SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Türkmenistan

QHA - Kırım Haber Ajansı - Türkmenistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkmenistan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Azerbaycan, Türkmenistan’daki petrol ve doğal gaz sahalarıyla ilgileniyor Haber

Azerbaycan, Türkmenistan’daki petrol ve doğal gaz sahalarıyla ilgileniyor

Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi (SOCAR), Türkmenistan’daki petrol ve doğal gaz sahalarının geliştirilmesine yönelik projelerde yer almayı değerlendiriyor. Report.az’ın haberine göre Azerbaycan Ekonomi Bakanı Mikail Cabbarov, Türkmenistan’ın bağımsızlığının 35. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte iki ülke arasındaki enerji iş birliğine ilişkin açıklamalarda bulundu. Türkmen petrolünün Azerbaycan üzerinden uluslararası pazarlara ulaştırıldığını hatırlatan Cabbarov, SOCAR’ın Türkmenistan’da potansiyel taşıyan petrol ve doğal gaz sahalarının geliştirilmesine ilgi duyduğunu söyledi. ORTAK YATIRIMLAR İÇİN İŞ BİRLİĞİ Cabbarov, Temmuz 2026’da Aşkabat’ta gerçekleştirilen Ekonomik İşbirliği Hükûmetlerarası Ortak Komisyonunun 9. toplantısında enerji, ticaret ve ulaştırma başta olmak üzere çeşitli alanlarda ortaklığın geliştirilmesinin ele alındığını belirtti. İki ülke arasındaki iş birliğinin ortak girişimler ve sanayi tesisleri kurulmasına imkân sunduğunu kaydeden Cabbarov, doğal kaynakların işlenmesine yönelik projeler için de fırsatlar bulunduğunu ifade etti. ORTA KORİDOR’DA ARTAN YÜK TAŞIMACILIĞI Azerbaycan ile Türkmenistan arasındaki iş birliğinin Orta Koridor’un verimliliği açısından da önem taşıdığını vurgulayan Cabbarov, transit yük hacminin her yıl arttığını söyledi. Cabbarov, “Türkmenistan modern bir ulaşım altyapısına sahipken, Azerbaycan da limanına, demir yolu ağına ve diğer lojistik tesislerine önemli yatırımlar yaptı.” diyerek ulaştırma alanındaki ortak çalışmaların bölgeye fayda sağlayacağını belirtti.

Türkistan ülkeleri 2026-2027 dönemi için su kullanım kotalarını belirledi Haber

Türkistan ülkeleri 2026-2027 dönemi için su kullanım kotalarını belirledi

Türkistan ülkeleri, 2026-2027 yılları arasındaki vejetasyon dışı dönem için Amu Derya ve Sir Derya nehir havzalarından su çekim limitlerini belirledi. Nehirler Arası Koordinasyon Su Yönetimi Komisyonu (MKVK), 7 Ekim’de Türkmenistan’ın Avaza Ulusal Turizm Bölgesi’nde düzenlenen 95. toplantısında su kullanım kotalarını onayladı. Toplantıya Özbekistan, Türkmenistan, Kazakistan ve Tacikistan’ın su yönetiminden sorumlu kurumlarının temsilcileri ile Amu Derya ve Sir Derya havza yönetim birliklerinin yöneticileri katıldı. Toplantıda, 2026 vejetasyon döneminin sonuçları değerlendirilirken 2026-2027 vejetasyon dışı dönem için su çekim limitleri ve barajlar zincirinin işletilmesine yönelik tahmini çalışma planları da kabul edildi. Amu Derya Nehri’nde, Kerki Hidroloji İstasyonu'nda yapılan su debisi ölçümlerindeki farklılıklar gündeme geldi. Aynı su seviyesinde farklı debi değerlerinin kaydedilmesi üzerine komisyon, farklılıkların nedenlerinin araştırılması ve ölçümlerin doğruluğunun sağlanması talimatını verdi. HİDROLOJİ İSTASYONLARININ MODERNİZASYONU ÖNERİLDİ Su dağıtımında Amu Derya’nın yukarı, orta ve aşağı havzalarındaki tüm kullanıcıların ihtiyaçlarının dikkate alınması gerektiği vurgulandı. Ayrıca hidroloji istasyonlarının modernizasyonu, su kaynaklarının izlenmesinde dijital teknolojilerin kullanılması ve barajların koordineli biçimde işletilmesi önerildi. Hidrolojik koşullardaki değişikliklerde ülkelerin hızlı bilgi paylaşımı yapması ve istişarelerde bulunması gerektiği belirtildi. Kazakistan Su Kaynakları ve Sulama Bakanlığı, Sır Derya havzasında iki bin yirmi altı yılı tarımsal sulama sezonunun sorunsuz ve istikrarlı tamamlandığını bildirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, nehir genelinde su ölçüm süreçlerinin otomasyona geçirilmesi çalışmalarının sürdüğü belirtildi. Bu kapsamda, otomatik su ölçüm sisteminin hayata geçirilmesine yönelik eylem planını hazırlamak üzere özel bir çalışma grubunun toplanacağı kaydedildi. Komisyonun 96. toplantısının 2027 yılının ilk çeyreğinde Özbekistan’da yapılması planlanıyor.

