SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ti̇ka

QHA - Kırım Haber Ajansı - Ti̇ka haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ti̇ka haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

TİKA Başkanı Eren’den 18 Mayıs mesajı: Gözümüz de gönlümüz de her zaman Kırım’da Haber

TİKA Başkanı Eren’den 18 Mayıs mesajı: Gözümüz de gönlümüz de her zaman Kırım’da

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanı Abdullah Eren, resmî sosyal medya hesabı üzerinden 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nın 82. yıl dönümü vesilesiyle bir anma mesajı yayımladı. 18 Mayıs 1944 tarihinde Kırım’da saatler gece yarısını vurduğunda bir milletin tarihinin, hafızasının ve geleceğinin de rayların üzerine fırlatıldığını dile getiren Eren, sadece birkaç dakika içinde doğdukları topraklardan koparılan yüz binlerce Kırım Tatarının, nereye gittiği belli olmayan kara vagonlara yüklendiğini hatırlattı. Eren, ayrıca şu ifadelere yer verdi: Böylece Kırım’ın o eşsiz yeşili, yerini vagonların karanlığına ve Orta Asya’nın amansız çöllerine bıraktı. Nüfusun yarısı, henüz bu meşum yolculuk esnasında ve sürüldükleri topraklarda can verdi. Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıl dönümünde, acısı hala ilk günkü gibi taze olan ve vatan hasretiyle gözlerini yuman tüm soydaşlarımızı rahmetle anıyorum. Gözümüz de gönlümüz de her zaman Yeşil Ada Kırım’da... 18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI 82 yıldır dinmeyen acı: Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı İnsanlık tarihinin en karanlık ve utanç verici sayfalarından biri olan 18 Mayıs 1944 tarihinde, Kırım Tatarları topyekûn vatanlarından sürülerek SSCB tarafından soykırıma uğradı. pic.twitter.com/mxqlqc5weL — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 17, 2026 Kırım Tatar halkı, bir şafak vaktinde Sovyetler Birliği diktatörü Josef Stalin’in emriyle 18 Mayıs 1944 tarihinde topyekûn sürgüne tâbi tutuldu. Kırım’dan Türkistan, Urallar ve Sibirya bölgelerine hayvan vagonlarıyla sürgün edilen Kırım Tatar halkı; en temel insani haklardan mahrum bırakılarak günlerce süren zorunlu yolculuklar, açlık, susuzluk ve devamındaki perişanlık neticesinde nüfusunun yüzde 46’sını kaybetti. Sovyet yönetimi, soykırım niteliğindeki sürgünün hemen akabinde Kırım Yarımadası’nda, Kırım Tatarlarının varlığına işaret eden her şeyi ortadan kaldırmaya başladı. Köy, kasaba, ilçe ve şehirler başta olmak üzere yarımadadaki binden fazla yerleşim yerinin Kırım Tatarca olan adları değiştirildi. Kültürel soykırımın yaşandığı Kırım’da tarihi eserler tahrip edildi, mezarlıklar yok edildi ve yarımadanın demografik yapısı bilinçli şekilde dönüştürüldü. Sürgün edilen halk, bağrından koparıldığı o aziz vatanı, Kırım’ı hiçbir zaman unutmadı. Sürgünlük yollarında, sürgün edildikleri yerlerde vatana dönmek için çaba gösterdi. 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuldu. O döneme değin gerçekleşen vatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırıldı. 1989’a gelindiğinde Kırım Tatarları, yavaş yavaş ata topraklarına dönmeye başladı. Sürgün mağdurları o tarihten itibaren yaşadıkları yokluklara rağmen vatanda kalma mücadelesini sürdürdü. Ancak yaklaşık 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Türkistan bölgesinde kaldı. 2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti. 2019 yılında Letonya ve Litvanya meclisleri, 2022’de Kanada Parlamentosunun alt kanadı olan Avam Kamarası, 2024'ün temmuz ayında Polonya Parlamentosunun alt kanadı olan Sejm, 2024'ün ekim ayında Estonya Parlamentosu (Riigikogu), 2024'ün aralık ayında Çekya Parlamentosunun üst kanadı olan Senato ve 2025’in haziran ayında Hollanda Krallığı Genel Meclisinin alt meclisi olan Hollanda Temsilciler Meclisi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıdı.

