SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Türkiye

QHA - Kırım Haber Ajansı - Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Göç İdaresi Başkanı Kök'ten Kırım Ailesine bayram ziyareti Haber

Göç İdaresi Başkanı Kök'ten Kırım Ailesine bayram ziyareti

Türkiye Cumhuriyeti Göç İdaresi Başkanı Hüseyin Kök, 20 Mart 2026 tarihinde Ramazan Bayramı’nın ilk gününde Kırım Ailesi Derneğini ziyaret etti. Ziyaret kapsamında Kırım Ailesi temsilcileriyle görüşen Kök, Kırım Tatar halkına duyduğu saygı ve sevgiyi dile getirdi. KIRIM TATARLARINA DESTEK MESAJI Kök, 2014 yılından önce Kırım’ı ziyaret ettiğini belirterek, Kırım Tatar halkına özel bir yakınlık hissettiğini ifade etti. Kırım Tatarlarının Türkiye’de bulunmasından memnuniyet duyduğunu dile getiren Kök, özellikle Kırım Ailesinin Türkiye’de aktif şekilde faaliyet göstermesinden duyduğu memnuniyeti vurguladı. Eskişehir’de Kırım Ailesi üyelerinin yaşadığı ortamda kendisini adeta evinde gibi hissettiğini belirten Kök, dernekle olan bağlarının güçlü olduğunu ifade etti. PROJELERE DESTEK VURGUSU Kök, Kırım Tatar toplumuna yönelik projelere destek vermeye hazır olduklarını belirterek, özellikle kültürel programlar ve gençlik inisiyatiflerinin önemine dikkat çekti. Bu kapsamda ilgili kurumların iş birliği içerisinde çalışabileceğini ifade etti. KIRIM’DAKİ GELİŞMELER AKTARILDI Ziyaret sırasında Kırım Ailesi Derneği temsilcileri, Kırım’daki mevcut duruma ilişkin kapsamlı bilgilendirmede bulundu. Görüşmede, Rusya’nın Kırım’ı işgalinden bu yana yaşanan gelişmeler, siyasi tutukluların durumu, insan hakları ihlalleri ve Kırım Tatar halkının karşı karşıya olduğu baskılar ele alındı. Dernek temsilcileri ayrıca, savaşın etkileri ve Kırım’daki toplumsal zorluklara ilişkin güncel bilgileri paylaştı.

Büyükelçi Celâl’den Ramazan Bayramı mesajı: Barış ve dayanışma vurgusu Haber

Büyükelçi Celâl’den Ramazan Bayramı mesajı: Barış ve dayanışma vurgusu

Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl, Ramazan Bayramı vesilesi ile tebrik mesajı yayımladı. Savaşın zorluklarına rağmen Ukrayna’nın ayakta kaldığını vurgulayan Celâl, mesajında şu ifadelere yer verdi: Ramazan Bayramı vesileyle sizleri en içten deliklerimle selamlıyorum. Ramazan ayı boyunca tuttuğumuz oruçlarda, kıldığımız namazlarda ve ettiğimiz dualarda hep aynı dileği paylaştık. Barış, merhamet ve insanlık için daha da adil bir dünya. Ukrayna olarak bu yıl da direnişimizi sürdürdük. Ukrayna Cumhurbaşkanı Sayın Volodımır Zelenskıy, üst düzey yetkililer ve Müslüman askerlerimizin katılımıyla iftar sofralarında bir araya geldik. Bugün Ukrayna'da 2 milyondan fazla Müslüman yaşamaktadır ve ne yazık ki bu yılda Ramazan'ı savaş gölgesinde geçirmeye de zorunda kaldılar. Rusya’nın Ukrayna’nın enerji altyapısına yönelik saldırıları, sivil halka karşı yürütülen bir kış terörü niteliği taşımaktadır. Birçok kişi günlerce elektriksiz ve doğalgazsız kaldı. Bazı aileler için iftar vakti bir kap sıcak yemek hazırlamak dahi mümkün olmadı. Ancak tüm zorluklara rağmen Ukrayna ayakta kaldı. İnancımız, dayanışmamız ve Ramazan ayının manevi gücü bize sabır ve güç verdi. Bu vesileyle zor zamanlarda Ukrayna halkıyla dayanışma içinde olan Ukrayna gönderdiği jeneratörle ve insani yardımlarla sadece eşit değil, aynı zamanda umut olan Türkiye'ye ve Türk halkına içten teşekkürlerimi ifade etmek isterim. Bu mübarek bayramın sizleri ve ailelerinize sağlık, huzur ve bereket getirmesini diliyorum. Ukrayna'dan Filistin'e, Orta Doğu'dan, dünyanın çatışmaların yaşandığı diğer bölgelerinde kadar ve her yerde barışın bir an önce tesis edilmesi için dua ediyoruz. Ramazan Bayramı'nız mübarek olsun. Ukrayna’nın Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Sayın Naryman Dzhelialov’un Ramazan Bayram’ı mesajı: “Bugün Ukrayna’da iki milyondan fazla Müslüman yaşamaktadır. Ve ne yazık ki bu yıl da Ramazan’ı savaşın gölgesinde geçirmek zorunda kaldılar.“ pic.twitter.com/c6RV3WmUNh — Ukraine in Türkiye (@UKRinTR) March 20, 2026

