SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ti̇ka

QHA - Kırım Haber Ajansı - Ti̇ka haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ti̇ka haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kırım Müftülüğü ile TİKA Ukrayna Koordinatörlüğü arasında önemli görüşme: Kış öncesi insani yardım ve ortak projeler masada Haber

Kırım Müftülüğü ile TİKA Ukrayna Koordinatörlüğü arasında önemli görüşme: Kış öncesi insani yardım ve ortak projeler masada

Kırım Özerk Cumhuriyeti Müslümanları Dinî İdaresi (DUMARK) heyeti ile Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Ukrayna Koordinatörlüğü arasında resmi bir görüşme gerçekleştirildi. Kırım Müftüsü Ayder Rüstemov ile DUMARK Ulema Konseyi Başkanı Süleyman Hayrullayev, TİKA Ukrayna Koordinatörü Uğur Ferhat Korkmaz ile bir araya geldi. Görüşmede Kırım Müftüsü Ayder Rüstemov; Dinî İdarenin Ukrayna’daki Müslüman toplumlara yönelik yürüttüğü insani, sosyal, eğitim ve kültür alanındaki faaliyetleri aktardı. Rüstemov, Kırım Tatar halkının manevi ve kültürel mirasının korunmasına dair sürdürülen projeler hakkında detaylı bilgi verdi. YAKLAŞAN KIŞ ŞARTLARI VE ENERJİ KRİZİNE KARŞI DESTEK Görüşmede, devam eden Rus saldırıları nedeniyle Ukrayna'nın enerji altyapısında yaşanan ağır hasarlar ve kış öncesi baş gösteren enerji krizi ele alındı. Taraflar, zorlu kış şartlarında toplumun en hassas kesimlerine ve ihtiyaç sahibi ailelere yönelik acil insani yardım mekanizmalarını değerlendirdi. Özellikle kış yardım programları kapsamında yerleşim yerlerine yakacak odun ve katı yakıt tedariki ile ısınma araçlarının sağlanması konuları öncelikli gündem maddesi olarak görüşüldü. TÜRKİYE-UKRAYNA İLİŞKİLERİ VE KÜLTÜREL İŞ BİRLİĞİ Toplantıda ayrıca Ukrayna ile Türkiye arasındaki dostane ilişkilerin pekiştirilmesi; Kırım Tatar dilinin, kültürünün ve milli dini kimliğinin korunup geliştirilmesi amacıyla ortak eğitim, sosyal ve insani projelerin hayata geçirilmesi imkanları istişare edildi. Görüşmenin sonunda taraflar, insani ve sosyal projelerin uygulamaya konulması adına ortak çabaların koordine edilmesi temennisini dile getirdi. DUMARK temsilcileri, Kırım Tatar halkının ve Ukrayna toplumunun ihtiyaçlarına gösterdiği yakın ilgi, yapıcı diyalog ve iş birliği yaklaşımı nedeniyle TİKA Ukrayna Koordinatörü Uğur Ferhat Korkmaz’a teşekkürlerini iletti.

Türkiye-Kazakistan bağları güçleniyor: Atırau Üniversitesinde TİKA’nın desteğiyle Türk dili sınıfı açıldı Haber

Türkiye-Kazakistan bağları güçleniyor: Atırau Üniversitesinde TİKA’nın desteğiyle Türk dili sınıfı açıldı

