SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ukrayna

QHA - Kırım Haber Ajansı - Ukrayna haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ukrayna haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ukrayna ile Rusya arasında esir takası: 157 asker ve sivil ülkesine döndü Haber

Ukrayna ile Rusya arasında esir takası: 157 asker ve sivil ülkesine döndü

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy (Volodimir Zelenski), bugün Ukrayna ile Rusya arasında yeni bir esir takasının gerçekleştirildiğini duyurdu. Zelenskiy, takas kapsamında 157 Ukraynalının ülkesine döndüğünü belirtti. Serbest bırakılanlar arasında Ukrayna Silahlı Kuvvetleri, Ulusal Muhafızlar ve Sınır Muhafız Servisi mensuplarının yanı sıra asker, astsubay, subay ve sivillerin de bulunduğu bildirildi. Zelenskıy, esirlerin büyük bölümünün 2022 yılından bu yana Rusya tarafından alıkonulduğunu vurguladı. Takasın uzun bir aradan sonra gerçekleştiğine dikkat çeken Zelenskıy, sürecin hayata geçirilmesini “son derece önemli” olarak nitelendirdi. Esir değişimlerinin, cephedeki Ukrayna askerlerinin kararlılığı sayesinde mümkün olduğunu belirten Ukrayna lideri, “Her bir birliğimizin elde ettiği sonuç, Ukraynalıların evlerine dönmesini sağlayan bir adımdır.” dedi. Zelenskıy, esaret altındaki tüm Ukraynalıların serbest bırakılması için çalışmaların süreceğini belirterek, “Her bir isim için çalışıyoruz. Tüm aileler sevdiklerine kavuşana kadar durmayacağız.” ifadelerini kullandı. KIRIM TATAR ASKER ESARETTEN KURTARILDI 2022’de cephede esir düşen Ukrayna Silahlı Kuvvetleri mensubu Kırım Tatar asker Eskender Kudusov da bugün Rus esaretinden kurtarılan Ukraynalı askerler arasında yer aldı. 23 yıl boyunca Ukrayna ordusuna hizmet eden 41 yaşındaki Kudusov, 18 yaşında Zaporijjya’da göreve başlamış, Irak (2004) ve Kosova’daki (2009) barış misyonlarında görev yapmıştı. Kırım Tatar asker, 2014’te Kırım’ın işgalinden sonra yeminine sadık kalarak yarımadadan Ukrayna anakarasına çıkan deniz piyadeleri arasında yer aldı ve Mikolayiv’de hizmetini sürdürmüştü. Topyekûn işgal girişimi ve saldırıların başladığı 2022’de Donetsk bölgesinde cephedeydi. 16 Nisan 2022’de ise esir düşmüştü. 2023’te Rus mahkemesi tarafından 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı; 2024’te ise ceza 29 yıl 6 aya çıkarıldı. EKİM 2025’TEN BU YANA İLK TAKAS Ukrayna ve Rusya arasındaki esir takası süreci, Ekim 2025’ten bu yana ciddi bir sekteye uğramıştı. Son takasta 185 Ukraynalı asker ve 20 sivil evlerine dönmeyi başarmıştı.

Ukrayna’dan Kapustin Yar’a “Flamingo” saldırısı: Rus füze poligonu ağır hasar aldı Haber

Ukrayna’dan Kapustin Yar’a “Flamingo” saldırısı: Rus füze poligonu ağır hasar aldı

Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı, 2026 yılının ocak ayı boyunca Rusya’nın Astrahan bölgesindeki Kapustin Yar poligonuna yönelik bir dizi başarılı saldırı düzenlendiğini açıkladı. Açıklamada, operasyonlarda Ukrayna üretimi uzun menzilli silah sistemleri, özellikle “Flamingo” (FP-5) füzelerinin kullanıldığı bildirildi. Yapılan açıklamaya göre Ukrayna Silahlı Kuvvetleri, Kapustin Yar poligonunda orta menzilli balistik füzelerin fırlatma öncesi hazırlıklarının yapıldığı hangar tipi tesisleri hedef aldı. Söz konusu poligonda, Rus ordusunun “Oreşnik” (Oreshnik) adlı füze kompleksini konuşlandırdığı belirtildi. POLİGON AĞIR HASAR ALDI Açıklamada, saldırılar sonucunda poligon sahasındaki bazı binaların farklı derecelerde hasar gördüğü, hangarlardan birinin ağır şekilde zarar aldığı ve personelin bir kısmının bölgeden tahliye edildiği ifade edildi. Ukraynalı yetkililer, saldırıların yerli üretim, uzun menzilli taarruz araçlarıyla gerçekleştirildiğini vurgularken, FP-5 “Flamingo” füzelerinin bu operasyonlarda etkin biçimde kullanıldığını kaydetti. Öte yandan, The Economist dergisi Ekim 2025’te yayımladığı bir haberde, Ukrayna’nın Rus hedeflerine yönelik saldırılarda kendi geliştirdiği “Flamingo” füzelerini kullanmaya başladığını söylemişti. Aynı zamanda ülkenin günlük 2-3 füze ürettiğini ve üretim kapasitesini günde 7 füzeye çıkarmayı hedeflediğini yazmıştı.

