SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Türk Milliyetçiliği

QHA - Kırım Haber Ajansı - Türk Milliyetçiliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türk Milliyetçiliği haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türk kadın hareketinin öncüsü Şefika Gaspıralı'nın adı Ankara Pursaklar’da bir sokağa verildi Haber

Türk kadın hareketinin öncüsü Şefika Gaspıralı'nın adı Ankara Pursaklar’da bir sokağa verildi

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP)’nin girişimi ile Ankara’nın Pursaklar ilçesinde bulunan bir sokağa Cedidizm hareketinin öncüsü Kırım Tatarı İsmail Bey Gaspıralı’nın kızı Türk Kadın Hareketi’nin öncüsü Şefika Gaspıralı’nın adı verildi. Sokağın açılış töreni 27 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirildi. Açılış töreninde MHP Genel Başkan Başdanışmanı ve İsmail Gaspıralı Dış Politika Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Esma Özdaşlı bir konuşma gerçekleştirdi. Özdaşlı konuşmasına MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli’nin selamlarını tevdi ederek başladı. Özdaşlı, “Bugün burada, yalnızca bir ismi anmak için değil; Türk dünyasının hafızasında derin izler bırakmış bir öncüyü, bir mücadele insanını ve bir fikri yaşatmak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Şefika Gaspıralı, büyük mütefekkir İsmail Gaspıralı’nın sadece kızı değil; onun fikirlerinin yaşayan temsilidir, en sadık yol arkadaşı ve sarsılmaz ülküdaşıdır. O, Gaspıralı İsmail Bey’in hayalini kurduğu idealin ete kemiğe bürünmüş hâlidir; eğitimli, şuurlu, irade sahibi ve milletinin geleceğine yön veren güçlü bir şahsiyettir.” sözleri ile Şefika Hanım’ın tarihi önemini ifade etti. “ŞEFİKA GASPIRALI KIRIM’IN ZARİF AMA EĞİLMEYEN BAŞIDIR” Şefika Hanım’ın sadece kalemi ile değil hayatı ile de örnek olduğunu belirten Özdaşlı, kız çocuklarının eğitimden mahrum olduğu bir dönemde okuma-yazma öğrendiğini ve Usul-i Cedit mekteplerinde yetiştiğini söyledi. Özdaşlı, 15 yaşında “Kırım’dan tüm Türk dünyasına seslenen” ve “Dilde, fikirde, işte birlik” şiarıyla hareket eden Tercüman gazetesinde çalışmaya başlayan Şefika Hanım’ın 16 yaşında Türk dünyasının ilk kadın dergilerinden Alem-i Nisvan’ın başına geçtiğine de değindi. “Kırım’ın zarif ama eğilmeyen başı Şefika Gaspıralı, kalemini yalnızca yazmak için değil; cehalete, esarete ve teslimiyete karşı bir mücadele aracı olarak kullanmıştır.” diyen Özdaşlı, bu mücadelenin Şefika Hanım için yeterli olmadığını, “Onun nazarında bir milletin yükselişi; yalnızca kültürel ve sosyal alanlarda değil, siyasi sahada da varlık göstermekle” mümkün olabileceğini dile getirdi. Özdaşlı, kadınların siyasi temsilinin sınırlı olduğu bir dönemde, 1917 yıllında Kırım Tatar Millî Kurultayı’na seçilen ve mecliste yer almış olan Şefika Gaspıralı’nın Türk dünyasında siyasi temsil elde eden ilk kadınlardan biri olduğunu da vurguladı. Şefika Hanım’ın hayatının zorluklarla dolu olduğunu ifade eden Özdaşlı, Bolşeviklerin Kırım’ı işgali ile Kırım’dan Azerbaycan’a muhaceret etmek zorunda kaldığını, Azerbaycan’ın işgali üzerine Türkiye’ye göç ettiğini belirtti. Şefika Hanım, “Kırım’dan İstanbul’a uzanan bu yolculukta, Türk dünyasının birliği ülküsünden bir an dahi vazgeçmemiştir.” diyen Özdaşlı, bazı insanların “Doğduğu toprağın kaderini omuzlarında taşıdığı” sözleri ile Gaspıralı’nın mücadelesi üzerinde durdu. GASPIRALI AİLESİNİN YAKTIĞI FİKİR MESALESİ ENSTİTÜMÜZ BÜNYESİNDE YANMAYA DEVAM EDİYOR İsmail Gaspıralı Dış Politika Enstitüsünün yalnızca bir düşünce kuruluşu olmadığını ifade eden Özdaşlı, Enstitünün “Türk dünyasının müşterek vicdanını ve müşterek gelecek tasavvurun inşa etmeyi hedefleyen stratejik bir fikir merkezi olduğunu” dile getirdi. “Sayın liderimiz Devlet Bahçeli Beyefendi’nin Enstitümüze İsmail Gaspıralı ismini vermesi asla tesadüf değildir” diye konuşan Özdaşlı, Gaspıralı’nın ortaya koyduğu fikrin sadece kendi dönemine değil geleceğe yön veren bir çağrı olduğunu ifade etti. “Türk dünyasının kendi sözünü söylemesi, kendi gündemini belirlemesi ve kendi geleceğini inşa etmesi artık bir tercih değil, bir zorunluluktur. İşte bu noktada Enstitümüz; takip eden değil yön veren, analiz eden değil istikamet çizen, yorumlayan değil inşa eden bir aklın temsilidir.” diyen Özdaşlı, Gaspıralı ailesinin bir asır önce yaktığı fikir meşalesinin İsmail Gaspıralı Dış Politika Enstitüsü bünyesinde yanmaya devam ettiğini vurguladı. “ŞEFİKA GASPIRALI İSMİ İLE BİR FİKİR, MÜCADELE VE ÜLKÜ YAŞATILACAK” Özdaşlı, Şefika Gaspıralı Sokağının açılması nedeniyle bir araya gelinmesinin ise “Yalnızca bir ismi yaşatmak değil, bir fikri, bir mücadeleyi ve bir ülküyü yaşatmak” olduğunu söyledi ve Şefika Gaspıralı’nın şahsında bu sokağın “Türk kadınını iradesini, Türk milletinin hafızasını ve Türk dünyasının ortak geleceğini temsil ettiğini” dile getirdi. Özdaşlı’nın konuşmasının ardından bir sinevizyon gösterildi. Sinevizyon gösterimi sonrası MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Zühal Topcu ve beraberindeki heyet kurdele kesimini gerçekleştirdi ve Şefika Gaspıralı büstünün açılışının yapılmasının ardından program sona erdi.