Kazakistan genelinde bugüne kadar 15 Türk dili sınıfının açılmasına öncülük eden Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Kazakistan’da Türk dilinin gelişimi için bir kez daha kolları sıvadı. Kazakistan’ın Atırau kendine bulunan Halil Dosmuhamedov Atırau Üniversitesinde, Ajansın desteğiyle bir Türkçe sınıfı açılırken sınıfın açılış törenine; TİKA Kazakistan Koordinatörü Fuat Erdoğmuş, Ajans temsilcileri, üniversitenin yönetim kurulu başkanı ve rektörü Salamat İdrisov, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kamu Yönetimi Akademisi ile Atırau Bölgesi Kültür ve Dil Geliştirme Müdürlüğü temsilcileri katıldı. TİKA’NIN AÇTIĞI TÜRK DİLİ SINIFI SAYISINDA ARTIŞ: TÜRKÇE ÖĞRENENLERİN SAYISI ARTIYOR TRT Avaz’ın 6 Ekim 2026 tarihinde gündeme taşıdığı habere göre Erdoğmuş, söz konusu projenin, üniversite öğrencilerinin Türkiye’deki eğitim imkânlarına erişimi ve Türk üniversiteleriyle kuracakları etkileşim açısından önemini vurguladı. Öte yandan Erdoğmuş, TİKA’nın daha önce farklı üniversitelerde kurduğu Türk dili sınıfı projelerinden de olumlu geri dönüşler aldıklarını ifade etti. ÜNİVERSİTEDE 200’DEN FAZLA ÖĞRENCİ TÜRKÇE ÖĞRENİYOR Proje çerçevesinde, Kazakistan’da Türkçe eğitiminin fiziki altyapısının sağlamlaştırılması hedeflenirken üniversitenin resmî internet sayfasında yayımlanan açıklamaya göre ise İdrisov, törendeki konuşmasında, üniversitede 200'den fazla öğrencinin Türkçe öğrendiğini kaydederek “Yeni sınıfın, öğrencilerimizin kaliteli eğitim almaları için elverişli koşullar oluşturacağına inanıyorum. Üniversite adına TİKA ekibine ve Sayın Erdoğmuş'a, bu girişimin hayata geçirilmesine verdikleri destekten dolayı teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Ukrayna ve TİKA’dan Türk halklarının kültürel mirası için ortak adım Haber

Ukrayna ve TİKA’dan Türk halklarının kültürel mirası için ortak adım

Ukrayna Etnik Politika ve Vicdan Özgürlüğü Servisi ile Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) arasında, Ukrayna'da yaşayan Türk dilli toplulukların kültürel mirasının korunması ve iki ülke arasındaki insani bağların güçlendirilmesine yönelik bir görüşme gerçekleştirildi. Ukrayna Etnik Politika ve Vicdan Özgürlüğü Servisi Başkan Yardımcısı İhor Lossovskıy ve Ukrayna Gagauzlar Birliği temsilcileri, TİKA Kıyiv Program Koordinatörü Uğur Ferhat Korkmaz ile bir araya gelerek, tehlike altındaki dillerin korunmasından "Kırım Tatar Konağı" projesine kadar uzanan geniş kapsamlı iş birliği imkanlarını ele aldı. TÜRK HALKLARI FORUMU İÇİN ORTAK ADIMLAR Ukrayna Etnik Politika ve Vicdan Özgürlüğü Servisi tarafından yapılan açıklamada, “Ukrayna'daki Türk kökenli topluluklar ve bunların devletimizin kültürel çeşitliliğindeki rolü, dillerinin, geleneklerinin ve kültürel mirasının korunmasının önemi ele alındı. Paylaşılan tarihi ve kültürel yakınlık, Ukrayna ve Türkiye arasında insani ve kültürel bağları derinleştirmek için ek bir köprü görevi görebilir.” denildi. Görüşmenin en dikkat çeken gündem maddelerinden birini, Ukrayna'da yaşayan altı Türk kökenli etnik grubun temsilcilerini bir araya getirmesi planlanan Türk Halkları Forumu fikri oluşturdu. Ukrayna tarafı, TİKA'nın bu forumun hazırlık ve organizasyon süreçlerine katkı sunması imkanını masaya yatırdı. Devlet kurumlarını, uzmanları ve uluslararası ortakları aynı platformda buluşturması hedeflenen organizasyonun; kültürel diyaloğun geliştirilmesi, tarihi hafızanın korunması ve ana dillerin yaşatılması adına açık bir tartışma zemini oluşturması öngörülüyor. TEHLİKE ALTINDAKİ DİLLER VE KÜLTÜREL MİRAS KORUMA ALTINA ALINIYOR Toplantıda, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan Türk dilleri dahil olmak üzere bölge dillerinin korunmasına yönelik ortak projeler detaylandırıldı. Ukrayna'nın koruma stratejisi kapsamında Kırım Tatarca, Gagavuzca, Karayca, Kırımçakça ve Urumca gibi dillerin yer aldığı hatırlatılarak, bu dillerin gelecek nesillere aktarılması amacıyla TİKA'nın eğitim ve kültür projelerine sunabileceği destek formatları değerlendirildi. KIRIM TATAR KONAĞI PROJESİNE TİKA DESTEĞİ MÜZAKERE EDİLDİ Bir diğer önemli temas noktası ise Ukrayna Yerel Mimarisi ve Yaşamı Müzesi (Pirogovo Açık Hava Müzesi) bünyesinde uygulamasına başlanan "Kırım Tatar Konağı" projesi oldu. TİKA'nın bu projeye sağlayabileceği potansiyel katkıların ele alındığı görüşmede; inşa edilecek mimari yapının sadece bir müze sergisi değil, Kırım Tatar geleneklerini, mimarisini ve kültürünü yaşatan dinamik bir mekan haline dönüştürülmesi hedefleniyor. Ukrayna Etnik Politika ve Vicdan Özgürlüğü Servisi ve TİKA yetkilileri, Ukrayna'nın kültürel çeşitliliğini destekleyecek ve iki ülke arasındaki dostluk bağlarını pekiştirecek ortak girişimleri hayata geçirmek üzere diyaloğu sürdürme konusunda mutabık kaldı.