Türkmenistan'da yurt dışında okuyan gençlere çıkış yasağı engeli Haber

Türkmenistan'da yurt dışında okuyan gençlere çıkış yasağı engeli

Türkmenistan'da yurt dışında eğitim gören ancak çeşitli nedenlerle öğrenimini yarıda bırakarak ülkeye dönen gençlerin yeniden yurt dışına çıkışının engellendiği öne sürüldü. Bazı gençlerin, herhangi bir ön bildirim yapılmaksızın havaalanlarında ülkeden çıkışının engellendiği ve haklarında bir yıllık seyahat kısıtlaması uygulandığını son anda öğrendiği bildirildi. Türkmenistan'da vatandaşların ülke dışına çıkışıyla ilgili kısıtlamaların son haftalarda yeniden arttığı belirtiliyor. Azatlık Radyosunun Türkmenistan'daki kaynaklarına dayandırdığı haberine göre, yurt dışında eğitim aldıktan sonra çeşitli nedenlerle öğrenimini yarıda bırakarak ülkeye dönen bazı gençler, yeniden yurt dışına çıkmak istediklerinde engellemeyle karşılaşıyor. YURT DIŞINA ÇIKIŞINA HAVAALANINDA İZİN VERİLMEDİ Lebap vilayeti sakinlerinden bir genç, 30 Ağustos'ta Aşkabat'tan Türkiye'ye gitmek isterken havaalanındaki pasaport kontrolünden geçirilmediğini anlattı. Genç, ülkeden çıkışı yasaklanan kişiler listesine alındığını ancak havaalanında öğrendiğini belirtti. Yurt dışında eğitim gördüğünü ve kısa süre önce Türkmenistan'a döndüğünü aktaran genç, öğrenim gördüğü üniversitenin, Türkmenistan bankaları aracılığıyla eğitim ücretlerinin yatırılmasına izin verilen yükseköğretim kurumları listesinden çıkarıldığını, bu nedenle eğitimini sürdürmekte zorlandığını ifade etti. Türkiye'de yasa dışı durumda kalmamak için Türkmenistan'a döndüğünü belirten genç, daha sonra yeniden eğitimine devam etmek amacıyla yurt dışına çıkmak istediğinde engellemeyle karşılaştığını söyledi. "BİR YILLIK ÇIKIŞ YASAĞI LİSTESİNE ALINIYORLAR" İDDİASI Azatlık Radyosuna konuşan ve benzer durumlarla karşılaştığını belirten diğer bazı Türkmenistan vatandaşlarının da yurt dışındaki üniversitelerde eğitim gördüğü ancak çeşitli nedenlerle öğrenimlerini yarıda bırakarak ülkelerine döndüğü aktarıldı. Lebap'taki yetkililere yakın bir kaynak ise Türkmenistan yönetiminin, yurt dışındaki üniversitelerden atılan veya eğitimini kendi isteğiyle bırakan eski öğrencileri bir yıllığına "ülkeden çıkışı yasaklananlar" listesine almaya başladığını dile getirdi. Ancak bu uygulamanın gerekçesi konusunda resmî makamlar tarafından herhangi bir açıklama yapılmadığı belirtildi. Yeni bir üniversiteye kayıt yaptırmak isteyen öğrenci de engellendi Ülkeden çıkışına izin verilmeyen gençlerden biri, Türkiye'de eğitimine başka bir üniversitede devam etmek istediğini ifade etti. Türkmenistan tarafından tanınan yurt dışındaki üniversiteler listesinde yer alan İstanbul Medipol Üniversitesine başvurmayı planladığını belirten genç, 30 Ağustos'ta yeniden Türkiye'ye gitmek için havaalanına gittiğinde görevliler tarafından geri çevrildiğini söyledi. Havaalanı çalışanlarının kendisine "deport konulduğu" yönünde bilgi verdiğini aktaran genç, daha sonra bu ifadenin yurt dışından sınır dışı edilme anlamında değil, Türkmenistan'dan