Kıyiv’de "Barışın Renkleri" sergisi: Ukrayna-Türkiye dostluğu tuvale yansıdı Haber

Kıyiv’de "Barışın Renkleri" sergisi: Ukrayna-Türkiye dostluğu tuvale yansıdı

Ukrayna ve Türkiye arasındaki stratejik ortaklık ve köklü dostluk ilişkileri, başkent Kıyiv’de düzenlenen "Barışın Renkleri" adlı kapsamlı sanat sergisiyle kutlandı. Ukrayna’nın dört bir yanından yaklaşık 100 sanatçının katıldığı etkinlikte, iki halkın ortak tarihi ve barışa olan özlemi sanatın diliyle anlatıldı. Türkiye Cumhuriyeti Kıyiv Büyükelçiliği, Kıyiv Yunus Emre Enstitüsü ve "Hayatın Renkleri" sivil toplum kuruluşu iş birliğiyle düzenlenen sergide, 123 farklı eser sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Sergi hakkında konuşan “Hayatın Renkleri” Derneği Başkanı Mariya Honçarenko, "Burada Ukrayna’nın dört bir yanından, her şehrinden sanatçılarımız var. Başvurular gönderilen eserler üzerinden alındı. En önemli kriterimiz temaydı; sanatçıların Türkiye ile bağlantılı bir şeyler resmetmesini istedik. Sadece Türkiye değil, aynı zamanda devletlerimizin dostluk ve birlik bağlamındaki ilişkilerini yansıtmaları gerekiyordu. Yani bir kişinin, iki ülkemiz arasındaki barışı nasıl gördüğünü göstermesini amaçladık." dedi. Yunus Emre Enstitüsü Kıyiv Türk Kültür Merkezi Müdürü Ali Oğuzhan Yüksel, etkinliği Türkiye Cumhuriyeti Kıyiv Büyükelçiliği ve “Hayatın Renkleri” Derneği ile birlikte düzenlediklerini belirterek, “Yaklaşık 100 sanatçı katıldı. Aslında küçük bir yarışma niteliğindeydi ve toplam 123 eserden oluşuyor. Bu sene Yunus Emre Enstitüsü olarak temayı 'barış' olarak belirledik. Çünkü biliyorsunuz, dünyanın içinde bulunduğu bu şartlarda en çok ihtiyacımız olan şey barış." şeklinde konuştu. Sergide yer alan çalışmalar; barış, karşılıklı destek ve kültürel diyalog temaları üzerine inşa edildi. Katılımcılar arasında hem profesyonel ressamların hem de genç öğrencilerin bulunması, iki ülke arasındaki dostluk vizyonunun geniş bir kitle tarafından paylaşıldığını gözler önüne serdi.