Ziya Gökalp’in mirası yeni bir eserle geleceğe taşınıyor: "Ziya Gökalp Araştırmaları" kitabı yayımlandı Haber

Ziya Gökalp’in mirası yeni bir eserle geleceğe taşınıyor: "Ziya Gökalp Araştırmaları" kitabı yayımlandı

Türk milliyetçiliği fikir sisteminin sembol isimlerinden, kaleme aldığı şiir ve yazılarıyla geniş kitlelerce tanınan, Türk sosyolojisinin kurumlaşmasını sağlayan ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün “fikirlerimin babası” dediği Ziya Gökalp ve fikirleri, Türk akademisinde ilgi ve alakayla değerlendirilmeye devam ediyor. Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Türk Dili ve Edebıyatı Bölümünden; Prof. Dr. Turgut Tok, Prof. Dr. Dilek Çetindaş ve Arş. Gör. Dr. Orhan Baldane’nin editörlüğünü üstlendiği “Ziya Gökalp Araştırmaları” adlı kitap, Günce Yayınları tarafından yayımlandı. Ziya Gökalp Araştırmaları kitabı, düşünürün metinleri arasında yer alan kavramları yeniden anlamlandırmayı, düşünsel geçişleri disiplinler arası bir bağlamda yorumlamayı ve Gökalp'in fikirlerini çağdaş sosyal bilimler literatürüyle ilişkilendirmeyi amaçlayan bir bakış açısıyla oluşturuldu. Kitapta yer alan eleştirel değerlendirmeler, Gökalp'in düşünce yapısının her zaman yekpare bir bütünlük arz etmediğini; aksine dönemsel koşullar, kişisel hayat deneyimleri ve çeşitli kuramsal etkilenimlerin bir araya gelmesiyle oluşan karmaşık bir yapıya sahip olduğunu ortaya koyuyor. Eser, disiplinler arası yöntemlerin sunduğu imkânlardan yararlanarak Gökalp'in yalnızca tarihsel bir figür olarak değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümlere dair güncel tartışmaların merkezinde yer alabilecek bir düşünsel kaynak olarak okunabileceğini gösteriyor. Kitap, Gökalp üzerine üretilen dağınık literatürü bir araya getirmekle kalmamakta; aynı zamanda yeni dönemin araştırmacıları için sağlam bir teorik zemin oluşturan, kalıcı ve kapsamlı bir başvuru kaynağı ortaya koyuyor.

Türk siyaseti ve Türk dünyasının unutulmaz ismi Alparslan Türkeş saygıyla anılıyor Haber

Türk siyaseti ve Türk dünyasının unutulmaz ismi Alparslan Türkeş saygıyla anılıyor

