SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Venedik Komisyonu

QHA - Kırım Haber Ajansı - Venedik Komisyonu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Venedik Komisyonu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye, 12. yılında Kırım tavrını yineledi: "Gayrimeşru referandumu tanımıyoruz" Haber

Türkiye, 12. yılında Kırım tavrını yineledi: "Gayrimeşru referandumu tanımıyoruz"

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Rusya Federasyonu tarafından gerçekleştirilen Kırım’ın yasa dışı ilhakının 12. yıl dönümü vesilesiyle yayımladığı bildiride, uluslararası hukuka aykırı olan bu fiili durumun tanınmadığını bir kez daha teyit etti. Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne olan desteğin vurgulandığı açıklamada, Kırım Tatar Türklerinin haklarının korunacağı mesajı verildi. Bakanlığın resmî internet sayfasında yayımlanan açıklamada şu ifadelere yer verildi: Rusya Federasyonu’nun Ukrayna Kırım Özerk Cumhuriyeti’ni gayrimeşru bir referandumun neticesinde ilhakının on ikinci yıl dönümünde, uluslararası hukuka aykırı bu fiili durumu tanımadığımızı bir kere daha teyit ediyoruz. Ukrayna’nın bağımsızlığı, egemenliği ve toprak bütünlüğüne kuvvetli desteği devam eden ülkemiz, Kırım Tatar Türklerinin durumu başta olmak üzere Yarımada’daki gelişmeleri yakından takip ederek gündemde tutmayı sürdürecektir. 16 MART 2014: KIRIM'DA SİLAHLARIN GÖLGESİNDE SÖZDE REFERANDUM 16 Mart 2014 tarihinde işgal altındaki Kırım'da, kamuflajlı Rus askerlerinin gözetimi altında göstermelik bir referandum yapıldı. İki gün sonra, 18 Mart 2014 tarihinde Kremlin’de “Kırım’ın Rusya’ya bağlanması” antlaşması imzalandı. İşgalci Rusya, sözde referandumu yasa dışı hamlesini meşrulaştırmak amacıyla düzenledi. Rusya, Şubat 2014’te Ukrayna’ya bağlı Kırım Yarımadası’nı işgal için harekete geçti. Silahlı Rus askerleri Kırım ile Herson bölgesi arasındaki idari sınırında kontrol noktaları oluşturdu. Kırım’ın stratejik noktalarını ve hükûmet binalarını ele geçirdi. Ukrayna birliklerinin konuşlandırıldığı askerî üsleri kuşatma altına aldı. 6 Mart 2014’te Kırım’ın sözde Parlamentosu, Kırım’ı Rusya’ya bağlama ve 16 Mart’ta Kırım’ın statüsüne dair “referandum” düzenleme kararı aldı. Referandumda, Kırım'da yaşayanlara; Rusya’ya bağlanma veya 1992 Kırım Cumhuriyeti Anayasası'nın yeniden uygulamaya konulması ve ona göre Ukrayna’ya bağlı özerklik olarak kalma seçenekleri sunuluyordu. 1992 Kırım Cumhuriyeti Anayasası, Kırım'ın "Ukrayna'ya gönüllü olarak devredenler dışında tüm yetkileri kendi topraklarında kullanan" kendi devlet organlarına sahip olduğunu, yani Kırım'ın geniş özerklik haklarına sahip olduğunu belirliyordu. Anayasa, yarımadanın bağımsız Ukrayna'nın bir parçası olmasından hemen sonra Kırım Parlamentosu tarafından kabul edilmişti. Bu anayasanın yardımıyla Kremlin, Kırım'ı kontrol altına almaya çalışmıştı. Ancak, Ukrayna Parlamentosu, bu belgeyi anayasaya aykırı olarak iptal etmişti. Yani aslında, 16 Mart 2014’teki sözde referandumda, Kırım’ın Ukrayna’nın bir parçası olarak kalması seçenekler arasında yoktu. Rus silahlarının namlusu altında gerçekleştirilen sözde referandum, Rusya tarafından “Kırım sakinlerinin iradesini tecelli etmesi” olarak adlandırılıyor. Moskova tarafından tüm düzeylerde yerel yasalara ve uluslararası uygulamaya göre yapıldığı savunuluyor. Sözde referandum daha yapılmazken Ukrayna, oy kullanımını yasa dışı ve Anayasaya aykırı olarak kabul etti. 15 Mart 2014 tarihinde Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, sözde referandumu “geçersiz” olarak ilan edilmesini öngören kararı inceledi. Ancak karar, Rusya tarafından bloke edildi. Venedik Komisyonu, Avrupa Birliği (AB) ve ABD, yasa dışı olarak yapılan sözde referanduma karşı çıktı, Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) başta Kırım Tatarları olmak üzere Kırımlılara sözde referandumu boykot etme çağrısı yaptı. KIRIM TATAR MİLLİ MECLİSİNDEN SÖZDE REFERANDUMU BOYKOT ÇAĞRISI KTMM, 6 Mart 2014'te Kırım halkını, Parlamentonun yasa dışı aldığı kararla yapılacak referandumu boykot etmeye çağırdı. Buna rağmen 16 Mart 2014 tarihinde saat 08.00’de işgal edilen Kırım’da bin 205 seçim bölgesi açıldı. Seçim bölgeleri açılır açılmaz sosyal ağlarda sözde oylama sırasında yer alan ihlallere ilişkin bilgiler paylaşılmaya başlandı. Rusya vatandaşları dahil isteyen herkese çok sayıda oy pusulası verildi. İşgalcilerin sözde referanduma katılım oranı ile ilgili açıkladığı “resmî verileri” de ciddi şüpheler uyandırıyor. Kremlin kontrolündeki sözde Seçim Komisyonu katılım oranının yaklaşık yüzde 83 olduğu duyurdu. Oylamaya katılanların yüzde 96,77’sinin “Kırım'ın Rusya’ya bağlanması için” oy verdiği iddia edildi. 18 Mart 2014 tarihinde Kremlin’de “Kırım’ın Rusya’ya bağlanması” antlaşması imzalandı. Öte yandan Kırım Tatar halkının millî lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, FSB gizli raporlarına dayanarak sözde referanduma gerçek katılım oranının yüzde 34.2 civarında olduğunu, Kırım Tatarlarının yüzde 99’unun oy kullanmadığını bildirdi.