Ukrayna, savaş sonrası için kendi güvenlik modelini hazırlıyor: Batı garantileri yetersiz kalırsa “B planı” devrede Haber

Ukrayna, savaş sonrası için kendi güvenlik modelini hazırlıyor: Batı garantileri yetersiz kalırsa “B planı” devrede

Ukrayna yönetimi, Rusya ile yürütülen barış müzakerelerinde Batılı müttefiklerin sağlayacağı güvenlik garantilerinin yetersiz kalma ihtimaline karşı, ülkeyi aşılması imkansız bir askeri kaleye dönüştürmeyi hedefleyen "B Planı" üzerinde çalışmaya başladı. Kıyiv, güçlü ve kalabalık bir orduyu muhafaza etmeyi, yerli üretim SİHA ve füzelere yatırım yapmayı ve sürdürülebilir bir savunma sanayisi oluşturmayı güvenliğinin temel direkleri olarak görüyor. Politico’nun haberine göre, Kıyiv yönetimi barışın sağlanmasının ardından da caydırıcılığını koruyacak uzun vadeli bir güvenlik mimarisi üzerinde çalışıyor. “ÇELİK KİRPİ” MODELİ Geçen yıl Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Ukrayna’yı düşman için “dokunulamaz” hâle gelecek bir “çelik kirpi” olmaya çağırmıştı. Bu yaklaşım; güçlü ve kalıcı bir orduyu, yüksek teknolojili insansız sistemleri ve füze yatırımlarını ve yerli savunma üretiminin hızla geliştirilmesini öngörüyor. Ukrayna’nın NATO Misyonu Başkanı Alyona Getmançuk’a göre, Ukrayna bugün kendi güvenliğinin temelinin ne olduğu konusunda net bir anlayışa sahip. Bu temelin merkezinde Ukrayna Silahlı Kuvvetleri ve savunma sanayisi yer alıyor. BARIŞ DÖNEMİNDE 800 BİN KİŞİLİK ORDU HEDEFİ Ukrayna, barış görüşmeleri sırasında barış zamanında dahi 800 bin kişiye kadar bir orduyu muhafaza etmekte ısrar ediyor. Ancak bunun için öncelikle savunma sektörünün güçlendirilmesi, tedarik sisteminin yenilenmesi ve asker alım süreçlerinin reforme edilmesi gerekiyor. Savunma Bakanı Mıhaylo Fedorov, hedeflerini şu sözlerle özetledi: Amacımız sistemi dönüştürmek: Askerî reformu hayata geçirmek, cephedeki altyapıyı iyileştirmek, yalanı ve yolsuzluğu ortadan kaldırmak ve gerçek sonuçlar elde edenlerin ödüllendirildiği yeni bir liderlik ve güven kültürü oluşturmak. SİHA’LAR, FÜZELER VE YENİDEN SİLAHLANMA Kıyiv için öncelikli başlıklar arasında silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) üretim teknolojilerinin modernleştirilmesi, yerli füze üretiminin artırılması ve ordunun yeniden silahlandırılması bulunuyor. Bu kapsamda tanklar, topçu sistemleri ve hava kuvvetleri öne çıkıyor. Hatırlanacağı üzere Ukrayna ile İsveç, Ukrayna Hava Kuvvetleri için 120–150 adet Saab JAS-39E Gripen savaş uçağının olası tedariki konusunda anlaşmaya varmıştı. SİHA’lara özel bir vurgu yapılıyor. Mevcut verilere göre SİHA’lar Rusya’ya ciddi kayıplar verdiriyor; aylık yaklaşık 35 bin Rus askerinin etkisiz hâle getirildiği belirtiliyor. Ukrayna Savunma Bakanlığı 2025 yılında 4,5 milyon FPV tipi SİHA siparişi verdi ve bunun için 110 milyar grivnadan (2,55 milyar dolar) fazla harcama yaptı. Bu rakam, geçen yıla kıyasla üç kat artış anlamına geliyor. Bunun yanında Ukraynalı üreticiler kendi uzun menzilli ve güçlü füzeleri üzerinde çalışıyor. Bazı iddialı projeler henüz hayata geçmemiş olsa da, geliştirilen bazı füze sistemleri Rus hedeflerine karşı etkili saldırılar düzenlemeyi başardı. Ukrayna ayrıca Rusya’nın derinliklerindeki hedefleri vurabilecek seyir füzeleri ve uzun menzilli SİHA’lara da sahip. Kıyiv, Birleşik Krallık ile birlikte 500 kilometre menzilli, 200 kilogram savaş başlığına sahip taktik balistik füze geliştirme projesi üzerinde de çalışıyor. MİLYONLARCA DOLARLIK DESTEK VE “KENDİ GÜCÜNE DAYALI” YAKLAŞIM Kıyiv, Rusya’nın yeniden saldırmasını engellemek için ordunun finansmanı amacıyla ortak ülkelerden milyarlarca dolarlık destek çekmeyi hedefliyor. Avrupa’daki SAFE programı gibi silah kredisi mekanizmalarının Ukraynalı üreticilere açılması ve büyük ölçekli kredi paketlerinin önemli bir bölümünün savunmaya yönlendirilmesi planlanıyor. Bunun dışında, taraflar ABD ve Avrupa ülkeleriyle yasal olarak bağlayıcı anlaşmaları ve potansiyel bir "Gönüllüler Koalisyonunun" varlığını görüşüyorlar. Ancak Kıyiv’de bu mekanizmalar, kendi askerî gücünün yerine geçen unsurlar değil, onu tamamlayan araçlar olarak görülüyor. KIYİV NEDEN ABD VE AB GARANTİLERİNE TEMKİNLİ? ABD’de Donald Trump’ın NATO üyeliği konusundaki söylem değişikliği, Kıyiv’in Vaşington’dan gelecek güvenlik garantilerine temkinli yaklaşmasına yol açtı. Bu garantilerin, NATO’nun kolektif savunma güvencelerinden çok daha zayıf olacağı düşünülüyor. 1994’te nükleer silahlardan vazgeçtiğinde ABD ve Birleşik Krallık’ın verdiği ancak fiilen karşılıksız kalan sözleri hatırlayan Ukrayna, bu tür anlaşmalara karşı temkinli yaklaşıyor. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 3 Şubat’ta Kıyiv’e yaptığı ziyarette, bir anlaşmanın ardından bazı Avrupalı müttefiklerin Ukrayna’ya asker konuşlandıracağını ve ABD’nin de “caydırıcı” rol üstleneceğini söyleyerek bu garantilerin “güvenilir” olduğunu savundu. Ancak Moskova’nın tutumu değişmiş değil; Kremlin, Ukrayna’ya yönelik her türlü güvenlik garantisine karşı çıkmayı sürdürüyor. Trump'ın güvenilmez vaatleri ve ani ve öngörülemeyen siyasi hamleleri, Kıyiv'de güvenlik garantilerinin etkinliği konusunda ciddi şüpheler uyandırıyor. Rusya ve Ukrayna üzerine çalışan analist Timothy Ash durumu şöyle özetliyor: Trump, Ukrayna için Rusya’yla savaşa girer miydi? Kesinlikle hayır. Ateşkesin ihlali durumunda Rusya’ya yaptırım uygular mıydı? Bu da son derece düşük bir ihtimal.

