SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ukrayna-Rusya Savaşı

QHA - Kırım Haber Ajansı - Ukrayna-Rusya Savaşı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ukrayna-Rusya Savaşı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Rus ordusunda skandal: Askerlerden görülmemiş vahşet! Haber

Rus ordusunda skandal: Askerlerden görülmemiş vahşet!

İşgalci Rus birliklerine, üstleri tarafından hayatını kaybeden “silah arkadaşlarının” cansız bedenlerini “tahliye etmek” yerine başlarını kesmelerinin ve kimlik tespiti amacıyla belgelerine el koymalarının emredildiği açığa çıktı. İŞGALCİ RUS ORDUSUNUN “GELENEĞİ” Ukrayna Savunma Bakanlığı İstihbarat Başmüdürlüğünün (HUR) resmî sosyal medya hesabı üzerinden Rus işgal birliklerine ait sızdırılan bir görüşme paylaşıldı. Rus askerlerine ait söz konusu görüşmede, komutanları tarafından kendilerine “silah arkadaşlarının” cansız bedenlerini “tahliye etmek” yerine başlarını kesmelerinin ve kimlik tespiti amacıyla belgelerine el koymalarının emredildiği tespit edildi. Başmüdürlüğün söz konusu görüşmeyle birlikte yayımladığı açıklamada, “Rus askerlerini, onurlu bir defin yerine üstlerinden gelen bir emirle arkadaşlarının baltası bekliyor. Bu yalnızca tek bir vaka değil, işgalci birliklerde yerleşmiş bir ‘gelenek’.” ifadeleri yer aldı. Rus ordusu için bir askerin cansız bedeninin fazladan bir yük olduğunun belirtildiği açıklamada, bir Rus askerinin cansız bedeni uzun süre gömülmeden kaldığında “tahliyesinin” Rus ordusu için bir sorun teşkil ettiği ifade edildi. İşgalci Rus ordusunun “Fak” ve “Alladin” kod adlı komutanlarının ise üstlerinin talimatlarıyla benzer vahşetleri defalarca uyguladığı kaydedildi. RUS ASKERLERİ BU VAHŞETİ UYGULAMAKTAN DEĞİL, KOMUTANLARINDAN KORKUYOR! Öte yandan, işgalci Rus askerlerinin asıl hayatını kaybeden “silah arkadaşlarının” başlarını kesmekten değil, komutanlarının bu durum öğrenildiğinde verdikleri tepkiden korkması dikkat çekti. Dolayısıyla işgalci Rus askerleri, kendi aralarındaki konuşmalarda bile söz konusu duruma dair açık iletişim kurmaktan imtina ediyor ve bu hususta radyo sinyalleri yerine özel mesajlar yoluyla iletişim kuruyor. Ayrıca Ukrayna'nın resmî haber ajansı Ukrinform’un 17 Mart 2026 tarihinde gündeme taşıdığı habere göre Rus komutanların, emri altındaki askerleri ağır yaralarına rağmen Rusya’nın Ukrayna’yı topykûn işgal girişiminde yer almaları hususunda zorladığı bildirildi.

Akıl almaz katliam: Rusya, Mariupol Drama Tiyatrosu'nu 4 yıl önce bombaladı Haber