çıkış hakkının geçici olarak kısıtlanması anlamında kullanıldığını öğrendiğini ifade etti. YASAKTAN ÖNCEDEN HABERDAR EDİLMEDİKLERİNİ SÖYLÜYORLAR Haberde, yurt dışına çıkışı engellenen vatandaşların tamamının, kendilerine yönelik seyahat kısıtlamasından önceden yazılı olarak haberdar edilmediği belirtildi. Vatandaşların, söz konusu yasaktan ancak yurt dışına çıkmak için havaalanına gittiklerinde haberdar oldukları ifade edildi. Lebap'ta yaşayan gençlerden biri, bölgedeki Göç İdaresine resmi başvuruda bulunarak, hakkında alınan kararın kendisine önceden bildirilmediğini ve yasağın hukuki dayanağını gösteren herhangi bir belgenin sunulmadığını belirtti. Henüz resmî bir yanıt alamadığını söyleyen genç, gayriresmî yollarla yaptığı araştırmalar sonucunda hakkında bir yıllık seyahat kısıtlaması bulunduğunu öğrendiğini aktardı. Genç, satın aldığı uçak biletinin de yandığını ifade etti. UYGULAMANIN YASAL DAYANAĞI BELİRSİZ Azatlık Radyosunun Türkmenistan Devlet Göç Hizmetinden konuyla ilgili resmî açıklama talep ettiği ancak yanıt alamadığı belirtildi. Kurumun internet sayfasında da söz konusu seyahat kısıtlamalarına ilişkin herhangi bir bilgiye yer verilmediği aktarıldı. Türkmenistan'ın Göç Kanunu'nun 30. maddesinde, vatandaşların ülke dışına çıkış hakkının geçici olarak kısıtlanabileceği durumlar sıralanıyor. Ancak yurt dışındaki bir üniversitede eğitimin yarıda bırakılması veya öğrencinin okuldan atılması, bu kısıtlamanın uygulanabileceği nedenler arasında açıkça yer almıyor. Bu nedenle, eski öğrencilere uygulandığı öne sürülen bir yıllık seyahat yasağının hangi hukuki düzenlemeye dayandığı belirsizliğini koruyor. ESKİ ASKERLERİN DE YURT DIŞINA ÇIKIŞININ ENGELLENDİĞİ ÖNE SÜRÜLDÜ Türkmenistan'da seyahat kısıtlamalarının yalnızca eski öğrencilerle sınırlı olmadığı da bildirildi. Turkmen.news, geçen ay Türkmenistan Silahlı Kuvvetlerinde daha önce görev yapmış kişilerin yurt dışına çıkışının engellendiği üç ayrı olay yaşandığını duyurdu. Habere göre, seyahat engeliyle karşılaşan eski askerler daha iyi yaşam koşulları aramak amacıyla yurt dışına gitmek istiyordu. Türkmenistan Göç Kanunu'nun ilgili maddesinde vatandaşların yurt dışına çıkış hakkının geçici olarak sınırlandırılabileceği durumlar belirtilirken, eski askerlerin resmî olarak görevlerinden ayrıldığı ve devlet sırlarına erişimlerinin bulunmadığı ifade edildi. SEYAHAT ÖZGÜRLÜĞÜ TARTIŞMASI Türkmenistan'da vatandaşların ülkeden çıkışının engellenmesine yönelik uygulamaların zaman zaman gündeme geldiği ve yolcuların bu durumla çoğunlukla havaalanlarında karşılaştığı belirtiliyor. Türkmenistan, 1997 yılında Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme'ye taraf oldu. Sözleşmenin 12. maddesi, herkesin kendi ülkesi de dahil olmak üzere herhangi bir ülkeden ayrılma hakkını güvence altına alıyor. Bu hakkın ancak kanunla öngörülen, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu sağlığı, ahlâk veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli durumlarda sınırlandırılabileceği belirtiliyor.