Türk siyasetinin yarım asrına damgasını vuran, Türk dünyasına yaptığı büyük hizmetler ve verdiği mücadeleyle yakın tarihin unutulmaz isimlerinden olan Milliyetçi Hareket Partisinin (MHP) kurucu Genel Başkanı ve  dönemin Türkiye Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı, ülkücü hareketin efsanevi lideri Alparslan Türkeş'in doğumunun bugün 106. yıl dönümü. Alparslan Türkeş, Kırım ve Türk dünyasına yönelik özel ilgisi ile tanınıyordu. Türkiye Cumhuriyeti dışındaki Türklerle yakın ilişki kurdu ve Türk dünyasının sorunlarıyla yakından ilgilendi. Unutulmaz lider Alparslan Türkeş, Türk kamuoyu ve Türk siyasetinde Kırım'dan Doğu Türkistan'a Türk dünyasının sorunlarının tanınmasına vesile oldu. Kırım Tatarlarının Milli Lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Türkeş'in vefatının ardından yayımladığı taziye mesajında, "Bu alicenap insan ve onun ülküdaşları, bizimle beraber ağlamışlar, bizimle acılarımızı paylaşmışlar, bizler için dualar etmişler. Kırım Tatar Türkleri merhum Alparslan Türkeş’e ve ülkücülere müteşekkirdirler" ifadelerini kullanmıştı. MÜCADELEYLE GEÇEN BİR ÖMÜR Alparslan Türkeş, 25 Kasım 1917 tarihinde Lefkoşa'da dünyaya geldi. Hüseyin Sırrı Bellioğlu'nun tavsiyesiyle Kuleli Askeri Lisesi'ne kaydolan Türkeş, 1936 senesinde buradan mezun oldu. 1938 senesinde Harp Okulu'nu bitirdi.1939'da piyade asteğmeni olarak atış okuluna girerek buradan teğmen rütbesiyle mezun oldu.  TÜRKLÜK MEFKURESİ İÇİN ÇABA HARCADI 1944 senesinde üsteğmen rütbesindeyken Nihal Atsız ve Nejdet Sançar'la birlikte Irkçılık-Turancılık davasından yargılandı ve 9 ay 10 gün mahpus kaldı. 1947 senesinde beraat etti. 27 Mayıs 1960'dan kısa süre önce Elâzığ'daki birliğinden Ankara'ya atandı. Milli Birlik Komitesi'nin ülke yönetimine el koyduğunu açıklayan bildiriyi radyodan okudu. Kurmay Albay Alparslan Türkeş, ihtilâl hükümetinde Başbakanlık Müsteşarlığı görevini üstlendi. Bu vazifesi esnasında Devlet Planlama Teşkilatı, Devlet istatistik Enstitüsü ve Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü gibi kurum ve kuruluşları kurdu. Milli Birlik Komitesi arasında ortaya çıkan anlaşmazlıklar nedeniyle, 13 Kasım 1960'ta Kurmay Albay Alparslan Türkeş ve "Ondörtler" olarak bilinen arkadaşları Komite'nin diğer üyelerince emekliye sevk edilerek tasfiye edildiler ve zorla evlerinden alınıp yurt dışında görevlendirilmek suretiyle sürgün edildiler. Türkeş, 19 Kasım’da Türkiye'nin Hindistan Büyükelçiliği Müşavirliği göreviyle yurtdışına gönderildi. MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ KURULUŞ SÜRECİ Türkeş, milliyetçi çevreleri bir araya getirmek için 2 Mayıs 1963'te Türkiye Huzur ve Yükselme Derneğini kurdu. 1965'te Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi genel başkanı oldu ve bu dönemde ülkücü hareketin "Başbuğ'u" oldu. 1969 ve 1973 yıllarında Adana Milletvekili olarak parlamentoya seçildi. 1975 senesinden sonra "Milliyetçi Cephe" adı verilen koalisyon hükümetlerinde Başbakan Yardımcılığı görevinde bulundu. DAVA İÇİN ADANAN BİR ÖMÜR 12 Eylül darbesi sırasında Millî Güvenlik Konseyi, diğer üç parti başkanının teslim olduğunu, Alparslan Türkeş'in de teslim olmasını, aksi takdirde suçlu durumda olacağını belirten bir bildiri yayımladı. 12 Eylül 1980 darbesinden sonra 9 Nisan 1985'e kadar 4.5 yıl tutuklu kaldı. 12 Eylül döneminde idam cezasıyla yargılanan Türkeş, bu davadan beraat etti.  MHP'NİN KURUCUSU TÜRKEŞ 1987'de siyaset yasağının kalkmasıyla birlikte Milliyetçi Çalışma Partisi'ne girdi ve aynı yıl yapılan olağanüstü kongrede genel başkanlığa seçildi. 1991 Genel Seçimleri'nde Refah Partisi ve Islahatçı Demokrasi Partisi ile seçim ittifakı yapan MÇP lideri Türkeş, Yozgat Milletvekili olarak yeniden parlamentoya girdi. Bu sırada 1992'de 12 Eylül darbesi ile kapatılmış olan partilerin eski adlarını alması hakkında Siyasi Partiler Kanunu'nda yapılan değişiklikle MÇP'nin ismi de 1993 yılında Milliyetçi Hareket Partisi olarak değiştirildi.  1995 genel seçimlerinde parlamento dışı kalan Türkeş, bu dönemde uzlaşmacı bir lider olarak ülke siyaseti üzerinde en etkili isimlerden birisi olmuştur.  Alparslan Türkeş, 4 Nisan 1997'de geçirdiği kalp krizi sonucunda Ankara'da yaşama veda etti. Kabri, Ankara Beştepe'de bulunmaktadır. Türkeş, Kırım ve Türk dünyasına yönelik özel ilgisi ile biliniyordu. Türkiye Cumhuriyeti dışındaki Türklerle yakın ilişkide olmuş ve Türk dünyasının sorunlarıyla yakından ilgilenmiştir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.