TİKA’dan Odesa’da su projesi: 5 bin kişi temiz suya kavuşuyor Haber

TİKA’dan Odesa’da su projesi: 5 bin kişi temiz suya kavuşuyor

Ukrayna’nın güneyindeki Odesa bölgesinde, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA), Ukrayna Gagauz Dernekleri Birliği ve Kubey Köy Meclisi iş birliğiyle yürütülen içme suyu projesi meyvelerini veriyor. Bölgenin en temel ihtiyaçlarından biri olan kaliteli içme suyu erişimi, Türkiye’nin desteğiyle kurulan teknolojik altyapı sayesinde güvence altına alınıyor. BÜYÜKELÇİ BİLGEN’DEN YERİNDE İNCELEME Türkiye’nin Kıyiv Büyükelçisi Mustafa Levent Bilgen ile TİKA Ukrayna Program Koordinatörü Yahya Kemal Tunca, Bolgrad ilçesine gerçekleştirdikleri çalışma ziyareti kapsamında Kubey’deki su arıtma tesisini ziyaret etti. Yetkililer, bu ziyaretin projenin bölge için stratejik önemini ve Ukrayna-Türkiye arasındaki güçlü dayanışmayı simgelediğini ifade etti. KESİNTİSİZ VE ÜCRETSİZ İÇME SUYU Kubey köyündeki Ruseva Caddesi üzerinde kurulan yeni sistem, saatte 1 metreküp (1000 litre) suyu en üst standartlarda arıtma kapasitesine sahip. Başta 5 binden fazla Kubey sakini olmak üzere, çevre yerleşim yerlerindeki vatandaşlar da bu hizmetten yararlanabilecek. Bölge halkının arıtılmış suyu kolayca alabilmesi için özel bir "sosyal su çeşmesi" (büvet) oluşturuldu. Tesis, 2 metreküplük yedek su deposu ve teknik donanımı sayesinde elektrik kesintilerinden etkilenmeden otonom olarak çalışmaya devam edebilecek. YAŞAM KALİTESİNE STRATEJİK DESTEK Proje koordinatörleri, temiz suya erişimin temel bir insan hakkı olduğunu belirterek, "Bu girişimin hayata geçirilmesi, bölge sakinlerinin yaşam kalitesini artırmak ve temel ihtiyaçlarını karşılamak adına atılmış büyük bir adımdır." değerlendirmesinde bulundu. Hazırlık çalışmalarının son aşamaya geldiği tesiste, gelecek birkaç gün içinde su dağıtımının başlaması bekleniyor.

Çanakkale’de iki devlet tek ruh: Azerbaycanlı şehit ailelerinden anlamlı ziyaret Haber

Çanakkale’de iki devlet tek ruh: Azerbaycanlı şehit ailelerinden anlamlı ziyaret

Azerbaycanlı şehit aileleri tarihin en büyük kahramanlık destanlarından biri olan, modern tarihin akışını değiştiren ve Türk milletinin bağımsızlık azminin simgesi olan Çanakkale Savaşı'nın yaşandığı Gelibolu Yarımadası'ndaki şehitlik ve anıtlara ziyarette bulunarak hem atalarının hem Mehmetçiğin aziz hatırasını yad etti. TRT Avaz internet sayfasında yer alan habere göre, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) desteğiyle, Zafer Şehit Ailelerine Destek İçtima Birliği tarafından düzenlenen gezi kapsamında 30 kişilik şehit ailesi grubu Çanakkale’ye geldi. ANIT ZİYARETİ SIRASINDA DUYGU DOLU ANLAR YAŞANDI Rehberler eşliğinde yarımadayı gezen grup, ilk olarak 57. Piyade Alayı şehitlerinin anısına inşa edilen Çanakkale Savaşı'nın manevi atmosferini derinden yaşatan 57. Alay Anıtı'nı ziyaret etti. Duygu dolu anlar yaşanan ziyaretin ardından şehit aileleri, 57. Alay Şehitliği ve Mehmetçik Anıtı önünde Türk ve Azerbaycan bayraklarını yan yana açarak birlik ve beraberlik mesajı verdi. AZERBAYCAN İLE TÜRKİYE ARASINDA ORTAK RUH ORTAK BİLİNÇ Ziyaret sırasında duygularını paylaşan şehit annesi Ganire Guliyeva, Çanakkale ruhunun Karabağ’da da yaşadığını vurgulayarak şunları söyledi: Vaktiyle bu şehitler arasında Azerbaycan'dan gelenlerin de yer aldığını biliyoruz. kahramanlığı tüm dünyaya örnektir. Biz bunu Karabağ Savaşı’nda da gördük; Türkiye’nin desteğiyle topraklarımızı 30 yıl sonra işgalden kurtardık. Bugün burada özümü bir Türk vatandaşı gibi hissediyorum. Kahraman bir halkın evlatlarıyız. Çanakkale Savaşı'na dair bilgilerinin pekiştiğini ve yenilediğini ifade eden bir diğer şehit annesi Afige Veliyeva, organizasyonda emeği geçen kurumlara teşekkür etti. AZERBAYCAN ANITI'NA ANLAMLI ZİYARET Savaşın dönüm noktalarından biri olan Conkbayırı'nda bulunan Şehitlik Anıtı'nı da ziyaret eden grubun en dikkat çeken durağı 1915 muharebelerinde şehit düşen Azerbaycanlı askerlerin anısına 2023 yılında inşa edilen “Azerbaycan Anıtı” oldu. Şehit aileleri anıtın başında duygu dolu anlar yaşarken dua etti. İki ülke arasındaki köklü tarihî bağları ve şehitlik makamına duyulan ortak saygıyı simgeleyen bu ziyaret, Çanakkale ruhunun asırlar geçse de sönmeyeceğini bir kez daha kanıtladı.

