karşılamak için uluslararası hukuku çiğneyen yeni yöntemlere başvurduğunu belitti. RUS ORDUSUNDA “YABANCI SAVAŞÇI” DÖNEMİ Bakan Sıbiha, Rusya'nın özellikle Afrika ve Asya kıtalarında yürüttüğü gizli ve yasa dışı askere alma kampanyalarına dikkat çekti. Ukrayna hapishanelerinde, Rus ordusu bünyesinde Ukrayna’ya karşı savaşırken esir düşen 300’den fazla yabancı uyruklu paralı askerin bulunduğunu aktaran Sıbiha, “Kimine Rusya'da eğitim, kimine vatandaşlık vaat ediliyor. Birçoğu geliş amaçlarının farkında bile değil. Ruslar, farklı ülkelerdeki ekonomik olarak savunmasız kesimlerin sorunlarını suistimal ediyor.” diyerek bu durumun küresel bir güvenlik sorunu olduğunun altını çizdi. Sıbiha, uluslararası topluma seslenerek bu yasa dışı ağların durdurulması için acil iş birliği çağrısında bulundu. UKRAYNA’NIN YANITI: “ASKER YERİNE TEKNOLOJİ” Rusya’nın sayıca üstün insan gücü avantajını teknolojik hamlelerle kırdıklarını anlatan Sıbiha, Ukrayna’nın önceliğinin kendi askerlerinin hayatını korumak olduğunu kaydetti. Bakan, "Bizim yaklaşımımız ise askerlerimizin hayatını kurtarmak için onları farklı tipteki hava ve kara insansız sistemleriyle ikame etmektir." dedi.

Ukrayna ile Birleşik Krallık arasındaki stratejik iş birliği yeni seviyeye taşıdı Haber

Ukrayna ile Birleşik Krallık arasındaki stratejik iş birliği yeni seviyeye taşıdı

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy’ın Londra ziyareti kapsamında Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer ile imzaladığı ortak bildiri, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığı yeni bir seviyeye taşıdı. Anlaşma uyarınca Birleşik Krallık, 2030/31 mali yılına kadar Ukrayna’ya her yıl en az 3 milyar sterlin tutarında savunma yardımı yapmayı taahhüt etti. Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Ofisi tarafından yapılan açıklamaya göre, Londra’da 17 Mart’ta gerçekleşen Zelenskıy-Starmer görüşmesinde güvenlik, ticaret, enerji ve teknoloji gibi sekiz ana başlıkta iş birliği kararı alındı. Özellikle savunma sanayisindeki teknoloji paylaşımı dikkat çekerken, Haziran 2025’ten itibaren uygulanan LYRA programı kapsamında OCTOPUS tipi önleyici SİHA’ların üretiminin artırılması hedefleniyor. Ayrıca Nightfall gibi projeler sayesinde Ukrayna’nın savaş meydanındaki benzersiz tecrübesi doğrudan İngiliz savunma inovasyonlarına yön verecek ve her iki ülkenin askeri kapasitesini ortaklaşa geliştirecek. Görüşme sırasında Zelenskıy ile Starmer arasında imzalanan belgede, Birleşik Krallık’ın Ukrayna Savunma Temas Grubu'ndaki liderliği ve daha önce PURL girişimi kapsamında yaptığı mali katkı aracılığıyla Ukrayna'nın hava savunma ihtiyaçlarını desteklemeye devam edeceği belirtildi. Bu destek, özellikle Rusya'nın kritik ve sivil altyapıya yönelik devam eden saldırıları karşısında Ukrayna'nın hava savunmasını güçlendirmek için hayati önem taşıyor. Ayrıca Birleşik Krallık'ın Ukrayna'ya uzun vadeli savunma desteği sağlamaya devam edeceği, bu desteğin 2030/31 yılına kadar yılda en az 3 milyar sterlin olacağı ve bu yardımın Ukrayna'nın ihtiyacı olduğu kadar süreceği belirtildi. Bununla birlikte Birleşik Krallık INTERFLEX operasyonu kapsamında Ukrayna askerlerine verdiği eğitimi sürdüreceğini teyit etti. ZİYARET KAPSAMINDA ZELENSKIY-STARMER-RUTTE GÖRÜŞMESİ YAPILDI Zelenskıy, Londra ziyareti sırasında Başbakan Starmer ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile üçlü bir zirve de gerçekleştirdi. Görüşmede, Ukrayna'yı ve tüm Avrupa'yı güçlendirmek için ortak silah üretimi ve bu yöndeki koordinasyonun önemi ele alındı. Ayrıca Rusya’nın sivil altyapıya yönelik saldırılarına karşı Ukrayna’nın hava savunma sistemlerinin füze stoklarıyla güçlendirilmesi ve Ramstein formatında alınan kararların hızla uygulanması gerektiği üzerinde duruldu. ZELENSKIY KRAL III.CHARLS İLE GÖRÜŞTÜ Zelenskıy, Londra ziyareti çerçevesinde Kral III. Charles ile de bir araya geldi.