Akıl almaz katliam: Rusya, Mariupol Drama Tiyatrosu'nu 4 yıl önce bombaladı

Rusya’nın, Ukrayna’nın Donetsk bölgesinde yer alan Mariupol Drama Tiyatrosu’nu bombalamasının üzerinden dört yıl geçti. Ukrayna Dünya Kongresi (UWC), Rusya’nın 16 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirdiği ve aralarında çocukların da bulunduğu sivilleri hedef aldığı akıl almaz saldırının dördüncü yıl dönümünde, resmî sosyal medya hesabı üzerinden bir açıklama yayımladı. Açıklamada, “Tiyatro binası, binden fazla sivile sığınak olmuştu. En az 300 kişi, saldırıda hayatını kaybederken yüzlerce kişi ise yaralanmıştı. Kentin (Mariupol) Rus işgali altında olması sebebiyle, saldırıda hayatını kaybedenlerin gerçek sayısı belki de asla öğrenilemeyebilir.” ifadeleri yer alırken saldırıda hayatını kaybeden masum sivillerin aziz hatırası yâd edildi. Mariupol kentiyle birlikte söz konusu tiyatronun da Rusya’nın topyekûn işgal girişiminin sembolü hâline geldiği kaydedilen açıklamada, saldırının asla unutulmayacağı vurgulandı. Öte yandan, Ukrayna’ya karşı işlenen her bir savaş suçunun hesabının sorulmaya devam edileceği bildirildi. SALDIRI NASIL GERÇEKLEŞMİŞTİ? 2022 yılının şubat ayı sonlarında, Rusya’nın Ukrayna’yı topyekûn işgalinin başlamasının ardından, şehirlerin ve kasabaların askerî saldırılara hedef olması sonucu siviller, evlerini terk etmeye başlamıştı. Ukrayna’nın Donetsk bölgesinde yer alan ve kuşatma altındaki Mariupol kentindeki Drama Tiyatrosu binası ise çatışmalardan korunmaya çalışan siviller için güvenli bir sığınak hâline gelmişti. Mairupol sakinleri; sivil bir yapı olduğu, şehirdeki herhangi bir mevkiye göre çok daha açıkça anlaşılan binanın her iki tarafındaki avlulara, Kiril harfleriyle dev boyutlarda, Rusça “çocuklar” anlamına gelen “deti” kelimesini yazmışlardı. Yazı, hem Rus pilotları tarafından hem de uydu görüntülerinde açıkça görülecek bir boyuttaydı. Alınan tüm önlemlere rağmen 16 Mart 2022 tarihinde işgalci Rusya, sabah saatlerinde tiyatro binasına hava bombası attı. Atılan bomba sonucu binanın çatısının ve iki ana duvarının önemli bir kısmının çöktüğü patlamada, yaklaşık 600 sivil hayatını kaybetmişti. Ayrıca Rusya'nın, hayatını kaybeden Ukraynalı sivillerin çürümeye başlayan bedenlerinin kokusunu klor bazlı ağartma ile bastırarak yeniden inşa ettiği tiyatroyu, 28 Aralık 2025 tarihinde yeniden açarak hayatını kaybeden çocukların narin bedenleri üzerinde çocuk oyunlarını sergilemeye başlamıştı.

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı ve KTMM'den Kıyiv'de ortak iftar Haber

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı ve KTMM'den Kıyiv'de ortak iftar

Ukrayna’nın başkenti Kıyiv'de, Ukrayna Dışişleri Bakanlığı ve Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) tarafından ortak iftar programı tertip edildi. “Kırım Cephesi” girişiminin desteğiyle, 6 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirilen program, bu yıl ikinci kez düzenlendi. İlki geçen yıl tertip edilen ve geleneksel hâle gelen iftar programına, Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha, Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Ukrayna Millî Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Rüstem Umerov, Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Ukrayna Milletvekili Tamila Taşayeva, Kırım Özerk Cumhuriyeti Dini İdaresi Başkanı Müftü Ayder Rüstemov, KTMM Başkan Yardımcısı İlmi Ümerov, Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı ve KTMM Üyesi Eskender Bariyev ve Kırım Millî Varlık Vakfı Başkanı Lenur Mambetov başta olmak üzere çok sayıda isim yer aldı. Programa ayrıca; Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan ve Türkmenistan başta olmak üzere Ukrayna'da akredite olan Müslüman ülkelerin diplomatik temsilcileri, askerî personel ve devlet yetkilileri katıldı. Ukrayna için hayatını kaybeden askerler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunulan iftarda Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha ve KTMM Başkanı Refat Çubarov birer konuşma yaptı. "GERÇEK VE SÜRDÜRÜLEBİLİR BARIŞIN YOLU KIRIM’IN İŞGALİNİN SONA ERMESİNDEN GEÇER" Refat Çubarov konuşmasında, Ramazan ayının Ukrayna-Rusya Savaşı ve Kırım’ın işgali bağlamında özel bir anlam taşıdığını vurguladı. Çubarov, “Rusya’nın Şubat 2014’te Kırım’ı işgaliyle başlayan savaş 13. yılına girerken; Ramazan, aynı zamanda vicdan, sorumluluk ve hakikat sınavıdır” ifadelerini kullandı. Ukrayna’nın egemenliğinin korunmasının her vatandaşın sorumluluğu olduğunu belirten Çubarov, Ukrayna ordusuna teşekkür etti. Rusya’nın işgali altındaki Kırım’da baskı altında yaşayan Kırım Tatarları dikkat çeken Çubarov, Kırım’da Ramazan ayının arama ve tutuklamalar gölgesinde geçtiğini belirterek, “Sadece halkına ve Ukrayna devletine sadık kaldıkları için insanlar hapishanelerde iftar yapmak zorunda bırakılıyor” dedi. Çubarov ayrıca, Kırım’ın özgürlüğünün adil ve kalıcı barışın anahtarı olduğunu vurgulayarak, “Avrupa’da gerçek ve sürdürülebilir barışın yolu Kırım’ın işgalinin sona ermesinden geçer” değerlendirmesinde bulundu. "SAVAŞ KIRIM'IN İŞGALİYLE BAŞLADI VE KIRIM'IN İŞGALDEN KURTARILMASIYLA SONA ERECEKTİR" "Bugün bu mübarek akşamı sizlerle paylaşmak benim için büyük bir onurdur. Bu bizim için artık her zamankinden daha geleneksel bir hâl aldı. Üst üste ikinci kez Dışişleri Bakanlığı bünyesinde iftarda buluşuyoruz ve devam eden savaş ortamında bu gelenek özel bir anlam kazanıyor." sözleriyle konuşmasına başlayan Bakan Sıbiha, "Zira bu savaş Kırım'ın işgaliyle başladı ve bir gün mutlaka Kırım'ın işgalden kurtarılmasıyla sona erecektir." dedi. Sıbiha konuşmasını şöyle sürdürdü: Tam 12 yıl önce Rus "yeşil adamcıklarının" tüfeklerinin gölgesinde sözde bir referandum yapılacağını ilan edilmişti. Dünya, saldırganlığı meşrulaştırmaya yönelik bu girişimi tanımadı. Rusya'nın sahte referandumlarının hukuki sonuçları hükümsüzdür. O gün Kırım parlamentosunun duvarları önünde neler yaşandığını hatırlamak önemlidir. Kırım şehirlerinin meydanlarına kimlerin çıktığını, kimin işgale "Hayır" demekten korkmadığını... Savaşın ilk kurbanlarından biri olan Reşat Ametov'un adını asla unutmayacağız. İşgale karşı tek kişilik protesto için sokağa çıkmış ve cesareti nedeniyle işkenceyle katledilmişti. İşgalciler, haysiyetin bakışına dayanamadıkları için onun gözünü oydular. Bu yıl Ramazan'ı başta Orta Doğu olmak üzere dünya için daha zorlu ve çalkantılı zamanlarda karşıladıklarını kaydeden Bakan, "Ukrayna, gelişmeleri yakından takip etmekte ve İran rejiminin pervasız saldırganlığıyla karşı karşıya kalan devlet ve halklarla dayanışmasını ifade etmektedir. Azerbaycan, Bahreyn, Irak, Ürdün, Kuveyt, Katar, Lübnan, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Türkiye ile dayanışma içindeyiz. Aynı şekilde İran halkının da bir gün özgürlük ve demokratik değerler içinde yaşayabilmesini umuyoruz." şeklinde konuştu.

