SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Türk Dünyası

QHA - Kırım Haber Ajansı - Türk Dünyası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türk Dünyası haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye’den Yunanistan’a Batı Trakya tepkisi: “Türklerin seçtiği müftüleri tanıyın!” Haber

Türkiye’den Yunanistan’a Batı Trakya tepkisi: “Türklerin seçtiği müftüleri tanıyın!”

Türkiye, Yunanistan’ın Batı Trakya Türk Azınlığı'nın müftülüklerine yönelik uygulamalarına tepki göstererek, azınlığın kendi seçtiği müftülerin tanınması çağrısında bulundu. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, 24 Ekim 2026 tarihli ve 207 sayılı açıklamasında, Yunanistan’ın Gümülcine ve İskeçe’de sözde müftüler atayarak Batı Trakya Türk Azınlığı'nın Lozan Barış Antlaşması ve uluslararası anlaşmalarla güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerini ihlal etmeyi sürdürdüğünü belirtti. Açıklamada, müftülük kurumunun Batı Trakya Türk Azınlığı'nın dinî, toplumsal ve kültürel kimliğinin ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulandı. Yunanistan’ın, ülkedeki resmî azınlık olan Batı Trakya Türk Azınlığı'nı kendi seçtiği müftüleri tanımamakta ısrar ettiği belirtilen açıklamada, bu tutumun azınlığın iradesini ve din özgürlüğünü göz ardı ettiği ifade edildi. Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan makamlarını azınlığın seçtiği meşru müftüleri tanımaya ve atanmış müftüleri dayatma girişimlerinden vazgeçmeye çağırdı. YUNANİSTAN BATI TRAKYA TÜRK AZINLIĞININ İRADESİNİ YOK SAYMAYA DEVAM EDİYOR: MÜFTÜ ATAMALARI YAPILDI Yunanistan, Batı Trakya Türk Azınlığının kendi müftülerini seçme yönündeki uzun yıllardır devam eden talebini karşılamadan Gümülcine ve İskeçemüftülüklerine yönelik atama sürecini tamamladı. Beş yıllığına yapılan atamalar, azınlığın dinî liderlerini belirleme iradesi ile Yunanistan yönetiminin uyguladığı atama sistemi arasındaki anlaşmazlığı bir kez daha gündeme taşıdı. Atamalara ilişkin cumhurbaşkanlığı kararnameleri Yunanistan Resmî Gazetesi’nde yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yunanistan Eğitim, Din İşleri ve Spor Bakanlığının önerisi doğrultusunda Bilal Kara Halil GümülcineMüftülüğüne, Şükrü Şerif Damatoğlu ise İskeçe Müftülüğüne atandı. Söz konusu atamalar, Batı Trakya Türk Azınlığının uzun yıllardır dile getirdiği kendi müftülerini seçme talebi ile Yunanistan yönetiminin müftüleri atama yoluyla göreve getiren uygulaması arasındaki anlaşmazlığı yeniden gündeme taşıdı. GÜMÜLCİNE VE İSKEÇE MÜFTÜLÜKLERİNE BEŞ YILLIK ATAMA Gümülcine Müftülüğüne atanan Bilal Kara Halil, 2018-2022 yılları arasında İskeçe’de tayinli müftü naibi olarak görev yaptı. Kara Halil, 2022 yılında görevinden istifa etmişti. O dönemde bazı haber sitelerinde görevden alındığı yönünde iddialar da yayımlanmıştı. İskeçe Müftülüğüne atanan Şükrü Şerif Damatoğlu’nun ise geçmişte İstanköy’de din görevlisi olarak çalıştığı belirtildi. Her iki atama da beş yıllık görev süresini kapsıyor. Ancak atamaların tamamlanması, Batı Trakya’daki müftülük meselesine ilişkin tartışmaları sona erdirmedi. Batı Trakya Türk Azınlığının seçtiği İbrahim Şerif ve Mustafa Trampa, sırasıyla Gümülcine ve İskeçe’de toplumun kabul ettiği dinî liderler olarak faaliyetlerini sürdürüyor.

Emre Kartal: Türk Devletleri Teşkilatı, 'devletsiz Türkler' olmadan bir dünya inşa edemez Haber

Emre Kartal: Türk Devletleri Teşkilatı, 'devletsiz Türkler' olmadan bir dünya inşa edemez