Gaspıralı’nın mirası, doğumunun 175. yıl dönümünde Romanya'da hatırlandı Haber

Gaspıralı’nın mirası, doğumunun 175. yıl dönümünde Romanya'da hatırlandı

"Doğumunun 175. Yıl Dönümünde İsmail Bey Gaspıralı ve Mirası" adlı panel, Romanya’daki Köstence Ovidius Üniversitesinde düzenlendi. İsmail Bey Gaspıralı'nın doğumunun 175. yıl dönümü anısına 28 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilen panel; Romanya Türk-Müslüman Tatarları Demokrat Birliği (RTMTDB), Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) ve Köstence Ovidius Üniversitesi Tarih ve Siyaset Bilimleri Fakültesinin yanı sıra Bükreş Üniversitesi Tarih Fakültesi ile Türk Çalışmaları Merkezi ile iş birliği içerisinde tertip edildi. İSMAİL BEY GASPIRALI, DOĞUMUNUN 175. YIL DÖNÜMÜNDE HATIRLANDI Panelde; Kırım Vakfı Başkanı Tuncer Kalkay, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Kırım Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Enver Aydoğan, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zaynabidin Abdiraşidov, Bükreş Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Silvana Rachieru ve RTMTDB Bükreş Şubesi Başkanı Dr. Metin Ömer konuşmacı olarak yer aldı. Türkiye Cumhuriyeti Köstence Başkonsolusu Derya Dingiltepe, Köstence Ovidius Universitesi Tarih ve Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı Daniel Citiriga, Romanya Müslümanları Müftüsü Murat Yusuf ve TİKA Romanya Koordinatörü Salih Yurç ise programda katılımcı olarak yer aldı. Panel kapsamında Gaspıralı'nın Romanya ve Türkiye üzerindeki etkisi ele alınırken Gaspıralı’nın eğitim alanında başlattığı reformlar ile basın aracılığıyla oluşturduğu iletişim ağının modern toplumun gelişimi üzerindeki etkileri kaydedildi. UDTTMR BAŞKANI GELİL ESERGHEP’TEN PANEL ÜZERİNE DEĞERLENDİRMELER Panelde UDTTMR Başkanı Gelil Eserghep şöyle konuştu: İsmail Bey Gaspıralı gibi bir şahsiyetin anısını yaşatmak, dünyanın dört bir yanındaki Tatarlar için bir görevdir. UDTTMR, milletimizin önemli şahsiyetlerinin ve kahramanlarının hatırasını canlı tutma misyonunu üstlenmekte ve Gaspıralı’nın doğumunun 175. yılını anan bu tür etkinlikleri desteklemektedir. Desteklerinden dolayı TİKA’ya ve davetimizi kabul ederek bu önemli etkinliğin bir parçası olan Köstence Ovidius Üniversitesi ile Bükreş Üniversitesine teşekkür ederiz; ayrıca bu etkinliğe bilimsel bir geçerlilik kazandırdıkları için de minnettarız. KALKAY, “KIRIM DERNEĞİ 70. YIL” KİTABINI DEKAN CİTİRİGA’YA ARMAĞAN ETTİ Öte yandan Kırım Vakfı Başkanı Kalkay, Dekan Citiriga’ya Türkiye’deki Kırım Tatar teşkilatlarını anlatan “Kuruluşunun 70. Yıl Dönümünde Kırım Derneği” adlı kitabını hediye etti. Aydoğan ise Dekan Citiriga’ya 2001 yılında düzenlenen Kırım Derneği Sempozyumu’nun bildirilerini içeren “İsmail Bey Gaspıralı” kitabını armağan etti.

