SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Türkmenistan

QHA - Kırım Haber Ajansı - Türkmenistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkmenistan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

TÜRKSOY Opera Günleri Aşkabat’a damga vurdu: Türkmen besteci Muhadov anıldı Haber

TÜRKSOY Opera Günleri Aşkabat’a damga vurdu: Türkmen besteci Muhadov anıldı

Türkmenistan'ın başkenti Aşkabat, Türk dünyasının opera mirasına sahne oldu. Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) Opera Günleri kapsamında, Türkmen besteci Veli Muhadov'un doğumunun 110. yılı vesilesiyle unutulmaz bir anma konseri tertip edildi. TÜRK DÜNYASININ DENEYİMLİ OPERA SANATÇILARI SEYİRCİYİ BÜYÜLEDİ TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev ve Türkmen yetkililer ile birlikte Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan'dan gelen opera sanatçıları, Türkmenistan Devlet Kültür Merkezi Mukamlar Sarayı'nda 2 Mayıs 2026 tarihinde düzenlenen programda bir araya geldi. TÜRKSOY’un resmî internet sayfasında 4 Mayıs 2026 tarihinde paylaşılan habere göre; Türkmenistan Devlet Senfoni Orkestrası'nın icra ettiği "Benim Vatanım" adlı senfonik eserle başlayan programın devamında Muhadov'un "Zühre ve Tahir", "Kemine ve Kadı" ile "Kanlı Saka" adlı operalarından bölümler icra edildi. Gecede farklı ülkelerden gelen misafir sanatçılar da sahne aldı. Azerbaycan'ı temsil eden sanatçılar; Veli Muhadov’un "Aşgabat" eseri ile birlikte "Şur" mugamından bir bölümü ve besteci Tofig Guliyev’in "Ne Bahtiyardır" eserini seslendirdi. SULTAN RAEV, TÜRK DÜNYASININ ORTAK KÜLTÜREL HAFIZASINA DİKKAT ÇEKTİ TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev, etkinlikte yaptığı konuşmada Muhadov'un sanatının Türk dünyası için önemini vurguladı. Muhadov'un eserlerinin Türk dünyasının ortak kültürel hafızasının önemli bir parçası olduğunu dile getiren Raev, şu ifadelere yer verdi: "Veli Muhadov, yerel motifleri evrensel müzik formlarıyla sentezleyerek Türk dünyası müzik tarihinde çığır açmış nadir sanatçılarımızdan biridir. Onun sanatsal mirası, bizlere ortak köklerimizi hatırlatırken aynı zamanda geleceğimize dair güçlü bir kültürel vizyon sunmaktadır. Sanat ve müzik yoluyla gerçekleştirilen bu tür faaliyetler, sadece bir anma etkinliği değil, aynı zamanda üye ülkelerimiz arasındaki gönül bağlarını kuvvetlendiren stratejik bir platformdur. Bu anlamlı gece, halklarımızın birliğini ve beraberliğini sanatın birleştirici gücüyle bir kez daha pekiştirmiştir." Ayrıca "Can, Türkmenistan!" eserinin de dinleyicilere sunulduğu program, etkinliğe katılan tüm sanatçıların birlikte icra ettiği "Âşıkların Şehri" adlı eserle sona erdi. TÜRKMEN BESTECİ VELİ MUHADOV’UN ÇALIŞMALARININ ÖNEMİ Çaşdai Türkmen müzik sanatının temellerini atan bestecilerden biri olan ve 2005 yılında vefat eden Muhadov, geleneksel Türkmen halk müziği motiflerini senfoni, opera ve koro gibi klasik Batı müziği formlarıyla birleştirerek eserler verdi. "Zühre ve Tahir" ile "Kemine ve Kadı" olmak üzere bestelediği pek çok eseri bulunan yetenekli besteci, Türkmen sanatının gelişimine sunduğu katkılarla Türk dünyasının müzik tarihine ismini altın harflerle kazıdı.