TİKA'nın yenilediği Aliya İzzetbegoviç Müzesi ziyaretçilerine kapılarını açmaya hazırlanıyor Haber

TİKA'nın yenilediği Aliya İzzetbegoviç Müzesi ziyaretçilerine kapılarını açmaya hazırlanıyor

Bosna-Hersek’in ilk Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç’in düşünsel ve siyasi mirasını gelecek nesillere aktarmak amacıyla 19 Ekim 2007’de kurulan Aliya İzzetbegoviç Müzesi, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından gerçekleştirilen kapsamlı restorasyon ve teşhir-tanzim çalışmalarının ardından yenilenen yüzüyle ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanıyor. Bosna-Hersek Millî Anıtı statüsündeki Osmanlı dönemi Ploça ve Širokac kapıkulelerinde faaliyet gösteren müze, iki aşamalı olarak hayata geçirilen projeyle hem tarihî kimliğine kavuşturuldu hem de çağdaş müzecilik standartlarına uygun şekilde yeniden düzenlendi. VRATNİK SURLARI VE TARİHÎ KULELER GÜVENCE ALTINA ALINDI Projenin ilk aşamasında, müzenin ev sahipliği yaptığı tarihî yapıların özgün mimari özellikleri korunarak fiziki altyapısı güçlendirildi. Osmanlı’nın Balkanlar’daki savunma sisteminin önemli eserleri arasında yer alan ve 1727-1739 yılları arasında Bosna Valisi Ahmed Paşa Rustempašić Skopljak döneminde inşa edilen Ploça ve Širokac kapıkuleleri kapsamlı bir restorasyondan geçirildi. Çatı, sur duvarları ve merdivenlerin onarıldığı çalışmalarla, Saraybosna’nın doğu kesimini koruyan tarihi Vratnik Sur Sistemi’nin önemli bir parçası daha koruma altına alındı. “SAVUNMA VE ÖZGÜRLÜK” ORTAK AMACINDA BULUŞTU Geçmişte Saraybosna halkını düşman saldırılarına karşı koruyan tarihî kuleler, bugün Bosna-Hersek’in bağımsızlık mücadelesinin simge ismi Aliya İzzetbegoviç’in hatırasını yaşatarak geçmiş ile gelecek arasında bir köprü kuruyor. Müzenin ilk müdürü ve kurucularından Elvis Kondzic, kuleler ile İzzetbegoviç arasındaki bağı, “Kuleler ve Aliya farklı zamanda yaşadılar. Ancak sonunda savunma ve özgürlük ortak amacı etrafında buluştular.” sözleriyşe ifade etti. DİJİTAL TEKNOLOJİLERLE ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ ÇAĞDAŞ MÜZECİLİK Projenin ikinci aşamasında ise müzenin teşhir ve tanzim kurgusu tamamen yenilendi. Ziyaretçi deneyimini güçlendirmeyi hedefleyen çalışmalar kapsamında sergi alanları modern müzecilik ilkeleri doğrultusunda yeniden tasarlandı. Bütüncül bir sergileme konseptinin benimsendiği müzede; kanvas baskılar, özgün grafik uygulamaları, modern sergileme vitrinleri, LED ekranlar ile dijital görsel ve işitsel multimedya içeriklerine yer verildi. Bu çalışmalarla müzenin, tarihî yapının özgün karakterini korurken dijital anlatım unsurları ve modern sergileme teknolojileriyle ziyaretçilerine daha kapsamlı bir deneyim sunması hedefleniyor. KRONOLOJİK VE TEMATİK ANLATIM KULELERE DAĞITILDI Yenilenen sergi senaryosu, kronolojik akış ile tematik anlatımı bir araya getiren bütüncül bir kurgu doğrultusunda hazırlandı. Ploča Kapıkulesi bölümünde Aliya İzzetbegoviç'in çocukluk ve gençlik yılları, aile yaşamı ve düşünsel gelişimi ele alınırken; Sur Hattı bölümünde yargılanma süreci, cezaevi yılları ve bu dönemde kaleme aldığı eserler özgün belgeler ile dijital anlatım teknikleri eşliğinde ziyaretçilere sunuluyor. Širokac Kapıkulesi bölümünde ise Bosna-Hersek'in bağımsızlık süreci, İzzetbegoviç'in devlet adamlığı ve cumhurbaşkanlığı dönemi, savaş yıllarındaki liderliği ile uluslararası siyasi mirası etkileşimli uygulamalar aracılığıyla aktarılıyor. Tarihsel bilgi, özgün materyaller ve dijital araçların harmanlandığı Aliya İzzetbegoviç Müzesi, yalnızca eserlerin sergilendiği bir mekân olmanın ötesine geçerek hafıza, kimlik ve kültürel miras ilişkisini ziyaretçilerine deneyimletmeyi amaçlayan çağdaş bir müze olarak yeniden şekillendirildi. Restorasyon ve teşhir-tanzim çalışmaları tamamlanan müze, ziyaretçilerini ağırlamak üzere açılış hazırlıklarını sürdürüyor. TİKA’nın yürüttüğü kapsamlı restorasyon ile teşhir-tanzim çalışmalarının ardından Bosna-Hersek'in ilk Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç'in hayatını, düşünce dünyasını ve siyasi mirasını anlatan müze çağdaş müzecilik anlayışıyla yeniden düzenlendi. Tarihî dokusu korunarak dijital… pic.twitter.com/6qqyvTbnVo — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) August 8, 2026