Romanya'da İsmail Bey Gaspıralı’nın doğumunun 175. yılına özel uluslararası konferans! Haber

Romanya'da İsmail Bey Gaspıralı’nın doğumunun 175. yılına özel uluslararası konferans!

Türk dünyasının ve Kırım Tatarlarının en önemli isimlerinden büyük siyasetçi, düşünür, yazar, eğitimci ve yayıncı İsmail Bey Gaspıral’nın düşünsel, kültürel ve siyasi mirası, doğumunun 175. yılı dolayısıyla Romanya’da düzenlenecek uluslararası bir konferansta kapsamlı şekilde ele alınacak. Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA), Romanya Türk-Müslüman Tatarları Demokrat Birliği, Köstence Ovidius Üniversitesi Tarih ve Siyaset Bilimi Fakültesi ve Bükreş Üniversitesi Tarih Bölümü Türk Araştırmaları Merkezi iş birliğiyle düzenlenen “İsmail Gaspıralı ve Mirası: Reform, Eğitim ve Türk Dünyasında Birlik” başlıklı konferans, 28-29 Nisan 2026 tarihlerinde Köstence ve Bükreş’te gerçekleştirilecek. Konferansta; Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Enver Aydoğan ve Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zaynabidin Abdirashidov, Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Vakfı Başkanı Tuncer Kalkay, Bükreş Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Silvana Rachieru ve DQTK Yönetim Kurulu Üyesi, Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Yönetim Kurulu Üyesi, Köstence Ovidius Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Metin Ömer konuşmacı olarak yer alacak. GASPIRALI'NIN EĞİTİM REFORMLARI, YAYINCILIK FAALİYETLERİ VE TOPLUMSAL DÖNÜŞÜM VİZYONU ELE ALINACAK Konferansın ilk oturumu 28 Nisan’da Köstence’de Ovidius Üniversitesi Senato Salonu’nda yapılacak. İkinci gün programı ise 29 Nisan’da Bükreş Üniversitesi Matematik ve Bilgisayar Fakültesi’nde devam edecek. Etkinlikte farklı ülkelerden akademisyenler, Gaspıralı’nın fikir dünyasını ve etkilerini çok boyutlu şekilde değerlendirecek. 19. yüzyılın ikinci yarısında ortaya koyduğu “dilde, fikirde, işte birlik” anlayışıyla Türk dünyasında modernleşme sürecine yön veren Gaspıralı’nın eğitim reformları, yayıncılık faaliyetleri ve toplumsal dönüşüm vizyonu konferansın ana başlıklarını oluşturacak. Özellikle yayımladığı “Tercüman” gazetesi aracılığıyla geniş bir coğrafyada fikirlerini yayarak Türk ve Müslüman toplumlar arasında ortak bir bilinç oluşturmayı hedefleyen Gaspıralı’nın mirası, günümüz açısından da ele alınacak. Program kapsamında ayrıca Kırım Tatar toplumunun tarihsel gelişimi, kimlik mücadelesi ve 1917-1918 yıllarında kurulan Kırım Halk Cumhuriyeti’ne uzanan süreçte Gaspıralı’nın fikirlerinin rolü tartışılacak. Bunun yanı sıra, onun eğitim, diyalog ve karşılıklı saygı temelinde geliştirdiği modelin, Müslüman toplulukların farklı siyasi ve kültürel ortamlarda varlığını sürdürmesindeki önemi değerlendirilecek.