Çin, bölgesel tansiyonu orduyu şişirerek tırmandırıyor: Savunma harcamalarını yüzde 7 artırdı Haber

Çin, bölgesel tansiyonu orduyu şişirerek tırmandırıyor: Savunma harcamalarını yüzde 7 artırdı

Çin yönetimi, hızla artan askerî faaliyetleri ve bölgesel baskı politikalarıyla dikkat çekerken 2026 yılı için savunma harcamalarını; ekonomik büyüme hedeflerinin çok üzerinde bir seviye olan yüzde 7 oranında artırma kararı aldı. Pekin yönetimi savunma bütçesini 1,91 trilyon yuan (yaklaşık 277 milyar dolar) seviyesine çıkarmayı planlıyor. Bu oran son beş yılın en düşük artışı olarak gösterilse de Çin’in askerî harcamalarının bölgedeki birçok ülkenin ekonomik büyümesini geride bırakmaya devam ettiği belirtiliyor. PEKİN YÖNETİMİ ORDUSUNU HIZLA MODERNİZE EDİYOR Analistlere göre Çin, 2035 yılına kadar ordusunu tamamen modernize etmeyi hedefliyor. Bu kapsamda özellikle Doğu Asya’daki askerî varlığın artırılması ve ordunun yeniden yapılandırılması planlanıyor. Çin Başbakanı Li Çiang, yıllık parlamento oturumunun açılışında yaptığı konuşmada ülkenin savaş hazırlığını artıracağını açıkladı. Li, “gelişmiş savaş kabiliyetlerinin” geliştirilmesine hız verileceğini belirterek Çin’in egemenliğini ve güvenliğini koruma adına askerî kapasitenin güçlendirileceğini söyledi. Başbakan ayrıca, Çin ekonomisinin 2026 yılı için yüzde 4,5 ile yüzde 5 arasında büyümesinin beklendiğini ifade etti. KARARLARIN MERKEZİNDE Şİ CİNPİNG VAR Çin’de ordunun en üst komuta yetkisi ise Devlet Başkanı Şi Cinping'de (Xi Jinping) bulunuyor. Pekin yönetiminin son yıllarda orduda geniş çaplı tasfiyelere gitmesi ve askerî modernizasyonu hızlandırması, bölgedeki güvenlik dengeleri açısından yakından takip ediliyor. Öte yandan Çin, savunma harcamalarının ayrıntıları konusunda şeffaf bir politika izlemiyor. Bu durum, Pekin’in gerçek askerî kapasitesi ve bütçesinin açıklanan rakamların çok üzerinde olabileceği yönündeki endişeleri artırıyor. Karşılaştırma açısından bakıldığında, ABD’de Donald Trump tarafından aralık ayında imzalanan savunma bütçesi yaklaşık 1 trilyon dolar seviyesinde bulunuyor. Ancak güvenlik uzmanları, Çin’in özellikle teknoloji ve silah sistemleri alanındaki hızlı yatırımlarının bölgesel güç dengelerini giderek daha fazla etkilediğini vurguluyor.