Türkiye, 12. yılında Kırım tavrını yineledi: "Gayrimeşru referandumu tanımıyoruz" Haber

Türkiye, 12. yılında Kırım tavrını yineledi: "Gayrimeşru referandumu tanımıyoruz"

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Rusya Federasyonu tarafından gerçekleştirilen Kırım’ın yasa dışı ilhakının 12. yıl dönümü vesilesiyle yayımladığı bildiride, uluslararası hukuka aykırı olan bu fiili durumun tanınmadığını bir kez daha teyit etti. Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne olan desteğin vurgulandığı açıklamada, Kırım Tatar Türklerinin haklarının korunacağı mesajı verildi. Bakanlığın resmî internet sayfasında yayımlanan açıklamada şu ifadelere yer verildi: Rusya Federasyonu’nun Ukrayna Kırım Özerk Cumhuriyeti’ni gayrimeşru bir referandumun neticesinde ilhakının on ikinci yıl dönümünde, uluslararası hukuka aykırı bu fiili durumu tanımadığımızı bir kere daha teyit ediyoruz. Ukrayna’nın bağımsızlığı, egemenliği ve toprak bütünlüğüne kuvvetli desteği devam eden ülkemiz, Kırım Tatar Türklerinin durumu başta olmak üzere Yarımada’daki gelişmeleri yakından takip ederek gündemde tutmayı sürdürecektir. 16 MART 2014: KIRIM'DA SİLAHLARIN GÖLGESİNDE SÖZDE REFERANDUM 16 Mart 2014 tarihinde işgal altındaki Kırım'da, kamuflajlı Rus askerlerinin gözetimi altında göstermelik bir referandum yapıldı. İki gün sonra, 18 Mart 2014 tarihinde Kremlin’de “Kırım’ın Rusya’ya bağlanması” antlaşması imzalandı. İşgalci Rusya, sözde referandumu yasa dışı hamlesini meşrulaştırmak amacıyla düzenledi. Rusya, Şubat 2014’te Ukrayna’ya bağlı Kırım Yarımadası’nı işgal için harekete geçti. Silahlı Rus askerleri Kırım ile Herson bölgesi arasındaki idari sınırında kontrol noktaları oluşturdu. Kırım’ın stratejik noktalarını ve hükûmet binalarını ele geçirdi. Ukrayna birliklerinin konuşlandırıldığı askerî üsleri kuşatma altına aldı. 6 Mart 2014’te Kırım’ın sözde Parlamentosu, Kırım’ı Rusya’ya bağlama ve 16 Mart’ta Kırım’ın statüsüne dair “referandum” düzenleme kararı aldı. Referandumda, Kırım'da yaşayanlara; Rusya’ya bağlanma veya 1992 Kırım Cumhuriyeti Anayasası'nın yeniden uygulamaya konulması ve ona göre Ukrayna’ya bağlı özerklik olarak kalma seçenekleri sunuluyordu. 1992 Kırım Cumhuriyeti Anayasası, Kırım'ın "Ukrayna'ya gönüllü olarak devredenler dışında tüm yetkileri kendi topraklarında kullanan" kendi devlet organlarına sahip olduğunu, yani Kırım'ın geniş özerklik haklarına sahip olduğunu belirliyordu. Anayasa, yarımadanın bağımsız Ukrayna'nın bir parçası olmasından hemen sonra Kırım Parlamentosu tarafından kabul edilmişti. Bu anayasanın yardımıyla Kremlin, Kırım'ı kontrol altına almaya çalışmıştı. Ancak, Ukrayna Parlamentosu, bu belgeyi anayasaya aykırı olarak iptal etmişti. Yani aslında, 16 Mart 2014’teki sözde referandumda, Kırım’ın Ukrayna’nın bir parçası olarak kalması seçenekler arasında yoktu. Rus silahlarının namlusu altında gerçekleştirilen sözde referandum, Rusya tarafından “Kırım sakinlerinin iradesini tecelli etmesi” olarak adlandırılıyor. Moskova tarafından tüm düzeylerde yerel yasalara ve uluslararası uygulamaya göre yapıldığı savunuluyor. Sözde referandum daha yapılmazken Ukrayna, oy kullanımını yasa dışı ve Anayasaya aykırı olarak kabul etti. 15 Mart 2014 tarihinde Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, sözde referandumu “geçersiz” olarak ilan edilmesini öngören kararı inceledi. Ancak karar, Rusya tarafından bloke edildi. Venedik Komisyonu, Avrupa Birliği (AB) ve ABD, yasa dışı olarak yapılan sözde referanduma karşı çıktı, Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) başta Kırım Tatarları olmak üzere Kırımlılara sözde referandumu boykot etme çağrısı yaptı. KIRIM TATAR MİLLİ MECLİSİNDEN SÖZDE REFERANDUMU BOYKOT ÇAĞRISI KTMM, 6 Mart 2014'te Kırım halkını, Parlamentonun yasa dışı aldığı kararla yapılacak referandumu boykot etmeye çağırdı. Buna rağmen 16 Mart 2014 tarihinde saat 08.00’de işgal edilen Kırım’da bin 205 seçim bölgesi açıldı. Seçim bölgeleri açılır açılmaz sosyal ağlarda sözde oylama sırasında yer alan ihlallere ilişkin bilgiler paylaşılmaya başlandı. Rusya vatandaşları dahil isteyen herkese çok sayıda oy pusulası verildi. İşgalcilerin sözde referanduma katılım oranı ile ilgili açıkladığı “resmî verileri” de ciddi şüpheler uyandırıyor. Kremlin kontrolündeki sözde Seçim Komisyonu katılım oranının yaklaşık yüzde 83 olduğu duyurdu. Oylamaya katılanların yüzde 96,77’sinin “Kırım'ın Rusya’ya bağlanması için” oy verdiği iddia edildi. 18 Mart 2014 tarihinde Kremlin’de “Kırım’ın Rusya’ya bağlanması” antlaşması imzalandı. Öte yandan Kırım Tatar halkının millî lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, FSB gizli raporlarına dayanarak sözde referanduma gerçek katılım oranının yüzde 34.2 civarında olduğunu, Kırım Tatarlarının yüzde 99’unun oy kullanmadığını bildirdi.