Rusya, Türkistanlı göçmenleri ölüme sürüklüyor! Haber

Rusya, Türkistanlı göçmenleri ölüme sürüklüyor!

Ukrayna’nın işgaline katılmak istemeyen Rusya askerlerinin güvenli bir şekilde teslim alınması süreci Ukrayna Savunma Bakanlığı ve Ukrayna Savunma İstihbarat Dairesi tarafından “Yaşamak İstiyorum” projesi kapsamında yürütülüyor. 12 BİN 666 TÜRKİSTANLI PARALI ASKER YAPILMIŞ Ukraynalı bağımsız gazeteci Grigory Pyrlik'in proje kapsamında elde edilen verilere dayandırdığı haberine göre, Rusya’da bulunan ve çeşitli gerekçelerle silahaltına alınarak cepheye gönderilen 12 bin 666 Türkistanlı bulunuyor. Paylaşılan bilgilere göre bu kişilerin 4 bin 853’ü Özbekistan, 3 bin 407’ü Tacikistan, 2 bin 389’ü Kazakistan, 1 bin 439’ü Kırgızistan ve 578’ü Türkmenistan vatandaşlığına sahip. "TOP YEMİ SALDIRISI" Ukrayna yetkililerin zaman zaman yaptıkları açıklamalara göre Rusya, yabancı paralı askerleri “top yemi saldırısı” olarak adlandırılan, kayıplarının önemsenmediği saldırılarda kullanmak amacıyla ön cepheye gönderiyor. Araştırmaya göre göçmenler, Rus ordusuyla sözleşme imzalamak ve paralı askere dönüştürülmek için baskı görüyor. Rusya’nın bu uygulamasıyla Türkistan’daki ülkelerin egemenliğini açıkça ihlal ettiği yorumları yapılırken, ilgili ülkeler için de millî güvenlik sorunu teşkil ettiği belirtiliyor. Uzmanlar tarafından cepheden sağ dönebilen kişilerin, radikalleşebilme, askeri deneyimin sivil alana taşınması ve yerel istikrarsızlaşma riskini doğurduğu ifade ediliyor.

ADF2026’da “Birlikte Yükselmek: Bağımsızlıklarının 35. Yılında Orta Asya Devletlerinin Küresel Konumu” paneli düzenlendi Haber

ADF2026’da “Birlikte Yükselmek: Bağımsızlıklarının 35. Yılında Orta Asya Devletlerinin Küresel Konumu” paneli düzenlendi