Mustafa KOÇYEGİT QHA Ankara Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13. Zirve Toplantısı 29-30 Ekim 2026 tarihlerinde Türkiye’nin başkenti Ankara’da gerçekleştirilecek. Teşkilatın dönem başkanlığının Türkiye’ye geçeceği zirve öncesinde Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünden doktorant Emre Kartal, TDT’nin kuruluşundan günümüze gelişimini, zirvede öne çıkacak temaları ve teşkilatın gelecekte üstlenebileceği rolleri Kırım Haber Ajansına (QHA) değerlendirdi. QHA Editörü Mustafa Koçyegit’in sorularını yanıtlayan Emre Kartal, teşkilatın Türk dünyasındaki bağımsız devletlerin arasındaki iş birliğinin yanı sıra farklı ülkelerde yaşayan Türk topluluklarının kültürel temsiline ve insan hakları sorunlarına da odaklanması gerektiğini belirtti. TDT'NİN GELİŞİMİ TARİHSEL BİR KAZANIM TDT'nin temellerinin atıldığı sürece ve geçmişteki zorluklara değinen Kartal, bir zamanlar Çarlık Rusyası ve Sovyetler Birliği döneminde Türklerin bir araya gelmesinin "pantürkizm suçu"yla cezalandırıldığını hatırlattı. Başta Kırım Tatarları olmak üzere Türk dünyasının her bölgesinden aydın ve dava adamlarının bu fikirlerin bedelini ağır bir şekilde ödediğini belirten Kartal, şunları kaydetti: Yüzyıllık bir süreçte etnik temizlikten bağımsız devletlerin iş birliğine gelmek, Türk dünyası açısından çok ciddi bir kazanımdır. Birinci olarak Türk Devletleri Teşkilatını bu bağlamda değerlendirmek lazım. İkinci bağlam kimlik bağlamıdır. Hem Sovyet projeleri hem Çarlık döneminde; 'sen Türk değilsin Kırgızsın, sen Türkistanlı değilsin Kazaksın, Kazak değilsin aslında sen Başkırtsın' gibi, basit ağız ve şive farklarından bu coğrafyaları parçalama projesinden bugün geldiğimiz zaman bağımsız devletler kendilerini 'Türk devletleri' olarak tanımlayabiliyor. Bu da bizim artık ortak bir kimlik üzerinde bir araya gelebildiğimizi gösteriyor. Bu bağlamda Türk Devletleri Teşkilatı çok ciddi bir kazanım elde etmiş durumdadır. ZİRVENİN TEMASI TEKNOLOJİ, EKNOLOJİK ENTEGRASYON VE YAPAY ZEKÂ TDT zirvelerinin her zaman belirli bir tema çerçevesinde düzenlendiğini anımsatan uzman, şöyle devam etti: Bu yılki zirvede ise dijital gelişim, teknolojik entegrasyon, yapay zekâ gibi konular gündeme gelecek. Ama tabiî ki güvenlik konuları, özellikle ekonomi konuları ve son dönemde gündemde olan ve yakın zamanda Özbekistan'ın da mecliste onayladığı ortak alfabe meselesi de konuşulacaktır. Zirvenin Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin pekişmesine de vesile olacağını ifade eden Kartal, dışarıdan yapılan provokasyonlara rağmen iki ülke arasındaki müttefiklik ve kardeşlik bağlarının benzersiz olduğunu, dönem başkanlığının Türkiye'ye devredilmesinin de bu dayanışmayı simgeleyeceğini belirtti. "DEVLETSİZ TÜRKLER" VE KİMLİK TEMELLİ YAKLAŞIM Uluslararası ilişkilerde inşacı yaklaşım çerçevesinde kimliğin çıkarları inşa ettiğini belirten Kartal, Türk dünyasının yalnızca bağımsız devletlerden ibaret olmadığını, İran (Güney Azerbaycan), Kırım, Suriye, Irak, Moldova (Gagavuzya) ve Doğu Türkistan gibi bölgelerde yaşayan Türk topluluklarının da bu ortak kimliğin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti. Bu toplulukların tarih, dil ve kültür bakımından Türk dünyasıyla bağları bulunduğunu belirten Kartal, teşkilatın bunlara yönelik daha somut adımlar atması gerektiğini vurguladı. TDT'nin geçmişte Kırım Tatarlarına ve Irak ile Suriye'deki Türk topluluklarına çeşitli bildirilerde atıfta bulunduğunu, ancak bu açıklamaların somut uygulamalarla desteklenmesi gerektiğini ifade eden Kartal şu değerlendirmede bulundu: Türk Devletleri Teşkilatı, 'devletsiz Türkler' olmadan bir dünya inşa edemez. Kimliğini ileriye taşıyamaz. Çünkü tamamen realist paradigmanın içerisine sıkışmış olur. KURUMSAL YAPILANMA VE ENTEGRASYON MODELİ TDT'nin gelecekte Avrupa Birliği (AB) benzeri bir yapıya dönüştürülüp dönüştürülemeyeceği tartışmalarını değerlendiren Kartal, AB modelinin günümüzde krizlerle karşı karşıya olduğunu ve TDT'nin Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) modeline daha yakın, ulus devletlerin egemenliğini esas alan bir yapı izlemesi gerektiğini kaydetti. Kartal; ortak vize rejimi, suçluların iadesi, gümrük birliği, ortak alfabe ve ortak tarih yazımı gibi spesifik alanlarda iş birliğinin derinleştirilmesinin öncelikli olduğunu sözlerine ekledi. TÜRK DÜNYASINDA MEDYA VE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN ROLÜ TDT'nin geleceğine ilişkin değerlendirmesinde demokrasi ve basın özgürlüğü konularına da yer veren Kartal, üye ülkelerde bu alanlardaki sorunların ele alınması gerektiğini belirtti. Sivil toplum kuruluşları ve medyanın ortak kimlik bilincinin gelişmesinde önemli rol oynayabileceğini dile getiren uzman, Kırım Haber Ajansının yalnızca Kırım Tatarlarının değil, Türk dünyasının her bölgesindeki toplulukların gündemini takip etmesini önemli bulduğunu ve Türk dünyasındaki gelişmelerin daha geniş kitlelere ulaştırılmasının gerekliliğine dikkat çekti.