TİKA Başkanı Eren’den 18 Mayıs mesajı: Gözümüz de gönlümüz de her zaman Kırım’da Haber

TİKA Başkanı Eren’den 18 Mayıs mesajı: Gözümüz de gönlümüz de her zaman Kırım’da

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanı Abdullah Eren, resmî sosyal medya hesabı üzerinden 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nın 82. yıl dönümü vesilesiyle bir anma mesajı yayımladı. 18 Mayıs 1944 tarihinde Kırım’da saatler gece yarısını vurduğunda bir milletin tarihinin, hafızasının ve geleceğinin de rayların üzerine fırlatıldığını dile getiren Eren, sadece birkaç dakika içinde doğdukları topraklardan koparılan yüz binlerce Kırım Tatarının, nereye gittiği belli olmayan kara vagonlara yüklendiğini hatırlattı. Eren, ayrıca şu ifadelere yer verdi: Böylece Kırım’ın o eşsiz yeşili, yerini vagonların karanlığına ve Orta Asya’nın amansız çöllerine bıraktı. Nüfusun yarısı, henüz bu meşum yolculuk esnasında ve sürüldükleri topraklarda can verdi. Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıl dönümünde, acısı hala ilk günkü gibi taze olan ve vatan hasretiyle gözlerini yuman tüm soydaşlarımızı rahmetle anıyorum. Gözümüz de gönlümüz de her zaman Yeşil Ada Kırım’da... 18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI 82 yıldır dinmeyen acı: Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı İnsanlık tarihinin en karanlık ve utanç verici sayfalarından biri olan 18 Mayıs 1944 tarihinde, Kırım Tatarları topyekûn vatanlarından sürülerek SSCB tarafından soykırıma uğradı. pic.twitter.com/mxqlqc5weL — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 17, 2026 Kırım Tatar halkı, bir şafak vaktinde Sovyetler Birliği diktatörü Josef Stalin’in emriyle 18 Mayıs 1944 tarihinde topyekûn sürgüne tâbi tutuldu. Kırım’dan Türkistan, Urallar ve Sibirya bölgelerine hayvan vagonlarıyla sürgün edilen Kırım Tatar halkı; en temel insani haklardan mahrum bırakılarak günlerce süren zorunlu yolculuklar, açlık, susuzluk ve devamındaki perişanlık neticesinde nüfusunun yüzde 46’sını kaybetti. Sovyet yönetimi, soykırım niteliğindeki sürgünün hemen akabinde Kırım Yarımadası’nda, Kırım Tatarlarının varlığına işaret eden her şeyi ortadan kaldırmaya başladı. Köy, kasaba, ilçe ve şehirler başta olmak üzere yarımadadaki binden fazla yerleşim yerinin Kırım Tatarca olan adları değiştirildi. Kültürel soykırımın yaşandığı Kırım’da tarihi eserler tahrip edildi, mezarlıklar yok edildi ve yarımadanın demografik yapısı bilinçli şekilde dönüştürüldü. Sürgün edilen halk, bağrından koparıldığı o aziz vatanı, Kırım’ı hiçbir zaman unutmadı. Sürgünlük yollarında, sürgün edildikleri yerlerde vatana dönmek için çaba gösterdi. 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuldu. O döneme değin gerçekleşen vatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırıldı. 