5. Antalya Diplomasi Forumu’nda (ADF2026) düzenlenen, “Birlikte Yükselmek: Bağımsızlıklarının 35. Yılında Orta Asya Devletlerinin Küresel Konumu” başlıklı panelde, C5 + 1 mekanizmalarının artan cazibesine ve Türkiye'nin, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) ve diğer uluslararası kurumlar içindeki benzersiz ortaklığına vurguyla Türkistan'nın başlıca uluslararası aktörlerle ilişkilerini ve bölgesel sahiplenmenin geleceği tartışıldı. Kapadokya Üniversitesi Rektörü Hasan Ali Karasar’ın moderatörlüğünü üstlendiği panelde; Türkmenistan Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu Başkan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Rashid Meredov, Kırgızistan Dışişleri Bakanı Jeenbek Kulubaev, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Ayşe Berris Ekinci, Kazakistan Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Alibek Bakayev, Özbekistan Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Muzaffarbek Madrahimov konuşmacı olarak katıldı. TÜRKMEN GAZI, HAZAR DENİZİ ÜZERİNDEN AB’YE TAŞINACAK Türkmenistan Dışişleri Bakanı Meredov, Türkistan için istikrar ve güvenlik kavramlarının çok önemli kavramlar olduğunu vurgulayarak, bölgenin jeopolitik rekabete çekilmesine izin verilmemesi konusunda bölge devletleri arasında tam bir mutabakat olduğunu dile getirdi. Türkmenistan’ın dünya enerji güvenliği meselesini küresel güvenlik mimarisinin ayrılmaz bir parçası olarak gördüklerini söyleyen Meredov, “Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu Türkmenistan’ın önerisiyle, enerji güvenliğinin sürdürülebilirliğine ilişkin üç önemli kararı kabul etti. Ulusal düzeyde ise biz bu anlayıştan hareketle, bölgesel ve bölgeler arasında enerji güvenliğini güçlendirmek için Türkmenistan-Çin doğalgaz boru hattını inşa ettik. Bu hat üzerinden Çin’e yılda 40 milyar metreküp doğalgaz ihraç ediyoruz. Komşu Orta Asya devletleri de bu hattı kullanarak doğalgazlarını iletme imkânı buldular.” ifadelerini kullandı. Meredov, enerji güvenliğinin dünyada giderek daha da büyük önem kazandığının altını çizerek, “Türkmen doğalgazını Hazır denizi altından Avrupa’ya taşınması hususunda çeşitli adımlar attık. Tabi burada Hazar Denizi’nin hukuki statüsüne ilişkin birtakım meselelerin de çözüme ulaştırılması gerekiyor. Biz bölge ülkeleri olarak ortaklarımızla birlikte enerji güvenliğinin sağlanması konusunda gayret gösteriyoruz. Bu alandaki iş birliğimizi daha da geliştireceğimizi düşünüyorum.” diye konuştu. “ORTA ASYA YENİ FIRSATLAR DİYARIDIR” Kırgızistan Dışişleri Bakanı Kulubaev, “Dünyamızda uluslararası ilişkiler denkleminin değiştiği bir dönemdeyiz. Bu dönemde taraflar arasında diyalog çok daha büyük önem kazanmaktadır.” ifadelerini kullanarak ADF2026 gibi platformların önemine işaret etti. Bağımsızlıklarının 35. yılını kutlayan Türkistan Türk devletlerinin bu süre zarfında çok büyük bir ilerleme kaydettiğinin altını çizen Kulubaev, “35 yılda güçlü devlet kurumları inşa ettik. Tacikistan ve Özbekistan ile olan sınır problemlerimizi i şbirliği ve diyalog çerçevesinde çözdük. Büyük ekonomik atılımlar gerçekleştirdik. Orta Asya