SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Türkpa

QHA - Kırım Haber Ajansı - Türkpa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkpa haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

ADF2026’da 1926 Bakü Türkoloji Kurultayı konuşuldu: “Dilde, fikirde, işte birlik!” Haber

ADF2026’da 1926 Bakü Türkoloji Kurultayı konuşuldu: “Dilde, fikirde, işte birlik!”

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığının ev sahipliğinde ve "Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Baş Etmek" ana temasıyla küresel sistemdeki derinleşen krizlere çözüm aramak amacıyla düzenlenen 5. Antalya Diplomasi Forumu’nun (ADF2026) üçüncü gününde “Bir Asırlık Dil ve Kimlik: Bakü Türkoloji Kongresi’nden Türk Entegrasyonuna” paneli gerçekleştirildi. Panelde; Türk Dil Kurumu (TDK) Başkanı Prof. Dr. Osman Mert, Hacı Bayram Veli Ünivesitesi (HBVÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ruhi Ersoy, Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi (TÜRKPA) Genel Sekreteri Ramil Hasan, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev, Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) Genel Sekreteri Sultan Raev, Türk Akademisi Başkanı Prof. Dr. Şahin Mustafayev, Türk Kültür ve Miras Vakfı Başkanı Aqtoty Raiymqulova yer aldı. “TÜRKÇE KELİME KÖKLERİNİN YÜZDE 100’Ü ORTAK” Mert, kültürel birliğin olmazsa olmaz şartının “yazıda birlik” olduğunu belirterek “Biz 1926’da yakılan meşaleyi, bize verilen resmî görevle çok şükür neticelendirdik. İşin siyasi ayağı kaldı, o da artık üç ülkemizin görev meclisinde. Burada biz çok şükür 1928’de Atatürk sayesinde bu devrimi gerçekleştirmiştik. Bugün, Asya’daki kardeşlerimizle alfabe birliğine geçmemiz söz konusu. Biz, bildiğiniz gibi Avrupa ve Amerika ile de bir alfabe birliği içerisindeyiz. Bununla mukayese edilebilir bir konu değil.” dedi. Mert, bugün dünyadaki bilgi birikiminin en az yüzde 80’inin ve akademik yayınların yüzde 98’inin Latin alfabesi ile yazılı olduğunu kaydederek “Dolayısıyla tek başına bunlar, Latin alfabesine geçmek için yeterli bir gerekçedir ama meseleye Türk cumhuriyetleri açısından baktığımızda bugün Türk lehçelerinin karşılıklı anlaşılabilirlik düzeyi farklılık arz etse de bizim söz varlığımızın yüzde 85’i ortak, Türkçe kelime köklerinin yüzde 100’ü ortak.” şeklinde konuştu. Alfabe birliğiyle birlikte Türk devletlerinin görünmez kültürel ögelerinin görünür hâle geleceğini ve karşılıklı birlik duygusunun hissedilebilir olacağını dile getiren Mert, bu hususta Türk dünyasının ortak değerlerine vurgu yaptı. ERSOY VE ÖMÜRALİYEV, GASPIRALI’NIN “DİLDE, FİKİRDE, İŞTE BİRLİK” ŞİARINI HATIRLATTI Ersoy, 15 Aralık’ın Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı (UNESCO) tarafından Dünya Türk Dilleri Ailesi Günü olarak ilan edilmesini artık Türk dilleri değil, Türk dil ailesinin lehçeleri ile birlikte ortak ülkü olan Türk birliğine doğru her açıdan gittiğini gösteren önemli bir gösterge olarak değerlendirdi. “Bunun içini somut adımlarla doldurmak gerekiyor. İsmail Bey Gaspıralı’nın ‘Dilde, fikirde, işte