Çubarov: Kırım Tatar halkının iradesi uluslararası müzakerelerin parçası olmalı Haber

Çubarov: Kırım Tatar halkının iradesi uluslararası müzakerelerin parçası olmalı

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde ve Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı ev sahipliğinde düzenlenen 5. Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) yoğun katılımla devam ediyor. Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov Kırım Haber Ajansına (QHA) verdiği röportajda, Kırım Tatar halkının mevcut durumu, uluslararası diplomasi süreçleri ve barış görüşmelerine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. “KIRIM TATARLARI SÜRECİN ÖZNESİDİR” KTMM Başkanı Çubarov, Kırım Tatar halkının geleceğine ilişkin hiçbir uluslararası müzakerenin, KTMM olmadan yürütülemeyeceğini belirtti. Kırım meselesinin yalnızca toprak ve siyasi statü tartışması olmadığını vurgulayan Çubarov, bunun aynı zamanda bir halkın varlık ve gelecek meselesi olduğunu ifade ederek, “Kırım Tatar halkı bu meselenin nesnesi değil, öznesidir. Halkımızın iradesi olmadan alınacak hiçbir karar meşru değildir.” değerlendirmede bulundu. UKRAYNA’NIN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ VE ADİL BARIŞ VURGUSU Başkan Çubarov, Ukrayna-Rusya Savaşı bağlamında barış tartışmalarına da değinerek, gerçek ve kalıcı bir çözümün ancak Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün yeniden tesis edilmesiyle mümkün olabileceğini söyledi. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy yönetiminin KTMM'yi resmî temsil organı olarak tanımasının önemli bir siyasi ve hukuki adım olduğunu belirten Çubarov, bu kararın uluslararası süreçlere de yansıması gerektiğini ifade etti. Öte yandan Çubarov, “dondurulmuş çatışma” ya da mevcut cephe hatlarının fiili sınır olarak kabul edilmesi senaryosunun, hem Ukrayna hem de Kırım Tatarları için kabul edilemez bir sonuç doğurduğuna vurgu yaptı. “TÜRKİYE GÜVENİLİR BİR AKTÖRDÜR” Refat Çubarov, Türkiye’nin Ukrayna-Rusya Savaşı'ndaki rolünü değerlendirerek, Türkiye’nin hem Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü tanıması hem de 2014’ten bu yana Kırım’ın işgalini tanımayan ve Ukrayna’nın egemenliğini destekleyen tutumunu sürdürmesinin Kırım Tatar halkı için en önemli güven unsurlarından biri olduğunu söyledi. Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın olası barış süreçlerinde Türkiye’nin arabulucu rolüne ilişkin açıklamalarını olumlu değerlendiren Çubarov, Türkiye’nin 2022’de İstanbul’da yürütülen görüşmeler ve çeşitli diplomatik girişimlerde aktif rol üstlendiğini hatırlattı ve Ankara’nın bu pozisyonunu sürdürmesinin önemine dikkat çekti. BARIŞ ANCAK İŞGALİN SONA ERMESİYLE MÜMKÜNDÜR KTMM Başkanı Çubarov, Rusya’nın işgal altındaki Ukrayna toprakları üzerindeki kontrolü sürdürmesi ve Ukrayna’nın NATO üyeliğine karşı çıkması gibi şartlarının barış sürecini imkânsız hale getirdiğini ifade etti. Bu yaklaşımın uluslararası hukukla bağdaşmadığını belirten Çubarov, “Barış, ancak Rusya’nın işgal ettiği topraklardan çekilmesiyle mümkündür. Aksi halde bu, barış değil, çatışmanın dondurulması olur.” dedi. KIRIM TATARLARININ GELECEĞİ BELiRSİZLİK İÇİNDE Başkan Çubarov, Kırım’ın geleceğinin doğrudan Kırım Tatar halkının geleceğini belirlediğini vurgulayarak, işgalin devam etmesi hâlinde halkın kültürel, siyasi ve demografik olarak ciddi risklerle karşı karşıya kalacağını söyledi. Bu nedenle uluslararası toplumun Kırım meselesini gündemde tutmasının hayati önem taşıdığını ifade eden Çubarov, özellikle siyasi tutsaklar konusuna da dikkat çekti. DİPLOMATİK TEMASLAR VE TÜRKİYE’DEKİ GÖRÜŞMELER ADF2026 kapsamında çok sayıda ikili görüşme gerçekleştirdiklerini belirten Çubarov, Türkiye’de farklı kurumlarla yapılan temaslarda Kırım’daki durumun, Kırım Tatar halkının sorunlarının ve özellikle 350’den fazla siyasi tutsakların serbest bırakılması meselesinin gündeme geldiğini söyledi. Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı yetkilileriyle yapılacak yeni temasların, KTMM ile iş birliğini daha da güçlendireceğini ifade etti. Bunun yanında Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ve Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) gibi kurumlarla yapılan görüşmelerde diasporanın durumu, kültürel projeler ve Kırım Tatar toplumunun desteklenmesi konularının ele alındığını aktardı. GERÇEK ÇÖZÜM GECİKİRSE, RİSKLER BÜYÜR Çubarov son olarak, mevcut savaşın uzamasının hem bölgesel hem de küresel riskleri artırdığını belirterek, uluslararası toplumun daha aktif ve ilkeli bir diplomasi yürütmesi gerektiğini vurguladı. “Eğer temel sorunlar çözülmezse, kalıcı barış mümkün olmaz.” diyen Çubarov, Kırım Tatar halkının adalet ve güvenlik beklentisinin altını bir kez daha çizdi.