TDT Gençlik ve Spor Bakanları, Türk dünyası gençliği için Bişkek’te buluştu Haber

TDT Gençlik ve Spor Bakanları, Türk dünyası gençliği için Bişkek’te buluştu

Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Gençlik ve Spor Bakanları 10. Toplantısı, Kırgızistan Kültür, Enformasyon ve Gençlik Politikası Bakanı Mirbek Mambetaliyev’in ev sahipliğinde Bişkek’te gerçekleştirildi. Toplantıda, Türk dünyası gençleri arasındaki bağların güçlendirilmesi, ortak projelerin geliştirilmesi, spor alanındaki iş birliğinin artırılması ve gençlik politikalarında tecrübe paylaşımı ele alındı. Toplantıda Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan ve Kırgızistan’dan ilgili yetkililer ile TDT Genel Sekreter Yardımcısı Nuri Guliyev yer aldı. “BİRLİKTE ÇALIŞMA İRADEMİZİN EN GÜZEL GÖSTERGESİ” Toplantıda konuşan Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Türk dünyasının geleceğinde gençliğin belirleyici rolüne dikkat çekerek, “On yıl önce başlayan bakanlar toplantılarımızın bugün ulaştığı nokta, birlikte çalışma irademizin en güzel göstergesidir. Güçlü bir Türk dünyasının teminatı, birbirini tanıyan, birlikte üreten ve ortak değerlerine sahip çıkan gençlerimizdir.” dedi. Ev sahibi Kırgızistan’a, TDT Sekretaryasına ve organizasyonda emeği geçenlere teşekkür eden Bak, “Birliğimiz, beraberliğimiz ve kardeşliğimiz daim olsun.” ifadelerini kullandı. TÜRKİYE’DEN GENÇLİK KAMPLARINDA TECRÜBE PAYLAŞIMI TEKLİFİ Türkiye’nin gençlik kampları alanında önemli bir tecrübeye sahip olduğunu belirten Bak, bu birikimi diğer Türk devletleriyle paylaşmak istediklerini söyledi. “Türk dünyasının genç nüfusu ve sahip olduğu büyük potansiyelin bizlere sunduğu önemli imkânları gençlerimiz için yeni fırsatlara dönüştürmek, hepimizin sorumluluğudur.” diyen Bak, son dönemde üzerinde durulan Gençlik Platformunun 3. Genel Kuruluna Ankara’da ev sahipliği yapmaya hazır olduklarını bildirdi. TÜRK DÜNYASININ GENÇ SPORCULARI 2027’DE TÜRKİYE’DE BULUŞACAK Bakan Bak, 4. Türk Dünyası Üniversite Spor Oyunları'nın Temmuz 2027’de Bayburt ve Erzurum’un ev sahipliğinde düzenlenmesi için hazırlıkların sürdüğünü açıkladı. Organizasyonun genç sporcular arasındaki dostluk ve dayanışmayı güçlendireceğine inandığını belirtti. Azerbaycan’ın girişimiyle başlatılan “Herkes İçin Yüzme Projesi”ne Türkiye’nin de katkı sunduğunu kaydeden Bak, “Ülkemizde yürüttüğümüz ‘Yüzme Bilmeyen Kalmasın Projesi’nin bir devamı mahiyetinde gördüğümüz ‘Herkes İçin Yüzme Projesi’ne Türkiye olarak üç yıldır aktif katılım sağlıyoruz. Federasyonlarımız arasındaki iş birliğinin kalıcı yapılara dönüşmesi bizleri memnun ediyor.” ifadelerini kullandı. Bak ayrıca, Türkiye’nin girişimleriyle başlatılan Türk Devletleri Bisiklet Birliğinin kurulmasına yönelik çalışmaların, üye ülkelerin ilgili bakanlıkları ve bisiklet federasyonlarınca desteklenmesinden memnuniyet duyduklarını söyledi. Kırgızistan’ın ev sahipliğinde bu yıl düzenlenen 6. Dünya Göçebe Oyunları'nın, geleneksel sporların yaşatılması ve kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılması bakımından önemini vurgulayan Bak, 2028’de 7. Dünya Göçebe Oyunlarına ev sahipliği yapmak için aday olan Tataristan’ın başkenti Kazan’ı desteklediklerini bildirdi. BİR SONRAKİ BAKANLAR TOPLANTISI TÜRKİYE’DE Gelecek yıl TDT 11. Gençlik ve Spordan Sorumlu Bakanlar Toplantısı’na Türkiye’nin ev sahipliği yapacağını belirten Bak, bakanları ve genç sporcuları Türkiye’de ağırlamaktan mutluluk duyacaklarını söyledi. Türkiye’nin 29-30 Ekim’de Ankara’da düzenlenecek TDT 13. Zirvesi’nde dönem başkanlığını devralmaya hazırlandığını hatırlatan Bak, bu sorumluluğu Türk dünyasındaki dayanışmayı güçlendirmek için önemli bir fırsat olarak gördüklerini kaydetti. Dönem başkanlığı süresince gençlik ve spor çalışmalarına öncelik vermeyi sürdüreceklerini vurguladı. KKTC’NİN GENÇLİK VE SPOR FAALİYETLERİNE ETKİN KATILIMI VURGULANDI Kıbrıs Türkleriyle dayanışmanın sürdüğünü vurgulayan Bak, gözlemci üye Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) TDT’nin gençlik ve spor faaliyetlerinde etkin biçimde yer almasını arzu ettiklerini belirtti.