devletleri olarak rekabetten ziyade iş birliğiyle ilerliyoruz. Bölgedeki ticaret hacmi giderek büyüyor. Ve bugün Orta Asya aslında yeni fırsatlar diyarı haline gelmiş durumdadır.” dedi. Orta koridorun; doğu ile batıyı, kuzey ile güneyi birbirine kenetleyen çok önemli bir bağlantı noktası olduğunu söyleyen Kulubaev, bölge ülkelerinin tam bir iş birliği içerisinde istikrarlı ve öngörülebilir bir gelecek arzusunda olduğunu ve güven temelinde birlikte güçlenebileceklerini vurguladı. EKİNCİ: TÜRKİSTAN BİZİM ATA TOPRAKLARIMIZ Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı Ekinci, Türkiye’nin Türkistan ülkeleriyle benzersiz bir ortaklığının olduğunu; ortak dil, kültür, tarih bağlamında “Orta Asya’yı atalarımızın memleketi olarak niteliyoruz. Orta Asya ülkeleri ile ortak bir mirasa sahibiz.” dedi. Ekinci, Türkistan’nın öneminin giderek arttığını, büyük pazarı, genç nüfusu, zengin kaynaklarıyla bağlantısallıkta rolünün giderek önem kazandığını kaydetti. Türkiye’nin Türkistan ile iş birliğinin karşılıklı güven ve saygı temelinde kurulduğunun aktaran Ekinci, “Mevcut istikrarı sürdürmek, refahı geliştirmek için yakından çalışıyor, hedeflerimizi ortaklaştırıyoruz.” dedi. Basra Körfezi’nde yaşanan çatışmalara değinen Ekinci, “Mevcut gerilimler Orta Koridor’un enerji güvenliği anlamında önemini bir kez daha göstermiştir. Türkmen doğalgazının, Hazar Denizi ve Azerbaycan üzerinden Avrupa’ya nakliyesi giderek daha da önem kazanmaktadır.” şeklinde konuştu. “TİCARİ İLİŞKİLERİMİZİ GELİŞTİRİYORUZ” Kazakistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Bakayev de Orta Koridor’un önemine işaret ettiği konuşmasında, “Kazakistan bölgesel kalkınmanın devamlılığına önem vermektedir. Orta Asya etkin bir şekilde kendi potansiyelini gelecekteki kalkınma alanlarına taşımayı başarıyor. Orta Koridor sadece bölge ülkelerini değil tüm Avrasya ülkelerini birbirine bağlıyor. Bu anlamda ticari ilişkilerimizi daha da geliştirmek için gayret ediyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. TDT’nin de önemine işaret eden Bakayev, TDT’nin siyasi işbirliğinden öte çok kapsamlı ve çeşitli alanlarda kardeş ülkeleri ortak bir noktada bulunduğunu aktardı. TÜRKİSTAN’DA TEMEL ANAHTAR İŞ BİRLİĞİ Özbekistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Madrahimov, küresel düzenin değiştiği önemli bir dönemi yaşadıklarını belirterek, “İş birliği ve güven temeline odaklanan yöntemler önem kazanıyor. Orta Asta ülkeleri stratejik açıdan çok önemli bir konumu paylaşıyor. Bölgesel istikrarın karşılıklı güven ve fayda temelinde inşa edilebilir. Orta Koridor, Güney Pasifik bölgesinden Orta Doğu’ya kadar çok büyük bir alanı birbirine bağlıyor. Tedarik zinciri bu bölgeden taşınıyor aynı zamanda koridorun gıda güvenliği için önemi çok büyük. Bu anlamda bölge ülkeleri olarak; iş birliği temelinde büyük bir ivme yakalayabileceğimizi düşünüyorum.” dedi. Oturuma; Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov ve Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) üyesi ve Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Eskender Bariyev dinleyici olarak katıldı.