KTMM Başkanı Çubarov, TİKA’yı ziyaret etti Haber

KTMM Başkanı Çubarov, TİKA’yı ziyaret etti

Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Türkiye temaslarının Ankara ayağında 15 Nisan 2026 tarihinde Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığını (TİKA) ziyaret etti. Çubarov, TİKA Başkanı Abdullah Eren ile bir görüşme gerçekleştirdi. Ziyarette; KTMM Üyesi ve Şefika Gaspıralı Uluslararası Kadın Birliği Başkanı Gayana Yüksel, Dünya Kırım Tatar Kongresi (DKTK) Genel Sekreteri Av. Namık Kemal Bayar ve Ukrayna’nın Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Denıs (Denys) Zolotarov yer aldı. “BİZ HER ZAMAN UKRAYNA’NIN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNDEN YANA OLDUK” Görüşmede Eren, hem Ukrayna hem Kırım’da TİKA'nın hayata geçirdiği projeleri anlattı. TİKA’nın Kıyiv’deki Koordinasyon Ofisi ile birlikte savaş koşullarına rağmen projelerin devam ettirdiğini dile getiren Eren, özellikle Ukrayna insanına yalnız olmadığını göstermek için sosyal projelerin gerçekleştirilmekte olduğunu belirtti. “Biz her zaman Ukrayna’nın toprak bütünlüğünden yana olduk. (Ukrayna’ya) Yapılan saldırıları hiçbir zaman tasvip etmedik.” diyen Eren, Kırım Tatarları ve Ukrainlere TİKA’nın kendi çalışma alanlarında hizmet vermeye devam edeceğini kaydetti. Eren, KTMM’nin Kırım Tatar halkının temsil organı statüsünün kesinleşmesi hususunda TİKA’nın memnuniyet duyduğunu da dile getirdi. ÇUBAROV, KIRIM TATAR SİYASİ TUTSAKLARA YAŞATILAN BASKIYA DİKKAT ÇEKTİ Çubarov ise görüşmede; Kırım’ın, Kırım Tatarlarının ve Kırım Tatar siyasi tutsakların mevcut durumunu gündeme taşıdı. Kırım’daki yaşam şartlarının zorlaştığını dile getiren Çubarov, Kırım’da hâlihazırda 351 siyasi mahkûmun bulunduğunu ve bu mahkûmların 180’inin yani yüzde 51’inin Kırım Tatarı olduğunu belirtti. Kırım Tatarlarının Kırım’daki nüfus oranının yüzde 12 olduğunu da vurgulayan Çubarov, 2022 yılına kadar söz konusu mahkûmların yalnızca 5’i kadınken şimdi ise bu sayının 60’a yükseldiğini bildirdi. Siyasi mahkûmların terör suçu işledikleri ya da Ukrayna adına faaliyet yürüttükleri iddialarıyla suçlandıklarını belirten Çubarov, bazı durumlarda siyasi mahkûmların eşlerinin de Rusya tarafından haksız yere tutuklandığını ifade etti. Çubarov, “Hapse atılan herkesi Kırım’da tutmuyorlar. (Siyasi mahkûmları) Rusya’nın Yakutsk ve Başkurdistan gibi uzak bölgelere götürüyorlar. İçerideki erkeklere daha çok baskı uygulamak için onlara gidip ‘Eşlerinizi de alacağız.’ şeklinde psikolojik baskı uyguluyorlar.” ifadelerini kullandı. Bununla beraber Çubarov, Rusya’nın yarattığı korku ortamı sebebiyle Kırım Tatar siyasi tutsakların bazılarının eşlerinin çocularıyla beraber Türkiye’ye sığınmaya başladığını da dile getirdi. KIRIM TATARLARI, RUS ORDUSUNA ALINMAMAK İÇİN KIRIM’I TERK ETMEK ZORUNDA KALIYOR Ukrayna-Rusya Savaşı nedeniyle Rusya’nın seferberlik ilan ettiğini hatırlatan Çubarov, Kırım Tatarlarının işgalci Rus ordusuna alınmamak için Kırım’ı terk etmek zorunda kaldığını belirtti. Çubarov, “Gençlerimizi, mecburi olarak Rus ordusuna çağırıyorlar. Rus ordusuna 18 yaşındaki bir çocuk girdiği andan itibaren ona hemen çeşitli türde baskılar uygulayarak onu sözleşme imzalamaya mecbur ediyorlar.” şeklinde konuşarak Rus ordusuna alınan gençlerin sözleşmeyi imzalar imzalamaz savaşa gitmek zorunda kaldıklarını belirtti. Seferberlik sebebiyle Kırım’ı terk ederek yurt dışına giden Kırım Tatarlarının sayısının ise en az 50 bin civarında olduğunu dile getirdi. Çubarov, KTMM’nin Kırım Tatar halkının resmî organı statüsünün kesinleşmesi sonucunda beklenenin gerçekleştiğini fakat aynı zamanda KTMM’nin sorumluluklarının da arttığını kaydederek hazırlık aşamasında olan Dünya Kırım Tatar Kongresi'nin önemine vurgu yaptı. Çubarov Ukrayna-Rusya Savaşı’nın başladığı ve Rusya’nın seferberlik başlattığı 2022 yılına kadar Kırım Tatarlarının Kırım’dan ayrılmamak için her türlü çabayı gösterdiğini ifade etti. Çubarov, son olarak Rusya’nın savaşta galip gelmeyeceğini belirterek barışın adil bir şekilde sağlanması gerektiğini ifade etti.