Rusya'nın Ukrayna'da 4 yıldır sürdürdüğü topyekûn işgal girişimi Ankara'da telin edildi Haber

Rusya'nın Ukrayna'da 4 yıldır sürdürdüğü topyekûn işgal girişimi Ankara'da telin edildi

Türkiye'de yaşayan Ukrain ve Kırım Tatarları, Ukrayna-Rusya Savaşı’nın 4. yıl dönümü nedeniyle Ankara’da Ukrayna Parkı’nda bir araya geldi. Program, Ukrayna, Türkiye ve Kırım Tatar millî marşlarının söylenmesi ile başladı. Ardından Rusya’nın Ukrayna’ya karşı sürdürdüğü savaşta hayatını kaybedenler ve sivillerin anısına bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Saygı duruşunun ardından Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl bir konuşma yaptı. Celal konuşmasına, “2022’den çok önce başlayan saldırganlığın yeni bir evresi olan, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı tam kapsamlı işgal girişiminin yıl dönümünü anıyoruz” diye başladı. Büyükelçi, konuşmasında saldırılara değinerek “2014’te Kırım’ın işgaliyle başlamıştı. Üzerlerinde hiçbir işaret bulunmayan ilk Rus askerleriyle başladı. Aralarında işgalin ilk kurbanlarından biri olan Kırım Tatarı Reşat Ametov’un da bulunduğu, kaçırılan ve işkence edilerek öldürülen ilk insanlarla başladı. Siyasi baskılarla, ev baskınlarıyla, Kırım Tatar Milli Meclisinin yasaklanmasıyla, yarımadada ifade özgürlüğünün ve insan haklarının yok edilmesiyle başladı.” diye sürdürdü. “O zaman saldırgan uluslararası hukuku cezasız bir şekilde çiğneyip çiğneyemeyeceğini sınadı, 24 Şubat 2022’de saldırganlık açık ve tam kapsamlı bir işgale dönüştü” diyen Celal, binlerce ölü, şehirlerin yıkılması ve milyonlarca kişinin zorunlu göçmen durumuna düşmesine de değindi. Halen Rus hapishanelerinde tutulan binlerce Ukraynalı savaş esiri ve sivil rehineler olduğunu belirten Celal, “Bu insanlar ülkelerini sevdikleri için cezalandırılıyorlar” dedi. Ukrayna askerlerinin cesareti ve Ukrayna halkının direncine dünyanın şahit olduğunu ifade eden Celal, Ukrayna halkının uluslararası toplumu Ukrayna’yı desteklemeye teşvik eden bir birlik gösterdiğini vurguladı. “NUMAN ÇELEBİCİHAN VATANI UĞRUNA CANINI VERMEYE YEMİN ETMİŞTİ” 23 Nisan 1918’de Bolşevikler tarafından öldürülen Numan Çelebicihan’ı da anan Celal, Çelebicihan’ın vatanı uğruna canını vermeye yemin ettiğini hatırlatarak, "Bugün binlerce Ukraynalı da devletinin özgürlüğü için canını vermeye hazır" diye konuştu. Ukrayna’nın adil bir barış istediğini sözlerine ekleyen Celal, “Ukrayna barış istiyor. Ama adil bir barış. Tüm işgal altındaki toprakların özgürlüğe kavuşması anlamına gelen bir barış. Hukuka aykırı bir şekilde kaçırılan her Ukraynalı çocuğun geri dönmesi. Tüm savaş esirlerinin ve siyasi tutukluların serbest bırakılması. Saldırganın adalet önünde hesap vermesi.” diyerek adil bir barış istediklerini vurguladı. Celal, Ukrayna’nın 2014’te ve 2022’de ayakta kaldığını ve zafere kadar ayakta kalacağını da söyleyerek “Yaşasın Ukrayna” sözleri ile konuşmasını tamamladı. “IŞIK AYNI ZAMANDA ONUR VE HAYATTIR” Celal’den sonra sözü Ankara Ukrayna Derneği Başkanı İrına Ambarkütükoğlu aldı. Ambarkütükoğlu, “Biz evimizden uzaktayız ama 24 Şubat 2022’den bu yana mesafe bizim için artık kilometrelerle ölçülmüyor; kaygılarla, haberlerle, sevdiklerimizin sesini beklemekle ve bir sabahın sirenler olmadan başlayacağına dair inançla ölçülüyor.” dedi. Mücadele edenlerin ve bekleyenlerin yanında olduklarını ve artık konuşamayanlar adına konuştuklarını belirten Ambarkütükoğlu “Hafıza ve sorumluluk bizi, uzakta olsak bile bir kılar” diye konuştu. Rusya’nın Ukrayna’nın enerji altyapısına yönelik düzenlediği sistematik saldırılar sebebiyle karanlığa gömüldüğünde, ışığın yalnızca elektrik olmadığını derinden