Hürmüz Boğazı’nda 15 Türk sahipli gemi var Haber

Hürmüz Boğazı’nda 15 Türk sahipli gemi var

Denizcilik Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen sahur programında balıkçılarla bir araya gelen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, denizcilik sektöründeki bürokratik yükleri hafiflettiklerini açıkladı. Balıkçı gemisi tayfalarını güvenlik belgelerinden muaf tuttuklarını belirten Uraloğlu, ayrıca Hürmüz Boğazı’nda bulunan Türk sahipli gemilerin durumunu yakından takip ettiklerini vurguladı. URALOĞLU: KIYI ŞERİDİMİZDE TOPLAM 400 CİVARINDA BALIKÇI BARINAĞIMIZ BULUNUYOR Türkiye’nin 10 bin kilometrenin üzerinde kıyı şeridine sahip olduğunu söyleyen Uraloğlu, "Dolayısıyla balıkçılık ve deniz taşımacılığı anlamında birçok imkanımız var." ifadesini kullandı. Uraloğlu, Türkiye'de gemi siciline kayıtlı yaklaşık 47 bin su aracından 21 bin 736’sının balıkçı teknesi olduğunu anlatarak, şu ifadeleri kullandı: 12 bin 416 balıkçı gemisi güverte tayfası da denizlerimizde balıkçılarımızla görev yapıyor. Balıkçı gemisi güverte tayfalarını, uluslararası sözleşmeler kapsamında düzenlenen deniz ve gemi güvenlik belgelerinin tamamından muaf tuttuk. Ayrıca balıkçı gemisi kaptanlarının mevcut deniz güvenlik belgelerini süresiz hale getirdik. Yani bu belgeleri belirli bir rutinde yenileme zorunluluğunu ortadan kaldırmış olduk. Bakan Uraloğlu, 2002 yılında 302 balıkçı barınağı bulunduğunu hatırlatarak, "Bunların neredeyse tamamını yeniledik. Yenilerinin yapımıyla yaklaşık 100 civarında yeni balıkçı barınağı inşa ettik. Böylece yaklaşık 10 bin kilometrelik kıyı şeridimizde toplam 400 civarında balıkçı barınağımız bulunuyor." dedi. Türkiye’nin dünyaya balıkçı teknesi üretip sattığına işaret eden Uraloğlu, "Balık çiftlikleri de ihraç ediyoruz. Bu anlamda herhangi bir imkansızlık söz konusu değil." şeklinde konuştu. HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA 15 TÜRK SAHİPLİ GEMİ VAR Ukrayna-Rusya Savaşı’nın devam ettiğini, Orta Doğu'da da çeşitli sorunlar bulunduğunu hatırlatan Uraloğlu, sözlerini şu şekilde tamamladı: Türkiye’de alınması gereken tedbirleri her boyutta aldığımızı bilmenizi isterim. Süreci çok yakından takip ediyoruz. Hedefimiz bu sürecin bir an önce sonuçlanması ve sulhun sağlanmasıdır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan bu konuda gerçekten gece gündüz demeden gayret ediyor. Biz de süreci yakından takip ediyoruz. Böylece daha çok kendi iç meselelerimize odaklanabiliriz. Hürmüz Boğazı’nda 15 Türk sahipli gemi var, bir tanesini gerekli koordinasyonu sağlayarak çıkarabildik ancak diğerleri halen orada, onları da yakından takip ediyoruz.