birlik’ ilkesi ne anlama geliyorsa Bakü Türkoloji Kurultayı da bunun fikrî temellerinin Türkoloji merkezli devamı anlamına gelir. O sebeple bugünkü Türkolojinin sadece dil, edebiyat ve folklor ekseninde ünversitelerde müfredat olarak okutulmasının yetersiz olduğu ve Türkoloji müfredatının ivedilikle Türk dünyasındaki gelişmeler bağlamında güncellenmesi gerektiği fikrini taşıyoruz.” ifadelerini kullanan Ersoy, bununla birlikte “Orhun Programı”nın ivedilikle içinin doldurulması çağrısını yaptı. 1926 Bakü Türkoloji Kurultayı için “Sadece bilimsel değil, tarihî bir kilometre taşıydı.” diyen Ömüraliyev ise Kurultayın Türk dünyasının entegrasyonu açısından önemine vurgu yaptı. Ömüraliyev, bununa birlikte İsmail Bey Gaspıralı’nın “Dilde, fikirde, işte birlik” şiarını hatırlattı. MUSTAFAYEV, KURULTAYIN ORTAK TÜRK KİMLİĞİ BİLİNCİNİ ŞEKİLLENDİRDİĞİNİ BELİRTTİ 2025 yılında Türk Akademisi ve Türk Dil Kurumunun (TDK) ortak çalışmaları neticesinde 34 harfli bir ortak Türk alfabesinin ilan edilmesi sürecinde aktif rol alan Mustafayev, Kurultayın bugünün Türkoloji bilimi üzerindeki uzun vadeli entelektüel etkisini ve ortak bir Türk kimliği bilincinin şekillenmesindeki rolü üzerine konuştu. Mustafayev, Kurultayın Türk dünyası tarihi açısından önemini vurgulayarak Kurultayın tarihî altyapısı ve tertip edildiği ortama ilişkin fikir ayrılıklarına dikkat çekti. “Bazıları bence çok yüzeysel bir sosyolojik anlayışla hareket ederek ve tarihi bütüncül bir yaklaşımla değerlendirmekten yoksun olarak bu Kurultayı tek taraflı yorumluyorlar. Sanki bunu Sovyetlerin gizli bir ajandasıymış ve bir komploymuş gibi ifade ediyorlar. Bence bu, Kurultaya karşı kesinlikle kabuk edilemez ve yanlış bir yaklaşımdır. Her şeyden önce Türk halklarının veya o dönemin deyimiyle Türk-Tatar kavimlerinin bu Kurultayla nasıl bir münasebeti oldu, bu Kurultayı bizim aydınlarımız nasıl kabul etti? O perspektiften yaklaşılması daha doğru olur.” ifadelerini kullanan Mustafayev, Türk aydınlarının Kurultayı büyük bir heyecanla karşıladıklarını dile getirdi. Türk tarihinde ilk kez Altaylardan ve Sibirya’dan başlamış, Kırım’a ve Anadolu’ya kadar bütün bu geniş coğrafyada yaşayan bütün Türk halklarının temsilcileri, aydınları ve bilim insanlarının Bakü’de toplandığını belirten Mustafayev, Türk halklarının ortak kültürü, dilleri ve geleceğiyle ilgili kendi fikirlerini ortaya koymaları ve Türk dilleri adına önemli kararlar alma imkânını elde ettiklerini dile getirdi. Bununla birlikte Mustafayev, “Bu açıdan Kurultay, bizim için çok önemli bir hadisedir ve onun yüzüncü yıl dönümünün bu kadar tantanalı bir şekilde Azerbaycan’da ve bütün Türk dünyasında kutlanması bence çok anlamlıdır.” dedi. “DİL, BİZİM KÜLTÜREL HAFIZAMIZDIR” UNESCO’nun 15 Aralık’ı Dünya Türk Dilleri Ailesi Günü olarak ilan etmesini “uzun yıllara yayılan ortak bir imgenin karşılığı” olarak değerlendiren Raev, TÜRKSOY’un 2008 yılında Ankara’da başlattığı somut olmayan kültürel miras sürecini 2010 yılından itibaren TÜRKSOY üyesi ülkeler ve UNESCO Millî Komisyonlarının toplantılarıyla