Türkmenistan'da çok sayıda öğrenci okula gitmek yerine tarlada çalışıyor Haber

Türkmenistan'da çok sayıda öğrenci okula gitmek yerine tarlada çalışıyor

Türkmenistan'ın Marı (Mary/Merv) vilayetinde 2026-2027 eğitim yılının ilk haftasında okula gitmeyen öğrenci sayısında önceki yıllara kıyasla dikkat çekici bir artış yaşandığı bildirildi. Azatlık Radyosu tarafından gündeme taşınan habere göre, özellikle üst sınıflarda eğitim gören bazı öğrenciler derslere katılmak yerine ailelerinin geçimine katkı sağlamak amacıyla tarım ve hayvancılık işlerinde çalışıyor. Bayramali, Türkmengala ve Yolöten ilçelerindeki eğitim çalışanları, ekonomik durumu yetersiz ailelerin çocuklarının pamuk hasadına katıldığına ilişkin bilgi verdi. HER OKULDA 30 İLA 50 ÖĞRENCİNİN DERSLERE KATILMADIĞI İDDİA EDİLDİ Bölgedeki bazı öğretmenler, okula devam etmeyen çocukların büyük bölümünü 6. sınıf ve üzerindeki öğrencilerin oluşturduğunu belirtti. Öğretmenlerin aktardığı bilgilere göre bazı okullarda 30 ila 50 arasında değişen sayılarda öğrenci derslere katılmıyor. Yolöten'de görev yapan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir öğretmen, bazı çocukların ailelerine maddi katkı sağlamak için çobanlık yaptığını veya koyun kırkımında çalıştığını söyledi. Türkmenistan'da şu anda pamuk hasadı ile koyun ve keçilerin yünlerinin kırkıldığı sonbahar dönemi devam ediyor. Türkmenistan Devlet Başkanı Serdar Berdimuhamedov, 28 Ağustos'ta yapılan hükûmet toplantısında ülkede pamuk hasadının resmî olarak 9 Eylül'de başlamasına onay vermişti. Ancak Azatlık Radyosunun farklı bölgelerdeki muhabirleri, pamuk toplama çalışmalarına ağustos ayının ortalarında başlandığını bildirmişti. ÖĞRETMENLER VELİLERİ ARAYARAK ÇOCUKLARINI OKULA GÖNDERMELERİNİ İSTEDİ Bayramali, Türkmengala ve Yolöten'deki öğretmenlerin, hafta boyunca çocuklarını okula göndermeyen velileri telefonla arayarak öğrencilerin derslere katılmasını istediği belirtildi. Marı'da görev yapan bir öğretmen, bazı ailelerin ekonomik koşullar nedeniyle çocuklarını çalıştırmak zorunda kaldığını aktardı. Öğretmenin aktardığına göre dört çocuk annesi bir veli, eşinin işini kaybettiğini ve kendisinin de çalışmadığını belirterek ailesinin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını söyledi. Bazı öğretmenlerin, öğrencilerin okula devam etmemesi nedeniyle durumu yerel polis birimlerine bildirmek zorunda kaldığı ancak bunun şu ana kadar olumlu bir sonuç vermediği ifade edildi. “ÇOCUKLARIMA OKUL KIYAFETİ VE EĞİTİM MALZEMESİ ALAMIYORUM” Beş çocuğundan üçünü okula göndermediğini belirten Marılı bir anne de ekonomik koşullar nedeniyle çocuklarının eğitim masraflarını karşılayamadığını söyledi. Anne, kendisiyle iletişime geçen öğretmen ve polis görevlilerine devlet desteği konusunda yardım talebinde bulunduğunu aktardı. Türkmengala'da yaşayan başka bir anne ise çocuklarına okul malzemesi ve okul kıyafeti alamadığını, maddi imkânı nedeniyle yalnızca iki çocuğunu okula gönderebildiğini ifade etti. Aynı anne, yetkililerden yardım talep ettiğini ancak kendisine devlet tarafından herhangi bir destek sağlanmadığının söylendiğini öne sürdü. Velilerle görüşen polis görevlilerinin şu aşamada ailelere herhangi bir yaptırım uygulamadığı da bildirildi. İddiaya göre bazı ailelere, pamuk hasadı ve sonbahar kırkım döneminin sona ermesinin ardından çocuklarını yeniden okula göndermeleri yönünde telkinde bulunuldu. YETKİLİLERDEN AÇIKLAMA YOK Azatlık Radyosu, söz konusu iddialarla ilgili olarak Marı vilayetindeki Eğitim Müdürlüğü ve polis yetkililerinden açıklama almaya çalıştığını ancak kurumların internet sayfalarında yer alan telefon numaralarından yanıt alamadığını bildirdi. Türkmenistan'ın Eğitim Yasası'na göre ülkede ortaöğretim zorunlu tutuluyor. Bununla birlikte, ülkede son yıllarda devam eden ekonomik sorunlar, işsizlik ve gıda fiyatlarındaki artış nedeniyle bazı ailelerin çocuklarının eğitim masraflarını karşılamakta zorlandığı veya çocukların elde ettiği gelire ihtiyaç duyduğu yönünde haberler yayımlanıyor. OKUL MASRAFLARININ AİLELER ÜZERİNDEKİ YÜKÜ ARTTI Azatlık Radyosunun bölgedeki muhabirleri, bu yıl Lebap vilayetinde bir çocuğun okul malzemeleri ve kıyafetleri için en az 2 bin manat, Balkan vilayetinde ise yaklaşık 3 bin manat gerektiğini bildirmişti. Son yıllarda hafta sonları ve okul tatillerinde araç yıkama işletmeleri, inşaatlar, restoranlar, pazarlar ve farklı iş yerlerinde çalışan çocukların sayısında artış yaşandığına ilişkin bilgiler de paylaşılmıştı. Türkmenistan İş Kanunu'na göre 18 yaşından küçüklerin, ebeveynlerinin veya yasal vasilerinin izniyle çalışmasına izin veriliyor. Kanuna göre 16-18 yaş arasındaki gençler haftada en fazla 36 saat, 16 yaşından küçükler ise haftada 24 saat çalışabiliyor. Ancak haberde görüşlerine başvurulan kaynaklar, uygulamada bazı çocuk ve gençlerin daha uzun saatler çalıştığını ve bu konuda yeterli denetim yapıldığına dair somut bir uygulamanın görülmediğini belirtti.

Türkmenistan cezaevlerinde dram: 50 derece sıcakta su ve elektriksiz kalan onlarca mahkûm öldü Haber

Türkmenistan cezaevlerinde dram: 50 derece sıcakta su ve elektriksiz kalan onlarca mahkûm öldü