Zelenskıy duyurdu: Ukrayna yapımı SİHA'lar Avrupa’da üretilecek Haber

Zelenskıy duyurdu: Ukrayna yapımı SİHA'lar Avrupa’da üretilecek

Ukrayna, yerli teknoloji ve savunma çözümlerinin ihracatını başlatıyor. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy (Volodimir Zelenski), 2026 yılında Avrupa ülkelerinde 10 ihracat ve üretim merkezinin kurulacağını duyurdu. Zelenskıy, dün yaptığı açıklamada, “İhracatı başlatıyoruz. 2026’da Avrupa’da Baltık ülkeleri ve Kuzey Avrupa ülkeleri dâhil olmak üzere 10 ihracat merkezi faaliyet gösterecek. Aynı yıl 10 temsilcilik çalışmaya başlayacak.” dedi. Ukrayna lideri, Şubat 2026 ortasında Almanya’da Ukrayna yapımı silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) üretimine başlanmasının planlandığını belirterek, burada tam teşekküllü bir üretim hattının kurulacağını ifade etti. Zelenskiy, “İlk üretilen SİHA’yı bizzat teslim alacağım.” şeklinde konuştu. Zelenskıy ayrıca, Ukrayna teknolojilerine dayalı silahlı insansız hava aracı üretim hatlarının halihazırda Birleşik Krallık’ta da faaliyette olduğunu söyledi. Tüm projelerin Ukraynalı mühendisler ve yerli teknolojiler temelinde geliştirildiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı, “Bugün Avrupa’nın güvenliği teknolojiye ve SİHA’lara dayanıyor. Bu projelerin büyük bölümü Ukrayna teknolojileri ve Ukraynalı uzmanlar üzerine inşa ediliyor.” ifadelerini kullandı. Ukrayna Cumhurbaşkanı, savaş koşulları nedeniyle henüz tüm şirketlerin küresel pazarlara açılma konusunda yeterli alan bulamadığını ancak bu sürecin hızla genişlediğini de sözlerine ekledi.

Savunma sanayi uzmanı Akbaba: Ukrayna’nın teknoloji entegrasyonu savaşın paradigmasını değiştirdi Haber

Savunma sanayi uzmanı Akbaba: Ukrayna’nın teknoloji entegrasyonu savaşın paradigmasını değiştirdi

Savunma sanayi uzmanı ve analist Yusuf Akbaba, Ukrayna’nın savaş sürecinde hızla geliştirilen teknolojileri mevcut savunma yapısıyla başarıyla entegre ederek sahadaki savaş anlayışını değiştirdiğini kaydetti. Akbaba, Ukrinform haber ajansına yaptığı değerlendirmede Ukrayna ordusunun bugün insansız sistemleri en etkili kullanan beş ordudan biri olduğunu vurguladı. Yusuf Akbaba, özellikle kamikaze tipi insansız hava araçlarının (İHA) Rusya’nın Karadeniz Filosuna verdiği ağır hasarın savaşın seyrinde önemli bir kırılma yarattığını belirtti. Uzman, “Savaş sırasında hızla geliştirilen sistemlerin daha eski yapıyla uyumlu şekilde entegre edilmesi, sahadaki paradigmayı değiştirdi.” dedi. Uzman, Ukrayna’nın savaş öncesinde de malzeme bilimi, havacılık ve motor teknolojileri alanında dünyada önde gelen ülkeler arasında olduğunu hatırlatarak, bugün bu listeye savaş alanında etkin şekilde kullanılan insansız sistemlerin de eklendiğini söyledi. “UKRAYNA SAVUNMA KAPASİTESİNİ GÖSTERİYOR” Akbaba, Ukrayna savunma sanayisinin savaş boyunca NATO ülkeleriyle yakın iş birliği içinde çalıştığını ve Sovyet döneminden kalan sistemlerle NATO teknolojilerini başarıyla birleştirdiğini kaydetti. Bu entegrasyonun Ukrayna mühendisliğinin hızla etkili çözümler üretebilme kapasitesini gösterdiğini ifade etti. Ayrıca Akbaba, Ukrayna’nın dünyada ilk kez bir savaş uçağını deniz tabanlı bir insansız araçtan fırlatılan bir füze ile etkisiz hâle getiren ülke olduğunu belirtti.