daha geniş bir zemine taşındığını belirtti. Bu toplantıların her yıl Türk dünyası kültür başkentlerinde gerçekleştirildiğini ve bugüne kadar 10’dan fazla toplantıyla birlikte üçlü bir iş birliği ve istişare zemininin oluştuğunu dile getiren Raev, “Bütün bu kurumsal çabanın temelinde ise çok daha derin bir gerçeklik yatıyor: Dil, bizim kültürel hafızamızdır; adetlerimizi, geleneklerimizi, göreneklerimizi saklayan bir sandıktır. Bir milletin yaşadığı her şey, ürettiği her değer, dilin içinde taşınır. Türk dünyasında mesele yeni bir yakınlık kurmak değildir, bu diller zaten aynı kökten beslenmektedir. Asıl mesele, bu ortak hafızayı daha güçlü bir şekilde yeşertmek ve dünyaya daha görünür kılmaktır.” değerlendirmesini yaptı. Bugün Türk dünyasının ekonomik olarak yükseldiğini kaydeden Raev, “Bu yükselişin bir ruhu olmalıdır. Bu ruhu edebiyat, sinema, müzik kurar. Bir roman düşünün; Taşkent sokaklarında başlar, İstanbul Boğazı kıyılarında devam eder. Aynı duygu, farklı şekillerde hayat bulur; aynı hafiza, farklı yerlerde yeniden anlatılır. İşte bu, farklı yerlerden evrensele uzanan bir anlatıdır. Bu anlatı, ortak bir dil hafızasıyla beslendiğinde etkisi katlanır. Sanatçının ufku genişler, eserler daha geniş bir coğrafyada karşılık bulur ve kültürel zenginlik büyür.” şeklinde konuştu. Öte yandan Raev, bu noktada Kurultay hususunda “100 yıl önce Bakü’de atılan o adım, dil üzerinden ortak bir gelecek kurma iradesiydi.” dedi. HASAN, TÜRK AYDINLARININ ORTAYA KOYDUĞU İRADEYE VURGU YAPTI Türk dünyasının birlik ve beraberliğiyle stratejik açıdan ileriye doğru taşınmasına dikkat çeken Hasan, “Bizim ecdatlarımız sayılan ve 1926 yılında o zor şartlar altında, uçakların ve teknolojinin gelişmediği şartlar altında ta Macaristan, Türkiye ve o zamanlar Sovyetler Birliği içerisinde bulunan kardeş ülkelerimiz Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Altaylar, Kazan ve Kırım’dan kalkıp gelen bütün kardeşlerimiz… Bunların hepsi nadide insanlardır. Bunların her birisi Türk dünyasını nasıl canlandırabiliriz, Türk dilini nasıl daha da güçlendirebiliriz, Türklüğümüzü nasıl koruyabiliriz, diye ortaya bir irade koymuşlardır.” ifadelerine yer vererek buna karşın söz konusu aydınların neredeyse hepsinin 1937 yılında Jozef Stalin’in “repressiya” rejimine kurban gittiğini hatırlattı. HER 15 ARALIK’TA TÜRK DİLLERİNİN MİRASI VE KÜLTÜREL BİRLİĞİ SES GETİRECEK Raiymqulova ise Türk Kültür ve Miras Vafkının çalışmalarından bahsetti. UNESCO’nun 15 Aralık’ı Dünya Türk Dilleri Ailesi Günü olarak ilan etmesinin Türk dillerinin küresel mirasını ve bu gelişmenin Türk devletlerinin etki alanını nasıl etkileyeceği üzerine Raiymqulova, “15 Aralık’ın UNESCO tarafından Dünya Türk Dilleri Ailesi Günü olarak ilan edilmesi, Türk dillerinin mirası ve kültürel birliğinin küresel çapta tanınması açısından önemli bir adımdır. Bu karar, geçen yıl kasım ayında UNESCO’nun Semerkant’taki genel kurul toplantısında alınmıştı.” dedi.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, TÜRKPA üyesi meclis başkanları ile bir araya geldi Haber