Türkmenistan'ın Lebap vilayetindeki LB-E/11 ve LB-E/12 cezaevlerinde temmuz ve ağustos aylarında onlarca mahkûmun hayatını kaybettiği bildirildi. Seydi kentinde sıcaklıkların 48 dereceye kadar yükseldiği haftalarda cezaevlerinde su, elektrik ve gaz hizmetlerinin büyük ölçüde kesildiği öne sürüldü. "Turkmen News" haber sayfasına konuşan ve kısa süre önce tahliye edildiği belirtilen bir kaynağa göre, cezaevlerinde gaz hiç bulunmazken su birkaç günde bir, yalnızca geceleri yaklaşık iki saat süreyle verildi. Elektriğin de olmadığı, ancak yönetim bloğunda jeneratör bulunduğu aktarıldı. SEYDİ'DE SICAKLIK GÜNLERCE 40 DERECENİN ÜZERİNDE KALDI Haberde, AccuWeather hava durumu arşivine dayanılarak Seydi'de sıcaklığın temmuz ayında 18 gün, ağustos ayında ise haberin yayımlandığı tarihe kadar 15 gün boyunca 40 derece veya üzerinde seyrettiği belirtildi. Bazı günlerde sıcaklığın 46, 47 ve 48 dereceye kadar yükseldiği kaydedildi. İddiaya göre, sıcaklıkların en yüksek seviyeye ulaştığı haftalarda cezaevlerindeki temel altyapı ve günlük yaşam koşulları da neredeyse tamamen kesintiye uğradı. MAHKÛMLAR TEMEL İHTİYAÇLARINI BİLE KARŞILAYAMADI Elektrik ve su kesintileri nedeniyle mahkûmların en temel ihtiyaçlarını karşılamakta dahi zorlandığı aktarıldı. Mahkûmların yüzlerini ve ellerini suyla serinletmeleri, terleyen kıyafetlerini yıkamaları, yiyeceklerini saklamaları ve yemek hazırlamaları mümkün olmadı. Televizyonların ve mahkûmların yakınları tarafından kendi imkânlarıyla satın aldığı küçük Çin malı klimaların da çalışmadığı belirtildi. Elektrik şebekesinin yetersizliği ve sürekli yaşanan voltaj dalgalanmaları nedeniyle daha güçlü klimaların kullanılmasının zaten mümkün olmadığı, ancak bu dönemde mahkûmların vantilatörlerden dahi mahrum kaldığı ifade edildi. CEZAEVLERİNİN MEVCUT KOŞULLARI DA AĞIR Haberde, genel rejimli LB-E/12 Cezaevi'nin koşullarının özellikle sıcak ve soğuk havalarda mahkûmların sağlığını olumsuz etkileyebilecek düzeyde olduğu aktarıldı. Cezaevinin genel olarak aşırı kalabalık olduğu, beton tecrit hücrelerinin de dolu bulunduğu ve bu hücrelerin yaz aylarında aşırı derecede ısındığı belirtildi. Enfeksiyon hastalarının kaldığı binalar ile başlangıçta hijyen ihtiyaçları için inşa edilen bazı alanların zengin mahkûmlara satıldığı ve bu kişilerin söz konusu alanları özel yaşam alanlarına dönüştürdüğü de iddialar arasında yer aldı. Haberde ayrıca, LB-E/11 ve LB-E/12 cezaevlerinde sonbahar döneminde HIV ve tüberküloz salgını yaşandığı ileri sürüldü. ÖLÜMLER ÖZELLİKLE YAŞLI VE HASTA MAHKÛMLAR ARASINDA GÖRÜLDÜ Bu kez aşırı sıcakların özellikle hasta ve yaşlı mahkûmları etkilediği belirtildi. Türkmen News'e konuşan kaynak, cezaevlerinde çok fazla ölüm yaşandığını söyledi. Seydi'deki insani krizden en çok yaşlı ve kronik rahatsızlığı bulunan mahkûmların etkilendiği, hayatını kaybedenlerin büyük çoğunluğunun 50 yaş üzerindeki kişilerden oluştuğu bildirildi. Ölen mahkûm sayısının kesin olarak tespit edilemediği ancak onlarca kişiyle ifade edildiği kaydedildi.

Türkmen dutar sanatçısı Oğlan Bahşı QHA'ya konuştu: "Dinleyiciyi bozkırda at süren Türkmen'in dünyasına götürür" Haber

Türkmen dutar sanatçısı Oğlan Bahşı QHA'ya konuştu: "Dinleyiciyi bozkırda at süren Türkmen'in dünyasına götürür"

