SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Unesco

QHA - Kırım Haber Ajansı - Unesco haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Unesco haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

UNESCO Dünya Miras Komitesi 2027’de İstanbul’da toplanacak Haber

UNESCO Dünya Miras Komitesi 2027’de İstanbul’da toplanacak

UNESCO Dünya Miras Komitesinin 49. Dönem Toplantısı, Türkiye’nin dönem başkanlığında 2027 yılında İstanbul’da gerçekleştirilecek. Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, önemli uluslararası organizasyon için hazırlıkların başlatıldığını duyurdu. Bakan Ersoy, UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Başkanı Prof. Dr. M. Öcal Oğuz ile gerçekleştirdiği değerlendirmelerde toplantının hazırlık sürecini ele aldıklarını belirtti. Ersoy, hazırlıkların organizasyon, ulaşım, teknik altyapı, iletişim çalışmaları ve yan etkinlikleri kapsayacağını ifade etti. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının (TGA) da hazırlık sürecine dahil edildiğini belirten Ersoy, İstanbul'da uluslararası ölçekte güçlü ve profesyonel bir organizasyon gerçekleştirmeyi hedeflediklerini kaydetti. İSTANBUL, TÜRKİYE'NİN KÜLTÜREL MİRASINI DÜNYAYA TANITACAK Bakan Ersoy, toplantının yalnızca bir uluslararası buluşma olarak değerlendirilmeyeceğini belirterek, organizasyonun Türkiye'nin kültürel mirasını dünyaya tanıtmak için önemli bir fırsat olacağını ifade etti. Ersoy, Türkiye'nin kültürel mirasın korunması amacıyla yürüttüğü çalışmaları ve bu alandaki yaklaşımını uluslararası kamuoyuna aktaracaklarını belirtti. Toplantı kapsamında ulusal ve uluslararası basının etkin katılımının sağlanacağını aktaran Ersoy, İstanbul ve Türkiye'nin kültürel birikiminin dünya kamuoyuna taşınacağını söyledi. Program çerçevesinde özel etkinliklerin yanı sıra alan ve müze ziyaretleri ile Dünya Mirasına yönelik çeşitli programların da düzenlenmesi planlanıyor. Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye'nin ev sahipliğinin etkisini bu etkinliklerle güçlendireceklerini belirterek, “Dünya mirasının kalbi 2027’de İstanbul’da atacak.” ifadelerini kullandı.

Ukrayna Dışişleri Bakanlığında "Örnek" sanatı etkinliği: Kırım Tatar kültürel mirası tanıtıldı Haber

Ukrayna Dışişleri Bakanlığında "Örnek" sanatı etkinliği: Kırım Tatar kültürel mirası tanıtıldı