1989’a gelindiğinde Kırım Tatarları, yavaş yavaş ata topraklarına dönmeye başladı. Sürgün mağdurları o tarihten itibaren yaşadıkları yokluklara rağmen vatanda kalma mücadelesini sürdürdü. Ancak yaklaşık 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Türkistan bölgesinde kaldı. 2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti. 2019 yılında Letonya ve Litvanya meclisleri, 2022’de Kanada Parlamentosunun alt kanadı olan Avam Kamarası, 2024'ün temmuz ayında Polonya Parlamentosunun alt kanadı olan Sejm, 2024'ün ekim ayında Estonya Parlamentosu (Riigikogu), 2024'ün aralık ayında Çekya Parlamentosunun üst kanadı olan Senato ve 2025’in haziran ayında Hollanda Krallığı Genel Meclisinin alt meclisi olan Hollanda Temsilciler Meclisi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıdı.

TİKA’dan Odesa’da su projesi: 5 bin kişi temiz suya kavuşuyor Haber

TİKA’dan Odesa’da su projesi: 5 bin kişi temiz suya kavuşuyor

Ukrayna’nın güneyindeki Odesa bölgesinde, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA), Ukrayna Gagauz Dernekleri Birliği ve Kubey Köy Meclisi iş birliğiyle yürütülen içme suyu projesi meyvelerini veriyor. Bölgenin en temel ihtiyaçlarından biri olan kaliteli içme suyu erişimi, Türkiye’nin desteğiyle kurulan teknolojik altyapı sayesinde güvence altına alınıyor. BÜYÜKELÇİ BİLGEN’DEN YERİNDE İNCELEME Türkiye’nin Kıyiv Büyükelçisi Mustafa Levent Bilgen ile TİKA Ukrayna Program Koordinatörü Yahya Kemal Tunca, Bolgrad ilçesine gerçekleştirdikleri çalışma ziyareti kapsamında Kubey’deki su arıtma tesisini ziyaret etti. Yetkililer, bu ziyaretin projenin bölge için stratejik önemini ve Ukrayna-Türkiye arasındaki güçlü dayanışmayı simgelediğini ifade etti. KESİNTİSİZ VE ÜCRETSİZ İÇME SUYU Kubey köyündeki Ruseva Caddesi üzerinde kurulan yeni sistem, saatte 1 metreküp (1000 litre) suyu en üst standartlarda arıtma kapasitesine sahip. Başta 5 binden fazla Kubey sakini olmak üzere, çevre yerleşim yerlerindeki vatandaşlar da bu hizmetten yararlanabilecek. Bölge halkının arıtılmış suyu kolayca alabilmesi için özel bir "sosyal su çeşmesi" (büvet) oluşturuldu. Tesis, 2 metreküplük yedek su deposu ve teknik donanımı sayesinde elektrik kesintilerinden etkilenmeden otonom olarak çalışmaya devam edebilecek. YAŞAM KALİTESİNE STRATEJİK DESTEK Proje koordinatörleri, temiz suya erişimin temel bir insan hakkı olduğunu belirterek, "Bu girişimin hayata geçirilmesi, bölge sakinlerinin yaşam kalitesini artırmak ve temel ihtiyaçlarını karşılamak adına atılmış büyük bir adımdır." değerlendirmesinde bulundu. Hazırlık çalışmalarının son aşamaya geldiği tesiste, gelecek birkaç gün içinde su dağıtımının başlaması bekleniyor.

