SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ukrayna-Rusya Savaşı

QHA - Kırım Haber Ajansı - Ukrayna-Rusya Savaşı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ukrayna-Rusya Savaşı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İHH’nin kış yardımları Ukrayna’ya ulaştı: İhtiyaç sahipleri için dağıtım başlıyor Haber

İHH’nin kış yardımları Ukrayna’ya ulaştı: İhtiyaç sahipleri için dağıtım başlıyor

İHH İnsani Yardım Vakfının kış yardımları kapsamında Ukrayna-Rusya Savaşı’ndan etkilenen Ukrayna’daki ihtiyaç sahipleri için gönderdiği 4 tırlık insani yardım Ukrayna’ya ulaştı. Yardımları teslim alan Kırım Özerk Cumhuriyeti Müslümanları Dini İdaresi, gıda, hijyen, giyim malzemeleri ile jeneratörlerden oluşan desteğin ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması için dağıtım hazırlıklarına başladı. Kırım Özerk Cumhuriyeti Müslümanları Dini İdaresi Başkanı Müftü Ayder Rüstemov, 5 Ocak 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, İHH İnsani Yardım Vakfı tarafından gönderilen yardım malzemelerinin teslim alındığını bildirdi. Rüstemov, yardımların Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliği, Kırım Cephesi ve Kırım Milli Varlık Vakfının desteğiyle uzun bir lojistik sürecin ardından ülkeye ulaştığını belirterek, “Şimdi bu yardımları ihtiyaç sahiplerine ulaştıracağız. Destek veren herkese müteşekkiriz. Allah kabul etsin.” dedi. İHH UKRAYNA’YA 4 TIR YARDIM GÖNDERDİ İHH Vakfı, 26 Aralık’ta yaptığı açıklamada, Ukrayna-Rusya Savaşı’ndan etkilenen siviller için hazırlanan dört tır insani yardımın İstanbul Tuzla’daki Emre Yerli Afet Yönetimi ve Lojistik Merkezi’nden Ukrayna’ya uğurlandığını duyurmuştu. Yardım tırlarının içeriğinde bin 100 adet gıda kolisi, çocuk bezi, kadın hijyen ürünleri, ıslak mendil, şampuan ve sabun gibi hijyen malzemeleri ile kışlık yün fanilalar bulunuyor. Ayrıca, elektrik kesintilerinin yoğun yaşandığı bölgelerde kullanılmak üzere 157 adet jeneratörün yanı sıra bot ve mont da gönderildi. Tırları uğurlama programında konuşan İHH Mütevelli Heyeti Üyesi Osman Atalay, vakfın kış yardım çalışmalarını başlattığını belirterek, “Bugün Ukrayna’ya jeneratör, gıda, hijyen ve giyim malzemelerinden oluşan dört tır yardım gönderiyoruz.” ifadelerini kullandı. Ukrayna'nın İstanbul Başkonsolosluğu Ekonomi Ateşesi Artem Popov da yapılan yardımlar dolayısıyla İHH’ya teşekkür ederek, özellikle jeneratörlerin savaş nedeniyle sık yaşanan elektrik kesintileri karşısında büyük ihtiyaç olduğunu vurguladı.

Erdoğan: Türkiye, hem Putin hem de Zelenskıy ile doğrudan konuşabilen tek aktör Haber

Erdoğan: Türkiye, hem Putin hem de Zelenskıy ile doğrudan konuşabilen tek aktör

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bloomberg'in gündeme ilişkin sorularına yanıt verdi. Eylül 2025'te Beyaz Saray'da Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmeye atıfta bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Rusya'dan askerî teçhizat satın alması nedeniyle F-35 programından çıkarılması kararını "haksız" olarak nitelendirdi ve bu konuyu Trump'a bizzat ilettiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump'ın tekrar ABD Başkanı olmasıyla Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin daha makul ve yapıcı temellere dayalı yönde ilerlemesi için bir fırsatın ortaya çıktığını ifade etti. "TÜRKİYE'NİN, F-35 UÇAKLARINI TESLİM ALMASI VE PROGRAMA YENİDEN DAHİL EDİLMESİ GEREKLİ" F-35 konusuna ilişkin, "Türkiye'nin, ödemesini çoktan yaptığı F-35 uçaklarını teslim alması ve programa yeniden dâhil edilmesi, önemli ve gereklidir." ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun ABD ile daha iyi ilişkilere sahip olmaya ve NATO'nun savunmasına yönelik olduğuna da işaret etti. Olası F-16 Block satın alımına ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin, şartların NATO ittifakı ruhuna uygun olmasını beklediğine dikkati çekerek, Eurofighter Typhoon uçaklarının satın alınmasını da örnek gösterdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD'de Halkbank aleyhine açılan ceza davasına dair, Türkiye'nin bu iddiaları yanlış bulduğuna ve bankanın "haksız cezalarla karşı karşıya kalmaması" için görüşmelerde bulunduğuna işaret ederek, yasalarla tamamen uyumlu şekilde adil sonuca ulaşmayı umduklarını bildirdi. Türkiye ile ABD arasında enerji alanındaki ilişkilere dair, "Özellikle ABD'den olmak üzere LNG tedarikimizi önemli ölçüde artırdık." ifadesini kullanan Erdoğan, bunun Türkiye’nin tedarik zincirinde önemli bir konuma sahip olduğunu vurguladı. Erdoğan, Türkiye'nin pozisyonunun çok net olduğunun altını çizerek, "Millî çıkarlarımız ve enerji güvenliğimiz doğrultusunda hareket ediyoruz." görüşünü paylaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hidrokarbon ihtiyacının önemli bir bölümünü ithalata dayandıran bir ülke olarak, enerji güvenliğimizi etkileyebilecek tüm konularda temkinli ve dengeli bir yaklaşım izlemeliyiz." değerlendirmesinde bulundu. Türkiye'nin Ukrayna-Rusya Savaşı'nın dışında kalabilmesi sayesinde ileride yapılabilecek barış görüşmeleri için olası ev sahibi olma rolünü sürdürdüğünü vurgulayan Erdoğan, Ankara'nın aynı zamanda herhangi bir ateşkesin gözlemlenmesine de destek verebileceğini bildirdi. "TÜRKİYE, RUSYA VE UKRAYNA LİDERLERİYLE DOĞRUDAN KONUŞABİLEN TEK AKTÖR" "Türkiye, hem (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Sayın Putin hem de Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskıy ile doğrudan konuşabilen tek aktör konumunda." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin kapısının herkese açık olduğunu ve bunu hem Rus hem de Ukraynalı liderlere defalarca açık şekilde söylediğini aktardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Filistin'deki eylemlerini sert şekilde eleştirerek, Gazze'de kurulması beklenen Uluslararası İstikrar Gücü'nün Türkiyesiz bir senaryoda "meşruiyet sağlamakta zorlanacağının" altını çizdi. "Filistin tarafıyla sahip olduğumuz derin tarihsel bağlar, geçmişte İsrail ile işlettiğimiz güvenlik ve diplomasi kanalları ve bir NATO üyesi olarak bölgesel etkimiz sebebiyle böyle bir görev için kilit ülke konumundayız." değerlendirmesini yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Gazze'de kalıcı barış için her türlü sorumluluğu üstlenmeye hazır olduğu mesajını verdi.

Kazakistan’da "paralı asker" alarmı: Rus saflarında savaşanlara müebbet hapis istemi Haber

Kazakistan’da "paralı asker" alarmı: Rus saflarında savaşanlara müebbet hapis istemi

Rusya'nın Ukrayna’yı işgal girişimi sürerken, Kazakistan kendi topraklarından devşirilen ve Moskova’nın kirli savaşında tetikçilik yapan vatandaşlarına karşı tarihin en büyük yargı operasyonunu başlattı. 2025 yılı itibarıyla, Rus askerî oluşumlarına katılan Kazak vatandaşlarına yönelik açılan dava sayısı rekor kırarak 700’ü aştı. KREMLİN’İN PİYONLARINA AĞIR CEZA: MÜEBBET HAPİS İHTİMALİ Azatlık Radyosu tarafından gündeme taşınan habere göre, Rusya Savunma Bakanlığı veya eli kanlı paralı asker grubu Wagner ile sözleşme imzalayarak Ukrayna topraklarındaki işgal saldırılarına ortak olan sanıklar, Kazakistan Ceza Kanunu’nun en ağır maddeleriyle karşı karşıya kalıyor. Kremlin’in çıkarları için para karşılığı savaşanları kapsayan 170. madde uyarınca "paralı askerlik" suçundan ömür boyu hapse kadar uzanan cezalar istenirken; işgalci güçlerin safında silah kuşananlar 172. madde kapsamında "yabancı devlet topraklarında çatışmaya katılma" suçundan 9 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanıyor. Kazak yargısı, Rusya safında savaşan bu kişilerin suç kastıyla hareket ettiğini ve Kazakistan’ın millî güvenliğini doğrudan tehdit ettiğini tescil ediyor. Rusya'nın Ukrayna'ya karşı 2022 yılında başlattığı topyekûn işgal girişimi ve saldırıları öncesinde Kazakistan'da nadiren görülen vakalar, 2022 sonrasında büyük artış gösterdi. Öte yandan 2025 yılı başlarında Ukrayna merkezli "Yaşamak İstiyorum" projesinin Rusya saflarındaki paralı askerlerin verilerini yayımlamasıyla süreç farklı bir boyuta evrildi. 2024 yılında 183 olan toplam dosya sayısı, 2025 yılında devasa bir sıçrama yaparak 737’ye yükseldi. Söz konusu davalardan 709'u "yabancı devlet topraklarında çatışmaya katılma" bağlamında açılırken; 28 dava ise “paralı askerlik” suçlamasıyla kayıtlara geçti. RUSYA’NIN DEVŞİRME POLİTİKASI MİLLÎ GÜVENLİK TEHDİDİ Her ne kadar Astana yönetimi dış politikada dengeli bir tutum sergilemeye çalışsa da Kazak istihbarat birimleri, Rusya’nın Kazak vatandaşlarını cepheye sürmesini bir "millî güvenlik krizi" olarak görüyor. Deutsche Welle’ye konuşan istihbarat kaynakları, Moskova’nın devşirme faaliyetlerinin Kazakistan’ın egemenliğine yönelik gizli bir saldırı olduğunu açıkça ifade ediyor. MOSKOVA’NIN İHTİRASLARI KAZAK GENÇLERİNİ ÖLÜME SÜRÜKLÜYOR Rusya’nın hukuksuz işgalinin bedelini Kazakistan halkı da ödüyor. Yapılan araştırmalara göre, bugüne kadar Rusya saflarında Ukrayna’ya karşı savaşırken hayatını kaybeden Kazak vatandaşı veya Kazak asıllı kişi sayısı 200’e yaklaştı.

Kırımoğlu ve beraberindeki heyet TBMM'de: "Savaşı bitirmek için sadece sözler değil pratik destek lazım" Haber

Kırımoğlu ve beraberindeki heyet TBMM'de: "Savaşı bitirmek için sadece sözler değil pratik destek lazım"

Ukrayna-Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Eş Başkanı ve Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz, Ukrayna Milletvekili Kostyantın Kasay, Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl, Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Denis Zolotarov ve Kırım Millî Varlık Vakfı Başkanı Lenur Mambetov'un yer aldığı; Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu başkanlığındaki heyet, 18 Aralık 2025 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) Türk parlamenterle görüştü. Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) İstanbul Milletvekili Yahya Çelik başkanlığındaki heyette ise AK Parti Ordu Milletvekili İbrahim Ufuk Kaynak, AK Parti Çorum Milletvekili Yusuf Ahlatcı, AK Parti İstanbul Milletvekili Sevan Sıvacıoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer ve CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç yer aldı. ÇELİK: ÜLKEMİZ TÜM PLATFORMLARDA UKRAYNA'YA DESTEĞİNİ SÜRDÜRECEKTİR Görüşmede Yahya Çelik, "Türkiye adil ve kalıcı bir barışa ulaşılması için diyalog ve diplomasinin her zaman destekçisi olmuştur" diyerek, ABD'nin barışa yönelik diplomatik çabalarını memnuniyetle karşıladıklarını kaydetti. ABD tarafından önerilen planın kalıcı bir barış anlaşmasının inşası için stratejik bir çerçeve sunduğuna işaret eden Çelik, "İmzalanacak herhangi bir anlaşma uluslararası hukukun temellerini gözetmelidir. Bu konudaki karar tabiatıyla Ukrayna'nın ve Ukrayna halkının olacaktır. Ülkemiz dün olduğu gibi bugün ve yarın da ilgili tüm platformlarda Ukrayna'ya desteğini sürdürecektir." ifadelerini kullandı. "Bu yıl içerisindeki İstanbul'da gerçekleştirilen müzakerelerde insani konular başta olmak üzere diplomatik süreçte kayda değer ilerlemeler sağlanmıştır." diyen Çelik, gerek teknik düzeyde, gerekse liderler düzeyinde ileriki müzakere turlarına ev sahipliği yapmaya hazır olduklarını belirtti. KIRIMOĞLU: BİZİM İÇİN ADALET YALNIZCA ULUSLARARASI HUKUKUN ESAS ALINMASIYLA MÜMKÜN Millî lider Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, toplantıda yaptığı konuşmada Ukrayna-Rusya Savaşı'nın 2014'te Kırım Yarımadası'nın işgaliyle başladığını vurguladı. 2022 yılında başlayan topyekûn işgal girişiminde Rusya'nın iki gün içerisinde Kıyiv'i, bir hafta hafta içerisinde tüm Ukrayna'yı işgal edeceğini iddia ettiğini ancak bugün savaşın bin 380'inci gününde olduklarını kaydeden Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, edindikleri malumatlara göre Rusya'nın bu süreçte bir milyonun üzerinde kayıp verdiğini belirtti. Milli lider, savaşta Rusya kadar olmasa da Ukrayna olarak çok ciddi kayıp verdiklerini ve her gün çok kıymetli insanları kaybettiklerini dile getirdi. Kırımoğlu, tüm dünyadan adil barış çağrıları geldiğini ancak adil barışın herkes için başka bir anlam taşıdığını kaydederek, Rusya'nın açıkça Kırım, Herson, Zaporijjya, Donetsk ve Lugansk olmak üzere Ukrayna'nın 5 bölgesinin Rus toprağı olarak tanınması istediğinin altını çizdi. Rusya'nın taleplerini açık açık dile getirdiklerini ve tekrarladıklarını söyleyen Kırımoğlu, "Rusların adaleti işte bu; bizim topraklarımızı işgal edecek, onu Rus toprağı olarak tanıyacağız. Oysa bizim için adalet ve barış yalnızca uluslararası hukukun esas alınmasıyla mümkün." dedi. ABD tarafından teklif edilen 28 maddelik barış planına değinen Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, "Son yüz yıl içerisinde böyle adaletsiz bir proje görülmemiştir" şeklinde konuştu. Kırımoğlu, imzalanacak antlaşmanın uluslararası kaidelere uygun olmadığı bir senaryoda bunun sadece daha kanlı bir savaş için mola vermek olacağını vurguladı. 2014'te Kırım'ın işgal edilmesinden bugüne değin daima Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne verdiği destekten ötürü Türkiye'ye daima minnettar olduklarını belirten Kırımoğlu, 2025 yılı içerisinde New York ve Stockholm’de gerçekleşen Kırım Platformu zirvelerinde yapılan çıkışların Ukrayna kamuoyunda büyük yankı uyardığını kaydetti. "EĞER KIRIM YARIMADASI KURTULMAZSA KIRIM TATAR HALKININ GELECEĞİ YOK" Millî lider, Kırım Tatarları olarak 1944 Sürgünü ve Soykırımı sonrasında yarım asır boyunca vatana dönüş için mücadelere ettiklerini anımsatarak; 2014 yılında yaşanan işgal sonrasında yeniden vatanlarını terk etmek zorunda bırakıldıklarını ve bu sürecin hâlen devam ettiğini dile getirdi. Adı konulmamış bu sürgün sürecinin Kırım Tatar halkını tüm dünyaya dağıttığına ve 40-50 farklı ülkede yaşama tutunmak zorunda kaldıklarına işaret eden Kırımoğlu, "Eğer Kırım Yarımadası kurtulmazsa Kırım Tatar halkının geleceği yok. Ya insanlar yine vatanlarını terk edecek ya da orada Ruslaştırılacak ve millî kimliklerini kaybedecek; mankurt olacak. Elbette, Kırım'ın kurtarılması Ukrayna için toprak bütünlüğünün sağlanması noktasında önemli ama biz Kırım Tatarları için yer yüzünde millet olarak kalmak ya da yok olmak meselesidir." ifadelerini kullandı. Türkiye'de son süreçte Kırım'dan kimi işbirlikçilerin Rusya tarafından getirilerek, Türk kamuoyunu aldatmak ve Kırım'da her şeyin normal ve iyi olduğu yalanını yaymak için etkinliklerin düzenlendiğine işaret eden Kırımoğlu, bu konuda Türkiye'nin dikkat etmesi gerektiğine dikkat çekti. Türkiye'nin ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın savaş sürecinde almış olduğu pozisyondan çok memnun olduklarını yineleyen ve teşekkür eden Kırımoğlu, "Ama bu savaşı bitirmek için sadece açıklamalar yeterli değil pratik destek de bekliyoruz." dedi. ÇİYGÖZ'DEN TBMM HEYETİNE DAVET Ukrayna Milletvekili ve KTMM Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz ise görüşmede, TBMM heyetini bir kez daha Ukrayna'ya gelip oradaki durumu kendi gözleriyle görmeye davet etti. Öte yandan mevcut barış planlarının bir geleceğinin olmadığının altını çizen Ahtem Çiygöz, Ukrayna halkının ve parlamentosunun bu planları kabul etmeyeceğini söyledi. Ukrayna Milletvekili Kostyantın Kasay da Türk mevkidaşlarını Ukrayna'ya davet ederek, Ukrayna'daki mevcut durumu aktardı. Rus saldırıları sebebiyle ülkede elektrik hizmetinin tam anlamıyla verilemediğine dikkat çeken Kasay, "Bugün Rusya Federasyonu ve Rusya ordusu Ukrayna devletiyle ya da ordusuyla savaşmıyor. Ukrayna halkına ve sivillere karşı bir savaş veriliyor" dedi.

Ukrayna-Rusya Savaşı sonrası önemi artan Orta Koridor'un geleceği Ankara'da ele alındı Haber

Ukrayna-Rusya Savaşı sonrası önemi artan Orta Koridor'un geleceği Ankara'da ele alındı

Türkiye ve Azerbaycan başta olmak üzere Türk dünyası için Orta Koridor'un ekonomik ve sosyal önemi, Gazi Üniversitesinde düzenlenen panelde değerlendirildi. Gazi Üniversitesi Türk Dünyası Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÜRKDAM), Azerbaycan Uluslararası İlişkiler Analiz Merkezi ile Türkiye Politik ve Stratejik Araştırmalar Vakfı (TÜRPAV) ortaklığında tertip edilen "Kafkasya ve Orta Koridor'un Geleceği: Ekonomi, Ulaşım ve Enerji" başlıklı panel, 9 Aralık 2025 tarihinde Mimar Kemaleddin Konferans Salonu'nda gerçekleştirildi. Panele, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Trabzon Milletvekili Adil Karaismailoğlu, Türkiye-Azerbaycan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Şamil Ayrım, Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Uğur Ünal, Azerbaycan'ın Ankara Büyükelçiliği Siyasi İşler Müsteşarı Eldar Aliyev, Azerbaycan Devlet Televizyonu Şubesi Müdürü ve Azebaycan Devlet Üniversitesi Öğretim Görevlisi Mahir Garibov, Bakü Network Araştırma Merkezi Başkan Yardımcısı Sahil Kerimli ve Azerbaycan Uluslararası İlişkiler Analiz Merkezi Uzmanı Fuat Abdullayev ile çok sayıda davetli katıldı. ORTA KORİDOR TÜRK DÜNYASININ JEOPOLİTİĞİNİ DAHA KIYMETLİ HÂLE GETİRECEK TÜRPAV Başkanı Dr. Sinan Demirtürk, açılışta yaptığı konuşmasında Orta Koridor'un ilerleyen yılların en çok konuşulan akslarından birini oluşturacağını söyledi. Bu koridorun, Türk devletleri arasında barış ve ekonomi koridoru da oluşturacağına işaret eden Demirtürk, Türk dünyasının ekonomik, sosyal ve kültürel birleşmesini hızlandırabileceğini dile getirdi. Dr. Sinan Demirtürk, üzerinde terörün ve istikrarsızlığın bulunmadığı bir coğrafya olarak Orta Koridor'un, Türk devletlerinin dünya jeopolitiğindeki yerini daha da kıymetli hale getireceğini kaydetti. UKRAYNA-RUSYA SAVAŞI, ORTA KORİDORUN ÖNEMİNİ ARTIRDI Gazi Üniversitesi TÜRKDAM Müdürü Prof. Dr. Bülent Aksoy da İpek Yolu'nun 21. yüzyılda revize edilerek, yeniden canlandırılmasının yakın dönemin en önemli konuları arasında yer aldığı ifade etti. Ukrayna-Rusya Savaşı dolayısıyla Kuzey Koridoru'nun güvensiz bir hâle geldiğini dile getiren Aksoy, aynı zamanda bu durumun Orta Koridor'un önemini artırdığına dikkat çekti. "SON GÜNLERDE GÜNDEMDE OLAN ZENGEZUR HATTIYLA DAHA ÇOK ÖNE ÇIKIYOR" Azerbaycan'ın Ankara Büyükelçiliği Siyasi İşler Müsteşarı Eldar Aliyev konuşmasında, Azerbaycan'ın Türkiye ile Türkistan arasındaki bağlantı konumunda bulunduğuna dikkat çekerek, "Bağımsızlıktan itibaren Türkiye ile beraber gerçekleştirdiğimiz tüm projelerin aslında temeli bir bağlantısallık üzerineydi, bir ulaştırma üzerineydi. Önce Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı, Bakü-Tiflis-Erzurum, sonra TANAP'a dönüşen bu doğal gaz hattı, Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattı, enerjinin ve ürünlerin ulaştırıldığı Doğu-Batı arasında ticaretin merkezini bu bölgeye çekmek amaçlıydı. Bu projelerin ekonomik ve aynı zamanda bu bölgenin siyasi, jeopolitik önemini artıran bir yönü vardı. Bu konu özellikle son günlerde gündemde olan Zengezur hattıyla daha çok öne çıkıyor." dedi. Ermenistan'ın Zengezur bölgesinin Sovyetler Birliği kurulduktan sonra Azerbaycan'dan koparılıp Ermenistan'a bağlanan bir bölge olduğunu dile getiren Eldar Aliyev, "O bölge tamamen Azerbaycan Türklerinin nüfus olarak yoğunlukta olduğu bir bölgeydi. Daha sonra önce siyasi olarak Ermenistan'a bağlandı. Daha sonra Sovyet yönetimi tarafından 1948'de Ermenistan'tan Azerbaycan Türklerinin zorunlu göçe tabir tutulması, en sonunda 1988'de tamamen etnik temizlik gerçekleştirilmesiyle Türkiye ile Azerbaycan arasında ve Azerbaycan'ın 2 parçası Nahçıvan ve Doğu Zengezur arasında bağlandı koparıldı; Türkiye ile Azerbaycan arasında direkt hat koparıldı. Şu an üçüncü bir ülkeden geçmeden Türkiye ile Azerbaycan'ın birbirine ulaşması imkansız. O yüzden Zengezur Koridoru'nun güvenli ve üçüncü tarafların herhangi bir müdahalesi olmadan ulaşıma açılması bizim için Türk dünyasının bütünlüğü açısından bir önemli" ifadelerini kullandı. ÜNAL: GELECEK ÇİZİLİRKEN TARİH UNUTULMAMALI Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Uğur Ünal da üniversitenin, Türk dünyasıyla ilgili birçok programa ev sahipliği yaptığını belirtti. Kafkasya ve Türk dünyasının geleceği üzerine yapılan konuşmaların önemine vurgu yapan Prof. Ünal, gelecek vizyonu çizilirken tarihi sürecin de unutulmaması gerektiğini söyledi. Ünal, uzun bir süredir Türkiye ve Azerbaycan'ın devlet başkanları ve gelecek misyonuyla, meselelere ortak çözümler ürettiğini ve önemli yol haritaları çizdiğini dile getirdi. "POLİTİKALARIN GERÇEKLEŞTİRİLMESİNDE TÜRK DEVLETLERİ TEŞKİLATI VE TÜRKİYE ARASINDAKİ İLİŞKİLER ÇOK ÖNEMLİ" TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı Adil Karaismailoğlu ise, açılışta yaptığı konuşmada, Türkiye'nin coğrafi konumuyla birçok avantaja sahip olduğunu söyledi. Lojistiğin ve taşımacılığın üzerinden geçtiği ülkelerin önemini artırdığını belirten Karaismailoğlu, dünyada 33 trilyon dolarlık ticaret hacmi olduğunu ve bunun yüzde 80'inden fazlasının Uzak Asya, Avrupa ve Kuzey Amerika arasında dolaştığını ifade etti. Karaismailoğlu, Uzak Asya'dan ticarette, Türkiye ve Türkistan coğrafyasının kritik bir noktada olduğuna işaret ederek, Türkiye'nin son yıllarda yaptığı ulaştırma yatırımlarının, Orta Koridor'un önünü tamamen açtığını vurguladı. Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu ve Marmaray ile Çin'den Londra'ya kadar kesintisiz bir demir yolu sağladığının altını çizen Karaismailoğlu, "Bu politikaların gerçekleştirilmesinde özellikle Türk Devletleri Teşkilatı ve Türkiye arasındaki ilişkiler çok önemli. Hem kapasitenin artırılması hem de güzergahtaki yoğunluğun ortadan kaldırılması için de önemli çalışmalar var." dedi. KARAİSMAİLOĞLU: ZENGEZUR KORİDORU TAMAMLANDIĞINDA ORTA KORİDOR'UN EN ÖNEMLİ DAMARI OLACAK Kuzey Koridoru'nun Rusya-Ukrayna Savaşı, Güney Koridoru'nun ise Kızıldeniz'de artan saldırılar, sigorta maliyetleri ve uzun transfer süreçleri nedeniyle önemini kaybettiğini söyleyen Karaismailoğlu, Çin-Avrupa ticaretinin yeni bir rota aradığını dile getirdi. Karaismailoğlu, Türkiye'nin, Asya-Avrupa-Orta Doğu'nun kesiştiği en stratejik transit merkezi olduğunu belirtti. Orta Koridor'un en önemli noktasının Zengezur Koridoru olduğuna işaret eden Karaismailoğlu, "Zengezur Koridoru tamamlandığında direkt Bakü ile bağlantımız kesintisiz bir şekilde sağlanmış olacak. Bu da Orta Koridor'un en önemli damarı olacak." ifadesini kullandı. Açılış konuşmalarının akabinde; Kazakistan Ramazan Bimasevik Süleymanov Doğu Araştırmaları Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kaster Sarkıthan, Azerbaycan Devlet Televizyonu Tarih Şubesi Müdürü ve Azebaycan Devlet Üniversitesi Öğretim Görevlisi Mahir Garibov, Bakü Network Araştırma Merkezi Başkan Yardımcısı Sahil Kerimli ve Azerbaycan Uluslararası İlişkiler Analiz Merkezi Uzmanı Fuat Abdullayev'in konuşmacı olarak yer aldığı "Kafkasya ve Orta Koridor'un Geleceği: Ekonomi, Ulaşım ve Enerji" paneli Gazi Üniversitesi TÜRKDAM Müdürü Prof. Dr. Bülent Aksoy moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Panelde, Orta Koridor'un bölgeye ekonomik ve sosyal etkileri, ulaşım ve lojistiğin güvenliğindeki yeri ve Türkiye ile bölge arasındaki bütünlük açısından önemi gibi konular, uzmanlar tarafından tartışıldı.

Bakan Fidan: Trump'ın yapmak istedikleri Türkiye'nin çıkarlarıyla örtüşüyor Haber

Bakan Fidan: Trump'ın yapmak istedikleri Türkiye'nin çıkarlarıyla örtüşüyor

Katar'ın başkenti Doha'da "Adalet Eylemde: Vaatlerden İlerlemeye" temasıyla gerçekleşen "Doha Forum 2025" başladı. Bu yıl 23.'sü düzenlenen forumun "Parçalanma Çağında Arabuluculuk" başlıklı açılış oturumunda konuşan Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ukrayna-Rusya Savaşı'na ilişkin olarak devam eden süreci yorumladı. "SAVAŞI SONLANDIRMANIN TEK GERÇEKÇİ YOLU, TARAFLARI BARIŞ MÜZAKERELERİNE YÖNLENDİRMEKTİR" ABD’nin yokluğunda Avrupa’nın daha yaratıcı, daha dirençli ve dayanıklı çözümlere ihtiyaç duyduğunun görüldüğünü söyleyen Hakan Fidan, "Bana göre bu savaşı sonlandırmanın tek gerçekçi yolu, tarafları inançla ve gerektiğinde zorlayarak barış müzakerelerine yönlendirmektir. Nitekim müzakereler halihazırda devam ediyor. Avrupa’nın Rusya’ya güvenmemek için pek çok sebebi var; aynı şekilde Rusya’nın da kimseye güvenmemek için birçok gerekçesi bulunuyor." ifadelerini kullandı. Avrasya bölgesinde pek çok sıkıntıyla karşı karşıya olduklarını belirten Fidan, Ukrayna'da, Gazze'de ve Suriye'de işlerin yoluna girmesi için çaba yürütüldüğünü dile getirdi. "Şu anda arabuluculuk ve barış inşası faaliyetleri kapsamında (ABD Başkanı Donald) Trump'ın yapmak istedikleri Türkiye'nin çıkarlarıyla örtüşüyor." şeklinde konuşan Bakan Fidan, Ukrayna'da ve Gazze'de ateşkes istediklerini belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.