hissettiklerini belirten Ambarkütükoğlu “Işık aynı zamanda onu ve hayattır” diye vurguladı. Ambarkütükoğlu, konuşmasının devamında Türk halkına dayanışma, merhamet ve desteği için teşekkür etti. “KIRIM TATARLARI GELECEKLERİNİ UKRAYNA HALKI İLE BERABER KURMAK İSTİYORLAR” Kırım Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Türkiye’de Kırım Tatarlarının çok kalabalık bir şekilde yaşadıklarını ifade etti. Şahin, dünyada yirmiden fazla ülkede Kırım Tatar diasporası olduğunu belirterek, bütün Kırım Tatarlarının Ukrayna halkının yanında olduğunu vurguladı. “Kırım Tatarları geleceklerini Ukrayna halkı ile beraber kurmak istiyorlar” diyen Şahin, bugün dünyada güçlü olanın sözünün geçtiği ve istediğini yaptığı bir süreç yaşandığını da belirtti. Şahin, Birleşmiş Milletlerin kuralları, uluslararası hukuk, adalet gibi kavramların ise artık konuşulmadığını söyleyerek, “güçlü olan, silahı olan, nükleer silahı olan devletlerin her şeyi yapabileceğini zannettiklerini” ancak “Ukrayna halkının iradesi, kararlılığı, Kırım Tatar halkının iradesi hiçbir zaman bu zorbalık karşısında” diz çökmeyeceğini sözlerine ekledi. Ukrayna halkının Kırım Tatar halkıyla omuz omuza mücadeleyi kazanacağını vurgulayan Şahin, “Bizim irademiz, kararlılığımız, savaşma gücümüz, onların füzelerinden, nükleer silahlardan daha kuvvetli” dedi. ŞEN: ŞÜPHESİZ Kİ TARİH YAZILDIĞINDA BUGÜNLERİ HAYIRLA YAD ETMEYECEKTİR Şahin’den sonra söz alan Eskişehir Kırım Derneği Başkanı Recep Şen, “Kırım vatandır, Kırım Ukraynadır” sözleri ile konuşmasına başladı. Şen, Kırım’ın yasa dışı işgalinin 12. yılında, Rus saldırganlığının ve bağımsız Ukrayna’yı işgal ve yok etme girişiminin dördüncü yılına vurgu yaparak, “Dünya insanlık tarihinin en şovenist ve katliamcı insan hakları ihlalcisi bir ülkenin zulmüne karşı direniyoruz. Bugün artık Ukrayna’nın işgal ve soykırımına karşı direnişinin şanlı tarihi yazılmaktadır” şeklinde konuştu. Şen, “Tarih kanla yazılır derler ama bu kan yiğitçe savaşanların askerlerin kanlarıdır. Oysa 12 yıldır sürdürülen mücadele insanlıktan nasibini almamış bir devletin zulmüyle, soykırımı ile yazılmaktadır.” diye konuştu. Şen, olayların gelecekte nasıl hatırlanacağına ilişkin olarak şu sözleri kullandı: Şüphesiz ki, tarih yazıldığında bugünleri hayırla yad etmeyecektir. “MESAFE HİÇ ÖNEMLİ DEĞİLDİR, KALBİMİZ BİRDİR” Ukrayna Kültür Derneği Başkan Yardımcısı Aliya Usenova ise, “Biz burada kimseye karşı kin ve nefreti çoğaltmak için değil, bizi duyun diye bulunuyoruz.” dedi. Türkiye’den uzak olmadıklarını arada yalnızca bir deniz olduğunu söyleyen Usenova, “Mesafe hiç önemli değildir, kalbimiz birdir” diyerek sözlerini sürdürdü. Mitinge katılanlardan da söz eden Usenova, çevrede görülen çok çeşitli bayraklara değinerek, bu bayrakları tutan kişilerin hepsinin kayıp, esir ve ölen askerlerin yakınları olduğunu söyledi. Mücadeleye devam edeceklerinin vurgusunu yapan Usenova “Eğer biz susarsak, siz bizi duymazsınız” dedi. Türkiye’ye her zaman destek olduğu için ve yardımları için teşekkür eden Usenova, Türkiye’nin insani konularda olduğu kadar esir değişimindeki rolünün büyüklüğünü de vurguladı. Şu anda Ukrayna’da yaşananların savaş olmadığını ve özgür bir halk olarak her zaman gerçekleri söylediklerini ifade eden Usenova, “Biz buna terör demesek deriz ki sivil insanları öldüren, başka ülkelerin topraklarına silahlı saldırılar düzenleyenler kimdir? Olanlar nedir? Cevabını siz veriniz.” ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Rusya’nın Ukrayna’ya karşı sürdürdüğü savaşın 4. yılı arifesinde günün anısına esarette olan Ukrayna kahramanlarının fotoğraflarının olduğu 140 metrelik bir pankart açıldı.