Trump'ın eski temsilcisi Kellogg: Ukrayna hakkında daha özgür konuşabilmek için ayrıldım Haber

Trump'ın eski temsilcisi Kellogg: Ukrayna hakkında daha özgür konuşabilmek için ayrıldım

ABD Başkanı Donald Trump döneminde Ukrayna Özel Temsilcisi olarak görev yapan ve Kıyiv’de Beyaz Saray’ın en Ukrayna yanlısı isimlerinden biri olarak görülen Keith Kellogg, 2025 yılı sonunda hükûmetten ayrılmasına rağmen Ukrayna dosyasındaki rolünün sona ermediğini söyledi. Daha önce ABD Kara Kuvvetlerinde görev yapan emekli Korgenral Kellogg, 31 Aralık 2025’te görevinden ayrıldıktan sonra Vaşington (Washington) merkezli düşünce kuruluşu America First Policy Institute’e katıldı. Kellogg, Kyiv Independent’a verdiği röportajda bu geçişin, Ukrayna konusunda daha açık ve doğrudan konuşabilmesine imkân sağladığını ifade etti. “Ukrayna hakkında hükûmetin içindeyken olduğumdan çok daha açık ve özgür şekilde konuşabileceğim bir pozisyonda olmak istedim.” diyen Kellogg, Rusya’ya bakışının Soğuk Savaş yıllarında şekillendiğini ve uzun süredir “güç yoluyla barış” yaklaşımını savunduğunu belirtti. Beyaz Saray’daki görevi süresince hassas diplomatik süreçlerde önemli rol oynayan Kellogg, ABD-Ukrayna maden anlaşmasına ilişkin müzakereleri yürütmüş, Rusya’nın Ukrayna şehirlerine yönelik saldırılarını Trump yönetimi adına alışılmadık derecede sert bir dille kınamıştı. Ukrayna’yı destekleyen çevreler, Vaşington’da belirsizliklerin yaşandığı bir dönemde ABD-Ukrayna angajmanının sürdürülmesinde Kellogg’un etkili olduğunu vurguluyor. “GİTME ZAMANI GELMİŞTİ” Görevden ayrılmasının ardından, Trump yönetimiyle Ukrayna politikası konusunda görüş ayrılığı yaşadığı yönündeki iddialar gündeme gelmişti. Ancak Kellogg bu iddiaları reddederek, ayrılığın bir yıllık çalışmanın ardından doğrulama sürecine bağlı rutin bir geçiş olduğunu savundu ve “Bunların hiçbiri doğru değil. Gitme zamanı gelmişti.” dedi. Beyaz Saray Basın Sözcüsü Yardımcısı Anna Kelly de Kellogg’un ayrılışının önceden planlandığını belirterek, “General Keith Kellogg saygı duyulan bir Amerikan vatanseveridir.” açıklamasını yaptı. Başlangıçta hem Ukrayna hem de Rusya için özel temsilci olarak atanan Kellogg, daha sonra yalnızca Ukrayna dosyasına odaklanmıştı. Kremlin’in, Kıyiv’e açık desteği nedeniyle Kellogg’un barış görüşmelerinde yer almasına sıcak bakmadığı da diplomatik kulislerde dile getirilmişti. Kellogg bu durumu açıkça reddetmese de “Rusların beni o ekibin içinde istemediğini düşünüyorum.” ifadelerini kullandı. “RUSYA HEDEFLERİNE ULAŞAMADI” Hükûmet dışındaki rolünde Ukrayna savaşı hakkında daha net konuşan Kellogg, Rusya’nın hedeflerine ulaşamadığını ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in “zafer” tanımının sahadaki gerçeklerle örtüşmediğini savundu. “Putin’in kazanma tanımı benim tanımım değil. Bence Rusya başarısız oldu.” dedi. “ZAMAN UKRAYNA’NIN LEHİNE” Kellogg ayrıca Moskova’nın savaştan “mümkün olan en iyi şekilde çıkış yolu” aradığını, buna karşın Ukrayna’nın enerji altyapısına yönelik saldırıların sürdüğünü belirtti. Zamanın Kıyiv’in lehine işlediğini savunan Kellogg, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy (Volodimir Zelenski) ile ilişkilerine de değindi. Zelenskıy’nin, Kellogg’un Kıyiv ziyaretlerinin Patriot hava savunma sistemleri kadar etkili olduğu yönündeki esprisini bizzat duyduğunu belirten Kellogg, yakın zamanda Ukrayna’ya yeniden gitmeyi planladığını da açıkladı. “Ukrayna’ya geri döneceğiz. Kıyiv’e gidip sahadaki durumu yerinde göreceğiz.” dedi.