TBMM Başkanı Kurtulmuş, TÜRKPA üyesi meclis başkanları ile bir araya geldi

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi (TÜRKPA) üyesi ülkelerin meclis başkanlarıyla bir araya geldi. Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 152’nci Genel Kurulu kapsamında İstanbul’da bulunan TÜRKPA üyesi ülkelerin meclis başkanları ve parlamento temsilcileri, TBMM Başkanı Kurtulmuş’un ev sahipliğinde 16 Nisan 2026 tarihinde gayriresmî olarak toplandı. Toplantıda, Azerbaycan Millî Meclisi Başkanı Sahiba Gafarova, Kazakistan Parlamentosu Meclis Başkanı Yerlan Koşanov, Kırgızistan Jogorku Keneş (Millî Meclis) Başkanı Marlen Mamataliyev, Özbekistan Alî Meclisi Senato Başkanı Tanzila Narbayeva, TÜRKPA Genel Sekreteri Ramil Hasan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhuriyet Meclisi Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe, Macaristan Ulusal Meclisi Başkan Yardımcısı Marta Matrai, Macaristan'ın Ankara Büyükelçisi Viktor Matis, Türkmenistan Meclisi Uluslararası ve Parlamentolar Arası İşbirliği Komitesi Başkanı Maksat Kuliyev ve Birleşmiş Milletler (BM) Ofisi Daimî Temsilcisi Eldiyor Toshmatov yer aldı. KURTULMUŞ, KIRGIZİSTAN JOGORKU KENEŞ BAŞKANI MAMATALİYEV İLE GÖRÜŞTÜ Kırgızistan Jogorku Keneş (Millî Meclis) Başkanı Marlen Mamataliyev ile bir araya gelen Kurtulmuş, Kırgızistan Jogorku Keneş Başkanlığına seçilen Mamataliyev’i tebrik ederek, Kırgızistan’ın istikrarının, refahının ve bölgesel etkinliğinin Türkiye açısından oldukça önemsediklerini vurguladı. Parlamentolar arasındaki ilişkilerin her geçen gün gelişmesinden duyduğu memnuniyetin altını çizen Kurtulmuş, gelecek dönemde TÜRKPA Dönem Başkanlığını üstlenecek Mamataliyev'e başarılar diledi. Mamataliyev ise Türkiye'deki okul saldırısında hayatını kaybedenler için Allah'tan rahmet dileyerek Türk milletine taziyelerini iletti. KURTULMUŞ, KAZAKİSTAN PARLAMENTOSU MECLİS BAŞKANI KOŞANOV İLE GÖRÜŞTÜ Daha sonra Kazakistan Parlamentosu Meclis Başkanı Yerlan Koşanov ile bir araya gelen Kurtulmuş, Kazakistan'da gerçekleştirilen anayasa referandumunun hayırlara vesile olmasını diledi ve parlamentolar arasındaki işbirliğini daha üst seviyeye çıkarma arzusunda olduklarını söyledi.

Türk devletleri ekonomik entegrasyonu güçlendirmeyi hedefliyor Haber

Türk devletleri ekonomik entegrasyonu güçlendirmeyi hedefliyor

Azerbaycan Millî Meclisinde, Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi (TÜRKPA) Ekonomik İş Birliği Komisyonunun 13. toplantısı kapsamında düzenlenen seminerde, Türk devletleri arasında ekonomik entegrasyon ve ortak projeler masaya yatırıldı. “Ortak Ekonomik Faaliyetlerin Hayata Geçirilmesi İçin Perspektif Sektörler” başlıklı seminerde; Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkiye’den parlamenterler ile uluslararası temsilciler yer aldı. Katılımcılar, üye ülkeler arasında ekonomik iş birliğinin mevcut durumu ve geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Toplantıda, Türk devletlerinin rekabet gücünün artırılması, ekonomik güvenliğin sağlanması ve karşılıklı faydaya dayalı iş birliklerinin geliştirilmesinin önemi vurgulandı. Ekonomik entegrasyonun, ticaret ve yatırım ilişkilerini güçlendirerek büyümeyi hızlandıracağı ifade edildi. İŞ BİRLİĞİNİN DERİNLEŞMESİ GEREKTİĞİ VURGULANDI Azerbaycan Millî Meclisi Komite Başkanı Fazıl Mustafa, ekonomik iş birliğinin hâlihazırda yalnızca ekonomik değil aynı zamanda jeopolitik bir araç hâline geldiğini belirtti. Enerji, ulaştırma, lojistik koridorlar, tarım ve dijital ekonomi gibi alanlarda iş birliğinin derinleştirilmesi gerektiğini kaydetti. Azerbaycan Ekonomi Bakanlığı yetkilisi Zaur Memmedov ise Türk devletleri arasında sanayi, özel ekonomik bölgeler, enerji, ulaşım, dijital ticaret ve gıda güvenliği alanlarında önemli iş birliği fırsatları bulunduğunu ifade etti. Seminerde ayrıca, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) bünyesindeki İslam Gıda Güvenliği Teşkilatı (IOFS) Direktörü İsrail Tilegen, Türk devletleri arasında et ticareti stratejisine ilişkin bir sunum yaptı. Tilegen, ülkelerin birbirini tamamlayan üretim kapasitesine sahip olduğunu ve bu iş birliğinin bölgesel değer zincirlerini güçlendireceğini vurguladı. Toplantı, Türk dünyasında ekonomik entegrasyonun artırılması ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda ortak adımların ele alınmasıyla sona erdi.