Zelenskıy: İşgal edilen bölgeleri Rusya'nın toprakları olarak tanımayacağız Haber

Zelenskıy: İşgal edilen bölgeleri Rusya'nın toprakları olarak tanımayacağız

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, başkent Kıyiv'de temaslarda bulunan Polonya Başbakanı Donald Tusk ile düzenlediği ortak basın toplantısında, Ukrayna-Rusya Savaşı'nın sona erdirilmesi yönünde devam eden çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda 6 Şubat 2026 tarihinde gerçekleşen ortak basın toplantısında Zelenskıy, Rusya’nın işgal ettiği Ukrayna topraklarının statüsüne ilişkin net mesajlar verdi. UKRAYNA-ABD-RUSYA ÜÇLÜ GÖRÜŞMELERİ SONA ERDİ Zelenskıy, ABD ile Rusya ve Ukrayna arasında Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) başkenti Abu Dabi'de dün başlayan üçlü müzakerelerin yeni turunun bugün sona erdiğini anımsattı. Ortak basın toplantısının devam ettiği salonda hava saldırısı karşıtı alarm sesinin duyulduğunu ifade eden Zelenskıy, "Alarmın şimdi çalmaya başlaması, savaşın sona erdirilmesi konusunda bir anlaşmaya varılamadığı anlamına geliyor." değerlendirmesinde bulundu. Abu Dabi'deki müzakereler sonucu bugün Rusya ile esir asker takasının yapıldığını hatırlatan Zelenskıy, esir takası sürecinin devam etmesi için görüşmeleri sürdüreceklerini bildirdi. "İŞGAL ALTINDA OLSA BİLE BUNLAR BİZİM TOPRAKLARIMIZ" Zelenskıy, "Bir sonraki toplantının yakında yapılacağı konusunda anlaştık." ifadesini kullandı. Üçlü müzakereler esnasında ele alınan konular hassas olduğu için ayrıntıları şimdi paylaşamayacağını belirten Zelenskıy, "Her şeyi görüştük." dedi. Ülkesinde işgal edilen bölgeleri "Rusya'nın toprakları" olarak tanımayacaklarını vurgulayan Zelenskıy, "Ukrayna'nın, belgeleri imzalayan bir devlet başkanı var, Tanrı'ya şükür. Ukrayna için önemli olan belgeleri imzalayan diğer liderler değil. Bu yüzden, geçici olarak işgal altında olsa bile bunlar bizim topraklarımız." diye konuştu. Zelenskıy, Ukrayna'nın ateşkes için hazır olduğunu ancak bunun için ABD'nin ülkesine güçlü güvenlik garantileri sağlaması gerektiğini belirterek "Başından beri ateşkes için hazırlıklıydık. Rusya ateşkesi kabul etmeli." değerlendirmesini yaptı. ZELENSKIY, ÜÇLÜ MÜZAKERELERİN YAKINDA ABD'DE DEVAM EDEBİLECEĞİNİ BELİRTTİ Ukrayna lideri Volodımır Zelenskıy, Rusya ile ABD ve Ukrayna arasındaki üçlü müzakerelerin yakın gelecekte ABD'de sürebileceğini bildirdi. Zelenskıy, sosyal medya hesabından paylaştığı görüntülü mesajında, savaşın bitirilmesi amacıyla ABD ile Rusya ve Ukrayna arasında BAE'nin başkenti Abu Dabi'deki üçlü müzakerelerin 4-5 Şubat'ta yapılan yeni turunu değerlendirdi. Söz konusu görüşmeler sonucu Rusya ile Ukrayna arasında 314 esir askerin değişiminin yapıldığını hatırlatan Zelenskıy, esir takası sürecinin sürdürülmesi gerektiğini ifade etti. Zelenskıy, Abu Dabi'deki toplantılara katılan Ukrayna müzakere heyeti Kiev'e döndüğünde daha fazla ayrıntıyı kendilerinden öğreneceğini belirterek, "Sonraki görüşmelerin yakın gelecekte yapılmasının planlandığı söylenebilir. Muhtemelen ABD'de." diye konuştu. "GÖRÜŞMELER YAPICIYDI" Üçlü müzakerelerde Ukrayna heyetine başkanlık yapan Ukrayna Millî Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Rüstem Umerov da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Abu Dabi'de iki gün süren görüşmeleri değerlendirdi. Umerov, "Görüşmeler yapıcıydı ve kalıcı barışın sağlanması için gerekli koşulların oluşturulmasına odaklandı." ifadesini kullandı. Görüşmeler sonucu 5 ay aradan sonra esir takasının tekrar yapılmasının mümkün olduğunu kaydeden Umerov, "Heyetler iki gün boyunca, ateşkesin uygulanması ve çatışmaların sona ermesinden sonraki sürecin izlenmesi de dahil olmak üzere hala çözülmemiş konular üzerinde kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdi. Heyetler, ilgili başkentleri bilgilendirme ve önümüzdeki haftalarda üçlü görüşmelere devam etme konusunda anlaştı." dedi.

İHH’nin kış yardımları Ukrayna’ya ulaştı: İhtiyaç sahipleri için dağıtım başlıyor Haber

İHH’nin kış yardımları Ukrayna’ya ulaştı: İhtiyaç sahipleri için dağıtım başlıyor

