KTMM'den 1. Uluslararası Kırım Film Günleri'ne destek mesajı: "Sinema milletimizin güçlü sesidir"
Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM), İstanbul’da düzenlenen 1. Uluslararası Kırım Film Günleri vesilesiyle resmî bir bildiri yayımladı. KTMM adına katılımcılara, konuklara ve festivalin yönetmeni Neşe Sarısoy Karatay’a iletilen mesajda, organizasyonun Kırım Tatar halkı için tarihi ve millî bir dönüm noktası olduğu vurgulandı.
KTMM'nin mesajında şu ifadelere yer verdi:
Bu filmlerin gösterimi Kırım Tatar halkı için önemli ve büyük bir olaydır. Çünkü sinematografi sadece yüksek bir sanat değil, aynı zamanda güçlü bir milliyetçilik sesidir; Kendini ifade etme, yaşayan hafızayı koruma, nesillerin deneyimini aktarma ve dünyaya tarihini, incelikli kültürünü ve bugünkü yaşamını anlatma yöntemidir.
TÜRKİYE KURUMLARINA VE SPONSORLARA TEŞEKKÜR
Kırım Tatar kültürünün uluslararası alanda tanıtılmasına katkı sağlayan kurumlara teşekkür edilen açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB), Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve Sinema Genel Müdürlüğünün sağladığı desteklerin paha biçilmez bir değer taşıdığı belirtildi.
1926'DAN BUGÜNE: SÜRGÜN VE YENİDEN DOĞUŞUN SİNEMA TARİHİ
Açıklamada, Kırım Tatar halkının asırlar boyunca zengin bir edebiyat, tiyatro, müzik ve mimari miras oluşturduğu, en karanlık dönemlerde dahi millî kimliğini koruma gücü bulduğu hatırlatılarak şunlar kaydedildi:
Kırım Tatar halkı, kendine özgü, yüzyıllardır süregelen bir mirasın taşıyıcısıdır. Yüzyıllar boyunca edebiyatımız şekillenmiş, folklorumuz zenginleşmiş, müzik, tiyatro, güzel sanatlar ve mimari gelişmiştir. Kırım Tatarlarının en karanlık zamanlarında bile, millî kimliklerini yaratma, geliştirme ve koruma gücünü bulmuşlardır.
Bu tarihi destanda sinemanın özel bir yeri vardır. 1926 yılında, Kırım Tatar kültürü ve edebiyat geleneği hakkında ilk uzun metrajlı film olan 'Alim' filmi gösterime girdi. Film, millî kahraman Alim Azamatoğlu'nu konu alıyordu ve senaryosu ünlü oyun yazarı Ömer İpçi'nin eserine dayanıyordu. Film, sadece sanat tarihinde önemli bir dönüm noktası olmakla kalmadı, aynı zamanda Kırım halkının büyük yaratıcı potansiyelinin de açık bir kanıtıydı.
Ne yazık ki, 1944 yılında SSCB'nin komünist rejimi tarafından uygulanan acımasız baskılar, yasaklar, katliamlar ve on yıllarca süren sürgünler halkımızın yoluna çıktı.
Ancak sürgünün karanlığında bile kültürümüz yok olmadı. Sözlerde, şarkılarda, aile efsanelerinde ve yazarların, sanatçıların, müzisyenlerin, oyuncuların ve yönetmenlerin yorulmak bilmeyen çalışmalarında yaşamaya devam etti. Kırım Tatarları anavatanlarına döndükten sonra ise bu kültürel kaynak büyük bir güçle fışkırdı.
Bilgi ve manevi alanımızın yeniden canlanmasında belirleyici adımlardan biri de ATR TV kanalının kurulmasıydı. Bu kanal, dil ve geleneklerin korunması için güçlü bir merkez haline geldi. Ayrıca, 2013 yılında ilk uzun metrajlı film ‘Haytarma’ gösterime girdi. Bu film, Kırım Tatar sinemasında parlak bir dönemi, tarihimizi kendi sesimizle dolduran bir sinema dönemini başlattı. Bugün, bu kuşağın yetenekli sanatçıları -Ahtem Seitablaev, Nariman Aliyev ve meslektaşları- bu bayrağı layıkıyla sürdürüyor ve yaratıcılıklarıyla Ukrayna ve dünya kültür alanlarında kendilerine güvenli bir yer ediniyorlar.
TÜRK SİNEMASINDAKİ KIRIM TATAR İZLERİ VE EDEBİ MİRAS
KTMM'nin açıklamasında, Türkiye’nin Kırım Tatar kültürü için özel bir yere sahip olduğu vurgulanarak Aydan Şener, Orhan Gencebay ve Cüneyt Arkın gibi Kırım Tatar kökenli sanatçıların Türk sinema ve televizyonuna sunduğu katkılara değinildi. Ayrıca İsmail Bey Gaspıralı, Ömer İpçi, Asan Sabri Ayvazov, Bekir Çobanzade, Şamil Alyadin, Şakir Selim ve Cengiz Dağcı gibi edebiyat klasiklerinin eserlerinin yeni belgesel ve sinema projeleriyle beyaz perdeye taşınması gerektiği çağrısında bulunuldu.
Açıklamada son olarak İstanbul'da temelleri atılan Uluslararası Kırım Film Günleri’nin her yıl dünyanın dört bir yanındaki Kırım Tatarlarını birleştiren köklü bir geleneğe dönüşmesi ve gelecek nesillerin sesini yüksek sanat vasıtasıyla dünyaya duyurması temennisine yer verildi.