Türkmenistan ile UNESCO arasında stratejik eğitim iş birliği Haber

Türkmenistan ile UNESCO arasında stratejik eğitim iş birliği

UNESCO’nun Paris’te bulunan genel merkezinde bir araya gelen Türkmenistan Eğitim Bakanı Cumamırat Gurbangeldiyev ve UNESCO Genel Direktörü Khaled El-Enany, eğitimde kültürel standartlar ve teknolojik entegrasyonu içeren kapsamlı bir iş birliği ajandası belirledi. TÜRKMENİSTAN VE UNESCO İŞ BİRLİĞİNİ GÜÇLENDİRİYOR Eğitim sistemlerinin dijital dönüşümü ve yapay zekâ teknolojilerinin eğitim müfredatlarına entegrasyonunun ana gündem maddesi olarak belirlendiği görüşmede, taraflar modern dünyanın en öncelikli gerekliliği olarak kaliteli eğitime eşit erişimin sağlanması konusunda tam bir fikir birliğine vardı. Bakan Gurbangeldiyev, UNESCO ile yürütülen ortak girişimlerin Türkmenistan millî eğitim sistemine sağladığı katkıları vurguladı. Yürütülen bu projelerin, ulusal eğitim sistemini güçlendirmenin yanı sıra küresel eğitim alanıyla tam entegrasyonu mümkün kıldığı ifade edildi. UNESCO’DAN TÜRKMENİSTAN’IN EĞİTİM REFORMLARINA TAM NOT UNESCO Genel Direktörü Khaled El-Enany, Türkmenistan’ın eğitim alanında yürüttüğü reformları "sistemli ve geleceğe odaklı" olarak nitelendirerek takdirle karşıladığını belirtti. Görüşmede, Türkmenistan’ın Birleşmiş Milletlerin (BM) 4 Numaralı Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi olan "Nitelikli Eğitim" vizyonuna sağladığı aktif ve kararlı katkıların altı çizildi. Türkmenistan’daki yükseköğretim kurumlarının uluslararası akademik ağlara entegrasyonu ve UNESCO İlişkili Okullar programına sağlanan başarılı katılım süreci de bu görüşmede ele alındı. Taraflar, görüşme esnasında "Dijital Bilim" adı verilen bir kürsünün açılması ve UNESCO Eğitimde Bilgi Teknolojileri Enstitüsü ile olan operasyonel bağların daha da güçlendirilmesi konusunu detaylandırdı. AŞKABAT KÜRESEL ÖĞRENEN ŞEHİRLER YOLUNDA: UNESCO SÜRECİ HIZLANIYOR Türkmenistan'ın başkenti Aşkabat, eğitim ve kültür alanında vizyoner bir adım atarak UNESCO Küresel Öğrenen Şehirler Ağı’na katılım sürecinin ele alındığı görüşmede, "Yaşam Boyu Öğrenme" girişimine özel bir vurgu yapıldı. Aşkabat’ın bu ağa katılımının, kentin kültürel ve eğitsel dokusuna stratejik bir katkı sağlayacağı ve şehrin gelişim vizyonunu güçlendireceği belirtildi. Toplantı sonunda taraflar eğitimde inovasyonu merkeze alan yeni projeleri hayata geçirme ve ortak çalışmaları daha da yoğunlaştırma konusunda kararlılık içinde olduklarını tekrarladılar.

Sürgün yollarında bir ömür: Azerbaycan'ın büyük şairi Almas İldırım 119 yaşında! Haber

Sürgün yollarında bir ömür: Azerbaycan'ın büyük şairi Almas İldırım 119 yaşında!

Azerbaycan edebiyatının hürriyet sevdalısı şairi Almas İldırım (Elmas Yıldırım), bugün 119 yaşına girdi. Azerbaycan muhaceret edebiyatının en önemli temsilcilerinden kabul edilen ve Sovyet idaresinde muhalif olması nedeniyle sürgünlerle geçen bir ömür geçirmek zorunda kalan İldırım, Türk dünyasının ortak kültürel mirasında silinmez izler bırakmaya devam ediyor. SÜRGÜNLER VE MÜCADELEYLE GEÇEN YILLAR 1907 yılının 25 Mart tarihinde Bakü’nün Kala köyünde dünyaya gelen İldırım, Sovyet yönetiminin kurulmasının ardından kökeni nedeniyle baskı ve sürgünlerle karşı karşıya kaldı. Varlıklı bir aileye mensup olması nedeniyle Azerbaycan Devlet Üniversitesi Şark Edebiyatı Fakültesinden uzaklaştırılan İldırım, 1926’da Süleyman Rüstem ile birlikte “Dün Bugün” adlı şiir kitabını yayımladı. Şiirlerinde yer alan milliyetçi unsurlar nedeniyle 1928’de Dağıstan’a sürgün edilen şair, burada “Dağlardan Hatıralar”, “Lezgi Elleri” ve “Kırım’da Akşamlar” gibi şiirlerini kaleme aldı. 1930’da Bakü’ye dönerek “Dağlar Seslenirken” adlı kitabını yayımlayan şair, eserin sansürden geçmemesi üzerine Azerbaycan Yazarlar Birliğinden çıkarıldı ve bu kez Türkmenistan’a sürgün edildi. ZORLU KAÇIŞ VE GURBET HAYATI 1933 yılında eşi ve bebeğiyle birlikte İran’a kaçan İldırım, burada tutuklanarak işkence gördü ve ağır sağlık sorunları yaşadı. Daha sonra Meşhed’e gönderilen şair, geçim sıkıntısı içinde yaşamını sürdürdü. İran’da tutunamayan İldırım, ardından Türkiye’ye geçti. Burada çeşitli işlerde çalışırken edebi faaliyetlerini de sürdürdü. Almas İldırım’ın şiirlerinde vatan özlemi ve gurbet teması belirleyici unsur oldu. Türkiye’de geçirdiği yıllarda dergi ve gazetelerde millî içerikli şiirler yayımladı ve milliyetçi bir şair olarak tanındı. 14 Ocak 1952 tarihinde, yakalandığı böbrek hastalığı nedeniyle hayata gözlerini yuman İldırım, geride sadece şiirlerini değil, vatanına olan sevdasını da bıraktı. Şairin; Azer, Araz, Orhan ve Bakıhan isimli dört oğlu, onun Azerbaycan ve Türk dünyasına olan bağlılığının yaşayan birer simgesi oldu. Bugün Almas İldırım, sadece bir mühaceret şairi değil, Türk dünyasının ortak acılarının ve umutlarının sesi olarak kabul ediliyor.