İHH İnsani Yardım Vakfının kış yardımları kapsamında Ukrayna-Rusya Savaşı’ndan etkilenen Ukrayna’daki ihtiyaç sahipleri için gönderdiği 4 tırlık insani yardım Ukrayna’ya ulaştı. Yardımları teslim alan Kırım Özerk Cumhuriyeti Müslümanları Dini İdaresi, gıda, hijyen, giyim malzemeleri ile jeneratörlerden oluşan desteğin ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması için dağıtım hazırlıklarına başladı. Kırım Özerk Cumhuriyeti Müslümanları Dini İdaresi Başkanı Müftü Ayder Rüstemov, 5 Ocak 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, İHH İnsani Yardım Vakfı tarafından gönderilen yardım malzemelerinin teslim alındığını bildirdi. Rüstemov, yardımların Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliği, Kırım Cephesi ve Kırım Milli Varlık Vakfının desteğiyle uzun bir lojistik sürecin ardından ülkeye ulaştığını belirterek, “Şimdi bu yardımları ihtiyaç sahiplerine ulaştıracağız. Destek veren herkese müteşekkiriz. Allah kabul etsin.” dedi. İHH UKRAYNA’YA 4 TIR YARDIM GÖNDERDİ İHH Vakfı, 26 Aralık’ta yaptığı açıklamada, Ukrayna-Rusya Savaşı’ndan etkilenen siviller için hazırlanan dört tır insani yardımın İstanbul Tuzla’daki Emre Yerli Afet Yönetimi ve Lojistik Merkezi’nden Ukrayna’ya uğurlandığını duyurmuştu. Yardım tırlarının içeriğinde bin 100 adet gıda kolisi, çocuk bezi, kadın hijyen ürünleri, ıslak mendil, şampuan ve sabun gibi hijyen malzemeleri ile kışlık yün fanilalar bulunuyor. Ayrıca, elektrik kesintilerinin yoğun yaşandığı bölgelerde kullanılmak üzere 157 adet jeneratörün yanı sıra bot ve mont da gönderildi. Tırları uğurlama programında konuşan İHH Mütevelli Heyeti Üyesi Osman Atalay, vakfın kış yardım çalışmalarını başlattığını belirterek, “Bugün Ukrayna’ya jeneratör, gıda, hijyen ve giyim malzemelerinden oluşan dört tır yardım gönderiyoruz.” ifadelerini kullandı. Ukrayna'nın İstanbul Başkonsolosluğu Ekonomi Ateşesi Artem Popov da yapılan yardımlar dolayısıyla İHH’ya teşekkür ederek, özellikle jeneratörlerin savaş nedeniyle sık yaşanan elektrik kesintileri karşısında büyük ihtiyaç olduğunu vurguladı.

Erdoğan: Türkiye, hem Putin hem de Zelenskıy ile doğrudan konuşabilen tek aktör Haber

Erdoğan: Türkiye, hem Putin hem de Zelenskıy ile doğrudan konuşabilen tek aktör

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bloomberg'in gündeme ilişkin sorularına yanıt verdi. Eylül 2025'te Beyaz Saray'da Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmeye atıfta bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Rusya'dan askerî teçhizat satın alması nedeniyle F-35 programından çıkarılması kararını "haksız" olarak nitelendirdi ve bu konuyu Trump'a bizzat ilettiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump'ın tekrar ABD Başkanı olmasıyla Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin daha makul ve yapıcı temellere dayalı yönde ilerlemesi için bir fırsatın ortaya çıktığını ifade etti. "TÜRKİYE'NİN, F-35 UÇAKLARINI TESLİM ALMASI VE PROGRAMA YENİDEN DAHİL EDİLMESİ GEREKLİ" F-35 konusuna ilişkin, "Türkiye'nin, ödemesini çoktan yaptığı F-35 uçaklarını teslim alması ve programa yeniden dâhil edilmesi, önemli ve gereklidir." ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun ABD ile daha iyi ilişkilere sahip olmaya ve NATO'nun savunmasına yönelik olduğuna da işaret etti. Olası F-16 Block satın alımına ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin, şartların NATO ittifakı ruhuna uygun olmasını beklediğine dikkati çekerek, Eurofighter Typhoon uçaklarının satın alınmasını da örnek gösterdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD'de Halkbank aleyhine açılan ceza davasına dair, Türkiye'nin bu iddiaları yanlış bulduğuna ve bankanın "haksız cezalarla karşı karşıya kalmaması" için görüşmelerde bulunduğuna işaret ederek, yasalarla tamamen uyumlu şekilde adil sonuca ulaşmayı umduklarını bildirdi. Türkiye ile ABD arasında enerji alanındaki ilişkilere dair, "Özellikle ABD'den olmak üzere LNG tedarikimizi önemli ölçüde artırdık." ifadesini kullanan Erdoğan, bunun Türkiye’nin tedarik zincirinde önemli bir konuma sahip olduğunu vurguladı. Erdoğan, Türkiye'nin pozisyonunun çok net olduğunun altını çizerek, "Millî çıkarlarımız ve enerji güvenliğimiz doğrultusunda hareket ediyoruz." görüşünü paylaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hidrokarbon ihtiyacının önemli bir bölümünü ithalata dayandıran bir ülke olarak, enerji güvenliğimizi etkileyebilecek tüm konularda temkinli ve dengeli bir yaklaşım izlemeliyiz." değerlendirmesinde bulundu. Türkiye'nin Ukrayna-Rusya Savaşı'nın dışında kalabilmesi sayesinde ileride yapılabilecek barış görüşmeleri için olası ev sahibi olma rolünü sürdürdüğünü vurgulayan Erdoğan, Ankara'nın aynı zamanda herhangi bir ateşkesin gözlemlenmesine de destek verebileceğini bildirdi. "TÜRKİYE, RUSYA VE UKRAYNA LİDERLERİYLE DOĞRUDAN KONUŞABİLEN TEK AKTÖR" "Türkiye, hem (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Sayın Putin hem de Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskıy ile doğrudan konuşabilen tek aktör konumunda." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin kapısının herkese açık olduğunu ve bunu hem Rus hem de Ukraynalı liderlere defalarca açık şekilde söylediğini aktardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Filistin'deki eylemlerini sert şekilde eleştirerek, Gazze'de kurulması beklenen Uluslararası İstikrar Gücü'nün Türkiyesiz bir senaryoda "meşruiyet sağlamakta zorlanacağının" altını çizdi. "Filistin tarafıyla sahip olduğumuz derin tarihsel bağlar, geçmişte İsrail ile işlettiğimiz güvenlik ve diplomasi kanalları ve bir NATO üyesi olarak bölgesel etkimiz sebebiyle böyle bir görev için kilit ülke konumundayız." değerlendirmesini yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Gazze'de kalıcı barış için her türlü sorumluluğu üstlenmeye hazır olduğu mesajını verdi.