Traktör FC’den İran Futbol Federasyonuna acil mektup: Etnik hakaretlere soruşturma talebi Haber

Traktör FC’den İran Futbol Federasyonuna acil mektup: Etnik hakaretlere soruşturma talebi

Güney Azerbaycan Türklerinin takımı Traktör Tebriz, Malavan takımıyla karşılaşması çevresinde yaşanan tartışmaların ardından İran futbolunun üst düzey yetkililerine resmî mektup gönderdi. Kulüp, etnik ve ayrımcı nitelikteki sloganların ve takım futbolcularının ailelerine yönelik hakaretlerin incelenmesini talep etti. Kulübün üst yöneticisi ve yönetim kurulu üyeleri tarafından gönderilen mektup, İran Futbol Federasyonu Başkanı ve yönetim kurulu üyelerinin yanı sıra Lig Organizasyonu Başkanı, Disiplin Komitesi ve federasyonun güvenlik biriminden sorumlu yetkililere iletildi. Traktör FC yönetimi, ırkçı ve ayrımcı davranışlara karşı kararlı önlemler alınmasını ve benzer olayların tekrarlanmasının önüne geçilmesini istedi. Kulüp ayrıca konunun yalnızca futbol sahasındaki olaylarla sınırlı olmadığını, toplumsal güvenliğin korunması açısından da ciddiyetle ele alınması gerektiğini vurguladı. Traktör, ilgili kurumları bildirilen olayları kapsamlı biçimde incelemeye çağırdı. GÜNEY AZERBAYCAN TÜRKLERİNE YÖNELİK IRKÇI SLOGANLAR TRAKTÖR-MALAVAN MAÇINI İPTAL ETTİRDİ İran futbol liginde Güney Azerbaycan Türklerinin takımı Traktör Tebriz ile Malavan arasında oynanması planlanan karşılaşma, ev sahibi takımın bazı taraftarlarının Traktör futbolcularına ve Azerbaycan Türklerinin millî kimliğine yönelik ırkçı ve etnik içerikli sloganları nedeniyle iptal edilmişti. İran futbol liginin dokuzuncu haftasında, 18 Ekim 2026’da Bender Enzeli kentindeki Sirus Gayegaran (Tahti) Stadı’nda oynanması planlanan Malavan-Traktör Tebriz karşılaşması, maç öncesinde yaşanan olaylar nedeniyle gerçekleştirilemedi. Yayımlanan haberlere göre iki takımın futbolcuları ısınmak üzere sahaya çıktığında Malavan taraftarlarından bazıları, Traktör futbolcularına ve takıma yönelik hakaret içeren ifadeler kullandı. Tribünlerden ayrıca etnik ayrımcılık içeren ve Azerbaycan Türklerinin millî kimliğini hedef alan ırkçı sloganlar atıldı. Traktör futbolcuları Şüca Halilzade ve Alirıza Beyranvand da hedef alınan isimler arasında yer aldı. TEKNİK DİREKTÖRÜN MÜDAHALESİ SONUÇ VERMEDİ Malavan Teknik Direktörü Maziar Zare, tribünlerdeki hakaret içerikli sloganların durdurulması için birkaç kez saha kenarına gelerek taraftarlara çağrıda bulundu. Ancak müdahaleler sonuç vermedi ve gerginlik devam etti. Bunun üzerine Traktör Teknik Direktörü Cevad Nekunam, maçın hakemi Bijan Haydari ve organizasyon yetkilileri sorunun çözülmesi amacıyla uzun süre görüşmeler gerçekleştirdi. Yaklaşık 30 dakikalık gecikmeye rağmen hakaret içerikli sloganların sürmesi nedeniyle karşılaşma başlatılamadı. TRAKTÖR FUTBOLCULARI SAHAYI TERK ETTİ Yaşanan gelişmelerin ardından Traktör futbolcuları, kulübün üst yöneticisi Hüccet Kerimi’nin talimatı ve kulüp sahibi Muhammedrıza Zünuzi’nin onayıyla sahayı terk ederek soyunma odasına gitti. Daha sonra Malavan futbolcuları da sahadan ayrıldı ve karşılaşmanın iptal edildiği duyuruldu. Olayların ardından taraftarlar stadyumdan çıkarılırken Traktör takımı, polis eşliğinde Bender Enzeli kentinden ayrıldı.

TDT Genel Sekreteri Ömüraliyev’den görev süresi dolarken Türk dünyasına mesaj: “Birlikte daha güçlüyüz” Haber

TDT Genel Sekreteri Ömüraliyev’den görev süresi dolarken Türk dünyasına mesaj: “Birlikte daha güçlüyüz”

Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Genel Sekreteri Büyükelçi Kubanıçbek Ömüraliyev, Ankara’da düzenlenecek 13. TDT Zirvesi öncesinde ve görev süresinin sonuna yaklaşırken “Türk Dünyası: Ortak Tarihten Ortak Geleceğe” başlıklı bir makale kaleme aldı. Ömüraliyev, makalesinde Teşkilatın son yıllarda kazandığı ivmeyi, görev döneminde gelişen iş birliği alanlarını ve gelecek nesillere bırakılmasını arzuladığı Türk dünyasını anlattı. Ortak tarih, dil ve kültürün yaşattığı kardeşlik ruhunun TDT çatısı altında kurumsal bir kimliğe ve ortak gelecek iradesine dönüştüğünü vurgulayan Ömüraliyev, görev süresinin sonuna yaklaşmasını yalnızca geçmiş çalışmaların değerlendirilmesi olarak görmediğini belirtti. Ömüraliyev, “Benim için bundan daha önemlisi, birlikteliğimizi benzersiz kılan değerler üzerinde düşünmek, iş birliğimizin halklarımıza neler kazandırabileceğini değerlendirmek ve gelecek nesillere nasıl bir Türk dünyası bırakmak istediğimiz sorusuna birlikte cevap aramaktır.” ifadelerini kullandı. “BİZ BİRLİKTE DAHA GÜÇLÜYÜZ” Türk dünyasının yaklaşık 180 milyon insanı ortak tarihî ve kültürel bağlarla bir araya getirdiğini kaydeden Ömüraliyev, bu yakınlığın tek başına ortak bir geleceğin güvencesi olamayacağına dikkat çekti. Bugünün sorumluluğunun, tarihî mirası güçlü bağlantılara ve somut iş birliklerine dönüştürmek olduğunu belirtti. Ömüraliyev, “Bugün ‘Biz Birlikte Daha Güçlüyüz’ sözü, yalnızca kardeşliğimizi ve dayanışmamızı dile getiren bir ifade değil; ortak irademize istikamet veren, iş birliğimizi somut adımlara dönüştüren temel bir ilkedir.” değerlendirmesinde bulundu. 2023’TEN BU YANA 32 YENİ İŞ BİRLİĞİ MEKANİZMASI Teşkilatın siyasi diyalog ve kültürel yakınlaşma temelinde şekillenen bir yapıdan çok boyutlu bir uluslararası iş birliği kuruluşuna dönüştüğünü belirten Ömüraliyev, TDT bünyesinde ekonomi, ulaştırma, enerji, eğitim, sağlık, teknoloji ve uzay çalışmaları dâhil pek çok alanda 65 iş birliği mekanizması bulunduğunu aktardı. Bunların 32’sinin yalnızca 2023 yılından bu yana kurulduğunu vurgulayan Ömüraliyev, gelişmenin mekanizmaların sayısıyla sınırlı olmadığını ifade etti. “Siyasi istişarelerimiz daha düzenli ve kapsamlı hâle gelmiş, bakanlıklarımız ve ihtisas kurumlarımız arasındaki temaslar yoğunlaşmış; birlikte düşünme, birlikte planlama ve birlikte hareket etme kabiliyetimiz her geçen gün gelişmiştir.” diyen Ömüraliyev, Teşkilatın ulaştığı aşamayı “Uygulama, dönüşüm ve kurumsal derinleşme” sözleriyle özetledi. TÜRK DÜNYASININ İLK ORTAK FİNANS KURULUŞU Türk Yatırım Fonunun kurulmasını ve faaliyete geçmesini kurumsal gelişimin önemli dönüm noktalarından biri olarak nitelendiren Ömüraliyev, Türk devletlerinin yatırımları, girişimciliği, küçük ve orta ölçekli işletmeleri ve ortak projeleri desteklemek üzere ilk kez ortak bir finans kuruluşu oluşturduğunu belirtti. Merkez Bankaları Konseyi, Türk Yeşil Finans Konseyi ve Türk Yatırım Teşvik Ağı gibi girişimlerin de bu yapıyı güçlendirdiğini kaydetti. Görev döneminde kendisini en fazla memnun eden gelişmelerden birinin ise iş birliğinin resmî kurumların dışına taşması olduğunu vurgulayan Ömüraliyev, “İnsanlar ve meslek toplulukları kendi iradeleriyle bağlar kurmaya başladığında, iş birliği kurumların sınırlarını aşar; toplumların hayatına nüfuz eder, kök salar ve kendi dinamizmini kazanır.” ifadelerini kullandı. ORTAK EKONOMİK POTANSİYELDEN BÜTÜNLEŞMEYE Ömüraliyev’in aktardığı 2025 yıl sonu verilerine göre TDT üye ve gözlemci devletlerinin toplam gayrisafi yurt içi hasılası 2,4 trilyon doları aştı, toplam dış ticaret hacmi ise yaklaşık 1,27 trilyon dolara ulaştı. Enerji ve ulaştırma bağlantılarının güçlendirilmesinin önemine işaret eden Ömüraliyev, Orta Koridor üzerinden taşınan yükün 2030’a kadar 11 milyon tona ulaşabileceğini, Çin–Kırgızistan–Özbekistan Demiryolunun ise yıllık 15 milyon tona kadar taşıma kapasitesine sahip olmasının beklendiğini bildirdi. Basitleştirilmiş Gümrük Koridoru, e-İzin, e-CMR ve dijital TIR gibi girişimlerin de sınır ötesi ticareti kolaylaştırmayı amaçladığını belirten Ömüraliyev, bu çalışmaların “giderek daha bütünleşmiş bir Türk ekonomik alanının doğmakta olduğuna” işaret ettiğini kaydetti. “GENÇ NESİLLERİMİZ İÇİN CANLI BİR FIRSATLAR COĞRAFYASI OLMALIDIR” Türk dünyasının geleceğinde gençlerin ve toplumlar arasındaki bağların belirleyici olduğuna dikkat çeken Ömüraliyev, “Türk dünyası, genç nesillerimiz için yalnızca ortak bir geçmişin hatırası değil, geleceğe açılan canlı bir fırsatlar coğrafyası olmalıdır.” ifadelerini kullandı. Türk Üniversiteler Birliği ve Orhun Değişim Programı aracılığıyla ortak eğitim ve bilim alanının güçlendiğini belirten Ömüraliyev, gençlik değişimleri ve kampların da ortak aidiyet duygusuna katkı sunduğunu aktardı. Üzerinde çalışmaların sürdüğü Türk Kimliği ve Ortak Müze Kartı girişimlerinin ise seyahati kolaylaştırmayı ve ortak kültürel mirasa erişimi artırmayı hedeflediğini bildirdi. ANKARA ZİRVESİYLE YENİ BİR AŞAMAYA DOĞRU Türkiye Cumhuriyeti'nin dönem başkanlığını Azerbaycan'dan devralacağı 13. TDT Zirvesi, 29-30 Ekim 2026 tarihlerinde Ankara’da “Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde ve İşte Birlik” temasıyla düzenlenecek. Zirvenin, Teşkilatın yakaladığı ivmeyi iş birliğinde yeni bir aşamaya taşımak için önemli bir fırsat sunduğunu belirten Ömüraliyev, gelecek dönemde başarının yalnızca imzalanan anlaşmaların veya kurulan mekanizmaların sayısıyla ölçülmemesi gerektiğini vurguladı. Ömüraliyev, “Asıl başarı; aldığımız kararların halklarımızın hayatına ne ölçüde dokunduğunda, ortak hedeflerimizin ne kadar somut fırsata dönüştüğünde ve gelecek nesillere ne kadar kalıcı kazanım bırakabildiğimizde aranmalıdır.” değerlendirmesinde bulundu. “BU MÜŞTEREK GAYRETE KATKI SUNMUŞ OLMANIN ONURUNU HER ZAMAN TAŞIYACAĞIM” Görev döneminde Türk dünyasının yakınlaşmasına ve ortak iradenin somut kazanımlara dönüşmesine katkı sunmaktan onur duyduğunu ifade eden Ömüraliyev, “Genel Sekreterlik görev sürem sona yaklaşsa da Türk dünyasının birliğine, dayanışmasına ve refahına olan inancım ve bağlılığım hiçbir zaman değişmeyecektir. Bu müşterek gayrete katkı sunmuş olmanın onurunu her zaman taşıyacak, ortak geleceğimizin barındırdığı büyük imkânlara bütün kalbimle inanmaya devam edeceğim.” ifadelerini kullandı. Atalardan kalan mirasın gelecek nesillere ortak bir gelecek olarak aktarılması gerektiğini vurgulayan Ömüraliyev, makalesini şu sözlerle tamamladı: Dillerimiz çeşitli lehçelerde, sesimiz farklı coğrafyalarda yankılansa da gönüllerimizden yükselen aynı mesaj, Türk dünyasının dört bir yanında daima duyulmalıdır: Biz birlikte daha güçlüyüz.

TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan Türk dünyasına birlik çağrısı: "Özbekistan ve Türkmenistan’ı TÜRKPA’da görmek istiyoruz" Haber

TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan Türk dünyasına birlik çağrısı: "Özbekistan ve Türkmenistan’ı TÜRKPA’da görmek istiyoruz"

Türk Devletleri Parlamenter Asamblesinin (TÜRKPA) 15. Genel Kurulu, Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te başladı. Kırgızistan Parlamentosunun (Jogorku Keneş) ev sahipliğinde Irıs Ordo Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantılara Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş da katıldı. “Yapay Zekâ ve Teknolojik İlerleme Çağında Türk Dünyasında Parlamenter İş Birliği” temalı Genel Kurul öncesinde TÜRKPA Asamble Konseyi toplandı. Dönem Başkanı Kazakistan Kurultay Başkanı Aybek Dadebay’ın başkanlığındaki toplantıda, Kırgızistan Parlamentosu Başkanı Marlen Mamataliev, Azerbaycan Millî Meclisi Başkanı Sahiba Gafarova, Özbekistan Âli Meclisi Senato Başkanı Tanzila Narbayeva ve TÜRKPA Genel Sekreteri Ramil Hasan yer aldı. “DAYANIŞMAMIZI SOMUT ADIMLARLA PEKİŞTİRMEK ORTAK BİR SORUMLULUK” Konsey toplantısında konuşan Kurtulmuş, küresel dengelerin yeniden şekillendiği, çok merkezli ve çok kutuplu yeni bir dönemin başladığı değerlendirmesinde bulundu. Türkistan’dan Avrupa’ya uzanan Türk dünyasının yeni dünya sisteminde alternatif bir cazibe merkezi olmaya aday olduğunu belirten Kurtulmuş, “Böylesi bir dönemde ülkelerimizin geleceğe güvenle bakabilmesi, aramızdaki bağların ne ölçüde güçlendirildiğiyle yakından ilgilidir. İşbirliğimizi derinleştirmek ve dayanışmamızı somut adımlarla pekiştirmek hepimiz için ortak bir sorumluluk alanıdır.” dedi. Bölgedeki kriz ve çatışmaların birlikte hareket etmenin önemini artırdığını vurgulayan Kurtulmuş, “Sahip olduğumuz tarihi birikim, insani bağlar ve potansiyelimiz geleceği birlikte şekillendirmek için hepimize fevkalade kıymetli imkanlar sunmaktadır. Türk dünyasının medeniyet iddiasını yeni başarılarla ileriye taşımak, bu büyük ailenin tüm mensuplarının katkısıyla mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı. ÖZBEKİSTAN VE TÜRKMENİSTAN’A TÜRKPA ÇAĞRISI Türk dünyasının bilim, edebiyat ve düşünce alanındaki ortak mirasına dikkat çeken Kurtulmuş; Uluğ Bey, Fergani, Ali Kuşçu, Yunus Emre, Fuzuli, Yusuf Has Hacib, Farabi ve İbni Sina gibi isimleri hatırlattı. Birlik anlayışının bütün Türk dünyasını kapsaması gerektiğini belirten Kurtulmuş, “Birliğimizin ufku, Türk dünyasının tamamını kapsayacak kadar geniş, hep birlikte ilerleme irademiz ise her bir mensubumuzu bu anlamlı yürüyüşe dahil edecek kadar güçlü olmalıdır. Bu meyanda, Özbekistan ve Türkmenistan'ın en kısa zamanda TÜRKPA çatısı altında yerlerini almalarını temenni ediyorum. İki kardeş ülkenin katılımı, parlamenter iş birliğimizi zenginleştirecektir.” diye konuştu. Kurtulmuş, gözlemci üyeler Macaristan ve Türk dünyasının ayrılmaz parçası olarak nitelendirdiği Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) çalışmalara etkin katılımını da önemsediklerini ve desteklediklerini kaydetti. “BİRLİK, BERABERLİK VE DAYANIŞMAMIZI EN ÜST SEVİYEYE ÇIKARMALIYIZ” TÜRKPA’nın Türk dünyası parlamentolarını buluşturan önemli bir kurum olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, mevcut kazanımların korunması ve yeni çalışma alanlarının oluşturulması gerektiğini söyledi. Kurtulmuş, “Bu potansiyeli hayata geçirmek için her şeyden önce birlik, beraberlik ve dayanışmamızı en üst seviyeye çıkarmalıyız. Bununla birlikte, kurumsal kapasitemizi geliştirmek, faaliyetlerimizin kapsamını genişletmek ve parlamentolarımız arasındaki bağları daha da güçlendirmek önemlidir.” değerlendirmesinde bulundu. Alınan kararların somut sonuçlara dönüşmesi için sekretaryanın ve kurumsal yapının güçlendirilmesi gerektiğini belirten Kurtulmuş, “Kuruluşundan bu yana önemli mesafeler kateden TÜRKPA'nın biriktirdiği tecrübeyi kalıcı bir yetkinliğe dönüştürmek, hepimizin ortak sorumluluğudur.” dedi. ANKARA’DA “DİLDE, FİKİRDE, İŞTE BİRLİK” VURGUSUYLA ZİRVE Türkiye’nin 29-30 Ekim 2026 tarihlerinde Ankara’da “Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik” temasıyla Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) 