Türkmenistan’da interaktif konferans: Kadın diplomatların emeğine vurgu Haber

Türkmenistan’da interaktif konferans: Kadın diplomatların emeğine vurgu

Türkmenistan Dışişleri Bakanlığı Uluslararası İlişkiler Enstitüsü bünyesinde 10 Mart 2026 tarihinde "Kadın Diplomatların Toplumdaki Rolü ve Başarıları" başlıklı bir konferans tertip edildi. Konferansa diplomasi dünyasının önemli isimleri iştirak ederken genç kadın diplomatlar ve devlet memurları ise kariyerlerine katkı sağlayan interaktif bir eğitimden yararlanmış oldu. GENÇ DİPLOMATLAR İNTERAKTİF EĞİTİM FIRSATINDAN YARARLANDI Türkistan coğrafyasının genç diplomatları ve devlet memurları için verilen ikinci bölgesel eğitim kapsamında Türkmenistan Dışişleri Bakanlığı Uluslararası İlişkiler Enstitüsü ile Türkmenistan Birleşmiş Milletler (BM) Koordinatörlüğünün ortak düzenlediği konferans, genç kadın diplomatlar ve devlet memurları için interaktif bir eğitim fırsatına dönüştü. Türkmenistan Dışişleri Bakanlığı tarafından 10 Mart 2026 tarihinde yayınlanan açıklamaya göre, Türkmenistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mahri Başimova’nın ev sahipliğinde düzenlenen konferansa Pakistan İslam Cumhuriyeti'nin Türkmenistan nezdindeki Olağanüstü ve Tam Yetkili Büyükelçisi Dr. Faryal Leghari, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkmenistan Mukim Temsilcisi Narine Saakyan ve Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu (UNESCO) Türkmenistan Milli Komisyonu İcra Sekreteri Çınar Rüstemova (Chynar Rustamova) ile birlikte Türkmenistan Dışişleri Bakanlığı temsilcileri, enstitünün akademik kadrosu, kadın diplomatlar, kadın öğrenciler ve diplomasi dünyasının pek çok önemli ismi katıldı. KONFERANSTA KADINLARIN BAŞARISINA VURGU YAPILDI Konferansta Türkmenistan’ın kalıcı tarafsızlık politikasının Türkmenistan’ın barışçıl girişimleri teşvik etmesi ve güvene dayalı ilişkiler kurmasındaki önemine vurgu yapıldı. Katılımcılar ise kamu yönetiminde ve uluslararası iş birliği faaliyetlerinde yer alan kadınların elde ettiği başarıların barışa ve sürdürülebilir kalkınmaya doğrudan katkı sağladığının altını çizdi. Ayrıca, Genç uzmanların kariyerine katkıda bulunan bir platform görevi gören konferansta Türkmenistan’ın barış odaklı tarafsızlık politikası çerçevesinde kadınların sağladığı katkı da ön plana çıktı.