Kırım Tatarları ve Türkiye arasında birlik sofrası Haber

Kırım Tatarları ve Türkiye arasında birlik sofrası

Kırım Cephesi girişimi, Ramazan ayı vesilesiyle Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) ve Kırım Milli Varlık Vakfı ile birlikte Türk diplomatlar ve iş dünyası temsilcilerinin katıldığı bir "Birlik İftarı" düzenledi. İftar sofrasında, Ukrayna’ya verilen destek ve Kırım Tatar halkıyla dayanışma mesajları ön plana çıktı. Kırım Cephesi girişimi tarafından bugün yapılan açıklamada, KTMM ve Kırım Milli Varlık Vakfı iş birliğiyle düzenledikleri iftar programına Türkiye’nin Ukrayna nezdindeki resmi temsilcileri ve Türk yatırımcıların geniş katılım gösterdiği bildirildi. Türkiye’nin Kıyiv Büyükelçisi Mustafa Levent Bilgen başkanlığındaki Büyükelçilik heyetinin onur konuğu olduğu akşamda; Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Ukrayna Koordinatörü Yahya Kemal Tunca, TUİD (Türk Ukrayna İşadamları Derneği) Başkanı Burak Pehlivan ve TUSİB (Türkiye Ukrayna Sanayici ve İşadamları Birliği) Başkanı Mehmet Aycan Yılmaz gibi önemli isimler yer aldı. Gecede yapılan konuşmalarda iftarın sadece bir akşam yemeği değil, aynı zamanda dostluk, karşılıklı destek ve ortak değerler etrafında kenetlenme simgesi olduğu vurgulandı. Kırım Cephesi yetkilileri, Türkiye'nin Ukrayna’ya ve Kırım Tatar halkına sağladığı kesintisiz yardımların önemine dikkat çekerek şu mesajı paylaştı: Bu akşam dostluk ve birliğimizin bir sembolü oldu. Ortak değerlerimizi, Ukrayna’ya ve Kırım Tatar halkına yapılan yardımları konuştuk. İftar, birliğimizin gücünü hatırlatmak, samimi bir diyalog kurmak ve ortaklığımızı pekiştirmek için eşsiz bir fırsattır. Program boyunca Türk kurumlarının bölgedeki insani yardım faaliyetleri ve Kırım Tatar halkının geleceğine yönelik projeleri de ele alındı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.