Zelenskıy: Putin, yalnızca Trump'tan korkuyor Haber

Zelenskıy: Putin, yalnızca Trump'tan korkuyor

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, Rusya’nın Ukrayna’yı müzakereye zorlamak amacıyla sivil ve askerî baskıyı artırdığını söyledi. Zelenskıy, savaşın başından bu yana 55 bin Ukraynalı askerin hayatını kaybettiğini belirterek, “Bu savaşı kaybedersek bağımsızlığımızı kaybederiz.” dedi. ZELENSKIY: RUSYA HİÇBİR ZAFER KAZANMADI Cumhurbaşkanı Zelenskıy, France 2 kanalına verdiği röportajda, Ukrayna'nın uzlaşıya varması için Rusya'nın Ukraynalılara daha fazla acı çektirmeye çalıştığını kaydetti. Zelenskıy, "Rusya, Donbas'ın tamamını terk etmemizi istiyor. Bu savaşa başladıklarından bu yana hiçbir zafer kazanmadılar." dedi. Ukrayna lideri, Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) başkenti Abu Dabi'de Rusya, ABD ve Ukrayna arasında devam eden müzakerelere değinerek, "Ekibim şu anda müzakereler yürütüyor. Önceliğimiz bu savaşa son vermek. Amerikalılara karşı minnettarız çünkü onlar da bugün Abu Dabi'deler." diye konuştu. "PUTİN, YALNIZCA TRUMP'TAN KORKUYOR" Cumhurbaşkanı, eğer silahsızlandırılmış bir bölge söz konusu olursa, kendi bölgelerinin kontrolünü istediklerini ve ortada uluslararası barış gücü olması gerektiğini anlattı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin hakkında da konuşan Volodımır Zelenskıy, şu ifadeleri kullandı: Putin, yalnızca Trump'tan korkuyor, bu bir gerçek. Trump'ın Putin'e dememesi gerekeni bana söylemek düşmez. ABD Başkanı bu savaşı uzlaşmalarla durdurmak istiyor. Tekliflerini destekledik ancak kendi egemenliğimiz konusunda uzlaşma olamaz. Putin, Avrupalılardan korkmuyor. Savaşın başından bu yana 55 bin Ukraynalı askerin hayatını kaybettiğini, çok sayıda Ukraynalının da kayıp olduğunu anlatan Zelenskıy, Amerikalıların da Ukraynalılarla aynı değerleri olduğunu savundu. "BU SAVAŞI KAYBEDERSEK, ÜLKEMİZİN BAĞIMSIZLIĞINI KAYBEDERİZ" "ABD'nin jeopolitik açıdan başka öncelikleri var ancak dünyanın güvenliği için Ukrayna'nın önemli bir konu olduğunu anlamalılar." diyen Zelenskıy, Putin'in Avrupa'yı küçük düşürmek istediğini belirterek Rusya ile koşullar öne sürerek müzakere edilmesi gerektiğini kaydetti. Zelenskıy, "Ukrayna halkının Rusya'dan daha büyük olduğunu" söyleyerek, "Bu savaşı kaybedersek, ülkemizin bağımsızlığını kaybederiz." şeklinde konuştu. Ukrayna lideri, barışın bir yıldan az bir süre içinde olmasını umduğunun altını çizdi. "UKRAYNA BUGÜN PUTİN'İ DURDURMAZSA, ONUN AVRUPA'YI İŞGAL EDECEĞİ APAÇIK" "Rusya beni birçok kez ortadan kaldırmaya çalıştı." diyen Zelenskıy, bu duruma alıştığını vurguladı. Avrupa'da hayatın güzel bir şekilde devam ettiğini, kendilerinin bu hayat modelini savunmak için savaştığını kaydeden Zelenskıy, "Ukrayna bugün Putin'i durdurmazsa, onun Avrupa'yı işgal edeceği apaçık." diye konuştu. Ukrayna'nın Rusya'nın bir parçası olması halinde bunun "korkunç bir kayıp" teşkil edeceğini belirten Zelenskıy, "Bunun gerçekleşmeyeceğine eminim." ifadesini kullandı.