Birinci Türkoloji Kurultayı’nın 100. yılı Bakü’de uluslararası konferansla anıldı Haber

Birinci Türkoloji Kurultayı’nın 100. yılı Bakü’de uluslararası konferansla anıldı

Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de, Birinci Türkoloji Kurultayı’nın 100. yılı dolayısıyla düzenlenen uluslararası bilimsel konferansın ilk günü tamamlandı. Azerbaycan Millî İlimler Akademisi Riyaset Heyeti binasında gerçekleştirilen toplantı, “birinci Türkoloji Kurultayı’nın Kurucuları ve Dersleri: Tarih ve Çağdaşlık” başlığıyla yapıldı. Azerbaycan Devlet Haber Ajansının (AZERTAC) haberine göre, konferans öncesinde katılımcılar Azerbaycan Millî İlimler Akademisi Riyaset Heyeti fuayesinde Birinci Türkoloji Kurultayı’na ilişkin oluşturulan veri tabanı, sanal sergi ve yıl dönümü kapsamında yayımlanan kitaplarla ilgili bilgi aldı. Program, Kurultay’ın düzenlenmesinde rol oynayan Türk dünyasının seçkin şahsiyetlerinin anısına bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. “TÜRK HALKLARININ BİLİMSEL VE KÜLTÜREL BİRLİĞİNİN TEMELİ” Azerbaycan Millî İlimler Akademisi Başkanı Akademik İsa Habibbeyli, 1926 yılında Bakü’de gerçekleştirilen Birinci Türkoloji Kurultayı’nın, Türk halklarının bilimsel ve kültürel birliğinin tarihsel temelini oluşturduğunu belirtti. Habibbeyli, Kurultay’ın 20. yüzyılda Türk halklarının, özellikle de Azerbaycan’ın kültürel hayatında en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu vurguladı. Konferansta sunulacak bildirilerin ve yürütülecek tartışmaların Türkoloji biliminin gelişimine ivme kazandıracağını ifade eden Habibbeyli, etkinliğin uluslararası akademik iş birliğini güçlendireceğini söyledi. Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Aliy, Birinci Türkoloji Kurultayı’nı ortak tarihî mirasa sahip Türk halklarının kültürel entegrasyonunda bir dönüm noktası olarak nitelendirdi. Kurultay’da ortaya konulan birçok fikrin günümüzde başarıyla hayata geçirildiğini belirten Aliy, 100. yıl etkinliklerinin Türk dünyasının entelektüel mirasının yeniden değerlendirilmesi açısından önem taşıdığını kaydetti. TÜRK DÜNYASINDAN YOĞUN KATILIM Konferans kapsamında, Türkoloji biliminin tarihsel gelişimi, alfabe ve terminoloji meseleleri, Kurultay kararlarının Türk halklarının bilimsel ve kültürel hayatına etkileri ile bağımsızlık döneminde Türkoloji’nin karşı karşıya bulunduğu yeni meydan okumalar ele alındı. Dilbilimciler, tarihçiler, etnograflar, edebiyat araştırmacıları ve kültür bilimciler, farklı akademik perspektiflerden değerlendirmeler sundu. Toplantıda, Birinci Türkoloji Kurultayı’nın az araştırılmış yönlerine ilişkin tartışmalar da yürütüldü. Uluslararası konferansa Azerbaycan’ın yanı sıra Türkiye, Özbekistan, Kazakistan, Türkmenistan, Kırgızistan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti başta olmak üzere çeşitli ülkelerden bilim insanları katıldı. Konferansın ikinci gününde katılımcılar, Bakü’deki Hazar Üniversitesinde düzenlenecek sempozyum programında yer alacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.