SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Türk

QHA - Kırım Haber Ajansı - Türk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türk haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Yusuf Akçura vefatının 91. yılında anılıyor Haber

Yusuf Akçura vefatının 91. yılında anılıyor

Türk dünyasının önde gelen düşünürlerinden, tarihçi ve siyaset adamı Yusuf Akçura, 11 Mart’taki vefatının 91. yıl dönümünde fikirleri ve bıraktığı entelektüel mirasla anılıyor. GASPIRALI’NIN FİKİRLERİNDEN ETKİLENDİ Türk düşünce hayatında önemli bir yere sahip olan Akçura’nın fikir dünyasının şekillenmesinde Kırım Tatar aydını İsmail Gaspıralı’nın etkisi büyük oldu. Gaspıralı’nın “Dilde, fikirde, işte birlik” anlayışı, Akçura’nın hayatında temel bir ilke haline gelirken, onun Türk dünyasının kültürel ve düşünsel birliği üzerine geliştirdiği görüşleri de bu vizyondan beslendi. İDİL-URAL TÜRKLERİNE DİKKAT ÇEKTİ Akçura özellikle İdil-Ural bölgesindeki Türk topluluklarının eğitim, kültür ve kimlik mücadelesine dikkat çekti. Bölgedeki Türk halklarının kültürel bilinçlerini güçlendirmesi gerektiğini savunan Akçura, bir milletin güçlü olmasının geçmişini bilmesi ve kültürel bağlarını korumasıyla mümkün olacağını ifade etti. YAZILARIYLA FİKİRSEL UYANIŞA KATKI SUNDU Sadece düşünce üretmekle kalmayan Akçura, kaleme aldığı yazılar, verdiği konferanslar ve yürüttüğü tartışmalar aracılığıyla toplumda fikirsel bir uyanışa katkı sundu. Türk dünyasında birlik ve dayanışma fikrinin güçlenmesi için çalışan Akçura, dönemin önemli aydınları arasında yer aldı. 11 Mart 1935’te hayata veda eden Yusuf Akçura’nın fikirleri, aradan geçen yıllara rağmen Türk düşünce dünyasında etkisini sürdürmeye devam ediyor. Onun bıraktığı miras, bir milletin kendini tanıması, tarihini öğrenmesi ve ortak geleceğini inşa etmesi için ilham kaynağı olmayı sürdürüyor.

İran, protestocuların cenazelerini para karşılığı teslim ediyor! Haber

İran, protestocuların cenazelerini para karşılığı teslim ediyor!

İran'da Aralık 2025'in son günlerinde başlayan protestolar ülke ve dünya genelindeki etkisini sürdürürken, rejim güçleri tarafından uygulanan saldırganlık nedeniyle çok sayıda gösterici hayatını kaybetti. İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA) tarafından bildirilen son verilere göre protestolarda kimliği tespit edilen 3 bin 308 kişi yaşamını yitirdi. İRAN CENAZELERİ SATIYOR MU? Öte yandan Güney Azerbaycan medya servisi Azad İran ve GünazTV'nin gündeme getirdiği haberlere göre İran, protestolarda yaşamını yitiren göstercilerin naaşlarının ailelerine para karşılığında teslim ettiğini bildirdi. Ayrıca bazı durumlarda protestoculara karşı kimyasal madde kullanıldığı, bazı durumlarda ise doğrudan ateş açıldığı kaydedildi. GünazTV'nin QayiNews'e atıfla servis ettiği Şiraz vilayetide rejim karşıtı 16 yaşındaki Kaşkay Türkü Cabir Panahi'nin ve BaydagNews'e dayandırdığı 17 yaşındaki Kaşkay Türkü Abulfaz Heydari Musul'un rejim güçleri tarafından öldürüldüğü haberinde bir başka iddia gündeme geldi. Bu olaylarda ise, ailelerin yakınlarının protestolarda ölmediğine dair resmî beyan vermeye zorlandığı kaydedildi. GENÇLERİN NAAŞI KOŞUL BELİRTİLEREK VERİLDİ Rejim güçlerinin naaşları ailelerin protestolarda ölmediğini beyan etmesi şartıyla verildiği vurgulandı. İRAN’DAKİ PROTESTOLAR İran’da protestolar, 28 Aralık 2025’te yerel para biriminin döviz karşısında ciddi değer kaybetmesi ve derinleşen ekonomik kriz nedeniyle başkent Tahran’daki Büyük Çarşı esnafının başlattığı eylemlerle başlamış, kısa sürede birçok kente yayılmıştı. Tahran’da 8 Ocak’ta şiddetlenen protestoların ardından İran rejimi, ülkede internet erişimini kısıtlamıştı.