13. Zirvesi’ne ev sahipliği yapacağını hatırlatan Kurtulmuş, bu ifadenin yalnızca bir slogan değil, benimsenmesi gereken ortak bir hedef olduğunu vurguladı. Kurtulmuş ayrıca, 12 Kasım 2026’da TBMM’de “Türk İş Birliği Vizyonu ve Gençlerin Rolü” başlıklı sempozyum düzenleneceğini belirterek Türk dünyası parlamentolarından genç milletvekillerini etkinliğe davet etti. “DAYANIŞMAYI BARIŞA HİZMET EDEN ORTAK BİR İRADEYLE İLERİYE TAŞIYACAĞIZ” Türk dünyasında huzur, istikrar ve refahın güçlenmesi için çalışmayı sürdüreceklerini belirten Kurtulmuş, “TÜRKPA bünyesinde geliştirdiğimiz dayanışmayı, bölgemizde ve dünyada barışa hizmet eden ortak bir iradeyle ileriye taşıyacağız. TBMM olarak, TÜRKPA'nın gelişmesine ve parlamentolarımız arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesine katkıda bulunmayı kararlılıkla sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı. DÖNEM BAŞKANLIĞI KIRGIZİSTAN’A GEÇTİ Kurtulmuş, TÜRKPA Dönem Başkanlığını devralan Kırgızistan Parlamentosu Başkanı Mamataliev’i tebrik ederken, görevi devreden Kazakistan Kurultay Başkanı Dadebay’a çalışmaları için teşekkür etti.

Lübnan Türkmenlerinin çocukları için Türkçe Eğitim Merkezi açıldı Haber

Lübnan Türkmenlerinin çocukları için Türkçe Eğitim Merkezi açıldı

Lübnan’ın doğusundaki Baalbek bölgesine bağlı Duris köyünde yaşayan Türkmen çocukların ana dillerini öğrenmeleri ve kültürel kimliklerini korumaları amacıyla Türkçe Eğitim Merkezi açıldı. Yeryüzü Kalkınma Derneği (YKD) tarafından yürütülen proje kapsamında onarımı tamamlanan okul binası, Türkmen çocukların eğitimine katkı sağlamak üzere hizmete sunuldu. Açılış törenindede merkezin eğitim faaliyetleri ve bölgedeki çocuklara yönelik destek çalışmaları hakkında bilgi verildi. Program kapsamında öğrencilere kırtasiye malzemeleri ve mont dağıtıldı. Örgün eğitim faaliyetlerinin yanı sıra Türkçe derslerinin de verileceği merkezle, bölgedeki Türkmen çocukların ana dilleriyle bağlarının güçlendirilmesi ve kültürel miraslarının gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor. Merkezde ilk etapta 40 öğrenciye eğitim verilmesi, ilerleyen dönemde ise öğrenci sayısının 80’e çıkarılması planlanıyor. YKD: TÜRKMENLER KİMLİK VE KÜLTÜRLERİNİ YAŞATABİLECEK YKD Başkanı Yasir Feten, açılış töreninde yaptığı konuşmada, Türkçe Eğitim Merkezi’nin Lübnan Türkmenlerinin kimliklerini ve kültürlerini korumalarına katkı sağlayacağını belirtti. Türkmen çocukların eğitimi için önemli bir adım attıklarını ifade eden Feten, merkezin topluluğun kültürel değerlerini yaşatmasına imkân sunacağını söyledi. Bölgenin ihtiyaçları doğrultusunda çalışmalarını farklı alanlarda sürdüreceklerini kaydeden Feten, başta eğitim olmak üzere insani yardım faaliyetleriyle bölge halkına destek vermeye devam edeceklerini vurguladı. YKD Başkan Yardımcısı Yakup Demir de Lübnan’da yaşayan Türkmenlerle bir araya gelmekten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Demir, Türkmen çocukların ana dilleri Türkçeyi akıcı şekilde konuşabilmelerini istediklerini belirterek okulun bu hedef doğrultusunda atılan ilk adım olduğunu ifade etti. DURİS KÖYÜNDE TÜRKMEN ÇOCUKLARIN ANA DİLİ İÇİN ÖNEMLİ ADIM Duris köyü sakinlerinden Kasım Gorli, Türkçe Eğitim Merkezi’nin bölgede uzun zamandır hissedilen bir ihtiyacı karşılayacağını söyledi. Köy halkının böyle bir okulun açılmasını uzun süredir beklediğini belirten Gorli, çocukların artık hem eğitim alabileceklerini hem de kendi dillerini öğrenebileceklerini ifade ederek projede emeği geçenlere teşekkür etti. Köy sakinlerinden Fıdda Gorli de Türkmen çocukların Türkçeyi zamanla unutmaya başladığına dikkati çekti. Evde Türkçe konuşmaya çalıştıklarını ancak çocukların okulda Arapça eğitim görmeleri nedeniyle ana dillerini yeterince öğrenemediklerini belirten Gorli, Türkçe Eğitim Merkezi’nin çocukların dillerini doğru ve akıcı biçimde öğrenmeleri açısından büyük önem taşıdığını kaydetti. Köy sakinlerinden Fatma ise YKD yöneticilerine teşekkür ederek çocuklara destek olmak ve onlara Türkiye’nin dilini öğretmek amacıyla yürütülen çalışmalardan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Azerbaycan, bağımsızlığını yeniden kazanmasının 35. yıl dönümünü kutluyor Haber