TÜRKPA'dan KKTC'ye tam kapsamlı destek: Yeni iş birlikleri gündemde Haber

TÜRKPA'dan KKTC'ye tam kapsamlı destek: Yeni iş birlikleri gündemde

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi (TÜRKPA) Genel Sekreteri Ramil Hasan başkanlığındaki heyeti kabul etti. Yeni iş birliği alanlarının ele alındığı görüşmeye, TÜRKPA Genel Sekreter Yardımcıları Talgat Aduov ve Muhammet Alper Hayali ile Malî İşler Yöneticisi Alesger Agayev de katıldı. GEBELE ZİRVESİ SONRASI DESTEK VURGUSU Azerbaycan devlet haber ajansı Azertac’ın haberine göre, TÜRKPA Genel Sekreteri Hasan, Başbakan Üstel'e teşkilatın güncel projeleri hakkında bilgi sundu. Hasan, özellikle Azerbaycan'ın Gebele kentinde düzenlenen 12. Türk Devletleri Teşkilâtı (TDT) Zirvesi'nde KKTC'ye sağlanan üst düzey desteğe dikkat çekti. Genel Sekreter, KKTC'nin TÜRKPA'daki gözlemci statüsü çerçevesinde verimli ve dinamik bir iş birliğinin yapıldığını vurgulayarak, gelecek faaliyetleri için KKTC’ye, TÜRKPA’nın imkânları dâhilinde her türlü desteği sağlamaya hazır olduklarının altını çizdi. TÜRKPA’nın, Kazakistan Delegasyonu ve Kazakistan Parlamentosu Meclis Başkanı Yelan Koşanov liderliğinde 2026 yılında geniş çaplı ve stratejik adımlar atmayı planladığını belirten Hasan, KKTC’nin bu inisiyatiflere aktif katılım göstermesi temennisinde bulundu. Başbakan Üstel ise TÜRKPA heyetinin ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, KKTC’ye verilen desteğin istikrarlı bir şekilde artırılacağına ve bu ziyaretin çift taraflı iş birliğinin kapsamını daha da genişleteceğine olan inancını belirtti.

Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi 15 yaşında! Haber

Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi 15 yaşında!

İstanbul’daki Dolmabahçe Sarayı’nda; 21 Kasım 2008 tarihinde Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkiye Cumhuriyeti yasama organlarının başkanları tarafından imzalanan antlaşma ile kuruşu gerçekleşen Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi (TÜRKPA), 15. yaşını tamamladı. TÜRKPA NEDİR? TÜRKPA 21 Kasım 2008 tarihinde İstanbul’daki Dolmabahçe Sarayı’nda; Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkiye Cumhuriyeti parlamento başkanlarının imzalamış olduğu antlaşma ile kurulmuşdur. 29 Eylül 2009 tarihinde Azerbaycan Cumhuriyeti’nin başkenti Bakü`de, Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi’nin (kurulduğu zamanki adıyla Türk Dili Konuşan Ülkeler Parlamenter Asamblesi) ilk genel kurul toplantısı gerçekleştirilmiştir. Toplantıda TÜRKPA’nın içtüzüğü, sekretarya yönetmeliği ve Bakü Beyannamesi kabul edilmiştir. Aynı zamanda TÜRKPA Sekretaryası’nın sürekli Bakü şehrinde yerleşik olması karara bağlanmıştır. Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi, bağımsızlık, egemenlik, toprak bütünlüğü, devlet sınırlarının ihlal edilmezliği, birbirinin iç işlerine karışmama ve eşitlik ilkelerine saygıyı benimser; üye ülkelerin birbirleriyle ve üçüncü taraflarla işbirliğini, bu ilkelerin ışığında yürütmelerini esas alır. TÜRKPA, parlamento diplomasisinin geliştirilmesi suretiyle, üye ülkeler arasındaki mevcut bağları her alanda güçlendirmeye katkı sunar. Ülkelerin siyasi, hukuki ve ekonomik açıdan güçlendirilmesi; tabii kaynakların tam ve verimli kullanılmasının sağlanması suretiyle refahın yükseltilmesi; sosyal ve kültürel alanlarda ilişkilerin ilerletilmesi TÜRKPA'nın temel amaçları arasında yer alır.