Türk akademisyene 2051 yılına kadar Rusya'ya giriş yasağı! Haber

Türk akademisyene 2051 yılına kadar Rusya'ya giriş yasağı!

İşgalci Rusya, Rusya coğrafyasında yaşayan Müslümanlar hakkında araştırmalar yapan Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serkan Acar'ın 2051 yılına kadar ülkeye girmesini yasakladı. İlgili belge, FSB tarafından önceden hazırlanarak akademisyene imzalatıldı. AKADEMİSYENE 'TÜRK AJANI' MUAMELESİ YAPILDI! Sosyal medya hesabından konuya ilişkin açıklama yapan Acar; 7 Haziran 2025 tarihinde Kazan'da düzenlenecek olan Altın Orda Sempozyumu'na katılmak üzere Kazan'a uçtuğunu, inişte Rus polisi tarafından özel bir odaya alındığını ve kendisine bir belge imzalatıldığını belirtti. Akademisyen Acar, yaşadığı olayı yaptığı paylaşımda şu ifadelerle anlattı: "Olay şöyle oldu: Altın Orda Sempozyumu'na katılmak için dün gece Kazan'a uçtum. Sabah 6.30 gibi uçaktan indiğim anda Rus polisi beni özel bir odaya aldı. Aşağıdaki belge önceden hazırlanmıştı. İmzalatıp aynı uçakla geri gönderdiler. Şu an sağsalim memleketime döndüm. Sebebini sordum cevap vermediler. Israr ettim, bir polis 'güvenlik' dedi. Akademik çalışma saham olan Rusya Müslümanlarının tarihi (Kırım, Kazan, Tatarlar, Başkurtlar vs) Rusların yumuşak karnıdır. Benim yapmaya çalıştığım ise objektif tarihçiliktir. Güya süper güç olan bir devletin sadece akademik kimliği olan bir hocaya 'Türk ajanı' muamelesi yapması ve 2051 yılına kadar ülkesine sokmama kararı alması anlamsızdır. Kabul etmiyorum! Avrasya'daki Türklerin tarihi haklarını yazmaya devam edeceğim. Ayrıca konuyu Dışişleri Bakanlığımıza bildireceğim. Belgede görüldüğü gibi raporu FSB yani eski KGB hazırlamış." BELGE FSB TARAFINDAN, ÖNCEDEN HAZIRLANMIŞ! Acar, kendisine imzalatılan belgeyi paylaşarak "Şaka gibi ama bu da oldu! 'Rusya Federasyonu'nun güvenliği için tehdit oluşturmak ve Rusya'nın kamu düzenini bozma ihtimali taşımak' suçlamasıyla 2051 yılına kadar Rusya'ya girmem bugün itibarıyla yasaklandı." ifadesiyle açıklama yaptı. Şaka gibi ama bu da oldu! "Rusya Federasyonu'nun güvenliği için tehdit oluşturmak ve Rusya'nın kamu düzenini bozma ihtimali taşımak" suçlamasıyla 2051 yılına kadar Rusya'ya girmem bugün itibarıyla yasaklandı. pic.twitter.com/hxDVnpuYLv — Serkan Acar (@serkanacar1980) June 8, 2025