Kazakistan’da "paralı asker" alarmı: Rus saflarında savaşanlara müebbet hapis istemi Haber

Kazakistan’da "paralı asker" alarmı: Rus saflarında savaşanlara müebbet hapis istemi

Rusya'nın Ukrayna’yı işgal girişimi sürerken, Kazakistan kendi topraklarından devşirilen ve Moskova’nın kirli savaşında tetikçilik yapan vatandaşlarına karşı tarihin en büyük yargı operasyonunu başlattı. 2025 yılı itibarıyla, Rus askerî oluşumlarına katılan Kazak vatandaşlarına yönelik açılan dava sayısı rekor kırarak 700’ü aştı. KREMLİN’İN PİYONLARINA AĞIR CEZA: MÜEBBET HAPİS İHTİMALİ Azatlık Radyosu tarafından gündeme taşınan habere göre, Rusya Savunma Bakanlığı veya eli kanlı paralı asker grubu Wagner ile sözleşme imzalayarak Ukrayna topraklarındaki işgal saldırılarına ortak olan sanıklar, Kazakistan Ceza Kanunu’nun en ağır maddeleriyle karşı karşıya kalıyor. Kremlin’in çıkarları için para karşılığı savaşanları kapsayan 170. madde uyarınca "paralı askerlik" suçundan ömür boyu hapse kadar uzanan cezalar istenirken; işgalci güçlerin safında silah kuşananlar 172. madde kapsamında "yabancı devlet topraklarında çatışmaya katılma" suçundan 9 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanıyor. Kazak yargısı, Rusya safında savaşan bu kişilerin suç kastıyla hareket ettiğini ve Kazakistan’ın millî güvenliğini doğrudan tehdit ettiğini tescil ediyor. Rusya'nın Ukrayna'ya karşı 2022 yılında başlattığı topyekûn işgal girişimi ve saldırıları öncesinde Kazakistan'da nadiren görülen vakalar, 2022 sonrasında büyük artış gösterdi. Öte yandan 2025 yılı başlarında Ukrayna merkezli "Yaşamak İstiyorum" projesinin Rusya saflarındaki paralı askerlerin verilerini yayımlamasıyla süreç farklı bir boyuta evrildi. 2024 yılında 183 olan toplam dosya sayısı, 2025 yılında devasa bir sıçrama yaparak 737’ye yükseldi. Söz konusu davalardan 709'u "yabancı devlet topraklarında çatışmaya katılma" bağlamında açılırken; 28 dava ise “paralı askerlik” suçlamasıyla kayıtlara geçti. RUSYA’NIN DEVŞİRME POLİTİKASI MİLLÎ GÜVENLİK TEHDİDİ Her ne kadar Astana yönetimi dış politikada dengeli bir tutum sergilemeye çalışsa da Kazak istihbarat birimleri, Rusya’nın Kazak vatandaşlarını cepheye sürmesini bir "millî güvenlik krizi" olarak görüyor. Deutsche Welle’ye konuşan istihbarat kaynakları, Moskova’nın devşirme faaliyetlerinin Kazakistan’ın egemenliğine yönelik gizli bir saldırı olduğunu açıkça ifade ediyor. MOSKOVA’NIN İHTİRASLARI KAZAK GENÇLERİNİ ÖLÜME SÜRÜKLÜYOR Rusya’nın hukuksuz işgalinin bedelini Kazakistan halkı da ödüyor. Yapılan araştırmalara göre, bugüne kadar Rusya saflarında Ukrayna’ya karşı savaşırken hayatını kaybeden Kazak vatandaşı veya Kazak asıllı kişi sayısı 200’e yaklaştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.