Türkmen bahşısı (geleneksel Türkmen destan ozanı), dutar (iki telli mızraplı saz) sanatçısı ve müzik bilimci Muhammed Geldi Geldi Nejad (Oğlan Bahşı-Oghlan Bakhshi), Kırım Haber Ajansına (QHA) sanat serüvenini anlattı. Çocukluk yıllarından itibaren müzikle iç içe büyüdüğünü söyleyen Nejad, Türkmen halk müziğinin kendisi için yalnızca bir sanat dalı değil, aynı zamanda kültürel kimliğin en önemli taşıyıcılarından biri olduğunu ifade etti. Çocukluğunda annesinden Türkmen halk türküleri dinleyerek büyüdüğünü belirten Nejad, evlerinin İran ve Türkmenistan'ın farklı bölgelerinden gelen müzisyenlerin buluşma noktası olduğunu söyledi. Babası Abdülgaffar Geldi Nejad'ın gyjak (kemaneye benzer yaylı saz) üstadı olduğunu aktaran sanatçı, bu atmosferin müziği hayatının ayrılmaz bir parçası hâline getirdiğini dile getirdi. Sahne adının “Oğlan Bahşı” olduğunu belirten dutar sanatçısı Nejad, Türkmen müziğinin efsanevi destan ozanı ve ilk Oğlan Bahşı olan Sahı Cepbarov'a derin bir ilgi duyması nedeniyle bu ünvanı aldığını belirtti. "İLK HOCAM BABAM OLDU" İlk müzik eğitimini babası Abdülgaffar Geldi Nejad'dan aldığını belirten sanatçı, daha sonra Akmyrat Çarıyev ve Çarı Sahetmyradov gibi önemli Türkmen ustalardan eğitim gördüğünü söyledi. Türkmen müzik geleneğinde "gıyaben talebelik" anlayışının bulunduğunu anlatan Nejad, “Kişi, o üstadı hiç şahsen tanımasa bile, onun üslubunu talebeleri aracılığıyla inceleyerek ya da tarihî kayıtları dinleyerek derin bir bağ kurabilir. Bu anlamda, kendimi hiç tanımadığım Mıllı Aga ve Purlı Aga gibi eski üstatların da gıyaben talebesi sayıyorum; zira onların kayıtları müzikal kimliğimi derinden biçimlendirdi.” ifadelerini kullandı. Geleneksel Türkmen dutar müziğinin Türkmen halkının tarihini, yaşam biçimini ve kültürel değerlerini yansıttığını ifade eden Nejad, "At çapan" gibi eserlerin dinleyiciyi bozkırlarda at süren bir Türkmen'in dünyasına götürdüğünü, konar göçer yaşam kültürünün bugün bile Türkmen müziğinde güçlü şekilde hissedildiğini söyledi. “TÜRKMEN MÜZİĞİ DERİN BİR RUH HÂLİNİ TAŞIR” Dünyadaki çeşitli müzik geleneklerinde tarihsel hadiselere dayanan ve hüzünlü olayları derin bir melankoliyle anlatan eserlerin olduğunu söyleyen Nejad, “Genel olarak Türkmen müziği, tefekkürle dolu derin bir ruh hâli taşır; bu belki de geleneksel göçebe hayatın zorluklarının ve atalarımızın coğrafya boyunca süregelen göçlerinin bir yansımasıdır.” dedi. Uzun süredir ABD’de yaşayan Nejad, burada farklı müzik gelenekleriyle ve icracılarıyla tanışma fırsatı bulduğunu ve onlardan çok şey öğrendiğini söyledi. ABD’ye yaşamaya başladıktan sonra Türkmen müziğinin Türkistan dışında yeterince tanınmadığını fark ettiğini belirten dutar sanatçısı, “Bu farkındalık, Türkmen müziğinin kültürel tarihiyle derinlemesine ilgilenmeme ve onu buradaki izleyicilere doğru ve anlamlı bir şekilde sunmama itici güç oldu.” diye konuştu. "DUTAR BÜYÜK İLGİ GÖRÜYOR" Türkmen müziğiyle ilk kez karşılaşan dinleyicilerin büyük ilgi gösterdiğini anlatan Nejad, birçok kişinin konserlerden sonra kendisine gelerek hayatlarında ilk kez böyle bir müzik duyduklarını söylediğini aktardı. Türkistan bölgesini daha önce ziyaret etmiş dinleyicilerin ise bu müziği ABD'de canlı dinlemekten büyük memnuniyet duyduklarını belirten sanatçı, farklı kültürlerden insanlarla Türkmen müziğini paylaşabilmenin kendisi için büyük mutluluk olduğunu dile getirdi. Türkmen dutarının genç kuşaklara aktarılması için dijital içeriklerin artırılması gerektiğini belirten Nejad, şu değerlendirmede bulundu: Türler arası iş birlikleri önemli. Çeşitli geleneklerden müzisyenlerle birlikte çalışmak, dutarı dinamik platformlara taşıyarak genç dinleyicilere geleneksel bir enstrümanın küresel seslerle nasıl bir arada var olabileceğini gösteriyor. Ben de aktif olarak tam olarak bunu yapıyorum. “TÜRK DÜNYASININ ORTAK MÜZİK MİRASI VAR" Türk dünyasının farklı müzik geleneklerini yakından takip ettiğini söyleyen Nejad, Özbek, Kazak, Kırgız ve Kırım Tatar müziklerinin Türkmen müziğiyle birçok ortak unsur taşıdığını belirtti. Köroğlu (Göroğlu) destanının birçok Türk halkında ortak figür olarak bulunduğunu söyleyen Nejad, bunun ortak tarihî hafızanın ve müzik kültürünün önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade etti. "DUTARIN SESİ DÜNYANIN DÖRT BİR YANINA ULAŞABİLİR" Nejad, Türkmen dutarının uluslararası müzik dünyasında çok daha görünür olabilmesi için hem sahne çalışmalarını hem de akademik araştırmalarını sürdürmeyi planladığını kaydetti. QHA aracılığıyla Türk dünyasına seslenen Nejad, Türkmen ozanlık geleneğinin ve dutarın taşıdığı zengin kültürel mirasın daha fazla insana ulaşmasını temenni ederek, bu ezgilerin Türk dünyasında ve dünyanın dört bir yanında gönülleri birleştirmeye devam edeceğini ifade etti.