Abu Dabi’de ikinci gün: Üçlü görüşmeler devam ediyor Haber

Abu Dabi’de ikinci gün: Üçlü görüşmeler devam ediyor

Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’de, bugün Ukrayna, ABD ve Rusya heyetlerinin katılımıyla yürütülen üçlü müzakerelerin ikinci gününe girildi. Ukrayna Millî Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Rüstem Umerov, görüşmelerin yoğun bir tempoda devam ettiğini duyurdu. Ukrayna Millî Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Rüstem Umerov sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, görüşmelerin dün belirlenen formatta sürdüğünü belirterek sürecin işleyişine dair şu detayları paylaştı: Abu Dabi’deki müzakerelerin ikinci günü başladı. Dünkü formatta çalışmaya devam ediyoruz: Üçlü istişareler, çalışma grupları ve tutumların senkronizasyonu. Sonuçları daha sonra paylaşacağız. UKRAYNA HEYETİNDE ÜST DÜZEY İSİMLER Ukrayna heyetinde; Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkanı Kırılo Budanov, Millî Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Rüstem Umerov, Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkan Yardımcısı Serhiy Kıslıtsya, Halkın Hizmetkârı Partisi Meclis Grubu Başkanı David Arahamiya ve Genelkurmay Başkanı Andriy Hnatov, Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkanı Danışmanı Oleksandr Bevz, Ukrayna Savunma Bakanlığı İstihbarat Başmüdürü Yardımcısı Vadim Skibitskıy yer alıyor. ABD tarafını ise Steve Witkoff, Jared Kushner, Josh Gruenbaum’un yanı sıra Daniel Driscoll ve General Alex Grynkewich temsil ediyor. Rusya'nın ise görüşmelere yüksek düzeyde askeri temsilcilerle katıldığı bildirildi. AMAÇ: ONURLU VE KALICI BİR BARIŞA ULAŞMAK Umerov daha önce yaptığı açıklamada müzakerelerin, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy’ın belirlediği net direktifler çerçevesinde yürütüldüğünü, sürecin amacının “onurlu ve kalıcı bir barışa ulaşmak” olduğunu ifade etti. Umerov ayrıca, müzakere sürecinin her aşamasına ilişkin gelişmelerin düzenli olarak Cumhurbaşkanı Zelenskıy’a rapor edildiğini kaydetti.

Rusya, Ukrayna'yı 2 balistik füze ve 183 SİHA ile hedef aldı Haber

Rusya, Ukrayna'yı 2 balistik füze ve 183 SİHA ile hedef aldı

Ukrayna’ya karşı hava saldırılarını tüm şiddetiyle sürdüren işgalci Rus ordusu 4 Şubat’ı 5 Şubat’a bağlayan gece ülkenin farklı bölgelerini farklı tipte 183 silahlı insansız hava aracı (SİHA) ve 2 adet balistik füzeyle hedef aldı. Ukrayna Hava Kuvvetlerinden yapılan açıklamaya göre, işgal altındaki Kırım'dan fırlatılan iki adet "İskender-M" balistik füzesinin yanı sıra; Rusya'nın Bryansk, Orel, Kursk ve işgal altındaki Donetsk gibi farklı noktalarından havalanan 183 SİHA Ukrayna şehirlerini hedef aldı. Kullanılan SİHA'ların yaklaşık 110 adedinin Şahid tipi olduğu, geri kalanının ise Gerbera ve Italmas gibi farklı modellerden oluştuğu bildirildi. Açıklamaya göre uçaksavar füze birlikleri, elektronik harp (REB) sistemleri ve mobil ateş gruplarının koordinasyonuyla 156 SİHA başarıyla imha edildi veya etkisiz hâle getirildi. Öte yandan askerî yetkililer, 2 balistik füze ve 22 SİHA’nın Ukrayna genelindeki 16 farklı noktada doğrudan isabet kaydettiğini, 7 noktada ise düşürülen SİHA enkazının hasara yol açtığını aktardı. BAŞKENT KIYİV VE DNİPRO HEDEF ALINDI Saldırıların etkileri özellikle başkent Kıyiv ve Dnipropetrovsk bölgesinde hissedildi. Kıyiv’in Solomyanskıy semtinde düşen parçalar nedeniyle iki kadın yaralanırken; Obolonskıy, Darnıtskıy ve Şevçenkivskıy semtinde de hasar meydana geldiği polis ekiplerince teyit edildi. Dnipropetrovsk bölgesinde ise füze ve SİHA isabetleri sonucu çok sayıda yangın çıktı. Yerel yetkililer, saldırılarda bir sanayi kuruluşu, bir jimnastik salonu, bir idari bina ve çok sayıda müstakil evin hasar gördüğünü açıkladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.