Çanakkale’de iki devlet tek ruh: Azerbaycanlı şehit ailelerinden anlamlı ziyaret Haber

Çanakkale’de iki devlet tek ruh: Azerbaycanlı şehit ailelerinden anlamlı ziyaret

Azerbaycanlı şehit aileleri tarihin en büyük kahramanlık destanlarından biri olan, modern tarihin akışını değiştiren ve Türk milletinin bağımsızlık azminin simgesi olan Çanakkale Savaşı'nın yaşandığı Gelibolu Yarımadası'ndaki şehitlik ve anıtlara ziyarette bulunarak hem atalarının hem Mehmetçiğin aziz hatırasını yad etti. TRT Avaz internet sayfasında yer alan habere göre, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) desteğiyle, Zafer Şehit Ailelerine Destek İçtima Birliği tarafından düzenlenen gezi kapsamında 30 kişilik şehit ailesi grubu Çanakkale’ye geldi. ANIT ZİYARETİ SIRASINDA DUYGU DOLU ANLAR YAŞANDI Rehberler eşliğinde yarımadayı gezen grup, ilk olarak 57. Piyade Alayı şehitlerinin anısına inşa edilen Çanakkale Savaşı'nın manevi atmosferini derinden yaşatan 57. Alay Anıtı'nı ziyaret etti. Duygu dolu anlar yaşanan ziyaretin ardından şehit aileleri, 57. Alay Şehitliği ve Mehmetçik Anıtı önünde Türk ve Azerbaycan bayraklarını yan yana açarak birlik ve beraberlik mesajı verdi. AZERBAYCAN İLE TÜRKİYE ARASINDA ORTAK RUH ORTAK BİLİNÇ Ziyaret sırasında duygularını paylaşan şehit annesi Ganire Guliyeva, Çanakkale ruhunun Karabağ’da da yaşadığını vurgulayarak şunları söyledi: Vaktiyle bu şehitler arasında Azerbaycan'dan gelenlerin de yer aldığını biliyoruz. kahramanlığı tüm dünyaya örnektir. Biz bunu Karabağ Savaşı’nda da gördük; Türkiye’nin desteğiyle topraklarımızı 30 yıl sonra işgalden kurtardık. Bugün burada özümü bir Türk vatandaşı gibi hissediyorum. Kahraman bir halkın evlatlarıyız. Çanakkale Savaşı'na dair bilgilerinin pekiştiğini ve yenilediğini ifade eden bir diğer şehit annesi Afige Veliyeva, organizasyonda emeği geçen kurumlara teşekkür etti. AZERBAYCAN ANITI'NA ANLAMLI ZİYARET Savaşın dönüm noktalarından biri olan Conkbayırı'nda bulunan Şehitlik Anıtı'nı da ziyaret eden grubun en dikkat çeken durağı 1915 muharebelerinde şehit düşen Azerbaycanlı askerlerin anısına 2023 yılında inşa edilen “Azerbaycan Anıtı” oldu. Şehit aileleri anıtın başında duygu dolu anlar yaşarken dua etti. İki ülke arasındaki köklü tarihî bağları ve şehitlik makamına duyulan ortak saygıyı simgeleyen bu ziyaret, Çanakkale ruhunun asırlar geçse de sönmeyeceğini bir kez daha kanıtladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.