KTMM Başkanı Refat Çubarov’dan İlber Ortaylı için taziye mesajı Haber

KTMM Başkanı Refat Çubarov’dan İlber Ortaylı için taziye mesajı

Türkiye’nin ve Kırım Tatarlarının en önemli değerlerinden Prof. Dr. İlber Ortaylı, tedavi gördüğü hastanede hayata gözlerini yumdu. Sağlık sorunları nedeniyle altı gündür yoğun bakımda bulunan ve dün entübe edildiği açıklanan Ortaylı’nın vefatı, Türk dünyasında büyük bir yasla karşılandı. KTMM Başkanı Refat Çubarov, Kırım Tatar asıllı tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı’nı vefatı üzerine bir taziye mesajı yayımladı. Taziye mesajında tarihçinin köklerine ve ailesinin yaşadığı zorluklara dikkat çeken Çubarov, Ortaylı’nın Sovyet baskısından kaçarak vatanları Kırım’ı terk etmek zorunda kalan bir Kırım Tatar ailesinin çocuğu olarak, 1947 yılında Avusturya’daki Bregenz mülteci kampında dünyaya geldiğini ifade etti. Çubarov, bu zorlu başlangıca rağmen Ortaylı’nın azmiyle dünya çapında bir otoriteye dönüşmesini "muazzam bir başarı öyküsü" olarak nitelendirdi. Ankara, Viyana ve Chicago Üniversitelerinde eğitim alan; Osmanlı, Türkiye ve Rusya tarihi üzerine yazdığı sayısız eserle tarihe ışık tutan Ortaylı, 2005-2012 yılları arasında Topkapı Sarayı Müzesi Başkanlığı görevini yürütmüştü. "ARDINDA DEV BİR MİRAS BIRAKTI” KTMM Başkanı Çubarov mesajında şu ifadelerine yer verdi: Türkiye'den üzücü bir haber aldık. Kırım Tatar asıllı büyük tarihçimiz İlber Ortaylı tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. O, bilim dünyasında ve halkın gönlünde sarsılmaz bir saygınlık kazandı ve ardında muazzam bir bilgi mirası bıraktı. Allah rahmet eylesin. PROF.DR. İLBER ORTAYLI VEFAT ETTİ Kırım Tatarı tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı hayatını tedavi gördüğü hastanede 78 yaşında hayatını kaybetti. Sağlık sorunları nedeniyle altı gündür yoğun bakımda tedavi gören Ortaylı’nın dün entübe edildiği açıklanmıştı. Kırım Tatarı kökenli olan Ortaylı, Osmanlı ve dünya tarihi üzerine çalışmalarıyla Türkiye’nin en tanınmış tarihçilerinden biri olarak biliniyordu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.