TÜRKPA 12. Genel Kurulu TBMM'de başladı Haber

TÜRKPA 12. Genel Kurulu TBMM'de başladı

TÜRKPA 12'nci Genel Kurulu TBMM Başkanı Mustafa Şentop'un ev sahipliğinde TBMM'de başladı. Toplantıya Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Mustafa Şentop, Kazakistan Meclis Başkanı Yerlan Koşanov, Azerbaycan Cumhuriyeti Milli Meclisi Başkanı Sahiba Gafarova, Türkmenistan Meclis Başkanı Dünyagözel Gulmanova, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Meclis Başkanı Zorlu Töre ve üye devletlerin heyetleri katıldı.  KKTC, TÜRKPA'YA GÖZLEMCİ ÜYE OLACAK TÜRKPA 12. Genel Kurulu toplantısında konuşan Şentop, "Dünya çapında gıda, su ve başka ihtiyaçların karşılanmasında daha büyük güçlükler yaşanması beklenmektedir. Bu durum, küresel ve bölgesel dengeleri değiştirebileceği gibi istikrarsızlığa, savaşlara ve büyük nüfus hareketlerine yol açabilir. 'Birlikten kuvvet doğar' sözünde olduğu gibi karşımıza çıkacak güçlüklere ortaklaşa yanıt verebildiğimiz ölçüde güçlü olacağız. Sınıraşan krizleri güç birliği yaparak kontrol altına alabilirsek 21. yüzyıla gerçek manada damgamızı vuracağız. Bunun için bütün Türk devletlerinin aramızda ve yanımızda olmasına ihtiyaç var. Bugün, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) TÜRKPA'da gözlemci üye olmasıyla daha güçlü ve daha kapsayıcı olarak çalışmalarımıza devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. KAZAKİSTAN İLE İLİŞKİLER DERİNLEŞECEK Şentop'tan sonra ilk yurt dışı ziyaretini Türkiye'ye yaptığını ve bunun sembolik olarak önemine işaret eden Kazakistan Meclis Başkanı Yerlan Koşanov, Türkiye'nin izlediği dış politikayı yakından takip ettiklerini ifade etti. Özellikle, Ukrayna'nın Rusya'ya yönelik savaşı konusunda arabuluculuk rolünü takdir ettiklerini bildirdi. Koşanov, parlamentolar arasında imzalanan protokolün de iki ülke ilişkilerinin temposunu daha da yükselteceğine olan inancını dile getirerek, "Protokol, parlamentolarımız arası ilişkilere ivme kazandıracaktır" dedi. Görüşme sonrasında iki meclis başkanı, Kazakistan Parlamentosu ve TBMM arasında İşbirliği Protokolü'nü imzaladı. TOGG İLE AÇILIŞA GİTTİ Daha sonra Şentop, Koşanov ile birlikte kendi kullandığı Togg ile Mamak'ta açılacak olan Türkiye Kazakistan Dostluk Parkı'na geçti. Şentop gün içinde ayrıca, Azerbaycan Cumhuriyeti Milli Meclisi Başkanı Sahiba Gafarova, Türkmenistan Meclis Başkanı Dünyagözel Gulmanova ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Meclis Başkanı Zorlu Töre ile ayrı ayrı görüştü.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.