16 Mart 2014: Kırım'da silahların gölgesinde sözde referandum Haber

16 Mart 2014: Kırım'da silahların gölgesinde sözde referandum

16 Mart 2014 tarihinde işgal altındaki Kırım'da, kamuflajlı Rus askerlerinin gözetimi altında göstermelik bir referandum yapıldı. İki gün sonra, 18 Mart 2014 tarihinde Kremlin’de “Kırım’ın Rusya’ya bağlanması” antlaşması imzalandı. İşgalci Rusya, sözde referandumu yasa dışı hamlesini meşrulaştırmak amacıyla düzenledi. Rusya, Şubat 2014’te Ukrayna’ya bağlı Kırım Yarımadası’nı işgal için harekete geçti. Silahlı Rus askerleri Kırım ile Herson bölgesi arasındaki idari sınırında kontrol noktaları oluşturdu. Kırım’ın stratejik noktalarını ve hükûmet binalarını ele geçirdi. Ukrayna birliklerinin konuşlandırıldığı askerî üsleri kuşatma altına aldı. 6 Mart 2014’te Kırım’ın sözde Parlamentosu, Kırım’ı Rusya’ya bağlama ve 16 Mart’ta Kırım’ın statüsüne dair “referandum” düzenleme kararı aldı. Referandumda, Kırım'da yaşayanlara; Rusya’ya bağlanma veya 1992 Kırım Cumhuriyeti Anayasası'nın yeniden uygulamaya konulması ve ona göre Ukrayna’ya bağlı özerklik olarak kalma seçenekleri sunuluyordu. 1992 Kırım Cumhuriyeti Anayasası, Kırım'ın "Ukrayna'ya gönüllü olarak devredenler dışında tüm yetkileri kendi topraklarında kullanan" kendi devlet organlarına sahip olduğunu, yani Kırım'ın geniş özerklik haklarına sahip olduğunu belirliyordu. Anayasa, yarımadanın bağımsız Ukrayna'nın bir parçası olmasından hemen sonra Kırım Parlamentosu tarafından kabul edilmişti. Bu anayasanın yardımıyla Kremlin, Kırım'ı kontrol altına almaya çalışmıştı. Ancak, Ukrayna Parlamentosu, bu belgeyi anayasaya aykırı olarak iptal etmişti. Yani aslında, 16 Mart 2014’teki sözde referandumda, Kırım’ın Ukrayna’nın bir parçası olarak kalması seçenekler arasında yoktu. Rus silahlarının namlusu altında gerçekleştirilen sözde referandum, Rusya tarafından “Kırım sakinlerinin iradesini tecelli etmesi” olarak adlandırılıyor. Moskova tarafından tüm düzeylerde yerel yasalara ve uluslararası uygulamaya göre yapıldığı savunuluyor. Sözde referandum daha yapılmazken Ukrayna, oy kullanımını yasa dışı ve Anayasaya aykırı olarak kabul etti. 15 Mart 2014 tarihinde Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, sözde referandumu “geçersiz” olarak ilan edilmesini öngören kararı inceledi. Ancak karar, Rusya tarafından bloke edildi. Venedik Komisyonu, Avrupa Birliği (AB) ve ABD, yasa dışı olarak yapılan sözde referanduma karşı çıktı, Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) başta Kırım Tatarları olmak üzere Kırımlılara sözde referandumu boykot etme çağrısı yaptı. KIRIM TATAR MİLLİ MECLİSİNDEN SÖZDE REFERANDUMU BOYKOT ÇAĞRISI KTMM, 6 Mart 2014'te Kırım halkını, Parlamentonun yasa dışı aldığı kararla yapılacak referandumu boykot etmeye çağırdı. Buna rağmen 16 Mart 2014 tarihinde saat 08.00’de işgal edilen Kırım’da bin 205 seçim bölgesi açıldı. Seçim bölgeleri açılır açılmaz sosyal ağlarda sözde oylama sırasında yer alan ihlallere ilişkin bilgiler paylaşılmaya başlandı. Rusya vatandaşları dahil isteyen herkese çok sayıda oy pusulası verildi. İşgalcilerin sözde referanduma katılım oranı ile ilgili açıkladığı “resmî verileri” de ciddi şüpheler uyandırıyor. Kremlin kontrolündeki sözde Seçim Komisyonu katılım oranının yaklaşık yüzde 83 olduğu duyurdu. Oylamaya katılanların yüzde 96,77’sinin “Kırım'ın Rusya’ya bağlanması için” oy verdiği iddia edildi. 18 Mart 2014 tarihinde Kremlin’de “Kırım’ın Rusya’ya bağlanması” antlaşması imzalandı. Öte yandan Kırım Tatar halkının millî lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, FSB gizli raporlarına dayanarak sözde referanduma gerçek katılım oranının yüzde 34.2 civarında olduğunu, Kırım Tatarlarının yüzde 99’unun oy kullanmadığını bildirdi.