TEKNOFEST İstanbul kapılarını açtı: Teknoloji tutkunları Atatürk Havalimanı’nda buluşuyor Haber

TEKNOFEST İstanbul kapılarını açtı: Teknoloji tutkunları Atatürk Havalimanı’nda buluşuyor

Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde bu yıl 13. kez düzenlenen dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST İstanbul, bugün Atatürk Havalimanı’nda başladı. Festival, 21 Eylül’e kadar teknoloji meraklılarını ağırlayacak. Yarışmalardan hava gösterilerine kadar birçok etkinliğe ev sahipliği yapacak olan festivale, Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ile Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkan Yardımcısı ve Ukrayna Milletvekili Ahtem Çiygöz de Kıyiv'den gelerek katılacak. Kırımoğlu dışında ayrıca Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl de TEKNOFEST İstanbul'a katılım gösterecek. Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST İstanbul'un resmî açılış töreni saat 12.00'de gerçekleşecek. REKOR BAŞVURULAR, DEV ÖDÜLLER TEKNOFEST’in en dikkat çekici bölümlerinden biri olan teknoloji yarışmalarına bu yıl 565 binden fazla takım ve 1 milyon 100 bin yarışmacı başvurdu. Ön elemeyi geçen takımlar 85 milyon TL’nin üzerinde destek alırken, dereceye girenlere toplamda 65 milyon TL’nin üzerinde ödül dağıtılacak. YARIŞMALAR, GÖSTERİLER, KONSERLER VE ÇOK DAHA FAZLASI Bugüne kadar 11 milyona yakın ziyaretçiyi ağırlayan TEKNOFEST, İstanbul'da da her yaştan ziyaretçiye hitap eden zengin bir program sunuyor. Festival boyunca hava gösterileri, konserler, sahne şovları, eğitici atölyeler, simülasyon alanları ve bilim gösterileri gibi birçok etkinlik yapılacak. Katılımcılar ayrıca milli deniz, kara ve hava araçlarının sergilendiği alanı ziyaret edebilecek. Festivalde SOLOTÜRK, Türk Yıldızları ve F-16 savaş uçaklarının yanı sıra ATAK helikopterleri, Hürkuş, ANKA, Bayraktar TB2, Bayraktar TB3 ve Bayraktar AKINCI da yer alacak. Ünlü sanatçı Kıraç ise 19 Eylül'de saat 19.00'da festival sahnesinde konser verecek. Katılımın ücretsiz olduğu festivale girmek için çevrim içi kayıt yaptırılması zorunlu. Ziyaretçiler, festival alanına 09.00-19.00 saatleri arasında giriş yapabilecek ve ulaşım için toplu taşıma araçlarını kullanmaları tavsiye ediliyor. Detaylı bilgi ve kayıt için www.teknofest.org adresi ziyaret edilebilir.

Azerbaycan, 2027’de ilk yapay yağmur projesini başlatacak Haber

Azerbaycan, 2027’de ilk yapay yağmur projesini başlatacak

Azerbaycan, su yönetimini güçlendirmek ve iklim değişikliğine karşı dayanıklılığını artırmak amacıyla yapay yağmur teknolojisine yöneliyor. Azerbaycan Devlet Su Kaynakları Ajansı, 2027 yılında ilk pilot projenin hayata geçirileceğini Bakü Su Haftası kapsamında duyurdu. İLK PİLOT PROJE 2027'DE DEVREYE ALINACAK Ajansın açıklamasına göre çalışmalar üç aşamada ilerleyecek. Buna göre 2025 yılının sonuna kadar fizibilite raporları ve teknik proje belgeleri hazırlanacak, 2026’da uygun bölgeler belirlenecek ve gerekli hazırlıklar yapılacak, 2027’de ise yapay yağmur teknolojisine ilişkin ilk pilot proje resmen devreye alınacak. Yetkililer, yapay yağmur girişiminin özellikle kuraklığa eğilimli bölgelerde tarımsal verimliliği artırmayı ve su kaynaklarının sürdürülebilirliğini sağlamayı hedeflediğini vurguladı. Proje ayrıca, Azerbaycan’ın iklim değişikliğine karşı aldığı önlemler arasında stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor. DÜNYADA YAPAY YAĞMUR UYGULAMALARI Yapay yağmur teknolojisi, halihazırda Çin, Birleşik Arap Emirlikleri, ABD ve Avustralya gibi ülkelerde uygulanıyor. Özellikle kuraklıkla mücadelede kullanılan bu yöntem, bulutlara gümüş iyodür veya tuz parçacıkları enjekte edilerek yağış oluşumunun teşvik edilmesine dayanıyor. Çin, bu teknolojiye en büyük yatırımı yapan ülke olarak öne çıkarken, BAE son yıllarda bu yöntemle tarımsal üretimi destekleme ve su güvenliğini artırma yönünde adımlar atıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.