Kıbrıs'taki Osmanlı eserleri korunuyor Haber

Kıbrıs'taki Osmanlı eserleri korunuyor

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Gazimağusa’da İki Taraflı Kültürel Miras Teknik Komitesi tarafından halihazırda koruma çalışması tamamlanan ve önümüzdeki dönem çalışma yapılması planlanan eserleri ziyaret ederek incelemelerde bulundu. KKTC Cumhurbaşkanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Bürosu tarafından yapılan açıklamada, sırasıyla Canbulat Burcu, Akkule ve Çifte Mazgal anıtlarını ziyaret eden Cumhurbaşkanı Tatar'ın ziyareti kapsamında ayrıca şehitliklere de saygı ziyaretinde bulunduğu aktarıldı. Cumhurbaşkanı Tatar ziyaretinde, önümüzdeki yıl içerisinde Osmanlı döneminden kalma tarihi Kertikli Hamamı ve Karpaz (Diamante) Burcu’nda da Komite tarafından koruma çalışması yapılacağını memnuniyetle duyurdu.  Kültürel miras alanında yapılan tüm çalışmaların KKTC'nin çağdaş bir devlet olarak adanın kültür mirasına atfettiği önemin en somut göstergelerinden birini oluşturduğunu vurgulayan Tatar, Komitenin, iki taraf arasındaki iş birliği kültürünün gelişmesine yaptığı katkılardan dolayı memnuniyetini dile getirdi.  Cumhurbaşkanı Tatar, bu işbirliğinin ortak faydalarına olan diğer alanlara da yansımasını beklediğini; Ada'da olumlu bir havanın oluşabilmesi için de bu tür ortak çalışmaların önem taşıdığını belirterek Komiteye teşekkürlerini ifade etti.  İki Taraflı Kültürel Miras Teknik Komitesi, KKTC'deki tarihi eserlerin yanısıra Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde bulunan Osmanlı/Türk eserlerinde de çalışmalar yürütüyor.

YTB Başkanı Eren: Kerkük’ün demografik yapısı bozulmamalı Haber

YTB Başkanı Eren: Kerkük’ün demografik yapısı bozulmamalı

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar (YTB) Başkanı Abdullah Eren, Kerkük'te gerçekleştirilen nüfus sayımına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Eren, Kerkük’ün tarihi Türk yurdu olduğuna dikkat çekerek, Türk kimliğine zarar verecek her türlü girişimden kaçınılması gerektiğini vurguladı. KERKÜK'ÜN DEMOGRAFİK YAPISI KORUNMALI Abdullah Eren, açıklamasında, “Kadim Türk yurdu olan Kerkük’te nüfus sayımı yapılıyor. Bu minvalde Kerkük’ün demografik yapısını bozacak, Türk kimliğine zarar verecek her türlü girişimden uzak durulması gerektiğine inanıyoruz. Kerkük Türklerinin bu husustaki uyarıları dikkate alınmalı. Desteğimiz her zaman Irak Türkleriyle" ifadelerini kullandı. Eren, bu konudaki desteklerinin her zaman Irak Türkleriyle olduğunu belirterek, Türk kimliğinin korunmasının sadece Irak Türkleri için değil, tüm Türk dünyası için büyük anlam taşıdığını ifade etti. Kadim Türk yurdu olan Kerkük’te nüfus sayımı yapılıyor. Bu minvalde Kerkük’ün demografik yapısını bozacak, Türk kimliğine zarar verecek her türlü girişimden uzak durulması gerektiğine inanıyoruz. Kerkük Türklerinin bu husustaki uyarıları dikkate alınmalı. Desteğimiz her… — Abdullah Eren (@abdullah_eren) November 20, 2024 "FEDERAL HÜKÛMETİ SORUMLU TUTUYORUZ!" Irak Türkmen Cephesi, yaşanan ihlallerden federal hükûmeti sorumlu tutarak, bu usulsüzlüklerin Kerkük’ün demografik yapısını değiştirmeye yönelik bir strateji olduğunu ifade etti. Yapılan açıklamada, "Federal hükûmet başta olmak üzere tüm ilgili tarafları, nüfus sayımı sürecini kontrol altına almak ve bütünlüğü sağlamak için sıkı önlemler almaya davet ediyor, saha ekiplerine Kerkük'e mensup olmayan aileleri kayıt altına alma konusunda uygulanan her türlü baskıyı engellemeye çağırıyoruz. Kerkük'ün demografik yapısını değiştirmeye yönelik her türlü girişim karşısında kayıtsız kalmayacağımızı vurguluyor, yaşanan ihlallerden federal hükûmeti sorumlu tutuyoruz" denildi.