Ukrayna’nın Avrupa Konseyine katılımının 30. yılı: Demokrasi ve hukukun üstünlüğü yolunda kararlılık Haber

Ukrayna’nın Avrupa Konseyine katılımının 30. yılı: Demokrasi ve hukukun üstünlüğü yolunda kararlılık

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, ülkenin Avrupa Konseyine katılmasının 30. yıl dönümünü kutladı. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, üyeliğin Ukrayna'nın demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları ilkelerine bağlılığının sarsılmaz bir kanıtı olduğu vurgulanırken, Avrupa Konseyinin Rusya’nın Ukrayna’ya karşı işlediği suçlardan sorumlu tutulmasındaki kilit rolüne dikkat çekildi. Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, 1995 yılında Avrupa Konseyi’ne katılımın 30. yıl dönümü dolayısıyla bir basın açıklaması yayımladı. Açıklamada, bu adımın ülkenin tarihinde "tarihi bir dönüm noktası" olduğu belirtildi. Bakanlık, Avrupa Konseyi üyeliğinin Ukrayna için sadece yeni fırsatlar değil, aynı zamanda ulusal mevzuatın Avrupa standartlarıyla uyumlaştırılması, insan haklarının etkin korunmasının sağlanması ve demokratik kurumların güçlendirilmesi gibi açık yükümlülükler de getirdiğini ifade etti. 1995 yılından bu yana Ukrayna’nın 90'dan fazla Avrupa Konseyi sözleşmesine taraf olduğu ve yargı, yönetim ve insan hakları alanlarındaki reformları ilerletmek için Venedik Komisyonu ve diğer izleme organlarının uzmanlığına güvendiği kaydedildi. RUSYA’NIN SORUMLULUĞU VE KONSEYİN KRİTİK ROLÜ Açıklamada, son yıllarda Avrupa Konseyinin, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaş nedeniyle Moskova’yı sorumlu tutma çabalarında kilit bir rol oynadığına vurgu yapılarak, "Son yıllarda, Avrupa Konseyi, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı savaştan sorumlu tutulmasını sağlamak için önemli bir rol oynamaktadır. Bu amaçla, Zarar Kaydı oluşturulmuş, Ukrayna için Uluslararası Başvuru İnceleme Komisyonu kurulmuş ve Ukrayna'ya karşı işlenen saldırı suçu için Özel Mahkeme kurulması girişimi desteklenmiştir. Örgüt ayrıca, Rusya'nın Kırım ve diğer Ukrayna topraklarını yasadışı işgalini defalarca kınamıştır." denildi. Öte yandan Bakanlık, 30 yıllık üyeliğin Ukrayna’nın sarsılmaz Avrupa tercihinin önemli bir kanıtı olduğunu vurguladı. Savaşın getirdiği zorluklara rağmen Ukrayna'nın, Avrupa Konseyinin aktif ve sorumlu bir üyesi olmaya devam ettiği ve Avrupa genelinde demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan haklarının korunmasını güçlendirdiği ifade edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.