3 milyon dolarlık rüşvet bile kurtaramadı: Rus mahkemesi eski Türkmen bürokratın cezasını onadı Haber

3 milyon dolarlık rüşvet bile kurtaramadı: Rus mahkemesi eski Türkmen bürokratın cezasını onadı

Türkmenistan'ın eski demiryolları yöneticilerinden Hıdır Rahmanov hakkında Rus mahkemesi tarafından verilen 8 yıl 6 aylık hapis cezası kesinleşti. Rusya'da Moskova Bölge Mahkemesi, 21 Temmuz'da Rahmanov'un temyiz başvurusunu değerlendirdi. Hakim Mariya Batyayeva, Domodedovo Şehir Mahkemesinin 16 Nisan'da verdiği kararı değiştirmedi. Rahmanov, 4 Ekim 2025'te Moskova'daki Domodedovo Havalimanı'nda Rusya'ya uyuşturucu ve kırmızı/yeşil reçeteli ağır psikiyatri ilaçları sokmaya çalıştığı gerekçesiyle gözaltına alınmıştı. HAPLAR MİDE İLACI KUTUSUNDAN ÇIKTI Olay, Ekim 2025’te Rahmanov’un tedavi amacıyla Rusya’nın Yessentuki kentine gitmek üzere Moskova Domodedovo Havalimanı’na inmesiyle patlak verdi. Gümrük kontrolünde aranan eski bürokratın bagajında, mide ilacı kutusuna gizlenmiş 17 adet kırmızı renkli hap da dahil olmak üzere toplam 7,16 gram ekstazi tespit edildi. Mahkeme tutanaklarına yansıyan bilgilere göre Rahmanov, ilk ifadesinde hapları eczaneden aldığını veya şoförünün verdiğini iddia etti. Duruşmada ise maddelerin bir forum sonrası akşam yemeğinde tanıdıkları tarafından "sakinleştirici" olarak verildiğini öne sürdü. 3 MİLYON DOLAR RÜŞVET VE DİPLOMATİK POSTA İDDİASI Turkmen.news tarafından elde edilen mahkeme kararına ve iddialara göre, olayın ardından Türkmenistan Dışişleri Bakanı Raşid Meredov'un bizzat süreci koordine ettiği ve davanın kapatılması için Aşkaabat’tan diplomatik posta vasıtasıyla 3 milyon dolar rüşvet gönderildiği öne sürüldü. Süreçte Türkmenistan’ın Vaşington Büyükelçisi (dönemin Moskova Büyükelçisi) Esen Aydogdıyev ile "Türkmenistan" dergisi Başeditörü Mihail Pereplesnin’in aracı olduğu iddia edildi. Tüm bu üst düzey nüfuz kullanma çabalarına rağmen Domodedovo Şehir Mahkemesi Hakimi Dina Hansi, 16 Nisan’da kararı açıklamıştı. Kaçakçılık suçundan 10 ila 20 yıl arası hapis öngörülmesine rağmen Rahmanov; suçunu kabul etmesi, soruşturmayla iş birliği yapması, bakmakla yükümlü olduğu ailesi, sağlık sorunları ve Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü topyekûn işgal girişimi ve saldırına katılanlara yardım sağlayan vakıflara yaptığı bağışlar "olağanüstü hafifletici sebep" sayılarak alt sınırdan 8 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. TÜRKMENİSTAN'DA AYRICALIKLI GEÇİŞ, RUSYA'DA SUÇÜSTÜ Rahmanov’un Türkmenistan’dan ayrılırken havalimanında VIP/CIP alanını kullandığı, arama yapmak isteyen gümrük muhafaza memurlarına tepki gösterdiği ve yukarıdan gelen bir telefon emriyle aranmadan uçağa bindirildiği ortaya çıkmıştı. Temyiz başvurusunun da reddedilmesiyle birlikte, 4 Ekim 2025'ten bu yana tutuklu bulunan eski Türkmen yetkilinin cezası kesinleşmiş oldu.

Kırgızistan, Rusya'dan uzaklaşıyor: Yakıt tedariki için kardeş ülkelere yöneldi! Haber

Kırgızistan, Rusya'dan uzaklaşıyor: Yakıt tedariki için kardeş ülkelere yöneldi!