Ukrayna Dışişleri Bakanlığında gerçekleştirilen Yıllık Büyükelçiler Konferansı, diplomatik temasların yanı sıra anlamlı bir kültür diplomasisi etkinliğine de ev sahipliği yaptı. Konferans programı kapsamında Ukraynalı diplomat eşleri için UNESCO tescilli Kırım Tatar geleneksel nakış ve süsleme sanatı "Örnek" temalı bir atölye çalışması düzenlendi. Etkinlikte, Kırım Tatar kültürel mirasının uluslararası alanda tanıtılması ve Rus işgali altındaki Kırım'ın sesinin dünya kamuoyuna duyurulması gerektiği vurgulandı. Ukrayna Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, etkinliğin açılış konuşmasını yapan Ukrayna Diplomat Eşleri Derneği Başkanı Tetyana Sıbiha’nın, Kırım’ın işgal altında olduğu bu dönemde herkesin duyarlılığının hayati önem taşıdığına dikkat çektiği aktarıldı. Dünyanın, işgal altındaki yarımada ve Kırım Tatar halkının durumu hakkındaki gerçekleri daha gür bir sesle duyması gerektiğini belirten Sıbiha, şu ifadeleri kullandı: Kırım Ukrayna'dır. Kırım Tatar kültürel mirasını koruyarak ve yaygınlaştırarak sadece kimliğimizi savunmakla kalmıyor, aynı zamanda dünyaya Ukrayna'ya ait Kırım gerçeğini, onun özgürlüğünü ve geleceğini hatırlatıyoruz. Her detayın, her projenin kendine özgü bir gücü var. Bu atölye çalışması, kültür diplomasisi aracılığıyla Ukrayna'nın yurt dışında nasıl temsil edilebileceğinin somut bir örneğidir. LEVİZA CELÂL: ÖRNEK, DERİN BİR FELSEFEDİR Atölyenin başında, Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl’in eşi Leviza Celâl, Kırım Tatar süsleme sanatının tarihi, gelişim evreleri, manevi anlamı ve kompozisyon özellikleri hakkında sunum yaptı. Desenlerin düğün, doğum ve anma törenleri gibi insan hayatının en önemli dönüm noktalarındaki sembolik anlamlarını anlatan Celâl, konuşmasında şunları kaydetti: 'Kırım' kelimesi benim için her zaman kişisel bir hikâyedir ve bugün onu sizlere karşı temsil etmekten büyük mutluluk duyuyorum. 2021 yılında 'Örnek' süsleme sanatı, UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsilî Listesi'ne dahil edildi. Akademik çevrelerde bazı hususlarda tartışmalar sürse de benim için bu adım, her şeyden önce bu sanatın estetik güzelliğinin yanı sıra derin felsefesinin ve sembolizminin uluslararası alanda tescil edilmesidir." “EY GÜZEL KIRIM” BİRLİKTE SÖYLENDİ Atölye çalışmasında katılımcı diplomat eşleri, pleksiglas malzeme üzerine refah, birlik ve soyun bereketini simgeleyen kendi Örnek motiflerini işlediler. Etkinliğin sonunda tüm katılımcılar,"Ey Güzel Kırım" türküsünü hep birlikte seslendirdi. Programın devamında diplomat eşleri; Rus saldırganlığının yol açtığı insani krizler, savaş esirlerinin ve kaçırılan Ukraynalı çocukların geri getirilmesi konularının ele alındığı tematik panellere ve Ukrayna’nın direnişini anlatan sanat sergilerine katıldı.

İşgal altındaki Kırım'daki antik kent, UNESCO Tehlike Altındaki Dünya Mirası Listesi'nde! Haber

İşgal altındaki Kırım'daki antik kent, UNESCO Tehlike Altındaki Dünya Mirası Listesi'nde!

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha, 19-29 Temmuz 2026 tarihlerinde Güney Kore'nin Busan kentinde düzenlenen UNESCO Dünya Mirası Komitesinin 48. oturumunda, işgal altındaki Ukrayna'ya bağlı Kırım Yarımadası'nda bulunan Antik Taurik Hersones Kenti ve Kariyesi'nin Tehlike Altındaki Dünya Mirası Listesi'ne alındığını duyurdu. Sıbiha, kararı memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, Rus işgali altındaki Kırım'da bulunan kültürel miras alanının Rus işgal yönetimi tarafından sürekli tehdit edildiğini, zarar gördüğünü ve tahrip edildiğini ifade etti. Bakan Sıbiha açıklamasında kararda ayrıca, işgal altındaki Kırım'dan yasa dışı yollarla çıkarılan kültür varlıklarının kaçakçılığının önlenmesi amacıyla uluslararası toplumun iş birliğini güçlendirmesi çağrısında bulunulduğunu bildirdi. Sıbiha, “Dünya Mirası Komitesi üyelerine ve UNESCO'ya Ukrayna'nın yanında durdukları için teşekkür ediyorum.” dedi. ANTİK TAURİK HERSONES KENTİ VE KARİYESİ Antik Taurik Hersones Kenti ve Kariyesi, Karadeniz'in kuzey kıyısında, hâlihazırda Kırım'ın güneybatısındaki Herakleia Yarımadası'nda yer alan ve MÖ 5. yüzyılda Dor Yunanları tarafından kurulan antik bir kent ile ona bağlı tarım arazilerinden oluşan kültürel miras alanıdır. 2013 yılından beri UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan alan, antik kentin kalıntılarının yanı sıra eşit büyüklükte yüzlerce dikdörtgen tarım alanından oluşur. Bu arazilerde üretilen üzümlerden elde edilen şaraplar, kentin en önemli ihraç ürünlerinden biri oldu ve Hersones, MS 3. yüzyılda Karadeniz'in en önemli şarap üretim merkezlerinden biri olarak öne çıktı. Antik kentte kamu yapıları, konut mahalleleri, erken Hristiyanlık dönemine ait anıtlar, Taş ve Tunç Çağı yerleşimleri, Roma ve Orta Çağ surları ile su temin sistemlerinin kalıntıları günümüze ulaştı. Alan, yaklaşık iki bin yıl boyunca Yunan, Roma ve Bizans dünyası ile Karadeniz'in kuzeyindeki halklar arasında ticaret ve kültürel etkileşimin önemli merkezlerinden biri oldu. UNESCO, alanı özellikle kültürler arası etkileşimi yansıtması ve antik döneme ait planlı tarım arazileri ile kent organizasyonunu günümüze kadar koruyan seçkin bir kültürel peyzaj örneği olması nedeniyle Dünya Mirası Listesi'ne dâhil etmişti. Alan, Ukrayna'nın kültürel miras mevzuatı kapsamında en üst düzey koruma statüsüne sahip olsa da kıyı erozyonu, kontrolsüz kentsel gelişim ve altyapı projeleri nedeniyle tehdit altında bulunuyor. UNESCO, özellikle Akyar (Sivastopol) çevresindeki yapılaşmanın antik peyzajın bütünlüğünü olumsuz etkilediğini vurgulamaktadır. “İŞGALCİ YÖNETİM GERİ DÖNÜLMEZ BİR TAHRİBAT YARATTI” Öte yandan Ukrayna heyetinin UNESCO Dünya Mirası Komitesinin 48. oturumunda sunduğu resmî raporda, Antik Taurik Hersones Kenti ve Kariyesi'nin, Kırım'ın Ukrayna devletinin fiili kontrolü dışında kalan bölümünde bulunduğunu ve Rus işgal yönetiminin gerçekleştirdiği izinsiz kazılar, büyük ölçekli inşaat projeleri ile eserlerin taşınması nedeniyle Dünya Mirası alanının üstün evrensel değerinin ciddi tehdit altında olduğunu bildirildi. Rapora göre Rus işgal yönetimi tarafından gerçekleştirilen izinsiz müdahaleler, alanın bütünlüğüne ve özgünlüğüne geri dönülemez zararlar verdi. Ukrayna, Rusya'nın işgalci güç olarak uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, UNESCO kararlarına rağmen alanda geri döndürülemez tahribat gerçekleştirdiğini belirtti. Raporda ayrıca Kırım'ın uluslararası hukuk uyarınca Ukrayna toprağı olmaya devam ettiği vurgulandı. Raporda, Rus işgal yönetiminin yürüttüğü izinsiz kazılar, yeni yapılaşmalar ve eserlerin Rusya'ya taşınmasının, alanın korunmasını ciddi biçimde tehlikeye attığı belirtilerek, bu nedenle Antik Taurik Hersones Kenti ve Kariyesi'nin Tehlike Altındaki Dünya Mirası Listesi'ne alınması sürecinin başlatıldığı ifade edildi.

Rusya inanç merkezini hedef aldı: UNESCO Mirası Kıyiv Peçerska Lavra vuruldu Haber

Rusya inanç merkezini hedef aldı: UNESCO Mirası Kıyiv Peçerska Lavra vuruldu

​Rus ordusunun, 14 Haziran’ı 15 Haziran’a bağlayan gece, Ukrayna’nın başkenti Kıyiv’e gerçekleştirdiği geniş çaplı hava saldırısında, Hristiyan dünyasının en kutsal mekanlarından biri olan tarihî Kıyiv Peçerska Lavra Manastırı hedef alındı. UNESCO Dünya Mirası listesindeki asırlık yapıda saldırı sonrası yangın çıktı. Ortodoks Hristiyanlığı için en kutsal manastırlardan biri kabul edilen ve köklü tarihiyle insanlık mirasının nadide bir parçası olan Kıyiv Peçerska Lavra’nın hedef alınması kamuoyunda büyük tepki çekti. Ukraynalı yetkililer, 1954 Lahey Konvansiyonu’nun İkinci Protokolü uyarınca "özel koruma" altında bulunan bu yapının vurulmasını, dünya kültürel mirasına karşı işlenmiş barbarca bir suç ve küresel bir kültür katliamı olarak nitelendirdi. Savaş hukuku ve uluslararası anlaşmalarla en üst düzeyde korunan asırlık manastırda çıkan yangına itfaiye ekipleri müdahale ederken, tarihi yapılarda oluşan hasarın boyutunun belirlenmesi için çalışmalar sürüyor. "RUS TERÖRÜ KÜLTÜREL MİRASI YOK ETMEDE DEAŞ’I BİLE GERİDE BIRAKTI" Öte yandan Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, manastır binalarında yıkıma yol açan bu saldırıya karşı UNESCO ve diğer uluslararası kurumlar nezdinde derhal gerekli resmî prosedürleri başlattıklarını duyurdu. Ukrayna, en büyük Hristiyan kutsal mekanlarından birini hedef alan bu "devlet barbarlığına" karşı uluslararası toplumdan acil, somut ve adil bir yanıt talep ediyor. Dışişleri Bakanı Sıbiha, yaptığı sert açıklamada Rusya’nın kültürel mirasa yönelik işlediği suçların boyutuna dikkat çekerek çarpıcı bir kıyaslamada bulundu. Sıbiha, “Şu an, kültürel mirasa karşı işledikleri suçlarda DAEŞ'i çoktan geride bırakmış Rus teröristlerle karşı karşıyayız. Sadece kutsal hiçbir şeyi olmayan Rus canileri, UNESCO tarafından özel koruma altında bulunan eşsiz bir miras alanı olan Kıyiv Peçerska Lavra'ya kasten zarar verebilir.” ifadelerini kullanarak Hristiyan dünyasının en büyük kutsal mekanlarından birini vuran Rusya lideri Vladimir Putin’in, adını tarihin en kötü barbarları arasına sonsuza dek yazdırdığını kaydetti. Ukrayna diplomasisi, bu barbarlığın karşılıksız kalmaması için küresel ölçekte diplomatik bir taarruz başlattığını belirten Sıbiha, “UNESCO ve diğer tüm uluslararası mekanizmalar çerçevesinde ilgili tüm prosedürleri acilen başlatıyor ve bu devlet barbarlığına derhal ve uygun bir yanıt verilmesini talep ediyoruz. Uluslararası kurumlardan ve başkentlerden kararlı bir yanıt bekliyoruz. Belirsiz sözler, sessizlik veya zayıf adımlar kabul edilemez. Rus barbarlığını durdurmak için harekete geçilmesi gerekiyor.” dedi.

Kırım Tatarca "Bülbül" projesine UNESCO'dan destek Haber

Kırım Tatarca "Bülbül" projesine UNESCO'dan destek

Ukrayna'nın yerli halkı Kırım Tatarlarının dilini ve kültürel mirasını korumak amacıyla hayata geçirilen "Bülbül" projesi, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından resmî olarak desteklendi. Okul öncesi çağdaki çocuklar için Kırım Tatarca çizgi filmler, sesli masallar, şarkılar ve basılı eğitim materyalleri üreten dijital eğitim platformu, UNESCO'nun bu stratejik hamlesiyle uluslararası alanda çok önemli bir koruma kalkanı ve geliştirme bütçesi kazandı. DÜNYANIN HER YERİNDEKİ KIRIM TATAR ÇOCUKLARI İÇİN ÜCRETSİZ EĞİTİM ​Projenin fikir annesi ve yöneticisi Fatima Osman, "Bülbül" projesinin temel misyonunun Kırım Tatar dilini modern çocuk formatları aracılığıyla korumak ve popülerleştirmek olduğunu vurguladı. İçeriklerin görsel tasarımında Kırım’ın eşsiz doğasına, manzaralarına ve yerli halkın özgün kültürel motiflerine özellikle dikkat edildiğini belirten Osman, bu platformun Kırım'da yaşayan çocuklar için vatanlarıyla olan bağı canlı tuttuğunu, Kırım'dan ayrılmak zorunda kalanlar için hafızayı koruduğunu, Kırım dışında doğan nesiller için ise kendi kökleriyle tanışma fırsatı sunduğunu ifade etti. Çizgi filmlerden eğitici kartlara, sözlüklü resimli kitaplardan şarkılara kadar üretilen tüm materyaller projenin web sitesi ve YouTube kanalı üzerinden dünyanın her yerindeki aileler tarafından ücretsiz olarak erişilebiliyor. 1 MİLYON MİLYONDAN FAZLA İZLEMEYLE BÜYÜK BAŞARI ​Platform kapsamında şu ana kadar 6 yeni çizgi film, 10 özgün çocuk şarkısı, 10 sesli masalın yanı sıra basılı masal derlemeleri ve eğitici kartlar üretildi. Kırım Tatarca nitelikli çocuk içeriklerine duyulan yoğun ihtiyacın bir göstergesi olarak projenin dijital materyalleri kısa sürede 1 milyondan fazla izlenme oranına ulaştı. Platformun yeni aşama içeriklerinin tamamen UNESCO desteğiyle üretilmesi, yok olma tehlikesi altındaki diller listesinde yer alan Kırım Tatarca için küresel çapta hayati bir destek oldu.

Hıdırellez 2026: UNESCO Mirası gelenek ve oyunlara deniz kıyısında büyük ilgi Haber

Hıdırellez 2026: UNESCO Mirası gelenek ve oyunlara deniz kıyısında büyük ilgi

Romanya Türk-Tatar toplumu üyelerini ve çok sayıda ziyaretçiyi bir araya getiren Hıdırellez Festivali, Romanya Müslüman Tatar Türkleri Demokrat Birliği (UDTTMR) Başkanı Naim Belgin’in organizatörlüğünde, Venus tatil beldesinin Turkuaz (Turquoise) Plajı’nda düzenlendi. Romanya Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı (UNESCO) Millî Komisyonunun (CNR-UNESCO) himayesinde düzenlenen ve Romanya Kültür Bakanlığı tarafından finanse edilen etkinlik, ayrıca Köstence Radyosu (Radio Constanța) ile Alpha Media medya ortaklığıyla desteklendi. SOMUT OLMAYAN KÜLTÜREL MİRAS KORUNUYOR Gastronomi, el sanatları ve Türk halklarının somut olmayan kültürel mirasının bir araya geldiği canlı bir gelenek aktarımı gerçekleştiği festival, 29–31 Mayıs tarihleri arasında tertip edildi. Festivalin ana etkinliği, halka yönelik en önemli kültürel ve sanatsal programların yer aldığı 30 Mayıs Cumartesi günü gerçekleştirildi. Doğanın yeniden canlanışını ve yaz mevsiminin gelişini kutlandığı günde, topluluk üyeleri ve ülkenin dört bir yanından binlerce ziyaretçi bir araya geldi. Festivalin açılış konuşmasını Belgin yaparken bayramın derin anlamı ise CNR-UNESCO temsilcisi Codrin Tăut tarafından vurgulandı. Hıdırellez’in dünya çapındaki benzersizliği ve somut olmayan kültürel mirasın korunmasının önemi de dile getirildi. UNESCO MİRASI OYUNLARI VE İNTERAKTİF ATÖLYELER ÇOCUKLAR VE GENÇLERİN GÖZDESİ OLDU Festivalin en önemli cazibe noktalarından biri, UNESCO kültürel mirası kapsamında yer alan tarihî oyunların yarışmaları ve gösterileri oldu. Çocuklar ve gençler; toguz kumalak, bestemşe (bestemshe), göçürme (mangala), aşık atma, kol güreşi, tarihî okçuluk, güreş (geleneksel güreş gösterisi), arkan tartıu (halat çekme) ve tayak tartış (sopa çekme) gibi geleneksel sporları tanıma ve uygulama fırsatı buldu. Projenin eğitsel ve gastronomik boyutu, el sanatları atölyeleri ve geleneksel mutfak gösterileriyle tamamlandı. Ziyaretçiler, özgün Türk-Tatar lezzetlerini keşfetme ve tatma fırsatı elde etti. Türkistan coğrafyasının simgesel yemeklerinden biri olan; pirinç, et, havuç, kuru üzüm, sarımsak ve biberle hazırlanan; Özbekistan ile Tacikistan’ın mutfak gelenekleri kapsamında, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan pilav ise Menabit Özghiun tarafından sunularak büyük beğeni topladı. Musafir Efendi Bistro da UDTTMR Bükreş Şube Başkanı Dr. Metin Ömer’in katkılarıyla çibörek, cantık, sarburma ve köbete gibi geleneksel Tatar ve Türk yemeklerini katılımcılara sundu. KÜLTÜREL ORTAKLIKLAR VE GELENEKLER ARACILIĞIYLA BİRLİKTELİK RUHU HİSSEDİLDİ Ziyaretçilerin hat sanatı ve deri işçiliğini yakından tanıma fırsatı bularak Tatar toplumunun kültürel mirasına daha da yaklaştığı festivalin Türk dünyasına özgü misafirperverlik atmosferi, festival boyunca katılımcılara ikram edilen çay ve Türk kahvesiyle tamamlandı. Türk kahvesi kültürü ve geleneği ise 2013 yılından bu yana UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi’nde yer almakta olup sohbetin, diyaloğun ve misafirperverliğin sembolü olarak kabul ediliyor. Festivalin bölgeler arası ve sınır ötesi boyutu; Romanya’nın Prahova iline bağlı Măneciu Belediye Başkanı Florin Auras Dragomir ve Belediye Başkan Yardımcısı Daniela Devesel, Moldova Cumhuriyeti’nin Copceac (Tatar Kıpçak) Belediye Başkanı Oleg Garizan ile Comrat Belediye Başkanı Serghei Anastasov’un katılımıyla onurlandırıldı. Konuklar, kültürel ortaklıkların ve gelenekler aracılığıyla birlikteliğin önemine dair güçlü mesajlar verdi. GENÇLER KÜLTÜRLERARASI EĞİTİMİN MERKEZİNDE Yeni nesillerin eğitimi ve UNESCO mirasının tanıtılmasına önemli katkılar sağlayan eğitim ortakları arasında Bükreş 162 No’lu Ortaokulu ile Prahova ilindeki “Ferdinand I” Koleji yer aldı. Böylece proje, kültürel çeşitliliği diyalog ve karşılıklı saygı alanına dönüştürme hedefini başarıyla gerçekleştirdi. İnteraktif atölyeler ve gösteriler ise Nokors Tarihî Canlandırma Grubu, Ignis Vultus Tarihî Canlandırma Grubu, Tomis Constanța Kültür Derneği ve SENTO Derneğinin desteğiyle düzenlendi. ÇOKKÜLTÜRLÜ GÖSTERİ VE ATALARIN ATEŞİ RİTÜELİ Akşam programı, büyük beğeni toplayan geleneksel müzik ve halk dansları şöleniyle taçlandırıldı. Dombra eşliğinde ünlü sanatçı Dr. Mesut Baubek, sevilen Türk-Tatar ezgileriyle Elfin Receb, ardından Moldova Cumhuriyeti’nin Kıpçak bölgesinden gelen sanatçılar ve Köstence iline bağlı Albești’den “Plai de Dor” halk dansları topluluğu plaj terasında sahne aldı. Festival, plajda geleneksel “ataların ateşi”nin yakılmasıyla sembolik olarak sona erdi. Tören kapsamında gerçekleştirilen ateş üzerinden üç kez atlama ritüeli; arınmayı, doğanın yeniden doğuşunu ve atalarla olan bağın sürekliliğini simgeleyen kadim bir gelenek olarak yaşatıldı. Program kapsamında, festivalin organizasyonunda ve yürütülmesinde görev alan katılımcılara yönelik Cuma ve Pazar günleri de özel etkinlikler ve buluşmalar düzenlenerek tamamlandı. HIDIRELLEZ’İN (QIDIRLEZ) ÖYKÜSÜ Geleneksel olarak 6 Mayıs’ta kutlanan Hıdırellez, kökenlerini eski bir ikilik kültünden alıyor. Efsaneye göre ise insan hayatının ve suların koruyucuları olan Hızır ile İlyas’ın, yılda yalnızca bir kez buluşması yazın başlangıcını ve yenilenmeyi müjdeliyor. Bayram; güçlü sanatsal ve toplumsal dayanışma unsurları nedeniyle UNESCO tarafından uluslararası düzeyde Somut Olmayan Kültürel Miras olarak tanınıyor.

Kıyiv’de kritik Kırım zirvesi: "Moskova Ukrayna ve Kırım Tatar kimliğini yok etmeyi devlet politikası hâline getirdi" Haber

Kıyiv’de kritik Kırım zirvesi: "Moskova Ukrayna ve Kırım Tatar kimliğini yok etmeyi devlet politikası hâline getirdi"

Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilciliği, Kırım Platformu Ofisi, insan hakları savunucuları ve UNESCO Ukrayna Masası temsilcileri, işgal altındaki Kırım'da her geçen gün kötüleşen insani ve kültürel durumu masaya yatırmak üzere kapsamlı bir istişare toplantısı gerçekleştirdi. Zirvede, Rusya Federasyonu'nun yarımadada Ukrayna ve Kırım Tatar kimliğini yok etmeyi resmî bir devlet politikası hâline getirdiği vurgulandı. UNESCO İHLALLERİ KAYIT ALTINA ALMAYA DEVAM EDİYOR Kıyiv’de 27 Mayıs tarihinde düzenlenen toplantının açılışında konuşan Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Kırım Daimî Temsilcisi Olha Kurışko, Rusya'nın kültür ve tarihi birer manipülasyon ve savaş enstrümanı olarak kullandığına dikkat çekti. Ukrayna ve Kırım Tatar kimliğinin yok edilmesi, saldırgan devletin devlet politikasının bir parçası hâline geldiğini belirten Kurışko, "Rusya için Ukrayna'ya ait her şeyi zihinsel ve fiziksel olarak yok etmek, hafızayı silmek, tarihi değiştirmek ve kimliği bastırmak bir norm hâline geldi." ifadelerini kullandı. UNESCO Ukrayna Masası Başkanı Chiara Dezzi Bardeschi ise Kırım'daki durumun kesintisiz olarak izlenmesinin hayati önem taşıdığını belirtti. Bardeschi; kültür, eğitim, basın ve ifade özgürlüğü alanlarında Rusya tarafından gerçekleştirilen hak ihlallerini UNESCO olarak kaydetmeyi sürdürdüklerini ifade ederek, işgalin yarattığı krizlere karşı uluslararası koordinasyonun artırılması gerektiğini vurguladı. 14’Ü KIRIM TATARI OLAN SİYASİ TUTSAK GAZETECİLER TIBBİ YARDIMDAN MAHRUM Kırım İnsan Hakları Grubu Başkanı Olha Skrıpnık, toplantıda yaptığı konuşmada işgal altındaki Kırım, Herson ve Zaporijjya bölgelerinde tutuklu bulunan gazetecilerin trajik durumuna dikkat çekti. Hapisteki Kırımlı gazetecilerden 14'ünün Kırım Tatarı olduğunu belirten Skrıpnık, bu isimlerin Rus cezaevlerinde dehşet verici şartlar altında tutulduğunu ve acil tıbbi yardıma ihtiyaç duyduklarını aktardı. Rusya'nın gazeteciler de dâhil olmak üzere Kırımlı siyasi tutsakları Ukrayna'ya iade etmeyi kesin bir dille reddettiğini hatırlatan insan hakları savunucusu, rehin alınan sivil vatandaşların özgürlüğü için küresel çapta konsolide bir baskı mekanizması kurulması çağrısında bulundu. KREMLİN’İN DEZENFORMASYONUNA KARŞI DAHA SIKI ÖLEM ALINMALI Gazeteci ve aktivistlere yönelik baskıların Kremlin güdümlü medyanın dezenformasyon kampanyalarıyla perdelendiğini söyleyen Olha Skrıpnık, Birleşmiş Milletler’in (BM) bu propaganda ağına karşı somut mekanizmalar geliştirmesi gerektiğini ifade etti. Rusya tarafından finanse edilen bu kampanyaların Ukrayna kültürünü aşağılamayı veya tamamen yok saymayı amaçladığını belirten Skrıpnık, bu durumun işgal altındaki vatandaşların kültürel yaşama katılma hakkını doğrudan gasp ettiğini vurguladı. Kırım İnsan Hakları Grubunun, dezenformasyonun kültürel haklar üzerindeki yıkıcı etkisine dair hazırladığı resmî raporu daha önce BM Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Komitesi'ne sunduğu hatırlatıldı. EĞİTİMDE ASKERİLEŞME VE ÇEVRE TEHDİTLERİ ELE ALINDI İstişare toplantısında ayrıca Kırım'daki okullarda eğitim sürecinin tamamen askerîleştirilmesi, tarih müfredatının Rus propaganda anlatılarına göre yeniden yazılması ve eğitim haklarına yönelik sistemli baskılar detaylıca ele alındı. Yerli halkların ve ulusal azınlıkların kültürel miraslarının tahrip edilmesinin yanı sıra yarımadadaki spor faaliyetlerinin durumu, Rus askeri varlığının neden olduğu çevre tehditler ve doğa miraslarının korunması başlıkları da uzmanlarca değerlendirildi. Toplantı sonunda katılımcılar, Kırım'daki hak ihlallerini belgelemek ve tarihi ile doğal mirası korumak adına UNESCO başta olmak üzere uluslararası kuruluşlarla iş birliğinin kararlılıkla sürdürüleceğini beyan ettiler.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.