Azerbaycan, bağımsızlığını yeniden kazanmasının 35. yıl dönümünü kutluyor

Azerbaycan Cumhuriyeti, tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan bağımsızlığının yeniden tesisinin 35. yıl dönümünü kutluyor. 18 Ekim 1991 tarihinde Azerbaycan Cumhuriyeti Yüksek Sovyetinin Azerbaycan Cumhuriyeti'nin Devlet Bağımsızlığı Hakkında Anayasa Akti'ni kabul etmesiyle, Azerbaycan halkının özgürlük iradesi gerçeğe dönüşmüştü. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in girişimiyle 15 Ekim 2021'de kabul edilen yeni yasaya göre, daha önce "Bağımsızlık Günü" olarak kutlanan 18 Ekim artık "Bağımsızlığın Yeniden Sağlanması Günü" olarak belirlenirken, 28 Mayıs ise "Bağımsızlık Günü" olarak kutlanmaya devam ediyor. Azerbaycan halkı, Sovyetler Birliği altında geçen 70 yıla rağmen, 1918’de kurulan ve Doğu’nun ilk demokratik cumhuriyeti kabul edilen devletin mirasını unutmadı. Irk, din, mezhep ve cinsiyet ayrımı gözetmeksizin tüm yurttaşlara eşit haklar tanıyan bu cumhuriyetin değerleri, 1991’de yeniden hayat buldu. 20 OCAK KATLİAMI: BAĞIMSIZLIĞA GİDEN YOLUN KIRILMA NOKTASI Sovyet ordusunun 20 Ocak 1990’da Bakü ve diğer illerde kadın-çocuk demeden gerçekleştirdiği katliam, Azerbaycan halkının SSCB’ye olan güvenini tamamen sarstı. Bu olay, ülkenin bağımsızlık sürecini hızlandıran en kritik dönemeçlerden biri oldu. 30 Ağustos 1991’de Azerbaycan Yüksek Konseyi’nde bağımsızlık ilanı yönünde bildiri kabul edildi. Eylül ayında yapılan oturumlarda Sovyetler Birliği’nden ayrılma süreci tartışıldı. 18 Ekim 1991’de "Azerbaycan Cumhuriyeti'nin Devlet Bağımsızlığı Hakkında Anayasa Akti" oy çokluğuyla kabul edildi. Belgede Sovyetler işgalci olarak tanımlandı ve Azerbaycan’ın 1918’de kurulan cumhuriyetin varisi olduğu ilan edildi. 29 Aralık 1991’de yapılan referandumda halkın neredeyse tamamı bağımsızlıktan yana oy kullandı. KARABAĞ KURTARILDI: AZERBAYCAN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ SAĞLANDI 2020 yılında 44 günlük Vatanseverlik Savaşı'nda kazanılan şanlı Zafer ile Azerbaycan Ordusu, 27 yıllık işgale son verdi. Karabağ'ın kalbi Şuşa'nın kurtarılması ile taçlanan bu tarihi zafer, uluslararası toplumun yıllardır uygulanamayan BM Güvenlik Konseyi kararlarını bizzat hayata geçirdi. Bağımsızlığın ardından geçen 35 yılda Azerbaycan, ekonomik kalkınmasını hızlandırdı, ordusunu modernize etti. Türkiye ile stratejik iş birliği düzeyine çıkarılan ilişkiler sayesinde enerji ve ulaştırma projeleri hayata geçirildi. Bu projelerle Azerbaycan, bölgesel ve küresel düzeyde etkili bir aktöre dönüştü. Bugün Azerbaycan, yalnızca topraklarını işgalden kurtaran değil; aynı zamanda büyüyen ekonomisi, artan diplomatik nüfuzu ve güçlü devlet yapısıyla bölgenin en önemli ülkelerinden biri haline geldi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.