Uğurcan Küçükağaoğlu: Kırım Türklerinin davası, Türkiye Türklerinin de davasıdır
Kırım Tatar halkının 82 yıl önce Sovyet rejimi tarafından uğradığı topyekûn sürgün ve soykırımın yıl dönümünde, Türk dünyasının en köklü fikir hareketlerinden olan Türk Ocaklarından kararlı bir duruş ve destek açıklaması geldi. Türk Ocakları Ankara Şubesi Başkanı Uğurcan Küçükağaoğlu, Kırım Haber Ajansı (QHA) aracılığıyla yayımladığı anma mesajında vatanlarından ve yurtlarından sürgün edilen, binlerce canın yollarda hayatını kaybettiği bu kara günü, Türk milliyetçileri olarak asla unutmayacaklarını vurguladı.
Türk Ocakları Ankara Şubesi Başkanı Uğurcan Küçükağaoğlu, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nın 82. yıl dönümünde QHA aracılığıyla yayımladığı anma mesajda; Çarlık Rusyası'ndan Stalin dönemine, 2014 işgalinden bugüne Kırım'da değişmeyen "Türk varlığını yok etme"… pic.twitter.com/jiG7ygBmaf
— QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 18, 2026
Kırım'daki Türk varlığını yok etme politikasının Çarlık Rusyası döneminden Stalin dönemine kadar uzanan sistemli bir plan olduğunu belirten Küçükağaoğlu, mesajında şöyle konuştu:
"18 Mayıs 1944 tarihi, Türk dünyasının sızlayan yaralarından ve 20. yüzyılda Kırım Türklerinin yaşadığı en acı olaylardan birinin tarihidir. Tarihe, büyük Kırım Tatar Sürgünü olarak geçen; vatanlarından, yurtlarından sürgün edilen, binlerce canın hayatını yolda kaybettiği ve büyük bir insanlık dramının yaşandığı bu günü, Türk dünyası birliği ülküsüne gönül vermiş bir Türk milliyetçisi ve Türk Ocakları Ankara Şubesi olarak unutmadık, unutmayacağız.
Çarlık Rusyası döneminden itibaren bu soykırım ve Kırım'da Türk varlığını yok etme düşüncesi 1944 yılında Stalin döneminde had safhaya çıkmış ve soydaşlarımız yurtlarından, vatanlarından sürgün edilerek her türlü acı, ızdırap, zulüm ve baskılara maruz kalmıştır. Aynı düşünce 2014 yılında da yeniden vuku bulmuş ve Kırım Rusya tarafından işgal edilmiştir. Dün nasıl ‘dilde, fikirde, işte birlik’ ülküsüyle İsmail Bey Gaspıralı Kırım Türklerini ve Türk dünyasını aydınlatmış ve uyandırmışsa; bugün de Kırım Türkleri millî liderleri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu önderliğinde mücadelelerini sürdürmekte ve varlıklarını yaşatmaktadır.
Kırım Türklerinin davası, Türkiye Türklerinin ve Türk Ocaklarının da davasıdır. Türk Ocakları Ankara Şubesi olarak 82. yıl dönümünde soykırıma uğrayan soydaşlarımızı ve şehit edilen, topraklarından sürülmüş bütün soydaşlarımızı saygıyla ve rahmetle anıyorum.
Aziz ruhları şad olsun. Türk dünyası birliği ülküsü var olsun. Ne mutlu Türk'üm diyene!"
18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI
82 yıldır dinmeyen acı: Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı
İnsanlık tarihinin en karanlık ve utanç verici sayfalarından biri olan 18 Mayıs 1944 tarihinde, Kırım Tatarları topyekûn vatanlarından sürülerek SSCB tarafından soykırıma uğradı. pic.twitter.com/mxqlqc5weL
— QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 17, 2026
Kırım Tatar halkı, bir şafak vaktinde Sovyetler Birliği diktatörü Josef Stalin’in emriyle 18 Mayıs 1944 tarihinde topyekûn sürgüne tâbi tutuldu. Kırım’dan Türkistan, Urallar ve Sibirya bölgelerine hayvan vagonlarıyla sürgün edilen Kırım Tatar halkı; en temel insani haklardan mahrum bırakılarak günlerce süren zorunlu yolculuklar, açlık, susuzluk ve devamındaki perişanlık neticesinde nüfusunun yüzde 46’sını kaybetti.
Sovyet yönetimi, soykırım niteliğindeki sürgünün hemen akabinde Kırım Yarımadası’nda, Kırım Tatarlarının varlığına işaret eden her şeyi ortadan kaldırmaya başladı. Köy, kasaba, ilçe ve şehirler başta olmak üzere yarımadadaki binden fazla yerleşim yerinin Kırım Tatarca olan adları değiştirildi. Kültürel soykırımın yaşandığı Kırım’da tarihi eserler tahrip edildi, mezarlıklar yok edildi ve yarımadanın demografik yapısı bilinçli şekilde dönüştürüldü.
Sürgün edilen halk, bağrından koparıldığı o aziz vatanı, Kırım’ı hiçbir zaman unutmadı. Sürgünlük yollarında, sürgün edildikleri yerlerde vatana dönmek için çaba gösterdi. 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuldu. O döneme değin gerçekleşen vatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırıldı. 1989’a gelindiğinde Kırım Tatarları, yavaş yavaş ata topraklarına dönmeye başladı. Sürgün mağdurları o tarihten itibaren yaşadıkları yokluklara rağmen vatanda kalma mücadelesini sürdürdü. Ancak yaklaşık 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Türkistan bölgesinde kaldı.
2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti. 2019 yılında Letonya ve Litvanya meclisleri, 2022’de Kanada Parlamentosunun alt kanadı olan Avam Kamarası, 2024'ün temmuz ayında Polonya Parlamentosunun alt kanadı olan Sejm, 2024'ün ekim ayında Estonya Parlamentosu (Riigikogu), 2024'ün aralık ayında Çekya Parlamentosunun üst kanadı olan Senato ve 2025’in haziran ayında Hollanda Krallığı Genel Meclisinin alt meclisi olan Hollanda Temsilciler Meclisi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıdı.