SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ukrayna-Rusya Savaşı

QHA - Kırım Haber Ajansı - Ukrayna-Rusya Savaşı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ukrayna-Rusya Savaşı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ukrayna’da savaşın eğitim bilançosu: Rus saldırıları 423 okulu tamamen yıktı Haber

Ukrayna’da savaşın eğitim bilançosu: Rus saldırıları 423 okulu tamamen yıktı

Ukrayna Parlamentosu İnsan Hakları Yetkilisi (Ombudsman) Dmıtro Lubinets, 9 Eylül 2026 tarihinde sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Rusya’nın eğitim kurumlarını sistematik bir şekilde hedef aldığını, bunun Ukraynalı çocukların eğitim hakkını doğrudan tehdit ettiğini belirtti. “Okul bir hedef olmamalıdır. Çocuklar derse gitmekten korkmamalıdır. Öğretmenler patlama sesleri eşliğinde ders vermemelidir.” ifadelerini kullanan Lubinets, savaşın milyonlarca Ukraynalı çocuk için bu koşulları günlük yaşamın bir parçası hâline getirdiğini belirtti. "4 BİN 650’DEN FAZLA EĞİTİM KURUMU HASAR GÖRDÜ" Lubinets, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı geniş çaplı işgalden bu yana 4 bin 650’den fazla eğitim kurumunun hasar gördüğünü, 423’ünün ise tamamen yıkıldığını bildirdi. Saldırılardan ilkokul, ortaokul ve liselerin yanı sıra anaokulları, üniversiteler ve mesleki eğitim kurumlarının da etkilendiğini belirten Lubinets, söz konusu kurumların Ukraynalı çocukların geleceklerini inşa ettikleri yerler olduğunun altını çizdi. Lubinets, “Sivil hedeflere yönelik saldırılar ve eğitim altyapısının kasıtlı olarak tahrip edilmesi, uluslararası insani hukuk kurallarıyla bağdaşmaz.” ifadelerini kullandı. İŞGAL ALTINDAKİ BÖLGELERDE RUS PROPAGANDASI DAYATILIYOR Lubinets ayrıca, Rusya’nın işgali altındaki Ukrayna topraklarında eğitim yoluyla Ukraynalı kimliğini hedef aldığını belirtti. Rusya’nın bu bölgelerde çocuklara kendi eğitim sistemini, propagandasını ve çarpıtılmış tarih anlatısını dayattığını kaydeden Lubinets, bu uygulamaların “Ukrayna’nın geleceğini yok etmeye yönelik sistematik bir politika” olduğunu vurguladı. Ukrayna Ombudsmanı, Rusya’nın Ukraynalı çocukların eğitim hakkına yönelik eylemlerinden sorumlu tutulması gerektiğini belirterek, “Rusya, Ukraynalı çocukların yok edilen eğitim imkânından sorumludur.” dedi.

Zelenskıy, ABD ile yeni görüşmeler için BM zirvesini işaret etti Haber

Zelenskıy, ABD ile yeni görüşmeler için BM zirvesini işaret etti

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, barış müzakereleri kapsamında Ukrayna ile ABD arasında yapılacak yeni görüşmeler için eylül sonunda New York’ta düzenlenecek Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunu önerdi. Zelenskıy, Axios’a verdiği röportajda, Ukrayna’nın sonbaharda diplomatik girişimlerini artırmayı planladığını belirterek, önümüzdeki iki ay içinde barış sürecini yeniden canlandırmayı hedeflediklerini söyledi. GÖRÜŞMELER İÇİN NEW YORK ÖNERİSİ Ukrayna ile ABD arasındaki yeni görüşmelerin eylül sonunda New York’ta yapılabileceğine işaret eden Zelenskıy, BM Genel Kurulunun bu görüşmeler için uygun bir zemin oluşturabileceğini ifade etti. Zelenskıy, BM Genel Kurulunun ABD ile temasların sürdürülmesi ve bundan sonraki müzakereler için uygun bir formatın belirlenmesi açısından değerlendirilebileceğini kaydetti. Diplomatik sürecin ilerletilmesi için önlerinde eylül ve ekim aylarının bulunduğunu belirten Zelenskıy, “Konuşup bir yol bulmak için önümüzde eylül ve ekim ayları var.” dedi. Sonuç alınabilmesi için görüşmelerin yeniden başlaması gerektiğini vurgulayan Zelenskıy, “Diyalog olmadan bir sonuç elde edemeyiz.” ifadelerini kullandı. ÜÇLÜ GÖRÜŞME İHTİMALİ MASADA Zelenskıy, Ukrayna, ABD ve Rusya’nın katılacağı yeni bir üçlü görüşme turunun düzenlenebileceğini de söyledi. Böyle bir toplantı için henüz nihai bir karar alınmadığını belirten Zelenskıy, tarafların bundan sonraki müzakere sürecinin formatına karar vermesi gerektiğini ifade etti. Zelenskıy ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump’ın kış ayları öncesinde “gerçek” müzakerelerin başlatılması için bir yol bulabileceğini umduğunu dile getirdi.

Witkoff ve Kushner: Moskova’da ilerleme sağladık, yakın zamanda üçlü görüşme bekliyoruz Haber

Witkoff ve Kushner: Moskova’da ilerleme sağladık, yakın zamanda üçlü görüşme bekliyoruz

ABD Başkanı Donald Trump’ın Özel Temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, Moskova ziyaretlerinin ardından Ukrayna-Rusya Savaşı’nın sona erdirilmesine yönelik müzakerelerde önemli ilerleme kaydedildiğini ve yakın zamanda üçlü görüşmelerin duyurulmasını umduklarını açıkladı. Witkoff ve Kushner, görüşmelerin ardından Kıyiv’de gazetecilere açıklamalarda bulundu. Witkoff, Moskova’da gerçekleştirilen görüşmelerde önemli ilerleme sağladıklarını belirterek yeni fikirlerin gündeme geldiğini söyledi. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy’ın üçlü görüşmelerden söz ettiğini hatırlatan Witkoff, bu toplantının yakın zamanda duyurulmasını umduklarını ifade etti. Moskova’da ele alınan çok sayıda önemli ve ikna edici fikrin Kıyiv’deki görüşmelerde de gündeme getirildiğini aktaran Witkoff, taraflar arasındaki iş birliğinin kritik önem taşıdığını vurguladı. KUSHNER: “ÇOK İYİ BİR DİYALOG GERÇEKLEŞTİRDİK” Kushner ise Moskova’da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile çok sayıda öneriyi ele aldıklarını belirtti. Daha önce sonuç vermeyen fikirlerin yanı sıra kalıcı bir barışın sağlanması için gerekli unsurların da değerlendirildiğini söyledi. Kushner, görüşmelerde Rusya’nın, Ukrayna’nın ve dünyanın bu süreçten ne elde edebileceği üzerinde durduklarını belirterek, Putin ile görüşmeyi “çok iyi bir diyalog” olarak nitelendirdi. Kushner, “Çok sayıda soru sorduk, o da çok sayıda soru sordu.” ifadelerini kullandı. MOSKOVA’NIN ARDINDAN KIYİV ZİYARETİ ABD’nin Özel Temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, 5 Eylül’de Moskova’da Vladimir Putin ile üç saatten uzun süren bir görüşme gerçekleştirmişti. İki temsilci, 6 Eylül’de ise Kıyiv’e gelerek Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy ile Birleşik Krallık, Almanya ve Fransa’nın millî güvenlik danışmanları görüştü. Görüşmelerde savaşın sona erdirilmesi, müzakere sürecinin yeniden başlatılması, Ukrayna’ya güvenlik ve ekonomik garantiler sağlanması ile kış dönemi için hava savunma ve enerji desteği ele alındı. Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskıy, tarafların yakın zamanda yeniden bir araya gelme konusunda anlaşmaya vardığını bildirdi.

Türkiye'den BM'de kritik çıkış: "Kırım Tatarlarının hakları ve güvenliği Türkiye için hayati önemde" Haber

Türkiye'den BM'de kritik çıkış: "Kırım Tatarlarının hakları ve güvenliği Türkiye için hayati önemde"

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunda Ukrayna-Rusya Savaşı'na ilişkin son gelişmelerin ele alındığı oturumda Türkiye'nin barış odaklı diplomatik duruşu ve ilkeleri bir kez daha vurgulandı. Türkiye'nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, toplantıda yaptığı konuşmada, sahada tırmanan gerilimden duyulan endişeyi dile getirerek müzakere masasına dönülmesi çağrısında bulundu. BM Genel Kurulu'nda düzenlenen ve Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin son durumun ele alındığı toplantıya katılan Büyükelçi Yıldız, Türkiye'nin sürece ilişkin yaklaşımını ve barış çabalarını anlattı. Ahmet Yıldız, "Şu anda, diplomatik süreçteki çıkmazın sürmesi nedeniyle çok sayıda sivil kaybına ve hasara yol açan savaşın tırmanmasından endişe duyuyoruz." şeklinde konuştu. "TÜRKİYE, UKRAYNA’DA ADİL VE KALICI BİR BARIŞIN SAĞLANMASINA KARARLIDIR" Savaşın sürmesinin en büyük faturasının yine siviller tarafından ödendiğini kaydeden Yıldız, "Rusya ile Ukrayna arasındaki müzakere sürecini yeniden canlandırmak hayati önem taşıyor. Bu bağlamda, BM'nin üstlenmesi gereken daha büyük bir rol var." ifadelerini kullandı. Türkiye'nin başından beri savaşa diplomatik bir çözüm bulunması konusunda kararlı bir yol izlediğini ve bunun için müzakerelere aracılık ettiğini anımsatan Yıldız, Ankara'nın diplomasiyi önceleyen bu duruşunun aynı şekilde devam ettiğini vurguladı. "Barışın sağlanması için zorlu uzlaşmalar gerekecektir." diyen Büyükelçi Yıldız, tarafların barış için gereken adımları atması ve müzakerelere dönülmesi gerektiğini dile getirdi. Diplomatik sürece ilişkin ümitlerin halen sürdüğünü de kaydeden Yıldız, "Rusya ile Ukrayna arasında yapılacak yeni müzakere turlarının sürece yeni bir ivme kazandıracağını ve bunun da nihayetinde barışa giden yolu açacağını umuyoruz. Diplomasiyle bu savaşın sona ermesi için çalışmaya devam edeceğiz. Türkiye, uluslararası hukuk ilkeleri ve BM Şartı’na dayalı olarak Ukrayna’da adil ve kalıcı bir barışın sağlanmasına kararlıdır." diye konuştu. "KIRIM TATARLARININ ANA VATANLARINDA GÜVENLİK VE HAYSİYET İÇİNDE YAŞAMA İMKANLARI TÜRKİYE İÇİN BÜYÜK ÖNEM TAŞIMAKTADIR" Yıldız konuşmasında ayrıca, Kırım Tatarlarının durumunu yakından takip etmeye devam ettiklerini ifade etti. "Ortak tarihimiz göz önüne alındığında, akrabalarımız olan Kırım Tatarlarının refahı, kimliklerinin, kültürlerinin, dillerinin ve haklarının korunması ile ana vatanlarında güvenlik ve haysiyet içinde yaşama imkanları Türkiye için büyük önem taşımaktadır." diyen Yıldız, Kırım Tatarlarının kültürel mirasının korunması gerektiğini vurguladı. Büyükelçi Yıldız, 2014 yılında Kırım’ın işgalinden bu yana Ukrayna’nın toprak bütünlüğü konusunda Türkiye'nin tavrının net olduğunu belirterek, bu yaklaşımın uluslararası hukuk temelinde süreceğini vurguladı.

Bakan Fidan'dan yeni Tahıl Koridoru açıklaması: "Hazırladığımız bir çalışma var" Haber

Bakan Fidan'dan yeni Tahıl Koridoru açıklaması: "Hazırladığımız bir çalışma var"

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan üst düzey diplomatik ve askerî heyetlerini bir araya getiren Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamındaki ilk Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi Toplantısı, 31 Ağustos 2026 tarihinde İstanbul'daki Çırağan Sarayı'nda gerçekleştirildi. Toplantıya Türkiye adına Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu katıldı. Zirvede Pakistan heyetini Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, Federal Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif ve Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Münir temsil ederken; Suudi Arabistan heyetinde ise Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, Savunma Bakanı Halid bin Selman ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Fayyadh Bin Hamed Al-Ruwaili yer aldı. KARADENİZ'DE SEYRÜSEFER GÜVENLİĞİ Komite toplantısının ardından düzenlenen basın toplantısında Karadeniz'deki seyrüsefer güvenliği ve ticari gemilerin hedef alınmasına ilişkin bir soruyu yanıtlayan Fidan, konunun giderek küresel boyut kazandığını söyledi. Fidan, şu ifadeleri kullandı: Bu gerçekten büyük bir sorun olmaya devam ediyor. Sadece Karadeniz güvenliği için değil, artık global gıda güvenliği için de büyük sorun oluyor. Rusya ve Ukrayna'dan dünya piyasalarına ulaşması gereken tahıl ürünlerinin sevkiyatında yaşanan sorunların birçok ülkeyi etkilediğini belirten Fidan, bu ülkelerin sorunun çözümü konusunda Türkiye'den destek talep ettiğini aktardı. “HER İKİ TARAFLA DA TEMAS HÂLİNDEYİZ” Türkiye'nin konuya ilişkin bir çalışma hazırladığını açıklayan Fidan, Moskova ve Kıyiv ile temasların sürdüğünü bildirdi. Geçmişte Karadeniz Tahıl Girişimi'nin oluşturulmasında üstlendiği diplomatik role işaret eden Fidan, gerekli koşulların oluşması hâlinde benzer bir anlaşmanın yeniden hayata geçirilebileceğini belirterek şunları söyledi: Bizim hazırladığımız bir çalışma var. Her iki tarafla da temas hâlindeyiz bu çalışma üzerinden. Geçmişte yaptığımız gibi inşallah gerekli şartların oluşması durumunda Tahıl Anlaşması'na benzer bir anlaşmayı daha yapmak için çalışıyoruz. Ukrayna-Rusya Savaşı'nın geldiği noktaya ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Fidan, savaşın niteliğinin değiştiğine dikkat çekti. Fidan, savaşın bir yıpratma savaşı olmaktan çıkarak tarafların birbirlerine daha büyük zarar verdiği bir yok etme savaşına dönüştüğünü ifade etti. Tarafların birbirlerine ve bölgeye verdiği zararın önüne geçilmesi gerektiğini vurgulayan Fidan, bu doğrultudaki diplomatik çalışmaların devam ettiğini kaydetti.

Kırımoğlu: TDT, Kırım’ın işgali karşısında pozisyon almalı! Haber

Kırımoğlu: TDT, Kırım’ın işgali karşısında pozisyon almalı!

Kırım Tatarlarının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik topyekûn işgal saldırılarını yoğunlaştırdığı süreçte, savaşın gidişatı, işgal altındaki Kırım’daki gelişmeler, Kırım Tatarlarının yaşadığı baskılar ve Türk dünyasının Kırım meselesine yaklaşımına ilişkin QHA’nın sorularını yanıtladı. Ukrayna-Rusya Savaşı’nın bütün şiddetiyle devam ettiğini ve son zamanlarda hava saldırılarının sıklığının arttığını belirten Kırımoğlu, “Rusya, füze ve SİHA saldırılarını aralıksız sürdürüyor. Günde yaklaşık 50 ile 60 arasında hava saldırı alarmı uyarısı yapılıyor. Ancak Rusya ağır kayıplar veriyor. Savaş süresince bir milyon 475 bin asker etkisiz hâle getirildi. Bunların yaklaşık 400 bini ölü, kalanı yaralı, esir ve kayıp.” diye konuştu. “RUSYA’NIN KARADENİZ FİLOSU YOK EDİLDİ” Kırımoğlu, Ukrayna’nın Rusya’ya karşı güçlü bir karşı saldırı yaptığına işaret ederek şu değerlendirmede bulundu: Rusya’nın Karadeniz Filosu neredeyse yok edildi. Rusya, Azak Denizi’ne iç göl gibi bakıyordu. Şimdi Azak’a gemi sokmaya bile korkuyorlar. Kırım’da Ukrayna operasyonları nedeniyle, işgalden sonra yarımadaya gelen Ruslar kaçacak yer arıyor. Kırım’daki işgalci askerler bile ailelerini Rusya’ya gönderiyor. Çünkü biliyorlar ki Kırım, Rusya’da kalmayacak. Öte yandan Kremlin diktatörü Putin’in barış için direttiği şartların Ukrayna’nın tamamen teslim olması anlamına geleceğini dile getiren Kırımoğlu, “Rusya, emellerine ulaşıncaya kadar bu savaşı sürdürmeyi planlıyor. Kırım başta olmak üzere Donetsk, Luhansk, Zaporijjya ve Herson’un Rus toprağı olarak tanınmasını istiyorlar. Rusya, Kırım’dan, işgal altındaki Ukrayna topraklarının son karışından çıkıncaya kadar bu savaş bitmeyecek.” ifadelerini kullandı. “RUS PROPAGANDASI BÜYÜK ÖLÇÜDE TESİRSİZ” Kırımoğlu, Rusya’nın işgal altındaki Kırım’da yeni nesiller üzerinde ciddi bir propaganda faaliyeti yürüttüğünü, ancak Kırım Tatarlarının dirayetli duruşu nedeniyle bu propagandanın büyük ölçüde başarısız olduğunu belirtti. “Sovyetler Birliği’nin 70 yıl boyunca sürdürdüğü Rus Sovyet propagandasının bize hiçbir tesiri olmadı. Neyin gerçek neyin yalan olduğunu anne babalarımız bize anlatıyordu.” diyen Kırımoğlu, işgal sonrası Rus propagandasının tesiri altında kalanların bu süreci çok çabuk atlatabileceklerini kaydetti. İşgal altındaki Kırım’da Ruslaştırma politikaları nedeniyle bazı çocukların anadilleri Kırım Tatarca yerine Rusça konuştuğunu bunun temel sebebinin yarımadadaki ağır baskı atmosferi olduğunu belirtti. “TÜRKİYE’NİN KIRIM PLATFORMU ZİRVESİ’NDE YER ALMASI OLDUKÇA ÖNEMLİ” 6. Kırım Platformu Zirvesi’nin bu yıl ABD’nin New York’taki Birleşmiş Milletler (BM) Genel Merkezinde düzenleneceği bilgisini paylaşan Kırımoğlu, Türkiye’nin bu zirvede güçlü bir biçimde yer almasının Kırım Tatarları açısından oldukça önemli olduğunun altını çizdi. Kırımoğlu, “Geçen sene Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, bu zirvede çok iyi bir konuşma yapmıştı. Bu konuyla ilgili görüşmelerimizi de yaptık. Türkiye’nin bu zirveye katılması çok önemli. Ukrayna Cumhurbaşkanı (Volodımır) Zelenskıy, bu konuda bizden ricacı da olmuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu zirveye katılması bizi gerçekten memnun eder.” ifadelerini kullandı. “UKRAYNA GÖZLEMCİ ÜYELİK İÇİN TDT NEZDİNDE GİRİŞİMDE BULUNDU” Ayrıca, Ukrayna’da yüzbinlerce Türk'ün yaşadığını ve bu kapsamda Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) bünyesinde Ukrayna’nın gözlemci üye olup olmayacağına yönelik çeşitli zamanlarda görüşmeler yürüttüklerini belirten Kırımoğlu, “Ukrayna’da yaşayan sadece Kırım Tatarı sayısı 350 bin civarında bunun yanında Azerbaycan Türkleri, Kazan Tatarları da olmak üzere ciddi bir seviyede Türk nüfusu var. TDT Genel Sekreteri ile Ukrayna’nın gözlemci üye statüsüne ilişkin bir görüşmem de oldu. Ancak müspet bir gelişme yaşanmadı.” diye konuştu. Rusya’nın da TDT’ye gözlemci üye olmak istediği yönünde bilgi aldıklarını bildiren Kırımoğlu, Rusya Federasyonu bünyesinde de pek çok Türk halkının yaşadığını ama Rusya’nın TDT’ye kabul edilmesinin mümkün olmadığını bu nedenle Ukrayna’nın da önünün tıkandığını aktardı. “TDT, KIRIM’I GÜNDEMİNE ALMALI” Kırımoğlu, TDT 13. Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’nin ekim ayında Türkiye’de düzenleneceğini anımsatarak, “Bu gibi toplantılarda Kırım’ı konuşmak, Kırım’ı anlatmak ve işgal karşısında net bir pozisyon alınması gerçekten iyi olur. Ukrayna Dışişleri Bakanlığının bu hususta bir müracaatı var ancak henüz bir gelişme olmadı.” dedi. Türk dünyasının, Rusya’nın Kırım’ı işgali ve Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı saldırıları karşısında ortak bir tutum sergileyemediğini ve “darmadağınık” bir görünüme sahip olduğunu söyleyen Kırımoğlu, bazı Türk devletlerinin Rusya’yı desteklediğini ve bunun “anormal” bir durum olduğunu söyleyerek, “İnsanların Kırım’da ve Ukrayna’da yaşananlar hakkında bilgilendirmemiz ve çok çalışmamız gerekiyor. Ancak bunun için yeterince gücümüz yok.” şeklinde konuştu. “MEKKE ORTAK SAVUNMA ANLAŞMASI POTANSİYELE SAHİP” Bununla birlikte Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı da değerlendiren Kırımoğlu, anlaşmanın beraberinde büyük bir potansiyel taşıdığını belirterek şu ifadeleri kullandı: Suudi Arabistan, epeyce bir potansiyele sahip. Pakistan, nükleer bir güç. Türkiye de liderliğiyle ve bölgesel etkisiyle önemli bir aktör. Mısır’ın da bu anlaşmaya dâhil olacağı söyleniyor ancak kesin karar alınmadı. Anlaşmanın yol haritası ve programının netleşmesiyle bazı şeyler daha anlaşılır olacaktır. Ancak biz Suudi Arabistan’ın Kırım’ın işgali ve Rusya’nın topyekûn işgal saldırıları konusunda bir destek göremedik.

Kırımoğlu: İran yapımı SİHA’lar çocuklarımızı öldürüyor Haber

Kırımoğlu: İran yapımı SİHA’lar çocuklarımızı öldürüyor

Kırım Tatarlarının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, 30 Ağustos 2026 tarihinde Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Merkezinde "Ukrayna-Rusya Savaşı ve Kırım'da Son Durum" başlıklı konferans verdi. Millî lider Kırımoğlu, konuşmasında Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı işgalinin en büyük destekçilerinden birinin İran olduğunu, bu nedenle tarafsız bir devletmiş gibi değerlendirilemeyeceğini belirtti. İran menşeli Şâhid tipi silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) Ukrayna topraklarında sivillere karşı kullandığının altını çizen Kırımoğlu, “İran’a karşı hiçbir sempatim yok. Bize karşı savaşıyorlar. İnsanlarımızı ve çocuklarımızı Şâhid’lerle öldürüyorlar. Tarafsız bir ülke değil.” dedi. Kırımoğlu, geçtiğimiz haftalarda Ukrayna’nın Hazar Denizi’nde Rus petrolü taşıdığı belirtilen yaptırım altındaki İran gemisine yönelik saldırısının ardından Tahran’dan gelen savaş tehdidini de değerlendirdi. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy’ın İran’a yönelik “Siz zaten uzun zamandır savaştasınız. Çoktan beri (Rusya’ya) silah veriyorsunuz. Sizin silahlarınızla bize karşı savaşıyorlar.” sözlerini anımsatan Kırımoğlu, İran’ın Ukrayna’nın karşısında Rusya’nın en güçlü destekçileri arasında yer aldığını vurguladı. “BAZI GEMİ SAHİPLERİ YÜKSEK KAZANÇ UĞRUNA TEHLİKEYE ATILIYOR” Karadeniz’deki gerginliğe ve Ukrayna’nın Rusya’nın yaptırımları aşmak amacıyla kullandığı “gölge filo” gemilerine yönelik operasyonlarını değinen Kırımoğlu, “Rusya’nın Karadeniz Filosunda sağlam gemi kalmadı. Ukrayna’nın operasyonları nedeniyle Rusya sadece denizaltılarını kullanabiliyor.” diye konuştu. Kırımoğlu, Karadeniz’in aktif savaş sahası olduğunu buna dair Ukrayna’nın resmî seyir uyarıları yayımlayarak bazı bölgelerin deniz trafiğine kapandığını ilan ettiğini anımsatarak, bazı Türk bayraklı veya sahipli gemilerin Türkiye Cumhuriyeti’nin resmî politikasının aksine yüksek kazanç uğruna canlarını tehlikeye attığına dikkati çekti. “BAKANLIK, ARMATÖRLERE GEREKLİ UYARILARI YAPIYOR” Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri ve Kırım Derneği Genel Başkan Vekili Av. Namık Kemal Bayar da Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının, armatörlere Rusya ile ticarete ilişkin gerekli uyarıları yaptığını belirterek, “Biz de Kırım Derneği olarak, Rusya’dan mal alan ya da Rusya’ya mal taşıyan bu gemilerin yaptırımlara maruz kalacağı yönünde defalarca uyarılar yaptık. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının da deniz ticaret odaları ve armatörler başta olmak üzere konuyla ilgili kesimlere gerekli uyarıları yaptığını da biliyoruz.” ifadelerini kullandı. “60 TÜRK GEMİSİ YAPTIRIM ALTINA ALINDI” Bu faaliyetler nedeniyle pek çok Türk sahipli geminin yaptırımlara dâhil edildiğini belirten Bayar, “Yaklaşık 60 Türk gemisi Avrupa Birliği, ABD ve Japonya gibi ülkeler tarafından yaptırım listesine kaydedildi. Bu gemilerin artık bu ülkelerin limanlarına demir atması mümkün değil. Bu gemiler aynı zamanda Türkiye’nin itibarını da zedeliyor. Madalyonun diğer tarafını da görmek gerekiyor.” dedi.

Millî lider Kırımoğlu: Kırım’da askerî direniş olsaydı, Rusya geniş çaplı işgale cesaret edemezdi! Haber

Millî lider Kırımoğlu: Kırım’da askerî direniş olsaydı, Rusya geniş çaplı işgale cesaret edemezdi!

Kırım Tatarlarının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, 30 Ağustos 2026 tarihinde Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Merkezinde "Ukrayna-Rusya Savaşı ve Kırım'da Son Durum" başlıklı konferans verdi. Rusya’nın Kırım Yarımadası’nı Şubat 2014’te işgal ettiğini anımsatan millî lider Kırımoğlu, 30 Ağustos itibarıyla Kırım’ın 4 bin 576 gündür işgal altında olduğunu belirtti. 2014’ün Şubat ayında işgalci Rus birliklerinin Kırım’a girmeye başlaması üzerine Ukrayna devlet yetkilileriyle ve Budapeşte Memorandumu’nu imzalayan ve Ukrayna toprak bütünlüğüne ve egemenliğine garantör olan ABD, Birleşik Krallık ve Fransa’nın Kıyiv’deki diplomatik misyonlarıyla koordine hâlinde olduklarını aktaran Kırımoğlu, kendilerine gelen tek cevabın, “Sakın bir şey yapmayınız. Kan dökülmesin. Kırım’ı diplomasiyle kısa zaman içerisinde işgalden kurtarırız.” olduğunu aktardı. “KIRIM’DA DİRENİLSEYDİ, RUSYA GENİŞ ÇAPLI İŞGALE CESARET EDEMEZDİ” 2014’te Kırım’ın işgaline karşı askerî direniş gösterilmiş olsaydı, Kırım Tatarlarının vatanlarını korumak için Ukrayna ordusuyla birlikte silahlı mücadeleye hazır olduğunu kaydeden Kırımoğlu, bu durumda Rusya’nın 2022’de savaşı genişletmeye cesaret edemeyeceğini söyledi. Kırımoğlu, “Sadece Bahçesaray bölgesinden 3 bin kişi kendilerine silah verildiği takdirde işgalci Rus ordusuna karşı savaşmaya hazır olduklarını bildirdi. Eğer askerî direniş Kırım’da başlamış olsaydı, savaş da orada bitecekti. Rusya, Ukrayna’ya yönelik topyekûn işgal saldırılarına başlamaya cesaret edemeyecekti. Askerî direnişin olmaması Rusları cesaretlendirdi.” diye konuştu. “EN BÜYÜK BASKIYI KIRIM TATARLARI GÖRÜYOR” Kırım Yarımadası nüfusunun yaklaşık yüzde 13’ünün Kırım Tatarı olduğunu belirten Kırımoğlu, buna karşın zorla kaybedilen, kaçırılan, işkence gören ve alıkonulanların yüzde 75 kadarının Kırım Tatarlarından oluştuğunu, işgalcilerin en büyük baskıyı Kırım Tatarlarına yaptıklarını vurguladı. “RUSYA, AĞIR KAYIPLAR VERİYOR” Ukrayna’ya yönelik topyekûn işgal saldırılarının başladığı ilk günlerde Rusya’nın başkent Kıyiv’i 3 gün içerisinde işgal etmeyi amaçladığını belirten Kırımoğlu, “Ukrayna’nın tümünü bir hafta içerisinde işgal etmeyi planlıyorlardı. Ama bugün savaşın bin 649’uncu günü. Ruslar cephede ağır kayıplar veriyor. Bize ulaşan bilgilere göre Rusya, bir milyon 475 bin askerini kaybetti. Bunların yaklaşık 400 bini ölü, kalanları yaralı, esir veya kayıp. Ama Rusya için insan hayatının hiçbir kıymeti yok.” dedi. “PUTİN İKTİDARINI SÜRDÜREBİLMEK AMACIYLA SAVAŞI SÜRDÜRÜYOR” Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in barış için öne sürdüğü şartların kabul edilemeyeceğinin altını çizen Kırımoğlu, “Putin; Kırım başta olmak üzere Luhansk, Donetsk, Herson, Zaaporijjya’nın Rus toprağı olarak tanınmasını istiyor. Ukrayna’nın NATO’ya üye olmayacağının garantisinin verilmesini ve ordudaki personel sayısının 80 binden fazla olmamasını istiyor. Bu şartlar kabul edilemez. Bunları kabul etmemiz mümkün değil.” şeklinde konuştu. Millî lider Kırımoğlu, Kremlin diktatörü Putin’in iktidarını sürdürebilmek amacıyla savaşı sürdürdüğünü aksi takdirde yapılacak kanlı bir darbeyle öldürülmekten korktuğunu aktardı. “GERÇEK KARDEŞ BÖYLE OLUR” Konuşmasında, BAYKAR Genel Müdürü Haluk Bayraktar’ın Ukrayna’ya olan desteğine ilişkin bir anekdota da yer veren Kırımoğlu, Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı işgalinin ilk günlerinde Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy’ın ricası üzerine Ukrayna’nın ihtiyaç duyduğu silah ve mühimmat listesini Bayraktar’a ilettiklerini aktardı. Bayraktar’ın yardımcısının, Ukrayna’nın daha önce aldığı Bayraktar silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) ödemelerini henüz yapmadığını hatırlatması üzerine Bayraktar’ın “Bırak şu para meselesini. Orada kan dökülüyor, insanlar ölüyor. Teslim et.” dediğini belirten Kırımoğlu, bu tutum karşısında Bayraktar’a sarılarak “Gerçek akraba, gerçek kardeş böyle olur.” dediğini ifade etti. “KIRIM TATARLARINA UZUN SÜRELİ İKAMET İMKÂNI SAĞLANDI” Konferansın açış konuşmasını gerçekleştiren Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri ve Kırım Derneği Genel Başkan Vekili Av. Namık Kemal Bayar ise, Kırım’ın işgali sonrasında yaklaşık 35 ile 40 bin Kırım Tatarının Ukrayna ana karasına geçmek zorunda kaldığını belirtti. 2022’nin mart-eylül döneminde yaklaşık 2 bin 500 Kırım Tatarının Türkiye’ye geldiğini aktaran Bayar, Kırım Derneği Genel Merkezinin, Göç İdaresi Başkanlığı ile iş birliği içinde bu kişilerin yerleştirilmesi ve hukuki statülerinin belirlenmesi için çalışma yürüttüğünü ifade etti. Bayar, Türkiye’nin Kırım Derneğinin söz konusu taleplerini uygun bulduğunu, Ukrainler ve Kırım Tatarlarına uluslararası koruma ve uzun süreli ikamet imkânı sağladığını vurguladı.

Finlandiya Cumhurbaşkanı Stubb: Ukrayna yenilirse, biz de yeniliriz! Haber

Finlandiya Cumhurbaşkanı Stubb: Ukrayna yenilirse, biz de yeniliriz!

Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Rusya’nın NATO’ya yönelik olası saldırısı, Ukrayna’ya verilen destek ve Moskova ile diplomatik temasların geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Stubb, Rusya’nın savaşı daha fazla tırmandırma kapasitesinin sınırlı olduğunu ve Moskova’nın NATO ile doğrudan karşı karşıya gelmesinin mantıklı olmayacağını savundu. Almanya merkezli Bild gazetesine konuşan Stubb, Rusya’nın NATO’ya saldırma ihtimaline ilişkin herhangi bir kanıt görmediğini belirtti. NATO’nun konvansiyonel ve nükleer kapasitesinin güçlü bir caydırıcılık oluşturduğunu söyleyen Stubb, buna rağmen Avrupa’nın “en kötüsüne hazırlıklı olması” gerektiğini ifade etti. "ÇİN, RUSYA'NIN NÜKLEER SİLAH KULLANMASINA İZİN VERMEYECEK" Rusya’nın Ukrayna’da nükleer silah kullanma ihtimaline de değinen Stubb, bu konuyu Çin Dışişleri Bakanı ile görüştüğünü ve Çinli bakanın kendisine “Bunun olmasına asla izin vermeyeceğiz.” dediğini aktardı. Stubb, Çin’in bu tutumunun Rusya üzerinde etkili bir caydırıcılık oluşturduğunu söyledi. Stubb, Rusya’nın savaşı daha fazla tırmandırabileceği en önemli adımın genel seferberlik ilan etmek olduğunu aktardı. Rusya’nın mevcut insan gücü kayıplarını mevcut asker alımıyla karşılamakta zorlandığını vurgulayan Stubb, Moskova’nın aynı anda ikinci bir cephede savaşabilecek kapasiteye sahip olmadığını söyledi. Rusya’nın ekonomik sorunlar nedeniyle savaşı sona erdireceği beklentisine de karşı çıkan Stubb’a göre asıl kırılma, savaşın artık Kremlin yönetimi için bir fayda sağlamadığı düşüncesinin oluşmasıyla yaşanabilir. “UKRAYNA YENİLİRSE, BİZ DE YENİLİRİZ” Ukrayna’ya verilen desteğin Avrupa’nın kendi güvenliğine yapılan bir yatırım olduğunu vurgulayan Stubb, “Ukrayna, Rusya karşısında sahip olduğumuz en iyi güvenlik garantisidir. Ukrayna yenilirse, biz de yeniliriz.” dedi. Stubb ayrıca Avrupa’nın Rusya ile siyasi diyaloğu yeniden başlatması gerektiğini kaydetti. Finlandiya Cumhurbaşkanı, Rusya’nın hibrit saldırılarına karşı Avrupa’nın Kremlin ile iletişim kanallarını tamamen kapatmaması gerektiğini belirterek, siyasi düzeyde görüşmeler yürütülmesinin tarafların birbirlerinin niyetlerini daha doğru anlamasına yardımcı olacağını söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.