"Ben Türk'üm, partim de Türk partisi" dedi, Yunan basınının hedefi oldu Haber

"Ben Türk'üm, partim de Türk partisi" dedi, Yunan basınının hedefi oldu

Batı Trakya Müslüman Türk azınlığının temsilcisi Dostluk, Eşitlik ve Barış Partisi (DEB), 26 Mayıs 2019 günü gerçekleşen Avrupa Parlamentosu seçimlerinde aldığı yüksek oy oranları ile ülke gündemine damgasını vurdu. DEB Genel Başkanı Çiğdem Asafoğlu, seçim sonuçlarını değerlendirmek üzere Yunan basınına verdiği demeçte "Ben Türk'üm, partim de Türk partisidir" ifadesini kullandı. Asafoğlu bu demeciyle, ülkedeki Türk karşıtı basının hedefi haline geldi. DEB'in Gümülcine'deki genel merkez binasında Asafoğlu ile röportaj yapan Yunan basını, Genel Başkan Çiğdem Asafoğlu'nun konuşmalarını yanlı ve bilinçli bir şekilde çarpıtarak karalama kampanyası başlattı. DEB, AVRUPA PARLAMENTOSU SEÇİMLERİNDE RODOP VE İSKEÇE'DE BİRİNCİ OLDU  Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinde Batı Trakya Türklerinin yoğun olarak yaşadığı Rodop ve İskeçe'de birinci olan Dostluk Eşitlik ve Barış (DEB-KİEF) Partisi Genel Başkanı Çiğdem Asafoğlu, seçimleri değerlendirdiği konuşmasında "bu sonuçlar ışığında DEB'in Yunan siyasetinde içerisindeki yerini herkesin kabullenmesi" gerektiğini vurguladı. "İNSANLARIMIZ YILLARCA YUNAN SİYASİ PARTİLERİNDEN HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRADI" Batı Trakya Türk azınlığının AP seçimlerinde, milletvekili seçilmeyeceğini bildiği halde DEB'e oy verdiğini hatırlatan Asafoğlu, "Bu son derece sevindirici ve gurur verici. Bu aynı zamanda azınlık insanının ne kadar acılı olduğunu, gerçek ve samimi bir ses duymaya ne denli ihtiyaç içerisinde bulunduğunu gösteriyor. İnsanlarımız yıllarca Yunan siyasi partilerinden (umut bekledi ama) sürekli hayal kırıklıklarına uğradı ve artık elle tutulur bir şeyler istiyor. Bunu da DEB çatısı altında arıyor." değerlendirmesinde bulundu. "TÜRK AZINLIĞI KABUL ETMEK İSTEMEDİLER" Konuşmasında Yunan basınının DEB'e karşı sürekli muhalif bir tavır sergilediğini ifade eden Asafoğlu, "Yunan basını hiçbir zaman DEB'i gerçek kimliğiyle tanımak istemedi ve partimizi doğru şekilde yansıtmadı. Haberlerinde bizleri adeta şeytanlaştırıyorlar ve sürekli bir tehlike olarak gösteriyorlar. Bizimle ilgili haberlerde kullandıkları müzik bile korku filmi müziği. Tüm bunlar DEB'i ve Türk azınlığı gerçek boyutlarıyla tanımamalarından ve kabul etmek istememelerinden kaynaklanıyor. DEB, anayasal çerçevede İisan hakları ve demokrasi hedeflerinde faaliyet gösteren siyasi bir partidir. DEB'in Yunan siyasi sistemi içerisinde bir yeri bulunduğunu artık herkes kabullenmelidir." dedi. DOSTLUK, EŞİTLİK VE BARIŞ (DEB) PARTİSİ VE SADIK AHMET Batı Trakya Türklerinin merhum lideri doktor Sadık Ahmet tarafından 1991'de kurulan DEB, geçen hafta yapılan AP seçimlerinde Batı Trakya'daki Rodop ve İskeçe illerinde en çok oyu alarak birinci parti oldu. Parti, 2014 yılında ilk kez katıldığı AP seçimlerinde, Rodop ve İskeçe illerinde toplam 41 bin 433 oy alarak birinci parti olmuştu. 26 Mayıs 2019'da gerçekleşen seçimlerde de bu başarısını sürdüren DEB, Türklerin yoğun olarak yaşadığı Rodop ilinde 22 bin 979 oy ve yüzde 37,97, İskeçe ilinde 14 bin 890 oy ve yüzde 25,05 oranıyla birinci sırada yer aldı. Öte yandan, Batı Trakya bölgesinin de içerisinde yer aldığı Doğu Makedonya eyaletinde ise Yeni Demokrasi Partisi (ND) ve Radikal Sol İttifak'tan (SYRİZA) sonra üçüncü sırada yer aldı. DEB'e ayrıca, Yunanistan'ın diğer seçim bölgelerinden; Oniki Adalar, Atina ve Selanik bölgelerindeki sandıklardan da bine yakın oy desteği geldi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.