Dünyanın en büyük petrol ve akaryakıt ihracatçılarından biri olan Rusya, eski Sovyet coğrafyasındaki ülkeler üzerindeki etkisini enerji ihracatı aracılığıyla sürdürmeye çalışıyor. Petrol ve akaryakıt tedarikini uzun yıllardır siyasi ve ekonomik nüfuzunun önemli araçlarından biri olarak kullanan Moskova, bölgedeki birçok ülkenin enerji alanında kendisine bağımlı kalmasını hedefliyor. Ancak son dönemde, özellikle Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) üyesi ülkeler başta olmak üzere Türkistan coğrafyasındaki devletler, Rusya'ya olan enerji bağımlılıklarını azaltmak amacıyla alternatif tedarikçiler arayışını hızlandırdı. Bu kapsamda Azerbaycan, Türkmenistan ve diğer bölgesel üreticilerin yanı sıra farklı uluslararası pazarlardan petrol ve akaryakıt temin edilmesine yönelik girişimler de giderek artıyor. Bu listedeki ülkelerden biri olan Kırgızistan, akaryakıt tedarikinde Rusya'ya olan yüksek bağımlılığı azaltmak amacıyla alternatif tedarikçi ülkelerle görüşmelere başladı. Kırgızistan Enerji Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Rusya'nın yanı sıra Belarus, Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan ve Türkmenistan'ın ilgili kurumlarına resmî müracatlar yapıldı ve akaryakıt ithalatına ilişkin müzakereler yürütülüyor. Bakanlık, ülkede benzin ve motorin tedarikinin mevcut sözleşmeler kapsamında istikrarlı şekilde sürdüğünü belirtirken, iç piyasanın küresel gelişmelerden doğrudan etkilendiğini vurguladı. Açıklamada, Orta Doğu'daki jeopolitik gerilim, uluslararası lojistikte yaşanan sorunlar ve petrol fiyatlarındaki yükselişin Kırgızistan'daki akaryakıt piyasasını da etkilediği ifade edildi. YAKITIN YÜZDE 90 İLE 95'İ RUSYA'DAN GELİYOR Kırgızistan'ın akaryakıt ihtiyacının yaklaşık yüzde 90 ila 95'ini Rusya'dan ithal ettiği belirtilirken, ülkenin yıllık yakıt tüketiminin yaklaşık 1,5 milyon ton olduğu kaydedildi. Son dönemde ülkedeki bazı akaryakıt istasyonlarında AI-95 ve AI-98 benzin türlerinde arz sıkıntısı yaşandığı bildirildi. Bişkek yönetimi, akaryakıt fiyatlarındaki artışı sınırlamak amacıyla 30 Eylül'e kadar yakıt taşımacılığı ve dağıtımı yapan şirketlere maddi destek sağlayacak. Ayrıca Çuy bölgesindeki Kara-Balta kentinde bulunan Cunda (Junda) Rafinerisinin yıl sonuna kadar aylık benzin üretiminin 24 bin tondan 50 bin tona çıkarılması hedefleniyor.

Karabağ'da kardeşlik sembolü: Aliyev'den Berdimuhamedov'a Karabağ atı Haber

Karabağ'da kardeşlik sembolü: Aliyev'den Berdimuhamedov'a Karabağ atı

Türkmenistan Cumhurbaşkanı Serdar Berdimuhamedov, Azerbaycan ziyareti kapsamında Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile birlikte Ermeni işgalinden kurtarılan Karabağ topraklarını ziyaret ederek bölgede yürütülen yeniden imar ve ihya çalışmalarını inceledi. Türkmenistan Cumhurbaşkanı, 23 Haziran'da Fuzuli Uluslararası Havalimanı'nda Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından karşılandı. Havalimanında Berdimuhamedov'un onuruna askerî tören düzenlendi. Ziyaret kapsamında iki lider ilk olarak Fuzuli şehrine gitti. Cumhurbaşkanlarına, işgal döneminde büyük ölçüde tahrip edilen bölgelerde yürütülen yeniden imar ve kalkınma çalışmaları hakkında bilgi verildi. Ağdam, Fuzuli ve Hocavend bölgelerinde Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Ağdam, Fuzuli, Hocavend Özel Temsilcisi Emin Hüseynov, Ermenistan'ın yaklaşık 30 yıllık işgali sırasında meydana gelen yıkım ve bölgenin yeniden inşası için yürütülen projeleri anlattı. Yetkililer, işgal yıllarında tamamen harap olan Fuzuli'nin kurtuluşun ardından hazırlanan ana plan doğrultusunda yeniden inşa edildiğini belirtti. Yaklaşık 2 bin hektarlık alana sahip şehirde 2040 yılına kadar 50 bin kişinin yaşaması planlanırken, modern şehircilik anlayışı ve "akıllı şehir" konsepti temel alınacak. AZERBAYCAN-TÜRKMENİSTAN İŞ BİRLİĞİYLE CAMİ İNŞA EDİLECEK Ziyaret sırasında Türkmenistan'ın desteğiyle Fuzuli'de inşa edilecek cami projesi de tanıtıldı. Bir hektardan fazla alana kurulacak cami kompleksinde 40 metre yüksekliğinde iki minare yer alacak. Caminin aynı anda 500 kişiye ibadet imkânı sunması planlanıyor. ALİYEV, BERDİMUHAMMEDOV'A KARABAĞ ATI HEDİYE ETTİ Bununla birlikte Aliyev ile Türkmenistan Cumhurbaşkanı Berdimuhamedow, Şuşa'daki Cıdır Ovası'nı ziyaret etti. Ziyaret kapsamında Cumhurbaşkanı Aliyev, Türkmenistan lideri Berdimuhammedov'a "Merd" adlı Karabağ atını hediye etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.